f EskiEserler | Eski Eserler | Eskieserler.com
E─čitim Kurumu   ( 2141 )   Kitaplarda   ( 1659 )   Yazarlarda   ( 4831 )  
Dergilerde   ( 786 )   K├╝t├╝phanelerde   ( 151 )   ┼×ehirlerde   ( 182 )  
Makalelerde   ( 2196 )   Multi Media   ( 323 )   Fetvalar   ( 894 )  
Hit
9129104
├ťye 1490
Online ├ťye 0

Evrensel Alim Muhammed Hamidullah

 Kitap Detay─▒ Kitap No : K-  
Yazar Ad─▒ ─░lim Dal─▒ Konusu Dili
Suat Y─▒ld─▒r─▒m Biyografi T├╝rk├že
├ľzelli─či Terc├╝me Eden
 
       
Makale No: 20 Hit : 6165 Hata Bildirimi Tavsiye Et
Tan─▒t─▒lan Yazar─▒n Bilgileri
Yazar Ad─▒ Muhammed Hamidullah
  ┘ůěş┘ů┘Ĺě» ěş┘ů┘Őě» ěž┘ä┘ä┘ç
   Makale Yazar─▒na ait Kitaplar E-Kitaplar Makaleler Hakk─▒ndaki Makaleler    

Yazara ait kitaplar
# Kitap Ad─▒

Yazara ait e-kitaplar
# Kitap Ad─▒

Yazara ait makaleler
# Makaleler Ad─▒
1 TDK nun T├╝rk├že S├Âzl├╝k├╝ Hakk─▒nda Baz─▒ M├╝lahazalar
2 ┼×eytani Ayetler Safsatas─▒ (Garanik K─▒ssas─▒n─▒n Tenkidi )
3 Risalei Nurda M├╝te┼čabih Ayetleri Anlamada ├ľnemli Esaslar I
4 ├ľmer Nasuhi Bilmenin B├╝y├╝k Tefsir Tarihi Hakk─▒nda Bir De─čerlendirme
5 M├╝te┼čabih Ayetler Hakk─▒nda ├ľnemli Bir Hat─▒rlatma
6 Muhammed Esedin Kuran Mesaj─▒ Adl─▒ Tefsiri Hakk─▒nda
7 Muas─▒r H─▒ristiyanl─▒─č─▒n ─░slama Bak─▒┼č─▒ III
8 Muas─▒r H─▒ristiyanl─▒─č─▒n ─░slama Bak─▒┼č─▒ II
9 Muas─▒r H─▒ristiyanl─▒─č─▒n ─░slama Bak─▒┼č─▒
10 Misyonerlerin T├╝rkiyeyi De─čerlendirmeleri
11 Mirac Hakikatlerinden
12 Mehmed Akifin Kurana Bak─▒┼č─▒
13 Mehmed Akifin Kuran Anlay─▒┼č─▒
14 Medine Ara┼čt─▒rmalar─▒ Merkezi / ┘ůě▒┘âě▓ ěĘěş┘łěź ┘ł ě»ě▒ěžě│ěžě¬ ěž┘ä┘ůě»┘Ő┘ćěę ěž┘ä┘ů┘ć┘łě▒ěę
15 Mealimiz M├╝nasebetiyle
16 Mealim Hakk─▒nda Hezeyanlar
17 Makbul Tefsirin ┼×artlar─▒
18 Kuveyt Bilimsel ─░caz Sempozyumu
19 Kuran─▒n Tenciminin E─čitici ├ľzelli─či
20 Kuran─▒n Allah Kelam─▒ Oldu─čunu ─░spatta Bedi├╝zzaman Said Nursinin Orijinal Bir Usul├╝
21 Kuran─▒ Kerimin M├╝te┼čabihan Mesani ├ľzelli─či
22 Kuran─▒ Kerime G├Âre Ehli Kitapla Diyalog
23 Kuran─▒ Kerimde K─▒ssalar
24 Kuran─▒ Kerimde Hz. ─░san─▒n H├╝viyeti
25 Kuran ve Alevi (Nazmi N. Sakall─▒o─člunun Kuran ─░simli Derleme ├çevirisinin Ele┼čtirisi)
26 Ki┼činin Kuran─▒ Hakimi ─░le ├ľzel ─░leti┼čimi
27 Kiliseyi ─░slam ─░le Diyalog ─░steme─če Sevk Eden Sebepler II
28 Kiliseyi ─░slam ─░le Diyalog ─░steme─če Sevk Eden Sebepler
29 ─░slam─▒n Tan─▒tt─▒─č─▒ Allah
30 ─░slam─▒n H─▒ristiyanlara Uygulad─▒─č─▒ Ho┼čg├Âr├╝
31 ─░cazul Kuran ─░lmi
32 Hz. Peygamberin Kuran─▒ Tefsiri
33 Hristiyan Teslisi ve Hz. Meryem
34 Gazalinin Bilimsel Metodu
35 Evrensel Alim Muhammed Hamidullah
36 En M├╝kemmel Ahlak Ba┼čta Gelen Mucizelerdendir
37 Elmal─▒l─▒n─▒n Meali veya Sahipsizli─čin Meali
38 Elmal─▒l─▒ M. Hamdi Yaz─▒r─▒n M├╝te┼čabih Ayetleri Anlamaya Katk─▒s─▒
39 Elmal─▒l─▒ Hamdi Yaz─▒r ve Tefsiri
40 Diyalogda Anahtar ─░sim L. Massignon ve ─░slam
41 Ceza H├╝k├╝mleri A├ž─▒s─▒ndan Tevrat ve Kuran Adl─▒ Kitab─▒n Kriti─či
42 Canan ki Bir Melekti U├žtu
43 Ayetlerin Tertibinde Oryantalist ┼×├╝phesi
44 Ayetlerin Kronolojik S─▒ralanmas─▒
45 Allah─▒n Biz Zamirini Kullanmas─▒

Yazar Hakk─▒ndaki Tan─▒t─▒m Makaleleri
# Makaleler Ad─▒

├ľzeti
M. Hamidullah, 19 Ocak 1908 tarihinde, HindistanÔÇÖ─▒n g├╝neyinde yer alan Haydarabad-Dekken ┼čehrinde d├╝nyaya geldi. DaruÔÇÖl-Ul├╗m medresesinde okudu, sonra Osmaniye ├ťniversitesine girdi. O y─▒llarda bu ├╝niversitede yeni bir ders olarak tedris edilmeye ba┼članan ÔÇťDevletler Umumi HukukuÔÇŁ dersi ├╝zerinde yo─čunla┼čt─▒. Bu konuyu, F─▒k─▒h ve ─░sl├óm tarihi verileriyle birlikte ele al─▒nca ilgin├ž sonu├žlara varaca─č─▒n─▒ anlad─▒. ─░stikbal vaad eden halini hocalar─▒ fark edince master ve doktora tezlerini bu alanda yapmas─▒n─▒ desteklediler. T├╝rkiye, Hicaz, Suriye, M─▒s─▒r, Filistin k├╝t├╝phanelerinde ara┼čt─▒rma yapmas─▒na ve Bonn (Almanya) ├ťniversitesinde 1933ÔÇÖte doktoras─▒n─▒ tamamlamas─▒na imk├ón sa─člad─▒lar.
husbands who cheat website dating for married men
what are aids symptoms symptoms for aids/hiv new hiv treatment
manufacturer coupon for bystolic bystolic savings card program bystolic savings card
lisinopril lisinopril lisinopril

Yay─▒n Bilgileri
Yay─▒nland─▒─č─▒ Kaynaklar
Yay─▒nland─▒─č─▒ Tarih
Yay─▒nland─▒─č─▒ Dergi Tarihi Osmani Enc├╝meni Mecmuas─▒
Sanal Dergi
Makalenin Linki

Makale Metni   [Yazd─▒r/Print]

Evrensel Alim Muhammed Hamidullah

─░slâm âlemi, son asr─▒n dünya çap─▒nda tan─▒nan nâdir ve en büyük âlimlerinden birini âhirete te┼čyi etti. Feyizle, bereketle dolu 97 y─▒ll─▒k bir hayat ya┼čad─▒ktan sonra üstad Prof. Dr.Muhammed Hamidullah da Refik-i A’lâ’dan (Yüce Dost’tan) 18.12.2002 günü ald─▒─č─▒ irci’î... (Sen Allah’tan, O da senden ho┼čnud olarak art─▒k Rabbinin huzuruna dön!) davetine icabet etti. Ülkemizin iyi tan─▒d─▒─č─▒ bu zat─▒n çok k─▒sa bir özgeçmi┼čini arz ettikten sonra, onu bir nebze tan─▒tmak gayesiyle, kendisinden kalan baz─▒ ibretli hat─▒ralar─▒m─▒, bir makale çerçevesinin verdi─či imkan ölçüsünde nakl etmeye çal─▒┼čaca─č─▒m.

Zira orta ya┼čl─▒lar taraf─▒ndan tan─▒nsa da, ya┼č─▒ k─▒rk─▒n alt─▒nda olan son neslin onu yeterince tan─▒mad─▒─č─▒ gözlemlenmektedir. M. Hamidullah, 19 Ocak 1908 tarihinde, Hindistan’─▒n güneyinde yer alan Haydarabad-Dekken ┼čehrinde dünyaya geldi. Daru’l-Ulûm medresesinde okudu, sonra Osmaniye Üniversitesine girdi. O y─▒llarda bu üniversitede yeni bir ders olarak tedris edilmeye ba┼članan “Devletler Umumi Hukuku” dersi üzerinde yo─čunla┼čt─▒. Bu konuyu, F─▒k─▒h ve ─░slâm tarihi verileriyle birlikte ele al─▒nca ilginç sonuçlara varaca─č─▒n─▒ anlad─▒. ─░stikbal vaad eden halini hocalar─▒ fark edince master ve doktora tezlerini bu alanda yapmas─▒n─▒ desteklediler. Türkiye, Hicaz, Suriye, M─▒s─▒r, Filistin kütüphanelerinde ara┼čt─▒rma yapmas─▒na ve Bonn (Almanya) Üniversitesinde 1933’te doktoras─▒n─▒ tamamlamas─▒na imkân sa─člad─▒lar. Müteakiben Fransa’ya geçip kuzey Afrika ülkelerindeki dokümanlardan yararland─▒ ve 1938’de Paris Üniversitesi’nde ayr─▒ bir doktora tezini ikmal etti. Bu tezin konusu “Hz. Peygamber (s.a.s.) ve Dört Halife Döneminde ─░slâm Diplomasisi” olup, ad─▒ndan da anla┼č─▒ld─▒─č─▒ üzere, o dönemden kalan diplomatik, idari ve siyasi belgeleri de─čerlendiren son derece orijinal bir çal─▒┼čmad─▒r. Eser Arapça’ya ve Türkçe’ye (Dr. Vecdi Akyüz, ─░stanbul, Beyan Yay., 1998) çevrilmi┼čtir. Üstad M. Hamidullah, Osmaniye Üniversitesi’nde Devletler Hukuku profesörü iken,yurtd─▒┼č─▒nda görevli bulundu─ču s─▒rada, Haydarabad-Dekken’in yeni kurulan Hindistan hükümeti taraf─▒ndan 1948 y─▒l─▒nda i┼čgal edilmesi üzerine, az sonra anlataca─č─▒m─▒z sebepten ötürü, ömrünün sonuna kadar ülkesine dönemedi.


Türkiye’yi 1932’de yapt─▒─č─▒ ziyaretle tan─▒m─▒┼č, o zamandan beri de ilim dünyas─▒na ülkemizin önemini tan─▒tmaya çal─▒┼čm─▒┼čt─▒r. Türkiye’yi tan─▒tt─▒─č─▒ çal─▒┼čmalar─▒ndan 6 adedini, kendisi ─░slâm Peygamberi adl─▒ eserinin Türkçe be┼činci bas─▒m─▒na (1990) yazd─▒─č─▒ önsözde zikretmektedir. Türkiye’yi sevmesinin bir neticesi olarak kendileri 1952 y─▒l─▒nda ─░stanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde sözle┼čmeli profesör olarak çal─▒┼čmay─▒ kabul etmi┼č, yirmibe┼č y─▒l kesintisiz bir ┼čekilde her sene bir ö─čretim dönemi ders ve konferanslar vermi┼čtir. ─░slâm Ara┼čt─▒rmalar─▒ Enstitüsü’nde küçük bir dershanede ba┼člayan bu dersler, sadece Edebiyat Fakültesi, hattâ üniversite ö─črencileri ile s─▒n─▒rl─▒ olmay─▒p, istekli di─čer ilim merakl─▒lar─▒na da aç─▒k oldu─čundan, gittikçe geni┼čleyen bir halka taraf─▒ndan takip edilmi┼č, bir süre sonra büyük anfilerde devam etme ihtiyac─▒ ortaya ç─▒km─▒┼č ve oralarda yap─▒l─▒r olmu┼čtur. Gerçekten bu zat─▒n üzerimizde büyük hakk─▒ vard─▒r. Özellikle ─░slâmî ilimler alan─▒nda Türkiye’de son elli y─▒lda yeti┼čmi┼č hemen her insan─▒n ilmî hayat─▒nda onun bir pay─▒ olmu┼čtur. Türk ayd─▒nlar─▒n─▒n, kendisinin eserlerine gösterdi─či ilgi onu memnun etmi┼č olup, bu konuda ┼čunlar─▒ yazm─▒┼čt─▒r: “Türkiye’de giri┼čilen bu çal─▒┼čmalar öyle bir semere verdi ki böylece dünyada hiçbir dilde benim kitap ve makalelerim Türkçe’de oldu─ču say─▒da yay─▒nlanmam─▒┼č oldu (…) Fakat Türkiye’de bu s─▒n─▒r a┼č─▒lm─▒┼č ve telifat─▒m─▒ yay─▒nlad─▒─č─▒m çe┼čitli dillerdeki yaz─▒lar─▒m─▒n hemen hemen tamam─▒ Türkçe’ye tercüme edilip ne┼čr edilmi┼čtir” (─░slâm Peygamberi, Çev. Salih Tu─č, ─░stanbul, ─░rfan Yay─▒mc─▒l─▒k, 1990, be┼činci bas─▒m, c.I, s. XVIII) . Hepsi de üniversite profesörü ve ülkemizde ve uluslaras─▒ düzeyde tan─▒nm─▒┼č akademisyenler olan Zeki Velidi Togan, Abdülkadir Karahan, Fuat Sezgin, Salih Tu─č, Talat Koçyi─čit, ─░smail Cerraho─člu, Kemal Ku┼čçu, Nihat Keklik, Yusuf Ziya Kavakç─▒, ─░brahim Canan, ─░hsan Süreyya S─▒rma, Zahit Aksu, Vecdi Akyüz, Abdülaziz Hatip, Suat Y─▒ld─▒r─▒m gibi birçok ki┼činin bu zat─▒n eserlerini Türkçe’ye kazand─▒rmak için gayret etmeleri, elbette onun çal─▒┼čmalar─▒n─▒n orijinalitesinin göstergesi olarak kabul edilmelidir.

1977 y─▒l─▒nda Erzurum Atatürk Üniversitesi’nde sözle┼čmeli ö─čretim üyesi olarak bulundu─ču s─▒rada, nisap ihtiyac─▒ndan ötürü Fakülte Yönetim Kuruluna da kat─▒l─▒yordu. Yönetim kurullar─▒n─▒n bitmek bilmeyen meselelerle dolu mutad toplant─▒lar─▒ndan birinden ç─▒k─▒┼č esnas─▒nda bana hususi olarak: “Ne yaparsak yapal─▒m, beklenen ilim adam─▒ ancak milyonda bir ç─▒kar” demi┼čti. Anla┼č─▒lan,bu sözüyle, ç─▒─č─▒r açan, öncü ilim adam─▒n─▒ kasdediyordu. O, kendisinin böyle biri oldu─čunu hat─▒r─▒ndan bile geçirmemi┼čtir ama, bana göre o, böyle ender âlimlerden biridir.
Gerekçesini merak edenlere delil olarak ┼ču hadiseyi nakletmek isterim: 1975 y─▒l─▒nda Paris Sorbonne Üniversitesi’nin ─░slamoloji bölümünde doktora seminerlerine kat─▒ld─▒─č─▒mda, o zaman bölüm ba┼čkan─▒ da olan Charles Pellat, çal─▒┼čmas─▒n─▒ takdim eden bir Frans─▒z ö─črenciye M. Hamidullah’─▒n eserlerine de bakmas─▒ gerekti─čini hat─▒rlatm─▒┼č, o da pek önemsemez bir tav─▒r tak─▒nm─▒┼čt─▒. Bunun üzerine Sn. Pellat: “Hamidullah beyi nas─▒l olur da göz önüne almazs─▒n─▒z? Ben, geçen sene bir arkada┼č─▒mla onun bilimsel çal─▒┼čmalar─▒n─▒ tesbit etmeye te┼čebbüs ettim, 600 kadar yay─▒n yapm─▒┼č oldu─čunu gördüm!” demi┼čti. Oryantalistlerin Müslüman ilim adamlar─▒n─▒ bilimsel yönden kolay kolay takdir etmediklerini hepimiz iyi biliriz. Hele Charles Pellat, oldukça ma─črur bir insand─▒. Ona bu aleni itiraf─▒ yapt─▒ran ┼čey, sadece Hamidullah hocan─▒n gözard─▒ edilemeyecek liyakati olmu┼čtur. Üstad─▒n ara┼čt─▒rmalar─▒n─▒n 90’l─▒ y─▒llara kadar devam etti─či bilindi─čine göre, kim bilir bu say─▒ kaça ula┼čm─▒┼čt─▒r.

Kendi kendisini yenileme hususunda merhum hocam─▒z─▒n derecesine ç─▒kan ba┼čka bir örnek de hat─▒rlam─▒yorum. Matbaadan gelen kitab─▒n daha mürekkebi kurumadan, eklemeye ba┼člad─▒─č─▒ ilaveleri ihtiva eden küçük ka─č─▒tlarla kitab─▒n süslendi─čini gözlemleme, onu tan─▒yan herkesin çok al─▒┼čt─▒─č─▒ bir manzara idi. Zann─▒mca, gerek telif edildi─či, gerek tercüme edildi─či dillerde ilave bas─▒mlar─▒nda ayn─▒ ┼čekilde yay─▒nlanan hiçbir kitab─▒ bulunmamaktad─▒r. Onun pratik ve güzel usullerinden biri ┼čudur: Kitaplar─▒n─▒ paragraf esas─▒na göre telif eder ve bunlar─▒ müteselsil rakamlarla numaralard─▒. Sonra yapt─▒─č─▒ ilaveleri ya yeni bir paragraf olarak, ya da insicam─▒ bozmayacak ba┼čka bir ┼čekilde derc etti─činden bunlar─▒ yerle┼čtirmekte zorluk çekmezdi. Mesela ─░slâm Peygamberi, ─░slâm’a Giri┼č, ─░slâm’da Devlet ─░daresi, Kur’an-─▒ Kerim Tarihi gibi kitaplar─▒ hep bu tarzda yaz─▒lm─▒┼čt─▒r.

1975 y─▒l─▒nda evine yapt─▒─č─▒m bir ziyaret esnas─▒nda, vesile gelince, kitaplar─▒n─▒ yay─▒nlayan onlarca yay─▒nc─▒n─▒n telif ücreti verip vermediklerini sormu┼čtum. Cevab─▒ ┼ču olmu┼čtu: “Hem ben, hem de onlar arzu etti─čimiz ┼čeyi gerçekle┼čtiriyoruz. Bana lâz─▒m olan kitaplar─▒n yay─▒nlanmas─▒d─▒r ve bu oluyor! Onlara lâz─▒m olan da para kazanmalar─▒d─▒r, onlar da bunu elde ediyorlar!. Onun gösterdi─či bu zühdü, maneviyat erbab─▒ bilinen kaç ki┼či gösterebilmi┼čtir, takdirlerinize b─▒rak─▒yorum. Fakat telif hakk─▒ istemeyen bu zat, hiç de─čilse, kendisine bilgi verilmesini hakl─▒ olarak isterdi. O s─▒ralarda ─░slâm Peygamberi kitab─▒n─▒n Beyrut’ta yay─▒nlanmas─▒ sözkonusu idi. Bana “Duydunuz mu”, dedi, “be┼činci mezhep ç─▒km─▒┼č!”. “Nedir o be┼činci mezhep?” diye sorunca: “Mektuba cevap vermemek!” dedi. Me─čer hocam─▒z aylardan beri, defalarca yaz─▒p haber gönderdi─či halde, kitab─▒n─▒n ç─▒k─▒p ç─▒kmad─▒─č─▒na dair, yetki verdi─či ┼čah─▒stan hiçbir cevap alam─▒yormu┼č!

Paris’teki evinden bahs edince, onu öyle bizim bildi─čimiz bir ev zannetmeyin. Paris’in merkezî semtlerinden birinde dört katl─▒ eski bir binan─▒n be┼činci kat─▒ durumunda olan çat─▒ kat─▒nda, iki odadan ibaret bir evde oturuyordu. Oturma tak─▒m─▒ kabilinden mobilya yoktu. Sadece eski, küçük bir çal─▒┼čma masas─▒ ile bir iki iskemle, eski küçük portatif bir daktilo makinesi, bir rahle ve duvarlar─▒ dolduran kitaplardan ba┼čka bir e┼čya bulunmuyordu. Lüks denebilecek tek bir ┼čey yoktu. S─▒radan bir ö─črenci evinden bile daha mütevazi idi. Telefon bile almam─▒┼čt─▒. Yemek nam─▒na ne yedi─čini bilmiyorum. Söylendi─čine göre günde bir kâse çorba veya bir bardak sütle beslenme ihtiyac─▒n─▒ gideriyordu. Orta boylu, nahif, fakat atletik bir yap─▒s─▒ vard─▒. ─░lerlemi┼č ya┼č─▒nda bile süratle yürüyen çevik bir insand─▒. Ruh lehine süzülmü┼č tüy gibi hafif bir bedene sahipti. Esmer teni secde ayd─▒nl─▒─č─▒yla p─▒r─▒l p─▒r─▒ld─▒. Sünnete uygun sakal─▒, zann─▒mca bülu─č ça─č─▒ndan beri hiç tra┼č edilmemi┼čti. Daima mütebessim mübarek çehresinde, canl─▒l─▒k ve zeka f─▒┼čk─▒ran gözlerinin tatl─▒ bak─▒┼člar─▒ kalplerin derinliklerine ula┼č─▒r, gönüllere s─▒cakl─▒k ve manevi feyiz ak─▒t─▒rd─▒. Katlar─▒n─▒n aras─▒ oldukça yüksek asansörsüz binada be┼č kat inip ç─▒kmadan ┼čikayet etti─čini hiç duymad─▒m. Fakat ya┼č─▒ 85 iken ziyaret etti─čimde orta kat merdiven bo┼člu─čuna bir sandalye koydu─čunu, ç─▒karken orada dinlenme ihtiyac─▒ duydu─čunu ö─črendim. Evlenmedi─či için han─▒m─▒, çocu─ču olmad─▒─č─▒ gibi, ömrü gurbette geçti─činden evlad, iyal, akraba, mal-menal olarak hiçbir ┼čeye sahip olmayan Üstad, dünyan─▒n olanca geni┼čli─či içinde yapayaln─▒z idi. Ama as─▒l Sahibi ile vuslat halinde ya┼čamas─▒n─▒n verdi─či huzur ve sürur, yüzünden hiç eksik olmazd─▒. Dünyadaki varl─▒klar içinde, sadece vefal─▒ yuvas─▒na ba─čl─▒ oldu─čunu gördüm. Fakat bunun da duygusal olman─▒n yan─▒nda rasyonel sebebini söylerdi. “Bu evi ┼čunun için çok seviyorum: Zira Hz. Peygamber (s.a.s.)’i anlatan iki eser burada yaz─▒ld─▒. Bunlardan birincisi Alphonse de Lamartine taraf─▒ndan yaz─▒lan L’Histoire de la Turquie, ikincisi de bizim taraf─▒m─▒zdan yaz─▒lan ─░slâm Peygamberi kitab─▒d─▒r (A. Lamartine, 1790-1869 aras─▒nda ya┼čam─▒┼č Frans─▒z ┼čair ve siyaset adam─▒ olup, bu apartmanda oturdu─čundan bina, tarihi eser say─▒l─▒yordu. 12 ciltlik bir ─░slâm tarihi olan bu eserinin birinci cildini Hz. Peygamber’e ay─▒rm─▒┼čt─▒. Hocam─▒z, ─░slâm Peygamberi kitab─▒n─▒n arka kapa─č─▒nda Lamartine’in ┼ču harika cümlesini nakletmekten kendini alamam─▒┼čt─▒r: “Fikirlerin filozofu, hatibi, elçisi, ortaya koyucusu, cenkçisi ve fâtihi; aklî inançlar─▒n, tasvir, timsal ve heykelleri olmayan bir dinin ve 20 dünyevî ve bir manevî devletin kurucusu Muhammed. ─░nsan büyüklü─čünün tesbitinde kullan─▒lan bütün ölçüler içinde soruyoruz: O’ndan daha büyü─čü var m─▒d─▒r?”)

Eserlerinden Türkçe’ye çevrilmi┼č olanlar, 1960’l─▒ y─▒llardan itibaren ba┼čl─▒ ba┼č─▒na bir okul olu┼čturacak niteliktedir: “─░slâm Peygamberi”, “─░slâm’a Giri┼č”, “─░slâm’da Devlet ─░daresi”, “─░slâm F─▒kh─▒ ve Roma Hukuku”, “─░slâm Anayasa Hukuku”, “─░slâm Tarihine Giri┼č” , “─░mam-─▒ A’zam ve Eseri”, “Kur’an-─▒ Kerim Tarihi”, “Hz. Peygamberin Sava┼člar─▒”, “─░slâm’─▒n Hukuk ─░lmine Yard─▒mlar─▒”, “Hz. Peygamber Zaman─▒nda Hadislerin Tedvini”, “Elde Mevcut En Eski Hadis Kitab─▒: Hemmam ─░bn Münebbih’in Sahifesi”, “Modern ─░ktisat ve ─░slâm”, “Hz. Peygamber Devrinden Kalan Diplomatik ve ─░dari Belgeler”, “Aziz Kur’an” (Frans─▒zca mealinin Türkçe çevrisi). Bunlar, kitaplar─▒ndan sadece bir k─▒sm─▒ olup, bilimsel dergilerdeki makaleleri de büyük bir yekün te┼čkil etmektedir. Merhum M. Hamidullah, 12 dili pekiyi düzeyde bilir, eserlerini Arapça, Frans─▒zca, ─░ngilizce, Almanca, Urduca gibi dillerden biriyle kaleme al─▒rd─▒. Dilimizde eser yazmamakla beraber Türkçe’yi de iyi bilir, konferanslar─▒n─▒ çeviren mütercimleri, hata yapt─▒klar─▒nda veya eksik b─▒rakt─▒klar─▒nda uyard─▒─č─▒ zaman zaman görülürdü.

Onun ─░slâm’a olan hizmeti, öncelikle bilimsel ara┼čt─▒rma ve yay─▒n tarz─▒nda olmu┼čtur. Fakat sosyal taraf─▒ da ihmal etmezdi. 1974-1975 y─▒llar─▒nda Paris’te bulundu─čum s─▒rada onun, o zaman tek ─░slâmî merkez olan ünlü Paris Camii’nde ders ve vaaz verdi─čini görmü┼čtüm. Bir defas─▒nda dersten sonra yan─▒nda bulunan 80 ya┼člar─▒nda tahmin etti─čim bir zat─▒ tan─▒┼čt─▒rm─▒┼čt─▒. Me─čer bu zat, tarihe mal olacak bir hizmet yapan Ali Topçuba┼č─▒ imi┼č. Bu ┼čah─▒s, Birinci Dünya Sava┼č─▒’nda Rus ordusunda subayl─▒k yaparken, sava┼č sonlar─▒nda Bol┼čevik ihtilali ile sars─▒lan Rusya’n─▒n kar─▒┼č─▒k ortam─▒ içinde, –daha önce Rus çarl─▒─č─▒ taraf─▒ndan 1868’de Semerkand ┼čehrinden götürülüp St. Petersburg’da müzeye konulan Hz. Osman (r.a.)’─▒n yazd─▒rd─▒─č─▒ kabul edilen Kur’an-─▒ Kerimi, muhtemel bir zarardan korumak için, Ta┼čkent’e götüren kahraman subayd─▒r. Müslümanlar için en önemli tarihi belge olan bu Mushaf-─▒ ┼×erif, 1923 y─▒l─▒nda resmi bir heyetin nezaretinde özel bir vagonla Ta┼čkent’e iade edilip orada Beylerbeyi camiinde in┼ča olunan bir hücreye konulmu┼čtur.
Bunu bilvesile yazd─▒ktan sonra esas belirtmek istedi─čim konu, Hamidullah hocam─▒z─▒n Paris’teki “Müslüman Ö─črenciler Derne─či”nde gerçekle┼čtirdi─či fikri ve içtimai hizmetlerdir. Dünyaca tan─▒nm─▒┼č bu Üstad, o çok mütevazi dernek binas─▒nda, her Pazar ö─čleden sonra torunu ya┼člar─▒nda olan ö─črencilerle hemhal olur, ekseriya konu┼čmac─▒ olarak yer al─▒rd─▒. Derne─čin en devaml─▒ üyesi o idi. Az─▒c─▒k k─▒dem ve ünvan kazanan hocalardan büyük ço─čunlu─čumuzun böylesi hizmetleri, bu ölçüde yapamad─▒─č─▒m─▒z─▒ bilahare görünce, hocam─▒z─▒n bu hususta da önemli bir örnek te┼čkil etti─čini iyice anlad─▒m. Onun ö─črencilerle bu ilgisini, benden önce ve sonra Paris’te kalan arkada┼člardan da dinlemi┼čimdir.
Hamidullah bey, ilim adam─▒ olmas─▒n─▒n yan─▒s─▒ra, Müslüman âlimin sorumlulu─čuna yara┼čan fikri ve siyasi bir tav─▒r al─▒┼čtan da geri kalmayan bir ┼čahsiyet olmu┼čtur. Meselâ: Hindistan’dan çekilmeye mecbur kalan ─░ngiliz emperyalizminden sonra, Müslümanlar─▒n bir bölgede toplan─▒p Pakistan ad─▒ alt─▒nda bir devlet kurmalar─▒n─▒ do─čru bulmam─▒┼čt─▒. Çünkü bu takdirde, koca k─▒tadaki di─čer bölgelerin tamam─▒ Hindu devletinin hakimiyeti alt─▒na girecekti. O, Hind alt k─▒tas─▒nda Müslüman, Hindu ve di─čer din mensuplar─▒n─▒n serpi┼čtirilmi┼č tabii da─č─▒l─▒m─▒n─▒n devam etmesi ve çe┼čitli milletlerin e┼čit haklarla vatanda┼člar─▒ olacaklar─▒ bir tek Hindistan devletinin kurulmas─▒n─▒n daha isabetli olaca─č─▒ kanaatindeydi. ─░slâm’─▒n ve Müslümanlar─▒n menfaati bak─▒m─▒ndan bunu daha uygun bulup, di─čer öneriyi ─░ngiliz emperyalizminin telkin etti─čini dü┼čündü─čünden, o görü┼če aç─▒kça kar┼č─▒ ç─▒kt─▒. Tahmin etti─či üzere, 1948’de kendi bölgesi olan Haydarabad’─▒n Hindular taraf─▒ndan i┼čgal edilmesi üzerine vatan─▒n─▒ terk etmek mecburiyetinde kald─▒ ve bir daha da oraya dönemedi. Ellibe┼č y─▒ll─▒k gurbet mihnetini sürüklemeye ba┼člad─▒. ─░n┼čallah bu sayede hicret mükâfat─▒na nail olmu┼čtur. Pasaportsuz kald─▒─č─▒ için, Fransa devletinden siyasi mülteci olarak oturma hakk─▒ alabildi. Ömrünü haymatlos (heimatlos, vatans─▒z) olarak geçirmeye mecbur olmak gibi çok a─č─▒r bir baha ödedi. Vatan─▒na dönememenin, üstelik ecnebi diyarda, yad ellerde pasaportsuz kalman─▒n ne korkunç bir i┼čkence oldu─čunu ya┼čamayan kimsenin, bu i┼čkencenin ne demek oldu─čunu bilmesi mümkün de─čildir. Ellibe┼č y─▒l süren bu i┼čkenceye Allah Tealâ’n─▒n takdirine olan derin teslimiyeti sayesinde mütebessim bir çehre ile sabr etmi┼čtir. Kadere kuvvetli bir iman─▒ vard─▒. “Biz emaneti göklere, yere, da─člara teklif ettik de onlar bunu yüklenmekten kaç─▒nd─▒lar. Zira sorumlulu─čundan korktular, ama onu insan yüklendi” (Ahzab suresi, 72) mealindeki “emanet” kavram─▒ hakk─▒nda muhtemel tefsirler aras─▒nda ┼ču yorumu tercih etti─čini, ┼čifahi olarak kendilerinden i┼čitti─čim gibi, yazd─▒─č─▒n─▒ da biliyorum: “Bu emanet, kader s─▒rr─▒d─▒r. Yani Allah, “Ben takdir edece─čim, siz de raz─▒ olacaks─▒n─▒z, kabul ediyor musunuz?” diye bu emaneti teklif etmi┼čtir”. Fransa devleti de kendisine, lay─▒k oldu─ču hiçbir mevki vermedi. Sadece CNRS (Milli Bilimsel Ara┼čt─▒rma Merkezi) uzman─▒ olarak çal─▒┼č─▒p oradan emekli durumunda hayat─▒n─▒ geçirdi. 1974’te kendisiyle bu konuyu konu┼čurken, hocam─▒z─▒n ayn─▒ fikrinde devam etti─čini, Pakistan’─▒n kurulmas─▒ndan sonra maruz kald─▒─č─▒ gerek içeriden, gerek d─▒┼čar─▒dan gelen müdahalelerin, Ke┼čmir’in Hindistan taraf─▒ndan i┼čgal edilmesinin, Do─ču Pakistan’─▒n 1971’de ayr─▒l─▒p Benglade┼č ad─▒yla yeni bir devlete dönü┼čmesinin ve Hindistandaki baz─▒ durumlar─▒n, kendisi gibi dü┼čünenleri hakl─▒ ç─▒kard─▒─č─▒n─▒ belirtti─čine ┼čahit oldum.

1974 Haziran ay─▒nda Paris’e gitti─čimde, –Müslümanlar veya H─▒ristiyanlar taraf─▒ndan– ─░slâmî ölçülere göre kesilmi┼č helâl et bulamad─▒─č─▒mdan dört ay kadar et yiyememi┼čtim. Hocam─▒za yapt─▒─č─▒m ziyaretlerden birinde, nas─▒l bir vesile geldiyse, bundan bahsedince: “Yahudiler, kendi dini usullerine göre kesiyorlar. Kasaplarda “ko┼čer” yaz─▒l─▒ bölümlerdeki etler me┼čru olup oradan alabilirsiniz. Bu et helaldir” dedikten sonra, “Fakat ben mübah olmad─▒─č─▒ndan de─čil de, bir ba┼čka sebepten bunu da alm─▒yorum. Zira bu et organizasyonunu yapanlar─▒n gelirlerinin bir bölümünü, siyonizmi desteklemeye tahsis ettiklerini ö─črendim. Müslümanlar─▒ vuran kur┼čuna dönü┼čece─či endi┼česiyle, onlar─▒n para kazanmalar─▒na gönlüm raz─▒ olmuyor” demi┼čti.

Paris Katolik Üniversitesi Profesörü Youakim Moubarac, otuz sual tesbit edip bunlar─▒, ─░slâm-H─▒ristiyan diyalogu fasl─▒ndan olarak (aralar─▒nda M. Arkoun, Kamil Hüseyn, H. Hanefi’nin de bulundu─ču) alt─▒ Müslüman âlime yöneltmi┼čti. Onlardan biri de M. Hamidullah beydir (Bu sorular ve cevaplar─▒ için bkz: Y. Moubarac, Les Musulmans-consultations ─░slamo-Chretienne, Paris, Beauchesne Yay., 1971). Sorulardan biri, ─░slâm hukukunun modern dünya ┼čartlar─▒nda uygulanabilip uygulanamayaca─č─▒ konusundad─▒r. Hamidullah beyin cevab─▒n─▒n özeti mealen ┼čöyledir: “Müslümanlar, ─░slâm tarihinin ba┼č─▒nda oldu─ču kadar, yirminci as─▒rda da ─░slâm f─▒kh─▒n─▒n kendilerinin ihtiyaçlar─▒na kafi geldi─čini dü┼čünmü┼čler, d─▒┼čar─▒dan kanun almak istememi┼člerdir. Kendi tercihleri böyle olmas─▒na ra─čmen, Avrupa emperyalizmi, onlar─▒ ┼čer’i hukuktan uzakla┼čt─▒rmak gayesiyle türlü planlar yapm─▒┼č ve en sonunda bunu sa─člamak için maddi bask─▒ uygulam─▒┼čt─▒r. ┼×imdi dahi kapitalist-komunist-siyonist üçlüsünün bask─▒lar─▒n─▒ kald─▒rmalar─▒ halinde, Müslümanlar kendi ─░slâmî kurallar─▒n─▒ uygulamak suretiyle varl─▒klar─▒n─▒ devam ettirmeyi tercih edeceklerdir”. Ba┼čka bir soruda, ─░slâm’da zimmilere ait ahkâm─▒n önemli haklar ihtiva etmekle beraber, modern zihniyet aç─▒s─▒ndan bunlar─▒n a┼č─▒ld─▒─č─▒, hatta bat─▒l─▒larca ─░slâm’─▒n, zimmileri ikinci s─▒n─▒f vatanda┼č sayd─▒─č─▒ söylenip bu konudaki görü┼čünün sorulmas─▒ üzerine ┼čöyle demi┼čtir: “Müslümanlar, ┼ču anda az─▒nl─▒k olarak ya┼čad─▒klar─▒ ülkelerde, ─░slâm hukukunun zimmilere verdi─či haklar─▒ elde etmeleri halinde, o ülke yönetiminden ba┼čka hiçbir hak talep etmemeye haz─▒rd─▒rlar. Ama iddialarla realiteler çok farkl─▒ olmaktad─▒r. Daha Emeviler döneminden itibaren ─░slâm devletinde H─▒ristiyanlardan vezirlik (bakanl─▒k) yapan kimseler bulundu─ču halde, 130 y─▒l Fransa’n─▒n bir bölümü olarak kalan Cezayirliler parlamentoda temsil edilmemi┼člerdir. Bu uzun süre zarf─▒nda, bakan ┼čöyle dursun, milletvekilli─či verilen bir tek Cezayirli Müslüman bile olmam─▒┼čt─▒r. Hem de bu davran─▒┼č, Ortaça─č Fransas─▒nda de─čil, demokrasi ve insan haklar─▒nda öncülük iddias─▒nda bulunan yirminci as─▒r Fransas─▒nda cereyan etmi┼čtir”.

Merhum hocam─▒z─▒ ilk olarak 1963 y─▒l─▒nda A.Ü. ─░lahiyat Fakültesinde verdi─či konferansta tan─▒m─▒┼čt─▒m. Arapça verdi─či konferans─▒n büyük k─▒sm─▒n─▒, tercümesini dinlemeden anlay─▒nca, bir ö─črenci olarak bu seviyede olmama hayret etmi┼čtim. Daha sonra, bu özelli─čin, bana de─čil de, kendisine ait bir hususiyet oldu─ču kanaatine vard─▒m. Zira Üstad, konulara o derece vak─▒f idi ve zihni o mertebede berrak idi ki, kristalize olmu┼č o bilgileri muhataplar─▒n rahat anlayabilecekleri ifade kal─▒plar─▒na dökmekte hiçbir güçlük çekmiyordu. 1974’te Paris’te kendisini Frans─▒zca konu┼čurken de ayn─▒ kolayl─▒kla anl─▒yordum. Bu tesbite, kendisini çe┼čitli dillerden dinleyen muhataplar─▒n ço─čunun kat─▒ld─▒─č─▒n─▒ görmü┼čümdür. Onu ikinci defa 1964’de Ankara Üniversitesi’nde ─░mam ┼×emsuleimme es-Serahsi’nin vefat─▒n─▒n 900. y─▒ldönümü vesilesiyle yap─▒lan uluslarars─▒ bir sempozyumda dinlemi┼čtim.

Üstad, 1976-77 y─▒llar─▒nda birer dönem, Erzurum Atatürk Üniversitesinde sözle┼čmeli profesör olarak seminer ve konferanslar verdi. Kur’an-─▒ Kerim tarihine dair dersleri, taraf─▒mdan tercüme edilmi┼č, kendisi orada iken kitapç─▒k halinde yay─▒nlanm─▒┼čt─▒. Mukayeseli dinler tarihi, ─░slâm hukuku ve ─░slâm tarihine dair de dersler vermi┼čti. Bu konferanslar da ─░brahim Canan, ─░hsan Süreyya S─▒rma, Zahit Aksu gibi ö─čretim üyeleri taraf─▒ndan çevrilip kitapla┼čt─▒r─▒lm─▒┼čt─▒r. Umuma aç─▒k olan konferanslar─▒ndan sonra soru yöneltilmesinden memnun olur, tenkitlerden rahats─▒z olmaz, büyük bir sükunet ve rahatl─▒kla cevap verirdi. Günün birinde bir doktor, ikamet etti─či lojmanda onu ziyaret edip, bütün kitaplar─▒n─▒ okumas─▒ sonucunda buldu─čunu iddia etti─či –sözüm ona– hatalar─▒ söyleme izni istiyor ve toplam on iki hatas─▒n─▒ s─▒ralad─▒ktan sonra Üstad ┼čöyle diyor: “Allah sizden raz─▒ olsun, beni a─č─▒r bir yükten kurtard─▒n─▒z. Zaman zaman, ‘hayat─▒mda çok ┼čeyler yazd─▒m, kim bilir ne kadar çok hatam olmu┼čtur!’ diye dü┼čünürüm. Siz bunlar─▒ tesbit zahmetine katlan─▒p, on iki hata bulmakla beni ferahlatt─▒n─▒z. Oysa ben çok daha fazla oldu─čunu zannederdim” dedikten sonra hata iddialar─▒na dair aç─▒klamalar─▒n─▒ sakin bir ┼čekilde yapar. ─░┼čte merhum, böyle bir tevazu âbidesi idi. Onun tevazuuna iki mü┼čahhas olay daha zikr etmek isterim: Almanya ve Paris’te kazand─▒─č─▒ iki doktoradan sonra ülkesinde Osmaniye Üniversitesi profesörü iken k─▒raat ilminden icazet alma ihtiyac─▒ hissetmi┼čtir. Bunun için Medine-i Münevvere’ye giderek orada Mescid-i Nebevi Kur’an-─▒ Kerim k─▒raat üstad─▒ Hasan ─░bn ─░brahim e┼č-┼×air ‘in nezdinde “Kur’an’─▒n tamam─▒n─▒ tane tane , itina ve büyük bir dikkatle ba┼čtan sona okuyup hatm etmi┼č” olup 40 ya┼č─▒nda iken, 12 R.evvel 1366 (23 Ocak 1947) tarihinde icazet alm─▒┼čt─▒r (Bu icazetnamenin metninin fotokopisi ve Türkçe’ye tercümesi için bkz. M. Hamidullah, Kur’an-─▒ Kerim Tarihi, Çev. Salih Tu─č, ─░stanbul, ─░FAV Yay., 1993, s. 53-54). ─░kinci bir olay ┼čudur: Ya┼č─▒ 70’e yakla┼čt─▒─č─▒nda 600 kadar yay─▒n─▒ olan bir müellif iken, 1975’te Paris College de France üniversitesinde Prof. Dr. Henri Laoste’un derslerini dinlemeye geldi─čini defalarca gördüm. Böylesine k─▒demli bir profesörün, bir ba┼čka hocan─▒n dersine dinleyici olarak girdi─čine ömrümde ilk defa ┼čahid oluyordum. Galiba ondan sonra da böyle bir manzaraya pek ┼čahid olmad─▒m.

Onun “mezhepsiz” oldu─čunu iddia eden bir iki ki┼či ç─▒km─▒┼čt─▒. Oysa o Sünni ve ┼×afii idi. Keza sufi olmamakla beraber, tasavvuf ne┼čvesine de sahip bir zat idi. Peygamber Efendimize müstesna bir sayg─▒s─▒ olup, mevlide bid’at diyenlere kulak asmaz, aleyhis-salatu ves-selam Efendimizin dünyay─▒ ┼čereflendirerek insanl─▒─č─▒ hidayete götürmesinden daha büyük bir nimet olmad─▒─č─▒ndan ötürü, o nimetin ┼čükrünü terennüm eden Mevlid-i Nebevi’nin en büyük bayram oldu─čunu ifade ederdi. Onun sahabilerinden bile bahsederken her birinin ön ismi halinde mesela “Seyyidina Selman” (Selman Efendimiz, Enes Efendimiz) derdi. Yak─▒n dostu olan merhum Prof. M. Tayyib Okiç hocam─▒z (öl.1977), onu tan─▒yanlar─▒n pek bilmeyip Üstad’─▒n bir s─▒r gibi etraf─▒ndan saklad─▒─č─▒ ┼ču özelli─čini bir vesile ile bildirip: “O, ─░stanbul’a gelince Ebu Eyyub el-Ensari’yi (r.a.) ziyaret etmeden hiçbir i┼če giri┼čmez” demi┼čti. Bu da, onun Peygamber Efendimizi, O’na olan sayg─▒ ve sevgisi sebebiyle de Ashab-─▒ kiram─▒n─▒ ne derece sevdi─činin bir göstergesidir. Bu ihlâs─▒na bir mükafat olarak, Allah Tealâ ona ihsan etti─či muazzam ilim ve ┼čahsi fazilet nimetlerinin yan─▒nda, binlerce insan─▒n ─░slâm’─▒ seçmesine de onu vesile k─▒lm─▒┼čt─▒r. Bir ki┼činin hidayetine vesile olmak bile Hz. Peygamber (s.a.s.)’in beyanlar─▒yla “Güne┼čin üzerine do─čup batt─▒─č─▒ her ┼čeyden daha hay─▒rl─▒” oldu─čuna göre, var─▒n onun sahip oldu─ču devleti siz dü┼čünün!
Dini hassasiyetini gösteren ┼ču hat─▒ram─▒ nakletmekte de fayda görüyorum. Erzurum’da iken Üniversite k─▒z ö─črencilerinden kendisinin konferanslar─▒na devam eden kalabal─▒k bir grup, bir gün kendilerine mahsus bir ders yapmas─▒n─▒ teklif ettiler. Hocam─▒z, kabul etti. Fakat Dekan bey, “Baz─▒ çevreler haremlik-selâml─▒k uygulan─▒yor ┼čeklinde dedikodu ç─▒karabilirler” mülahazas─▒yla, üniversiteden bir yer tahsis edemeyece─čini bildirdi. Onlar da ─▒srarl─▒ olunca, bizim evde yapmaktan ba┼čka çare dü┼čünemedik. Lojman─▒n salonu geni┼č oldu─čundan, tertipli bir oturma düzeniyle 80 kadar ö─črenci geldi. Ben de ev sahibi ve mütercim olarak hocam─▒zla beraber oturdum. K─▒z ö─črencilerin çe┼čitli sorular─▒n─▒ cevapland─▒rd─▒. Ö─črenciler tesettür konusunu da sordular. Hamidullah bey, örtünme emrinin kad─▒n─▒n yüzüne de ┼čamil oldu─čunu söyledi. K─▒z ö─črenciler ihtiyaç dediler, mevcut hayat ┼čartlar─▒ vs. dediler, ne dedilerse o bu konuda asla yumu┼čamad─▒. Zira o ┼×afii mezhebini benimsemesi ve nasslar─▒ de─čerlendirmesi ile bu hususta kesin bir kanaate sahip idi. Erzurum’dan 1977 y─▒l─▒nda Paris’e dönmesinden sonra bir daha Türkiye’ye gelmesi mukadder olmad─▒.

Zaman Gazetesinin sponsorlu─čunda 1991’de ─░stanbul’da gerçekle┼čen ve büyük bir yank─▒ uyand─▒ran Uluslararas─▒ Ebedi Risalet Sempozyumu’nun tertip heyeti olarak kendisini davet etti─čimizde sevinmi┼č, fakat bizzat gelmesine sa─čl─▒─č─▒n─▒n imkan vermedi─čini belirterek Frans─▒zca olarak kaleme ald─▒─č─▒ de─čerli bir tebli─č lûtfetmi┼čti. “─░slâm Peygamberinin Hayat─▒nda Mevcut Baz─▒ Ay─▒rt Edici Özellikler” ba┼čl─▒─č─▒n─▒ ta┼č─▒yan bu tebli─či, kapsaml─▒ ba┼čl─▒─č─▒n─▒n hakk─▒n─▒ veren güzel bir çal─▒┼čma idi. Ama ayn─▒ zamanda, kendisinin Hz. Peygamber (a.s.m.)’─▒ iyi tan─▒yamad─▒─č─▒n─▒ zanneden baz─▒ kadir bilmez Türk okuyucular─▒n─▒n zanlar─▒n─▒ tashih etmeye sevk edecek bir özellik ta┼č─▒d─▒─č─▒ da gözlemlenmekte idi (Bu tebli─č için bkz. Ebedi Risalet Sempozyumu,─░stanbul,1991, I┼č─▒k Yay─▒nlar─▒, ─░zmir, 1993, c.I, s.89-119).
O dönemde Paris’te mütevazi bir mescit ve ─░slâm Kültür Merkezi yapt─▒rma derne─činde yer alm─▒┼č, ba─č─▒┼člar─▒ te┼čvik için dernek muhasibi s─▒fat─▒yla bir sayfal─▒k tan─▒t─▒m yaz─▒s─▒ ve kendi imzas─▒ ile kamuya aç─▒k yard─▒m ça─čr─▒s─▒nda bulunmu┼čtu. 85 ya┼č─▒ndaki bu mübarek zat─▒n, böylesi bir gayretinden kendisini haberdar etti─čim Fethullah Gülen hocaefendi, rikkate gelerek hat─▒r─▒ say─▒l─▒r bir mebla─č temin edilip kendisine takdim edilmesine vesile olmu┼čtu. Kimlik belirleme kabilinden belgeleme ihtiyac─▒ d─▒┼č─▒nda foto─čraftan ho┼članmayan hocam─▒z, mezkur merkezin aç─▒l─▒┼č─▒ s─▒ras─▒ndaki konu┼čmas─▒n─▒ görüntüleme iznini, sadece Zaman Gazetesinin Paris muhabirine bir ayr─▒cal─▒k olarak tan─▒m─▒┼čt─▒. (─░li┼čik foto─čraf, bu aç─▒l─▒┼č merasiminde al─▒nm─▒┼čt─▒r).
Erzurum’dan ayr─▒lmas─▒ndan onbe┼č y─▒l gibi uzun bir zaman geçtikten sonra 1992 y─▒l─▒nda Paris’e gitme f─▒rsat─▒ buldum. Gitmeden önce zihnimi en çok me┼čgul eden husus, Üstad M. Hamidullah hocaefendinin durumu oldu. Yan─▒nda hiç kimsesi olmad─▒─č─▒ndan 90’a yakla┼čm─▒┼č ya┼č─▒ ile hayat─▒n─▒ çok zor sürdürdü─čünü tahmin ediyordum. Ke┼čke ─░stanbul’a gelse de, hiç de─čilse âhir ömründe hizmet etmekle ┼čereflensek diye dü┼čündüm. TDV ─░slâm Ansiklopedisi, onun birikiminden çok istifade edebilirdi. Bu kurumun ba┼čkan─▒ muhterem Dr. Tayyar Alt─▒kulaç beyefendi ile durumu görü┼čtük. Daveti kabul etmesinden büyük memnuniyet duyaca─č─▒n─▒, ara┼čt─▒rma uzman─▒ gibi bir konumda gelerek burada ikamet imkân─▒ elde etmesi için gerekeni yapabileceklerini söyledi. Ayr─▒ca Fethullah Gülen hocaefendiye de durumu açt─▒m, o da daveti kabul etmesi halinde ikameti için gerekli bütün i┼čleri tekeffül etti─čini belirtti. O s─▒ralarda merhum Prof. Dr. Esad Co┼čan hocam─▒z ile de görü┼čtü─čümde konuyu aç─▒nca o da, gelmesinden memnuniyet duyup her türlü hizmete haz─▒r oldu─čunu ifade etmi┼čti. Hocam─▒z─▒ ziyaret etti─čimde kulaklar─▒n─▒n çok zor i┼čitti─čini, sa─čl─▒k durumunun ciddi ihtimam gerektirdi─čini yak─▒ndan da gördüm. Zil sesini i┼čitemedi─či için, zil ile irtibatl─▒ k─▒rm─▒z─▒ bir ampül yan─▒na koymu┼č, ampülün yanmas─▒ndan kap─▒n─▒n çal─▒nd─▒─č─▒n─▒ anl─▒yordu. Konu┼čma ile anla┼čma zorla┼čt─▒─č─▒nda, ekseriya yaz─▒ ile görü┼čmeyi tamaml─▒yorduk. Konulardan biri de, o zaman─▒n aktüel meselesi olan, SSCB’nin da─č─▒lmas─▒ ile, Rusya’dan ba─č─▒ms─▒z olan Müslüman Türk ülkelerinde ─░slâm ad─▒na neler yapmay─▒ uygun buldu─čunu sordum. Davran─▒┼člar─▒m─▒z ve lisan-─▒ halimizle, yani ─░slâam’─▒ ya┼čayarak onlara anlatmam─▒z─▒n ba┼čl─▒ca yol oldu─čunu bildirdi. Hattâ bir de örnek verdi. Tan─▒d─▒─č─▒ bir Frans─▒z ile ayn─▒ apartmanda oturan bir zenci vard─▒. O frans─▒z, zenciye hep so─čuk davran─▒r, gördü─čünde bak─▒┼člar─▒yla hakaret edermi┼č. Günün birinde çok tela┼čl─▒ oldu─ču bir s─▒rada asansöre ko┼čmu┼č. Orada zencinin asansörü bekleyip, binmek üzere oldu─čunu görünce daha da sinirlenmi┼č. Zenci ise sakin bir ┼čekilde: “Aceleniz var galiba, buyurun siz kullan─▒n” demi┼č. Fakat frans─▒z: “Benim hakaret etti─čim bu adam neden bana bu nezaketi gösterdi?” diye uzun uzun dü┼čündükten sonra “Anla┼č─▒lan bu, onun dininden ileri gelmi┼čtir” kanaatine vararak gelip Müslüman olmak istedi─čini hocam─▒za söylemi┼č.

Daha sonra münasip bir üslupla, durumun hassasiyetini gözeterek her üç zat─▒n da selam ve hürmetlerini arz edip kendilerini davet ettiklerini, Türkiye’nin uzun zamand─▒r kendisine hasret olup, Ansiklopedinin onun tecrübesine ihtiyaç duydu─čunu, ayr─▒ca bir çok ilim merakl─▒s─▒n─▒n kendisinden istifade etmek arzusunda oldu─čunu söyledim. O zamana kadar Arapça konu┼čuyorduk. Bu davete Türkçe kar┼č─▒l─▒k verdi ve: “─░stanbul’da ulema çoktur. Orada bana ihtiyaç yok. Fakat Paris’te fazla yok, burada bize hizmet f─▒rsat─▒ dü┼čüyor” dedi. Bir kere daha ─▒srar ettiysem de, cevab─▒n─▒n kesin oldu─čunu anlad─▒m. Üç-dört gün sonra Paris’ten ayr─▒laca─č─▒m için veda ziyaretine gittim. Orada kalaca─č─▒ anla┼č─▒ld─▒─č─▒ndan, bari ba┼čka türlü hizmet etmeye çal─▒┼čal─▒m dü┼čüncesiyle : “Hocam, ┼čimdi Paris’te çok Müslüman var. Sizin baz─▒ ihtiyaçlar─▒n─▒z─▒ yerine getirmeyi ┼čeref sayarlar. Ben bir program yap─▒p, haftada bir gün size u─črayacak yedi kadar arkada┼č bulabilirim” dedim. Buna kar┼č─▒ da te┼čekkür edip gülümseyerek “Herkesin kendisine göre i┼čleri vard─▒r” diye Türkçe cevap verdi. Anlad─▒m ki, hayat─▒ boyunca müsta─čni ya┼čam─▒┼č bu zata herhangi bir hizmet kabul ettirmek çok zor. ─░çimden, “Allah sizi kimseye muhtaç etmesin” diye dua ederek veda edip ayr─▒ld─▒m.

Be┼č y─▒l kadar önce s─▒hhi sebeplerle Amerika’da akrabalar─▒ndan birinin yan─▒na gitti─čini ö─črenmi┼č, fakat, soru┼čturmam─▒za ra─čmen hakk─▒nda haber almam─▒z mümkün olmam─▒┼čt─▒. 2000 Mart’─▒nda bilimsel bir toplant─▒ vesilesi ile, o s─▒rada görev yapt─▒─č─▒m Malezya’dan, New York’a gitti─čimde Fethullah Gülen hocam─▒z─▒ da ziyaret etme imkân─▒ bulmu┼čtum. Sohbet aras─▒nda ben Muhammed Hamidullah’─▒n bir görü┼čünü nakledince sözü kesip “Sahi,bu zat─▒n hali nas─▒l acaba?” deyip, Paris’ten sormay─▒ teklif etti. Ben, A.B.D.’de olabilece─čine dair zann─▒m─▒ ifade ettim. “Paris’ten nerede oldu─čunu bilen bir arkada┼č olamaz m─▒?” deyince ben: “Öyle zannediyorum ki, onun hakk─▒nda en iyi bilgi alaca─č─▒m─▒z zat, Salih Tu─č bey hocam─▒zd─▒r” dedim. Hemen telefonla arad─▒m, cevap vermeyince ─░brahim Canan bey’i bulup, ondan rica ettim. Bir saat içinde o, Salih bey’den ald─▒─č─▒ telefon adresini ula┼čt─▒rd─▒. Aray─▒nca bize araba ile 1,5 saatlik yak─▒n bir yerde oldu─čunu ö─črenip çok sevindik. Ertesi gün veya öbür gün için randevu teklif edince, ye─čeni: “Nihai olarak buradan ayr─▒l─▒p Florida’ya göçmek üzereyiz. Yar─▒n sabah erken hareket ediyoruz. Bu gece gelebilirseniz görü┼čebilirsiniz” dedi. Güne┼č batmak üzere idi. Her taraf─▒n yar─▒m metrelik karla kapl─▒ oldu─ču ortamda Prof. Dr. ┼×. Ali bey’le derhal bir jipe atlay─▒p yats─▒ vakti evlerine ula┼čt─▒k. Fethullah Gülen hocaefendi, çok istemesine ra─čmen, s─▒hhi durumu müsait olmad─▒─č─▒ndan bize refakat edemeyip de─čerli hediyeler yollamakla yetinmi┼čti. Muhammed Hamidullah bey hocam─▒z─▒n yan─▒nda, Haydarabad’dan y─▒ll─▒k izinle gelen makina mühendisi ye─čeni, 65 ya┼člar─▒nda tahmin etti─čim Abdürrahim bey ile onun Philadelphia Temple üniversitesinde doktora yapan k─▒z─▒ Sedide han─▒mefendi vard─▒. Hocam─▒za bu fedakâr ve dindar ye─čeni hizmet ediyormu┼č. Üstad, fizik olarak, kendisini en son gördü─čüm sekiz y─▒l öncesine göre hiç de─či┼čmemi┼čti. Fakat beyin felci geçirdi─činden yatar vaziyette olup konu┼čam─▒yordu. Mütebessim mübarek çehresi p─▒r─▒l p─▒r─▒ld─▒. Sadece yüzünü gören, hasta oldu─ču intiba─▒na kap─▒lmayabilirdi. Yar─▒m saat kadar oturduk. Tarihi bir hat─▒ra ve belge olur dü┼čüncesiyle foto─čraf─▒n─▒ almak istedi─čimizde, Sedide han─▒m, “R─▒zas─▒ yok. Ba┼čka çok akrabas─▒ aras─▒nda benim evimi tercihinin sebebi, prensipleri konusunda bana çok güvenmesidir. Kusura bakmay─▒n!” dedi. Biz de anlay─▒┼čla kar┼č─▒lay─▒p veda ettik. Böylece, y─▒llar sonra, hesapta olmayan bir tarzda hocam─▒z─▒ ziyaret etmek nasip oldu.

Hakk─▒nda yazacak çok ┼čey olmakla beraber, bu makaleyi daha fazla uzatmay─▒p burada noktalamak istiyorum. Hicri hesapla 97 y─▒ll─▒k ömrünü dolu dolu geçiren ilim, amel, ihlâs ve fazilet âbidesi üstad─▒m─▒za Mevla’dan, Rahmaniyetine lây─▒k geni┼člikle rahmet-i vâsia diliyor, ─░slâm’a ve Müslümanlara hizmetlerinden dolay─▒, onun sa’yini me┼čkur edip kendisini mükâfatland─▒rmas─▒n─▒ umuyor; yak─▒nlar─▒na, ö─črencilerine, bütün ─░slâm âlemine taziyetlerimi sunuyor, Cenab-─▒ Allah’tan ona hayrulhalef olacak manevi vârisler halk etmesini niyaz ediyorum.

 


Bu Makaleye Ait Ele┼čtiri Makaleleri
# Makaleler Ad─▒
1 Hilafetin Kurey┼čili─či Makalesinde ├ľne S├╝r├╝len ─░ddialar ve ─░lmi De─čerleri
Kullan─▒c─▒ Yorumlar─▒

! Yorum yazabilmeniz i├žin ├╝ye olmal─▒s─▒n─▒z.
├ťyelik i├žin l├╝tfen sayfan─▒n ├╝st k─▒sm─▒nda yer alan"├ťye Giri┼č | ├╝ye ol" linkine t─▒klay─▒n─▒z.

Kay─▒t Ekleyen / Eklenme Tarihi
Muhammed Ender / 19.06.2015



Eski Eserler


Eski Eserler K├╝t├╝phanesine Ho┼čgeldiniz!

Hesap ─░┼člemleri

├ťye de─čil misiniz? ├ťye olun!

Eski Eserlere ├╝ye olarak, k├╝t├╝phanenimiz ve eserlerimiz hakk─▒nda payla┼č─▒mlardan hesab─▒n─▒z ├╝zerinden faydalabilirsiniz...