f EskiEserler | Eski Eserler | Eskieserler.com
E─čitim Kurumu   ( 2141 )   Kitaplarda   ( 1659 )   Yazarlarda   ( 4831 )  
Dergilerde   ( 786 )   K├╝t├╝phanelerde   ( 151 )   ┼×ehirlerde   ( 182 )  
Makalelerde   ( 2196 )   Multi Media   ( 323 )   Fetvalar   ( 894 )  
Hit
9129104
├ťye 1490
Online ├ťye 0

Mehmed Akifin Kurana Bak─▒┼č─▒

 Kitap Detay─▒ Kitap No : K-  
Yazar Ad─▒ ─░lim Dal─▒ Konusu Dili
Suat Y─▒ld─▒r─▒m Tefsir T├╝rk├že
├ľzelli─či Terc├╝me Eden
 
       
Makale No: 242 Hit : 6383 Hata Bildirimi Tavsiye Et
Tan─▒t─▒lan Yazar─▒n Bilgileri
Yazar Ad─▒ Mehmet Akif Ersoy
 
   Makale Yazar─▒na ait Kitaplar E-Kitaplar Makaleler Hakk─▒ndaki Makaleler    

Yazara ait kitaplar
# Kitap Ad─▒

Yazara ait e-kitaplar
# Kitap Ad─▒

Yazara ait makaleler
# Makaleler Ad─▒
1 TDK nun T├╝rk├že S├Âzl├╝k├╝ Hakk─▒nda Baz─▒ M├╝lahazalar
2 ┼×eytani Ayetler Safsatas─▒ (Garanik K─▒ssas─▒n─▒n Tenkidi )
3 Risalei Nurda M├╝te┼čabih Ayetleri Anlamada ├ľnemli Esaslar I
4 ├ľmer Nasuhi Bilmenin B├╝y├╝k Tefsir Tarihi Hakk─▒nda Bir De─čerlendirme
5 M├╝te┼čabih Ayetler Hakk─▒nda ├ľnemli Bir Hat─▒rlatma
6 Muhammed Esedin Kuran Mesaj─▒ Adl─▒ Tefsiri Hakk─▒nda
7 Muas─▒r H─▒ristiyanl─▒─č─▒n ─░slama Bak─▒┼č─▒ III
8 Muas─▒r H─▒ristiyanl─▒─č─▒n ─░slama Bak─▒┼č─▒ II
9 Muas─▒r H─▒ristiyanl─▒─č─▒n ─░slama Bak─▒┼č─▒
10 Misyonerlerin T├╝rkiyeyi De─čerlendirmeleri
11 Mirac Hakikatlerinden
12 Mehmed Akifin Kurana Bak─▒┼č─▒
13 Mehmed Akifin Kuran Anlay─▒┼č─▒
14 Medine Ara┼čt─▒rmalar─▒ Merkezi / ┘ůě▒┘âě▓ ěĘěş┘łěź ┘ł ě»ě▒ěžě│ěžě¬ ěž┘ä┘ůě»┘Ő┘ćěę ěž┘ä┘ů┘ć┘łě▒ěę
15 Mealimiz M├╝nasebetiyle
16 Mealim Hakk─▒nda Hezeyanlar
17 Makbul Tefsirin ┼×artlar─▒
18 Kuveyt Bilimsel ─░caz Sempozyumu
19 Kuran─▒n Tenciminin E─čitici ├ľzelli─či
20 Kuran─▒n Allah Kelam─▒ Oldu─čunu ─░spatta Bedi├╝zzaman Said Nursinin Orijinal Bir Usul├╝
21 Kuran─▒ Kerimin M├╝te┼čabihan Mesani ├ľzelli─či
22 Kuran─▒ Kerime G├Âre Ehli Kitapla Diyalog
23 Kuran─▒ Kerimde K─▒ssalar
24 Kuran─▒ Kerimde Hz. ─░san─▒n H├╝viyeti
25 Kuran ve Alevi (Nazmi N. Sakall─▒o─člunun Kuran ─░simli Derleme ├çevirisinin Ele┼čtirisi)
26 Ki┼činin Kuran─▒ Hakimi ─░le ├ľzel ─░leti┼čimi
27 Kiliseyi ─░slam ─░le Diyalog ─░steme─če Sevk Eden Sebepler II
28 Kiliseyi ─░slam ─░le Diyalog ─░steme─če Sevk Eden Sebepler
29 ─░slam─▒n Tan─▒tt─▒─č─▒ Allah
30 ─░slam─▒n H─▒ristiyanlara Uygulad─▒─č─▒ Ho┼čg├Âr├╝
31 ─░cazul Kuran ─░lmi
32 Hz. Peygamberin Kuran─▒ Tefsiri
33 Hristiyan Teslisi ve Hz. Meryem
34 Gazalinin Bilimsel Metodu
35 Evrensel Alim Muhammed Hamidullah
36 En M├╝kemmel Ahlak Ba┼čta Gelen Mucizelerdendir
37 Elmal─▒l─▒n─▒n Meali veya Sahipsizli─čin Meali
38 Elmal─▒l─▒ M. Hamdi Yaz─▒r─▒n M├╝te┼čabih Ayetleri Anlamaya Katk─▒s─▒
39 Elmal─▒l─▒ Hamdi Yaz─▒r ve Tefsiri
40 Diyalogda Anahtar ─░sim L. Massignon ve ─░slam
41 Ceza H├╝k├╝mleri A├ž─▒s─▒ndan Tevrat ve Kuran Adl─▒ Kitab─▒n Kriti─či
42 Canan ki Bir Melekti U├žtu
43 Ayetlerin Tertibinde Oryantalist ┼×├╝phesi
44 Ayetlerin Kronolojik S─▒ralanmas─▒
45 Allah─▒n Biz Zamirini Kullanmas─▒

Yazar Hakk─▒ndaki Tan─▒t─▒m Makaleleri
# Makaleler Ad─▒

├ľzeti
├ťstad Akif, yap─▒lacak ilk i┼čin cehaletten kurtulup ilim sahibi olmak gerekti─čine inan─▒r. Kur'├ón-─▒ KerimÔÇÖin bu konudaki "Hi├ž bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?" (Z├╝mer, 39/9) mealindeki ayetini, bir manzumesinin ba┼čl─▒─č─▒ yapar. Ayet-i kerime b├╝t├╝n zamanlarla oldu─ču gibi kendi devri ile de yeni nazil olmu┼č├žas─▒na ileti┼čim i├žindedir. Kur'├ón, Akif ÔÇÖin hayat─▒na girmi┼č, onunla i├žice olmu┼čtur; devaml─▒ surette ona hitab etmekte, cevaplar istemektedir. O da mesele ├╝zerinde etrafl─▒ca d├╝┼č├╝n├╝p cevap vermekte, maksad─▒n─▒ tefsir ederek, anlay─▒┼č─▒ ve duyu┼ču k─▒t olanlar─▒n bile anlayaca─č─▒ ┼čekle getirerek yazmaktad─▒r. Ayetin, bilenin bilmeyenden farkl─▒ oldu─čunu bildirmesinden, bilmeyenin hayvana benzetildi─či sonucunu ├ž─▒kar─▒yor, ├Âyle yorumluyor. ├ç├╝nk├╝ insanla hayvan aras─▒ndaki ba┼čl─▒ca fark, ilimdir. ├ľyle ise bilmeyenlerin, bu hayvanl─▒ktan kurtulmas─▒ icab eder. Aksi halde bilenler kendilerine h├╝kmedecek, onlar─▒ ├žal─▒┼čt─▒racak, y├╝ke ko┼čacakt─▒r. Bu cehalet, ─░sl├óm g├╝ne┼činin de ─▒┼č─▒─č─▒n─▒ ge├žirmesine mani olan koyu bulutlar y─▒─čm─▒┼čt─▒r. Cahiller ille de felakete gideceklerse, hi├ž de─čilse AllahÔÇÖtan utan─▒p dinlemedikleri ─░sl├ómÔÇÖ─▒ da beraberlerinde bat─▒rmamal─▒d─▒rlar. Fakat, heyhat! Bu anlay─▒┼č da yine ilim sayesinde olabilir. Cahil onun da fark─▒nda de─čildir.
women cheat on their husbands married men having affairs unfaithful wife
read here click here unfaithful wives
married men affairs why are women unfaithful my boyfriend cheated on me with a guy
what are aids symptoms symptoms for aids/hiv new hiv treatment
cialis coupon cialis coupon cialis coupon
sumatriptan succinate http://sumatriptannow.com/succinate sumatriptan succinate
drug coupon cialis trial coupon

Yay─▒n Bilgileri
Yay─▒nland─▒─č─▒ Kaynaklar
Yay─▒nland─▒─č─▒ Tarih
Yay─▒nland─▒─č─▒ Dergi
Sanal Dergi
Makalenin Linki

Makale Metni   [Yazd─▒r/Print]

Mehmed AkifÔÇÖin Kur'├ónÔÇÖa Bak─▒┼č─▒

├ťstad Akif, yap─▒lacak ilk i┼čin cehaletten kurtulup ilim sahibi olmak gerekti─čine inan─▒r. Kur'├ón-─▒ KerimÔÇÖin bu konudaki "Hi├ž bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?" (Z├╝mer, 39/9) mealindeki ayetini, bir manzumesinin ba┼čl─▒─č─▒ yapar. Ayet-i kerime b├╝t├╝n zamanlarla oldu─ču gibi kendi devri ile de yeni nazil olmu┼č├žas─▒na ileti┼čim i├žindedir. Kur'├ón, Akif ÔÇÖin hayat─▒na girmi┼č, onunla i├žice olmu┼čtur; devaml─▒ surette ona hitab etmekte, cevaplar istemektedir. O da mesele ├╝zerinde etrafl─▒ca d├╝┼č├╝n├╝p cevap vermekte, maksad─▒n─▒ tefsir ederek, anlay─▒┼č─▒ ve duyu┼ču k─▒t olanlar─▒n bile anlayaca─č─▒ ┼čekle getirerek yazmaktad─▒r. Ayetin, bilenin bilmeyenden farkl─▒ oldu─čunu bildirmesinden, bilmeyenin hayvana benzetildi─či sonucunu ├ž─▒kar─▒yor, ├Âyle yorumluyor. ├ç├╝nk├╝ insanla hayvan aras─▒ndaki ba┼čl─▒ca fark, ilimdir. ├ľyle ise bilmeyenlerin, bu hayvanl─▒ktan kurtulmas─▒ icab eder. Aksi halde bilenler kendilerine h├╝kmedecek, onlar─▒ ├žal─▒┼čt─▒racak, y├╝ke ko┼čacakt─▒r. Bu cehalet, ─░sl├óm g├╝ne┼činin de ─▒┼č─▒─č─▒n─▒ ge├žirmesine mani olan koyu bulutlar y─▒─čm─▒┼čt─▒r. Cahiller ille de felakete gideceklerse, hi├ž de─čilse AllahÔÇÖtan utan─▒p dinlemedikleri ─░sl├ómÔÇÖ─▒ da beraberlerinde bat─▒rmamal─▒d─▒rlar. Fakat, heyhat! Bu anlay─▒┼č da yine ilim sayesinde olabilir. Cahil onun da fark─▒nda de─čildir.

"Hi├ž bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?"
Olmaz ya! Tabiî... Biri insan, biri hayvan!1

diye ba┼člayan b├Âl├╝mde, cehaletten kurtulman─▒n ┼čart oldu─čunu hayk─▒r─▒r. ├ťstad burada "AllahÔÇÖ─▒ lay─▒k─▒yla tazim edip OÔÇÖna sayg─▒ duyanlar, ├ólimlerdirÔÇŁ (F├ót─▒r, 35/27) mealindeki ayet kabilinden baz─▒ naslara telmih etmektedir.

Mehmed Akif ÔÇÖin tefsiri konusunda ┼ču ├Ânemli ger├žekleri unutmamak gerekir: Bir nebze i┼čaret etti─čimiz ├╝zere, onun tefsiri, serbest bir tefsirdir. Gayesi, bir ├žok tefsir kitab─▒nda buldu─čumuz laf─▒z tahlilleri de─čildir. Zira bunlar─▒n yeri ba┼čkad─▒r. ├ľnemsemedi─činden de─čil, ancak makam m├╝nasip olmad─▒─č─▒ndan ve zaten o ihtiya├ž ba┼čka eserlerle giderildi─činden bunlara yer vermez. Onun esas gayesi, Kur'├ónÔÇÖ─▒n hidayetini, etkin bir tarzda millete mal etmektir. Bundan ├Ât├╝r├╝ ayetin gah maksad─▒n─▒, gah semeresini ve neticesini g├Âsterir. Bazen z─▒dd─▒n─▒ bildirir, yani bu durumun olmamas─▒ halinde ortaya ├ž─▒kacak vaziyeti bildirir. Bazen misalini, benzer bir durumunu bildirmek suretiyle ayeti a├ž─▒klar. A┼čik├órd─▒r ki b├╝t├╝n bu yollar, tefsir nevilerine dahildir. Bunlar─▒, ┼čiirin f├╝s├╝nk├ór, b├╝y├╝leyici tesiriyle, balmumu gibi ┼čekil verdi─či aruz ve kafiye ├óhengiyle m├╝┼čahhas olarak sergiler. Tabloya bir de hareket unsuru katmakla muhatab─▒n akl─▒na ve kalbine, hayaline ve hissine hitab ederek onu tam bir etki alt─▒na al─▒r. ─░fadesinde kulland─▒─č─▒ unsurlar, verilen misaller, realiteden al─▒nd─▒─č─▒ndan, okuyucuya da ayetin, sanki ┼čimdi nazil oldu─čunu hissettirir.

Mehmed Akif, Kur'├ónÔÇÖ─▒n, bir ba┼čka ┼čiirine ba┼čl─▒k yapt─▒─č─▒ "Siz iyili─či emreder, k├Ât├╝l├╝─č├╝ meneder, AllahÔÇÖa inan─▒r oldu─čunuzdan, insanlar─▒n hayr─▒ i├žin meydana ├ž─▒kar─▒lm─▒┼č en hay─▒rl─▒ bir milletsiniz" (Al-i ─░mran, 3/110) mealindeki ayetini tekrar tekrar okur. Kur'├ónÔÇÖ─▒n, M├╝sl├╝manlardan, hangi vas─▒flarla bezenmelerini istedi─čini ├Â─črenir. Saadeti, bu vas─▒flara ba─člad─▒─č─▒n─▒ d├╝┼č├╝n├╝r. Sonra prensibin g├╝zelli─čini bildirmekle yetinmeyip, kabil-i tatbik oldu─čunu anlatmak i├žin Asr-─▒ saadetten, ─░sl├óm tarihinin ilk neslinden ba┼člayarak bu evsafta olan M├╝sl├╝manlar─▒n, tarih i├žinde ya┼čay─▒┼člar─▒yla, defalarca bu ger├že─či ispatlayan tablolar─▒ g├Âz ├Ân├╝nde canland─▒r─▒r. M├╝teakiben d├╝┼č├╝┼č ve ├ž├Âk├╝┼č sebeplerini inceler. Sebebinin, Kur'├ónÔÇÖ─▒n istedi─či o meziyetleri terkedip, aksine tehlikeyi haber verip sak─▒nd─▒rd─▒─č─▒ halde yasaklad─▒─č─▒ i┼čleri yapmam─▒zda oldu─čunu anlar. M├╝sl├╝manlar, Kur'├ónÔÇÖdan ald─▒klar─▒ feyizle, tarihleri deh┼čete d├╝┼č├╝recek pek s├╝r'atli bir geli┼čme g├Âstermi┼člerdi. Dinimiz, ahl├ók─▒m─▒z, ilmimiz, kuvvetle birlikte olan adaletimiz, ihsan─▒m─▒z vard─▒. Bunun sebebi AllahÔÇÖ─▒n, M├╝sl├╝manlar─▒, insanlar─▒n faydas─▒ i├žin, onlara numune yapmak iradesidir. Bu ├Ârnek olmay─▒ sa─člayan, emr-i maruf nehy-i m├╝nker (iyili─či yayma, k├Ât├╝l├╝─č├╝ ├Ânleme) prensibidir. Bunun da kaynakland─▒─č─▒ menba, AllahÔÇÖa ger├žek surette imanlar─▒d─▒r.

Son devirde M├╝sl├╝manlar, cemiyeti sarsan, y─▒kan, ├ž├╝r├╝ten fesat unsurlar─▒ kol gezerken, "Her koyun kendi baca─č─▒ndan as─▒l─▒r" diye nemelaz─▒mc─▒l─▒─ča d├╝┼čt├╝klerinden gerilediler. ─░yilerimiz, art─▒k g├Âr├╝p de ald─▒rmayanlar oldu. S├Âz├╝m ona "ho┼čg├Âr├╝" sahibi olan tipler ├Âv├╝ld├╝. Yanl─▒┼č bir m├╝samaha zihniyeti yay─▒ld─▒. Yanl─▒┼č, ├ž├╝nk├╝ m├╝samaha, yap─▒c─▒ bir sonuca g├Ât├╝r├╝rse ├Âv├╝lmeye lay─▒kt─▒r; halbuki bu durumda sonu├ž toplumun zarar─▒d─▒r. ├ç├╝nk├╝ bu m├╝samaha hakikatsizdir, sahtedir. B├Âyle olu┼čunun delili de ┼čudur ki: Kendisinin ┼čahs─▒na ait en ufak bir menfaati zedelenirse, mesela maa┼č─▒ verilmez veya geciktirilirse ortal─▒─č─▒ velveleye verir. Ama milletin menfaati heder olurken, cemiyetin g├╝nden g├╝ne bat─▒┼č─▒ kar┼č─▒s─▒nda "ho┼čg├Âr├╝l├╝" olur. Bu, m├╝samaha de─čil, umursamazl─▒kt─▒r. Toplumun ├ž├Âk├╝┼č├╝n├╝, sahte bir dindar tavr─▒ ile: "Ne yapal─▒m, Allah b├Âyle takdir etmi┼č!" diyerek ge├ži┼čtirirken, kendisinin t├╝y├╝ne zarar gelmesi halinde arslan kesilir. Bu, milleti d├╝┼č├╝nmek de─čil, tevekk├╝l de─čil, sahtek├órl─▒kt─▒r, edepsizliktir.

Manzumede bu fikirlere yer veren Akif, b├Âylece ayeti tefsir etmektedir.

Bir zamanlar biz de millet, hem nas─▒l milletmi┼čiz:
Gelmi┼čiz d├╝nyaya milliyyet nedir ├Â─čretmi┼čiz!2

diye ba┼člayan b├Âl├╝mde bu fikirleri vurgular.

Toplumda k├Ât├╝l├╝klerin yay─▒lmas─▒, ekseriya birtak─▒m yar─▒ do─črularla kamufle edilmek suretiyle olur. Mesela hay├ós─▒zl─▒k, y─▒k─▒c─▒ fikirler ne┼čredenler "h├╝r bas─▒n─▒n" l├╝zumundan dem vururlar. "Her ┼čey serbest olsun, halk─▒m─▒z iyiyi k├Ât├╝den ay─▒rdeder. Zaten iyi ve k├Ât├╝ konusunda herkes i├žin ge├žerli objektif k─▒staslar tesbit etmek m├╝mk├╝n de─čildir. Hepsinin serbest olmas─▒, bas─▒na tahdit getirilmesinden daha yararl─▒d─▒r. Sonra, zararl─▒ bile olsa, onu da tan─▒tmal─▒ ki millet ders als─▒n, ondan ka├ž─▒ns─▒n vs." derler. Halbuki h├╝rriyet ad─▒na, milleti ayakta tutan r├╝k├╝nleri y─▒kmak do─čru mudur? Milletin iffet ve hay├ó duygusunu k├Âreltmekle bas─▒n ├Âzg├╝rl├╝─č├╝, ger├žek tenkid, emr-i maruf, neyh-i m├╝nker aras─▒nda ne m├╝nasebet vard─▒r; AllahÔÇÖ─▒n g├Ânderdi─či ve milletin tamam─▒na yak─▒n bir ekseriyetinin kabul etti─či ve bin y─▒ll─▒k tarihi boyunca kimli─čini kendisinden ald─▒─č─▒, u─črunda y├╝z binlerce ┼čehid verdi─či ─░sl├ómÔÇÖ─▒ tan─▒tmak baz─▒lar─▒na g├Âre "din propagandas─▒, vicdanlara bask─▒, d├«ni siyasete alet etmek, irtica, taassup" oluyor. Ama M├╝sl├╝man milletin vergileriyle yap─▒lan okullarda dinlerini ├Â─čretmemek, ├Â─čretmek isteyen hususi okullara da m├╝saade etmemek, din h├╝rriyetini ortadan kald─▒rmak olmuyor. ┼×ah─▒slara hakaret zul├╝m say─▒l─▒yor da, milletin mukaddes bildi─či din├« esaslarla alay etmek, fikir ├Âzg├╝rl├╝─č├╝n├╝n himayesinde kabul ediliyor.

─░┼čte b├Âylece, toplumda insanlar─▒ bir fikre, bir tutuma, bir te┼čebb├╝se ├ža─č─▒ran herkes hamiyyet ehli g├Âr├╝n├╝r. Millet, h├╝rriyet, m├╝samaha, demokrasi, ├ža─čda┼čl─▒k gibi masum bir siper arkas─▒na saklan─▒r. Halbuki tarihte ve devrimizde vaki olan bir ├žok tecr├╝be ile anla┼č─▒lm─▒┼čt─▒r ki zararl─▒ zihniyetler, insanlar─▒, d─▒┼č y├╝zlerindeki yald─▒zlarla aldatm─▒┼člard─▒r. Y─▒k─▒c─▒ olan hi├ž bir kimse: "Ben m├╝fsidim, bozmak istiyorum" demez. ├ľyle ise millete d├╝┼čen, dikkatli, basiretli, uyan─▒k ve bilgili olmakt─▒r. Piyasada dola┼čan alt─▒nlar─▒ mihenge vurmakt─▒r. Veya yol g├Âsteren ├ólimlere kulak vermektir. Sadece iddialara, yald─▒zlara, sloganlara kanmamakt─▒r. Zira des├«seleriyle, planlar─▒yla, k─▒zarmaz y├╝zleriyle s├╗ret-i haktan g├Âr├╝nen ├žok kundak├ž─▒lar, kuzu postuna b├╝r├╝nen ├žok kurtlar vard─▒r.

B├Âylece, gayesiz bir d├╝┼č├╝nce ile ecnebileri k├Âr├╝ k├Âr├╝ne taklid ederek mevcut olan bir├žok de─čerimizi y─▒km─▒┼č─▒z. Y─▒kmad─▒k bir aile, bir de din kald─▒. ┼×imdiye kadarki y─▒k─▒l─▒┼člar─▒m─▒z, azim ve ciddiyetle tamir edilebilir. Ama Allah korusun, ailenin iffet ve hay├ós─▒ giderilirse, millet dinden uzakla┼čt─▒r─▒l─▒rsa, art─▒k varl─▒─č─▒m─▒z devam edemez. Bozguncu, kendi namusundan c├Âmertlik ederse, ne hali varsa g├Ârs├╝n, fakat milleti o y├Âne g├Ât├╝remez. Zira aile f─▒tr├«dir, tabiata kar┼č─▒ ├ž─▒k─▒lamaz. Dinsiz milletin ya┼čamas─▒ m├╝mk├╝n de─čildir. Bat─▒l dinlere mensup cemiyetlerde bile dinsizler, yok h├╝km├╝nde ├žok k├╝├ž├╝k bir istisna te┼čkil ederler. ─░lim ve teknikte ilerlemek, dinsizlik i├žin bahane yap─▒lamaz. Zira Bat─▒n─▒n maddeten ilerlemi┼č milletleri dinlerine fazlas─▒yla ba─čl─▒d─▒rlar. Aziz milletimiz, siz onlar─▒n bilimsellik iddialar─▒na aldanmay─▒n, biz onlar─▒n bilimlerini pek iyi biliriz: O da kendi ┼×ark medeniyetimize bakmamak, Bat─▒y─▒ da bilmemektir. ├ťstad Akif, nakletti─čimiz bu de─čerlendirmelerini, bir ayetin tefsiri mahiyetinde, m├╝fsid m├╝naf─▒klardan ba┼čka kimsenin rahats─▒z olmayaca─č─▒, olduk├ža heyecanl─▒ ve millet ad─▒na ├Âfkeli bir ├╝slupla dile getirir. Manzumenin ba┼čl─▒─č─▒ olan ayetin meali ┼č├Âyledir: "Onlara: ÔÇśYery├╝z├╝nde fesat ├ž─▒karmay─▒n!ÔÇÖ denildi─či zaman, ÔÇśBiz ─▒slahtan ba┼čka bir ┼čey yapm─▒yoruz!ÔÇÖ derler. G├Âz├╝n├╝ a├ž, iyi bil ki: ÔÇśOnlar yok mu, i┼čte as─▒l m├╝fsitler onlard─▒r!ÔÇÖ lakin fark─▒nda de─čiller." (Bakara, 2/11-12).

Bir y─▒─č─▒n kundak├ž─▒dan yang─▒n g├Ârenler milleti,
┼×imdi inmi┼č zanneder mutlak ┼ču m├╝thi┼č ayeti!3

├Ťstad Mehmed Akif ÔÇÖin Kur'├ón anlay─▒┼č─▒n─▒ bu mahdut ├žer├ževeye s─▒─čd─▒rmak pek zor. O, bu tefsirlerini S─▒r├ót-─▒ m├╝stakim, Seb├«l├╝'r-re┼č├ód haftal─▒k dergilerinin "Tefsir" sahifelerinde, cami k├╝rs├╝lerinde, gerek Me┼črutiyetten sonra ─░stanbulÔÇÖda, gerek 1920'den itibaren ─░stiklal m├╝cadelesi i├žin g├Â├žt├╝─č├╝ AnadoluÔÇÖda ve Safah├ót'─▒n─▒n bir├žok manzumesinde ifade etmi┼čtir. Tesbit ve tahlil etti─čimiz notlar─▒m─▒z pek ├žoktur. Fakat daha fazla uzatmamak i├žin, olduk├ža orijinal buldu─čumuz son bir tefsir ├Ârne─či ile yaz─▒m─▒za son vermek istiyoruz.

Balkan facias─▒ndan sonra Mehmed Akif, Safah├ót'─▒n 3. kitab─▒ olan "Hakk─▒n Sesleri" b├Âl├╝m├╝n├╝n ilk manzumesini 27 Aral─▒k 1913'te yazm─▒┼čt─▒. Bu manzume ├él-i ─░mran s├╗resinden m├╝lhem olup Akif taraf─▒ndan verilmi┼č olan meali ┼č├Âyledir: "(Y├ó Muhammed!) de ki: Ey m├╝lk├╝n sahibi olan AllahÔÇÖ─▒m! Sen m├╝lk├╝ diledi─čine verirsin, Sen m├╝lk├╝ diledi─činin elinden al─▒rs─▒n. Sen diledi─čini aziz k─▒lars─▒n, Sen diledi─čini zelil edersin. Hay─▒r yaln─▒z Senin elindedir. Sen, hi├ž ┼č├╝phe yok ki her ┼čeye kadirsin" (Al-i ─░mran, 3/26). O, bu ┼čiiri ile, ayetin tefsiri mahiyetinde olan vaaz─▒nda, bu ayet ile, ona z─▒t gibi g├Âr├╝nen: "Hakikaten, insan i├žin, kendi ├žal─▒┼čmas─▒yla kazand─▒─č─▒ndan ba┼čkas─▒ yoktur" (Necm, 53/39) ayetinin bildirdi─či ger├že─či ba─čda┼čt─▒rmaya ├žal─▒┼čmaktad─▒r.

Bu faciadan sonra ├ťstad yerinde duramaz olmu┼č, milleti uyarmak i├žin faaliyete girmi┼č ve bu arada cami k├╝rs├╝lerinde vaaza da te┼čebb├╝s etmi┼čti. Bunlardan Fatih camiindeki vaaz, en m├╝essir ve en kapsaml─▒s─▒ oldu─čundan onun ├╝zerinde duraca─č─▒z4. Bu vaaz esnas─▒nda yapt─▒─č─▒ tefsir, ┼ču ├Âzellikleri sebebiyle, herhangi bir tefsirden daha geni┼č boyutlar kazanm─▒┼čt─▒:

1- ┼×iir ve vaaz, b├╝y├╝k bir ac─▒n─▒n i├žinden dile gelmi┼čti. Binaenaleyh duyarak, b├╝t├╝n samimiyetiyle, yapmac─▒ktan uzak olarak kaleme al─▒nd─▒─č─▒ndan pek bel├«─č ve etkili olmu┼čtur.


2- Manzume bizzat Mehmed Akif taraf─▒ndan okundu─čundan, m├╝ellif, kendi i├ž d├╝nyas─▒n─▒, vurgular─▒, jestleri, mimikleri ile ba┼čka herhangi birinden daha ├žok ifade edebilmi┼čtir.

3- Cemaat, bu hitabeyi bir cuma namaz─▒n─▒ m├╝teakip camideki ruhan├« hava i├žinde dinlemi┼čti. Muhataplar m├╝┼čtak idiler. ─░htiyac─▒n─▒ hisseden i┼čtiyakl─▒ bir toplulu─ča hitab etmek, hatibi co┼čturup feyzini art─▒r─▒r.

4- M├╝fessir hat├«b ile muhataplar aras─▒nda tam bir ileti┼čim h├ós─▒l olmu┼čtu. ─░nsiba─č s─▒rr─▒ ile cemaatin birbirinden ald─▒─č─▒ feyz, onlar─▒ r├╗han├«le┼čtirmi┼čti.

5- Vaaz─▒n birinci k─▒sm─▒ manzum idi. ┼×iir ve nazm─▒n f├╝s├╝nk├ór tesirini haiz idi. Akif, manzumeyi:

Cihan kanun-i sa'yin bak nas─▒l bir hisle m├╝nkad─▒
Ne yapt─▒n? ÔÇśLeyse li'l-insani ill├ó m├ó se├óÔÇÖ vard─▒?

diye tamamlad─▒ktan sonra huz├╗ i├žinde titredi. Hafif, titrek bir sesle: "Eveet... ÔÇśVe en leyse li'l-ins├óni ill├ó m├ó se├óÔÇÖ vard─▒!" hakikatini tekrar ettikten sonra ┼ču ┼čekilde vaaza ba┼člad─▒:

"─░nsan i├žin ne bu d├╝nyada, ne ├Âteki d├╝nyada kendi ├žal─▒┼čmalar─▒n─▒n veriminden, kendi kazanc─▒ndan ba┼čka bir ┼čey yok. ─░nsan ne ekerse onu bi├žiyor. Ekmeden bi├žmek olmuyor. (...)"

"Demek, o deminki feryatlar─▒n hepsi beyhude imi┼č! ├ľyle ya kime duyuracaks─▒n? ÔÇśYer pek, g├Âk y├╝ksek!ÔÇÖ Aczin figan─▒na kar┼č─▒ b├╝t├╝n k├óinat hissiz, b├╝t├╝n mevcudat duygusuz! Ya sen ne istiyordun? Baksana, hem aczinden dem vuruyorsun, hem koca k├óinat─▒ keyfine r├óm etmek ├╝midine d├╝┼č├╝yorsun!" (...)

Zerrelerden seyyarelere kadar b├╝t├╝n k├óinat i┼čtedir (...) "Biz tutmu┼č da mahl├╗kattan bahsediyoruz. Hal─▒k yok mu, Hal─▒k? ─░┼čte O da, keyfiyetini, suretini tasavvur edemeyece─čimiz bir faaliyetle k├óinat─▒ idare edip duruyor! Allahu z├╝lcelal her an bu k├óinata hayat veriyor, her an bir ┼čan, bir hadise v├╝cuda getiriyor.5"

├ľyle ise sana emeksizce ya┼čamak, ├žal─▒┼čmaks─▒z─▒n nail-i meram olmak hakk─▒n─▒, b├Âyle bir ├╝midi kim veriyor? M├╝sl├╝manl─▒k galiba? Belki. ├ľyle ya, M├╝sl├╝manlar AllahÔÇÖ─▒n sevgili kullar─▒d─▒r! ─░yi amma i┼čte g├Âr├╝yorsun ki, bu ├ólemde, bu ├ólem-i f─▒tratta, bu ├ólem-i tabiatta hi├ž s├╝k├╗n yok. M├╝sl├╝manl─▒k ise f─▒trat dinidir, belki f─▒trat─▒n kendisidir. Allah: ÔÇťO halde, ger├žek M├╝sl├╝man olarak ├Âz├╝n├╝, dosdo─čru dine, AllahÔÇÖ─▒n f─▒trat─▒na y├Ânelt! ─░┼čte dosdo─čru din budur, fakat insanlar─▒n ├žo─ču bunu bilmezlerÔÇŁ (Rum, 30/30) Lakin ├žo─ču gafildirler de o pak dinin i├žine, birtak─▒m f─▒trata ayk─▒r─▒ h├╝k├╝mler kar─▒┼čt─▒r─▒yorlar" buyuruyor.

─░sl├óm 25 senede d├╝nyalar─▒ tutan bir h─▒zla yay─▒ld─▒ ise, bundan ├Ât├╝r├╝ yay─▒ld─▒. ┼×imdi bile onca imk├ónlar─▒na ra─čmen H─▒ristiyanl─▒ktan ├žok yay─▒l─▒yorsa bu, f─▒trat dini olmas─▒ndand─▒r.

─░sl├óm irfan, ┼čehamet dini iken zaman─▒m─▒z M├╝sl├╝manlar─▒n─▒, tersine cehalet, meskenet kaplad─▒. "Biz M├╝sl├╝manlar, ben ├Âyle g├Âr├╝yorum, Allah ile pek laubaliyiz! Zannediyoruz ki Cenab-─▒ Hak, oturdu─čumuz yerden isteyivermekle hat─▒r─▒m─▒z i├žin ilahi kanunlar─▒n─▒ de─či┼čtirir... Zavall─▒ bizler! Beyhude yere feryad edip duruyoruz!"

-Pek âla. Bu dualar nedir? Hani biraz evvel "salâten tuncîna" okuduk. Bunların aslı yok mu? Te'siri yok mu?

-Hay hay, var! Fakat d├╝┼č├╝nmeliyiz: Dua nedir? AllahÔÇÖa r├╝c├╗dur (d├Ân├╝┼čt├╝r), Yani evamir-i ilahiyyeye (AllahÔÇÖ─▒n emirlerine), Cenab-─▒ HakkÔÇÖ─▒n gerek Kur'├ónÔÇÖ─▒yla gerek Peygamberinin lisan─▒yla, s├╝nnetiyle tebli─č etti─či evamir-i ilahiyyeye inkiyad etmemek (uymamak) y├╝z├╝nden mutazarr─▒r olan insanlar tekrar AllahÔÇÖa r├╝cu ederse AllahÔÇÖ─▒n g├Âsterdi─či yolu tutarsa dua makbul olur". Ba┼čka t├╝rl├╝, kabul├╝ne imk├ón yok. "AllahÔÇÖ─▒n nizam─▒n─▒ de─či┼čtirmek m├╝mk├╝n de─čildir." (Ahzab, 33/23)

Eskiden, M├╝sl├╝manlar ilimde ilerlediler. H─▒ristiyanlar, AvrupaÔÇÖdan kalk─▒p Ba─čdatÔÇÖa, End├╝l├╝s medreselerine tahsil yapmaya geliyorlard─▒. Sonra gittik├že geriledik. ┼×imdi elbirli─či ile cehaleti gidermezsek, kesinlikle mahvoluruz. Hz. Mevlana'n─▒n ┼č├Âyle bir hik├óyesi var: Fakirin birinin harap bir evi vard─▒. Her sabah i┼čine giderken: "Ey eski yurdum, sak─▒n bana haber vermeden y─▒k─▒l─▒p ├žoluk ├žocu─čumu mahvetmeyesin!" derdi. Bir g├╝n gelir bakar ki ev y─▒k─▒lm─▒┼č, ├╝├ž ├žocu─čunu da ezmi┼č. Y─▒k─▒k yurdun kal─▒nt─▒lar─▒ ├╝zerine ├ž─▒k─▒p bayku┼č gibi ├Âtmeye ba┼člad─▒: ÔÇśBu vefas─▒zl─▒k reva m─▒? Sana o kadar da yalvard─▒m vsÔÇÖ. Harap ev cevap verdi: ÔÇśBeni azarlama! Sana binlerce defa bu ak─▒beti haber verdim. Fakat ne vakit a─čz─▒m─▒ a├žt─▒msa, bir avu├ž ├žamur t─▒kad─▒n. Duvarlar─▒mdaki ├žatlaklar hep birer lisan idi!ÔÇÖ Cemiyetimiz bu yamalarla ayakta duramazd─▒. Y─▒k─▒ld─▒. ┼×├╝k├╝r ki tamamen y─▒k─▒lmad─▒. Ama tedbir al─▒nmazsa, kalan─▒ da gider.

├çal─▒┼čal─▒m, tamam! Fakat nas─▒l? Bu, ├Ânemli bir meseledir. Bundan y├╝z sene ├Ânce, ayn─▒ felaket, bir milletin ba┼č─▒na daha gelmi┼čti. Sonra, ileri gelenleri toplan─▒p g├Âr├╝┼č├╝rken siyas├«ler, ├ólimler, komutanlar... her biri bir fikir ileri s├╝rd├╝: Kimisi ordumuzu ─▒slah edelim, kimisi d├╝vel-i muazzamadan (s├╝per g├╝├žlerden) birinin himayesine girelim, ittifaka girelim, kimisi deniz ticaretini ilerletelim vs. dedi. S─▒ra kendisine gelince ihtiyar bir adam ise dedi ki: ÔÇśMahalle mektepleri yapal─▒m!ÔÇÖ. Oradakiler g├╝l├╝p e─členince, maksad─▒n─▒ ┼č├Âyle izah etti: "Mensuplar─▒ aras─▒nda temel bilgiler yayg─▒nla┼čmadan ne ordu, ne ticaret, ne servet do─čru d├╝r├╝st olamaz. ├ç├╝nk├╝ ba┼ča gelen felaketler, bizim e─čitimimizin onlar─▒nkine ma─člub olmas─▒ndan ileri gelmi┼čti". Onlar da kabul edip, i┼če giri┼čince bug├╝nk├╝ Almanya do─čdu.

Kanaati, tevekk├╝l├╝, sabr─▒ hep yanl─▒┼č anlay─▒p tatbik ettik. ─░┼čte bunlar gibi ─░sl├óm├« esaslar─▒, yeni neslimizin olsun, anlamas─▒ i├žin ilim laz─▒md─▒r. ─░┼čte Akif, eserlerinin ├žo─čunda oldu─ču gibi bu vaaz─▒nda da bunlar─▒ bildirir.

Netice olarak, Mehmed Akif merhum, cemiyetimizi Kur'├ón ─▒┼č─▒─č─▒nda de─čerlendirmi┼čtir. Kur'├ónÔÇÖdan hareket ederek toplumu iyile┼čtirme yollar─▒n─▒ aram─▒┼čt─▒r. Kur'├ón-─▒ Kerimin hidayetini, ona uygun d├╝┼č├╝nceyi millete mal etmek istemi┼čtir. Bu maksad i├žin, ├Âzellikle i├žtima├« hayatla ilgili ayetlere ve onlar─▒n tefsirlerine a─č─▒rl─▒k vermi┼č, ┼čiirlerinde, mensur yaz─▒lar─▒nda, vaazlar─▒nda bunu anlatmaya ├žal─▒┼čm─▒┼čt─▒r. Merhum, Kur'├ónÔÇÖ─▒ ├ódeta yeni nazil oluyormu┼č├žas─▒na okumaya cehdetmi┼č, Kur'├ónÔÇÖ─▒n esas muhatab─▒ sanki kendisi ve muas─▒r toplumu oldu─čunu d├╝┼č├╝nm├╝┼č, b├Âylece -Kur'├ónÔÇÖ─▒n muhataplar─▒ndan bekledi─či ├╝zere- ondan b├╝y├╝k bir feyz alm─▒┼čt─▒r. Her t├╝rl├╝ tasavvurun ├╝st├╝nde bir dinamizmi haiz Kur'├ónÔÇÖ─▒n, dinamik anla┼č─▒l─▒┼č─▒n─▒n g├╝zel ├Ârne─čini vermi┼čtir. Sun'├«likten uzak, felaketlerin, hadiselerin i├žinden duyarak yazd─▒─č─▒ ve ┼čiirin b├╝y├╝leyici etkisinden istifade etti─či ve bilhassa, ebed├« olan Kur'├ónÔÇÖa m├ókes oldu─ču i├žin, eseri de ebed├«li─če namzet olmu┼čtur.

├çok h─▒zl─▒ de─či┼čimlerin ya┼čand─▒─č─▒ bir d├Ânemde, vefat─▒n─▒n ├╝zerinden 70 sene ge├žmesine ra─čmen Mehmed Akif ÔÇÖin fikirleri ├╝zerinde durmam─▒n ciddi bir gerek├žesi olup o da ┼čudur: Mehmed Akif, ezelden gelip ebede uzanan AllahÔÇÖ─▒n kelam─▒na, evrensel olan Kur'├ónÔÇÖa terc├╝man oluyor ve insanl─▒ktaki ortak akla hitab ediyordu. Onun ├žok y├Ânlerinden sadece ┼čuraya alaca─č─▒m─▒z vas─▒flar─▒n─▒n yeni nesillerimize mal edilebilmesi, millet├že idealimiz olmaya fazlas─▒yla de─čer:

1. Do─čru s├Âylemek, yalandan uzak durmak. Onun prensibi ÔÇśS├Âz├╝n odun gibi olsun, tek do─čru olsun!ÔÇÖ ├çok yak─▒n arkada┼člar─▒ndan ┼×efik Kolayl─▒ anlat─▒yor: ÔÇťB├╝t├╝n hayat─▒ s├╝resince bir kere olsun yalan s├Âyledi─čini g├Ârmemi┼čimdir. Bir g├╝n birisi ile g├Âr├╝┼č├╝rken o zat: ÔÇśDo─čru mu?ÔÇÖ dedi. Buna o kadar k─▒zd─▒ ki: ÔÇśBir daha bana bu kelimeyi tekrar etmeyiniz!ÔÇÖ diye m├╝thi┼č bir ┼čekilde azarlad─▒. 6

2. S├Âz├╝nde durmas─▒. Onu tan─▒yan herkes bu konuda ne kadar titiz oldu─čunu belirtir. Yak─▒n arkada┼člar─▒ndan Fatin G├Âkmen anlat─▒yor: ÔÇťBen Vanik├Ây├╝ÔÇÖnde oturuyordum. Kendisi de BeylerbeyiÔÇÖnde. Bir g├╝n ├Â─čle yeme─čini bende yemeyi kararla┼čt─▒rm─▒┼čt─▒k. ├ľ─čleden bir saat evvel bana gelecekti. O g├╝n ├Âyle ya─čmurlu, boral─▒ bir hava oldu ki her taraf sel kesildi. Merhum y├╝r├╝meyi severdi. Havan─▒n bu haliyle karadan gelemeyece─čini tabii g├Ârd├╝m. Miaddan biraz evvelki vapurdan ├ž─▒kmad─▒, di─čer vapur bir bu├žuk saat sonra gelecekti. Yak─▒n kom┼čulardan birine gittim. Vapur gelmeden gelece─čimi de hizmet├žiye s├Âyledim. Ya─čmur devam ediyordu. Vaktinde evime d├Ând├╝m, bir de ne i┼čiteyim, bu arada s─▒r─▒ls─▒klam bir halde gelmi┼č, beni evde bulamay─▒nca hizmet├ži ne kadar ─▒srar ettiyse de durmam─▒┼č, ÔÇśSelam s├ÂyleÔÇÖ demi┼č, o ya─čmurda d├Ânm├╝┼č gitmi┼č! Ertesi g├╝n kendini g├Ârd├╝m. Vaziyeti anlatarak ├Âz├╝r dilemek istedim. Dinlemedi, ÔÇśBir s├Âz ya ├Âl├╝m veya ona yak─▒n bir felaketle yerine getirilmezse mazur g├Âr├╝lebilir!ÔÇÖ dedi. Benimle tam alt─▒ ay darg─▒n kald─▒. (Hasan Basri ├çantay, Akifname, s.246ÔÇÖdan naklen M. Ertu─črul D├╝zda─č, a.g.e., s.223).

3. ├ťst├╝n gayret ve hamiyet. Akif nemelaz─▒mc─▒ olmay─▒p iyi olan her ┼čeyin yap─▒lmas─▒, k├Ât├╝l├╝klerin ise ortadan kald─▒r─▒lmas─▒ i├žin ├žal─▒┼č─▒p durmu┼čtur. O ┼č├Âyle diyor: ÔÇť─░yilerin tembelli─či, k├Ât├╝lerin faaliyetidir. ─░ngilizlerin d├╝nyaya h├ókim olmalar─▒n─▒n sebebi, fenalar fenal─▒k yap─▒nca, iyiler derhal ├Ân├╝ne ge├žerler, bir kenara ├žekilip yan gelmezler. Ah biz ┼×arkl─▒lara vazife hissini ihsas edecek bir a┼č─▒ ke┼čf olunsa! Nereye gittim ise insanlar─▒nda vazife duygusunu g├Âremedim. Bu ┼čuurun uyand─▒─č─▒ g├╝n, ┼×ark yakas─▒n─▒ kurtarm─▒┼č demektir.ÔÇŁ7

4. Menfaat├ži olmay─▒p fedak├ór olmak. Merhum Mehmed Akif, AnkaraÔÇÖn─▒n so─čuk k─▒┼č─▒nda palto alacak paras─▒ olmad─▒─č─▒ndan k─▒┼č─▒ ├╝┼č├╝yerek ge├žiriyordu. Bu s─▒rada ─░stiklal Mar┼č─▒ÔÇÖn─▒n B├╝y├╝k Millet MeclisiÔÇÖnde kabul├╝nden ├Ât├╝r├╝ kendisine 500 liral─▒k ├Âd├╝l verilmi┼čti. Bu para ile kendisine belki bin palto alabilirdi. Fakat bu ├Âd├╝l├╝ kabul etmedi. Meclis muhasebe memurunun mevzuat icab─▒ almas─▒ndan ba┼čka ├žare olmad─▒─č─▒n─▒ s├Âylemesi ├╝zerine mecburen al─▒p AnkaraÔÇÖ da ÔÇťD├óruÔÇÖl-MesaiÔÇŁ adl─▒ hay─▒r derne─čine teberru etmi┼čtir. Bu dernek, fakir kad─▒n ve ├žocuklara ├Ârg├╝ ├Ârme gibi baz─▒ el sanatlar─▒ ├Â─čreterek ge├žim temin etme imk├ónlar─▒ kazand─▒ran bir dernek idi. 8

Yak─▒n dostu ┼čair Midhat Cemal Kuntay onun hakk─▒nda: O bir ahlak kahraman─▒yd─▒. ─░lk tan─▒d─▒─č─▒m zaman ona inanmad─▒m. ÔÇťBir insan bu kadar temiz olamazd─▒. Fena akt├Âr, melek rol├╝n├╝ oynamaktan bir g├╝n yorulacakt─▒. Gayri tabii bir faziletten yorulan y├╝z├╝n├╝ bir g├╝n g├Ârecektim. Fakat otuz be┼č sene bu g├╝n gelmediÔÇŁ9

H├╝lasa Mehmed Akif ayd─▒nlar─▒n ta┼č─▒malar─▒ gereken sorumlulu─čun m├╝kemmel bir ├Ârne─čidir. Vefat─▒ndan bu yana ge├žen yetmi┼č sene i├žinde de ayd─▒n edebiyat─▒ ├žok yap─▒ld─▒. Fakat onun gibi ┼čahsiyetlere ihtiya├ž aynen devam ediyor. Zira ayd─▒nlar─▒n sessiz kalmalar─▒ zorbalara cesaret veriyor. Onlar─▒n maddi g├╝├žlere boyun e─čmeleri, menfaatlerini tercih etmeleri, zulm├╝ devam ettiriyor. Bu da fikir h├╝rriyetini yayma yerine fikrin esaretini s├╝rd├╝rmeye yol a├ž─▒yor. Onun i├žindir ki Mehmed Akif gibi g├╝r sesli, ihl├ósl─▒ ve s├Âyledi─či do─črular─▒ ya┼čayan ahlak kahramanlar─▒n─▒ yeni nesillere tan─▒t─▒p sevdirmek, b├Âylece onlar─▒n ├Ârnek al─▒nmas─▒n─▒ sa─člamak gerekmektedir.

Dipnotlar:

1. Mehmed Akif, Safahat, 3. kitap, Hakk─▒n Sesleri, s. 217-218.
2. Mehmed Akif, Safahat, 3. kitap, Hakk─▒n Sesleri, s. 221-222. Bu ┼čiir 16 May─▒s 1329 (1913)ÔÇÖte yay─▒nlanm─▒┼čt─▒r.
3. Safahat, 3. kitap, Hakk─▒n Sesleri, s. 225-226. M. AkifÔÇÖin bu ┼čiiri 9 May─▒s 1331 (1913)ÔÇÖte yay─▒nlanm─▒┼čt─▒r.
4. Bu vaaz─▒ Sebil├╝ÔÇÖr-re┼čad Mecmuas─▒, 31 Kanun-i sani, 1328 (1913), say─▒: 49 (231), s. 389-393ÔÇÖte yay─▒nlanm─▒┼čt─▒r.
5. Burada Rahman suresinin 29. ayetini tefsir etmekte olup ayetin meali: ÔÇťO, her an yeni tecellilerle i┼č ba┼č─▒ndad─▒r.ÔÇŁ
6. E┼čref Edip Fergan, Mehmed Akif, s. 260ÔÇÖdan naklen, M. Ertu─črul D├╝zda─č, Mehmed Akif Hakk─▒nda Ara┼čt─▒rmalar -1, ─░stanbul 1989, s. 232
7. M. Ertu─črul D├╝zda─č, Mehmed Akif Hakk─▒nda Ara┼čt─▒rmalar-1, ─░stanbul 1989, s.169
8. ─░stiklal Mar┼č─▒ i├žin verilen ├Âd├╝l├╝n tafsilat─▒ i├žin bkz. a.g.e., s. 115-20
9. Midhat Cemal Kuntay, Mehmet Akif, ─░stiklal ┼×airi, ─░stanbul 1944 s. 5ÔÇÖten naklen M. Ertu─črul D├╝zda─č, a.g.e., s. 211.


Bu Makaleye Ait Ele┼čtiri Makaleleri
# Makaleler Ad─▒
Kullan─▒c─▒ Yorumlar─▒

! Yorum yazabilmeniz i├žin ├╝ye olmal─▒s─▒n─▒z.
├ťyelik i├žin l├╝tfen sayfan─▒n ├╝st k─▒sm─▒nda yer alan"├ťye Giri┼č | ├╝ye ol" linkine t─▒klay─▒n─▒z.

Kay─▒t Ekleyen / Eklenme Tarihi
Nurgül Çepni / 4.07.2009



Eski Eserler


Eski Eserler K├╝t├╝phanesine Ho┼čgeldiniz!

Hesap ─░┼člemleri

├ťye de─čil misiniz? ├ťye olun!

Eski Eserlere ├╝ye olarak, k├╝t├╝phanenimiz ve eserlerimiz hakk─▒nda payla┼č─▒mlardan hesab─▒n─▒z ├╝zerinden faydalabilirsiniz...