f EskiEserler | Eski Eserler | Eskieserler.com
E─čitim Kurumu   ( 2141 )   Kitaplarda   ( 1659 )   Yazarlarda   ( 4831 )  
Dergilerde   ( 786 )   K├╝t├╝phanelerde   ( 151 )   ┼×ehirlerde   ( 182 )  
Makalelerde   ( 2196 )   Multi Media   ( 323 )   Fetvalar   ( 894 )  
Hit
9129104
├ťye 1490
Online ├ťye 0

Kalbi Bir Hastal─▒k Olarak Tecess├╝s

 Kitap Detay─▒ Kitap No : K-  
Yazar Ad─▒ ─░lim Dal─▒ Konusu Dili
Muhittin Akg├╝l Ahlak T├╝rk├že
├ľzelli─či Terc├╝me Eden
 
       
Makale No: 200 Hit : 5373 Hata Bildirimi Tavsiye Et
   Makale Yazar─▒na ait Kitaplar E-Kitaplar Makaleler Hakk─▒ndaki Makaleler    

Yazara ait kitaplar
# Kitap Ad─▒

Yazara ait e-kitaplar
# Kitap Ad─▒

Yazara ait makaleler
# Makaleler Ad─▒
1 Peygamberimizin Han─▒mlar─▒ ve Evliliklerindeki Hikmetler
2 Kuran─▒ Kerimde N├╝zul├╝ ─░sa Meselesi
3 Kuran Okuman─▒n ├ľnemi ve ─░nsana Kazand─▒rd─▒klar─▒
4 Kalbi Bir Hastal─▒k Olarak Tecess├╝s
5 Hz. Peygambere Salat├╝ Selam
6 Efendimizin Be┼čeriyeti
7 Besmeleyle ─░lgili Baz─▒ Meseleler
8 Allah Resul├╝n├╝n E┼čleriyle M├╝nasebeti

Yazar Hakk─▒ndaki Tan─▒t─▒m Makaleleri
# Makaleler Ad─▒

├ľzeti
Tecess├╝s, elle dokunmak, haber ara┼čt─▒rmak, g├Âz dikmek, yoklamak, bir ┼čeyin i├ž y├╝z├╝n├╝ ara┼čt─▒r─▒p s─▒rr─▒n─▒ ├ž├Âzmeye ├žal─▒┼čma gibi anlamlara gelen cess k├Âk├╝nden gelmektedir. Kelime olarak, herhangi bir ┼čey hakk─▒nda bilgi toplama, yitik arama, bir ┼čeyi g├Âzetleme, bulu┼č ve ke┼čif merak─▒ gibi anlamlarda kullan─▒lmaktad─▒r. Tecess├╝s, daha hususi bir anlamda, k├Ât├╝ bir maksada y├Ânelik olarak gizli hususlar─▒ ara┼čt─▒rma demektir. Nitekim, cas├╗s kelimesi ayn─▒ k├Âkten t├╝remi┼č bulunan bir kelimedir.
manufacturer coupon for bystolic bystolic savings card program bystolic savings card
abortion pill abortion pill abortion pill
gabapentin use in psych gabapentin use in psych gabapentin use in psych

Yay─▒n Bilgileri
Yay─▒nland─▒─č─▒ Kaynaklar
Yay─▒nland─▒─č─▒ Tarih
Yay─▒nland─▒─č─▒ Dergi
Sanal Dergi
Makalenin Linki

Makale Metni   [Yazd─▒r/Print]

Kalbî Bir hastalık Olarak Tecessüs

Cemiyetleri kar─▒┼čt─▒ran, huzur ve s├╝k├╗nu ihl├ól eden, aralar─▒nda fitnelerin ├ž─▒kmas─▒na ve insanlarn birbirinden nefret edip uzakla┼čmas─▒na vesile olan ├ómillerden birisi de (belki de en ├Ânemlisi) ba┼čkalar─▒n─▒n kusurlar─▒n─▒ g├Ârme, ara┼čt─▒rma ve onlar─▒ etrafa yayma dedi─čimiz tecess├╝st├╝r.

Tecess├╝s, elle dokunmak, haber ara┼čt─▒rmak, g├Âz dikmek, yoklamak, bir ┼čeyin i├ž y├╝z├╝n├╝ ara┼čt─▒r─▒p s─▒rr─▒n─▒ ├ž├Âzmeye ├žal─▒┼čma gibi anlamlara gelen cess k├Âk├╝nden gelmektedir. Kelime olarak, herhangi bir ┼čey hakk─▒nda bilgi toplama, yitik arama, bir ┼čeyi g├Âzetleme, bulu┼č ve ke┼čif merak─▒ gibi anlamlarda kullan─▒lmaktad─▒r. Tecess├╝s, daha hususi bir anlamda, k├Ât├╝ bir maksada y├Ânelik olarak gizli hususlar─▒ ara┼čt─▒rma demektir. Nitekim, cas├╗s kelimesi ayn─▒ k├Âkten t├╝remi┼č bulunan bir kelimedir. (Bkz F├«r├╗z├ób├ód├«, 690; R├óg─▒p el-─░sfahan├«, 93.)

Tecess├╝s kelimesinin k├Âk anlamlar─▒na bakt─▒─č─▒m─▒zda, derinlemesine ara┼čt─▒rma ve bir ┼čeyin i├ž y├╝z├╝n├╝ ├ž├Âzme─če ├žal─▒┼čman─▒n, hem iyi ve hem de k├Ât├╝ maksatlar i├žin olabilece─čini g├Ârmekteyiz. Nitekim bir insan, ilm├« bir hakikati derinlemesine ara┼čt─▒r─▒p inceledi─činde m├╝spet anlamda bir tecess├╝s yapm─▒┼č oldu─ču gibi, onun hi├ž kimseye faydas─▒ olmayan, hatt├ó belki zarar─▒ olan bir i┼čin arkas─▒na d├╝┼č├╝p ara┼čt─▒rma yapmas─▒ ise menfi man├óda bir tecess├╝st├╝r. Ahl├ók├« bir terim olarak ise tecess├╝s, k├Ât├╝ niyetle ba┼čkalar─▒na ait s─▒rlar─▒ ara┼čt─▒rma, insanlar─▒n a├ž─▒─ča ├ž─▒kmas─▒n─▒ istemedikleri gizliliklerini d─▒┼ča vurma ve onlar─▒n istemedikleri davran─▒┼člar─▒na vak─▒f olma─ča ├žal─▒┼čmakt─▒r. Bu yaz─▒da tecess├╝s├╝n bu y├Ân├╝ ele al─▒nacakt─▒r.


Birbirinizin Gizli Hallerini Ara┼čt─▒rmay─▒n!

Bir arada ya┼čama mecburiyetinde olan insanlar─▒n, huzuru ve emniyeti sa─člayacak ahl├ók├« kurallara ri├óyet etmesi, insanlar─▒n aras─▒n─▒ bozacak, karga┼čaya, ├žeki┼čmeye ve huzursuzlu─ča ves├«le olacak davran─▒┼člardan ka├ž─▒nmas─▒ gerekir. ─░nsanlar─▒ huzura kavu┼čturmak i├žin g├Ânderilen ─░sl├óm, insanlar─▒n birbirlerine kar┼č─▒ son derece s─▒cak ve merhametli olmalar─▒n─▒ emretmi┼č, ba┼čkalar─▒n─▒ rahats─▒z edici tutum ve davran─▒┼člar─▒ da yasaklam─▒┼čt─▒r.

─░nsan, Allah'─▒n yery├╝z├╝nde de─čer verdi─či ve b├╝t├╝n canl─▒lardan ├╝st├╝n k─▒ld─▒─č─▒ bir konumdad─▒r. ─░nsan─▒n bizzat kendisi de─čerli oldu─ču gibi, ┼č├ón─▒, ┼čerefi ve haysiyeti de de─čerli ve ├╝st├╝nd├╝r. Hangi ┼čekilde olursa olsun, onun tahkir edilmesi, ay─▒planmas─▒, kusurlar─▒n─▒n veya duyulmas─▒n─▒ istemedi─či fiillerinin, ├Âzel durumlar─▒n─▒n vs. ara┼čt─▒r─▒larak, sa─ča sola ta┼č─▒nmas─▒ ve a├ž─▒klanmas─▒ da yasaklanm─▒┼čt─▒r.

Cenab-─▒ Hakk, tecess├╝s├╝ (ba┼čkalar─▒n─▒n eksiklerini ara┼čt─▒rmay─▒) ┼ču beyanlar─▒yla yasaklam─▒┼čt─▒r:

Ey iman edenler! zandan ├žok sak─▒n─▒n. ├ç├╝nk├╝ zanlar─▒n bir k─▒sm─▒ g├╝naht─▒r. Birbirinizin gizli hallerini ara┼čt─▒rmay─▒n. Kiminiz kiminizi g─▒ybet etmesin. Hi├ž sizden biriniz ├Âlm├╝┼č karde┼činin cesedini di┼člemekten ho┼član─▒r m─▒ ─░┼čte bundan hemen tiksindiniz! ├ľyleyse Allah'─▒n azab─▒ndan korkun da bu ├žirkin i┼čten kendinizi koruyun. Allah tevvabd─▒r, rah├«mdir (t├Âvbeleri kabul eder, merhamet ve ihsan─▒ boldur).  (Hucur├ót, 4912)

Buradaki birbirinizin gizli hallerini ara┼čt─▒rmay─▒n emri, insanlar─▒n s─▒rlar─▒n─▒, gizli y├Ânlerini ara┼čt─▒rmay─▒n, birbirinizin kusurlar─▒n─▒ soru┼čturmay─▒n, ba┼čkalar─▒n─▒n hal ve hareketlerini ara┼čt─▒rmay─▒n demektir. Bu hareketler ister su-i zandan dolay─▒ yap─▒ls─▒n, yahut k├Ât├╝ niyetle birine zarar vermek i├žin yap─▒ls─▒n veya sadece kendi merak─▒n─▒ gidermek i├žin yap─▒ls─▒n, her durumda da dinin yasaklad─▒─č─▒ ┼čeylerdir. Ba┼čkalar─▒n─▒n ├╝zerine perde ├žekilmi┼č hallerini ara┼čt─▒rmak, o perdenin arkas─▒na uzanarak kimin ne ay─▒b─▒ var, kimin ne kusuru var, kimin ne bi├žim gizlenmi┼č hatalar─▒ var diye ├Â─črenmeye ├žal─▒┼čmak, bir M├╝sl├╝man'─▒n i┼či de─čildir. ─░ki ki┼činin ├Âzel konu┼čmas─▒na kulak kabartmak, kom┼čular─▒n evlerinin i├žini merak etmek, ├že┼čitli yollarla ba┼čkalar─▒n─▒n aile hayat─▒n─▒ veya onlar─▒n ┼čahsi davran─▒┼člar─▒n─▒ ara┼čt─▒rmak b├╝y├╝k bir ahl├óks─▒zl─▒kt─▒r ve bir ├žok k├Ât├╝l├╝─če sebebiyet verir. (Mevd├╗d├«, Tefhim, Hucur├ót 4912 nin tefsirinde) . Bu bak─▒mdan Hz. Peygamber (s.a.s.), bir hutbesinde bu kimselerle ilgili olarak ┼č├Âyle buyurmu┼čtur

Ey diliyle M├╝sl├╝man olup da, kalbine iman n├╝fuz etmemi┼č m├╝naf─▒klar! M├╝sl├╝manlara eziyet etmeyin, onlar─▒ k─▒namay─▒n, kusurlar─▒n─▒ ara┼čt─▒rmay─▒n. Zira kim M├╝sl├╝man karde┼činin kusurunu ara┼čt─▒r─▒rsa, Allah da kendisinin kusurlar─▒n─▒ a├ž─▒─ča ├ž─▒kar─▒r. Allah, evinin i├žinde dahi olsa b├Âylesini rezil r├╝svay eder. (Eb├╗ Davud, Edeb, 35)


Yaz─▒klar Olsun Onlara!

Tecess├╝s├╝ yapanlar─▒n d├╝┼čecekleri k├Ât├╝ durumu vurgulamak i├žin, bu kimseler veyl olsun tehdidiyle ihtar edilmi┼člerdir. Ve bununla ilgili olarak Kur'├ón-─▒ Ker├«m'de m├╝stakil bir s├╗re nazil olmu┼čtur.

Vay haline her h├╝meze ve l├╝mezenin (H├╝meze 1041) Hemz g─▒ybet etmek, (Eb├╗ Ubeyde 1981, 311; ─░sfah├ón├«, 546) , g├Âz k─▒rpmak, g├Âzle i┼čaret etmek, d├╝rtmek, itmek, vurmak, ─▒s─▒rmak, k─▒rmak (F├«r├╗z├ób├ód├«, 681); lemz ise, g─▒ybet ve kusur ara┼čt─▒rmak (─░sfah├ón├«, 454) , ay─▒plamak (─░bn F├óris, 938) gibi anlamlara gelmektedir. Lemz'in insanlar─▒ ├žeki┼čtirmek veya y├╝z├╝ne kar┼č─▒ ay─▒plamak, hemzin de arkadan ├žeki┼čtirmek anlam─▒na geldi─či veya tam tersi oldu─ču, yine hemzin g├Âzle, lemzin de dille ay─▒plamak yahut tam tersi anlamlara geldi─či de s├Âylenmi┼čtir (F├«r├╗z├ób├ód├«, 674-675) . Ancak ikisinde de ortak olan nokta, insanlar─▒n hakarete maruz b─▒rak─▒lmas─▒ ve k├╝├ž├╝k d├╝┼č├╝r├╝lmesidir.

H├╝meze S├╗resi, her toplumda g├Âr├╝lebilen bir fiili nazara vermekte, kendisine mal verilen, ancak verilen mal─▒n mahk├╗mu olan, d├╝nyada tek y├╝ce de─čerin maldan ibaret oldu─čunu kabul eden ve onun kar┼č─▒s─▒ndaki b├╝t├╝n de─čerleri k├╝├ž├╝k g├Âren d├╝┼č├╝k karakterli ki┼čileri canland─▒rmaktad─▒r. Ayn─▒ zamanda insanlar─▒n konumlar─▒n─▒n, s├Âz├╝n de─čerinin, ger├žeklerin ├Âl├ž├╝s├╝n├╝n malla orant─▒l─▒ oldu─čunu zanneden, mal kazanmakla insanlar─▒n b├╝t├╝n de─čerlere ula┼čabilece─čini ve s─▒n─▒rs─▒z bir kuvveti elinde tutaca─č─▒n─▒ d├╝┼č├╝nen d├╝┼č├╝k yap─▒l─▒ bir tipi tasvir etmektedir. Ayr─▒ca b├Âyle bir ki┼či, bu imk├ónlar─▒n kendisini ├Âl├╝ms├╝zle┼čtirece─či duygusu da ta┼č─▒maktad─▒r. ┼×ayet ├óhirette bir hesap veya ceza olacaksa bunu mal─▒yla savu┼čturaca─č─▒n─▒ d├╝┼č├╝nmektedir. Bu sebeple o zay─▒f karakterli ki┼či mal─▒n─▒ saymakta, sayd─▒k├ža da zevk almaktad─▒r. ─░├žinden k├Ât├╝ bir duygu onu insan ┼čeref ve haysiyetini ├ži─čnemeye, diliyle insanlar─▒ ├žeki┼čtirip alay etmeye sevk etmektedir. Bazen o, ba┼čkalar─▒n─▒n hareketlerini taklit ederek, sesini onlar─▒n seslerine benzeterek, tav─▒r, jest ve mimiklerini k├╝├ž├╝mseyerek s├Âz ve i┼čaretle insanlarla alay eder.

Bu tasvir, ┼čahsiyetten yoksun ve imandan mahrum olan ├žirkin ve ├ódi be┼čer ruhunun bir tasviridir. ─░sl├óm ahl├ók─▒ y├╝celi─če de─čer verdi─či i├žin, bu derece zay─▒f karakterli ve ham ruhlar─▒ nefretle kar┼č─▒lar. Bunun i├žin alay ve istihz├óy─▒ yasaklar. ├çe┼čitli yerlerde ba┼čkalar─▒n─▒ ├žeki┼čtirmeyi reddeder. Burada yap─▒lan davran─▒┼č─▒n bu derece ├žirkin olarak dile getirilip bunun yan─▒ s─▒ra, tehditlerin yer almas─▒ ise, o g├╝n i├žin m├╝┼čriklerin Hz.Peygamber'e (s.a.s.) ve inananlara kar┼č─▒ davran─▒┼člar─▒n─▒n b├Âyle oldu─čunu g├Âstermektedir. Dolay─▒s─▒yla onlar i├žlerine korku salan ├╝rpertici bir tehdite muhatap olmu┼člard─▒r. (Kutup, Seyyid, F├« Z─▒l├óli'l-Kur'├ón, H├╝meze S├╗resi tefsirinde).G├Âr├╝ld├╝─č├╝ ├╝zere insanlar─▒n tav─▒r ve davran─▒┼člar─▒n─▒ tecess├╝s ederek, onlar─▒ alaya alma yasaklanm─▒┼čt─▒r.

Ba┼čkalar─▒n─▒ gizliliklerinin ara┼čt─▒r─▒lmamas─▒, dilden dile dola┼čt─▒r─▒lmamas─▒, dolay─▒s─▒yla onlar─▒n ay─▒plan─▒p toplum huzuruna ├ž─▒kamayacak bir konuma d├╝┼čmemeleri ve dolay─▒s─▒yla insanlar─▒n kendisinden emin oldu─ču bir konumda bulunmalar─▒, o kadar ├Ânemlidir ki, Hz. Peygamber (s.a.s), Ger├žek M├╝sl├╝man, elinden dilinden M├╝sl├╝manlar─▒n emniyet ve esenlikte olup (zarar g├Ârmedikleri) kimsedir. (Buh├ór├«, ─░man, 4) buyurmu┼č, iki ├žene ve iki ap─▒┼č aras─▒ konusunda s├Âz verip s├Âz├╝n├╝ yerine getirene Cennet'te kefil olaca─č─▒n─▒ (Buh├ór├«, Rikak, 23) bildirmi┼čtir. Buradaki her iki hadiste de ├Âzellikle dile vurgu yap─▒lm─▒┼čt─▒r. Zira insanlar─▒n gizli y├Ânlerinin ba┼čkalar─▒na aktar─▒lmas─▒nda dil, ├Ânemli bir fonksiyon icra etmektedir.

Bu hususla ilgili ┼ču nebev├« beyan da olduk├ža ├Ânemlidir ├édemo─člu sabaha erdi mi, b├╝t├╝n azalar─▒, dile temenna edip 'Bizim hakk─▒m─▒zda Allah'tan kork. Zira biz sana t├óbiyiz. Sen istikamette olursan biz de istikamette oluruz, sen sap─▒t─▒rsan biz de sap─▒t─▒r─▒z!' derler. (Tirmiz├«, Z├╝hd, 61) Allah'a ve ├óhiret g├╝n├╝ne inanan kimse ya hay─▒r konu┼čsun ya da sussun. (Tirmiz├«, K─▒y├ómet, 51)

Evet M├╝sl├╝man'─▒n nazar─▒nda elle yap─▒lan tecav├╝z ile tecess├╝s, g─▒ybet, b├╝htan, tahkir, tezyif gibi dil ile yap─▒lan tecav├╝z ve ├žeki┼čtirme aras─▒nda fark yoktur. Zira birisi onun maddi y├Ân├╝n├╝ zedelemekte ise, di─čeri de m├ónev├« y├Ân├╝n├╝ y─▒pratmaktad─▒r. Peygamber Efendimiz (s.a.s.) Mi'rac'a ├ž─▒kt─▒─č─▒nda, orada bir kavmin yan─▒ndan ge├žerken, onlar─▒n demirden t─▒rnaklarla y├╝zlerini ve g├Â─č├╝slerini y─▒rt─▒p kanatt─▒klar─▒n─▒ g├Âr├╝nce, Cibril'e bunun sebebini sormu┼č, o da bunlar─▒n, insanlar─▒ ├žeki┼čtiren ve onlar─▒n gizliliklerini ortaya ├ž─▒karan kimseler olduklar─▒n─▒ s├Âylemi┼čtir. (Eb├╗ D├óv├╗d, Edeb, 35; Ahmed b. Hanbel, 3224.)

Tecess├╝ste insan─▒n g├Âz├╝, kula─č─▒ hatt├ó kalbi birer arac─▒ olmas─▒ hasebiyle, hepsinin ayr─▒ ayr─▒ sorumlulu─ču s├Âz konusudur. Zira ba┼čkas─▒na ait bir gizlili─či dinlemede veya ba┼čkas─▒na ait ├Âzel bir konu┼čma ya da telefona kulak kesilmede kulak arac─▒ oldu─ču gibi, ba┼čkas─▒n─▒n g├Âr├╝lmesini istemedi─či bir gizlili─čine ┼čahit olmada da g├Âz devreye girmektedir. Yani tecess├╝s├╝n birinci derecede aletleri dil, g├Âz ve kulakt─▒r. Bunun i├žin de Y├╝ce Allah, Bilmedi─čin ┼čeyin pe┼čine d├╝┼čme! ├ç├╝nk├╝ kulak, g├Âz, kalp gibi azalar─▒n hepsi de ondan sorguya ├žekilecektir. (─░sr├ó 1736) beyan─▒yla, insanlar─▒n bu organlar─▒na s─▒k─▒ s─▒k─▒ya sahip ├ž─▒kmalar─▒n─▒ tembihlemi┼čtir.

─░nsan, her ┼čeyden hesap verecektir. K─▒y├ómet g├╝n├╝ g├╝nah─▒ i┼čledi─či organlar─▒ aleyhinde ┼čahitlik yapacaklar─▒ gibi, (G├╝n gelecek, dilleri, elleri ve ayaklar─▒ yapm─▒┼č olduklar─▒ b├╝t├╝n k├Ât├╝l├╝kleri tek tek bildirerek aleyhlerine ┼čahitlik edecektir. (N├╗r 2424), Res├╗lullah'─▒n (s.a.s) K─▒y├ómet g├╝n├╝, d├Ârt ┼čeyden sual edilmedik├že, kulun ayaklar─▒ (Rabb'inin huzurundan) ayr─▒lamaz ├ľmr├╝n├╝ nerede harcad─▒─č─▒ndan, ilmiyle ne amelde bulundu─čundan, mal─▒n─▒ nereden kazan─▒p nereye harcad─▒─č─▒ndan ve v├╝cudunu nerede eskitti─činden. (Tirmiz├«, K─▒y├ómet, 1) ┼čeklindeki ifadelerine g├Âre de, b├╝t├╝n organlar yapt─▒klar─▒ndan dolay─▒ Allah Te├ól├ó'ya hesap vermeden yerlerinden ayr─▒lamayacaklard─▒r.

Yukar─▒da nakletti─čimiz ├óyeti kerimede vurguland─▒─č─▒ gibi, ├Âzellikle g├Âz, kulak ve kalbin zikredilmesi son derece ├Ânemlidir. Bununla ┼ču anlamlar kasdedilmi┼čtir duyan, g├Âren ve kalbi olan kimsenin mesul olaca─č─▒ kasdedilmi┼čtir. Yani insana Dinlenmesi haram olan ┼čeyi neden dinledin, bak─▒lmas─▒ hel├ól olmayan ┼čeylere neden bakt─▒n, d├╝┼č├╝n├╝lmesi ve karar verilmesi hel├ól olmayan ┼čeyleri ni├žin karar verip yapt─▒n diye sorulacakt─▒r.

Bu ├óyet ┼č├Âyle de yorumlanabilir ─░nsanlar─▒n hepsi, kulaklar─▒ndan, g├Âzlerinden ve kalplerinden sorumlu olup, kendilerine ┼č├Âyle sorulacakt─▒r Kula─č─▒n─▒z─▒ Allah'a itaatte mi, yoksa isyanda m─▒ kulland─▒n─▒z Di─čer organlar─▒na da ayn─▒ sorular sorulacakt─▒r. ├ç├╝nk├╝ bu organlar, v├╝cudun ├óletleri konumundad─▒r. Nefis de ├ódeta onlar─▒n ba┼čkan─▒, y├Âneticisi ve onlar─▒ kendisi i├žin kullanan efendi pozisyonundad─▒r. ┼×ayet nefis bu organlar─▒ hay─▒rda kullan─▒rsa m├╝k├ófat─▒, ┼čerde kullan─▒rsa cez├óy─▒ hak etmi┼č olur. (R├óz├«, Mef├ót├«hu'l-Gayb, ─░sr├ó 1736 n─▒n tefsirinde)

Ba┼čkalar─▒n─▒ gizliliklerinin ara┼čt─▒r─▒lmamas─▒, dilden dile dola┼čt─▒r─▒lmamas─▒, dolay─▒s─▒yla onlar─▒n ay─▒plan─▒p toplum huzuruna ├ž─▒kamayacak bir konuma d├╝┼čmemeleri ve dolay─▒s─▒yla insanlar─▒n kendisinden emin oldu─ču bir konumda bulunmalar─▒, o kadar ├Ânemlidir ki, Hz. Peygamber (s.a.s), Ger├žek M├╝sl├╝man, elinden dilinden M├╝sl├╝manlar─▒n emniyet ve esenlikte olup (zarar g├Ârmedikleri) kimsedir. (Buh├ór├«, ─░man, 4) buyurmu┼č, iki ├žene ve iki ap─▒┼č aras─▒ konusunda s├Âz verip s├Âz├╝n├╝ yerine getirene Cennet'te kefil olaca─č─▒n─▒ bildirmi┼čtir. 

M├╝sl├╝manlara Kar┼č─▒ Vazifede ─░l├óh├« Ahl├ókla Ahl├óklanma

Affetme, kusurlar─▒ g├Ârmezlikten gelme ve g├╝nahlar─▒ sebebiyle insanlar─▒ hemen cezaland─▒rmama, Allah Te├ól├ó'n─▒n s─▒fatlar─▒ndand─▒r. Kur'├ón-─▒ Ker├«m'de ge├žen ─×afur, ─×affar, Settar, Afuvv gibi ─░l├óh├« ─░simlerin kaynakland─▒─č─▒ bu t├╝r s─▒fatlar─▒n m├╝'minlerin de birer ├Âzelli─či olmas─▒ laz─▒md─▒r. M├╝'min, ─░l├óhi ahl├ókla ahl├óklanmal─▒, ├Âl├ž├╝ olarak onu kabul etmelidir. Affetmeme, ba─č─▒┼člamama ve insanlar─▒n kusurlar─▒n─▒ g├Âzetleme ise, ─░l├óhi ahlaktan uzakla┼čman─▒n, dolay─▒s─▒yla Kur'an'dan uzakla┼čman─▒n ifadesidir. M├╝'mine d├╝┼čen, karde┼činin kusurunu ara┼čt─▒rmamakt─▒r. ─░stemeyerek g├Ârm├╝┼č olsa bile, onu etrafa yaymamal─▒, hi├ž g├Ârmemi┼č gibi hareket etmelidir. Zira b├Âyle bir hareket, Allah'n r─▒zas─▒na vesile olacak, Allah da onun g├╝nah─▒n─▒ ├Ârt├╝p g├Ârmezlikten gelecektir.

Res├╗lull├óh (s.a.s.), bunu bize ┼ču s├Âzleriyle bildirmektedir Cen├ób-─▒ Hakk, bir M├╝sl├╝man'─▒n d├╝nyevi bir s─▒k─▒nt─▒s─▒n─▒ gideren kimsenin, k─▒yamet g├╝n├╝nde s─▒k─▒nt─▒lar─▒ndan birini giderir. S─▒k─▒nt─▒ i├žinde olan bir kimseye kolayl─▒k g├Âsteren kimseye, Cen├ób-─▒ Hakk d├╝nya ve ├óhirette kolayl─▒k ihsan eder. Kim de bir M├╝sl├╝man'─▒n ay─▒b─▒n─▒ ├Ârterse, Allah da onun hem d├╝nyada hem de ├óhirette kusurunu gizler. ─░nsan din karde┼čine yard─▒m etti─či m├╝ddet├že Cen├ób-─▒ Hakk da ona yard─▒m eder. (M├╝slim, Zikir ve Dua, 38) .

Ba┼čka bir hadislerinde Allah Res├╗l├╝ (s.a.s.) ┼č├Âyle buyurmaktad─▒r Birbirinize haset etmeyiniz, al─▒┼čveri┼či k─▒z─▒┼čt─▒rarak fiyat─▒ art─▒rmayan, birbirinize bu─čz etmeyiniz, birbirinize s─▒rt ├ževirmeyiniz. Birbirinizin al─▒┼č-veri┼či ├╝zerine sat─▒┼č yapmay─▒n. Ey Allah'─▒n kullar─▒, karde┼čler olunuz. M├╝sl├╝man M├╝sl├╝man'─▒n karde┼čidir. Ona zulmetmez, yard─▒m etmeyerek kendi haline b─▒rakmaz, onu a┼ča─č─▒lamaz, (G├Â─čs├╝ne ├╝├ž defa i┼čaretle) Takva, i┼čte buradad─▒r. Ki┼čiye M├╝sl├╝man karde┼čini hakir g├Ârmesi, k├Ât├╝l├╝k olarak yeter. Her M├╝sl├╝man'─▒n di─čer M├╝sl├╝man'a, kan─▒, mal─▒ ve ─▒rz─▒ haramd─▒r. (Buhari, ─░krah, 7; M├╝slim, Birr, 32)

─░bn ├ľmer de bir g├╝n K├óbe'ye bakt─▒ ve ┼×an─▒n ne y├╝ce, h├╝rmetin ne y├╝ce! Ancak m├╝'minin Allah kat─▒ndaki de─čeri senden de y├╝ce! dedi. (Tirmiz├«, Birr, 85)

─░nsanlar─▒n ay─▒plar─▒n─▒n a├ž─▒─ča ├ž─▒kar─▒lmas─▒na, herkes taraf─▒ndan bilinmesine ├žal─▒┼čma veya b├Âyle bir ┼čeye sebep olma, Allah Te├ól├ó'n─▒n azab─▒na bir vesiledir. ┼×u ─░l├óhi beyan bu hususa i┼čaret etmektedir

M├╝minler aras─▒nda ├žirkinliklerin yay─▒lmas─▒n─▒ arzu eden kimseler i├žin, d├╝nyada da ├óhirette de gayet ac─▒ bir azap vard─▒r. Allah bilir, siz bilemezsiniz. (N├╗r 2419)

M├╝'minler Bir V├╝cut Gibidir

Bir insan─▒n v├╝cudundaki organlar─▒n birbirine muhalefet etti─čini, mesel├ó, g├Âz├╝n yapt─▒─č─▒ bir hatadan dolay─▒, onun elle cezaland─▒r─▒ld─▒─č─▒n─▒ veya aya─č─▒n s├╝r├ž├╝p d├╝┼čmesinden aya─č─▒n mesul tutulup cezaland─▒r─▒ld─▒─č─▒n─▒ hi├ž duydunuz mu Veya siz b├Âyle bir ┼čey yapt─▒n─▒z m─▒ Yapmaya kalksan─▒z, sizi g├Ârenler taraf─▒ndan nas─▒l kar┼č─▒lanaca─č─▒n─▒z─▒ hi├ž d├╝┼č├╝nd├╝n├╝z m├╝ Elbette yapmam─▒┼čs─▒n─▒zd─▒r, yapmazs─▒n─▒z da. Zira el de sizin, g├Âz de sizin, ayak da. Peki bunun bir v├╝cudun organlar─▒ say─▒lan m├╝'minlerin birbirlerinin hatalar─▒na g├Âz yummalar─▒ndan fark─▒ var m─▒d─▒r Zira Allah Res├╗l├╝ (s.a.s.) m├╝'minlerin karde┼č olup, bir v├╝cudun ayr─▒ ayr─▒ organlar─▒ oldu─čunu ┼ču veciz s├Âzleriyle beyan buyurmu┼člard─▒r M├╝'minlerin birbirlerini sevmede, merhamette ve ┼čefkatte misali, t─▒pk─▒ bir v├╝cut gibidir. V├╝cuttan bir organ rahats─▒z oldu─čunda, v├╝cudun di─čer organlar─▒ da, uykusuzluk ve ate┼čle ona kat─▒l─▒r. (Buh├ór├«, Edeb, 27; M├╝slim, Birr, 66).

M├╝'mine Kar┼č─▒ ┼×eytana Yard─▒mc─▒ Olmama

Evet, m├╝'min m├╝'minin kusurunu ara┼čt─▒rmamal─▒, istemeyerek g├Ârecek olursa onu kimseye duyurmamal─▒, g├Ârmemi┼č gibi hareket etmeli, m├╝'minin utanmas─▒na vesile olmamal─▒ veya onu: "Nas─▒l olsa bu su├žumu g├Ârd├╝. Bunu yapmaya devam edeyim." d├╝┼č├╝ncesine sevketmemelidir. Allah Res├╗l├╝ (s.a.s.) ┼č├Âyle buyurmaktad─▒r: "Sen insanlar─▒n kusurlar─▒n─▒ ara┼čt─▒racak olursan, onlar─▒ perdeyi y─▒rtarak a├ž─▒ktan g├╝nah i┼člemeye cesaretlendirmi┼č olursun." (Eb├╗ D├óv├╗d, "Edeb", 37)

M├╝min, inanan karde┼činin kendine de─čil, belki i┼čledi─či k├Ât├╝l├╝─če d├╝┼čman olmal─▒, g─▒yab─▒nda bir daha yapmamas─▒ i├žin dua etmelidir. Yoksa i┼čledi─či su├ž kar┼č─▒s─▒nda karde┼čine sebbeden, onunla al├ókay─▒ kesen, ona bu─čz eden kimse, ┼čeytana yard─▒mc─▒ olmu┼č olur. ├ç├╝nk├╝ Ebu Hureyre Hazretleri buyuruyor ki: "Bir g├╝n Rasulullah'─▒n (s.a.s.) yan─▒na i├žki i├žen bir adam getirildi. Efendirniz de: 'Bunun cezas─▒ neyse verin!' buyurdu." Ebu Hureyre (r.a) diyor ki: "Baz─▒m─▒z eliyle, baz─▒m─▒z ayaklar─▒yla, baz─▒m─▒z da elbisesiyle ona vurdu." Cezay─▒ verip de i┼č bitince o topluluktan baz─▒ kimseler: 'Allah seni rezil r├╝svay etsin!' dediler. Bunun kar┼č─▒s─▒nda Rasulullah (s.a.s.): 'Hay─▒r, sak─▒n b├Âyle demeyin, ona kar┼č─▒ b├Âyle yapmakla (s├Âv├╝p saymakla) ┼čeytana yard─▒mc─▒ olmay─▒n─▒z.' ikaz─▒nda bulundu.'" (Buh├ór├«, "Hud├╗d", 35; Eb├╗ D├óv├╗d, "Hud├╗d", 35)

Bununla al├ókal─▒ oldu─čundan ┼ču h├ódiseyi de nakletmede fayda m├╝lahaza ediyorum: Ebudderda g├╝nah i┼čleyen bir adama rastlad─▒. Oradakiler bu g├╝nah i┼čleyen adama s├Âv├╝p say─▒yorlard─▒. Ebudderda:

"Durun bakal─▒m! Onu bir kuyuya d├╝┼čm├╝┼č g├Ârseniz ├ž─▒karmayacak m─▒s─▒n─▒z" diye seslendi. Onlar: "Elbette ├ž─▒kar─▒rd─▒k" dediler. Ebudderda (r.a.): "├ľyleyse karde┼činize uygunsuz s├Âzler s├Âylemeyin, size s─▒hhat ve afiyet veren Allah'a hamdedin" dedi. Ebudderda'n─▒n bu s├Âz├╝ ├╝zerine:

"Ona sen k─▒zm─▒yor musun" diye sordular. Ebudderda:

"Ben (ona de─čil,) onun yapt─▒─č─▒ i┼če k─▒z─▒yorum. Yapt─▒─č─▒n─▒ terketti─či zaman, o yine benim karde┼čimdir." diye mukabelede bulundu. (Ali el-Muttak├« el-Hind├«, Kenzu'l-Umm├ól)

Karde┼čini k├Ât├╝ bir i┼č yaparken g├Âren, asla onu g├Âz├╝nde b├╝y├╝tmemeli, ba┼č─▒na kakmamal─▒, onu bu su├žundan dolay─▒ ay─▒plamamal─▒d─▒r. Res├╗l├╝llah (s.a.s.), karde┼čini i┼čledi─či bir kusurdan dolay─▒ ay─▒playan hakk─▒nda ┼č├Âyle buyurmu┼čtur: "Din karde┼čini bir su├žundan dolay─▒ ay─▒playan kimse, o su├žu kendisi de i┼člemeden ├Âlmez." (Tirmiz├«, "K─▒yame", 53)

─░nsan, ger├žekten anla┼č─▒lmas─▒ zor bir varl─▒kt─▒r. Kendisi y├╝zlerce kabahati i┼člerken, hi├ž ses ├ž─▒karmaz, kendini k├Ât├╝lemez. Ama ba┼čka birisi onun i┼čledi─či kabahatin binde birini i┼člese, feveran eder, k─▒zar, ba─č─▒r─▒r. Bu durumda insan kendine bakmal─▒, kendi kusurlar─▒n─▒ hat─▒rlamal─▒. "O bunu i┼čledi, ya sen, falan zaman ┼čunu, falan zaman ┼čunu, filan zaman da ┼ču haltlar─▒ kar─▒┼čt─▒rm─▒┼čt─▒n. Bunlar varken sen nas─▒l ba┼čkas─▒n─▒n kusurunu g├Âr├╝yorsun" deyip, kendi hatalar─▒yla ba┼čba┼ča kalmal─▒d─▒r. K─▒sacas─▒ kendisine kar┼č─▒ savc─▒s─▒, ba┼čkas─▒n─▒n avukat─▒ olmal─▒d─▒r.

Yine Hz. Ai┼če (rad─▒yallahu anh├ó) anlat─▒yor: "Ey Allah'─▒n Res├╗l├╝, sana Safiyye'deki ┼ču ┼ču h├ól yeter!" demi┼čtim. (Bundan memnun kalmad─▒ ve:) '├ľyle bir kelime sarfettin ki, e─čer o denize kar─▒┼čt─▒r─▒lsayd─▒ (denizin suyuna galebe ├žal─▒p) ifsad edecekti.' buyurdu." Hz. Ai┼če ilaveten der ki: "Ben Res├╗lullah aleyhissal├ótu vessel├óm'a bir insan─▒n (tahkir maksad─▒yla) taklidini yapm─▒┼čt─▒m. Bana hemen ┼čunu s├Âyledi: 'Ben bir ba┼čkas─▒n─▒ (kusuru sebebiyle s├Âz veya fiille) taklid etmem. Hatta (buna mukabil) bana, ┼ču ┼ču kadar (pek ├žok d├╝nyal─▒k) verilse bile!'" (Ebu Davud, "Edeb", 40; Tirmizi, "S─▒fatu'l-K─▒yame", 52)

├ľl├ž├╝ bu olunca, insanlar herh├ólde ba┼čkas─▒na ait eksik ve kusurlar─▒ ara┼čt─▒rma ve anlatmaya vakit bulamayacaklard─▒r. Hak kar┼č─▒s─▒nda boynu k─▒ldan daha ince olan Hz. ├ľmer, bu hususta bizlere en g├╝zel bir hareket tarz─▒ g├Âstermektedir:

Hz. ├ľmer bir gece Medine'de dola┼č─▒yordu. Birden evlerden birinden ┼čark─▒ sesleri duydu. Hemen duvara t─▒rman─▒p i├žeri girdi─činde ho┼članmad─▒─č─▒ bir manzara g├Ârd├╝ ve i├žerideki adama ├ž─▒k─▒┼čt─▒:

- Ey Allah'─▒n d├╝┼čman─▒, yapt─▒─č─▒n kusuru Allah'─▒n ├Ârtece─čini mi zannettin diye ba─č─▒rd─▒. Adam:

- Ey m├╝'minlerin emiri, dur, acele etme. E─čer ben, Allah'a kar┼č─▒ bir bak─▒mdan hata i┼člediysem, sen ├╝├ž bak─▒mdan hata i┼čledin: 1- Allah Teala, "Birbirinizin gizli h├óllerini ara┼čt─▒rmay─▒n." (Hucur├ót 49/12) buyurdu─ču h├ólde, sen ay─▒p ara┼čt─▒rd─▒n. 2- Allah, "Evlere kap─▒lardan girin!" (Bakara 2/189) buyurdu─ču h├ólde, sen duvara t─▒rmand─▒n. 3- Allah, "Ey iman edenler! Kendi evleriniz d─▒┼č─▒ndaki evlere, sahiplerinden izin isteyip onlara sel├óm vermeden girmeyiniz. B├Âyle yapman─▒z sizin i├žin daha m├╝nasiptir. Olur ki d├╝┼č├╝n├╝r, hikmetini anlars─▒n─▒z." (N├╗r 24/27) buyurdu─ču h├ólde, sen evime izinsiz girdin ve ├╝stelik selam da vermedin, diye kar┼č─▒l─▒k verince

Hz. ├ľmer:

"-E─čer ben seni affedersem, sen de beni affeder misin" dedi. Adam:

"- Evet" deyince, Hz. ├ľmer:

"-Afvettim" diyerek evden ├ž─▒k─▒p gitti. (Kenzu'l-Umm├ól, 3/808 hadis no; 8827)

Bundan sonra da o adam, orada i┼člemekte oldu─ču g├╝nah─▒ bir daha i┼člemedi.

Toplumu k├Ât├╝l├╝klerden koruma istikametinde yetkililerin yapaca─č─▒ ara┼čt─▒rmalar bunun d─▒┼č─▒ndad─▒r. Bu da ├╝zerinde durulmas─▒ gereken ayr─▒ bir konudur.

Ayr─▒ca bunun ferde bakan y├Ân├╝yle de istisnalar─▒ vard─▒r. Mesela; Birinin herhangi bir ki┼čiye evlenme teklifinde bulunmas─▒ veya ona bir i┼č ortakl─▒─č─▒ teklif etmesi halinde, teklif edilen kimse, kendini g├╝ven alt─▒na almak i├žin teklif yapan─▒n durumlar─▒n─▒ inceleyebilir. Maddi s─▒k─▒nt─▒lar i├žerisinde olan birisine yard─▒m etmek i├žin, ┼čartlar─▒ ara┼čt─▒r─▒labilir.

Konuyu M. F. G├╝len Hoca Efendi'nin K─▒r─▒k Testi ad─▒ndaki kitab─▒n─▒n 136-138 sayfalar─▒ aras─▒ndaki, konuyla ilgili ┼ču sat─▒rlar─▒yla bitiriyorum:

Bir M├╝sl├╝man, ba┼čkalar─▒ hakk─▒nda k├Ât├╝ ┼čeyler d├╝┼č├╝nmemeli, ulu orta konu┼čmamal─▒d─▒r. Onun, di─čer M├╝sl├╝manlar hakk─▒nda s├Âylenenlere, uydurulan haberlere inanmamas─▒, ihtiyatl─▒ davranmas─▒ laz─▒md─▒r. Ba┼čkalar─▒ "falan ┼č├Âyle yapt─▒, b├Âyle etti" dese, hak-hukuk g├Âzetmeyen baz─▒ gazeteler bunu yazsa da bir m├╝'min aceleci davranmamal─▒, dedikodulara ve g─▒ybetlere girmemelidir. E┼čyada ib├óha esas oldu─ču gibi, insanlarda da mas├╗miyet esast─▒r. O h├ólde insan, asl─▒ndan emin olmad─▒─č─▒ iddialarla ba┼čkalar─▒n─▒ hemen mahk├╗m etmemelidir.

G├╝n├╝m├╝zde, haberdar olma hakk─▒, haber alma h├╝rriyeti gibi bahanelerle insanlar─▒n iffetlerine ve ┼čahsiyetlerine sald─▒r─▒l─▒yor. Kim vermi┼č ki iffetlerle, ismetlerle oynama hakk─▒n─▒ Kur'an'da m─▒ yaz─▒yor, S├╝nnet mi s├Âyl├╝yor bunu Bize iffetleri, ismetleri s─▒yanet d├╝┼čer. Hukuk a├ž─▒s─▒ndan bak─▒ld─▒─č─▒nda da, bir c├╝r├╝m delilleriyle s├╝but bulaca─č─▒ ana kadar maznun masum say─▒l─▒r. Cen├ób-─▒ Allah bizleri insanlar─▒n hata, kusur ve g├╝nahlar─▒n─▒ ortaya ├ž─▒kartmak i├žin g├Ârevlendirmedi. Bilakis, tecess├╝s├╝, insanlar─▒n gizli h├óllerini ara┼čt─▒rmay─▒ yasaklad─▒. ─░nsan kendi nefsini daima sorgulamal─▒, fakat ba┼čkalar─▒ hakk─▒nda da h├╝sn-├╝ zan kap─▒lar─▒n─▒ ard─▒na kadar a├ž─▒k b─▒rakmal─▒d─▒r.

Allah (c.c.) insanlara, ba┼čkalar─▒ hakk─▒nda k├Ât├╝ d├╝┼č├╝nme, elin-├ólemin eksi─čini, kusurunu g├Ârme ┼čeklinde bir sorumluluk y├╝klememi┼čtir. Ef├ól-i m├╝kellef├«n (bir M├╝sl├╝man'─▒n yapmas─▒ gereken fiiller) aras─▒nda "Falan ┼čah─▒s -├Âz├╝r dilerim- zina etmi┼čti, h─▒rs─▒zl─▒k yapm─▒┼čt─▒, neden bunu te┼čhir etmediniz, gidip ┼čahitlik yapmad─▒n─▒z, gidip adam─▒n can─▒na okumad─▒n─▒z" diye hesap sorulacak bir y├╝k├╝ml├╝l├╝k yoktur. Zina, h─▒rs─▒zl─▒k ve benzeri su├žlarda su├žluyu bulma ve cezaland─▒rma ancak devletin yapaca─č─▒ bir i┼čtir. Devlet denen, toplum denen m├╝esseseler vard─▒r, onlara kar┼č─▒ cinayet i┼členiyorsa bu ├ómme hakk─▒d─▒r. Amme hakk─▒ Allah hakk─▒ demektir, bu hakla al├ókal─▒ yap─▒lacaklar─▒ da sorumlu, vazifeli kimseler yaparlar.

Malum hadis-i ┼čerifte ge├žen "elle, dille m├╝dahale" meselesi de sadece emr-i bi'l-ma'ruf nehy-i ani'l m├╝nker hususunda umum i├žin ge├žerlidir. Belki belli ├Âl├ž├╝de anne-baba kendi evlatlar─▒na, muallim kendi talebelerine bu hadis zaviyesinden m├╝dahalede bulunabilir. Fakat, elle m├╝dahalenin as─▒l mercii devlettir. Dille m├╝dahale herkes i├žin olabilir; ama orada da ├╝slup ├žok ├Ânemlidir. Kimse dinden so─čutulmamal─▒, ka├ž─▒r─▒lmamal─▒, rencide edilmemeli, herkesin konumuna, durumuna, seviyesine uygun ┼čeyler anlat─▒lmal─▒d─▒r. Hadis-i ┼čerifte kalben bu─čz etme maddesi de vard─▒r ki bunu, yap─▒lan bir k├Ât├╝l├╝─če kat─▒lmama, kalben taraftar olmama, k├Ât├╝l├╝─č├╝ yapanla al├ókay─▒ kesme ┼čeklinde anlayabiliriz. Kendini insanl─▒─č─▒n hidayetine adayanlar kalb├« m├╝dahaleyi dua etme, "ke┼čke ┼ču insan hidayete erse, k├Ât├╝l├╝klerden vazge├žse" diye i├žinden ge├žirme ┼čeklinde de anlayabilirler.

Berika'n─▒n m├╝ellifi Konyal─▒ ─░mam H├ódim├«, "Bir m├╝mini zina halinde bile g├Ârsen, yanl─▒┼č g├Ârd├╝─č├╝n├╝ d├╝┼č├╝n. D├Ân bir kere daha 'o mu' diye kontrol et. O ise, 'ihtimal yine yanl─▒┼č g├Ârd├╝m' de. Sonra da, 'Ya Rabbi! Onu bu ├žirkin h├ólden kurtar, beni de b├Âyle bir ┼čeye d├╝┼č├╝rme' deyip ├žek git." diyor. Hz. ─░mam'a ├žok h├╝rmetim var; ama o s├Âz├╝n├╝ fazla buluyorum. Bence, g├Ârd├╝n ki, bir m├╝'min bir yerde b├Âyle bir h├óldedir; tecess├╝s etmeden s─▒rt─▒n─▒ d├Ân; "Allah'─▒m g├╝nahkar kullar─▒na hidayet et, beni de affeyle" de ve g├Ârd├╝─č├╝n├╝ unut.

Allah Rasul├╝ (sallallahu aleyhi ve sellem), bizzat itiraf edene dahi "D├Ân git, tevbe et. Allah'─▒n affetmeyece─či g├╝nah yoktur." buyuruyorken insanlara ne oluyor ki, ba┼čkalar─▒n─▒n en mahrem h├óllerini ara┼čt─▒r─▒p te┼čh├«r ediyorlar! Acaba onlar─▒n kendi ayaklar─▒ kaysa, ayn─▒ duruma d├╝┼čseler, haklar─▒nda nas─▒l muamele yap─▒lmas─▒n─▒ arzu ederler Hata ve kusurlar─▒n─▒n ortaya d├Âk├╝lmesini, s─▒rlar─▒n─▒n a├ž─▒l─▒p sa├ž─▒lmas─▒n─▒ m─▒ isterler

Evet, en ├žok zikredece─čimiz isimler Gaff├ór ve Sett├ór olmal─▒; Allah, g├╝nahlar─▒m─▒z─▒ ba─č─▒┼člas─▒n ve bizi utand─▒racak ┼čeyleri setretsin, mah┼čerde bizi r├╝svay eylemesin! Kalbimizden ge├žen ┼čeylerden dolay─▒ dahi bizi sigaya ├žekerse ne yapar─▒z. Yunus gibi, "Senin ismin Gaff├ór iken ya ben kime yalvaray─▒m." deyip O'na iltica etmeli.

Ba┼čkalar─▒n─▒n ba┼č─▒n─▒ yar─▒p-putunu k─▒rmaya y├Âneldi─čimizde putun en b├╝y├╝─č├╝ nefsimizdir m├╝l├óhazas─▒yla elimizdeki baltay─▒ bu en b├╝y├╝k d├╝┼čman─▒m─▒z─▒n ba┼č─▒na indirmeliyiz.


KurÔÇÖ├ón ve Hadis Kaynaklar─▒ D─▒┼č─▒ndaki Kaynaklar:

-F├«r├╗z├ób├ód├«, el-K├óm├╗su'l-Muh├«t; R├óg─▒b el-─░sfahan├«, el-M├╝fred├ót; Eb├╗ Ubeyde Ma'mer b. M├╝senn├ó, Mec├ózu'l-Kur'├ón, M├╝esseset├╝'r-Ris├óle, Beyrut 1981; Seyyid Kutub, F├« Z─▒l├óli'l-Kur'an; Fahr├╝ddin er-Razi, Mef├ót├«h├╝'l-─×ayb; Ebu'l-A'l├ó el-Mevdud├«, Tefh├«m├╝'l-Kur'an.

 


Bu Makaleye Ait Ele┼čtiri Makaleleri
# Makaleler Ad─▒
Kullan─▒c─▒ Yorumlar─▒

! Yorum yazabilmeniz i├žin ├╝ye olmal─▒s─▒n─▒z.
├ťyelik i├žin l├╝tfen sayfan─▒n ├╝st k─▒sm─▒nda yer alan"├ťye Giri┼č | ├╝ye ol" linkine t─▒klay─▒n─▒z.

Kay─▒t Ekleyen / Eklenme Tarihi
Nurgül Çepni / 4.07.2009



Eski Eserler


Eski Eserler K├╝t├╝phanesine Ho┼čgeldiniz!

Hesap ─░┼člemleri

├ťye de─čil misiniz? ├ťye olun!

Eski Eserlere ├╝ye olarak, k├╝t├╝phanenimiz ve eserlerimiz hakk─▒nda payla┼č─▒mlardan hesab─▒n─▒z ├╝zerinden faydalabilirsiniz...