f EskiEserler | Eski Eserler | Eskieserler.com
E─čitim Kurumu   ( 2141 )   ┘ü┘Ő ěž┘ä┘âě¬ěĘ   ( 1659 )   ┘ü┘Ő ěž┘ä┘ůěĄ┘ä┘ü┘Ő┘ć   ( 4831 )  
┘ü┘Ő ěž┘ä┘ůěČ┘äěžě¬   ( 786 )   ┘ü┘Ő ěž┘ä┘ů┘âě¬ěĘěžě¬   ( 151 )   ┘ü┘Ő ěž┘ä┘ůě»┘ć   ( 182 )  
┘ü┘Ő ěž┘ä┘ů┘éěž┘äěžě¬   ( 2196 )   Multi Media   ( 323 )   Fetvalar   ( 894 )  
┘ůěČ┘ů┘łě╣ ě╣ě»ě» ěž┘äě▓┘łěžě▒
9129104
┘ůěČ┘ů┘łě╣ ě╣ě»ě» ěž┘äěžě╣ěÂěžěí 1490
Online ├ťye 0
Makale Arama

Konu Arama
ěž┘ć┘łěžě╣ ěž┘ä┘ů┘éěž┘äěžě¬
   ěž┘ä┘ů┘éěž┘äěžě¬ ěş┘ł┘ä ěž┘ä┘âě¬ěĘ
   ěž┘ä┘ů┘éěž┘äěžě¬ ┘ä┘äě¬ě╣ě▒┘Ő┘ü ěĘěž┘ä┘ůěĄ┘ä┘ü┘Ő┘ć
   ěž┘ä┘ů┘éěž┘äěžě¬ ┘ä┘äě¬ě╣ě▒┘Ő┘ü ěĘěž┘ä┘ů┘éěž┘äěę
   ěž┘ä┘ů┘éěž┘äěžě¬ ěž┘ä┘ůě¬ě▒ěČ┘ůěę

Muas─▒r H─▒ristiyanl─▒─č─▒n ─░slama Bak─▒┼č─▒ III

 ě¬┘üěžěÁ┘Ő┘ä ěş┘ł┘ä ěž┘ä┘âě¬ěžěĘ ě▒┘é┘ů ěž┘ä┘âě¬ěžěĘ : K-  
ěžě│┘ů ěž┘ä┘ůěĄ┘ä┘ü ěž┘äě╣┘ä┘ů ěž┘ä┘ů┘łěÂ┘łě╣ ┘äě║ě¬┘çěž
Suat Y─▒ld─▒r─▒m Kelam T├╝rk├že
┘ů┘Őě▓ěžě¬ ěž┘äěĚěĘě╣ěę ┘ůě¬ě▒ěČ┘ů ěž┘ä┘âě¬ěžěĘ
 
       
Makale No: 215 ě╣ě»ě» ěž┘äě▓┘Őěžě▒ěę : 7942 ěž┘äěąěĘ┘äěžě║ ě╣┘ć ě«ěĚěú ěž┘äě¬┘łěÁ┘Őěę
   ┘ä┘ůěĄ┘ä┘ü ěž┘ä┘ů┘éěž┘äěę ěž┘ä┘âě¬ěĘ ěž┘ä┘âě¬ěĘ ěž┘äěú┘ä┘âě¬ě▒┘ł┘ć┘Őěę ěž┘ä┘ů┘éěž┘äěžě¬ ěž┘ä┘ů┘éěž┘äěžě¬ ěş┘ł┘ä┘ç    

ěž┘ä┘âě¬ěĘ ┘ä┘ä┘ůěĄ┘ä┘ü
# ěžě│┘ů ěž┘ä┘âě¬ěžěĘ

ěž┘ä┘âě¬ěĘ ěž┘äěž┘ä┘âě¬ě▒┘ł┘ć┘Őěę ┘ä┘ä┘ůěĄ┘ä┘ü
# ěžě│┘ů ěž┘ä┘âě¬ěžěĘ

ěž┘ä┘ů┘éěž┘äěžě¬ ┘ä┘ä┘ůěĄ┘ä┘ü
# ěžě│┘ů ěž┘ä┘ů┘éěž┘äěę
1 TDK nun T├╝rk├že S├Âzl├╝k├╝ Hakk─▒nda Baz─▒ M├╝lahazalar
2 ┼×eytani Ayetler Safsatas─▒ (Garanik K─▒ssas─▒n─▒n Tenkidi )
3 Risalei Nurda M├╝te┼čabih Ayetleri Anlamada ├ľnemli Esaslar I
4 ├ľmer Nasuhi Bilmenin B├╝y├╝k Tefsir Tarihi Hakk─▒nda Bir De─čerlendirme
5 M├╝te┼čabih Ayetler Hakk─▒nda ├ľnemli Bir Hat─▒rlatma
6 Muhammed Esedin Kuran Mesaj─▒ Adl─▒ Tefsiri Hakk─▒nda
7 Muas─▒r H─▒ristiyanl─▒─č─▒n ─░slama Bak─▒┼č─▒ III
8 Muas─▒r H─▒ristiyanl─▒─č─▒n ─░slama Bak─▒┼č─▒ II
9 Muas─▒r H─▒ristiyanl─▒─č─▒n ─░slama Bak─▒┼č─▒
10 Misyonerlerin T├╝rkiyeyi De─čerlendirmeleri
11 Mirac Hakikatlerinden
12 Mehmed Akifin Kurana Bak─▒┼č─▒
13 Mehmed Akifin Kuran Anlay─▒┼č─▒
14 Medine Ara┼čt─▒rmalar─▒ Merkezi / ┘ůě▒┘âě▓ ěĘěş┘łěź ┘ł ě»ě▒ěžě│ěžě¬ ěž┘ä┘ůě»┘Ő┘ćěę ěž┘ä┘ů┘ć┘łě▒ěę
15 Mealimiz M├╝nasebetiyle
16 Mealim Hakk─▒nda Hezeyanlar
17 Makbul Tefsirin ┼×artlar─▒
18 Kuveyt Bilimsel ─░caz Sempozyumu
19 Kuran─▒n Tenciminin E─čitici ├ľzelli─či
20 Kuran─▒n Allah Kelam─▒ Oldu─čunu ─░spatta Bedi├╝zzaman Said Nursinin Orijinal Bir Usul├╝
21 Kuran─▒ Kerimin M├╝te┼čabihan Mesani ├ľzelli─či
22 Kuran─▒ Kerime G├Âre Ehli Kitapla Diyalog
23 Kuran─▒ Kerimde K─▒ssalar
24 Kuran─▒ Kerimde Hz. ─░san─▒n H├╝viyeti
25 Kuran ve Alevi (Nazmi N. Sakall─▒o─člunun Kuran ─░simli Derleme ├çevirisinin Ele┼čtirisi)
26 Ki┼činin Kuran─▒ Hakimi ─░le ├ľzel ─░leti┼čimi
27 Kiliseyi ─░slam ─░le Diyalog ─░steme─če Sevk Eden Sebepler II
28 Kiliseyi ─░slam ─░le Diyalog ─░steme─če Sevk Eden Sebepler
29 ─░slam─▒n Tan─▒tt─▒─č─▒ Allah
30 ─░slam─▒n H─▒ristiyanlara Uygulad─▒─č─▒ Ho┼čg├Âr├╝
31 ─░cazul Kuran ─░lmi
32 Hz. Peygamberin Kuran─▒ Tefsiri
33 Hristiyan Teslisi ve Hz. Meryem
34 Gazalinin Bilimsel Metodu
35 Evrensel Alim Muhammed Hamidullah
36 En M├╝kemmel Ahlak Ba┼čta Gelen Mucizelerdendir
37 Elmal─▒l─▒n─▒n Meali veya Sahipsizli─čin Meali
38 Elmal─▒l─▒ M. Hamdi Yaz─▒r─▒n M├╝te┼čabih Ayetleri Anlamaya Katk─▒s─▒
39 Elmal─▒l─▒ Hamdi Yaz─▒r ve Tefsiri
40 Diyalogda Anahtar ─░sim L. Massignon ve ─░slam
41 Ceza H├╝k├╝mleri A├ž─▒s─▒ndan Tevrat ve Kuran Adl─▒ Kitab─▒n Kriti─či
42 Canan ki Bir Melekti U├žtu
43 Ayetlerin Tertibinde Oryantalist ┼×├╝phesi
44 Ayetlerin Kronolojik S─▒ralanmas─▒
45 Allah─▒n Biz Zamirini Kullanmas─▒

ěž┘ä┘ů┘éěž┘äě¬ ┘ä┘äě¬ě╣ě▒┘Ő┘ü ěĘěž┘ä┘ůěĄ┘ä┘ü
# ěžě│┘ů ěž┘ä┘ů┘éěž┘äěę

┘ů┘äě«ěÁ
all wives cheat women who cheated
cialis coupon cialis coupon cialis coupon
drug coupon cialis trial coupon

┘ůě╣┘ä┘ł┘ůěžě¬ ěž┘ä┘ćě┤ě▒
ěž┘Ő┘ć ┘ćě┤ě▒ě¬
ě¬ěžě▒┘Őě« ěž┘ä┘ćě┤ě▒
ěž┘ä┘ůěČ┘äěę ěžě¬┘Ő ┘ćě┤ě▒ě¬ ┘ü┘Ő┘çěž
ěž┘ä┘ůěČ┘äěę ěž┘äěž┘ä┘âě¬ě▒┘ł┘ć┘Őěę
ě╣┘ć┘łěž┘ć ěž┘ä┘ů┘ł┘éě╣

┘ćěÁ ěž┘ä┘ů┘éěž┘äěę   [Yazd─▒r/Print]

Muas─▒r H─▒ristiyanl─▒─č─▒n ─░slama Bak─▒┼č─▒ III

V. B├ľL├ťM
İSLÂM-HRİSTİYAN DİYALOGUNUN PERSPEKTİFİ

Bu b├Âl├╝m, d├╝nyevi say─▒lan her diyalogun, ayn─▒ zamanda dini olabilece─čini g├Âstermek ister. ─░nsan, her t├╝rl├╝ m├╝essesenin temeli, faili ve gayesi olmak icabeder. ─░nsan ┼čahsiyetini geli┼čtirmek i├žin insan─▒n, ailenin ve k├╝lt├╝rler aras─▒ m├╝nasebetlerin ┼čimdiki cemiyetteki yeri mevzuunda g├Âr├╝┼č teatisinde b├╝y├╝k faideler vard─▒r. Mesel├ó hayat─▒ tehdid eden her ┼čey, katil, soyk─▒r─▒m─▒ (genoside), ├žocuk d├╝┼č├╝rme, euthanasie (tedavi edilemeyen hastalar─▒n ├Âld├╝r├╝lmesine izin verme), intihar, fiziki i┼čkenceler, psikolojik zorlamalar, k├Âlele┼čtirme, s├╝rg├╝n, zina, insan ticareti, zor ├žal─▒┼čma ┼čartlar─▒... gibi. ─░nsanlar─▒n ├žehrelerinde, Yaradan'─▒n ┼čan─▒n─▒ tan─▒yan ve tazim eden prensip ve hareket tarz─▒n─▒ ├╝st├╝n k─▒lmak ve be┼čer cemiyetini s─▒hhate kavu┼čturmak i├žin, hristiyanlar ve m├╝sl├╝manlar, geni┼č bir tefekk├╝r konusu ve faideli teklifler bulabilirler.
Bilinen ehemmiyeti dolay─▒s─▒yla ailenin muhtelif problemlerine e─čilmek gereklidir; ├žocuklar─▒n e─čitimi, do─čumun ayarlanmas─▒, e┼čler aras─▒ evlilik ahengi, ni┼čanl─▒lar─▒n se├žimi, feminizm ve kad─▒n─▒n geli┼čmesinin say─▒s─▒z meseleleri... B├╝t├╝n bu konularda kar┼č─▒l─▒kl─▒ teklifler ├Âne s├╝r├╝lebilir, tecr├╝belerden istifade edilebilir.
Farkl─▒ k├╝lt├╝rlerin kar┼č─▒la┼čmas─▒ndan ├Ât├╝r├╝ ortaya ├ž─▒kan ├že┼čitli problemler vard─▒r. Her k├╝lt├╝r, b├╝nyesinde bize ├Â─čretecek taraflar ihtiva eder. K├╝lt├╝r al─▒┼čveri┼či, bir yakla┼čmay─▒ sa─člamal─▒, yoksa yeknesakl─▒─ča sebeb olmamal─▒d─▒r. Diyalogun en ├Ânemli konular─▒ndan biri, geleneksel k├╝lt├╝rle modern k├╝lt├╝r├╝n kar┼č─▒la┼čmas─▒ndan ileri gelen problemlerdir.
D├╝nyam─▒z─▒, ├Âzellikle ┼ču iki problem me┼čgul ediyor ─░ktisadi ve i├žtimai problemler ve milletler aras─▒ m├╝nasebetler. ─░ktisadi geli┼čmenin ┼čart─▒, bar─▒┼čt─▒r ve iktisadi dengesizlik, karga┼čal─▒k sebebidir. Bu g├╝├žl├╝kler kar┼č─▒s─▒nda hristiyan olarak sorumlulu─čumuz b├╝y├╝kt├╝r. Zengin ├╝lkelerin, ├╝├ž├╝nc├╝ d├╝nya ├╝lkeleri kar┼č─▒s─▒nda vazifeleri vard─▒r. M├╝lkiyet hakk─▒n─▒n ve gelirlerin kullan─▒lmas─▒n─▒n ─▒slah─▒, mesleki formasyon, okuma ve yazman─▒n yayg─▒nla┼čt─▒r─▒lmas─▒, aile terbiyesi, meslek te┼čekk├╝lleri, a├žl─▒─ča ve hastal─▒klara kar┼č─▒ m├╝cadele v.s. Asil bir karde┼člik duygusuyla canlanmam─▒┼č bir ruh devaml─▒ surette desteklemedik├že b├╝t├╝n bunlar, sadece g├╝zel s├Âzlerden ve g├Âr├╝┼člerden ibaret kalmaya mahk├╗mdur. ┼×unu da iyi bilmeliyiz ki, m├╝sl├╝manlar, bizden sadece teknik y├Ânden alacaklar─▒ oldu─čunu d├╝┼č├╝nmektedirler.
Irk, siyaset, ideoloji m├╝cadeleleriyle b├Âl├╝nm├╝┼č d├╝nyada, ├ževremizde ya┼čayanlara karde┼člik ruhu telkin etmeliyiz.
─░nsan─▒ tehdid eden bu tehlikeler kar┼č─▒s─▒nda zenginler ve fakirler, hristiyanlar ve m├╝sl├╝manlar, inananlar ve inanmayanlardan de─čil, insan─▒ kurtarmak i├žin el uzatacak karde┼člerden bahsedilebilir. Ayn─▒ meselelerle kar┼č─▒ kar┼č─▒yay─▒z. Kulluk etti─čimizi s├Âyledi─čimiz ayn─▒ Tanr─▒'ya inanc─▒m─▒z, bizi daha ├žok birli─če ├ža─č─▒rmaktad─▒r.

VI. B├ľL├ťM
D─░YALOGA G─░REN HR─░ST─░YANIN HALET─░ RUH─░YES─░ (s. 113- 133)

Tanr─▒n─▒n da insanlarla devaml─▒ bir diyalog i├žinde olu┼čundan hareketle, O'nun, ba┼čkalar─▒n─▒n k├╝lt├╝r ve dinlerindeki aksiyonunu g├Ârmeyi bilmek gerekir. Maneviyat arkeologlar─▒ olarak de─čil, kendi dini hayat─▒m─▒zda o de─čerleri ├Âz├╝mleyerek, statik maneviyattan dinamik maneviyata ge├žmelidir.
┼×imdiye kadar, bize farkl─▒, hatta z─▒t g├Âr├╝nen birtak─▒m temel unsurlar─▒n fiilen ya┼čanan dini tecr├╝be plan─▒nda benzer oldu─čunu ortaya ├ž─▒karmak istiyoruz ki, bunlar─▒n belli ba┼čl─▒lar─▒ m├╝minlerin Allah ile m├╝nasebetleri, Allah Kel├óm─▒, peygamberlerin rol├╝, ├╝mmet kavram─▒ ve duad─▒r. Farklar─▒ g├Ârmekten ziyade, yakla┼čan taraflar─▒ bulmaya ├žal─▒┼čaca─č─▒z.
Y├╝ce Tanr─▒ ve seven Tanr─▒ Prensiplerdeki farklara ra─čmen, ya┼čanan dini tecr├╝be plan─▒nda hristiyanlarla m├╝sl├╝manlar aras─▒nda a┼č─▒lmaz bir u├žurum yoktur. Bir hristiyan, m├╝sl├╝man─▒n, Allah hakk─▒nda s├Âyledi─či her vasfa inan─▒r ve m├╝sl├╝man, insiyaki olarak, hristiyanlar─▒n ifade etti─či hakikatlere meyleder.
Allah Kel├óm─▒ hususunda, ÔÇödini m├╝naka┼čaya girilmedi─či takdirdeÔÇö m├╝┼čterek olan nokta, bu Kel├óma h├╝rmet etmek ve ona uymakt─▒r. Bu Kel├óm birisi i├žin bir ┼čah─▒s (Hz. ─░sa) iken, di─čeri i├žin bir Kitapt─▒r. Bu kel├óm─▒n dinamizminin ┼čuuruna varmak ├žok ├Ânemlidir. Allah Kel├óm─▒, bir metinde veya bir hadisede donmu┼č cans─▒z bir harf de─čil, ayn─▒ zamanda bir kuvvet olan devaml─▒ bir olu┼čtur.
(B├Âl├╝m; n├╝b├╝vvet, dua ve namaz, ├╝mmet konular─▒nda, her iki dindeki telakkilerin mukayese edilmesiyle sona ermektedir)
H├╝lasa (s.135- 138). Hristiyanlar, ─░sl├óm hakk─▒ndaki bilgi ve kanaatlerine g├Âre, ona kar┼č─▒ de─či┼čik tav─▒rlara sahiptirler. Bir├žo─čunun tavr─▒, ─░lgisizlik diye nitelendirilebilir ─░sl├óm da, ├ľb├╝rleri gibi bir dindir. Her din mensubu kendi kendini organize etmeli, yabanc─▒ sahaya kar─▒┼čmamal─▒d─▒r, kar┼č─▒l─▒kl─▒ m├╝nasebetler, nezaket ziyareti ┼čeklinde olmal─▒d─▒r. Di─čer taraftan baz─▒lar─▒, ─░sl├óm d├╝nyas─▒yla ilgilenmeye ├Âzel bir ├Ânem verirler; ancak bunun sebepleri de─či┼čiktir. Baz─▒lar─▒ m├╝sl├╝manlar hakk─▒nda, bas─▒na intikal eden ve ├že┼čitli olaylar k─▒sm─▒nda yer alan k─▒sa ve sathi bilgilere bakarak h├╝k├╝m vermekle yetinirler. Bir k─▒sm─▒ ─░sl├óm ile, siyasi ve i├žtimai bir ideoloji olarak ilgilenir, fakat dini cepheyi tamamen konu d─▒┼č─▒ b─▒rak─▒rlar. Nihayet bir ba┼čka k─▒sm─▒ s─▒rf k├╝lt├╝rel y├Ânden ve dinler tarihindeki yeri bak─▒m─▒ndan ilgilenir. Bu, faydal─▒ olmakla birlikte, ya┼čayan ─░sl├óm─▒ bilme─če k├ófi gelmez.
Bu kitapta kabul etti─čimiz vazife ise, tamamen ba┼čkad─▒r. Bizim ─░sl├óma g├Âsterdi─čimiz ihtimam, ne insanlar─▒n ya┼čayan realitelerine yabanc─▒ kalacak bir m├╝┼čahidin sathi bak─▒┼č─▒yla, ne bir filozof veya din ├óliminin d├╝┼č├╝ncesiyle, ne de siyasetin maksadl─▒ hesaplar─▒ ile yetinemez. Biz, bu sayfalarda ─░sl├óm─▒, bir iman, Allah'a do─čru bir y├╝r├╝y├╝┼č olarak takdim ettik.
─░sl├óm-Hristiyan diyalo─čunda ruhani plan─▒n, yerini d├╝nyevi pl├óna terk etmesi, b├╝y├╝k bir tehlikedir. Biz her iki nevi diyalo─čun da ayn─▒ anda ve birlikte yap─▒lmas─▒na taraftar─▒z. ─░sl├óm, her ┼čeyden ├Ânce bir iman olarak kabul edilmedik├že ve m├╝sl├╝manlar─▒ ya┼čatan dini de─čerler bilinmedik├že, m├╝sl├╝manlar─▒ ger├že─če uygun bir ┼čekilde tan─▒d─▒─č─▒m─▒z─▒ ├Âne s├╝remeyiz. Bu perspektif i├žinde m├╝sl├╝man art─▒k ne mazide veya ┼čimdiki durumdaki bir muar─▒z─▒m─▒z, ne rakibimiz, ne de mevcut bir├žok k├╝lt├╝rden bir k├╝lt├╝r├╝n mensubu g├Âr├╝lmeyecek; bizim her birimiz gibi, Tanr─▒'n─▒n iradesine itaate gayret eden bir inan├ž adam─▒ say─▒lacakt─▒r.
(Kitap, ─░sl├óm hakk─▒nda d├Ârt sayfal─▒k k─▒sa bir bibliyografya ile sona ermektedir).

K─░TAP HAKKINDA M├ťLAHAZALARIMIZ
Papal─▒─ča ba─čl─▒ Hristiyan Olmayanlara Mahsus Daire Ba┼čkanl─▒─č─▒ taraf─▒ndan yay─▒nlanm─▒┼č bulunan kitab─▒ b├Âylece h├╝lasa ettikten sonra, eser hakk─▒ndaki baz─▒ m├╝lahazalar─▒m─▒z─▒, k─▒saca ┼č├Âyle belirtmek istiyoruz
Kitab─▒n, b├╝y├╝k bir vukufla haz─▒rlan─▒p, ifadelerin ihtimamla se├žildi─či anla┼č─▒lmaktad─▒r. ├ľns├Âzde belirtilmeseydi bile eserin, bir ekip ├žal─▒┼čmas─▒ sonucunda bu hale geldi─či, kolayl─▒kla tahmin edilebilirdi. Yazarlar, m├╝sl├╝manlarla hristiyanlar aras─▒nda kurulmas─▒ istenilen diyalogun ├žarpt─▒─č─▒ kayal─▒klar─▒n fark─▒ndad─▒rlar. Kitab─▒ kaleme alanlar─▒n, iman etmedikleri bir dinden ve onun mensuplar─▒ndan, ├žok az insan─▒n tak─▒nabilece─či objektif bir tav─▒rla bahsetmeleri takdire de─čer. Bununla birlikte baz─▒ tenkitlerimiz de olacakt─▒r.
Mes'ele, dini inan├ž gibi dindar nezdinde en m├╝him olan ve en fazla hassasiyet duyulan bir mevzu oldu─čundan yazarlar, bazen ister istemez, ─░sl├óm inanc─▒n─▒ benimseyen bir m├╝minin ho┼čnut olmayaca─č─▒ bir tutum i├žine girmi┼člerdir. ─░tiraf etmem gerekir ki, benzeri bir ├žal─▒┼čmay─▒ Hristiyanl─▒k i├žin ben yapm─▒┼č olsayd─▒m, tenkide u─črayacak yerler buradakinden daha az olmazd─▒. Demek istiyorum ki, g├╝├žl├╝k, i┼čin mahiyetinden ileri gelmektedir. Tenkide yol a├žan husus, eksik veya yanl─▒┼č bilgilerden ziyade, inan├ž ayr─▒l─▒─č─▒ndan kaynaklanan de─čerlendirme ile ilgili olacakt─▒r.
Her ┼čeyden ├Ânce ve kitab─▒n tamam─▒ i├žin ge├žerli olan bir husus olarak dikkati ├žeken durum ┼ču oluyor Kitab─▒n isminden, hem hristiyanlardan hem de m├╝sl├╝manlardan m├╝tekabilen bahsedece─či anla┼č─▒ld─▒─č─▒ halde, sonuna kadar okununca hristiyanlara, m├╝sl├╝manlar─▒n inan├ž, tutum, davran─▒┼č ve haleti ruhiyelerini anlatt─▒─č─▒ m├╝┼čahede olunuyor. Halbuki m├╝sl├╝manlara da hristiyanlar─▒n ger├žek inan├ž, tutum, davran─▒┼č ve haleti ruhiyeleri anlat─▒lsayd─▒, eser daha tam olurdu. B├Âyle yap─▒lmay─▒┼č─▒n─▒n hat─▒ra gelen ilk sebebi ┼ču olabilir Kitap, Hristiyanl─▒─č─▒n en y├╝ksek dini makam─▒nca yay─▒nlanmaktad─▒r. M├╝sl├╝manlara da hitab etmeyi nezakete ayk─▒r─▒ buldu─čundan b├Âyle hareket etmi┼čtir. Ancak bunun beni tatmin etmedi─čini ifade etmeliyim. Papal─▒k makam─▒n─▒n uzmanlar─▒, ─░sl├óm ve m├╝sl├╝manlarla me┼čgul olup ├ževrelerini de me┼čgul ettikleri gibi, daha iyi bir ┼čekilde bildikleri Hristiyanl─▒─č─▒ ve hristiyanlar─▒ da ayn─▒ derecede anlatmal─▒yd─▒. Zira evde olan ┼čeyleri en iyi bilen, evin sahibidir. Hristiyanlar─▒n hususiyetlerini de anlatm─▒┼č olmakla, m├╝sl├╝manlar─▒n da onlar─▒ tan─▒malar─▒n─▒ kolayla┼čt─▒rm─▒┼č olurlard─▒. ┼×unu da hesaba katmal─▒yd─▒lar Hristiyan Bat─▒, d├╝nyevi y├Ânden m├╝sl├╝manlara hakim durumdad─▒r; g├Âstermelik ba─č─▒ms─▒zl─▒klar─▒n ger├že─či de─či┼čtirmedi─čini herkes biliyor. Bu durumda m├╝sl├╝manlar─▒n bekledikleri ilk i┼č, maruz kald─▒klar─▒ haks─▒zl─▒k ve istismarlara son verilmesidir. Kilise, yaramaz ├žocu─ču Bat─▒'ya, sadece hakimiyetin alt─▒ndaki bu zavall─▒ m├╝sl├╝manlar─▒ o kadar da hor g├Ârme, onlar─▒ yanl─▒┼č tan─▒yorsun, onlar─▒n dinlerini ve de─čerlerini kabul etmeye gayret sarfet vs. diyece─čine Zul├╝mden vazge├ž, ba┼čka insanlar─▒ s├Âm├╝rmeye son ver, kendine gel, dinin senden ┼ču ┼ču faziletleri istiyor, kendin i├žin istedi─čini ba┼čkas─▒ i├žin de isteyeceksin, ceketini isteyene paltonu da vereceksin, bir yana─č─▒n─▒ tokatlayana ├Âb├╝r├╝n├╝ de ├ževireceksin. Senin yanl─▒┼č tutumun y├╝z├╝nden, dinimiz asl─▒nda ┼č├Âyle ┼č├Âyle oldu─ču halde m├╝sl├╝manlar, ba┼čka zanlara kap─▒l─▒yorlar, do─črusu ┼čudur kabilinden s├Âzleri de ilave etmeliydi.

Bat─▒l─▒ hristiyanlara, dinlerinin gere─čini yapt─▒ramad─▒─č─▒ taktirde, en az─▒ndan onlar─▒n yapt─▒─č─▒ zul├╝m ve s├Âm├╝r├╝leri takbih etmeli ve Kilise ─░daresinin onlarla ilgisi olmad─▒─č─▒n─▒ ispat etmelidir. Bu yap─▒lmad─▒k├ža, m├╝sl├╝manlar─▒n g├╝zel s├Âzlere inanmalar─▒n─▒ beklememelidir. Bir m├╝sl├╝man─▒n Kur'an ve hadise verdi─či ehemmiyet ile bir hristiyan─▒n ─░ndilere ve dini gelene─če bak─▒┼č─▒, ayn─▒ durumda de─čildir ve olamaz da. ├ç├╝nk├╝ Kur'an metninin, an─▒nda yaz─▒ ve h─▒fz yoluyla kaydedilip intikal ettirilmesinde uygulanan titizlikle, ─░ncil metinlerinin maruz kald─▒─č─▒ durumlar aras─▒nda ├žok fark vard─▒r. Bat─▒'da laik ├ževrelerin ba┼člat─▒p geli┼čtirdi─či ve neticede Kiliseyi de kabule mecbur b─▒rakt─▒klar─▒ metin tenkidi, tarih├«, edeb├«, bilimsel tenkidler, son as─▒rda art─▒k dini makamlarca da b├╝y├╝k ├Âl├ž├╝de itiraf edilmektedir. Mesela Paris Katolik ├ťniversitesi uzmanlar─▒ndan te┼čekk├╝l eden bir heyet taraf─▒ndan -A. Robert ve A. Feuillet ba┼čkanl─▒─č─▒nda- yaz─▒lm─▒┼č olan "Introduction ala Bible" adl─▒ eserin 1. cildinin 111. sahifesinde (Desclee et Co. Tournai (Belg.), 1959), ─░nciller i├žin yap─▒lan metin tenkidi ├žal─▒┼čmalar─▒ sonucunda toplam ikiy├╝z bin kadar varyant g├Âr├╝ld├╝─č├╝, bunlar─▒n sekizde yedisinin ├Ânemsiz farkl─▒l─▒klar oldu─ču bildiriliyor. Demek ki m├╝him say─▒labilecek farklar, takriben yirmibe┼č bin civar─▒ndad─▒r. Halbuki ayn─▒ metodlar─▒ Kur'an'a uygulamaya ├žal─▒┼čm─▒┼č olan Th. N├Âldeke, VVelhausen, A. Jeffery, R. Blachere, R. Belle ve emsali bir├žok m├╝ste┼črik, zikre de─čer hi├žbir sonu├ž alamam─▒┼člard─▒r. M├╝nih ├ťniversitesi'nde kurulan ve ─░kinci Cihan Sava┼č─▒'nda bombard─▒man neticesinde tahrib edilen Institut fur Koranforschung (Kur'an Ara┼čt─▒rma Enstit├╝s├╝) ├╝├ž nesile mensup ara┼čt─▒r─▒c─▒larca yap─▒lm─▒┼č altm─▒┼č y─▒l kadar s├╝ren ├žal─▒┼čmalar sonucunda ÔÇötam veya eksik olarak- k─▒rkiki bin kadar Kur'an n├╝shas─▒n─▒n foto─čraf─▒n─▒ toplay─▒p "metin tenkidi" yapmak istemi┼č idiyse de k─▒raat farklar─▒ veya istinsah hatas─▒ oldu─ču kesinlikle meydanda olan hatalar d─▒┼č─▒nda, rivayet (metin) fark─▒ bulunmad─▒─č─▒ anla┼č─▒lm─▒┼č idi. B├Âyle oldu─ču halde, z─▒mnen, sanki tenkitlere yer varm─▒┼č da muhatab─▒n durumu m├╝sait olmad─▒─č─▒ndan yap─▒lm─▒yormu┼č gibi ┼ču ifadeyi kullanmak do─čru de─čildir: "├çok nadir istisnalar d─▒┼č─▒nda, Kur'an'─▒n bildirdiklerini m├╝naka┼ča etmek, metin tenkidi prensiplerini veya tarihi tesir silsilelerini ara┼čt─▒rma i┼čini ona tatbik etmek, diyalog yolundan uzakla┼č─▒p m├╝cadeleye d├Ânmek olur."(s. 36).
Yine 36. sahifede yer alan bir nokta Ehl-i s├╝nnetin, "m├╝┼čahhas Kur'an'─▒n" (Coran terrestre) yarat─▒lmam─▒┼č oldu─čuna inand─▒─č─▒ bildirilmektedir. Yanl─▒┼č anlatm─▒yorsak ve kasdedilen m├ón├ó bu ise, redaksiyonunda L. Gardet gibi bir Kel├óm ilmi m├╝tehass─▒s─▒n─▒n bulunmas─▒na ra─čmen,(1) bu yanl─▒┼č─▒n nas─▒l olup da yap─▒ld─▒─č─▒ hayretimizi mucib olmaktad─▒r. Ehl-i s├╝nnete g├Âre el-kel├ómu'n-nefs├« yarat─▒lmam─▒┼čt─▒r; fakat sesler ve harfler halinde tezah├╝r eden m├╝┼čahhas Kur'an'─▒n gayr-i mahl├╗k oldu─ču inanc─▒ yoktur. ElÔÇöBeyc├╗r├«, Tuhtefu'l-m├╝r├«d ala cevheretit-Tevh├«d eserinde (M─▒s─▒r, Meymeniyye, 1320, s. 50) diyor ki; "Ey m├╝kellef, Kur'an'─▒n yani Allah Taalan─▒n Kel├óm─▒n─▒n, Mu'tezileye ayk─▒r─▒ olarak, hudustan m├╝nezzeh oldu─čuna inan. Mu'tezile kel├óm─▒n, harfleri ve sesleri gerektirdi─čini iddia ile kel├óm─▒n hadis oldu─čunu ileri s├╝rerler. Ses ve harf de Allah Taala hakk─▒nda imk├óns─▒zd─▒r diyerek, Allah'─▒n kel├óm─▒n─▒n mahl├╗k oldu─čunu s├Âylerler. Eh─░-i s├╝nnet der ki: el-kel├ómu'n-nefs├« m├ón├ós─▒nda olarak Kur'an mahl├╗k de─čildir; fakat okudu─čumuz laf─▒z olarak Kur'an mahl├╗ktur. Yaln─▒z, "Kur'an mahl├╗ktur" deyip de bundan, -ta'lim makam─▒ d─▒┼č─▒nda- okudu─čumuz lafz─▒ kasdetmek pek d├╝┼č├╝n├╝lmez."
"M├╝sl├╝manlar─▒n haf─▒zas─▒" diye tavsif edilen hadis kitaplar─▒n─▒n hicri 3. as─▒rda meydana getirildi─či iddias─▒ da (s.39) do─čru de─čildir. Ger├ži k├╝t├╝b-i sitte 3. as─▒rda derlenmi┼čtir. Fakat onlardan ├Ânce, hadisleri kaydeden her nesilde onlarca eser yaz─▒lm─▒┼čt─▒r. Mesela sahabeden on kadar─▒n─▒n hadis mecmualar─▒ bulundu─čunu biliyoruz. (Ebu H├╝reyre, Semure, ─░bn ├ľmer, Sa'd b. Ubade, Abdullah b. Amr, bunlar aras─▒ndad─▒r. Bkz. mesela, M. Hamidullah, Sahifah Hamm├óm ─░bn Munabbih, Paris, 1399/1979 Tr. H.G. Tocheport, s.34-124)
Kitapta eksikli─či iyice g├Âze batan hususlardan biri de, ─░sl├óm ahl├ók─▒na ├žok az bir yer ayr─▒lm─▒┼č olmas─▒d─▒r. Hristiyan ├óleminde ─░sl├óm aleyhindeki en yayg─▒n iddialardan biri de onun, ahl├ók ├╝zerinde durmad─▒─č─▒d─▒r. Bundan ├Ât├╝r├╝d├╝r ki, II. Vatikan Konsilinde, m├╝sl├╝manlar hakk─▒nda: "Onlar ahl├óki hayata de─čer verirler" c├╝mlesinin girmesi, hayli m├╝naka┼čalardan sonra m├╝mk├╝n olabilmi┼čtir. (R. Caspar, Les relations de l'Eglise avec les religions nonchretiennes, s. 226 - 227). Bir m├╝sl├╝man─▒ hayli ┼ča┼č─▒rtacak olan bu garip iddiaya kar┼č─▒ ger├ži "Kur'an ahl├ók─▒ ├╝zerinde bina edilmi┼č bir m├╝sl├╝man ahl├ók─▒ vard─▒r ve o ahl├ók olduk├ža ciddidir (exi-geante)" (s. 76) h├╝km├╝ verilmektedir. Bununla beraber Hristiyanlar aras─▒nda yayg─▒n olan bu pe┼čin h├╝km├╝ izale etmek i├žin, ─░sl├óm ahl├ók─▒ hakk─▒nda birka├ž sahifelik bilgi verilseydi daha iyi olurdu.
─░sl├ómiyetin, i┼člere (amellere) pek de─čer vermedi─čini ├«ham edecek ┼ču m├╝talaa yersizdir: "B├Âyle olmakla birlikte, ilave edelim ki, 19. as─▒rdaki tecdid (reform) cereyan─▒n─▒n ├ž─▒k─▒┼č─▒ndan beri ve ├ža─čda┼č toplumlar─▒n etkisi alt─▒nda amelsiz iman, medeni veya ahl├óki ba─članma (engagement) olmayan bir iman, geni┼č ─░sl├óm├« ├ževrelerde, iyiden iyiye terkedilmi┼čtir" (s. 4041). Ehl-i s├╝nnete g├Âre iman ile amel ayr─▒d─▒r, amel imana dahil de─čildir. Bu, e┼čyay─▒ isimleriyle isimlendirmek, mefhumlar─▒ yerinde kullanmak ve iman─▒ sa─člam bir esasa oturtmak endi┼česinden ileri gelmi┼čtir. Ameli imandan c├╝z' sayan mu'tezililer, m├╝rtekib-i kebire konusunda hem nazariyede hem de tatbikatta bocalam─▒┼člard─▒r. Zira bu ke┼čmeke┼č i├žerisinde hangi g├╝nah─▒, ne miktarda i┼čleyen kimsenin imandan ├ž─▒k─▒p, kimlerin imanda kald─▒─č─▒n─▒ s├Âylemek son derece zor ve cemiyeti alt├╝st eden bir duruma yola├žar. Bununla beraber Ehl-i s├╝nnet "ki┼čiye, g├╝nahlar─▒n─▒n zarar vermedi─čini iddia etmeyiz" demi┼č, amelin teferruat─▒na, hatta ├ódaba bile l├óy─▒k oldu─ču de─čeri vermi┼č ve k├Ât├╝l├╝klerin her ├že┼čidinden ka├ž─▒nmak gerekti─či ├╝zerinde ─▒srar etmi┼čtir.
─░sl├ómda "Allah sevgisi"nin, XI. as─▒rdan itibaren tasavvufla ortaya ├ž─▒kt─▒─č─▒ (s.75-76), bilhassa Gazz├óli sayesinde benimsendi─či, ┼čimdi ise baz─▒ hristiyanlar─▒n etkisiyle bu temay├╝l├╝n m├╝sl├╝manlar aras─▒nda h├ókim oldu─ču iddias─▒ yanl─▒┼čt─▒r. Kur'an ve hadiste kulun Rabbini, Rabbinin de kulunu sevmesine delalet eden say─▒s─▒z yerler vard─▒r. Bir kelime ile s├Âylenecek olursa, Allah'─▒n, Kur'an'daki vas─▒flar─▒ndan biri el-Ved├╗d (├žok seven ve ├žok sevilen) de─čil midir?
"─░sl├óm hakk─▒ndaki belli ba┼čl─▒ pe┼čin h├╝k├╝mlerden kendimizi kurtarmal─▒y─▒z" b├Âl├╝m├╝nde ┼ču pe┼čin h├╝k├╝mler s─▒ralan─▒yor: Fatalizm, ┼čekilcilik, ─░sl├óm taassup ve k─▒l─▒├ž dinidir, korku dinidir, ahl├ókda gev┼čektir, terakkiye engeldir. Bu h├╝k├╝mler k─▒smen reddedilmekte, onlar─▒n aksini g├Âsteren ─░sl├ómi naslara yer verilmektedir. Fakat -yanl─▒┼č anlama ihtimalini de pe┼činen kabul edip ├Âz├╝r dileyerek s├Âyleyelim ki- dikkatli bir okuyu┼č, ┼ču intiba─▒ verdirebilmektedir: "Bu iddialar, din olarak ─░slam'da ve bilhassa tarih i├žindeki ─░sl├óm anlay─▒┼č ve tatbikat─▒nda k─▒smen mevcut ise de, zamanla ve bazen de "Hristiyanl─▒─č─▒n vas─▒tal─▒ veya vas─▒tas─▒z etkisiyle" (s. 76) geli┼čti─či, der├╗n├«le┼čti─či, r├╗han├«le┼čti─či ve izaf├«le┼čti─či ortadad─▒r ve bu y├Ânde geli┼čme devam etmektedir". Kader inanc─▒, insan h├╝rriyeti, insan─▒n fiilleri gibi hususlarda mu'tezili inan├žlar sanki reva├žland─▒r─▒lmakta ve ─░sl├óm, onlar─▒n sayesinde ┼čirin g├Âr├╝lmektedir. Mu'tezili fikirler ise, m├╝ste┼čriklerin ├žo─čuna g├Âre Hristiyanl─▒ktan s─▒zm─▒┼čt─▒r. ─░sl├óm'a sevgi, ┼čefkat, der├╗n├«lik, ruhan├«lik, ┼čekilcilikten uzakla┼čma, farkl─▒ (olan nefisle) cihad anlay─▒┼č─▒ katt─▒─č─▒ ├Âne s├╝r├╝len tasavvuf da, m├╝sl├╝manlarla hristiyanlar aras─▒ndaki ortak taraflar─▒ artt─▒rm─▒┼čt─▒r. M. Asin Palacios'da en a├ž─▒k ifadesini bulan "h├ózihi bid├óetun├ó ruddet ileyn├ó" (kendi mal─▒m─▒z dola┼č─▒p bize geldi) havas─▒, uzaktan uza─ča sezilmektedir. Di─čer taraftan, modern hayat─▒n ÔÇödaha do─črusu kendi kendini empoze eden Bat─▒'n─▒n bask─▒s─▒yla bir k─▒s─▒m dini ahk├óm─▒n (bo┼čanma, d├Ârde kadar birden fazla kad─▒nla nik├óhlanabilmesi v.s.) fiilen ilga edilmesine dikkat ├žekiliyor. Hristiyanlarla m├╝sl├╝manlar─▒n "bulu┼čma noktalar─▒" bunlar m─▒ olacak?
Kitab─▒n bir├žok yerinde, din olarak "─░sl├óm"dan de─čil, -konsil metninde oldu─ču gibi- "m├╝sl├╝manlar"dan bahsediliyor. Bilerek mi b├Âyle yap─▒lm─▒┼čt─▒r? Bu, acaba diyalogun m├╝┼čahhas insanlarla kurulmas─▒ gerekti─činden mi kaynaklanmaktad─▒r? Yoksa ┼čimdiki "m├╝sl├╝manlar" hristiyan muhataplar─▒na daha iyi kulak verecek bir durumda bulunduklar─▒ndan m─▒ tercih edilmi┼čtir?
─░sl├ómiyetin meh├ósini (─░sl├ómi g├╝zellikler) b├Âylece Hristiyanl─▒─ča ve modern Bat─▒'ya tevzi edilirse geriye ne kalacak? Diyalo─čun gayesi, bu noktaya gelmi┼č, yani b├╝y├╝k ├Âl├ž├╝de Bat─▒l─▒la┼čm─▒┼č m├╝sl├╝manlar─▒, modern icaplara uyan bir inan├ž sistemine ├ž─▒karmak m─▒d─▒r?
─░sl├óm─▒n ┼ču d├Ârt esas b├Âl├╝me ayr─▒lmas─▒ m├╝mk├╝nd├╝r: Akaid, ibadetler, ahl├ók ve muamel├ót (s. 84 - 85). Fakat bunlar─▒n ilk ─░kisinin de─či┼čmez olup ahl├óki kaidelerin ve i├žtimai m├╝nasebetlerin (muamelat─▒n), zamana ve ├ór─▒z├« durumlara g├Âre de─či┼čebilece─čini iddia etmek m├╝him bir yanl─▒┼čt─▒r. M├╝sl├╝manlar Kur'an'da ve hadiste bildirilen din├« ve ahl├ók├« her t├╝rl├╝ ahk├óm─▒n her zaman i├žin ge├žerli oldu─čuna inanmaktad─▒rlar. B├Âylesi iddialar, kendileriyle diyalog kurulmak istenen m├╝sl├╝manlar─▒n i├žinde ┼ču ku┼čkular─▒ harekete ge├žirebilir: Biz, ├Âz de─čerlerimizden s─▒yr─▒l─▒p, Bat─▒l─▒la┼čm─▒┼č bir ortama m─▒ ├žekilmek isteniyoruz. Birtak─▒m iktisadi ve teknik sebeplerle maddeten geri kal─▒p ├╝lkelerimizin Bat─▒l─▒larca s├Âm├╝rgele┼čtirilmesi neticesinde, sosyolojik anlamda bir nevi hristiyanla┼čt─▒r─▒ld─▒ktan sonra, bu y├Ânde bir s├╝re daha ilerlemeyi m├╝teakip psikolojik anlamda hristiyanla┼čt─▒rma gayretlerine mi maruz b─▒rak─▒laca─č─▒z?"
II. Vatikan konsilinden sonraki Kilise, d├╝nyaya, di─čer k├╝lt├╝r ve inan├žlara a├ž─▒l─▒rken, bazen ifrat ederek, nerdeyse, -felsefi anlamda H├╝manizm'in s├Âzc├╝l├╝─č├╝n├╝ yapmak durumuna d├╝┼čmektedir. (Bu anlam─▒ ile H├╝manizm'in dinlere ve bilhassa Tanr─▒ inanc─▒na kar┼č─▒ oldu─čunu hat─▒rlatmaya ihtiya├ž yoktur). ┼×u k├óbil ifadeler, bize bu intiba─▒ verdirmektedir: "─░nsan─▒ tehdid eden bu tehlikeler kar┼č─▒s─▒nda zenginler ve fakirler, hristiyanlar ve m├╝sl├╝manlar, inananlar ve inanmayanlardan de─čil, insan─▒ kurtarmak i├žin el uzatacak karde┼člerden bahsedilebilir." (s. 110). ─░nsan─▒, her t├╝rl├╝ tezah├╝r├╝nde oldu─ču gibi kabul etmek iddias─▒nda ne kiliseyi ne de herhangi bir sistemi samimi bulamay─▒z. Zira, bu, dini inanc─▒n son derece izaf├«le┼čti─čini ve ├Âb├╝r insanlara ula┼čt─▒raca─č─▒ bir mesaj─▒ olmad─▒─č─▒n─▒ kabul etmek demektir ve bir din i├žin y─▒k─▒md─▒r. Kilise bunda samimi olsa bile, m├╝sl├╝man olarak biz, buna raz─▒ olamay─▒z; zira ─░sl├óm─▒n, insanlara verece─či hayat├« ve vazge├žilmez de─čerlerin bulundu─čuna inan─▒r─▒z. Bizce ─░sl├ómda, marazi bir insan sevgisi yoktur. Ebedi cehenneme g├Ât├╝rece─čine inand─▒─č─▒m─▒z inkar, ┼čirk, isyan i├žindeki insanlar─▒ bu halleriyle sevemeyiz, seversek kendi kendimizi ink├ór etmi┼č oluruz. Ama Yarat─▒c─▒'n─▒n raz─▒ oldu─ču iman─▒, ┼čerefli, ├ódil ve nezih hayat bi├žimini duyurmak i├žin insanlara ┼čefkat ve sevgi ile y├Âneliriz. Marazi sevgi iddias─▒nda olanlar─▒n (s├Âm├╝rgecilerin, kom├╝nistlerin vs.) ne derece iki y├╝zl├╝ olduklar─▒, sevdikleri insanlara reva g├Ârd├╝kleri nice haks─▒zl─▒klarla sabit olmu┼čtur. Kendi kendimizle ├želi┼čmemize hi├ž l├╝zum yok, dinimizin istedi─či m├╝kemmel insan modelini belirtmekten ├žekinmiyoruz.
Kitaptaki ├Ânemli eksikliklerden biri de peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v)'e tahsis edilmi┼č birka├ž sahifenin olmay─▒┼č─▒d─▒r. ├ça─čda┼č y├╝zlerce hristiyan ara┼čt─▒r─▒c─▒n─▒n itiraf─▒yla da sabittir ki, hristiyan d├╝nyas─▒n─▒n Hz. Muhammed aleyhinde irtikab etti─či zul├╝m ve iftiraya, d├╝nyaya ayak basan hi├ž bir insan maruz kalmam─▒┼čt─▒r... Bundan ├Ât├╝r├╝, pe┼čin h├╝k├╝mlerden uzakla┼čt─▒rmay─▒ gaye edinen bu eserde, hristiyanlara ─░sl├óm akidesinin ve ─░sl├óm d├╝nyas─▒n─▒n merkez ┼čahsiyeti Hz. Muhammed, ├Âzellikle tan─▒t─▒lmal─▒yd─▒.
B├╝t├╝n bu tenkitlere ra─čmen, eseri takdim eden Kardinal Paul Card Marella'n─▒n da belirtti─či gibi, bunu "bir ilk ad─▒m" olarak takdir etti─čimizi belirtmek isteriz. Bu s├Âzlerin arkas─▒ndan, s├Âzlerin istikametindeki fiillerin gelmesini ├╝mit ediyoruz.

Dipnot:
1) L. Gardet, mesela Dieu et la destinee de l'homme, Paris, 1967, s. 165'de bu konuda do─čru bilgi vermektedir.


┘ů┘éěž┘äěžě¬ ěş┘ł┘ä ┘ůěÂ┘ů┘ł┘ć ┘çě░┘ç ěž┘ä┘ů┘éěž┘äěę
# ěžě│┘ů ěž┘ä┘ů┘éěž┘äěę
Kullan─▒c─▒ Yorumlar─▒

! Yorum yazabilmeniz i├žin ├╝ye olmal─▒s─▒n─▒z.
├ťyelik i├žin l├╝tfen sayfan─▒n ├╝st k─▒sm─▒nda yer alan"├ťye Giri┼č | ├╝ye ol" linkine t─▒klay─▒n─▒z.

Kay─▒t Ekleyen / Eklenme Tarihi
Nurgül Çepni / 4.07.2009



Eski Eserler


Eski Eserler K├╝t├╝phanesine Ho┼čgeldiniz!

Hesap ─░┼člemleri

├ťye de─čil misiniz? ├ťye olun!

Eski Eserlere ├╝ye olarak, k├╝t├╝phanenimiz ve eserlerimiz hakk─▒nda payla┼č─▒mlardan hesab─▒n─▒z ├╝zerinden faydalabilirsiniz...