f EskiEserler | Eski Eserler | Eskieserler.com
E─čitim Kurumu   ( 2141 )   ┘ü┘Ő ěž┘ä┘âě¬ěĘ   ( 1659 )   ┘ü┘Ő ěž┘ä┘ůěĄ┘ä┘ü┘Ő┘ć   ( 4831 )  
┘ü┘Ő ěž┘ä┘ůěČ┘äěžě¬   ( 786 )   ┘ü┘Ő ěž┘ä┘ů┘âě¬ěĘěžě¬   ( 151 )   ┘ü┘Ő ěž┘ä┘ůě»┘ć   ( 182 )  
┘ü┘Ő ěž┘ä┘ů┘éěž┘äěžě¬   ( 2196 )   Multi Media   ( 323 )   Fetvalar   ( 894 )  
┘ůěČ┘ů┘łě╣ ě╣ě»ě» ěž┘äě▓┘łěžě▒
9129104
┘ůěČ┘ů┘łě╣ ě╣ě»ě» ěž┘äěžě╣ěÂěžěí 1490
Online ├ťye 0
Makale Arama

Konu Arama
ěž┘ć┘łěžě╣ ěž┘ä┘ů┘éěž┘äěžě¬
   ěž┘ä┘ů┘éěž┘äěžě¬ ěş┘ł┘ä ěž┘ä┘âě¬ěĘ
   ěž┘ä┘ů┘éěž┘äěžě¬ ┘ä┘äě¬ě╣ě▒┘Ő┘ü ěĘěž┘ä┘ůěĄ┘ä┘ü┘Ő┘ć
   ěž┘ä┘ů┘éěž┘äěžě¬ ┘ä┘äě¬ě╣ě▒┘Ő┘ü ěĘěž┘ä┘ů┘éěž┘äěę
   ěž┘ä┘ů┘éěž┘äěžě¬ ěž┘ä┘ůě¬ě▒ěČ┘ůěę

─░slam─▒n H─▒ristiyanlara Uygulad─▒─č─▒ Ho┼čg├Âr├╝

 ě¬┘üěžěÁ┘Ő┘ä ěş┘ł┘ä ěž┘ä┘âě¬ěžěĘ ě▒┘é┘ů ěž┘ä┘âě¬ěžěĘ : K-  
ěžě│┘ů ěž┘ä┘ůěĄ┘ä┘ü ěž┘äě╣┘ä┘ů ěž┘ä┘ů┘łěÂ┘łě╣ ┘äě║ě¬┘çěž
Suat Y─▒ld─▒r─▒m Kelam T├╝rk├že
┘ů┘Őě▓ěžě¬ ěž┘äěĚěĘě╣ěę ┘ůě¬ě▒ěČ┘ů ěž┘ä┘âě¬ěžěĘ
 
       
Makale No: 223 ě╣ě»ě» ěž┘äě▓┘Őěžě▒ěę : 7420 ěž┘äěąěĘ┘äěžě║ ě╣┘ć ě«ěĚěú ěž┘äě¬┘łěÁ┘Őěę
   ┘ä┘ůěĄ┘ä┘ü ěž┘ä┘ů┘éěž┘äěę ěž┘ä┘âě¬ěĘ ěž┘ä┘âě¬ěĘ ěž┘äěú┘ä┘âě¬ě▒┘ł┘ć┘Őěę ěž┘ä┘ů┘éěž┘äěžě¬ ěž┘ä┘ů┘éěž┘äěžě¬ ěş┘ł┘ä┘ç    

ěž┘ä┘âě¬ěĘ ┘ä┘ä┘ůěĄ┘ä┘ü
# ěžě│┘ů ěž┘ä┘âě¬ěžěĘ

ěž┘ä┘âě¬ěĘ ěž┘äěž┘ä┘âě¬ě▒┘ł┘ć┘Őěę ┘ä┘ä┘ůěĄ┘ä┘ü
# ěžě│┘ů ěž┘ä┘âě¬ěžěĘ

ěž┘ä┘ů┘éěž┘äěžě¬ ┘ä┘ä┘ůěĄ┘ä┘ü
# ěžě│┘ů ěž┘ä┘ů┘éěž┘äěę
1 TDK nun T├╝rk├že S├Âzl├╝k├╝ Hakk─▒nda Baz─▒ M├╝lahazalar
2 ┼×eytani Ayetler Safsatas─▒ (Garanik K─▒ssas─▒n─▒n Tenkidi )
3 Risalei Nurda M├╝te┼čabih Ayetleri Anlamada ├ľnemli Esaslar I
4 ├ľmer Nasuhi Bilmenin B├╝y├╝k Tefsir Tarihi Hakk─▒nda Bir De─čerlendirme
5 M├╝te┼čabih Ayetler Hakk─▒nda ├ľnemli Bir Hat─▒rlatma
6 Muhammed Esedin Kuran Mesaj─▒ Adl─▒ Tefsiri Hakk─▒nda
7 Muas─▒r H─▒ristiyanl─▒─č─▒n ─░slama Bak─▒┼č─▒ III
8 Muas─▒r H─▒ristiyanl─▒─č─▒n ─░slama Bak─▒┼č─▒ II
9 Muas─▒r H─▒ristiyanl─▒─č─▒n ─░slama Bak─▒┼č─▒
10 Misyonerlerin T├╝rkiyeyi De─čerlendirmeleri
11 Mirac Hakikatlerinden
12 Mehmed Akifin Kurana Bak─▒┼č─▒
13 Mehmed Akifin Kuran Anlay─▒┼č─▒
14 Medine Ara┼čt─▒rmalar─▒ Merkezi / ┘ůě▒┘âě▓ ěĘěş┘łěź ┘ł ě»ě▒ěžě│ěžě¬ ěž┘ä┘ůě»┘Ő┘ćěę ěž┘ä┘ů┘ć┘łě▒ěę
15 Mealimiz M├╝nasebetiyle
16 Mealim Hakk─▒nda Hezeyanlar
17 Makbul Tefsirin ┼×artlar─▒
18 Kuveyt Bilimsel ─░caz Sempozyumu
19 Kuran─▒n Tenciminin E─čitici ├ľzelli─či
20 Kuran─▒n Allah Kelam─▒ Oldu─čunu ─░spatta Bedi├╝zzaman Said Nursinin Orijinal Bir Usul├╝
21 Kuran─▒ Kerimin M├╝te┼čabihan Mesani ├ľzelli─či
22 Kuran─▒ Kerime G├Âre Ehli Kitapla Diyalog
23 Kuran─▒ Kerimde K─▒ssalar
24 Kuran─▒ Kerimde Hz. ─░san─▒n H├╝viyeti
25 Kuran ve Alevi (Nazmi N. Sakall─▒o─člunun Kuran ─░simli Derleme ├çevirisinin Ele┼čtirisi)
26 Ki┼činin Kuran─▒ Hakimi ─░le ├ľzel ─░leti┼čimi
27 Kiliseyi ─░slam ─░le Diyalog ─░steme─če Sevk Eden Sebepler II
28 Kiliseyi ─░slam ─░le Diyalog ─░steme─če Sevk Eden Sebepler
29 ─░slam─▒n Tan─▒tt─▒─č─▒ Allah
30 ─░slam─▒n H─▒ristiyanlara Uygulad─▒─č─▒ Ho┼čg├Âr├╝
31 ─░cazul Kuran ─░lmi
32 Hz. Peygamberin Kuran─▒ Tefsiri
33 Hristiyan Teslisi ve Hz. Meryem
34 Gazalinin Bilimsel Metodu
35 Evrensel Alim Muhammed Hamidullah
36 En M├╝kemmel Ahlak Ba┼čta Gelen Mucizelerdendir
37 Elmal─▒l─▒n─▒n Meali veya Sahipsizli─čin Meali
38 Elmal─▒l─▒ M. Hamdi Yaz─▒r─▒n M├╝te┼čabih Ayetleri Anlamaya Katk─▒s─▒
39 Elmal─▒l─▒ Hamdi Yaz─▒r ve Tefsiri
40 Diyalogda Anahtar ─░sim L. Massignon ve ─░slam
41 Ceza H├╝k├╝mleri A├ž─▒s─▒ndan Tevrat ve Kuran Adl─▒ Kitab─▒n Kriti─či
42 Canan ki Bir Melekti U├žtu
43 Ayetlerin Tertibinde Oryantalist ┼×├╝phesi
44 Ayetlerin Kronolojik S─▒ralanmas─▒
45 Allah─▒n Biz Zamirini Kullanmas─▒

ěž┘ä┘ů┘éěž┘äě¬ ┘ä┘äě¬ě╣ě▒┘Ő┘ü ěĘěž┘ä┘ůěĄ┘ä┘ü
# ěžě│┘ů ěž┘ä┘ů┘éěž┘äěę

┘ů┘äě«ěÁ
"M├╝'minlere en yaman d├╝┼čman olarak yah├╗dileri ve Allah'a ortak ko┼čanlar─▒ bulursun. M├╝minlere sevgice en yak─▒n olanlar─▒ da "Biz nas├ór├óy─▒z (h─▒ristiyan─▒z)" diyenleri bulursun. ├ç├╝nk├╝ onlar─▒n ─░├žinde ke┼či┼čler ve rahipler vard─▒r ve onlar b├╝y├╝kl├╝k taslamazlar. Rasule ─░ndirilen Kur'├ón'─▒ dinledikleri zaman, tan─▒d─▒klar─▒ ger├žekten dolay─▒ g├Âzlerinin ya┼čla dolup ta┼čt─▒─č─▒n─▒ g├Âr├╝rs├╝n. Onlar derler k├«: "─░nand─▒k ya Rabbi, bizi de ┼čahitlerle beraber yaz!" (Maide, 82-83).
women cheat on their husbands husband cheated unfaithful wife
read here read read
married men affairs i cheated on husband my boyfriend cheated on me with a guy
treatment of aids early hiv symptoms in men aids pictures
what are aids symptoms symptoms for aids/hiv new hiv treatment
bystolic savings card bystolic coupon 2014
amoxicillin amoxicillin amoxicillin
progesterone progesterone progesterone
cialis coupon cialis coupon cialis coupon
gabapentin and alcohol addiction gabapentin and alcohol addiction gabapentin and alcohol addiction
cialis discount coupon coupons for prescription drugs
drug coupon cialis trial coupon

┘ůě╣┘ä┘ł┘ůěžě¬ ěž┘ä┘ćě┤ě▒
ěž┘Ő┘ć ┘ćě┤ě▒ě¬
ě¬ěžě▒┘Őě« ěž┘ä┘ćě┤ě▒
ěž┘ä┘ůěČ┘äěę ěžě¬┘Ő ┘ćě┤ě▒ě¬ ┘ü┘Ő┘çěž
ěž┘ä┘ůěČ┘äěę ěž┘äěž┘ä┘âě¬ě▒┘ł┘ć┘Őěę
ě╣┘ć┘łěž┘ć ěž┘ä┘ů┘ł┘éě╣

┘ćěÁ ěž┘ä┘ů┘éěž┘äěę   [Yazd─▒r/Print]

─░sl├ómÔÇÖ─▒n Hristiyanlara Uygulad─▒─č─▒ Ho┼čg├Âr├╝

Kur'├ón-─▒ Kerim'in ─▒st─▒lah─▒nda yahudi ve h─▒ristiyanlar "Ehl-i Kitap", yani "Kendilerine kitap verilenler", "sem├óv├« kitaba ba─čl─▒ olanlar" diye adland─▒r─▒lmaktad─▒r. Hz. Peygamber (sav)'in risaletinin Mekke devrinin sonlar─▒na do─čru Kur'├ón, ehl-i kitaptan bahsetmeye ba┼člam─▒┼č ve onlara di─čer dinlerden farkl─▒ se├žkin bir yer vermi┼čtir. ─░lk ├Ânce ┼č├Âyle buyurmu┼čtur. "Ehl-i kitaptan zulmedenler bir yana, onlarla en g├╝zel ┼čekilde m├╝cadele edin, ┼č├Âyle deyin: "Bize indirilene de, size indirilene de inand─▒k, bizim Tanr─▒m─▒z da sizin Tanr─▒n─▒z da birdir. Biz O'na teslim olmu┼čuzdur" (Ankebut, 46). B├Âylece Kur'├ón il├óh├« vahye inand─▒─č─▒n─▒ s├Âyleyen yahudi ve hiristiyanlara R. Arnaldez'in tabiriyle "tarihin ┼čahit oldu─ču en b├╝y├╝k ├Âk├╝menik (oecumenique) daveti ba┼člatm─▒┼č oldu." Kur'├ón'─▒n onlardan istedi─či tek ┼čey, kendilerinin inand─▒klar─▒ kitapta gelece─či bildirilen son Peygamberi (sav) de tasdik etmeleri idi.

Kur'├ón m├╝teakiben h─▒ristiyanlara biraz daha yakla┼čarak ┼ču hususiyetlerine i┼čaret etti: "M├╝'minlere en yaman d├╝┼čman olarak yah├╗dileri ve Allah'a ortak ko┼čanlar─▒ bulursun. M├╝minlere sevgice en yak─▒n olanlar─▒ da "Biz nas├ór├óy─▒z (h─▒ristiyan─▒z)" diyenleri bulursun. ├ç├╝nk├╝ onlar─▒n ─░├žinde ke┼či┼čler ve rahipler vard─▒r ve onlar b├╝y├╝kl├╝k taslamazlar. Rasule ─░ndirilen Kur'├ón'─▒ dinledikleri zaman, tan─▒d─▒klar─▒ ger├žekten dolay─▒ g├Âzlerinin ya┼čla dolup ta┼čt─▒─č─▒n─▒ g├Âr├╝rs├╝n. Onlar derler k├«: "─░nand─▒k ya Rabbi, bizi de ┼čahitlerle beraber yaz!" (Maide, 82-83).

Kur'├ón onlar─▒ baz─▒ sapmalardan kurtarmak i├žin m├╝nasip bir lisanla uyar─▒r:

"Ey ehl-i kitap! Dinde haks─▒z yere a┼č─▒r─▒l─▒─ča dalmay─▒n ve ├Ânceden sapm─▒┼č kimselerin keyiflerine uymay─▒n" (Maide, 77).

"Ey ehl-i kitap! Dininizde ta┼čk─▒nl─▒k etmeyin ve Allah hakk─▒nda ger├žek olmayan ┼čeyleri s├Âylemeyin. Meryem'in o─člu ─░sa Mesih, sadece Allah'─▒n el├žisi, O'nun Meryem'e tevdi etti─či kelimesi ve O'ndan bir ruhtur. Allah'a ve el├žilerine inan─▒n, "(Allah) ├╝├žt├╝r" demeyin. Kendi faydan─▒za olarak buna son verin. ├ç├╝nk├╝ Allah yaln─▒z bir tek Tanr─▒d─▒r, ├žocuk sahibi olmaktan m├╝nezzehtir" (Nisa, 171).

"De ki! Ey ehl-i kitap! Siz Tevrat ve ─░ncili ve Rabbinizden size indirileni uygulamad─▒k├ža, bir esas ├╝zerinde de─čilsiniz" (Maide, 68).

Ayr─▒ca Kur'├ón bir├žok ayetlerinde di─čer peygamberler gibi Hz. ─░sa (as)'─▒n da insanlar─▒ hep tevhide ├ža─č─▒rd─▒─č─▒n─▒, kendisini "Allah'─▒n kulu" diye nitelendirdi─čini bildirir. Annesi Hz. Meryem'in do─čumundan beri her t├╝rl├╝ k├Ât├╝l├╝kten uzak olup, mabede vakfedildi─čini, Hz. Zekeriya (as)'─▒n terbiyesinde yeti┼čti─čini, ona verilen kerametleri, Hz. ─░sa'y─▒ babas─▒z olarak mucizev├« bir tarzda d├╝nyaya getirdi─čini, Hz. ─░sa'ya verilen mucizeleri, risaletini, neticede Allah'─▒n onu g├Â─če y├╝kseltti─čini tafsil├ótl─▒ olarak anlat─▒r (├él-i ─░mran, 33-64). Hz. ─░sa'n─▒n annesinin ad─▒n─▒ ta┼č─▒yan 19. Meryem s├╗resinde yine onlar─▒n kutlu s├«retlerini bildirip sena eder. ┼×unu rahatl─▒kla s├Âyleyebiliriz ki, b├╝t├╝n inan├žlar i├žerisinde, Hz. Meryem'in bakire oldu─ču Hz. ─░sa'y─▒ mucizev├« olarak d├╝nyaya getirdi─či inanc─▒nda h─▒ristiyanlar─▒ tasdik eden tek din, ─░sl├óm'd─▒r. Hatta bu konuda h─▒ristiyanlardan bile daha hassast─▒r. Zira, mevcut ┼čekilleriyle ─░ndilerin Hz. Meryem'in ni┼čanl─▒s─▒ marangoz Yusuf'dan (Luka ─░ncili 2, 4,5) bahsetmelerine ra─čmen Kur'├ón ona asla yer vermez. Kur'├ón'─▒n h─▒ristiyanlarda reddetti─či temel inan├ž, Hz. ─░sa'y─▒ "Tanr─▒'n─▒n o─člu" kabul edip ┼čirke girmeleridir. Kur'├ón, onun pek m├╝mtaz olmas─▒n─▒n, ona bir├žok mucize verilmesinin, kendisini il├óhla┼čt─▒rmaya sebep te┼čkil etmeyece─čini anlatt─▒. H─▒ristiyanlar taraf─▒ndan yap─▒ld─▒─č─▒n─▒ a├ž─▒k├ža zikretmeksizin, Allah'a o─čul isnat edenleri reddetti (Bakara, 116). Ve h─▒ristiyanlara bu imadan ders alarak, kendilerini ┼čirk bula┼č─▒klar─▒ndan ar─▒nd─▒rmalar─▒n─▒ istedi. Dikkat edilirse, i┼čaret etti─čimiz ayet, ehl-i kitaptan bahseden bir muhteva i├žinde yer al─▒r.

─░sl├óm tarihinin ba┼člang─▒├ž d├Âneminde, m├╝sl├╝manlarla h─▒ristiyanlar aras─▒nda hayata ge├žirilen ├Ârnek bir dostluk m├╝nasebeti olmu┼čtur. ┼×├Âyle ki: Mekke'de m├╝┼črikler m├╝sl├╝manlara i┼čkenceyi art─▒r─▒nca Hz. Peygamber, bi'setin 5. y─▒l─▒ olan, 615 y─▒l─▒nda isteyenlerin Habe┼čistan'a hicret etmelerine izin verdi. Oran─▒n adil bir h├╝k├╝mdar─▒ bulunup g├╝venli bir diyar oldu─čunu s├Âyledi. ─░├žlerinde Hz. Osman, Hz. Peygamber'in amcas─▒ o─člu Cafer (ra)'─▒n da bulundu─ču 15 ki┼či kadar bir grup oraya hicret etti. Hz. Peygamber, Neca┼či'ye hitaben, Cafer ve arkada┼člar─▒n─▒ misafir etmesini tavsiye eden bir mektup g├Ânderdi. Neca┼či onlar─▒ himaye etti. Bir m├╝ddet sonra Kurey┼č m├╝┼črikleri, k─▒ymetli hediyelerle bir heyeti Neca┼či'ye g├Ândererek o muhacirleri iade etmesini istediler. Neca┼či onlar─▒ huzuruna ├ža─č─▒rd─▒. Cafer (ra) hadiseyi ba┼č─▒ndan h├╝lasa etti. Neca┼či'nin Kur'├ón'dan bir ┼čeyler okuma talebine kar┼č─▒ Meryem s├╗resinin ba┼č k─▒sm─▒n─▒ okudu. Hz. Yahya'n─▒n do─čumundan Hz. ─░sa'n─▒n bakire Meryem'den d├╝nyaya gelmesinden bahseden bu par├ža onlar─▒ a─člatt─▒. Neca┼či heyete onlar─▒ teslim etmeyece─čini bildirdi (─░bn Kesir, es-Siretu'n-Nebeviyye, Beyrut, 1,251-253).

O s─▒ralarda Habe┼čistan'da bir i├ž harp zuhur edip Neca┼či Esheme'nin durumu tehlikeye girdi─činde, orada harp edecek ├ža─čdaki b├╝t├╝n m├╝sl├╝manlar onun emrinde yer al─▒p sava┼čm─▒┼člard─▒r. Muhacirlerin ├žo─ču, hicretin 7. y─▒l─▒na kadar Habe┼čistan'da kal─▒p Hz. Peygamber'in ├ža─č─▒rmas─▒ ├╝zerine Medine'ye geldiler. Neca┼či m├╝sl├╝manl─▒─č─▒n─▒ belirten mektubunu, o─člu ile Hz. Peygamber (sav)'e g├Ânderdi. Hz. Peygamber ona verdi─či de─čer sebebiyle g├Ânderdi─či adamlar─▒na izzet ve ikramda bulundu. Neca┼či Esheme hicretin 9. senesinde vefat etti (─░bn Kesir, a.g.e. 1, 262).

─░sl├ómiyet'in Bizans ─░mparatorlu─ču ile m├╝n├ósebetleri de sulh i├žinde, hatta bir sevgi havas─▒ i├žinde ba┼člad─▒. Rum s├╗resinin ba┼č taraf─▒ onlar─▒n m├╝┼črik Sasaniler'e kar┼č─▒ galibiyetlerini m├╝jdelemi┼čtir. Hicretin 6. senesinde Hz. Peygamber, Heraklius'a ┼ču mektubu g├Ânderdi: "Rahman ve Rahim olan Allah'─▒n ad─▒ ile. Allah'─▒n kulu ve Resul├╝ Muhammed'den Rumlar─▒n b├╝y├╝k reisi Heraklius'a; Selam hidayete t├óbi olana olsun. Seni tam bir ─░sl├óm├« ├ža─č─▒r─▒┼čla ─░sl├óm'a ├ža─č─▒r─▒yorum. M├╝sl├╝man ol, sel├ómet bulursun. M├╝sl├╝man ol, Allah sana ecrini iki kat verecektir. E─čer y├╝z ├ževirirsen teban─▒n vebali senindir. Ve siz; Ey ehl-i kitap! Geliniz bizimle sizin aran─▒zda m├╝┼čterek olan s├Âze, yani: "Allah'tan ba┼čkas─▒na kulluk etmeyelim, O'na hi├žbir ┼čeyi ortak ko┼čmayal─▒m. Kimimiz kimimizi Allah'tan ba┼čka Rab edinmesin. E─čer y├╝z ├ževirirlerse, 'bizim Allah'a teslim oldu─čumuza ┼čahit olun' deyin." ─░mparator, diplomatik ┼čekilde daveti reddetti. Hz. Peygamber daha sonra aslen kendi ─▒rk─▒ndan yani Arap olan Bizans valisi durumundaki Gassanilere el├ži g├Ânderdi. Gassan├« vali el├žiyi ├Âld├╝rt├╝nce katillerin cezaland─▒r─▒lmas─▒ i├žin Mute seferi d├╝zenlendi. ├ť├žbin m├╝sl├╝man, kar┼č─▒s─▒nda y├╝zbinlik Bizans ordusunu buldu. Daha sonra Bizansl─▒lar Ma├ón (Amman) valisi C├╝zaml─▒ Ferve'yi s─▒rf M├╝sl├╝manl─▒─č─▒ kabul etti─či i├žin ├žarm─▒ha gerdiler (─░bn Kesir, 5,84, el-Bid├óye, Kahire, 1413/1992). M├╝essif el├ži ├Âld├╝rme h├ódisesi, ─░sl├ómiyet'le H─▒ristiyanl─▒k m├╝n├ósebetleri i├žin vahim sonu├žlara sebep olmu┼č, sempati ile ba┼člayan m├╝n├ósebetleri tersine ├ževirmi┼č, bunun tesiri 14 as─▒r boyunca devam etmi┼čtir (Muhammed Hamidullah, ─░sl├óm Peygamberi, I, 225).

O devirdeki h─▒ristiyanlar─▒n ekserisi bu ├╝sl├╗bdan paylar─▒n─▒ almay─▒p Hz. ─░sa'n─▒n tanr─▒l─▒─č─▒ iddias─▒nda diretince; "De ki, ey ehl-i kitap, dininizde ta┼čk─▒nl─▒k etmeyin, Allah hakk─▒nda ger├žek olmayan ┼čeyleri s├Âylemeyin" (Nisa, 171) buyurarak, Hz. ─░sa'n─▒n Allah'─▒n el├žisi oldu─čunu ikrar etmeye ├ža─čr─▒ld─▒lar. Onlar bundan vazge├žmeyince i┼čte o zaman, Kur'├ón onu tanr─▒la┼čt─▒rman─▒n k├╝f├╝r ve ink├ór oldu─čunu kesin olarak a├ž─▒klad─▒.

Hicretin 9. y─▒l─▒nda Necran h─▒ristiyanlar─▒n─▒ temsil eden ve say─▒lar─▒ 70 civar─▒nda olan kalabal─▒k ve g├Âsteri┼čli bir heyet Medine'ye geldi. Heyette din├« ve d├╝nyev├« liderlerden bir├žok ki┼či vard─▒. Geli┼č gayeleri, ─░sl├óm'─▒n h─▒ristiyanlara y├Âneltti─či tenkitleri tart─▒┼čmak idi. Hz. Muhammed (sav), heyeti ├žok iyi kar┼č─▒lad─▒, hatta en de─čer verdi─či yer olan mescidde onlar─▒n ayinlerini yapmalar─▒na izin verdi. Sonra onlar Hz. ─░sa'n─▒n mahiyeti hakk─▒nda m├╝n├óka┼čaya ba┼člay─▒p tanr─▒l─▒─č─▒nda ─▒srar ettiler. Bunun ├╝zerine Hz. Peygamber'e ┼ču ayet g├Ânderildi: "Onun (─░sa'n─▒n) hakk─▒nda sana gelen ilimden sonra, kim seninle m├╝naka┼čaya kalk─▒┼č─▒rsa de ki: 'Gelin o─čullar─▒m─▒z─▒ ve o─čullar─▒n─▒z─▒, kad─▒nlar─▒m─▒z─▒ ve kad─▒nlar─▒n─▒z─▒, kendimizi ve kendinizi ├ža─č─▒ral─▒m, sonra l├ónetle┼čelim de Allah'─▒n lanetinin yalanc─▒lara olmas─▒n─▒ dileyelim" (Al-i imran, 61). Onlar akl├« delilden anlamay─▒nca ├óyetin emriyle, Hz. Peygamber (sav), din mant─▒─č─▒n─▒n bu niha├« ├ž├Âz├╝m ┼čeklini teklif etti. Bu kesin ve kararl─▒ iman tavr─▒ muhataplar─▒n─▒ ├╝rk├╝tt├╝. Cevaplar─▒n─▒ hemen vermeyip aralar─▒nda g├Âr├╝┼č├╝p dan─▒┼čmak i├žin izin istediler. Hz. Muhammed'in Peygamber oldu─čunu veya kendilerince olma ihtimalinin kuvvetli bulundu─čunu-g├Âz ├Ân├╝ne alarak, yani vicdanlar─▒nda O'nun hakl─▒ oldu─čuna inanarak, O'nunla l├ónetle┼čmenin kendilerine b├╝y├╝k fel├óket getirece─čini d├╝┼č├╝nd├╝klerinden neticede teklifi kabul etmeyip cizye vermeye raz─▒ oldular. Memleketlerine d├Ânmek i├žin izin istediler ve bu arada baz─▒ d├╝nyev├« i┼člerinde hakem kabul edecekleri dirayetli ve g├╝venilir bir zat istediler. Hz. Peygamber de "├╝mmetin emini" olan Hz. Eb├╗ Ubeyde (ra)'yi bu i┼čte g├Ârevlendirdi ve onlara bir ahitname yazd─▒r─▒p verdi. Bu ahitnamede, Allah'─▒n garantisi ve Allah'─▒n Rasul├╝ Muhammed'in zimmeti (teminat─▒), onlar iyi durumda kald─▒k├ža, hi├žbir harekete maruz kalmaks─▒z─▒n, bu yaz─▒n─▒n muhtevas─▒ ├žer├ževesinde k─▒yamete kadar devam edecektir deniliyordu (Muhammed Hamidullah, Mecmuatu'l-Vesaik, no: 94).

Ba┼člang─▒├žtan beri i┼čaret etti─čimiz ondan fazla vesika ile ─░sl├óm, h─▒ristiyanlara yakla┼čt─▒ fakat buna ra─čmen, ─░sl├óm-H─▒ristiyan diyalo─ču Hz. Peygamber zaman─▒nda bu ┼čekilde noktaland─▒. Bununla beraber onun taraf─▒ndan yap─▒lm─▒┼č ve Kur'├ón ile ebedile┼čtirilmi┼č ┼ču davet hep a├ž─▒k olmu┼čtur: "De ki! Ey ehl-i kitap! Geliniz bizimle sizin aran─▒zda m├╝┼čterek olacak s├Âze, (yani) "Allah'tan ba┼čkas─▒na kulluk etmeyelim. O'na hi├žbir ┼čeyi ortak ko┼čmayal─▒m. Kimimiz kimimizi Allah'tan ba┼čka Rab edinmesin. E─čer y├╝z ├ževirirlerse, bizim Allah'a teslim oldu─čumuza ┼čahit olun' deyin" (├él-i ─░mran, 64). Fikir pl├ón─▒nda diyalo─ču kesen H─▒ristiyanl─▒k ├ólemi, ─░sl├óm'─▒n yay─▒l─▒┼č─▒na ┼čiddet kullanarak kar┼č─▒ durmak istedi, fakat ─░sl├óm daveti insanlar─▒n g├Ân├╝llerini fethederek ilerledi. H─▒ristiyanl─▒k, en kutsal mek├ón─▒ olan Kud├╝s'de bile tutunamad─▒. ─░sl├óm'a kar┼č─▒ olumsuz tavr─▒n─▒ gittik├že art─▒rd─▒ (Suat YILDIRIM, Muas─▒r H─▒ristiyanl─▒─č─▒n ─░sl├óm'a Bak─▒┼č─▒, Yeni ├ťmit Dergisi, Y─▒l: 1, Say─▒: 4, 1989, s.3-4).

HZ. PEYGAMBER (SAV)'─░N TUTUMU

Her siyas├« ve sosyal sistem gibi ─░sl├óm da kendisini benimseyenlerle, onu yabanc─▒ k─▒lanlar aras─▒nda bir ay─▒rma yapar. Ahiret hayat─▒ndaki kurtulu┼č, iman edenlere mahsustur. ─░nanmayanlar cehenneme gideceklerdir. Fakat bu d├╝nyada m├╝slim ile gayr-i m├╝slimin haklan birbirine e┼čit denecek kadar yak─▒nd─▒r.

Kur'├ón, "dinde zorlama yoktur" (Bakara, 256) diye din├« m├╝samahay─▒ kesin olarak h├╝kme ba─člar. S─▒─č─▒nma taleb eden m├╝┼črikleri kabul edip sonra kendi yurtlar─▒na emniyet i├žinde g├Ândermeyi m├╝zminlere emreder (Tevbe, 6).

Hz. Peygamber Medine'ye hicret etti─činde orada anar┼či h├╝km├╝n├╝ y├╝r├╝t├╝yordu. Hz. Peygamber (sav) m├╝sl├╝manlar, yahudiler, m├╝┼črikler ve bir miktar h─▒ristiyanlar aras─▒nda bir mukavele temin ederek her birini devlet organizmas─▒na dahil etti.

Hz. Peygamber bazan gayr-i m├╝slimleri de g├Ârevlendirmi┼čtir. Mesela Kurey┼č, hicri 2. y─▒lda oradaki muhacir m├╝sl├╝manlar─▒ teslim etmesi i├žin Neca┼či'den ricada bulunduklar─▒nda Hz. Peygamber de ona el├ži g├Ânderip sulh halinde devam etmek istedi─čini bildirdi. Hz. Peygamber'in g├Ânderdi─či ─░bn Umeyye ed-Damir├« ad─▒n─▒ ta┼č─▒yan bu el├ži, o zaman m├╝┼črik idi.

Gayr-i m├╝slimler, sava┼ča i┼čtirak etmemeleri kar┼č─▒l─▒─č─▒nda cizye denilen bir vergi ├Âderler ki, bu, Hz. Peygamber devrinde y─▒lda 20 dirhem olup bu para orta halli bir ailenin on g├╝nl├╝k ge├žim masraf─▒ durumundad─▒r.

Hz. Peygamber vefat─▒ndan hemen ├Ânce "gayr-i m├╝slimlere verdi─čim himayeye dikkatle riayet edin" diyen ilkeyi hat─▒rlatm─▒┼č, "Kim gayr-i m├╝slim teb'adan birine zulmederse, onlar─▒n hakk─▒n─▒ k─▒yamet g├╝n├╝ ben savunurum" diyerek bu himayeyi kanunla┼čt─▒rm─▒┼čt─▒r.

Baz─▒ h─▒ristiyan tarih├žiler, H─▒ristiyanl─▒─č─▒ b─▒rakarak ─░sl├óm'a girenlerin say─▒s─▒n─▒n ├žoklu─čunun g├Ârerek, ─░sl├óm'─▒n k─▒l─▒├žla yay─▒ld─▒─č─▒ izah─▒na gitmi┼č, ─░sl├óm'─▒ tebli─č edenlerin faaliyetlerini g├Âlgede b─▒rakmak istemi┼člerdir. Halbuki bu insanlar─▒ cezbeden, ─░sl├óm'daki hakkaniyet ve m├╝sl├╝manlar─▒n davran─▒┼člar─▒ olmu┼čtur. Nitekim ─░sl├óm'a hi├ž de dost olmayan W. Muir, ┼č├Âyle der: "├çe┼čitli kabileler taraf─▒ndan gelen heyetlerin, Peygamberden g├Ârd├╝kleri nezih muamele, aralar─▒ndaki ihtilaflar─▒ giderme hususunda g├Âsterdi─či ├╝st├╝n zek├ó sayesinde halk─▒ cezbetmekteydi. Peygamberle g├Âr├╝┼čenlerin ├žo─ču, kabilesine bir m├╝sl├╝man m├╝belli─či olarak d├Ânerdi"(Life of Mahomet, London. 1856-61, IV, 107-1O8'den T. Arnold).

Ehl-i kitabdan bir├žoklar─▒ kendi arzular─▒yla gelerek m├╝sl├╝manlann yapt─▒klar─▒ harp seferlerine yard─▒m ettikleri gibi, Hz. Peygamber (sav)'in vefat─▒n─▒n akabinde dinden d├Ânme hareketlerinde de, yine o sadakat hissi ile tarafs─▒z kalm─▒┼člard─▒. (Caetani, Annali Dell ─░sl├óm, 11, 814'den T. Amold. s.62). Ben├« Ta─člib gibi geni┼č bir kabile, hicr├« ├╝├ž├╝nc├╝ asra kadar h─▒ristiyan kalm─▒┼čt─▒r. E─čer bask─▒ olsayd─▒ bu zamana kadar h─▒ristiyan kalabilirler miydi?

HULEFA-YI RA┼×─░D├ÄN D├ľNEM─░NDEK─░ TUTUM

Kur'├ón-─▒ Kerim Maide s├╗resinin 42-48 ayetleri aras─▒nda yer alan k─▒sm─▒ zimmilere medeni hukuk, ceza hukuku ve hayat─▒n b├╝t├╝n y├Ânlerinde ├ľzerklik vermi┼čtir. Hatta Hulefa-y─▒ Ra┼čid├«n d├Âneminden kal─▒p g├╝n├╝m├╝ze ula┼čan bir belge, bir Nasturi papaz─▒n─▒n, dostlar─▒ndan birine yazd─▒─č─▒ mektupta ┼č├Âyle dedi─čini bildirir: "M├╝sl├╝manlar, H─▒ristiyan dinine kar┼č─▒ asla m├╝cadele etmiyorlar, bil├ókis dinimizi himaye ediyorlar, rahiplerimize h├╝rmet ediyorlar. Kilise ve manast─▒rlar─▒m─▒z i├žin ba─č─▒┼člar yap─▒yorlar" (Assemani, Bibi. Orient, III.2. p. XCVI'dan naklen M. Hamidullah, ─░sl├óm'a Giri┼č, par.
497).
Kud├╝s'├╝n fethedilme─čini m├╝teakip Hz. ├ľmer, b├Âlge halk─▒na verdi─či ahitname ile can, mal, din├« inan├ž, ibadetler ve kiliseleri hakk─▒nda garanti vermi┼čtir (Taber├«'den T. Amold. s. 70).

Hz. ├ľmer, bir yahudinin arsas─▒ ├╝zerinde mescid bina edildi─čini ├Â─črenince mescidin derhal y─▒k─▒lmas─▒n─▒ emretmi┼čti. L├╝bnan h─▒ristiyanlar─▒ndan Prof. Cardah 1933'de ┼č├Âyle demi┼čti: "Bu Yahudinin evi h├ól├ó durur ve herkes├že bilinir" (M, Hamidullah, ─░sl├óm'a Giri┼č, Par., 433).

Hz. ├ľmer (ra), Suriye valisinden bir Rum uzman istemi┼č, onu Medine'de gelirler idaresinin ba┼č─▒na getirmi┼čtir (a.g.e. s. 232). Ayn─▒ halife-baz─▒ asker├«, idar├« ve iktisad├« meselelerde gayr-i m├╝slimlerle isti┼čare etmi┼čtir. Bu gibi uygulamalar─▒ da de─čerlendiren Maverd├« ve Eb├╗ Ya'la gibi fakihler gayr-i m├╝slimlerin icra vekilleri meclisine getirilmelerini caiz g├Ârm├╝┼člerdir.

Hz. ├ľmer devrinde, Suriye genel valisi Ebu Ubeyde (ra), Bizans ─░mparatorunun b├╝y├╝k bir ordu ile yola ├ž─▒kt─▒─č─▒n─▒ ├Â─črenince, valilerine talimat vere1 rek daha ├Ânce al─▒nm─▒┼č cizyeleri vermelerini istedi ve o zimmilere: "Aram─▒zdaki mukaveleye g├Âre, bu vergi kar┼č─▒l─▒─č─▒nda biz sizi himaye edecektik. Fakat ┼čimdi bunu sa─člamak g├╝c├╝m├╝z├╝n d─▒┼č─▒na ├ž─▒kt─▒─č─▒ndan, ald─▒─č─▒m─▒z vergiyi geri veriyoruz." H─▒ristiyanlar: "Allah, sizi yine bize hakim k─▒ls─▒n. E─čer sizin yerinizde Romal─▒lar olsayd─▒, herhangi bir ┼čey iade etmek ┼č├Âyle dursun, elimizde ne var ne yoksa hepsini al─▒rlard─▒" demi┼člerdi. Neticede sava┼č─▒ M├╝sl├╝manlar kazan─▒nca, o ahali, u─črad─▒─č─▒ her ┼čehirde Ebu Ubeyde'yi geri verilen mallar─▒n─▒ takdim ederek kar┼č─▒lad─▒ (T. Amold, s.226).

Halid b. Velid (ra) Hire'yi fethedince, ├žal─▒┼čmaktan aciz, hasta yahut zengin iken fakir d├╝┼čm├╝┼č, veya ├ževresinin yard─▒m─▒na muhta├ž her ┼čahs─▒ cizyeden muaf tuttu. Dar-─▒ ─░sl├óm'da ya┼čad─▒klar─▒ s├╝rece, kendilerine ve aile fertlerine Beyt├╝lmalden nafaka verildi (Ebu Yusuf, Kitabu'l-Hara├ž, Trc.A. ├ľzek, ─░st., 1973, s.232).

Muaviye (ra) ve sonra gelen halifeler bir├žok h─▒ristiyan memur ├žal─▒┼čt─▒rd─▒lar. Mesela me┼čhur saray ┼čairi Ahtal bir h─▒ristiyan idi.

EMEV─░ ve ABBAS─░LER'DEK─░ TUTUM

├ľmer b. Abd├╝laziz (ra) devrinde bir cami geni┼čletilirken bir kilisenin arsas─▒ i┼čgal edilmi┼čti. ├ľmer, caminin y─▒k─▒lmas─▒n─▒ emretti. Fakat h─▒ristiyanlar nakdi tazminat ile yetinince, y─▒kma i┼člemi yap─▒lmad─▒ (M. Hamidullah, ─░sl├óm'a Giri┼č, s.434).

724-738 d├Âneminde Irak valili─či yapm─▒┼č olan Halid el-Kasr├«, H─▒ristiyan dininde devam eden annesi i├žin bir kilise yapt─▒rm─▒┼čt─▒ (─░bn Hallikan, Vefeyat, trc.no: 213, Beyrut, 1969, II, 228).

B├╝t├╝n Do─ču H─▒ristiyan d├╝nyas─▒n─▒n en b├╝y├╝k ├ólimi say─▒lan Yuhanna ed-Dima┼čk├«'nin (Jean Damascene) babas─▒, Emevi y├Ânetiminde bakanl─▒k mevkiinde idi. Kendisi de b├╝y├╝k bir n├╝fuz sahibi idi. "Bir M├╝sl├╝manla konu┼čmalar" adl─▒ kitap yaz─▒p, dinda┼člar─▒n─▒ M├╝sl├╝manlara kar┼č─▒ cihazland─▒rmak istemi┼čti. Dininde o derecede mutaass─▒p, ─░sl├óm'a o kadar uzak idi ki, b├╝t├╝n bir h─▒ristiyan ├óleminin as─▒rlarca ─░sl├óm'a kar┼č─▒ tak─▒nd─▒─č─▒ olumsuz tav─▒rdan, bir├žok m├╝ste┼črik onu sorumlu g├Ârmektedir. Demek ki bu ┼čah─▒s, kendisini son derece h├╝r hissediyordu.

Halife Mehdi devrinde (775-785) Bizans'dan al─▒nan h─▒ristiyan esirlerin ibadetlerini yapabilmesi i├žin Ba─čdat'da bir kilise in┼ča edilmi┼čti. (Yakut el-Hamev├«, Mu'cemu'l-Buldan, II, 662'den T. Amold, s. 80). Harun Re┼čid'in hususi doktoru Cebrail ad─▒nda bir h─▒ristiyan olup serveti dillere destan idi. Mu'tas─▒m (883-842) devrinde ├╝nl├╝ iki h─▒ristiyan karde┼č vard─▒. Bunlardan Salmuye, zaman─▒m─▒zda D─▒┼či┼čleri Bakan─▒'n─▒n vazifelerine benzer i┼čleri yapard─▒. ├ľb├╝r├╝ ─░brahim ise hazine sorumlusu idi. Bu ┼čah─▒s ├Âl├╝nce Mu'tas─▒m, onun cenazesini saraya getirterek, h─▒ristiyan ├ódetince, cenaze merasimi yapt─▒rm─▒┼čt─▒ (─░bn Ebi Usaybia, Uynu'l-Anba fi Tabakati'i-At─▒bba, Beyrut, Mektebetu Hayat, II, 234-235).

H─▒ristiyan cemaat, adeta ├Âzerk bir idareye sahip idi. Zira devlet, i├ž i┼člerinde onlar─▒ serbest b─▒rak─▒rd─▒. Aralar─▒ndaki adl├« meseleleri, kendi din├« reisleri h├╝kme ba─člard─▒. Kilise ve manast─▒rlar─▒na m├╝dahale edilmezdi. Ancak h─▒ristiyanlar─▒n adedinin azalmas─▒ neticesinde kiliselerin muattal kalmas─▒ ve m├╝sl├╝manlar─▒n ise ├žo─čalmas─▒ neticesinde ihtiya├ž olmas─▒ sebebiyle baz─▒ kiliselerin mescide d├Ân├╝┼čt├╝r├╝lmesi vaki olsa da, buna h─▒ristiyanlar itirazda bulunmazd─▒ (T.Arnold, s.78).

M├╝sl├╝manlar, gayr-i m├╝slimlere ├ľylesine h├╝rriyet verdiler ki onlar ─░sl├óm h├╝k├╝mlerine ayk─▒r─▒ ├ódetlerini bile serbest├že icra edebilmi┼člerdir. Mesela alkoll├╝ i├žkileri, imal, ithal ve birbirlerine satmada h├╝rd├╝rler.

Evlenme konusunda da zimmilere has bir durum vard─▒r. Di─čer m├╝┼čriklerin k─▒zlar─▒ haram iken, yahudi ve h─▒ristiyan kad─▒nlar m├╝sl├╝manlarca nik├óhlanabilir.

─░SL├éM DEVLETLER─░N─░N, ├ľZELL─░KLE OSMANLILARIN TATB─░KATI

─░sl├óm'─▒n genel olarak gayr-i m├╝slimlere, ve bu arada h─▒ristiyanlara m├╝samahas─▒, tarih boyunca ─░sl├óm├« idareler taraf─▒ndan hemen her yerde uygulanm─▒┼čt─▒r.

"H─▒ristiyan cemaatlar imanlar─▒n─▒ ya┼čamaya, kendi kiliselerine ba─čl─▒ olarak kilise hukukundan ve yerli h─▒ristiyan hakimlerin verecekleri kararlardan istifadeye m├╝saade olunmu┼č ve bu gibi konularda ne bir m├╝dahale ve ne de bir incitmeye u─čram─▒┼člard─▒r" (Philip K.Hitti, Siyasi ve K├╝lt├╝rel ─░sl├óm Tarihi, ├çev. Pof.Dr. Salih Tu─č, II, ─░stanbul, 1980).

Mesela ─░spanya'da h├╝k├╝m s├╝ren m├╝sl├╝manlar─▒n tutumu hakk─▒nda, Vizigotlar devrinde ─░spanyol yerli halka tan─▒nmayan bir├žok insan├« haklar─▒n m├╝sl├╝manlarca tan─▒nd─▒─č─▒n─▒ itiraf eden P. Hitti (─░sl├óm Tarihi. II, 803-804), yine kendisi gibi ─░sl├óm tarihi uzman─▒ olan Dozy'nin ┼ču c├╝mlesini nakleder: "Hatta baz─▒ konularda ─░sl├óm f├╝tuhat─▒ ile ─░spanya istifadeli bile ├ž─▒km─▒┼čt─▒r" (Dozy, Histoire des musulmans d'Espagne, Leiden, 1932, I, 278'den P.Hitti, II, 804).

Antakya Yakubi patri─či Mihail, onikinci mil├ódi asr─▒n son yar─▒s─▒nda yazd─▒─č─▒ eserde, be┼č as─▒rdan beri do─ču kiliselerinin, ─░sl├óm h├ókimiyeti alt─▒nda ge├žirdikleri tecr├╝belerden sonra, Araplar─▒n fetihlerinde Cen├ób-─▒ Hakk'─▒n inayeti bulundu─čuna kanaat getiriyor ve devamla ┼č├Âyle diyor: "─░┼čte bundan dolay─▒d─▒r ki, her┼čeye kadir olan, fanilerin kurduklar─▒ imparatorluklar─▒ istedi─či yolda de─či┼čikliklere u─čratan ve onlar─▒ istedi─čine veren, d├╝┼čk├╝n├╝ en ├╝ste ├ž─▒karan ve hakim olduklar─▒ memleketlerin her taraf─▒nda kiliselerimizi ya─čma ederek bizi merhametsizce itham eden Romal─▒lar─▒n k├Ât├╝l├╝klerine ┼čahid bulunan Cen├ób-─▒ Hakk'─▒n intikam─▒, g├╝ney taraf─▒ndan ─░smail'in o─čullar─▒n─▒, Romal─▒lar─▒n elinden bizi kurtarmak ├╝zere celp etti" (Michel le Syrien, Chronique, II, 412-413'den Amold, 68).

Osmanl─▒lar─▒n ─░stanbul'u fethetmelerine tekadd├╝m eden d├Ânemde Bizansl─▒lar ├žok zor durumda idiler. Avrupa onlara yard─▒m etmek i├žin, Bizans'─▒n Ortadoks mezhebini b─▒rak─▒p Katolik olmas─▒n─▒ istiyordu.

Bizans ─░mparatoru ise Ortodokslu─čun ham├«s├« idi, din bak─▒m─▒ndan Papa'ya t├óbi olamazd─▒. ─░ki mezhep mensuplar─▒ aras─▒nda tarih├« d├╝┼čmanl─▒k derindi. Buna ra─čmen 12 Aral─▒k 1452'de Bizans'─▒n en b├╝y├╝k kilisesi olan Ayasofya'da Katolik usul├╝ ile ayin yap─▒ld─▒. Ayini, Papan─▒n g├Ânderdi─či Kardinal Isidore y├Ânetti. B├╝t├╝n Bizans halk─▒ nefret etti. Bizans ba┼čbakan─▒ b├╝y├╝k Duka Notaras: "Bizans'ta Latin ┼čapkas─▒ g├Ârmektense T├╝rk sar─▒─č─▒ g├Ârmek isterim" ┼čeklindeki tarih├« c├╝mlesini s├Âyleyip Bizansl─▒lar─▒n duygular─▒na terc├╝man oldu (Dukas, XXXVII, 161'den Y─▒lmaz ├ľztuna, Osmanl─▒ Devleti Tarihi, ─░stanbul, 1986, II, 98).

Osmanl─▒ devletinin en b├╝y├╝k gayr-─▒ m├╝slim az─▒nl─▒─č─▒ Ortodokslar olup bunlar─▒n Cihan Patri─či (Patrik ├ľk├╝menik) denen liderleri ─░stanbul'da bulunuyordu. Bizans ─░mparatorlar─▒, Patri─či ├Ânder sayarlar, kendilerini Ortodoks dininin h├óm├«s├« kabul ederlerdi. Fatih Sultan Mehmet bu her iki s─▒fat─▒ da resmen kabul etmi┼čti. Ortodoks teb'aya Bizans devrinde olduklar─▒ndan daha iyi ┼čartlar temin edildi. M├╝sl├╝man T├╝rklerden tek farklar─▒, devletin y├Ânetimine kat─▒lmamalar─▒ idi. ─░htida edenler vezir, hatta sadrazam olabiliyorlard─▒. Terc├╝manl─▒k, hekimlik gibi resm├« baz─▒ g├Ârevlerde ├žal─▒┼čt─▒r─▒l─▒yorlard─▒ (Y─▒lmaz ├ľztuna, a.g.e., II, 143).

B├╝t├╝n din ve mezheplerin, b├╝t├╝n te┼čkil├ótlar─▒ ile kiliselerini muhafaza etmeleri, ibadet ve ayinlerine en k├╝├ž├╝k bir s─▒n─▒rlama getirilmemesi, ba┼č─▒ndan sonuna kadar Osmanl─▒ devletinin de─či┼čmez prensibi olmu┼č ve bu hususta Osmanl─▒lar b├╝t├╝n d├╝nyaya ├Ânc├╝l├╝k etmi┼člerdir. Gibbons diyor ki: "┼×u vak─▒aya itiraz edilemez ki, Osmanl─▒lar, yeni zaman tarihinde, devletlerini kurarlarken din h├╝rriyeti prensibini temel ta┼č─▒ olmak ├╝zere vazetmi┼č ─░lk millettir" (Gibbons, 63'den Y─▒lmaz ├ľztuna, a.g.e., II, 143). Avrupa Devletler Hukukunun kurucusu say─▒lan Jean Bodin (1520-1596), Fransa'n─▒n Osmanl─▒ devleti gibi y├Ânetilmesini krala tavsiye etmekte (Discours, V, 655), Padi┼čah─▒n, Ortodoks, katolik ve musevilere de m├╝sl├╝manlar gibi e┼čit muamele etti─čini, hepsine h├ómilik yapt─▒─č─▒n─▒ yazmaktad─▒r. Cenevizli Chenier 1717'de: "T├╝rkler, b├╝t├╝n dinlere kar┼č─▒ cihan┼č├╝mul bir anlay─▒┼č ve de─či┼čmez bir m├╝samaha g├Âsterirler" demektedir (Hammer, XV, 350'den Y─▒lmaz ├ľztuna, a.g.e. II, 144).

Hi├ž kimse, ─░sl├óm dinine kar┼č─▒ a├ž─▒k├ža k├╝fretmek d─▒┼č─▒nda, din├« g├Âr├╝┼č├╝nden dolay─▒ ceza g├Ârmemi┼čtir. Osmanl─▒ tarihinde ceza g├Ârm├╝┼č tek t├╝k papaz, din├« sebeble de─čil, devlete h─▒yanet ettiklerinden cezaland─▒r─▒lm─▒┼člard─▒r.

Mare┼čal Von Moltke (1837) s.90-91) bu ho┼čg├Âr├╝n├╝n esas kayna─č─▒n─▒ anlam─▒┼č ve ┼č├Âylece dile getirmi┼čtir:

"T├╝rkler, biz h─▒ristiyanlara kar┼č─▒ ├Âylesine m├╝samaha g├Âsteriyorlar ki, bunun sebebi, ancak sars─▒lmaz ─░sl├óm ─░manlar─▒d─▒r" (Y─▒lmaz ├ľztuna, a.g.e. II, 144-145).

O as─▒rlarda Avrupa'da rakip mezheplerin birbirlerine yapt─▒klar─▒ zul├╝m ve tecav├╝zlerin hangi boyutlara vard─▒─č─▒, onlar─▒n kitaplar─▒ndan okunabilir (Y─▒lmaz ├ľztuna, a.g.e. II, 145-146).

Viyana bozgunundan sonra Venedik k─▒sa m├╝ddet Sak─▒z'─▒ ve uzun s├╝re Mora'y─▒ i┼čgal etti. ├ľyle zul├╝m yapt─▒lar ki, Osmanl─▒ idaresi avdet edince, Rumlar T├╝rkleri en samimi ┼čenlik ve ┼čark─▒larla kar┼č─▒lad─▒lar (Fernand Grenerd, Grandeur de l'Asie, 126-128'den Y─▒lmaz ├ľztuna, a.g.e. II, 145-146).

Osmanl─▒lar da ehl-i kitaba, askerlik hizmetinden muaf olmalar─▒na ve kendilerinin himaye edilmelerine bedel cizye uygulam─▒┼člard─▒r. Fakat orduya kat─▒lan h─▒ristiyanlardan bu vergiyi almam─▒┼člard─▒r. Nitekim Romanya'n─▒n g├╝neyinde oturan bir h─▒ristiyan toplulu─čun verdi─či askerler 1.6. ve 17. as─▒rlarda T├╝rk ordusunun pek ├ľnemli bir unsurunu te┼čkil etmi┼čtir (A. de lu Sorguere, Histoire de l'Empire Ottoman, Paris, 1881, s. 14'den T. Amold, s.75).

─░mparatorlukta, bilhassa limanlar─▒nda, Osmanl─▒ teb'as─▒ olmayan ├žok m├╝stemin vard─▒. Devlet bunlar─▒ korumakla g├Ârevli idi. Ticaret yapar, din├« yerleri ziyaret eder, s─▒rf turistik maksatla da gezebilirlerdi (d'Ohsson, V, 37).

V. Morritt of Rokebey, 1794'de 22 ya┼č─▒nda iken ─░stanbul'a gelip T├╝rkler aras─▒nda ├žok rahat dola┼čt─▒─č─▒n─▒, hep yard─▒m g├Ârd├╝─č├╝n├╝ yazar (The Letters, Londra 1914, s.67,70).

Osmanl─▒lar eski medeniyet eserlerine de sayg─▒l─▒ idiler. 1453-1922 aras─▒ndaki yakla┼č─▒k be┼č as─▒rl─▒k d├Ânemde, protokolde bir numaral─▒ cami olan Ayasofya'daki mozaikler, ancak 19. as─▒rda badana edilmi┼č, kaz─▒l─▒p tahrip edilmemi┼čtir. (Y─▒lmaz ├ľztuna, a.g.e.II, 146).

─░sl├óm'─▒n gayr-i m├╝slimlere verdi─či zimmi stat├╝s├╝n├╝ 20. as─▒r ├Âl├ž├╝lerine g├Âre eksik bulan bir├žok m├╝ste┼črik, bir├žok bat─▒l─▒, b├╝y├╝k bir hata i├žindedir. Gerek nazariyede, gerek uygulamada ─░sl├óm'─▒n onlara ne kadar geni┼č haklar verdi─čim anlatt─▒k. M├╝sl├╝manlar─▒n ba┼člang─▒├žtan beri g├Âsterdikleri bu ho┼čg├Âr├╝ye kar┼č─▒ acaba h─▒ristiyanlar─▒n veya h─▒ristiyan k├╝lt├╝r├╝ ile yeti┼čmi┼č Avrupal─▒lar─▒n tutumlar─▒ ne olmu┼čtur? Orta ├ça─č taassubundaki Avrupa'ya de─čil, 1789'da Frans─▒z ─░htil├ólini yaparak Ayd─▒nlanma ├ža─č─▒na girdi─čini ileri s├╝ren Fransa'n─▒n davran─▒┼č─▒na bakal─▒m, Fransa'n─▒n Cezayir'i istila edip s├Âm├╝rgele┼čtirmesi bu d├Ânemde olmu┼čtur (1830). Acaba bu tarihten Cezayir'in istikl├óline kavu┼čmas─▒na kadar 130 y─▒ll─▒k bu uzun d├Ânemde Cezayir'den ka├ž bakan ├ž─▒km─▒┼čt─▒r? Bakan yoksa bari parlamentoda milletvekili bulunmu┼č mudur? Maalesef bir milletvekili bile g├Âsterilemez. Bu durum, m├╝sl├╝manlar─▒ insan yerine bile koymad─▒klar─▒n─▒ ortaya koymaktad─▒r.

─░ngiliz olup Amerika'da ya┼čayan oryantalist Prof. Dr. Bernard Lewis, bundan on sene kadar ├Ânce T├╝rkiye'ye geldi─činde, TRT muhabiri kendisine bir TV m├╝l├ókat─▒nda ┼č├Âyle bir soru sormu┼čtu: "16. as─▒rdan 20. asra kadar Avrupal─▒lardan T├╝rkiye'ye gelip seyahatnameler yazan bir├žok bat─▒l─▒ tan─▒yoruz. Buna mukabil Avrupa ├╝lkelerine gidip seyahatname yazan T├╝rkleri bilmiyoruz. Sizce sebebi ne olabilir?" Cevab─▒nda B. Lewis ┼čunlar─▒ s├Âylemi┼čti.. "Avrupal─▒lar Osmanl─▒ ├╝lkesine gelmeyi d├╝┼č├╝nd├╝klerinde endi┼čeleri yoktu. Devlet hukuk devleti oldu─čundan muameleden emin idiler. Osmanl─▒ diyar─▒nda bir├žok yerde h─▒ristiyan koloniler ya┼č─▒yordu. Her mezhepten h─▒ristiyan cemaat vard─▒. Gelen turist onlar i├žinde kendisine yer bulabilir, ticaretini, ibadetini, ikamet ve seyahatini yapard─▒. Halbuki o devirde Avrupa ├╝lkelerinde h├╝k├╝m s├╝ren taassup sebebiyle, bir m├╝sl├╝man seyyah, ├Âl├╝m├╝ g├Âze almadan oraya gidemezdi".

Bat─▒ h─▒ristiyan d├╝nyas─▒ sadece iddia i├žinde. Yoksa ─░sl├óm'─▒n m├╝samahas─▒na kar┼č─▒, onlar asker├« ve ekonomik g├╝c├╝ ellerine ge├žirince m├╝sl├╝manlar─▒n ├╝zerine h─▒┼č─▒mla y├╝r├╝m├╝┼č, ├╝lkelerini s├Âm├╝rm├╝┼č, b├╝y├╝k zul├╝mler i┼člemi┼člerdir.

Papal─▒─č─▒n 1965'de II. Vatikan Konsili ile diyalog istemesi g├╝zel bir davran─▒┼č. Fakat iyi niyetlerin ve temennilerin, icraatla desteklenmesini bekliyoruz. Oysa g├Ârd├╝─č├╝m├╝z, Azerbaycan ve Bosna'da katliam yap─▒l─▒rken Papal─▒─č─▒n ciddi hi├žbir i┼č yapmad─▒─č─▒d─▒r.

D├╝r├╝st├že davran─▒lmas─▒ halinde samimi bir diyalo─ča M├╝sl├╝manlar her zaman haz─▒rd─▒rlar. Fakat etkin bir diyalog ger├žekle┼čtirebilmek i├žin, ekonomik ve bilimsel y├Ânden ilerlemi┼č olmak ┼čart-g├Âr├╝nmektedir. Zira ma─črur Bat─▒n─▒n tan─▒d─▒─č─▒ tek hak kuvvettir.


┘ů┘éěž┘äěžě¬ ěş┘ł┘ä ┘ůěÂ┘ů┘ł┘ć ┘çě░┘ç ěž┘ä┘ů┘éěž┘äěę
# ěžě│┘ů ěž┘ä┘ů┘éěž┘äěę
Kullan─▒c─▒ Yorumlar─▒

! Yorum yazabilmeniz i├žin ├╝ye olmal─▒s─▒n─▒z.
├ťyelik i├žin l├╝tfen sayfan─▒n ├╝st k─▒sm─▒nda yer alan"├ťye Giri┼č | ├╝ye ol" linkine t─▒klay─▒n─▒z.

Kay─▒t Ekleyen / Eklenme Tarihi
Nurgül Çepni / 4.07.2009



Eski Eserler


Eski Eserler K├╝t├╝phanesine Ho┼čgeldiniz!

Hesap ─░┼člemleri

├ťye de─čil misiniz? ├ťye olun!

Eski Eserlere ├╝ye olarak, k├╝t├╝phanenimiz ve eserlerimiz hakk─▒nda payla┼č─▒mlardan hesab─▒n─▒z ├╝zerinden faydalabilirsiniz...