E─čitim Kurumu   ( 2141 )   Kitaplarda   ( 1659 )   Yazarlarda   ( 4831 )  
Dergilerde   ( 786 )   K├╝t├╝phanelerde   ( 151 )   ┼×ehirlerde   ( 182 )  
Makalelerde   ( 2196 )   Multi Media   ( 323 )   Fetvalar   ( 894 )  
Hit
9129104
├ťye 1490
Online ├ťye 0

Ehli Beyt Sembolik Kapitalinin Tarihi S├╝re├ž ─░├žinde Semerelendirilmesi

 Kitap Detay─▒ Kitap No : K-  
Yazar Ad─▒ ─░lim Dal─▒ Konusu Dili
S├Ânmez Kutlu Mezhepler Tarihi T├╝rk├že
├ľzelli─či Terc├╝me Eden
 
       
Makale No: 1817 Hit : 6157 Hata Bildirimi Tavsiye Et
   Makale Yazar─▒na ait Kitaplar E-Kitaplar Makaleler Hakk─▒ndaki Makaleler    

Yazara ait kitaplar
# Kitap Ad─▒

Yazara ait e-kitaplar
# Kitap Ad─▒

Yazara ait makaleler
# Makaleler Ad─▒
1 ┘ů┘ćě▓┘äě¬ ě»┘Ő┘ć┘Ő ě╣┘ä┘ł┘Őěž┘ć-ě»┘Ő┘ćěî ┘ůě░┘çěĘěî ěĚě▒┘Ő┘éě¬ěî ┘â┌śěóěŽ┘Ő┘ć┘Őěî ě»ě▒ě│ě¬ ┘ż┘ćě»ěžě▒┘Ő ┘Őěž ┘üě▒ěž┘ż┘ćě»ěžě▒┘Ő
2 Yeni D├╝nya D├╝zeni Kar┼č─▒s─▒nda Alternatif Bir ─░slam Medeniyeti M├╝mk├╝n m├╝?
3 Tarihsel S├╝re├žte Alevili─čin Yaz─▒l─▒ Kaynaklar─▒nda Yap─▒lan Metin Tahrifat─▒
4 Tarihsel Muhammed ─░le Menkabevi Muhammedi Ay─▒rman─▒n ├ľnemi
5 Maturidi Ak─▒lc─▒l─▒─č─▒ ve G├╝n├╝m├╝z Sorunlar─▒n─▒ ├ç├Âzmeye Katk─▒s─▒
6 Kurana G├Âre Bar─▒┼č
7 ─░slam Mezhepleri Tarihinde Usul Sorunu
8 ─░slam D├╝┼č├╝ncesinde Tarihsel Din S├Âylemleri Olgusu
9 Imam al Maturidi and H─▒s Ep─▒stemology
10 Farkl─▒ ─░nan├ž Gruplar─▒ ve Din E─čitimi
11 Ehli Beyt Sembolik Kapitalinin Tarihi S├╝re├ž ─░├žinde Semerelendirilmesi
12 De─či┼čim S├╝recinde M├╝sl├╝manlar─▒ Bekleyen Baz─▒ Muhtemel Sorunlar
13 Cemaatlerin ─░slam─▒ Tebli─č Sorunu
14 Bilinen ve Bilinmeyen Y├Ânleriyle ─░mam Maturidi
15 Bar─▒┼č ├ľzg├╝rl├╝k ve Merhamet Peygamberi Hz. Muhammed
16 Alevilik Din mi Mezhep mi Tarikat m─▒?
17 39 Soruda T├╝rkiyede Alevilik Bekta┼čilik

Yazar Hakk─▒ndaki Tan─▒t─▒m Makaleleri
# Makaleler Ad─▒

├ľzeti
all wives cheat online women who cheated
website women affair open
read here read read
abortion methods dilatation and curettage hysteroscopy articles on abortion
bystolic free trial coupon open bystolic add on copay card
bystolic generic name what is the generic for bystolic
cialis discount coupon coupons for prescription drugs

Yay─▒n Bilgileri
Yay─▒nland─▒─č─▒ Kaynaklar
Yay─▒nland─▒─č─▒ Tarih
Yay─▒nland─▒─č─▒ Dergi
Sanal Dergi
Makalenin Linki

Makale Metni   [Yazd─▒r/Print]

ÔÇśEhl-─░ BeytÔÇÖ Sembolik Kapitalinin Tarih├« S├╝re├ž ─░├žinde Semerelendirilmesi

 

G─░R─░┼×

Kur'├ón'─▒n, baz─▒ kelimeleri ve kavramlar─▒ Arap dilindeki s├Âzl├╝k anlam─▒n─▒ esas alarak daha ├Ânce olu┼čmu┼č sosyal ger├žekliklere delalet edecek ┼čekilde, baz─▒lar─▒n─▒ tamamen yeni anlamlar y├╝klemek suretiyle yeni olu┼čmu┼č tarihi, siyasi ve sosyal olgulara tekab├╝l edecek tarzda  kulland─▒─č─▒ ─░slam d├╝┼č├╝nce ekolleri taraf─▒ndan kabul edilen bir husustur. Ancak hangi kelime ve kavramlar─▒n  nerede birinci, hangilerinin nerede ikinci ┼čekilde kullan─▒ld─▒─č─▒ tart─▒┼čmal─▒d─▒r. ├ľyleki Kur'├ónÔÇÖ─▒n anlam─▒n─▒ belirledi─či baz─▒ kavramlar─▒n bile, baz─▒ mezhepler taraf─▒ndan tarihi ve sosyal olguya delaleti olmayan, tamamen kendi ideolojilerini ve ya┼čam tarzlar─▒n─▒ yans─▒tacak ┼čekilde yapay, subjektif, siyasal  ve ideolojik kavramlar haline d├Ân├╝┼čt├╝r├╝ld├╝─č├╝ g├Âr├╝lmektedir. ├ľnceleri kavramlar─▒n d├╝┼č├╝ncelerde yer alan en kal─▒c─▒ ┼čeyler oldu─čuna inan─▒l─▒rken,  g├╝n├╝m├╝z sosyal bilimcileri, kavramlar─▒n  eskilerin deyimiyle "efrad─▒n─▒ cami, a─čyar─▒n─▒ mani " bir ┼čekilde tan─▒mlanamayaca─č─▒n─▒, d├╝┼č├╝ncelerde yer alan en kal─▒c─▒ ┼čeyler olmad─▒klar─▒n─▒, ekolden ekole, fertten ferde, toplumdan topluma de─či┼čti─čini, hatta toplumun farkl─▒ d├Ânemlerinde  i├žeriklerinin farkl─▒la┼čt─▒─č─▒n─▒ kabul etmektedirler. Bu g├╝├žl├╝─č├╝n,  ─░man, ─░slam, Din ve  Ehl-i Beyt gibi tan─▒mlanmas─▒ en g├╝├ž kavramlarda a├ž─▒k bir ┼čekilde ya┼čand─▒─č─▒ g├Âr├╝lmektedir.  Her bir bilgi sistemi, "farkl─▒ anlam kodlar─▒na"  ve "referans ├ževrelerine"  sahip olduklar─▒ndan, ayn─▒ kavramlar─▒ kullanmalar─▒na ra─čmen, kendi ideolojileri ve alg─▒lama bi├žimlerine uygun birbirinden farkl─▒ muhtevay─▒ kastederler. ─░┼čte Ehl-i Beyt  kavram─▒, S├╝nniler, ┼×iiler ve Alev├«ÔÇôBekta┼čiler aras─▒nda  en fazla   ihtilaf edilen, istismar edilen ve siyasalla┼čt─▒r─▒lan Kur'├ón├« kavramlardan birisidir. Baz─▒lar─▒ Ehli-i Beyt'in Hz. Peygamber'le han─▒mlar─▒ndan, baz─▒lar─▒ Hz. Peygamber, han─▒mlar─▒, k─▒z─▒ Fat─▒ma, Hz. Ali, Hasan ve H├╝seyin'le Selman'─▒ Farisi'den, baz─▒lar─▒ Hz. Peygamber, Fat─▒ma, Ali, Hasan ve H├╝seyin'den,  di─čer baz─▒lar─▒na g├Âre 12 imam, Hz. Peygamber ve Fat─▒ma'dan, bir k─▒sm─▒na g├Âre Peygamber'e akraba olan b├╝t├╝n Ha┼čimilerden, di─čer bir k─▒sm─▒na g├Âre de, Hz. Peygamber'in b├╝t├╝n ├╝mmetinden ibarettir. Neticede ┼×ii ve S├╝nniler aras─▒nda siyasal iktidar─▒ ele ge├žirmek ve mevcut iktidarlar─▒n─▒ me┼črula┼čt─▒rmak, insanlar aras─▒nda ayr─▒cal─▒kl─▒ bir stat├╝ elde etmek veya menfaat temin etmek i├žin Ehl-i BeytÔÇÖi kullanan pek ├žok kimse, grup, mezhep ve tarikat ortaya ├ž─▒km─▒┼č, hala da ├ž─▒kmaya devam etmektedir.

Tarih boyunca  Ehl-i Beyt ├╝zerinden siyaset yapm─▒┼č olan ┼×iaÔÇÖn─▒n inanc─▒n─▒n  belkemi─čini ─░mamet nazariyesi yani Ehl-i Beyt imamlar─▒na  itaat olu┼čturmaktad─▒r. ├ç├╝nk├╝ ┼×ia, Ehl-i BeytÔÇÖi olu┼čturan oniki imama itaati bir inan├ž esas─▒ haline getirerek siyasal iktidar─▒ ele ge├žermenin ve me┼čruiyyetin kayna─č─▒ olarak g├Ârmektedir.  S├╝nni baz─▒ tarikatlar, tarikat silsilesini Ehl-i BeytÔÇÖe dayand─▒rarak prestij kazanmaya ├žal─▒┼čm─▒┼člard─▒r. Hala S├╝nniler aras─▒nda,  etnik olarak Arap dahi  olmayan kimseler kendilerini Seyyid ve ┼×erif olarak takdim etmekte, insanlar─▒n Peygamber ve soyuna olan sayg─▒s─▒n─▒ istismar etmektedirler. Bir ├žok Alevi topluluk  aras─▒nda da, etnik olarak T├╝rk as─▒ll─▒ olan baz─▒ Alevi dedeleri, prestij ve imtiyaz elde etmek i├žin   Seyyid olduklar─▒n─▒ iddia ederek soylar─▒n─▒ Ehl-i BeytÔÇÖe dayand─▒rmaktad─▒rlar. Bu y├╝zden,  dedelik babadan o─čula ge├žmektedir.[1] Gerek ┼×ia ve gerekse Ehl-i S├╝nnet alimleri, i├žinde ya┼čad─▒klar─▒ toplumsal, siyasi ve ekonomik sebeplerden dolay─▒,  Tefsir'lerde ilgili ayetin yorumunda veya yazd─▒klar─▒ m├╝stakil eserlerde, ayetlere, Peygamber hadislerine, ─░slam ├Âncesi Arap gelene─čine, mitolojik unsurlara ve linguistik/gramatik delillere ba┼čvurmak  suretiyle kendi g├Âr├╝┼člerine me┼črula┼čt─▒rmak i├žin ├žok b├╝y├╝k ├žaba harcam─▒┼člard─▒r. Bu k─▒sa makalemizde bunlar─▒ b├╝t├╝n ayr─▒nt─▒lar─▒yla ele alacak de─čiliz. Ancak, biz ├Ânce Ehl-i Beyt kavram─▒n─▒n, ─░slam ├Âncesi Arap k├╝lt├╝r├╝nde hangi anlamda ve ─░slam'─▒n geli┼čiyle beraber Kur'├ón'─▒n b├╝t├╝nl├╝─č├╝ i├žerisinde hangi anlamda kullan─▒ld─▒─č─▒n─▒, kimleri kapsad─▒─č─▒n─▒ tesbit edip daha sonra ┼×ia'n─▒n  istismar─▒ ├╝zerinde duraca─č─▒z.

 

a)─░slam ├ľncesi Arap K├╝lt├╝r├╝nde Ehl-i Beyt

Arap├ža "Beyt"  kelimesi, s├Âzl├╝kte bar─▒nak, s─▒─č─▒nak, dinlenme ve konaklama yeri, saray veya ┼čeref anlamlar─▒na gelmekte olup ├žo─čulu  "Buy├╗t" veya "Buy├╗t├ót" ┼čeklinde kullan─▒lmaktad─▒r. Ehlu'l-Beyt/Ehlu'l-Buy├╗t├ót, Beytu'r-Racul ve Beytu'l-Kavm olarak,  ki┼činin han─▒m─▒na, ├žoluk-├žocu─čuna, kabilenin ┼čeref ve nesebini kendisinde toplayan yetkili ve n├╝fuzlu ki┼či/ki┼čilere veya ailelere delalet etmektedir.[2] ─░slam gelmeden ├Ânce Arap k├╝lt├╝r├╝nde, her kabile, kendisinin misafirperverlik, binicilik, sava┼čma tekni─či, hilm, kahramanl─▒k ve say─▒ bak─▒m─▒ndan daha faziletli ve ┼čerefli oldu─čunu iddia ediyordu. [3] Ayr─▒ca Arap kabilelerinden her birinin Kabe'de putlar─▒ vard─▒ ve onun ├ževresinde hakim kabileyi/soyu ve siyasi otoriteyi temsilen kendilerine ait evleri (Buy├╗t├ót) vard─▒. Siyasi, askeri ve dini bak─▒mdan ├Ânemli etkiye ve n├╝fuza sahip olan soy ve kabileleri  temsil eden  Buy├╗t├ót / Buy├╗t├ótu'l-Arap (Evler/ Arap Evleri), dini mabedi (kabe) korumak, onu ziyaret edenlerin ihtiya├žlar─▒n─▒ kar┼č─▒lamak ve onlara hizmet etmek i├žin kurulmu┼čtu. Bu g├Ârevi ellerinde bulunduran soylar, di─čer kabileler  kar┼č─▒s─▒nda dini ve siyasi bak─▒mdan daha itibarl─▒ bir makam─▒ i┼čgal ediyorlard─▒.[4] ─░slam ├Âncesi d├Ânemde Kusay, Huzaa'n─▒n elinden siyas├« liderli─či alarak Arap kabilelerinin tamam─▒n─▒ n├╝fuzu alt─▒na alm─▒┼čt─▒. B├Âylece Kusay'la birlikte, Kurey┼č kabilesi liderli─či ele ge├žirmi┼čti.[5] Araplar da kullan─▒lan bu kelime'nin Kabe ve onunla ilgili baz─▒ dini g├Ârevlerle de yak─▒ndan ili┼čkisi vard─▒r. ├ç├╝nk├╝ Kabe'nin etraf─▒nda evleri bulunan ├Ânemli ve n├╝fuzlu aileler, ─░lahlar evi (Beytu'l-├élihe) haline d├Ân├╝┼čt├╝r├╝len Kabe'yle ilgili ayn─▒ soyda devam eden ve di─čer kabilelere kar┼č─▒ imtiyazlar kazand─▒ran dini ve siyasi baz─▒ g├Ârevler y├╝r├╝tmekteydiler.[6] Kur'an'da ─░brahim taraf─▒ndan kurulan ve insanlar─▒n toplanacaklar─▒ ve emniyet i├žinde olacaklar─▒ yer olan Kabe'nin  Beyt olarak tan─▒mlanmas─▒[7], bu kelimenin  dini i├žeri─čini a├ž─▒k├ža ortaya koymaktad─▒r. Bu kavram─▒n, semantik bak─▒mdan ÔÇťgenellikle kabilenin siyas├« ve asker├«  ├Ânemli ┼čahsiyetleri i├žin kullan─▒lan ┼×erefÔÇŁ[8]  kavram─▒yla ili┼čkisinin olmas─▒ dolay─▒s─▒yla zaman zaman ikisi birlikte veya birbirinin yerine kullan─▒ld─▒─č─▒ g├Âr├╝lmektedir. Bu   Mesela Abdimenaf, siy├óde  ve rif├ódeden sorumlu olduklar─▒ i├žin di─čer kabilelere kar┼č─▒ "  bu g├Ârevleri ellerinde tutan Ehl-i Beyt  ve ┼×eref Sahipleri (Ehl-i ┼×eref) " olarak me┼čhurdu.[9]  Asl─▒nda Cahiliyye d├Âneminde Buy├╗t├ótu'l-Arap i├žerisinde, en etkili ve siyas├« n├╝fuzu sahip ├╝├ž b├╝y├╝k Ev (Buy├╗t├ót) vard─▒: Beyt├╝ Kays (Kurey┼č), Beyt├╝ Rabia ve Beyt├╝ Temim.[10] Bunlar aras─▒nda bu konuda en etkili ve pek ├žok g├Ârevi y├╝r├╝ten kabile Kurey┼č kabilesi idi. Ona as─▒l itibar─▒n─▒ Kusay kazand─▒rm─▒┼čt─▒. ├ç├╝nk├╝ o, di─čer kabilelere kar┼č─▒ siyas├« ├╝st├╝nl├╝─č├╝ ele ald─▒ktan sonra Kabe'deki g├Ârevlerde baz─▒ yeni d├╝zenlemeler yapm─▒┼čt─▒. Kabe'yi ziyaret edenlere kar┼č─▒ verilen hizmetlerden sik├óye (hac─▒lara su da─č─▒tma), sid├óne (kabenin koruyuculu─ču), rif├óde (hac─▒lara yemek haz─▒rlanmas─▒), liv├ó (askeri idare) ve nedve (siyasi idare) g├Ârevlerini kendi yetkisinde toplad─▒─č─▒ i├žin, Kusay'a b├╝t├╝n yetkileri elinde toplayan anlam─▒nda   "el-M├╝cemma" lakab─▒ verilmi┼čti.[11] Daha sonra bu g├Ârevler,  Abdimenafo─čullar─▒ ve Abdiddaro─čullar─▒ aras─▒nda tart─▒┼čma konusu olmu┼č; sik├óye ve rif├óde Abdimenafo─čullar─▒na, hic├óbe, liv├ó ve nedve g├Ârevleri ise Abdiddaro─čullar─▒na verilmi┼čtir.[12] Kurey┼č kabilesi de Emeviler ve Ha┼čimiler olarak iki ana kola (Beyt) ayr─▒lmaktayd─▒. Ha┼čim, kom┼ču devletlerle ticar├« diplomatik ili┼čkiler kuracak ve y─▒lda iki ticar├« seyahat d├╝zenleyecek kadar ├Ânemli bir mevki elde etmi┼čti.  Ayn─▒ zamanda o, hacc i┼člerini organize ediyordu ve bu konuda Kurey┼čin deste─čini al─▒yordu. Her hac mevsiminde Kurey┼člileri toplayarak onlara," Ey Kurey┼č toplulu─ču! Siz Allah'─▒n kom┼čular─▒ ve onun Ehl-i Beyti'siniz. Para toplayarak buraya gelen ziyaret├žilere  yard─▒m ediniz. " mealinde konu┼čmalar yap─▒yordu.[13] Ha┼čim├« tabiri, bu tarihten itibaret Abdulmuttallib'in nesli i├žin kullan─▒lm─▒┼čt─▒r. Hz. Peygamber, Ha┼čimilerden ├ž─▒km─▒┼čt─▒. Abdulmuttalib'in Kabe'yle ilgili baz─▒ g├Ârevleri devralmas─▒ ve Yemen valisi Ebrehe'nin Kabe'ye sald─▒r─▒lar─▒nda onunla g├Âr├╝┼čmelerde bulunmas─▒ gibi sebepler onun Kurey┼č i├žerisindeki itibar─▒n─▒ a├ž─▒k├ža g├Âstermektedir.[14] Ha┼čimo─čullar─▒,  daha sonra Talibi ve Abbasi olmak ├╝zere iki kola ayr─▒lm─▒┼čt─▒. Abdulmuttallib'ten sonra rif├óde'nin Ebu Talib'e, sik├óyenin Abbas'a ge├žti─čini, hatta ─░slamiyetin zuhuru s─▒ras─▒nda rif├óde'nin Ebu Talib , sik├óyenin de Mekke'nin fethine kadar  Abbas taraf─▒ndan yerine getirilmekte oldu─ču s├Âylenmektedir.[15] ├ťmeyyeo─čular─▒na gelince, ├ťmeyye b. Abdi┼čems'in soyuna dayanmaktad─▒rlar. ┼×eref ve itibarda amcas─▒ Ha┼čim'e denk kabul edilirdi. Bu iki kabile, Kurey┼č'in liderli─čini ele ge├žirme konusunda rekabet halindeydi. ├ťmeyye, olduk├ža zengin bir t├╝ccard─▒. ├ťmeyenin as─▒l itibar─▒, b├╝y├╝k ├Âl├ž├╝de mal ve evlat ├žoklu─čuna ve Kurey┼č kabilesindeki ordu komutanl─▒─č─▒ g├Ârevine ba─čl─▒ bulunmaktayd─▒. Kurey┼č'in kom┼ču ├╝lkelerle diplomatik ili┼čkilerinde g├Ârevlendirdi─či heyette onlar─▒n da ├Âzel temsilcileri bulunuyordu. G├Âr├╝ld├╝─č├╝ gibi, ├ťmeyyeo─čullar─▒, ─░slam'─▒n geldi─či s─▒rada Kurey┼č'in en n├╝fuzlu ailelerinden birisiydi.[16] Hz. Peygamber'in de Ha┼čimiler'den ├ž─▒kmas─▒,  Emev├«-Ha┼čim├« ├žeki┼čmesinde dengenin Ha┼čimilerden yana a─č─▒r basmas─▒na sebep oldu.  ─░slam geldikten sonra Mekke'nin fetine kadar ├ťmeyyeo─čullar─▒n─▒n bu n├╝fuzu, Ebu Sufyan'─▒n elindeydi. ├ťmeyyeo─čullar─▒, Peygamber'in Ha┼čimilerden ├ž─▒kmas─▒n─▒ kendileri a├ž─▒s─▒ndan bir tehdit olarak g├Ârd├╝klerinden  ellerindeki n├╝fuzu kaybetmemek i├žin ─░slam'─▒ kabul etmekte direndiler, ancak Mekke'nin fethiyle beraber bu n├╝fuzlar─▒ k─▒r─▒ld─▒ ve m├╝sl├╝man oldular. Emevilerle Ha┼čimiler aras─▒ndaki bu ezeli rekabet, Mekken'in fethinden Osman'─▒n halife se├žilmesine kadar biraz duraklad─▒ysa da, ├ťmeyyeo─čullar─▒n─▒n iktidar─▒ ellerine ge├žirmesiyle beraber, eskisinden daha ┼čidddetli bir ┼čekilde tekrar g├╝ndeme geldi. Ehl-i Beyt kelimesinin ─░slam ├Âncesi Arap k├╝lt├╝r├╝ndeki anlam─▒ ve Buy├╗t├ót'lar─▒n din├« ve siyas├« bir g├╝├ž olarak rollerini ortaya koyduktan sonra Kur'an'da Ehl-i Beyt kavram─▒na ge├žebiliriz.

 

b)Kur'├ón'da Ehl-i Beyt'in Teorik ├çer├ževesi

Gerek ┼×ia ve gerekse di─čer mezhepler  bu kavrama kendi ideolojileri ve ├ž─▒karlar─▒ u─čruna  Kur'├ónÔÇÖ─▒n temel felsefesiyle uyu┼čmayan, tamamen Cahiliyye d├Ânemine d├Ân├╝┼č├╝ ├ža─čr─▒┼čt─▒ran anlamlar y├╝klemi┼člerdir. Kur'ÔÇÖan'─▒n genel b├╝t├╝nl├╝─č├╝ i├žerisinde ve baz─▒ ├žer├ževe temel kavramlar─▒n ─▒┼č─▒─č─▒nda, en az─▒ndan Ehl-i Beyt'in semantik alan─▒n─▒n ne oldu─čunu,  ne olmad─▒─č─▒n─▒ ve hangi misyonlar─▒n y├╝klenemeyece─čini ortaya koymakla i┼če ba┼člamak daha faydal─▒ olacakt─▒r. Ehl-i Beyt kavram─▒n─▒n belirlenmesinde ├Ânemli bir fonkisyonu olan  Kur'an'─▒n ├žer├ževe kavramlar─▒n─▒n ba┼č─▒nda "Tevhid",  "─░man", "Takva" ve "Veli"  gelmektedir. Bu sebeple ├Âncelikle s├Âz├╝ edilen kavramlar─▒n Kur'an'─▒n b├╝t├╝nl├╝─č├╝ i├žerisindeki anlamlar─▒n─▒ ele almak gerekir: 1)Tevhid: Allah'─▒n birlenmesi, e┼či, orta─č─▒ ve benzerinin bulunmamas─▒ anlam─▒na gelen[17] bu kavram, ontolojik olarak b├╝t├╝n varl─▒klar─▒n Allah'─▒n yarat─▒klar─▒ oldu─čunu, ├Âzellikle insanlar aras─▒nda bu bak─▒mdan hi├ž bir farkl─▒l─▒k olmad─▒─č─▒ ve b├╝t├╝n insanlar─▒n insan olmalar─▒ itibariyle e┼čit hak ve ├Âzg├╝rl├╝klere sahip olduklar─▒, birbirlerine kul k├Âle olmamalar─▒ ve de hemcinslerini  ilahla┼čt─▒rmamalar─▒ demektir. ─░slam'a inananlar esas al─▒nd─▒─č─▒nda  Tevhid, Allah'─▒n bir ve tek oldu─čuna inanan, ona hi├ž bir ┼čeyi ortak ko┼čmayan kimsenin m├╝sl├╝man ve m├╝min vasf─▒n─▒ kazand─▒─č─▒n─▒, Tevhid ehli olmak i├žin bundan ba┼čka bir tan─▒mlamaya, ├╝nvana, belli bir soya, aileye,  s─▒n─▒fa  veya dini bir mezhep ve me┼črebe mensup olmaya ihtiyac─▒ olmad─▒─č─▒ anlam─▒na gelmektedir. 2) ─░man : Allah'─▒n birli─čini, Peygamber'in getirdiklerini do─črulayan, bunlara samimiyetle inanan ve Ahirette tek ba┼č─▒na hesap verece─čini kabul eden kimse m├╝mindir. Allah, hi├ž kimseyi do─ču┼čtan m├╝min veya kafir yaratmam─▒┼čt─▒r. ─░nsanlar, bu iman─▒ ├Âzg├╝r iradesiyle ve b├╝t├╝n bilgi aktlar─▒n─▒ kullanarak ger├žekle┼čtirdi─či takdirde m├╝min ve m├╝sl├╝man olur. Ge├žerli bir imana sahip herkes iman─▒ bak─▒m─▒ndan, Allah kat─▒nda e┼čittir.  ─░man ve amellerde  sorumluluk ki┼čiseldir.  ─░slam, sorumlulu─čun, m├╝kafat─▒n, su├ž ve cezan─▒n ferdili─či ├╝zerinde ├Ânemle durur. ├ç├╝nk├╝ Araplar atalara tabi olmay─▒ veya bir kabileye mensup olmay─▒  hakl─▒l─▒klar─▒na gerek├že g├Âsteriyorlard─▒. Bedevi hayattan gelmeleri ve Karizmatik toplum  anlay─▒┼č─▒na sahip olmalar─▒ dolay─▒s─▒yla, kabilenin b├╝t├╝n fertlerinin ┼čeref ve itibarda, su├ž ve cezada ortak olduklar─▒na inanmaktayd─▒lar. Ki┼čisel ba┼čar─▒lardan ├žok mensup olunan kabilenin ba┼čar─▒s─▒ esast─▒r. ─░slam'a ilk anda girmekte zorlanmalar─▒n─▒n sebebi de, buydu. Bu dini kabul ettikleri takdirde, kabile olarak izzet ve ┼čereflerini  kaybedeceklerine inan─▒yorlard─▒. Bundan dolay─▒ Kur'an atalara tabi olmay─▒ ele┼čtirdi, ┼čerefin Allah'─▒n dinine tabi  olmakta, kurtulu┼čun, imanda,  ki┼čisel sorumluluk ve ├Âzg├╝rl├╝kte oldu─čunu, kimse kimsenin g├╝nah─▒n─▒ ve sevab─▒n─▒ y├╝klenemeyece─či, herkese ├žal─▒┼čt─▒─č─▒n─▒n kar┼č─▒l─▒─č─▒n─▒n verilece─či, zerre kadar iyilik yaparsa kar┼č─▒l─▒─č─▒n─▒, k├Ât├╝l├╝k yaparsa cezas─▒n─▒ g├Ârece─či, herkesin tek ba┼č─▒na hesaba ├žekilece─či ilkesini getirdi. Peygamber de dahil hi├ž kimse, hi├ž bir aile, s─▒n─▒f ve mezhep  mensubu veya lideri bundan istisna edilemez, ayr─▒cal─▒kl─▒ k─▒l─▒nmad─▒.  Kur'an'─▒n ┼ču ayeti bu ger├že─či a├ž─▒k ve net bir ┼čekilde dikkatlerimize sunmaktad─▒r: "" Elbette kendilerine peygamber g├Ânderilen kimseleri de, g├Ânderilen peygamberleri de mutlaka sorguya ├žekece─čiz."[18] Dolay─▒s─▒yla ger├žek m├╝min olmak en ├╝st├╝n derecedir[19] ve bunun d─▒┼č─▒nda insanlar─▒n birbirlerine kar┼č─▒ ayr─▒cal─▒─ča sahip de─čildir. 3)Takva: ─░yilik, ilim ve g├╝zel davran─▒┼člar─▒n d─▒┼č─▒nda insanlar─▒ birbirinden ├╝st├╝n k─▒lan ┼čey yoktur.  ─░man ettikten sonra ger├žek ├╝st├╝nl├╝─č├╝n bunlarla elde edilece─či daima vurgulanmaktad─▒r. Bu Kur'an'da en temel ilkelerden birisidir: "  ....  Sizin Allah yan─▒nda en ├╝st├╝ olan─▒n─▒z ona  en sayg─▒l─▒ (takva) olanan─▒zd─▒r. "[20]  Takva, her ├že┼čit k├╝f├╝rden, ├žirkinlikten, eksiklikten, a┼č─▒r─▒l─▒ktan, haks─▒zl─▒ktan, adaletsizlikten uzak durup, kemal mertebesine eri┼čmektir.[21] Az ├Ânce zikredilen ayetten ve " ─░nsana ancak ├žal─▒┼čmas─▒n─▒n kar┼č─▒l─▒─č─▒ vard─▒r"[22] ayetinden anla┼č─▒l─▒yor ki,  herkes eme─činin ve iyiliklerinin kar┼č─▒l─▒─č─▒n─▒ eksiksiz alacak, itibar─▒ ve sayg─▒nl─▒─č─▒ buna g├Âre olacakt─▒r. ─░nsanlar aras─▒nda ├╝st├╝nl├╝k ├Âl├ž├╝lerinden birisinin de ilim oldu─ču  dikkatlere ┼ču ┼čekilde sunulmaktad─▒r: "Bilenlerle bilmeyenler hi├ž bir olur mu?"[23] Allah─▒n nazar─▒nda m├╝minin de─čeri, Peygamber soyundan olmak de─čil, ger├že─čin ara┼čt─▒r─▒lmas─▒na ├Ânem vermek, bilgili olmak, Allah'─▒n dininde sebat etmek, iyilik yapmak, Allah'─▒n sevdi─či ve Allah'─▒ seven ki┼či olmakt─▒r. B├Âyle bir kimse, nesebi ne olursa olsun, ailesi kim olursa olsun Allah'─▒n makbul kuludur.[24] 4) Veli: Allah'─▒n yak─▒n dostu olman─▒n en ├Âncelikli ┼čart─▒ onun birli─čine inanmak ve duygusal olarak onu sevmek, ona sayg─▒s─▒zl─▒k yapmaktan korkmak ve ona itaat etmektir. B├Âyle bir iman─▒ ger├žekle┼čtiren, di─čer taat ve emirlere nazaran en b├╝y├╝k itaati ve ahlakl─▒l─▒─č─▒ ger├žekle┼čtirmi┼č olur. Bu konuda unutulmamas─▒ gereken, dostlu─čun ve sevginin kayna─č─▒n─▒n Allah oldu─čudur. ─░nanan herkes Allah'─▒n velisidir, dostudur.  Kur'an bu ger├že─či ┼č├Âyle dile getirmektedir: " ─░┼čte burada yard─▒m ve dostluk, Allah'a mahsustur. M├╝kafat─▒ en iyi  olan O, en g├╝zel akibeti veren yine o dur."[25] Allah'─▒ dost edindikten ve onu sevdikten sonra Hz. Peygamber ve ona inanalar─▒n dostlu─ču gelmektedir. Ayetlerden anla┼č─▒ld─▒─č─▒na g├Âre, bu konuda, Peygamber de dahil, onun Evhalk─▒'n─▒n veya ona yak─▒n olanlar─▒n hi├ž bir ayr─▒cal─▒─č─▒ yoktur:  " Sizin dostunuz (veliniz), ancak Allah't─▒r, Resul├╝d├╝r, iman edenlerdir; onlar ki Allah emirlerine boyun e─čerek namaz k─▒lar zekat verirler."[26]  ve " Kim Allah'─▒, Resul├╝n├╝  ve iman edenleri dost edinirse, ├╝st├╝n gelecek olanlar ┼č├╝phesiz Allah taraf─▒n─▒ tutanlard─▒r. "[27] Dolay─▒s─▒yla b├╝t├╝n m├╝minler e┼čit derecede birbirinin dostu ve velisidir; hi├ž bir soya, haneye, mezhebe veya tarikata  mensup ki┼či, dost edinmede her hangi bir ├Ânceli─če sahip de─čildir:  " M├╝min erkeklerle m├╝min kad─▒nlar da birbirlerinin velileridir. Onlar iyili─či emreder, k├Ât├╝l├╝kten al─▒korlar, namaz─▒ dosdo─čru k─▒larlar, zekat─▒ verirler, Allah ve Resul├╝ne itaat ederler. ─░┼čte onlara Allah rahmet edecektir. ┼×├╝phesiz Allah aziz, hikmet sahibidir. "[28]  Bununla birlikte Allah d─▒┼č─▒ndakileri sevmek ve onlar─▒ dost edinmek ┼čartt─▒r, ancak bu iman─▒n ┼čart─▒ de─čildir. Ki┼čileri sevip sevmemek iman ┼čart─▒ haline getirildi─či zaman onlar─▒n ilahla┼čt─▒r─▒lmas─▒  ve onlar ├╝zerinden siyaset yap─▒lmas─▒ tehlikesiyle kar┼č─▒ kar┼č─▒ya kal─▒n─▒labilir. Hatta baz─▒ ─░slam bilginleri Allah'─▒ sevmeyi, ona sayg─▒y─▒, itaati  ve kibirlenmemeyi iman hasleti olarak sayarken Peygamber sevgisini iman hasletlerinden saymam─▒┼člar, sadece Peygamber'e iman─▒ ve onun nebi olarak Allah'tan getirdiklerini tasdik etmeyi iman─▒n ┼čart─▒ olarak g├Ârm├╝┼člerdir. Bu sebeple onlar,  Peygamber'in bu misyonunu kabul eden birisi, ona k├Ât├╝ s├Âz s├Âylese veya onu d├Â─čse, hatta baz─▒ ki┼čisel problemlerden dolay─▒ ├Âld├╝rse, bizatihi bu fiiler dolay─▒s─▒yla onun dinden ├ž─▒kmayaca─č─▒ sonucuna varm─▒┼člard─▒r.[29] e) Peygamberler'e "├él" veya " Ehl" olman─▒n ├Âncelikli ┼čart─▒ neseb de─čil onun getirdi─či dine inanmakt─▒r. Bunun en bariz delili Nuh Peygamber'le Allah aras─▒nda ge├žen ┼ču diyalogdur: " Nuh Rabbine dua edip dedi ki: "Ey Rabbim! ┼×├╝phesiz o─člum da ailemdendir. Senin vadin ise elbette hakt─▒r. Sen hakimler hakimisin. Allah buyurdu ki: Ey Nuh ! O asla senin ailenden de─čildir. ├ç├╝nk├╝ onun yapt─▒─č─▒ k├Ât├╝ bir i┼čtir. O halde hakk─▒nda bilgin olmayan bir ┼čeyi benden isteme! Ben sana cahillerden olmaman─▒ tavsiye ederim. "[30]  Hatta Peygamberlik vazifesi, o s├╝lale mensuplar─▒na herkesten farkl─▒ bir imtiyaz, ayr─▒ bir fazilet sa─člamaz ve di─čer s├╝laselere kar┼č─▒ bir ├╝st├╝nl├╝k  ve ┼čeref iddias─▒nda bulunma hakk─▒n─▒ vermez.[31] Burada "├él" ve "Ehl" kavramlar─▒n─▒n Kur'an'da hangi ayette ne anlama geldikleri veya daha kapsaml─▒ olduklar─▒ gibi gramatik  ve ideolojik tart─▒┼čmalara girmeyece─čim.[32] Bu ayetten anla┼č─▒l─▒yor ki, Peygamberlere yak─▒nl─▒─č─▒n as─▒l sebebi nesep de─čil onun dinine mensubiyet, fikir ve ameldir.[33] Allah'─▒n dinine inanm─▒┼č ve Peygamberlerini tasdik etmi┼č kimseler birbirlerinin manevi  mecazi akrabas─▒, yak─▒n─▒ ve dostlar─▒d─▒r. Nitekim Hz. Nuh'un o─člu babas─▒na inanmad─▒─č─▒ i├žin, Allah Teala onu Nuh Peygamber'in ailesinden saymam─▒┼čt─▒r. Ehl-i Beyt i├žin bi├žilen b├╝t├╝n misyonlar ve verilen ayr─▒cal─▒klar ele al─▒nan  ├žer├ževe kavramlarda belirlenen  ilkelere ters d├╝┼čmemesi gerekir. Ehl-i Beyt'in Kur'an'da yer alan tavsifleri incelendi─činde bunlarda nesep unsuruna ├Ânem de─čer verilmemi┼čtir. Ayetlerde Ehl-i Beyt, bir terkib olarak ├╝├ž yerde ge├žmektedir. Hud Suresi'nde Hz. ─░brahim'in Ehl-i Beyt'i[34] yani han─▒mlar─▒, Kasas Suresi'nde Musa'n─▒n Ehl-i Beyti[35] yani ev halk─▒, Ahzab Suresi'nde  Peygamber'in Ehl-i Beyti ┼čeklinde kullan─▒lmaktad─▒r. Yukar─▒da tesbit etti─čimiz genel ├žer├ževe i├žerisinde,  ├Ânce ayetin tam metnini verip, daha sonra  ayette ge├žen "Ehl-i Beyt" kavram─▒n─▒n ne anlama geldi─čini ortaya koymaya ├žal─▒┼čal─▒m: " Evlerinizde vakarla oturun, eski cahiliye adetinde oldu─ču gibi a├ž─▒l─▒p sa├ž─▒lmay─▒n. Namaz k─▒l─▒n, zekat─▒ verin, Allah'a ve Resul├╝ne itaat edin. Ey Ehl-i Beyt! Allah sizden, sadece g├╝nah─▒ gidermek ve sizi tertemiz yapmak istiyor. "[36] Bu ayette , "Peygamber'in ailesini olu┼čturan kimseler olarak, sadece han─▒mlar─▒ zikredilmekte, k─▒zlar─▒, damadlar─▒ ve di─čer akrabalar─▒yla ilgili hi├ž bir hususi h├╝kme yer verilmemektedir.  Hz. Peygamber ve zevcelerinden ibaret aile halk─▒na bu ayette Ehl-i Beyt demekte ve bu tabir i├žerisine ba┼čka akraban─▒n al─▒nmas─▒na da imkan bulunmamaktad─▒r"[37] ├ç├╝nk├╝ bu ayet, rivayet edildi─čine g├Âre, hicretin 6. y─▒l─▒nda inmi┼čtir. Hz. Fat─▒ma, Hz. Ali ile hicretin ikinci y─▒l─▒nda  evlenmi┼č ve  Hz. Hasan ve H├╝seyin, bu ayet inmeden iki ├╝├ž y─▒l ├Ânce hicretin 4. ve 5. y─▒l─▒nda do─čmu┼čtur.  Hz. Ali'nin evlendikten sonra, Hz. Peygamber'den ayr─▒ld─▒─č─▒ ve ba┼čka evde oturdu─ču bilinen bir ger├žektir. Bu durumda Hz. Peygamber'in damad─▒  Ali ve k─▒z─▒ Fat─▒mayla onlar─▒n ├žo├žuklar─▒ evhalk─▒ndan say─▒lamaz. E─čer onlar d─▒┼čarda oturmalar─▒na ra─čmen bu ayetin kapsam─▒na girselerdi, o tarihlerde Hz. Peygamber'in iki k─▒z─▒yla evlenmi┼č olan -her ne kadar birisi ya┼č─▒yor idiyse de- Hz. Osman'─▒n da girmesi gerekirdi. Bu durum, ┼×ia taraf─▒ndan Ehl-i Beyt'e y├╝klenen karizman─▒n, Kur'an'dan   hi├ž bir vahyi temeli bulunmad─▒─č─▒n─▒ a├ž─▒k├ža ortaya koymaktad─▒r. Daha sonralar─▒ bu ayeti tefsir edenler, ayetin devam─▒nda erkekleri  de kapsayan "sizler" zamirinin kullan─▒lmas─▒ ve Arap├ža'da bu kavramla evhalk─▒n─▒n kastedilmesi, bunun sadece kad─▒nlar─▒ de─čil ayet indi─či s─▒rada sosyolojik anlamda Hz. Peygamber'in  hane halk─▒n─▒ ifade etti─čini s├Âylemi┼člerdir.  Her ne kadar Arap gelene─činde Ehl-i Beyt,  sosyolojik anlamda, nesep esas─▒na dayal─▒ hane halk─▒n─▒, hatta b├╝t├╝n yak─▒nlar─▒ ifade etse de, ─░slam Dini, "M├╝minler karde┼čtir"[38] ayetiyle b├╝t├╝n inan─▒rlar─▒n─▒ tek bir  manevi ├žat─▒ alt─▒nda birle┼čtirmekte, dil ve kan birli─či esas─▒na dayal─▒ eski Arap toplum yap─▒s─▒n─▒n yerine inan├ž birli─či ├╝zerine kurulu bir toplum v├╝cuda getirmektedir.[39]  ├ľyle anla┼č─▒lyor ki Kur'an, nesebe de─čil  inanma ┼čart─▒na ├Âncelik tan─▒m─▒┼čt─▒r. Peygamber'in ev halk─▒ndan olarak kim say─▒l─▒rsa say─▒ls─▒n onlar─▒n hi├ž birisinin  di─čer m├╝minlerden farkl─▒ korunmu┼čluklar─▒, karizmalar─▒ yoktur. ├ç├╝nk├╝ b├Âyle bir ayr─▒cal─▒─ča sahip olmak, ─░slam'─▒n takva anlay─▒┼č─▒, su├ž, ceza ve m├╝kafat─▒n ki┼čiselli─či prensibiyle ├želi┼čki te┼čkil eder.[40] B├╝t├╝n m├╝sl├╝manlar─▒n birbirlerini sevmeleri ve dost olmalar─▒ nas─▒l ┼čartsa bu hane halk─▒na kar┼č─▒ sevgi beslemek de ├Âyle ┼čartt─▒r. Bu m├╝sl├╝manlar─▒n birlik ve beraberli─činin gere─čidir, ancak iman─▒n ┼čart─▒ de─čildir. ├ç├╝nk├╝ bunlardan hi├žbirisi masum/g├╝nahs─▒z olmad─▒─č─▒ gibi  vahiy, ilham veya gizli  ilahi bilgiye  de sahip de─čildirler. Hele hele gayb─▒ bildiklerini iddia etmek  bu ayete ve Kur'an'─▒n di─čer ayetlerine tamamen terstir.  ├ç├╝nk├╝ Peygamber'in ┼čahs─▒n─▒n dahi gayb─▒ bilmedi─či bizzat Kur'an'da a├ž─▒k olarak bildirilmi┼čtir: "Ben size: " Allah'─▒n hazineleri benim yan─▒mdad─▒r" demiyorum, gayb─▒ da bilmem. "Ben mele─čim " de demiyorum. Sizin g├Âzlerinizin hor g├Ârd├╝─č├╝ baz─▒ kimseler i├žin, " Allah onlara asla bir hay─▒r vermeyecektir" diyemem. Onlar─▒n kalplerinde olan─▒, Allah daha iyi bilir. Onlar─▒ kovdu─čum takdirde ben ger├žekten zalimlerden olurum."[41] Ayn─▒ ┼čekilde Ehl-i Beyt'le kim kastedilirse edilsin, her hangi bir " siyasi, dini ve hukuki ayr─▒cal─▒k" s├Âz konusu de─čildir. ├ç├╝nk├╝ Kur'an ayetleri dikkatli bir ┼čekilde okundu─čunda, Peygamber'in vefat─▒ndan sonra m├╝sl├╝manlar─▒n kim  veya kimler taraf─▒ndan ve nas─▒l y├Ânetilece─či konusunda dolayl─▒ veya do─črudan ba─člay─▒c─▒ bir h├╝k├╝m olmad─▒─č─▒ g├Âr├╝lecektir. Devletin yap─▒s─▒ ve idari te┼čkilat─▒ nas─▒l olaca─č─▒ tamamen insanlar─▒n kendilerine b─▒rak─▒lm─▒┼č bir konudur. Kur'an ayetleri hukuki ve siyasi konularda olduk├ža s─▒n─▒rl─▒ d├╝zeyde "dolayl─▒ hukuki ve siyasi malzemeleri" ihtiva eder. Bunlar─▒n ba┼č─▒nda vahiyle belirlenmemi┼č konular─▒n ┼čura'ya b─▒rak─▒lmas─▒[42] , "g├Ârevlerin (emanetlerin) ehline verilmesi"[43] , "insanlar aras─▒nda adaletle h├╝kmedilmesi[44] ve  "zulmedilmemesi" gibi siyasi konularda ├Ânemli baz─▒ prensipler bulunmaktad─▒r. Bu ayetlerde, Hz. Peygamber'in ev halk─▒na ve soyuna hi├ž bir ayr─▒cal─▒k tan─▒nmamaktad─▒r. Onun han─▒mlar─▒yla ilgili Kur'a'daki ├Âzel uyar─▒lar ise, tamamen Hz. Muhammed'in ─░slam'─▒ getiren bir Peygamber olarak, kendisinin ve inananlar toplulu─čunu olu┼čturan m├╝sl├╝manlar─▒n,  han─▒mlar─▒ dolay─▒s─▒yla ay─▒planmamas─▒ ve lekelenmemesi i├žindir. Bu sebeple, onun han─▒mlar─▒ndan, di─čer han─▒mlara g├Âre daha dikkatli davranmalar─▒ ve s─▒radan birisi gibi davranmamalar─▒ istenmektedir. Yoksa Peygamber han─▒mlar─▒na, di─čer m├╝sl├╝man han─▒mlardan farkl─▒ bir g├Ârev ve y├╝k├╝ml├╝l├╝k getirmemektedir. Di─čerleri i├žin yasaklananlar Peygamber han─▒mlar─▒ i├žin de yasaklanm─▒┼čt─▒r. Asl─▒nda onlar─▒n ┼čahs─▒nda b├╝t├╝n m├╝sl├╝man kad─▒nlar─▒n ve dolay─▒s─▒yla m├╝sl├╝manlar─▒n iffet ve ┼čerefi korunmaya ├žal─▒┼č─▒lm─▒┼čt─▒r. O halde bu ve di─čer ayetlerde, Peygamber soyuna her hangi bir siyasi karizma ve dini bir masumiyet y├╝klenmedi─či a┼čikard─▒r. E─čer Ehl-i Beyt'e dini bir misyon y├╝klenecek olursa, do─čruya en yak─▒n─▒ b├╝t├╝n inananlar─▒n mecazi olarak Peygamber'in Evhalk─▒ olmalar─▒d─▒r. ├ç├╝nk├╝ bir ba┼čka ayette, Peygamber'in han─▒mlar─▒ m├╝minlerin anneleri gibidir tan─▒mlamas─▒ yap─▒lmakta ve onlarla evlenmek yasaklanmaktad─▒r. ├ľyleyse Evhalk─▒ olmakta nesep ┼čart de─čildir, inanan herkes onlar─▒n manevi evlatlar─▒d─▒r. Bu anlamda b├╝t├╝n m├╝sl├╝manlar ayn─▒ hane halk─▒ndand─▒r, birbirinin dostu ve velisidir. B├Âyle olmas─▒ m├╝minlerin e┼čitli─či ┼čeklindeki prensiple de uyu┼čmaktad─▒r. Beyt kelimesinin ┼čeref  manas─▒na geldi─či ve Cahiliyye d├Âneminde Kabe ile ilgili belli dini g├Ârevleri ellerinde bulunduran kabilelere  Ehl-i Beyt kullan─▒lmas─▒ dikkate al─▒nacak olursa, bu ┼čeref ├Ânceki gibi  belli kabilelere verilmemi┼č Hz. Peygamber'e inanan ve ─░slam'la ┼čereflenen herkes nesebine bak─▒lmaks─▒z─▒n bu ┼čerefin sahipleri kabul edilmi┼čtir. Kabe i├žin de Beyt kelimesi kullan─▒lmas─▒, ─░slam'─▒ kabul ederek ona y├Ânelen b├╝t├╝n K─▒ble Ehli'ne, mecazen Ehl-i Beyt denebilece─čini g├Âsterir. Allah'a ve onun g├Ânderdi─či Peygamber'e inanan herkes bu ┼čerefe ortakt─▒r ve Ehl-i Beyt'in birer mensubudur. Nitekim ─░mam-─▒ Muhammed ve  ─░mam Malik'in ashab─▒ndan bir grup, Ehl-i Beyt'in Peygamber'in b├╝t├╝n ├╝mmetini kapsad─▒─č─▒ g├Âr├╝┼č├╝n├╝ benimsemi┼člerdir.[45] G├Âr├╝ld├╝─č├╝ gibi Ehl-i Beyt kavram─▒n─▒n siyak ve sibak─▒ esas al─▒nd─▒─č─▒nda  kavram─▒n Peygamber han─▒mlar─▒ d─▒┼č─▒ndakiler i├žin anla┼č─▒lmas─▒ imkans─▒zd─▒r. Kavram─▒n i├žeri─činin  belirlenmesinde as─▒l problem, her mezhep mensubunun kendi g├Âr├╝┼č├╝n├╝ desteklemek i├žin ├╝retti─či rivayetlerdir.[46]  Bunlardan hareketle Ehl-i Beyt kavram─▒n─▒n birbirinden farkl─▒  en az on ├že┼čit tan─▒m─▒ yap─▒labilir. Bu sebeple biz, kavram─▒n belirlenmesinde KurÔÇÖ├ó nÔÇÖla  ├želi┼čen ve onun anlam─▒n─▒ sapt─▒ran  bu ├že┼čit rivayeterin tart─▒┼čmas─▒n─▒ burada yapmad─▒k.

 

c) Kurey┼č Ehl-i Beyt'inden Emevi ve Ha┼čimi Ehl-i Beyt'ine

Hz. Peygamber, hayatta iken, kendinden sonra devlet ba┼čkan─▒n─▒n kim olaca─č─▒ ya da hangi aileden ve ne ┼čekilde olaca─č─▒ konusunda s├Âzl├╝ ya da ima yoluyla her hangi bir a├ž─▒klamada bulunmam─▒┼čt─▒ ve  bunun ├ž├Âz├╝m├╝n├╝ b├╝t├╝n├╝yle insanlara b─▒rakm─▒┼čt─▒. ─░lk d├Ârt halifenin se├žiminde baz─▒ problemler ya┼čanm─▒┼čsa da veya se├žili┼č ┼čekilleri birbirinden baz─▒ farkl─▒l─▒klar g├Âstermi┼čse de, genel olarak ad─▒na ister  ┼čura diyelim ister  Ehlu'l-Hal ve'l-Akd diyelim, ister be─čenelim ister be─čenmeyelim, esas─▒nda s─▒n─▒rl─▒ da olsa me┼čruiyetini halktan al─▒yordu ve insanlar─▒n beyatlar─▒ ├Âncelikli ┼čartlardand─▒ Hz. Ali de, ilk ba┼čta her ne kadar baz─▒ itirazlar─▒ olduysa da, neticede di─čer Ha┼čimiler gibi Ebu Bekir'e beyat etmi┼čtir. Kendinden ├Ânceki iki halifeye de ayn─▒ ┼čekilde beyat ederek me┼čruiyetin halktan al─▒nmas─▒na, yani ┼čura ile se├žilmesi ve beyat edilmesine sayg─▒ g├Âstermi┼čtir. Ebu Bekir'e  ve di─čer halifelere kar┼č─▒,  kendilerinin Ehl-i Beyt'ten oldu─ču ve  Peygamber'in dini, hukuki ve siyasi miras├ž─▒s─▒ oldu─ču ┼čeklinde bir gerek├že ileri s├╝rerek beyat etmekten ka├ž─▒nd─▒─č─▒na dair bir kayda rastlam─▒yoruz. Hatta Abbas ve di─čerlerinin,  ona, ba┼čkalar─▒ kadar senin de hakk─▒n diyerek  k─▒┼čk─▒rtmalar─▒na ra─čmen,  o bunlar─▒  dinlememi┼č ve halk taraf─▒nda se├žilmi┼č bu insanlara itaat edilmesini istemi┼čtir.[47] Kendisi de daima bu insanlara dini, siyasi ve di─čer konularda yard─▒mc─▒ olmaktan geri durmam─▒┼čt─▒r. "Fikir hadise irtibat─▒ " prensibi ├žer├ževesinde bu d├Ânemin olaylar─▒n─▒ inceleyecek olursak, devlet ba┼čkanl─▒─č─▒ Peygamber soyuna ait olsayd─▒ ve Ehl-i Beyt'in hakk─▒ olsayd─▒ Hz. Ali,  bu hakk─▒n kendi elinden al─▒nmas─▒na kar┼č─▒ ├ž─▒kar ve asla onlara biat etmezdi. Ayr─▒ca, S─▒ffin sava┼č─▒nda halifenin hakemler yoluyla belirlenmesine kesinlikle raz─▒ olmazd─▒. Hz. Ali, di─čer halifeler gibi, kendinden sonra kimin devlet ba┼čkan─▒ olaca─č─▒ konusunda fikir beyan etmemi┼č ve  o─čullar─▒ndan birisini veya bir ba┼čkas─▒n─▒  dolayl─▒ ya da do─črudan  veliahd tayin etmemi┼čtir. Hasan ve H├╝seyin de babas─▒n─▒n yapt─▒─č─▒ gibi,  Ehl-i Beyt'ten olduklar─▒ ┼čeklinde bir iddiayla  ortaya ├ž─▒kmam─▒┼člar, geli┼čen siyasi olaylar neticesinde k─▒z─▒┼čan Emevi-Ha┼čimi ├žeki┼čmesinin bir sonucu olarak kendilerini siyasetin i├žerisinde bulmu┼člar ve m├╝sl├╝manlar taraf─▒ndan biat edildi─či takdirde Ha┼čimilerden birisi olarak en az Muaviye kadar m├╝sl├╝manlar─▒ temsil edebilecek g├╝├žte olduklar─▒n─▒ndan devlet ba┼čkanl─▒─č─▒na talib olmu┼člard─▒r. Gerek ┼×ii, gerek s├╝nni kaynaklar, onlar─▒n siyasi m├╝cadelelerinde, Ehl-i Beyt'ten olma ayr─▒cal─▒─č─▒ gibi bir gerek├žeyi kulland─▒klar─▒na dair g├╝venilir bilgiler olmad─▒─č─▒ gibi, olanlar da birbiriyle ├želi┼čkilidir. Muaviye,  haks─▒z olarak g├Ârevi ba┼č─▒nda ├Âld├╝r├╝len Hz. Osman'─▒n kan─▒n─▒ talepte ve ondan hilafeti miras olarak devr almakta hak sahibi oldu─ču[48], ├ž├╝nk├╝ onun akrabas─▒ ve Ehl-i Beyt'i oldu─ču  iddias─▒yla yola ├ž─▒km─▒┼čt─▒ ve onun b├╝t├╝n yetkilerini devrald─▒─č─▒n─▒ bir ayete[49] dayand─▒rm─▒┼čt─▒.[50] Daha sonra halifeli─či zorla veya hileyle de olsa ele ge├žirmi┼čti. Muaviye, dini ve ahlaki ba─člar─▒n eskisi kadar g├╝├žl├╝ olmad─▒─č─▒n─▒ anlay─▒nca, iktidar─▒n─▒ g├╝├žlendirmek ve m├╝sl├╝manlar─▒n birili─čini sa─člamak i├žin kabilecilik anlay─▒┼č─▒n─▒ esas alm─▒┼č, kendisini Hz. Peygamber'in akrabalar─▒ olduklar─▒n─▒ iddia etmi┼č,  dini ise iktidar─▒n─▒ me┼črula┼čt─▒rma arac─▒ olarak kullanm─▒┼čt─▒r. Muaviye, hilafeti ele ge├žirince, iktidar─▒n─▒  ve siyas├« k─▒tallerini me┼črula┼čt─▒rmak i├žin, Allah'─▒n kaza ve kaderiyle halife oldu─čunu, O'nun kaderini infaz etti─čini, Allah'─▒n istedi─čini, istemeseydi kendilerini de─či┼čtirece─čini, bu y├╝zden kendilerine yap─▒lacak bir isyan─▒n Allah'a kar┼č─▒ yap─▒lm─▒┼č bir isyan olaca─č─▒n─▒ iddia etti. Bu gelenek o─člu Yezid ve di─čer Emev├« y├Âneticileri taraf─▒ndan da s├╝rd├╝r├╝ld├╝.[51] Muaviye ile resmen  i┼čba┼č─▒na gelen Emevi s├╝lalesi, iktidarlar─▒n─▒n Allah taraf─▒ndan verildi─čini iddia etmekle kalmad─▒lar, "Kendilerinin Allah'─▒n en y├╝ce askerleri ve insanlar─▒n en hay─▒rl─▒lar─▒ olduklar─▒n─▒"[52] s├Âylemeye ba┼člad─▒lar. Bu nedenle Yezid b. Muaviye'nin vefat─▒ndan sonra Arap kabileleri aras─▒nda, asabiyet ruhu depre┼čti. ─░slam'─▒n geli┼čiyle beraber  etkisini yitiren Arap siyasi hayat─▒n─▒n ├žekirde─či durumundaki kabilecilik anlay─▒┼č─▒, Hz. Osman d├Âneminde Emevi s├╝lalesinin ├Ânemli g├Ârevlere getirilmesi ve baz─▒ imtiyazlar elde etmesi, Ali- Muaviye m├╝cadelesi neticesinde yeniden g├╝ndeme geldi. Hatta S─▒ffin sava┼č─▒, Emevilerle-Ha┼čimiler aras─▒nda Uhud ve Bedirde  ya┼čanan m├╝cadalenin devam─▒ ve ikinci sava┼č olarak g├Âr├╝ld├╝.[53] ├ľzellikle  Muaviye'nin Hasan'dan halifeli─či teslim almas─▒, Hz. Ali ve soyunu lanetleme kampanyas─▒na giri┼čmesi, o─člu Yezid'i  veliahd tayin etmesi ve Yezid d├Âneminde H├╝seyin'in ba┼č─▒n─▒ ├žekti─či bir grup Ha┼čimi'nin h├╝nharca ┼čehid edilmesi ve  Ha┼čimilere kar┼č─▒ bask─▒ ve i┼čkenceler yap─▒lmas─▒yla birlikte, siyasi ve ictimai yap─▒da ├Ânemli bir de─či┼čiklik ba┼člad─▒ ve yeni  dengeler olu┼čtu.   Bu s├╝re├žle birlikte   ─░slam ├Âncesi Arap toplumunda var olan Cahiliyye d├Ânemindeki   Ehl-i Beyt veya Buyutatu'l-Arap unsuru, yeniden siyasi hayatta belirleyici ve etkin bir g├╝├ž haline geldi.   B├Âylece Kurey┼č i├žerisinde ├ťmeyyeo─čullar─▒ ve Ha┼čimo─čullar─▒, iktidar m├╝cadelesinde  hak sahibi oldu─čunu idda eden iki ayr─▒ Ehl-i Beyt ┼čeklinde ortaya ├ž─▒kt─▒. Emeviler, hilafetin Muaviye'ye ge├ži┼čiyle birlikte, Beyt'in yani siyasi iktidar'─▒n kendilerine ge├žti─čine, bundan dolay─▒ da Ehl-i Beyt olduklar─▒na inan─▒yorlard─▒.[54] Onlar─▒n kendilerini Ehl-i Beyt olarak g├Ârd├╝kleri, bizzat ├ľmer b. Abdilaziz'le halife Velid aras─▒nda Hacac'la ilgili ge├žen bir diyalogdan anla┼č─▒lmaktad─▒r. Bu  konu┼čmada ├ľmer b. Abdilaziz, "Haccac bizden, Ehl-i Beyt'tendir"[55] demi┼čtir. Bunlar─▒n  d─▒┼č─▒nda Abdullah b. Z├╝beyr de ayr─▒ bir Ehl-i Beyt idi. Nitekim Muhtar es-Sakafi, Hicaz'da halifeli─čini ilan eden Abdullah b. Z├╝beyr'e biat etmedi─či i├žin ┼ču ┼čekilde ele┼čtirildi: " Sen ├Âyle bir kimsesin  ki, Kurey┼č ve Ensar'dan t├╝m Arap Evleri (Buyutatu'l-Arap) ve ┼×eref Sahipleri (Ehlu'┼č-┼×eref)ÔÇÖnin  topluca biat etti─či kimseden ka├ž─▒yorsun. Ehl-i Beyt'ten kimse kalmam─▒┼č,  liderleri gelerek ona biat etmi┼člerdir."[56] Rabia ve Mudar da, Kurey┼č d─▒┼č─▒nda etkisini tekrar hissettirmeye ba┼člayan Buyutat'tan idiler. Bunlar─▒n ilk ├╝├ž├╝, I. hicri asr─▒n sonlar─▒na kadar, iktidar m├╝cadelesinde ├Ân plana ├ž─▒kt─▒ ve zaman zaman  ayn─▒ anda farkl─▒ b├Âlgelerde hakim oldular. Hicri I. asr─▒n sonlar─▒na kadar siyasi arenada g├Âr├╝len iktidar m├╝cadeleleri Emevilerle Ha┼čimiler aras─▒nda cereyan ediyordu. Bu m├╝cadelede Abbasiler ve Talibiler ayn─▒ safta yer almaktayd─▒lar. Gerek Talibiler gerekse Abbasiler, Emevilere kar┼č─▒ s├╝rd├╝rd├╝kleri m├╝cadelede, me┼čruiyetlerini Arap k├╝lt├╝r├╝ndeki akrabal─▒k ve yak─▒nl─▒ktan, yani  Hz. Peygamber'in akrabas─▒ olmaktan   ve dolay─▒s─▒yla Ha┼čimi olmaktan al─▒yorlard─▒. ├ľyleki Ehl-i Beyt tabiri, Abbas'─▒n  ve Hz. Ali'nin   soyu dahil b├╝t├╝n Ha┼čimo─čullar─▒n─▒ kapsayacak ┼čekilde  kullan─▒lmaktayd─▒. Ha┼čimilerin ├Ânde gelenlerinden Abdullah b. Abbas, Hz. Ali'nin ├Âl├╝m├╝ ├╝zerine, hatta Ali b. H├╝seyin varken de aktif siyasette yer almak istememi┼č, onun bu tavr─▒ Muaviye taraf─▒ndan ┼ču ┼čekilde takdirle kar┼č─▒lanm─▒┼čt─▒: "Art─▒k Ehl-i Beyt'in efendisi oldun"[57]. Abdullah b. Abbas, ─░bn Z├╝beyr'le halifeli─čin kimin hakk─▒ oldu─ču tart─▒┼čmas─▒nda Peygamber'in Ehl-i Beyti olan Ha┼čimilerin hakk─▒ oldu─čunu iddia etmi┼čtir.[58] Hicri I. as─▒r─▒n ikinci yar─▒s─▒nda ya┼čanan siyasi m├╝cadelede,  Ha┼čimi olmak ve Hz. Peygamber'e akraba olmak  Ali'nin Fat─▒ma'dan olan soyundan olmaktan ├žok daha fazla prim yap─▒yordu. H├╝seyin'in ├Âl├╝m├╝ ├╝zerine Ali b. H├╝seyin'in aktif siyasetten uzak kalmas─▒, Ha┼čimi soyundan yeni karizmatik liderler aranmas─▒na sebep oldu ve bu defa Hz. Ali'nin di─čer han─▒m─▒ndan olan Muhammed el-Hanfiyye'ye ve Abbaso─čullar─▒na g├Âzler ├ževrildi. Bu durumu f─▒rsat bilen baz─▒ kimseler, harekete ge├žerek  bu soya mensup birileri ad─▒na beyat almaya, fey ve ganimetleri onlar ad─▒na toplamaya ba┼člad─▒. Mesela Muhtar es-Sakafi, b├Âyle bir rolle ortaya ├ž─▒k─▒p Ehl-i Beyt ad─▒na, yani Muhammed el-Hanefiyye ad─▒na beyat al─▒yordu.[59]  Asl─▒nda Muhammed el-Hanefiyye, nesep itibariyle Hz. Peygamber'in torunu de─čildi ve karizmas─▒n─▒ Ali'nin o─člu ve Ha┼čimi soyundan olmaktan al─▒yordu. Hatta Kufelilerin Muhtar'a   "Ehl-i Bey'tn kan─▒n─▒ talep etmek"[60] ┼čart─▒yla beyat ettti─čini g├Âr├╝yoruz. Burada kastedilen sadece Hz. Ali'nin Fat─▒ma'dan olan ├žocu─ču Hz. H├╝seyin'le ├žocuklar─▒n─▒n intikam─▒  de─čildir. ├ç├╝nk├╝ H├╝seyinle beraber   ├Âld├╝r├╝len toplam 26 ki┼čiden yedisi hari├ž, geriye kalan 19 ki┼či ya H├╝seyin'in amcalar─▒n─▒n soyundan veya Hz. Ali'nin di─čer han─▒m─▒ndan ├žocuklar─▒d─▒r.[61] Muhtar'─▒n bu takti─čine kar┼č─▒ en sert tepki Muhammed el-Hanefiyye'nin kendi o─člu Hasan b. Muhammed'den geldi. O, yazd─▒─č─▒ Kitabu'l-─░rca adl─▒ eserinde bu kimseleri Sebeiyye M├╝temenniye olarak isimlendirdi ve onlar─▒ " Arab'─▒n Ehl-i Beyt'ini imam edinmekle " su├žlad─▒. Buradaki "Arab'─▒n Ehl-i Beyti'nden" maksat bu d├Ânemde Emevilerle iktidar m├╝adelesi i├žerisinde olan Ha┼čimiler oldu─ču anla┼č─▒lmaktad─▒r. ├ç├╝nk├╝ Muhammed el-Hanefiyye, Hz. Ali'nin Fat─▒ma'dan de─čil ba┼čka bir han─▒m─▒ndan ├žocu─čudur. Bu da, bu d├Ânemde  Hz. Ali'nin Fat─▒ma'dan olan soyuna siyasi ve hukuki bir karizma y├╝klenmedi─čini ve Ha┼čimi olma karizmas─▒n─▒n esas oldu─čunu g├Âstermektedir. Asl─▒nda Hasan'─▒n kendisi, Ha┼čimi karizmas─▒na da kar┼č─▒ ├ž─▒km─▒┼č ve " bizim ─░mam─▒m─▒zKur'an'd─▒r" fikrini savunmu┼čtur.[62]Son zamanlarda yap─▒lan ara┼čt─▒rmalarda, eskiden ilk-┼čii hareketleri olarak de─čerlendirilen Hucr b. Adi, Tevvabun, Kerbela, Muhtar es-Sakafi Hareketinin, Hilafeti Hz. Ali'nin Fat─▒ma'dan olan soyuna tahsis etmek i├žin ger├žekle┼čtirilen birer ┼×ii hareket olmad─▒klar─▒, karizmatik bir lider anlay─▒┼č─▒ ve vesayet gibi temel ┼čii fikirlerin var olmad─▒─č─▒, sadece Emevi Ha┼čimi ├žizgisinde geli┼čen  siyasi hareketler olduklar─▒ ortaya konulmu┼čtur.[63]

 

d)Ha┼čimi Ehl-i Beyti'nden Onikiimam Ehl-i Beytine

Hasan'la H├╝seyin'in ├Âl├╝m├╝nden sonra Ali b. H├╝seyin ve Muhammed el-Hanefiyye'nin  aktif siyasette yer almamalar─▒ Ha┼čimiler aras─▒nda, Abbasiler ve Talibilerin ayr─▒ saflarda yer almas─▒na ve  daha sonraki d├Ânemlerde Aleviler aras─▒nda Emevilere kar┼č─▒ iktidar─▒ ele ge├žermek i├žin yeni hesaplar yap─▒lmas─▒na  sebep oldu. Bu s─▒rada Talibiler, ├╝├ž kola ayr─▒ld─▒: a) Aleviyyun: Ali b. Ebi Talib'in neslidir. Bunlar da ┼ču kollardan ibarettir. Hz. Ali'nin o─čullar─▒ Hasan, H├╝seyin, Muhammed el-Hanefiyye ve Abbas ve ├ľmer nesilleri. b)Caferiler: Cafer b. Ebi Talib'in neslidir. c) Akililer: Akil b. Ebi Talibi'in neslidir. Buna ra─čmen pek ├žok kaynakta her ikisi Ha┼čimiler, yani Ehl-i Beyt olarak g├Âr├╝ld├╝.[64] Hicri II. asr─▒n ilk ├že─čre─činde Kumeyt taraf─▒ndan yaz─▒lan Ha┼čimiyyat adl─▒ eser dikkatle incelendi─činde Emevileri ele┼čtirdi─či, buna kar┼č─▒l─▒k Ha┼čimileri ├Âvd├╝─č├╝ a├ž─▒k├ža g├Âr├╝lmektedir. Bu gibi durumlarda Abbas'─▒ da Ha┼čimiler i├žerisinde savunuyurdu. Muhtemelen Abbasi davetinin ├Ânemli bir a┼čama kaydetti─či ve devletle┼čme s├╝recine girdi─či bu d├Ânemde, Kumeyt, Ha┼čimi olman─▒n yan─▒s─▒ra Hz. Ali'nin Fat─▒ma'dan olan soyuna ├Âzel bir karizma atfetmi┼če benziyor. O, Hz. Peygamber'den ba┼člayarak Ha┼čimi soyundan olan ve m├╝sl├╝man olduktan sonra b├╝y├╝k kahramanl─▒klar g├Âsteren Hamza, Cafer, Hz. Ali, Hasan, H├╝seyin, Muhammed b. el-Hanefiyye  ve Abbas'─▒ ├Âvg├╝ler ya─čd─▒rmakta,  Hz. Ali'nin vasili─či, bu konuda delil olarak ileri s├╝r├╝len Gadir Humm olay─▒, Hasan'─▒n vasi'nin vasisi oldu─ču,  Hz. Peygamber'e yak─▒nl─▒k ve onun Ehl-i Beyt'i olman─▒n faziletlerini s─▒ralamakta ve bunlar─▒ Kur'an ayetleriyle desteklemektedir.[65] Ha┼čimiler aras─▒nda ilk ciddi b├Âl├╝nme, bizzat Peygamber Ailesi parolas─▒yla ortaya ├ž─▒kan Abbasi davetiyle ya┼čand─▒. ─░mam ─░brahim b. Muhammed, ba┼čta Ha┼čimiler olmak ├╝zere bu ihtilale destek olan herkesi kapsayacak ┼čekilde Ehl-Beyt kapsam─▒nda g├Âr├╝yordu. Mesela Ebu M├╝slim-i Horasan'a g├Ânderirken ona "sen Ehl-i Beyt'ten, bizden bir adams─▒n ... "[66] diyerek tavsiyelerde bulunmu┼čtu. Abbasiler, ba┼člang─▒├žta iktidar─▒ ele ge├žirmek i├žin " er-R─▒za min Al-i Muhammed" slogan─▒yla, yani "Hz. Peygamber ailesinden raz─▒ olunacak birisi " ad─▒na gizli davetle ba┼člad─▒. As─▒l hedefleri b├╝t├╝n Ha┼čimilerin deste─čini almakt─▒. Bunda da belli ├Âl├ž├╝de ba┼čar─▒l─▒ oldular, ancak Abbasi devletini kurduktan sonra Alio─čullar─▒n─▒ devre d─▒┼č─▒ b─▒rakt─▒lar. B├Âylece Abbasilerin me┼čruiyeti tart─▒┼čma g├╝ndemine geldi. Bunun i├žin, ba┼član─č─▒├žta Hz. Ali'nin torunu Ebu Ha┼čim'in vasiyyetiyle, daha sonralar─▒ Mansur, ÔÇťPeygamberÔÇÖin amcas─▒ babas─▒ mevkiindedir.ÔÇŁ teziyle Abbas'la do─črudan Peygamber'den ald─▒klar─▒ iddialar─▒n─▒ ortaya att─▒.[67]  Hasaniler ve H├╝seyniler bu iddialara kar┼č─▒ ├ž─▒karak imametin Ha┼čimilerden Ali'nin Fat─▒ma'dan olan soyunda devam etti─čini savundular. Baz─▒ rivayetler, Ehl-i Beyt'i Hz. Ali'nin Fat─▒ma'dan olan soyuna tahsis etme te┼čebb├╝s├╝n├╝ Zeyd b. AliÔÇÖye kadar gerilere ├Ât├╝rmektedir.  O, bu ┼čartlara sahip birisi olarak 122/740 y─▒l─▒nda Emevilere kar┼č─▒, Hasan'─▒n soyundan gelen Nefs├╝'z-Zekiyye de 145/762 Abbasilere  kar┼č─▒ isyan etti. H─▒da┼č da, d─▒┼čardan birisi olarak ─░mametin Ali'nin Fat─▒madan olan soyuna ait oldu─čunu iddia etmi┼č ve bu sebeple taraftarlar─▒na Fatimiler denilmi┼čtir.[68] Emevilerin sonlar─▒ ve Abbasilerin ilk d├Ânemleri, Alio─čullar─▒n─▒n birbirleriyle m├╝cadeleleri veya onlar ad─▒na ortaya ├ž─▒kan kimselerin faaliyetlerine sahne oldu. Bu kriz d├Âneminde Alio─čullar─▒ veya onlar ad─▒na davet faaliyetlerinde bulunan baz─▒ menfaat gruplar─▒, ─░mamet'in Hz. Peygamber'den sonra kimde devam edece─či konusunda yeni te┼čebb├╝slerde bulundular. Zurare b. A'yun e┼č-┼×eybani, Ebu Cafer Muhammed b. Ali b. Numan, Ali b. ─░smail b. Misem, Hi┼čam b. Salim el-Cevaliki ve Hi┼čam b. Hakem vasiyyet fikrini i┼čleyerek Peygamber'den sonra Hz. Ali'nin ─░mam oldu─čunu isbata ├žal─▒┼čt─▒lar ve bu tarihten sonra vasilik fikrinin isbat─▒ i├žin eserler yaz─▒lmaya ba┼čland─▒. Muhtemelen b├Âyle bir faaileyet, Abbasilerin  kendilerini me┼črula┼čt─▒rmak ad─▒na ├╝rettikleri vasiyet fikrine kar┼č─▒ yap─▒ld─▒. ─░mametin genelde Ha┼čimilerde veya Alio─čullar─▒ndan Hasan veya H├╝seyin'in soyundan her hangi bir Ehl-i Beyt mensubunda devam etti─čini savunan ki┼čiler veya gruplar─▒n her birisi ┼×ii bir f─▒rka olarak Makalat eserlerinde yerini ald─▒.[69] ├ľyleki bu soydan her birinin imametini iddia i├žin birden ├žok f─▒rka ortaya ├ž─▒kt─▒. Bunlar, ait olduklar─▒ daha ├Ânceki din, felsefe  ve k├╝lt├╝r havzalar─▒na ait motifleri devreye sokarak tabi olduklar─▒ imamlar─▒n me┼črula┼čt─▒rma yoluna gittiler. B├Âylece vasilik, Mehdilik, ilahi nur, h├╝lul, karizmatik liderlik (masumiyet), Recat, beda, takiyye gibi baz─▒ a┼č─▒r─▒ fikirler geli┼čtirildi. Sonunda ─░mamlar, yar─▒ ilahi bir varl─▒─ča b├╝r├╝nd├╝r├╝lerek bunun isbat─▒na ├žal─▒┼č─▒ld─▒. Bu miras─▒ devralan Onikiimamiyye ┼×ia's─▒n─▒n ├Ânde gelen m├╝fessirleri de harekete ge├žerek, "Ehl-i Kisa" rivayetini ayetin ini┼č sebebi olarak g├Âsterdiler ve ayetteki Ehl-i Beyt'in, Hz. Peygamber, Hz. Fat─▒ma, Ali, Hasan ve H├╝seyin'i kapsad─▒─č─▒n─▒ iddia ettiler.[70] Bu s├╝recin bir devam─▒ olarak ┼×ii yazarlar, siyasi bak─▒mdan imamlara, sefirlere ve naiplere itaati me┼črula┼čt─▒rmak i├žin, di─čer baz─▒ ayetlerle Peygamber'e nisbet edilen baz─▒ rivayetleri esas alarak onun soyundan gelen oniki imam─▒ Ehl-Beyt kapsam─▒na alm─▒┼člard─▒r. Onlar, yeni ve yapay bir tarihin in┼čas─▒ i├žin  ├╝retilen k─▒rtas olay─▒, sakaleyn hadisi, Gadir Hum ve daha pek ├žok rivayetlerle  Hz. Ali'nin vasi oldu─ču, ondan sonra da babadan o─čula ge├žerek 12 imam'da devam etti─či ┼čeklinde bir ─░mamet nazariyesi geli┼čtirdiler.[71] ┼×ia ve onun tali kollar─▒  ─░slam toplumlar─▒n─▒n y├Ânetimini ya Oniki imam─▒n ya da Hz. Ali soyundan olan kimselerin tekeline vermekle Ehl-i Beyt-i siyasalla┼čt─▒rmakla kalmad─▒lar, onlara " dini, siyasi, ilmi ve hukuki "   bir misyon bi├žtiler. Neticede imamlar ve Ehl-i Beyt, siyasal iktidar veya  menfaat pe┼činde olanlar─▒n, bu ama├žlar─▒na ula┼čmalar─▒nda bir kalkan olarak kullan─▒lmaya ba┼čland─▒. Bunu ba┼čarabilmek i├žin de  Velayet ad─▒ alt─▒nda, Usulu'd-Din i├žerisine sokarak  iman esas─▒ haline getirdiler. Bu sebeple her as─▒rda Peygamber'in dini, hukuki ve siyasi misyonunu ├╝slenmi┼č ve insanlar─▒ her iki d├╝nyadada kurtulu┼č ve saadete  sevkedecek bir imam─▒n varl─▒─č─▒n─▒n gereklili─čine inanmaktad─▒rlar. Muhammed R─▒za el-Muzaffer, bu imam─▒n tayini, g├Ârev ve yetkilerini ┼ču ┼čekilde belirlemektedir: "Bu imam, insanlar─▒n din ve d├╝nya i┼člerini tedbir etmek, aralar─▒nda zulm├╝, d├╝┼čmanl─▒─č─▒ gidermek, adaleti yaymak hususunda  peygamberin umumi velayetine  haizdir ve bu bak─▒mdan ─░mamet, n├╝b├╝vvetin devam─▒d─▒r. Peygamberleri g├Ândermek nas─▒l bir l├╝t├╝f ise, peygamberden sonra, onun yerine ─░mam─▒ nasbetmek de l├╝t├╝ftur ve v├╝cub-─▒ zati ile  Allah├╝ Teala'ya vacipdir; bu bak─▒mdan ─░mamet, ancak Allah Teala'dan nas ile, yahud o ─░mam'dan ├Ânceki ─░mam─▒n, onu ─░mametini beyaniyle tahakkuk eder; insanlar─▒n se├žmesiyle ve istemesiyle olmaz; ─░nsanlar dilediklerini ─░mam olarak tayin, yahud dilediklerini azl hakk─▒na da sahip de─čillerdir. Ayn─▒ zamanda insanlar ─░mams─▒z da kalamazlar."[72] ─░mamiyye'ye  g├Âre, ─░mamlar, peygamberin b├╝t├╝n yetkilerini ve g├Ârevlerini ├╝stlendiklerinden, onlar─▒n da peygamberler gibi masum olmalar─▒ ve bu hususta onlarla Peygamberler aras─▒nda bir fark bulunmamas─▒ gerekir.[73]  Bundan dolay─▒ onlar, ayette ge├žen "tathir" kelimesinden hareketle  Ehl-i Beyt mensuplar─▒n─▒n bozuk itikadlardan ve ├žirkin davran─▒┼člardan, hata ve yanl─▒┼člardan, b├╝y├╝k ve k├╝├ž├╝k g├╝nahlardan korunmu┼č ve temizlenmi┼č olduklar─▒n─▒ (─▒'smet), bu sebeple onlar─▒n s├Âzlerinin h├╝ccet oldu─čunu iddia etmi┼člerdir.[74]   Neticede ma'sum olan ve Peygamber'den bir par├ža olarak g├Âr├╝len Ehl-i Beyt'in, onlar─▒ sevenlerin asla  ate┼če girmeyecekleri ve onlar─▒n ┼čefaat makam─▒ olduklar─▒ fikri benimsenmi┼čtir.[75] Halbuki Peygamberlerin bile masumiyeti tart─▒┼čmal─▒d─▒r. Yukar─▒da zikredildi─či gibi onlar dahi hesaba ├žekilecektir. Di─čer taraftan "tathir" kelimesi, Kur'an'da sadece Ehl-i Beyt i├žin de─čil di─čer m├╝minler i├žin de kullan─▒lm─▒┼čt─▒r.[76] ─░lgili ayetlerde bu temizlenmenin ger├žek bir imanla,   namazla, zekatla, Allah'─▒n emir ve yasaklar─▒na uymakla oldu─ču a├ž─▒kt─▒r. Bu itibarla Hz. Peygamber hari├ž, onun neslinden hi├ž kimse hatadan ve g├╝nahtan korunmu┼č de─čildir. ─░mamiyye, Ehl-i Beyt'e dahil ettikleri  oniki imam─▒n, Nebi ve Resuller gibi meleklerden daha ├╝st├╝n olduklar─▒na inan─▒rlar.[77] Hatta ─░mamiyye Ehl-i Beyt'e kozmolojik bir ├Ânem atfederek onlar─▒ yery├╝z├╝nde insanlar─▒n emniyeti ve kurtulu┼čunun vesilesi kabul ederler. ┼×├Âyleki Allah b├╝t├╝n yarat─▒lm─▒┼člar─▒ Peygamberi ve Ev Halk─▒ i├žin yaratm─▒┼čt─▒r. E─čer onlar olmasayd─▒  Y├╝ce Allah ne g├Â─č├╝, ne yery├╝z├╝n├╝, ne Cennet'i ne Cehennem'i, ne Ademi ne Havva'y─▒, ne melekleri ne de yaratt─▒─č─▒ ┼čeylerden bir tekini yarat─▒rd─▒.[78]  Bu anlay─▒┼ča g├Âre, imamet konusu iman esas─▒d─▒r ve onu inkar eden kafirdir. ┼×ii ─░mamiyye'nin ├Ânde gelen alimlerinden ┼×eyh Saduk bu konuyu ┼ču ┼čekilde a├ž─▒klamaktad─▒r: " Onlar─▒ sevmek iman; onlardan nefret k├╝f├╝rd├╝r. Onlar─▒n buyru─ču Allah'─▒n emri; yasaklar─▒ da Allah'─▒n nehyidir. Onlara itaat Allah'a itaat; onlara itaatsizlik allah'a kar┼č─▒ gelme; onlar─▒n dostlar─▒ Allah'─▒n dostu (Veli) ve d├╝┼čmanlar─▒ da Allah'─▒n d├╝┼čmanlar─▒d─▒r."[79] ─░mamiyye, Ehl-i Beyt'e ve oniki imama dini, siyasi ve hukuki bir karizman─▒n yan─▒s─▒ra bir de ilmi karizma y├╝klemi┼čtir, dolay─▒s─▒yla onlar─▒n bu yetkilerini inkar eden, bir hadiste bildirildi─čine g├Âre,  k├╝fre girer: " Benden sonra Ali'inin imam oldu─čunu inkar eden, benim  peygamberli─čimi inkar eder; ve benim Peygamberli─čimi inkar eden de Allah'─▒n Rab olu┼čunu inkar etmi┼č olur. "[80] Buna benzer bir rivayette de oniki imama itat eden kimsenin Allah'a itat etmi┼č, onlardan birisini inkar edenin Allah'─▒ inkar etmi┼č olaca─č─▒ bildirilmi┼čtir.[81] ─░mamlar─▒n ilmi karizmalar─▒ ve ilahi bir bilgiyle donat─▒ld─▒klar─▒ hususu da, ┼×ii alimler taraf─▒ndan ┼č├Âyle a├ž─▒klanmaktad─▒r: " ─░mam─▒n, ilahi h├╝k├╝mlere, ilahi maarife, b├╝t├╝n bilgilere sahip olmas─▒, peygamber, yahud kendisinden ├Ânceki imam vas─▒tas─▒ylad─▒r. Yepyeni bir ┼čey hakk─▒nda da ima, Allah Teala'n─▒n, ona ihsan etti─či kutsi kuvvetle, ilham yoluyla gere─či gibi h├╝kmeder; o ┼čeyi k├╝nh├╝yle anlar, bilir, Bir ┼čeye y├Ânelirse ve bilmek dilerse, o ┼čey hakk─▒nda ancak ger├že─či bilir; yan─▒lmaz, ┼č├╝pheye d├╝┼čmez; bu hususta akli delillere, yahud belletenlerin beletmesine ihtiyac─▒ yoktur."[82] Bu ┼čekilde inand─▒klar─▒ndan dolay─▒, onlar Kur'an'─▒ yorumlama hakk─▒n─▒ da ond├Ârt masuma, yani Ehl-i Beyt'e vermi┼člerdir.[83] Hatta Hz. Peygamber'in s├╝nnetlerini kabul i├žin, yaln─▒zca kendilerince benimsenmi┼č sahabeden veya ond├Ârt masumdan gelmesini ┼čart ko┼čmu┼člard─▒r.[84]  

 

e)Ehl-i Beyt'in Siyasal ─░stismar─▒na Dair ─░ki ├ľrnek

─░mameti Ha┼čimilerin iki b├╝y├╝k kolu Abbaso─čullar─▒na veya Alio─čullar─▒na tahsis etme te┼čebb├╝sleriyle birlikte, Ha┼čimiler aras─▒nda b├╝y├╝k bir i├ž ├žeki┼čme ve iktidar ele ge├žirme kavgas─▒ ba┼člam─▒┼č, sonunda Abbasiler, Alev├«ler, T├ólib├«ler, Fat─▒m├«ler, Hasen├«ler, H├╝seyn├«ler, Zeyd├«ler, CaÔÇÖferiler... diye gruplara ayr─▒lm─▒┼člard─▒r. Bunlardan her birisi  "Ehl-i Beyt"  veya "Resulullah'─▒n yak─▒nlar─▒" olduklar─▒ iddias─▒yla ortaya ├ž─▒karak m├╝sl├╝manlar─▒ y├Ânetecek ki┼činin, yani imam─▒n kendilerinden olmas─▒ gerekti─čini iddia etmi┼člerdir. Mesela Ebu Ha┼čim ile Zeyd b. Ali, ayn─▒ ┼čekilde Zeyd b. Ali ile Muhammed Bak─▒r aras─▒nda Ali'nin miras─▒, humus ve ganimeteler konusunda ciddi anla┼čmazl─▒klar olmu┼čtur. Emeviler ve Abbasiler Hasani ve H├╝seyniler aras─▒ndaki bu ekonomik ve siyasi ├žeki┼čmeleri k├Âr├╝klemi┼č, kendi menfaatine olacak kimseleri destekleyerek muhalefeti zay─▒f d├╝┼č├╝rmek istemi┼čtir.  Bu arada Ha┼čimilerin d─▒┼č─▒ndaki baz─▒ menfaat ├ževreleri onlar ad─▒na biat almak, fey ve ganimetleri toplamak i├žin harekete ge├žmi┼č, baz─▒lar─▒ ise ─░mametin Ebu Ha┼čim'den kendilerine ge├žti─čini iddia ederek ─░mamet iddialar─▒nda bulunmu┼člard─▒r. ┼×ia'n─▒n siyasi tarihi, ─░mametin Abbasilerden, Talibilerden, Caferilerden veya Hasenilerden ya da H├╝seynilerden birine ait oldu─ču veya onlardan birinde sona erdi─či ya da onlardan kendilerine ge├žti─čini iddia eden f─▒rkalar─▒n faaliyetlerinden ibarettir. Pek ├žo─ču gulat hareketler olarak isimlendirilen bu f─▒rkalar, birbirinin devam─▒ olmayan yerel siyasi  ve genelde Ehl-i Beyt'in kontrol├╝ d─▒┼č─▒nda faaileyet g├Âsteren s─▒rri  hareketlerdir. ├ľyleki Emevilerin zay─▒flamas─▒yla beraber iktidar─▒ ele ge├žirmek i├žin bunlar─▒n tamam─▒ Ehl-i Beyt ad─▒na veya er-R─▒za min Al-i Muhammed slogan─▒yla taraftar toplamaya ├žal─▒┼čm─▒┼člard─▒r. Emevilerden sonra kurulan Abbasiler, Fatimiler, B├╝veyhiler ve Taberistan'da Zeydi Aleviler Devleti, insanlar─▒n Peygamber sevgisi ve onun yak─▒nlar─▒na olan sayg─▒s─▒n─▒ kullanarak ve onu bayrakla┼čt─▒rarak kurulmu┼člard─▒r. Bu bak─▒mdan ┼×ia'n─▒n Siyasi d├╝┼č├╝ncesi ba┼č─▒ndan beri Ehl-i Beyt'in siyasi istismar─▒ ├╝zerine kurulmu┼čtur. Ehl-i Beyt'i kullanarak siyasal rant elde etmek isteyenlerin ba┼č─▒nda Muhtar es-Sakafi ve Abbasi ihtilalini ger├žekle┼čtirenler gelmektedir. Bu konuda pek ├žok ├Ârnek bulunmakla beraber daha sonrake d├Ânemlerde ya┼čanan iki ├Ârnek  ├╝zerinde durmak istiyoruz: 1)─░bn Babeveyh el-Kumm├«ÔÇÖnin eserinde kaydetti─čine g├Âre, Musa Kaz─▒m hayatta iken, ├že┼čitli ┼čehirlerde  humuslar─▒ toplay─▒p kendisine g├Ânderen g├Ârevlileri (kaim) vard─▒. Bunlardan Ziyad el-Kundi'nin yan─▒nda 70 bin dinar, Ali b. Ebi Hamza'n─▒n yan─▒nda 30 bin dinar, M─▒s─▒rda bulunan Osman b. Musa'n─▒n yan─▒nda da ├žok say─▒da mal-30 bin dinar oldu─ču rivayet edilir- ve alt─▒ cariye vard─▒. Musa Kaz─▒m ├Âld├╝─č├╝nde, Ali er-R─▒za onlara haber g├Ândererek babas─▒n─▒n ├Âld├╝─č├╝n├╝ ve ona  ait yanlar─▒nda bulunan mallar─▒ ve cariyeleri miras├ž─▒lar─▒ aras─▒nda taksim etmek i├žin g├Ândermelerini istedi. Osman b. ─░sa, ona babas─▒n─▒n ├Âlmedi─čini  geriye d├Ânmesini beklediklerini yazd─▒. Bunun ├╝zerine Ali er-R─▒za, babam ger├žekten ├Âlm├╝┼čt├╝r, biz onun miras─▒n─▒ taksim ettik, bu konudaki haberler do─črudur diye tekrar mektup yazd─▒. Ancak bu defa Osman b. ─░sa ┼ču cevab─▒ verdi: E─čer baban ├Âlmediyse bunda senin hi├ž bir hakk─▒n yoktur. ┼×ayet ├Âld├╝yse bundan herhangi bir ┼čey ├Âdememi bana emredemezsin. Cariyeleri ├Âzg├╝rl├╝─č├╝ne kavu┼čturdum ve onlar─▒ nikahlad─▒m. "[85]  ├ľyleki Musa Kaz─▒m'─▒n miras─▒na el koymak i├žin onun ├Âlmedi─či iddias─▒n─▒ ortaya atm─▒┼člar ve b├Âylece b├╝y├╝k miktarda malla paray─▒ onlara vermemilerdir. Bu olay, baz─▒ kimselerin maddi menfaat elde etme u─čruna s├Âzde Ehl-i Beyt imamlar─▒n─▒ nas─▒l istismar ettiklerini a├ž─▒k├ža g├Âstermektedir. ─░mamlar─▒n ├Âlmedi─či iddialar─▒, 12 imamdan pek ├žo─ču i├žin ileri s├╝r├╝lm├╝┼čt├╝r. Sonunda 12. imam Mehdi Muntazar─▒n ├Âlmedi─či, b├╝y├╝k gizlilik d├Ânemine girdi─či ve bir g├╝n tekrar d├Ânece─či inanc─▒ benimsenmi┼čtir. Musa Kaz─▒m'─▒n ├Âlmedi─či iddias─▒n─▒n alt─▒nda yatan bu ekonomik sebebin di─čerleri i├žinde ge├žerli olabilece─či akla gelmektedir. Nitekim 12. imam─▒n k├╝├ž├╝k gizlilik d├Âneminde ┼×ia'n─▒n deyimiyle pek ├žok "yalanc─▒ sefirler " ortaya ├ž─▒kt─▒─č─▒ bilinmektedir.2) ─░smaililer taraf─▒ndan Fat─▒miler Devleti i├žin y├╝r├╝t├╝len gizli davet, t─▒pk─▒ Abbasi Daveti'nde oldu─ču gibi,  Ehl-i Beyt ad─▒na yap─▒lmaktayd─▒. Asl─▒nda bu ki┼či Hakim lakab─▒yla bilinen M─▒s─▒rl─▒ Mansur b. Nizar idi. Ancak o Ma─čribÔÇÖe gitti─činde kendisini Ubeydullah el-Mehdi ad─▒yla tan─▒tt─▒ ve Hz. Fat─▒ma'n─▒n soyundan geldi─čini iddia etti. Bu  kimse Ehl-i Beyt'in ad─▒n─▒ kullanarak Fat─▒m─▒ler devletini kurdu. Daha sonra Abbasi halifesi Kadir, 402/1011 y─▒l─▒nda harekete ge├žerek bunlar─▒n ger├žekten Fat─▒ma'n─▒n soyundan olup olmad─▒klar─▒n─▒ ara┼čt─▒mak istedi. Neticede d├Âneminin Nak├«bu'l-E┼čr├óf ├╝yelerinin de imzalar─▒n─▒n bulundu─ču bir emirname yay─▒nland─▒ ve orada Ubeydullah el-Mehdi'nin Fat─▒milerle hi├ž bir alakas─▒n─▒n olmad─▒─č─▒, onlar─▒n ad─▒n─▒ kullanan bir yalanc─▒ oldu─ču, o ve ge├žmi┼činin kafir, fas─▒k, facir, Z─▒nd─▒k, Senevi ve Mecusi mezhebine inanan kimseler olduklar─▒ ve daha pek ├žok ilgin├ž su├žlamalra yer ald─▒. Bu emirname ┼×erif Murtaza, Seyyid Murtaza, ─░bnu'l-Ezrak el-Musevi, Muhammed b. Muhammed b. ├ľmer b. Ebi Ya'la el-Aleviyyun ve daha pek ├žok kad─▒ ve alim taraf─▒ndan imzalanarak yay─▒nland─▒.[86] S├╝nni ├ževrelerde de baz─▒ tarikatlar, kendi silsilelerinde Ehl-i Beyt imamlar─▒na yer verdikleri, hatta Peygamber soyundan oldu─čunu iddia eden pek ├žok kimsenin Seyyid ve ┼×erif ad─▒yla ortaya ├ž─▒kt─▒klar─▒ bilinmektedir. Abbasiler'den itibaren ba┼člayarak Sel├žuklular ve Osmanl─▒lar  d├Âneminde Nik├óbet/ Nak├«bu'l-E┼čr├óf/S├ód├ót Nez├óreti makamlar─▒ ihdas edilerek  bu kimselere ├Âzel stat├╝ verilmi┼čtir. ├ľyleki bulunduklar─▒ ┼čehirlerde onlar i├žin ├Âzel k├Â┼čkler yap─▒lm─▒┼č, had gerektiren su├žlar i┼člediklerinde ├Âzel muamele g├Ârm├╝┼č, ├Âzel hapishanelerde cezalar─▒n─▒ ├žekmi┼člerdir. Hepsi olmasa da baz─▒ devletler veya halifeler, halk─▒n nazar─▒nda kendi itibar─▒n─▒ art─▒rmak i├žin halk─▒n Peygamber soyuna olan sevgisini istismar ederek onlara imtiyazlar tan─▒ma yoluna gitmi┼člerdir. Asl─▒nda maksatlar─▒ kendi iktidarlar─▒na me┼čruiyyet kazand─▒rmak olmu┼čtur.

 

SONUÇ

┼×ii siyaset nazariyesi, siyasi otoriteyi elde etme hakk─▒n─▒n ve m├╝sl├╝manlar─▒n idaresinin bizzat Allah ve Resul├╝ taraf─▒ndan Ehl-i Beyt'e verildi─či iddias─▒yla onun isbat─▒ndan ibarettir. Dolay─▒s─▒yla bu ama├žlar─▒na ula┼čabilmek i├žin dini ve siyasi yetkiyle alakas─▒ olmayan ve Peygamber han─▒mlar─▒yla ilgili Kur'an'daki Ehl-i Beyt kavram─▒n─▒ bayrakla┼čt─▒rarak, ─░slam ├Âncesi d├Ânemde oldu─ču gibi siyasi ve dini otoritenin kayna─č─▒ kabul etmi┼čler ve iktidar─▒ ele ge├žirmekte k─▒l─▒f olarak kullanm─▒┼člard─▒r. Ehl-i Beyt'in kan─▒ ve intikam─▒  ya da  onlar ad─▒na iktidar─▒ ele ge├žirmek i├žin ortaya ├ž─▒kan bir ├žok siyasi f─▒rka, binlerce insan─▒n ├Âl├╝m├╝ne sebep olmu┼čtur. Ehl-i Beyt mensubu ─░mamlar─▒, velayet sahipleri olarak o kadar y├╝kseltmi┼člerdir ki nebilerle ayn─▒ mertebeye koymu┼člard─▒r. ├ľyleki baz─▒ yazarlar ve f─▒rkalara g├Âre, velayet, bir nevi imam─▒n n├╝b├╝vveti ya da imam─▒n yar─▒ ilahla┼čt─▒r─▒lmas─▒d─▒r.  ─░mam─▒n Nasutili─či ve Lahutili─čini dahi tart─▒┼čanlar olmu┼čtur. Ayr─▒ca Mehdi inanc─▒na inanm─▒┼č topuluklar, m├╝sl├╝manlar─▒n problemlerinin ├ž├Âz├╝m├╝n├╝ onun geli┼čine ertelemi┼čler, ya da g├Âz├╝ a├ž─▒k baz─▒ kimseler kendisini mehdi ilan ederek yetki ve iktidar─▒ ele ge├žirmeye ├žal─▒┼čm─▒┼člar─▒d─▒r. Ehl-i BeytÔÇÖin kapsam─▒na Peygamber han─▒mlar─▒ d─▒┼č─▒nda kimselerin sokulmas─▒ y├Ân├╝ndeki rivayetler ve yorumlar, ─░slamÔÇÖ─▒n ilk d├Ânemlerinde Emevilerle Ha┼čimiler aras─▒ndaki iktidar m├╝cadelesinin tesiri alt─▒nda kal─▒narak ├╝retilmi┼čtir. Dolay─▒s─▒yla bu anlay─▒┼č,  her hangi bir kabileye veya soya karizma atfeden Arap yorumunun  izlerini ta┼č─▒maktad─▒r. Bir ki┼činin veya soyun kutsanmas─▒, dini AllahÔÇÖa de─čil ki┼čilere veya bir soya itaat haline d├Ân├╝┼čt├╝r├╝r ve dinin siyasalla┼čmas─▒yla neticelenir. Ayr─▒ca ─░nsanlar─▒n ├Âzg├╝rl├╝kleri ve liderlik haklar─▒, bir ki┼činin, soyun veya grubun tekeline verilmi┼č olur. Halbuki Ehl-i K─▒bleÔÇÖnin tamam─▒ Ehl-i BeytÔÇÖtir. Her birinin, se├žme ve se├žilme hakk─▒ vard─▒r.Ge├žmi┼čte oldu─ču gibi bug├╝n de ┼×ii d├╝nyada veya bu nazariyeden etkilenmi┼č ├ževrelerde, Ehl-i Beyt dini ve siyasi liderlikte me┼čruiyet kayna─č─▒d─▒r. Onlar ad─▒na siyaset yap─▒lmakta, partiler, vak─▒flar ve dernekler kurulmakta, iktidarlar ve rejimler el de─či┼čtirmekte, rant kavgalar─▒ ya┼čanmaktad─▒r. ─░mam'─▒n olmad─▒─č─▒ d├Ânemlerde   Naib veya Dai Mutlak,  imam─▒n dini, siyasi ve hukuki b├╝t├╝n yetkilerine sahiptir. Bu kimseler ayn─▒ zamanda b├╝y├╝k bir sermayenin de sahibidirler. ─░smaliler taraf─▒ndan Da-i Mutlak olarak kabul edilen Kerim A─ča Han, bug├╝n d├╝nyan─▒n en say─▒l─▒ zenginleri ve vak─▒f sahipleri aras─▒ndad─▒r. ├ç├╝nk├╝ ┼×ii inanc─▒na g├Âre Ehl-i Beyt i├žin ayr─▒lan " Humus" veya "Hakkullah" ad─▒ verilen gelirler alt─▒ya taksim edilir ve ├╝├ž hissesi, "imam ortaya ├ž─▒km─▒┼čsa, yani zahirse ona, de─čilse ─░mam─▒n naibi olan adalet sahibi m├╝ctehide verilir. "[87] Onikiimamiyye ┼×ias─▒nda, 12. ─░mam mehdi gelinceye kadar halk─▒n din ve d├╝nya i┼člerinde tek otorite m├╝ctehidlerdir. Ayetullahlardan olu┼čan m├╝ctehidler grubu, topluca Merci-i Takl├«d kabul edilir. Humeyni ile birlikte bu yetki Vel├óyeti Fak├«h s─▒fat─▒yla tek ki┼čide toplanm─▒┼čt─▒r. O, onikinci imam─▒n naibi durumundad─▒r; g├╝c├╝n├╝ de bu mezhebin bir inan├ž esas─▒ olan Masum imamlar─▒n s├╝nnetine ittiba  ya da  Ehl-i Beyt'e itaat akidesinden almaktad─▒r. Bu inan├ž  ─░ran ─░slam devriminin ger├žekle┼čmesinde ve onun i├žin gerekli olan sermayenin temininde ├Ânemli bir rol oynam─▒┼č ve ─░ran ─░slam Cumhuriye'ti Anayasas─▒nca de─či┼čtirilemez bir madde olarak benimsenmi┼čtir.  KAYNAK├çA--Ahb├óru'd-Devleti'l-Abb├ósiyye, thk.Abdulaz├«z ed-D├╗r├«-Abdulcebb├ór el-Mutallib├«, Beyrut trz.Ate┼č, S├╝leyman, "─░mamiyye ┼×ias─▒'n─▒n Tefsir Anlay─▒┼č─▒", A├ť─░FD., XX(1975)Ahmed el-K├ótip, Tatavvuru'l-Fikr├«'s-Siy├ósi e┼č-┼×i├«  mine'┼č-┼×├╗r├ó .... ila Vel├óyeti'l-F├ók├«h, London 1997.el-Al├╗s├«, Mahmud ┼×├╝kri, B├╝l├╗─ču'l-Ereb f├« Ma'rifeti Ahv├óli'l-Arap, Beyrut trz.Atay, H├╝seyin,  Ehli S├╝nnet ve ┼×ia,  Ankara 1983.Atv├ón, H├╝seyin, el-Emeviyy├╗n ve'l-Hal├«fe, Beyrut 1986.Birdo─čan, Nejat,, Anadolu'nun Gizli K├╝lt├╝r├╝ Alevilik, ─░stanbul 1990. Bozku┼č,  Metin , Tarihten G├╝n├╝m├╝ze Sivas Y├Âresinde Alevilik, Sivas 2000.Eb├╗ Rey├ó┼č Ahmed b. ─░brahim el-Kays├«, ┼×erhu H├ó┼čimiyy├ót'─▒l-Kumeyt, thk. Davud Sellum- Nuri Hamm├╗d├« el-Kays├«, Beyrut 1986.E┼č'ar├«, Mak├ól├ótu'l-─░sl├ómiyy├«n, thk. Helmut Ritter, Wiesbaden 1980.Ezrak├«, Ahb├óru Mekke, thk. R├╝┼čdi es-Salih Melhes, Mekke  1983.Fevzi, Faruk ├ľmer, el-Medhal ila T├ór├«hi ├éli'l-Beyt m├╝nz├╝ Fecri'l-─░sl├óm hatta Matlai Asr─▒'l-Had├«s, Amman 1998.Fevzi, Faruk ├ľmer, ÔÇť Ehl-i Beyt Kavram─▒ ├ťzerine ... ÔÇť,  ├žev. M. Baha├╝ddin Varol, S├ť─░FD., 9(1999), 397-404.F─▒─člal─▒, Ethem Ruhi, ─░mamiyye ┼×ias─▒, Ankara 1984.Hasan b. Muhammed, " Kitabu'l-─░rca", ├žev. S├Ânmez Kutlu, A├ť─░FD.,  XXXVII (1998).Hatipo─člu, Mehmed Said, " ─░slam'da ─░lk Siyasi Kavmiyet├žilik Hilafetin Kurey┼člili─či", A├ť─░FD., 23(1978).─░bn Abdilhakem, Abdullah, S├«retu ├ľmer b. Abdilaz├«z, Mekke trz.  ─░bn Babeveyh el-Kumm├«, el-─░m├óme ve't-Tabs─▒ra mine'l-Hayre, Beyrut 1985.─░bn Ta─čriberd├«, en-N├╝c├╗mu'z-Z├óhire fi M├╝l├╗ki'l-K├óhire,  Kahire trz.  ─░bnu'l-Es├«r, el-K├ómil, Beyrut 1965.─░bn Hi┼č├óm, es-S├«retu'n-Nebeviyye, thk. Mustafa es-Saka ve Di─čerleri, Kahire 1955. (II. bask─▒)─░bn Kes├«r, Tefs├«ruÔÇÖl-KurÔÇÖ├óniÔÇÖl-Az├«m, Muhammed ─░brahim el-Benna ve arkada┼člar─▒, ─░stanbul 1985.─░bn Kuteybe, Uy├╗nu'l Ahb├ór, Kahire 1925. ─░bn Kuteybe, el-─░m├óme ve's-Siy├óse, thk., Ali ┼×iri, M─▒s─▒r 1969.─░bn Manz├╗r, Lis├ónu'l-Arap, Beyrut 1990. ─░bn Sa'd, Tabak├ótu'l-K├╝bra, Beyrut 1958.─░rfan Abdulhamid, ─░sl├ómda ─░tik├ódi Mezhepler, ├žev. M. Saim Yeprem, ─░stanbul 1981.K├ós─▒m├«, Meh├ósin├╝'t-Te'v├«l, M─▒s─▒r 1959.Kehh├óle, ├ľ. R─▒za, Mu'cem├╗ÔÇÖ Kab├óili'l-Arap, Beyrut 1991.Kuleyn├«, Us├╗l mineÔÇÖl-K├óf├«,Tahran 1388. (III. Bask─▒).Kumm├«, Kitabu'l-Mak├ól├ót ve'l-F─▒rak,Tahran 1964.Makriz├«, Kit├óbu'n-Niz├óÔÇÖ ve't-Teh├ósum fim├ó beyne Ben├« ├ťmeyye ve Ben├« Ha┼č├«m, thk. H├╝seyin Munis, Kahire 1988.Makriz├«, Fazlu ├él el-Beyt, thk. Muhammed Ahmed el-├é┼č├╗r,  Kahire 1980.el-Mink├ór├«, Vak'atu S─▒ff├«n, thk. Abdusselam Harun, Kahire 1962.M├╗sev├«, ─░brahim, Ak├óidu'l-─░m├ómiyye el-─░sn├óa┼čeriyye, Beyrut 1982.el-Muzaffer, ┼×ia ─░├žan├žlar─▒, ├žev.Abdulbakiy G├Âlp─▒narl─▒, ─░stanbul 1978.Nevbahti, F─▒raku'┼č-┼×├«a, Necef 1936.N├╝veyri, Nih├óyet├╝'l-Ereb fi Fun├╗ni'l-Edeb, Kahire 1923-1955.  Onat, Hasan, Emeviler Devri ┼×ii Hareketleri ve G├╝n├╝m├╝z ┼×iili─či, Ankara 1993.Onat,Hasan, "┼×iili─čin Do─ču┼ču Meselesi (Birinci Hicri As─▒r)", A├ť─░FD.,  XXXVI(1997).├ľz, Mustafa,  "Ehl-i Beyt", TDV. ─░slam Ansiklopedisi.Ra─č─▒b el-─░sfeh├ón├«, el-M├╝fred├ót fi Gar├«bi'l-Kur'an, M─▒s─▒r 1322.Sar─▒├žam, ─░brahim, Emevi Ha┼čimi ─░li┼čkileri, Ankara 1997.Sofo─člu, Cemal, ┼×ia'n─▒n Hadis Anlay─▒┼č─▒, Ankara 1977 (Bas─▒lmam─▒┼č Doktora tezi).┼×aban, M.A., Islamic History, London 1971.Sharon,  Moshe,ÔÇťAhl al-Bayt- People of the HouseÔÇŁ,  Jerusalem Studies in Arabic and Islam, VIII/2(1986),  ss. 169-184.Sharon, Moshe, ÔÇť The Umayyads as Ahl al-BaytÔÇŁ, Jerusalem Studies in Arabic and Islam, XIV(1991), ss. 115-152.┼×ener, Cemal,  Benim Kabem ─░nsand─▒r, ─░stanbul 1996. ┼×ehrist├ón├«, el-Milel ve'n-Nihal, thk. Abdulemir Ali Mehn├ó-Ali Hasan Fa├╗r, Beyrut 1990,┼×eyh Sad├╗k, ┼×ii ─░mamiyye'nin ─░nan├ž Esaslar─▒, ├žev. E.Ruhi F─▒─člal─▒, Ankara 1978et-Tab├ótab├ó├«, Seyyid Muhammed H├╝seyin, el-Miz├ón fi Tefs├«ri'l-Kur'├ón, Beyrut 1973 (II.Bask─▒)Taber├«, T├ór├«hu'l-Umem ve'l-Mul├╗k, thk. Muhammed Ebu'l-Fadl ─░brahim, Beyrut trz.,Tabers├«, Eb├╗ Ali el-Fadl b. el-Hasen, Mecm├╗'u'l-Bey├ón  fi Tefs├«ri'l-Kur'├ón, Tahran trz.Tritton, A. S., ─░sl├óm Kel├óm─▒, ├çev. Mehmet Da─č, Ankara 1983.T├╝rkdo─čan, Orhan,  Alevi Bekta┼či Kimli─či - Sosyo-Antropolojik Ara┼čt─▒rma- , ─░stanbul 1995. Varol, Mehmet Bahauddin, Ehl-i Beyt ve Siyasi Faaliyetleri, Konya 1999. (Bas─▒lmam─▒┼č Doktora Tezi).Watt, W. M., ─░slamic Political Thought,  Edinburg 1968.   

      

 

Dipnotlar

[1] Bir  ├žok alevi topluluklar─▒nda dini liderlerin peygamber veya imam soyundan geldikleri  ve seyyit olduklar─▒ ┼čeklinde bir enanc─▒n varl─▒─č─▒ Alevi dedeleri ve Bekta┼či Dedebabalar─▒nca kabul edilmektedir. Bkz.,  Nejat Birdo─čan, Anadolu'nun Gizli K├╝lt├╝r├╝ Alevilik, ─░stanbul 1990, 239-240; Cemal ┼×ener, Benim Kabem ─░nsand─▒r, ─░stanbul 1996, 98-100; Orhan T├╝rkdo─čan, Alevi Bekta┼či Kimli─či - Sosyo-Antropolojik Ara┼čt─▒rma- , ─░stanbul 1995,  346; Metin Bozku┼č, Tarihten G├╝n├╝m├╝ze Sivas Y├Âresinde Alevilik, Sivas 2000, 216-219.

[2] Kelimenin Arap dilindeki ├že┼čitli kullan─▒mlar─▒ konusunda geni┼č bilgi i├žin bkz. ─░bn Manz├╗r, Li├ónu'l-Arap, Beyrut 1990, II, 14-15; Ra─č─▒b el-─░sfehani, el-M├╝fred├ót fi Gar├«bi'l-Kur'an, M─▒s─▒r 1322, 64. Bu kavram, Arap olmayan toplumlar─▒n  etkili ve n├╝fuzlu  ailelerine de kullan─▒lmaktad─▒r. Bu konudaki ├Ârnekler i├žin bkz. Moshe Sharon,   ÔÇťAhl al-Bayt- People of the HouseÔÇŁ,  Jerusalem Studies in Arabic and Islam, VIII/2(1986),  180-182.

[3] el-Alusi, Mahmud ┼×├╝kri, B├╝l├╗─ču'l-Ereb fi Ma'rifeti Ahv├óli'l-Arap, Beyrut trz., III, 189.

[4]Bkz. Taber├«, T├ór├«hu'l-Umem ve'l-Mul├╗k, thk. Muhammed Ebu'l-Fadl ─░brahim, Beyrut trz., I. 1094-95; ─░bn Hi┼čam, es-S├«retu'n-Nebeviyye, thk. Mustafa es-Saka ve Di─čerleri, Kahire 1955, I, 123-24. (II. bask─▒); Faruk ├ľmer Fevzi, ÔÇť Ehl-i Beyt Kavram─▒ ├ťzerine ... ÔÇť,  ├žev. M. Baha├╝ddin Varol, S├ť─░FD., 9(1999), 397.

[5] ─░bn Hi┼čam, I, 125.

[6] Fevzi, agm., 397

[7] 2. Bakara 125.

[8] Fevzi, agm., 397.

[9] ─░bn Hi┼č├óm, I, 130.

[10] Alûsî, I, 189.

[11] ─░bn Hi┼č├óm, I,125; Ezrak├«, Ahb├óru Mekke, thk. R├╝┼čdi es-Salih Melhes, Mekke  1983, I, 107.

[12] ─░bn Hi┼č├óm, I, 131; Ezraki, I, 110. Kr┼č. Fevzi, agm., 398;  M. Bahauddin Varol, Ehl-i Beyt ve Siyasi Faaliyetleri, Konya 1999, 85. (Bas─▒lmam─▒┼č doktora tezi)

[13] ─░bn Hi┼č├óm, I, 130; ─░bn Sa'd, Tabak├ótu'l-K├╝bra, Beyrut 1958, I, 78.

[14]Bu  konuda geni┼č bilgi i├žin bkz. ─░brahim Sar─▒├žam, Emevi Ha┼čimi ─░li┼čkileri, Ankara 1997, 71 vd.

[15] Bu g├Ârevlerin ─░slam ├Âncesi ve Peygamber d├Âneminde bu kabilelerden kimlerde devam etti─či konusunda geni┼č bilgi i├žin bkz. Ezrak├«,  I, 110-11.

[16] ├ťmeyyeo─čullar─▒n─▒n Cahiliyye d├Ânemindeki n├╝fuzlar─▒ konusunda geni┼č bilgi i├žin bkz.  Sar─▒├žam, 80 vd.

[17] Bkz.    17. ─░sra  42, 20. Taha 98;111; 37. Saffat 1-5; 38. Sad  65;  73. M├╝zzemmil  9; 112. ─░hlas 1.

[18]7. A'raf, 6.

[19] Bkz. 3. Al-i ─░mran 139.

[20] 49. Hucurat, 13.

[21] Mehmed Said Hatipo─člu, " ─░slam'da ─░lk Siyasi Kavmiyet├žilik Hilafetin Kurey┼člili─či", A├ť─░FD., 23(1978), 132.

[22] 53. Necm 39.

[23] 39. Z├╝mer 9.

[24] Bu konudaki ayetler i├žin bkz. 3. Al-i ─░mran 195; 23. M├╝'minun 101-102.

[25] 18 Kehf, 44.

[26] 5. Maide, 55.

[27] 5. Maide, 56.

[28] 9. Tevbe, 71.

[29] E┼č'ar├«, Mak├ól├ótu'l-─░sl├ómiyy├«n, thk. Helmut Ritter, Wiesbaden 1980, 140 ; ┼×ehrist├ón├«, el-Milel ve'n-Nihal, thk. Abdulemir Ali Mehn├ó-Ali Hasan Fa├╗r, Beyrut 1990,  I, 166-167.

[30] 11. Hud, 45-46. Ayr─▒ca bkz. 66.Tahrim, 10.

[31] Hatipo─člu, "Hilafetin Kurey┼člili─či", A├ť─░FD., 23(1978), 137.

[32] Bu konuda geni┼č bilgi i├žin bkz. Varol, 14-22.

[33] 3. Al-i ─░mran 68.

[34] 11. Hud 73.

[35] 28. el-Kasas 12.

[36] 33. Ahzab, 33.

[37] Hatipo─člu, "Hilafetin Kurey┼člili─či", A├ť─░FD., 23(1978), 140.

[38] 49.Hucurat 10.

[39] Hatipo─člu,"Hilafetin Kurey┼člili─či", A├ť─░FD., 23(1978),  125-126.

[40] Bir ayette, " Hi├ž kimse akrabas─▒n─▒n g├╝nah─▒n─▒ hafifletemez" buyrulmaktad─▒r. Bkz. 35. Fat─▒r 18.

[41] 11. Hud, 31.

[42] 42. ┼×ura 38; 3. Al-i ─░mran 159.

[43]  4. Nisa 58.

[44] 4. Nisa 58.

[45]K├ós─▒m├«, Meh├ósin├╝'t-Te'v├«l, M─▒s─▒r 1959, XIII, 4853. R. Paret, kavram─▒n ayetlerde belirlilik tak─▒s─▒yla ve tak─▒s─▒z kullan─▒lmas─▒ndan ve BeytÔÇÖin  KurÔÇÖanÔÇÖda Kabe anlam─▒nda kullan─▒lmas─▒ndan hareketle  Ehl-i BeytÔÇÖin KabeÔÇÖye y├Ânelerek ibadet eden kimseleri kapsad─▒─č─▒n─▒ iddia etmekte ve ayete bu do─črultu da mana vermektedir. Bkz. Moshe  Sharon ,ÔÇťAhl al-Bayt- People of the HouseÔÇŁ,  Jerusalem Studies in Arabic and Islam, VIII/2(1986),  179.

[46] Bu rivayetler hakk─▒nda geni┼č bilgi i├žin bkz. ─░bn Kes├«r, Tefs├«ruÔÇÖl-KurÔÇÖ├óniÔÇÖl-Az├«m, Muhammed ─░brahim el-Benna ve arkada┼člar─▒, ─░stanbul 1985, VI, 406-412; Varol, 48-80.

[47] Ahmed el-K├ótip, Hz. Ali, Hasan ve H├╝seyin'in ┼×ura'ya ├Ânem verdikleri, ancak daha sonra babadan o─čula ge├žen  y├Ânetime d├Ân├╝┼čt├╝r├╝ld├╝─č├╝n├╝ klasik ┼×ii kaynaklar─▒n─▒ esas alarak ortaya koymu┼čtur. Geni┼č bilgi i├žin bkz. Tatavvuru'l-Fikr├«'s-Siy├ósi e┼č-┼×i├«  mine'┼č-┼×├╗r├ó .... ila Vel├óyeti'l-F├ók├«h, London 1997, 11-24.

[48] Hüseyin Atvân, el-Emeviyyûn ve'l-Halîfe, Beyrut 1986, 13.

[49] " Kim haks─▒z yere ├Âld├╝r├╝l├╝rse onun velisi (olan miras├ž─▒s─▒) na(├Âld├╝r├╝lenin) hakk─▒n─▒ aramayetkisi vermi┼čizdir. " Bkz. 17. ─░sra  33.

[50] el-Minkari, Vak'atu Sıffîn, thk. Abdusselam Harun, Kahire 1962, 32, 81.

[51]Bu konudaki iddialar hakk─▒nda geni┼č bilgi i├žin bkz. ─░bn Kuteybe, Uy├╗nu'l Ahb├ór, Kahire 1925, II, 239; H├╝seyin  Atay, Ehli S├╝nnet ve ┼×ia,  Ankara 1983,  165; ─░rfan Abdulhamid, ─░sl├ómda ─░tik├ódi Mezhepler, ├çev. M. Saim Yeprem, ─░stanbul 1981, 284; Kr┼č.W. M. Watt, ─░slamic Political Thought,  Edinburg 1968, 33,  38;  A. S.Tritton, ─░sl├óm Kel├óm─▒, ├çev. Mehmet Da─č, Ankara 1983, 58.

[52]─░bn Kuteybe, el-─░m├óme ve's-Siy├óse, thk., Ali ┼×iri, M─▒s─▒r 1969,  II, 4.

[53]Taberî, I, 3290.

[54]Bkz. ┼×aban, M.A., Islamic History, London 1971, I, 91-92; Atvan, 14-15. Emevilerin kendilerini  Ehl-i Beyt olarak g├Âsterebilmek  i├žin  tarihi nas─▒l yeniden in┼ča etmeye ├žal─▒┼čt─▒klar─▒ konusunda  bkz.  Moshe Sharon, ÔÇť The Umayyads as Ahl al-BaytÔÇŁ, Jerusalem Studies in Arabic and Islam, XIV(1991),  139 vd.

[55] Abdullah b. Abdilhakem, S├«retu ├ľmer b. Abdilaz├«z, Mekke trz.,  24.

[56] Taber├«, II, 527. Kr┼č., Varol, 84. Yezid, Abdullah b. Z├╝beyr'i  ve ailesini Ehl-i Beyt olarak  kabul etmektedir. Bkz. Ahb├óru'd-Devleti'l-Abb├ósiyye, thk.Abdulaz├«z ed-D├╗r├«-Abdulcebb├ór el-Mutallib├«, Beyrut trz., 60.

[57] Ahb├óru'd-Devleti'l-Abb├ósiyye, 43. ─░bn Kuteybe, " Art─▒k kavminin efendisi oldun" ┼čeklinde verir. Bkz. el-─░m├óme ve's-Siy├óse, I, 175.

[58] Geni┼č bilgi i├žin bkz. Ahb├óru'd-Devleti'l-Abb├ósiyye, 108-109.

[59] Muhtar es-Sakafi olay─▒yla ilgili geni┼č bilgi i├žin bkz. Hasan Onat, Emeviler Devri ┼×ii Hareketleri ve G├╝n├╝m├╝z ┼×iili─či, Ankara 1993, 93-114.

[60] Taberî, II, 633; İbnu'l-Esir, el-Kâmil, Beyrut 1965, IV, 172.

[61] ├ľld├╝r├╝lenlerin listesi i├žin bkz. Sar─▒├žam, 324.

[62] Bkz. " Kitabu'l-─░rca", ├žev. S├Ânmez Kutlu, A├ť─░FD.,  XXXVII (1998), 326.

[63] Bu konuda geni┼č bilgi i├žin bkz. Onat, 43-113, 139-142.

[64] N├╝veyri, Nih├óyet├╝'l-Ereb fi Fun├╗ni'l-Edeb, Kahire 1923-1955, II, 360;  ├ľ. R─▒za Kehh├óle, Mu'cem├╗ÔÇÖ Kab├óili'l-Arap, Beyrut 1991, II, 674; Sar─▒├žam, 411 (EK:V)

[65] Bkz. Eb├╗ Rey├ó┼č Ahmed b. ─░brahim el-Kays├«, ┼×erhu H├ó┼čimiyy├ót'─▒l-Kumeyt, thk. Davud Sellum- Nuri Hamm├╗d├« el-Kays├«, Beyrut 1986, 26, 30, 33, 55-56, 59-65, 110-113, 197, 202.

[66] Makriz├«, Kit├óbu'n-Niz├óÔÇÖ ve't-Teh├ósum fim├ó beyne Ben├« ├ťmeyye ve Ben├« Ha┼č├«m, thk. H├╝seyin Munis, Kahire 1988, 95.

[67] Bu konudaki rivayetler ve analizi i├žin bkz. Moshe Sharon,  ÔÇťAhl al-Bayt- People of the HouseÔÇŁ,  Jerusalem Studies in Arabic and Islam, VIII/2(1986), 176 vd.

[68] Ahb├óruÔÇÖd-DevletiÔÇÖl-Abbasiyye, 403-404.

[69] Nevbahti, F─▒raku'┼č-┼×├«a, Necef 1936; Kumm├«, Kitabu'l-Mak├ól├ót ve'l-F─▒rak,Tahran 1964.

[70] Tabers├«, Eb├╗ Ali el-Fadl b. el-Hasen, Mecm├╗'u'l-Bey├ón  fi Tefs├«ri'l-Kur'├ón, Tahran trz., IV, 357-8; Seyyid Muhammed H├╝seyin et-Tab├ótab├ó├«, el-Miz├ón fi Tefs├«ri'l-Kur'├ón, Beyrut 1973 (II.Bask─▒) ,  XVI, 312-313.

[71]┼×ia'n─▒n bu konuda kulland─▒klar─▒ rivayetler ve ┼×iilin do─ču┼ču ile igili iddialar konusunda geni┼č bilgi i├žin bkz. Hasan Onat, "┼×iili─čin Do─ču┼ču Meselesi (Birinci Hicri As─▒r)", A├ť─░FD.,  XXXVI(1997), 79-117.

[72] ┼×ia ─░├žan├žlar─▒, ├žev.Abdulbakiy G├Âlp─▒narl─▒, ─░stanbul 1978, 50-51.

[73] el-Muzaffer, ┼×ia ─░nan├žlar─▒, 51-52.

[74] Tabers├«,  IV, 357; Tab├ótab├ó├«,  XVI, 312-313; ┼×eyh Sad├╗k, ┼×ii ─░mamiyye'nin ─░nan├ž Esaslar─▒, ├žev. E.Ruhi F─▒─člal─▒, Ankara 1978, 110, 113; ─░brahim M├╗sev├«, Ak├óidu'l-─░m├ómiyye el-─░sn├óa┼čeriyye, Beyrut 1982, I, 10; III, 179. Ayr─▒ca bu konudaki d─čer deliller ve hadisler i├žin bkz. Makriz├«, 35-41; Mustafa  ├ľz, "Ehl-i Beyt", TDV. ─░slam Ansiklopedisi, X,  499.

[75] Bu konudaki hadisler i├žin bkz. Makriz├«, Fazlu ├él el-Beyt, thk. Muhammed Ahmed el-├é┼č├╗r,  Kahire 1980, 51-52.

[76] Bkz. 5. Maide 41; 9. Tevbe 103.

[77] ┼×eyh Sad├╗k,  104.

[78] ┼×eyh Sad├╗k, 109.

[79] ┼×eyh Sad├╗k, 110

[80]Kuleyn├«, Us├╗l mineÔÇÖl-Kafi,Tahran 1388 (III. Bask─▒), I, 186 vd.; ┼×eyh Sad├╗k, 123.

[81] Bkz.  ┼×eyh Sad├╗k, 124; Kr┼č. Kuleyn├«, Us├╗l,  I, 187.

[82] el-Muzaffer, ┼×ia ─░nan├žlar─▒, 52.

[83] ─░mamiyye'nin Kur'an'─▒ yorumlama metodlar─▒ konusunda geni┼č bilgi i├žin bkz. S├╝leyman Ate┼č, "─░mamiyye ┼×ias─▒'n─▒n Tefsir Anlay─▒┼č─▒", A├ť─░FD., XX(1975), 147-172.

[84] ─░mamiyye'nin Hadis anlay─▒┼č─▒ konusunda geni┼č bilgi i├žin bkz. Cemal Sofo─člu, ┼×ia'n─▒n Hadis Anlay─▒┼č─▒, Ankara 1977 (Bas─▒lmam─▒┼č Doktora tezi).

[85] Bkz. el-İmâme ve't-Tabsıra mine'l-Hayre, Beyrut 1985, 75-76.

[86] ─░bn Ta─čriberd├«, en-N├╝c├╗mu'z-Z├óhire fi M├╝l├╗ki'l-K├óhire,  Kahire trz.,  IV, 229-230.

[87] Ethem Ruhi F─▒─člal─▒, ─░mamiyye ┼×ias─▒, Ankara 1984, 234.

 

 


Bu Makaleye Ait Ele┼čtiri Makaleleri
# Makaleler Ad─▒
Kullan─▒c─▒ Yorumlar─▒

! Yorum yazabilmeniz i├žin ├╝ye olmal─▒s─▒n─▒z.
├ťyelik i├žin l├╝tfen sayfan─▒n ├╝st k─▒sm─▒nda yer alan"├ťye Giri┼č | ├╝ye ol" linkine t─▒klay─▒n─▒z.

Kay─▒t Ekleyen / Eklenme Tarihi
Nurgül Çepni / 20.12.2009



Eski Eserler


Eski Eserler K├╝t├╝phanesine Ho┼čgeldiniz!

Hesap ─░┼člemleri

├ťye de─čil misiniz? ├ťye olun!

Eski Eserlere ├╝ye olarak, k├╝t├╝phanenimiz ve eserlerimiz hakk─▒nda payla┼č─▒mlardan hesab─▒n─▒z ├╝zerinden faydalabilirsiniz...