E─čitim Kurumu   ( 2141 )   Kitaplarda   ( 1659 )   Yazarlarda   ( 4831 )  
Dergilerde   ( 786 )   K├╝t├╝phanelerde   ( 151 )   ┼×ehirlerde   ( 182 )  
Makalelerde   ( 2196 )   Multi Media   ( 323 )   Fetvalar   ( 894 )  
Hit
9129104
├ťye 1490
Online ├ťye 0

Alevilik Din mi Mezhep mi Tarikat m─▒?

 Kitap Detay─▒ Kitap No : K-  
Yazar Ad─▒ ─░lim Dal─▒ Konusu Dili
S├Ânmez Kutlu Mezhepler Tarihi T├╝rk├že
├ľzelli─či Terc├╝me Eden
Alevi  
       
Makale No: 1826 Hit : 8150 Hata Bildirimi Tavsiye Et
   Makale Yazar─▒na ait Kitaplar E-Kitaplar Makaleler Hakk─▒ndaki Makaleler    

Yazara ait kitaplar
# Kitap Ad─▒

Yazara ait e-kitaplar
# Kitap Ad─▒

Yazara ait makaleler
# Makaleler Ad─▒
1 ┘ů┘ćě▓┘äě¬ ě»┘Ő┘ć┘Ő ě╣┘ä┘ł┘Őěž┘ć-ě»┘Ő┘ćěî ┘ůě░┘çěĘěî ěĚě▒┘Ő┘éě¬ěî ┘â┌śěóěŽ┘Ő┘ć┘Őěî ě»ě▒ě│ě¬ ┘ż┘ćě»ěžě▒┘Ő ┘Őěž ┘üě▒ěž┘ż┘ćě»ěžě▒┘Ő
2 Yeni D├╝nya D├╝zeni Kar┼č─▒s─▒nda Alternatif Bir ─░slam Medeniyeti M├╝mk├╝n m├╝?
3 Tarihsel S├╝re├žte Alevili─čin Yaz─▒l─▒ Kaynaklar─▒nda Yap─▒lan Metin Tahrifat─▒
4 Tarihsel Muhammed ─░le Menkabevi Muhammedi Ay─▒rman─▒n ├ľnemi
5 Maturidi Ak─▒lc─▒l─▒─č─▒ ve G├╝n├╝m├╝z Sorunlar─▒n─▒ ├ç├Âzmeye Katk─▒s─▒
6 Kurana G├Âre Bar─▒┼č
7 ─░slam Mezhepleri Tarihinde Usul Sorunu
8 ─░slam D├╝┼č├╝ncesinde Tarihsel Din S├Âylemleri Olgusu
9 Imam al Maturidi and H─▒s Ep─▒stemology
10 Farkl─▒ ─░nan├ž Gruplar─▒ ve Din E─čitimi
11 Ehli Beyt Sembolik Kapitalinin Tarihi S├╝re├ž ─░├žinde Semerelendirilmesi
12 De─či┼čim S├╝recinde M├╝sl├╝manlar─▒ Bekleyen Baz─▒ Muhtemel Sorunlar
13 Cemaatlerin ─░slam─▒ Tebli─č Sorunu
14 Bilinen ve Bilinmeyen Y├Ânleriyle ─░mam Maturidi
15 Bar─▒┼č ├ľzg├╝rl├╝k ve Merhamet Peygamberi Hz. Muhammed
16 Alevilik Din mi Mezhep mi Tarikat m─▒?
17 39 Soruda T├╝rkiyede Alevilik Bekta┼čilik

Yazar Hakk─▒ndaki Tan─▒t─▒m Makaleleri
# Makaleler Ad─▒

├ľzeti
cheats the unfaithful husband married woman looking to cheat
treatment of aids history of aids aids pictures
what are aids symptoms hiv early symptoms new hiv treatment
abortion methods dilatation and curettage hysteroscopy articles on abortion
amoxicillin amoxicillin amoxicillin
abortion pill abortion pill abortion pill
gabapentin and alcohol addiction gabapentin and alcohol addiction gabapentin and alcohol addiction
gabapentin cost at walgreen gabapentin cost at walgreen gabapentin cost at walgreen
bystolic generic name what is the generic for bystolic
cialis discount coupon coupons for prescription drugs
drug coupon cialis trial coupon

Yay─▒n Bilgileri
Yay─▒nland─▒─č─▒ Kaynaklar
Yay─▒nland─▒─č─▒ Tarih
Yay─▒nland─▒─č─▒ Dergi
Sanal Dergi
Makalenin Linki

Makale Metni   [Yazd─▒r/Print]

Alevilik din mi mezhep mi tarikat m─▒?

 

ALEV─░L─░─×─░N D─░N─░ STAT├ťS├ť: D─░N, MEZHEP, TAR─░KAT, HETERODOKS─░, ORTADOKS─░ YA DA METADOKS─░

Arap├ža bir s├Âzc├╝k olan Alevi, s├Âzl├╝kte " Ali'ye mensup, Ali taraftar─▒, Ali'yi seven, sayan ve ona ba─čl─▒ olan, Ali'ye ait ve Ali'nin soyundan gelen" gibi ├že┼čitli anlamlara gelmektedir. S├Âzc├╝─č├╝n terim anlam─▒na gelince, herkesin kabul edece─či a─čyar─▒n─▒ mani efrad─▒n─▒ cami bir tan─▒m─▒n─▒ yapmak m├╝mk├╝n de─čildir. ├ç├╝nk├╝ tarih boyunca dilciler, tarihciler, ┼čairler, edebiyat├ž─▒lar, f─▒rka ve mezhepleri inceleyen Mak├ól├ót yazarlar─▒ kavrama farkl─▒ anlamlar y├╝klemi┼člerdir. ├ľrne─čin  Tasavvuf'ta tarikat silsilesi Hz. Ali kanal─▒yla Hz. Peygamber'e ula┼čan Kadiri, Mevlevi, Bekta┼či ve benzeri tarikatlara Alevi denilirken ─░slam Mezhepleri Tarihi'nde Alevi  ad─▒, ├žok genel bir anlamda,  ┼×ia ile e┼č anlaml─▒ olarak kullan─▒lmaktad─▒r. Buna g├Âre  Alevi,  Hz. Ali'nin Hz. Muhammed'den sonra devlet ba┼čkanl─▒─č─▒na  Allah ve Hz. Peygamber taraf─▒ndan tayin edildi─čine inanan ve imametin k─▒yamete kadar Fat─▒ma'dan olan soyunda oldu─čunu savunan topluluklar─▒n m├╝┼čterek ad─▒ olmu┼čtur. Hatta zamanla,  Hz. Ali'yi sevme va ona sayg─▒ g├Âstermenin ├Âtesinde onun ad─▒  veya soyu etraf─▒ndaki siyasi-dini z├╝mrele┼čmelerin genel ismi olmu┼čtur.
Erk├ón-─▒ Evliy├ó'n─▒n 28. kural─▒: ÔÇť Kimseye horluk ile bakmayup 72 millete yek nazar ile baka ve herkese muhabbet g├Âstere, bu eyu bu kem dimeye, daima edep ├╝zere ola, be┼č vakte kaim ve ┼čer-i muhkem ola, cem-i enbiya ve evliya tar─▒k─▒na m├╝rid-i pir olan ki┼čilere bu ahkamlar─▒ ve bu erkanlar─▒ yerl├╝ yerince bile ve g├Âstere dahi amel ede, zira ┼čeriat─▒ kaim olmayan hakikat─▒ d├╝r├╝st olmaz."   Bis├ót├«, Men├ók─▒buÔÇÖl-Esr├ór  BehcetuÔÇÖl-Ehr├ór (Ris├óle-i ┼×eyh S├óf├«), v. 13b-14a. 

 

G─░R─░┼×            

Arap├ža bir s├Âzc├╝k olan Alevi, s├Âzl├╝kte " Ali'ye mensup, Ali taraftar─▒, Ali'yi seven, sayan ve ona ba─čl─▒ olan, Ali'ye ait ve Ali'nin soyundan gelen" gibi ├že┼čitli anlamlara gelmektedir. S├Âzc├╝─č├╝n terim anlam─▒na gelince, herkesin kabul edece─či a─čyar─▒n─▒ mani efrad─▒n─▒ cami bir tan─▒m─▒n─▒ yapmak m├╝mk├╝n de─čildir. ├ç├╝nk├╝ tarih boyunca dilciler, tarihciler, ┼čairler, edebiyat├ž─▒lar, f─▒rka ve mezhepleri inceleyen Mak├ól├ót yazarlar─▒ kavrama farkl─▒ anlamlar y├╝klemi┼člerdir. ├ľrne─čin  Tasavvuf'ta tarikat silsilesi Hz. Ali kanal─▒yla Hz. Peygamber'e ula┼čan Kadiri, Mevlevi, Bekta┼či ve benzeri tarikatlara Alevi denilirken ─░slam Mezhepleri Tarihi'nde Alevi  ad─▒, ├žok genel bir anlamda,  ┼×ia ile e┼č anlaml─▒ olarak kullan─▒lmaktad─▒r. Buna g├Âre  Alevi,  Hz. Ali'nin Hz. Muhammed'den sonra devlet ba┼čkanl─▒─č─▒na  Allah ve Hz. Peygamber taraf─▒ndan tayin edildi─čine inanan ve imametin k─▒yamete kadar Fat─▒ma'dan olan soyunda oldu─čunu savunan topluluklar─▒n m├╝┼čterek ad─▒ olmu┼čtur. Hatta zamanla,  Hz. Ali'yi sevme va ona sayg─▒ g├Âstermenin ├Âtesinde onun ad─▒  veya soyu etraf─▒ndaki siyasi-dini z├╝mrele┼čmelerin genel ismi olmu┼čtur. Dolay─▒s─▒yla ┼×ia'n─▒n Zeydiyye, ─░smailiyye, Oniki ─░mamiyye, Nusayriyye ve di─čer ┼×ii gruplar i├žin bu anlamda Alevi denmektedir.  Bu topluluklar i├žin kulan─▒lan Alevilik, bulundu─ču co─črafyaya, toplulu─ča ve siyasi ortama g├Âre farkl─▒ alg─▒lanm─▒┼čt─▒r. ├ľrne─čin bug├╝n ─░ranl─▒lar, Ali soyundan gelenlere Alevi demektedirler. Alevi ismi, T├╝rk ve bat─▒l─▒ ara┼čt─▒rmac─▒lar aras─▒nda 19. as─▒rdan itibaren Anadolu ve Balkanlar'da ya┼čayan ├Ânceleri K─▒z─▒lba┼č, I┼č─▒klar, Abdallar, Torlaklar, Hurufiler,  daha genel anlamda da Kalenderi ve Bekta┼či ad─▒yla bilinen  dini-mistik topluluklar i├žin yag─▒n bir kullan─▒m kazanm─▒┼čt─▒r. Biz bu makalemizde, k├Âkleri ├žok eskilere giden, tarihi, ekonomik, dini, toplumsal ve siyasi olaylar─▒n tesiriyle Anadolu'da ortaya ├ž─▒kan, siyasi, dini ve fikri a├ž─▒dan T├╝rk Tarihi'nin son be┼č y├╝z y─▒ll─▒k d├Ânemine damgas─▒n─▒ vuran ve daha ├Âzg├╝n ad─▒yla ba┼člang─▒├žta K─▒z─▒lba┼č,  Bekta┼či ya da ba┼čka adlarla bilinen, ancak Osmanl─▒'n─▒n son zamanlar─▒nda Alevi veya Alevi-Bekta┼či olarak tan─▒mlanan z├╝mrelerin, XV. as─▒rdan itibaren yaz─▒ya ge├žirilmeye ba┼članan dini-mistik edebiyatlar─▒ndan hareketle, bir mezhep, tarikat veya tarikat benzeri sufi bir yap─▒lanma olup olmad─▒klar─▒n  tart─▒┼čaca─č─▒z. Burada Alevili─čin bir din olmad─▒─č─▒  konusuna, malumu ilam olaca─č─▒ i├žin girmiyece─čiz. ─░slam k├╝lt├╝r medeniyeti havzas─▒nda ortaya ├ž─▒kan Alevili─čin, tarihsel olarak di─čer dinlerden etkilendi─čini ortaya koymak  Alevili─či, anlamam─▒zda faydal─▒ olacakt─▒r. Ancak Alevili─či bu dinlerden birine indirgemek veya birisiyle aynile┼čtirmek bize Alevili─čin yaz─▒l─▒ ve s├Âzl├╝ kaynaklar─▒ndaki  tarihsel ger├žeklerini inkara ve toplumsal boyutundan soyutlanm─▒┼č, b├╝t├╝n├╝yle yeni, hayali Alevilikler ├╝retmeye g├Ât├╝recektir.  

 

1.  Alev├« ─░smi'nin T├╝rklerle ve T├╝rk Co─črafyas─▒yla ─░li┼čkili Kullan─▒mlar─▒
┼×imdiye kadar Bekta┼čili─če ittifakla bir tarikat denirken Alevili─če ┼×ii-Bat─▒ni bir mezhep oldu─čundan tutun din/ ibtidai  din, tarikat, K├Ây Bekta┼čili─či, heterodoksi, ortodoksi, senkretik veya eklektik bir din, S├╝nnilik, T├╝rkmen S├╝nnili─či, T├╝rk M├╝sl├╝manl─▒─č─▒,  ya┼čam bi├žimi ve hayat felsefesi oldu─čuna var─▒ncaya kadar, burada tek tek tart─▒┼čmam─▒z m├╝mk├╝n olmayan ├žok farkl─▒ tan─▒mlamalar yap─▒ld─▒. ─░slam Mezhepleri tarih├žileri aras─▒nda, Alevili─čin insicaml─▒ bir mezhep olup olmad─▒─č─▒  y├Ân├╝nde baz─▒ fikirler ortaya at─▒ld─▒ysa da, Alevi-Bekta┼čili─čin yaz─▒l─▒ kaynaklar─▒ndan hareketle bu konu geni┼č bir ┼čekilde incelemeye tabi tutulmad─▒. Bu sebeple, konuyla ilgili yaz─▒lan kaynaklarda ├Ânemli ├Âl├ž├╝de kavram karga┼čas─▒n─▒n ├Ân├╝ne ge├žilemedi.   ├ça─čda┼č ara┼čt─▒rmalarda, Alevi, K─▒z─▒lba┼č ve di─čer baz─▒ terimlerdeki karga┼čan─▒n en ├Ânemli sebeplerinden birisi, uzun bir tarihi d├Âneme ve geni┼č bir co─črafyaya yay─▒lm─▒┼č siyasi, ictimai, dini ve k├╝lt├╝rel boyutlar─▒ olan son derece karma┼č─▒k bir olguyu, her meslekten insan─▒n, hi├ž bir bilimsel ve ahlaki  kayg─▒ ta┼č─▒maks─▒z─▒n  bir ka├ž kitap veya makale okuyarak konunun uzman─▒ kesilip eser  yazmaya kalk─▒┼čmas─▒d─▒r. Konuyla ilgili tutarl─▒ ve bilimsel g├Âr├╝┼člerin ortaya konulabilmesi ve ya┼čanmakta olan kavram karga┼čas─▒n─▒n ├Ân├╝ne ge├žilebilmesi i├žin,  ├Âncelikle ─░slam tarihinin ilk d├Ânemlerinden  itibaren yaz─▒lm─▒┼č dini veya edebi metinlerde ┼čimdiye kadar g├Âzard─▒ edilen Alevi isminin T├╝rkler ve T├╝rk co─črafyas─▒ ile ilgili   olarak kimler i├žin,  nas─▒l ve  hangi anlamlamlarda kullan─▒ld─▒─č─▒n─▒ ortaya koymak son derece ├Ânemlidir.

a) Yahya b. Zeyd Soyundan Gelenler
Yahya, Hz. Ali'nin torunlar─▒ndan  Emevilere isyan eden Zeyd'in o─čludur. Alevi isminin kullan─▒m─▒na, tespit edebildi─čim kadar─▒yla, T├╝rklerle ve T├╝rk co─črafyas─▒yla ilgili olarak ilk defa ─░bn├╝'n-Ned├«m'in eserinde  rastlan─▒lmaktad─▒r.[1] ─░bn├╝'n-Nedim, ─░shak et-T├╝rk├« adl─▒ bir   Alevi ve onun Ebu M├╝slim taraf─▒ndan  T├╝rk b├Âlgelerine g├Ârevlendirilmesi ile ilgili ilgin├ž iki rivayete yer vermektedir. Birinci rivayete g├Âre, Eb├╗ M├╝slim'in ├Âld├╝r├╝lmesi ├╝zerine onun daileri ve taraftarlar─▒ ├že┼čitli b├Âlgelere ka├žt─▒lar. Di─čerleri gibi ─░shak da, bunlardan birisiydi ve  Mavera├╝nnehir'e ka├ž─▒p T├╝rkler'e s─▒─č─▒nd─▒. Orada, a┼č─▒r─▒ ┼×ii f─▒rkalardan Keysaniyye'nin Muhammed el-Hanefiyye hakk─▒ndaki iddialar─▒ gibi,  Ebu M├╝slim'in Rey da─člar─▒nda gizlendi─čini ve   bir g├╝n ortaya ├ž─▒kaca─č─▒ fikrini yay─▒yordu. Ancak rivayetin devam─▒nda, ├Âncesiyle ├želi┼čen bir durum s├Âz konusudur. ├ç├╝nk├╝ daha ├Ânce Ebu M├╝slim'in davetcisi olarak verilen ─░shak et-T├╝rki'nin bu ┼čekilde isimlendirilmesine sebep, onun  T├╝rk b├Âlgelerine giderek Ebu M├╝slimi'in Peygamberli─či fikirini yaymas─▒ g├Âsterilmektedir. Bu rivayet incelendi─činde ─░shak et-T├╝rki'nin Ali hakk─▒nda de─čil Ebu M├╝slim hakk─▒nda baz─▒ a┼č─▒r─▒ fikirler ileri s├╝ren birisi oldu─ču g├Âr├╝lmektedir. Bizi as─▒l ilgilendiren ─░shak et-T├╝rki'nin Alevi oldu─čundan bahseden  ikinci rivayettir. Buna g├Âre, "─░shak  Ali soyundan  olup Eb├╗ M├╝slim'in ├Âld├╝r├╝lmesi sonras─▒nda meydana gelen karga┼čadan faydalanarak kendisini M├╝slimiyye'nin bir ├╝yesi ve Eb├╗ M├╝slim'in bir davet├žisi olarak tan─▒tm─▒┼čt─▒r. Halbuki o, Yahya b. Zeyd b. Ali'nin o─člu olup Emevilerden ka├žarak T├╝rk b├Âlgesine s─▒─č─▒nm─▒┼č birisidir."[2] G├Âr├╝ld├╝─č├╝ gibi, bu rivayete g├Âre,    ─░shak et-T├╝rk├« Hz. Ali taraftar─▒ de─čil Eb├╗ M├╝slim taraftar─▒d─▒r ve onunla ilgili baz─▒ a┼č─▒r─▒ iddialarda bulunmu┼čtur. Tarihi kaynaklar ve Tabakat kitaplar─▒, Yahya b. Zeyd'in ve ├žocuklar─▒n─▒n T├╝rk b├Âlgelerine s─▒─č─▒nd─▒─č─▒na dair bilgileri[3] do─črulamakla birlikte onun ─░shak ad─▒nda bir o─člundan bahsetmemektedirler. T├╝rk Hakan'lar─▒, Emevilerin b├Âlgedeki ekonomik ve siyasi politikalar─▒na kar┼č─▒ g├╝├ž birli─či olu┼čturmak i├žin di─čer baz─▒ muhalif kimseler  gibi Yahya b. Zeyd'in ├žocuklar─▒n─▒ da  korumu┼čtur. Ancak ─░shak kimli─či, mechul bir isimdir. ├ç├╝nk├╝ Zeydi Tabakat kitaplar─▒nda, Yahya'n─▒n ─░shak ad─▒yla bir o─čluna   rastlanmamaktad─▒r. Di─čer taraftan baz─▒ ┼×ecerename veya Nesepnameler'de ise, Ahmed Yesevi'nin tarikat silsilesinde Muhammed b. el-Hanefiyye'nin neslinden gelen ─░shak adl─▒ birisinden bahsedilmektedir. Fakat bu durumda, mesele, burada tart─▒┼čmas─▒na girmeyece─čimiz farkl─▒ bir boyut kazanmaktad─▒r.[4] Makalat t├╝r├╝ eserlere gelince, Peygamberli─čin Hz. Adem'den k─▒yamete kadar devam edece─čini ileri s├╝ren veya ba┼čka fikirleri benimseyen ─░sh├ókiyye ad─▒nda birden fazla Raf─▒z├« f─▒rkadan bahsedilmektedir, ancak bunlar─▒n her birinin nispet edildi─či ki┼či ayn─▒ ─░shak olmad─▒─č─▒ gibi, hi├ž biri ─░shak et-T├╝rki ile de ili┼čkilendirilmemektedir. Hatta Cografya ve Seyahatname  kitaplar─▒ndaki durum daha da karma┼č─▒kt─▒r.  Ebu D├╝lef'in Samaniler d├ÂnemindeT├╝rk b├Âlgelerinde yapt─▒─č─▒ seyahat s─▒ras─▒nda Bu─čra├ž  kabilesiyle ilgili kaydettikleri, e─čer do─čruysa, olay─▒ farkl─▒ cephelere kayd─▒rmaktad─▒r.  ├ç├╝nk├╝  Karahanl─▒lar─▒n kastedildi─či anla┼č─▒lan Bu─čra├ž kabilesinin kudretli h├╝k├╝mdarlar─▒, kendilerini Alevi olarak tan─▒tmakta ve Yahya b. Zeyd'in neslinden geldiklerini ileri s├╝rmektedirler. Ebu D├╝lef'in seyahat─▒ Satuk Bu─čra-han d├Ânemine rastlamaktad─▒r. Bu tarihlerde Karahanl─▒lar yerle┼čik hayata ge├žmi┼č m├╝sl├╝man ve koyu bir Hanefi olduklar─▒ i├žin Ali soyundan geldikleri ┼čeklindeki iddia tutars─▒zd─▒r. Daha ilginci ise,   Bu─čra├ž'lar─▒n inan├žlar─▒yla ilgili verdi─či bilgilerdir: " Bu kabile mensuplar─▒n─▒n sakallar─▒ t─▒ra┼č edilmi┼č olup b─▒y─▒klar─▒ bulunur. .... Onlar─▒n yan─▒nda tezhipli bir mushaf vard─▒r. Bu mushaf─▒n ├╝zerinde Zeyd i├žin yaz─▒lan mersiyelerden baz─▒ beyitler bulunur. Bu─čra├žlar bu mushafa ib├ódet ederler. Onlara g├Âre, Zeyd,  Araplar─▒n h├╝k├╝mdar─▒; Ali b. Ebi Talib ise il├óh─▒d─▒r. Ba┼člar─▒na ancak bu Alevi'nin s├╝l├ólesinden gelen birini tayin ederler. Bu kabile mensuplar─▒ g├Â─če bakt─▒klar─▒ zaman a─č─▒zlar─▒n─▒ a├žarlar, g├Âzleri d─▒┼čar─▒ f─▒rlar. " Araplar─▒n h├╝k├╝mdar─▒ oradan iner, oraya ├ž─▒kar" derler. Zeyd s├╝l├ólesinden gelen h├╝k├╝mdarlar, kendilerine has alamet olarak, sakall─▒d─▒rlar."[5]   Ayr─▒ca Anadolu'da ve Orta Asya'da Aleviler ve S├╝nniler aras─▒nda  Ebu M├╝slim Cenkleri dolay─▒s─▒yla hala ya┼čayan Ebu M├╝slim K├╝lt├╝'ne bakarak, g├╝n├╝m├╝z Alevili─či aras─▒nda ba─č kurmak ve Alevi ismini buna dayand─▒rmak m├╝mk├╝n g├Âr├╝nmemektedir. Karahanl─▒larla ilgili Ebu D├╝lef'in zikretti─či inan├žlar, do─črulu─čunu kabul etsek bile[6] Ali'den ├žok Zeyd ve soyuyla  ilgilidir. Ne Zeydi kaynaklarda ne de XV. as─▒rdan itibaren olu┼čan K─▒z─▒lba┼č ve Bekta┼či dini edebiyat─▒nda,   b├Âyle bir inanc─▒n izlerine rastlamak m├╝mk├╝n de─čildir. Dolay─▒s─▒yla bug├╝nk├╝ Alevi kullan─▒m─▒n─▒n, bununla her hangi bir tarihsel ba─člant─▒s─▒ bulunmamaktad─▒r. 

b) Peygamber Soyundan Gelenler
Yusuf Has Hacib, eserinde Alevi ismini, daha geni┼č bir anlamda, Hz. Peygamber'in soyu, yani Hz. Ali'nin Hz. Fat─▒ma'dan devam eden soyu i├žin kullanmaktad─▒r. O, hizmetkarlar ve BeyÔÇÖin adamlar─▒ d─▒┼č─▒nda toplumu olu┼čturan  tabakalardan birisinin de Peygamber nesli oldu─čunu s├Âyleyerek bu ki┼čilere nas─▒l davran─▒laca─č─▒ konusunda ┼ču ├Â─č├╝tleri vermektedir: " Bunlardan biri Peygamberin neslidir; bunlara hurmet edersen, devlet ve sa├ódete kavu┼čursun. Bunlar─▒ pek ├žok ve g├Ân├╝lden sev; onlara iyi bak ve yard─▒mda bulun. Bunlar ehl-i beyttir, Peygamberin uru─čudur; ey karde┼č, sen de onlar─▒, sevgili Peygamber hakk─▒ i├žin, sev. ( bunlar ehl-i beyt ol habikka karda┼č/habib sav├ž─▒ hakk─▒ ├╝├ž├╝n sev ada┼č). A─č─▒zlar─▒ndan yak─▒┼č─▒ks─▒z bir s├Âz ├ž─▒kmad─▒k├ža, onlar─▒n i├žini-d─▒┼č─▒n─▒ ve asl─▒n─▒-es├ós─▒n─▒ ara┼čt─▒rma."[7] Yusuf Has H├ócib'in burada Alevi olarak bahsetti─či s─▒n─▒f─▒n T├╝rklerle ilgili olmad─▒─č─▒ Emevi ve Abbasi zulm├╝nden ka├ž─▒p T├╝rkler'e s─▒─č─▒nan veya daha sonralar─▒ kendi istekleriyle g├Â├ž├╝p gelen Hz. Peygamber soyuna mensup veya  kendisini bu soya mensup g├Âstermeye ├žal─▒┼čan ki┼čiler oldu─ču a├ž─▒kt─▒r. Bu tarihlerde ehl-i beyt soyundan oldu─čunu iddia edenlere nas─▒l davran─▒laca─č─▒na dair kurallar─▒n belirlenmesi ilgin├žtir. Bu sevgi ve sayg─▒ sadece oniki imam─▒ de─čil, b├╝t├╝n Peygamber soyunu kapsamaktad─▒r. Buna ra─čmen onlar─▒ sevenlere de─čil, Peygamber soyundan  gelenlere veya geldi─čini iddia edenlere Alevi denilmektedir. Bu kullan─▒m da, do─črudan Peygamber soyundan gelenlere has bir kullan─▒m olup, bug├╝nk├╝ kullan─▒mla ili┼čkilndirilmesi m├╝mk├╝n g├Âr├╝nmemektedir. 

c) Hz. Ali'nin Peygamberli─čini ─░leri S├╝renler
─░slam tarihinde ortaya ├ž─▒kan siyasi ve itikadi mezhepleri ve f─▒rkalar─▒ ele alan Makalat, Milel-Nihal veya ba┼čka adlarla bilinen eserler incelendi─činde,  politik-teolojik bir ak─▒m olarak T├╝rklerle ili┼čkilendirilen  ve Alevi ad─▒yla bilinen bir f─▒rkaya yer verilmedi─či g├Âr├╝lmektedir. Sadece  T├╝rk as─▒ll─▒ Ebu Muti Mekhul en-Nesef├« ile onun ├žizgisini devam ettiren  ─░bn├╝'l-Cevz├« ve ─░bn Kemal Pa┼ča, her hangi bir co─črafyayla, ┼čehirle ve soyla ili┼čkilendirmeksizin Raf─▒za'n─▒n bir alt f─▒rkas─▒ olarak Gulviyye'den bahsederler. Bu kelime,  Arap├ža'da noktas─▒z yaz─▒ld─▒─č─▒nda Aleviyye diye okunabilmesi ve ilk defa T├╝rk as─▒ll─▒ bir yazar─▒n eserinde ge├žmesi dolay─▒s─▒yla  bizi ilgilendirmektedir. Farkl─▒ okunabilmesinden dolay─▒ olsa gerek Nesefi'nin eserini tahkik eden Marie Bernand, ilk ge├žti─či yerde Gulviyye,  m├╝stakil olarak bu f─▒rkan─▒n anlat─▒ld─▒─č─▒ yerde Aleviyye, hemen akabinde Raf─▒za'n─▒n ikinci f─▒rkas─▒ Emriyye ile ilgili bir kar┼č─▒la┼čt─▒rmada  tekrar Gulviyye olarak okumu┼čtur.[8] Kelime iki ┼čekilde de okunabilir, fakat di─čer kaynaklarda Raf─▒zilerin  a┼č─▒r─▒lar─▒n─▒  Gali veya  Gulat ad─▒yla ele ald─▒klar─▒ d├╝┼č├╝n├╝l├╝rse Gulviyye okunu┼čunu tercih etmek daha isabetli olur. ├ľnemli olan nas─▒l okundu─ču de─čil bununla kimlerin kastedildi─či ve sahip oldu─ču fikirlerdir. Birinci hususta kaynaklar─▒n verdi─či bilgiler yetersiz kalmaktad─▒r. ─░kinci hususa gelince Nesefi'de yer alan bilgiler k─▒sad─▒r ve daha sonraki kaynaklarca tekrarlanmaktad─▒r. Bu f─▒rkan─▒n g├Âr├╝┼č├╝ne gelince, Ali'nin Allah'─▒n Peygamberi oldu─ču iddias─▒ndan ibarettir. Onlara g├Âre, Allah Peygamberli─či Ali'ye vermi┼čti, fakat Cebrail yanl─▒┼čl─▒kla Hz. Muhammed'e getirmi┼čtir. Bu g├Âr├╝┼člerinden dolay─▒  onlar, Hz. Ali'ye Allah Rahmet etsin yerine " Salla'llahu ala Ali" demektedirler.[9]  Ancak  bu fikri benimseyen T├╝rk topluluklar─▒n─▒n oldu─ču y├Ân├╝nde veya bu inan├žlar─▒n  bug├╝nk├╝ Alevili─če onun bir devam─▒ olarak ge├žti─či y├Ân├╝nde hi├ž bir kan─▒t yoktur.  Di─čer taraftan Nesefi d├Âneminde Mavera├╝nnehir'de yaz─▒lan kaynaklarda da bu konuda bilgi verilmemektedir. Mezhepler Tarihi eserlerinden ikinci bir grup  ise, Cebrailin Peygamberli─či Ali yerine yanl─▒┼čl─▒kla Hz. MuhammedÔÇÖe g├Ât├╝rd├╝─č├╝ ┼čeklindeki fikri Aleviyye'ye de─čil  ┼×ii gulat hareketlerinden Gurabiyye'ye ait g├Âsterirler.[10] ┼×ii Makalat gelene─činde ise, ne Gurabiyye, ne de Aleviyye'nin ad─▒ ge├žer. ├ľyle anla┼č─▒l─▒yor ki, sahihli─či tart─▒┼čmal─▒ 73 f─▒rka ile ilgili bir rivayetten hareketle Makalat yazarlar─▒n─▒n f─▒rkalar─▒n say─▒s─▒na 6x12+1: 73'e tamamlamak i├žin ├╝rettikleri uydurma bir f─▒rkad─▒r. Bu durum Mavera├╝nnehir'de bu d├Ânemde ─░smailili─čin d─▒┼č─▒nda ┼×ii anlay─▒┼č─▒n yay─▒lma imkan─▒ bulamad─▒─č─▒ ve onlarda b├Âyle bir iddian─▒n olmad─▒─č─▒ hesaba kat─▒l─▒rsa daha iyi anla┼č─▒lacakt─▒r. Nesefi'nin, ├žok az taraftar bulan, resmi takibata u─črayan ve daha ├žok Karam─▒ta olarak bilinen ─░smaililerle ilgili hi├ž bir bilgi vermemesi meseleyi daha da karma┼č─▒kla┼čt─▒rmaktad─▒r. G├╝n├╝m├╝z Alevi-Bekta┼čili─čin dini yaz─▒l─▒ kaynaklar─▒nda da yukar─▒da zikredilen  iddiaya raslayamamaktay─▒z, yaln─▒z baz─▒ Alevilerin buna benzer iddialara sahip oldu─ču bilinmektedir.  B├Âyle bir fikir, muhtemelen a┼č─▒r─▒ ┼×ii-Bat─▒ni veya Hurufi k├╝lt├╝rle birlikte Aleviler aras─▒na girmi┼č olabilir.  

d)  Safevi Taraftarl─▒─č─▒/ Yanda┼čl─▒─č─▒
┼×ah ─░smail, Pir Sultan Abdal, ┼×ahiya (XVI. Y├╝zy─▒l), Azb├«-M─▒sr├«-i Niy├óz├« (1693) ve Kul Himmet gibi  baz─▒ ┼čairlerin,  ┼čiir ve deyi┼člerinde Alev├«, Alev├«yem, H├╝seyn├«yem, Hayder├«yem, CaÔÇÖfer├«yem, Asker├«yem ve Hayber├«yem ┼čeklinde  baz─▒  kimlik tan─▒mlay─▒c─▒ ifadeler kulland─▒klar─▒n─▒ g├Ârmekteyiz:a)  Alev├«: Kul HimmetÔÇÖe ait bir deyi┼čte ┼č├Âyle ge├žmektedir: "Me┼črebi H├╝seyn├« ismi Alev├«Muhammed AliÔÇÖye ├ž─▒kar yollar─▒ÔÇŁ[11] b) Alev├«-H├╝seyn├«: Pir Sultan AbdalÔÇÖ─▒n uzun bir deyi┼činde, her d├Ârtl├╝─č├╝n son m─▒sra─▒nda  bu iki tan─▒mlama birlikte kullan─▒lmaktad─▒r.Bu deyi┼čin son m─▒sra─▒nda ┼č├Âyle denilmektedir:  "Pir Sultan Abdal ├ža─č─▒r─▒r HintÔÇÖte YemenÔÇÖdeDola┼čt─▒rsam seni Sahib-zamanda─░radet getirdim ikrar imandaH├╝seyn├«yim, Alev├«yim ne dersinÔÇŁ  [12] ┼×eyh Hat├óyi ise,  H├╝seyn├«yiz nisbetini kullanmaktad─▒r:" Gezeriz ┼×ah dey├╝p meyd├ón i├žindeH├╝seyn├«yiz bug├╝n devran─▒m─▒zd─▒rBiz imam kullar─▒y─▒z s├ód─▒kane┼×ehidlik gazilik ni┼č├ón─▒m─▒zd─▒r "[13]c) Hayder├«: Bu ┼čekilde bir tan─▒mlamaya Azb├«-M─▒sr├«-i Niy├óz├«ÔÇÖnin D├╝v├ózde ─░mam deyi┼činde rastlamaktay─▒z: "Hasen d├«nim im├ón─▒m ┼čah HuseyinÔÇÖdirGulam-i der-i p├ók-i Hayder├«yem"[14] d) Cafer├«: Azb├«-M─▒sr├«-i Niy├óz├«ÔÇÖnin D├╝v├ózde ─░mam deyi┼činde, Caferiyem de ge├žmektedir:"Ne varsa yerde g├Âkte benden isteHakikat k├ón-i iska CaÔÇÖfer├«yem"[15] XVI. Y├╝zy─▒l ┼čairlerinden ┼×├óhiya ise, mezhebinden  ─░mam Cafer Sad─▒keyn olarak  bahsetmektedir.ÔÇťPirim kula─č─▒ma eyledi telki┼×├óh-─▒ VelayetÔÇÖe olmu┼čuz yakinMezhebim ─░mam Cafer Sad─▒kÔÇÖeynAllah dost eyvallah peyman geldimÔÇŁ[16]  e) Asker├«: Azb├«-M─▒sr├«-i Niy├óz├«,  ayn─▒ deyi┼činde kedisini Askeriyem   ┼čeklinde tan─▒mlamaktad─▒r:"Al├óy─▒ktan elim ├žektim y├╝z├╝m akEzeleden bendeg├ón-i Asker├«yemÔÇŁ [17] f) Bak─▒r├«: Bu ┼čekilde bir tan─▒mlama da, yine Azb├«-M─▒sr├«-i Niy├óz├« taraf─▒ndan kullan─▒lmaktad─▒r. ÔÇťD├╝n ├╝ g├╝n k─▒bleg├óh─▒md─▒r cem├óliNazar-b├óz-─▒ Muhammed B├ók─▒r├«yemÔÇŁ[18]Yukar─▒daki ┼čiir ve deyi┼člerde Alevi veya Aleviyem kullan─▒mlar─▒n─▒n  g├╝n├╝m├╝zde kavramla┼čan Alevi deyimi ile ayn─▒ anlamda kullan─▒lmad─▒─č─▒ a├ž─▒kt─▒r. ├ç├╝nk├╝ bu ┼čiirlerde Safev├« taraftarl─▒─č─▒ veya K─▒z─▒lba┼č yerine mecazen Alev├«, H├╝seyn├«, Hayder├«, Bak─▒r├«, Asker├« ve Cafer├« tan─▒mlamas─▒ tercih edilmi┼čtir. Aksi taktirde bunlar─▒n her birisini bir mezhep veya f─▒rka olarak alg─▒lamak gerekir ki, bu m├╝mk├╝n de─čildir.   Bunlar, sitematik teolojiye sahip topluluktan ziyade Oniki imam─▒ bayrakla┼čt─▒ran siyasal bir topluluk veya onun mensubu olmak anlam─▒ndad─▒r. Dolay─▒s─▒yla XIX. as─▒rdan itibaren kullan─▒lan Alevi ismi, bu ┼čairler taraf─▒ndan s─▒k s─▒k kullan─▒ld─▒─č─▒ i├žin yayg─▒nl─▒k kazanmam─▒┼č olup ├ža─čda┼č bir kavramla┼čt─▒rmad─▒r. Alevili─čin en ├Ânemli problemlerinden birisini, Osmanl─▒ d├Âneminde var olan Babai, I┼č─▒k, Hurufi, Torlak, Kalender, K─▒z─▒lba┼č, Raf─▒zi, Bekta┼či ve di─čer baz─▒ sufi olu┼čumlar─▒n tamam─▒ i├žin kullan─▒lmas─▒d─▒r. Asl─▒nda bunlar─▒n her birisi ayr─▒ ayr─▒ analiz edilmelidir. Bunlardan  K─▒zlba┼č kavram─▒n─▒ belirleyen en temel unsurlar ┼čunlard─▒r:

 

1. Hz. Ali, Ehl-i Beyt ve 12 imama a┼č─▒r─▒ sevgi besleme ve onlar─▒ y├╝celtme[19]. Alevi-Bekta┼č├« ┼čairler taraf─▒ndan yaz─▒lan ┼čiirlerde, deyi┼člerde ve ├Âzellikle d├╝vazlarda bunun ├Ârnekleri olduk├ža fazlad─▒r. Burada, cemlerde de okunan bir d├╝vaz─▒ ├Ârnek verebiliriz:ÔÇť ├ç├╝n ├žera─č─▒ Fahr uyand─▒rd─▒k Hud├óÔÇÖn─▒n a┼čk─▒na Fahr-─▒ alem ol Muhammed MustafaÔÇÖn─▒n a┼čk─▒naSakii kevser Aliyyel MurtazaÔÇÖn─▒n a┼čk─▒naHem Hatice Fat─▒ma Hayrunnisa a┼čk─▒na┼×ah Hasan Hulki R─▒za hem ┼×ah H├╝seyn-i KerbelaOl ─░mam-─▒ etk─▒ya ZeyneÔÇÖl-Ab├óÔÇÖn─▒n a┼čk─▒naHem Muhammed Bak─▒r ol kim Nesl-i pak-i MurtazaCaÔÇÖfer├╝ÔÇÖs-Sad─▒k ─░mam-─▒ rehn├╝man─▒n a┼čk─▒na Musa-i Kaz─▒m imam-─▒ serfizar-─▒ ehl-i HakHem Ali Musa R─▒za-y─▒ sabiran─▒n a┼čk─▒na┼×ah Taki ve Ba Naki hem Hasen├╝ÔÇÖl-AskeriOl Muhammed Mehdi-i sahib livan─▒n a┼čk─▒naPirimiz ├╝stad─▒m─▒z Bekta┼č-─▒ VeliÔÇÖnin a┼čk─▒na Ha┼čre dek yanan yak─▒lan a┼čikan─▒n a┼čk─▒naÔÇŁ[20]

2. Kerbela ┼čehitlerine ba─čl─▒l─▒k veya Muharrem Matemi[21]

3. Osmanl─▒ Aleyhtarl─▒─č─▒[22]

4. Emevilere (  Mervan, Muaviye ve Yezid)[23] ve Haricilere lanet[24]┼×ah ─░smail, bir gazelinde  Yezid'e ┼ču ┼čekilde  lanet okumaktad─▒r:" S├ók─▒y├ó sun b├óde-i s├óf─▒ saf├ón─▒n a┼čk─▒naDoldurup ver gel Aliyyel-Murtez├ó'n─▒n a┼čk─▒na Sad hezar l├ó'net Yez├«d'e ├ž├╝nki ol ┼čehz├ódeyeBir i├žim su vermedi kadir Hud├ó'n─▒n a┼čk─▒na"[25] ┼×ah ─░smail, bir ba┼čka yerde Mervan ve YezidÔÇÖe birlikte lanet okumaktad─▒r:" Tohm-i Merv├ón'─▒n Yez├«d'in k├Âk├╝n├╝ min ├ók─▒betYer y├╝z├╝nden kald─▒ram ├él-i ab├ó'n─▒n a┼čk─▒naEy mev├óliler bilih s├óhib zam├ón─▒n devridir├çalaram k─▒l─▒nc─▒ ben s├óhib zam├ón─▒n a┼čk─▒na"[26] Pir Sultan AbdalÔÇÖ─▒n bir ┼čiirinde YezidÔÇÖe ┼č├Âyle lanet okunmaktad─▒r:ÔÇť─░mam-─▒ CaferÔÇÖden ald─▒k icazetMusa-i Kaz─▒mÔÇÖdan farzile s├╝nnetM├╝minlere rahmet, YezidÔÇÖe l├ónetH├╝seyniÔÇÖyim, AleviÔÇÖyim ne dersin ─░mam-─▒ R─▒zaÔÇÖn─▒n ben envar─▒y─▒m┼×ah-─▒ Kerbel├óÔÇÖda do─čan AliÔÇÖyimM├╝nkirle YezidÔÇÖin AzrailÔÇÖiyim H├╝seyniÔÇÖyim, AleviÔÇÖyim ne dersinÔÇŁ[27] ┼×ah ─░smail, ┼čiir, mani ve gazellerinde, ├žo─ču kere Yezid ve Havarici birlikte lanetlemektedir. Bu konuda pek ├žok ├Ârnek verilebilir:" Feri┼čtehler  in├╝p g├Âkten be┼č├óret ehl-i irf├ónaHav├óric'e ecel yetti Yez├«d'lere bel├ó geldi"[28]" Hak├«kat m├«zan─▒n kuran Ali'dir Bu ma'n├«den Ali s─▒rd─▒r yakin bilHav├óric g├Âz├╝ne sinan Ali'dir"[29] " H├╝seyn-i Kerbel├ó serd├ór olubdurYez├«d ├╝ ┼×imr ile Merv├ón elinden├ľ─č├╝┼č gazilere efk├ór olubdurHav├óric neslini koymaz cihanda"[30] " Cihangir gaziler meyd├óna girseHav├óricler aya─ča p├óy serdirYez├«d'e zahm-i seyf ├╝ t├«─č u hancer"[31]

5. Hz. Ali ve Ehl-i Beyt dostlar─▒na muhabbet (Tevelli)[32]

Bu konuda ┼×ah ─░smailÔÇÖin  ┼čiir ve gazellerinde pek ├žok ├Ârnek bulunmaktad─▒r. Bunlardan birisi ┼č├Âyledir:ÔÇťTevell├ó k─▒lm─▒┼čam ├él-i ab├ó'yaHav├óric g├Âzlerinin hanceriyemH├╝seyn├«'yem Yez├«d'e l├ó'netim varEzelden men d├╝├ž├ór-─▒ Hayberiyem"[33] 

6. Hz. Ali ve Ehl-i Beyt'in d├╝┼čmanlar─▒ndan nefret ( Teberri)[34]

7.  Seyh Safiye, ┼×ah ─░smail ve Erdebil tekkesine ba─čl─▒l─▒k[35]T├╝rab├« Baba bir ┼čiirinde ┼×ah ─░smailÔÇÖe olan ba─čl─▒l─▒─č─▒n─▒ ┼č├Âyle dile getirmektedir:  " ┼×ah ─░smail, Hac─▒m Sultan ulumuz, ┼×ah-─▒ Horasan'a ├ž─▒kar yolumuz, Muhammed Ali'dir kokar g├╝l├╝m├╝z, Oniki tarikin serveriyiz biz"[36]

8. K─▒z─▒l ba┼čl─▒k giymekK─▒z─▒lba┼č kavram─▒n─▒n bu anlamda kullan─▒ld─▒─č─▒  baz─▒ nefesler bulunmaktad─▒r. Bunlardan iki tanesini  ├Ârnek olarak zikredebiliriz:  "E─čnimize k─▒rm─▒z─▒ giyeriz  Halimizce her manadan anlar─▒z─░mam CaÔÇÖfer mezhebine uyar─▒z  Biz Muhammad Ali diyenlerdenizÔÇŁ[37] " Yezid o─član bize K─▒z─▒lba┼č demi┼č, Bah├žede a├ž─▒lan g├╝l de k─▒rm─▒z─▒. ─░ncinme g├Ân├╝l ne derse desin,  Kitab─▒ derceden g├╝l dil de k─▒rm─▒z─▒"[38]

9. Hac─▒ Bekta┼č Veli'ye ba─čl─▒l─▒k

" Men g├╝nehk├órem g├╝nehk├ór y├ó Muhammed y├ó AliSeyyid├« Batt├ól Gaz├«, Hac─▒ Bekt├ó┼č-─▒ Vel├« C├╝mlesinin s─▒rr─▒ sensin y├ó Muhammed y├ó Ali"[39] " Musahip dedikleri bir s─▒n─▒r ta┼č─▒Ziyade tatl─▒d─▒r a┼čnan─▒n a┼č─▒G├Ân├╝lden seversen Hac─▒ Bekta┼č─▒  Ziyade tatl─▒d─▒r a┼čnan─▒n a┼č─▒"[40]  Bu anlamlar─▒n d─▒┼č─▒nda Alevilikle irtibatl─▒ olan K─▒z─▒lba┼č kelimesini, Mezhepler Tarihi kaynaklar─▒nda zikredilen k─▒rm─▒z─▒ elbise giydikleri i├žin  el-Muhamm─▒ra ad─▒yla an─▒lan bir gruba ba─člamak da do─čru de─čildir. ├ç├╝nk├╝ kaynaklarda bahsedilen grup, III./IX. as─▒rda Abbasilere kar┼č─▒ isyan eden Taberistan'da Maziyyar ve Azerbeycan'da Babek el-Hurremi taraftarlar─▒d─▒r. Kaynaklarda, her iki f─▒rka liderinin de, ─░ran as─▒ll─▒ ve Mecusi olduklar─▒ndan bahsedilir. Bu sebeple bu iki grubun  T├╝rklerle bir ili┼čkisi yoktur. Ancak muhtemelen  k─▒z─▒l ba┼čl─▒k giymeleri dolay─▒s─▒yla K─▒z─▒lba┼č ad─▒n─▒n verilmesi ve devletin merkezi olarak Azerbeycan'─▒ se├žmeleri sebebiyle, Muhamm─▒ra ile ili┼čkilendirilmi┼čtir. Hatta bunun sonucunda  baz─▒ Mezhepler Tarihi kaynaklar─▒nda Babekiyye i├žin zikredilen mum s├Ând├╝  ve benzeri hadiseler[41] aynen al─▒narak,  karalamak amac─▒yla K─▒z─▒lba┼člara isnad edilmi┼čtir. Bu tamamen as─▒ls─▒z bir iddiad─▒r ve iki grup aras─▒nda bir ili┼čki yoktur. Bu t├╝rden ithamlar, Orta AsyaÔÇÖdaki Yesevi gruplara ve IrakÔÇÖtaki KaÔÇÖkailere de yap─▒lm─▒┼čt─▒r. 

 

2. ─░slam Mezhepleri Tarihi Us├╗l├╝ A├ž─▒s─▒ndan Alevilik ve Bekta┼čili─čin Durumu
─░slam, en genel anlamda, doktriner olarak ─░nan├ž, Ahlak, ─░badet ve Muamel├ót gibi  temel baz─▒ alanlar─▒ kapsamaktad─▒r. Buna g├Âre, Allah'a, kitaplar─▒na, meleklerine, resullerine ve ahiret g├╝n├╝ne inanmak gibi inan├ž esaslar─▒ndan; insan─▒n ahlakl─▒ ve erdemli olmas─▒n─▒ sa─člayan ahlak ilkelerinden;   namaz, oru├ž, zekat, hac ve di─čer  ibadetlerden ve insanlarla ili┼čkilerin bir k─▒sm─▒n─▒ d├╝zenleyen  dolayl─▒ ve dolays─▒z hukuk├«  m├╝eyyidelerden (muamel├óttan) olu┼čur. Peygamberimize gelinceye kadar bunlardan ilk ├╝├ž├╝, yani ─░nan├ž, ─░badet'in zorunlulu─ču ve Ahlak, b├╝t├╝n peygamberlere g├Ânderilmi┼čtir ve dinin evrensel boyutunu temsil eder. Bu sebeple ─░nan├ž esaslar─▒n─▒ belirleme yetkisi sadece Allah'a ait olup KurÔÇÖ├ónÔÇÖda kesin ve a├ž─▒k bir ┼čekilde belirtilmi┼čtir. Bunlara ilave olarak kader ve Vel├óyet/─░m├ómet gibi hususlar ve mezheplerin siyas├« ve itikad├« fikirleri, inan├ž esaslar─▒na ilave edilmeye ├žal─▒┼č─▒lm─▒┼čsa da, bunlar inan├ž esaslar─▒n─▒ de─čil mezheb├« esaslar─▒ olu┼čturur. Muamel├ót ve ibadet etme bi├žimleri ise, peygamberden peygambere de─či┼čmektedir ve baz─▒ k─▒s─▒mlar─▒ itibariyle zamansald─▒r. Her dinin  bir Peygamberi, bir kitab─▒ ve ibadethanesi vard─▒r ve bunlar mezhepler ├╝st├╝ ortak de─čerlerdir. ├ľrne─čin Yahudili─čin ibadethanesi Sinagog, Hristiyanl─▒─č─▒nki Kilise, M├╝sl├╝manlar─▒nki ise Cami'dir. ─░slam'─▒n bu y├Ân├╝ Hz. Peygamberle birlikte kurumsalla┼čm─▒┼č olup mezhepler ├╝st├╝ ve ├Âncesi k─▒sm─▒n─▒ olu┼čturur. G├╝n├╝m├╝zde ─░slam'─▒ ara┼čt─▒ran do─čulu ve bat─▒l─▒ bilim adamlar─▒ ─░slam deyince Kur'an taraf─▒ndan ortaya konan doktriner y├Ân├╝n├╝ ve Hz. Peygamber taraf─▒ndan onunla ilgili a├ž─▒klamalar─▒n─▒ anlamaktad─▒r. Bunlar ─░slam'─▒ di─čer dinlerden ay─▒ran ve b├╝t├╝n mezheplerce kabul edilen temel ├Âzelliklerdir. Bu sebeple Allah'─▒n varl─▒─č─▒na ve birli─čine (Ul├╗hiyet), Hz. Muhammed'in onun resul├╝ oldu─čuna ve onun Allah'tan getirdiklerine (N├╝b├╝vvet), ├Âld├╝kten sonra dirilmeye ve hesaba ├žekilmeye (Ahiret) inanan herkes m├╝min, m├╝sl├╝man ve K─▒ble Ehli'dir.           

Mezheb, Arap├ža bir kelime olup, s├Âzl├╝kte benimsenen g├Âr├╝┼č, farkl─▒ tutum ve davran─▒┼č, takip edilen ve gidilen yol anlamlar─▒na gelir. Terim olarak ise, ─░slam tarihinde sosyal, siyas├« ve ekonomik sebeplerle ortaya ├ž─▒kan, belli fikirler ve ┼čah─▒slar etraf─▒ndaki siyas├«-itikad├« veya f─▒kh├«-amel├« z├╝mrele┼čmeler demektir. Bu farkl─▒la┼čmalar, temelde insan unsuru, dini metinler ve toplumsal yap─▒ ├╝├žgeninde meydana gelmektedir. Bunlardan siyas├«-itikad├« alanla ilgili olanlar─▒na f─▒rka, amel├«-fikh├« boyutu a─č─▒r basanlara f─▒k─▒h mezhepleri, adap-erkan ve ahlakla ilgili olan k├╝lt├╝rel-din├« olu┼čumlara sufi tarikatlar denilir. Ba┼čka bir tan─▒mla mezhep, itikad├« ve amel├« yani inan├ž, ibadet  ve muamelatla ilgili kar┼č─▒la┼č─▒lan meselelere ├ž├Âz├╝mler ├╝retmek i├žin ortaya ├ž─▒kan ─░slam D├╝┼č├╝nce ekollerini ifade eder. Ancak dilimizde, gerek siyas├« ve itikad├«, gerekse fikh├« ekollerin t├╝m├╝ne mezhep ad─▒ verilmektedir.─░slam'─▒n anla┼č─▒lma bi├žimleri olarak kabul edilen mezheplerin ortaya ├ž─▒kmas─▒, tarihsel, politik-din├« ve be┼čer├« bir olgudur. ─░nsanlar farkl─▒ bak─▒┼č a├ž─▒lar─▒na g├Âre bu metinlere yakla┼čt─▒klar─▒ndan farkl─▒ sonu├žlar elde ettiler. ├ç├╝nk├╝ bunlar─▒n k├╝lt├╝r d├╝zeyleri, anlay─▒┼člar─▒, bak─▒┼č a├ž─▒lar─▒ birbirinden farkl─▒ idi.  Neticede her grup kendi anlay─▒┼č─▒n─▒n do─čru oldu─čunu iddia etmeye, onu ayet ve daha sonralar─▒ hadislerle temellendirmeye ├žal─▒┼čt─▒. Her mezhebin ├╝retti─či g├Âr├╝┼č ve ├ž├Âz├╝mler, belli d├Ânemin  dini ihtiya├žlar─▒n─▒ kar┼č─▒lamak ├╝zere ortaya konulmu┼čtur. Dolay─▒s─▒yla hi├ž bir mezhep g├Âr├╝┼člerinin b├╝t├╝n insanl─▒k i├žin k─▒yamete kadar ge├žerlili─či ve ─░slam'─▒ b├╝t├╝n y├Ânleriyle temsil etti─či iddias─▒nda bulunmas─▒ ve kendisini ─░slamla aynile┼čtiremesi do─čru de─čildir. Bu ba─člamda ─░slam─▒n varl─▒─č─▒, mezheplere ba─čl─▒ de─čildir, ├ž├╝nk├╝ mezhepler yokken de ─░slam var idi.  Farkl─▒ tarih├«, siyas├«, toplumsal ve dini s├╝re├žler, farkl─▒ din anlay─▒┼člar─▒n─▒n ortaya ├ž─▒kmas─▒na ve kurumsalla┼čmas─▒na sebep olmu┼čtur.  Haricilik, ┼×ia, M├╝rcie, Mu'tezile, Hadis Taraftarlar─▒, Maturidilik, E┼č'arilik ve benzeri itikadi/kel├ómi f─▒rkalar; Hanef├«, Malik├«, Hanbel├«, ┼×afi├« ve Cafer├« gibi amel├«/fikh├« mezhepler ve daha ge├ž d├Ânemde ortaya ├ž─▒kan Yesevilik, Nak┼čilik, Kadirilik ve Rufailik ile Bekta┼čilikle, mistik forum i├žerisinde tarikat benzeri  bir olu┼čum olan Alevilik  ve di─čer mistik olu┼čumlar bu kurumsalla┼čman─▒n tezah├╝rleridir. K─▒saca siyasi ve itikadi mezhepler, inan├ž ve siyaset konular─▒nda; f─▒khi mezhepler, ibadet ve muamelatla ilgili hususlarda; Sufi ekoller de Ahlaki konularda ├ž├Âz├╝mler ├╝reten d├╝┼č├╝nce ekolleridir.  Ancak siyas├« ve itikad├« alanda ortaya ├ž─▒kan her anlay─▒┼č ve ya┼čay─▒┼č bi├žimi, mezhep kabul edilmemektedir. Bunlar─▒n mezhep kabul edilmesi i├žin, baz─▒  ├Âzellikleri ta┼č─▒mas─▒ gerekmektedir. 

 

a) Sistematik Teoloji Boyutu
Siyas├« ve itikad├« mezhepler, tarihi s├╝re├žte m├╝sl├╝manlar─▒n kar┼č─▒la┼čt─▒klar─▒ siyas├«  veya inan├žla ilgili k├Âkl├╝ problemler ├╝zerinde sistematik ve tutarl─▒ fikirlerden olu┼čan bir teoloji veya nazariye geli┼čtirmek suretiyle kurumsalla┼č─▒rlar. Aksi takdirde, bu kurumla┼čmay─▒ tamamlayamazlar, ba┼čka bir kurumla┼čm─▒┼č fikir ekol├╝n├╝n uydusu haline gelirler ve bunu ba┼čarm─▒┼č Teolojik ekol├╝n temel g├Âr├╝┼člerini kabul ederek, ayr─▒nt─▒larda baz─▒ farkl─▒ g├Âr├╝┼čler ortaya koyarlar. Bu durumda ba─čl─▒ oldu─ču siyas├« ve itikad├« d├╝┼č├╝nce ekol├╝n├╝n alt kolu haline gelir.  ─░slam d├╝┼č├╝ncesinde, sistematik teoloji ve ya nazariye geli┼čtirenlerin ba┼č─▒nda Haricilik, ┼×├«a ( Zeydiyye, ─░sma├«liyye, Onikiimamiyye), M├╝rcie, Mutezile, M├ótur├«dilik ve  E┼čÔÇÖarilik gelmektedir. Bu mezheplerin ortaya koydu─ču g├Âr├╝┼člerin ve bunlar─▒n tart─▒┼č─▒lmas─▒ sonucunda ─░slam Teolojisi'nin genel ├žat─▒┼č─▒ olu┼čmu┼čtur. ├ľrne─čin, ┼×├«a ─░mamet nazariyesiyle, Mutezile Tevhid ve Adalet nazariyesiyle, M├╝rcie ─░man nazariyesiyle, Hariciler ─░man ve Hilafet konusundaki g├Âr├╝┼čleriyle di─čerlerinden farkl─▒ g├Âr├╝┼čler ortaya  koyarak bu ├žat─▒n─▒n olu┼čmas─▒nda b├╝y├╝k rol oynam─▒┼člard─▒r. Sistematik teolojinin ana konular─▒n─▒n ba┼č─▒nda,  Allah ve s─▒fatlar─▒ ( Ul├╗hiyyet), Peygamberlik (N├╝b├╝vvet), ├ľld├╝kten sonra dirilip hesaba ├žekilme ( MeÔÇÖ├ód), ─░man ve b├╝y├╝k g├╝nah ( el-Esm├óÔÇÖ ve'l-Ahk├óm), Kader, ─░yili─či Emretmek K├Ât├╝l├╝kten Sak─▒nd─▒rmak ( Emr-i bi'l-Ma'r├╗f Nehy-i ani'l-M├╝nker) ve Devlet Ba┼čkanl─▒─č─▒ (─░m├ómet/ Hil├ófet) gelmektedir. Alevilik-Bekta┼čili─čin yaz─▒l─▒ kaynaklar─▒ incelendi─činde, bu konularda insicaml─▒ bir nazariye ileri s├╝rmedi─či ve farkl─▒ bir teoloji kurma te┼čebb├╝s├╝nde bulunmad─▒─č─▒ g├Âr├╝lmektedir. Her ne kadar eserlerinde, 12 imam'─▒n masumiyeti, tevell├ó (tevell├«) ve teberr├ó (teberr├«) gibi fikirler savunulmakta ise de, ┼×ia ve di─čer ekoller gibi, ─░mama ni├žin ihtiya├ž oldu─ču, Hz. Peygamber'den sonra kimin imam olmas─▒ gerekti─či ve bunun uzun uzun teolojik temellendirmeleri, ─░mam─▒n ta┼č─▒mas─▒ gereken ┼čartlar konusunda  insicaml─▒ bir teoloji kuramam─▒┼čt─▒r. Alevilik-Bekta┼čilik'te var olan nazariye,  d├Ârt kap─▒ k─▒rk makam ad─▒yla bilinen mistik  ve ahlak├« bir nazariyedir ki, bunun itikad├« ve siyas├« mezheplerin sahip oldu─ču sistematik Teolojiyle do─črudan ili┼čkisi yoktur.  

b) Yaz─▒l─▒ Edebiyat Boyutu
Siyas├« ve itikad├« bir olu┼čumun, mezheb h├╝viyeti kazanabilmesindebir di─čer ├Ânemli husus, ortaya koydu─ču teoloji veya nazariyeyi  ele alan temel eserler b─▒rakm─▒┼č olmas─▒d─▒r. ├ç├╝nk├╝ bu eserler, toplumsal yap─▒yla birlikte bir devaml─▒l─▒k kazanmaktad─▒r. Ayr─▒ca g├Âr├╝┼člerinin ba┼čkalar─▒ kar┼č─▒s─▒nda savunulabilir, tutarl─▒ ve insicaml─▒ hale gelmesini sa─člamaktad─▒r. Her bir mezhep kurucusu kabul edilen imam─▒ veya onu takip eden mensuplar─▒, yukar─▒da zikredilen temel kelam├« konularda veya bunlardan birisinde benimsedikleri g├Âr├╝┼čleri  uzun uzun tart─▒┼č─▒p akl├« delillerle ve Kura'n ayetleriyle  destekleyerek savunduklar─▒ bir ├žok eser yazm─▒┼člard─▒r. Bug├╝n her hangi bir kelami eseri al─▒p okudu─čumuzda,  bunun yazar─▒n─▒n hangi mezhepten oldu─čunu  o eserde savundu─ču fikirlerinden ├ž─▒karmak m├╝mk├╝nd├╝r. ├ç├╝nk├╝ ayn─▒ d├╝┼č├╝nce ekol├╝nde yer alanlar─▒n eserlerinde, konular─▒n s─▒ralamas─▒, g├Âr├╝┼člerine ├Ânem verdikleri ve savunduklar─▒ alimlerin adlar─▒, zihniyetleri, referans ├žer├ževeleri ve kavram d├╝nyalar─▒ hep birbirine benzer. Siyasi ve Teolojik d├╝┼č├╝nce ekollerinin bu eserleri, bug├╝n elimizdedir. Hatta her mezheb, tarih boyunca ├Ânemli k├╝lt├╝r merkezlerinde kendine ait bir tak─▒m medreseler kurmak suretiyle bu eserlerini okutmu┼č ve g├Âr├╝┼člerini yaymaya ├žal─▒┼čm─▒┼člard─▒r. Teolojiler, daha ├žok yaz─▒l─▒ kaynaklarla ve belirli kurumsal mekanlarda (medrese/cami) aktar─▒l─▒r. Son derece s─▒n─▒rl─▒ olan Alevilik ve Bekta┼čili─čin yaz─▒l─▒ kaynaklar─▒ndan Vil├óyetn├ómeler, Buyruklar, Nefesler, F├╝t├╝vvetn├ómeler, Erk├ónn├ómeler, Terc├╝m├ónlar ve Men├ók─▒pn├ómeler, insicaml─▒ bir teolojiyi s├╝rd├╝ren mezhebi eserler   olmaktan ├žok tasavvuf├«/mistik ya da menkabev├«  nitelikli eserlerdir. Di─čer taraftan -H├╝sniye hari├ž- eserlerde ge├žen Hz. Ali, ─░mam Ca'fer ve Hac─▒ Bekta┼č'la ilgili referanslar─▒, tamamen siyas├« ve teolojik bir ├Ânder ┼čahsiyet olarak de─čil, ┼×├«a'daki'nin aksine, manev├« pir ve rehberler olarak sunulmaktad─▒r. Sadece bir ┼×i├« taraf─▒ndan yaz─▒ld─▒─č─▒ anla┼č─▒lan H├╝sniye adl─▒ eser de, ┼×i├«-─░m├ómiyye'nin itikad├« ve siyas├« fikirleri savunulmaktad─▒r. Bu eser  muhtemelen XVI. as─▒rdan sonra  Anadolu'daki K─▒z─▒lba┼člar─▒ ve Bekta┼čileri ┼×iile┼čtirmek ├╝zere yaz─▒lm─▒┼čt─▒r. Ancak bunun izlerini, as─▒l Alevi-Bekta┼či metinlerde takip edebilmek m├╝mk├╝n g├Âr├╝nmemektedir. 

c) Toplumsal Boyut
Her hangi bir d├╝┼č├╝nce ekol├╝n├╝n siyas├« ve itikad├« bir mezhep kimli─či kazanabilmesinde bir ba┼čka husus, ortaya konulan siyas├« veya kelam├« nazariyenin sadece eserlerde kalmay─▒p bir toplum taraf─▒ndan benimsenmesidir. Bir bilginin ortaya att─▒─č─▒ g├Âr├╝┼čleri insicaml─▒ bir akide olu┼čturabilir, ancak bunlar─▒ benimseyen, savunan ve en az─▒ndan tarihin belli bir d├Âneminde devam ettiren mensuplar─▒ yoksa  o zaman bu bir mezhep olarak kabul edilmez. Bunun i├žin mezhebin tan─▒m─▒nda belli g├Âr├╝┼čler ve fikirler etraf─▒ndaki teolojik-din├« veya f─▒kh├«-amel├« z├╝mrele┼čmelerdir kayd─▒ konulmaktad─▒r. Mezhepler, tarihin belirli bir d├Âneminde ortaya ├ž─▒kan ve i├žinde do─čduklar─▒ siyas├« ve ictima├« ┼čartlardan etkilenen kurumlar olduklar─▒ i├žin,  b├╝t├╝n m├╝sl├╝manlar tarf─▒ndan de─čil baz─▒ topluluklar taraf─▒ndan benimsenir. Baz─▒ mezhepler ise, her toplumun deste─čini almak yerine tek bir soyun veya boyun deste─čini kazanabilir. Ama genelde mezheplerde tek bir etnik yap─▒ yoktur. Bir mezhepte her soydan ve boydan insan olabilir. ├ľrne─čin ┼×ia'da bask─▒n etnik unsur, Farisiler iken  Maturidilik ve Hanefilikte bask─▒n unsur T├╝rkler'dir.   Bununla birlikte mezhepler tek bir soyda ve boyda devam etmez. Di─čer taraftan mezheplere giri┼č ve ├ž─▒k─▒┼č─▒n belli ┼čartlar─▒  ve t├Ârenleri yoktur. ─░steyen istedi─či mezhebe, t├Ârensiz girebilir ve ├ž─▒kabilir. Mezheplerde kurucu imamlar ├Ânemli olmakla birlikte, toplumsal yap─▒ i├žerisinde bir hiyerar┼či  ve bunlar─▒n huzurunda yap─▒lan vakitleri belirlenmi┼č mezhep ayinleri ve t├Ârenleri yoktur. Alevilik ve Bekta┼čili─čin her ikisinin de toplumsal boyutu olmakla birlikte, cemaat i├ži ili┼čkiler de pir/m├╝r┼čid/talip/dervi┼č hiyerar┼čisi vard─▒. Bu bak─▒mdan ele al─▒n─▒rsa Bekta┼čili─čin toplumsal yap─▒s─▒nda, tamamen kurumsalla┼čm─▒┼č bir sufilik e─čemendir. Alevilikte ( K─▒z─▒lba┼čl─▒k) ise, Safev├«-Erdebil tekkkesine ba─čl─▒l─▒klar─▒ g├Âz├Ân├╝nde bulunduruldu─čunda, tarikat benzeri sufi bir yap─▒ e─čemendir. Ayr─▒ca her ikisinde de,  ikrar t├Âreni, m├╝sahip erkan─▒ ve benzeri  tarikat ayinleri  s├Âz konusu olup, bu ayinlerinin yap─▒ld─▒─č─▒  tekke, zaviye, dergah, Meydan Evi ve benzeri ├Âzel mekanlar vard─▒r. Alevilik ve Bekta┼čilikte bunun ad─▒ Meydan Evi, Mevlevilikte Meydan-─▒ ┼×erif'tir.  

 

d) Fıkhî-amelî boyut
Siyasi ve ─░tikadi mezheplerde ├Âne ├ž─▒kan ├Ânemli unsurlardan birisi de, pratik ve ameli konularda belli bir mezhebe g├Âre amel etmektir. Baz─▒ mezhepler, hem teolojisini hem de f─▒kh─▒n─▒ ├╝retmi┼čtir. ├ľrne─čin Ebu Hanife, hem M├╝rcii-Maturidi kelam─▒n olu┼čmas─▒na katk─▒da bulunmu┼č hem de Hanefilik diye bilinen f─▒k─▒h mezhebinin kurucusu olmu┼čtur. ┼×ia'n─▒n da Caferilik ad─▒yla kendine has bir f─▒k─▒h okulu/mezhebi vard─▒r. Baz─▒ mezhepler ise, ibadetler ve di─čer pratiklerde, kendi f─▒k─▒hlar─▒n─▒ ├╝retmek yerine Teolojik konularda muhalif g├Ârd├╝─č├╝ mezheplerin f─▒khi g├Âr├╝┼člerine g├Âre amel etmi┼čtir. ├ľrne─čin Mutezile ve Taberistan Zeydileri,  Hanefili─če g├Âre amel edilmi┼čtir. Aleviler, genelde kendilerine Caferi demesine ragmen, Caferi f─▒kh─▒na ve ilkelerine g├Âre hareket ettikleri s├Âylenemez.  ├ľrne─čin, tarihte ve g├╝n├╝m├╝zde en az─▒ndan dini ibadetleri yerine getirmeye ├žal─▒┼čanlar─▒, f─▒k─▒hta Hanefidirler. Alevilik,  Onikiimamiyye ┼×ias─▒'n─▒n iddialar─▒n─▒ benimsedi─či   veya pratikte Caferili─če uydu─ču takdirde, bir mezhep olabilir, ancak o zaman ─░ran ┼×ii-Caferili─činden farkl─▒ olmayan  Onikiimamiyye mezhebi olur.  Bu anlam'da T├╝rkiye'de Ehl-i Beyt ├çevresi olarak bilinen ve kendilerini ┼×ii-Caferi olarak tan─▒mlayan baz─▒ ├ževreler varsa da Aleviler aras─▒nda bunlar bir kesimi olu┼čturmaktad─▒r. Alevilerin Caferiligi, ─░mam Cafer Buyru─ču'na Safevilerin etkisi sonucu sokulan s├Âzde Caferilik veya ─░mam Cafer'in manevi ├Ânderli─čini kabul eden sembolik Caferilik d─▒┼č─▒na ├ž─▒kmamaktad─▒r. ├ç├╝nk├╝ bu metinlerde ─░mam Cafer, hukuki ve siyasi yetkileri elinde tutan siyasal lider veya f─▒k─▒h imam─▒ olarak alg─▒lanmamaktad─▒r. Zaten ─░mam Cafer'in hayat─▒ ├╝zerine yap─▒lm─▒┼č bilimsel ara┼čt─▒rmalar onun b├Âyle bir eserinin olmad─▒─č─▒n─▒ g├Âstermektedir. Kald─▒ ki bu eserde ele al─▒nan ve takdim edilen tarihsel olarak varl─▒─č─▒n─▒ s├╝rd├╝ren ve g├╝n├╝m├╝zde ya┼čayan ─░ran  Caferili─či hi├ž de─čildir. T├╝rkiye'de Alevilige  Oniki imama inanmay─▒ inan├ž esas─▒ kabul eden bir teoloji veya ─░ran Caferili─čine uyarlanan f─▒khi sistem bulma te┼čebb├╝sleri, asl─▒nda ├Âyle olmad─▒klar─▒ halde Aleviligi ┼×iile┼čtirecek ve Caferile┼čtirecektir. Yukar─▒daki zikredilen hususlar dikkate al─▒nd─▒─č─▒nda, gerek Alevilik, gerekse Bekta┼čilik ─░slam Mezhepleri TarihiÔÇÖnin mezhep h├╝viyeti kazanmad─▒─č─▒ g├Âr├╝lmektedir. Zaten Bekta┼čili─čin bir tarikat oldu─ču klasik d├╝┼č├╝nce konusunda uzman olan herkesin ittifakla kabul etti─či bir ger├žektir. Bize g├Âre gelenekli Alevili─čin ge├žmi┼čteki ve bu g├╝nk├╝  yap─▒lanmas─▒ da Ocakzadelik ve Dedelik kurumu g├Âz├Ân├╝nde bulundurulursa tarikat benzeri mistik/sufi bir yap─▒lanmaya benzemektedir. Hac─▒ Bekta┼č VeliÔÇÖye baz─▒ ocaklar hari├ž ba─č─▒ml─▒l─▒k s├Âz konusudur. Safeviler d├Âneminde Hac─▒ Bekta┼č VeliÔÇÖye ba─čl─▒ olmayan baz─▒ ocaklar Erdebil veya Sofiyan s├╝re─čine ba─čl─▒ idiler. Bekta┼čilikle ili┼čkilerini tam olarak kesmemi┼č olan bu ├ževreler Safevilerin y─▒k─▒l─▒┼č─▒yla birlikte tekrar Bekta┼čili─čin ├çelebiler kolu etraf─▒nda toplanm─▒┼člard─▒r.  Bekta┼čilikle ili┼čkilerini tam olarak kesmemi┼č olan bu ├ževreler, Safevilerin y─▒k─▒l─▒┼č─▒yla birlikte tekrar Bekta┼čili─čin ├çelebiler kolu etraf─▒nda toplanm─▒┼člard─▒r. Asl─▒nda, K─▒z─▒lba┼č Alevilikle Bekta┼čilik aras─▒ndaki farkl─▒la┼čma, siyaset temelli sosyo-k├╝lt├╝rel bir farkl─▒la┼čmad─▒r. Muhtemelen Yavuz Sultan Selim ve ┼×ah ─░smail aras─▒ndaki siyasal anla┼čmazl─▒klar sonucunda, k─▒rsal kesimdeki Bekta┼čilik, Erdebil tekkesine sempati duyarak ┼čehir Bekta┼čili─činden k├╝lt├╝rel ve siyasal a├ž─▒dan farkl─▒la┼čmaya ba┼člam─▒┼č ve baz─▒ konularda ┼×iaÔÇÖn─▒n siyas├« fikirlerinin etkisinde kalm─▒┼čt─▒r. Bununla birlikte  Anadolu Alevili─či,  Oniki ─░mamiye ┼×iili─čini mezhep olarak benimsememi┼čtir. Bir ├žok mezhebin Alevilik ├╝zerinde etkisi olmu┼č, ancak mistik yap─▒s─▒n─▒ ve m├╝r┼čid/dede-talip ili┼čkisine dayal─▒  din anlay─▒┼č─▒n─▒ ve ya┼čant─▒s─▒n─▒ s├╝rd├╝rmesi dolay─▒s─▒yla bir mezhep h├╝viyetini kazanamam─▒┼čt─▒r.  Asl─▒nda Alevi-Bekta┼čilerin, Sufi ve S├╝nni k├╝lt├╝r havzas─▒nda bulunmalar─▒, baz─▒ ┼×ii inan├ž unsurlar─▒n─▒ almalar─▒n─▒ engellememi┼čse de,  ┼×iile┼čmesini engellemi┼čtir.            

Ayr─▒ca, ─░slam d├╝┼č├╝ncesinde siyasi ve itikadi mezheplerde, her ne kadar PeygamberÔÇÖe kadar uzanan bir silsile varsa da, asl├ó babadan tevar├╝s eden veya soyda ya da Ocakzadelerde devam eden ya da se├žim yoluyla elde─či┼čtiren bir yetki devri s├Âz konusu de─čildir. Alev├«-Bekta┼čilikÔÇÖte ise, dedeler b├Âyle bir yetkiye sahiptir,  soyda devam eder, se├žimle gelir ve icazetle tayin edilir. ─░tikad├« ve siyasi mezheplerin lideri, bir ba┼čkas─▒ taraf─▒ndan icazetle tayin edilmez ve  se├žimle i┼č ba┼č─▒na gelmez.  Sadece ┼×iaÔÇÖda, kendi iddialar─▒na g├Âre, imamlar bir sonraki imam─▒ tayin ederler. Onlar─▒n say─▒s─▒ ise, 7 veya 12 ile s─▒n─▒rland─▒r─▒lm─▒┼č olup, tamamen siyasi yetkinin devri s├Âz konusudur. Di─čer taraftan, ─░slam mezhepleri aras─▒nda soya ba─čl─▒ bir mezhep yoktur. ─░steyen istedi─či mezhebe girer ve ├ž─▒kar. Halbuki Alevilik soyda devam eder. Anne ve babas─▒ Alev├« olmayan Alevili─če giremez. Bekta┼čilikÔÇÖte, ancak uzun t├Ârenlerden ge├žtikten sonra tarikata girmek m├╝mk├╝nd├╝r. Zikretti─čimiz hususulardan hareketle, Bekta┼čili─čin  kurumsalla┼čmas─▒n─▒ tamamlam─▒┼č bir tarikat, K─▒z─▒lba┼čl─▒─č─▒n ise tarikat benzeri sufi bir yap─▒lanma oldu─ču sonucuna var─▒labilir.  

 

3. Alev├«-Bekta┼č├«  Yaz─▒l─▒ Kaynaklar─▒nda Farkl─▒ Mezheb├« Unsurlar
Orta Asya'da ├žok erken d├Ânemlerden itibaren,  siyasi ve teolojik d├╝┼č├╝nce ekollerininin T├╝rkler aras─▒nda propaganda faaliyetlerini yo─čunla┼čt─▒rd─▒klar─▒n─▒ g├Ârmekteyiz. Ancak bunlardan Hariciler, Mu'tezile, Kerramiyye, E┼č'arilik, Zeydiye, ─░smaililik ve Hadis Taraftarlar─▒, b├Âlge halk─▒ndan  geni┼č ├žapl─▒ ve uzun s├╝reli destek alamazken, M├╝rcie, Mat├╝ridilik ve Hanefilik, ak─▒lc─▒ ve hadari din anlay─▒┼člar─▒yla, halk─▒n b├╝y├╝k ├žo─čunlu─čunun deste─čini kazanmay─▒ ba┼čarm─▒┼čt─▒r. Bununla birlikte Orta Asya'dan gelen T├╝rk boylar─▒, daha ├Ânce ya┼čad─▒klar─▒ b├Âlgede hakim olan Hanefilik ve Maturidili─čin d─▒┼č─▒nda  g├Â├žleri s─▒ras─▒nda yollar─▒ ├╝zerinde kar┼č─▒la┼čt─▒klar─▒ di─čer  k├╝lt├╝rlerden, inan├žlardan ve mezheplerden de etkilenmi┼člerdir.  Anadolu'da ortaya ├ž─▒kan di─čer tarikatlarda ve tarikat benzeri mistik te┼čekk├╝llerde oldu─ču gibi, Alevilik-Bekta┼čilikte de, bu etkilenmeleri veya mezhebi unsurlar─▒ yaz─▒l─▒ metinlerinden hareketle analiz etmek  m├╝mk├╝nd├╝r. Bunlar─▒n tespit edilmesiyle, sufi/mistik d├╝nya  g├Âr├╝┼č├╝ etraf─▒nda kurumla┼čan tarikatlar─▒n veya tarikat benzeri sufi te┼čekk├╝llerin, s├╝nn├« ve s├╝nn├« olmayan pek ├žok unsuru b├╝nyesinde birlikte bar─▒nd─▒ran  mezhepler ├╝st├╝ yap─▒lanmalar ( metadoksi) olduklar─▒ daha iyi anla┼č─▒lacakt─▒r.  

a) Maturidili─če Ait  Unsurlar
─░slam'─▒n ilk ├╝├ž asr─▒nda Orta Asya'da benimsenen en g├╝├žl├╝ mezhep, ─░slam'a girmeyi kolayla┼čt─▒ran M├╝rcie ve onun devam─▒ niteli─čindeki Maturudilik olmu┼čtur. M├╝rcie, mevalinin  Arap m├╝sl├╝manlarla e┼čit haklara sahip olduklar─▒n─▒ ve kendilerinden haks─▒z yere al─▒nan cizyenin kald─▒r─▒lmas─▒ gerekti─čini savunmaktayd─▒. Horasan ve M├óver├ó├╝nnehir'de, m├╝sl├╝man olmalar─▒na ra─čmen, harac ve cizye al─▒nmaya devam edilmesi y├╝z├╝nden ekonomik s─▒k─▒nt─▒ i├žerisinde olan  halk, ├ž├Âz├╝m├╝ M├╝rcie'nin g├Âr├╝┼člerinde arad─▒. Bu y├╝zden, mevalinin e┼čitlik aray─▒┼člar─▒, doktriner olarak M├╝rci├« tez ├╝zerine kuruldu.[42] M├╝rcie ve daha sonra Maturidiler taraf─▒ndan benimsenen amellerin imana dahil edilmemesi ve imanda m├╝minlerin e┼čitli─či ┼čeklindeki bu g├Âr├╝┼č, ─░slamla┼čma s├╝recinden ge├žen bir toplumda, yeni bir ├Ânem kazand─▒.[43] B├Âlgedeki ─░slam'a toplu ihtidalar, M├╝rcie'nin faaliyetleri sonucu ger├žekle┼čti. Onlar─▒n m├╝cadelesi, daha sonra, Haris b. S├╝reyc tarafindan devam ettirildi. Haris b. S├╝reyc, 119/737 y─▒l─▒ndan itibaren Esed'e kar┼č─▒ m├╝cadelesine Toharistan'da yanlar─▒na s─▒─č─▒nd─▒─č─▒ Hakan'la birlikte  devam etti. Esed k─▒┼č ortas─▒nda, Toharistan'dan ayr─▒l─▒nca, Hakan bu b├Âlgeye y├╝r├╝d├╝. Orada Yabgu'nun yan─▒nda kald─▒lar. Daha sonra C├╝zcan'a geldiler ve  sald─▒r─▒lar─▒n─▒ s├╝rd├╝rd├╝ler.[44] Yap─▒lan ┼čiddetli ├žarp─▒┼čmalarda, Hakan ve Haris b. S├╝reyc hezimete u─črat─▒ld─▒. Bu s─▒rada, So─čdlular ve So─čdlu olmayanlar, Haris'i destekliyorlard─▒. Bundan sonra, Haris Hakan'la birlikte, Usru┼čene'ye  geri d├Ând├╝.[45] Haris b. S├╝reyc, 126/744'a kadar  on├╝├ž sene T├╝rk b├Âlgelerinde kald─▒.            

M├╝rcie'nin etkisi III. as─▒rdan itibaren, kendi ad─▒yla de─čil de ayni ├ževrelerden ├ž─▒kan Kerramiyye ve Maturidilik olarak s├╝rd├╝.  Samaniler, M├╝rcie ve Maturidili─če b├╝y├╝k destek verdiler.  Hatta b├Âlgede ─░smaili/Karmati yay─▒lmac─▒l─▒─č─▒n─▒ ├Ânlemek i├žin Mavera├╝nnehir'li ve T├╝rk bilgini Hakim es-Semerkandi'den Ehl-i S├╝nnet'in temel ilkelerini yazmas─▒n─▒ istediler. O, hocas─▒ Mat├╝ridi'nin yolunu ve metodunu takip ederek Sevad├╝'l-Azam ad─▒n─▒ verdi─či halka y├Ânelik me┼čhur kitab─▒n─▒ yazd─▒. O, orada bu ilkeleri 62 madde halinde ele ald─▒. Gazneliler, Karahanl─▒lar, Sel├žuklular ve Osmanl─▒lar d├Âneminde bu b├Âlgede ve di─čer b├Âlgelerde bu mezhebi desteklemek i├žin  eserler yaz─▒ld─▒. Hatta Mavera├╝nnehir'de Buhara, Semerkand, Nesef, Tirmiz, O┼č olmak ├╝zere  pek ├žok  ┼čehirde bu mezhebin temel ilkelerini savunan b├╝y├╝k alimler ├ž─▒kt─▒. Sel├žuklular d├Âneminde pek ├žok Hanefi fakih ve kelamc─▒ Anadoluya gelerek resmi g├Ârevler ├╝stlendiler.  Sonu├ž olarak Anadoluya g├Â├žlerin ya┼čand─▒─č─▒ d├Ânemde, T├╝rk boylar─▒ aras─▒nda Horasan ve Mavera├╝nnehir'de hakim olan mezhep F─▒k─▒hta Hanefilik, ─░tikad'da Mat├╝ridilik idi. Maturidilik,  IV.  as─▒rdan ba┼člayarak  M├╝sl├╝man olan T├╝rk kavimlerince benimsenen bir mezhep h├╝viyetini kazand─▒. E┼č'arilik, Sel├žuklu medreselerinde okutulmas─▒na ra─čmen, T├╝rk topluluklar─▒ aras─▒ndan taraftar edinemedi. ┼×iilik, ├že┼čitli kollar─▒yla, Safevilere kadar Mavera├╝nnehir ve Horasan'da, ─░ranl─▒ ve Araplardan taraftarlar bulduysa da, hi├ž bir ┼čekilde hakim mezhep durumuna gelemedi. Dolay─▒s─▒yla Horasan ve Mavera├╝nnehir'de etkili olan Maturidili─čin, bu b├Âlgeden Anadolu'ya g├Â├žen T├╝rk boylar─▒ ├╝zerinde etkili olmamas─▒ m├╝mk├╝n de─čildir.          

 Alevilik-Bekta┼čili─čin etkilendi─či ilk k├╝lt├╝r ├ževresi Hanefi-Maturidi k├╝lt├╝r ├ževresidir. ├ľzellikle Bekta┼čilerin iman tan─▒mlar─▒, iman edilecek nesneler, iman amel ayr─▒m─▒ gibi konularda Maturidili─čin fikirleriyle hemen hemen ayn─▒d─▒r. Ehl-i S├╝nnet'in iki b├╝y├╝k ekol├╝nden birisi olan Maturidili─čin k├Âkleri Eb├╗ Hanife'ye kadar uzanmaktad─▒r.  ─░mam-─▒ Azam Ebu Hanife'ye g├Âre, " ─░man dil ile ikrar kalb ile tasdiktir, ameller imana dahil de─čildir,  B├╝y├╝k g├╝nah, ┼čirk olmad─▒k├ža  imana zarar vermez. Taat de, iman olmad─▒k├ža ki┼čiye fayda vermez."  Maturidi de bu ho┼čg├Âr├╝ye dayal─▒ iman anlay─▒┼č─▒n─▒ aynen benimsemi┼čtir. Ancak dil ile ikrar─▒ ki┼činin d├╝nyada m├╝min muamelesi g├Ârmesi i├žin ┼čart ko┼čmu┼čtur. Ayr─▒ca dinin kayna─č─▒n─▒n ak─▒l oldu─ču ve imana ak─▒lla ula┼č─▒labilece─čini ileri s├╝rm├╝┼čt├╝r. Hac─▒ Bekta┼č Veli, eserinde bu g├Âr├╝┼čleri aynen tekrarlamaktad─▒r. ├ľrne─čin iman konusunda ┼č├Âyle demektedir:  " ... Arifler  kat─▒nda  iman ak─▒l ├╝zeredir. Fakat iman─▒n herkesce bilineni; kalb ile tasdik, dil ile ikrar oldu─čudur. Kim ki, ├çalap Tanr─▒ÔÇÖya olan  inanc─▒n─▒ kalb ile tasdik etmez ise, mutlak kafir olur. ...  Veyahut dili ile ikrar edip de, kalbiyle tasdik etmezse ona da m├╝naf─▒k denir. ...  Amma ib├ódet ve taata gelince : Amel imandan ayr─▒d─▒r. Ve iman taatt─▒r. (─░man─▒n kendisi bir taatt─▒r.)  De─čme  taata iman ermez; k├╝f├╝r de g├╝naht─▒r, amma de─čme g├╝nah k├╝fre ermez."[46]  BuyrukÔÇÖtaki iman tan─▒m─▒ da Mak├ól├ótÔÇÖtakiyle ayn─▒d─▒r. ┼×├Âyle tan─▒mlan─▒r: "Hakikat, dil ile ikrar kalb ile tasdik edip inan─▒p iman getirmektir."[47]  Bu konuda ve ─░man edilecek nesneler konusunda da ayn─▒ etkilenme a├ž─▒kca g├Âr├╝lmektedir. Hac─▒ Bekta┼č Veli'ye g├Âre, "┼×eriatÔÇÖ─▒n ilk makam─▒ iman getirmektir: ─░manÔÇÖ─▒n da alt─▒ ┼čart─▒ vard─▒r. Onlar da; AllahÔÇÖ─▒n birli─čine, meleklerine, kitaplar─▒na[48], peygamberlerine[49], ahiret g├╝n├╝ne, kaza ve kaderin[50], hay─▒r ve ┼čerrin  AllahÔÇÖtan geldi─čine inanmakt─▒r.ÔÇŁ[51] Kaygusuz Abdal taraf─▒ndan da ─░man ve ─░slam'─▒n ┼čartlar─▒ aynen benimsenmi┼čtir.[52] Burada da ele al─▒nan inan─▒lacak nesneler veya iman─▒n ┼čartlar─▒ Eb├╗ Han├«fe ve Maturidi'inin g├Âr├╝┼čleriyle ayn─▒d─▒r. Yaln─▒z a├ž─▒klamalarda PeygamberÔÇÖe imandan bahsederken Allah dostlar─▒na inanmak da imandand─▒r, denilmektedir.[53]  Mak├ól├ótÔÇÖ─▒n Arap├ža metninden bize ula┼čan k─▒sm─▒nda ise ÔÇťAllah dostlar─▒n─▒ ve kerametlerini tasdik etmek imandand─▒rÔÇŁ,  ┼čeklinde ge├žmektedir.[54]  AllahÔÇÖ dostlar─▒n─▒n ba┼č─▒nda Hz. PeygamberÔÇÖin yer ald─▒─č─▒ metinden a├ž─▒k├ža anla┼č─▒lmaktad─▒r. Ancak  onun d─▒┼č─▒ndaki Allah dostlar─▒ kimlerdir bunlara 12 imam dahil midir, de─čil midir, belli de─čildir. ├ç├╝nk├╝ ┼×iaÔÇÖda imamlara iman da bir iman esas─▒d─▒r. Kerametlerinden bahsedilmesi, en az─▒nda onlar─▒n ┼×iaÔÇÖn─▒n anlad─▒─č─▒ anlamda Hz. PeygamberÔÇÖin dini ve siyas├« halefi olmaktan ziyade, suf├« d├╝┼č├╝ncedeki anlam─▒yla veliler olarak kabul edildi─či anla┼č─▒lmaktad─▒r. Di─čer Alevi metinlerde kader konusunda birbirinden farkl─▒ g├Âr├╝┼čler s├Âz konusudur.            

─░slam'─▒n be┼č ┼čart─▒ olarak bilinen ibadet boyutu, her hangi bir mezhebe ait olmay─▒p Hz. Peygamber d├Âneminde kurumla┼čm─▒┼čt─▒r, yani mezhepler ├Âncesi d├Ânemde kurumla┼čan mezhepler ve tarikatlar ├╝st├╝ m├╝┼čterek bir husustur.  Mutezili, Harici, S├╝nni, ┼×ii, Mevlevi, Nak┼či ve Bekta┼či m├╝sl├╝manlarca, yerine getirmek konusunda dindarl─▒k d├╝zeyleri farkl─▒ olmakla birlikte, kabul edilmi┼čtir. Hac─▒ Bekta┼č Veli, eserinde  yayg─▒n olarak kullan─▒lan bir hadise dayand─▒r─▒lan ─░slam'─▒n ┼čartlar─▒n─▒ aynen kaydetmektedir. Burada ─░slamÔÇÖ─▒n ┼ču ┼čekilde a├ž─▒klanm─▒┼čt─▒r: ÔÇť Namaz k─▒lmak, zek├ót vermek, oru├ž tutmak, g├╝c├╝ yetince hacca gitmek ....  .ÔÇŁ[55] Sadece Makalat da de─čil, Buyruklar dahil Alevilik-Bekta┼čili─čin di─čer yaz─▒l─▒ kaynaklar─▒nda 4 kap─▒ k─▒rk makamdan bahseden herkes ┼×eriat'─▒n makamlar─▒ aras─▒nda bunlara yer vermektedir.[56]

Burada K─▒z─▒lba┼č ├ževrelere y├Ânelik yaz─▒lm─▒┼č Bisati'nin Men├ók─▒buÔÇÖl-Esr├ór  BehcetuÔÇÖl-Ehr├ór (Risale-i ┼×eyh S├óf├«), adl─▒ eserinde Ad├ób-─▒ EvliyaÔÇÖn─▒n 28ÔÇÖnci maddesi ┼č├Âyledir: ÔÇť Kimseye horluk ile bakmayup 72 millete yek nazar ile baka ve herkese muhabbet g├Âstere, bu eyu bu kem dimeye, daima edep ├╝zere ola, be┼č vakte kaim (be┼č vakit namaz─▒n─▒ k─▒lan) ve ┼čer-i muhkem ola, cem-i enbiya ve evliya tar─▒k─▒na m├╝rid-i pir olan ki┼čilere bu ahkamlar─▒ ve bu erkanlar─▒ yerl├╝ yerince bile ve g├Âstere dahi amel ede, zira ┼čeriat─▒ kaim olmayan hakikat─▒ d├╝r├╝st olmaz.ÔÇŁ[57]  G├╝n├╝m├╝zde farkl─▒ yorumlar s├Âz konusu olmakla birlikte yaz─▒l─▒ kaynaklara g├Âre, ┼×eriat, Tarikat, Marifet ve Hakikat─▒n hepsi bir b├╝t├╝nd├╝r. Bunlardan birinin eksikli─či di─čerinin de eksikli─či demektir. Alevi-Bekta┼či metinlerde g├Âze ├žarpan Maturidili─če ait bir unsur da m├╝minin daima ├╝mitle korku aras─▒nda bir tutum i├žerisinde olmas─▒ gerekti─čidir. Eb├╗ Hanife ve Maturidi'ye g├Âre, m├╝min ne kadar iyilik yaparsa yaps─▒n a┼č─▒r─▒  ├╝mitvar olmamal─▒, ne kadar b├╝y├╝k g├╝nah i┼člemi┼č olursa olsun ├╝mitsizli─če ve korkuya kap─▒lmamal─▒d─▒r. Amellerinin kar┼č─▒l─▒─č─▒ konusunda ├╝mitle korku aras─▒nda bir tav─▒r tak─▒nmal─▒d─▒r. Hac─▒ Bekta┼č'a nispet edilen Mak├ól├ót'ta Allah'─▒n in├óyetinin, havf u rec├ó ortas─▒nda olanlara[58] ait oldu─čundan bahsedilmektedir.   ─░slam d├╝┼č├╝ncesinde ortaya ├ž─▒kan mezhepler, ilk d├Ânemde ya┼čanan siyasi ihtilaflar ve hadiselerle ilgili fark─▒l g├Âr├╝┼čler benimsemi┼člerdir. Hariciler, Hz. Ali ve  tahkimi kabul edenleri dinden ├ž─▒kmakla su├žlarken, ┼×ia da Hz. Ali'nin kar┼č─▒s─▒nda yer alan pek ├žok sahabeyi, Muaviye ve taraftralar─▒yla Haricileri ayn─▒ ┼čekilde su├žlam─▒┼člard─▒r. ┼×ia, ilk ├╝├ž halife Hz. Ebu Bekir, ├ľmer ve  Osman'─▒ da hilafeti Hz. Ali'den gasbedenler olarak g├Âr├╝rler. Ba┼čta Maturidiler olmak ├╝zere genelde Ehl-i S├╝nnet Hz. Ali ve Ehl-i Beyt'i dahil b├╝t├╝n sahabeye sayg─▒ duyarlar ve onlar─▒ tekfir etmezler. Bu konuda ┼×ii edebiyatta yer alan sert ele┼čtiriler, Alevi-Bekta┼či yaz─▒l─▒ edebiyat─▒nda g├Âze ├žarpmaz. Bilakis eserlerinde Hz. Peygamber, d├Ârt halife, Ehl-i beyt'i ve di─čer sahabileri i├žin birlikte dua edilir sayg─▒ g├Âsterilir.[59] ├ľrne─čin, Bekta┼čilerin dini  edebiyat─▒ aras─▒nda zikredilen F├╝t├╝vvetnameler'de terbiyenin (├ž─▒ra─č─▒n) ├Âzelliklerinden bahsederken halifeler ├Ârnek ┼čahsiyetler olarak g├Âsterilir: ÔÇťTerbiye yak─▒n ola ahisine nitekim Ras├╗l├╝llah (as) yak─▒n old─▒ Tanr─▒ya. Terbiyenin s─▒dk─▒ ┼č├Âyle ola ki, nitekim Ebubekir Ras├╗lÔÇÖe oldu. Terbiye ahiden korka, nitekim ├ľmer korkard─▒ AllahÔÇÖdan ve Ras├╝lÔÇÖ├╝nden. Terbiye utana ahisinden, nitekim Osman utan─▒rd─▒ Allah ve Ras├╗lÔÇÖ├╝nden. Terbiye hizmet k─▒la ahisine, nitekim hizmet k─▒ld─▒ Ali Ras├╗l hazretlerineÔÇŁ[60] Secc├óde'nin renklerinin dahi felsefesi yap─▒lmakta ve halifelere ilgin├ž benzetmeler yap─▒lmaktad─▒r: ÔÇťSecc├ódenin rengi namaz vakitlerine binaen be┼čtir. Evvel rengi huzur-─▒ ris├ólet, ikinci rengi huzur-─▒ Eb├«bekr, ├╝├ž├╝nc├╝ rengi huzur-─▒ ├ľmer, d├Ârd├╝nc├╝ rengi huzur-─▒ Osman, be┼činci rengi huzur-─▒ Ali(ks)ÔÇŁ[61].    

Hac─▒ Bekta┼č'a nispet edilen Makalat adl─▒ eserde de, yukar─▒da zikredilen birle┼čtirici  tavr─▒n bu ┼čekilde yans─▒d─▒─č─▒ g├Âr├╝lmektedir. Esere ┼ču c├╝mlelerle ba┼član─▒r:  ÔÇť Ve dahi onun sahabelerine, ehl-i beytiÔÇÖne de selam olsun ki; onlar tam olgunla┼čm─▒┼č, p├ók ve m├╝barek ki┼čilerdir. Tanr─▒ hepsini korusunÔÇŽÔÇŽ Ve dahi salat ve sel├óm ol Resulullah Hazretleri ve onun sahabelerine olsun.. ÔÇŁ[62] Bu k─▒sm─▒n, eseri nesir olarak T├╝rk├žeÔÇÖye aktaran ki┼činin ifadeleri oldu─ču anla┼č─▒lmaktad─▒r. Ancak sahabeye  Ehl-i BeytÔÇÖle birlikte  salat ve selam okunmas─▒ ilgin├žtir. Mak├ól├ótÔÇÖ─▒n ileriki sayfalar─▒nda do─črudan Hac─▒ Bekta┼č VeliÔÇÖye ait g├Âsterilen ifadelerde de sahabeÔÇÖyi ├Âven ve onlar─▒ tan edenlerin durumunu ele┼čtiren  k─▒s─▒mlar vard─▒r: ÔÇť Tanr─▒ Te├ól├óÔÇÖn─▒n h├╝k├╝mlerinden birini dahi b├ót─▒l sayarsa (inkar ederse) veya Hz. MuhammedÔÇÖi inkar etse,  Hz. MuhammedÔÇÖin sahabelirinden birini n├ó-hak bilse, (bug├╝ne kadar ki) i┼čledi─či b├╝t├╝n ameller heba olur.ÔÇŁ[63] Mak├ól├ót─▒n bir ba┼čka yerinde sahabe be┼č parma─ča benzetilerek ├Âv├╝l├╝r: ÔÇťVe hem Muhammed (as) ba┼č parmak gibid├╝r; Eb├╗bekr (ra) ┼čah├ódat parma─č─▒ gibid├╝r; ├ľmer (ra) orta parmak gibid├╝r; Ali (kv) ki├ži parmak gibid├╝r.ÔÇŁ[64] ┼×ah ─░smail'in Bekta┼čileri ┼čiile┼čtirmek amac─▒yla tevelli ve teberriden bahseden ┼čiirler s├Âylemi┼čse de, daha ├žok Muaviye, Yezid ve Mervan ├╝zerinde durmu┼č,  sahabeyi lanetleyen ┼čiirler yazmam─▒┼čt─▒r. Maturidi ├ževrelerde, E┼č'arilerden ve ┼×afiilerden daha farkl─▒ bir ilgi, sevgi ve alaka s├Âz konusudur. Ehl-i beyt ve di─čer sahabe birlikte zikredildi─či ve sayg─▒ g├Âsterildi─čine dair, Sel├žuklular d├Ânemi Maturidi alimlerden   Eb├╗ Hafs Cem├óludd├«n Ahmed b. Muhammed b. Mahm├╗d el-Gaznev├« ( 593/1197), Ehl-i Beyt hakk─▒ndaki ilgin├ž  ifadelerine burada yer vermek istiyorum:    ÔÇť Biz Res├╗lullah (sav.)ÔÇÖ─▒n  Ehl-i BeytÔÇÖini, onun ev halk─▒n─▒, han─▒mlar─▒n─▒, z├╝rriyetini, akrabalar─▒n─▒ ve b├╝t├╝n sahabileri severiz. Onlar─▒ hay─▒rla yadederiz, ├Âveriz, onlar i├žin hay─▒r duada bulunuruz, onlara merhametli davran─▒r─▒z, sevgilerinde a┼č─▒r─▒l─▒─ča gitmeyiz, hi├ž birisinden teberri etmeyiz, onlar─▒ sevenleri severiz, onlara bu─čz edene bu─čz ederiz. Kim onlar─▒ k├Ât├╝l├╝kle anarsa, do─čru yoldan sapm─▒┼čt─▒r. Onlar─▒ sevmek dindir ve imand─▒r. Onlara bu─čzetmek ise k├╝f├╝r ve azg─▒nl─▒kt─▒r. Biz onlarla ilgili g├╝zel s├Âzler s├Âyleriz. Kendi aralar─▒nda cereyan eden ho┼č olmayan olaylar dolay─▒s─▒yla susar─▒z.ÔÇŁ[65] T├╝rkler'in Ehl-i beyt'e kar┼č─▒ di─čerlerinden farkl─▒ bir sevgi ve sayg─▒ besledikleri,  ba┼čka eserlerce de do─črulanmaktad─▒r. ├ľrne─čin Abd├╝lcelil er-Razi, Sel├žuklular d├Âneminde T├╝rklerin, ├žar┼č─▒ ve pazarlarda Ali'nin faziletlerini ├Âven ┼×ii hikaye anlat─▒c─▒lar─▒n─▒ dinlemekten ho┼čland─▒klar─▒ ve tamamen S├╝nni olan Hemedan ve ─░sfehan gibi ┼čehirler de bile H├╝seyin'e taziyelerde bulunduklar─▒n─▒ ve bu t├Ârenlerin asker ve sultanlar─▒n huzurunda yap─▒ld─▒─č─▒n─▒ kaydetmektedir. Hatta bu t├Ârenlerde Muaviye ve Yezid'in ele┼čtirildi─či dahi s├Âz konusudur. Ancak b├╝t├╝n bunlara Hanefi ve ┼×afii alimler, Hanbeliler gibi, olumsuz bir tav─▒r tak─▒nmam─▒┼čt─▒r.[66] ├ç├╝nk├╝ bu sevgi ve sayg─▒ ilk ├╝├ž halifeyi d─▒┼člayan  ┼×ii anlay─▒┼čtan farkl─▒d─▒r. Ancak Madelung'un da hakl─▒ olarak belirtti─či gibi, " S├╝nni f─▒k─▒h mezhepleri aras─▒nda Hanefiler, Ali soyuna meyilli ve hatta ┼×ii olanlara en a├ž─▒k olan─▒yd─▒."[67] ─░mamet konusunda Zeydilere yak─▒n g├Âr├╝┼čler benimseyen Ba─čdat Mutezilesi'nin Hanefi olmas─▒,  Mutezile'yi benimseyen T├╝rkler aras─▒nda Hz. Ali ve Ehl-i Beyt'le ilgili di─čer S├╝nni ├ževrelerden farkl─▒ bir sempati ve ilgilinin olu┼čmas─▒na ve bu durum ileriki tarihlerde, Anadolu'yu ┼×ii propoganda'n─▒n merkezi haline gelmesine sebep olmu┼č olabilir.┼×ehir Bekta┼čileri aras─▒nda, Maturidi ├ževrelerin etkisinin daha fazla oldu─ču ve yaz─▒l─▒ edebiyata yans─▒d─▒─č─▒ a├ž─▒kca g├Âr├╝lmektedir. Ahmed R─▒f'at, Bekta┼čiler hakk─▒nda yazd─▒─č─▒  eserinde,  irkar terc├╝manlar─▒nda ge├žen " mezhebimiz Caferidir" ┼čeklindeki ifadelerin sonradan ilave edildi─čini, T├╝rk as─▒ll─▒ Bekta┼či ve di─čer tarikat mensuplar─▒n─▒n ba┼člang─▒├žtan beri  itikadda Maturidi olduklar─▒n─▒ ve Guruh-u Naci'nin de bu anlama geldi─čini savunmaktad─▒r. Bu k─▒sm─▒, ├Ânemine binaen aynen  aktarmak istiyoruz:           

ÔÇť F─▒rka-i N├óciye'den murad Ehl-i S├╝nnet VeÔÇÖl-Cemaatt─▒r. Ve Ehl-i S├╝nnet ve Cemaat iÔÇÖtikadda Maturidiyye ve E┼čÔÇÖariyelerdir. MaturidiyyeÔÇÖden ve E┼čÔÇÖariyyyeÔÇÖden murad, Ebu Mansur Maturid├« ve EbuÔÇÖl-Hasan E┼čÔÇÖar├«ÔÇÖdir ve HanefiyyeÔÇÖnin iÔÇÖtikadiy├ótta ┼×eyhi Ebu Mansur Maturidi  ve ┼×afiÔÇÖiyyeÔÇÖnin EbuÔÇÖl-Hasan E┼čÔÇÖar├«ÔÇÖdir. Ey t├ólib-i tar├«kat! Ahd-─▒ sab─▒kta ( ge├žmi┼čte) m├╝ctehid├«n bisyar ( ├žok) idi. L├ókin  sonra Eimme-i ErbaaÔÇÖn─▒n ( d├Ârt imam; Ebu Hanife, ─░mam ┼×afi├«, ─░mam Ahmed b. Hanbel ve ─░mam Malik) mez├óhibi ├╝zerine  karardade oldu. Eimme-i ErbaÔÇÖa ( D├Ârt ─░mam)ÔÇÖn─▒n evvelkisi ─░mam-─▒ AÔÇÖzam Ebu Hanife NuÔÇÖman b. S├óbit (r.a.)ÔÇÖtir. Men├ók─▒b-─▒ cel├«leleri sab─▒kta zikrolundu. ─░mdi, Dervi┼č olana l├óz─▒m olan ÔÇśamel ve iÔÇÖtikadta imam─▒n─▒ tan─▒yub Ehl-i S├╝nnet veÔÇÖl-Cemaat mezhebi ├╝zere k├óim ve m├╝davim olmak laz─▒m gel├╝r. Z├«ra, bilc├╝mle p├«ran-─▒ ÔÇśiz├óm ( b├╝y├╝k pirler) ve ulema-y─▒ kir├óm hazer├ót─▒ bunun ├╝zerine m├╝ttefik ve m├╝ttahid olduklar─▒ndan bu b├óbda ┼×athiyy├ót ic├ób etmey├╝b, hil├óf-─▒ harekette bulunanlar fel├ócerem r├óh-─▒ nec├óta eremez denildi. Zira, zikri murur eyledi─či vecihle Tar├«k-i Hakk ehlinin ekseriya ÔÇśakaid-i ─░sl├ómiyede mezhepleri Ehl-i S├╝nnet veÔÇÖl-Cemaatten m├╝┼čar├╝nileyh ┼×eyhulisl├óm VeÔÇÖl-M├╝slimin Ebu Mansur Maturid├« (a.r.)  mezhebindendir. Ve evl├ód-─▒ ÔÇśArab s├╗f├«leri ekseriya ┼×eyh Hasan el-E┼čÔÇÖar├« mezhebindendirler. ─░┼čbu, iki imam─▒n mezhepleri Ehl-i S├╝nnet veÔÇÖl-Cemaat mezhebidir. Ba┼čka de─čildir. Ve ÔÇśameliy├ótta mezhepleri Mez├óhib-i Erbaa ( d├Ârt mezhep)ÔÇÖdan birisidir. Bu d├Ârt eimmenin mezheplerine Ehl-i S├╝nnet VeÔÇÖl-Cemaat mezhepleri derler. Bunlar─▒n birbirlerine ihtilaflar─▒  f├╝ruÔÇÖun baz─▒ meselelerindedir, yoksa c├╝mlesinde de─čildir. Feemma, ÔÇśiÔÇÖtikadta d├Ârd├╝ dahi bir mezheptir ki, Hz. Peygamber (s.a.v.) Efendimiz buna F─▒rka-─▒ N├óciye diyu ad virdi. ─░┼čte, S├╗filerin yani Tar├«k-i Hakk ehlinin m├╝btedi ve m├╝ntehilerinin mezhepleri bu  Ehl-i S├╝nnet VeÔÇÖl-Cemaat mezhebidir."[68]             

┼×ehir Bekta┼čilerinin, Ehl-i S├╝nnet ├ževreleriyle olan ili┼čkisi Evliya ├çelebi taraf─▒ndan  da do─črulanmaktad─▒r. Onun verdi─či bilgiye g├Âre,  M─▒s─▒r'da XVII. as─▒rda d├Ârt Bekta┼či tekkesi bulunmaktad─▒r ve  "bunlar Ehl-i S├╝nnet ve'l-Cemaat Abdallar─▒ndand─▒r".[69] Ayn─▒ eserden   Sultan Selim'in buray─▒ iki defa ziyaret etti─či ve bu tekkeyle Osmanl─▒ Halifesi aras─▒ndaki ili┼čkilerin son derece iyi oldu─ču anla┼č─▒lmaktad─▒r.[70] Son zamanlara kadar baz─▒ Bekta┼čilerin Terceme-i Hal varakalar─▒nda Ehl-i S├╝nnet ve'l-Cemaat'a mensubiyetin kendileri taraf─▒ndan tescil edildi─či g├Âr├╝lmektedir. ├ľrne─čin Kazl─▒├že┼čme-Eryek Baba Bekta┼či Tekkesi Postni┼či K├╝├ž├╝k Abdullah Baba'ya ait Me┼č├óyihe Mahsus Terceme-i H├ól Varakas─▒ÔÇÖnda, mezhebinin  Ehl-i S├╝nnet oldu─ču belirtilmektedir.[71] B├╝t├╝n bu d├Âk├╝manlar, ┼×ehir Bekta┼čilerinin, tamam─▒ olmasa bile, baz─▒ kesimlerinin  Ehl-i S├╝nnet ve'l-Cemaat'e ba─čl─▒l─▒klar─▒n─▒ a├ž─▒k├ža g├Âstermektedir. 

 

b) Kerrâmî Unsurlar
Kerr├ómiler, Horasan ve Mavera├╝nnehir halk─▒n─▒n ─░slamla┼čmas─▒nda ├Ânemli rol oynayan ekollerden birisidir. Asl─▒nda M├╝rcie'nin bir alt koludur ve f─▒k─▒hta Hanefidir. ─░man─▒n ger├žekle┼čmesinde Kelime-i ┼×eh├ódetÔÇÖi dille  s├Âylemeyi  yeterli g├Ârmeleri dolay─▒s─▒yla ─░slam'a giri┼či kolayla┼čt─▒rm─▒┼čt─▒r. Onlara g├Âre b├Âyle bir kimse m├╝min vasf─▒n─▒ kazanm─▒┼č ve ─░slam ├╝mmetinin bir ├╝yesi olmu┼čtur.[72] Ona Ehl-i K─▒ble yani m├╝sl├╝man denir. Bu sebeple, ilk d├Ânemlerde M├╝rcie ve Kerramiler aras─▒nda 73 f─▒rkan─▒n 72 ikisi Cennetlik, sadece birisi Cehennemliktir[73], ┼čeklindeki bir rivayet kabul g├Ârm├╝┼čt├╝r. Alev├« ve Bekt├ó┼č├«ler, ikrar kavram─▒na yap─▒lan vurgu ve ikrar verme, yetmi┼čiki milleti bir g├Âzle g├Ârme fikrinde, muhtemelen Kerr├ómi g├Âr├╝┼člerden etkilenmi┼čtir. Kerr├óm├«ler, iman─▒ kalbin tasdikinden ├žok  dilin ikrar─▒ olarak tan─▒mlarlar. Her ne kadar  Bekta┼čiler'de ikrar iman─▒n tan─▒m─▒nda tek ba┼č─▒na kabul edilmez, kalbin onay─▒yla birlikte ge├žerli ise de tarikata giri┼čte yap─▒lan  ikrar t├Ârenindeki usul ve erkana bak─▒l─▒rsa dil ile ikrar─▒n ├Ânemli bir yeri vard─▒r. Ki┼či, tamamen dille ilgili olan  ikrar t├Âreni sonucunda Bekta┼čili─če kabul edilir. Bu etkilenme ikarla s─▒n─▒rl─▒ kalmamakta, Kerr├ómi ├ževrelerde savunulan  ve bir ayete dayand─▒r─▒lan ruhlar alemindeki s├Âzle┼čmeyle(misak) de ili┼čkilendirilmektedir.  Onlara g├Âre, b├╝t├╝n insanlar, ruhlar aleminde ( el-Z├╝rr el-Evvel) Allah ben sizin Rabbiniz de─čilmiyim? dedi─činde, ona ÔÇť evet ÔÇť demi┼člerdir.[74] Bu y├╝zden insanlar, ta o zaman ikrarlar─▒n─▒ ger├žekle┼čtirmi┼člerdir. Bu ikrar b├╝t├╝n insanlarda e┼čit derecede bulunmaktad─▒r. D├╝nyadaki ikinci ikrar  ise, onun  m├╝min olarak  isimlendirilmesi i├žin gereklidir. Bu misak fikri, genelde tasavvufi ├ževrelerce kabul g├Âren bir g├Âr├╝┼čt├╝r. Ger├ži Mak├ólatÔÇÖta bu fikri benimsenmekle birlikte, b├╝t├╝n insanlar─▒n ayn─▒ cevab─▒ ve e┼čit derecede ikrara sahip olduklar─▒ kabul edilmemektedir. D├╝nyada inkar edenlerin o g├╝nde elest bezminde yok diyenler oldu─ču iddia edilir.  Muhtemelen, ruhlar alemindeki bu misak─▒n farkl─▒ yorumlanmas─▒, Maturidi ├žizginin izlenilerek iman─▒n kalb ile tasdik dil ile ikrar ┼čeklinde tan─▒mlanmas─▒ndan kaynaklanmaktad─▒r. Kerramilerin Fergana, Buhara, Semarkand, Nisabur ve di─čer ├Ânemli k├╝lt├╝r merkezlerindeki faaliyetleri, sufilikle ili┼čkisi, hanekahlar ve ribatlar kurarak halk─▒n ─░slamla┼čt─▒r─▒lmas─▒nda ├Ânemli rol oynamas─▒na bak─▒l─▒rsa bu etkilenmenin normal oldu─ču kabul edilecektir. Zaten Kerramiler, dil ile ben m├╝sl├╝man oldum demeyi bir kimsenin m├╝sl├╝man olmas─▒ i├žin ┼čart ko┼čmas─▒ ve bunu ger├žekle┼čtirenlerden cizye ve harac─▒n kald─▒r─▒lmas─▒ sonucu, Gazneliler ve Karahanl─▒lar d├Âneminde  b├Âlge halk─▒n─▒n ve T├╝rklerden binlerce ki┼činin toplu halde ─░slam'a girmesini sa─člam─▒┼čt─▒r.[75]  Alevilik ve Bekta┼čilikte ikrara bu kadar ├Ânem verilmesi,  kesinlikle ┼×├«├« bir etkinin sonucu de─čildir. ├ç├╝nk├╝ onlarda b├Âyle bir iman anlay─▒┼č─▒ yoktur. Muhtemelen, bezmi elest fikri   Kerramiyye'den etkilenen Horasan'da yayg─▒n Melamilik ve di─čer tarikatlar yoluyla Anadoluya girmi┼čtir. Ancak farkl─▒ bi├žimde tekrar yorumlanm─▒┼čt─▒r. Bekta┼čilikte, ikrar, t─▒pk─▒ Hz.Peygamber'e iman ve ahlakla ilgili yap─▒lan ─░slam'a giri┼č beyat─▒na benzetilmekte ve bunu temsil eden bir sembol olarak g├Âr├╝len beyatla ilgili ayet[76] okunmaktad─▒r. Bu t├Ârenin sonunda talip, " ─░nand─▒m ve iman getirdim ikrar verdim. Hak erenler ┼čahidim olsun demektedir."[77] Alevi-Bekta┼či edebiyat─▒nda , ruhlar alemindeki bu misaktan ve ikrardan bahseden pek ├žok ┼čiir  bulunmaktad─▒r. Burada  sadece iki ├Ârnek verece─čiz: "Pir Sultan'─▒m Hak Muhammed Ali'denTa ikrar─▒m vard─▒r Kalu Beli'den┼×efaat umar─▒z g├╝zel veli'denMuhammed Ali'yi sevdim okurum"[78].  "Hasan─▒m der ayaklara turab olsa y├╝z├╝m├╝z, Herkes kendi halin s├Âyler halka de─čil s├Âz├╝m├╝z,Ta elesttde ikrar verdik tesbih oldu ├Âz├╝m├╝z,D├Ârt kitab─▒ Hak bilirim birdir Allah─▒m benimÔÇŁ[79]  

c) Hanefî Unsurlar
Daha sonralar─▒ K─▒z─▒lba┼č  ve Bekta┼či olarak adland─▒r─▒lan z├╝mrelerin Anadolu'ya  gelmezden ├Ânce ve geldikten sonraki ilk d├Ânemlerde en ├žok etkilendikleri ├ževrenin Hanefi k├╝lt├╝r ├ževresi oldu─ču tarihsel veriler taraf─▒ndan do─črulanmaktad─▒r. ├ľyleki Horasan ve Mavera├╝nnehir'de Ehl-i S├╝nnet ve'l-Cemaat ┼čemsiyesi alt─▒nda g├Âr├╝lmeyen Zeydi, Mutezili, Kerrami ve M├╝rcii f─▒rkalar─▒n dahi pek ├žo─ču bu Hanefi k├╝lt├╝r havzas─▒n─▒n f─▒k─▒htaki tart─▒┼č─▒lmaz lideri Ebu Hanife'nin g├Âr├╝┼člerine g├Âre dini ve sosyal hayat─▒n─▒ s├╝rd├╝rmekteydiler.  Bunun en ├Ânemli delillerinden birisi,  Osman GaziÔÇÖnin ┼čeyhi  ve kay─▒npederi olan Edebal─▒'n─▒n, Hanefi f─▒kh─▒ tahsil etmi┼č olan b├╝y├╝k bir fakih olmas─▒d─▒r. O ayn─▒ zamanda Sufi bir dervi┼č  olan Baba ─░lyas'─▒n halifelerinden birisiydi.  F─▒k─▒htaki sayg─▒nl─▒─č─▒ dolay─▒s─▒yla, Osman Gazi'nin kad─▒s─▒ olmu┼čtur[80]. ┼×eyh Edebal─▒'n─▒n damad─▒  olan ve Osman Gazi taraf─▒ndan kad─▒l─▒k g├Ârevi verilen Hanefi fakihi Tursun Fak─▒ da, f─▒k─▒htaki uzmanl─▒─č─▒ dolay─▒s─▒yla fakih ├╝nvan─▒n─▒ alm─▒┼č birisi olup ┼×eyh Edebal─▒'n─▒n ├Âl├╝m├╝nden sonra fetva i┼člerine bakm─▒┼čt─▒r. O, bug├╝n Alevi-Bekta┼čiler aras─▒nda okunan  Gazav├ót-─▒ Muhammed Hanefi  ve di─čer baz─▒ Cenkn├ómelerin de yazar─▒ olarak bilinmektedir.[81]  Bu tarihsel ili┼čki dolay─▒s─▒yla, Alevi-Bekta┼či yaz─▒l─▒ kaynaklar─▒nda Hanefili─čin kurucusu Ebu Hanife'ye ├Ârnek bir insan olarak at─▒flarda bulunulur. Mesela, Elvan ├çelebi, ÔÇťEb├╗ Han├«fe'yi ├Ârnek ve ideal bir sufi tip olarak g├Âr├╝r ve bundan dolay─▒  Baba ─░lyas'─▒, sufi hal ve tav─▒rlar─▒yla ona benzetir.[82] Aleviler ve Bekta┼čilerin Ebu Hanife'ye ba─čl─▒l─▒klar─▒ ve sayg─▒lar─▒n─▒n bir sebebi de, Ebu Hanife'nin Emeviler ve Abbasiler d├Âneminde Peygamber soyuna Ehl-i Beyt'e yap─▒lan zul├╝mleri kar┼č─▒ ├ž─▒kmas─▒ ve ─░mam Ca'fer'le olan dostuklar─▒ olmu┼čtur. Bundan dolay─▒, ─░smaililer, Zeydiler ve Sufiler,  Numan (Ebu Hanife) ismini ├žocuklar─▒na ad olarak koymu┼člard─▒r. ├ľrne─čin me┼čhur ─░smaili Fakih Kad─▒ Nu'man bunlardan birisidir. Sufi Dede Gark─▒n'─▒n as─▒l ad─▒ da Numan'd─▒r. ├ľyleki Ebu Hanife'ye duyulan bu hayranl─▒k, Mezar kitabelerine dahi yans─▒m─▒┼čt─▒r. Bak├╝ ┼×irvan┼čahlar T├╝rbesi'nin kitabesinde, Allah, Ali, Numan ve Muhammed yaz─▒l─▒d─▒r. Buradaki Numan, b├╝y├╝k bir ihtimalle Nu'man b. Sabittir.           

Hanefili─čin etkilerine ve Hanefi unsurlara ┼×ehir Bekta┼čilerinin metinlerinde daha fazla rastlanmaktad─▒r. Kaygusuz Abdal'─▒n hayat─▒ ve eserleri incelendi─činde, Hanefi bir dervi┼č oldu─ču ve ibadetlerinde bu mezhebe g├Âre amel etti─či anla┼č─▒lmaktad─▒r. Mesela Kaygusuz Abdal, bir g├╝n Cuma namaz─▒ k─▒l─▒nd─▒ktan sonra cemaata vaaz eden bir hatibin sakal─▒ olmayanlar─▒n Cennete giremeyece─čini, namaz k─▒lmayanlar─▒n hali ┼č├Âyle olur, k─▒lanlar─▒n b├Âyle olur gibi s├Âzler s├Âylemesi ├╝zerine hiddetlenir ve HatibÔÇÖi ele┼čtiren  Sal├ót-n├óme[83] ile cevap verir. Kaygusuz Abdal, bu ┼čiirinde namazla ilgili verdi─či bilgiler, CaÔÇÖfer-i f─▒kh─▒na veya ┼×afii f─▒kh─▒na g├Âre de─čil tamamen Hanefi f─▒kh─▒na g├Âredir. Mesela ├Â─čle namaz─▒n─▒n 10, ikindi namaz─▒n─▒n 8 ve Yats─▒ namaz─▒n─▒n 13 rekat oldu─ču ┼čeklindeki bilgiler b├Âyledir. Ayr─▒ca 3 rekatlik Vitr-i Vacip, Hanefilere hast─▒r. Teravih namaz─▒n─▒ da Hanefi f─▒kh─▒na g├Âre, yirmi rekat olarak vermektedir. Kaygusuz AbdalÔÇÖ─▒n din├« bilgileri ve tasavvuf├« bilgileri Abdal MusaÔÇÖdan ald─▒─č─▒ dikkate al─▒n─▒rsa, ├Âyle anla┼č─▒l─▒yor ki hocas─▒ ve ┼čeyhi Abdal Musa g├╝nl├╝k ibadetlerde ve f─▒kh├« konularda Hanef├« idi.  Di─čer taraftan Kaygusuz Abdal, M├╝zdelifeÔÇÖde ak┼čam ve yats─▒y─▒ birle┼čtirerek k─▒lm─▒┼čt─▒r[84] ki  Hanefiler ak┼čam ve yats─▒ namaz─▒n─▒n Hacc yaparken M├╝zdelifeÔÇÖde birle┼čtirilmesine ruhsat vermi┼čtir.Bu durum,  o ve onunla birlikte Hac yapan Bekta┼čilerin f─▒k─▒hta Hanefi oldu─čunu g├Âsteren en ├Ânemli delillerden birisidir. Kaygusuz, ┼čiirlerinde abdest al─▒rken ┼×iiler gibi ├ž─▒plak aya─ča mest etmeyi kabul etmemi┼č  Hanefiler gibi ayaklar─▒n y─▒kanmas─▒n─▒ benimsemi┼č, namaz─▒n i├žindeki ve d─▒┼č─▒ndaki ┼čartlarla gusl├╝n tarifini Hanefi f─▒kh─▒na g├Âre vermi┼čtir.[85]  Kaygusuz Abdal'─▒n k├╝lt├╝r ├ževresinin Hanefili─čini tekid eden en ├Ânemli tarihi delillerden birisi de, Abdal Musa Tekkesi'nde bulunan kitaplard─▒r. Y├╝zden fazla kitab─▒n bulundu─ču bu k├╝t├╝phanede, t─▒pk─▒ di─čer tarikatlar─▒n k├╝t├╝phanelerinde bulundu─ču gibi, Hanefi f─▒kh─▒na dair ┼ču  ├Ânemli f─▒k─▒h kitaplar─▒ bulunmaktad─▒r:  M├╝lteka ( Sunullah b. SunÔÇÖullah el-Haleb├«ÔÇÖnin f─▒k─▒h kitab─▒),  Fetav├ó-i Ali Efendi (  ├çatalcal─▒ Ali EfendiÔÇÖnin Hanefi Fetvalar─▒), Ris├óle-i Birgivi ( Hanefi F─▒k─▒h kitab─▒), Kit├ób-─▒ Kud├╗r├« ( Muhammed el-Kud├╗r├«ÔÇÖnin f─▒k─▒h kitab─▒), Ris├óle-i Vik├óye ( Burhanudd├«n ─░bn SadruÔÇÖ┼č-┼×er├«aÔÇÖn─▒n f─▒k─▒h kitab─▒), Ris├óle-i ├ťst├╝v├ón├« (├ťst├╝vani Mehmed EfendiÔÇÖnin Hanefi f─▒k─▒h kitab─▒), Kit├ób-─▒ Mer├óh[86]. Ebu Hanife'nin K─▒z─▒lba┼č Alevi ├ževrelerde veya K├Ây Bekta┼čilerinde de,  sevilip say─▒ld─▒─č─▒n─▒ ve ─░mam─▒m─▒z ─░mam-─▒ Azam olarak tan─▒mland─▒─č─▒n─▒ g├Âsteren bir ba┼čka d├Âk├╝man da, Sivas, Tokad ve Amasya civar─▒nda eskiden ├žokca okunan Cebbar Kulu Kitab─▒'d─▒r. ÔÇť─░mam─▒m─▒z ─░mam-─▒ Azam r├╗hu i├ž├╝n" ibaresi, sadece   Sivas n├╝shas─▒ndan  ├ž─▒kar─▒lm─▒┼čt─▒r. Bu eserde Ebu Hanife'den di─čer dini ├Ânderlerle birlikte ┼č├Âyle bahsedilmektedir: "Kaz├ó-i h├óc├ót, hus02l-i hayr-─▒ mur├ód├ót, def'-i beliyy├ót, afv-i taksir├ót, r─▒z├ó-─▒ valideyn ve r─▒z├ói'llahi te'├ól├ó ve r─▒z├ó-2 habibullah r├╗hi├ž├╝n, ├çih├ór-yar r├╗hi├ž├╝n, ├él ├╝ evl├ód r├╗hi├ž├╝n, Pirim├╝z Veysel Karan├« r├╗hi├ž├╝n, ├╝st├ódlar─▒muz, ┼čeyhler├╝m├╝z ve mezhebim├╝z ulusu  ─░mam-─▒ A'zam r├╗hi├ž├╝n; enbiy├ólar, evliy├ólar r├╗hlari├ž├╝n .... el-Fatiha."[87]  Sadece Alevi-Bekta┼čiler aras─▒nda etkili olan ve bir ┼×ii taraf─▒ndan kaleme al─▒nd─▒─č─▒ anla┼č─▒lan H├╝sniye adl─▒ eser,  Anadolu'daki Ebu Hanife'ye ba─čl─▒l─▒klar─▒n─▒ s├╝rd├╝ren Alevi-Bekta┼či ├ževreleri ondan uzakla┼čt─▒r─▒p ┼×iile┼čtirmek i├žin Ebu Hanife'yi ele┼čtiren ve ona ait  olmayan fetvalar─▒ ona ait g├Âstererek ondan nefret ettirmeye ├žal─▒┼čan tek eserdir.[88] Bu eserde Ebu Hanife'ye isnad ve iftira edilen bir fetva'ya yer verilir: " Ehl-i beyi Res├╗l tarikasina s├ólik olanlar Raf─▒z├« ve ┼×├«a'd─▒rlar onlar─▒n katli helaldir."[89] Bu fetva, ┼×ii ve S├╝nni tarihi kaynaklarda  onunla ilgili verilen bilgilere ters d├╝┼čmektedir  ve asla ona ait de─čildir. Ayr─▒ca muta nikah─▒ndan ve do─črulu─čundan s├Âz edilmektedir. Bug├╝n Alevi-Bekta┼či ├ževrelerde b├Âyle bir nikah asla kabul g├Ârmemektedir. Abdallar─▒n, I┼č─▒klar─▒n ve Torlaklar─▒n deste─čini alan ┼×eyh Bedreddin  de Hanefi f─▒kh─▒ ve F─▒k─▒h usul├╝ne dair eserler yazm─▒┼č b├╝y├╝k bir Hanefi alimi ve kad─▒s─▒d─▒r. Hanefi F─▒kh─▒na dair eserleri aras─▒nda Let├óyifu'l-─░┼č├ór├ót, et-Tesh├«l ve C├ómiu'l-Fusuleyn bulunmaktad─▒r. O, kat─▒ bir Hanefi olmas─▒na ra─čmen, ─░bn├╝'l-Arabi'nin Fususu'l-Hikem'ine ve Mevlana'n─▒n Mesnevisine ┼čerh yazm─▒┼č, ayr─▒ca Varidat ad─▒yla bilinen eserin sahibi olan bir kimsedir.[90] O, ┼čahs─▒nda s├╝nni ve gayri s├╝nni unsurlar─▒ birle┼čtiren ve her ikisin birden temsil eden bir S├╝nnidir.  XIX. asr─▒n ba┼člar─▒nda yaz─▒lan Bekta┼čilere ait bir Sakka F├╝t├╝vvetnamesinde, Ebu Hanife'nin ├Âv├╝ld├╝─č├╝ ve amelde Hanefili─čin te┼čvik edildi─či g├Âr├╝lmektedir.  Tarihten gelen bu ba─čl─▒l─▒─č─▒n ibadetleri yerine getirmeye ├žal─▒┼čan Alevi-Bekta┼či ├ževrelerde hala devam etti─čini ve Hanefi mezhebine g├Âre amel edildi─čini g├Ârmekteyiz. Yusuf Ziya Y├Âr├╝k├ón'─▒n Tahtac─▒lar aras─▒nda yapt─▒─č─▒ bir ara┼čt─▒rmada, Karg─▒n dedesinin ┼ču s├Âzleri bunun a├ž─▒k delilidir: " ┼×eriatta ─░mam-─▒ Azam mezhebinden, Tarikatta Ca'feri mezhebinden. 'Kitab─▒n kavli de bu, Menak─▒b'─▒n kavli de bu."[91]           

Osmanl─▒ ulemas─▒, Tasavvufi d├╝┼č├╝nceye son derece sayg─▒l─▒yd─▒. Sadece Mehmet Birgivi (1573) ve  Kad─▒zade ( 1635) ÔÇśnin ba┼č─▒n─▒ ├žekti─či Fak─▒lar diye bilinen bir grup tasavvufa, tarikat ve tekkelere kar┼č─▒ sava┼č a├žm─▒┼č idi. Ta┼čk├Âpr├╝l├╝z├óde, tasavvuf├« d├╝┼č├╝nceye ve ─░bn├╝ÔÇÖl-Arab├«ÔÇÖnin fikirlerine  olumlu yakla┼čm─▒┼č tarikatlar─▒n ayinlerdeki semaÔÇÖ─▒n─▒, musiki ve raks─▒n─▒ dine ayk─▒r─▒ bulmam─▒┼čt─▒r. Osmanl─▒ ┼×eyh├╝lisl├ómlar─▒ndan Zembilli Ali Efendi (1525), sem├óÔÇÖ ve devran hakk─▒nda yazd─▒─č─▒ risalede bunlara ┼čerÔÇÖan cevaz vermi┼čtir: ÔÇť Devr├ón─▒n haraml─▒─č─▒ ne KurÔÇÖ├ón, ne de hadis ile s├óbittir. Bu hususutaki delilimiz ise, onun oyun olarak kabul edilmi┼č olmas─▒ ve bu y├╝zden men edilmesidir. Kald─▒ ki, devr├ón─▒n oyun oldu─čunu kabul etsek bile yine de hel├óldir; t─▒pk─▒ ÔÇť Allah, de, sonra da onlar─▒ b─▒rak, havuzlar─▒nda oynayadursunlarÔÇŁ ( 7. EnÔÇÖam 91) ayetiyle i┼čaret edildi─či gibi. O halde m├╝bah ile oynamak m├╝baht─▒r; sakal, sar─▒k, elbise ile oynaman─▒n m├╝bah oldu─ču gibiÔÇŽ. M├╝bah olan ┼čekilde devr├ón ve hareket etmek m├╝baht─▒r. Bu tip oyunlar m├╝bahlar cinsindendir.ÔÇŁ[92] Savefileri Rafiz├«likle su├žlayarak onlarla sava┼čmaya cevaz veren ─░bn Kemal Pa┼čaz├óde(1534),  ─░bn Arab├«ÔÇÖnin g├Âr├╝┼člerini din d─▒┼č─▒ g├Ârmemi┼č ve onun  eserleriyle ilgili olumlu bir tav─▒r tak─▒nm─▒┼čt─▒.[93] Ancak devr├ón ve sem├óÔÇÖya kar┼č─▒ Zembilli Ali Efendi kadar  ho┼čg├Âr├╝l├╝ ve olumlu bir  fetva vermemi┼čti.[94]  

 

d) Zeydî-Mutezilî Unsurlar
Zeydilik, T├╝rklerle ilk temas─▒ Abbasi halifesi Harun Re┼čid d├Âneminde, bu mezhebin kurucusu olarak g├Âr├╝len ─░mam Zeyd'in torunu Yahya b. Abdillah'in  170 ki┼čilik taraftar─▒yla, ├Ânce Rey'e, oradan, C├╝zcan ve Belh'e, daha sonra M├óver├ó├╝nnehir'de T├╝rk meliki Hakan'a s─▒─č─▒nmas─▒yla   ba┼člar.[95] Bu faaliyetlerin neticesinde T├╝rkler aras─▒nda k─▒sa s├╝reli destek alm─▒┼č ve bu g├Âr├╝┼č├╝ benimseyenlere Alevi T├╝rkler denmi┼čtir. Ancak bu kullan─▒m─▒n bug├╝nk├╝ Alevi kullan─▒mdan farkl─▒ olup Zeydi T├╝rkler anlam─▒na gelmektedir. Daha sonra Zeydilik, Taberisan'─▒n Deylem ve Gilan'─▒ merkez edinerek burada bir devlet kurmu┼čtur. T├╝rkler'in Anadoluya g├Â├žleri s─▒ras─▒nda bu devlet y─▒k─▒lm─▒┼č ise de, mezhebin etkileri, muhtemelen, devam etmekteydi. ├ç├╝nk├╝ daha sonraki d├Ânemlerde bu b├Âlgelerde Oniki ─░mamiyye ┼×ia's─▒n─▒n etkili olmaya ba┼člad─▒─č─▒n─▒ g├Ârmekteyiz. T├╝rkmenler, g├Â├žleri s─▒ras─▒nda, ─░ran ├ž├Âllerinden ge├žmek yerine, kuzeyi takip ederek bu yolu kullanm─▒┼člard─▒r.             

─░slam'da ak─▒lc─▒ bir ekol olarak bilinen Mutezile'ye gelince, onlar─▒n T├╝rkler aras─▒ndaki ilk faaliyetleri, mezhebin kurucular─▒ndan Vas─▒l'─▒n propoganda i├žin g├Ânderdi─či Hafs b. Salim tarafindan Tirmiz'de ba┼člat─▒ld─▒─č─▒, Sumame b. el-E┼čras ve  Eb├╝'l-Kas─▒m el-Ka'b├« (319/931) taraf─▒ndan devam ettirildi─či s├Âylenmektedir.  Ka'b├«, as─▒l memleketi olan Belh'e d├Ând├╝kten sonra da, kendi mezhebinin fikirlerini savunmaya devam etmi┼č ve bu konuda eserler yazm─▒┼čtir. Mezhebin bu b├Âlgede yay─▒lmas─▒nda, onun eserleri ├Ânemli rol oynam─▒┼čt─▒r. M├ót├╝r├«d├« ile onun aras─▒ndaki tart─▒┼čmalar uzun s├╝re devam etmi┼č ve birbirlerini ele┼čtiren eserler kaleme alm─▒┼člard─▒r. O, ├Âzellikle Nesef'te b├╝y├╝k ilgi g├Ârm├╝┼čt├╝r. T├╝rk as─▒ll─▒ Mu'tezili baz─▒ alimlerin adlar─▒ kaynaklarda ge├žmektedir. En me┼čhurlar─▒ndan birisi b├╝y├╝k m├╝fessir ve dilci Zemah┼čeri'dir. Mutezile'nin f─▒k─▒hta Hanefili─či benimsemeleri dolay─▒s─▒yla, baz─▒ T├╝rk alimlerinin sempatisini kazanm─▒┼čt─▒r.           

Bu ekol, as─▒l g├╝├žl├╝ ├ža─č─▒n─▒ Sel├žuklular─▒n ilk d├Ânemlerinde ya┼čam─▒┼čt─▒r. Mu'tezile, devletin en ├Ânemli makamlar─▒ndan birisi olan Vezirlik makam─▒na kadar y├╝kselmi┼čtir. Onlar─▒n b├Âyle bir makama getirilmeleri, f─▒k─▒hta Hanefi olmalar─▒ dolay─▒s─▒ylad─▒r. Sel├žuklu Devleti'nin Padi┼čah─▒ Tu─črul Bey'in veziri Amid├╝'l-M├╝lk Ebu Nasr K├╝nd├╝ri bir Mu'tezili idi. 436 y─▒l─▒ndan 455 y─▒l─▒na kadar 19 y─▒l s├╝ren bir d├Ânem'de toplam d├Ârty├╝z E┼č'ari kad─▒ g├Ârevden al─▒narak baz─▒lar─▒ bir s├╝re hapsedilmi┼č, daha sonra hapisten ├ž─▒kar─▒l─▒p s├╝rg├╝n edilmi┼člerdir.[96]  Ancak E┼č'arilerin zaferiyle, onlar bu g├Ârevden uzakla┼čt─▒r─▒larak mahkum edilmi┼člerdir. Bununla birlikte E┼č'arilik, her ne kadar kendi teolojilerinin okutuldu─ču Nizam├╝'l-M├╝lk medreselerini a├žm─▒┼čsa da, onlar da T├╝rk kavimleri aras─▒nda g├╝├žl├╝ bir ekol haline asla gelemediler. Mutezile ve Zeydiye, be┼č esas diye bilinin tevhid, adalet, el-menzile beyne'l-menzileteyn, emr-i bi'l-mar├╗f  nehy-i  ani'l-m├╝nker, el-va'd ve'l-va├«d konusunda ayn─▒ g├Âr├╝┼čleri payla┼č─▒rlar. Zeydiye, bunlara  Vel├óyeti de ekler. Vel├óyet konusunda, Zeydiye di─čer ┼×ii f─▒rkalardan farkl─▒ olarak Hz. Peygamber'den sonra en faziletli kimsenin Ali oldu─čunu, ancak  daha faziletli ilk ├╝├ž halifenin de helifeliklerinin me┼čru oldu─čunu savunur. Alevi-Bekta┼či kaynaklarda, ┼×iilerde oldu─ču gibi,  ilk ├╝├ž halifeye ve sahabiye kar┼č─▒  ele┼čtiriler yer almaz. Bilakis  bu kimseler Ali ile birlikte ├Âv├╝l├╝rler. Ancak yukar─▒da de─činildi─či gibi,  bu g├Âr├╝┼č├╝n Zeydilikten de─čilde Ehl-i S├╝nnet'ten  ge├žti─či kanaatindeyiz. Alevilik ve Bekta┼čili─čin yaz─▒l─▒ kaynaklar─▒ incelendi─činde, bu iki ekolden etiklenmenin izlerine sadece K─▒z─▒lba┼č Alevilere y├Ânelik olarak yazl─▒d─▒─č─▒ anla┼č─▒lan Bis├ót├«'nin Men├ók─▒buÔÇÖl-Esr├ór  BehcetuÔÇÖl-Ehr├ór (Ris├óle-i ┼×eyh S├óf├«) adl─▒ eserinde rastlanmaktad─▒r. Bu eserde adab-─▒ evliya ad─▒yla toplam 28 maddeye yer verilmektedir. Bunlar i├žerisnde,  tevhid, adil, emr-i biÔÇÖl-maÔÇÖr├╗f, nehy-i aniÔÇÖl-m├╝nker ÔÇŁ[97] ad─▒yla zikredilenler, asl─▒nda Mutezile'nin en temel g├Âr├╝┼čleridir. Mutezile ve Zeydiye ile bu konularda ayn─▒ d├╝┼č├╝nen ┼×iaÔÇÖn─▒n fikirleri olarak, ┼×ah ─░smail taraf─▒ndan Anadolu'daki K─▒z─▒lba┼člara benimsetilmek istenmi┼čtir. ├ç├╝nk├╝ o, Onikiimamiyye'nin g├Âr├╝┼člerini propaganda etmekteydi. Bu y├╝zden ┼×ia taraf─▒ndan da benimsendi─či i├žin bu g├Âr├╝┼člere yer vermi┼č olmal─▒d─▒r. As─▒l amac─▒ Mutezili ve Zeydi g├Âr├╝┼čleri yaymak de─čildi. Ancak Mutezile ve Zeydiye'de bulunan  Emr-i bi'l-Ma'ruf ve Nehyi ani'l-M├╝nker g├Âr├╝┼č├╝ne bu listede yer vermesini anlamak zordur. ├ç├╝nk├╝ bu g├Âr├╝┼č ┼×ia taraf─▒ndan bir inan├ž esas─▒ olarak benimsenmemektedir. Di─čer Alevi-Bekta┼či kaynaklarda ise, bu g├Âr├╝┼člere hi├ž yer verilmemesi ilgin├žtir. ├ľyle anla┼č─▒l─▒yor ki Tahtac─▒ Buyruklar'─▒ bu mezheplerin ve ┼×ia'n─▒n g├Âr├╝┼člerine bilin├žli olarak yer vermemi┼čtir. Bu da onlar─▒n,  ┼×ah ─░smail'in bu g├Âr├╝┼čleri yerine Hac─▒ Bekta┼č Veli'nin Maturidi k├╝lt├╝r havzas─▒ndan etkilenen Makalat'taki g├Âr├╝┼čleri benimsemeyi tercih ettiklerini g├Âstermektedir. Alevi-Bekta┼či kaynaklarda, ayn─▒ ├želi┼čkiler  kader konusunda da  g├Âr├╝lmektedir. Bir taraftan Adalet prensibi ve fiillerde ├Âzg├╝rl├╝k savunulurken di─čer taraftan hay─▒r ve ┼čerrin Allah'tan oldu─ču savunulmaktad─▒r.[98]  Elvan ├çelebi, takdir fikrini kabul etmekle beraber, Sufi anlay─▒┼čtan etkilenerek, bu takdirin varl─▒─č─▒n─▒n tedbire engel olmad─▒─č─▒n─▒, evliyan─▒n kaza ve kaderi savu┼čturaca─č─▒n─▒ ileri s├╝rmektedir.[99] Alevi-Bekta┼čiler ├╝zerinde etkili olan ve bir ┼×ii taraf─▒ndan yaz─▒ld─▒─č─▒ kesin olan H├╝sniye adl─▒ eserde, Allah'─▒n s─▒fatlar─▒, kaza ve kader, Kur'an'─▒n yarat─▒lm─▒┼čl─▒─č─▒  ve di─čer baz─▒ kelam├« konularda Mutezile'den ┼×ia'ya ge├žen g├Âr├╝┼čler savunulmaktad─▒r. Bu konularda, Alevi-Bekta┼či ├ževrelerde tam tersi g├Âr├╝┼člerin bulundu─čunu da g├Ârmekteyiz. ├ľrne─čin  Feri┼čteh z├óde ve Ahmed R─▒f'at, Kur'an'─▒n mahluk oldu─čunu s├Âyleyenin Allah'─▒ inkar etmi┼č olaca─č─▒na dair bir hadise yer vermektedirler. Bu durum, H├╝sniye'deki s─▒fatlar ve KurÔÇÖ├ón anlay─▒┼č─▒yla da ├želi┼čmektedir.[100] Baha Sait, her hangi bir kayana─ča dayanmamakla birlikte,  Sufi z├╝mrelerden H├óks├óri'lerin Kalenderili─čin bir kolu olup Mutezile d├╝┼č├╝ncesinsediklerinden bahsetmektedir.[101] Mutezili d├╝┼č├╝nce'nin Anadolu'ya gelen di─čer Kalenderi z├╝mreler ├Âzerindeki etkisinin hangi d├╝zeyde oldu─čunu ortaya koyan   belgelere sahip de─čiliz.   

 

e) İsmailî/Batınî Unsurlar
─░smail├« dailerin de, Samaniler d├Âneminde b├Âlgede yo─čun bir propagandaya giri┼čtiklerine ┼čahit oluyoruz. Hatta Nesef, Buhara ve Semerkand'da ├Ânemli olaylar ya┼čanm─▒┼čt─▒r. ─░smaili alimler,  Horasan, Buhara ve civar─▒nda pek ├žok ki┼čiyi ─░smailili─če d├Ând├╝rmeye ├žal─▒┼čmakla kalmad─▒; Saman├« Devleti'nin y├Âneticilerden baz─▒lar─▒n─▒ dahi etkilediler. Daha sonra bu ki┼čilerin T├╝rkistan'daki faaliyetleri takip edilerek cezaland─▒r─▒ld─▒. Semerkand, Buhara ve Nesef alimleri, Kelami ve F─▒khi eserlerinde bunlardan daha ├žok Karmatiler olarak s├Âz etmektedirler. ─░smaililerin b├Âlge halk─▒na y├Ânelik faaliyetlerinin, genelde yerle┼čik hayata ge├ženler ├╝zerinde yo─čunla┼čt─▒─č─▒ bilinmekle beraber k─▒rsal kesimdeki g├Â├žer hayat ya┼čayanlarla ili┼čkileri hen├╝z ortaya konulmu┼č de─čildir.           

─░smaililikten ayr─▒larak daha sonra m├╝stakil bir mezhep haline gelen D├╝rzili─čin ad─▒na nisbet edildi─či ki┼či Ne┼čtekin ( Anu┼čtekin ) ed-D├╝rz├« ( ed-Derez├« ) Buharal─▒ bir T├╝rkt├╝r  ve onun 407/1016'da M─▒s─▒ra geldi─činden bahsedilmektedir. Ancak kaynaklarda D├╝rzi mezhebinin T├╝rkler aras─▒nda yay─▒ld─▒─č─▒na dair her hangi bir bilgiye rastlanmaz. Muhtemelen o, M─▒s─▒r'a gelmeden ├Ânce ─░smaili mezhebi mensubuydu. ─░smalilik, sonraki d├Ânemlerde Sel├žuklular─▒  tehdit eden b├╝y├╝k bir tehlike haline gelmi┼čtir. ├ľzellikle Nizari ─░smaililerinden Hasan Sabbah, fedai te┼čkilat─▒yla ─░ran, Irak, Suriye, Anadolu ve di─čer b├Âlgelerde ┼čiddet eylemlerine ba┼čvurdu. Hasan Sabbah'─▒n fedaileriyle etrafa sald─▒─č─▒ deh┼čet, Hulagu'nun Alamut kalesini zapt─▒yla tesirini olduk├ža kaybetti ise de, firka olarak mevcudiyetlerini, ├Âzellikle ─░ran, Suriye ve Orta Asya'da korudular. Konar g├Â├žer hayat ya┼čayan ve yeni m├╝sl├╝man olmu┼č ve  olmaya devam eden T├╝rk boylar─▒ aras─▒nda, tekke ve tarikat ├ževrelerinde g├Âr├╝len baz─▒ ─░smaili unsurlar, muhtemelen Niz├ór├« ─░smaililerinden Hasan SabbahÔÇÖ─▒n feda├« te┼čkilat─▒yla ─░ran, Irak, Suriye, Anadolu ve di─čer b├Âlgelerde ┼čiddet eylemleri ve yo─čun propaganda faaliyetlerinegiri┼čti─či d├Ânemlerden kalmad─▒r. ─░smaili dailerinin T├╝rkler aras─▒ndaki propaganda faaliyetleri konusunda yeterli malumata sahip de─čiliz. Alevi-Bekta┼či edebiyatta ge├žen yedi say─▒s─▒ veya sekiz say─▒s─▒yla ilgili kullan─▒m ve tezah├╝rler baz─▒ ├ža─čda┼č ara┼čt─▒rmac─▒lar taraf─▒ndan ─░smaili etkiler olarak yorumlanmaktad─▒r.[102] Bu etkilenmeden genelde, Bat─▒nilik olarak  s├Âz edilmektedir. Burada bahsedilen Bat─▒nilik, asl─▒nda ─░smaililerin yorumlar─▒ndan da etkilenmi┼č olmakla birlikte masum bir imam─▒n ├Â─čretisini ve ona ba─članmay─▒ ┼čart ko┼čan ─░smaili bir Bat─▒n─▒likten farkl─▒d─▒r. Bize g├Âre ─░smaililikten etkilenme daha ├žok Hurufi metinler yoluyla gelen, h├╝lul, tenas├╝h ve Mehdilik inan├žlar─▒ ve bat─▒n─▒ yorum gelene─či ile alakal─▒ bir etkilenmedir.[103] Bu da  ba┼čta Fazlullah Hurufi ile Feri┼čteh z├óde'nin, Hayret├«, Muhit├«, Viran├« ve Yemin├«'nin eserlerinde g├Âze ├žarpmaktad─▒r.  

 

f) ┼×i├«-─░mam├« Unsurlar
Alevi ve Bekta┼čilerin yaz─▒l─▒ kaynaklar─▒nda en fazla etkisi g├Âr├╝len mezheplerin ba┼č─▒nda ─░mamiyye ┼×ia's─▒ gelir. Safevilerin kurulu┼čuna kadar T├╝rk boylar─▒ aras─▒nda ciddi bir destek elde etti─čine dair bilgilere tesad├╝f edilemeyen ─░mamiyye mezhebinin  T├╝rklere y├Ânelik  propaganda faaliyetlerinin Safeviler d├Âneminde yo─čunla┼čt─▒─č─▒n─▒  tan─▒k olmaktay─▒z.  ┼×ah ─░smail'in ├žabalar─▒ sonucu, T├╝rk├že  ┼čiirleri ve nefesleri yoluyla bir ├žok ┼×ii-─░mamiyeci unsurlar onlar─▒n yaz─▒l─▒ kaynaklar─▒nda, ├Ânemli yorum ve alg─▒lay─▒┼č farkl─▒l─▒klar─▒yla birlikte,  etkili olmaya ba┼člam─▒┼čt─▒r. B├╝t├╝n bu faaliyetlere ra─čmen Anadolu'daki T├╝rk boylar─▒n─▒ ve Bekta┼čileri ┼×iile┼čtirmeyi ba┼čaramam─▒┼člard─▒r. Asl─▒nda ┼×ah ─░smail'in kendisi k├Âkl├╝ bir ┼×ii e─čitim alm─▒┼č birisi de─čildir ve ┼čiirleri incelendi─činde y├╝zeysel bir ┼×iilik'ten s├Âz edilebilir. Muhtemelen o, Osmanl─▒'ya kar┼č─▒ b├Âlgedeki ┼×ii kabilelerin deste─čini alabilmek ve siyasi bir birlik olu┼čturabilmek i├žin S├╝nnili─če kar┼č─▒ ┼×iili─če sar─▒lm─▒┼čt─▒r. Zaten  dedeleri taraf─▒ndan kurulan Erdebil tekkesi, ba┼člang─▒├žta ┼×ii olmay─▒p ya┼čanan tarihi ve siyasi olaylar sonucunda ┼×eyh C├╝neyd'le birlikte ┼×iile┼čmi┼čtir. Ancak ┼×ah ─░smail'i destekleyenler her ne kadar baz─▒ Osmanl─▒ alimleri taraf─▒ndan,  Raf─▒zi, Harici, Z─▒nd─▒k, M├╝lhid gibi adlarla an─▒lm─▒┼člarsa da, asl─▒nda bu kesimler  hi├ž bir zaman ┼×iile┼čmemi┼člerdi. Bu sebeple ara┼čt─▒rmac─▒lar, K─▒z─▒lba┼č tan─▒mlamas─▒na vurgu yapmakla birlikte,  ┼×ii, ─░mami, Raf─▒zi, Harici, Z─▒nd─▒k, M├╝lhid ve  Heterodoks gibi farkl─▒ kavramlar kullan─▒rlar.  Bu ├ževrelere b├Âyle isimler kullan─▒lmas─▒, onlar─▒n ger├žekten b├Âyle oldu─čundan de─čil, onlarla m├╝cadeleyi ve onlara sava┼č a├žmay─▒ me┼črula┼čt─▒rmak i├žindir. Ahmet Refik'in ortaya koydu─ču gibi, Osmanl─▒ belgelerinde Raf─▒zilik ve Bekta┼čilik e┼čanlaml─▒ kullan─▒lm─▒┼čt─▒r. Baha Sait, ├Âzg├╝n  ad─▒yla K─▒z─▒lba┼čl─▒k i├žin "K─▒z─▒lba┼č Sufili─či"[104] ifadesini kullan─▒r. Buna yak─▒n bir anlamda Sofiyan S├╝re─či  de kullan─▒lmaktad─▒r. Safevi Sufili─či de denebilir. K─▒z─▒lba┼čl─▒─č─▒ belirleyen unsurlar, ┼×iilikten al─▒nm─▒┼č gibi g├Âr├╝n├╝yorsa da ┼×iilerden farkl─▒ bir ┼čekilde yorumlanm─▒┼čt─▒r.  ├ç├╝nk├╝ kendisini K─▒z─▒lba┼č olarak tan─▒mlayan kimselerin eserleri incelendi─činde, bu mezhebin usul ve furuunu bilmedikleri a├ž─▒kca g├Âr├╝l├╝r. ┼×ah ─░smail'in ┼čiirlerinde ve di─čer Bekta┼či ┼čairlerin nefeslerinde g├Âze ├žarpan  ┼×ii unsurlar ┼čunlard─▒r:           

a) 12 ─░mama ve Ehl-i Beyt'e a┼č─▒r─▒ h├╝rmet ve ba─čl─▒l─▒k: ─░mamiyye ┼×ia's─▒na g├Âre, ─░mama inanmak inan├ž esaslar─▒ndand─▒r.  ─░mamet   Kur'an ayetleri ve Peygamber'in a├ž─▒k ifadeleriyle Hz. Peygamber'den sonra Fat─▒ma'dan olan iki o─člunda ve daha sonra onlar─▒n neslinden gelen Oniki imamda devam edecektir. Dolay─▒s─▒yla imamlar─▒n say─▒s─▒ oniikidir. Onikinci ─░mam Mehdi Muntazar, gizlenmi┼čtir ve zaman─▒n beklenen imam─▒d─▒r. Mehdi, bir g├╝n ortaya ├ž─▒kacak ve  zulm├╝ yok edip adaleti temin edecektir. Bu imamlar, masumdurlar, g├╝nah i┼člemezler. ─░lahi bir tak─▒m g├╝├žlerle donat─▒lm─▒┼člard─▒r. ┼×ii ─░mami kaynaklarda ─░mamlara duyulan ihtiya├ž, imamlar─▒n ├Âzellikleri,  ilk d├Ânem siyasi anla┼čmazl─▒klar─▒ ve bunlar─▒n sonu├žlar─▒ uzun uzad─▒ya tart─▒┼č─▒lmaktad─▒r.  Bu konu, ┼×ia kelam─▒n─▒n bel kemi─čini olu┼čturur ve bunun i├žin pek ├žok eser kaleme al─▒nm─▒┼čt─▒r. Alevi-Bekta┼čili─čin yaz─▒l─▒ kaynaklar─▒nda, H├╝sniye ve  Bekta┼či ─░lmihali istisna edilirse, ┼×ia'daki gibi bir ina├ž esas─▒ olarak ├╝zerinde durulmay─▒p,  Hz. Ali ve di─čer imamlar siyasi ve hukuki de─čil manevi rehberler olarak y├╝celtilirler ve onlar─▒n tarihsel ki┼čiliklerinden ├žok s├Âylenceler ┼čeklinde aktar─▒lan menkabevi ki┼čilikleri ├Âne ├ž─▒kmaktad─▒r. Asl─▒nda Hz. Ali, Hasan ve H├╝seyin'in d─▒┼č─▒ndakiler hakk─▒nda, isimleri hari├ž pek bir┼čey bilinmez. Cafer-i Sad─▒k'a atfedilen Buyruklar dahi, ounun hayat─▒n─▒ yazan eserler taraf─▒ndan do─črulanmaktad─▒r. Safevilerle birlikte ─░mamiyye ┼×iasi, Safevi Devleti'nin resmi mezhebi olmu┼č ve sonraki s├╝re├žte ─░ranile┼čmi┼čtir. Bug├╝n Alevilikte 12 imam ve Ehl-i Beyt, dini ve k├╝lt├╝rel  bir de─čerdir. Ancak  Aleviler, ┼×iaÔÇÖnin anlad─▒─č─▒ gibi, Hz. Ali ve soyunun  siyasi, dini ve hukuki yetkiyi Hz. Peygamberden ald─▒─č─▒, bunun i├žin de siyasal iktidar─▒n sahipleri oldu─ču ve bu u─čurda m├╝cadele edilmesi gerekti─čine inanmazlar. Hz. Ali'ye ─░mamiyye'nin atfetmedi─či ilahi baz─▒ vas─▒flar y├╝kleyerek onu Allah'─▒n yery├╝z├╝ndeki tecellisi ( mazhar─▒) olarak g├Âr├╝rler. Hz. Ali ve Oniki imam hakk─▒nda, tamamen mistik/sufi varl─▒k anlay─▒┼č─▒ (Vahdet-i V├╝cud) ve bu gelenekteki Nur-i Muhammed veya Hakikat-─▒ Muhammedi anlay─▒┼č─▒ ├žer├ževesinde  h├╝lul ve tenas├╝h fikrini benimserler.[105] ─░mamiyye'den farkl─▒ bir Ali ve Ehl-i Beyt k├╝lt├╝ geli┼čtirmi┼člerdir. Baz─▒ Buyruklarda ┼×ii mezhebi ile ilgili bir b├Âl├╝m yer al─▒r. Burada t─▒n─▒mlanan ┼čiilik, kaynaklarda ge├žen ┼×iilikten farkl─▒ olup b├╝t├╝n├╝yle s├Âzde  ┼čiiliktir: " ┼×ii mezhebi, Muhammed ile Ali'nin d├Ârt kap─▒ k─▒rk makam ve on yedi erkandaki birlikleri ├╝zerine kurulmu┼čtur."[106] Aradaki farkl─▒l─▒k, siyasi ve itikadi bir ayr─▒l─▒k olmaktan ├žok sufi gelenekteki bir farkl─▒la┼čma olarak g├Âr├╝lmektedir. ├ç├╝nk├╝ d├Ârt kap─▒ k─▒rk makam gelene─či ┼×ii-─░mami gelenekte hi├ž bir ┼čekilde yer almaz. Hatta Buyruk'ta halk─▒n ikiye ayr─▒ld─▒─č─▒ ve bunlar─▒n otuz alt─▒s─▒n─▒n harici oldu─ču, otuz alt─▒ milletin ┼×iili─či se├žti─činden bahsedilir ki bu da tamamen mistik bir ├žer├ževede a├ž─▒klanmaktad─▒r.[107]  Bu k├╝ltte, Allah-Muhammed-Ali birlikte ya da Hz. Muhammed, Hz. Fat─▒ma, Hz. Ali, Hz. Hasan ve Hz. H├╝seyin birlikte  an─▒l─▒r ve bunlara ├╝├žler ya da be┼čler derler.[108] Bazen sadece Muhammed Ali olarak an─▒l─▒rlar. Cem ayinlerindeki her hizmet bir imama tekab├╝l eder ve 12 imam─▒ ├Âven D├╝vazde'ler okunur.[109] 12 say─▒s─▒, Bekta┼čilerin ku┼čak, kemer ve ba┼čl─▒klar─▒na kadar yans─▒m─▒┼čt─▒r. Hatta ┼×ia'daki masum oniki imam─▒n yan─▒s─▒ra, Alevi-Bekta┼čiler'de 14 masum-─▒ paktan[110], 17 kemerbesten[111], 17 kemerbesti hanedandan[112] s├Âz edilir. Burada yer alanlar─▒n bir ├žo─čunun kimli─či mechuld├╝r ve kim olduklar─▒ bilinmemektedir. Bekta┼čiler aras─▒nda 12 imam k├╝lt├╝'n├╝n Bal─▒m Sultan'la birlikte Bekta┼čili─če girdi─či s├Âylenmektedir. Bununla birlikte Alevi-Bekta┼čiler kendilerine ┼×ii ad─▒n─▒ de─čil Ca'feri ad─▒n─▒ kullan─▒rlar. Fakat bu da hi├ž bir ┼čekilde inan├ž boyutu ve f─▒k─▒h boyutuyla temsil edilmeyen, i├ži bo┼čalt─▒lm─▒┼č sembolik bir Caferiliktir.           

 b) Tevelli (Tevella) ve  Teberri (Teberra): ┼×ia'da Tevelli, Hz. Muhammed'i sevmek ve soyunu sevenleri sevmek, dostlar─▒na dost olmak; Teberri ise, Hz. Muhammed soyuna d├╝┼čman olanlara,  onlar─▒ sevenlere, sevenleri sevenlere d├╝┼čman olmak demektir. ┼×ii eserlerde, ilk halifeler gas─▒p olarak g├Âr├╝l├╝r ve Hz. Ali'yi desteklemeyen sahabe tekfir edilir. Alevi-Bekta┼či dini edebiyatta, bizzat Anadolu'daki K─▒z─▒lba┼člar─▒ ┼čiile┼čtirmeye y├Ânelik olarak yaz─▒lan sadece H├╝sniye'de sahabeye kar┼č─▒ a┼č─▒r─▒ bir d├╝┼čmanl─▒k vard─▒r.  ├ľzellikle ilk halifeler sert bir dille ele┼čtirilir.[113] Di─čer Alevi-Bekta┼či yaz─▒l─▒ kaynaklarda ilk ├╝├ž halifeye ve sahabeye ┼×ia gibi sald─▒r─▒lmaz, hatta yukar─▒da inceledi─čimiz gibi onlar─▒ ├Âv├╝c├╝ ifadeler kullan─▒l─▒r. Tevelli ve Teberri, Safevi propagandan─▒n temelini te┼čkil eder[114]  ve Alevi-Bekta┼čiler i├žin de son derece ├Ânemlidir. Ancak bu gelenekte teberri, Muaviye, Yezid ve Mervan'─▒n ┼čahs─▒yla sembolle┼čmi┼čtir. ┼×ia'daki'nin aksine Osman'a her hangi bir ┼čekilde lanet okundu─čuna rastlanmaz. ┼×iirlerde, " Yuf m├╝nkire, lanet Yezid'e"[115]  " K├Âr olsun Mervan"[116]  " H├╝ ger├že─če, l├ónet Mervan'a"[117]  gibi teberri ifadelerine yer verilir. M├╝sahib Meydan─▒nda okunan e┼čik g├╝lbenginde de ge├žen bu ifade, M├╝nkire ve Yezid'e lanet  ┼×ah Hatayi'nin ┼čiirlerinde de s─▒k s─▒k tekrarlan─▒r. Alevilerce, "Mervan", yalan ve y├╝zs├╝zl├╝k simgesidir. ┼×eytan─▒n  vekili say─▒l─▒r. Buna g├Âre de yalan s├Âyleyene, kar─▒┼čt─▒r─▒c─▒l─▒k yapana, ikiy├╝zl├╝ye " lanet Mervan " diye seslenilir."[118]               

c) Kerbela ┼čehitlerine ba─čl─▒l─▒k/Muharrem matemi: ─░mamiyye ┼×ia's─▒nda Kerbela'da Hz. H├╝seyin'in Emeviler taraf─▒ndan ┼čehid edilmesi  lanetlenir. Bunula ilgili Mersiyeler yaz─▒lm─▒┼čt─▒r. ┼×ia'da namazlarda, kutsal kabul edilen Kerbela topra─č─▒ndan yap─▒lan t├╝rbet veya m├╝h├╝r denilen bir par├ža ├╝zerine secde edilir.  Alevi-Bekta┼čilikte Muharrem ay─▒ son derece ├Ânemlidir. Bu ayda Aleviler, 12 g├╝n oru├ž tutarlar, 10. g├╝n├╝ sembolik olarak dede ocaklar─▒ sancak a├žar ve kurban keserler. Ayr─▒ca birlik ve beraberli─čin sembol├╝ olarak A┼čure pi┼čirilip konu-kom┼čuya da─č─▒t─▒l─▒r. Bu ayda Aleviler, Emeviler taraf─▒ndan Hz. H├╝seyin'i Kerbel├ó'da ┼čehid edilmesi dolay─▒s─▒yla yas ve matem tutarlar. Ancak ┼×iiler gibi feryadu figan ederek, bedenlerine zarar vererek taziyede bulunmazlar. Alevi-Bekta┼čiler aras─▒nda en ├žok okunan ve yazar─▒  ┼×ii olan Kenz├╝'l-Mesaib (Kumru) b├╝t├╝n├╝yle Kerbela ile ilgili bir eserdir.[119] Ancak Alevi-Bekta┼čilerde Kerbela'da ┼čehid edildi─čine inan─▒lan  Hz. Ali soyundan 14 masum-─▒ pak ├Ânemli bir yer tutar.[120]           

Alevi-Bekta┼čilerin yaz─▒l─▒ kaynaklar─▒ veya onlar aras─▒nda etkili olan kaynaklar, genel olarak de─čerlendirildi─činde, H├╝sniye, Kenz├╝l-Mes├óib, Men├ók─▒buÔÇÖl-Esr├ór  BehcetuÔÇÖl-Ehr├ór (Ris├óle-i ┼×eyh S├óf├«) ( B├╝y├╝k Buyruk), ┼×eyh Safi Buyru─ču (K├╝├ž├╝k Buyruk) ÔÇô Bu iki buyruk, Erdebil Sufi gelene─činin pek ├žok unsurunu ta┼č─▒makla birlikte-  ve Muhammed Seyf├╝ddin Z├╝lfikari Dervi┼č Ali'nin Bekta┼či ─░lmihali, b├╝y├╝k ├Âl├ž├╝de K─▒z─▒lba┼č ve Bekta┼čileri ┼čiile┼čtirmeye  y├Ânelik yaz─▒lm─▒┼č ve a─č─▒rl─▒kl─▒ olarak ┼×ii unsurlar ta┼č─▒yan eserlerdir. Bunlar K─▒z─▒lba┼č veya Bekta┼čiler taraf─▒ndan yaz─▒lmad─▒─č─▒ gibi,  ┼×ia'n─▒n sistematik teolojisini inceleyen eserler de de─čildirler. ├ľzellikle Muhammed Seyf├╝ddin Z├╝lfikari Dervi┼č Ali eserinden istifadeyle Necip As─▒m'─▒n haz─▒rlad─▒─č─▒[121] ve daha sonra ondan hareketle haz─▒rlanan Bekta┼či ─░lmihali[122], itikadi konularda ve f─▒khi konularda b├╝y├╝k ├Âl├ž├╝de ─░mamiyye ┼×ia's─▒ ile paralellik arzetmektedir.[123] Ama Makalat, Cenknameler, Menak─▒pnameler, Vilayetnameler, Tahtac─▒ Buyruklar─▒, Erkannameler, Cebbar Kulu Kitab─▒, F├╝t├╝vvetnameler, Velayetnameler ve Terc├╝manlar, di─čerlerinden tamamen farkl─▒ bir bak─▒┼č a├ž─▒s─▒yla kaleme al─▒nm─▒┼čt─▒r. Bu bak─▒mdan eserler aras─▒nda bir b├╝t├╝nl├╝k ve insicam yoktur.   Alevi-Bekta┼čiler aras─▒nda etkili olan baz─▒ F├╝t├╝vvetnameler, Hz. Ali'nin imametine delil getirilen Gadir Hum, K─▒rtas hadisesi ve Sakaleyn gibi ┼×ii-─░mami unsurlara eserlerinde geni┼č yer verdiklerini g├Ârmekteyiz.[124] Ancak bu F├╝t├╝vvetnamelerde, ┼×ii kaynaklardaki gibi,  velayet fikri  Hz. Ali ve di─čer imamlar─▒n Hz. Peygamber'den sonra imamete hak sahibi olduklar─▒ ┼čeklinde tamamen siyasal vesayet ├žer├ževesinde a├ž─▒klanmaz.[125] Kullan─▒lan bu malzeme, Hz. Ali'nin imametiyle ili┼čkilendirilmeksizin Peygamber taraf─▒ndan ona ┼čed ba─članmas─▒ ( ku┼čak ku┼čand─▒r─▒lmas─▒), Hz. Ebu Bekir, ├ľmer ve Osman'─▒n dahil onyedi sahebenin karde┼č ilan edilmesi ile ilgili hususlar─▒n  temellendirilmesinde kullan─▒lmaktad─▒r. B├Âyle olmakla birlikte, ├Âzellikle XV-XVI. y├╝zy─▒llarda yaz─▒lan F├╝t├╝vvetnameler'de  farkl─▒ ba─člamlarda ┼×├«├«-─░mami unsurlara yer verilmesi,  bu tarihten itibaren ┼×├«├«-─░mami propogandan─▒n AnadoluÔÇÖda etkili olmaya ba┼člad─▒─č─▒n─▒ g├Âstermektedir.[126]           

Alevi-Bekta┼čili─čin yaz─▒l─▒ kaynaklar─▒nda, bir ka├ž─▒ istisna edilirse,  Ehl-i BeytÔÇÖle birlikte di─čer sahabilere de b├╝y├╝k sayg─▒ g├Âsterildi─či  ve Muaviye, Yezid ve Mervan d─▒┼č─▒nda di─čer sahabilerin ele┼čtirilmedi─či g├Âz ├Ân├╝nde bulundurulursa mezhepler ├╝st├╝ birle┼čtirici bir yakla┼č─▒m s├Âz konusudur. Safevilerin faaliyetleri sonucu, Alevi-Bekta┼či edebiyata ┼×ii unsurlar monte edilmeye ├žal─▒┼č─▒lm─▒┼čt─▒r. Bu unsurlar, Sufi ve F├╝t├╝vvet gelene─či i├žerisinde farkl─▒ ┼čekillerde yorumlanarak sembolik bir muhteva kazand─▒r─▒lm─▒┼čt─▒r.           

Ayr─▒ca Turkiye'de Alevi olarak kendini tan─▒mlayanlar, her ne kadar 12 imama b├╝y├╝k sevgi ve sayg─▒ gosterseler de, Azeri ┼×iiler gibi kendilerini Onikiimamiyye ┼×ias─▒ olarak g├Ârmezler. 12 imama sayg─▒ ve sevgileri dolay─▒s─▒yla Aleviligin, ili┼čkilendirilebilecegi en yak─▒n ekol Onikiimamiyye ┼×ia's─▒ g├Ârulebiliyorsa da, velayeti oniki imam─▒n dini, hukuki ve siyasi bir yetkiyi temsil etmedi─čini, ge├žmi┼čte ve bug├╝n m├╝sl├╝manlar─▒n idaresinin bu kimselerde olmas─▒ gerekti─či ┼čeklinde vesayet temelli yorumlamad─▒─č─▒ ve tamamen sufilikteki velayet anlay─▒┼č─▒ do─črultusunda yorumlad─▒klar─▒ s├╝rece, daha da ├Ânemlisi kendilerini ┼×ia'n─▒n bir alt kolu ya da ┼×iilik olarak g├Ârmedigi s├╝rece Alevilik ┼×iilik  ya da bu mezhebin bir alt kolu olarak kabul edilemez.  

g) Caferî Unsurlar
F─▒k─▒hta,  6. ─░mam─▒ Ca'fer-i Sad─▒k'─▒n g├Âr├╝┼člerine uyan kimselere Ca'feri denilmektedir. Her ne kadar bir f─▒k─▒h mezhebinin ad─▒ ise de, Alevi-Bekta┼čiler aras─▒nda Caferilik, ÔÇťmezhebim CaferidirÔÇŁ ifadesinden ibarettir. Fakat ─░mam Ca'fer hakk─▒nda ve onun ibadetler ve muamelatla ilglili g├Âr├╝┼čleri hakk─▒nda pek fazla bir ┼čey bilmezler. Caferi mezhebinin en ├Ânemli g├Âr├╝┼člerinden olan belli bir miktar para kar┼č─▒l─▒─č─▒nda s├╝reli evlilik ( mut'a nikah─▒), abdestte ├ž─▒plak aya─ča mest etmek, ezanda  " E┼čhed├╝ Aliyyen Veliyyullah (AliÔÇÖnin AllahÔÇÖ─▒n velisi oldu─čuna tan─▒kl─▒k ederim)" ve " Hayye ala hayri'l-amel" k─▒s─▒mlar─▒n─▒n ilavesi, g├╝nl├╝k namazlarda ├Â─členle ikindiyi, ak┼čamla yats─▒y─▒ birle┼čtirerek k─▒lmak gibi g├Âr├╝┼člere, ÔÇťAliyyen Veliyyullah ( Ali AllahÔÇÖ─▒n velisidir)ÔÇŁ ifadesi istisna edilirse Alevi-Bekta┼či kaynaklarda rastlanmamaktad─▒r. F─▒khi anlamda muta nikah─▒n─▒n do─črulu─ču, sadece H├╝sniye[127]'de savunulmaktad─▒r. Di─čer hususlar ise, Necip As─▒m'─▒n Bekta┼či ─░lmihali ve ondan istifade Haydar Kaya'n─▒n haz─▒rlad─▒─č─▒ Bekta┼či ─░lmihali[128]'nde kabul g├Ârmektedir. Muhammed Seyf├╝ddin Z├╝lfikari Dervi┼č Ali, abdestin nas─▒l al─▒naca─č─▒ konusunda bilgi verirken  ├ž─▒plak ayaklara meshedilece─činden bahsetmektedir.[129] Bu eser muhtemelen Bekta┼čileri ┼čiile┼čtirmek ├╝zere kaleme al─▒nm─▒┼č yazar─▒ ve kimli─či tam olarak ayd─▒nlat─▒lamam─▒┼č bir eserdir. G├╝n├╝m├╝zde Alevilerden sadece ├çorum Ehl-i Beyt ├ževresi Caferi f─▒kh─▒na g├Âre amel etmektedir.           

Alevi-Bekta┼čili─čin yaz─▒l─▒ kaynaklar─▒nda ─░mam Cafer'in f─▒khi g├Âr├╝┼člerine hi├ž yer vermeden  " mezhebim Caferidir", "─░mam CaÔÇÖfer mezhebine uyar─▒z"[130], " ─░m├óm-─▒ CaÔÇÖferÔÇÖin mezhebindenim"[131] , ÔÇť Mezhebim sorarsan derler Cafer├«"[132]  ve "Mezhebim hak Caferidir"[133]  gibi ifadeleri, ikrar ve musahib terc├╝man─▒nda[134], nikah[135] ve telkin[136] dualar─▒nda Caferi mezhebine yap─▒lan vurgular─▒ siyasi-itikadi veya f─▒khi bir mezhep olarak alg─▒lanmayaca─č─▒ gayet a├ž─▒kt─▒r.  B├Âyle bir kullan─▒m, daha ├Ânce de ifade etti─čim gibi, i├ži bo┼čalt─▒lm─▒┼č ve s├Âzde bir Caferiliktir.[137]  Hatta Ahmet Rif'at,  ikrar terc├╝man─▒na bu ifadenin sonradan sokuldu─čunu iddia ederek eserindeki ikrar terc├╝man─▒ndan bu k─▒sm─▒ ├ž─▒karm─▒┼č ve ┼č├Âyle demi┼čtir: ÔÇť Elden ele ge├žip tahrif olunmu┼č baÔÇÖz─▒ res├óilde, i┼č bu ─░krar  Terc├╝man─▒ÔÇÖn─▒n ÔÇť CaÔÇÖferuÔÇÖs-S├ód─▒kÔÇÖtan ald─▒ Ehl-i ─░man MezhebiÔÇŁ mahallinde, ÔÇť Mezhebim Hakk CaÔÇÖfer├«dir gayrilerden el yudumÔÇŁ gibi taÔÇÖb├«r├ót-─▒  gayr-i l├óy─▒ka (lay─▒k olmayan t├óbirler) g├Âr├╝lm├╝┼čt├╝r. Maahaza, yukar─▒da biÔÇÖd-defaÔÇÖ├ót bey├ón olundu─ču ├╝zere ─░mam CaÔÇÖferuÔÇÖs-S├ód─▒k (r.a.) Hazretleri sahib-i mezheb olmay─▒p, D├«n ve ┼×er├«ÔÇÖat ve tar├«kat ve mezhepte min k├╝lliÔÇÖl-V├╝c├╗h ( her cihetten)  ┼×eriÔÇÖat-─▒ AhmediyyeÔÇÖye t├óbi olup, biÔÇÖl-C├╝mle p├«r├ón-─▒ ÔÇśiz├óm ve Eimme-i ErbaÔÇÖa Hazerat─▒na Ahk├óm-─▒ D├«n ve ┼×eriÔÇÖat ve Tar├«katÔÇÖta rehn├╝ma bulunduklar─▒ndan n├ó┼či kendilerine ─░mam-─▒ BiÔÇÖl-Hakk taÔÇÖb├«r olunmu┼čtur. Bu takdirde terc├╝man-─▒ mezk├╗rda m├╝nderic nutkun esas─▒ olmay─▒p, m├╝cerred D├«n ve ┼×eriÔÇÖat ve Tar├«kat muhalifleri olan ehl-i bidÔÇÖat taraflar─▒ndan vazÔÇÖ k─▒l─▒nm─▒┼č ( konulmu┼č) id├╝─č├╝ anla┼č─▒lmakla taÔÇÖb├«r-i mezk├╗r tayy edildi ( ├ž─▒kar─▒ld─▒)" [138].G├╝n├╝m├╝zde Alevilerin ve Bekta┼čilerin hemen hemen tamam─▒na yak─▒n─▒n─▒n, ikrar terc├╝man─▒nda zikretmesine ra─čmen pratikte ┼×ii-─░mamiyye'nin f─▒k─▒htaki mezhebi olan Caferili─či  kabul etmemesi, yukar─▒da zikretti─čim kanatleri do─črulamaktad─▒r.

 

SONUÇ
Farkl─▒ gruplar─▒ tan─▒mlamakta kullan─▒lan Ortodoks ve heterodoks kavramlar─▒yla, ─░slam d├╝┼č├╝ncesinde ortaya ├ž─▒kan siyasi ve itikadi mezhepleri, f─▒khi mezhepleri ve tarikatlar─▒ tasnif etmek metodolojik a├ž─▒dan do─čru de─čildir. ├ç├╝nk├╝ bu iki kavram, teolojik a├ž─▒dan kendi k├╝lt├╝r├╝nde, birbirine muhalif ve birbirinin varl─▒─č─▒n─▒ onaylamayan iki z─▒d anlay─▒┼č─▒ i├žin kullan─▒l─▒r. Bu anlay─▒┼ča g├Âre genel kabul d─▒┼č─▒na ├ž─▒kan g├Âr├╝┼čler, heterodoks ilan ederek yok edilmesi gereken d├╝┼čmanlar olarak g├Âr├╝lmektedir. Halbuki ─░slam'da do─črunun ├Âl├ž├╝s├╝  mezhepler de─čildir. As─▒l ├Âl├ž├╝t Kur'an ve mezhepler ├Âncesi ─░slam tasavvurunda aranmaktad─▒r. Bu anlay─▒┼čta b├╝t├╝n yorumlara yer vard─▒r  ve bunlardan hi├ž birisi ortadan kald─▒r─▒lmas─▒ gereken sap─▒k anlam─▒nda Heterodoks ilan edilmemi┼čtir. Di─čer taraftan ─░slam taihinde  mezhep ve tarikatlar ├ž─▒kmadan ├Ânce Kur'an ve Hz. peygamberin uygulamalar─▒yla belirlenen kurumsal bir ─░slam vard─▒r. ─░slam denilince kastedilen budur. Ancak daha sonra ortaya ├ž─▒kan farkl─▒la┼čmalar, m├╝┼čterek olarak kabul edilen ─░slamÔÇÖ─▒n neli─či ile ilgili olmay─▒p  tamamen dinin anla┼č─▒lmas─▒ ve ya┼čanmas─▒ ile ilgili farkl─▒la┼čmalard─▒r. Ortodoks  kelimesi, do─črudan kilisenin temsil ett─či dini anlay─▒┼č─▒ ifade etti─či i├žin, onun d─▒┼č─▒ndakiler sap─▒k (heretik) stat├╝s├╝nde g├Âr├╝lm├╝┼čt├╝r. Bunlar─▒ s├╝rekli olarak kendisine benze┼čtirmek veya ortadan kald─▒rmak istenmi┼čtir. Kavram─▒n Avrupa k├╝lt├╝r├╝nde dini-toplumsal delaletini aynen alarak kendi k├╝lt├╝r├╝m├╝zde kulland─▒─č─▒m─▒zda, k├╝lt├╝r├╝m├╝zdeki hareketleri bu kal─▒ba sokmu┼č oluyoruz. Asl─▒nda bizim k├╝lt├╝r├╝m├╝zdeki siyasi ve itikadi mezhepler, f─▒khi mezhepler ve tarikatlar ┼čeklinde bu iki kavramla tasnifi m├╝mk├╝n olmayan dini ve ve teolojik bir ├žo─čulculuk s├Âz konusudur. Siyasal  iktidar─▒n bu guruplar─▒ kullanmalar─▒ veya tekellerine almalar─▒ hari├ž, birbirlerine kar┼č─▒ nadiren ├Âteki muamelesi yapmam─▒┼člard─▒r. Di─čer taraftan, Ehl-i S├╝nnet denen  yap─▒ tamamen siyaset taraf─▒ndan ortaya konulan ve kurumla┼čt─▒r─▒lan bir yap─▒ de─čildir. Ehli- S├╝nnet'in ├Ânc├╝s├╝ veya temsilcisi olarak g├Âr├╝len pek ├žok ki┼či resmi siyasetin benimsedi─či bir S├╝nnili─če kar┼č─▒ ├ž─▒km─▒┼čt─▒r. ├ç├╝nk├╝ ─░slam d├╝┼č├╝ncesinde Hr─▒stiyanl─▒kta kilisenin temsil etti─či gibi tek bir Ortodoksi de─čil farkl─▒  ortodoksiler vard─▒r. Siyasal bir ideoloji olarak ve tek cephe halinde S├╝nilik al─▒nd─▒─č─▒nda, bunun kar┼č─▒s─▒ndaki heterodoksi her ne kadar ┼×iilik olarak ├Âne ├ž─▒ksa da onun d─▒┼č─▒nda da di─čer itikadi mezheplerden Mutezile, Haricilik ve M├╝rcie gibi heterodoksiler de bulunmaktad─▒r. Bunlar─▒n d─▒┼č─▒nda her mezhebin a┼č─▒r─▒lar─▒ diye bilinen ve gulat denen alt gruplar s├Âz konusudur. Di─čer taraftan hi├ž bir mezheple ili┼čkilendirilemeyen ─░slam'─▒n d─▒┼č─▒nda tutulan gruplar vard─▒r. Peki heterodoks bunlardan hangisidir? Bana g├Âre bu kadar fazla dini ve teolojik ├žo─čulculu─ču bat─▒ kaynakl─▒ iki terimle tasnif etmek ve b├╝t├╝n tarihi siyasi olaylar─▒ bu iki paradigma do─črultusunda incelemek sorunlar─▒ ├ž├Âzmekte yetersizdir. Hele hele bir  ├žok farkl─▒ din anlay─▒┼člar─▒na m├╝samaha g├Âsteren ve onlar─▒ ├Âteki olarak g├Ârmeyip tek g├Âzle g├Âren Sufili─či ve onun kurumsal bi├žimleri olan  tarikatlar─▒n─▒ bu kavramlarla tan─▒mlamak daha da b├╝y├╝k sorunlar yaratmaktad─▒r.            

Gerek kurumsalla┼čma s├╝recini tamamlam─▒┼č tarikatlar, gerekse tamamlamam─▒┼č tarikat benzeri sufi olu┼čumlar, asl─▒nda teoloji veya doksa (doksa)merkezli  olmay─▒p, farkl─▒ mezheb├« unsurlar─▒  b├╝nyesinde bar─▒nd─▒ran doktriner/mezhepsel a├ž─▒dan ba─č─▒ms─▒z z├╝mreler olarak tan─▒mlanabilecek mezhepler ├╝st├╝  (metadoxy) k├╝lt├╝rel ve ahlaki-dini topluluklard─▒r. Radikal, d─▒┼člay─▒c─▒, fundamentalist ve marjinalle┼čtirme ├Âzellikleri ta┼č─▒yan heterodoksi ile ├žo─čunlu─čun hakimiyetine dayanan geleneksel ve kal─▒pla┼čm─▒┼č resmi din anlay─▒┼č─▒ olarak bilinen Ortodoksi kavramlar─▒,  bu topluluklar─▒ tan─▒mlamakta yetersiz kalmaktad─▒r. ├ç├╝nk├╝ bunlar mezhebi co─čulculu─ču veya dini ├žo─čulculu─ču temsil eden  birden fazla aidiyeti ve kimli─či olan doksiler ├╝st├╝ mistik topluluklard─▒r (metadoksi) .  Yesevilik, Nak┼čilik, Mevlevilik, Kadirilik, Bekta┼čilik ve di─čer Sufi/mistik hareketler dikkatle incelendi─činde, baz─▒ d├Ânemlerde bir mezhebin unsurlar─▒ a─č─▒r basmakla birlikte, ilk ortaya ├ž─▒kt─▒klar─▒ andan itibaren f─▒khi ve itikadi konularda tek bir kimli─če sahip olmam─▒┼člard─▒r. Bazan birbirine z─▒d birden fazla kimli─čin veya fikrin ta┼č─▒y─▒c─▒lar─▒ olmu┼člar, gittikleri co─črafyada ve kar┼č─▒la┼čt─▒klar─▒ toplumlarda hakim olan itikadi ve ameli mezhep mensuplar─▒na kap─▒lar─▒n─▒ daima a├ž─▒k tutmu┼člard─▒r. Bu y├╝zden bir sufi tarikatta, tarihin ├že┼čitli d├Ânemlerinde farkl─▒ mezhepleri benimseyen kimseler olmu┼čtur. Hatta ayn─▒ d├Ânemde talipleri veya m├╝ridleri aras─▒nda F─▒k─▒hta ┼×afii, Maliki, Hanefi ve Caferi ya da itikadda Maturidi veya E┼čari olanlar bulunabilmi┼čtir. ├ľrne─čin ─░bnu'l-Arabi, f─▒k─▒hta Maliki, ─░tikadda E┼čarili─čin etkisinde kalm─▒┼č, tasavvufta Vahdet-i V├╝cud nazariyesini ortaya atm─▒┼č birisidir. Asl─▒nda Sufi  ├Ânderler, bu s─▒k─▒ kal─▒plara ve kimliklere s─▒─čmamaktad─▒r. ├ç├╝nk├╝ kat─▒ bir kimlik kazand─▒rmak veya keskin hatlar koymak Sufili─čin tabiat─▒na ayk─▒r─▒d─▒r. Aksine birbirine ge├ži┼čken ve de─či┼čken kimlikler vard─▒r. ├ľrne─čin Ahmet Yesevi, Beyazidi Bistami, Mevlana, Yunus Emre, Hac─▒ Bekta┼č Veli, ─░bnu'l-Arabi, S├╝hreverdi ve di─čerleri,   insanlar─▒  tek bir mezhepte birle┼čtirmek yerine mezhepler ├╝st├╝ ─░slam kimli─činde birle┼čtirmeyi hedeflemi┼člerdir.  Sufili─čin bu yap─▒s─▒, her cinsten, renkten ve mezhepten insana daha serbest ve samimi bir dindarl─▒k ya┼čayabilmek a├ž─▒s─▒ndan cazip gelmi┼čtir. Bu da k├╝lt├╝rel zenginliklerin Sufilik yoluyla ─░slam'la uzla┼čt─▒r─▒larak g├╝n├╝m├╝ze kadar gelmesini sa─člam─▒┼čt─▒r.   Bu mistik d├╝nya g├Âr├╝┼č├╝n├╝n merkezinde, ÔÇť menkabev├« din anlay─▒┼č─▒ÔÇŁ, "yarat─▒lan─▒ yaratandan ├Ât├╝r├╝ daima ho┼č g├Ârmek", "hak bir, yol bin veya binbir", "yetmi┼čiki millete ayn─▒ g├Âzle bakmak", ─░slam'─▒n ho┼čg├Âr├╝s├╝n├╝ evrenselle┼čtirmek,  d─▒┼člay─▒c─▒ de─čil  kapsay─▒c─▒ ve kucaklay─▒c─▒ olmak, e─čitim ve ├Â─čretim yoluyla kamil insan yeti┼čtirmek gibi temel ilkeler bulunmaktad─▒r. Bu da g├Âsteriyor ki, Alevilik ve Bekta┼čilik,  di─čer sufi olu┼čumlar gibi varl─▒─č─▒n─▒ ─░slam'a bor├žlu olan, g├╝c├╝n├╝ ve heyecan─▒n─▒ ondan alan dini-k├╝lt├╝rel ve mistik/ahlaki bir harekettir. Bu din anlay─▒┼č─▒n─▒n, Anadolu'nun ve Balkanlar─▒n ─░slamla┼čmas─▒nda, ├Ânemli katk─▒lar─▒ olmu┼čtur. Alevilik ve Bekta┼čilik, maalesef, g├╝n├╝m├╝zde, baz─▒ kesimlerce marksist ve materyalist bir tarih anlay─▒┼č─▒yla ele al─▒narak, tarihteki uzla┼čt─▒r─▒c─▒ ve kapsay─▒c─▒ kimli─činden tecrid edilip ├žat─▒┼čmac─▒, muhalif bir siyasi harekete d├Ân├╝┼čt├╝r├╝lerek, ya do─črudan ─░slam'a ya da S├╝nnili─če muhalefet olarak yeni bir Alevi kimli─či in┼ča edilmeye ├žal─▒┼č─▒lmaktad─▒r. Bu yakla┼č─▒m,  ─░slam'la s├╝nnilik aras─▒nda her hangi bir ayr─▒┼čt─▒rmaya gitmedi─či ve her ikisini aynile┼čtirdi─či i├žin,  ─░slam'─▒n mezhepler ├Âncesi kendine has temel prensiplerini S├╝nnilik olarak alg─▒lamakla sonu├žlanmaktad─▒r. Baz─▒  ├ževreler de, Alevilik ve Bekta┼čili─čin mezhepler ├╝st├╝ ├žo─čulcu yap─▒s─▒n─▒ suistimal ederek, bu yap─▒dan farkl─▒ bir din, farkl─▒ bir mezhep/ teoloji, felsefi sistem veya siyasal ideoloji ├ž─▒karmaya ├žal─▒┼čmaktad─▒r.  Bu t├╝r te┼čebb├╝sler,  otantik ve gelenekli Alevili─čin ├Âzg├╝nl├╝─č├╝n├╝ bozacak ve s─▒n─▒rlar─▒n─▒ zorlayacak ve Alevili─čin d─▒┼č─▒na ├ž─▒kmay─▒ beraberinde getirecektir.  Modernle┼čme kar┼č─▒s─▒nda yeni bir Alevi ve Bekta┼či kimli─či in┼ča edilecekse,  Ahmet Yesevi, Yunus Emre, Hac─▒ Bekta┼č ve Mevlanan─▒n ba┼č─▒n─▒ ├žekti─či tarihsel Anadolu sufi ba─člam─▒yla Vahdet-i V├╝cudcu evrensel ba─člam─▒ndan, Kur'an k├╝lt├╝r├╝ ile ─░slam kimli─činden koparmadan, d├Ârt kap─▒ k─▒rk makam ├žer├ževesinde ve kendi ├Âzg├╝n  yaz─▒l─▒ kaynaklar─▒ndan hareketle in┼ča edilebilir.  Ama e─čer bir mezhep h├╝viyeti kazanabilmek istiyorsa, sistematik bir teoloji kurmak  durumundad─▒r.  ─░┼čte b├╝t├╝n sorun, kimli─či olu┼čturmada hangi referans ├žer├ževesinin esas al─▒naca─č─▒ ve nas─▒l bir teoloji kurulaca─č─▒ konusunda odaklanmaktad─▒r.     

 

Dipnotlar

[1] İbnü'n-Nedîm, el-Fihrist, Beyrut trz., 483.

[2] ─░bn├╝'n-Ned├«m, el-Fihrist,  483.

[3] Geni┼č bilgi i├žin bkz.: Eb├╗'l-Abb├ós el-Hasen├«, Kit├ób├╝'l-Mes├ób├«h,  55-57.  ( Ahb├ór├╝'z-Zeydiyye, (thk. W. Madelung, Beyrut 1987) adl─▒  kitap i├žerisinde, 54-75.)

[4] Bkz.: M├╝minov, A┼čirbek Kurbanoglu, " M├╝beyyidiyye-Yaseviyye Al├ókas─▒ Hakk─▒nda", B─░R Dergisi, I(1994), 115-123.

[5] Eb├╗ Dulef, Seyahan├óme, ├žev. Ramazan ┼×e┼čen, ─░stanbul 1995, 89. (─░bn Fadlan'─▒n Seyahatn├ómeÔÇÖsi i├žerisinde).  Y├ók├╗t el-Hamev├« de, Eb├╗ Dulef'ten naklen aynen vermektedir. Kr┼č.: Kit├óbu Mu'cemu'l-Buld├ón, M─▒s─▒r 1906, V/410.

[6] Bkz.: Y├Âr├╝k├ón, Yusuf Ziya , Anadolu'da Alev├«ler ve Tahtac─▒lar, haz. Turhan Y├Âr├╝k├ón, K├╝lt├╝r Bakanl─▒─č─▒ yay.,  Ankara 1998, 413 vd.

[7] Yusuf Has H├ócib, Kutadgu Bilig, trc. Re┼čid Rahmeti Arat, Ankara 1959, II/313. Orjinal metinle kr┼č.: Yusuf Has H├ócib, Kutadgu Bilig, thk. Re┼čid Rahmeti Arat, III. Bask─▒,  Ankara 1991, I/436.

[8] Kr┼č.: en-Nesef├«, Eb├╗ Muti' Mekh├╗l b. Fazl (318/930), Kit├óbu'r-Red ÔÇśala'l-Bida',  thk.. Marie Bernand , Annales Islamologiqes, 16 (1980),  61, 78-79.

[9]  en-Nesef├«, Kit├óbu'r-Red ÔÇśala'l-Bida', thk. Marie Bernand, 79.

[10] Bkz.: el-Ba─čd├ód├«, Eb├╗ Mans├╗r Abd├╝lk├óhir,  Mezhepler Aras─▒ndaki Farklar, ├çev.: Ethem Ruhi F─▒glal─▒, Ankara 1991, 194.

[11] G├Âlp─▒narl─▒, Abd├╝lb├óki,  Alev├« Bekt├ó┼č├« Nefesleri, ─░nk─▒l├ób Kitabevi, II. Bask─▒, ─░stanbul 1992, 33.

[12] Alev├« ÔÇôBekta┼či ┼×iirleri Antolojisi, haz.: ─░smail ├ľzmen, K├╝lt├╝r Bakanl─▒─č─▒, Ankara 1998, II, 261.

[13] Ergun, Sadeddin Nüzhet, Hatâyî Divanı, İstanbul Maarif Kitaphanesi, Istanbul trz., ( II. Baskı), 165-166.
[14] G├Âlp─▒narl─▒, Alev├« Bekt├ós├« Nefesleri,  57.

[15] G├Âlp─▒narl─▒, Alev├« Bekt├ós├« Nefesleri, 57.

[16] Alev├« ÔÇôBekta┼či ┼×iirleri Antolojisi, haz.: ─░smail ├ľzmen, II/192.
[17] G├Âlp─▒narl─▒, Alev├« Bekt├ós├« Nefesleri,  57.

[18]  G├Âlp─▒narl─▒, Alev├« Bekt├ós├« Nefesleri,  57.
[19] Bu t├╝r ┼čiir, deyi┼č ve d├╝vazlar i├žin bkz:: Buyruk, haz.: Fuat Bozkurt, ─░stanbul 1982, 159-160, 161-162, 164-166;  Ergun, Hat├óy├« Divan─▒, 88-89, 184; Alev├« ÔÇôBekta┼či ┼×iirleri Antolojisi, haz.: ─░smail ├ľzmen,  II, 261; G├Âlp─▒narl─▒, Abd├╝lb├óki - Boratav, Pertev Naili,  Pir Sultan Abdal, Der yay.,  ─░stanbul 1991, 130-131.

[20] Buyruk, haz.: Fuat Bozkurt, ─░stanbul 1982, 159-160.
[21] Ergun, Hat├óy├« Divan─▒,  140.

[22] G├Âlp─▒narl─▒- Boratav, Pir sultan Abdal, 67-79.

[23] Bkz.: Alev├« ÔÇôBekta┼či ┼×iirleri Antolojisi, haz.: ─░smail ├ľzmen, II, 261; Ergun, Hat├óy├« Divan─▒,140, 141, 172, 173.

[24] Bkz.: Ergun, Hatâyî Divanı, 147, 148, 149, 153, 169, 172.

[25] Ergun, Hatâyî Divanı, 140.
[26] Ergun, Hatâyî Divanı, 141.
[27] Alev├« ÔÇôBekta┼či ┼×iirleri Antolojisi, haz.: ─░smail ├ľzmen, II/261.
[28] Ergun, Hatâyî Divanı, 147.
[29] Ergun, Hatâyî Divanı, 169.
[30] Ergun, Hatâyî Divanı, 172.
[31] Ergun, Hatâyî Divanı, 173.
[32] Bis├ót├«, Men├ók─▒buÔÇÖl-Esr├ór  BehcetuÔÇÖl-Ahr├ór (Risale-i ┼×eyh S├óf├«), Mevlana M├╝zesi, Ferid U─čur K├╝t├╝phanesi, Nu: 1172, v. 11b.
[33] Ergun, Hatâyî Divanı, 155-156, 153.
[34] Bis├ót├«, Men├ók─▒buÔÇÖl-Esr├ór  BehcetuÔÇÖl-Ahr├ór (Risale-i ┼×eyh S├óf├«),  v. 11b. Daha ├Ânce metinde ge├žen Yezid ve MervanÔÇÖa nefret ve d├╝┼čmanl─▒k duygular─▒n─▒n i┼člendi─či ┼čiir, deyi┼č ve gazeller  bu k─▒s─▒m i├žin de zikredilebilecek ├Ârneklerdir.

[35] Bis├ót├«, Men├ók─▒buÔÇÖl-Esr├ór  BehcetuÔÇÖl-Ahr├ór (Risale-i ┼×eyh S├óf├«), v. , 2b, 14a-b, 51b ; 52a-b.; G├Âlp─▒narl─▒- Boratav, Pir Sultan Abdal,  85-94, 143; Ergun, Hat├óy├« Divan─▒,  167.

[36] Baha Sait Bey, ─░ttihat-Terakki'nin Alevilik-Bekta┼čilik Ara┼čt─▒rmas─▒, haz.: Nejat Birdo─čan, ─░stanbul  1994,  139.
[37] Y├Âr├╝k├ón, Anadolu'da Alev├«ler ve Tahtac─▒lar, 450.
[38] Ergun, Hat├óy├« Divan─▒,  88-89.
[39] Ergun, Hatâyî Divanı, 149.

[40] Buyruk, haz. Fuat Bozkurt,  74.
[41] el-Bagdâdî, Mezhepler Arasındaki Farklar, 207.

[42]Madelung, W., " Horasan ve M├óver├ó├╝nnehir'de ─░lk M├╝rcie ", ├žev. S├Ânmez Kutlu,  A├ťIFD., XIII(1992),   240.

[43]Krs.Madelung, " Horasan ve M├óver├ó├╝nnehir'de Ilk M├╝rcie ",  240.

[44]─░bn├╝'l-Es├«r,   Eb├╗ Hasan Ali  b. Muhammed Abd├╝lkerim (630/1223),   el-K├ómil f├«'t-T├ór├«h,  M─▒s─▒r  1965, V,  203; Halife b. Hayy├ót, bu olaylar─▒n 118/736 y─▒l─▒nda meydana geldi─čini kaydetmektedir. (Bkz. T├ór├«h, thk. Ekrem Ziya el-├ľmer├«, Riyad 1985, 347)

[45] et-Taber├«, Eb├╗ Ca'fer Muhammed b. Cer├«r (310/922), T├ór├«hu'l-├ťmem ve'l-M├╝l├╗k, thk. M.Eb├╗'l Fazl ─░brahim, Beyrut trz.,  II, 1612; ─░bn├╝'l-Es├«r,  el-K├ómil, V, 205.

[46] Hac─▒ Bekta┼č Vel├«, Mak├ól├ót, T├╝rk├žeÔÇÖye sad.: Abdurrahman G├╝zel, Ak├ža─č Yay─▒nlar─▒, II. Bask─▒, Ankara 2002,  176-7.

[47] Buyruk, haz.: Fuat Bozkurt, 12.

[48] Alevi-Bekta┼či edebiyat─▒nda d├Ârt b├╝y├╝k kitaba b├╝y├╝k bir sayg─▒ g├Âsterilir. ├ľzellikle Kur'an, di─čer mezhep ve tarikat mensuplar─▒n─▒n  oldu─ču gibi, Alevi-Bekta┼čilerin de kutsal kitab─▒d─▒r. ─░ndirilen d├Ârt kitaba inanmak bir iman esas─▒ olarak kabul edilir. Ama bu d├Ârt kitaptan en sonuncusu olan Kur'an-─▒ Kerim'in onlar nezdinde son derece sayg─▒n bir yeri vard─▒r. Alevi-Bekta┼či edebiyat─▒ dini bir edebiyatt─▒r ve ├žo─čunlukla Kur'an ve Hz. Peygamber'in evrensel g├Âr├╝┼člerinden m├╝lhem al─▒narak yaz─▒lm─▒┼člard─▒r. Bu edebiyat dikkatlice incelendi─činde Alevi ve Bekta┼či ┼čairlerden Kur'an'─▒n y├╝celi─čine ve onun Allah'─▒n insanlara g├Ânderdigi bir delil-b├╝rhan oldu─čuna  dikkat ├žekmeyen yoktur. Dolay─▒s─▒yla Hz. Peygamber'le insanl─▒─ča g├Ânderilen Kur'an'da emredilen ve yasaklanan ┼čeylere inanmak  Aleviligin temel felsefesini olu┼čturur. ├ľrne─čin Hac─▒ Bekta┼č Veli, d├Ârt kap─▒ k─▒rk  makam─▒ tamamen Kur'an ayetlerinden hareketle sistematize etmi┼čtir ve her biri i├žin bir veya bir ka├ž ayet delil getirmi┼čtir. Ayr─▒ca o, Bedah┼čan'da bulundu─ču s─▒rada oradaki insanlara ├Âncelikle Kur'an-─▒ ├Âgretmekle i┼če ba┼člam─▒┼čt─▒r. Kaygusuz Abdal, M─▒s─▒r Sultan─▒'n─▒n huzurunda Kur'an okumu┼č ve onun g├Âzlerinin a├ž─▒lmas─▒ i├žin dua etmi┼čtir. Ayn─▒ ┼čekilde  Kufe'de Hz. Ali'nin mezari ba┼č─▒nda hatim okuyup ona dua etmi┼čtir. Kizilba┼č Alevi dedelerin ve topluluklar─▒n din bilgisi ve el kitab─▒ olan Buyruklar'da da dini bilgi ├╝retmede, ├ž├Âz├╝lmemi┼č sorular─▒ ├ž├Âzmede Kur'an ve hadis'in de─čeri ├╝zerinde de durulmaktadir. Bu konuda, Buyruklar'da  ┼č├Âyle denilmektedir: " Kesin olmayan, belgelenmemi┼č hadislere g├Âre h├╝k├╝m verilmez. Arap├ža'da s├Âz ├žoktur. Bunlar─▒n T├╝rk├že'ye ├ževrilmelerinde bir ├žok yanli┼č ortaya ├ž─▒kar. Kesinlikle Kur'an'a g├Âre karar vermek gerekir." Hatta kitaps─▒z ve ayetsiz insanlar─▒ terbiye etmeye ├žal─▒┼čan ve onlara nasihat eden pirlerin, s├Âzlerine k─▒ymet verilmez. Alevi-Bekta┼či ┼čairlerin s├Âyledikleri ┼čiirlerin ayetlerden m├╝lhem olmalar─▒ sebebiyle, onlara ayet de demektedirler. Bu sebeple Buyruklar'da s├Âzleri, mihenk ta┼č─▒ olan Kur'an'a uymayan a┼č─▒─č─▒n s├Âzlerine asla itibar edilmemesi gerektigi vurgulan─▒r. Sufiler ve Pirler, Kur'an'a uyma konusunda  b├╝y├╝k ├Âzen g├Âsterdikleri i├žin, sofinin y├╝z├╝ Kur'an'in y├╝z├╝ gibi telakki edilmi┼čtir. Tarikat niyaz─▒ olarak ger├žekle┼čtirilen  Cem t├Ârenlerinde Kur'an'dan baz─▒ sureler okunur, dua ve g├╝lbenklerde ayetler serpi┼čtirilir.  Alevi-Bekta┼čiler'e g├Âre, Kur'an'─▒n zahir ve bat─▒n olmak ├╝zere farkl─▒ iki  anlam─▒ vard─▒r. Aslolan onun g├Âr├╝nmeyen ├Âz anlam─▒d─▒r. Yani Kur'an-i Azim├╝┼č┼čan'─▒n manas─▒na nihayet yoktur. Y├╝ce Allah, b├╝t├╝n s─▒rlar─▒n─▒ bu kitapta gizlemi┼čtir. Bu s─▒rlar─▒ da Fatiha  suresinde gizlemi┼čtir. Onlara g├Âre, bunlar─▒ en iyi anlayacak olan  Hz. Ali'dir.  G├╝n├╝m├╝zde Kur'an-─▒ Kerim, Bekta┼či dedebaba Bedri Noyan tarafindan naz─▒m olarak T├╝rk├že'ye ├ževrilmi┼čtir.  Alevi-Bekta┼či ┼čairler, Kur'an'─▒n y├╝celi─čini ve sayg─▒nl─▒g─▒n─▒ i┼čleyen pek ├žok ┼čiir, nefes ve ilahi yazmi┼člard─▒r. ┼×ah ─░smail ┼čiirlerinden birinde Kur'an'─▒ ┼ču ┼čekilde y├╝celtmektedir: "Ger├ži Hat├óy├«'yem g├╝nah─▒m ├žoktur/ Kalbimde benlikten bir eser yoktur / ─░ncil, Tevrat, Zebur d├Ârt kitab hakt─▒r/ Lezzet-i ├óy├ót-─▒ F├╝rk├ón'dan ald─▒m". Bkz.: Ergun, Hat├óy├« Divan─▒, 60. Ayr─▒ca bkz.: Kaygusuz Abdal (Al├óeddin Gayb├«) Men├ókibn├ómesi, haz.: Abdurrhaman G├╝zel, T├╝rk Tarih Kurumu, Ankara 1999, 118-123; G├Âlp─▒narli, Alev├« Bekt├ós├« Nefesleri,  157; Alevi-Bekta┼či ┼×iirleri Antolojisi, II, 256, 262, 267 , III, 100; Demir Baba Vil├óyetnamesi, n┼čr., Bedri Noyan, Istanbul 1976, 147; Buyruk, haz. Fuat Bozkurt,  19, 24, 32, 49, 90, 91, 92, 93, 146. Yemin├« de, KurÔÇÖanÔÇÖ─▒n anla┼č─▒lmas─▒ ├╝zerinde vurgu yapmaktad─▒r: ÔÇť" Kur'an'─▒ anlayarak okuyup anlad─▒nsa, kurtulu┼ča vard─▒n demektir." Yemin├«, Hazreti Ali'nin Faziletnamesi, ├žev.: Abbas Alt─▒nka┼č, ─░stanbul 1994, 22.

[49] Alevi-Bekta┼či k├╝lt├╝r├╝nde de, G├╝l hem ilahi g├╝zellikleri, hem de  Hz. Muhammed'i temsil eder. Bundan dolay─▒  g├╝le  "Remz-i Muhammedi", yani Muhammed'in sembol├╝ ad─▒ verilmektedir. Hz. Peygamber'in cemali, y├╝z├╝n├╝n g├╝zelli─či g├╝l benzetilerek g├╝lbenklerde " Resululah'─▒n g├╝l cemaline salavat " getirilmektedir. Ayr─▒ca Hz. Ali'nin de ├Âlmeden ├Ânce bir demet g├╝l isteyip onu koklad─▒─č─▒n─▒ ve sonra ruhunu Hakk'a teslim etti─či s├Âylenir. Alevi-Bekta┼čilerin ├Ânderlerinden pek ├žok ki┼či Hz. Peygamber'in do─čumu ile ilgili veya do─črudan Hz. Peygamber'le ilgili ├žok g├╝zel, na'tlar, ┼čiirler ve nefesler s├Âylemi┼člerdir. Hz. Peygamber, Ehl-i Beyt'in reisi oldu─čundan  Ehl-i Beyt sevgisi'nin kayna─č─▒d─▒r. Mesela  Kaygusuz Abdal hacca gitti─činde Hz. Peygamber'in kabrini ziyaret etmi┼č ve Gevher-name ad─▒yla  bilinen  ve ba┼čtan sona buram buram Hz. Peygamber ├Âzlemi ve sevgisi kokan bu 70 beyitten olu┼čan bir ┼čiir yazm─▒┼čt─▒r.  Alevi-Bekta┼či ┼čairlerden Hat├óy├« de, ┼čiirlerinde Hz. Peygamber'e olan derin sevgi, a┼čk ve sayg─▒s─▒n─▒  " Can─▒m Mustafa, Ya Muhammed Mustafa ve Alem'in Nuru Muhammed Mustafa" gibi  ifadelerle dile getirmi┼č ve ┼čiirlerinde Hz. Peygamber'i g├╝le ve g├╝l kokusunu da  Hz. Peygamber'in terinin kokusuna benzetmi┼čtir. Hz. Muhammed'le ilgili baz─▒ ┼čiir ve nefesler i├žin bkz.: ┼×eyh Safi Buyru─ču, haz. Mustafa ve Bekta┼či Erbay, Ayy─▒ld─▒z Yay─▒nlar─▒, Ankara 1994, 152; Boz├žal─▒, Mahmut, Bekta┼čilik Nefeslerinde Dini Muhteva, Ankara 1998, A├ť.Sosyal Bilimler enstit├╝ts├╝, 89. ( A┼č─▒k yoksul Dervi┼čÔÇÖin el yazmas─▒ halindeki  ┼čiirini H├╝seyin Tu─čcuÔÇÖdan ald─▒─č─▒n─▒ s├Âylemektedir.); Pir sultan Abdal Divan─▒, ne┼č. Ant yay─▒nlar─▒,  ─░stanbul 1994, 56, 134; Alevi-Bekta┼či ┼×iirleri Antolojisi, II, 262, 166,  170, 181, 185; Yemini,  Hazreti Ali'nin Faziletnamesi,  23, 24-25, 97.

[50] Aleviler ├╝zerinde etkili olan  H├╝sniye adl─▒ eserde, insan fiilleri, kaza ve kader gibi kelami sorunlar  tamamen ─░mamiyye mant─▒─č─▒yla ele al─▒narak temellendirilmeye ├žal─▒s─▒lmaktad─▒r. Bu  konuda, H├╝sniye ve diger Alevi-Bekta┼či metinler aras─▒nda tam bir ├želi┼čki s├Âz konusudur. Bkz.; Tam ve Hakiki H├╝sniye, haz.: heyet, Ankara 1999, 31-35.

[51] Hac─▒ Bekta┼č Vel├«, Mak├ól├ót,  176.

[52] ÔÇť ─░slam─▒n ┼čart─▒n sual edersen/─░cmalin de ┼čarti be┼čtir, efendi /Murad─▒n ger iman ├Âgrenmek ise/ An─▒n da adedi ┼če┼čtir, efendi". ┼×iirin geriye kalan k─▒sm─▒ i├žin bkz.:  Alev├« ÔÇôBekta┼či ┼×iirleri Antolojisi,  I, 241-242; Sezgin, Abd├╝lkadir, Hac─▒ Bekta┼č Veli Ve  Bekta┼čilik, ─░stanbul 1991, 253-54; Boz├žal─▒, Bekta┼čilik ve Bekta┼či Nefeslerinde Dini Muhteva,  150.

[53] Hac─▒ Bekta┼č Vel├«, Mak├ól├ót, 178.

[54] Hac─▒ Bekta┼č Vel├«, Mak├ól├ót, 275.

[55] Hac─▒ Bekta┼č Vel├«, Mak├ól├ót,   181; Buyruk'ta da ┼č├Âyle say─▒l─▒r:  " Oru├ž, namaz, hac, zekat, kelime-i ┼čehadet, d├╝nyal─▒k fitresinin t├╝m├╝ Muhammed-Ali'nin buyru─čudur." Bkz.: Buyruk, haz.: Fuat Bozkur,  19. " ┼×eriat'─▒n ├╝├ž├╝nc├╝ makam─▒: " ├ť├ž├╝nc├╝ makam ibadet etmektir. Bu, namaz k─▒lmak, oru├ž tutmak, ve zekat vermekle yap─▒l─▒r. Tanr─▒ ibadet konusunda ┼č├Âyle buyurmu┼čtur. De ki: Ben ancak sizin gibi bir insan─▒n, ancak bana Tanr─▒'n─▒n tek bir Tanr─▒ oldu─ču vahyolunur. Rabbine kavu┼čmay─▒ uman kimse yararl─▒ i┼č i┼člesin ve Rabbine kullukta hi├ž ortak ko┼čmas─▒n. ( Kehif Suresi 110.) " Bkz..: Buyruk, haz. Fuat Bozkurt, 126.

[56] Alevi-Bekta┼či edebiyat─▒nda Namazin ├Ânemini belirten ve k─▒l─▒nmas─▒n─▒ tavsiye eden  ┼čiirler  bulunmaktad─▒r. Bunlar─▒n en me┼čhuru Kaygusuz Abdal'─▒n Salatnamesi'dir. ÔÇť ─░slam─▒n ┼čart─▒n sual edersen /─░cmalen de ┼čart─▒ be┼čtir, efendi/ Murad─▒n ger iman ├Âgrenmek ise /An─▒n da adedi ┼če┼čtir, efendi"  "Savm ile salat, zekat hac / Mal─▒n var ise, Hak yoluna sa├ž / Biri ┼čehadettir, lisan─▒n─▒ a├ž / Bu sana acaib i┼čtir efendi". Bkz.: Kaygusuz Abdal (Al├óeddin Gayb├«) Men├ók─▒bn├ómesi,  141-142. ├ľrne─čin ┼×ah ─░smail dahi namazla ilgili ┼čunlar─▒ s├Âylemektedir: " Sah Hat├óy├«'m eld├╝r s─▒rr─▒n─▒ deme/ K─▒lag├Âr namazin kazaya koma/┼×u yalan d├╝nyada hi├ž sa─č─▒m deme/Tenin tene┼čirde senin saldad─▒r". (Ergun, Hat├óy├« Divan─▒,  72).

[57] Bis├ót├«, Men├ók─▒buÔÇÖl-Esr├ór  BehcetuÔÇÖl-Ehr├ór (Risale-i ┼×eyh S├óf├«), v. 13b-14a. Kr┼č.: Buyruk, haz. Fuat Bozkurt, 126; A┼č─▒kPa┼ča-y─▒ Vel├«, Garipna├óme, ├žev. Bedri Noyan ( Dedebaba), Ard─▒├ž yay.: Ankara 1998,  47, 48. Hac─▒ Bekta┼č Veli de, HakikatÔÇÖ─▒n ikinci makam─▒ olarak yetmi┼čiki milleti ay─▒plalamamay─▒ saym─▒┼čt─▒r.ÔÇŁ Bkz.: Mak├ól├ót, 192.

[58] Hac─▒ Bekta┼č Vel├«, Mak├ól├ót, 202.

[59] ÔÇťEvvel├«n s├╗reti v├╝ ┼čeyh mel├«h /D├╝vv├╝min ki─▒mad─▒ bir i┼č kab├«h/ S├╝vv├╝min ┼č├Âyle-y-di hulki anun/ Hak├«kat s─▒rr─▒-y-idi Mustaf├ónun/ ├ç├órm├«n s─▒dk S─▒dd─▒ka yit├╝r├╝r / S─▒dk-ila hazret ol ele get├╝r├╝r/ Penc├╝min ol ki ÔÇś├Âmer-i s├ón├«/ ÔÇśAdl i├žinde sanayid├╝n ani/ ┼×e┼č├╝min hem hay├ós─▒na ÔÇśOsm├ón/ ─░rseyidi ideydi c├ón kurb├ón / Heft├╝min hem seh├ó i├žinde ÔÇśAl├«/ Katre deg├╝l kat─▒nda d├╝nye m├óliÔÇŁ. Bkz.: Elvan ├çelebi, Men├ók─▒buÔÇÖl-Kudsiyye F├« Men├ós─▒kiÔÇÖl-├ťnsiyye, haz. ─░smail E. Er├╝nsal-Ahmet Ya┼čar Ocak, T├╝rk Tarih Kurumu Bas─▒mevi, Ankara 1995, 120. Hz. Ebu Bekir, ├ľmer, Osman ve Ali'yi birlikte ├Âven ┼čiirler i├žin bkz.  ├çelebi, Men├ók─▒buÔÇÖl-Kudsiyye, 122, 141, 144, 145, 159, 164, 165, 175, 176; A┼č─▒kPa┼ča-y─▒ Vel├«, Garipn├óme,  35, 41, 355.

[60] Abd├╝lb├óki G├Âlp─▒narl─▒, "Burgazi ve F├╝t├╝vvetnamesi",, ─░├ť─░FM,., c.XV, Nu: 1-4, 1953-1954, 127. Kr┼č., (Anonim), F├╝t├╝vvetname, Beyaz─▒t Ktb., Nu:  5481, v. 20a.

[61] ( Anonim), Milli Ktb. FB 396, v.2a; (Anonim), Milli Ktb. A 4225, s.56.

[62]  Hac─▒ Bekta┼č Vel├«, Mak├ól├ót, 163.

[63] Hac─▒ Bekta┼č Vel├«, Mak├ól├ót,  194

[64] Hac─▒ Bekta┼č Veli, Mak├ól├ót, 78. Cebbar Kulu da, d├Ârt halife'yi birlikte zikreder. Bkz.: ├ťveysilikten Bektasilige Kit├ób-i Cebb├ór Kulu, haz. Hasan Y├╝ksel-Salim Savas, Sivas1997, 114

[65]  el-Gaznev├«,  Eb├╗ Hafs Cem├óludd├«n Ahmed b. Muhammed b. Mahm├╗d ( 593/1197), RavzatuÔÇÖl-M├╝tekellim├«n, S├╝leymaniye Ktp., Ba─čdatl─▒ Vehbi, Nu: 2028, v.132a.

[66] Madelung, Wilferd,  " The Spread of Maturidism and the Turks ", Actas do Congresso de Estudos Arabes e Isl├ómicos ,  Caimbra-Lisbao  1968, Leiden: E.J. Brill, 1971, 120-121,  Dipnot: 32, ( Abd├╝lcelil er-Razi'nin Kit├óbu'n-Nakz  (s. 77, 420, 647) adl─▒ eserinden naklen)

[67] Madelung, " The Speads of Maturidism and the Turks", 120-121, Dipnot: 32.

[68] Ahmed RifÔÇÖat, MirÔÇÖatuÔÇÖl-Mek├ós─▒d, ─░stanbul 1293, 100-1. Kr┼č.: Y├╝ksel, M├╝fid, Bekta┼č├«lik ve Mehmed Ali Hilm├« Dedebaba, Baki┼č yay─▒nlar─▒, ─░stanbul 2002, 154-5, Dipnot: 1

[69] " .. kimi til├óveti Kur'an kimi kesbi irfan id├╝p bir alay ehli s├╝nnet veÔÇÖl-cemaat abdaland─▒r .... " Bkz.: Evliya ├çelebi, Seyahatname, Istanbul 1938, X, 247.

[70] Evliya ├çelebi, Seyahatname, X, 247;  K├Âpr├╝l├╝ , M. Fuad, " M─▒s─▒rda Bekta┼čilik", T├╝rkiyat Mecmuas─▒,  cilt:VI (1936-1939) ─░stanbul,  24.

[71] Y├╝ksel,  Bekta┼č├«lik ve Mehmed Ali Hilm├« Dedebaba, 203.

[72] Geni┼č bilgi i├žin bkz.: el-Bagd├ód├«, Mezhepler Aras─▒ndaki Farklar, 12.

[73] Rivayetin tam metni i├žin bkz.: el-Makdis├«, ┼×emseddin Eb├╗ Abdillah Muhammed b. Ahmed el-Be┼č┼č├ór├« (375/985'den sonra), Ahsen├╝'t-Tek├ós├«m f├« Ma'rifeti'l-Ek├ól├«m, thk. j. Geoje, Leiden  1906, 39.

[74] 7. A'raf, 172. " K─▒yamet g├╝n├╝nde, biz bundan habersizdik demeyesiniz diye, Rabbin Adem o─čullar─▒ndan, onlar─▒n bellerinden z├╝rriyetlerini ├ž─▒kard─▒, onlar─▒ kendilerine ┼čahit tuttu ve dedi ki: Ben sizin Rabbiniz de─čil miyim? ( Onlar da), Evet (buna) ┼č├óhit olduk, dediler."

[75] Mesela, Kerram├« ve zahid Eb├╗ Ya'kub ─░shak b. Mahme┼č├óz (383/993) vas─▒tas─▒yla Nisabur civar─▒nda 50 binden fazla kad─▒n ve erke─čin m├╝sl├╝man oldu─ču nakledilmektedir.  Bkz.: es-Sem'├ón├«, Abd├╝lkerim b. Muhammed b. Mans├╗r et-Tem├«m├« ( 562/1166),  el-Ens├ób, Beyrut 1988.V, 44.,

[76] 48. Fetih, 10.

[77] Bekta┼či ─░lmihali, haz.: Haydar Kaya, Manisa 1989, 109.

[78] Alevi-Bekta┼či ┼×iirleri Antolojisi,  II, 256.
[79] ┼×eyh Safi Buyru─ču, 142-43). Ayr─▒ca bkz.: Buyruk, haz. Fuat Bozkurt, 92.
[80] Edirneli Mecd├«, Terceme-i ┼×akay─▒k-─▒ Nu'm├óniyye, ─░stanbul 1269,  20. Geni┼č bilgi i├žin  bkz.:  Ocak, Ahmet Ya┼čar,  Baba├«ler ─░syan─▒, ─░stanbul 1996, (Geni┼čletilmi┼č II.Bask─▒), 169-171;   Akyol, Taha,  Osmanl─▒ÔÇÖda ve ─░ranÔÇÖda Mezhep ve Devlet, IV. Bask─▒, ─░stanbul 1999, 128.

[81] Geni┼č bilgi i├žin bkz.: ─░smet ├çetin, T├╝rk Edebiyat─▒nda Hz. Al├« Cenkn├ómeleri, K├╝lt├╝r Bakanl─▒─č─▒ yay., Ankara 1997, 55-56.

[82]  ÔÇťBunlarun var-idi ker├óm├ót─▒ / C├╝mle ol bir ├çalap ÔÇśin├óy├ót─▒/ Mesel├ó ol zam├ónda bir suf├«/ Sanas─▒n B├╗ Han├«fe-i k├╗f├« ÔÇť. Bkz.: Elvan ├çelebi, Men├ók─▒buÔÇÖl-Kudsiyye, 24.

[83]Kaygusuz Abdal (Alâeddin Gaybî) Menâkıbnâmesi, 141-142.

[84] Kaygusuz Abdal (Alâeddin Gaybî) Menâkıbnâmesi, 117.

[85] Biz d├Ârt biliriz abdestin farz─▒n / Gel ├Â─črenmeye var ise kast─▒n / Dirseklerin mail, yumal─▒ destin/Vech ile ricleyn, ya┼čt─▒r, efendi". Bkz.: Alev├« ÔÇôBekta┼či ┼×iirleri Antolojisi,  I, 241-242; Sezgin, Hac─▒ Bekta┼č Veli Ve  Bekta┼čilik, 253-54; Boz├žal─▒, Bekta┼čilik ve Bekta┼či Nefeslerinde Dini Muhteva,  150.

[86] Kitaplar─▒n orjinal listesi i├žin bkz.: Bilge, S├╝heyla Kurtulmu┼č, Osmanl─▒ ─░mparatorlu─čunda Bekta┼či Tekkeleri, ─░stanbul 1975, (─░stanbul ├ťniversitesi Edebiyat Fak├╝ltesi, Mezuniyet Tezi), 10-11. Ek: 39-40 ( v. 56-57)

[87]  Cebbar Kulu, ├ťveysilikten Bekta┼čili─če Kit├ób-i Cebb├ór Kulu, 117.

[88] Tam ve Hakiki H├╝sniye, haz.: Heyet, Ankara 1999, 66, 100, 103.

[89] Tam ve Hakiki H├╝sniye, haz.: Heyet, Ankara 1999, 193.
[90] Geni┼č bilgi i├žin bkz.: Ocak, Ahmet Yasar,  Osmanl─▒ Toplumunda Z─▒nd─▒klar ve M├╝lhidler ( XV.-XVII. Y├╝zy─▒llar), Tarih Vakfi Yurt yay., ─░stanbul 1999, (II. Bask─▒), 143-196.

[91] Y├Âr├╝k├ón, Anadolu'da Alev├«ler ve Tahtacilar, 52, 117.

[92] Zenbilli Ali Efendi, Ris├óle f├« Hakk─▒ Dever├óniÔÇÖs-S├╗fiyye, ├žev. Dil├óver G├╝rer, ( Marifet Dergisi, y─▒l:3, say─▒: 1,  Bahar 2003, 255-258), 256.

[93] ─░bn Arab├«ÔÇÖnin Osmanl─▒ ├╝zerindeki tesirleri ile ilgili bkz.: ─░nalc─▒k, Halil,   Osmanl─▒ ─░mparatorlu─ču Kl├ósik ├ça─č ( 1300-1600), ├žev. Ru┼čen Sezer, Yap─▒ Kredi Yay─▒nlar─▒, II. Bask─▒, ─░stanbul 2003.  207.

[94]  Kem├ól Pa┼ča- Z├óde, , Ris├óle f├« ReddiÔÇÖs-S├╗fiyye, ├žev. Dil├óver G├╝rer, ( Marifet Dergisi, y─▒l:3, say─▒: 1,  Bahar 2003, 259-269), 259.

[95]Eb├╝'l-Abbas el-Hasen├«, Kit├ób├╝'l-Mes├ób├«h,  55-57. 

[96]Geni┼č bilgi i├žin bkz.: Yaltkaya, Muhammed ┼×erafeddin,  " Sel├žuklular Devrinde Mezahip ", DFIFM., 13-14, sayi: 19, 101-118.

[97] Bis├ót├«, Men├ók─▒buÔÇÖl-Esr├ór BehcetuÔÇÖl-Ahr├ór (Ris├óle-i ┼×eyh S├óf├«),  v. 11b.

[98] ├ľzellikle Hac─▒ Bekta┼č Veli (Bkz.: Mak├ól├ót, 176) ve Elvan ├çelebi, (Bkz.:  Men├ók─▒buÔÇÖl-Kudsiyye, 37, 52, 88, 100,103, 164) baz─▒ farkl─▒l─▒klarla birlikte,  kader konusunda S├╝nni-Maturidi ├ževrelerle ayn─▒ g├Âr├╝┼čtedir.

[99] ÔÇť YefÔÇÖaluÔÇÖllahu m├ó ye┼č├óÔÇŁ takd├«r/ R├óst geldi bu f├ól u bu tedb├«r/ Tedb├«r├╝n h├«├ž v├╝c├╗di g├Ârinmez /Togdi takd├«r g├╝ni tol─▒nmaz /Evliy├ó takd├«r ok─▒na m├óni" (Elvan ├çelebi, Men├ók─▒buÔÇÖl-Kudsiyye, 88.

[100] Feri┼čteh z├óde, I┼čkname, Konya M├╝zesi Kitapl─▒─č─▒, Koyuno─člu ┼×ehir M├╝zesi M├╝d├╝rl├╝─č├╝, Nu: T-819,  23; Ahmed Rif'at, Mir'├ótu'l-Mek├ósid, 136.

[101] Baha Sait Bey, ─░ttihat-Terakki'nin Alevilik-Bekta┼čilik Ara┼čt─▒rmas─▒,  97.

[102] ├ľrne─čin ─░rene Melikof,  yedi hizmet, yedi post ve  yedi dem gelene─činden hareketle,  Otman Baba Bekta┼či Tekkesi ve ─░brahim Baba Tekkesinin ─░sm├óil├« ┼×iili─čine ba─čli oldu─ču sonucunu ├ž─▒karmaktad─▒r. Bkz.: Hac─▒ Bekta┼č Efsaneden Ger├že─če, ├çev. Turan Alptekin, Istanbul 1999, ( II. Baski), 169.  Bu hususlar ─░smailili─čin temel ├Â─čretisiyle do─črudan ilgili olmayan hususlard─▒r. Benzerlik sadece yedi say─▒s─▒ndad─▒r.

[103] Anadolu'daki sufi z├╝mreler ├╝zerinde ve K─▒z─▒lba┼člar-Bekta┼čiler ├╝zerinde Hurufili─čin etkileri ile ilgili geni┼č bilgi i├žin bkz.: Ocak, Ahmet Yasar, T├╝rk Sufili─čine Bak─▒┼člar, ─░stanbul 2002, ( V. Baski), 270-274;  Melikof, Hac─▒ Bekta┼č Efsaneden Ger├že─če, 160-172.

[104] Baha Sait Bey, ─░ttihat-Terakki'nin Alevilik-Bekta┼čilik Ara┼čt─▒rmas─▒, 33.

[105] ├ľrne─čin bkz.:  " Hen├╝z ├ódem m├ó ├╝ t─▒ynden halk olunmam─▒┼č iken/ D├╝ cihan halk yo─č iken v├órs─▒n sen y├ó Ali".  Ergun, Hat├óy├« Divan─▒,  144, 149. Ayr─▒ca bkz.:  s. 150, 155, 156, 184; Baha Sait Bey, ─░ttihat-Terakki'nin Alevilik-Bekta┼čilik Ara┼čt─▒rmas─▒,  149-151.

[106] Buyruk, haz. Fuat Bozkurt, 171.

[107] Buyruk, haz. Fuat Bozkurt, 172.

[108] K─▒z─▒lg├Âz, Mehmet,  G├╝lbenk Alevilikte Dua, Ayy─▒ld─▒z Yay─▒nlar─▒, Ankara 1997, 17;

[109] ─░├žinde Oniki imam─▒n ├Âv├╝ld├╝─č├╝ ve  adlar─▒n─▒n ge├žti─či ┼čiirler olarak bilinen ve Bekta┼či ayinlerinde okunan D├╝v├ózdeh ─░m├óm/ D├╝vazmam/D├╝vaz ├Ârnekleri i├žin bkz.: G├Âlp─▒narl─▒, Alev├« Bekt├ó┼č├« Nefesleri, 45-57. 

[110] Bis├ót├«, Men├ók─▒buÔÇÖl-Esr├ór  BehcetuÔÇÖl-Esr├ór (Risale-i ┼×eyh S├óf├«),  v. 56a-b; Buyruk, haz. Fuat Bozkurt, 135; Bekta┼či ─░lmihali, haz.: Haydar Kaya, 30-31.

[111] Buyruk, haz. Fuat Bozkurt, 135; Bekta┼či ─░lmihali, haz.: Haydar Kaya, 32-34

[112] Bekta┼či ─░lmihali, haz.: Haydar Kaya, 34-36.

[113] Tam ve Hakiki H├╝sniye, haz.: Heyet, 66, 102, 103,166, 176.

[114] Sad─▒k Firudin O─člu Na─čiyev, K─▒z─▒lba┼čl─▒k Hakk─▒nda, Bak─▒ 1997, 12.

[115]Baha Sait Bey, ─░ttihat-Terakki'nin Alevilik-Bekta┼čilik Ara┼čt─▒rmas─▒, 35, 41.

[116] Baha Sait Bey, ─░ttihat-Terakki'nin Alevilik-Bekta┼čilik Ara┼čt─▒rmas─▒, 41.

[117] Baha Sait Bey, ─░ttihat-Terakki'nin Alevilik-Bekta┼čilik Ara┼čt─▒rmas─▒,  67.

[118] Baha Sait Bey, ─░ttihat-Terakki'nin Alevilik-Bekta┼čilik Ara┼čt─▒rmas─▒,  67.

[119] Mirza Muhammed Naki Derbendi, Kitabu'l-Mustetk├ób Kenzi'l-Mesk├óib, ─░stanbul 1327. Bu eser ┼×ii Azeriler ve Da─č─▒stanl─▒lar aras─▒nda da ├žok├ža okunmaktad─▒r.

[120] Buyruk, haz. Fuat Bozkurt, 135; Bekta┼či ─░lmihali, haz.: Haydar Kaya, 30-31.

[121] Necib As─▒m, Bekta┼či ─░lmihali, ─░stanbul 1925.

[122] Bekta┼či ─░lmihali, haz.: Haydar Kaya, Manisa 1989.

[123] Mesela, ─░slam'─▒n ┼čartlar─▒n─▒ ┼×ian─▒n iman esaslar─▒na g├Âre Tevhid Adalet, N├╝b├╝vvet, ─░mamet ve Mead ┼čeklinde saym─▒┼čt─▒r. Kelime--i ┼×ehadet'e Aliyyen Veliyyullah k─▒sm─▒n─▒ eklemi┼čtir. Bkz.: Bekta┼či ─░lmihali, haz. Haydar Kaya,  39-40, 48. Di─čer taraftan, imametin zorunlulu─čunu ┼×ii anlay─▒┼čla ele almaktad─▒r:  Peygamber'e inanan, onun ┼čeriat─▒n─▒n O'na ait ─░mamlar taraf─▒ndan y├╝r├╝t├╝lece─čine inanmal─▒d─▒r. .....  Peygamberimiz Hazreti Muhammed Mustafa (A.S.) kendisinden sonra ─░mam tayin ederek koymu┼č oldu─ču kurallar─▒n bu ─░mamlar taraf─▒ndan k├Âkle┼čmesini sa─člam─▒┼čt─▒r. ...  ─░mam N├╝b├╝vvet g├Ârevini vek├óleten y├╝r├╝tece─či i├žin il├óhi kurallara uygun olmal─▒d─▒r. Yani masum olmal─▒d─▒r. G├╝nahlardan ar─▒nmayan kimse ─░mam olamaz. Bu g├╝nahlar ister ge├žmi┼činde bulunsun, ister gelece─činde bulunsun. " Bkz.:  Bekta┼či ─░lmihali, haz. Haydar Kaya, 10-11.

[124] Gadir Hum olay─▒n─▒ kullan─▒┼č bi├žimleri ┼×ii kaynaklardan farkl─▒d─▒r. Bkz.: er-Razav├«, Muhammed b. Seyyid Alauddin el-H├╝seyin , Mift├óhu'd-Dek├óik fi Bey├óni'l-F├╝t├╝vveti ve'l-Hak├óik, Millet Ktp., ┼×er'iyye, 902, v. 11a-13-b; G├Âlp─▒narl─▒, Abd├╝lb├óki, "┼×eyh  Seyyid  Gayb├« o─člu Seyyid H├╝seyin'in  F├╝t├╝vvenamesi", ─░├ť─░FM., c. XVII, Nu: 1-4, 1955-1956,  80-81.

[125] F├╝t├╝vvet ehlinin mezhebi e─čilimi konusunda farkl─▒ yorumlar bulunmaktad─▒r. Konuyla ilgili tart─▒┼čmalar i├žin bkz.:  G├Âlp─▒narl─▒, Abdulb├óki,  " ─░slam ve T├╝rk ─░llerinde F├╝t├╝vvet Te┼čkil├ót─▒ ve Kaynaklar─▒", c. 11, Ekim 1949-Temmuz 1950, No: 1-4; 57-63; Sar─▒kaya, Saffet, XIII-XVI. As─▒rlardaki Anadolu'da F├╝t├╝vvetnamelere G├Âre Din├« ─░nan├ž  Motifleri, K├╝lt├╝r Bakanl─▒─č─▒ yay., Ankara 2002, 8-10; 100-105.

[126]Kr┼č., ├ça─čatay, Ne┼čet,  ÔÇťF├╝t├╝vvet-Ahi M├╝essesesinin Men┼čei MeselesiÔÇŁ, A├ť─░FD, I, 77-79; ├ľzt├╝rk, Y. Nuri,  Tarihi Boyunca Bekta┼čilik, ─░stanbul 1990, 151 vd.

[127] Tam ve Hakiki H├╝sniye, haz.: Heyet, 153-154.

[128] Mesela, Namazda Kerbela topra─č─▒na secde edilmesi konusunda ┼×ia gibi d├╝┼č├╝nmektedir. Bkz.: Bekta┼či ─░lmihali, haz. Haydar Kaya, Manisa 1989, 42.

[129] As─▒m, Necib,  Bekta┼či ─░lmihali, Kanaat K├╝t├╝phanesi, ─░stanbul  1925/1343, 16.

[130] Pir sultan Abdal'a nispet edilmektedir.

[131] G├Âlp─▒narl─▒, Alev├« Bekt├ó┼č├« Nefesleri,  187.

[132] G├Âlp─▒narl─▒, Alev├« Bekt├ó┼č├« Nefesleri,  319.

[133] As─▒m, Bekta┼či ─░lmihali,  21-22.

[134] Erkannamelerde ve Terc├╝manlarda a├ž─▒k├ža zikredilmektedir: "Mezhebim Hakk, Ca'fer├«dir." Bkz.: Mehmed Ali Hilmi Dede Baba, Erkann├óme, n┼čr. M├╝fid Y├╝ksel, Bak─▒┼č Yay─▒nlar─▒, ─░stanbul 2002,  171-172. ( Bekta┼č├«lik ve Mehmed Ali Hilm├« Dedebaba  adl─▒ eser i├žinde, 162-191); Baha Sait Bey, ─░ttihat-Terakki'nin Alevilik-Bekta┼čilik Ara┼čt─▒rmas─▒, 39; Bekta┼či ─░lmihali, haz. Haydar Kaya, 103, 107, 110; K─▒z─▒lg├Âz, G├╝lbenk Alevilikte Dua, 111. Kr┼č. 44. Bu ifadenin ge├žmedi─či ikrar terc├╝manlar─▒ da var. Mesela, ÔÇť Allah├╝ Azima ┼čanÔÇÖ─▒n kuluyum. Adem SafiyullahÔÇÖ─▒n neslindenim. ─░brahim Halilullah milletindenim. Dinimiz Din-i ─░slam, Kitab─▒m─▒z KurÔÇÖan. K─▒blemiz K├óbe, Muhammed Aleyhisselam ├╝mmetindenim. ┼×ah-─▒ Merdan-─▒ M├╝rteza AliÔÇÖnin bendesiyim. G├╝ruh-u NaciÔÇÖdenim. Allah├╝ Ekber, Allah├╝ Ekber. La ─░lahe illallahu vallahu ekber. Allahu  Ekber ve lillahil hamd.ÔÇŁ Bkz.: K─▒z─▒lg├Âz, G├╝lbenk Alevilikte Dua,  155.

[135] Bekta┼či ─░lmihali, haz. Haydar Kaya, , 52-53.

[136] "Mezhebin ─░mam Cafer Sad─▒k". Bkz.: K─▒z─▒lg├Âz, G├╝lbenk Alevilikte Dua, 111. Bekta┼či ─░lmihali, haz. Haydar Kaya,  52-53.

[137] Alevi-Bekta┼čilerle ilgili  incelemelerde bulunan kimselerin kanaati de b├Âyledir. " B├Âyle olmakla birlikte gerek Bekta┼čilerde ve gerek Sofiyanlarda Caferi mezhebinden olmak a├ž─▒kca benimsenmi┼čtir. Her Bekta┼či ve her Sofiyan ikrar-─▒ iman etti─činde ├Âncelikle Caferi mezhebini benimsemeye zorunludur. Bunlar─▒n m├╝ctehidleri de babalar─▒ ve deleridir. Ancak ne Bekta┼čiler'de ne de Sofiyanda Caferi mezhebi ne ge├žerli ne de kurallar─▒na g├Âre tap─▒n─▒lan bir yol de─čildir. Bu gibi tap─▒nma, yollar─▒nda yaln─▒zca perdedir." Bkz.: Baha Sait Bey, ─░ttihat-Terakki'nin Alevilik-Bekta┼čilik Ara┼čt─▒rmas─▒,  121. Ayr─▒ca bir ba┼čka yerde ┼č├Âyle der: " Alevilikte her sofiyan─▒n iman ikrar─▒ yapt─▒─č─▒nda Caferili─či benimsedi─čini s├Âylemesi do─črusu bug├╝n de var. Ama bu yaln─▒zca s├Âzd├╝r." Baha Sait Bey, ─░ttihat-Terakki'nin Alevilik-Bekta┼čilik Ara┼čt─▒rmas─▒, 164. " ├ç├╝nk├╝ hakikatta CaÔÇÖferi├«lik nam─▒  alt─▒nda ileri s├╝r├╝len mezhebin isimden ba┼čka hi├ž bir mevcudiyeti ve k─▒ymeti yoktur." Bkz.: Y├Âr├╝k├ón, Tahtac─▒lar, 245.

[138] Bkz.: Ahmed RifÔÇÖat, MirÔÇÖ├ótuÔÇÖl-Mek├ós─▒d, 284. ┼×eyh Baba Mehmed S├╝reyya ise, Caferilik diye bir mezhebin olmad─▒─č─▒ fikrini savunur. Geni┼č bilgi i├žin bkz.: Tar├«kat-─▒ Aliyye-i  Bekt├ó┼čiyye, sad. Ahmet G├╝rta┼č, T├╝rkiye Diyanet Vakf─▒ Yay─▒nlar─▒, Ankara 1995, 9-10.

 

 


Bu Makaleye Ait Ele┼čtiri Makaleleri
# Makaleler Ad─▒
Kullan─▒c─▒ Yorumlar─▒

! Yorum yazabilmeniz i├žin ├╝ye olmal─▒s─▒n─▒z.
├ťyelik i├žin l├╝tfen sayfan─▒n ├╝st k─▒sm─▒nda yer alan"├ťye Giri┼č | ├╝ye ol" linkine t─▒klay─▒n─▒z.

Kay─▒t Ekleyen / Eklenme Tarihi
Nurgül Çepni / 22.01.2010



Eski Eserler


Eski Eserler K├╝t├╝phanesine Ho┼čgeldiniz!

Hesap ─░┼člemleri

├ťye de─čil misiniz? ├ťye olun!

Eski Eserlere ├╝ye olarak, k├╝t├╝phanenimiz ve eserlerimiz hakk─▒nda payla┼č─▒mlardan hesab─▒n─▒z ├╝zerinden faydalabilirsiniz...