f EskiEserler | Eski Eserler | Eskieserler.com
E─čitim Kurumu   ( 2141 )   ┘ü┘Ő ěž┘ä┘âě¬ěĘ   ( 1659 )   ┘ü┘Ő ěž┘ä┘ůěĄ┘ä┘ü┘Ő┘ć   ( 4831 )  
┘ü┘Ő ěž┘ä┘ůěČ┘äěžě¬   ( 786 )   ┘ü┘Ő ěž┘ä┘ů┘âě¬ěĘěžě¬   ( 151 )   ┘ü┘Ő ěž┘ä┘ůě»┘ć   ( 182 )  
┘ü┘Ő ěž┘ä┘ů┘éěž┘äěžě¬   ( 2196 )   Multi Media   ( 323 )   Fetvalar   ( 894 )  
┘ůěČ┘ů┘łě╣ ě╣ě»ě» ěž┘äě▓┘łěžě▒
9129104
┘ůěČ┘ů┘łě╣ ě╣ě»ě» ěž┘äěžě╣ěÂěžěí 1490
Online ├ťye 0
Makale Arama

Konu Arama
ěž┘ć┘łěžě╣ ěž┘ä┘ů┘éěž┘äěžě¬
   ěž┘ä┘ů┘éěž┘äěžě¬ ěş┘ł┘ä ěž┘ä┘âě¬ěĘ
   ěž┘ä┘ů┘éěž┘äěžě¬ ┘ä┘äě¬ě╣ě▒┘Ő┘ü ěĘěž┘ä┘ůěĄ┘ä┘ü┘Ő┘ć
   ěž┘ä┘ů┘éěž┘äěžě¬ ┘ä┘äě¬ě╣ě▒┘Ő┘ü ěĘěž┘ä┘ů┘éěž┘äěę
   ěž┘ä┘ů┘éěž┘äěžě¬ ěž┘ä┘ůě¬ě▒ěČ┘ůěę

Muas─▒r H─▒ristiyanl─▒─č─▒n ─░slama Bak─▒┼č─▒ II

 ě¬┘üěžěÁ┘Ő┘ä ěş┘ł┘ä ěž┘ä┘âě¬ěžěĘ ě▒┘é┘ů ěž┘ä┘âě¬ěžěĘ : K-  
ěžě│┘ů ěž┘ä┘ůěĄ┘ä┘ü ěž┘äě╣┘ä┘ů ěž┘ä┘ů┘łěÂ┘łě╣ ┘äě║ě¬┘çěž
Suat Y─▒ld─▒r─▒m Kelam T├╝rk├že
┘ů┘Őě▓ěžě¬ ěž┘äěĚěĘě╣ěę ┘ůě¬ě▒ěČ┘ů ěž┘ä┘âě¬ěžěĘ
 
       
Makale No: 214 ě╣ě»ě» ěž┘äě▓┘Őěžě▒ěę : 7131 ěž┘äěąěĘ┘äěžě║ ě╣┘ć ě«ěĚěú ěž┘äě¬┘łěÁ┘Őěę
   ┘ä┘ůěĄ┘ä┘ü ěž┘ä┘ů┘éěž┘äěę ěž┘ä┘âě¬ěĘ ěž┘ä┘âě¬ěĘ ěž┘äěú┘ä┘âě¬ě▒┘ł┘ć┘Őěę ěž┘ä┘ů┘éěž┘äěžě¬ ěž┘ä┘ů┘éěž┘äěžě¬ ěş┘ł┘ä┘ç    

ěž┘ä┘âě¬ěĘ ┘ä┘ä┘ůěĄ┘ä┘ü
# ěžě│┘ů ěž┘ä┘âě¬ěžěĘ

ěž┘ä┘âě¬ěĘ ěž┘äěž┘ä┘âě¬ě▒┘ł┘ć┘Őěę ┘ä┘ä┘ůěĄ┘ä┘ü
# ěžě│┘ů ěž┘ä┘âě¬ěžěĘ

ěž┘ä┘ů┘éěž┘äěžě¬ ┘ä┘ä┘ůěĄ┘ä┘ü
# ěžě│┘ů ěž┘ä┘ů┘éěž┘äěę
1 TDK nun T├╝rk├že S├Âzl├╝k├╝ Hakk─▒nda Baz─▒ M├╝lahazalar
2 ┼×eytani Ayetler Safsatas─▒ (Garanik K─▒ssas─▒n─▒n Tenkidi )
3 Risalei Nurda M├╝te┼čabih Ayetleri Anlamada ├ľnemli Esaslar I
4 ├ľmer Nasuhi Bilmenin B├╝y├╝k Tefsir Tarihi Hakk─▒nda Bir De─čerlendirme
5 M├╝te┼čabih Ayetler Hakk─▒nda ├ľnemli Bir Hat─▒rlatma
6 Muhammed Esedin Kuran Mesaj─▒ Adl─▒ Tefsiri Hakk─▒nda
7 Muas─▒r H─▒ristiyanl─▒─č─▒n ─░slama Bak─▒┼č─▒ III
8 Muas─▒r H─▒ristiyanl─▒─č─▒n ─░slama Bak─▒┼č─▒ II
9 Muas─▒r H─▒ristiyanl─▒─č─▒n ─░slama Bak─▒┼č─▒
10 Misyonerlerin T├╝rkiyeyi De─čerlendirmeleri
11 Mirac Hakikatlerinden
12 Mehmed Akifin Kurana Bak─▒┼č─▒
13 Mehmed Akifin Kuran Anlay─▒┼č─▒
14 Medine Ara┼čt─▒rmalar─▒ Merkezi / ┘ůě▒┘âě▓ ěĘěş┘łěź ┘ł ě»ě▒ěžě│ěžě¬ ěž┘ä┘ůě»┘Ő┘ćěę ěž┘ä┘ů┘ć┘łě▒ěę
15 Mealimiz M├╝nasebetiyle
16 Mealim Hakk─▒nda Hezeyanlar
17 Makbul Tefsirin ┼×artlar─▒
18 Kuveyt Bilimsel ─░caz Sempozyumu
19 Kuran─▒n Tenciminin E─čitici ├ľzelli─či
20 Kuran─▒n Allah Kelam─▒ Oldu─čunu ─░spatta Bedi├╝zzaman Said Nursinin Orijinal Bir Usul├╝
21 Kuran─▒ Kerimin M├╝te┼čabihan Mesani ├ľzelli─či
22 Kuran─▒ Kerime G├Âre Ehli Kitapla Diyalog
23 Kuran─▒ Kerimde K─▒ssalar
24 Kuran─▒ Kerimde Hz. ─░san─▒n H├╝viyeti
25 Kuran ve Alevi (Nazmi N. Sakall─▒o─člunun Kuran ─░simli Derleme ├çevirisinin Ele┼čtirisi)
26 Ki┼činin Kuran─▒ Hakimi ─░le ├ľzel ─░leti┼čimi
27 Kiliseyi ─░slam ─░le Diyalog ─░steme─če Sevk Eden Sebepler II
28 Kiliseyi ─░slam ─░le Diyalog ─░steme─če Sevk Eden Sebepler
29 ─░slam─▒n Tan─▒tt─▒─č─▒ Allah
30 ─░slam─▒n H─▒ristiyanlara Uygulad─▒─č─▒ Ho┼čg├Âr├╝
31 ─░cazul Kuran ─░lmi
32 Hz. Peygamberin Kuran─▒ Tefsiri
33 Hristiyan Teslisi ve Hz. Meryem
34 Gazalinin Bilimsel Metodu
35 Evrensel Alim Muhammed Hamidullah
36 En M├╝kemmel Ahlak Ba┼čta Gelen Mucizelerdendir
37 Elmal─▒l─▒n─▒n Meali veya Sahipsizli─čin Meali
38 Elmal─▒l─▒ M. Hamdi Yaz─▒r─▒n M├╝te┼čabih Ayetleri Anlamaya Katk─▒s─▒
39 Elmal─▒l─▒ Hamdi Yaz─▒r ve Tefsiri
40 Diyalogda Anahtar ─░sim L. Massignon ve ─░slam
41 Ceza H├╝k├╝mleri A├ž─▒s─▒ndan Tevrat ve Kuran Adl─▒ Kitab─▒n Kriti─či
42 Canan ki Bir Melekti U├žtu
43 Ayetlerin Tertibinde Oryantalist ┼×├╝phesi
44 Ayetlerin Kronolojik S─▒ralanmas─▒
45 Allah─▒n Biz Zamirini Kullanmas─▒

ěž┘ä┘ů┘éěž┘äě¬ ┘ä┘äě¬ě╣ě▒┘Ő┘ü ěĘěž┘ä┘ůěĄ┘ä┘ü
# ěžě│┘ů ěž┘ä┘ů┘éěž┘äěę

┘ů┘äě«ěÁ
D─░YALOGA NASIL HAZIRLANMALI? (s.67-97) Diyalog ba┼čkas─▒yla hesapla┼čmaktan ziyade, bizzat kendimize kars─▒ bir m├╝cadeledir. Ekseriya fark─▒nda olmaks─▒z─▒n pe┼činde s├╝r├╝klendi─čimiz baz─▒ s├╗-i zanlar─▒ ve pe┼čin fikirleri bilmek faidesiz olmayacakt─▒r. Bir taraftan m├╝sl├╝manlara kar┼č─▒ mazideki haks─▒zl─▒klar─▒m─▒z─▒ itiraf ederken, di─čer taraftan belli ba┼čl─▒ pe┼čin h├╝k├╝mlerimizden kendimizi kurtarmal─▒y─▒z. Bunlar ┼č├Âylece s─▒ralanabilir: a) ─░sl├óm fatalisttir, (*) b) ─░sl├óm, dini hususlarda ┼čekilcidir, c) ─░sl├óm korku fikrine dayanan bir dindir; Tanr─▒ ile kul aras─▒nda sevgiye yer vermez, d) ─░sl├óm laxistir, yani ahl├óki hususlarda gev┼čekli─če sevkeder, e) ─░sl├óm'da m├╝samaha yoktur, taassub vard─▒r; ─░sl├óm k─▒l─▒├ž dinidir, f) ─░sl├óm hareketsizli─če yol a├žar, geli┼čmeye engel olur. (Netice itibariyle bunlar, k─▒smen reddedilmekte (s. 71 - 85). Bu iddialar─▒ ├ž├╝r├╝ten isl├ómi naslara ve bilgilere yer verilmektedir.
read here cheat wifes unfaithful wives
cialis coupon cialis coupon cialis coupon
bystolic generic name what is the generic for bystolic

┘ůě╣┘ä┘ł┘ůěžě¬ ěž┘ä┘ćě┤ě▒
ěž┘Ő┘ć ┘ćě┤ě▒ě¬
ě¬ěžě▒┘Őě« ěž┘ä┘ćě┤ě▒
ěž┘ä┘ůěČ┘äěę ěžě¬┘Ő ┘ćě┤ě▒ě¬ ┘ü┘Ő┘çěž
ěž┘ä┘ůěČ┘äěę ěž┘äěž┘ä┘âě¬ě▒┘ł┘ć┘Őěę
ě╣┘ć┘łěž┘ć ěž┘ä┘ů┘ł┘éě╣

┘ćěÁ ěž┘ä┘ů┘éěž┘äěę   [Yazd─▒r/Print]

Muas─▒r H─▒ristiyanl─▒─č─▒n ─░slama Bak─▒┼č─▒ II

Vatikan'─▒n ge├žmi┼č y─▒llarda ─░sl├óm - H─▒ristiyan diyaloguna bak─▒┼č─▒, en net ifadesini, yine Papal─▒─č─▒n ┼ču a├ž─▒klamas─▒nda bulmaktayd─▒:
"Derinlemesine bir ─░sl├óm-H─▒ristiyan diyalogunun gerekli ┼čartlar─▒n─▒ belirtmek istiyoruz sadece. Re├žete vermek yerine bunu ger├žekle┼čtirecek, itiraz ve polemikten oldu─ču kadar uzla┼čmac─▒l─▒ktan da uzak olan muhatab─▒m─▒za h├╝rmet ve hasbi sevgi hissi ile dolu espriyi ortaya koymak istiyoruz. ─░htilaflar─▒m─▒z─▒ saklamak i├žin hi├ž bir sebep yoktur. Arzu edilen, taraflar─▒n s─▒rf kendi bulunduklar─▒ durumda kalmamalar─▒, ve hem kendi zatlar─▒nda hem de ba┼čkalar─▒yla m├╝nasebette daha iyi hale gelmeleri i├žin kendini asma vas─▒talar─▒n─▒ ke┼čfetmek hususunda yard─▒mla┼čmakt─▒r; ta ki b├╝t├╝n d├╝nyada, iyilik a─č─▒rl─▒─č─▒n─▒ daha a├ž─▒k hissettirsin."
Kur'an-─▒ Kerim'in, n├╝zul├╝nden itabaren Ehl-i Kitab'a y├Âneltti─či diyalog ├ža─čr─▒s─▒na (Ali ─░mran, 64) Papal─▒k, hayli gecikmi┼č olarak ancak II. Vatikan konsiliyle 1964 y─▒l─▒nda k─▒sa bir cevap verdi. Daha ├Ânce tahlilini yapt─▒─č─▒m─▒z bu konsil metninin ─▒┼č─▒─č─▒nda, "Hristiyan olmayanlara Mahsus Daire Ba┼čkanl─▒─č─▒" taraf─▒ndan bir kitap haz─▒rlat─▒lm─▒┼č bulunuyor.(1) Kitab─▒n isminin terc├╝mesi s├Âyle: "Hr─▒stiyanlarla m├╝sl├╝manlar aras─▒nda kurulacak bir diyalog i├žin y├Ânlendirmeler". Bu kitap hakk─▒nda olan bu yaz─▒m─▒z─▒ iki ana b├Âl├╝me ay─▒r─▒p, birinci b├Âl├╝mde, ┼čahsi fikrimizi katmaks─▒z─▒n kitab─▒ h├╝lasa etmeyi, ikincisinde ise baz─▒ m├╝lahazalar─▒m─▒z─▒ arzetmeyi uygun g├Ârd├╝k. Papal─▒─č─▒n g├Âr├╝┼č├╝n├╝ daha iyi anlatmak gayesiyle, ├Âzeti geni┼č├že tutaca─č─▒z. Ger├ži kitap ├ž─▒kal─▒ epeyce oldu. Fakat bu konuda memleketimizde tan─▒tma ve de─čerlendirme g├Ârmedi─čimizden, ├Ânemine binaen, ├╝zerinde duraca─č─▒z (2).
Bu dairenin ba┼čkan─▒ Paul Card Marella takdim yaz─▒s─▒nda (s. 5-6) diyor ki: Bu et├╝d, tecr├╝beli ve ilgili ┼čahsiyetlerle isti┼čare neticesinde P. Joseph Cuoq ile Louis Gardet taraf─▒ndan deruhde edilmi┼čtir. Bu te┼čebb├╝s ilk ad─▒m─▒ te┼čkil eder. Mes'ele naziktir ve uzun vade i┼čidir. Suadece Sekretaryaca ve Hristiyanlarca s├╝rd├╝r├╝lemez. Hristiyan ve m├╝sl├╝man, her seviyeden din bilgini, filozof ve diyalog tatbikat├ž─▒lar─▒, herkesin kendisini muhatab─▒ taraf─▒ndan anla┼č─▒lm─▒┼č, say─▒lm─▒┼č ve sevilmi┼č hissetti─či be┼čeri bir toplulu─ču kurmak i├žin d├╝┼č├╝nmeli ve ├žal─▒┼čmal─▒d─▒rlar. ─░slam d├╝nyas─▒na bak─▒┼č─▒m─▒z─▒ d├╝zeltmek ve b├Âylece m├╝sl├╝manlarla, hakikate sadakat ve en hasbi dostluk i├žinde, ger├žek bir diyaloga haz─▒rlanmak ├╝zere, ├Âzellikle hristiyanlara hitab etmekteyiz.

G─░R─░┼× (s.7-10)
G├╝n├╝m├╝zde, d├╝nyadaki ideolojilerin, k├╝lt├╝rlerin ve dinlerin pluralizmi (├žo─čulculuk) a├ž─▒k ve art─▒k vazge├žilmez bir hadise te┼čkil etmektedir. Bu vak─▒aya sadece m├╝samaha ile kar┼č─▒l─▒k verilemez. Bu durum, kendi i├žine kapan─▒k zamanlara uygun gelebilirdi. Bizzat bizim ├Âtemizde kurulan birli─če do─čru bizi g├Ât├╝rebilecek, ayr─▒l─▒klar─▒n arkas─▒ndaki ortak taraflar─▒ ara┼čt─▒rmak gayesiyle, ba┼čkas─▒n─▒ oldu─ču gibi kabul ve ona oldu─čumuz gibi a├ž─▒lmadan bahsetmek bizce daha do─čru olur.
Diyalog, zuhurata ba─čl─▒, meslek├«, k├╝lt├╝rel, siyas├«... oldu─ču gibi dini de olabilir. D├«ni olan─▒ da itikad─▒, tarih├«, tefsiri, ruhan├«... olabilir. Derinlemesine bir ─░sl├óm-Hr─▒stiyan diyalogunun gerekli ┼čartlar─▒n─▒ belirtmek istiyoruz sadece. Re├žete vermek yerine, bunu ger├žekle┼čtirecek, itiraz ve polemikten oldu─ču kadar, uzla┼čmac─▒l─▒ktan da uzak olan, muhatab─▒m─▒za h├╝rmet ve hasbi sevgi hissi ile dolu espriyi ortaya koymak istiyoruz. ─░htilaflar─▒m─▒z─▒ saklamak i├žin hi├ž bir sebep yoktur. Serdedilecek fikirlerin gayesi, ÔÇöonlar─▒ bulu┼čma noktalar─▒ yolunda geli┼čtirmek i├žinÔÇö hristiyan ve m├╝sl├╝manlara, m├╝tevaziane bir surette, nirengi noktalar─▒n─▒ g├Âstermektir. Diyalogun gayesi, ne ba┼čkalar─▒n─▒ kendi dinine ihtida ettirmek, ne de kar┼č─▒ taraf─▒ dininde ┼č├╝pheye d├╝┼č├╝rmektir. Arzu edilen, taraflar─▒n s─▒rf kendi bulunduklar─▒ durumda kalmamalar─▒ ve hem kendi zatlar─▒nda hem de ba┼čkalar─▒yla m├╝nasebette daha iyi hale gelmeleri i├žin, kendini a┼čma vas─▒talar─▒n─▒ ke┼čfetmek hususunda yard─▒mla┼čmakt─▒r; ta ki b├╝t├╝n d├╝nyada, iyilik a─č─▒rl─▒─č─▒n─▒ daha a├ž─▒k hissettirsin.

I. B├ľL├ťM:
D─░YALOGDA HR─░ST─░YANLI─×IN TAKINACA─×I TAVIR (s.11-29)
Diyalog, m├╝tehass─▒slar aras─▒nda kar┼č─▒l─▒kl─▒ fikir m├╝badelesine m├╝nhas─▒r zannedilmemelidir. Bizim buradaki anlay─▒┼č─▒m─▒zda diyalog, g├╝nl├╝k hayat─▒n en iddias─▒z temaslar─▒n─▒ bile i├žine al─▒r. Felsef├« veya d├«n├« sistemlerle de─čil, be┼čer├« ve dini bir tecr├╝bede yer alan, ya┼čayan insanlarla diyalog kurulur. Muhatab─▒nda sadece bir inceleme konusu g├Ârmek vartas─▒na d├╝┼čmemek laz─▒md─▒r. ─░ki dini sistemi mukayese etmek diyalog de─čildir. Bu mukayesede, ya┼čanan d├╝nyada, ┼čahs─▒n Tanr─▒ ile olan ferd├« m├╝nasebetinin te├óti edilmesi s├Âz konusu de─čildir. Varl─▒─č─▒n─▒n m├╝┼čahhas problemlerinin ├╝zerine varan ve onlara dinamik bir ├ž├Âz├╝m arayan insan─▒n ya┼čay─▒┼č plan─▒nda kurulmal─▒d─▒r bu g├Âr├╝┼čme. Bu da tamamen kendisine ve iman─▒na sad─▒k kalarak, ba┼čkalar─▒yla ya┼čamay─▒, ruhen onlar─▒n d├╝nyas─▒ndan olmay─▒ gerektirir her ┼čeyden ├Ânce.
┼×imdiye kadar m├╝sl├╝manlar, hr─▒stiyan d├╝nyas─▒nda ├žok az sempati buldular. Bat─▒l─▒lar ─░sl├ómiyet├ži ve ┼×arkiyat├ž─▒ olarak, insanlardan ziyade et├╝d mevzular─▒na sempati duyuyorlard─▒ ki, bu durum, g├╝n├╝m├╝zde m├╝sl├╝manlar─▒n onlar─▒ k─▒namalar─▒na hak verdirmektedir. Hr─▒stiyanlar, ─░sl├óm d├╝nyas─▒n─▒ ger├žek haliyle tan─▒mad─▒k├ža diyalog m├╝mk├╝n olmayacakt─▒r. Bu sonuca ula┼čmak i├žin tatbiki davran─▒┼člar ┼čunlar olabilir:
1) Muhatab─▒ istikbal etmek, dost├ža kar┼č─▒lamak laz─▒md─▒r. Ac─▒ mazinin i├žine kapan─▒kl─▒─č─▒ndan kurtularak, gerekip gerekmedi─čini de bir tarafa b─▒rakarak, ilk ad─▒m hr─▒stiyandan gelmelidir. Kar┼č─▒lamak demek, daha ├žok d├«n├« muhteval─▒, ge├žici bir misafirperverlikten ziyade muhatab─▒, ÔÇök├╝lt├╝r├╝, tarihi, duygular─▒, d├╝┼č├╝nce ┼čekilleri ileÔÇö oldu─ču gibi kabul etmek demektir. Bundan da ├Âte, kendi kendimiz kalarak, bir nevi kendimizi d─▒┼č─▒m─▒zda yerle┼čtirmektir. Bu davran─▒┼č, s─▒rf bir duygu de─čil, diyalog diyalekti─činde, ki┼čilerin temaslar─▒n─▒n icab─▒d─▒r.
2) M├╝sl├╝man─▒, kendi idealinde nas─▒l olmak istiyorsa ├Âylece kabul etmeli, yani sadece oldu─ču gibi kabul etmemelidir. Sosyoloji bilgininin so─čuk ve kuru tan─▒mas─▒ de─čil, onda sevilecek taraflar arayan dostun tan─▒mas─▒d─▒r makbul olan. ┼×u halde, kar┼č─▒dakinde t├Âkezletilecek bir muar─▒z, ├Â─čretilecek veya inan├ž a┼č─▒lanacak bir ├ž├Âmez, kazan─▒lacak bir namzet, hatta konu┼čturulacak bir muhatap yerine, hayat─▒ payla┼čacak bir yol arkada┼č─▒ g├Ârmek gerekir. Bunun i├žin de kar┼č─▒l─▒kl─▒ olarak birbirini tan─▒mal─▒d─▒r: k├╝lt├╝r├╝yle, tarihiyle, ├ževresiyle, sevin├žleri ve dertleriyle. ├ľnemli olan ya┼čay─▒┼člar─▒yla, bunun da ├Âtesinde ├Âzlemleriyle insanlar─▒ ke┼čfetmektir. Bizim ilk vazifemiz, m├╝sl├╝manlar─▒ bizimle g├Âr├╝┼čmeye zorlamak de─čildir. Diyalog da dostluk gibidir, zorlamayla veya be─čendirme ├žabalar─▒yla olmaz. ├ľnce hr─▒stiyan karde┼člerimizin zihniyetlerini (mentalite) de─či┼čtirmeye ├žal─▒┼čmal─▒y─▒z.
3) Kalb ve fikri haz─▒rlad─▒ktan sonra, ─░sl├óm dil veya dillerini, k├╝lt├╝rlerini ├Â─črenmek gerekir. Taraflar, dinlerini nas─▒l anlad─▒klar─▒n─▒, tarihi ak─▒┼č i├žerisinde k─▒r─▒lmalar ve sapmalar olup olmad─▒─č─▒n─▒ kar┼č─▒l─▒kl─▒ dinledikten sonra, bu de─čerleri evrensel pl├óndaki yerlerine yerle┼čtirmesini bilmelidirler.
4) Ba┼čkas─▒ndan alaca─č─▒ ┼čey oldu─čunu bilmek. Bu bilhassa hr─▒stiyanlar i├žin zor olacakt─▒r. Mesela ─░sl├óm, bize, te┼čbihin (antropomorphisme) karartt─▒─č─▒ ilahi tenezz├╝h (y├╝celik, transcendance) hususunda, hayat─▒m─▒zda Allah'─▒n her yerde haz─▒r-naz─▒r oldu─čunu daha canl─▒ olarak ya┼čamak, O'na ibadet ve O'nun iradesine dayanmak mevzular─▒nda yard─▒m edebilir. M├╝sl├╝man─▒n da ibadet ve dua ile Allah'a yakla┼čabilece─čine inanmam─▒z gerekir.

HRİSTİYANIN DÎNİ TAVRI
M├╝sl├╝man, laik oldu─čunu s├Âylese bile, g├Âr├╝┼čme halinde fikir al─▒┼čveri┼čini daha ├žok dini tarafa g├Ât├╝rmeye meyyaldir. Bat─▒l─▒, ister istemez Kilise temsilcisi durumunda kal─▒rken, s├Âzlerinde a├ž─▒k ve samimi olmal─▒. Diyalogun ├Âl├╝mc├╝l tehlikesi, kar┼č─▒ tarafta kendi dinine ├žekmek isteyen ard d├╝┼č├╝nce oldu─ču zann─▒na kap─▒lmakt─▒r. M├╝sl├╝manlar, ekseriye diyalogu, Hr─▒stiyanl─▒─č─▒ yayman─▒n yeni bir ┼čekli (neoÔÇöproselytisme) olarak anlamaya yatk─▒nd─▒rlar. E─čer ger├žekten b├Âyle d├╝┼č├╝n├╝yorlarsa, dini muhteval─▒ diyaloglar─▒, pe┼čin fikirlerin giderilmesine ve zihniyetlerin olgunla┼čmas─▒na kadar, bir tarafa b─▒rakmak tercih edilmelidir. Neticede, hususiyeti ne olursa olsun, iman etmenin istifham uyand─▒rd─▒─č─▒ modern d├╝nyada "beraber yol almak"t─▒r s├Âz konusu olan. "Ortak miras─▒m─▒z"─▒ oldu─ču kadar, farkl─▒l─▒klar─▒m─▒z─▒ da bilip onlara olan sayg─▒m─▒z─▒ korumal─▒y─▒z. Diyalog sayesinde, m├╝sl├╝manlar ve hr─▒stiyanlar, inan├žlar─▒n─▒ daha canl─▒ tutmak ihtiyac─▒yla hakiki m├╝minler olabilirler. Bu a├ž─▒kl─▒─č─▒n alameti, kar┼č─▒ tarafta ger├žek bir dindar bulmaktan gelen sevin├ž olacakt─▒r. Hr─▒stiyan, muhatab─▒na inanc─▒n─▒ arzetmeden ├Ânce, hele onun kabul├╝ne haz─▒r bir tasvirini yapmadan ├Ânce, hr─▒stiyan olarak, b├╝t├╝n asliyetiyle o iman─▒ ya┼čamas─▒ gerekir. Hr─▒stiyan, dindar bir m├╝sl├╝mandan, Tanr─▒'ya daha yak─▒n oldu─čuna inanamaz; zira ger├žek durumu yaln─▒z O bilir. Belki de M├╝sl├╝man, Tanr─▒'n─▒n l├╝tfunu kabul etmeye daha istidatl─▒ olabilir.

D─░N─░ DE─×ERLERE YEN─░ B─░R BAKI┼× TARZI
Meseleye necat (ahiretteki kurtulu┼č) ac─▒s─▒ndan de─čil, dini k├╝lt├╝r seviyesinde m├╝┼čahhas ve tarih├« y├Ân├╝yle bakmak istiyoruz. Bu cephesiyle ─░sl├óm, pek y├╝ksek d├«n├« de─čerleri haizdir.
Belki her ┼čeye ra─čmen, yanl─▒┼č anlamalar s├╝recektir. Dini ve ruhani diyalogun bir m├ócer├ó oldu─ču hususu, her iki taraftan da ikaz edilmektedir. Samimiyet ve a├ž─▒kl─▒─č─▒, sadece ba┼čkalar─▒na kars─▒ de─čil, ayn─▒ zamanda kendi kendisine ve Allah'a kars─▒ kurabilenler ancak bu ise girebilirler. Ger├žek bir ├žiledir diyalog; bir riyazettir ki i├žimizden ge├ženlere var─▒ncaya kadar bizleri temizler. ├ľnemli olan, ba┼čkalar─▒yla m├╝nasebetlerimizde yeni bir tavr─▒m─▒z oldu─čunu isbat etmektir. G├╝ven g├╝veni do─čurur ve bu yeni tavr─▒m─▒z, ba┼čkalar─▒na da sirayet edebilir. H├╝l├ósa diyalog, Maide, 82 ve Hadid, 27 ayetlerinde, m├╝sl├╝manlar─▒n beklediklerine bir cevap te┼čkil etmelidir (3)

II.B├ľL├ťM:
─░SLAM'IN DE─×ERLER─░N─░ TANIMAK
(s.31-52)
1) ─░sl├óm hem din, hem millet, hem k├╝lt├╝r ve hem de medeniyettir. Her k├╝lt├╝r gibi, yabanc─▒ tesirlere maruz kalm─▒┼čsa da, ─░sl├óm─▒n, teslim ve kabul edilmesi gereken bir hususiyeti (orijinalli─či) vard─▒r. B├Âlgecili─čin geli┼čmesine ra─čmen, bu ├╝mmete mensubiyet duygusu, siyasi geli┼čmelerle de─či┼čmemi┼čtir. ─░man ferdi olmakla beraber, m├╝sl├╝man, ancak bir ├╝mmete mensub olmakla varl─▒─č─▒na bir mana verebilir.
2) ─░slam, bir "Kitap" ├╝zerinde odaklasan, ayn─▒ zamanda da hadislerle a├ž─▒klanan bir "Kitap" dinidir. Hr─▒stiyanl─▒k, bir "┼čah─▒s"ta odakla┼čt─▒─č─▒ gibi, ─░slam da bir Kitapta temerk├╝z eder. M├╝sl├╝man─▒n nazar─▒nda Kur'an, Allah'─▒n s├Âz├╝d├╝r, Hz. Muhammed'in, de─čil. Onun m├╝naka┼ča edilmesi, metin tenkidi metodlar─▒na maruz b─▒rak─▒lmas─▒, verdi─či bilgilerde tarihi tesir silsilelerinden bahsedilmesi, diyalogu kesip atmak demektir. Kur'an'a at─▒fta bulunurken "Kur'an der ki... " nevinden bir form├╝l tavsiye olunur. Hr─▒stiyan, Kur'an'─▒ hr─▒stiyanca anlay─▒p de─čerlendirmekten sak─▒nmal─▒d─▒r. Modern tefsir metodlar─▒n─▒ ona uygulamak durumuna d├╝┼čmemelidir. Hr─▒stiyan anlay─▒┼č─▒na yak─▒n d├╝┼čebilecek tefsirleri teklif etmekten, ÔÇöbuna davet edilmedik├žeÔÇö uzak kalmal─▒d─▒r. Keza, ─░slam ├╝mmetinin "haf─▒zas─▒" denilebilecek hadislerin belli ba┼čl─▒lar─▒n─▒ ├Â─črenmeli, fakat onlar─▒n muteber olup olmad─▒─č─▒ konusunda fikir beyan etmemelidir.
3) ─░sl├óm, tasdik ve ┼čehadettir. Kalb ve lisan─▒n ┼čehadetine azalar─▒n i┼čtirakinin gerekip gerekmedi─či m├╝naka┼čal─▒ olmakla birlikte, buna en az─▒ndan iman─▒n kem├ólinin bir icab─▒ olarak bak─▒l─▒r; ama iman─▒n r├╝kn├╝ say─▒lmaz. 19. as─▒r tecdid hareketinden sonra ve ├ža─čda┼č toplumlar─▒n etkisiyle, ameli ve ahlaki neticeleri olmayan bir iman anlay─▒┼č─▒n─▒n itibar─▒ iyice azalm─▒┼čt─▒r.
4) ─░slam ve dini ameller, ef'al-i m├╝kellefin. Bu k─▒s─▒mda ─░sl├óm─▒n be┼č r├╝kn├╝ k─▒saca zikredilmekte ve onda, salih amellerin, niyyet ve samimiyetin (ihlas─▒n) ehemmiyetine i┼čaret olunmaktad─▒r.
5) "Ament├╝" esaslar─▒. Burada kayda de─čer nokta, bir ├žok Bat─▒l─▒n─▒n aksine, Allah ile Hr─▒stiyanlar─▒n inand─▒klar─▒ "Tanr─▒"n─▒n ayn─▒ oldu─čunun belirtilmesidir.(s. 44-45). Hz. ─░sa (a.s.) hakk─▒nda Kur'an'da varid olan ve hr─▒stiyan itikad─▒na uygun bir ┼čekilde izah edilebilecek taraflarda, eskiden yap─▒ld─▒─č─▒ gibi, bu tabirlerin manas─▒ ├╝zerinde polemi─če girmekten ka├ž─▒nmal─▒d─▒r (s. 50). M├╝sl├╝manlar─▒n anlay─▒┼č─▒, oldu─ču gibi kabul edilecektir. Hat─▒rlamak gerekir ki ─░sa'n─▒n ┼čahs─▒n─▒n s─▒rr─▒, bir iman s─▒rr─▒d─▒r ve o s─▒r da, ya┼čanan dini tecr├╝be ile tezah├╝r eder, yoksa dini m├╝naka┼čalarla de─čil!
Bu b├Âl├╝m ┼ču s├Âzlerle son bulur: "Her hal├╝k├órda, bir diyalogu ba┼člatmak i├žin ├žok ├Ânemli olan husus, ─░sl├óm─▒n Necat tarihindeki yeri hakk─▒nda gecikmeksizin dini bir h├╝k├╝m vermek"(4) pe┼činde olmaktan ziyade, samimi m├╝sl├╝man─▒ harekete ge├žiren iman─▒ iyice incelemektir, "Dini h├╝k├╝m" hakk─▒nda, bir zamandan beri bir tak─▒m cevap denemeleri ortaya ├ž─▒km─▒┼čt─▒r. Bu cevaplar ihtilaf halindedir, bazen de ├želi┼čkilidir ve onlar i├žinde m├╝┼čkilat ├ž─▒karmayacak olan─▒ da yoktur. Bu hususta ┼čimdilik, sadece ara┼čt─▒rma ve faraziye safhas─▒nday─▒z".

III.B├ľL├ťM:
MUHTEL─░F M├ťSL├ťMAN MUHATAPLAR
(s.53-66)

1) ─░slam, d├╝nyas─▒ ve tenevv├╝├╝, bir noktada zahirdedir. B├Âlgelere, k├╝lt├╝r seviyesine, i├žtimai yap─▒lara g├Âre ├žok de─či┼čir, hatta baz─▒ yerlerde tefrikalarla y─▒rt─▒l─▒r. "Bu ┼čartlarda diyalog, takdiminde oldu─ču gibi hedefinde de bir ├ževreden, ├Âb├╝r├╝ne de─či┼čebilir". ─░sl├ómdaki f─▒rkala┼čma ile Hr─▒stiyanl─▒ktaki b├Âl├╝nme aras─▒nda bir paralellik kurmak do─čru de─čildir; zira bunlar, mahiyet itibariyle b├╝y├╝k farklar─▒ haizdir. Ayr─▒l─▒─č─▒n derecesi ne olursa olsun, birli─či bozan bir yara, daima g├╝├žl├╝klerin ve zaaflar─▒n menba─▒d─▒r ve bir hr─▒stiyan onda asla sevinecek bir taraf bulmamal─▒d─▒r. Hr─▒stiyan i├žin, bu gruplardan herhangi birini tercih etti─čine dair bir ifade do─čru olmaz. ─░sl├óm Araplara has de─čildir, bilakis Araplar ─░sl├óm d├╝nyas─▒n─▒n ve k├╝lt├╝rlerinin de─či┼čikli─či ve geni┼čli─či i├žinde az─▒nl─▒k te┼čkil ederler.
2) ─░slam d├╝nyas─▒, ├ža─čda┼čla┼čma y├╝r├╝y├╝┼č├╝ndedir (s.60).
Model aray─▒┼č─▒nda olan ─░sl├óm ├╝lkeleri, bunu daha ziyade Bat─▒'da g├Ârmektedirler. "Bat─▒ k├╝lt├╝r├╝n├╝ talep, bir bak─▒ma diyalog yolundaki bir geli┼čmeyi i┼čaretler." K├╝lt├╝rlerin yakla┼čmas─▒ sayesinde, ruhlar─▒n daha fazla yak─▒nla┼čmas─▒ m├╝mk├╝n olur". Fakat bu aray─▒┼č, hemen her yerde diyalogu etkileyecek de─či┼čiklikler g├Âsterir. Yaln─▒z bu uzakla┼čmay─▒, Bat─▒'n─▒n Hr─▒stiyanl─▒ktan uzakla┼čmas─▒ manas─▒nda anlamak gerekir. Bu tip m├╝sl├╝manlar─▒n ekserisi, imanlar─▒yla arzular─▒ aras─▒nda bir uzla┼čma aray─▒┼č─▒ i├žindedirler; gelenekten inan├žlar─▒yla, bu arzular─▒n─▒ ba─čda┼čt─▒rmakta g├╝├žl├╝k ├žekerler. Onlar─▒n bu dini endi┼čelerini f─▒rsat d├╝┼čt├╝k├že art─▒rmak de─čil, ├╝stat├ža tav─▒rlar tak─▒nmaks─▒z─▒n, din ile modern k├╝lt├╝r├╝n icaplar─▒ aras─▒nda bir ahenk kurmaya gitmelerine yard─▒mc─▒ olmal─▒y─▒z. Ayr─▒ca, biz nas─▒l Hr─▒stiyanl─▒k hakk─▒nda, ─░ncil'i yasamayan vaftizlilere (Hr─▒stiyan do─čanlara) bak─▒larak h├╝k├╝m verilmesini istemiyorsak, bu gibi m├╝sl├╝manlara bakarak ─░sl├óm hakk─▒nda da h├╝k├╝m vermemeliyiz. Gelenek icab─▒, ArapÔÇö─░sl├óm k├╝lt├╝r├╝ alanlar, mesuliyetleri yaln─▒zca kendilerine ait olmayan baz─▒ sebepler y├╝z├╝nden, hr─▒stiyanlar hakk─▒nda s├╗-i zanlara sahiptirler ve ekseriya, diyalog konusunda itimads─▒z bir kanatleri vard─▒r.
Hurafelerle kar─▒┼čm─▒┼č da olsa, tahsilsiz kitlelerin, derin bir inan├ž ┼čuuru ve be┼čeri taraf─▒ vard─▒r. Bilhassa k├Âyl├╝lerinde rastlanan geleneksel hikmet, kendi k├╝lt├╝r k├Âklerini kaybedenlerde bulunmayan bir muvazene ve muhakeme sergilemektedir. Geli┼čme arzusuyla dolu olan ve her t├╝rl├╝ temay├╝l├╝ i├žinde bar─▒nd─▒ran is├ži kesiminin baz─▒ zahiri durumlara bakarak, inkarc─▒l─▒─ča veya dine kar┼č─▒ ilgisizli─če g├Âm├╝ld├╝─č├╝ne h├╝kmetmekten sak─▒nmak l├óz─▒md─▒r. ─░sl├óm k├╝lt├╝r├╝, ateizmin ├Âyle kolay kolay k├Âkle┼čemeyece─či kadar Allah inanc─▒yla me┼čbudur.

IV.B├ľL├ťM:
D─░YALOGA NASIL HAZIRLANMALI?
(s.67-97)

Diyalog ba┼čkas─▒yla hesapla┼čmaktan ziyade, bizzat kendimize kars─▒ bir m├╝cadeledir. Ekseriya fark─▒nda olmaks─▒z─▒n pe┼činde s├╝r├╝klendi─čimiz baz─▒ s├╗-i zanlar─▒ ve pe┼čin fikirleri bilmek faidesiz olmayacakt─▒r. Bir taraftan m├╝sl├╝manlara kar┼č─▒ mazideki haks─▒zl─▒klar─▒m─▒z─▒ itiraf ederken, di─čer taraftan belli ba┼čl─▒ pe┼čin h├╝k├╝mlerimizden kendimizi kurtarmal─▒y─▒z. Bunlar ┼č├Âylece s─▒ralanabilir: a) ─░sl├óm fatalisttir, (*) b) ─░sl├óm, dini hususlarda ┼čekilcidir, c) ─░sl├óm korku fikrine dayanan bir dindir; Tanr─▒ ile kul aras─▒nda sevgiye yer vermez, d) ─░sl├óm laxistir, yani ahl├óki hususlarda gev┼čekli─če sevkeder, e) ─░sl├óm'da m├╝samaha yoktur, taassub vard─▒r; ─░sl├óm k─▒l─▒├ž dinidir, f) ─░sl├óm hareketsizli─če yol a├žar, geli┼čmeye engel olur. (Netice itibariyle bunlar, k─▒smen reddedilmekte (s. 71 - 85). Bu iddialar─▒ ├ž├╝r├╝ten isl├ómi naslara ve bilgilere yer verilmektedir.
Diyaloga haz─▒rlanmakta ├Ânemli olan ├╝├ž├╝nc├╝ bir mesele, muhatab─▒m─▒z─▒n hr─▒stiyanl─▒─č─▒ nas─▒l anlad─▒─č─▒n─▒ hesaba katmakt─▒r. M├╝sl├╝man diyalogu arzu ediyor mu? Cevap, fertlere ve ├ževrelere g├Âre ├žok de─či┼čik olabilir. Bu hususta, ekseriya ┼ča┼čk─▒nl─▒k ve itimads─▒zl─▒k g├Âr├╝l├╝r ki, sebepleri ┼čunlarda aranmal─▒d─▒r:
a) ─░sl├óm ve m├╝sl├╝manlar nazar─▒nda Hr─▒stiyanl─▒k ve hristiyanlar. Burada Uluhiyyet, Hz. ─░sa, Hz. Muhammed konular─▒ndaki inan├žlarda bulunan temel farklar serdolunur. "Belki, ancak hr─▒stiyanlar─▒n ─░ncili m├╝kemmel bir surette ya┼čamalar─▒, m├╝sl├╝man─▒, bildi─čini zannetti─či Hr─▒stiyanl─▒k esaslar─▒ hakk─▒nda d├╝┼č├╝nmeye sevkedebilir".
b) M├╝sl├╝man d├╝┼č├╝ncesi nazar─▒nda "Hr─▒stiyan s─▒rlar─▒". Kur'an'─▒n da istedi─či "m├╝naka┼čan─▒n en g├╝zel ┼čekli" (Ankebut, 46) bu isin ba┼člang─▒c─▒, belki de tatbiki hayat boyunca devam edecek bir ba┼člang─▒├žt─▒r. Hr─▒stiyan, mesela teslis, tecess├╝d (incarnation) gibi inan├žlar─▒n─▒n m├╝sl├╝man taraf─▒ndan nas─▒l anla┼č─▒ld─▒─č─▒n─▒ bilebilmek i├žin gayret sarfedecektir. ─░ki din mensuplar─▒ aras─▒nda, dini terimlerde m├╝┼čtereklik bulunmad─▒─č─▒ndan, ayn─▒ kelimeden, olduk├ža farkl─▒ manalar anla┼č─▒labilmektedir; (teslis, Tanr─▒'n─▒n o─člu, personne (uknum) vs. terimleri b├Âyledir). Kur'an'─▒n reddetti─či Hr─▒stiyanl─▒k, ancak bozulmu┼č bir Hr─▒stiyanl─▒kt─▒r. Fakat m├╝sl├╝manlar, o metinlerden, teslis ve tecess├╝d├╝n reddedildi─čini anlamaktad─▒rlar. Hr─▒stiyaniar─▒n inand─▒klar─▒ ┼čeylerin ba┼čka oldu─čunu isbat te┼čebb├╝s├╝, ba┼čar─▒s─▒zl─▒─ča namzettir. S├Âzle oldu─ču kadar, ya┼čay─▒┼čla da teslis, tecess├╝d, tekfir (redemption) inan├žlar─▒n─▒n tevhid esas─▒na zarar vermedi─čini hissetmedik├že, m├╝sl├╝man─▒n bu telakkisi devam edecektir. Bununla beraber iman─▒m─▒z─▒n mevzuunu, m├╝naka┼ča etmek isteyenleri de─čil de, diyalog kurmak isteyenleri d├╝┼č├╝nd├╝recek yakla┼č─▒mlarla takdim etmeye yeterli olmak gerekir.
c) Hr─▒stiyan─▒n yapmas─▒ gereken, muhatab─▒n─▒, tek Tanr─▒'ya inand─▒─č─▒n─▒ ikna etmek olmal─▒d─▒r. Kur'an'daki ─░hlas s├╝resiyle IV. Latran konsilinin (1215 y─▒l─▒nda akdolunmu┼čtur) Tanr─▒ itikad─▒ konusundaki beyanlar─▒ paralellik g├Âstermektedir.(5). Bu, hr─▒stiyan─▒n "dininin esrar─▒"ndan vazge├žmesi demek olmad─▒─č─▒ gibi, taktik icab─▒ yap─▒lan bir i┼č de de─čildir. Muhatab─▒n─▒n yanl─▒┼č anlay─▒┼č─▒na meydan vermeyecek ┼čekilde konu┼čmak, ona duyulan ger├žek sayg─▒ izhar─▒ndan ileri gelir.
d) M├╝sl├╝manlar─▒n bak─▒┼č─▒yla Kilise. M├╝sl├╝man, din ile devleti ayr─▒ m├╝t├ólaa edemedi─činden, Hristiyan alemini Kilise'den ayr─▒ d├╝┼č├╝nemez. ├ťstelik, ona g├Âre Bat─▒ ile Hr─▒stiyanl─▒k e┼č anlaml─▒d─▒r. Bu sebepten, s├Âm├╝rgecilik d├Âneminde Kilisenin, zulme kar┼č─▒ pasif kalmas─▒, hatta onlara su├ž ortakl─▒─č─▒ yap─▒p, misyonerlik faaliyeti i├žin s├Âm├╝rgecilikten istifade etmesi tenkid edilecektir. B├Âyle i─čneli h├╝k├╝mler, hr─▒stiyanlarca unutulsa da, m├╝sl├╝manlarca unutulmam─▒┼čt─▒r. Muhataplar─▒m─▒z─▒n ├žo─ču anlam─▒yorlar ki, hr─▒stiyanlar imanda birle┼čtikten sonra, sair hususlarda ├že┼čitli, hatta z─▒t g├Âr├╝┼člere sahip olabilirler. Yani hr─▒stiyanlar─▒n d├╝nyevi davran─▒┼člar─▒, her zaman dine ba─čl─▒ de─čildir; ruhani ile d├╝nyevi birbirinden ayr─▒ ┼čeylerdir. M├╝sl├╝manlardan bir k─▒sm─▒ Kiliseyi, d├╝nyan─▒n manevi garantisi olarak g├Ârse ve gayretlerini takdir etse de, ekserisi, Kilisenin dini ve insan├« endi┼čelerinden kaynaklanan faaliyet ve beyanatlar─▒n─▒ "siyasi" olarak de─čerlendirmeye m├╝temayildirler. Buna ┼ča┼č─▒rmamak laz─▒md─▒r. Bu durum kar┼č─▒s─▒nda faidesiz delillere ba┼čvurmaktan ├žok, garazs─▒z ─░vazs─▒z iman─▒m─▒z─▒ ya┼čamak yolunu se├žmeliyiz. ┼×imdiki durumda, m├╝sl├╝manlar─▒n hr─▒stiyanlar─▒n hasbiliklerine inanmalar─▒ ├žok g├╝├ž g├Âr├╝n├╝yor. M├╝sl├╝man diyalogda, dini yayman─▒n yeni bir ┼čeklini g├Ârmektedir, b├Âyle olunca da onu, polemik ve apologetique (savunma) plan─▒na g├Ât├╝rmeye haz─▒rd─▒r. Hr─▒stiyan hasbili─čini g├Âstermeli, dininin icaplar─▒ndan hi├žbir fed├ók├órl─▒k yapmaks─▒z─▒n muhatab─▒n─▒n s├Âyleyece─či s├Âz├╝ dinlemelidir. Diyalog, anla┼čma demek de─čildir; sadece bir kalb feryad─▒ de─čil, ak─▒l i┼čidir.

Kaynaklar:
1-) Orientations pour un dialogue entre chretiens et musulmans, Secretariatus pro Non-christian─▒s, Ancora, Roma, 1970,144 s.
2-) Bu makalenin yazar─▒ Erzurum A. ├ť. ─░slami ─░limler Fak├╝ltesince d├╝zenlenen "Hicret Kongresi"nde sundu─ču tebli─čde bunun ├╝zerinde durmu┼č, fakat bu tebli─č yay─▒nlanmam─▒┼čt─▒.
3-) Birinci ayette, "sevgi bak─▒m─▒ndan m├╝'minlere en yak─▒n olanlar─▒n hristiyanlar" oldu─ču, ikincisinde ise "Hz. ─░sa'ya (a.s) t├óbi olanlar─▒n kalblerine ┼čefkat ve merhamet yerle┼čtirildi─či" bildirilir. (S. Y.)
4-) Necat'tan maksat, bilindi─či ├╝zere, ebedi hayattaki, ├óhiretteki durumdur. Burada, bu fikirde ─▒srar eden ve ayn─▒ tabirleri kullanan Youakim Moubarac'e ima edildi─či anla┼č─▒l─▒yor (S. Y.)
5-) R. Caspar, bu "paralellik"i "tuhaf olarak nitelendirir ve iki beyan─▒n muhtevalar─▒n─▒n farkl─▒ oldu─čunu s├Âyler (bkz. Les relations de l'Eglise avec religions non chretiennes, (Papal─▒─č─▒n, Hristiyanl─▒k d─▒┼č─▒ dinlerle m├╝nasebetleri) Paris, Cerf, 1966,s. 217, n. 42) (*) Kaderci

 

 


┘ů┘éěž┘äěžě¬ ěş┘ł┘ä ┘ůěÂ┘ů┘ł┘ć ┘çě░┘ç ěž┘ä┘ů┘éěž┘äěę
# ěžě│┘ů ěž┘ä┘ů┘éěž┘äěę
Kullan─▒c─▒ Yorumlar─▒

! Yorum yazabilmeniz i├žin ├╝ye olmal─▒s─▒n─▒z.
├ťyelik i├žin l├╝tfen sayfan─▒n ├╝st k─▒sm─▒nda yer alan"├ťye Giri┼č | ├╝ye ol" linkine t─▒klay─▒n─▒z.

Kay─▒t Ekleyen / Eklenme Tarihi
Nurgül Çepni / 4.07.2009



Eski Eserler


Eski Eserler K├╝t├╝phanesine Ho┼čgeldiniz!

Hesap ─░┼člemleri

├ťye de─čil misiniz? ├ťye olun!

Eski Eserlere ├╝ye olarak, k├╝t├╝phanenimiz ve eserlerimiz hakk─▒nda payla┼č─▒mlardan hesab─▒n─▒z ├╝zerinden faydalabilirsiniz...