f EskiEserler | Eski Eserler | Eskieserler.com
E─čitim Kurumu   ( 2141 )   ┘ü┘Ő ěž┘ä┘âě¬ěĘ   ( 1659 )   ┘ü┘Ő ěž┘ä┘ůěĄ┘ä┘ü┘Ő┘ć   ( 4831 )  
┘ü┘Ő ěž┘ä┘ůěČ┘äěžě¬   ( 786 )   ┘ü┘Ő ěž┘ä┘ů┘âě¬ěĘěžě¬   ( 151 )   ┘ü┘Ő ěž┘ä┘ůě»┘ć   ( 182 )  
┘ü┘Ő ěž┘ä┘ů┘éěž┘äěžě¬   ( 2196 )   Multi Media   ( 323 )   Fetvalar   ( 894 )  
┘ůěČ┘ů┘łě╣ ě╣ě»ě» ěž┘äě▓┘łěžě▒
9129104
┘ůěČ┘ů┘łě╣ ě╣ě»ě» ěž┘äěžě╣ěÂěžěí 1490
Online ├ťye 0
Makale Arama

Konu Arama
ěž┘ć┘łěžě╣ ěž┘ä┘ů┘éěž┘äěžě¬
   ěž┘ä┘ů┘éěž┘äěžě¬ ěş┘ł┘ä ěž┘ä┘âě¬ěĘ
   ěž┘ä┘ů┘éěž┘äěžě¬ ┘ä┘äě¬ě╣ě▒┘Ő┘ü ěĘěž┘ä┘ůěĄ┘ä┘ü┘Ő┘ć
   ěž┘ä┘ů┘éěž┘äěžě¬ ┘ä┘äě¬ě╣ě▒┘Ő┘ü ěĘěž┘ä┘ů┘éěž┘äěę
   ěž┘ä┘ů┘éěž┘äěžě¬ ěž┘ä┘ůě¬ě▒ěČ┘ůěę

Kiliseyi ─░slam ─░le Diyalog ─░steme─če Sevk Eden Sebepler

 ě¬┘üěžěÁ┘Ő┘ä ěş┘ł┘ä ěž┘ä┘âě¬ěžěĘ ě▒┘é┘ů ěž┘ä┘âě¬ěžěĘ : K-  
ěžě│┘ů ěž┘ä┘ůěĄ┘ä┘ü ěž┘äě╣┘ä┘ů ěž┘ä┘ů┘łěÂ┘łě╣ ┘äě║ě¬┘çěž
Suat Y─▒ld─▒r─▒m Kelam T├╝rk├že
┘ů┘Őě▓ěžě¬ ěž┘äěĚěĘě╣ěę ┘ůě¬ě▒ěČ┘ů ěž┘ä┘âě¬ěžěĘ
 
       
Makale No: 216 ě╣ě»ě» ěž┘äě▓┘Őěžě▒ěę : 8468 ěž┘äěąěĘ┘äěžě║ ě╣┘ć ě«ěĚěú ěž┘äě¬┘łěÁ┘Őěę
   ┘ä┘ůěĄ┘ä┘ü ěž┘ä┘ů┘éěž┘äěę ěž┘ä┘âě¬ěĘ ěž┘ä┘âě¬ěĘ ěž┘äěú┘ä┘âě¬ě▒┘ł┘ć┘Őěę ěž┘ä┘ů┘éěž┘äěžě¬ ěž┘ä┘ů┘éěž┘äěžě¬ ěş┘ł┘ä┘ç    

ěž┘ä┘âě¬ěĘ ┘ä┘ä┘ůěĄ┘ä┘ü
# ěžě│┘ů ěž┘ä┘âě¬ěžěĘ

ěž┘ä┘âě¬ěĘ ěž┘äěž┘ä┘âě¬ě▒┘ł┘ć┘Őěę ┘ä┘ä┘ůěĄ┘ä┘ü
# ěžě│┘ů ěž┘ä┘âě¬ěžěĘ

ěž┘ä┘ů┘éěž┘äěžě¬ ┘ä┘ä┘ůěĄ┘ä┘ü
# ěžě│┘ů ěž┘ä┘ů┘éěž┘äěę
1 TDK nun T├╝rk├že S├Âzl├╝k├╝ Hakk─▒nda Baz─▒ M├╝lahazalar
2 ┼×eytani Ayetler Safsatas─▒ (Garanik K─▒ssas─▒n─▒n Tenkidi )
3 Risalei Nurda M├╝te┼čabih Ayetleri Anlamada ├ľnemli Esaslar I
4 ├ľmer Nasuhi Bilmenin B├╝y├╝k Tefsir Tarihi Hakk─▒nda Bir De─čerlendirme
5 M├╝te┼čabih Ayetler Hakk─▒nda ├ľnemli Bir Hat─▒rlatma
6 Muhammed Esedin Kuran Mesaj─▒ Adl─▒ Tefsiri Hakk─▒nda
7 Muas─▒r H─▒ristiyanl─▒─č─▒n ─░slama Bak─▒┼č─▒ III
8 Muas─▒r H─▒ristiyanl─▒─č─▒n ─░slama Bak─▒┼č─▒ II
9 Muas─▒r H─▒ristiyanl─▒─č─▒n ─░slama Bak─▒┼č─▒
10 Misyonerlerin T├╝rkiyeyi De─čerlendirmeleri
11 Mirac Hakikatlerinden
12 Mehmed Akifin Kurana Bak─▒┼č─▒
13 Mehmed Akifin Kuran Anlay─▒┼č─▒
14 Medine Ara┼čt─▒rmalar─▒ Merkezi / ┘ůě▒┘âě▓ ěĘěş┘łěź ┘ł ě»ě▒ěžě│ěžě¬ ěž┘ä┘ůě»┘Ő┘ćěę ěž┘ä┘ů┘ć┘łě▒ěę
15 Mealimiz M├╝nasebetiyle
16 Mealim Hakk─▒nda Hezeyanlar
17 Makbul Tefsirin ┼×artlar─▒
18 Kuveyt Bilimsel ─░caz Sempozyumu
19 Kuran─▒n Tenciminin E─čitici ├ľzelli─či
20 Kuran─▒n Allah Kelam─▒ Oldu─čunu ─░spatta Bedi├╝zzaman Said Nursinin Orijinal Bir Usul├╝
21 Kuran─▒ Kerimin M├╝te┼čabihan Mesani ├ľzelli─či
22 Kuran─▒ Kerime G├Âre Ehli Kitapla Diyalog
23 Kuran─▒ Kerimde K─▒ssalar
24 Kuran─▒ Kerimde Hz. ─░san─▒n H├╝viyeti
25 Kuran ve Alevi (Nazmi N. Sakall─▒o─člunun Kuran ─░simli Derleme ├çevirisinin Ele┼čtirisi)
26 Ki┼činin Kuran─▒ Hakimi ─░le ├ľzel ─░leti┼čimi
27 Kiliseyi ─░slam ─░le Diyalog ─░steme─če Sevk Eden Sebepler II
28 Kiliseyi ─░slam ─░le Diyalog ─░steme─če Sevk Eden Sebepler
29 ─░slam─▒n Tan─▒tt─▒─č─▒ Allah
30 ─░slam─▒n H─▒ristiyanlara Uygulad─▒─č─▒ Ho┼čg├Âr├╝
31 ─░cazul Kuran ─░lmi
32 Hz. Peygamberin Kuran─▒ Tefsiri
33 Hristiyan Teslisi ve Hz. Meryem
34 Gazalinin Bilimsel Metodu
35 Evrensel Alim Muhammed Hamidullah
36 En M├╝kemmel Ahlak Ba┼čta Gelen Mucizelerdendir
37 Elmal─▒l─▒n─▒n Meali veya Sahipsizli─čin Meali
38 Elmal─▒l─▒ M. Hamdi Yaz─▒r─▒n M├╝te┼čabih Ayetleri Anlamaya Katk─▒s─▒
39 Elmal─▒l─▒ Hamdi Yaz─▒r ve Tefsiri
40 Diyalogda Anahtar ─░sim L. Massignon ve ─░slam
41 Ceza H├╝k├╝mleri A├ž─▒s─▒ndan Tevrat ve Kuran Adl─▒ Kitab─▒n Kriti─či
42 Canan ki Bir Melekti U├žtu
43 Ayetlerin Tertibinde Oryantalist ┼×├╝phesi
44 Ayetlerin Kronolojik S─▒ralanmas─▒
45 Allah─▒n Biz Zamirini Kullanmas─▒

ěž┘ä┘ů┘éěž┘äě¬ ┘ä┘äě¬ě╣ě▒┘Ő┘ü ěĘěž┘ä┘ůěĄ┘ä┘ü
# ěžě│┘ů ěž┘ä┘ů┘éěž┘äěę

┘ů┘äě«ěÁ
"Ey Resul├╝m de ki: "Ey Ehl-i Kitap! Gelin, bizimle sizin aram─▒zda m├╝┼čterek olacak bir s├Âzde birle┼čelim. Yani Allah'tan ba┼čkas─▒na kulluk etmeyelim, O'na hi├žbir ┼čeyi ortak ko┼čmayal─▒m, Allah'tan ba┼čka kimimiz kimimizi rab edinmesin. ┼×ayet bundan y├╝z ├ževirirlerse deyin ki: "┼×ahit olun ki biz Allah'a itaat eden m├╝sl├╝manlar─▒z" (Al-i ─░mran, 3/64).
all wives cheat online women who cheated
click here dating for married men married affairs
click here website why do married men cheat
read here wifes that cheat unfaithful wives
read here read read
bystolic coupon coupons for bystolic
abortion pill abortion pill abortion pill
cialis coupon cialis coupon cialis coupon
bystolic generic name linzess patient assistance what is the generic for bystolic
cialis discount coupon coupons for prescription drugs

┘ůě╣┘ä┘ł┘ůěžě¬ ěž┘ä┘ćě┤ě▒
ěž┘Ő┘ć ┘ćě┤ě▒ě¬
ě¬ěžě▒┘Őě« ěž┘ä┘ćě┤ě▒
ěž┘ä┘ůěČ┘äěę ěžě¬┘Ő ┘ćě┤ě▒ě¬ ┘ü┘Ő┘çěž
ěž┘ä┘ůěČ┘äěę ěž┘äěž┘ä┘âě¬ě▒┘ł┘ć┘Őěę
ě╣┘ć┘łěž┘ć ěž┘ä┘ů┘ł┘éě╣

┘ćěÁ ěž┘ä┘ů┘éěž┘äěę   [Yazd─▒r/Print]

Kiliseyi ─░sl├óm ─░le Diyalog ─░steme─če Sevk Eden Sebepler


─░sl├óm, d├╝nyan─▒n g├Ârm├╝┼č oldu─ču en b├╝y├╝k ├Âk├╝menik bir ├ža─čr─▒d─▒r. Onun bu ├ža─čr─▒s─▒n─▒ en ├Âzl├╝ bir ┼čekilde ilan eden ayetlerden biri ┼čudur:
"Ey Resul├╝m de ki: "Ey Ehl-i Kitap! Gelin, bizimle sizin aram─▒zda m├╝┼čterek olacak bir s├Âzde birle┼čelim. Yani Allah'tan ba┼čkas─▒na kulluk etmeyelim, O'na hi├žbir ┼čeyi ortak ko┼čmayal─▒m, Allah'tan ba┼čka kimimiz kimimizi rab edinmesin. ┼×ayet bundan y├╝z ├ževirirlerse deyin ki: "┼×ahit olun ki biz Allah'a itaat eden m├╝sl├╝manlar─▒z" (Al-i ─░mran, 3/64). H─▒ristiyanl─▒k ba┼člang─▒├žtan beri bu diyalogdan ka├ž─▒nd─▒.
H─▒ristiyanl─▒k Kur'an'─▒n 9. hicri y─▒lda indirilen m├╝bahele ayeti (Al-i ─░mran, 3/61) ile onun Hz. Peygamber (a.s.v.) taraf─▒ndan tatbiki ile noktalanm─▒┼č bulunan ├Âk├╝menik ├ža─čr─▒s─▒na, i┼čin ba┼č─▒ndan beri fikir plan─▒nda cevap vermedi. Varl─▒─č─▒n─▒ koruma imkan─▒n─▒, f─▒rsat bulduk├ža maddi kuvvet kullanmakta g├Ârd├╝. Bununla da yetinmedi, Bat─▒ orta├ža─č─▒n─▒n az ├žok kapal─▒ bir hayat ya┼čayan ahalisini ─░sl├óm'dan nefret ettirmek gayesiyle, onun ve tebli─čcisi Hz. Peygamberin aleyhinde say─▒s─▒z iftiralar uydurdu. ─░sl├óm'─▒n insanlar─▒n ak─▒llar─▒n─▒ ve kalplerini fethetmesi, eskiden H─▒ristiyanl─▒─č─▒n yayg─▒n oldu─ču bir├žok ├╝lkenin ─░sl├óm yurdu haline gelmesi, hatta kendi kutsal mekan─▒nda (Filistin'de) dahi tutunamay─▒p ─░sl├óm'a teslim etmesi, bilhassa papazlar─▒ ak─▒l tavr─▒n─▒n d─▒┼č─▒na ├ž─▒kar─▒yordu (1). Orta├ža─čda kilisenin, ─░sl├óm ve m├╝sl├╝manlar hakk─▒nda tamamen menfi davranmas─▒n─▒n sebebi, Kilisenin kendisini emniyette hissetmemesi idi (2).
H─▒ristiyanl─▒k ond├Ârt y├╝zy─▒ll─▒k tutumunu de─či┼čtirerek II. Vatikan konsilindeki beyan─▒ ile m├╝sl├╝manlara diyalog ├ža─čr─▒s─▒nda bulununca, bu durum tabiat─▒yla ┼ča┼čk─▒nl─▒─ča yol a├žt─▒. 1962-1965 y─▒llar─▒ aras─▒nda, d├╝nyan─▒n hemen her ├╝lkesinden gelmi┼č bulunan Katolik Kilisesi'nin en yetkili ┼čahsiyetlerinden iki bine yak─▒n delege piskoposun i┼čtirakiyle toplanan bu konsilin esas meselesi, 20. asr─▒n sonlar─▒nda H─▒ristiyanl─▒ktan olduk├ža uzakla┼čm─▒┼č bulunan H─▒ristiyan alemini, yeniden H─▒ristiyanla┼čt─▒rma ├žarelerini arama olmu┼čtur. Bunun i├žin h─▒ristiyanl─▒k kendi kendisini yeniden g├Âzden ge├žirmi┼č ve belki de tarihindeki en m├╝him birka├ž de─či┼čiklikten birini ger├žekle┼čtirmi┼čtir. Al─▒nan kararlar─▒n, tatbikatta ancak k─▒smen al─▒nan neticeleri ├╝zerinde de─čerlendirmede bulunmak ayr─▒ bir konudur.
Konsilin birinci d├Âneminden sonra, konsili toplayan Papa XXIII. Jean'─▒n ├Âl├╝m├╝ ├╝zerine Papa VI. Paul'├╝n, H─▒ristiyanl─▒─č─▒n kutsal mekan─▒ Filistin'e yapt─▒─č─▒ ziyaret de, "muhtemelen" H─▒ristiyanl─▒─č─▒n uzun tarihi boyunca y├╝klenmi┼č oldu─ču bir tak─▒m haks─▒zl─▒klardan ve hurafelerden, ├Âz kayna─č─▒na d├Ânme iradesini sembolize etmek gayesiyle yap─▒lm─▒┼čt─▒. Bu ziyaret Katolik Kilisesi'nin tarihi tutumunu mahkum etmek manas─▒na gelmektedir. Halefi VI. Paul gibi, konsili toplayan XXIII. Jean'a hakim olan fikir, H─▒ristiyanl─▒kta cidd├« bir yenilik yapmak ┼čeklinde ├Âzetlenebilir.
Papa VI. Paul, II. Vatikan Konsili'nin ikinci d├Ânemini a├ž─▒┼č konu┼čmas─▒nda 28 Eyl├╝l 1963'de ┼č├Âyle diyordu: "Di─čer taraftan Katolik Kilisesi daha uzaklara, H─▒ristiyanl─▒k ufkunun da ├Âtesine bak─▒yor. (...) Tek, M├╝te├ól, Yarat─▒c─▒ ve Kaderlere h├╝kmedici, hikmetli Tanr─▒ mefhum ve manas─▒n─▒ muhafaza eden di─čer dinlere y├Âneliyor. O dinler, Tanr─▒ya dindarane, samimi fiillerle ibadet ediyorlar. "Papa m├╝teakiben bu dinlerde hatalar, noksanlar ve yetersizlikler de bulunmakla birlikte, Katolik Kilisesi'nin onlarda mevcut iyi, do─čru ve be┼čer├« olan taraflar─▒ takdir etti─čini belirterek, tabiat─▒yla o dinleri oldu─ču gibi benimsemedi─čini de ifade ettikten sonra ┼č├Âyle devam ediyordu: "Kilise onlara tekrar eder ki, modern toplumda dinin manas─▒na ve Tanr─▒ya kullu─ču ki ger├žek medeniyetin bir mecburiyeti ve ihtiyac─▒d─▒r. Kurtarmak i├žin, bizzat kilise, insanlar ├╝zerindeki Tanr─▒ haklar─▒n─▒n en kararl─▒ m├╝dafii olarak yer alacakt─▒r" (3).
Netice itibariyle konsilde kabul edilen ve "Gayr-─▒ H─▒ristiyan dinlerle kilisenin m├╝nasebetleri hakk─▒nda beyanname'' ad─▒n─▒ ta┼č─▒yan metinde, di─čer dinlerle diyalog konusunda ┼č├Âyle denilmektedir: "─░yice k├╝├ž├╝lm├╝┼č ve m├╝nasebetlerin s─▒kla┼čm─▒┼č bulundu─ču d├╝nyam─▒z─▒n insanlar─▒, kalpleri alt ├╝st eden be┼čer├« f─▒trattaki gizli muammalara, dinlerden cevap bekliyor: ─░nsan nedir? Hayat─▒n manas─▒ ve gayesi nedir? ─░yi ve sevap nedir, g├╝nah nedir? Elemin men┼čei ve gayesi nedir? Ger├žek saadete ula┼čman─▒n yolu nedir? ├ľl├╝m nedir, ├Âl├╝mden sonraki h├╝k├╝m ve i┼člerin kar┼č─▒l─▒─č─▒n─▒ alman─▒n anlam─▒ nedir? Varl─▒─č─▒m─▒z─▒ ba┼č─▒ndan ve sonundan ku┼čatan s─▒r nedir?" Dinlerin, kendilerine g├Âre bu sorulara cevaplar vermeye ├žal─▒┼čt─▒klar─▒n─▒, Kilisenin bu dinlerde mevcut de─čerleri bir tarafa atmad─▒─č─▒n─▒ bildirdikten sonra; Konsil ┼ču ifadesiyle H─▒ristiyanlar─▒, ├Âteki dinlerin mensuplar─▒ ile diyalo─ča te┼čvik ediyor: Kilise, evlatlar─▒n─▒, hiristiyanca inan─▒p ya┼čamakla birlikte ihtiyat ve ┼čefkatle, diyalog ve i┼čbirli─či ile, di─čer dinleri izleyenleri tan─▒maya, himaye etmeye, o insanlarda bulunan r├╗h├«, ahl├ók├« ve sosyok├╝lt├╝rel de─čerleri geli┼čtirmeye te┼čvik eder"(4). Bundan sonra Papa VI. Paul taraf─▒ndan 1964 May─▒s─▒nda "Gayr-─▒ H─▒ristiyanlara Mahsus Daire Ba┼čkanl─▒─č─▒ "kurulmu┼čtur.
─░sl├ómla diyalog arzusunun gerek Konsil metninin bizzat tasrih etti─či, gerekse ├že┼čitli temay├╝llere mensup ┼čah─▒slar taraf─▒ndan tahmin olunan muhtemel sebeplerini izaha ge├žmeden ├Ânce, Konsili di─čer dinlerden bahsetmeye g├Ât├╝ren en m├╝him sebep hakk─▒nda bilgi arzedelim.
─░kinci d├╝nya harbi s─▒ras─▒nda ─░stanbul piskoposu bulunan Mgr. Roncalli, daha sonra 1955'de XXIII. Jean lakab─▒yla papal─▒─ča se├žilmi┼čti. Mgr. Roncalli'nin harp s─▒ras─▒nda yahudiler lehinde gayret g├Âstermi┼č oldu─ču s├Âylenmektedir. D├╝nya Yahudi Te┼čkilat─▒ Ba┼čkan─▒ Prof. Jules ─░sac 18 Ocak 1960'da, te┼čekk├╝rlerini sunmak ├╝zere ondan randevu istedi. 17 Ekim 1960'da mezkur te┼čkilat─▒ temsil eden bir hey'eti Papa kabul etti. Daha sonra XXIII. Jean, yahudiler hakk─▒nda bir kararname haz─▒rlanmas─▒n─▒ istedi. Irken Alman olan Kardinal Bea'y─▒, sekretaryas─▒ ile birlikte bu i┼če vazifelendirdi. Kardinalin haz─▒rlad─▒─č─▒ taslak, 1962 May─▒s─▒nda "merkez├« komisyon"a sunuldu. As─▒l metni bilinmeyen bu kararnamenin haz─▒rlanmas─▒nda D├╝nya Yahudi Te┼čkilat─▒'n─▒n tesirinde kal─▒nd─▒─č─▒ s├Âylendi ve te┼čebb├╝s, baz─▒ ├╝lkeler taraf─▒ndan politik olarak de─čerlendirildi (5).
"Gayr-─▒ H─▒ristiyan dinlerle Kilisenin m├╝nasebetleri hakk─▒nda beyanname"de, yahudilerin ehemmiyetini bildiren St. Paul'├╝n s├Âzleri nakledilir. Kitab-─▒ Mukaddes ve d├«n├« incelemelerden ve karde┼č├že diyalogdan ├ž─▒kacak kar┼č─▒l─▒kl─▒ anlay─▒┼č ve takdir i├žine girmeye hem h─▒ristiyanlar, hem de yahudiler te┼čvik edilir. (Hz. ─░sa'n─▒n ├Âld├╝r├╝lmesini te┼čvik eden baz─▒ yahudiler olmu┼č olmakla birlikte, onun ba┼č─▒na gelenlerden o zamanki yahudilerin tamam─▒n─▒n sorumlu olmad─▒klar─▒ gibi, ┼čimdikilerin ise hi├žbir surette sorumlu "Tanr─▒y─▒" ├Âld├╝rme ise su├žlu g├Âr├╝legelmi┼čler, bundan dolay─▒ devaml─▒ olarak yap─▒lan bedduaya (perfidie) maruz kalm─▒┼člard─▒r). Yahudilerin l├ónetli say─▒lmamalar─▒ gerekti─či bildirilir. Kim taraf─▒ndan yap─▒l─▒rsa yap─▒ls─▒n antisemitizmin teess├╝fe lay─▒k oldu─ču ifade edilir (6).
Baz─▒ m├╝sl├╝man ├╝lkeler, bu a├ž─▒klaman─▒n gayr-─▒ me┼čr├╗ ─░srail devletini tan─▒mak manas─▒na geldi─čini ileri s├╝rd├╝ler. Vl. Paul'├╝n 1963 Aral─▒k ay─▒nda Kud├╝s ve Amman'─▒ ziyareti s─▒ras─▒nda yard─▒mc─▒s─▒ durumunda olan kardinal Tisseront da, nazizm kurban─▒ olduklar─▒ s├Âylenen alt─▒ milyon yahudinin hat─▒ras─▒na alt─▒ mum yakm─▒┼čt─▒ (7). ─░kinci d├╝nya harbi s─▒ras─▒ndaki Papa XII. Pie'nin yahudilere yap─▒lan zul├╝m kar┼č─▒s─▒nda sustu─ču iddias─▒n─▒n yersiz oldu─ču VI. Paul taraf─▒ndan ├Âne s├╝r├╝ld├╝. Kanaatimizce, II. Vatikan Konsili'nde, yahudiler lehine beyanat ├ž─▒kmas─▒nda, Kilisenin yahudilere kar┼č─▒ duydu─ču eziklik hissinin pay─▒ b├╝y├╝kt├╝r. (Hata devam etmekte olan g├╝├žl├╝ Siyonist propagandas─▒n─▒n da bu eziklik hissinin meydana gelmesinde elbette tesiri olmu┼čtur), Ger├ži Vatikan yetkilileri m├╝teaddit defalar, konsil metnindeki ifadenin ─░srail devletini tan─▒mak veya desteklemek gibi siy├ós├« bir karar niteli─činde olmad─▒─č─▒n─▒ a├ž─▒klam─▒┼člard─▒r. Fakat do─črudan do─čruya olmasa bile, neticeleri itibariyle bu karar─▒n ─░srail'in i┼čine yarayaca─č─▒ (ve yarad─▒─č─▒), en az─▒ndan h─▒ristiyan ├╝lkelerin ve ┼čahsiyetlerin ─░srail hakk─▒nda daha iyimser olmalar─▒na yol a├žaca─č─▒ (ve yol a├žt─▒─č─▒) meydandad─▒r. Kilise, yahudilere kar┼č─▒ tarih├« tutumunu de─či┼čtirirken, benzeri bir anlay─▒┼č─▒n m├╝sl├╝manlar hakk─▒nda da ifade edilmesi baz─▒ arap delegeler ile m├╝sl├╝man ├╝lkelerde vazife yapan delegeler taraf─▒ndan tabiat─▒yla dile getirilmi┼čtir. Konsilin m├╝sl├╝manlarla ilgili beyanda bulunmas─▒nda bu durumun elbette tesiri vard─▒r. Fakat kanaatimizce, Kilisenin m├╝sl├╝manlar ile diyalog arzusu, s─▒rf b├Âyle ├ór─▒z├« bir halden ileri gelmemekte, bunun yan─▒nda ba┼čka ├ómillerden de kaynaklanmaktad─▒r. Gelecek m├╝talaalarda, bu ├ómiller tesbit veya tahmin edilmeye ├žal─▒┼č─▒lacakt─▒r. ├ľnce bizzat h─▒ristiyanlar─▒n a├ž─▒k├ža bildirdikleri baz─▒ gayelerden ba┼člayal─▒m.


1- Kilise, varl─▒─č─▒n─▒ s├╝rd├╝rebilmek i├žin d├╝nyaya a├ž─▒lman─▒n ka├ž─▒n─▒lmaz bir mecburiyet oldu─čunu d├╝┼č├╝nmektedir. Bu telakkiye g├Âre, kendi i├žine kapanmak, d├╝nyadan kendi kendisini silmek ile ayn─▒ manaya gelmektedir. H─▒ristiyanl─▒─ča g├Âre, Hz. ─░sa insanlar─▒n kalplerine nas─▒l bakt─▒ ise onun m├╝ntesiplerinin de, beraber ya┼čad─▒klar─▒ insanlar─▒ tan─▒malar─▒, onlarla konu┼čmaya girmeleri gerekir; ta ki samimi ve sab─▒rl─▒ bir diyalog neticesinde, b├╝t├╝n insanlara Tanr─▒n─▒n ne kadar zenginlik ve nimetler bah┼četti─či meydana ├ž─▒ks─▒n. ─░ncil'in bir c├╝mlesinde Kilise hakk─▒nda "yery├╝z├╝n├╝n tuzu" denilmektedir. Son birka├ž as─▒rda Kilise, yery├╝z├╝n├╝n tuzu olmaktan ziyade, g├╝zelli─či methedilen bir tuzluk durumunda kalm─▒┼čt─▒r. H─▒ristiyanlar d├╝┼č├╝nmelidir ki ├žorba tuzlu─ča bo┼čalt─▒lmaz, fakat tuzluk ├žorbaya bo┼čalt─▒l─▒r (8). Yani H─▒ristiyanl─▒k, diyalogla kendisini d├╝nyan─▒n her taraf─▒na tan─▒tmal─▒d─▒r.
Halbuki H─▒ristiyanl─▒─č─▒n yay─▒lmas─▒ bir tarafa, kendi ├Âz diyarlar─▒nda bile, say─▒lamayacak kadar ├žok insan nezdinde cazibesini kaybetmekte, onlar indinde manas─▒zla┼čmakta ve terkedilmektedir. Ya┼čad─▒─č─▒m─▒z asr─▒n ilk yar─▒s─▒ d├╝nyan─▒n y├╝z├╝n├╝ de─či┼čtiren iki b├╝y├╝k d├╝nya harbi ve bir├žok ihtilallerle hususiyet kazanm─▒┼čt─▒r. Rusya'daki ve ├çin'deki ihtilaller, b├╝t├╝n dini inan├žlar, fakat bilhassa H─▒ristiyanl─▒k i├žin ─▒st─▒rapl─▒ bir tecr├╝be olmu┼čtur. Zira bunlar, H─▒ristiyanl─▒─č─▒n ferdi ve i├žtimai planda yetersizli─či neticesinde ger├žekle┼čtirilmi┼člerdir. Din aleyhtar─▒ ┼čiddetli bir propaganda ile ortaya ├ž─▒kan kom├╝nist ihtilalleri, Kilise'nin temellerini tehlikeli bir surette sarst─▒lar ve b├╝y├╝k kitlelerin dinden uzakla┼čmalar─▒n─▒ h─▒zland─▒rd─▒lar. Bat─▒n─▒n H─▒ristiyanl─▒ktan uzakla┼čmas─▒, sadece son 50-60 y─▒lda g├Âr├╝len b├╝y├╝k de─či┼čikliklerin neticesi de─čildir. Bu uzakla┼čma, daha ziyade rasyonalist d├╝┼č├╝ncenin, h├╝r fikir (yani bat─▒ terminolojisinde dinsizlik) hareketlerinin, ilimdeki ilerlemenin, l├óik ahlak─▒n ve Bat─▒ toplumlar─▒nda refah─▒n geli┼čti─či 19. as─▒rda ba┼člam─▒┼č (9) ve bug├╝nk├╝ noktaya gelmi┼čtir. Son y─▒llarda kom├╝nizm, insan f─▒trat─▒na kar┼č─▒ koyma i┼čini daha fazla s├╝rd├╝remeyip ge├žersizli─čini ortaya koymu┼čtur. ├ľzellikle Do─ču Avrupa ├╝lkelerinde H─▒ristiyan h├╝viyetine hissedilir bir ┼čekilde y├Ânelme g├Âr├╝lmektedir, Fakat bununla beraber, halk bir anormalli─či b─▒rakmakla normale d├Ânm├╝yor, Allah'─▒ unutman─▒n bir ba┼čka ┼čeklini ya┼č─▒yor. Cemaatsiz kalan Kiliseler, papaz aday─▒ bulmakta ├žekilen s─▒k─▒nt─▒lar bunu g├Âstermektedir.


2- Konsilin ikinci d├Ânemini a├ž─▒┼č konu┼čmas─▒nda VI. Paul "modern toplumda dinin manas─▒n─▒ ve Tanr─▒ya kullu─ču kurtarmak i├žin" Kiliselerin, en kararl─▒ bir din m├╝dafii olarak ├žal─▒┼čaca─č─▒n─▒ s├Âylemi┼čti. Buna paralel olarak baz─▒ katolik muhitlerde dini inanc─▒n her t├╝rl├╝ tezah├╝r├╝n├╝ ortadan kald─▒rmak isteyen mutlak inkar cereyanlar─▒na kar┼č─▒ inananlar─▒n, bilhassa tevhidin atas─▒ Hz. ─░brahim (a.s.) gibi bir ┼čahsiyeti otorite olarak kabulde ve tazimde birle┼čen Yahudilik, H─▒ristiyanl─▒k ve M├╝sl├╝manl─▒─č─▒n m├╝┼čterek bir iman bloku temsil etmesi arzu edilmektedir. Zira yap─▒lan tenkitler Uluhiyyet, n├╝b├╝vvet, vahy, ahiret, melaike gibi her ├╝├ž dinde de m├╝┼čterek olan iman esaslar─▒na gelmekte, aleyhte olmak hususunda bunlar aras─▒nda ayr─▒m yap─▒lmamaktad─▒r.
Diyalog ile birbirlerine kar┼č─▒ ilgisiz, habersiz, so─čuk ve bazan d├╝┼čmanca davranan din mensuplar─▒n─▒n birbirlerini olduklar─▒ gibi tan─▒malar─▒, hatta bununla da kalmayarak ideallerinde olmay─▒ arzu ettikleri ┼čekilde birbirlerini tan─▒malar─▒ d├╝┼č├╝n├╝l├╝rken, bir yandan syncretisme (ba─čda┼čt─▒r─▒c─▒l─▒k)tan, di─čer yandan H─▒ristiyanla┼čt─▒rma gayretlerinden uzak durulmas─▒ gerekti─či de vurgulanmaktad─▒r. Ger├žekten bu ├╝├ž din mensuplar─▒ y├╝zy─▒llar boyunca bir arada ya┼čad─▒klar─▒ halde, umumiyetle birbirlerinin dinlerine ve manevi hayatlar─▒na yabanc─▒ kalm─▒┼člard─▒r. Dini terimlerin terc├╝me edilmelerinin zorlu─čundan ileri gelen bir durum, bu yabanc─▒l─▒kta ve bilgisizlikte ba┼čl─▒ca m├╝essirlerden biridir. Hatta ayn─▒ arap├ža bir kelime m├╝sl├╝man ve h─▒ristiyan araplarda ├žok farkl─▒ manalar ifade edebilmektedir (10). Diyalog ile lisan ve ifade engellerinin do─čurdu─ču g├╝├žl├╝kler azalt─▒labilirse, taraflar─▒n birbirlerini anlamalar─▒ daha kolay olur. (Mesela teslis m├╝sl├╝manlara g├Âre uluhiyyeti ├╝├ž kabul etmek manas─▒na gelmektedir; halbuki h─▒ristiyanlar tevhid ehli olduklar─▒n─▒ da iddia etmektedirler.)
M├╝sl├╝man, H─▒ristiyan─▒n ─░sl├óm'─▒ tan─▒y─▒┼č─▒nda kendisinin ger├žek dini h├╝viyetini bulmal─▒d─▒r, yani ger├žek bir ┼čekilde tan─▒nd─▒─č─▒n─▒ tesbit etmeli, anla┼č─▒ld─▒─č─▒ndan emin olmal─▒d─▒r. H─▒ristiyan da, m├╝sl├╝man─▒n h─▒ristiyanl─▒k hakk─▒ndaki bildiklerinde kendini bulmal─▒d─▒r. Ama bunu yaparken sathi benzerliklere bakarak, acele verilmi┼č h├╝k├╝mlerden sak─▒nmak gerekir, H─▒ristiyan─▒n Kur'an'─▒, h─▒ristiyanca okuyup anlamaktan ka├ž─▒nmas─▒ gerekti─či gibi, m├╝sl├╝man─▒n da Kitab-─▒ Mukaddesi istedi─či tarzda okuyup mana vermekten ka├ž─▒nmas─▒ gerekir (11).
H├╝lasa edecek olursak, bu telakkiye g├Âre, semav├« dinlerin hepsine birden h├╝cum eden ve onlar─▒n hepsini insanlar─▒ b├Âlmek, birbirine d├╝┼č├╝rmekle ittiham eden materyalizme kar┼č─▒, hem m├╝┼čterek olmas─▒ laz─▒m gelen inan├ž esaslar─▒n─▒ m├╝dafaada hem de insan cemiyetleri i├žin dinin yap─▒c─▒, m├╝sbet ve gerekli bir unsur oldu─čunu isbat etmekte, -hi├ž de─čilse ortak d├╝┼čman─▒n darbeleriyle- i┼čbirli─či ve anlay─▒┼č havas─▒na girmek arzu edilmektedir.
Bu i┼čbirli─či arzusu ilk nazarda makul gelebilir, bazan istifadeli de olabilir. Fakat iyice d├╝┼č├╝n├╝l├╝rse, bunda ciddi g├╝├žl├╝klerin de ortaya ├ž─▒kaca─č─▒ a┼čik├órd─▒r. Bu dinler, kar┼č─▒l─▒kl─▒ olarak birbirlerini sap─▒k, uhrevi necattan mahrum, yani cehennemlik g├Ârmektedir. Bunlardan hi├žbiri, kar┼č─▒s─▒ndaki insan, bir dal├ólete gitmesin diye ├Âb├╝r dal├ólette kalmas─▒n─▒ te┼čvik edemez. Bir de ┼č├Âyle bir durum olabilir: Bir adam mesela Kilisenin baz─▒ tutumlar─▒ndan dolay─▒, yahut h─▒ristiyanl─▒ktaki prensipleri yetersiz buldu─čundan dolay─▒ onu terkedip dinsizli─če gidebilir; fakat ayn─▒ ┼čah─▒s ─░sl├óm'─▒ tatmink├ór bulup imana girebilir. Demek istiyoruz ki her dinin, imans─▒zl─▒─č─▒ izale metodu kendine has olabilir. M├╝┼čterek cephe te┼čkil etmeleri tatbikatta zor oldu─ču gibi, her zaman i├žin matlub da olmayabilir.

 

3- Bu m├╝┼čterek blok te┼čkilinden ziyade, baz─▒ zatlar─▒n diyalogdan bekledikleri katk─▒ ihtimali daha ├žok anla┼č─▒labilir g├Âr├╝nmektedir. M├╝sl├╝manlarla diyalogda syncretisme (ba─čda┼čt─▒r─▒c─▒l─▒k)tan ka├ž─▒nmakta ─▒srar etmekle beraber, kar┼č─▒ taraf─▒n kendi din├« hayat─▒na m├╝sbet katk─▒da bulunabilece─či s├Âylenmektedir. Mesela L. Gardet yeni putperestli─čin, H─▒ristiyanl─▒─č─▒n dini inanc─▒ ├╝zerindeki tesirlerini temizlemek ├╝zere bir ameliye yap─▒lmas─▒ gerekti─čine k├ónidir ve bu hususta m├╝sl├╝manlarda kuvvetli hissedilen tevhid manas─▒ndan H─▒ristiyanl─▒─č─▒n etkilenebilece─čini d├╝┼č├╝nmektedir (12). L.Gardet, Olivier Lacombe'un da bunu m├╝mk├╝n g├Ârd├╝─č├╝n├╝ s├Âyleyerek ondan (k─▒smen nakledece─čimiz) ┼ču pasaj─▒ iktibas eder:
"Hristiyanl─▒ktan uzakla┼čm─▒┼č Avrupam─▒z─▒n, ─░sl├óm hayat─▒n─▒n merkezinde olan mevzu ├╝zerinde iyice d├╝┼č├╝nmesi ve asl├ó ink├ór etmemesi gereken bir hakikati yeniden ├Â─črenmesi gerekmektedir. Ger├žekten ─░sl├óm, s─▒rf bu m├╝cevheri saklamak i├žin yap─▒lm─▒┼č bir mahfazad─▒r" (13). O. Lacombe, ─░sl├óm'da asl├« h├╝viyetiyle bulunan ilah├« tenezz├╝h├╝n (transcendance) ─░ncillerin ve Kilise'nin talimleri muhtevas─▒na oturtulmak ┼čart─▒yla, h─▒ristiyanlar i├žin faydal─▒ olaca─č─▒na inan─▒r.
O. Lacombe'un bu de─čerlendirmesi, yani ─░sl├ómiyete s─▒rf bir m├╝cevher kutusu nazar─▒yla bakmas─▒, baz─▒ m├╝ste┼črikler, bilhassa din adam─▒ m├╝ste┼črikler taraf─▒ndan da ekseriya payla┼č─▒lmaktad─▒r. Bu de─čerlendirmenin yanl─▒┼čl─▒─č─▒n─▒ anlatmak uzun s├╝rer, fakat tafsilatl─▒ anlat─▒lsa bile onlar─▒n ikna edilmeleri ├žok m├╝┼čkil g├Âr├╝n├╝yor. ─░sl├ómiyetten feyz alarak marifetullah ve muhabbetullah'─▒n mertebelerinde ilerleyen ve kalbin, akl─▒n, ruhun ve nefsin b├╝t├╝n ├Âzlemlerini tatmin eden gelmi┼č ge├žmi┼č y├╝z-binlerce m├╝sl├╝manm din├« hayatlar─▒n─▒n, bu iddian─▒n aksine delil oldu─čunu s├Âylemekle yetinelim.
H─▒ristiyanlar─▒n ise m├╝sl├╝manlara, mesela ┼č├Âyle bir katk─▒da bulunabilecekleri R. Arnaldez taraf─▒ndan ifade ediliyor: M├╝sl├╝man d├╝nyas─▒ bir medeniyet krizi ge├žirmektedir. Bat─▒da yayg─▒n materyalizm, onlar─▒ da n├╝fuzu alt─▒na alabilir. Ayn─▒ krize daha ├Ânce maruz kalm─▒┼č olan ve a┼č─▒lanarak ba─č─▒┼č─▒kl─▒k kazanm─▒┼č bulunan H─▒ristiyan d├╝nyas─▒, siyas├« ve apolojetik gayeden uzak, hasb├« olarak, sempati ile m├╝sl├╝manlara y├Ânelip, materyalizm batakl─▒─č─▒na saplanmadan bu krizi atlatmalar─▒na yard─▒m edebilir (14). Ona g├Âre H─▒ristiyanl─▒k anticlericalisme ve atheisme hastal─▒klar─▒ sebebiyle a┼č─▒land─▒─č─▒ halde, m├╝sl├╝manlar mikroplara kar┼č─▒ a┼č─▒s─▒zd─▒r. Bu de─čerlendirmenin asr─▒m─▒zda ya┼čayan m├╝sl├╝manlar i├žin pek isabetli olmad─▒─č─▒n─▒ belirtmek gerekir. Son as─▒rda ├že┼čitli cereyanlara maruz kalm─▒┼č bulunan T├╝rkiye, Pakistan, M─▒s─▒r, ─░ran, Afganistan, Tunus, Cezayir, T├╝rkistan gibi b├╝y├╝k ─░sl├óm ├╝lkelerinin halklar─▒ aras─▒nda din canl─▒l─▒─č─▒n─▒ muhafaza etmekte, hatta gittik├že daha da art─▒rmaktad─▒r.
Paris'te ─░nstitut Catholique profes├Ârlerinden Michel Lelong da 1975 Mart─▒ndaki bir dersinde (Bu zat h─▒ristiyan din adam─▒ olacak olan talebelere "muas─▒r m├╝sl├╝man toplumundaki tem├óy├╝ller'' dersini vermekte idi. Yirmi y─▒ldan fazla bir zaman Tunus'da kalm─▒┼čt─▒r. Peres blancs tarikat─▒na mensup rahiplerdendir. Ayn─▒ zamanda Paris'teki "M├╝sl├╝manlarla m├╝nasebetler dairesi m├╝d├╝r├╝" idi. Derslerine dinleyici olarak kat─▒lmak arzuma hayret ve sempati ile m├╝saade etmi┼čti)." Mealen ┼č├Âyle demi┼čti: "M├╝sl├╝manlar bize revelation (ilahi tecelli, vahy) anlay─▒┼č─▒nda yeni ┼čeyler ke┼čfetmemize yard─▒m edebilirler. Bat─▒ d├╝nyas─▒nda Allah'─▒n yaratmas─▒ hususunda ├žok teredd├╝tler ortaya ├ž─▒km─▒┼čt─▒r. Keza "Bat─▒da "ilim ba┼čka, din ba┼čka ┼čeydir" zihniyeti yay─▒lm─▒┼čt─▒r. M├╝sl├╝manlar Yarat─▒c─▒, Tek, Kadir-i Mutlak Tanr─▒ manas─▒n─▒ ├žok iyi ya┼čad─▒klar─▒ndan, h─▒ristiyanlar onlardan etkilenebilirler."


4- Konsil metni olsun, yetkili h─▒ristiyanlar olsun, a├ž─▒k├ža s├Âylemeseler de, -hatta bazan inkar da etseler- diyalo─čun gayelerinden biri H─▒ristiyanl─▒─č─▒ yaymakt─▒r. Her dindar, mensup oldu─ču dini mutlak hakikat bildi─čine ve bilmesi laz─▒m geldi─čine g├Âre inanc─▒n─▒ yaymak istemesini tabii kar┼č─▒lamak gerekir. R. Arnaldez'in dedi─či gibi "H─▒ristiyanlar normal olarak misyonerdirler. Zira h─▒ristiyan, ba┼čka insanlardan dolay─▒ kendisini mes'ul bilir" (15). Bundan ├Ât├╝r├╝ inan├žlar─▒n─▒ yaymakla m├╝kelleftirler, inanc─▒n─▒ yaymak istemekten dolay─▒ hi├ž kimse k─▒nanmamal─▒d─▒r. Ancak, bir├žok misyonerin H─▒ristiyanl─▒─č─▒ yaymak i├žin d├╝r├╝st olmayan usullere ba┼čvurmalar─▒n─▒n ├žirkin oldu─ču ilan edilmelidir. Zaruri ihtiya├žlar─▒n, yoksulluklar─▒n, iktisadi sefaletlerin, kendi dinine dair cehaletlerin, hiss├« ba─člar─▒n istismar edilerek insanlar─▒n h─▒ristiyanla┼čt─▒r─▒lmalar─▒ elbette k─▒nan─▒r. ┼×unu demek istiyoruz: H─▒ristiyan misyonerlerinin d├╝r├╝stl├╝kten ayr─▒lmaks─▒z─▒n, kendi dinlerini, inan├žlar─▒n─▒ anlatmalar─▒ndan, dinlerini bu ┼čekilde yaymaya ├žal─▒┼čmalar─▒ndan m├╝sl├╝manlar─▒n endi┼česi olamaz.
Diyalogla dini yaymak aras─▒ndaki m├╝nasebet hakk─▒nda Hermann Stieglecker (16) ┼č├Âyle diyor: "┼×imdiye kadar h─▒ristiyanlar, ─░sl├óm'a h├╝cum etmek yahut ona kar┼č─▒ kendilerini savunmak i├žin k─▒l─▒├ž ├žektiler. ├çoktan beri k─▒l─▒c─▒ k─▒n─▒na koyduk ve m├╝sl├╝manlar─▒, H─▒ristiyanl─▒─č─▒ sevdirmeye y├Ânetmi┼č bir dini sevdirme gayreti sergiledik; fakat bu k─▒l─▒c─▒ ve k─▒n─▒ imha etmek gerekir ve bizim, H─▒ristiyanl─▒─č─▒ anlatma gayretlerimiz de tamamen g├Âzden ge├žirilmelidir. ├ľnce Efendimiz (Hz.─░sa)n─▒n bize b─▒rakt─▒─č─▒ silah olan sevgiye d├Ânmeliyiz. M├╝sl├╝manlar─▒n kalplerine ula┼čabilmemiz ancak bununla m├╝mk├╝n olacakt─▒r. ┼×u halde ─░sl├óm dininin inan├žlar─▒n─▒ derinlemesine bilmek ve m├╝sl├╝man─▒n din├« psikolojisini kavramakla i┼če ba┼člamak gerekir."
├ľyle anla┼č─▒l─▒yor ki onun tavsiye etti─či bu metoda g├Âre ┼čiddet b─▒rak─▒laca─č─▒ gibi, antipatiye sebep oldu─čundan dolay─▒ a├ž─▒k├ža sevdirme gayreti de terkedilecek, g├Âr├╝┼čme yolu tutularak muhatab─▒ dinlemek, tan─▒mak, kar┼č─▒l─▒kl─▒ konu┼čmak merhalesinden sonra uzun vadede ona H─▒ristiyanl─▒─č─▒ anlatmak gaye edinilecektir.
Resm├« H─▒ristiyanl─▒─č─▒n tutumunu aksettirdi─čini kabul etmesek de, H─▒ristiyanl─▒k ad─▒na konu┼čtu─čunu s├Âyleyen J. Garrido -ki Bat─▒da m├╝sl├╝manlar hakk─▒nda az ├žok sempati duyulmas─▒na ┼čiddetle kar┼č─▒ oldu─čunu, at─▒fta bulunaca─č─▒m─▒z kitab─▒n─▒n her taraf─▒ g├Âstermektedir- ┼č├Âyle diyor. "M├╝sl├╝manlar, H─▒ristiyanlar─▒n nazar─▒nda kafir bir millet olup ─░ncil'in, St. Paul'├╝n, Kilise b├╝y├╝klerinin ve h─▒ristiyan gelene─činin talimleri uyar─▒nca ihtida ettirilmeleri gerekmektedir. Onlar hakk─▒ndaki alt─▒n kaide ┼čudur: "M├╝sl├╝manlar─▒ seviniz, zira onlar─▒n kurtar─▒lmas─▒ gereken ruhlar─▒ vard─▒r. Ama onlar─▒n ger├žek dini tan─▒malar─▒na mani olan ─░sl├óm'─▒ reddediniz. "Bu, g├╝nahk├órlar─▒ ve dalalette onlar─▒ da sevmeyi tavsiye eden H─▒ristiyanl─▒k prensibi icab─▒d─▒r. Ama bu prensip ayn─▒ zamanda dalaletten ve g├╝nahtan nefret etmeyi ve onlar─▒n k├Âk├╝n├╝ kaz─▒may─▒ da emretmektedir" (17).


5- Baz─▒lar─▒ ilk nazarda diyalog ile misyonu birbirine z─▒t zannetmektedirler. Onlar bu durumda misyonerli─čin art─▒k b─▒rak─▒laca─č─▒n─▒ d├╝┼č├╝n├╝rler. Halbuki yeni misyonerlik telakkisine g├Âre diyalog ile misyonerlik baz─▒lar─▒n─▒n sand─▒─č─▒ gibi birbirine z─▒t de─čildir, bilakis kar┼č─▒l─▒kl─▒ olarak birbirlerini ihtiva ederler. Misyonerlik diyalo─ču gerektirir, ger├žek diyalog, zaten ayn─▒ zamanda H─▒ristiyanl─▒─č─▒ yaymakt─▒r (18).
Nitekim H.Maurier "─░sa'ya ihtida ettirmek, di─čer dinleri y─▒kmakla de─čil, kem├óle erdirmekle olur, biz d├«n├« de─čerleri geli┼čtirmeliyiz" diyor. Ayn─▒ konuda J. Dournes "Gayr-─▒ h─▒ristiyanlarda zaten Kilisenin tarih ├Âncesi (bir mazisi) vard─▒r. Onlar─▒ H─▒ristiyanl─▒─ča kazanmak, kendilerine yabanc─▒ olan bir ─░saÔÇÖy─▒ onlara g├Ât├╝rmek veya ba┼čka yerde prefabrike olarak haz─▒rlanm─▒┼č bir Kiliseyi oraya monte etmek de─čildir" (19). Anla┼č─▒lan yeni misyonerli─če, H. Maurier'in dile getirdi─či bu telakki hakim olmu┼č bulunuyor.
┼×imdiki misyonerlerin ├žo─čunun temay├╝l├╝ne g├Âre dinleri, kitaplar─▒n ├Â─čretti─či ┼čekilde m├╝cerret prensipler halinde d├╝┼č├╝nmemelidir. ─░┼čba┼č─▒ndakilerin tecr├╝beleri, AvrupaÔÇÖdaki insanlar─▒n nazariyelerinden farkl─▒d─▒r. ─░nsanlar─▒n dinine hitap etmek yerine, o dinin insanlar─▒na hitap etmek gerekir. ─░nsanlar─▒n dinlerini, ya┼čad─▒klar─▒ hayat─▒n d─▒┼č─▒nda m├╝t├ól├óa etmekte, onlar─▒ hareketsiz saymak, dondurmak vard─▒r. Bu durumda onlar─▒n ya┼čayan realiteler olduklar─▒, zamanla ve bir tak─▒m tebad├╝llerle ve ┼čartlarla geli┼čtikleri hemen unutulur. ─░┼čte J. Dournes ve H. Maurier'in, i┼čin bu y├Ân├╝ ├╝zerinde ─▒srar eden s├Âzleri, bundan dolay─▒ ├žok dikkate de─čer. Bunlara g├Âre ya┼čayan realitede insanlar ┼čartlara, temay├╝llerine, k├╝lt├╝rlerine g├Âre nazariyede ba─čl─▒ zannedildikleri dinlerinin ekseriya bir k─▒sm─▒n─▒ al─▒rlar. Bazan en iyi taraf─▒n─▒, bazan da en zay─▒f taraf─▒n─▒ H─▒ristiyanlar─▒n ├žok az olduklar─▒ ├╝lkelerde bazan ├Âyle gayr-i h─▒ristiyanlar bulunuyor ki davran─▒┼člar─▒n─▒n ├žo─ču ─░ncil'e uygundur. Buna mukabil h─▒risti-yan bir ├╝lkede ya┼čayan s├Âzde h─▒ristiyan nice insan vard─▒r ki H─▒ristiyanl─▒kla ilgili hemen hemen kalmam─▒┼čt─▒r. ┼×u halde m├╝cerred katagorileri, iddialar─▒ de─čil, m├╝┼čahhas insanlar─▒ g├Âz ├Ân├╝nde bulundurmak gerekir.
M├╝sl├╝manlar nazar─▒nda bat─▒ d├╝nyas─▒ -pek de haks─▒z olmayarak- H─▒ristiyanl─▒k ile ayn─▒ m├╝talaa edilmektedir. H─▒ristiyanl─▒k, Bat─▒n─▒n g├╝nahlar─▒ndan, c├╝r├╝mlerinden ve dal├óletlerinden teberri etmek isteyince Kilise'nin Bat─▒dan ayr─▒ oldu─čuna m├╝sl├╝manlar─▒ ikna etmek i├žin diyalo─ča girmek istiyor ve Konsil metninin m├╝sl├╝manlarla ilgili k─▒sm─▒n─▒n sonunda, her iki taraf─▒ da "ge├žmi┼č hadiseleri unutmaya davet ediyor."
Do─črusunu s├Âylemek gerekirse, hemen hemen b├╝t├╝n m├╝sl├╝manlar bu d├╝┼č├╝ncenin tesirindedirler. Zira merhum Haydar Bammat'─▒n dedi─či gibi (20) "Aldanmadan iddia edebiliriz ki, Asya'da, Afrika'da b├╝y├╝k bat─▒l─▒ devletler taraf─▒ndan insafs─▒zca istismar edilmi┼č olan y├╝z milyonlarca esir insan─▒n kar┼č─▒s─▒nda H─▒ristiyanl─▒k kendisine d├╝┼čen vazifeyi yapmam─▒┼č bulunuyor. Muztarip insanl─▒─ča ├žok yak─▒n bir sulh ve iyilik devri vaad etmi┼č olan bu din, kurulmu┼č olan kiliselerin yard─▒m─▒yla siyas├« bask─▒n─▒n ve istismarc─▒ m├╝stemlekecili─čin tesirli bir vas─▒tas─▒ haline getirilmi┼č, tepeden t─▒rna─ča kadar silahl─▒ askerleri, s─▒rt─▒nda m├╝stemleke halk─▒na sat─▒lmak i├žin en ├ódi mallarla takip eden t├╝ccar, onun arkas─▒nda gelen ve elindeki ─░ncil ile m├╝stemlekecilerin yapt─▒klar─▒ b├╝t├╝n hareketleri do─črulayan, hi├ž de─čilse onlara cesaret veren misyoner, Afrikal─▒lar ve Asyal─▒lar i├žin zalimlerin dininin hazin bir timsalinden ba┼čka bir ┼čey de─čildir.
Bu sebepledir ki Afrika'n─▒n hen├╝z istikl├óllerine kavu┼čan cumhuriyetlerinde, bilhassa eski Bel├žika Kongo'sunda papazlar─▒n insafs─▒zca katledildiklerini, hay─▒rsever b├╝t├╝n hareketlere ┼čevkle kat─▒lan rahibelerin a─č─▒r hakaretlere u─črad─▒klar─▒n─▒ g├Âr├╝yoruz."
Kilise, m├╝sl├╝manlar ├╝zerinde Bat─▒ emperyalizminin ac─▒ ve i─čren├ž hat─▒ralar─▒n─▒n canl─▒l─▒─č─▒n─▒ korudu─čunu bildi─činden, o yaralar─▒ diyalog ile iyile┼čtirmek istemekte ve esasen kendisinin bunda dahil olmad─▒─č─▒na inand─▒rmak istemektedir. Papal─▒─ča ba─čl─▒ "Gayr-i h─▒ristiyanlara mahsus daire ba┼čkanl─▒─č─▒" taraf─▒ndan yay─▒nlanm─▒┼č bulunan konumuz ile ilgili kitapda "H─▒ristiyan e─čitimi alm─▒┼č bat─▒l─▒lar─▒ m├╝sl├╝manlar nezdinde su├žlu k─▒lan zul├╝mleri" kabul etmekte ve bu hususta Normand Daniel'in ┼ču iki me┼čhur eserini (─░slam and the West, 1960 ile ─░slam and Imperialism, 1965) referans vererek ┼č├Âyle demektedir: "Her ┼čeyden ├Ânce samimi olarak, Bat─▒ taraf─▒ndan irtik├ób edilmi┼č olan a┼č─▒r─▒l─▒klar─▒ itiraf edelim ve gerek mazinin zihniyetleri ile ve gerekse baz─▒ ┼čimdiki davran─▒┼člarla aram─▒zdaki ba─č─▒ kopard─▒─č─▒m─▒z─▒n delillerini verelim" (21) Kitab─▒n 1987 de yenilenen ne┼črinde de ┼č├Âyle deniliyor: "O halde h─▒ristiyanlar ge├žmi┼čin bu k─▒zg─▒nl─▒klar─▒n─▒ a├ž─▒klamal─▒d─▒rlar ve dinsel fakt├Ârler kadar ├Ânemli olan ekonomik, ideolojik ve siyasal fakt├Ârleri de hat─▒rlamal─▒d─▒rlar. ├ľz ele┼čtiri sayesinde de, ortak tarihindeki ├╝z├╝c├╝ olaylarda her iki grubun sorumluluklar─▒ olabilece─či fikrini i┼člemelidirler. "(M. Borrmans, 1987, s, 98 ve T├╝rk├žesi, M├╝sl├╝manlarla H─▒ristiyanlar Aras─▒nda Diyalo─ča Y├Âneli┼čler, ─░st., 1988, s. 82) Bu ili┼čkiler hakk─▒nda Michel Lelong, Daux Fidelites, une Esperance; Chretiens et Musulmans aujourd'hui, Paris, Cerf, 1979 kitab─▒na koydu─ču (ek) de bu konudaki bibliyografya g├Âr├╝lebilir.)

Dipnotlar:

(1) Bir H─▒ristiyan din adam─▒ olan You kim Moubarac'─▒n pe┼čpe┼če haz─▒rlad─▒─č─▒ ve yay─▒nlamay─▒ da d├╝┼č├╝nmedi─čini ├Âns├Âz├╝nde bildirdi─či ┼ču iki daktilografi teze bkz. ─░ntroduction a l'etude de la pensee chretienne concernant l'lslam (des origines a la chute de Constantinople), Paris, Sorbonne ├ťniv. Ktp. Bas─▒lmam─▒┼č daktilografi doktora tezi, 1,1121-4) La Pensee chretienne et l'lslam de la prise de Constantinople a Vatican II. Paris, Sorbonne ├ťniv. Ktp., Daktilografi tez. V, 1972 (88)-4
(2) Sencer Tongu├ž, Orta├ža─č Avrupas─▒ ye ─░sl├óm D├╝nyas─▒, G├╝ney Do─ču Avrupa Ara┼čt─▒rmalar Dergisi (─░.├ť.Ed. Fak. (1973-1974) s.1; Sorbonne Univ.Ktp., bas─▒lmam─▒┼č daktilografi tez, 1972 (88)-4.
(3) (Hey'et) Vatican II.Les Relations de l'Eglise avec les religions non-chretiennes, Paris, Cerf, 1966, s.52.
(4) Ayn─▒ eser, s.27.
(5) Ayn─▒ eser, s.11-12.
(6) Ayn─▒ eser, s.32-33.
(7) Ayn─▒ eser. s.50.
(8) Ayn─▒ eser, s.16.
(9) Haydar Bammat, Kaynaklara D├Ân├╝┼č, Trc. Bahad─▒r D├╝lger, ─░zmir, 1965, s.
(10) Gardet, L'lslam, Paris, 1970, s.420.
(11) Ayn─▒ yer
(12) L. Gardet L'lslam. s.425.
(13) M├╝ellifin Sagesse chretienne et sagesse d'orient, Bruxelles, 1949 adl─▒ eserinin 600. sahifesinden naklen L.Gardet, L'islam, s.425.
(14) R.Arnaldez, L'─░slam devant un monde ouis'interroge a lui, s.109-110
(15) R.Arnaldez, Conditionsd'un dialogue avec l'─░slam, s. 28.
(16) Bu zat ─░slam akaidine dair 834 sayfa tutan 4 ciltlik ┼ču eserin yazand─▒r. Die Clau benslenren des ─░slam, Padembom. F.Schoring, 1959-1962. Bu iktibas A.C.Anavvati taraf─▒ndan Vers un dialogu-ve... s.593'de naklediliyor.
(17) J.Garrido, Attitu des face a L'lslam, s.15-16.
(18) (Hey'et), Vatican 11,18.
(19) Ayn─▒ yer. J.Bichon da diyalogun ni├žin yap─▒laca─č─▒n─▒ anlat─▒rken diyor ki: "─░nsandan insana diyalogu Tanr─▒dan insana bir diyalog ├╝midiyle, benimkini Tanr─▒n─▒n kendi diyaloguna vesile k─▒lmas─▒n─▒ ├╝mit ederek ar─▒yorum. Yani ben, diyalogu ─░ncil'i yayman─▒n bir vas─▒tas─▒ olarak arzu ediyorum. "N├Âtre connaissanne de L'─░slam. s.90.
(20) Kaynaklara D├Ân├╝┼č, s.10.
(21) Orientations pour un dialogue entre chretiens et musulmans, Roma, Ancora, 1970, s.70.

 

 


┘ů┘éěž┘äěžě¬ ěş┘ł┘ä ┘ůěÂ┘ů┘ł┘ć ┘çě░┘ç ěž┘ä┘ů┘éěž┘äěę
# ěžě│┘ů ěž┘ä┘ů┘éěž┘äěę
Kullan─▒c─▒ Yorumlar─▒

! Yorum yazabilmeniz i├žin ├╝ye olmal─▒s─▒n─▒z.
├ťyelik i├žin l├╝tfen sayfan─▒n ├╝st k─▒sm─▒nda yer alan"├ťye Giri┼č | ├╝ye ol" linkine t─▒klay─▒n─▒z.

Kay─▒t Ekleyen / Eklenme Tarihi
Nurgül Çepni / 4.07.2009



Eski Eserler


Eski Eserler K├╝t├╝phanesine Ho┼čgeldiniz!

Hesap ─░┼člemleri

├ťye de─čil misiniz? ├ťye olun!

Eski Eserlere ├╝ye olarak, k├╝t├╝phanenimiz ve eserlerimiz hakk─▒nda payla┼č─▒mlardan hesab─▒n─▒z ├╝zerinden faydalabilirsiniz...