f EskiEserler | Eski Eserler | Eskieserler.com
E─čitim Kurumu   ( 2141 )   Kitaplarda   ( 1659 )   Yazarlarda   ( 4831 )  
Dergilerde   ( 786 )   K├╝t├╝phanelerde   ( 151 )   ┼×ehirlerde   ( 182 )  
Makalelerde   ( 2196 )   Multi Media   ( 323 )   Fetvalar   ( 894 )  
Hit
9129104
├ťye 1490
Online ├ťye 0

Muas─▒r H─▒ristiyanl─▒─č─▒n ─░slama Bak─▒┼č─▒

 Kitap Detay─▒ Kitap No : K-  
Yazar Ad─▒ ─░lim Dal─▒ Konusu Dili
Suat Y─▒ld─▒r─▒m Kelam T├╝rk├že
├ľzelli─či Terc├╝me Eden
 
       
Makale No: 213 Hit : 6941 Hata Bildirimi Tavsiye Et
   Makale Yazar─▒na ait Kitaplar E-Kitaplar Makaleler Hakk─▒ndaki Makaleler    

Yazara ait kitaplar
# Kitap Ad─▒

Yazara ait e-kitaplar
# Kitap Ad─▒

Yazara ait makaleler
# Makaleler Ad─▒
1 TDK nun T├╝rk├že S├Âzl├╝k├╝ Hakk─▒nda Baz─▒ M├╝lahazalar
2 ┼×eytani Ayetler Safsatas─▒ (Garanik K─▒ssas─▒n─▒n Tenkidi )
3 Risalei Nurda M├╝te┼čabih Ayetleri Anlamada ├ľnemli Esaslar I
4 ├ľmer Nasuhi Bilmenin B├╝y├╝k Tefsir Tarihi Hakk─▒nda Bir De─čerlendirme
5 M├╝te┼čabih Ayetler Hakk─▒nda ├ľnemli Bir Hat─▒rlatma
6 Muhammed Esedin Kuran Mesaj─▒ Adl─▒ Tefsiri Hakk─▒nda
7 Muas─▒r H─▒ristiyanl─▒─č─▒n ─░slama Bak─▒┼č─▒ III
8 Muas─▒r H─▒ristiyanl─▒─č─▒n ─░slama Bak─▒┼č─▒ II
9 Muas─▒r H─▒ristiyanl─▒─č─▒n ─░slama Bak─▒┼č─▒
10 Misyonerlerin T├╝rkiyeyi De─čerlendirmeleri
11 Mirac Hakikatlerinden
12 Mehmed Akifin Kurana Bak─▒┼č─▒
13 Mehmed Akifin Kuran Anlay─▒┼č─▒
14 Medine Ara┼čt─▒rmalar─▒ Merkezi / ┘ůě▒┘âě▓ ěĘěş┘łěź ┘ł ě»ě▒ěžě│ěžě¬ ěž┘ä┘ůě»┘Ő┘ćěę ěž┘ä┘ů┘ć┘łě▒ěę
15 Mealimiz M├╝nasebetiyle
16 Mealim Hakk─▒nda Hezeyanlar
17 Makbul Tefsirin ┼×artlar─▒
18 Kuveyt Bilimsel ─░caz Sempozyumu
19 Kuran─▒n Tenciminin E─čitici ├ľzelli─či
20 Kuran─▒n Allah Kelam─▒ Oldu─čunu ─░spatta Bedi├╝zzaman Said Nursinin Orijinal Bir Usul├╝
21 Kuran─▒ Kerimin M├╝te┼čabihan Mesani ├ľzelli─či
22 Kuran─▒ Kerime G├Âre Ehli Kitapla Diyalog
23 Kuran─▒ Kerimde K─▒ssalar
24 Kuran─▒ Kerimde Hz. ─░san─▒n H├╝viyeti
25 Kuran ve Alevi (Nazmi N. Sakall─▒o─člunun Kuran ─░simli Derleme ├çevirisinin Ele┼čtirisi)
26 Ki┼činin Kuran─▒ Hakimi ─░le ├ľzel ─░leti┼čimi
27 Kiliseyi ─░slam ─░le Diyalog ─░steme─če Sevk Eden Sebepler II
28 Kiliseyi ─░slam ─░le Diyalog ─░steme─če Sevk Eden Sebepler
29 ─░slam─▒n Tan─▒tt─▒─č─▒ Allah
30 ─░slam─▒n H─▒ristiyanlara Uygulad─▒─č─▒ Ho┼čg├Âr├╝
31 ─░cazul Kuran ─░lmi
32 Hz. Peygamberin Kuran─▒ Tefsiri
33 Hristiyan Teslisi ve Hz. Meryem
34 Gazalinin Bilimsel Metodu
35 Evrensel Alim Muhammed Hamidullah
36 En M├╝kemmel Ahlak Ba┼čta Gelen Mucizelerdendir
37 Elmal─▒l─▒n─▒n Meali veya Sahipsizli─čin Meali
38 Elmal─▒l─▒ M. Hamdi Yaz─▒r─▒n M├╝te┼čabih Ayetleri Anlamaya Katk─▒s─▒
39 Elmal─▒l─▒ Hamdi Yaz─▒r ve Tefsiri
40 Diyalogda Anahtar ─░sim L. Massignon ve ─░slam
41 Ceza H├╝k├╝mleri A├ž─▒s─▒ndan Tevrat ve Kuran Adl─▒ Kitab─▒n Kriti─či
42 Canan ki Bir Melekti U├žtu
43 Ayetlerin Tertibinde Oryantalist ┼×├╝phesi
44 Ayetlerin Kronolojik S─▒ralanmas─▒
45 Allah─▒n Biz Zamirini Kullanmas─▒

Yazar Hakk─▒ndaki Tan─▒t─▒m Makaleleri
# Makaleler Ad─▒

├ľzeti
KurÔÇÖ├ón-─▒ Kerim, Ehl-i Kitap'tan bahsetmeye ba┼člad─▒─č─▒ Mekk├« vahiylerin son devresinden itibaren, onlara ayr─▒ bir yer vermi┼č ve haklar─▒nda ilkin ┼č├Âyle buyurmu┼čtur Ehl-i Kitap'tan zulmedenler bir yana, onlarla en g├╝zel ┼čekilde m├╝cadele edin, ┼č├Âyle deyin Bize indirilene de, size indirilene de inand─▒k; bizim Tanr─▒m─▒z da sizin Tanr─▒n─▒z da birdir. Biz O'na teslim olmu┼čuzdur (Ankebut, 46). B├Âylece, il├óh├« vahye inanan ve ona istinad ettiklerini iddia eden dinlere, R. Arnaldez'in tabiriyle, tarihin ┼čahid oldu─ču en b├╝y├╝k ├Âk├╝menik (oecumenique)(1) davet ba┼člat─▒lm─▒┼č oluyordu.
all wives cheat women who cheated
open go how many guys cheat
doxycycline doxycycline doxycycline
amoxicillin amoxicillin amoxicillin

Yay─▒n Bilgileri
Yay─▒nland─▒─č─▒ Kaynaklar
Yay─▒nland─▒─č─▒ Tarih
Yay─▒nland─▒─č─▒ Dergi
Sanal Dergi
Makalenin Linki

Makale Metni   [Yazd─▒r/Print]

Muas─▒r H─▒ristiyanl─▒─č─▒n ─░sl├óm'a Bak─▒┼č─▒

KurÔÇÖ├ón-─▒ Kerim, Ehl-i Kitap'tan bahsetmeye ba┼člad─▒─č─▒ Mekk├« vahiylerin son devresinden itibaren, onlara ayr─▒ bir yer vermi┼č ve haklar─▒nda ilkin ┼č├Âyle buyurmu┼čtur Ehl-i Kitap'tan zulmedenler bir yana, onlarla en g├╝zel ┼čekilde m├╝cadele edin, ┼č├Âyle deyin Bize indirilene de, size indirilene de inand─▒k; bizim Tanr─▒m─▒z da sizin Tanr─▒n─▒z da birdir. Biz O'na teslim olmu┼čuzdur (Ankebut, 46). B├Âylece, il├óh├« vahye inanan ve ona istinad ettiklerini iddia eden dinlere, R. Arnaldez'in tabiriyle, tarihin ┼čahid oldu─ču en b├╝y├╝k ├Âk├╝menik (oecumenique)(1) davet ba┼člat─▒lm─▒┼č oluyordu. KurÔÇÖ├ón'─▒n onlardan istedi─či, sadece -kendi ellerinde bulunan il├óh├« kitaplarda gelece─či bildirilmi┼č olan- daha ├Ânceki peygamberleri ve kitaplar─▒ tasdik eden, son Res├╗l├╝ de (a.s.m) kabul etmeleri idi.
KurÔÇÖ├ón, muteakiben H─▒ristiyanlara biraz daha yakla┼čarak, onlar─▒n ┼ču hususiyetlerine i┼čaret etti M├╝'minlere en yaman d├╝┼čman olarak yahudileri ve (Allah'a) ortak ko┼čanlar─▒ bulursun. M├╝'minlere sevgice en yak─▒nlar─▒ da Biz nasaray─▒z (H─▒ristiyanlar─▒z) diyenleri bulursun. ├ç├╝nk├╝ onlar─▒n i├žlerinde ke┼či┼čler ve rahipler vard─▒r ve onlar b├╝y├╝kl├╝k taslamazlar. Res├╗le indirileni (KurÔÇÖ├ón'─▒) dinledikleri zaman, tan─▒d─▒klar─▒ ger├žekten dolay─▒ g├Âzlerinin ya┼čla dolup ta┼čt─▒─č─▒n─▒ g├Âr├╝rs├╝n. Onlar derler ki Rabbimiz, inand─▒k, bizi de ┼čahitlerle beraber yaz! (Maide, 82-83).
Ayr─▒ca KurÔÇÖ├ón, bir├žok ayetlerinde di─čer peygamberlerin ve Hz. ─░sa'n─▒n insanlara hep tevhidi tebli─č ettiklerini, Hz. ─░sa'n─▒n da kendisinin Allah'─▒n kulu oldu─čunu bildirdi─čini ilan ediyordu. Hz. ─░sa'n─▒n do─čumunu, bebekli─čini, hayat─▒n─▒ ve d├╝nyadan ayr─▒lmas─▒n─▒ baz─▒ mucizev├« hadiselerin ├ževrelemesinin, onu be┼čeriyet plan─▒ndan Uluhiyet plan─▒na ├ž─▒karmak i├žin sebep te┼čkil etmeyece─čini anlat─▒yordu.
H─▒ristiyanlar taraf─▒ndan yap─▒ld─▒─č─▒n─▒ a├ž─▒k├ža zikretmeksizin KurÔÇÖ├ón, Allah'a o─čul isnad edenleri reddetti (Bakara, 116 v.b.) ve H─▒ristiyanlar─▒n bu imadan ders alarak ┼čirk bula┼č─▒klar─▒ndan temizlenmelerini istedi (Zira i┼čaret edilen ayet, Ehl-i Kitap'tan bahseden bir muhteva i├žinde yer al─▒r). O zamanki H─▒ristiyanlar─▒n bir├žo─ču bu ├╝sluptan paylar─▒n─▒ almay─▒p Hz. ─░sa'n─▒n tanr─▒l─▒─č─▒nda diretince, De ki Ey Ehl-i Kitap, dininizde ta┼čk─▒nl─▒k etmeyin, Allah hakk─▒nda ger├žek olmayan ┼čeyleri s├Âylemeyin (Nisa, 171) buyurularak Hz. ─░sa'n─▒n, Allah'─▒n kulu ve Res├╗l├╝ oldu─čunu ikrara ir┼čad olundular. Onlar bundan vazge├žmeyince, KurÔÇÖ├ón onu tanr─▒la┼čt─▒rman─▒n k├╝f├╝r oldu─čunu kesin olarak a├ž─▒klad─▒.
Hicretin dokuzuncu y─▒l─▒nda, Necran H─▒ristiyanlar─▒n─▒ temsil eden kalabal─▒k bir heyet Medine'ye geldi. Heyette Necran H─▒ristiyanlar─▒n─▒n din├« ve d├╝nyevi liderlerinin yan─▒s─▒ra bir├žok se├žkin ┼čahsiyet de bulunuyordu. Gayeleri, ─░sl├óm'─▒n H─▒ristiyanl─▒─ča y├Âneltti─či tenkidleri tart─▒┼čmak idi. Hey'et Hz. Peygamber taraf─▒ndan iyi kar┼č─▒land─▒, hatta Mescid-i Nebevi'de din├« ayinlerini yapmalar─▒na imk├ón verildi. Sonra onlar Hz. ─░saÔÇÖn─▒n mahiyeti hakk─▒nda m├╝naka┼čaya ba┼člay─▒p, tanr─▒l─▒─č─▒nda ─▒srar ettiler. Bu s─▒rada Hz. Peygambere gelen vahiyde ┼ču mealdeki ├óyet indirildi Onun (Hz. ├Äsa'n─▒n) hakk─▒nda sana gelen ilimden sonra, kim seninle m├╝naka┼čaya kalk─▒┼č─▒rsa de ki Gelin, o─čullar─▒m─▒z─▒ ve o─čullar─▒n─▒z─▒, kad─▒nlar─▒m─▒z─▒ ve kad─▒nlar─▒n─▒z─▒, kendimizi ve kendinizi ├ža─č─▒ral─▒m, sonra lanetle┼čelim de, Allah'─▒n lanetinin yalanc─▒lara olmas─▒n─▒ dileyelim (Ali ─░mran, 61). Ayetin emriyle Hz. Peygamber, din mant─▒─č─▒n─▒n bu nih├ó├« ├ž├Âz├╝m ┼čeklini teklif eder. Bu kesin ve kararl─▒ iman tavr─▒, muhataplar─▒ ├╝rk├╝t├╝r. Aralar─▒nda g├Âr├╝┼č├╝p dan─▒┼čmak i├žin izin isterler, bir tarafa ├žekilip konu┼čurlar. Hz. Muhammed (a.s.m)'in Peygamber oldu─čunu veya -kendilerince olabilece─čini- g├Âz ├Ân├╝ne alarak, yani kendilerinden ziyade onun hakl─▒l─▒─č─▒na i├žten i├že inanarak, onunla lanetle┼čmenin kendilerine b├╝y├╝k felaketler getirece─čini d├╝┼č├╝nd├╝klerinden neticede teklifi kabul etmezler, cizye vermeye raz─▒ olup, memleketlerine d├Ânmek istediklerini, yaln─▒z baz─▒ d├╝nyev├« i┼člerinde aralar─▒nda hakemlik edecek emin bir ┼čahs─▒n kendilerine g├Ânderilmesini arzu ettiklerini bildirirler. Hz. Peygamber ├ťmmetin emini olan Ebu Ubeyde'yi bu i┼čle g├Ârevlendirir ve onlara bir ahitname verir.
─░sl├óm-H─▒ristiyan diyalogu Hz. Peygamber zaman─▒nda bu ┼čekilde noktalanm─▒┼č olup onun taraf─▒ndan yap─▒lm─▒┼č ve KurÔÇÖ├ón ile ebedile┼čmi┼č ┼ču davet, a├ž─▒k bulunmaktad─▒r. Deki Ey Ehl-i Kitap! Gelin bizimle sizin aran─▒zda m├╝┼čterek olacak s├Âze Allah'tan ba┼čkas─▒na kulluk etmeyelim, O'na hi├žbir ┼čeyi ortak ko┼čmayal─▒m, kimimiz kimimizi Allah'tan ba┼čka Rab edinmesin. E─čer y├╝z ├ževirirlerse Bizim (Allah'a) teslim oldu─čumuza ┼čahid olun deyin (Ali ─░mran, 64).
Zimm├« stat├╝s├╝ndeki Ehl-i Kitap, tarihte m├╝sl├╝man ├╝lkelerde istisnalar d─▒┼č─▒nda, -unutmamal─▒d─▒r ki, istisna, muttarid kaideyi g├Âsterir- iyi muamele g├Ârm├╝┼č, m├╝him memuriyetlere, hatta baz─▒lar─▒ bakanl─▒─ča (vezirli─če) getirilmi┼čtir. M. Hamidullah bu konuda ┼č├Âyle diyor Sadece eski zamanda de─čil, insan haklar─▒ beyannamesinin ve benzeri h├╝manist iddialar─▒n aksine, bug├╝nk├╝ Bat─▒ d├╝nyas─▒nda ya┼čayan m├╝sl├╝man az─▒nl─▒klar, zimm├«lerin stat├╝s├╝ne raz─▒d─▒rlar, ama bunu hen├╝z bulamamaktad─▒rlar.
Fikir plan─▒nda diyalogu kesen H─▒ristiyanl─▒k ├ólemi, ─░sl├óm'─▒n yay─▒lmas─▒na ┼čiddet kullanarak kar┼č─▒ koydu. Fakat ─░sl├óm daveti, insanlar─▒n g├Ân├╝llerini fethederek ilerledi. H─▒ristiyanl─▒k, kendi kutsal mek├ón─▒nda bile tutunamad─▒. ─░sl├óm'a kar┼č─▒ tak─▒nd─▒─č─▒ menfi tav─▒r, artarak ilerledi (). Yirminci y├╝zy─▒l─▒n son yar─▒s─▒nda, Papal─▒k yeni bir d├Ânem ba┼člatmak istedi.

Vatikan II. Konsili ve ─░slam
Papa II. Paul'den (├ľ.1471) Papa VI. Paul'e (├ľ. 1978) kadar H─▒ristiyanl─▒k ├ólemi, m├╝sl├╝manlar aleyhinde beddua ederdi. Papal─▒k, m├╝sl├╝manlar─▒n topraklar─▒n─▒, ├Âzellikle eskiden H─▒ristiyanl─▒─č─▒n yay─▒lm─▒┼č oldu─ču ├╝lkeleri alarak, oralar─▒ H─▒ristiyanla┼čt─▒rma pe┼činde ko┼čup durmu┼č ve bundan ├Ât├╝r├╝ Avrupa devletlerinin s├Âm├╝rgeci te┼čebb├╝slerini de alk─▒┼člamaktan geri durmam─▒┼č, hatta bazen onlarla m├╝┼čterek hareket etmi┼čtir. Papal─▒k, bu perspektif i├žerisinde ─░sl├ómÔÇÖ─▒ tan─▒maya ilgi duymu┼čtur. Papa VIII. Urbain (1623-1644) Propaganda Koleji denilen bir m├╝essesede, ─░sl├óm'─▒n ├Â─čretilmesine izin vermi┼čti. XV. Benoit (1914-1922) taraf─▒ndan Papal─▒k ┼×ark Enstit├╝s├╝ kurulmu┼čtur. XI. Pie (1922-1939), Giritli olup Mehmed Ali ad─▒n─▒ ta┼č─▒yan ve sonradan irtidad ederek H─▒ristiyanl─▒─ča giren ve Paul Mulla ismini alan ┼čahs─▒, 1929'da ─░sl├óm m├╝esseseleri tarihi derslerini okutmakla g├Ârevlendirmi┼čtir. Eski papalardan bir├žo─ču ─░sl├ómiyet'i hurafe sayd─▒─č─▒ gibi, ├ža─čda┼č papa XI. Pie de (1922-1939) m├╝sl├╝manlarla m├╝┼črikler aras─▒nda hi├žbir fark g├Âzetmezdi. ─░lk tashih al├ómeti olarak, m├╝sl├╝manlar─▒n Tanr─▒ d├╝┼čman─▒ say─▒lamayaca─č─▒n─▒ s├Âylemek, ondan sonraki papa XII. Pie'ye (1939-1958) nasib olmu┼čtur.
Kendisine diyalog papas─▒ lakab─▒ verilen VI. Paul (1963-1978), selefi XXIII. Jean'─▒n (1958-1963) haz─▒rlad─▒─č─▒, d├╝nyaya a├ž─▒lma yolunda y├╝r├╝meye ├žal─▒┼čm─▒┼čt─▒r. VI. Paul ├╝nvan─▒yla papal─▒─ča gelecek olan, Giovanni Battista Montini, Milano ar┼č├Âveki iken, L. Massignon ve Jean Mohammed Abdeljalil ile temaslar─▒ olmu┼čtu. ─░sl├óm hakk─▒nda onlardan bilgi edinmi┼č olmal─▒d─▒r. VI. Paul'un T├╝rkiye ve Kud├╝s seyahatleri de, ─░sl├óm d├╝nyas─▒na kar┼č─▒ de─či┼čik bir tutum izledi─čini g├Âstermi┼čti. VI. Paul, ecclesiam suam tamiminde, Kilise merkezi etraf─▒nda d├Ârt halka g├Âr├╝r ve b├╝t├╝n bu halkalarla diyalog kurulmas─▒n─▒ ister. En geni┼činden ba┼člayarak bu halkalar ┼čunlard─▒r 1-B├╝t├╝n insanlar, 2-Allah'a ibadet edenler, 3- H├ól├ó bizden ayr─▒ bulunan karde┼čler (yani Katoliklik d─▒┼č─▒ndaki H─▒ristiyanlar), 4-Katolik H─▒ristiyanl─▒k. Papa, ─░sl├ómiyet'i, ikinci halkada g├Ârmektedir.
Katolik m├╝ste┼čriklerin, ─░sl├óm hakk─▒ndaki ├ža─čda┼č bir├žok incelemelerine ra─čmen, ─░sl├óm konusunda g├Âr├╝┼čme a├ž─▒lmas─▒n─▒n II. Vatikan konsilinin program─▒nda derpi┼č edilmedi─či, baz─▒lar─▒nca s├Âylenmektedir. S├Âyleyenler, i┼čin ger├že─čine vak─▒f olmas─▒ beklenen kimseler ise de, Kilisenin, uzun tarihi boyunca giri┼čmekten ka├ž─▒nd─▒─č─▒ son derece hassas bir konuya, haz─▒rl─▒klar─▒n─▒ tamamlamaks─▒z─▒n, damdan d├╝┼čercesine girmeyi kabul etmesi de, nerdeyse imk├óns─▒z g├Âr├╝nmektedir. Onlara g├Âre, konsilin ikinci safhas─▒nda, oecumenisme konusundaki beyannameye ek olarak, Yahudilik hakk─▒nda da bir beyanname yay─▒nlanmas─▒ teklif edilmi┼čti. Yahudiler kar┼č─▒s─▒nda, Katolikli─čin tutumunun ne olaca─č─▒ g├Âr├╝┼č├╝lmeye ba┼član─▒nca, baz─▒ piskoposlar, ├Âb├╝r dinlerden ve ├Âzellikle ─░sl├óm'dan bahsedilmeksizin, Yahudilik'ten bahsedilemeyece─čini ileri s├╝rd├╝ler. ─░sl├óm hakk─▒nda iki g├Âr├╝┼čten daha ├žok ifade edileni, ge├žen as─▒rlar─▒n apolojetik e─čilimini s├╝rd├╝ren olumsuz tutum idi. Buna g├Âre ─░sl├óm, reddedilmesi gereken mutlak bir yanl─▒┼č olup, H─▒ristiyanl─▒k i├žin, kendisiyle m├╝cadele edilmesi l├óz─▒m gelen bir tehlikedir. ├ľteki g├Âr├╝┼č ise, ─░sl├ómiyetÔÇÖte baz─▒ hakikat p─▒r─▒lt─▒lar─▒ bulundu─čuna ve H─▒ristiyanl─▒kla olan benzerliklerini kabul edip, bunlar─▒n geli┼čtirilmesi gerekti─čine kan├« idi. Neticede, ─░sl├óm ├╝lkelerinde ya┼čayan baz─▒ piskoposlar─▒n itiraz─▒ sebebiyle, ─░sl├óm hakk─▒nda ├ódil bir tutum takib edilmesi meselesi ortaya ├ž─▒kt─▒. Bundan sonra, konsil ├žal─▒┼čmalar─▒ i├žinde ├žok az bir yer tutmakla beraber, Kilise'nin ─░sl├óm'a bak─▒┼č─▒ bak─▒m─▒ndan hayli ├Ânemli olan iki metin haz─▒rlan─▒p oyland─▒.
Konsilin, 1964 y─▒l─▒nda oturumlar─▒na ara vermesi s─▒ras─▒nda, H─▒ristiyanl─▒k d─▒┼č─▒nda kalan dinlerle ve bu c├╝mleden olarak ─░sl├ómiyet'le ilgili haz─▒rl─▒klar yapacak komisyonlar kurulmu┼čtu. Neticede, iki sahifeden ibaret olan, Yahudiler ve H─▒ristiyan Olmayanlar Hakk─▒nda Beyanname tamamland─▒. Beyannamenin birinci sahifesi Yahudilere tahsis edilmi┼čti. ─░sl├óm'dan bahseden paragraf ise ┼č├Âyle idi
Karde┼člerimize kar┼č─▒ bu sevgi ile harekete ge├žerek, -bir├žok noktada bizimkinden farkl─▒ da olsa- bu d├╝nyaya gelen her insan─▒ ayd─▒nlatan Hakikatin () ─▒┼č─▒─č─▒n─▒ yans─▒tan fikir ve doktrinleri de b├╝y├╝k bir sayg─▒ ile nazar-─▒ itibara almaktay─▒z. Bundan ├Ât├╝r├╝ her ┼čeyden ├Ânce Tek, Zat├« (personnel), i┼člerin kar┼č─▒l─▒─č─▒n─▒ verecek olan Tanr─▒'ya ibadet eden ve bize, dini m├ón├ó ve be┼čer├« k├╝lt├╝r├╝n say─▒s─▒z m├╝badeleleriyle ├žok yak─▒n olan m├╝sl├╝manlara anlay─▒┼č─▒m─▒z─▒ ifade ediyoruz.
Konsilin birinci d├Âneminden sonra, 20 Haziran 1963 g├╝n├╝ papa se├žilen VI. Paul, konsile verilen bu ara esnas─▒nda kutsal yerler! (Kud├╝s, Amman) ziyaret etti. Orada, m├╝sl├╝manlar─▒ dost├ža sel├ómlad─▒─č─▒n─▒ ifade etti. 1964 y─▒l─▒nda, H─▒ristiyan olmayanlarla ilgili bir daire ba┼čkanl─▒─č─▒ kuruldu. Daha sonra, ─░sl├ómiyet'i, ├Âb├╝r dinlerle bir tutman─▒n do─čru olmayaca─č─▒ d├╝┼č├╝n├╝ld├╝─č├╝nden olacak, bir s├╝re sonra 1 Mart 1965 g├╝n├╝ ─░sl├ómiyet i├žin, buna ba─čl─▒ bir ba┼čkan yard─▒mc─▒l─▒─č─▒ ihdas edildi. Bu m├╝essese, konsile ba─čl─▒ de─čildi. Ancak, mezkur beyannameyi haz─▒rlayan Birle┼čik Komisyonun, ─░sl├óm i├žin kurulan alt komisyonu konsile ba─čl─▒ idi. Bu alt komisyonda, Kahire'deki ┼×ark Tetkikleri Dominiken Enstit├╝s├╝ (l'lnstitut dominicain de'etudes orientales) ile Tunus'taki Papal─▒k ┼×ark Tetkikleri Enstit├╝s├╝ mensuplar─▒ndan baz─▒lar─▒na g├Ârev verilmi┼čti.
H─▒ristiyanlar─▒n, ├Âteki dinlerin mensuplar─▒yla m├╝nasebetlerini ihtiva eden k─▒s─▒mda (la Consitution sur l'Eglise, Lumen Centium, no 16) yer almak ├╝zere haz─▒rlanan ilk metinde, Yahudilerden s├Âz edildikten sonra, ┼č├Âyle deniliyordu
(Hz.) ─░brahim'i ata olarak kabul eden, ayn─▒ zamanda (Hz.) ─░brahim'in Tanr─▒s─▒na inanan (Hz.) ─░smail o─čullar─▒ da. Atalara () yap─▒lan Vahye yabanc─▒ de─čildirler. Mutedil olmas─▒na ra─čmen, bu metine, y├╝zlerce konsil ├╝yesi itiraz etti. Zira metin, Hz. ─░smail, ─░sl├ómiyet ve H─▒ristiyanl─▒ktaki vahiy anlay─▒┼č─▒ aras─▒nda m├╝nasebet kuruyordu. Lumen Centium metninin konsildeki raport├Âr├╝ Mgr. Garrone, an─▒lan metnin reddedilmesinin sebebini ┼č├Âyle izah ediyordu ─░smail o─čullar─▒ s─▒fat─▒ m├╝naka┼čal─▒d─▒r. Objektif olarak, m├╝sl├╝manlar, Atalara yap─▒lan Vahye malik de─čildirler. Bu anlay─▒┼č, KurÔÇÖ├ón vahyini, Yahudi ve H─▒ristiyan vahyi d─▒┼č─▒nda g├Âr├╝p, b├Âylece onu kabul etmedi─čini ortaya koyuyordu.
Daha sonra yap─▒lan de─či┼čikliklerle, metin ┼ču ┼čekilde kabul edildi Necat temennisi. Yarat─▒c─▒y─▒ kabul edenlere, birinci derecede, (Hz.) ─░brahim'in iman─▒na sahib olduklar─▒n─▒ ifade eden ve Ahiret'te insanlar hakk─▒nda h├╝k├╝m verecek olan, Tek ve Merhametli Tanr─▒'ya, bizimle birlikte ibadet eden m├╝sl├╝manlara da ┼čamildir.
Nihai olarak benimsenen bu metin, H─▒ristiyanlarca tart─▒┼čmal─▒ konular─▒ (Hz. ─░smail ile ─░sl├óm aras─▒ndaki m├╝nasebet, Hz. ─░brahim'in m├╝sl├╝manlar─▒n atas─▒ olmas─▒ gibi) zikretmekten ka├ž─▒nm─▒┼čt─▒r. M├╝sl├╝manlar─▒n, ─░brahim'in iman─▒na sahib olduklar─▒n─▒ ifade eden kimseler oldu─ču belirtilmekte ve bunun, m├╝sl├╝manlar─▒n s├╝bjektif bir iddialar─▒ oldu─ču fikri vurgulanmakta, objektif ge├žerlili─či hakk─▒nda herhangi bir ┼čey s├Âylenmemektedir. Buna mukabil ─░sl├óm, H─▒ristiyanlarca muteber olan Yahudi ve H─▒ristiyan kayna─č─▒ d─▒┼č─▒ndaki tevhid dinlerinin birinci s─▒ras─▒na yerle┼čtirilerek ve onlar i├žin cesur├óne diye nitelendirilebilecek bir ┼čekilde, m├╝sl├╝manlarla H─▒ristiyanlar─▒n ayn─▒ Tanr─▒'ya ibadet ettikleri, Tanr─▒'ya, bizimle birlikte ibadet eden c├╝mlesiyle belirtilmektedir.
Vatikan II. konsilinin, H─▒ristiyanl─▒k d─▒┼č─▒ dinlerle ilgili ikinci metni, ilk ├Ânce Yahudiler ve H─▒ristiyan Olmayanlar Hakk─▒nda Beyanname ba┼čl─▒─č─▒yla haz─▒rlanm─▒┼čt─▒. Ancak, metnin Yahudilere imtiyaz tan─▒yan ba┼čl─▒─č─▒na itiraz edildi. Ayr─▒ca, gerek do─čudan gerek bat─▒dan bir├žok piskopos, ─░sl├óm'a verilen yerin az oldu─čunu, bunun geni┼čletilmesi gerekti─čini ifade etti. Neticede, beyannamenin ba┼čl─▒─č─▒ Kilisenin, H─▒ristiyanl─▒k D─▒┼č─▒ndaki Dinlerle M├╝nasebetlerine Dair Beyanname haline gelecek ve ─░slam'la ilgili k─▒s─▒m geni┼čletilece─či gibi, daha ├Ânce belirtilen iki ├Ânemli hususta da de─či┼čiklik olacakt─▒r. Nihai metin, m├╝sl├╝man iman ve ibadetinin ana hatlar─▒n─▒ ortaya koymakta, hem H─▒ristiyanlar─▒ hem de m├╝sl├╝manlar─▒, ge├žmi┼čin ihtilaflar─▒n─▒ unutmaya, diyaloga ve ─░nsanl─▒─č─▒n iyili─či i├žin yard─▒mla┼čmaya ├ža─č─▒rmaktad─▒r.
Kilise'nin H─▒ristiyanl─▒k D─▒┼č─▒ndaki Dinlerle M├╝nasebetlerine Dair Beyannamesi (Nostra Aetate), bir yerinde, H─▒ristiyan─▒n ├Âb├╝r dinlere bak─▒┼č─▒ hakk─▒nda, ┼ču prensibi koymaktad─▒r Do─čru ve iyi olan her ┼čeyi, Tanr─▒'dan gelmesi itibariyle kabul etmeli, fakat, syncretisme'den ka├ž─▒nmal─▒ (yani dini, yamal─▒ boh├ža haline getirmemeli, bir ba┼čka deyi┼čle, dinlerin birle┼čtirilmesine gitmemeli). Bundan ├Ât├╝r├╝, ┼čimdi zikredece─čimiz, m├╝sl├╝manlar hakk─▒ndaki k─▒sm─▒ da, bu a├ž─▒dan de─čerlendirmek gerekir. Metnin terc├╝mesi ┼č├Âyledir
Keza, Kilise Tek (Ehad), Hayy, Kayyum, Rahman, Kadir, g├Âklerin ve yerin Yarat─▒c─▒s─▒ olan ve insanlara hitabeden Tanr─▒'ya tapan m├╝sl├╝manlara da ├Ânem verir. Onlar, b├╝t├╝n ruhlar─▒yla, Tanr─▒'n─▒n takdirine -gizli de olsa-, boyun e─čmeye gayret ederler, aynen -─░sl├óm inanc─▒n─▒n memnuniyetle kendisini nisbet etti─či- (Hz.) ─░brahim'in, Tanr─▒'ya inkiyad edi┼či gibi. Onlar (Hz.) ─░sa'y─▒, Tanr─▒ olarak kabul etmeseler de, onu Peygamber olarak tebcil ederler. Onun, bakire annesi Meryem'e sayg─▒ duyduklar─▒ gibi, bazen de dini bir duygu ile kendisine yakard─▒klar─▒ bile vakidir. ├ťstelik onlar, Tanr─▒'n─▒n, diriltilecek olan b├╝t├╝n insanlara, i┼člediklerinin kar┼č─▒l─▒─č─▒n─▒ verece─či Ahiret g├╝n├╝n├╝ de beklemektedirler. B├Âylece onlar, ahl├óki hayata de─čer vermekte ve Tanr─▒'ya, namazla, zekat ve sadaka ile oru├žla ibadet sunmaktad─▒rlar.
Her ne kadar, as─▒rlar boyunca, H─▒ristiyanlarla m├╝sl├╝manlar aras─▒nda bir├žok anla┼čmazl─▒klar ve d├╝┼čmanl─▒klar ortaya ├ž─▒km─▒┼č ise de, konsil, hepsini, ge├žmi┼či unutmaya, samimi olarak kar┼č─▒l─▒kl─▒ anlay─▒┼ča gayret g├Âstermeye ve b├╝t├╝n insanlar i├žin sosyal adaleti, ahl├óki de─čerleri, bar─▒┼č ve h├╝rriyeti birlikte korumaya ve geli┼čtirmeye te┼čvik eder.
Metin, iki din aras─▒nda m├╝┼čterek veya yak─▒n olan noktalara temas etmekte fakat Hz. ─░sa'n─▒n, H─▒ristiyanlarca Tanr─▒ say─▒lmas─▒ hususu gibi temel bir farka da dikkati ├žekmektedir. Ayr─▒ca, m├╝sl├╝manlar─▒ ve H─▒ristiyanlar─▒, bug├╝n insanl─▒─č─▒n en ├žok ihtiya├ž hissetti─či alanlarda yard─▒mla┼čmaya ├ža─č─▒rmaktad─▒r. Bu ├Ânemli metni tahlil etmek, yerinde ve gerekli olacakt─▒r.. Metin, m├╝sl├╝manlardan bahsediyor; t├óli isim ise, ─░sl├óm dinidir. Fakat konsil, genel bir kural olarak, t├óli isimlerin metinden say─▒lmayaca─č─▒n─▒, bunlar─▒n sadece esas terimin m├ón├ós─▒n─▒ a├ž─▒klayaca─č─▒n─▒ belirtmi┼čti. ┼×u halde konsilin din olarak ─░sl├óm'dan de─čil de, insan olarak m├╝sl├╝manlardan s├Âz etmesi, pek anlaml─▒d─▒r. L Gardet, G. Anawati gibi zatlar─▒n d├╝┼č├╝ncelerinin, konsil metnine, b├Âylece yans─▒d─▒─č─▒ anla┼č─▒l─▒yor. Onlara g├Âre, ─░sl├óm ile din olarak diyalog m├╝mk├╝n de─čildir; ancak fert olarak m├╝sl├╝manlarla diyalog kurulmal─▒d─▒r. Kilise (...) m├╝sl├╝manlara ├Ânem verir ifadesi, s─▒radan bir c├╝mle olmakla birlikte, H─▒ristiyanl─▒─č─▒n en b├╝y├╝k otoritesi olan konsil karar─▒nda b├Âyle bir ifadenin yer al─▒┼č─▒, son derece ├Ânemlidir. Zira b├Âyle bir tav─▒r al─▒┼č, ond├Ârt as─▒rda ilk defa v├óki olmaktad─▒r. Daha ├Ânce haz─▒rlanan taslakta bunun yerine, (...) b├╝y├╝k h├╝rmet duyar deniliyordu.
Uluhiyyet inanc─▒na gelince Tek Tanr─▒'ya iman ve O'na kulluk, ─░sl├óm'─▒n temelidir. H─▒ristiyanl─▒kta da durum b├Âyledir. Ancak onlar, Allah'─▒n birli─činin, kendilerinin H─▒ristiyan s─▒rr─▒ dedikleri ├╝├ž uknumda tezah├╝r etti─čini kabul etmekle, temelde m├╝him bir ayr─▒l─▒k ortaya koyarlar. Keza h─▒ristiyanlar, m├╝sl├╝manlar─▒n Allah Taala hakk─▒nda kabul ettikleri her vasf─▒ O'na nisbet etmedikleri gibi, m├╝┼čterek olan vas─▒flara da, m├╝sl├╝manlar─▒n verdikleri mana ve muhtevay─▒ vermezler. ─░┼čte bundan dolay─▒d─▒r ki, Konsil, her iki dinin m├╝┼čtereken kabul etti─či ve ─░sl├óm'─▒n ├žok ├Ânem verdi─či baz─▒ il├óhi vas─▒flar─▒ (Hayy, Kayyum) ihtimamla se├žerek zikretmi┼čtir. Metnin ilk ┼čeklinde Hayy, Kayyum yerine, zat├« (personnel) vasf─▒ bulunuyordu. Daha sonra, Allah Taala hakk─▒nda bu vasf─▒n ─░sl├óm inanc─▒nda da fikir olarak mevcud olmakla birlikte, terim olarak terc├╝me edilemeyece─či farzedildi─činden, metinden ├ž─▒kar─▒lmas─▒ uygun g├Âr├╝lm├╝┼čt├╝.

Rahman, Kadir vas─▒flar─▒, m├╝sl├╝manlar─▒n en ├žok zikretti─či iki il├óhi isimdir. Ayr─▒ca, ─░sl├óm'daki Uluhiyyet inanc─▒nda, s─▒n─▒rs─▒z merhamet ve mutlak kudret kavramlar─▒n─▒n da, kendi aralar─▒nda dengelendikleri g├Âsterilmek istenilmi┼čtir. Rahman vasf─▒ ilk metinde yer alm─▒yordu, sonradan ilave edildi. ├ľyle anla┼č─▒l─▒yor ki, bundan gaye, beyannamenin hedefine ula┼čmas─▒yd─▒. Belki de, Allah Teala'y─▒ bu vasf─▒yla tan─▒tan KurÔÇÖ├ón'─▒n da m├╝sl├╝manlar─▒, ├Âb├╝r dinlerin mensuplar─▒na kar┼č─▒ ┼čefkate ├ža─č─▒rd─▒─č─▒ hat─▒rlat─▒lmak isteniyordu.
"G├Âklerin ve Yerin Yarat─▒c─▒s─▒" vasf─▒, KurÔÇÖ├ón-─▒ Kerim'in ├žok├ža kulland─▒─č─▒ vas─▒flardan biridir; H─▒ristiyanl─▒kta da vard─▒r. Allah ile insan aras─▒ndaki m├╝nasebetlerin temelini, her iki dinde de, Allah'─▒n bu vasf─▒n─▒ kabul etmek te┼čkil eder.
Allah Teala'n─▒n buradaki vas─▒flar─▒ aras─▒nda en ├Ânemlisi, "insanlara hitab eden" s─▒fat─▒d─▒r. ─░lk metinde "insanlara, peygamberler vas─▒tas─▒yla hitabeden" ┼čeklindeydi. ─░lahiyat komisyonu, bu kayd─▒ reddetti. Zira bu durumda, Allah'─▒n, Hz. Muhammed vas─▒tas─▒yla insanlara hitab etti─či, h─▒ristiyanlarca kabul edilmi┼č olacakt─▒. Fakat ifadenin son ┼čeklinde, ─░slam'─▒n vahye dayan─▒p dayanmad─▒─č─▒ hakk─▒nda, herhangi bir de─čer h├╝km├╝ verilmemi┼č olmaktad─▒r. Di─čer taraftan, n├╝b├╝vvet mefhumu, iki dinde farkl─▒d─▒r, yani peygambere verilen ├Âzellikler, ─░sl├ómiyet'te ve H─▒ristiyanl─▒k'ta tamamen ayn─▒ de─čildir. Bundan ├Ât├╝r├╝ nihai redaksiyonun yapt─▒─č─▒ i┼č, m├╝sl├╝manlar─▒n inand─▒klar─▒ Uluhiyyetin, baz─▒ filozoflar─▒n tasavvur etti─či tanr─▒ gibi varl─▒─č─▒, s─▒rf ak─▒lla d├╝┼č├╝n├╝len, insanlarla ilgisi olmayan bir tanr─▒ olmad─▒─č─▒n─▒ belirtmek olmaktad─▒r. M├╝sl├╝manlar─▒n, Allah'─▒n "Kelam" s─▒fat─▒na inand─▒klar─▒ ortaya konulmakla birlikte, il├óhi kelam─▒n muhtevas─▒ hususunda, iki din aras─▒nda m├╝┼čterek noktalar olup olmad─▒─č─▒ zikredilmemektedir. Konsil metninde ─░sl├óm'─▒n temeli olan Resulullah (a.s.m)'a dair hi├žbir de─čer h├╝km├╝ bulunmamaktad─▒r.
Daha sonra, ─░sl├óm'─▒n Allah'─▒n iradesine aktif bir inkiyad oldu─ču anlat─▒larak "Onlar, b├╝t├╝n ruhlar─▒yla, Tanr─▒n─▒n takdirine -gizli de olsa-, boyun e─čmeye gayret ederler" ifadesiyle, ─░sl├óm inanc─▒n─▒n ihtiva etti─či teslimiyet s─▒rr─▒ belirtiliyor. Yani bu iman─▒n, mak├╗l olmakla beraber, akl├« olmay─▒p, akl─▒ a┼čt─▒─č─▒ dile getiriliyor. Arkas─▒ndan, bu itaat ve teslimiyetin ├Ârne─činin Hz. ─░brahim oldu─ču bildiriliyor: "Aynen -─░sl├óm inanc─▒n─▒n memnuniyetle kendisini nisbet etti─či- (Hz.) ─░brahim'in, Tanr─▒'ya inkiyad edi┼či gibi". Dikkati ├žeken nokta, Hz. ─░brahim'in, m├╝sl├╝manlar─▒n nesebi y├Ân├╝nden atas─▒ olarak de─čil, bir teslimiyet tipi ve ├Ârne─či ┼čeklinde zikredilmesi, hele hele Hz. ─░smail ile m├╝sl├╝manlar─▒n ilgisinin kurulmamas─▒d─▒r. Bunda, arap ─▒rk─▒ d─▒┼č─▒nda da m├╝sl├╝manlar─▒n mevcud oldu─čunun g├Âz├Ân├╝ne getirilmi┼č olmas─▒ m├╝essir oldu─ču gibi, Tevrat'─▒n Tekvin bab─▒nda (21, 18) ─░smail o─čullar─▒na yap─▒lan va'di, m├╝sl├╝manlara uygulamaktan ka├ž─▒nma endi┼česinin de rol oynad─▒─č─▒ anla┼č─▒l─▒yor. "─░sl├óm inanc─▒n─▒n memnuniyetle kendisini nisbet etti─či (Hz.) ─░brahim" denilmekle, bu nisbetin s├╝bjektif, yani "m├╝sl├╝manlar─▒n iddialar─▒ oldu─ču ihsas ediliyor, b├Âylece ─░sl├óm'─▒n, Hz. ─░brahim ile ilgisi konusunda objektif bir h├╝k├╝m verilmemi┼č oluyor.
M├╝sl├╝manlar─▒n Hz. ─░sa'y─▒, sadece peygamber olarak kabul ettikleri belirtiliyor ki, do─črusu da budur. Ger├ži Hz. ─░sa'n─▒n d├╝nyaya geli┼či, ├žocuklu─ču, d├╝nyadan ayr─▒l─▒┼č─▒, d├╝nyaya tekrar d├Ânece─čine dair inan├ž ona bir hususiyet vermektedir; fakat bunlarda, onun tanr─▒l─▒─č─▒na delil aramak yersizdir. Tarihte, h─▒r─▒stiyan m├╝nazarac─▒lar─▒n, KurÔÇÖ├ón'─▒n, Hz. ─░sa hakk─▒nda kulland─▒─č─▒ "O'nun (Allah'─▒n) kelimesi", "O'ndan bir ruh" (Nisa, 171) vas─▒flar─▒n─▒, kendi iddialar─▒n─▒ m├╝sl├╝manlara kabul ettirmek i├žin "delil" olarak ├Âne s├╝rmeleri, m├╝sl├╝manlara hi├ž de tesir etmemi┼čtir. Bundan ├Ât├╝r├╝d├╝r ki, Konsil'de, m├╝sl├╝manlar─▒n, Hz. ─░sa'y─▒ bu vas─▒flar─▒yla kabul ettiklerinin metine dahil edilmesi teklif edilmi┼čse de, neticede benimsenmemi┼čti. Zira bu vas─▒flar─▒n ─░sl├óm'da, h─▒ristiyanlar─▒n onlara verdi─či m├ónada tamamen ba┼čka ┼čekilde anla┼č─▒ld─▒─č─▒ g├Âz├Ân├╝ne getirilmi┼čtir. Konsil'in beyannamesinde bunlara yer vermek, gerek m├╝sl├╝manlar gerek h─▒ristiyanlar nezdinde, m├╝┼čterek bir anlay─▒┼č havas─▒ndan ziyade, yanl─▒┼č anlay─▒┼člara ve k├Ât├╝ zanlara yol a├žard─▒. Bu c├╝mleden olarak, m├╝sl├╝manlar─▒n da "bu kavramlara, h─▒ristiyanlar─▒n inand─▒─č─▒ tarzda inand─▒klar─▒ d├╝┼č├╝ncesini verebilirdi.
Fakat Konsil, bu a─č─▒rba┼čl─▒l─▒─č─▒, maalesef Hz. Meryem hakk─▒ndaki kay─▒tta koruyamam─▒┼čt─▒r. M├╝sl├╝manlar─▒n, "Hz. ─░sa'n─▒n bakire annesi Meryem'e sayg─▒ duyduklar─▒" do─črudur. Hz. ─░sa'n─▒n, il├óhi kudretle, babas─▒z olarak d├╝nyaya geldi─či konusunda, ─░sl├óm'da en ufak bir teredd├╝t yoktur ve ─░sl├óm, bu inan├žta, H─▒ristiyanl─▒k'la m├╝┼čterek olan tek dindir. Hatta H─▒ristiyanl─▒k, Hz. ─░sa'n─▒n biyolojik anlamda ger├žek bir babas─▒ olmasa da onun Yusuf ad─▒ndaki manevi (├╝vey) babas─▒n─▒n oldu─čunu kabul etti─či halde, ─░sl├óm b├Âyle bir durumdan asla bahsetmez. Fakat yine kesindir ki, ─░sl├óm'da Allah'tan ba┼čka hi├žbir varl─▒ktan istimdad etmek, ona yakar─▒p dua etmek de yoktur. Ger├ži Konsil, ─░sl├óm'dan de─čil, hep "m├╝sl├╝manlar"dan bahsediyor. Ama diyalog kurmak istenilirken, dinde kesinlikle bulunan inan├žlardan hareket etmek gerekirdi. (Bu da, m├╝sl├╝manlardan bahsetmenin, daha ├Ânce programlanmay─▒p Konsil esnas─▒nda ortaya ├ž─▒kt─▒─č─▒n─▒ s├Âyleyenleri desteklemektedir). Nitekim m├╝sl├╝manlar─▒n da, H─▒ristiyanl─▒─č─▒ din olarak incelerken (bilindi─či gibi bu tabir, ayn─▒ zamanda "h─▒ristiyan olan insanlar" anlam─▒nda da kullan─▒lmaktad─▒r; nas─▒l ki "─░sl├óm" tabiri de b├Âyledir), halk dindarl─▒─č─▒n─▒n baz─▒ tezah├╝rlerine g├Âre h├╝k├╝m vermeleri do─čru olmaz. M├╝sl├╝manlardan bahseden konsil metninde, Hz. Meryem hususunda: "bazen de din├« bir duygu ile ona yakard─▒klar─▒ bile vakidir" denilmesi, "bazen de" zarf─▒n─▒n s─▒n─▒rlamas─▒na ra─čmen, ciddiyetsizliktir. Konsili bu konuda yan─▒ltan da on y─▒l kadar ─░zmir piskoposlu─čunu yapm─▒┼č olan Mgr. Descuffi olmu┼čtur. Descuffi, 29 Eyl├╝l 1964 g├╝n├╝, s├Âz alarak: "M├╝sl├╝manlar, Bakire'nin babas─▒z do─čurdu─čunu, salah ve iffetini kabul ederler, samimi surette dindarca ona yakar─▒rlar, itimadla ondan ister, ola─čan├╝st├╝ nimetlere, ┼čifalara ve hatta diyebilirim ki, mucizelere nail olurlar. Bildirdi─čim hususlar, takdir edilmek arzusuyla s├Âylenmi┼č, tahayy├╝l ve m├╝bala─čan─▒n semeresi de─čil, Efes ┼čehrinde on y─▒ll─▒k bir tecr├╝benin g├Âzlerimle g├Ârd├╝─č├╝m meyvesidir. On seneden beri, y─▒lda y├╝z bin m├╝sl├╝man─▒n, bir o kadar h─▒ristiyanla ve beraber olarak -ki bu tezah├╝r├╝n meydana geldi─či tek yer de oras─▒d─▒r-. Bakire, Meryem'i tazime geldi─čini g├Âr├╝yoruz" (R. Caspar, Les relations de l'Eglise avec les religions non chretiennes, Paris, Cerf, Unam Sanctam 61. 1966, s. 224, n.65. Bu bilgileri veren R. Caspar, Konsile i┼čtirak etmi┼č olup, ─░sl├óm hakk─▒ndaki metinlerin haz─▒rlanmas─▒nda uzman olarak g├Ârev alm─▒┼čt─▒r. Papal─▒─č─▒n, "─░sl├óm'la M├╝nasebetler Dairesi Ba┼čkan Yard─▒mc─▒l─▒─č─▒" makam─▒n─▒ uzun m├╝ddet deruhde etmi┼čtir). Baz─▒ "m├╝sl├╝manlar" bunu yap─▒yorsa, b├Âylesi "m├╝sl├╝manlar" bunun gibi daha nice sap─▒kl─▒klar da irtik├ób etmektedirler. Tuhaft─▒r ki, Konsil'in ─░sl├ómi incelemeler yapm─▒┼č olan uzmanlar─▒ buna m├╝dahele etmemi┼člerdir (belki de m├╝dahele ettikleri halde nazar-─▒ itibara al─▒nmam─▒┼člard─▒r).
Kald─▒ ki, h─▒ristiyanlar─▒n, Hz. Meryem'e yakar─▒┼člar─▒n─▒n dayana─č─▒, onu "Tanr─▒'n─▒n annesi" kabul etmeleridir. Halbuki m├╝sl├╝manlar─▒n bunu kabul etmeleri imk├óns─▒zd─▒r.
Ahiret inanc─▒yla ilgili madde m├╝sl├╝manlar─▒n, b├╝t├╝n insanlar─▒n Allah taraf─▒ndan diriltileceklerine ve O'nun taraf─▒ndan, i┼člediklerinin kar┼č─▒l─▒─č─▒n─▒ bulacaklar─▒na inand─▒klar─▒n─▒ belirtmektedir. ─░sl├óm'─▒n ahiret hayat─▒ hakk─▒nda temel inanc─▒ da budur ve bu inan├ž H─▒ristiyanl─▒k'ta da vard─▒r. Oylama s─▒ras─▒nda metnin kolayca ├ž─▒kmas─▒ i├žin veya ├Âz s├Âylemek d├╝┼č├╝ncesiyle Cennet, Cehennemden ve onlar─▒n durumlar─▒ndan bahsedilmemi┼čtir.
"B├Âylece onlar, ahl├óki hayata de─čer vermekte" k─▒sm─▒, bir m├╝sl├╝man i├žin l├╝zumsuz bir s├Âz olmaktan da ├Âte, tuhaft─▒r da. Fakat ond├Ârt as─▒rdan beri, ─░sl├ómiyet'in ahl├ók─▒ k├╝├ž├╝msedi─čini ve hatta bozdu─čunu iddia etmi┼č olan H─▒ristiyanl─▒k ├óleminin yetkili olan tek merciinden bu sesin y├╝kselmesi, itizar ve tarziye oldu─ču kadar, ├Ânemli bir itiraf da say─▒lmal─▒d─▒r. "B├Âylece (...)" denilmekle, ahl├ók├« hayat─▒n, ─░sl├óm itikad─▒n─▒n bir uzant─▒s─▒ ve sonucu oldu─ču belirtiliyor. Bu metnin ilk ┼čekli, daha a├ž─▒k olan ┼ču ifadeyi ihtiva ediyordu:
"Onlar, Allah'a itaat i├žerisinde ferd├« oldu─ču kadar ailevi ve i├žtima├« pl├ónda da ahl├ók├« bir hayat s├╝rd├╝rmeye gayret ederler." Fakat m├╝sl├╝manlar─▒n ya┼čay─▒┼č plan─▒nda, genel olarak bu ┼čekilde nitelendirilmelerine baz─▒ piskoposlar─▒n itiraz etmesi ├╝zerine, zaten mutedil ve ihtiyatl─▒ olan "gayret ederler" ifadesi, daha da hafifletilerek "ahl├ók├« hayata de─čer verirler" haline getirilmi┼čtir. ─░tiraz eden piskoposlar─▒n ├žo─ču, ─░sl├óm'da bir erke─čin d├Ârt kad─▒n ile evlenebilme imk├ón─▒ndan ├Ât├╝r├╝, aile hayat─▒ndaki ahl├ók anlay─▒┼č─▒na kar┼č─▒ ├ž─▒k─▒yorlard─▒. H─▒ristiyanlar kar┼č─▒l─▒kl─▒ anlay─▒┼č─▒n h├ókim oldu─ču bu d├Ânemde bile, bu m├╝saadeyi s├╝k├╗netle de─čerlendirmeye gidememekte, bu m├╝saadenin havi oldu─ču i├žtima├« fonksiyonu g├Ârememektedirler. Baz─▒lar─▒ da "i├žtima├« ahl├ók"─▒n zikredilmesine kar┼č─▒ ├ž─▒km─▒┼čt─▒. Onlara g├Âre, ─░sl├óm'da ruh├ón├« ve d├╝nyev├« (din ve d├╝nya) ayr─▒m─▒ g├Âzetilmedi─činden, ─░sl├óm, din h├╝rriyetine m├╝sait de─čildi. Bunlar─▒n, ─░sl├óm'─▒ bilmeyen, taassupla e─čitilmi┼č piskoposlar oldu─ču anla┼č─▒l─▒yor. Zira ─░sl├óm oldu─ču gibi, m├╝sl├╝manlar─▒n davran─▒┼člar─▒n─▒ da az ├žok bilenler, ─░sl├óm'─▒n, zora ba┼čvurmakla yay─▒lmad─▒─č─▒n─▒, ├Âb├╝r dinlere mensup olanlara, b├╝t├╝n dinler ve nizamlar i├žinde, en fazla hak ve h├╝rriyet tan─▒yan bir il├óhi nizam oldu─čunu bilirler, bilmelidirler (─░sl├óm'─▒n en iyi uyguland─▒─č─▒ ve en kuvvetli oldu─ču zamanlarda, gayr-i m├╝slim bir ki┼či vezir (yani en az─▒ndan bakan) olabiliyordu. "Hz. ─░sa i├žin ├Âlmek" de─čil, "─░sa i├žin ├Âld├╝rmek" prensibini benimseyen, ├žo─ču zaman ise Hz. ─░sa'dan ba┼čka sebepler y├╝z├╝nden ├Âld├╝ren orta ├ža─č h─▒ristiyanlar─▒n─▒ bir tarafa b─▒raksak bile, demokrasinin ve insan haklar─▒ evrensel beyannamesinin Bat─▒s─▒, acaba ─░sl├óm'─▒n, gayr-i m├╝slimlere verdi─či haklara yakla┼čabilmi┼č midir? Bilhassa unutmamak gerekir ki, iddiadan ziyade fiiliyat ├Ânemlidir. Mesela Cezayir, y├╝zotuz y─▒l kadar 20. as─▒r Bat─▒s─▒n─▒n "h├╝rriyet be┼či─či" ├╝lkesinin idaresinde kalm─▒┼čt─▒. Cezayirli bir bakan g├Âsterilebilir mi? Ondan da ge├žtik, bir tek parlamenter Paris'e gitmi┼č midir? ─░sl├óm'da, zimm├«ler (ehlu'z-zimme); aile, ┼čah─▒s, miras hukuklar─▒, din ve dil h├╝rriyeti vb. y├Ânlerden ├Ânemli haklara sahiptir ki, "ahk├ómu ehl├╝'z-zimme" disiplini alt─▒nda incelenir. K─▒sa kesmek i├žin muhterem M. Hamidullah hocam─▒z─▒n -elli y─▒ll─▒k ihtisas ve tecr├╝benin verdi─či hakla s├Âyledi─či- ┼ču s├Âz├╝n├╝ nakletmekle yetinelim: "┼×ayet bug├╝n├╝n gayr-i m├╝slim devletlerinde ya┼čayan m├╝sl├╝man az─▒nl─▒klar─▒, ─░sl├óm'─▒n zimm├«lere verdi─či haklardan yararlanabilselerdi, ├žok mutlu olurlard─▒"). ─░┼čte bu itirazlar sebebiyle, ilk metinde b├╝y├╝k bir de─či┼čiklik yap─▒ld─▒, ahl├óki hayata, sadece genel bir ifade, i├žinde yer verildi.
─░sl├óm'─▒n ibadet hayat─▒n─▒ tan─▒tmak i├žin, yaln─▒z ├╝├ž r├╝k├╝n, yani namaz, oru├ž ve zek├ót say─▒l─▒yor. ─░sl├óm─▒n be┼č ┼čart─▒ndan birincisi olan ┼čeh├ódet, zaten metnin ba┼č─▒nda ifade edilmi┼č oluyordu. Hac ise muhtemelen, m├╝sl├╝manlar─▒n ekseriyeti taraf─▒ndan yap─▒lamayan, imk├ónlara ba─čl─▒ bir ibadet oldu─čundan an─▒lmam─▒┼čt─▒r. Zaten Konsil metni, ─░sl├ómiyet'i tam bir ┼čekilde tan─▒tmak i┼čine giri┼čmi┼č de─čildi.
Konsil'in ─░sl├óm hakk─▒ndaki metninin ikinci k─▒sm─▒, h─▒ristiyanlarla m├╝sl├╝manlar aras─▒ndaki m├╝nasebetlerde ┼čimdiki durumda ve gelecekte, kar┼č─▒l─▒kl─▒ bir anlay─▒┼č ve yard─▒mla┼čma ortam─▒ arzulamaktad─▒r. Kinlerin ve sava┼člar─▒n doldurdu─ču mazinin, bilinmezlikten gelmesini de─čil, "a┼č─▒lm─▒┼č" oldu─čunu anlatarak, unutulmas─▒n─▒ istemektedir. Bu kolay bir i┼č olmad─▒─č─▒ndan, bunu ger├žekle┼čtirmek ├╝zere "samimi olarak kar┼č─▒l─▒kl─▒ anlay─▒┼ča gayret g├Âstermeye" davet etmektedir. "Samimi" kayd─▒ da, ┼č├╝phe ve g├╝vensizlik havas─▒n─▒n h├ókim olmas─▒ sebebiyledir.
II. Vatikan Konsil'inden sonra, H─▒ristiyanl─▒─č─▒n ─░sl├óm'a nas─▒l bakt─▒─č─▒n─▒ ise, Papal─▒─č─▒n yay─▒nlam─▒┼č oldu─ču, "H─▒ristiyanlarla M├╝sl├╝manlar Aras─▒nda Kurulacak Bir Diyalog ─░├žin Y├Ânlendirmeler" kitab─▒n─▒ esas alarak bir ba┼čka makalede arzedece─čiz.

Dipnotlar:

* Cihan┼č├╝mul m├ónas─▒na gelen bu t├óbir, bazen H─▒ristiyanlar─▒, bazen de b├╝t├╝n dinleri birle┼čmeye ├ža─č─▒rma i├žin kullan─▒lmaktad─▒r. Son y─▒llarda Bat─▒da Oecum├â┬ęnisme abrahamique tabiriyle, Hz. ─░brahimÔÇÖde k├Âkle┼čen dinlerin yak─▒nla┼čmas─▒ kastediliyor.
** "─░sl├óm'─▒n zuhurundan g├╝n├╝m├╝ze kadar H─▒ristiyanl─▒─č─▒n ─░sl├óm'a Bak─▒┼č─▒"n─▒, uzunca olan bir makalede ele alm─▒┼č bulunuyoruz.
*** B├╝y├╝k harfle ba┼člayan "Hakikat" kelimesi, H─▒ristiyanl─▒kta, ekseriya Hz. ─░sa'n─▒n s─▒fat─▒ olarak kullan─▒l─▒r (Yuhanna, ─░ncili, 14, 6 c├╝mlesi ┼č├Âyledir: "─░sa ona dedi: Yol ve Hakikat ve hayat benim. "
**** TevratÔÇÖtan ├Ânce peygamberler, ├Âzellikle Hz. ─░brahim, Hz. ─░shak ve Hz. Yakub i├žin kullan─▒l─▒r.


Bu Makaleye Ait Ele┼čtiri Makaleleri
# Makaleler Ad─▒
Kullan─▒c─▒ Yorumlar─▒

! Yorum yazabilmeniz i├žin ├╝ye olmal─▒s─▒n─▒z.
├ťyelik i├žin l├╝tfen sayfan─▒n ├╝st k─▒sm─▒nda yer alan"├ťye Giri┼č | ├╝ye ol" linkine t─▒klay─▒n─▒z.

Kay─▒t Ekleyen / Eklenme Tarihi
Nurgül Çepni / 4.07.2009



Eski Eserler


Eski Eserler K├╝t├╝phanesine Ho┼čgeldiniz!

Hesap ─░┼člemleri

├ťye de─čil misiniz? ├ťye olun!

Eski Eserlere ├╝ye olarak, k├╝t├╝phanenimiz ve eserlerimiz hakk─▒nda payla┼č─▒mlardan hesab─▒n─▒z ├╝zerinden faydalabilirsiniz...