f EskiEserler | Eski Eserler | Eskieserler.com
E─čitim Kurumu   ( 2141 )   Kitaplarda   ( 1659 )   Yazarlarda   ( 4831 )  
Dergilerde   ( 786 )   K├╝t├╝phanelerde   ( 151 )   ┼×ehirlerde   ( 182 )  
Makalelerde   ( 2196 )   Multi Media   ( 323 )   Fetvalar   ( 894 )  
Hit
9129104
├ťye 1490
Online ├ťye 0

Firavunun M├╝sl├╝manl─▒─č─▒

 Kitap Detay─▒ Kitap No : K-  
Yazar Ad─▒ ─░lim Dal─▒ Konusu Dili
T. E. T├╝rk├že
├ľzelli─či Terc├╝me Eden
 
       
Makale No: 1997 Hit : 9844 Hata Bildirimi Tavsiye Et
   Makale Yazar─▒na ait Kitaplar E-Kitaplar Makaleler Hakk─▒ndaki Makaleler    

Yazara ait kitaplar
# Kitap Ad─▒
1 Word by Word Picture Dictionary
2 Winning the Future : A 21st Century Contract with America
3 The Koran Handbook: An Annotated Translation
4 The Jerusalem Tract ( er Risalet├╝l Kudsiyye Terc├╝mesi)
5 ┼×iir Mecmuas─▒
6 Sufism A Beginners Guide
7 Shariah Law An Introduction
8 Risalei Usuli Tarikat ve Biati Hazreti Mevlana
9 Risalei Mevlevi
10 Reformation of Islamic Thought
11 Nuts and Volts Magazine
12 M├╝ntehabat Mecmuas─▒
13 Muslim Networks from Hajj to Hip Hop
14 Minhac├╝l Fukara
15 Mevlevi Tarikat─▒ Silsilesi
16 Mevlevi ┼×eyhleri Silsilesi
17 Mevlevi Notalar─▒
18 Mevlevî Âyinleri, Mevlana ve Sultan Divaninin Gazeli
19 Mevlevi Ayinleri Notas─▒
20 Mevlevi Ayinleri Mecmuas─▒ (II)
21 Mevlevi Ayinleri Mecmuas─▒
22 Mevlevi Ayinleri
23 Mevlevi Ayin Ve Nota Mecmuas─▒
24 Mevlana K├╝t├╝phanesi Defteri
25 Menakibi Sultan Divani
26 Mecm├╗a
27 Mecmua
28 Kelile ve Dimne (Karataka ve Damanaka)
29 Islamic Political Identity in Turkey
30 Islamic Finance: Law, Economics, and Practice
31 Islam: Religion, History, and Civilization
32 Hodaynamag
33 HelpYourself Reading QURAN
34 Hamparsan Ayini ┼×erif Notalar─▒ I-II
35 Fuel Cell Technology Handbook
36 First Thousand Words in Arabic
37 e┼č ┼×iatul ─░snaa┼čeriyye ve Tahriful Kuran / ěž┘äě┤┘Őě╣ěę ěž┘äěąěź┘ć┘ë ě╣ě┤ě▒┘Őěę ┘łě¬ěşě▒┘Ő┘ü ěž┘ä┘éě▒ěó┘ć
38 English for Academic Purposes
39 el Mucem el Vasit / ěž┘ä┘ůě╣ěČ┘ů ěž┘ä┘łě│┘ŐěĚ
40 el islam ve el ilm (─░slam ve ─░lim Afgani ve Renan─▒n M├╝nazaralar─▒) / ěž┘äěąě│┘äěž┘ů ┘łěž┘äě╣┘ä┘ů ┘ů┘ćěžěŞě▒ěę ě▒┘Ő┘ćěž┘ć ┘łěž┘äěú┘üě║ěž┘ć┘Ő
41 el Hulel el Mev┼čiyye - el Hulel el Mev┼čiyye fi Zikri el Ahbari el Merraku┼čiyye / ěž┘äěş┘ä┘ä ěž┘ä┘ů┘łě┤┘Őěę ┘ü┘Ő ě░┘âě▒ ěž┘äěžě«ěĘěžě▒ ěž┘ä┘ůě▒ěž┘âě┤┘Őěę
42 East of the Jordan (├ťrd├╝n'├╝n Do─čusu)
43 Conversational Arabic in 7 Days
44 Bebek Bak─▒m─▒
45 Ayinnamag
46 Around The World In 80 Days ( 80 G├╝nde Devri Alem)
47 Al-Mawrid: A Modern Arabic-English Dictionary / Al Mawrid
48 Al Mutarjim Al Kafi
49 A Vocabulary: Persian, Arabic and English
50 Pocket Drug Reference 2008

Yazara ait e-kitaplar
# Kitap Ad─▒
1 Word by Word Picture Dictionary
2 Winning the Future : A 21st Century Contract with America
3 The Koran Handbook: An Annotated Translation
4 The Jerusalem Tract ( er Risalet├╝l Kudsiyye Terc├╝mesi)
5 Sufism A Beginners Guide
6 Shariah Law An Introduction
7 Reformation of Islamic Thought
8 Nuts and Volts Magazine
9 Muslim Networks from Hajj to Hip Hop
10 Islamic Political Identity in Turkey
11 Islamic Finance: Law, Economics, and Practice
12 Islam: Religion, History, and Civilization
13 HelpYourself Reading QURAN
14 Fuel Cell Technology Handbook
15 First Thousand Words in Arabic
16 English for Academic Purposes
17 East of the Jordan (├ťrd├╝n'├╝n Do─čusu)
18 Conversational Arabic in 7 Days
19 Bebek Bak─▒m─▒
20 Around The World In 80 Days ( 80 G├╝nde Devri Alem)
21 Al-Mawrid: A Modern Arabic-English Dictionary / Al Mawrid
22 Al Mutarjim Al Kafi
23 A Vocabulary: Persian, Arabic and English
24 Pocket Drug Reference 2008

Yazara ait makaleler
# Makaleler Ad─▒
1 Zaman Yolculu─ču ile ─░lgili Problemler ├ťzerine Muhakeme Sorular─▒ Testi / TIME TRAVEL and Newly related problems
2 Yezidilik Ve Yezidiler
3 Velikovskye G├Âre Musa ve Firavunun Ger├žek Hikayesi
4 Vaiz Ahmet Tomorun Firavunun ─░man─▒n─▒n Kabul Edilmemesiyle Alakal─▒ Vaaz─▒ V─░DEO ─░ZLE
5 T├╝rk Cihan Hakimiyeti Mefkuresi Hakimiyeti
6 Ser├žemeli Hattat Hac─▒ Mustafa Necatiddin (K.S.)
7 Sabah Ezan─▒ Okunurken Yemek ─░├žmek Caiz De─čildir / ěž┘äě┤ě▒ěĘ ěúěź┘ćěžěí ěúě░ěž┘ć ěž┘ä┘üěČě▒
8 Prof.Dr. Ahmed Akg├╝nd├╝z Hocam─▒zla S├Âyle┼či
9 Osmanl─▒da Matbaa Ni├žin Geli┼čmedi?
10 Osmanl─▒ Devleti ve Matbaa
11 Organ Naklinin H├╝km├╝ Konusunda Resmi kurulu┼č ve Dini Merkezlerin Yay─▒nlar─▒
12 M├╝minler Allaha Tevekk├╝l Etsin / ┘ł┘Äě╣┘Ä┘ä┘Ä┘ë ěž┘ä┘ä┘Ĺ┘ç┘É ┘ü┘Ä┘ä┘ĺ┘Ő┘Äě¬┘Ä┘ł┘Ä┘â┘Ĺ┘Ä┘ä┘É ěž┘ä┘ĺ┘ů┘ĆěĄ┘ĺ┘ů┘É┘ć┘Ć┘ł┘ć┘Ä
13 Mevlevi Musikisi
14 Mevlana Celaleddin Rumi
15 Matbaa Osmanl─▒ya neden ge├ž geldi?..
16 Matbaa Neden Osmanl─▒ Devletine Avrupadan 272 Y─▒l Sonra Gelebilmi┼čtir?
17 Malik Aksel ─░le M├╝lakat
18 Kürtaj (Çocuk Aldırma) ve Kürtajın Dînî Hükmü
19 K─▒z─▒ldeniz Selamet ve Felaket Deryas─▒
20 Kavli Leyyin
21 Kameri Ay─▒n Tesbitinde Hilalin G├Âr├╝lmesi / ě»ě«┘ł┘ä ěž┘äě┤┘çě▒ěž┘ä┘é┘ůě▒┘Ő ěĘ┘Ő┘ć ě▒ěĄ┘Őěę ěž┘ä┘ç┘äěž┘ä ┘łěž┘äěşě│ěžěĘ ěž┘ä┘ü┘ä┘â┘Ő
22 Kabul Edilmeyen ─░man Firavun ─░man─▒
23 ─░lk Matbaa ve ─░brahim M├╝teferrika
24 ─░lk Kuran Tefsiri Olarak Hz Ali nin Mushaf─▒
25 ─░ki Dua Klasi─či Yeniden Yay─▒nland─▒
26 ─░brahim M├╝teferrikan─▒n Matbaas─▒nda Bas─▒lan Eserler
27 ─░bn Hacer el Heyteminin ─░slamda Helaller ve Haramlar adl─▒ Eserinde Firavunun ─░man─▒ Meselesi
28 Hz. Musan─▒n K─▒z─▒ldenizi Ge├ži┼činin S─▒rr─▒
29 Hulefa i Ra┼čidin D├Ânemi Bibliyografyas─▒
30 Hilal G├Âzlemlerinde Birli─čin Sa─članmas─▒ / ě¬┘łěş┘Őě» ě▒ěĄ┘Őěę ěž┘ä┘ç┘äěž┘ä
31 Hesaplama Y├Ântemi ve Kesinli─či ─░le ─░lgili Mulahazalar / ěž┘äěşě│ěžěĘ ěž┘ä┘ü┘ä┘â┘Ő ěĘ┘Ő┘ć ěž┘ä┘éěĚě╣┘Őěę ┘łěž┘äěžěÂěĚě▒ěžěĘ
32 Hazreti Musa Firavunun Saray─▒nda
33 G├Âkt├╝rk Tarihinin Meseleleri K├╝ltigin mi ? K├Âltigin mi ?
34 Firavunun M├╝sl├╝manl─▒─č─▒
35 Firavunun ─░man─▒...
36 Farabiye G├Âre Peygamberlik / ěž┘ä┘ćěĘ┘łěę ě╣┘ćě» ěž┘ä┘üěžě▒ěžěĘ┘Ő
37 Fahruddin er Raziye G├Âre Firavunun ─░man─▒ Neden Kabul Olunmad─▒
38 E┼čariyye Mezhebi Literat├╝r├╝
39 Eski Eserler Deneme
40 Ele┼čtiri Yorum 1988 nolu Makalenin Ele┼čtirisidir
41 Early Ottoman Printing the M├╝teferrika Press
42 Dr. Emel Esin ve Eserleri
43 Diyanet ─░┼čleri Ba┼čkanl─▒─č─▒ Yay─▒nlar─▒ Bibliyografyas─▒ (1924-2009)
44 ├çocuk D├╝┼č├╝rme ( K├╝rtaj )
45 Cev┼čen Sahih De─čildir
46 B├╝y├╝k T├╝rk Bestekar─▒ Dede Efendi II
47 B├╝y├╝k T├╝rk Bestekar─▒ Dede Efendi I
48 Bir Oryantalistin Hayat─▒ Ignaz Goldziher
49 Bir Medeni Kanun Olarak Mecelle
50 Bir Macar T├╝rkolo─ču Dr. Ignaz Kuno┼č ve Dilimiz ve Halk Edebiyat─▒m─▒z ├ťzerine ├çal─▒┼čmalar─▒
51 Bir Dost Elinden M. Akifin Son G├╝nleri
52 Benim Babam Kafatas├ž─▒ De─čildi
53 Bedi├╝zzaman ve Abdurrahim Zapsu
54 Bedi├╝zzaman Said Nursinin Cev┼čen ─░le ─░lgili G├Âr├╝┼čleri
55 Azerbaycan─▒n G├╝zellikler ┼×airi A┼č─▒k Elesger
56 Asiye Validemizin ┼×ehid Edilmesi
57 Ahilik Dergahlar─▒ Ve ─░cra Ettikleri Fonksiyonlar
58 Ahi Evrenin Tercemei Hali / ě¬ě▒ěČ┘ůěę ěşěž┘ä ěžě«┘Ő ěž┘łě▒┘ć
59 Ahi - Osmanl─▒ ─░li┼čkisi / ě╣┘äěž┘éěžě¬ ěČ┘ůěžě╣ěę ěúě«┘Ő ┘ůě╣ ěž┘äě╣ěź┘ůěž┘ć┘Ő┘Ő┘ć
60 3000 Y─▒ll─▒k Firavunun Cesedi V─░DEO ─░ZLE
61 Muhayyelat─▒ Aziz Efendi

Yazar Hakk─▒ndaki Tan─▒t─▒m Makaleleri
# Makaleler Ad─▒

├ľzeti
click open what makes husbands cheat
free abortion pill dilatation & curettage pro life abortion
treatment of aids history of aids aids pictures
bystolic copay savings card bystolic manufacturer coupon
doxycycline doxycycline doxycycline
progesterone progesterone progesterone
gabapentin and alcohol addiction gabapentin and alcohol addiction gabapentin and alcohol addiction
bystolic generic name what is the generic for bystolic

Yay─▒n Bilgileri
Yay─▒nland─▒─č─▒ Kaynaklar
Yay─▒nland─▒─č─▒ Tarih
Yay─▒nland─▒─č─▒ Dergi Eski Eserler Dergisi 1. Say─▒
Sanal Dergi
Makalenin Linki http://www.koniks.com/topic.asp?TOPIC_ID=1613

Makale Metni   [Yazd─▒r/Print]

Firavunun M├╝sl├╝manl─▒─č─▒

Bu mevzuyla ilgilenmem ┼č├Âyle cerayan etti: Y─▒llar y─▒l─▒ sa─čda solda, kitaplarda firavunu k├Ât├╝ olarak an─▒lm─▒┼č duyuyor, okuyordum. Hatta bu i┼č ├Âyle bir dereceye gelmi┼čti ki, firavun m├╝sl├╝man m─▒? gibi bir soru dahi akl─▒ma gelmiyordu. ─░nsanlar─▒n tamam─▒na yak─▒n─▒ da bu d├╝┼č├╝ncededirler.

Elime ├Ânce Katip ├çelebiÔÇÖnin ÔÇťMizan├╝ÔÇÖl Hakk fi ihtiyariÔÇÖl ahakkÔÇŁ kitab─▒ ge├žmi┼čti. ─░lk defa orada firavunun iman─▒ meselesini g├Ârd├╝m. Lakin o zamanlar bu konuyu ara┼čt─▒rma d├╝┼č├╝ncem olmad─▒. Belki alt─▒ ay kadar sonra HeytemiÔÇÖnin ÔÇťB├╝y├╝k G├╝nahlarÔÇŁ isimli kitab─▒n─▒ okurken dikkatimi ├žeken bir ┼čey oldu: Firavunun iman─▒n─▒n kabul edilmedi─čini s├Âyl├╝yordu; hem de baya─č─▒ bir uzunca olarak. Deliller de ortaya koyuyordu. Ancak beni ├žok ┼ča┼č─▒rtan ┼čeyler vard─▒: ┼×├Âyle ki, ortaya koydu─ču deliller ├žok zorlamal─▒yd─▒, bir k─▒sm─▒ sa├žmayd─▒. Bu hal beni ku┼čkuland─▒rd─▒, karar verdim bu konuyu incelemeye.

 

├ľzellikle ─░bn ArabiÔÇÖnin, firavunun iman etmesinin kabul oldu─ču ┼čeklinde bir d├╝┼č├╝ncesi oldu─čunu ├Â─črendim. Hem ─░bn ArabiÔÇÖnin g├Âr├╝┼člerini ├Â─črenmek, hem de M├╝min 85. ayetin izah─▒n─▒ ├Â─črenmek istiyordum. Ve ─░bn ArabiÔÇÖnin yazd─▒─č─▒ Fusus-i HikemÔÇÖi (Hikmetlerin ├Âz├╝) okudum. Orada hem bu ayetin izah─▒, hem de de─či┼čik hususlar g├Ârd├╝m. Lakin fazla izah yoktu. Bu konuyla ilgili olarak tefsirlere bakt─▒m. Ve firavunun iman─▒n─▒n kabul edilmedi─čini s├Âyl├╝yorlard─▒. Bakt─▒─č─▒m tefsirlerde de ├žok zay─▒fl─▒klar g├Ârd├╝m. Birisi de RaziÔÇÖnin tefsiriydi. Zira o, kader hususundaki tart─▒┼čmalarda ve ├žo─ču meselede ├žok g├╝├žl├╝ bir tart─▒┼čmac─▒yd─▒. Ancak bu hususta aciz durumlara d├╝┼č├╝yordu. Sonra KurÔÇÖanÔÇÖdaki firavunla ilgili ayetleri inceledim. Ve karar verdim ki: Firavun m├╝sl├╝mand─▒r ve cennete girecektir. Bu hususta delillerimi ortaya koyaca─č─▒m.


Kitap: Mizan├╝ÔÇÖl Hakk fi ihtiyariÔÇÖl ahakk (En do─čruyu se├žmek i├žin Hak terazisi)
Yazar: Katip Çelebi

--- Sayfa 53: (Firavunun ─░man─▒ ├ťzerinedir)
Firavun s├Âz├╝ M─▒s─▒r memleketi h├╝k├╝mdarlar─▒na verilen lakapt─▒r. Eskiden her M─▒s─▒r padi┼čah─▒na Firavun derlerdi. Hz. Musa zaman─▒nda olan ve ─░slam tarih├žilerinin Velid dedikleri zalime ÔÇťMusaÔÇÖn─▒n FiravunuÔÇť ad─▒ verilmekle ├Âtekilerden ayr─▒l─▒r.

Firavunlardan ├╝├ž├╝, bir s├Âylentiye g├Âre yedisi, zalim ve cebbar olup bunlar─▒n b├╝y├╝─č├╝ ve sonuncusu MusaÔÇÖn─▒n Firavunu idi.

Hikayesi siyer kitaplar─▒nda ve tarihte yaz─▒l─▒ olup, herkes├že bilinmektedir. ─░srailo─čullar─▒na zul├╝m ve i┼čkence ├╝zere oldu─čundan Yahudiler aras─▒nda da k├Ât├╝l├╝kle ├╝n salm─▒┼čt─▒. ─░slam Milletlerinde de yine Tanr─▒ÔÇÖl─▒k davas─▒ ve ceberut ile me┼čhur olan bir kimseyi AllahÔÇÖa isyan, b├╝y├╝klenme ve fesad─▒ y├╝z├╝nden k├Ât├╝lemek gerekti─činde ÔÇťFiravun gibidirÔÇŁ demek darb-─▒ mesel olmu┼čtur.

Firavun b├╝t├╝n tefsirlerde ve tarihlerde kafir ve yoldan azm─▒┼č olarak yaz─▒lm─▒┼č olup, halkta onu b├Âyle tan─▒m─▒┼čt─▒.

 ─░bn Arabi kendi ke┼čfi ve vicdan─▒ ├╝zere ÔÇťFususÔÇŁ adl─▒ kitab─▒nda Fass-─▒ MusaÔÇÖda, Firavunun iman─▒n─▒ ve kurtulu┼čunu yaz─▒p iddias─▒na KurÔÇÖan-─▒ KerimÔÇÖden ÔÇť─░srailo─čullar─▒na askerleriyle birlikte zul├╝m ederek ve sald─▒rarak arkalar─▒na d├╝┼čt├╝. Nihayet su onu bo─čmaya ba┼člay─▒nca ┼č├Âyle dedi: ÔÇť─░nand─▒m, hakikat ─░srailo─čullar─▒n─▒n iman etti─činden ba┼čka Tanr─▒ yokmu┼č, ben de m├╝sl├╝manlardan─▒mÔÇŁ (Yunus 90) ayeti Firavunun iman─▒na a├ž─▒k ve kesin bir delildir.

Ve bo─čulma hali, can ├žeki┼čme hali gibi de─čildir ki yeÔÇÖs iman─▒ ola. (YeÔÇÖs iman─▒: Hayattan umudunu kesen kimselerin AllahÔÇÖa getirdikleri iman, g├Ân├╝l r─▒zas─▒yla de─čil, fakat ├Âl├╝mle dirim aras─▒nda kalan kimselerin canlar─▒n─▒ kurtarmak i├žin kabul ettikleri iman) Sonra ÔÇť┼×imdi mi iman ediyorsun? Halbuki sen bundan ├Ânce ├Âmr├╝n boyunca isyan etmi┼č, daima fesat├ž─▒lardan olmu┼čtunÔÇŁ (Yunus 91) ayeti iman─▒ o zamana de─čin geciktirdi─čine bir nevi azard─▒r, kabul etmedi─čine delalet etmez.

 

ÔÇťO k─▒yamet g├╝n├╝ kavminin ├Ân├╝ne d├╝┼č├╝cektir. Art─▒k o bunlar─▒ - suya g├Ât├╝r├╝r gibi - ate┼če g├Ât├╝rm├╝┼čt├╝r. Vard─▒klar─▒ o yer ne k├Ât├╝ bir yerdir.ÔÇŁ (Hud 98) ayeti imans─▒zl─▒─č─▒n─▒ gerektirmez. ÔÇťBiz bug├╝n seni - cans─▒z bir g├Âvde olarak - karada y├╝ksek bir yere at─▒p b─▒rakaca─č─▒z ki geleceklere bir ibret olas─▒n. Bununla beraber insanlardan bir├žo─ču bizim ayetlerimizden cidden gafildirÔÇť (Yunus 92) ayeti onun kurtuldu─čunu bidiren ayettir. ÔÇťBug├╝n bununla biz seni kurtar─▒yoruz sahile ├ž─▒karmakla, ruhunu da ahirette kurtar─▒r─▒z. Ta ki senden sonra gelecek kavme, sen benim kudretime b├╝y├╝k bir tan─▒k olas─▒n ve hi├ž kimse rahmetimden ├╝midini kesmesinÔÇť diye s├Âz├╝ buraya getirdikten sonra ÔÇťHalk─▒n kendilerinde yerle┼čmi┼č olan isyanlar─▒ndan dolay─▒ bu i┼č AllahÔÇÖa kald─▒, bunda dayanacak bir kesin h├╝k├╝m, bir nass yokturÔÇŁ demi┼čtir.

 

Fusus ┼čarihi der ki: ┼×eyh, MuhammedÔÇÖin kamil ve m├╝kemmil varisidir. Kamil olan varisler ayetleri i┼čin ger├že─čine vard─▒ktan sonra delil olarak kullan─▒rlar. Nazar ve istidlal erbab─▒ ise nasslar ve delillerle bilgi elde ederler. Ve iddialar─▒na g├Âre nasslar getiriler. ─░┼čte ayetleri ├Âne s├╝rmek ve istidlal tek ┼čey olmad─▒─č─▒ndan kamil varisi m├╝cahid ve istidlalci zannederler. Bundan dolay─▒ ┼čarihlerin ┼×eyh memur ve mazurdur diye a├ž─▒klay─▒p, kimi bilginler de buras─▒ bir gizli oyundur ve bunu buraya bir Yahudi sokmu┼čtur diye iftira ettiler. K─▒sas─▒ halk bu konuda ┼×eyhÔÇÖi k─▒namak ve ona sata┼čmak yoluna d├╝┼č├╝p kar─▒nca ve ar─▒ gibi ba┼č─▒na ├╝┼č├╝┼čt├╝ler. Lakin ┼×eyhÔÇÖin dedi─či gibi kesip atacak ve bir ┼č├╝phe b─▒rakmayacak bir dayanak bulamad─▒lar. Ancak milletlerin aras─▒nda Firavunun me┼čhur olan k├Ât├╝l├╝─č├╝ne ve AllahÔÇÖa isyan─▒na dayanarak yaz─▒p ├žizdiler.

┼×eyh FususÔÇÖta kendi ke┼čfinin gerektirdi─čini yazd─▒. Nazar ve istidlal yolunun hakikat aray─▒c─▒lar─▒ndan Celal├╝ddin Devvani bu konuda ba┼čl─▒ ba┼č─▒na bir risale yaz─▒p usul kaidelerine g├Âre nasslardan istidlal ile ┼×eyhÔÇÖin iddias─▒n─▒ ispat eyledi.

Kimi red, kimi kabul edip bu zamana de─čin s├╝r├╝n├╝p geldi. Bu tart─▒┼čman─▒n sonucu budur ki: Bunun gibi davalarda nazar yolu ile, Tasfiye yolu aras─▒ ├Ânce ay─▒rd edilmek gerektir. Nazar yolu ak─▒l ve nakil delilleriyle istidlale dayan─▒r. Tasfiye yolu riyazat ve s├╝luk ile ke┼čf ve ┼čuhuda dayan─▒r. ─░kisinin de ba┼čka ─▒st─▒lahlar─▒ vard─▒r. Tart─▒┼čman─▒n asl─▒ bu yollardan birinin kaidesi ve ─▒st─▒lah─▒ ├╝zerine kurulup, sual ve cevapta, ├Âteki yolun kaidesi ve ─▒st─▒lah─▒ taraf─▒na bakmamak ve iltifat olunmamak gerek. Ta ki, meseleleri birbirine kar─▒┼čt─▒rmak ve delilleri karmakar─▒┼č─▒k etmek laz─▒m gelmesin. B├╝t├╝n bunun benzerleri tart─▒┼čmalarda kavgan─▒n ve ├žeki┼čmenin ba┼člang─▒c─▒ ve dedikodunun kayna─č─▒ bu maddedir. Nazar ve istidlal sahipleri, kendi kanunlar─▒ ├╝zere Tasfiye yolunu tutanlara kar─▒┼č─▒p, sata┼č─▒rlar. Onlar─▒n yolu ise nazar ve istidlal yolu de─čildir. Ke┼čf ve vicdana dayan─▒r. Ve ─▒st─▒lahlar─▒ ─░┼črak felsefesinden al─▒nma ba┼čka bir ─▒st─▒laht─▒r. Ke┼čf ve vicdan ┼čeriat├ža delil olup nazar ve istidlal yolunda bir dava ispat eylemezse de kendilerine h├╝ccet olur. Ermi┼člerin ke┼čf ve ilham─▒n─▒n kendilerine h├╝ccet olmas─▒ nazar yolunda bile kabul ve teslim edilmi┼čtir, onun gere─či ile amel ederler. ─░mdi, tasfiye yolunun kaidelerine g├Âre ileri s├╝r├╝len delil ve davaya nazar yolunun kaidesiyle kar┼č─▒ ├ž─▒k─▒lmaz. ├ç─▒k─▒l─▒rsa yine o yolun kaide ve ─▒st─▒lahlar─▒yla ├ž─▒k─▒lmak gerektir. Bu konuda kar┼č─▒ ├ž─▒kanlar, hep nazar ve istidlal yoluyla itiraz ederler. Onun i├žin yeri yoktur ve kulak as─▒lmaz. Bununla birlikte bu maddede nasslar ┼×eyhÔÇÖin davas─▒n─▒ ispat eder.

Nitekim Molla Celal Devvani nazar yoluna g├Âre istidlal eylemi┼čtir. Bu basamaklar bilindikten sonra, bir kimse bu konuda kavga ederse ahmak de─čil midir? G├╝ya ki, Hak Teala Hazretlerinin rahmetini onun kullar─▒ndan esirger ve onu ├Ânler.

Firavunun iman─▒ndan ona ne zarar ve k├╝fr├╝nden ne yarar gelir? Hele Yahudiler bu davay─▒ etseler, ├Â├ž almak i├žin bir sebebi vard─▒r. ├ç├╝nk├╝ onlar─▒n babalar─▒ ve atalar─▒ Firavundan ├žok ├žekmi┼člerdir. Ama ba┼čka milletlerin onlara uymas─▒n─▒n sebebi nedir? ─░mdi ilim elde etmek isteyen ├Â─črencilerin kabiliyetli olanlar─▒na ye─čre─či budur ki, bu konuda Firavuna m├╝min demezlerse de diyenlere, hele Hz. ┼×eyhe sata┼čmas─▒nlar, ve orta yoldan ├ž─▒kmas─▒nlar.

*** Kitap: ─░slamda Helaller ve Haramlar: B├╝y├╝k G├╝nahlar
Yazar: ─░bn Hacer el - Heytemi

Bu tenbihlerden birisi de son nefeste iman meselesidir.

Sonuna kadar k├╝f├╝r halinde ya┼čad─▒ktan sonra, can bo─čaza gelip gargaraya ba┼člad─▒─č─▒, hayattan tamamiyle ├╝midini kesip ahiret alametleri kendisine a├ž─▒lmaya ba┼člad─▒─č─▒ vakit, art─▒k iman etmesi kendisine bir fayda sa─člamaz.

 Nitekim Allah ÔÇťAma bizim bask─▒n─▒m─▒z─▒ g├Âr├╝pte ├Âyle inanmalar─▒ kendilerine fayda vermedi. Bu AllahÔÇÖ─▒n kullar─▒ hakk─▒nda ├Âteden beri y├╝r├╝rl├╝kte olan yasas─▒d─▒r. ─░┼čte inkarc─▒lar o zaman h├╝sranda kald─▒larÔÇŁ (M├╝min 85) buyurulmu┼č ve bundan yaln─▒z Yunus kavmi istisna edilmi┼čtir.

Nitekim Allah ÔÇť─░┼čte YunusÔÇÖun milleti, inand─▒─č─▒ zaman d├╝nya hayat─▒nda rezilli─či gerektiren azab─▒ onlardan kald─▒rd─▒k ve onlar─▒ bir s├╝re daha bu d├╝nyada ge├žindirdikÔÇŁ (Yunus 98) buyurmu┼čtur.

 

Buradaki istisna muttas─▒ld─▒r. Onlar pe┼čin ve d├╝nya azab─▒n─▒ g├Ârd├╝kten sonra iman etmi┼č ve imanlar─▒ makbul olmu┼čtur. (Makbul: Kabul edilmi┼č, al─▒nm─▒┼č, be─čenilen, ho┼č kar┼č─▒lanan, ge├žer) M├╝fessirlerden baz─▒lar─▒n─▒n g├Âr├╝┼č├╝ b├Âyledir. Bu da ├Âzel olarak peygamberlerinin h├╝rmetine onlara yap─▒lm─▒┼č istisnai bir muameledir.

Nitekim KurtubiÔÇÖnin sahihtir diye rivayet etti─či bir hadiste anlatt─▒─č─▒ gibi, Resul-i Ekrem efendimize h├╝rmeten Allah onun anne ve babas─▒n─▒ dirilterek peygamberimiz onlara iman─▒ telkin etmi┼č sonra da ├Âlm├╝┼člerdir. Bunu ┼×am haf─▒z─▒ ─░bn Nas─▒r├╝ddin ve ba┼čkalar─▒ da rivayet etmi┼člerdir. Bunlar, ├Âzel ve istisnai i┼člemlerdir. Bunlar ├╝zerine k─▒yas yap─▒lamaz. Ger├ži ResulullahÔÇÖ─▒n anne ve babas─▒ hakk─▒ndaki bu rivayete itirazlar yap─▒lm─▒┼č fetvalarla reddedilmi┼čtir. Fakat Kurtubi ve ─░bn D─▒hye bu g├Âr├╝┼č├╝ savunmu┼č ve ResulullahÔÇÖ─▒n ├╝st├╝n fazileti kar┼č─▒s─▒nda AllahÔÇÖ─▒n kendisine bu ikramda bulundu─čunu s├Âylemi┼člerdir. Asl─▒nda onlar─▒n diriltilmesi ne aklen ve ne de naklen m├╝mteni de─čildir.

 

Nitekim ─░srailo─čullar─▒nda ├Âld├╝r├╝len bir adam─▒ Allah diriltti ve kendisini ├Âld├╝reni haber verdi. Ayr─▒ca ─░sa da, AllahÔÇÖ─▒n izniyle ├Âl├╝leri diriltmi┼čtir. ResulullahÔÇÖda da bu hallerin g├Âr├╝ld├╝─č├╝ rivayet edildi─čine g├Âre buna bir mani yoktur. AliÔÇÖnin namaz k─▒lmas─▒ i├žin g├╝ne┼č batt─▒ktan sonra geri d├Ând├╝─č├╝ sahih olarak rivayet edilmektedir. G├╝ne┼č batt─▒─č─▒ halde geri d├Ânm├╝┼č ve Hz. Ali de ikindi namaz─▒n─▒ k─▒lm─▒┼čt─▒r. Batt─▒ktan sonra g├╝ne┼či geri ├ževiren Allah, ResulullahÔÇÖ─▒n da anne ve babas─▒n─▒ diriltmeye kadirdir.

 

Baz─▒ m├╝fessirlerin ÔÇťSen cehennemliklerden sorumlu tutulmayacaks─▒nÔÇŁ (Bakara 119) ayetinin ResulullahÔÇÖ─▒n anne ve babas─▒ hakk─▒nda nazil oldu─čunu s├Âylemeleri de ├Ânemli de─čildir. ├ç├╝nk├╝ bu ayetin n├╝zul sebebine dair kesin bir rivayet yoktur. Bu ayetin ResulullahÔÇÖ─▒n anne ve babas─▒ hakk─▒nda nazil oldu─čunu bir an kabul etsek bile, maksat ÔÇťSenin yard─▒m─▒n ve kerametin olmasa cehennemliklerden olurlard─▒ÔÇŁ demek olur.

M├╝slimÔÇÖin, EnesÔÇÖden rivayetinde; ResulullahÔÇÖ─▒n, babas─▒n─▒n nerede oldu─čunu soran bir adama ÔÇťCehennemdedirÔÇŁ, dedikten sonra d├Ân├╝p giden adam─▒ ├ža─č─▒rtarak ÔÇťBenim babamda, senin babanda cehennemdedirÔÇŁ (M├╝slim) rivayetine gelince bu, ya bu durum meydana gelmeden ├Ânce vuku bulmu┼č veya soruyu soran bedevi i├žin b├Âyle konu┼čmu┼čtur. ├ç├╝nk├╝ bedeviye ÔÇťBaban cehennemdedirÔÇŁ dedi─či vakit, bedevi ├╝z├╝lerek d├Ân├╝p gitmi┼čtir. Onu tatmin ve ir┼čad i├žin b├Âyle buyurmu┼č olmas─▒ muhtemeldir. Kendilerine g├╝venilen alim ve m├╝├žtehidler ÔÇťAma bizim bask─▒n─▒m─▒z─▒ g├Âr├╝p de ├Âyle inanmalar─▒ kendilerine fayda vermediÔÇŁ (M├╝min 85) ayetine dayanarak Firavunun k├╝fr├╝nde ittifak etmi┼člerdir.

 

Tirmizi de, Yunus suresi tefsirinde bu hadisi iki yoldan rivayet ettikten sonra yollardan birisi i├žin ÔÇťhasenÔÇŁ, di─čeri i├žin ÔÇťhasen, sahih ve gariptirÔÇŁ demi┼čtir. ─░bn Adiy ve TaberaniÔÇÖnin rivayetlerinde Resulullah ÔÇťAllahu Teala Zekeriyya aleyhisselamÔÇÖ─▒n o─člu Yahya aleyhisselamÔÇÖ─▒, annesinin rahminde m├╝min, Firavunu da annesinin karn─▒nda kafir olarak yaratm─▒┼čt─▒rÔÇŁ buyurmu┼čtur.

 

AllahÔÇÖ─▒n Yunus suresinde Firavundan hikaye yoluyla ÔÇťFiravun bo─čulaca─č─▒ anda, ÔÇť─░srailo─čullar─▒n─▒n inand─▒─č─▒ndan ba┼čka Tanr─▒ olmad─▒─č─▒na inand─▒m, art─▒k ben OÔÇÖna teslim olanlardan─▒m dedi.ÔÇŁ (Yunus 90) Buyru─čuna gelince, bu iman─▒n Firavuna fayda vermedi─či, bu ayetten sonra gelen ÔÇťOna, ┼čimdi mi inand─▒n? Daha ├Ânce ba┼čkald─▒rm─▒┼č ve bozgunculuk etmi┼čtin dendiÔÇŁ ayetiyle a├ž─▒klanm─▒┼čt─▒r.

 

Ayetteki (Burada ayetin Arap├ža okunu┼čundan bir ├Ârnek veriliyor) ├╝st├╝n okursak iki, esre okursak ├╝├ž defa iman─▒ tekrarlam─▒┼č oldu─ču halde, bu iman kendisine fayda vermemi┼čtir. ├ç├╝nk├╝ onun iman─▒ kendisine ve kavmine pe┼čin azab─▒n geldi─či ve art─▒k suda bo─čulmaktan kurtulu┼č ├žaresi kalmad─▒─č─▒n─▒ anlad─▒─č─▒ anda olmu┼čtur. ─░┼čte bu gibi anlarda yap─▒lan iman─▒n faydas─▒ olmaz. Ayn─▒ zamanda Firavunun bu iman─▒ taklitten ba┼čka bir ┼čey de─čildir. ├ç├╝nk├╝ o ─░srailo─čullar─▒n─▒ taklit ederek ÔÇťOnlar─▒n iman etti─čine ben de iman ettimÔÇŁ demi┼čtir. Firavun bu ilah─▒n varl─▒─č─▒n─▒ ─░srailo─čullar─▒ndan duymu┼č ve onlara uyarak ÔÇťinand─▒mÔÇŁ demi┼č oluyor. Bu ise s─▒rf taklittir. Halbuki kendisi alemin yarat─▒c─▒s─▒n─▒ m├╝nkir bir dehri idi. B├Âyle pis bir dehrilik k├╝fr├╝, bir taklit ile zail olmaz. Kesin delile sahip olmaya muhta├žt─▒r. B├Âyle bir taklidin yeterlili─čini kabul etsek bile onun inand─▒─č─▒ dayanaklar─▒ inkar edip atmas─▒ ┼čartt─▒r. Firavun daha ├Ânceki inan├žlar─▒n─▒n bat─▒l oldu─čunu, hatta kendi uluhiyet iddias─▒n─▒n sahteli─čini ortaya koymam─▒┼čt─▒r. ÔÇŁ─░srailo─čullar─▒n─▒n iman etti─čine iman ettimÔÇŁ demekle kesin olarak nereye inand─▒─č─▒n─▒ ifade etmemi┼čtir. Bunun i├žin ÔÇťKendisinden ba┼čka ilah olmayana iman etimÔÇŁ demenin yeterli olmad─▒─č─▒nda ulema ittifak halindedir. ├ç├╝nk├╝, belki o kendini ve tapt─▒─č─▒ ilah─▒ kasdetmi┼čtir.

 

B├╝t├╝n bunlara ra─čmen bu iman─▒n sahih oldu─čunu kabul etsek bile, m├╝min olmak i├žin yaln─▒z AllahÔÇÖa iman─▒n yeterli olmay─▒p OÔÇÖnun g├Ânderdi─či peygamberini de tasdik etmenin gerekli oldu─ču meydandad─▒r.

Firavunun p├╝r├╝zs├╝z olarak AllahÔÇÖa inand─▒─č─▒n─▒ kabul etsek bile, MusaÔÇÖya iman etmedi─či i├žin, m├╝min olamayaca─č─▒ a├ž─▒kt─▒r. Bir kafir bin kere ÔÇťE┼čhed├╝ enla ilahe illallahÔÇŁ dese ÔÇťE┼čhed├╝ enne Muhammed├╝rresulullahÔÇŁ demedikten sonra iman etmi┼č olmaz.

┼×ayet Firavunun sahirleri de MusaÔÇÖya inand─▒klar─▒ndan hi├ž bahsetmeyerek yaln─▒z ÔÇťAllahÔÇÖa inand─▒kÔÇŁ demekle m├╝min say─▒ld─▒lar, bu nas─▒l oldu? dersen; Deriz ki, bu iddia yanl─▒┼čt─▒r. ├ç├╝nk├╝ onlar ÔÇťAlemlerin Rabbi ve Musa ve HarunÔÇÖun Rabbine inand─▒kÔÇŁ (Araf 121) dediler. Firavun b├Âyle de─čil; ne a├ž─▒ktan, ne de i┼čaret yoluyla MusaÔÇÖya inand─▒─č─▒na dair bir emare mevcut de─čildir. Halbuki sihirbazlar ÔÇŁMusa ve HarunÔÇÖun RabbineÔÇŁ demekle onlar─▒ tan─▒m─▒┼č oldular. Firavun ise yaln─▒z ÔÇť─░srailo─čullar─▒n─▒n inand─▒─č─▒na inand─▒mÔÇŁ dedi ve MusaÔÇÖy─▒ anmad─▒.

┼×ayet Hanefi imamlar─▒ndan Kaad─▒ Abdussamed tefsirinde ÔÇťSofiyeÔÇÖye g├Âre ahiret alametleri a├ž─▒l─▒p, azap g├Âr├╝ld├╝─č├╝ anda bile kafirin t├Âvbesi makbuld├╝rÔÇŁ demi┼čtir.

Bu zat hicri 5ÔÇÖinci as─▒rda (Hicri 430) ya┼čad─▒─č─▒na g├Âre bu g├Âr├╝┼č├╝n ├žok eski oldu─ču anla┼č─▒lmaktad─▒r. Zehebi, ÔÇťMutekaddimin ile mutaahhirini ay─▒ran hudud hicri ├╝├žy├╝z tarihidirÔÇŁ demi┼čtir. Sofilerin g├Âr├╝┼č├╝ bu olunca Firavunun k├╝fr├╝nde ittifak oldu─ču nas─▒l s├Âylenebilir? Denirse; deriz ki: B├Âyle g├╝venilir i├žtihad erbab─▒ sofiyenin muhalefetiyle icmaÔÇÖ─▒n munÔÇÖakid olamayaca─č─▒n─▒ kabul etsek bile bu iddia bizim aleyhimizde delil olmaz ve ÔÇťfiravunun k├╝fr├╝nde ittifak vard─▒rÔÇŁ s├Âz├╝m├╝z├╝ bozamaz. ├ç├╝nk├╝ biz firavunun k├╝fr├╝ne h├╝kmederken yaln─▒z yeis halinde iman etmi┼čtir, bu iman makbul de─čildir ve bunun i├žin kafirdir, demedik. Onun k├╝fr├╝n├╝ gerektiren daha ba┼čka sebepler vard─▒r. ├ç├╝nk├╝ o do─črudan ÔÇťAllahÔÇÖa inand─▒mÔÇť demedi. ÔÇť─░srailo─čullar─▒n─▒n inand─▒klar─▒na inand─▒mÔÇŁ dedi. AllahÔÇÖa inand─▒─č─▒n─▒ kabul etsek bile, MusaÔÇÖya inanmam─▒┼čt─▒. MusaÔÇÖya inand─▒─č─▒na dair en k├╝├ž├╝k bir emare mevcut de─čildir.

 

Sofilerden gelen bu rivayet do─čru olsa bile, bizim iddiam─▒z─▒ bozacak mahiyette de─čildir. ┼×ayet b├╝y├╝k imam Muhyiddin-i Arabi ÔÇťFutuhat-─▒ MekkiyeÔÇÖsinde ÔÇŁzaruret halinde iman sahihtir ve firavunda m├╝mindirÔÇŁ demi┼čtir, buna ne dersin?
├ľnce Muhyiddin-i ArabiÔÇÖnin s├Âz├╝n├╝ oldu─ču gibi ele alal─▒m. Koca imam diyor ki: ÔÇťFiravun ile ├╝mitleri aras─▒na dalgalar girip, bo─čulaca─č─▒n─▒ anlay─▒nca, zillet ve ihtiya├ž kar┼č─▒s─▒nda i├ž duygusu ile AllahÔÇÖa s─▒─č─▒nd─▒ ve sahirlerin ┼č├╝phe ve ku┼čkuyu kald─▒rmak i├žin ÔÇťAlemlerin Rabbine ve Musa ile HarunÔÇÖun Rabbine iman ettikÔÇŁ dedikleri gibi i┼čgali kald─▒rmak i├žin de firavun: ÔÇť─░srailo─čullar─▒n─▒n inand─▒─č─▒ndan ba┼čka Tanr─▒ olmad─▒─č─▒na inand─▒m ve ben m├╝sl├╝manlardan─▒mÔÇŁ Allah Teala itab ve k─▒nama yoluyla ÔÇťDaha ├Ânce bildi─čini ┼čimdi mi a├ž─▒klad─▒n? Halbuki daha ├Ânce ba┼čkald─▒rm─▒┼č ve bozgunculuk etmi┼čtinÔÇŁ buyurmas─▒ da ona bir itabd─▒r.

Daha sonra Allah firavuna ÔÇťBug├╝n sadece senin cesedini koruyaca─č─▒zÔÇŁ buyurmakla ├Âl├╝m├╝nden ├Ânce kendisini kurtaraca─č─▒n─▒ ona m├╝jdelemi┼č ve hikmetini de ÔÇťSenden sonrakilere bir ibret te┼čkil etmesi i├žinÔÇť ayetiyle a├ž─▒klam─▒┼čt─▒r. Yani bu, kurtulu┼č alameti olsun i├žin. Zira azap, zahir cesedine taalluk eden garkt─▒r. Bedenini ├ž─▒karmakla seni azaptan kurtard─▒─č─▒m─▒ onlara g├Âstermi┼č olurum. Ve b├Âylece ilk olarak suya garkolmak bir azap ise de orada bo─čulup ├Âlmek bir ┼čehadettir.

 

B├╝t├╝n bunlar─▒ bildirmesi, ilahi rahmetten kimsenin ├╝mit kesmemesi i├žindir. ÔÇťDo─črusu kafirlerden ba┼čkas─▒ AllahÔÇÖ─▒n rahmetinden ├╝midini kesmezÔÇŁ (Yusuf 87) itibar sonucad─▒r. Fakat AllahÔÇÖ─▒n ÔÇťAma bizim bask─▒m─▒z─▒ g├Âr├╝p de ├Âyle inanmalar─▒ kendilerine fayda vermediÔÇŁ ayeti, fayda sa─člayan─▒n bizzat Allah oldu─čunda a├ž─▒k ve kesin bir delildir. AllahÔÇÖtan ba┼čka hi├žbir ┼čey fayda vermez. ÔÇŁAllahÔÇÖ─▒n gelip ge├žmi┼člere uygulad─▒─č─▒ kanunu budurÔÇŁ (M├╝min 85) Yani yeis halinde imanlar─▒d─▒r. Firavunun o anda ├Âld├╝r├╝lmesi de, bir daha k├╝f├╝r haline d├Ânmemesi i├žindir.

 

AllahÔÇÖ─▒n ÔÇť(Firavun) onlar─▒ (milletini) cehenneme g├Ât├╝r├╝rÔÇŁ (Hud 98) buyurdu─čuna gelince, burada firavunun kavmiyle beraber cehenneme girece─čine dair bir sarahat yoktur. Belki firavunun adamlar─▒ hakk─▒nda ÔÇťFiravunun adamlar─▒n─▒ azab─▒n en a─č─▒r─▒na sokunÔÇŁ (M├╝min 46) buyurulmu┼č ve ÔÇŁFiravunu cehenneme at─▒nÔÇť denmemi┼čtir. ├ľyle zor halde iman edenin iman─▒n─▒ kabul etmemekten Allah daha merhametlidir. Allah darda kal─▒p kap─▒s─▒n─▒ ├žalan─▒ geri ├ževirmez. Firavunun o andaki durumundan daha s─▒k─▒nt─▒l─▒ an─▒ olamaz. Nitekim Allah ÔÇťYoksa darda kalana, kendisine yakard─▒─č─▒ zaman kar┼č─▒l─▒k veren ve ba┼č─▒ndaki s─▒k─▒nt─▒y─▒ gideren mi? AllahÔÇÖ─▒n yan─▒nda bir Tanr─▒ m─▒?ÔÇť (Neml 62) buyurmu┼č, darda olan─▒n ├ža─čr─▒s─▒na hemen kar┼č─▒l─▒k verece─čini ve onu i├žine d├╝┼čt├╝─č├╝ s─▒k─▒nt─▒dan kurtaraca─č─▒n─▒ bildirmi┼čtir. Firavuna yapaca─č─▒ en b├╝y├╝k azap, onu suda bo─čmakt─▒, onu da yapt─▒.ÔÇŁ


─░┼čte Muhyiddin-i ArabiÔÇÖnin s├Âz├╝n├╝n ├Âz├╝ budur. ┼×ayet Muhyiddin-i ArabiÔÇÖnin bu s├Âz├╝ makbul m├╝d├╝r, de─čil midir? De─čilse delil nedir? Diye soracak olursan; cevab─▒nda deriz ki: Bu s├Âz├╝ s├Âyleyenin b├╝y├╝kl├╝─č├╝n├╝ kabul etmekle beraber, g├Âr├╝┼č├╝n├╝ kabul etmemiz m├╝mk├╝n de─čildir. Nihayet o da hata yapabilen bir insand─▒r. G├╝nahlardan korunma ancak peygamberlere mahsustur. Nitekim ─░mam─▒ Malik, ResulullahÔÇÖ─▒n mezar─▒n─▒ g├Âstererek ÔÇťBu mezarda yatandan ba┼čka herkes hata edebilir; s├Âzlerinde makbul olan─▒ oldu─ču gibi, makbul olmayan─▒ da olabilirÔÇŁ demi┼čtir. Bu g├Âr├╝┼čte koca imam─▒n bir hatas─▒ olabilir.

Bununla beraber yine onun ba┼čka eserlerinde Firavun, Haman ve KarunÔÇÖun cehennemde olduklar─▒na dair a├ž─▒klamalar─▒ vard─▒r. Bu koca imam─▒n eserlerinde birbirine uymayan g├Âr├╝┼čleriyle kar┼č─▒la┼čt─▒─č─▒m─▒z vakit zahiri delile uyan─▒ al─▒r, uymayan─▒ atar─▒z. Halbuki ÔÇťAma bizim bask─▒m─▒z─▒ g├Âr├╝p de ├Âyle inanmalar─▒ kendilerine fayda vermediÔÇŁ ayetiyle, TirmiziÔÇÖnin sahih olarak rivayet etti─či, yukarda ge├žen hadisi ┼čerif; yeis halindeki iman─▒n makbul olmad─▒─č─▒n─▒ kesinlikle ortaya koymaktad─▒r. Art─▒k ayete teÔÇÖvil yolunu tutup ÔÇťOnlara imanlar─▒ fayda vermedi, fayda veren AllahÔÇÖt─▒rÔÇť demeye bir sebep yoktur.

 

Bu a├ž─▒k nasslar kar┼č─▒s─▒nda b├Âyle teÔÇÖvile iltifat edilmez. Ayn─▒ zamanda bu teÔÇÖvili iptal eden delillerden birisi de KurÔÇÖan ve s├╝nnet ─▒st─▒lahlar─▒nda e┼čyan─▒n sebeplerine muzaf (kat─▒lm─▒┼č, ba─čl─▒) k─▒l─▒nmas─▒d─▒r. Art─▒k ÔÇť─░manlar─▒ onlara fayda vermezÔÇŁ dendi─či vakit, ÔÇť─░man fayda vermez de, Allah fayda verirÔÇŁ diye bir mana anla┼č─▒lmaz. Bunun ┼čerÔÇÖi manas─▒, onlar─▒n imanlar─▒ makbul de─čildir, demektir. E─čer Allah o anda onlara fayda verecek olsayd─▒, hemen suda bo─čulma azab─▒ndan onlar─▒ kurtar─▒rd─▒, halbuki kurtarmam─▒┼čt─▒r.

AllahÔÇÖ─▒n ÔÇť─░nkarc─▒lar o zaman h├╝sranda kald─▒larÔÇŁ (M├╝min 85) ayeti ÔÇťAma bizim bask─▒m─▒z─▒ g├Âr├╝p de inanmalar─▒ kendilerine fayda vermediÔÇŁ ayetinden murad─▒n, onlar─▒n b├Âyle bir anda iman etmi┼č olmalar─▒ ile k├╝f├╝r halinde kalm─▒┼č olduklar─▒n─▒n bir delilidir. Ayn─▒ zamanda b├╝t├╝n sahabe ve Tabiin ve onlardan sonra gelen imamlar, bu ayetleri hep bu ┼čekilde, sahih hadise uygun olarak tefsir etmi┼č ve hi├žbiri Muhyiddin-i ArabiÔÇÖnin fikrini ileri s├╝rmemi┼č ve bu konuda ittifak etmi┼člerdir.

 

Yeis halinde yap─▒lan iman sahih olmay─▒nca Firavunun da iman─▒n─▒n sahih olmad─▒─č─▒ anla┼č─▒lm─▒┼č olur. B├╝t├╝n bunlara ra─čmen, yeis halindeki iman─▒n sahih oldu─čunu kabul etsek bile yukarda anlatt─▒─č─▒m─▒z gibi Firavunun MusaÔÇÖya inanmad─▒─č─▒ i├žin yine iman─▒ sahih de─čildir.

Sahirler ise MusaÔÇÖya da inanm─▒┼člard─▒. KurÔÇÖan-─▒ KerimÔÇÖde anlat─▒ld─▒─č─▒ ┼čekliyle sahirlerin iman─▒ ile Firavunun iman─▒n─▒ ifade eden ayetler ├╝zerinde d├╝┼č├╝nenler, bunlar─▒ kar┼č─▒la┼čt─▒rmakla aralar─▒ndaki fark─▒ kolayl─▒kla bulurlar.

─░mam─▒n ÔÇťOnun i├žinden duydu─ču zillet ve ihtiyaca y├ÂneldiÔÇŁ demesi de ┼čayan─▒ hayrettir. ├ç├╝nk├╝ onu i├žinden ku┼čkuland─▒ran s─▒k─▒nt─▒ ne idi? O AllahÔÇÖ─▒n rububiyetini inkar, kendisini mutlak bir ilah ve b├╝y├╝k bir Rab oldu─čuna inan─▒yor ve b├Âylece MusaÔÇÖy─▒ yalanlayarak ona eziyet edip duruyordu. Bunun tutumu Resul-i EkremÔÇÖin de ÔÇť├ťmmetimin firavunudurÔÇŁ buyurdu─ču Ebu CehilÔÇÖin tutumu gibidir. Kabul edelim ki i├žinde bu ku┼čku ve ─▒zd─▒rap vard─▒, inanmad─▒ktan sonra bu ku┼čku neye yarar? Ona ÔÇť┼×imdi mi inand─▒n? Daha ├Ânce ba┼čkald─▒rm─▒┼č ve bozgunculuk etmi┼čtinÔÇŁ ayetini itaba hamletmek de cidden uzak bir ihtimaldir. Zira b├╝y├╝k imam─▒n dedi─či gibi, Firavunun yeis halindeki bu iman─▒ sahih ve makbul olsayd─▒, bu ayet yerine fazl makam─▒na yara┼čan ÔÇť─░┼čte ┼čimdi seni kabul ediyoruz ve sana ikramda bulunuyoruzÔÇŁ buyurulacakt─▒ ki ancak iman─▒n sahih oldu─čunun, HakkÔÇÖ─▒n r─▒zas─▒n─▒ m├╝stelzim (gerektiren) bulundu─čunun delili olabilirdi. Onun iman─▒n─▒ kabul edip, ondan raz─▒ olduktan sonra art─▒k, ÔÇŁ┼×imdi mi inand─▒n? Daha ├Ânce ba┼čkald─▒rm─▒┼č ve bozgunculuk etmi┼čtinÔÇŁ diye kendisine hitap etmesi uygun d├╝┼čmezdi. Birazc─▒k muhakeme yetene─či olan kimse, bu hitab─▒n raz─▒ olunan kimseye de─čil, gazaplan─▒lan kimseye oldu─čunda teredd├╝t etmez.

├ľzel olarak ÔÇťSen bozgunculuk etmi┼čtinÔÇŁ ilavesi de bu iddiay─▒ ├ž├╝r├╝t├╝r. ├ç├╝nk├╝ iman─▒ sayesinde b├╝t├╝n ge├žmi┼č g├╝nahlar─▒ yok olur. Firavunun iman─▒ kabul olsayd─▒ bu t├╝r k─▒namalara l├╝zum kalmazd─▒. B├╝t├╝n bu hitabeler AllahÔÇÖ─▒n ona gazapl─▒ oldu─čunu g├Âstermekte ve onun o ├žirkin ve i─čren├ž davran─▒┼člar─▒ sebebiyledir ki, son nefese kadar iman─▒na engel olmakta ve sonunda da MusaÔÇÖya iman etmemekte ve bu suretle faydas─▒z da olsa tam manas─▒yla iman etmemekte; ona engel olan, bu halleri oldu─čunu bildirmektedir.

├ľzellikle v├╝cudunu kurtaraca─č─▒n─▒ bildirmesi m├╝fessirlerin bu ayetten anlad─▒klar─▒ manay─▒, murad etti─činin en a├ž─▒k ve se├žik bir delilidir. M├╝fessirler diyorlar ki: Firavuna inananlar, onun bo─čulmay─▒p ba┼čka tarafa gitti─čini sand─▒lar. Onun ger├žek bir ilah olmad─▒─č─▒n─▒, bo─čulup ├Âld├╝─č├╝n├╝ onlara g├Âstermek ve insanlardan ilah olamayaca─č─▒na bir ibret ve alamet olmak ├╝zere Allah onun v├╝cudunu z─▒rh─▒ ile veya ├ž─▒plak olarak sahile ├ž─▒kartm─▒┼č ve b├Âylece herkes onun bo─čulup ├Âld├╝─č├╝n├╝ g├Ârm├╝┼č ve bildirmi┼čtir.

 

M├╝fessirler diyorlar ki: AllahÔÇÖ─▒n onu bir ├Âk├╝z ├Âl├╝s├╝ gibi, deniz kenar─▒na atmas─▒ndaki hikmet, AllahÔÇÖa kar┼č─▒ gelenlerin eninde sonunda, Allah bellerini k─▒r─▒p onlar─▒ b├Âyle peri┼čan edece─čini ─░srailo─čullar─▒na ve di─čerlerine g├Âstererek, kendilerine ├žeki d├╝zen vermelerini emretmi┼č olmas─▒d─▒r.

Bo─čulan bu kadar K─▒btiler aras─▒nda ├Âzellikle Firavunun cesedinin kenara at─▒lmas─▒nda MusaÔÇÖn─▒n do─črulu─čuna ve AllahÔÇÖ─▒n ululu─čuna a├ž─▒k deliller vard─▒r. ÔÇťDo─črusu insanlardan ├žo─ču ayetlerimizden habersizdirlerÔÇť ayetiyle sona erdirilmesindeki hikmet, bizleri bu gibi deliller ├╝zerinde d├╝┼č├╝nmeye te┼čvik ve bunlardan ders almam─▒z i├žindir. Nitekim ÔÇŁAndolsun peygamberlerin k─▒ssalar─▒nda, akl─▒ olan i├žin ibretler vard─▒r.ÔÇŁ (Yusuf 111)


--- Yorum: Hz. Ali hakk─▒nda bahsedilen hadis i├žin uydurma diyenler de vard─▒r. M├╝slimÔÇÖden rivayet olunan ResulullahÔÇÖ─▒n babas─▒ hakk─▒ndaki hadis i├žin ise ResulullahÔÇÖ─▒n bedeviye ir┼čad ve tatmin i├žin yalan s├Âyledi─čini ifade etmi┼č oluyor ki, k├╝f├╝rd├╝r.

TirmiziÔÇÖnin rivayet etti─či hadisten bahsediyor lakin bu hadis metinde ge├žmiyor. Ve ifadelerinden sanki bu hadisin ┼ču oldu─ču izlenimi veriliyor: ÔÇťAllahu Teala ZekeriyyaÔÇÖn─▒n o─člu YahyaÔÇÖy─▒ annesinin rahminde m├╝min, firavunu da annesinin karn─▒nda kafir olarak yaratm─▒┼čt─▒r.ÔÇŁ Esasen hadis ┼čudur: ÔÇť─░bn AbbasÔÇÖtan: Hz. Peygamber buyurdu ki: Cenab-─▒ Hak firavunu suda bo─čdu─ču zaman: ÔÇťBeni israilin inand─▒─č─▒ndan ba┼čka ilah olmad─▒─č─▒na inand─▒m.ÔÇŁ dedi. Cebrail buyurdu ki: ÔÇťEy Muhammed sen beni denizin ├žamurundan al─▒p (AllahÔÇÖ─▒n) rahmeti ona ula┼č─▒verir korkusuyla a─čz─▒n─▒ t─▒karken g├Ârseydin.ÔÇť (Tirmizi Tefsir-i Yunus) Bu hadis hakk─▒nda yorum ise RaziÔÇÖnin tefsirinde gelecektir.

--- Yine diyor ki ÔÇťFiravun MusaÔÇÖya inand─▒─č─▒n─▒ s├Âylemedi, dolay─▒s─▒yla iman─▒ kabul de─čil.ÔÇŁ Soruyorum: O zor ve k─▒sa zamanda ÔÇť─░nand─▒m ve ben teslim olanlardan─▒mÔÇŁ demesi, b├╝t├╝n bunlar─▒ i├žine alm─▒yor mu? Yine ├Âl├╝rken o k─▒sa anda kitaplara, meleklere, yeniden dirilmeye ┼čeklindeki ifadeleri de ayr─▒ca s├Âylemesi mi icap ediyordu? Ger├žek├ži olmak laz─▒m gelir.

--- ─░bn Adiy veTaberaniÔÇÖnin rivayet ettikleri hadise gelince; bir kere itikadi noktada hadisler m├╝tevatir ├Âzelli─či ta┼č─▒mal─▒d─▒r, yahut da kader hadislerinde oldu─ču gibi ├žok say─▒da olup kuvvet kazanmal─▒d─▒r ya da ayetlerle desteklenmelidir. Bu hadis ise Sahihaynda yoktur. Nas─▒l delil olarak al─▒n─▒r? Biz firavunun iman etti─čini ve bu iman─▒n kabul edildi─čini ayetlerle g├Âsterece─čiz. Bu ve benzeri hadisler nas─▒l ayetlerin kar┼č─▒s─▒nda durabilir? Bu izahlar─▒m─▒z Ebu Cehil i├žin s├Âylendi─či ifade edilen ÔÇť├ťmmetimin firavunudurÔÇŁ rivayeti i├žinde s├Âzkonusudur. Ve bunun nereden rivayet edildi─čini de g├Âstermiyor.

 

*** Kitap: Fusus-├╝l-Hikem (Hikmetlerin ├Âz├╝)

Yazan: ─░bn Arabi
--- Sayfa 431: AllahÔÇÖ─▒n ÔÇťBizim azab─▒m─▒z─▒ g├Ârd├╝kleri vakitde onlar─▒n iman─▒ kendilerine fayda vermez. Yunus kavmi m├╝stesna olmak ├╝zere AllahÔÇÖ─▒n kavimler hakk─▒nda adeti b├ÂyledirÔÇť mealindeki ayete gelince bu ayetteki istisnalar korkudan ileri gelen iman─▒n ahirette fayda vermeyece─čine delalet etmez. AllahÔÇÖ─▒n bundan maksad─▒, korkuyla iman edenlerden d├╝nyada azab─▒n kald─▒r─▒lmayaca─č─▒d─▒r.

 

Bundan dolay─▒ firavun kendisinde iman bulunmakla beraber ├Âld├╝r├╝ld├╝. Bu, hayat─▒ son demine yakla┼čm─▒┼č olan kimsenin ahirete g├Â├žmesi hali gibidir.

Halbuki hal karinesi, muhakkak firavunun ├Âl├╝m├╝ yak─▒n olarak beklemedi─čini g├Âsterir. ├ç├╝nk├╝ o Musa aleyhisselamÔÇÖ─▒n asas─▒yla denize vurmas─▒ndan meydana ├ž─▒kan, kuru yol ├╝zerinde m├╝minlerin y├╝r├╝d├╝klerini g├Ârd├╝. Firavun iman etti─či s─▒rada, can ├žeki┼čen bir insan─▒n aksine olarak helak olaca─č─▒n─▒ bilmedi, bundan dolay─▒ onu can ├žeki┼čen kimseler aras─▒nda saymak uygun olmaz.

 

 ┼×u halde firavun ├Âl├╝m├╝ de─čil, kurtulu┼ču bekledi─či ve buna inand─▒─č─▒ halde ─░srailo─čullar─▒n─▒n iman etti─či AllahÔÇÖa inanm─▒┼č oldu. Onun inand─▒─č─▒ ┼čey ger├žekle┼čti. Fakat bekledi─či ┼čeyin aksine ├ž─▒kt─▒. Bu sebeple Allah ona kendi nefsi hakk─▒nda ahiret azab─▒ndan kurtulmay─▒ ihsan etti ve bedenini kurtard─▒. Nas─▒l ki Allah ÔÇťSenin arkandan gelen kavme bir ayet ve alamet olmakl─▒─č─▒n i├žin bug├╝n sana bedenin ile necat veririzÔÇŁ mealindeki ayette buna i┼čaret buyurdu.

├ç├╝nk├╝ firavun suretiyle gaip olsayd─▒, kavminin ├žo─ču (O, Tanr─▒ oldu─ču i├žin) gizlendi derlerdi. Bu hale g├Âre, (bo─čulan kimsenin) firavun oldu─ču bilinmek i├žin belirli suretiyle ├Âl├╝ olarak meydana ├ž─▒kt─▒.

 

┼×u halde kurtulu┼č vaÔÇÖdi hem his bak─▒m─▒ndan, hem de mana bak─▒m─▒ndan umumi oldu. Halbuki ├╝zerine ahiret azab─▒ hak olan kimse ne kadar ayet ve alametler gelirse gelsin, elemli azab─▒ g├Ârmedik├že yani ahiret azab─▒n─▒ tatmad─▒k├ža iman etmez. ─░┼č b├Âyle olunca firavun bu z├╝mreden ├ž─▒kt─▒. ─░┼čte bu b├Âyle a├ž─▒k bir hakikattir ki KurÔÇÖanÔÇÖda bunu s├Âyledi.

Bundan sonra biz deriz ki: Firavunun iman─▒ bahsinde emir AllahÔÇÖa racidir. ├ç├╝nk├╝ b├╝t├╝n halk─▒n nefsinde onun ┼čaki oldu─ču fikri yerle┼čti.

Halbuki bu mesele hakk─▒nda onlar─▒n dayanacaklar─▒ bir nass ve h├╝k├╝m yoktur. Firavunun yolda┼člar─▒na gelince onlar i├žin ba┼čka h├╝k├╝m vard─▒r ki, onun yeri buras─▒ de─čildir.


*** Kitap: Tefsiri Kebir

Yazar: Razi
ÔÇť─░srailo─čullar─▒n─▒ denizden ge├žirdik. Firavun hemen askerleriyle beraber zulm ederek ve haddi a┼čarak pe┼člerine d├╝┼čt├╝. Nihayet su onu bo─čmaya ba┼člay─▒nca (┼č├Âyle) dedi: ÔÇť─░nand─▒m, ger├žekten ─░srailo─čullar─▒n─▒n iman etti─činden ba┼čka Tanr─▒ yokmu┼č. Ben de m├╝sl├╝manlardan─▒m. ┼×imdi mi (iman ediyorsun)? Halbuki sen bundan evvel isyan etmi┼č, daima fesat├ž─▒lardan olmu┼čtun! Biz de bug├╝n seni (cans─▒z bir) beden olarak b─▒rakaca─č─▒z ki, arkadan geleceklere ibret olas─▒n. Bununla beraber insanlar─▒n bir├žo─ču bizim ayetlerimizden cidden gafildir.ÔÇť (Yunus 90-92)


Bil ki bu ayetin laf─▒zlar─▒n─▒n tefsiri Araf suresinde ge├žmi┼čti. (138. ayette) Bunun manas─▒ ┼č├Âyledir: ÔÇťAllah Teala o ikisinin yani Hz. Musa ile Hz. HarunÔÇÖun duas─▒n─▒ kabul edince ─░srailo─čullar─▒n─▒n o belli zamanda M─▒s─▒rÔÇÖdan ├ž─▒kmalar─▒n─▒ emretti ve oradan ├ž─▒k─▒┼č yollar─▒n─▒ kolayla┼čt─▒rd─▒. Firavun ise bunlardan habersiz idi. O ─░srailo─čullar─▒n─▒n ├ž─▒k─▒p, memleketinden ayr─▒lmaya y├Âneldiklerini duyunca onlar─▒n pe┼čine d├╝┼čt├╝.

M├╝minlerin Denizden Ge├žip, Firavun  Ordusunun Bo─čulmas─▒
Cenab-─▒ Hak ÔÇťZulmederek ve haddi a┼čarakÔÇŁ buyurmu┼čtur. Ba─čy, haks─▒z olarak hakim olmay─▒ istemek demektir. Rivayet olundu─čuna g├Âre Musa kavmi ile birlikte ├ž─▒k─▒p denizin k─▒y─▒s─▒na ula┼č─▒nca ve Firavun da ordusuyla onlara yakla┼č─▒nca ─░srailo─čullar─▒ b├╝y├╝k bir korkuya kap─▒ld─▒. ├ç├╝nk├╝ onlar bo─čacak bir deniz ile imha edecek bir ordu aras─▒nda kalm─▒┼člard─▒. Bundan dolay─▒ Allah, di─čer surelerde k─▒ssan─▒n tamam─▒nda belirti─či gibi, onlara denizde bir yol ortaya ├ž─▒karmak suretiyle lutfetti. Daha sonra Musa ashab─▒yla birlikte denizdeki o yola girip denizi ge├žtiler. Allah Teala, Firavun ve ordusu da, o yoldan ge├žebilecekleri fikrine kap─▒ls─▒nlar diye o yolu kupkuru b─▒rakt─▒. Firavun ordusuyla birlikte denize girince, yar─▒lan denizin iki taraf─▒n─▒ birbirine kavu┼čturmak ve o yolu ortadan kald─▒rmak suretiyle Allah Teala onlar─▒ bo─čdu. Allah Teala Firavun ve etba─▒n─▒n ba─čyini de a├ž─▒klam─▒┼čt─▒r.

Bu ba─čy Firavun ve ordusunun ─░srailo─čullar─▒n─▒ ├Âld├╝rmeye ve zulmetmeye a┼č─▒r─▒ istek duymalar─▒d─▒r. Adv, ise haddi a┼čmakt─▒r. Daha sonra Cenab-─▒ Hak ┼čunu belirtmi┼čtir: Firavun bo─čulurken, AllahÔÇÖ─▒n kendisini o afetten, sayesinde kurtaraca─č─▒n─▒ d├╝┼č├╝nerek, kelime-i tevhidi s├Âylemi┼čtir.

 

Bu hususta ┼č├Âyle iki soru vard─▒r:
Firavun Bo─čulurken Kalben ─░nand─▒, Kavlen  S├Âylemedi
Birinci soru: ─░nsan bo─čulurken bu lafz─▒ nas─▒l s├Âyleyebilir? Binaenaleyh Allah Teala, Firavunun bo─čulurken bu kelimeyi s├Âyledi─čini nas─▒l bildirir?
Cevap: Buna ┼ču iki bak─▒mdan cevap verilir:
a) Biz Ehli S├╝nnetÔÇÖe g├Âre hakiki s├Âz ki┼činin bizzat diliyle s├Âyledi─či de─čil, i├žinden ge├žirdi─čidir. Firavun da bu s├Âz├╝ diliyle s├Âylememi┼č, i├žinden ge├žirmi┼čtir. Bu ayet, g├Ân├╝lden ge├žirilen s├Âz├╝n, ger├žek s├Âz oldu─čuna delil te┼čkil eder. ├ç├╝nk├╝ Allah Teala Firavunun bu s├Âz├╝ s├Âyledi─čini nakletmi┼čtir. Halbuki Firavunun bu s├Âz├╝ bizzat diliyle s├Âylemedi─či delil ile sabittir. Binaenaleyh dilin s├Âyledi─či s├Âz├╝n d─▒┼č─▒nda da s├Âzlerin bulundu─čunu kabul etmek gerekir ki, elde edilmek istenen netice de budur.

b) Ayette bahsedilen bo─čulmadan maksad, bo─čulma ├Âncesi hallerdir.
Firavunun ─░man─▒ Neden Makbul Olmad─▒?
─░kinci soru: Firavun ├╝├ž kez iman etmi┼čtir:
Birincisi, ayetteki (iman ettim) s├Âz├╝
─░kincisi, ÔÇťGer├žekten ─░srailo─čullar─▒n─▒n iman etti─činden ba┼čka Tanr─▒ yokÔÇŁ s├Âz├╝
├ť├ž├╝nc├╝s├╝ de, ÔÇťBen de m├╝sl├╝manlardan─▒mÔÇŁ s├Âz├╝.
O halde Firavunun iman─▒n─▒n kabul edilmeyi┼činin sebebi nedir?

Halbuki Allah Teala, kin ve ├Âfke ile hareket etmekten m├╝nezzehtir. Bu sebeple ÔÇŁAllah kin ve ├Âfkesinden dolay─▒ onun bu ikrar─▒n─▒ kabul etmemi┼čtirÔÇŁ denilemez.

Cevap: Alimler bu hususta ┼ču izahlar─▒ yapm─▒┼člard─▒r:
1) O tam azab-─▒ ilahi inerken iman etmi┼čtir. O esnadaki iman ise makbul de─čildir. ├ç├╝nk├╝ azap inerken durum mecburiyet vaktine girmi┼č olur. Bu vakitte ise t├Âvbe makbul olmaz. ─░┼čte bu sebepten ├Ât├╝r├╝ Allah Teala ÔÇťAllahÔÇÖ─▒n h─▒┼čm─▒n─▒ g├Ârd├╝kleri zaman yapacaklar─▒ iman fayda vermezÔÇŁ buyurmu┼čtur.


2) Firavun bu s├Âz├╝, sayesinde ba┼č─▒ndaki bo─čulma belas─▒n─▒ ve s─▒k─▒nt─▒s─▒n─▒ savu┼čturmak i├žin s├Âylemi┼čtir. Yoksa bundan maksad─▒, AllahÔÇÖ─▒n Vahdaniyyetini, Rububiyyetinin izzetini ve kullu─čun zilletini itiraf de─čildir. Bu durumda, o bu s├Âz├╝ ihlasla s├Âylememi┼čtir ve dolay─▒s─▒yla kabul edilmemi┼čtir.

Firavunun ─░man─▒ Taklidi ─░di
3) Bu ikrar s─▒rf taklide dayal─▒ idi. Baksana o ÔÇťGer├žekten ─░srailo─čullar─▒n─▒n iman etti─činden ba┼čka Tanr─▒ yokmu┼čÔÇť demi┼č ve b├Âylece AllahÔÇÖ─▒ tan─▒mad─▒─č─▒n─▒, ama ─░srailo─čullar─▒ndan alemin bir ilah─▒ bulundu─čunu duydu─čunu ifade etmi┼čtir. B├Âylece o, ─░srailo─čullar─▒n─▒n var oldu─čuna inand─▒klar─▒n─▒ duydu─ču o ilah─▒ ikrar etmi┼čtir. Demek ki bu s─▒rf bir taklid olmu┼čtur. Bundan dolay─▒ da bu iman kabul edilmemi┼čtir.

 

Bu hususta esas izah ┼čudur: Firavun, Ta-ha suresinde de a├ž─▒klad─▒─č─▒m─▒z gibi bir dehri olup, AllahÔÇÖ─▒n varl─▒─č─▒n─▒ kabul etmeyenlerdendi. B├Âylesi ├žok yanl─▒┼č inan├žlar─▒n karanl─▒─č─▒, ancak kesin delillerin ve yakini h├╝ccetlerin nuruyla giderilebilir. Fakat s─▒rf taklit buna fayda vermez. ├ç├╝nk├╝ taklit, taklitin karanl─▒─č─▒n─▒, daha ├Ânceki cehaletin karanl─▒─č─▒na eklemektir.


4) Baz─▒ kitaplarda ┼čunu g├Ârd├╝m: ─░srailo─čullar─▒ndan baz─▒ kabileler denizi ge├žtiklerinde buza─č─▒ya tapm─▒┼člard─▒r. Binaenaleyh Firavun: ÔÇťGer├žekten ─░srailo─čullar─▒n─▒n iman etti─činden ba┼čka Tanr─▒ yokmu┼čÔÇŁ deyince onun bu s├Âz├╝, onlar─▒n o vakitte ibadet ettikleri buza─č─▒ manas─▒na hamledilir. B├Âylece bu s├Âz onun k├╝fr├╝n├╝n artmas─▒na sebep olmu┼č olur.


5) Yahudilerin kalpleri te┼čbih ve tecsim inanc─▒na meyyal idi. i┼čte bu sebepten ├Ât├╝r├╝ Allah TealaÔÇÖn─▒n o buza─č─▒n─▒n v├╝cuduna girip, hulul etti─čine inand─▒lar─▒ i├žin buza─č─▒ya tapt─▒lar. Durum b├Âyle olunca Firavun da ÔÇť─░man ettim. Ger├žekten ─░srailo─čullar─▒n─▒n iman etti─činden ba┼čka Tanr─▒ yokturÔÇŁ demi┼čtir. B├Âylece sanki o, cisim olarak hulul edici ve nuzul edici (inici) tavsif edilen bir ilaha iman etmi┼č olur. B├Âyle inanan herkes kafirdir. ─░┼čte bundan dolay─▒ Firavunun iman─▒ kabul edilmemi┼čtir.


6) Belki de iman ancak hem AllahÔÇÖ─▒n birli─čine hem de MusaÔÇÖn─▒n n├╝b├╝vvetini kabul etmekle tamamlan─▒yordu. Binaenaleyh Firavun bu s├Âz├╝yle AllahÔÇÖ─▒n birli─čini kabul edip, MusaÔÇÖn─▒n n├╝b├╝vvetini itiraf etmeyince iman─▒ sahih olmam─▒┼čt─▒r. Bunun bir benzeri de mesela kafirlerden birisinin bin defa ÔÇťAllahÔÇÖtan ba┼čka ilah olmad─▒─č─▒na ┼čahadet ederimÔÇŁ deyip, bunun yan─▒ s─▒ra ÔÇťHz. MuhammedÔÇÖin de, OÔÇÖnun peygamberi oldu─čuna ┼čehadet ederimÔÇŁ demese, onun iman─▒n─▒n sahih olmay─▒┼č─▒d─▒r. i┼čte burada da b├Âyledir.


7) Ke┼č┼čaf sahibi ┼čunu rivayet eder: Cebrail, Firavuna (daha ├Ânceden) ÔÇťEfendisinin mal─▒ ve nimetleri i├žerisinde b├╝y├╝y├╝p sonra nank├Ârl├╝k ederek onun ├╝zerindeki haklar─▒n─▒ inkar eden ve efendisi d─▒┼č─▒nda efendilik iddia eden bir k├Âle hakk─▒nda siz emirin g├Âr├╝┼č├╝ nedir?ÔÇť diye bir soru sormu┼čtu. Firavunda buna cevaben ┼čunu yazm─▒┼čt─▒: ÔÇťEbuÔÇÖl Abbas Velid b. MusÔÇÖab der ki: Efendisine kar┼č─▒ gelen ve onun nimetlerini inkar eden k├Âlenin cezas─▒ denizde bo─čulmakt─▒r.ÔÇŁ Sonra Firavun denizde bo─čulurken, Cebrail bu cevab─▒n─▒ onun g├Âz├╝n├╝n ├Ân├╝ne getirdi. Ayetteki ÔÇŁ┼×imdi mi (iman ediyorsun?) halbuki sen bundan evvel isyan etmi┼č, daima fesat├ž─▒lardan olmu┼čtunÔÇŁ ifadesi ile ilgili olarak da birka├ž soru var:
Birinci soru: Bu s├Âz├╝ s├Âyleyen kimdir?
Cevap: Rivayetler bu s├Âz├╝ CebrailÔÇÖin s├Âyledi─čini g├Âstermektedir. Cebrail ÔÇťSen daima fesat├ž─▒lardan olmu┼čtunÔÇŁ s├Âz├╝n├╝ Firavunun: ÔÇťBen de m├╝sl├╝manlardan─▒mÔÇŁ s├Âz├╝ne bir kar┼č─▒l─▒k olarak s├Âylemi┼čtir. Baz─▒ alimler bu s├Âz├╝ Allah TealaÔÇÖn─▒n ona s├Âyledi─čini ileri s├╝rm├╝┼čler ve ÔÇť├ç├╝nk├╝ bundan sonra Cenab-─▒ Hak, ÔÇťBiz de bug├╝n seni (cans─▒z bir) beden olarak b─▒rakaca─č─▒z ki, arkandan geleceklere ibret olas─▒nÔÇŁ buyurmu┼čtur. Bu son c├╝mle AllahÔÇÖtan ba┼čkas─▒na ait olamazÔÇŁ demi┼člerdir.

Tevbenin Kabul├╝ Aklen Vacip De─čildir
─░kinci soru: Ayetin zahiri, Firavunun t├Âvbesinin daha ├Ânceki isyan─▒ndan ve fesad─▒ndan ├Ât├╝r├╝ kabul edilmedi─čine delalet etmektedir. Halbuki b├Âyle bir gerek├že onun tevbesinin kabulune mani olamaz?

Cevap: Alimlerimizin mezhebine g├Âre aklen tevbeyi kabul etmek AllahÔÇÖa vacip de─čildir. Alimlerimizin bu g├Âr├╝┼člerinin do─črulu─čunu g├Âsteren delillerden birisi de bu ayettir. Hem sonra bu kabul olunmay─▒┼č─▒n gerek├žesi s─▒rf daha ├Ânceki isyan olmay─▒p, o isyan─▒n yan─▒ s─▒ra Firavunun m├╝fsidlerden olu┼čudur.
Cebrail Firavunun A─čz─▒n─▒ T─▒kam─▒┼č m─▒d─▒r?
├ť├ž├╝nc├╝ soru: CebrailÔÇÖin Firavuna k─▒zd─▒─č─▒ i├žin, t├Âvbe edemesin diye onun a─čz─▒na ├žamur doldurmas─▒ do─čru mudur?
Cevap: Do─čruya en yak─▒n olan, bunun do─čru olmamas─▒d─▒r. ├ç├╝nk├╝ o durumda ya m├╝kellefiyetin devam etti─či yahut da art─▒k bulunmad─▒─č─▒ s├Âylenebilir. E─čer m├╝kellefiyet s├Âzkonusu ise CebrailÔÇÖin onun t├Âvbesine mani olmas─▒ caiz olmaz. Aksine CebrailÔÇÖin hem t├Âvbesi, hem de her t├╝rl├╝ taat─▒ hususunda ona yard─▒m etmesi gerekir. ├ç├╝nk├╝ Hak Teala ÔÇť─░yilik etmek ve fenal─▒ktan sak─▒nmak hususunda yard─▒mla┼č─▒n. G├╝nah i┼člemek ve haddi a┼čmak hususunda yard─▒mla┼čmay─▒nÔÇŁ (Maide 2) buyurmu┼čtur.

 

Hem sonra Cebrail Firavuna, rivayet edildi─či gibi mani olsayd─▒, Firavunun t├Âvbe etmesi yine m├╝mk├╝nd├╝. Dilsiz kimse kalbi ile pi┼čmanl─▒k duymak ve o k├Ât├╝ i┼čleri yeniden yapmamaya azmetmek suretiyle t├Âvbe etmi┼č olur.

Bu durumda CebrailÔÇÖin bunu yapmas─▒ bir engel te┼čkil etmez. E─čer Cebrail onun tevbesine mani olmu┼č olsayd─▒, Firavunun k├╝f├╝r ├╝zere kalmas─▒na raz─▒ olmu┼č olurdu. Halbuki k├╝fre r─▒za k├╝f├╝rd├╝r.

 

Di─čer bir husus da ┼čudur: Cenab-─▒ HakkÔÇÖ─▒n Hz. Musa ile HarunÔÇÖa: ÔÇŁOna yumu┼čak s├Âz s├Âyleyin olur ki nasihat dinler yahut (AllahÔÇÖtan) korkarÔÇŁ (Taha 44) deyip, sonra da CebrailÔÇÖe, Firavunun iman etmesine mani olmas─▒n─▒ emretmesi AllahÔÇÖa nas─▒l yak─▒┼č─▒r?

E─čer Cebrail bunu AllahÔÇÖtan ald─▒─č─▒ emirle de─čil, kendili─činden yapm─▒┼čt─▒rÔÇŁ denirse; bunu da, hem CebrailÔÇÖin ÔÇťBiz senin Rabbinin emri olmad─▒k├ža inmeyizÔÇŁ (Meryem 64) ┼čeklindeki s├Âz├╝, hem de Cenab-─▒ HakkÔÇÖ─▒n, meleklerin ├Âzelliklerinden bahsedeken s├Âyledi─či ÔÇťBunlar s├Âzleriyle asla AllahÔÇÖ─▒n ├Ân├╝ne ge├žemezler (kendiliklerinden bir ┼čey yapamazlar) ÔÇŽOnlar AllahÔÇÖ─▒n korkusundan tir tir titrerlerÔÇť (Enbiya 27-28) ayetleri ge├žersiz k─▒lar.

Fakat ÔÇťM├╝kellefiyet o esnada art─▒k Firavundan kalkm─▒┼čt─▒ÔÇť denilirse, bu durumda da, CebrailÔÇÖe isnad edilen o i┼čin kesinlikle bir hikmeti kalmaz.


Firavunun Cesedinin Mahfuz B─▒rak─▒lmas─▒
Daha sonra Cenab-─▒ Hak ÔÇťBiz de bug├╝n seni (cans─▒z bir) beden olarak b─▒rakaca─č─▒zÔÇŁ buyurmu┼čtur. Bu hususta ┼ču izahlar yap─▒lm─▒┼čt─▒r:
1) ÔÇŁBiz seni yery├╝z├╝n├╝n y├╝ksek bir yerine (NecveÔÇÖye) ataca─č─▒zÔÇŁ
2) Biz seni denizden ├ž─▒kar─▒p kavminin d├╝┼čt├╝─č├╝, batt─▒─č─▒ denizin dibine batmaktan kurtaraca─č─▒z. Fakat bu, sen bo─čulduktan sonra olacak, ayetteki ÔÇťbi bedenikeÔÇŁ s├Âz├╝ ÔÇťhalÔÇŁ yerindedir. Yani sende bir ruh (can) olmaks─▒z─▒n cesed olarak demektir.
3) Bu alay etme yoluyla Firavuna kurtulu┼ču vaad etmektir. Bu t─▒pk─▒ ÔÇŁOnlar─▒ elim bir azap ile m├╝jdeleÔÇŁ (Tevbe 34) ifadesindeki ÔÇťm├╝jdeÔÇŁ kelimesindeki incelik gibidir. Sanki bu s├Âzle Firavuna: ÔÇťBiz seni kurtaraca─č─▒z ancak bu kurtulu┼č can─▒n i├žin de─čil, cesedin i├žin olacakt─▒r!ÔÇť denilmektedir. B├Âyle s├Âzler bazen istihza i├žin s├Âylenir. Nitekim: ÔÇťSeni azad edece─čim ama ├Âld├╝kten sonraÔÇŁ, ÔÇťSeni hapisten kurtaraca─č─▒m ancak ├Âl├╝m├╝nden sonraÔÇŁ denilmesi gibi.
4) Baz─▒lar─▒ kelimeyi noktas─▒z olarak (nunhike) okumu┼člard─▒r ki bu, ÔÇťBiz seni denizin k─▒y─▒s─▒na ataca─č─▒zÔÇŁ demektir. ├ç├╝nk├╝ Firavun bo─čulduktan sonra denizin bir k─▒y─▒s─▒na at─▒lm─▒┼čt─▒r.

 KaÔÇÖb: ÔÇŁSu onu sahile adeta bir ├Âk├╝z gibi atm─▒┼čt─▒rÔÇŁ demi┼čtir. Ayetteki ÔÇťbedeniniÔÇť tabiriyle ilgili ┼ču izahlar yap─▒lm─▒┼čt─▒r:
1) Daha ├Âncede s├Âyledi─čimiz gibi bu kelime ÔÇťhalÔÇŁ mahallindedir, yani ÔÇŁcans─▒z s─▒rf bir cesed olarakÔÇť demektir.
2) Bundan maksad ÔÇťSenin bedenini bozulmadan, sa─člam olarak kurtar─▒p sahile ataca─č─▒zÔÇŁ manas─▒d─▒r.
3) ÔÇťBedenini ├ž─▒r─▒l├ž─▒plak denizden ├ž─▒karaca─č─▒zÔÇŁ
4) Bu kelimeye ÔÇŁz─▒rhÔÇŁ manas─▒ da verilmi┼čtir. Yani ÔÇťSeni z─▒rh─▒nla ├ž─▒karaca─č─▒zÔÇť demektir. Leys: ÔÇťBedenÔÇŁ k─▒sa z─▒rh demektir. Binaenaleyh ÔÇťBedeninleÔÇŁ ifadesi ÔÇťz─▒rh─▒nlaÔÇŁ demektir. Bu mana ─░bn AbbasÔÇÖtan nakledilmi┼čtir.

─░bn Abbas ┼č├Âyle demi┼čtir: ÔÇťFiravunun ├╝zerinde, sayesinde tan─▒n─▒p, bilindi─či, alt─▒n bir z─▒rh vard─▒. Allah onu tan─▒ns─▒n diye sudan bu z─▒rh ile ├ž─▒kard─▒. Ben derim ki: E─čer bu do─čruysa hadise Hz. Musa i├žin bir mucize olmu┼č olur.


Ba┼čkalar─▒na ─░bret Olmas─▒
Hak TealaÔÇÖn─▒n ÔÇťki arkandan geleceklere bir ibret olas─▒nÔÇť ifadesiyle ilgili olarak ┼ču manalar verilmi┼čtir:
a) Firavunun, Tanr─▒ oldu─čuna inananlar, onun bo─čuldu─čunu g├Âzleriyle g├Ârmedik├že bunu yalanlayacaklar ve ├Âyle kimselerin ├Âlmeyeceklerini iddia edeceklerdi. Bundan dolay─▒ Allah Teala onlar onu g├Ârs├╝nler ve kalplerindeki ┼č├╝pheleri silinsin gitsin diye Firavunun halini, onu sudan oldu─ču gibi ├ž─▒kararak ortaya koymu┼čtur. Firavunun cesedinin at─▒ld─▒─č─▒ yerin ─░srailo─čullar─▒n─▒n ├žok u─črad─▒klar─▒ bir yer oldu─ču da rivayet edilmi┼čtir.
b) Allah TealaÔÇÖn─▒n, insanlar─▒n Firavunun ÔÇťBen sizin en b├╝y├╝k RabbinizimÔÇŁ dedi─čini duyup i┼čitmelerinden sonra insanlara onu bu zelil ve hakir vaziyette g├Âstermeyi murad etmi┼č olmas─▒ da uzak bir ihtimal de─čildir. B├Âylece bu, insanlar─▒ onun yolu gibi yollardan al─▒koymu┼č olur ve insanlar onun daha d├╝n, ululuk ve azametin zirvesinde oldu─čunu iddia ederken daha sonra durumunun g├Ârd├╝kleri o vaziyete d├Ân├╝┼č├╝n├╝ m├╝┼čahade etmi┼č olurlar.
c) Baz─▒lar─▒ kelimeyi kaf ile (limen halagake) ÔÇťSeni yaratan i├žinÔÇŁ ┼čeklinde okurlar. Bu ÔÇťTa ki sen, seni yaratan─▒n di─čer mucizeleri gibi bir mucize olas─▒nÔÇŁ demektir.
d) Allah Teala Firavunu b├╝t├╝n ordusuyla suya garkedip sonra da ordusundan hi├ž kimseyi denizin dibinden ├ž─▒karmay─▒p, sadece Firavunun cesedini ├ž─▒kar─▒nca, bu enteresan halin Firavuna has k─▒l─▒nmas─▒ AllahÔÇÖ─▒n kudretinin m├╝kemmelli─čine ve Hz. MusaÔÇÖn─▒n peygamberli─činin do─črulu─čuna delalet etmi┼č olur.


K─▒ssadan ─░bret Alman─▒n L├╝zumu
Hak TealaÔÇÖn─▒n ÔÇťBununla beraber insanlardan bir ├žo─ču ayetlerimizden cidden gafildirÔÇŁ buyru─čuna gelince; g├Âr├╝nen odur ki, Allah Teala Hz. Musa ve Firavunun k─▒ssas─▒n─▒ zikredip Firavunun ak─▒betini belirtip, s├Âz├╝ bu ifade ile bitirince ve Hz. MuhammedÔÇÖe b├Âyle hitap edince; bu ├╝mmet-i MuhammedÔÇÖi delillerden y├╝z ├ževirmeden al─▒koyup, onlar─▒ deliller ile d├╝┼č├╝nmeye ve onlardan ibret almaya sevketmi┼č olur. ├ç├╝nk├╝ bu k─▒ssalar─▒n zikredilmesinin maksad─▒ ibret almakt─▒r. Nitekim Cenab-─▒ Hak ÔÇŁAndolsun onlar─▒n k─▒ssalar─▒n─▒ a├ž─▒klamada salim ak─▒l sahipleri i├žin birer ibret vard─▒rÔÇŁ (Yusuf 111) buyurmaktad─▒r.


*** Razi: ÔÇťAzab─▒m─▒z gelip ├žatt─▒─č─▒ zaman iman edip de bu iman─▒ kendisine fayda vermi┼č bir memleket bulunsayd─▒ ya! (Bu asla vaki olmam─▒┼čt─▒r.) Ancak YunusÔÇÖun kavmi m├╝stesnad─▒r ki, bunlar iman edince kendilerinden d├╝nya hayat─▒ndaki r├╝svayl─▒k azab─▒n─▒ uzakla┼čt─▒r─▒p giderdik ve onlar─▒ muayyen bir m├╝ddete kadar d├╝nya hayat─▒ndan faydaland─▒rd─▒k.ÔÇŁ (Yunus 98)
Azap gelip ├žatt─▒ktan sonra iman: Hz. YunusÔÇÖun Kavmi Bil ki Allah Teala biraz ├Ânce ÔÇť├ťzerlerine Rabbinin kelimesi hak olmu┼č bulunanlar (yok mu?) Onlar kendilerine herhangi bir ayet (mucize) gelmi┼č olsa dahi, ac─▒ veren bir azab─▒ g├Ârmedik├že iman etmezlerÔÇť buyurunca, onun pe┼činden bu ayeti getirmi┼čtir. Zira bu ayet YunusÔÇÖun kavminin inkar ettikten sonra iman ettiklerine ve o imanlar─▒ndan da yararland─▒klar─▒na delalet eder ki, bu da kafirlerin iki k─▒s─▒m oldu─čunu g├Âsterir:
a) ├ťzerlerine k├╝f├╝r damgas─▒ vurulanlar
b) ├ťzerlerine iman m├╝hr├╝ bas─▒lanlar
Binaenaleyh AllahÔÇÖ─▒n h├╝kmetti─či her ┼čey olacakt─▒r. Ayetle ilgili birka├ž mesele vard─▒r.

Birinci mesele: Levla, hella (ke┼čkeÔÇŽ, olsayd─▒ ya!) anlam─▒ndad─▒r. Buna g├Âre mana ÔÇŁ─░mha etti─čimiz o beldelerden tek bir belde ke┼čke azab─▒ g├Ârmeden ├Ânce k├╝f├╝rlerinden vazge├žip imanlar─▒nda ihlasl─▒ olsalard─▒! YunusÔÇÖun kavmi hari├žÔÇŽÔÇŁ ┼čeklinde olur. Lafz─▒n zahiri YunusÔÇÖun kavminin s├Âz konusu memleketlerden istisna edilmesini gerektirir. Ancak ne var ki mana YunusÔÇÖun kavminin belde ehlinden istisna edilmesi ┼čeklindedir. O halde bu ÔÇťAncak ne var ki YunusÔÇÖun kavmi iman edince, biz onlara ┼č├Âyle ┼č├Âyle yapt─▒kÔÇŽÔÇŁ manas─▒nda bir istisna-y─▒ munkat─▒ÔÇÖd─▒r.

─░kinci mesele: Rivayet olundu─čuna g├Âre Yunus, Musul topraklar─▒ndan NinovaÔÇÖya peygamber olarak g├Ânderilmi┼čti. Onlar YunusÔÇÖu tekzib edince, o onlara k─▒zarak oradan ayr─▒ld─▒. Onlar onu kaybedince de kendilerine bir azap gelece─či endi┼česine d├╝┼čt├╝ler de y─▒rt─▒k p─▒rt─▒k elbiseler giyerek k─▒rk gece feryat ve figan ettiler. Yunus da onlara: ÔÇŁSizin m├╝ddetiniz k─▒rk gecedirÔÇŁ demi┼čtir. Bunun ├╝zerine onlar: ÔÇťBiz helak edici sebepleri g├Âr├╝rsek sana iman ederizÔÇŁ demi┼člerdi. Otuzbe┼č gece ge├žince g├Âky├╝z├╝nde alabildi─čine siyah bir bulut belirdi. M├╝teakiben bundan da ┼čiddetli bir duman zuhur ederek, o duman ┼čehri sar─▒ncaya kadar al├žald─▒. B├Âylece evlerinin ├žat─▒lar─▒n─▒ simsiyah etti de onlar bunun ├╝zerine sahraya ├ž─▒kt─▒lar ve kad─▒nlarla ├žocuklar─▒n─▒, hayvanlarla yavrular─▒n─▒ birbirlerinden ay─▒rd─▒lar. B├Âylece onlar birbirlerine hasret duydular da sesleri y├╝kseldi, yalvar─▒p yakarmalar artt─▒ ve onlar imanlar─▒n─▒ izhar ettiler, tevbe ederek AllahÔÇÖa yalvar─▒p yakard─▒lar. Allah da onlara merhamet etti ve onlardan bu hali giderdi. O g├╝n hem Cuma idi, hem de a┼čure g├╝n├╝ idi.

 

 ─░bn MesudÔÇÖdan ┼ču rivayet edilmi┼čtir: ÔÇťOnlar─▒n tevbeleri, zul├╝mleri giderecek, haks─▒zl─▒klara mani olabilecek bir dereceye varm─▒┼čt─▒. Hatta birisi evinin temeline ba┼čkas─▒na ait bir ta┼č─▒ koymu┼č ise onu (evini y─▒karak) ├ž─▒kar─▒p sahibine verebiliyordu.

ÔÇť┼×u da rivayet edilmi┼čtir: ÔÇťOnlar alimlerinden hayatta olan ya┼čl─▒ birisinin yan─▒na var─▒p: ÔÇťBa┼č─▒m─▒za azap geldi, ne yapmam─▒z─▒ tavsiye edersin?ÔÇť dediler. O ya┼čl─▒ bilgin onlara: ÔÇťEy hi├žbir canl─▒ yok iken Hayy olan, ey ├Âl├╝leri dirilten Hayy, ey kendisinden ba┼čka ilah olmayan Hayy (diri) diye dua edinizÔÇť dedi. Onlar da bu ┼čekilde dua edince Cenab-─▒ Hak onlardan bu azab─▒ kald─▒rd─▒.

ÔÇť Fazl b. AbbasÔÇÖtan, onlar─▒n ┼č├Âyle dua etti─či rivayet edilmi┼čtir: ÔÇťRabbena! G├╝nahlar─▒m─▒z haddi a┼čt─▒, b├╝y├╝k oldu. Sen onlardan daha b├╝y├╝k ve y├╝cesin. Binaenaleyh bize ┼čan─▒na yak─▒┼čan─▒ yap. Bize m├╝stehak oldu─čumuz ┼čeyleri yapma.ÔÇŁ


├ť├ž├╝nc├╝ mesele: Birisi ┼č├Âyle diyebilir: ÔÇŁAllah Teala i┼čin sonunda Firavunun tevbe etti─čini, fakat tevbesinin kabul edilmedi─čini; YunusÔÇÖun kavminin ise tevbe ettiklerini ve tevbelerinin de kabul edildi─čini bildirmi┼čtir. Bu ikisi aras─▒nda fark nedir?


Cevap: Firavun azab-─▒ ilahiyi g├Âr├╝p m├╝┼čahade ettikten sonra tevbe etmi┼čtir. YunusÔÇÖun kavmi ise azab─▒ g├Ârmeden tevbe etmi┼člerdir. ├ç├╝nk├╝ onlara azab-─▒ ilahinin yakla┼čt─▒─č─▒na delalet eden emare ve i┼čaretler belirince, azab─▒ g├Ârmeden hemen tevbe etmi┼člerdi. Dolay─▒s─▒yla bu ikisi aras─▒ndaki fark ortaya ├ž─▒kmaktad─▒r.


*** Razi: ÔÇťAllahÔÇÖtan ba┼čka ilah yoktur. En g├╝zel isimler OÔÇÖnundur.ÔÇŁ (Taha 8)
Kalbin tasdikine gelince bu tasdik dilin ikrar─▒ndan uzak olursa bu durumda birka├ž durum oraya ├ž─▒kabilir:
1) Tefekk├╝r edip AllahÔÇÖ─▒ tan─▒yan ama bu tan─▒man─▒n ├╝zerinden kelime-i ┼čehadeti telaffuz edebilece─či bir vakit ge├žmeksizin bu tan─▒y─▒┼č─▒ ├╝zere ├Âlen kimseye gelince, baz─▒ kimseler bunun iman─▒n─▒n tam olmad─▒─č─▒n─▒ s├Âylemi┼člerdir. Ama ger├žek olan onun iman─▒n─▒n tam olmas─▒d─▒r. ├ç├╝nk├╝ o m├╝kellef oldu─ču ┼čeyi yerine getirmi┼č ama onu lisan─▒yla ifade edememi┼čtir. Binaenaleyh o sorumlu olarak kalmaz. Kitaplar─▒n birisinde ┼čunu g├Ârd├╝m: ├ľl├╝m mele─činin, aln─▒ ├╝zerinde, m├╝min kimse onu g├Ârd├╝─č├╝nde kelime-i ┼čehadeti hat─▒rlas─▒n diye ÔÇťLa ilahe illallahÔÇť yaz─▒l─▒d─▒r. Binaenaleyh onun bunu hat─▒rlamas─▒ bizzat onun kendi ifadesinin yerini tutar.
2) AllahÔÇÖ─▒ tan─▒y─▒p fakat bu tan─▒man─▒n ├╝zerinden kelime-i ┼čehadeti telaffuz edecek bir vakitte ge├žen ancak ne var ki bu ikrarda bulunmayan kimsenin durumu. Gazali, bu hususta ┼č├Âyle der: ÔÇťLisan kalbin terc├╝man─▒d─▒rÔÇŁ denilebilir. Binaenaleyh esas maksat kalpde tahakkuk edince, onun o kelime-i ┼čehadeti telaffuzdan imtina edi┼či, onun t─▒pk─▒ namaz ve zekattan imtina edi┼či gibidir. ├ľyleyse bu kimse daha nas─▒l cehennemliklerden olabilir? Hz. Peygamber de ÔÇťKalbinde zerre kadar iman bulunan kimse, cehennemden ├ž─▒karÔÇŁ (Buhari, M├╝slim) buyurmu┼čtur. Halbuki bu adam─▒n kalbi imanla doludur. Di─čer alimlerde ┼č├Âyle demi┼člerdir: ─░man ve k├╝f├╝r ┼čerÔÇÖi hususlard─▒r. Biz bu kelimeyi (kelime-i ┼čehadeti) s├Âylemekten imtina edenin, kafir oldu─čunu anlar, biliriz.


*** Razi: ÔÇťOna yumu┼čak s├Âz s├Âyleyin, olur ki nasihat dinler yahut AllahÔÇÖtan korkarÔÇŁ ( Taha 44)
Allah TealaÔÇÖn─▒n bu hususta ha┼ča teredd├╝tte oldu─ču manas─▒ kasdedilmi┼č olamaz. ├ç├╝nk├╝ bu Allah hakk─▒nda d├╝┼č├╝n├╝lemez. Aksine bu ifade ile kasdedilen ÔÇťFiravunun nasihat dinleyece─čini yahut AllahÔÇÖtan korkaca─č─▒n─▒ umarak yumu┼čak konu┼čunÔÇŁ manas─▒d─▒r. Bil ki kalbin ├╝├ž hali vard─▒r:


a) HakÔÇÖda sebat ve ─▒srar
b) Bat─▒lda ─▒srar
c) Her ikisi hususunda da tevakkuf etmesi (bir karara varmamas─▒)
Firavun bat─▒lda ─▒srarl─▒ idi ki bu, ├╝├ž halin en k├Ât├╝s├╝d├╝r. ─░┼čte Cenab-─▒ Hak bundan ├Ât├╝r├╝ ÔÇťOna yumu┼čak s├Âyleyin olur ki nasihat dinler yahut AllahÔÇÖtan korkar.ÔÇŁ B├Âylece inkar─▒ndan, hakk─▒ kabule gelir. ─░nkar─▒ndan kabule d├Ânmese bile, en az─▒ndan kalbinde bir korku meydana gelir de hi├ž olmazsa inkar─▒n─▒ b─▒rak─▒r. ─░krara ge├žmese bile inkar─▒n─▒ b─▒rakmas─▒, inkarda ─▒srar─▒ndan daha ehvendirÔÇť buyurmu┼čtur.

 

Bil ki bu m├╝kellef tutman─▒n (teklifin) s─▒rr─▒n─▒ ancak Allah bilir. ├ç├╝nk├╝ Allah Teala onun kesinlikle iman etmeyece─čini bildi─čine g├Âre, Firavunun iman etmesi AllahÔÇÖ─▒n de─či┼čmez ilminin z─▒dd─▒na bir ┼čey olurdu. Binaenaleyh bu demektir ki Allah Teala onun iman─▒n─▒n imkans─▒zl─▒─č─▒n─▒ biliyordu. Bunu bildi─čine g├Âre daha nas─▒l Hz. MusaÔÇÖya b├Âyle yumu┼čak davranmas─▒n─▒ emretmi┼č ve Firavunda bunun olmayaca─č─▒n─▒ bile bile, onu AllahÔÇÖa davet etmede alabildi─čine iyi davranmas─▒n─▒ bildirmi┼čtir? Sonra farzet ki Mutezile bu soru hususunda bunu ├ž├╝r├╝tecek bir ┼č├╝phe zikretmeksizin, bu imkans─▒zl─▒─č─▒ m├╝naka┼ča etmi┼čtir. Fakat onlar da AllahÔÇÖ─▒n, Firavundan bu iman─▒n sad─▒r olmayaca─č─▒n─▒ bildi─čini, Firavunun Hz. MusaÔÇÖn─▒n kendisine g├Ânderilmesiyle ilahi cezaya m├╝stehak olmaktan ba┼čka istifade edemeyece─čini kabul etmi┼člerdir.

Binaenaleyh onunla kendi karn─▒n─▒ yar─▒p ba─č─▒rsaklar─▒n─▒ par├žalayaca─č─▒n─▒ bildi─či bir kimsenin eline b─▒├žak vermek, sonra da ÔÇťBen bu b─▒├ža─č─▒ ona iyilik olsun diye verdimÔÇŁ demek, rahim ve kerim olan zata nas─▒l uygun d├╝┼čer? Karde┼čim, ak─▒llar bu s─▒rlar─▒ bilmeye g├╝├ž yetiremezler ve bunun teslim olmak, (oldu─ču gibi kabul edip inanmaktan) itiraz─▒ b─▒rakmaktan, kalben (d├╝┼č├╝nce bak─▒m─▒ndan) ve lisanen susmaktan ba┼čka yolu yoktur.

KaÔÇÖbÔÇÖ─▒n ┼č├Âyle dedi─či rivayet edilmi┼čtir: ÔÇťKaÔÇÖbÔÇś─▒n yemin etti─či zata (AllahÔÇÖa) yemin olsun ki, bu husus TevratÔÇÖta ÔÇťOna yumu┼čak s├Âz s├Âyleyin, ama Ben onun kalbini kat─▒la┼čt─▒raca─č─▒m ve o iman edemeyecekÔÇŁ ┼čeklinde ifade edilmi┼čtir.


*** Nisa 17: ÔÇŁAllah ancak, bilmeyerek k├Ât├╝l├╝k yap─▒p da hemen tevbe edenlerin tevbesini kabul eder. Ve Allah hakk─▒yla bilendir, hakim oland─▒r.ÔÇŁ
Nisa 18: ÔÇŁVe tevbe o kimse i├žin de─čildir ki, g├╝nahlar─▒ yapar dururlar. Vakta ki kendilerinden birine ├Âl├╝m gelip ├žat─▒nca: Ben ┼čimdi tevbe ettim, der ve kafir olduklar─▒ halde ├Âlenler i├žin de de─čildir. ─░┼čte biz onlara elim bir azap haz─▒rlam─▒┼č─▒zd─▒r.ÔÇŁ
Bak─▒n 18. ayetteki ki┼či m├╝sl├╝mand─▒r. Dikkat edilirse k├Ât├╝l├╝k (seyyiat) ge├žiyor. G├╝nah i┼čleyen ise kafir olmaz. Zira pe┼činden gelen ÔÇťve kafir olduklar─▒ halde ├Âlenler i├žin deÔÇť k─▒sm─▒ kasdedilen ki┼činin m├╝min oldu─čunu g├Âsterir. Bu ayetten kasdedilen: Diyelim bir m├╝min i├žki i├žiyor, bu g├╝naha ─▒srarla devam ediyor ve ├Âlece─čini hissedince ÔÇť┼×imdi i├žki i├žmeye tevbe ettimÔÇť diyor. ─░┼čte bu hususta bir tehdit var. Yani tevbeyi geciktirmek k─▒nan─▒yor. Yoksa muhaliflerimizin iddia etti─či gibi, son nefeste iman edildi─činde bu iman─▒n kabul edilmeyece─či manas─▒ ayette yoktur.


Nisa 18. ayetin ba┼č─▒ndaki (ve leysetit) ifadesi, (olmad─▒, de─čil) manas─▒na gelir. Kasdedilen m├╝min ki┼čidir. O halde mana, m├╝min ki┼či i├žin ÔÇťG├╝nahlar─▒ndan son anda yapt─▒─č─▒ bu tevbe uygun olmad─▒ÔÇŁ demektir. Tevbeyi bu kadar geciktirmi┼č olmas─▒n─▒ k─▒namak manas─▒ vard─▒r. Kafir olarak ├Âlen zaten ebedi cehennemliktir. Ayetin ba┼č─▒ndaki ÔÇťolmad─▒, de─čilÔÇŁ ifadesi m├╝min i├žin: ÔÇťK├Ât├╝l├╝kleri yap─▒p dururken ├Âlece─čini hissetti─činde, yapm─▒┼č oldu─ču tevbeyi, bu kadar tehir etmesi uygun olmad─▒ÔÇŁ manas─▒ndad─▒r. Esasen Nisa 48. ayette bildirildi─či ├╝zere Allah k├╝f├╝r harici b├╝t├╝n g├╝nahlar─▒ diledi─či i├žin ba─č─▒┼člar. Hal b├Âyle olunca Nisa 18. ayetteki g├╝nahkar m├╝min, i┼člemi┼č oldu─ču g├╝nahlardan son anda tevbe etmese bile, Allah onun g├╝nahlar─▒n─▒n diledi─či kadar─▒n─▒ ba─č─▒┼člayabilir.


Nisa 48: ÔÇťDo─črusu Allah, kendisine ortak ko┼čulmas─▒n─▒ asla ba─č─▒┼člamaz; ondan ba┼čkas─▒n─▒, diledi─či kimse i├žin ba─č─▒┼člar. AllahÔÇÖa ortak ko┼čan kimse b├╝y├╝k bir g├╝nah ile iftira etmi┼č olur.ÔÇŁ


S├╝leyman Ate┼čÔÇÖin tefsirinde Nisa 18. ayetin izah─▒nda ┼ču rivayet vard─▒r: Abdullah ─░bn Abbas ┼č├Âyle demi┼č: ÔÇťY├╝ce Allah (Yoksa k├Ât├╝l├╝kler yap─▒p yap─▒p da nihayet ├Âl├╝m gelip ├žat─▒nca: ÔÇťBen ┼čimdi tevbe ettimÔÇŁ diyenlere ve kafir olarak ├Âlenlere tevbe yoktur) ayetinden sonra (Allah, kendisine ortak ko┼čulmas─▒n─▒ ba─č─▒┼člamaz, bunun d─▒┼č─▒ndaki her g├╝nah─▒ diledi─čine ba─č─▒┼člar) ayetini indirmek suretiyle kafir olarak ├Âlene ma─čfireti haram k─▒lm─▒┼č, tevhid (iman) ehlini de me┼čietine (dilemesine) b─▒rakm─▒┼č, onlar─▒ ├╝mitsizlikten kurtarm─▒┼čt─▒r.ÔÇŁ
KurÔÇÖanÔÇÖ─▒n di─čer ayetlerinde kafir olarak ├Âlenlerin ebediyyen cehennemde kalacaklar─▒ bildiriliyor. Dolay─▒s─▒yla bu ayet; bir ki┼či k├╝f├╝r itikad─▒n─▒ s├╝rd├╝r├╝rken yapt─▒─č─▒, yapaca─č─▒ tevbe (olmad─▒, de─čil) denmekle, bu tevbe kabul edilmez manas─▒ kasdediliyor. Yani ki┼či k├╝f├╝r halinde tevbe ediyor ama, tevbe ederkende k├╝f├╝r itikad─▒n─▒ s├╝rd├╝r├╝yor.


├ľrnek: Daha evvel belirtti─čimiz gibi kendini m├╝sl├╝man kabul eden insanlar─▒n tamam─▒na yak─▒n─▒ kadere inanmaz. Lakin inand─▒─č─▒n─▒ zanneder; kendini m├╝sl├╝man sayar. E─čer bu ki┼či, bu k├╝f├╝r itikad─▒ndan vazge├žmezse, ne kadar tevbe ederse etsin kabul edilmez. Burada bir incelik vard─▒r. O da ┼čudur: Ki┼či k├╝f├╝r itikad─▒nda oldu─čunu bilmese bile kafir olur. Dolay─▒s─▒yla kendince, kadere ├Âzg├╝rl├╝─č├╝ savunan ┼čekliyle inanan, haberi olmasa bile kafirdir. Bu ki┼či ├Âlece─či zaman veya sa─čl─▒kl─▒yken de ÔÇťAllahÔÇÖ─▒m beni affet, ba─č─▒┼člaÔÇŁ ┼čeklinde tevbe etmi┼č olsa bile, bu ki┼či k├╝f├╝r itikad─▒n─▒ s├╝rd├╝rd├╝─č├╝nde bu tevbesi olmaz, kabul edilmez. Yani ayetin ba┼č─▒ndaki (olmad─▒, de─čil) ifadesi g├╝nahkar m├╝min i├žin k─▒nama manas─▒nda olup ÔÇťTevbeyi bu kadar geciktirmen uygun olmad─▒ÔÇŁ ┼čeklinde iken; yine ayn─▒ (olmad─▒, de─čil) ifadesi kafir olarak ├Âlenlere ise ┼ču manadad─▒r: ÔÇŁK├╝f├╝r itikad─▒n─▒ s├╝rd├╝r├╝rken yapt─▒─č─▒n, yapaca─č─▒n tevbe olmad─▒, kabul de─čilÔÇŁ demektir. Yani ayetin ba┼č─▒ndaki (olmad─▒, de─čil) ifadesi iki de─či┼čik anlam i├žermektedir.

*** Yunus 98: ÔÇŁFakat o vakit inan─▒p da imanlar─▒ kendilerine fayda vermi┼č bir kasaba (halk─▒) olsayd─▒ ya? Ancak YunusÔÇÖun kavmi iman ettikleri vakit, d├╝nya hayat─▒nda o rezillik azab─▒n─▒ ├╝zerlerinden kald─▒rm─▒┼č ve bir s├╝re onlar─▒ rahata kavu┼čturmu┼čtuk.ÔÇŁ
M├╝min 83: ÔÇŁPeygamberleri onlara daha apa├ž─▒k mucizeler getirince, kendilerinde bulunan bilgi ile gururland─▒lar. Alaya ald─▒klar─▒ azap kendilerini ku┼čat─▒verdi.ÔÇŁ
M├╝min 84: ÔÇŁArt─▒k o ├žetin azab─▒m─▒z─▒ g├Ârd├╝kleri zaman: ÔÇŁAllahÔÇÖa inand─▒k ve OÔÇÖna ortak ko┼čtu─čumuz ┼čeyleri inkar ettikÔÇŁ derler.
M├╝min 85: ÔÇŁFakat azab─▒m─▒z─▒ g├Ârd├╝kleri zaman imanlar─▒ kendilerine bir fayda vermeyecektir. AllahÔÇÖ─▒n kullar─▒ hakk─▒nda cari olagelen adeti budur. ─░┼čte o zaman kafirler h├╝srana u─črayacaklard─▒r.ÔÇŁ
Yusuf 110: ÔÇť├ľyle ki peygamberler ├╝mitsizli─če d├╝┼č├╝p, yalanland─▒klar─▒n─▒ sand─▒klar─▒ bir s─▒rada onlara yard─▒m─▒m─▒z gelmi┼čtir. B├Âylece istedi─čimizi kurtar─▒r─▒z. Azab─▒m─▒z su├žlu milletten geri ├ževrilemeyecektir.ÔÇŁ

M├╝min 85. ayeti, Yunus 98. ayetle beraber d├╝┼č├╝nd├╝─č├╝m├╝zde bak─▒n ne oluyor? 85. ayetten kasdedilen, onlar─▒n iman─▒n─▒n kabul edilmeyece─či de─čil, onlara gelen azab─▒n geri ├ževrilmeyece─čidir. G├Âr├╝ld├╝─č├╝ gibi YunusÔÇÖun kavmine azap geldi. Lakin onlar iman edince azap geri ├ževrildi. Bu bir istisna idi, s├╝nnetullah azap geldi─činde geri ├ževrilmeme ve oray─▒ harap etme ┼čeklinde iken, bu istisna sadece Yunus kavmine yap─▒lm─▒┼čt─▒. Zaten 85. ayetteki ÔÇťAllahÔÇÖ─▒n adetiÔÇŁ ifadesi bunu anlat─▒yor. Dolay─▒s─▒yla 85. ayetle anlat─▒lan─▒n bizim dedi─čimiz husus oldu─ču sabit olur. ÔÇť─░┼čte o zaman kafirler h├╝srana u─črayacaklard─▒rÔÇŁ ifadesi ┼ču manadad─▒r: Azap geldi─činde hala iman etmeyenler olabilir, i┼čte bu kafirler kasdediliyor.


*** Neml 11: ÔÇŁAncak benden haks─▒zl─▒k yapan korkar. O da sonra yapt─▒─č─▒ k├Ât├╝l├╝─č├╝ iyili─če ├ževirirse, bilsin ki ben, ona kar┼č─▒ da ├žok ba─č─▒┼člay─▒c─▒ ve ├žok merhamet sahibiyim.ÔÇŁ
Furkan 68: ÔÇŁOnlar ki, Allah ile beraber bir ba┼čka ilaha tapmazlar. AllahÔÇÖ─▒n haram k─▒ld─▒─č─▒ can─▒ haks─▒z yere ├Âld├╝rmezler ve zina etmezler. Kim de bunlar─▒ yaparsa, cezaya ├žarpar.
Furkan 69: ÔÇŁK─▒yamet g├╝n├╝ azab─▒ kat kat olur ve orada al├žalt─▒lm─▒┼č olarak temelli kal─▒r.ÔÇŁ
Furkan 70: ÔÇŁAncak tevbe ve iman edip iyi davran─▒┼čta bulunanlar ba┼čkad─▒r. Allah onlar─▒n k├Ât├╝l├╝klerini iyiliklere ├ževirir. Allah ├žok ba─č─▒┼člay─▒c─▒, engin merhamet sahibidir.ÔÇŁ
Furkan 71: ÔÇŁKim tevbe edip iyi davran─▒┼č g├Âsterirse, ┼č├╝phesiz o, tevbesi kabul edilmi┼č olarak AllahÔÇÖa d├Âner.
Maide 39: ÔÇťYapt─▒─č─▒ zul├╝mden sonra tevbe edip d├╝zelen kimse bilsin ki, Allah onun tevbesini kabul eder. Allah ba─č─▒┼člay─▒c─▒d─▒r, esirgeyicidir.ÔÇŁ

--- Yorum: Bu ayetler k├╝f├╝rden yap─▒lacak tevbenin kabul edilece─čine delildir. Ve mutlak ifadelerdir. Yani son nefeste iman, ┼čeklinde bir ayr─▒m yoktur.
*** Yunus 98. ayette, Yunus kavmine azap geldi─činde iman etmeleriyle birlikte azab─▒n kald─▒r─▒ld─▒─č─▒ bildiriliyor. Onlar─▒n iman─▒ kabul oluyor da, neden Firavunun iman─▒ kabul olmuyor? Fark nedir? Baz─▒lar─▒ diyor ki: ÔÇťYunus kavmi azab─▒n belirtilerini g├Ârd├╝, azab─▒ uzaktan g├Ârd├╝; oysa Firavun azap geldi─činde iman etti.ÔÇŁ
Cevap: Ayette Yunus kavminin azab─▒n belirtilerini g├Ârd├╝─č├╝ ve dolay─▒s─▒yla azab─▒ hi├ž tatmad─▒─č─▒ anlam─▒ yoktur.
*** Yunus 90: ÔÇŁVe sonra ─░srailo─čullar─▒n─▒ denizden a┼č─▒rd─▒k. Firavun d├╝┼čmanca sald─▒rmak i├žin derhal adamlar─▒n─▒ ve askerlerini arkalar─▒na d├╝┼č├╝rd├╝. Ta ki, suda bo─čulmaya ba┼člay─▒nca: ÔÇŁ─░nand─▒m, ger├žekten de ─░srailo─čullar─▒n─▒n iman etti─činden ba┼čka ilah yoktur. Ben de OÔÇÖna teslim olanlardan─▒mÔÇŁ dedi.
Yunus 91: ÔÇŁ┼×imdi mi? Oysa bundan ├Ânce hep isyan etmi┼čtin ve fesat├ž─▒lardan idin.ÔÇŁ
Yunus 92: ÔÇŁBiz de bug├╝n senin bedenini arkadan gelenlere bir ayet, (alamet) olsun diye kurtaraca─č─▒z. Bununla beraber insanlar─▒n bir├žo─ču ayetlerimizden yine de gafildirler.ÔÇŁ


Ayette ÔÇť┼×imdi mi?ÔÇŁ deniyor. Bu ifade iman─▒n kabul edilmedi─či manas─▒nda de─čildir. Burada kasdedilen Firavunun k─▒nanmas─▒, azarlanmas─▒d─▒r. ─░man etmeyi bu kadar geciktirdi─či i├žin. Mesela biri bize y─▒llarca k├Ât├╝l├╝k yapar, eder. Lakin bir g├╝n ├ž─▒kagelir ve hatal─▒ oldu─čunu, kendisini affetmemizi s├Âyler. Bunun ├╝zerine dersiniz ki: ÔÇŁ┼×imdi mi?ÔÇť bu ifadeyi s├Âylersiniz ama icab─▒nda ├Âzr├╝n├╝ kabul de edebilirsiniz. Yani onu azarlars─▒n─▒z ve ona k─▒rg─▒n oldu─čunuzu ima edersiniz. Lakin yine de ├Âzr├╝n├╝ kabul edebilirsiniz. Bu ayetten ┼ču da ├ž─▒kar ki: Baz─▒lar─▒ diyor ki: Firavun iman etti─čini s├Âyledi ise de, iman─▒nda samimi de─čildi ya da samimi olmayabilir.
Cevap: Ayetteki ÔÇť┼×imdi mi?ÔÇŁ ifadesi Firavunun iman─▒nda samimi oldu─čunun kesin delilidir. Zira Allah onun i├žinde ne gizledi─čini bilir. Onun samimi olup olmad─▒─č─▒n─▒ da bilir. Onun samimi olmad─▒─č─▒n─▒ d├╝┼č├╝nd├╝─č├╝m├╝zde ona ÔÇť┼×imdi mi?ÔÇť denilmesi uygun d├╝┼čmezdi. Bu ifade ancak Firavunun iman─▒nda samimi oldu─čunda manas─▒n─▒ bulur.
KurÔÇÖanÔÇÖ─▒n bir ├Âzelli─či vard─▒r: Az kelimeyle ├žok anlam ifade etmek. Buna (hazf) denir. Dikkat edilirse, ayette (Bug├╝n) ifadesi olmasayd─▒ bile, biz bu kurtarma i┼činin o zamanlar oldu─čunu anlard─▒k. O halde ayetteki (Bug├╝n) ifadesinin ince bir manas─▒ var. Bizce mana ┼ču: ÔÇŁBug├╝n yani d├╝nyada senin bedenini kurtar─▒r─▒z. Ahirette ise hem bedenini hem de ruhunu kurtar─▒r─▒zÔÇť Firavun bunca yapt─▒klar─▒na ra─čmen, tevbe edince, iman edince bedenini kurtard─▒k ki, sonradan gelenler AllahÔÇÖ─▒n rahmetinin geni┼čli─čini bilsinler. Bu onlara ibret, ders, ayet olsun. Ve AllahÔÇÖ─▒n rahmetinden ├╝mit kesmemek laz─▒m geldi─čini g├Ârs├╝nler.
ÔÇťBununla beraber insanlar─▒n bir├žo─ču ayetlerimizden yine de gafildirlerÔÇŁ ayetinin manas─▒ ise: Yani bununla beraber insanlar─▒n ├žo─ču AllahÔÇÖ─▒n geni┼č rahmetinden, ba─č─▒┼člamas─▒ndan gafildirler. ├ço─ču hatalar─▒n─▒ b├╝y├╝k g├Âr├╝p, AllahÔÇÖ─▒n bunlar─▒ ba─č─▒┼člamas─▒n─▒ uzak g├Âr├╝rler. ─░nsanlar─▒n ├žo─čunda ben ┼ču d├╝┼č├╝nceyi g├Âr├╝yorum: ÔÇŁBir su├ž i┼člendi─činde veya bu su├ž ─▒srarla yap─▒ld─▒─č─▒nda illa ki onun cezas─▒n─▒ vermek laz─▒m. Verilmezse yanl─▒┼č olur.ÔÇŁ Bir de insanlar─▒n genelde birbirlerine kar┼č─▒ g├╝vensizli─či vard─▒r. Ve ├Âzellikle yabanc─▒lara kar┼č─▒ bir ├Ânyarg─▒ ve g├╝vensizlik hakimdir. Hal b├Âyle olunca dikkat edin, Firavunun durumunu KurÔÇÖanÔÇÖda okuyunca insanlar─▒n ekserisi ayetleri kendi d├╝nya g├Âr├╝┼čleri gibi alg─▒lamaya meyilli oluyorlar: Kin ile ├ÂfkeyleÔÇŽ

Hicr 56: ÔÇť─░brahim dedi ki: Rabbimin rahmetinden sap─▒klardan ba┼čka kim ├╝mid kesebilir.ÔÇŁ
*** Yunus 96: ÔÇŁDo─črusu aleyhlerinde Rabbinin ezeli h├╝km├╝ kesinle┼čmi┼č olanlar imana gelmezler.ÔÇŁ
Yunus 97: ÔÇŁOnlara b├╝t├╝n mucizeler hep birden gelse, yine de o ac─▒kl─▒ azab─▒ g├Âr├╝nceye kadar (inanmazlar.)ÔÇŁ
90. ayette Firavunun iman etti─či bildiriliyor. Ve bu ayetlerde, hakk─▒nda aleyhinde h├╝k├╝m ge├ženlerin yani kafir olarak ├Âlmesi irade edilenlerin, ne kadar ayet, mucize g├Âr├╝rlerse g├Ârs├╝nler ├Âl├╝mden sonraki azab─▒ g├Âr├╝nceye kadar iman edemeyecekleri bildiriliyor.

O zaman ┼ču sonu├ž ├ž─▒kar: Madem Firavun iman etti, o halde demek ki, hakk─▒nda aleyhinde olarak ezeli h├╝k├╝m, yani kafirlik ge├žmedi. Demek ki o m├╝sl├╝manlardand─▒r. Zaten bizim dedi─čimizi reddedenler yani, ÔÇŁFiravunun iman─▒ kabul edilmemi┼čtirÔÇŁ diyenler; bu ve bununla ilgili di─čer ayetleri inkar etmi┼č olurlar. O halde ┼čunu anlar─▒z ki, d├╝nyada iman eden, bu ayetteki ÔÇťaleyhlerinde Rabbinin ezeli h├╝km├╝ kesinle┼čmi┼č olanlarÔÇŁ ifadesiyle zikredilen z├╝mreden ├ž─▒km─▒┼č olur.


Dense ki: Ama ÔÇťazabel elimÔÇŁ den kas─▒t son andaki d├╝nyevi azapt─▒r?
Cevap: Bu ÔÇťazabel elimÔÇŁ ├Âld├╝kten sonra vuku bulacakt─▒r. E─čer size g├Âre ÔÇťazabel elimÔÇŁ denizin yar─▒lmas─▒ ise, ay─▒n yar─▒lmas─▒ da bir mucizeydi, ayetti; sopan─▒n y─▒lan olmas─▒ da, ├Âl├╝leri diriltmek de, parmaktan su ├ž─▒kmas─▒ da. Halbuki ay yar─▒ld─▒, sopa y─▒lana d├Ând├╝ lakin yine inanmayan oldu. Ayette ÔÇťazabel elimi g├Âr├╝nceye dek (inanmazlar)ÔÇŁ denmesi, ÔÇťazabel elimÔÇŁ in son bir ayet, alamet ve durum ├Âzelli─činde oldu─čunu g├Âsterir. Ve ayette ÔÇťOnlara b├╝t├╝n mucizeler, ayetler hep birden gelseÔÇť buyurulmas─▒, (b├╝t├╝n mucizeler, ayetler) manas─▒ndad─▒r. Ve denizin yar─▒lmas─▒ da, ay─▒n yar─▒lmas─▒ da, sopan─▒n y─▒lana d├Ânmesi de b├╝t├╝n bu mucizelerin, ayetlerin i├žindedir. Hepsi mucize olmakta ortakt─▒r. Halbuki ayette, b├╝t├╝n mucizelerden sonra ayr─▒ca ÔÇťazabel elimÔÇŁ denmesi, bunun; bu anlat─▒lanlardan ba┼čka bir ┼čey oldu─čunu ortaya koyar. Bu ise ki┼činin ├Âld├╝kten sonra ba┼č─▒na gelecek olan azaplard─▒r. Demek ki ÔÇťazabel elimÔÇŁ i g├Ârd├╝klerinde b├╝t├╝n kafirler inan─▒yor, iman ediyorlar. Fakat ├Âld├╝kleri i├žin bu imanlar─▒ onlar─▒ cehennem azab─▒ndan kurtarm─▒yor. Hadislere bakt─▒─č─▒m─▒zda k─▒yamet alametlerinden birka├ž─▒ ├ž─▒kt─▒─č─▒nda art─▒k iman edildi─činde bu iman kabul edilmez deniyor. Lakin bu ayetde ise haklar─▒nda aleyhlerinde ezeli h├╝k├╝m ge├ženler yani kafir ├Âlmesi Allah taraf─▒ndan irade edilenler, ne kadar mucize, ayet g├Âr├╝rlerse g├Ârs├╝nler iman etmezler deniyor. Yani ayette kesin olarak iman etmezler deniyor, hadislerde ise iman eder lakin kabul edilmez deniyor. KurÔÇÖanÔÇÖ─▒n di─čer ayetlerinde iman edildi─činde bu iman─▒n kabul olunaca─č─▒ bildirilmi┼čti. Yani ayetlerle, bu husustaki hadisler birbirleriyle uyu┼čmuyor, z─▒tl─▒k oluyor. O halde ayetin ifade etti─či manay─▒ kabul ediyorum; bu husustaki hadisleri reddediyorum. Ve k─▒yamet alametlerini g├Âren bir ki┼či iman etse bu iman kabul edilir, diyorum.

*** Soruyorum: Firavun ve ├ževresindekiler suda bo─čuldu─čunda, Firavundan ba┼čka da iman eden olabilir. ─░man etmeyen de olabilir. D├╝┼č├╝nelim; e─čer bu anda edilen iman─▒n kabul edilmeyece─či d├╝┼č├╝n├╝l├╝rse ortaya ┼ču ├ž─▒kar: Bu zor durumda inanan ile inkar─▒n─▒ bu mucizeye ra─čmen s├╝rd├╝ren iki ├že┼čit insan kar┼č─▒m─▒zdad─▒r. Sizce bunlar─▒n hi├ž fark─▒ yok mu? Biz insanlar─▒n g├Âr├╝┼č a├ž─▒s─▒na g├Âre bile, bu durumdaki iki insandan pi┼čman olan ile inkar─▒n─▒ devam ettiren kimse aras─▒nda ay─▒r─▒m yapar─▒z ve bunun laz─▒m oldu─čunu d├╝┼č├╝n├╝r├╝z. Biz bile af dileyene kar┼č─▒; onu affetme hissi duyar─▒z, onu di─čeri ile bir tutmay─▒z. Hal b├Âyleyken bize inanmayanlar; kendilerinin dahi ekseriyetle yapmayaca─č─▒ bir fiili (bu iki insan aras─▒nda fark g├Ârmeme, ayr─▒m yapmama) merhametlilerin en merhametlisi AllahÔÇÖa yak─▒┼čt─▒r─▒yorlar.


Fat─▒r 19: ÔÇťG├Ârmeyenle g├Âren bir de─čildir.ÔÇŁ
Fat─▒r 20: ÔÇťKaranl─▒klarla ayd─▒nl─▒k da bir de─čildir.ÔÇŁ
Fat─▒r 21: ÔÇťG├Âlgelik ile s─▒cakl─▒k da ├Âyle.ÔÇŁ
Fat─▒r 22: ÔÇťDiriler ile ├Âl├╝ler de bir olmaz. Do─črusu Allah, diledi─čine i┼čittirir, yoksa sen kabirlerde bulunanlara (inat├ž─▒ kafirlere) i┼čittirecek de─čilsin.ÔÇŁ
Z├╝mer 9: ÔÇťYoksa inkarc─▒, geceleyin secde ederek ve k─▒yamda durarak ibadet eden, ahiretten ├žekinen ve Rabbinin nimetini dileyen kimse gibi midir? Ey Muhammed! De ki: ÔÇťHi├ž bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Do─črusu ancak ak─▒l sahipleri bunlar─▒ hakk─▒yla d├╝┼č├╝n├╝r.ÔÇŁ
M├╝min 58: ÔÇťK├Âr ile g├Âren, inan─▒p iyi amelde bulunanla, k├Ât├╝l├╝k yapan bir olmaz. Ne kadar az d├╝┼č├╝n├╝yorsunuz!ÔÇŁ
Fussilet 33: ÔÇť─░nsanlar─▒ AllahÔÇÖa ├ža─č─▒ran, iyi i┼č yapan ve: ÔÇťBen m├╝sl├╝manlardan─▒mÔÇť diyenden daha g├╝zel s├Âzl├╝ kim olabilir?ÔÇŁ
RaÔÇÖd 16: ÔÇťDe ki: K├Âr ile g├Âren bir olur mu hi├ž? Ya da karanl─▒klarla ayd─▒nl─▒k e┼čit olur mu?ÔÇŁ
Hicr 13: ÔÇťKendilerinden ├Âncekilerin ba┼člar─▒na gelenler bilindi─či halde, yine de ona inanmazlar.ÔÇŁ
Hicr 14: ÔÇťOnlara g├Âkten bir kap─▒ a├žsak da oradan ├ž─▒kmaya koyulsalard─▒.ÔÇŁ
Hicr 15: ÔÇťG├Âzlerimiz d├Ând├╝r├╝ld├╝, biz herhalde b├╝y├╝lendikÔÇŁ derlerdi.ÔÇŁ
*** Ai┼čeÔÇÖden rivayet olundu─čuna g├Âre; s─▒d─▒ka-i m├╝┼čar├╝n-ileyha demi┼čtir ki:
Resulullah:
_ (Ahir zamanda) bir g├╝ruh KabeÔÇÖyi (tahrib) kasd edecektir. Bunlar Beyda mevkiine geldiklerinde ba┼čbu─člar─▒ndan son neferlerine kadar (ortalar─▒ da m├╝stesna olmayarak) yere bat─▒r─▒l─▒rlar. (Yaln─▒z muhalefet edip ayr─▒lanlar kurtulup haber verirler) buyurdu.
Ben:
_ Ya Resulullah! Bunlar ba┼člar─▒ndan sonuna kadar nas─▒l bat─▒r─▒l─▒rlar; halbuki bunlar─▒n aras─▒nda (bey-u ┼čira ile ge├žinen) ├žar┼č─▒ halk─▒ vard─▒r ki, bunlardan maÔÇÖdud de─čildirler, dedim.
Resul-i Ekrem:
_ (Evet) bunlar ba┼člar─▒ndan sonuna kadar bat─▒r─▒l─▒rlar. Sonra bu batanlar (k─▒yamet g├╝n├╝nde) niyetlerine g├Âre baÔÇÖs (Ha┼čr-├╝ Ne┼čr) olunurlar, buyurdu. (Buhari)
*** el-M├╝seyyeb bin HazrÔÇÖdan
ÔÇťEbu Talip ├Âl├╝rken, Allah Resul├╝ onun yan─▒na geldi. Bir de bakt─▒ ki Ebu Cehl bin Hi┼čam ve Abdullah bin Umeyye bin el-Mu─čire oradalar. Amcas─▒na hitaben dedi ki: ÔÇťEy amca! La ─░lahe ─░llallahÔÇť de de, Allah indinde onunla seni savunay─▒m. Hemen Ebu Cehl ile Abdullah: ÔÇŁSen AbdulmuttalibÔÇÖin dinini b─▒rakacak m─▒s─▒n?ÔÇŁ diye m├╝dahale ettiler.
Peygamber ne zaman amcas─▒na ayn─▒ ┼čeyi tekrar ettiyse, onlar da ona daha ├Ânce s├Âylediklerini tekrar ettiler. Nihayet Ebu TalipÔÇÖin son s├Âz├╝ AbdulmuttalibÔÇÖin dini ├╝zere oldu─čunu ikrar etmesi oldu. B├Âylece ÔÇťLa ─░lahe ─░llallahÔÇť demekten ka├ž─▒nd─▒. Bunun ├╝zerine Peygamber ona: ÔÇťBana yasaklanmad─▒k├ža mutlaka AllahÔÇÖtan senin i├žin af ve ma─čfiret dileyece─čimÔÇŁ buyurdu. Nihayet ÔÇŁPeygamber ve iman edenlere, m├╝┼črikler i├žin isti─čfar etmeleri yara┼čmazÔÇŁ mealindeki ayet (Tevbe 113) ile ÔÇť┼×├╝phesiz sen sevdi─čini hidayete erdiremezsin, bilakis Allah diledi─čine hidayet eder ve hidayete ermi┼č kimseleri daha iyi bilirÔÇŁ mealindeki ayet (Kasas 56) nazil oldu. (Buhari, M├╝slim, Nesai)
*** Resulullah buyurdu ki: ÔÇťAllah, can─▒ bo─čaz─▒na gelmemi┼č olan kulun tevbesini kabul eder.ÔÇŁ (Tirmizi, ─░bn Mace, ─░bn Hanbel)
*** Naziat 24: ÔÇťSizin en y├╝ce Rabbiniz benimÔÇť dedi.
Naziat 25: ÔÇťAllahÔÇÖda onu SonÔÇÖun ve ─░lkÔÇÖin azab─▒yla cezaland─▒rd─▒.ÔÇŁ

_ Kitap: Y├╝ce KurÔÇÖan─▒n ├ça─čda┼č Tefsiri Yazar: S├╝leyman Ate┼č
Naziat 25: ÔÇť─░lk s├Âz├╝, MusaÔÇÖy─▒ yalanlamas─▒, son s├Âz├╝ de ÔÇťBen sizin en y├╝ce Tanr─▒n─▒z─▒mÔÇŁ demesidir. Yahut Allah ona ├Âmr├╝n├╝n evvelinin ve sonunun cezas─▒n─▒ verdi, diyenlerde olmu┼čtur.ÔÇŁ


_ Kitap: Hak dili KurÔÇÖan dili Yazar: Elmal─▒l─▒ Hamdi Yaz─▒r
Naziat 25: Ahiret ve ulaÔÇÖdan anla┼č─▒lan ahiret ve d├╝nyad─▒r ki, d├╝nya eziyeti bo─čma ile olmu┼čtur. B├Âyle ise de burada ahiret sonraki, ula ├Ânceki anlam─▒na olarak ÔÇťSonrakinin ve ├Âncekinin eziyeti olmak ├╝zere tuttu al─▒verdiÔÇŁ ve sonrakinden ama├žlanan─▒n ÔÇťBen sizin en b├╝y├╝k RabbinizimÔÇŁ kelimesi, ├Âncekinden kasdedilenin de ÔÇťBenden ba┼čka ilah─▒n─▒z oldu─čunu bilmiyorumÔÇŁ (Kasas 38) kelimesi oldu─ču ─░bni Cerir tefsirinde yaz─▒l─▒d─▒r.


_ Kitap: HulasatÔÇÖ├╝l Beyan Fi TefsirÔÇÖil KurÔÇÖan Yazar: Konyal─▒ Mehmed Vehbi
Naziat 25: ÔÇŽ Razi ve EbussuudÔÇÖun beyanlar─▒ ve├žhile bu ayette ahire ve ula ile murad; Firavundan sudur eden iki kelime oldu─ču ─░bn Abbas Hazretlerinden mervidir. ─░ki kelimeden birisi ÔÇťSizin i├žin benden ba┼čka bir maÔÇÖbud bilmiyorum.ÔÇŁ Di─čeriyse ÔÇťBen sizin b├╝y├╝k RabbinizimÔÇŁ ifadesidir ki; bu iki kelime aras─▒nda k─▒rk sene ge├žmi┼čtir. Zira evvelkini s├Âyledi─činde Cenab-─▒ Hak derhal ahzetmemi┼č, k─▒rk sene sonra ikinciyi s├Âyleyince ahzetmi┼čtir ki, kullar─▒n─▒n kusurunu ihmal edip ihmal etmedi─čine dahi tenbih buyurmu┼čtur. Buna nazaran mana-y─▒ ayet: (Firavun ikinci kelime olan ÔÇťBen sizin b├╝y├╝k RabbinizimÔÇŁ demeye c├╝rÔÇÖet edince Allahu Teala onu kelime-i ahiresiyle taÔÇÖzib etti ve her ikisine de cezas─▒n─▒ verdi) demektir.
--- Yorum: Bu ayetin tefsirinde d├╝nya ve ahiret ┼čeklinde mana veriliyor ise de biz ilk ve son ┼čeklinde verilen manay─▒ al─▒yoruz. Dolay─▒s─▒yla firavunun bo─čulmas─▒ d├╝nya azab─▒yd─▒. Yani mana ┼č├Âyle oluyor: Firavun bu iki s├Âz├╝nden, azaba yakaland─▒. (Kasas 38, Naziat 24) Bu azap ise d├╝nyada bo─čulmakt─▒.

*** M├╝ÔÇÖmin 45: ÔÇťAllah o adam─▒ kurmak istedikleri o azaptan korudu. K├Ât├╝ azap Firavunun adamlar─▒n─▒ sard─▒.ÔÇŁ
M├╝ÔÇÖmin 46: ÔÇŁOnlar, sabah ak┼čam ate┼če sunulurlar. K─▒yamet gelip ├žatt─▒─č─▒ g├╝n: ÔÇŁFiravunun adamlar─▒n─▒ azab─▒n en a─č─▒r─▒na at─▒n!ÔÇŁ denir.ÔÇŁ
--- Yorum: 45. ayette ÔÇťFiravunun adamlar─▒ÔÇť deniyor. 46. ayette ÔÇťOnlarÔÇŁ deniyor. Burada kasdedilen Firavunun adamlar─▒d─▒r, Firavun de─čildir.
*** Hud 96: ÔÇŁAndolsun MusaÔÇÖy─▒ da ayetlerimizle ve apa├ž─▒k bir belge ile g├ÂnderdikÔÇŁ
Hud 97: ÔÇťFiravuna ve cemaatine. Bunlar Firavunun emrine uydular. Halbuki Firavunun emri hak de─čildir.ÔÇŁ
Hud 98: ÔÇťK─▒yamet g├╝n├╝, kavminin ├Ân├╝ne d├╝┼čer. Art─▒k o bunlar─▒ ate┼če g├Ât├╝rm├╝┼čt├╝r. O, var─▒lan yer ne k├Ât├╝ bir yerdir.ÔÇŁ
Hud 99: ÔÇŁHem burada hem de k─▒yamet g├╝n├╝nde lanetle izlendiler. Onlara verilen bu kar┼č─▒ destek ne fena bir destektir.ÔÇŁ
---Yorum: Emir: Emretmek, i┼č, hal, durum, husus
Yektumu: ├ľnc├╝l├╝k etmek, ├Âne ge├žmek, kumanda etmek, ba┼č─▒na ge├žmek, g├Ât├╝rmek.
Firavunun kavmi, adamlar─▒; firavunun emrine, i┼čine, durumuna uydular. Oysa firavunun emri, i┼či, durumu do─čru de─čildir. ├ľnc├╝l├╝k etti, g├Ât├╝rd├╝. Kavmini k─▒yamet g├╝n├╝ ate┼če g├Ât├╝recektir. Yani, firavunun halini, durumunu ├Ârnek al─▒p uymalar─▒, onlar─▒n uydu─ču firavunun hali, onlara k─▒yamet g├╝n├╝ ├Ânc├╝l├╝k edecek, ate┼če g├Ât├╝recek, demektir. Firavunun haline uymalar─▒, uyduklar─▒ firavunun i┼či , durumu onlara rehber olup, onlar─▒ cehenneme s├╝r├╝kleyecektir. ÔÇŁK─▒yamet g├╝n├╝ kavminin ├Ân├╝ne d├╝┼čerÔÇŁ ayetindeki ÔÇťd├╝┼čerÔÇŁ ifadesiyle kasdedilen, firavunun emri, i┼či, durumudur. Yani firavunun iman etmeden ├Ânceki halleri, i┼čleri, d├╝┼č├╝nceleridir.

Firavunun adamlar─▒, firavunun bu d├╝┼č├╝ncelerini, i┼člerini benimseyip uyduklar─▒ndan, firavunun emri ├Ânlerine d├╝┼čer, onlara rehber olur. Yani ayet ÔÇťMadem siz bu durumlara, i┼člere d├╝nyadayken uydunuz, arkas─▒ndan gittiniz; k─▒yamette de ibret ve ceza olarak yine arkas─▒ndan gidin, ama cehenneme!ÔÇŁ manas─▒ndad─▒r. Buradaki lanet de yine firavunun adamlar─▒nad─▒r. Yani firavunun adamlar─▒ndan iman etmemi┼č olanlar i├žin. Zira firavunun adamlar─▒ i├žinde, bo─čulma hadisesinde iman edenler de olabilir.

 

ÔÇťKavminin ├Ân├╝ne d├╝┼čerÔÇŁ ifadesiyle ilgili olarak a├ž─▒klama: Bir ├Ânceki ayette iki kere firavunun emrinden bahsediliyor. Burada ise ÔÇťd├╝┼čerÔÇŁ deniyor. Dolay─▒s─▒yla ne d├╝┼čer? Evvelki ayette zikredilen firavunun emri, iman etmeden ├Ânceki hali, durumu ├Ânlerine d├╝┼čer diyoruz.

*** EnÔÇÖam 158: ÔÇŁOnlar ancak ┼čunu g├Âzl├╝yorlar ki, kendilerine melekler geliversin veya Rabbin geliversin veya Rabbinin baz─▒ ayetleri, alametleri geliversin. Ancak Rabbinin baz─▒ alametlerinin geldi─či g├╝n, ├Ânceden iman etmemi┼č veya iman─▒nda bir hay─▒r kazanmam─▒┼č bir kimseye o g├╝nk├╝ iman─▒ hi├žbir fayda vermez.ÔÇŁ
---Yorum: D├╝nyevi azap geldi─činde daha ├Ânce inanmam─▒┼č ve iman─▒nda hay─▒r kazanmam─▒┼č ki┼čiler bu anda inansalar bile azap geri ├ževrilmez demektir. Yani imanlar─▒ kabul edilmez manas─▒nda de─čildir. ÔÇť├ľnceden iman etmemi┼čÔÇŁ ki┼čiden kas─▒t, azap gedi─činde inan─▒yor, evvelden inanmam─▒┼čt─▒ demektir. Fakat inand─▒ktan sonra hay─▒r denebilecek bir ┼čey yap─▒yor. Mesela ├ževresindekileri uyar─▒yor, onlar─▒n da iman etmesine vesile oluyor. Yahut AllahÔÇÖ─▒ zikrediyor, dua ediyor. ÔÇť─░man─▒nda hay─▒r kazanmam─▒┼čÔÇŁ ifadesiyle kasdedilen ise, son anda iman etmi┼č ve ├Âlm├╝┼č; yani iman─▒ndan ba┼čka, hay─▒r kazanacak bir ┼čey yapmadan ├Âlm├╝┼č kimse demektir. Firavun gibi. Bu iki durum i├žin ├Ârnek:

Birinci durumda: Hz. NuhÔÇÖun o─člu. Sular y├╝kseliyor, o bu durumu m├╝┼čehade ediyor, daha y├╝kseklere ├ž─▒kmaya ├žal─▒┼č─▒yor. Yani sular─▒n y├╝kselmesi olay─▒nda Hz. NuhÔÇÖun o─člu hemen ├Âlm├╝yor; su yava┼č yava┼č y├╝kseliyor. i┼čte burada, bu ┼čekildeki bir helakta, azapta belde ahalisi i├žin imandan sonra hay─▒r yapabilecekleri zamanlar─▒ oluyor.
Hud 42: ÔÇťGemi i├žindekilerle birlikte, da─člar gibi dalgalar aras─▒nda ak─▒p gidiyordu. Nuh ayr─▒ bir yere ├žekilmi┼č olan o─čluna ba─č─▒rd─▒: ÔÇťYavrucu─čum, gel, bizimle beraber bin! Kafirlerle beraber olma!ÔÇŁ
Hud 43: ÔÇŁO, dedi ki: ÔÇŁBen, beni sudan koruyacak bir da─ča ├ž─▒kaca─č─▒m.ÔÇŁ Nuh da ÔÇťBug├╝n AllahÔÇÖ─▒n merhamet etti─činden ba┼čkas─▒n─▒, AllahÔÇÖ─▒n bu emrinden koruyacak kimse yokturÔÇŁ dedi. Derken dalga aralar─▒na giriverdi. O da bo─čulanlardan oldu.ÔÇŁ

─░kinci durumda: Firavunu ├Ârnek veriyorum. Ordusuyla Hz. MusaÔÇÖy─▒ takip ederken, birden bire sular kapand─▒, Firavun iman etti ve hemen bo─čuldu. Burada imandan ba┼čka hay─▒r i┼člemeye f─▒rsat─▒, zaman─▒ olmad─▒. ─░┼čte ayetteki ifadelerin anlam─▒ budur. Tefsirlerin neredeyse tamam─▒, Firavunun iman─▒n─▒n kabul edilmedi─čini savunduklar─▒ i├žin ÔÇťiman─▒nda bir hay─▒r kazanmam─▒┼čÔÇŁ ayetinin yorumunda ├žok g├╝├žl├╝k ├žekiyorlar ve bu noktada tatmin edici bir izah yapam─▒yorlar.
*** Firavun m├╝sl├╝man olarak ├Âlm├╝┼čt├╝r. Allah dilerse onu cehennem azab─▒na u─čratmadan cennete koyar. Dilerse, diledi─či kadar cehennem azab─▒na u─črat─▒p, ondan sonra cennete koyar.


Bu Makaleye Ait Ele┼čtiri Makaleleri
# Makaleler Ad─▒
Kullan─▒c─▒ Yorumlar─▒

! Yorum yazabilmeniz i├žin ├╝ye olmal─▒s─▒n─▒z.
├ťyelik i├žin l├╝tfen sayfan─▒n ├╝st k─▒sm─▒nda yer alan"├ťye Giri┼č | ├╝ye ol" linkine t─▒klay─▒n─▒z.

Kay─▒t Ekleyen / Eklenme Tarihi
Muhammed Ender / 23.09.2010



Eski Eserler


Eski Eserler K├╝t├╝phanesine Ho┼čgeldiniz!

Hesap ─░┼člemleri

├ťye de─čil misiniz? ├ťye olun!

Eski Eserlere ├╝ye olarak, k├╝t├╝phanenimiz ve eserlerimiz hakk─▒nda payla┼č─▒mlardan hesab─▒n─▒z ├╝zerinden faydalabilirsiniz...