f EskiEserler | Eski Eserler | Eskieserler.com
E─čitim Kurumu   ( 2141 )   Kitaplarda   ( 1659 )   Yazarlarda   ( 4831 )  
Dergilerde   ( 786 )   K├╝t├╝phanelerde   ( 151 )   ┼×ehirlerde   ( 182 )  
Makalelerde   ( 2196 )   Multi Media   ( 323 )   Fetvalar   ( 894 )  
Hit
9129104
├ťye 1490
Online ├ťye 0

─░slam─▒n Tan─▒tt─▒─č─▒ Allah

 Kitap Detay─▒ Kitap No : K-  
Yazar Ad─▒ ─░lim Dal─▒ Konusu Dili
Suat Y─▒ld─▒r─▒m Kelam T├╝rk├že
├ľzelli─či Terc├╝me Eden
 
       
Makale No: 231 Hit : 7938 Hata Bildirimi Tavsiye Et
   Makale Yazar─▒na ait Kitaplar E-Kitaplar Makaleler Hakk─▒ndaki Makaleler    

Yazara ait kitaplar
# Kitap Ad─▒

Yazara ait e-kitaplar
# Kitap Ad─▒

Yazara ait makaleler
# Makaleler Ad─▒
1 TDK nun T├╝rk├že S├Âzl├╝k├╝ Hakk─▒nda Baz─▒ M├╝lahazalar
2 ┼×eytani Ayetler Safsatas─▒ (Garanik K─▒ssas─▒n─▒n Tenkidi )
3 Risalei Nurda M├╝te┼čabih Ayetleri Anlamada ├ľnemli Esaslar I
4 ├ľmer Nasuhi Bilmenin B├╝y├╝k Tefsir Tarihi Hakk─▒nda Bir De─čerlendirme
5 M├╝te┼čabih Ayetler Hakk─▒nda ├ľnemli Bir Hat─▒rlatma
6 Muhammed Esedin Kuran Mesaj─▒ Adl─▒ Tefsiri Hakk─▒nda
7 Muas─▒r H─▒ristiyanl─▒─č─▒n ─░slama Bak─▒┼č─▒ III
8 Muas─▒r H─▒ristiyanl─▒─č─▒n ─░slama Bak─▒┼č─▒ II
9 Muas─▒r H─▒ristiyanl─▒─č─▒n ─░slama Bak─▒┼č─▒
10 Misyonerlerin T├╝rkiyeyi De─čerlendirmeleri
11 Mirac Hakikatlerinden
12 Mehmed Akifin Kurana Bak─▒┼č─▒
13 Mehmed Akifin Kuran Anlay─▒┼č─▒
14 Medine Ara┼čt─▒rmalar─▒ Merkezi / ┘ůě▒┘âě▓ ěĘěş┘łěź ┘ł ě»ě▒ěžě│ěžě¬ ěž┘ä┘ůě»┘Ő┘ćěę ěž┘ä┘ů┘ć┘łě▒ěę
15 Mealimiz M├╝nasebetiyle
16 Mealim Hakk─▒nda Hezeyanlar
17 Makbul Tefsirin ┼×artlar─▒
18 Kuveyt Bilimsel ─░caz Sempozyumu
19 Kuran─▒n Tenciminin E─čitici ├ľzelli─či
20 Kuran─▒n Allah Kelam─▒ Oldu─čunu ─░spatta Bedi├╝zzaman Said Nursinin Orijinal Bir Usul├╝
21 Kuran─▒ Kerimin M├╝te┼čabihan Mesani ├ľzelli─či
22 Kuran─▒ Kerime G├Âre Ehli Kitapla Diyalog
23 Kuran─▒ Kerimde K─▒ssalar
24 Kuran─▒ Kerimde Hz. ─░san─▒n H├╝viyeti
25 Kuran ve Alevi (Nazmi N. Sakall─▒o─člunun Kuran ─░simli Derleme ├çevirisinin Ele┼čtirisi)
26 Ki┼činin Kuran─▒ Hakimi ─░le ├ľzel ─░leti┼čimi
27 Kiliseyi ─░slam ─░le Diyalog ─░steme─če Sevk Eden Sebepler II
28 Kiliseyi ─░slam ─░le Diyalog ─░steme─če Sevk Eden Sebepler
29 ─░slam─▒n Tan─▒tt─▒─č─▒ Allah
30 ─░slam─▒n H─▒ristiyanlara Uygulad─▒─č─▒ Ho┼čg├Âr├╝
31 ─░cazul Kuran ─░lmi
32 Hz. Peygamberin Kuran─▒ Tefsiri
33 Hristiyan Teslisi ve Hz. Meryem
34 Gazalinin Bilimsel Metodu
35 Evrensel Alim Muhammed Hamidullah
36 En M├╝kemmel Ahlak Ba┼čta Gelen Mucizelerdendir
37 Elmal─▒l─▒n─▒n Meali veya Sahipsizli─čin Meali
38 Elmal─▒l─▒ M. Hamdi Yaz─▒r─▒n M├╝te┼čabih Ayetleri Anlamaya Katk─▒s─▒
39 Elmal─▒l─▒ Hamdi Yaz─▒r ve Tefsiri
40 Diyalogda Anahtar ─░sim L. Massignon ve ─░slam
41 Ceza H├╝k├╝mleri A├ž─▒s─▒ndan Tevrat ve Kuran Adl─▒ Kitab─▒n Kriti─či
42 Canan ki Bir Melekti U├žtu
43 Ayetlerin Tertibinde Oryantalist ┼×├╝phesi
44 Ayetlerin Kronolojik S─▒ralanmas─▒
45 Allah─▒n Biz Zamirini Kullanmas─▒

Yazar Hakk─▒ndaki Tan─▒t─▒m Makaleleri
# Makaleler Ad─▒

├ľzeti
Allah kelimesi, b├╝t├╝n ilahi s─▒fatlar─▒ kendisinde toplayan ZatÔÇÖa delalet eden ├Âzel isimdir.Bu kutlu ismin etimolojisi hakk─▒nda ├že┼čitli g├Âr├╝┼čler vard─▒r. En kuvvetli ihtimale g├Âre bu lafz─▒n asl─▒, ÔÇťMaÔÇÖbudÔÇŁ manas─▒na gelen ilah kelimesinin maÔÇÖrife ┼čekli olan El-─░lah ├óÔéČ╦ťt─▒r. Buna g├Âre Allah : belirli olan ger├žek Tanr─▒ demektir. Tanr─▒n─▒n tek olmas─▒ ve bu lafz─▒n ├žok kullan─▒lmas─▒ sebebiyle, art─▒k ─░lah denilince O hat─▒ra geldi─činden, k─▒salt─▒larak Allah denilmi┼čtir.
husbands who cheat website dating for married men
manufacturer coupon for bystolic open bystolic savings card
bystolic coupon 2013 click bystolic coupon 2014
amoxicillin amoxicillin amoxicillin
sumatriptan succinate sumatriptan succinate sumatriptan succinate

Yay─▒n Bilgileri
Yay─▒nland─▒─č─▒ Kaynaklar
Yay─▒nland─▒─č─▒ Tarih
Yay─▒nland─▒─č─▒ Dergi
Sanal Dergi
Makalenin Linki

Makale Metni   [Yazd─▒r/Print]

─░slam'─▒n Tan─▒tt─▒─č─▒ Allah

Allah kelimesi, b├╝t├╝n ilahi s─▒fatlar─▒ kendisinde toplayan ZatÔÇÖa delalet eden ├Âzel isimdir.Bu kutlu ismin etimolojisi hakk─▒nda ├že┼čitli g├Âr├╝┼čler vard─▒r. En kuvvetli ihtimale g├Âre bu lafz─▒n asl─▒, ÔÇťMaÔÇÖbudÔÇŁ manas─▒na gelen ilah kelimesinin maÔÇÖrife ┼čekli olan El-─░lah ├óÔéČ╦ťt─▒r. Buna g├Âre Allah : belirli olan ger├žek Tanr─▒ demektir. Tanr─▒n─▒n tek olmas─▒ ve bu lafz─▒n ├žok kullan─▒lmas─▒ sebebiyle, art─▒k ─░lah denilince O hat─▒ra geldi─činden, k─▒salt─▒larak Allah denilmi┼čtir.

Uluhiyyeti belirtmek i├žin gerek Akad, Ugarit, Fenike dilleri gibi ├Âl├╝ ve gerekse Arap├ža, ─░branice gibi ya┼čayan Sami dillerde m├╝┼čterek El lafz─▒, ayn─▒ ÔÇťBa┼člang─▒├žtaki monoteizmÔÇŁ tezinin do─črulu─čuna delil olmaktad─▒r. Demek ki en eski d├Ânemden beri bu pek geni┼č co─črafyayaya yay─▒lm─▒┼č insanlar, ger├žek Tanr─▒ya kulluk ediyorlard─▒. Cahiliye araplar─▒ g├Âkleri ve yeri , kendilerini ve b├╝t├╝n canl─▒lar─▒ yaratan, ya─čmuru indirip yery├╝z├╝n├╝ canland─▒ran─▒n Allah odu─čunu kabul ediyorlard─▒. Fakat ├žok ├Âtelerde d├╝┼č├╝nd├╝kleri bu Y├╝ce Varl─▒─č─▒ unutmu┼člar, ibadetlerini OÔÇÖnun k─▒zlar─▒ ve o─čullar─▒ diye iddia ettikleri baz─▒ tanr─▒lara y├Âneltmi┼člerdi. Bunlar─▒n, OÔÇÖnun kat─▒nda kendilerinin ┼čefaat├žileri olacaklar─▒na inan─▒yor, AllahÔÇÖ─▒ ancak bir felaket s─▒ras─▒nda hat─▒rl─▒yorlard─▒.

ÔÇť─░nsanlar, hemcinsler aras─▒ndaki kar─▒┼č─▒kl─▒─č─▒ ├Ânlemek i├žin birbirlerine ├Âzel isim veregelmi┼člerdir. Halbuki ger├žek Tanr─▒ tektir. Dolay─▒s─▒yla Onu ay─▒rd etme ihtiyac─▒ olmad─▒─č─▒na g├Âre isminin bulunmas─▒ gerekmezÔÇŁ diyen baz─▒ filozoflar bulunabilir. Fakat be┼čeri realitede isim, sadece hemcinsleri birbirinden ay─▒rd ettiren basit bir etiket olmay─▒p, ayn─▒ zamanda varl─▒─č─▒ ve ┼čahsiyeti tamamlayan bir unsurdur. ├ľyle ki ad─▒ olmayan yok h├╝km├╝ndedir. Ancak var olan─▒n ad─▒ san─▒ an─▒l─▒r. ─░┼čte bunun i├žindir ki Tanr─▒, benzeri olmasa da ├Âzel isim ta┼č─▒r. Kald─▒ ki isim objeye tekab├╝l edip onu izhar eder. ─░nsanlar aras─▒ndaki ortak anlay─▒┼ča g├Âre, bir ┼čahs─▒n ├Âz├╝ onun ad─▒nda odakla┼č─▒r. Ads─▒z adam adeta varl─▒ktan da mahrum say─▒l─▒r. Keza insanlar, b├╝t├╝n varl─▒klar─▒yla y├Âneldikleri Rab Tealaya yalvar─▒r ve hitab ederken kullanacaklar─▒ birtak─▒m isimlerinin bulunmas─▒nda zaruret vard─▒r.

AllahÔÇÖ─▒n varl─▒─č─▒ en bariz tarzda tezah├╝r etti─činden O, Zat─▒n─▒ bu tezah├╝r├╝ ifade eden bir├žok isimle anm─▒┼čt─▒r. AllahÔÇÖ─▒n zat─▒, s─▒fatlar─▒; s─▒fatlar─▒ ise isimleriyle bilinir. B├╝t├╝n kainat, Onun isimlerinin tecellilerinden ibarettir. ─░simler ise ilahi vas─▒flardan ibarettir. Nitekim AllahÔÇÖ─▒ zat olarak kabul eden her din, OÔÇÖnu tan─▒tmak i├žin ├žok say─▒da akli y├╝klemler kullan─▒r. Bu y├╝klemler ger├že─če tekab├╝l edip sembolik ifadeler de─čildirler. Mesela ÔÇťAllah RahimÔÇÖdirÔÇŁ, ÔÇťAllah KadirÔÇÖdirÔÇŁ, Allah HakimdirÔÇŁ, ÔÇťAllah ─×afurdurÔÇŁ demek gibi. AllahÔÇÖ─▒n isimleri daha fazla olmakla beraber, en me┼čhur olan 99 ismin, M├╝sl├╝manlar─▒n dini hayatlar─▒nda ├Âzel bir yeri vard─▒r. Hz. Peygamber (a.s.m.) bunlar─▒ belleyip zikredenin Cennete girece─čini bildirmi┼čtir. M├╝min her ismi zikredi┼činde,o vas─▒ftan nasibini de d├╝┼č├╝n├╝r. Zira Allah─▒n ahlak─▒ ile ahl├óklanmak ─░slam─▒n idealidir. Bu ideali ger├žekle┼čtirmede en ├Ânemli vesile AllahÔÇÖ─▒n bu g├╝zel isimlerini zikretmek, onlar─▒ tefekk├╝r edip , onlardan etkilenmektir. Bu vas─▒flardan bir k─▒sm─▒n─▒n ge├žti─či ┼ču iki pasaj─▒ KurÔÇÖanÔÇÖdan iktibas edelim: Bunlardan birincisi, ─░slam ibadet hayat─▒n─▒n esas─▒ olan Fatiha suresidir:

ÔÇťRahman ve Rahim olan AllahÔÇÖ─▒n ad─▒ ile. B├╝t├╝n hamdler, ├Âvg├╝ler Alemlerin Rabbi AllahÔÇÖad─▒r. O RahmanÔÇÖd─▒r, RahimÔÇÖdir (Zat─▒nda sonsuz rahmet sahibi oldu─ču gibi mahl├╗klar─▒na da merhamet, af ve ihsanda bulunand─▒r). Din (i┼člerin kar┼č─▒l─▒─č─▒n─▒n al─▒naca─č─▒ hesap) g├╝n├╝n├╝n HakimÔÇÖidirÔÇŁ (KurÔÇÖan, 1:1-4)

ÔÇťAllahÔÇÖt─▒r ger├žek ─░lah. Ondan ba┼čka yoktur ilah. G├Âr├╝nmeyen ve g├Âr├╝nen her ┼čeyi BilenÔÇÖdir. O RahmanÔÇÖd─▒r, RahimÔÇÖdir.

AllahÔÇÖt─▒r ger├žek ─░lah. Ondan ba┼čka yoktur ilah. O MelikÔÇÖtir (ger├žek H├╝k├╝mdard─▒r), Kudd├╗sÔÇÖtur (her t├╝rl├╝ eksikten beridir), Sel├ómÔÇÖd─▒r (Kusurlardan salim olup esenlik ve bar─▒┼č─▒n kayna─č─▒d─▒r), M├╝ÔÇÖminÔÇÖdir (g├╝venlik verendir), MuheyminÔÇÖdir (Her ┼čeyin ├╝zerinde g├Âzeten ve kollayand─▒r), AzizÔÇÖdir (├╝st├╝n kudret sahibi,mutlak galiptir), CebbarÔÇÖd─▒r (mahluklar─▒n─▒n durumlar─▒n─▒ d├╝zelten ve mutlak iradesi ile onlar─▒ y├Ânetendir), M├╝tekebbirÔÇÖdir (b├╝y├╝kler B├╝y├╝─č├╝d├╝r). Allah, m├╝┼čriklerin iddialar─▒ndan m├╝nezzehtir.

Allah, o ger├žek ─░l├óht─▒r ki H├ól─▒kÔÇÖt─▒r (Yarat─▒c─▒d─▒r), BariÔÇÖdir (mahluklar─▒n─▒ d├╝zg├╝n ve ahenkli tarzda yaratand─▒r), MusavvirÔÇÖdir (mahluklara ├Âzel suretlerini verendir). G├Âklerde ne var, yerde ne varsa hepsi Onu takdis eder. O AzizÔÇÖdir, HakimÔÇÖdir (her ┼čeyi yerli yerince yapand─▒r)ÔÇŁ (KurÔÇÖan, 59:22-24).

AllahÔÇÖ─▒n isimleri i├žtihadi olmay─▒p tevkifidir, yani ancak vahiy yolu ile bildirilen isimler muteberdir. Bu isimler ├že┼čitli tasniflere tabi tutulmu┼člard─▒r ki o ayr─▒nt─▒lara burada girmeyece─čiz. ├çe┼čitli dillerde Uluhiyyet hakk─▒nda kullan─▒lan ├Âzel isimler ise muteberdir.

AllahÔÇÖ─▒n isimlerinin ├žoklu─ču, Onun fiillerinin ├žoklu─čunu anlamam─▒z─▒ kolayla┼čt─▒r─▒r. Ul├╗hiyyetin muhtevas─▒na s─▒n─▒rs─▒zl─▒k verir. OÔÇÖnu k─▒s─▒tlay─▒c─▒, dar anlay─▒┼člardan kurtar─▒r. ├ľzellikle birbirinin z─▒dd─▒ olan isimler, unutmamak gerekir ki z─▒d, m├╝tenak─▒z demek de─čildir; Ul├╗hiyyeti s─▒n─▒rlama e─čilimi ta┼č─▒yan anlay─▒┼člara etkili birer engel olurlar. Kimisi OÔÇÖnu sadece Zahir olarak g├Ârmek ister. ├ľyledir amma, Allah Bat─▒nÔÇÖ d─▒r ayn─▒ zamanda. O, Muizz olup diledi─čini y├╝kseltti─či gibi, ayn─▒ zamanda M├╝zill oldu─čundan diledi─čini al├žalt─▒r. Hayat─▒ verip b├╝t├╝n kainat─▒ canland─▒ran Muhyi oldu─ču gibi, M├╝mit olarak da, belirledi─či vakit geldi─činde hayat─▒ geri al─▒r.

AllahÔÇÖ─▒n vas─▒flar─▒n─▒n ├žo─ču isbat kabilinden olup selbi vas─▒flar az kullan─▒lm─▒┼člard─▒r. Yani Ul├╗hiyyetin mahiyetinin ne olmad─▒─č─▒n─▒ bildirmekten ziyade, ne oldu─ču bildirilmi┼čtir. Bu da insanlar aras─▒nda m├╝kemmelli─či bildiren baz─▒ ideal s─▒fatlarla AllahÔÇÖ─▒n tavsif edilmesi ┼čeklinde tezah├╝r etmi┼čtir. Felsefi temay├╝l├╝n arzu etti─či gibi sadece selbi y├Ân hakim olsa, yani ÔÇťAllahÔÇÖ─▒n mekan─▒ yoktur, s─▒fatlar─▒ yoktur, g├Âr├╝nmez, bilinmez, asla tasavvur bile edilemez vb.ÔÇŁ ┼čeyler s├Âylenseydi, bu asla bir tan─▒tma olmazd─▒. Halbuki insan─▒n f─▒trat─▒ ve akl─▒, var olan─▒, birtak─▒m s─▒fatlarla tan─▒yabilir: Hayy (Diri), i┼čiten, g├Âren, irade eden, seven,merhamet eden,affeden, cezaland─▒ran gibi. Ama KurÔÇÖanÔÇÖ─▒n tan─▒tma ├╝slubu, isbat y├Ân├╝ne a─č─▒rl─▒k vermekle beraber selbi y├Ân├╝ ihmal etmemi┼čtir. B├Âylece insan f─▒trat─▒na uygun tan─▒tma ┼čeklinin, tek ba┼č─▒na bu iki y├Ânden hi├ž birinde olmay─▒p, bu iki z─▒dd─▒n birlikte olarak ahenk i├žinde bir b├╝t├╝n te┼čkil etmesinde oldu─čunu g├Âstermi┼čtir. Bu konuda en karakteristik oldu─čunu s├Âyleyebilece─čimiz ┼ču bir tek ayetle KurÔÇÖan, insan idrakinin Allah hakk─▒nda d├╝┼č├╝nebilece─či en ideal bir marifeti ├Âzetlemi┼čtir: ÔÇťAllahÔÇÖ─▒n benzeri hi├žbir ┼čey yoktur. (Bununla beraber) O, ─░┼čitendir, G├ÂrendirÔÇŁ (KurÔÇÖan, 42, 11). Birinci k─▒s─▒m selb, ikinci k─▒s─▒m isbatt─▒r. Nitekim AllahÔÇÖ─▒ tan─▒tan , ┼čimdi meallerini iktibas edece─čimiz ─░hlas suresi ile AyeteÔÇÖl-K├╝rsi de iki y├Ân├╝ de dengeli olarak ihtiva etmektedir.

ÔÇťDe ki: O, AllahÔÇÖt─▒r, ger├žek ─░laht─▒r. Allah SamedÔÇÖdir (Her ┼čey OÔÇÖna muhta├žken O, hi├žbir ┼čeye muhta├ž de─čildir). Ne do─čurdu, ne do─čuruldu. Ne de herhangi bir ┼čey OÔÇÖna denk olduÔÇŁ (KurÔÇÖan, 114 (─░hlas):1-4)

ÔÇťAllah O ─░laht─▒r ki, Kendisinden ba┼čka ilah yoktur. HayyÔÇÖdir (Mutlak Diri, ezeli ebedi hayat sahibidir), KayyumÔÇÖdur (Kendi Zat─▒ ile var olup b├╝t├╝n varl─▒klar─▒ varl─▒kta tutan,onlar─▒ y├Ânetendir). Kendisini ne bir uyuklama, ne de uyku tutamaz. G├Âklerde ve yerde ne varsa OÔÇÖnundur. ─░zni olmadan huzurunda ┼čefaat etmek kimin haddine? Yaratt─▒─č─▒ mahluklar─▒n ├Ân├╝nde ard─▒nda ne var, hepsini bilir. Mahluklar ise OÔÇÖnun diledi─činden ba┼čka , ilminden hi├žbir ┼čey kavrayamazlar. OÔÇÖnun K├╝rs├╝s├╝ g├Âkleri ve yeri kaplam─▒┼čt─▒r. G├Âkleri ve yeri koruyup g├Âzetmek OÔÇÖna a─č─▒r gelmez. O, ├Âyle Ulu, ├Âyle b├╝y├╝kt├╝rÔÇŁ (KurÔÇÖan, 2:255).

─░sbat unsurlar─▒ Uluhiyyet hakk─▒nda insan d├╝┼č├╝ncesine bir tasavvur verir. OÔÇÖnu bildi─čimiz birtak─▒m varl─▒k s─▒fatlar─▒yla tan─▒t─▒r. Fakat ├Âb├╝r taraftan gelen selb ve tenzih unsurlar─▒ bu tasavvuru buharla┼čt─▒r─▒r. OÔÇÖnun mahdut, fani idrakimize s─▒─čmayaca─č─▒n─▒, b├╝t├╝n tasavvurlar─▒n ├Âtesinde oldu─čunu bildirir. ─░┼čte zahiren te┼čbih (antropomorphisme) ifade eden ( Diri,G├Âren, ─░┼čiten, Konu┼čan, Affeden, ─░rade eden vb.), hatta OÔÇÖna r─▒za, gazap, sevgi, merhamet, Ar┼č ├╝zerine kurulma, el izafe eden m├╝te┼čabih ayetleri anlamakta istikametten ayr─▒lmamak gerekir. O da vahyin izafe etti─či s─▒fatlar─▒ inkar etmemekle beraber AllahÔÇÖ─▒, herhangi bir hususta mahluklara benzemekten tenzih etmektir.

AllahÔÇÖa iman etmek, OÔÇÖnun y├╝ce zat─▒ hakk─▒nda vacib olan kemal s─▒fatlar─▒n─▒, imkans─▒z olan noksan s─▒fatlar─▒ ve m├╝mk├╝n olan s─▒fatlar─▒ bilip ├Âylece inanmakt─▒r. O b├╝t├╝n m├╝kemmelliklerle muttas─▒f, her t├╝rl├╝ eksikten m├╝nezzehtir. S─▒fatlar─▒: a) S─▒fat-─▒ selbiyye b) S─▒fat-─▒ s├╝butiyye c) S─▒fat-─▒ fiiliyye olarak ├╝├ž k─▒s─▒md─▒r.

S─▒fat-─▒ selbiyye, varl─▒kla ilgili olmay─▒p AllahÔÇÖ─▒n zat─▒na dair ┼ču s─▒fatlard─▒r:

1-Var olma;
2-K─▒dem (varl─▒─č─▒n─▒n ba┼člang─▒c─▒ olmamak);
3-Beka (Varl─▒─č─▒n─▒n sonu olmamak);
4-Muhalefe liÔÇÖl-havadis (Sonradan var olan varl─▒klara benzememek);
5-K─▒yam bi-nefsihi (Varl─▒─č─▒ zat─▒ndan olup ba┼čkas─▒ ile kaim olmamak);
6-Vahdaniyyet (Zat─▒nda, s─▒fatlar─▒nda ve fiillerinde Bir olmak. Yaratan, y├Âneten ve ibadete lay─▒k olan─▒n yaln─▒z Allah Te├ól├ó olmas─▒).

S─▒fat-─▒ s├╝butiyye ise ┼ču sekiz s─▒fatt─▒r:
1-Hayat (Diri, yani mutlak,ezeli ve ebedi hayat sahibi olmas─▒d─▒r).

2-─░lim (Her ┼čeyi, vas─▒talara muhta├ž olmaks─▒z─▒n ezeli ilmiyle bilmesidir. ─░lim s─▒fat─▒n─▒n taallukundan hi├žbir ┼čey hari├ž kalamaz).

3-─░rade (Diledi─či ┼čeyi, diledi─či nitelik ve vakte tahsis etmesi. AllahÔÇÖ─▒n iradesi iki nevidir: Birincisi Tekvini irade olup taalluk etti─či ┼čeyi mutlaka ger├žekle┼čtirir. Hayra ve taate oldu─ču gibi ┼čer ve masiyete de taalluk eder. ─░kincisi: Te┼črii iradedir ki taalluk etti─či hususun ger├žekle┼čmesini gerektirmez, yaln─▒z hayra ve taate talluk eder).

4-Kudret (B├╝t├╝n makdurat─▒, vakti gelince, ezeli iradesine uygun olarak yapmas─▒d─▒r).

5-SemÔÇÖ (─░┼čitilmesi m├╝mk├╝n olan her ┼čeyi, vas─▒talara muhtac olmaks─▒z─▒n i┼čitmesidir).

6-Basar (G├Âr├╝lebilecek her ┼čeyi vas─▒talara muhtac olmaks─▒z─▒n g├Ârmesidir).

7-Kelam (S├Âylemek s─▒fat─▒ olup ezelidir ve her ┼čeye taalluk eder. Vahiyler, ilahi kitaplar, ilhamlar bu s─▒fat─▒n taalluk etmesiyle zuhur etmi┼čtir).

8-Tekvin (Yaratmak, yokluktan varl─▒─ča ├ž─▒karmak demektir. Bu s─▒fat, kudret s─▒fat─▒ndan farkl─▒d─▒r. Kudret, makdurun varl─▒─č─▒n─▒ gerektirmez; halbuki tekvin, makdurun varl─▒─č─▒n─▒ gerekli k─▒lar. Tekvin s─▒fat─▒; yaratma, r─▒z─▒kland─▒rma, diriltme, ├Âld├╝rme gibi AllahÔÇÖa ait fiillerin merciidir.

S─▒fat-─▒ fiiliyye: AllahÔÇÖ─▒n Zat─▒n─▒n muktezas─▒ olmay─▒p, dilemesinin gere─či olan kemal s─▒fatlar─▒d─▒r. Diledi─či zaman yap─▒p diledi─či zaman yapmad─▒─č─▒ yaratma, diriltme, ├Âld├╝rme, r─▒z─▒kland─▒rma, nimet verme, merhamet etme, affetme, tevbeyi kabul etme, aziz veya zelil k─▒lma, raz─▒ olma veya gazab etme gibi fiillerdir. Bunlar─▒n hepsinin mercii tekvin s─▒fat─▒d─▒r.

AllahÔÇÖ─▒n varl─▒─č─▒n─▒n delilleri

AllahÔÇÖ─▒n varl─▒─č─▒ duyularla idrak edilemez. Bundan ├Ât├╝r├╝ OÔÇÖnun varl─▒─č─▒n─▒ elle tutulur, g├Âzle g├Âr├╝l├╝r hale getirmek s├Âz konusu olamaz.

Fakat AllahÔÇÖ─▒n duyularla idrak edilemeyece─čini s├Âylemek, OÔÇÖnun varl─▒─č─▒n─▒n ak─▒lla bilinememesi veya akla ayk─▒r─▒ olmas─▒ manas─▒na gelmez. Bizde sevgi, nefret, ├Âzlem, inat gibi bir├žok duygu vard─▒r ki onlar─▒n mahiyetlerini idrak edemiyoruz. Ama varl─▒klar─▒ bedihidir, ortadad─▒r. Allah Te├ól├óÔÇÖn─▒n varl─▒─č─▒ da bedihidir. Bilimlerdeki aksiyomlar kabilindendir. Aksiyom nas─▒l ├ž─▒k─▒┼č noktas─▒n─▒ olu┼čturur ve ispatlanmaya ihtiyac─▒ olmazsa,bu muazzam kainat─▒ var eden ve saymaya gelmez yarat─▒c─▒ faaliyet eserleriyle dolduran YaradanÔÇÖ─▒n varl─▒─č─▒ da ├Âyledir. O, zuhurunun ┼čiddetinden gizlidir. ├çok kuvvetli ─▒┼č─▒─č─▒n g├Âz kama┼čt─▒rmas─▒, ona bak─▒lamad─▒─č─▒ i├žin o ─▒┼č─▒k kayna─č─▒n─▒n g├Âr├╝lememesi gibi, bu derecedeki zuhur, AllahÔÇÖ─▒n varl─▒─č─▒na adeta perde olmu┼čtur.

Biz insanlar, b├╝t├╝n hakikatlerin tam bir a├ž─▒kl─▒kla g├Âsterilemedi─či bu imtihan d├╝nyas─▒nda hemen her hususta bedihi ┼čeylerden hareket ederiz, teslimiyet g├Âsteririz. Hatta, nelerden yap─▒ld─▒─č─▒n─▒ bilmeksizin doktorun verdi─či ila├žlar─▒ yutar─▒z. M├╝hendis olmaks─▒z─▒n, statik hesaplar─▒, ilgili in┼čaat projelerini incelemeksizin, yani sa─člaml─▒k derecesini bilmeksizin binalarda otururuz. U├žu┼č teknolojisini ara┼čt─▒rmaks─▒z─▒n u├ža─ča binmeyece─čimizi s├Âylemeyiz. ─░┼člerimizi y├╝r├╝tmeye bakar, maksada ula┼č─▒r─▒z. ─░┼čte AllahÔÇÖa iman da b├Âyle bir bedahettir. ─░nsanlar, bu inan├žta kendi faydalar─▒na, ak─▒llar─▒na, ahlaklar─▒na uymayan hi├žbir taraf g├Ârmez, tam bir huzur i├žinde fikri, ahlaki, ferdi ve i├žtimai hayatlar─▒n─▒ s├╝rd├╝r├╝rler . Fakat as─▒l problemler, akla uymayan taraflar, mutsuzluklar, Tanr─▒n─▒n varl─▒─č─▒n─▒ inkar etmek halinde ortaya ├ž─▒kar. Bu meselede zilyedlik iman taraf─▒ndad─▒r. Zira b├╝t├╝n ├ža─člarda ve b├╝t├╝n mekanlarda insanlar─▒n Y├╝ce YaradanÔÇÖ─▒ kabul ettikleri kesin olarak meydandad─▒r. (OÔÇÖnun s─▒fatlar─▒ konusunda toplumlar─▒n ihtilaf halinde olmas─▒, meselenin asl─▒na zarar vermez). ─░nkar hep ar─▒zi ve binde birden daha az nisbette bulunmakla nadir olmu┼čtur. Nadir ise, yok h├╝km├╝ndedir. ┼×u halde, as─▒l ispat k├╝lfeti, inkar edenlere d├╝┼čer.

Akl─▒n d├╝┼č├╝nme kurallar─▒ndan biri olarak, herhangi bir ┼čeyin varl─▒─č─▒n─▒ ispat kolayd─▒r. Bir iki delil veya karine ile kanaat getirilir. Mesela Hindistan cevizi a─čac─▒n─▒n var oldu─čunu iddia eden kimse, delil olarak sadece baz─▒ meyvelerini ta┼č─▒yan bir tek dal g├Âstermekle davas─▒n─▒ ispat eder. Fakat d├╝nyada b├Âyle bir a─čac─▒n bulundu─čunu inkar eden kimse, yery├╝z├╝n├╝ kar─▒┼č kar─▒┼č dola┼č─▒p bulunmad─▒─č─▒n─▒ tesbit etmedi─či s├╝rece iddias─▒n─▒ ispatlayamaz. ─░ddias─▒, aklen, ba┼čka insanlar nezdinde ge├žerli olamaz. Kar─▒┼č kar─▒┼č dola┼čmak ise, imkans─▒z denilecek kadar zordur.Onun i├žindir ki bir Mant─▒k kural─▒ olarak ÔÇťMutlak yokluk (nefy) ispatlanamazÔÇŁ. Mesela, ahireti inkar da b├Âyledir. ─░nkar eden, d─▒┼č d├╝nya, yani objektif d├╝nya hakk─▒nda h├╝k├╝m veremez. Ge├žmi┼č ve gelecek b├╝t├╝n zamanlar─▒ elekten ge├žirmeden, aklen ge├žerli olmak ┼čart─▒yla, kimse ├ž─▒k─▒p ÔÇťAhiret hayat─▒ yokturÔÇŁ diyemez. Objektif d├╝nya hakk─▒nda h├╝k├╝m veremez. Onun yapabilece─či en fazla i┼č, kendi s├╝bjektif k├Â┼česinde ÔÇťBana g├Âre yoktur, ben inanm─▒yorumÔÇŁ demekten ibarettir. Varl─▒─č─▒ kabul edenler, kendi d─▒┼člar─▒nda objektif d├╝nyaya ait h├╝k├╝m verdiklerinden, biribirlerine kuvvet verebilirler, say─▒lar─▒ artt─▒k├ža davalar─▒ kuvvet kazan─▒r, i┼čleri kolayla┼č─▒r.Bu durum, ├žok a─č─▒r bir y├╝k├╝ omuzlayanlar─▒n, biribirlerine destek olarak onu kald─▒rmalar─▒na benzer. Buna kar┼č─▒l─▒k inkar taraf─▒n─▒ tutanlar, mant─▒ken birbirlerine kuvvet veremezler. Her birinin kabul etmemesi, kendilerine ait ┼čahsi sebeplere raci olur. Kimisi ÔÇťG├Âzlerim iyi g├Ârm├╝yorÔÇŁ, kimisi ÔÇťAkl─▒m alm─▒yorÔÇŁ, kimisi ÔÇťBenim bilgi imkanlar─▒m bana bunu d├╝┼č├╝nd├╝rm├╝yorÔÇŁ demek mecburiyetindedirler. Yani d─▒┼č d├╝nyaya h├╝kmedemeksizin, ÔÇť┼čahsi sebepÔÇŁ ileri s├╝rmekten ├Âteye ge├žemezler. Bu ise, ba┼čkalar─▒ i├žin ge├žerli bir delil te┼čkil etmez. Bu ┼čekilde inkar edenlerin durumu, mesela ├žok dar bir delikten ge├žmeye mecbur kalanlar─▒n durumu gibidir ki, ancak bir ki┼činin s─▒─čaca─č─▒ o delikten herkes tek tek ge├žme durumundad─▒r. O i┼čte ba┼čkas─▒n─▒n faydas─▒ olamaz. Yahut bir hendekten atlama gibidir ki her bir ki┼či ancak tek ba┼č─▒na atlamak durumundad─▒r, bu i┼čte yard─▒mla┼čma ge├žerli olamaz.

Alemi yaratan varl─▒─ča inanma, insan─▒n yarat─▒l─▒┼č─▒nda mevcuttur. ─░nsan─▒n zorunlu olarak bildi─či ┼čeylerden biri de her ┼čeyin, onu meydana getiren bir sebebinin oldu─ču meselesidir. ─░nsan bu kainat─▒ m├╝┼čahede edince, tesad├╝fen meydana gelemeyecegini d├╝┼č├╝n├╝p Y├╝ce YaradanÔÇÖa iman etmi┼čtir. Bu hususta cahil, bilgin, ├žocuk, ya┼čl─▒ m├╝savidir. Hatta insanl─▒k aras─▒nda farkl─▒ bir g├Âr├╝┼č yoktur. Fakat insanlar, bu Yarat─▒c─▒n─▒n s─▒fatlar─▒ ve emirleri konusunda ihtilaf etmektedirler. Zira mesele sadece duyular─▒n ve ak─▒llar─▒n verilerine kalsa, bu ihtilaf ka├ž─▒n─▒lmaz olacakt─▒r. Baz─▒lar─▒ OÔÇÖnun ruhtan ibaret olup kendisini birtak─▒m putlar─▒n temsil etti─čini d├╝┼č├╝n├╝rler. Baz─▒lar─▒ OÔÇÖnun tek olup Ar┼čÔÇÖ─▒ ├╝zerinde oturdu─čunu, baz─▒lar─▒ ise OÔÇÖnun yery├╝z├╝nde ya┼čayan baz─▒ insanlar─▒n bedenlerine h├╝lul etti─čini d├╝┼č├╝n├╝rler.

OÔÇÖnun varl─▒─č─▒n─▒ ink├ór ve kainat─▒n ezeli oldu─čunu iddia edenler, nazar─▒ itibara al─▒nmayacak derecede azd─▒rlar. Onlar her toplumda fikir ve din adamlar─▒ ve geni┼č kitle taraf─▒ndan reddedilmi┼člerdir. ─░nsanlar─▒n AllahÔÇÖ─▒n varl─▒─č─▒ hakk─▒nda ┼č├╝phe etmelerinin sebebi, OÔÇÖnun akli deliller ve nazari k─▒yaslarla, zihni bir suret olarak anlama ve tasavvur etme iste─čidir. Fakat Allah Te├ól├ó insanlar─▒n bildi─či hi├žbir ┼čey tarz─▒nda olmad─▒─č─▒ndan, akli muhakeme y├╝r├╝ten kimse OÔÇÖnun hakk─▒nda hi├žbir ┼čey s├Âyleyemeyip ┼ča┼č─▒rmaktad─▒r. Bundand─▒r ki Allah, insanlar─▒ kendi ak─▒llar─▒yla ba┼čba┼ča b─▒rakmam─▒┼č, Resullere vahyetmi┼č, buyruklar─▒n─▒ g├Ândererek insanlar─▒ ir┼čad etmi┼čtir. Varl─▒─č─▒ndan insanlar─▒ haberdar etmi┼č, bir k─▒s─▒m s─▒fatlar─▒n─▒, fiillerini tan─▒tm─▒┼č, insanl─▒─č─▒ mutlu k─▒lacak hayat prensiplerini bildirmi┼čtir. Bir├žok defa iyileri himaye, zalim ve azg─▒nlar─▒ cezaland─▒rmak ├╝zere tarihe m├╝dahale etmi┼čtir. Bu sebepten, her i┼čte i┼čin uzman─▒n─▒ arayan insanl─▒k, AllahÔÇÖ─▒ tan─▒ma konusunda da ba┼čta peygamberler olarak, onlar─▒n yolunda ve ir┼čad halkalar─▒nda olgunla┼čan ilim sahiplerine ba┼čvurmal─▒d─▒r. Saati bozulan kimse kasaba, arabas─▒ bozulan kimse marangoza gitmezken, din konusunda hi├žbir tecr├╝besi olmayan, tamamen maddeci bir d├╝┼č├╝nce i├žinde hapsolmu┼č ki┼čilere gitmek, onlar─▒n h├╝k├╝mlerine g├╝venmek de kesinlikle yanl─▒┼čt─▒r.

─░man hakikatlerini akl─▒n kavrayabilece─či tarzda izah ve ispat etmeyi konu edinen Kelam ilmi uzmanlar─▒, AllahÔÇÖ─▒n varl─▒─č─▒n─▒n bir ├žok delilini ortaya koymu┼člard─▒r. Asl─▒nda-daha ├Ânce de belirtti─čimiz gibi- a┼čikar olan bu ger├že─čin ispata ihtiyac─▒ olmad─▒─č─▒ da s├Âylenebilir. Fakat muar─▒zlar taraf─▒ndan ileri s├╝r├╝len ┼č├╝pheleri cevaps─▒z b─▒rakmamak ve ┼č├╝pheye d├╝┼čebilecek az nisbetteki M├╝sl├╝manlar─▒n ┼č├╝phelerini gidermek bir vazife oldu─čundan Kelam ilmi kurulup geli┼čmi┼čtir. ┼×imdi, Kel├óm ilminde AllahÔÇÖ─▒n varl─▒─č─▒n─▒ ispat gayesine matuf olarak klasik hale gelmi┼č delillerden en me┼čhurlar─▒n─▒ arzedelim:

Hud├╗s delili: Alem hadistir, sonradan meydana gelmi┼čtir. Zira hareket ve s├╝kun, birle┼čmek ve ayr─▒lmak gibi de─či┼čen hadiselere mahaldir. Hadis olan her ┼čeyin ise elbette bir muhdisÔÇÖi (meydana getireni) vard─▒r.

─░mk├ón delili: Varl─▒klar mevcuttur. Varl─▒k ya zorunludur, ya muhdes (sonradan var olmu┼č)tur. Muhdes olan─▒n varl─▒─č─▒ ve yoklu─ču m├╝savidir. M├╝mkin varl─▒─č─▒n var olmas─▒ i├žin, bir m├╝reccihÔÇÖin (tercih eden failin) bulunmas─▒ gerekir. Ve bu m├╝reccihler silsilesinin de bir yerde sona ermesi gerekir. F. RaziÔÇÖye g├Âre ise imk├ón delilinin izah─▒ ┼č├Âyledir: Mahiyetleri ayn─▒ olan cisimlerin her biri, cismin alabilece─či her t├╝rl├╝ s─▒fat─▒ alabilir. Halbuki realitede her cisim grubunun belirli vas─▒flara sahip oldu─čunu g├Âr├╝r├╝z. Demek cisme, kendisine mahsus s─▒fatlar─▒ tahsis eden bir muhass─▒s vard─▒r. Devr ve tesels├╝l imk├óns─▒z oldu─čuna g├Âre, o muhass─▒s da VacibuÔÇÖl-V├╝cud (varl─▒─č─▒ zorunlu) olan AllahÔÇÖd─▒r. (Devr: M├╝mkin olan iki varl─▒ktan her birinin, ├Âtekinin var olmas─▒ i├žin illet te┼čkil etmesidir. Tesels├╝l ise: Hadislerin ve m├╝mkinlerin birbirinin illeti (do─čurucusu) olarak geriye do─čru nihayetsiz devam etmesidir. ├élemde her ┼čey m├╝mkindir. M├╝mkinin varl─▒─č─▒n─▒ yoklu─čuna tercih edecek bir m├╝reccihe ihtiya├ž vard─▒r. Amma bu tesels├╝l sona kadar devam edemez).

Gaye ve nizam delili: K├óinatta ince, dakik ve sa─člam bir tarzda i┼čleyen bir nizam vard─▒r. ├élemi da─č─▒lmaktan kurtar─▒p bir sistem halinde tutarak onu ayakta tutan, bu nizamd─▒r. Fayda ve hikmetlerden bahseden b├╝t├╝n ayetler bu nizam fikrini verdirmek isterler. Be┼čeriyetin ba┼člang─▒c─▒ndan beri te┼čekk├╝l eden bilim dallar─▒, bu y├╝ksek nizam─▒n ┼čahitleridir. Kainat─▒n her nevÔÇÖine dair birer fen (bilim disiplini) kurulmu┼čtur. Fen ise, k├╝lli kurallardan, kanunlardan ibarettir. Her tarafta ge├žerli olan genel kurallar, nizam─▒n son derece m├╝kemmelli─čine delalet eder. ┼×u halde her bilim dal─▒, ─▒┼č─▒kl─▒ bir delil olup, varl─▒klara tak─▒lan meyveler tarz─▒nda gaye ve semereleri g├Âstermekle, Yarat─▒c─▒ÔÇÖn─▒n kasd ve hikmetini ilan etmektedir.

B├Âylece ├Ân├╝m├╝zde arz-─▒ endam eden bu sistemler toplulu─ču hakk─▒nda ├╝├ž ihtimal bulunabilir: Ya ezelidir veya sonradan kendili─činden olmu┼čtur yahut bir Faili vard─▒r. ├élem hadiseler sahnesi oldu─čuna g├Âre, kadim olma ihtimali ortadan kalkar. Evrenin bu m├╝kemmeliyetiyle beraber, kendi kendisini yapmas─▒ da d├╝┼č├╝n├╝lemez; zira alem mevcut olan varl─▒─č─▒n─▒ bile devam ettiremiyor. ├ľyle ise ister istemez ├╝├ž├╝nc├╝ ┼č─▒kk─▒ kabul etmek kesinle┼čir. Bir ba┼čka deyi┼čle kainat, birbirine uygun sebep ve gayeler sistemi arzeder. Bu m├╝kemmel durum ise, ancak ilmin ve iradenin eseri olabilir. ┼×u halde k├óinat ├ólim bir m├╝essirin eseridir.

Kabul-i ├ómme delili: Yery├╝z├╝nde ─▒rklar─▒, ├╝lkeleri, din, mezheb ve fikirleri farkl─▒ farkl─▒ b├╝t├╝n insanlar, b├╝t├╝n zamanlarda hikmet sahibi bir Failin varl─▒─č─▒n─▒ itiraf etmektedirler. O, her dilde an─▒lm─▒┼č ve her ├ža─čda melceÔÇÖ olmu┼č, insanlar OÔÇÖnun himayesine s─▒─č─▒nm─▒┼člard─▒r.

F─▒tri (vicdani) delili: ─░nsan vicdan─▒, Tanr─▒ÔÇÖn─▒n varl─▒─č─▒n─▒ kabul eder. Baz─▒ filozoflar ve d├╝┼č├╝n├╝rler, en ├žok bu delile itibar ederler Her insan─▒n, kalbinin derinli─činde AllahÔÇÖ─▒n varl─▒─č─▒n─▒ hissetti─či anlar muhakkak olmu┼čtur. Bu ┼čahsi tecr├╝beyi ya┼čamayan insan yoktur.─░nsan─▒n bu izÔÇÖan─▒nda ne taklid, ne kesb, ne de istidlalin dahli yoktur. ─░nsan, fel├óaket ve s─▒k─▒nt─▒ kar┼č─▒s─▒nda s─▒k─▒┼čt─▒─č─▒nda Rabbisine s─▒─č─▒n─▒r. Zorlanarak de─čil, i├žten OÔÇÖna y├Ânelir Bir ┼čah─▒s, ─░mam CaÔÇÖfer Sad─▒kÔÇÖa gelerek kendisine AllahÔÇÖ─▒ tan─▒tmas─▒n─▒ s├Âyledi. ─░mam: ÔÇťGemiye bindin mi?ÔÇŁ diye sordu. Adam da bindi─čini ve f─▒rt─▒naya tutuldu─čunu, tam o s─▒rada kalbinin, kurtar─▒c─▒ bir kudret bulundu─čuna inan─▒p OÔÇÖna y├Âneldi─čini s├Âyledi. Bunun ├╝zerine ─░mam: ÔÇť─░┼čte Allah OÔÇÖdurÔÇŁ dedi.
KurÔÇÖan-─▒ KerimÔÇÖin Allah─▒ tan─▒tma usul├╝ iki ana delalet ┼čekline irca edilebilir:

1-─░nayet delili olup, k├óinattaki m├╝kemmel nizam, mahluklardaki muhkem sanÔÇÖat, faydalar─▒ g├Âzetme, abesiyyetten uzakl─▒k g├Âsterilmek suretiyle bunlar─▒n tesad├╝fi olamayaca─č─▒, Yarat─▒c─▒ÔÇÖn─▒n hik-met ve inayetini ortaya koydu─ču anlat─▒l─▒r. Mesela ÔÇťRahmanÔÇÖ─▒n yaratmas─▒nda hi├žbir d├╝zensizlik g├Âremezsin. ─░stersen g├Âz├╝n├╝ ├ževir kainata, bak bakal─▒m bir ├žatlak g├Ârebilir misin? Haydi bir daha, bir daha bak dur (├žatlak bulamayacaks─▒n ve ) g├Âz├╝n bitkin olarak geri d├ÂnecektirÔÇŁ (KurÔÇÖan, 67:3-4) ├óyet-i kerimesi bu delile i┼čaret eden ayetlerdendir.

2-─░htiraÔÇÖ delili olup ┼ču demektir: Mahl├╗klar─▒n her bir nevÔÇÖine hatta her bir ferdine, onlara mahsus bir varl─▒k verilmektedir. Cans─▒z bir cisim g├Âr├╝yoruz, sonra onda hayat peyda oluyor. ─░nsan, maddesi itibariyle cans─▒z iken varl─▒─č─▒nda hayat, idrak, ak─▒l gibi mucizeler yarat─▒l─▒yor. Madenler, nebatlar, hayvanlar, g├Âk cisimleri daima de─či┼čiyor, fakat bir intizam i├žinde de─či┼čiyor. B├╝t├╝n bu fiillerin ise fail olmaks─▒z─▒n meydana gelmesi imkans─▒zd─▒r. ÔÇťYoksa onlar Yarat─▒c─▒s─▒z m─▒ yarat─▒ld─▒lar? Yoksa kendilerini yaratanlar kendileri midir?Yoksa g├Âkleri ve yeri kendileri mi yaratt─▒lar? Do─črusu onlar inanmaya yana┼čm─▒yorlarÔÇŁ (KurÔÇÖan, 52:35-36). KurÔÇÖan-─▒ Kerimin bu etkileyici, cazip ve veciz ├╝slubu, ayn─▒ zamanda z─▒mnen ┼ču delili ihtiva etmektedir: Kendi varl─▒klar─▒ ortada. Bunu ya ana, baba veya bir ba┼čka varl─▒k yaratm─▒┼čt─▒r. Onlardan sahip ├ž─▒kan olmad─▒─č─▒na g├Âre ikinci ihtimal, kendi kendilerini yaratm─▒┼č olmalar─▒d─▒r. Bunu da iddia edemediklerine g├Âre Y├╝ce Yarat─▒c─▒y─▒ kabul etmekten ba┼čka ├žare kalmamaktad─▒r. G├Âklerin ve yerin yarat─▒lmas─▒ i├žin de ayn─▒ mant─▒k ge├žerlidir. ÔÇťD├╝┼č├╝nmez misiniz (rahimlere) d├Âkt├╝─č├╝n├╝z meniyi? Onu insan bi├žiminde siz mi yarat─▒yorsunuz, yoksa Biz miyiz yaratan?ÔÇŁ (KurÔÇÖan, 56:58-59) ├óyeti de ayn─▒ mahiyetteki delili ihtiva eder. Bu hususta ├žok parlak bir delili de, KurÔÇÖan, Hz. Musa (a.s.)ÔÇÖ─▒n lisan─▒ndan nakleder: Onun hakk─▒ tebli─čine muhatap olan Firavun: ÔÇťSizin beni kabule ├ža─č─▒rd─▒─č─▒n─▒z Rabbiniz kimdir?ÔÇŁ diye sorunca Hz. Musa dedi ki: ÔÇťRabbimiz OÔÇÖdur ki, her ┼čeyi yarat─▒p sonra da her bir mahluka hayat─▒n─▒ s├╝rd├╝rme yolunu g├ÂsterendirÔÇŁ (KurÔÇÖan, 20:50). H├╝lasa KurÔÇÖan, yarat─▒l─▒┼č ve icaddan bahseden ├óyetleriyle zihinleri d├╝zene sokar ve maddi sebeplerin e┼čyan─▒n yarat─▒l─▒┼č─▒nda ger├žek tesir sahibi olmad─▒klar─▒n─▒ g├Âsterir.

Kel├óm ├ólimleri, AllahÔÇÖ─▒n varl─▒─č─▒n─▒ ispat i├žin serdettikleri delillerin as─▒llar─▒n─▒ KurÔÇÖanÔÇÖdan alm─▒┼člard─▒r. Fakat onlar mant─▒ki k─▒yaslar halinde takrir etmi┼č olduklar─▒ndan, tabiilik azald─▒─č─▒ gibi geni┼č kitlenin anlamas─▒ da zorla┼čt─▒─č─▒ndan tesiri azalm─▒┼čt─▒r. KurÔÇÖan ├╝slubu ise s─▒rf akla hitab etmekle yetinmemi┼č, akli delili, birbirinden g├╝zel de─či┼čik ├╝sluplar, hitap tarzlar─▒ ile, kalb ve hisse de y├Âneltti─či hitaplar i├žine yerle┼čtirerek muar─▒z─▒ veya m├╝tereddit muhatab─▒, her taraf─▒ndan delillerle ku┼čatarak ikna etmeye y├Ânelmi┼čtir.

H├╝lasa: KurÔÇÖan-─▒ Kerim, insanlara AllahÔÇÖa ibadet etmelerini emrederken bunun gerek├žesini de ayr─▒nt─▒l─▒ olarak bildirmi┼čtir.

Ubudiyyet ┼ču ├╝├ž hususun ger├žekle┼čmesinden sonra olabilir:

1-AllahÔÇÖ─▒n mevcudiyeti;
2-MaÔÇÖbudÔÇÖun tek olmas─▒;
3-MaÔÇÖbudÔÇÖun ibadete hak sahibi olmas─▒.

KurÔÇÖan y├╝zlerce ├óyeti ile bu ├╝├ž sahaya ait delil y─▒─č─▒na─č─▒ yapm─▒┼č, AllahÔÇÖ─▒n varl─▒─č─▒n─▒n, birli─činin, hikmetinin, kudret ve iradesinin delillerini hem insanlar─▒n nefislerinde (subjektif ├ólemde), hem de k├óinat─▒n ufuklar─▒nda (objektif ├ólemde) g├Âstermi┼čtir. ─░┼čte bundand─▒r ki, Allah merkezli bir varl─▒k tel├ókkisi veren KurÔÇÖan, Allah inanc─▒n─▒, her ┼čeyin etraf─▒nda d├Ând├╝─č├╝ y├Âr├╝nge k─▒lm─▒┼čt─▒r.

 

 


Bu Makaleye Ait Ele┼čtiri Makaleleri
# Makaleler Ad─▒
Kullan─▒c─▒ Yorumlar─▒

! Yorum yazabilmeniz i├žin ├╝ye olmal─▒s─▒n─▒z.
├ťyelik i├žin l├╝tfen sayfan─▒n ├╝st k─▒sm─▒nda yer alan"├ťye Giri┼č | ├╝ye ol" linkine t─▒klay─▒n─▒z.

Kay─▒t Ekleyen / Eklenme Tarihi
Nurgül Çepni / 4.07.2009



Eski Eserler


Eski Eserler K├╝t├╝phanesine Ho┼čgeldiniz!

Hesap ─░┼člemleri

├ťye de─čil misiniz? ├ťye olun!

Eski Eserlere ├╝ye olarak, k├╝t├╝phanenimiz ve eserlerimiz hakk─▒nda payla┼č─▒mlardan hesab─▒n─▒z ├╝zerinden faydalabilirsiniz...