E─čitim Kurumu   ( 2141 )   Kitaplarda   ( 1659 )   Yazarlarda   ( 4831 )  
Dergilerde   ( 786 )   K├╝t├╝phanelerde   ( 151 )   ┼×ehirlerde   ( 182 )  
Makalelerde   ( 2196 )   Multi Media   ( 323 )   Fetvalar   ( 895 )  
Hit
9129104
├ťye 1490
Online ├ťye 0
Kitap Arama

Konu Arama
Kitap T├╝rleri
   Yazma Eserler    Bask─▒ Eserler
   Tez Eserler    e-Kitap Eserler
   ├çeviri Kitaplar

Nadir Kitap
Riyadul Muhtar Mirat├╝l Mikat vel edvar maa Mecmuatil-e┼čkal
Gazi Ahmed Muhtar Pa┼ča
 Detay
Lezzetul Ay┼č bi Cemi Turuk Hadisi el Eimme min Kurey┼č
─░bn Hacer el Askalani
 Detay
Faslul H─▒tab fi ispati Tahrifi Kitabi Rabbil Erbab
el Mirza H├╝seyn en Nuri et Tabersi
 Detay
Gazalide Din Devlet ─░li┼čkisi
Nurullah Karaka┼č
 Detay
1 - 2 -

el Camius Sahih (Buhari)

ěž┘äěČěž┘ůě╣ ěž┘äěÁěş┘Őěş

 Kitap Detay─▒ Kitap No : K- 1466  
Yazar Ad─▒ ─░lim Dal─▒ Kitap Dili Kitap Tipi
Buhari, Muhammed b. ─░smail Hadis
Konusu Bu Kitab─▒n Sitemizde Kay─▒tl─▒ T├╝rleri
   
Kitab─▒n Yay─▒nc─▒s─▒ ┼×erh Eden ─░htisar Eden(ler) Terc├╝me Eden Tahkik Eden
       
Kitap No: 1466 Hit : 9337 Hata Bildirimi Tavsiye Et
   Yazara ait Kitaplar E-Kitaplar Makaleler Hakk─▒ndaki Kitaplar Hakk─▒ndaki Makaleler  
   Kitaba ait Terc├╝meler ┼×erhler Muhtasarlar Ha┼čiyeler Zeyller Ele┼čtiri Makaleleri

Yazara ait kitaplar
# Kitap Ad─▒
1 Reful Yedeyn fis Salat
2 Kitab├╝l K├╝na
3 Kitab├╝l K─▒raati Halfel ─░mam
4 Kitab├╝d Duafais Sagir
5 Halku Efalil ─░bad
6 et Tevarih vel Ensab
7 et Tarihus Sagir
8 et Tarihul Kebir
9 et Tarihul Evsat
10 et Tarih fi Marifeti Ruvatil Hadis
11 el Edeb├╝l M├╝fred
12 el Camius Sahih (Buhari) / ěž┘äěČěž┘ůě╣ ěž┘äěÁěş┘Őěş

Yazara ait e-kitaplar
# Kitap Ad─▒

Yazara ait makaleler
# Makaleler Ad─▒

Yazar Hakk─▒ndaki Tan─▒t─▒m Kitaplar─▒
# Kitap Ad─▒

Yazar Hakk─▒ndaki Tan─▒t─▒m Makaleleri
# Makaleler Ad─▒

Kitaba ait Terc├╝meler
# Kitap Ad─▒

Kitaba ait ┼×erhler
# Kitap Ad─▒

Kitaba ait Muhtasarlar
# Kitap Ad─▒

Kitaba ait Ha┼čiyeler
# Kitap Ad─▒

Kitaba ait Zeyller
# Kitap Ad─▒

Kitaba ait Ele┼čtiri Makaleleri
# Makaleler Ad─▒

├ľzeti

 

 

el-Câmi’u’s-sahîh Buhârî, halk aras─▒nda Sahîh-i Buhârî diye ┼čöhret bulan bu eseri 600.000 kadar hadis aras─▒ndan seçerek on alt─▒ y─▒lda meydana getirdi─čini, her bir hadisi (veya bab─▒) yazmadan önce mutlaka boy abdesti alarak iki rek‘at namaz k─▒ld─▒─č─▒n─▒ söylemi┼čtir. Eserini Buhara’da yazmaya ba┼člam─▒┼č, çal─▒┼čmas─▒na Mekke, Medine ve Basra’da devam etmi┼čtir. Yeryüzünde hiçbir esere gösterilmeyen bir ihtimama mazhar olan ve ─░slâm dünyas─▒nda üzerine yüzlerce inceleme ve ┼čerh kaleme al─▒nm─▒┼č bulunan el-Câmi’u’s-sahîh, ─░stanbul, M─▒s─▒r, Hindistan ve Avrupa’da birçok defa bas─▒lm─▒┼čt─▒r.

 

 


el-Câmiu’s-Sahîh

  

Buhârî’nin (ö. 256/870) Kur’ân-─▒ Kerîm’den sonra en güvenilir kitap olarak kabul edilen, sahih hadisleri toplayan eseri.

 

Ad─▒ kaynaklarda farkl─▒ ┼čekillerde tesbit edilmi┼čtir. Nevevî tam ad─▒n─▒n el-Câmi’u’l-müsnedi’s-sahîhi’l-muhtasar min umûri Resûlillâh sallallahü ‘aleyhi ve sellem ve sünenihî ve eyyâmih (Mâ Temessü ileyhi hâcetü’l-karî li-Sahîhi’l-Buhârî, s. 39), ─░bn Hacer el-Askalânî ise el-Câmi’u’s-sahîhi’l-müsned min hadîsi Resûlillâh sallallahü ‘aleyhi ve sellem ve sünenihî ve eyyâmih (Hedyü’s-sârî, s. 10) oldu─čunu söylemektedir. Fakat eser Sahîhu’l-Buhârî diye ┼čöhret bulmu┼čtur.

 

Zehebî’nin Kur’ân-─▒ Kerîm’den sonra müslümanlar─▒n elindeki kitaplar─▒n en üstünü oldu─čunu söyledi─či el-Câmi’u’s-sahîh, yaln─▒z sahih hadisleri toplayan ilk eserdir. ─░mam ┼×âfiî, yeryüzünde ─░mam Mâlik’in el-Muvatta’─▒ndan daha sahih bir hadis kitab─▒ bulunmad─▒─č─▒n─▒ söyledi─či zaman el-Câmi’u’s-sahîh, henüz ortada yoktu. Ço─ču Ma─čribli olmak üzere Müslim’in el-Câmi’u’s-sahîh’ini ona tercih edenler de vard─▒r. Bu tercih, Müslim’in, eserinin mukaddimesi d─▒┼č─▒nda sahih olmayan hiçbir hadisi almamas─▒na kar┼č─▒l─▒k Buhârî’nin bab ba┼čl─▒klar─▒nda sahih olmayan hadislere de yer vermi┼č olmas─▒ndan ileri geliyorsa bu do─črudur; ancak a┼ča─č─▒da görülece─či üzere Buhârî’nin bu yolu seçmesinde hakl─▒ gerekçeleri vard─▒r. Eserin ad─▒ndaki “müsned” kelimesinden de anla┼č─▒laca─č─▒ üzere Buhârî senedle nakledilmeyen rivayetleri kitab─▒n─▒n d─▒┼č─▒nda tutmu┼čtur. Müslim’in eserini daha üstün bulanlar e─čer bununla ondaki hadislerin daha sahih oldu─čunu kastediyorlarsa bu iddia ─░slâm âlimlerinin büyük ço─čunlu─ču taraf─▒ndan reddedilmi┼čtir. Dârekutnî, Buhârî olmasayd─▒ Müslim’in böyle bir eser telif edemeyece─čini, zaten çal─▒┼čmas─▒nda onun eserini esas ald─▒─č─▒n─▒ söyler (ayr─▒ca bk. SAHÎHAYN).

 

Telifi.

III. (IX.) yüzy─▒la kadar meydana getirilen hadis külliyat─▒ sahih hadislerin yan─▒ s─▒ra hasen ve zay─▒f hadisleri de ihtiva etmekteydi. Buhârî’nin hocas─▒ ─░shak b. Râhûye, sadece sahih hadisleri ihtiva eden muhtasar bir kitaba duyulan ihtiyaçtan söz etmi┼čti. Buhârî o günlerde bir rüya gördü. Elindeki bir yelpaze ile Hz. Peygamber’in huzurunda onu serinletiyordu. Rüya tabircileri bunu, Hz. Peygamber’i ona isnat edilen yalanlardan koruma ┼čeklinde yorumlad─▒lar. Bunun üzerine Buhârî el-Câmi’u’s-sahîh’i, toplad─▒─č─▒ 600.000 hadisten seçerek meydana getirdi. Eserin hacmini büyütmemek dü┼čüncesiyle sahih hadislerin tamam─▒n─▒ kitab─▒na almad─▒. ─░bnü’l-Kayserânî, el-Câmi’u’s-sahîh’in geni┼č çapl─▒ bir eserin hulâsas─▒ oldu─čunu, Buhârî’nin elindeki bütün hadisleri el-Mebsût, adl─▒ bir eserde önce bablara göre tasnif etti─čini, bunun en sa─člam rivayetlerini bir araya getirerek me┼čhur eserini ortaya ç─▒kard─▒─č─▒n─▒ söyler. Buhârî çal─▒┼čmas─▒n─▒ tamamlad─▒ktan sonra onu Ahmed b. Hanbel, Yahyâ b. Maîn ve Ali b. Medînî gibi hadis otoritelerine sundu; onlar da dördü d─▒┼č─▒nda bütün hadislerin sahih oldu─čunu belirttiler. Ukaylî, tenkide konu olan hadislerin s─▒hhati hakk─▒nda son sözün yine de Buhârî’ye ait oldu─čunu ifade etmektedir. Nitekim daha sonralar─▒ Dârekutnî ve benzeri münekkitler eserdeki 110 hadisin senedlerine teknik bak─▒mdan baz─▒ tenkitler yöneltmi┼člerse de hadis âlimlerinin büyük ço─čunlu─ču bu tenkitleri isabetsiz bulmu┼č, ─░bn Hacer tenkit edilen rivayetlerin ve râvilerin hepsini savunmu┼čtur (bk. Hedyü’s-sârî, s. 364-488). Eseri inceleyenlerden Yahyâ b. Maîn’in 233’te (847), Ali b. Medînî’nin 234’te (849) vefat etti─či dikkate al─▒n─▒rsa kitab─▒n, müellifinin vefat─▒ndan en az yirmi üç y─▒l önce tamamland─▒─č─▒ anla┼č─▒l─▒r.

 

Buhârî eserini bir ibadet vecdi içinde haz─▒rlam─▒┼č, her hadisi önce abdest al─▒p (─░bn Hacer el-Askalânî, Hedyü’s-sârî, s. 6; a.mlf., Talîku’t-ta’lîk, V, 421) veya gusledip (Hatîb, II, 9; Nevevî, s. 41; ─░bn Hacer el-Askalânî, Taglîku’t-ta’îk, V, 421) iki rek‘at namaz k─▒ld─▒ktan sonra yazm─▒┼čt─▒r. Baz─▒ kaynaklarda ise el-Câmi’in her bab─▒n─▒ Hz. Peygamber’in kabriyle minberi aras─▒nda ve her bab için iki rek‘at namaz k─▒ld─▒ktan sonra yazd─▒─č─▒ rivayet edilmektedir (bk. Zehebî, XII, 40).

 

─░bnü’l-Kayserânî Buhârî’nin el-Câmi’u’s-sahîh’i Buhara’da, baz─▒lar─▒ ise Mekke’de yazd─▒─č─▒n─▒ söylemektedirler. Telifinin on alt─▒ y─▒l sürdü─čü ve Buhârî’nin Mekke’de bu kadar kalmad─▒─č─▒ dikkate al─▒n─▒nca eserini Mekke’de yazmaya ba┼člad─▒─č─▒, daha sonra Buhara’da ve uzun süre kald─▒─č─▒ Medine ve Basra’da yaz─▒p tamamlad─▒─č─▒ anla┼č─▒l─▒r. Eserin bab ba┼čl─▒klar─▒n─▒ Hz. Peygamber’in kabriyle minberi aras─▒nda yazd─▒─č─▒na dair rivayet de böyle yorumlanabilir.

 

Hadis Say─▒s─▒.

el-Câmi’u’s-sahîh’i Firebrî’den rivayet edenlerden Abdullah b. Ahmed el-Hamevî’nin say─▒m─▒na göre eserde 108 kitâb, Kâtib Çelebi’ye göre ise 100 küsur kitâb, 3450 kadar bab bulunmaktad─▒r. Muhammed ┼×erif Tokadî kitâb say─▒s─▒n─▒n 68, bab say─▒s─▒n─▒n 3730, Muhammed Fuâd Abdülbâk─▒ ise kitâb say─▒s─▒n─▒n 97, bab say─▒s─▒n─▒n 3889 oldu─čunu söylemektedir. Eser üzerinde geni┼č bir fihrist haz─▒rlayan Abdullah b. Muhammed Guneymân’a göre eserde 91 kitâb, 3867 bab bulunmaktad─▒r. ─░bnü’s-Salâh’a göre eserde mükerrerleriyle birlikte 7275 hadis olup tekrars─▒z rivayetlerin say─▒s─▒ 4000, bunlar─▒n içinde muttas─▒l senedle rivayet edilenler ise 2602’dir. Ta‘likler aras─▒nda bulunan merfû rivayetleri de hesaba kat─▒nca tekrars─▒z muttas─▒l hadislerin say─▒s─▒ 2761’i bulur. ─░bn Hacer’e göre ise eserde muallak  ve mütâbi‘ lerin d─▒┼č─▒nda mükerrerleriyle birlikte 7397 hadis, 1341 muallak rivayet, 341 adet de mütâbi‘ bulunmakta, böylece hadislerin toplam─▒ 9082’ye ula┼čmaktad─▒r. Bu rakama sahâbî ve tâbiî sözleri dahil de─čildir. Cevzak─▒ eserde 25.480 isnad zinciri bulundu─čunu tesbit etmi┼čtir. Buhârî’nin el-Câmi’u’s-sahîh’te kendilerinden hadis rivayet etti─či hocalar─▒n─▒n say─▒s─▒ 289’dur. Eserdeki kitâb ve bablarla hadis say─▒s─▒n─▒n de─či┼čik rakamlarla tesbiti baz─▒ bablar─▒n kitâb kabul edilmesinden, bir hadisin bazan uzun bazan k─▒sa olarak birkaç yerde geçmesi sebebiyle bunlar─▒n farkl─▒ say─▒m─▒ndan ve iki ayr─▒ isnadla rivayet edilen hadislerin kimine göre bir, kimine göre iki rivayet kabul edilmesinden kaynakland─▒─č─▒ gibi baz─▒ nüshalar aras─▒ndaki farklar da bu de─či┼čik tesbitlere yol açm─▒┼čt─▒r.

 

Bab Ba┼čl─▒klar─▒.

el-Câmi’u’s-sahîh’in “terceme” ad─▒ verilen bab ba┼čl─▒klar─▒ ve bu bablar─▒n muhtevalar─▒ öteki hadis kitaplar─▒ndan farkl─▒ özellikler ta┼č─▒maktad─▒r. Buhârî, bir hadisin ihtiva etti─či hükümlerin her birini göstermek maksad─▒yla bazan ayn─▒ hadisi -de─či┼čik senedlerle- birbirini takip eden bablarda zikretmekten kaç─▒nmam─▒┼čt─▒r. ┼×artlar─▒na uygun yeteri kadar hadis bulamad─▒─č─▒ bir babda veya f─▒khî görü┼čünü özellikle belirtmek istedi─či bir konuda ilgili âyetleri, ta‘lik yoluyla rivayet etti─či hadisleri, sahâbe, tâbiîn ve me┼čhur imamlar─▒n sözlerini tercemede zikreder. Herhangi bir mezhebe ba─čl─▒ olmayan Buhârî bir f─▒k─▒h kitab─▒ görüntüsü veren bu gibi yerlerde (meselâ bk. “┼×ehâdât”, 8) daha çok kendi kanaatini destekleyen görü┼čleri nakleder. ┼×artlar─▒na uymamakla beraber delil olmaya elveri┼čli hadisleri de burada ya aynen veya meâlen zikreder. Nitekim “Bâbü’l-ümerâ’ min Kurey┼č” adl─▒ terceme, Hz. Ali taraf─▒ndan rivayet edilen bir hadisle ilgili metinden ibarettir. Bu hadis Buhârî’nin ┼čartlar─▒na uymad─▒─č─▒ için onu tercemede mâna olarak zikretmi┼č, konuyu daha farkl─▒ ┼čekilde ele alan ve ┼čartlar─▒na uyan bir ba┼čka hadisi ise bu tercemenin alt─▒nda senediyle birlikte vermi┼čtir. Tercemelerde kesinlik ifade eden kal─▒plarla (cezm sigalar─▒yla) zikretti─či rivayetlerin güvenilir oldu─ču, kesinlik ifade etmeyen meçhul fiil kal─▒plar─▒yla (temrîz sigalar─▒yla) zikretti─či rivayetlerin ise zay─▒f oldu─ču anla┼č─▒l─▒r. Bu sebeple bab ba┼čl─▒klar─▒nda görülen bir rivayet kaynak olarak verilmek istendi─činde onun el-Câmi’u’s-sahîh’te bulundu─ču mutlak bir ifadeyle söylenmemeli, rivayetin tercemede yer ald─▒─č─▒ özellikle belirtilmelidir. Buhârî f─▒khî kanaatlerini bab ba┼čl─▒klar─▒nda aksettirdi─či için, “Buhârî’nin f─▒kh─▒ tercemelerinde bulunur” sözü ┼čöhret bulmu┼čtur. Tercemeleri bazan bir âyet, bazan k─▒sa bir hadis, bazan da hadisin bir bölümü veya muhtevas─▒ olu┼čturur. Buhârî burada f─▒khî bir hükmü kesin bir ifadeyle anlatma imkân─▒ bulamad─▒─č─▒ zaman tercemeyi soru ┼čeklinde verir. Böylece okuyucuya bu konuda çe┼čitli rivayetler bulundu─čunu, meselenin farkl─▒ cepheleri oldu─čunu anlatmak ister. Çokça ihtilâf edilen bir konuyu da “bâbü mâ yüzkerü fî...” ┼čeklinde müphem bir ifade ile vermeyi uygun görür. Buhârî konular─▒ âyetle, sahâbe ve tâbiîn sözleriyle ve eserinin bir ba┼čka yerinde muttas─▒l senedle yer alm─▒┼č bir hadisin bir bölümünü senedsiz olarak vermek suretiyle destekler. Bu nevi ba┼čl─▒klara bakarak Buhârî’nin eserini temize çekmeye f─▒rsat bulamad─▒─č─▒n─▒ zannedenleri dikkatsizlikle suçlayan ─░bn Hacer, bu metotla onun söz konusu meselede ┼čartlar─▒na uygun hadis bulamad─▒─č─▒n─▒ anlatmak istedi─čini söyler. Baz─▒ bab ba┼čl─▒klar─▒n─▒n alt─▒nda hiçbir hadis zikretmeyen Buhârî bununla eserinde yer almasa bile o konuda güvenilir hadislerin bulundu─čuna i┼čaret etmi┼č olur. Bu duruma dikkat çeken Müstemlî, Firebrî nüshas─▒n─▒ istinsah ederken orada baz─▒ bab ba┼čl─▒klar─▒n─▒n alt─▒nda herhangi bir hadis bulunmad─▒─č─▒n─▒, baz─▒ hadislere de bab ba┼čl─▒─č─▒ konulmad─▒─č─▒n─▒ belirttikten sonra kendilerinin bunlar─▒ bir bab ba┼čl─▒─č─▒ alt─▒nda toplad─▒klar─▒n─▒ haber verir. Bu husus, ayn─▒ as─▒l dan yaz─▒ld─▒klar─▒ halde baz─▒ nüshalar aras─▒nda görülen farkl─▒l─▒klar─▒n nereden kaynakland─▒─č─▒ hakk─▒nda da fikir vermektedir.

 

┼×emseddin el-Kirmânî, tercemelerde Buhârî’nin hocalar─▒n─▒ taklit etti─čini ileri sürmekteyse de ─░bn Hacer el-Askalânî daha önce hiç kimsenin böyle bir iddiada bulunmad─▒─č─▒n─▒ söyleyerek bu görü┼čü reddetmektedir. Fuat Sezgin, Buhârî’nin Kaynaklar─▒ adl─▒ çal─▒┼čmas─▒nda Kirmânî’nin görü┼čü do─črultusunda deliller bulmaya gayret etmi┼čtir (bu konudaki baz─▒ çal─▒┼čmalar için a┼č.bk.).

 

Ta‘likleri.

Bir senedin ba┼č taraf─▒ndan bir veya birden çok râvinin ad─▒n─▒ zikretmeyip sadece ilk râvisinin ad─▒n─▒ vermek (ta‘lik) suretiyle yap─▒lan nakiller el-Câmi’u’s-sahîh’in bab ba┼čl─▒klar─▒nda çokça görülür. Ta‘lik bir isnad kusuru kabul edildi─či için Buhârî baz─▒ âlimlerin tenkidine u─čram─▒┼č, ancak o, eserini mümkün oldu─ču kadar k─▒sa ve özlü telif etmek dü┼čüncesiyle bu yola ba┼čvurmu┼čtur. Hadislerin kusursuz bir isnadla nakledilmesinde a┼č─▒r─▒ titizli─čiyle bilinen Buhârî, bir ba┼čka babda muttas─▒l senedle verdi─či veya güvendi─či bir muhaddisin kitab─▒nda muntazam bir senedle nakledildi─čini bildi─či ve o devirde âlimlerin delil olarak kulland─▒─č─▒ baz─▒ rivayetleri, kanaatini desteklemek üzere bab ba┼čl─▒klar─▒nda zikretmek istedi─činde bu ┼čekilde nakletmeyi uygun görmü┼čtür. Say─▒lar─▒ 1341’i bulan bu hadislerden 160’─▒ d─▒┼č─▒ndakilerin senedlerini ba┼čka bablarda muttas─▒l olarak zikretmi┼čtir. Bunlardan cezm sigas─▒yla rivayet ettikleri, kendi ┼čartlar─▒na uygun olup hocalar─▒ndan bizzat duydu─ču hadislerdir. Temrîz sigas─▒yla rivayet ettikleri ise kendi ┼čartlar─▒n─▒n bütün özelliklerini ta┼č─▒mamakla beraber di─čer tan─▒nm─▒┼č muhaddislerin ┼čartlar─▒na uyan ve onlar─▒n kitaplar─▒nda yer alan rivayetlerdir. ─░bn Hacer, el-Câmi’u’s-sahîh’teki bütün muallak rivayetlerin muttas─▒l senedlerini Taglîku’t-ta’lîk adl─▒ eserinde toplam─▒┼čt─▒r. Be┼č ciltlik bu hacimli eserde el-Câmi’in tertibi üzere merfû, mevkuf ve maktû bütün ta‘likler ile Buhârî’nin “Tâbeahû fülân” veya “Revâhü fülân” diyerek bir k─▒sm─▒n─▒ verdi─či senedlerin muttas─▒l rivayetlerini tesbit etmi┼č ve bunlar─▒n sahih, hasen veya zay─▒f olduklar─▒n─▒ da belirtmi┼čtir. Sahas─▒n─▒n bu en önemli kitab─▒n─▒ yine ─░bn Hacer önce et-Te┼čvîk ilâ vasli’l-mühim mine’t-ta’lîk ad─▒yla ihtisar etmi┼č, daha sonra bunu da et-Tevfîk li-vasli’l-mühim mine’t-ta’lîk ad─▒yla ikinci defa ihtisar etmi┼čtir. Bu sonuncu eserde Buhârî’nin el-Câmi’in herhangi bir yerinde senedini vermedi─či ad─▒ geçen 160 hadisin tam senedlerini zikretmi┼čtir. Bu eseri Hedyü’s-sârî’nin dördüncü fasl─▒nda da (s. 22-76) özetlemi┼čtir.

 

Tekrarlar─▒.

Birden fazla hüküm ihtiva eden bir hadisi ilgili oldu─ču konular─▒n her birinde de─či┼čik isnadlarla rivayet etmek ve böylece ayn─▒ hadisten âzami surette faydalanmaya imkân sa─člamak Buhârî’nin s─▒kça ba┼čvurdu─ču bir metottur. Hadisten elde edilmesi mümkün olan bütün f─▒khî hükümleri göstermek istedi─či zaman sahâbî râvisi ayn─▒ olmakla beraber hadisin muhtelif tariklerle gelen rivayetlerini bazan ayn─▒ kitap içinde alt alta s─▒ralar. Meselâ “Kitâbü’l-─░stisk─ü’”da böyle bir hadisi on bir ayr─▒ bab ba┼čl─▒─č─▒ alt─▒nda tekrarlam─▒┼čt─▒r (bab 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 21, 24). Hz. Peygamber’in bir yahudiye z─▒rh─▒n─▒ rehin b─▒rakarak ondan yiyecek sat─▒n almas─▒n─▒ on yerde, Hz. Âi┼če’nin Berîre’yi sat─▒n al─▒p kölelikten kurtarmas─▒ olay─▒n─▒, ihtiva etti─či çe┼čitli hükümler sebebiyle, muhtelif bölümlerde yirmi ikiden fazla yerde zikretmi┼čtir. En fazla tekrarlad─▒─č─▒ rivayet bu Berîre hadisidir. Bir hadisi ayn─▒ senedle iki yerde rivayet etmesi ise pek nâdir olup bunlar─▒n say─▒s─▒ yirmi üçtür. Her ne kadar Buhârî’nin bu usulü tekrara meydan verdi─či gerekçesiyle tenkide u─čram─▒┼čsa da faydalar─▒ dikkate al─▒narak bu tekrarlar─▒n hadis rivayetine kazand─▒rd─▒─č─▒ zenginli─či takdirle kar┼č─▒lamak gerekir. Hadislerdeki farkl─▒ bilgi ve hükümlerin ö─črenilmesi, onlar─▒n birden fazla sahâbî taraf─▒ndan rivayet edildi─činin anla┼č─▒lmas─▒, birbirine z─▒t gibi görünen baz─▒ hadislerin sa─člam isnad zincirlerinin ortaya ç─▒kmas─▒, bazan k─▒saca rivayet edilen bir hadisin uzun bir metni oldu─čunun görülmesi bu yolla mümkün olmaktad─▒r. Esasen farkl─▒ bilgiler ihtiva eden rivayetlerin her biri ayr─▒ birer hadis say─▒ld─▒─č─▒na göre bunlar─▒ tekrar olarak kabul etmek de do─čru de─čildir. Ayr─▒ca muhtelif hükümler ihtiva eden bir hadisin bu hükümler say─▒s─▒nca tekrar edilmesi, rivayetin sadece bir bölümünü hat─▒rlayan okuyucuya hadisi daha kolay bir ┼čekilde bulma imkân─▒ sa─člayaca─č─▒ da muhakkakt─▒r.

 

el-Câmi’u’s-sahîh’teki tekrarlar─▒n gereksiz olmad─▒─č─▒n─▒ en iyi gösteren husus, Buhârî’nin metin ve senedlerle ilgili birçok meseleyi en k─▒sa yoldan anlatma konusundaki titizli─čidir. Bir babda nakletti─či hadisin ayn─▒ veya benzeri, onun zengin hadis koleksiyonu aras─▒nda farkl─▒ bir senedle bulunuyor ve bu senedi zikretmeye ihtiyaç hissediyorsa metni tekrarlamaz; “bi-hâzâ” diyerek hadisin ayn─▒ metinle veya “bi-nahvihî” diyerek benzeri bir metinle rivayet edildi─čini gösterir. Ayn─▒ metne dört farkl─▒ senedle sahip oldu─ču ve bu senedleri okuyucuya göstermek istedi─či zaman metni bir defa verir, senedleri ise aralar─▒na “tahvil i┼čareti” (hâ) koyarak tekrarlar (bk. “Büyû’”, 2). Bu durumda metinler aras─▒ndaki önemli bir fark─▒ belirtmek istedi─činde sadece o kelimeyi zikreder (bk. “‘Umre”, 17).

 

┼×artlar─▒.

Buhârî, kendi hocas─▒ndan sahâbî râviye var─▒ncaya kadar son derece güvenilir muhaddisler taraf─▒ndan muttas─▒l bir isnad ile nakledilen rivayetleri kitab─▒na almay─▒ prensip edinmi┼čtir. Baz─▒lar─▒n─▒n ileri sürdü─čü gibi her tabakada birden fazla râvinin bulunmas─▒n─▒ gerekli görmemi┼čtir. Yaln─▒z seneddeki her bir hoca ile talebesinin uzun süre görü┼čmü┼č olmas─▒ esast─▒r. An‘ane  yoluyla gelen rivayetlerde talebelerden birinin hocas─▒ndan hadisi bizzat duymad─▒─č─▒ halde duymu┼č gibi rivayet etti─či (bk. TEDLÎS) ihtimali hat─▒ra gelebilir. Bu gibi durumlarda Buhârî’ye göre seneddeki râvilerin en az bir defa birbirleriyle görü┼čtükleri bilinmelidir. Buna lüzum görmeyen Müslim ise râvilerin ayn─▒ as─▒rda ya┼čam─▒┼č olmas─▒n─▒ ve görü┼čmelerinin imkân dahilinde bulunmas─▒n─▒ yeterli sayar. ┼×u halde Buhârî bu konuda Müslim’den çok daha titizdir. Hadisi Buhârî taraf─▒ndan an‘ane yoluyla rivayet edilen bir râvinin hocas─▒ ile görü┼čmedi─či iddias─▒ varsa, Buhârî bu ki┼činin hadisini rivayet etti─či yerde, s─▒rf bu iddiay─▒ çürütmek maksad─▒yla, konu ile ilgili olmasa bile, o râvinin hocas─▒ ile görü┼čtü─čünü aç─▒kça belirten bir hadisi nakletti─či de olur. Bu husus, konu içindeki mâna birli─činin bozulmas─▒ pahas─▒na Buhârî’nin rivayet tekni─čini ön planda tuttu─čunu göstermektedir.

 

Di─čer Kütüb-i Sitte imamlar─▒ gibi Buhârî de eserine ald─▒─č─▒ hadisleri hangi ┼čartlara göre seçti─čini zikretmemi┼čtir. Ona nisbet edilen ┼čartlar eseri incelenmek suretiyle tesbit edilmi┼č olmakla beraber bu konuda çal─▒┼čma yapanlar─▒n vard─▒─č─▒ sonuçlar ayn─▒ de─čildir.

 

Rivayeti.

el-Câmi’u’s-sahîh’i Buhârî’den 90.000 ki┼či dinlemi┼č olmakla beraber (Hatîb, II, 9) onu daha sonraki nesillere aktaran râvilerin say─▒s─▒ oldukça azd─▒r. Bunlar─▒n ba┼č─▒nda el-Câmi’u’s-sahîh’i, biri Firebr’de (248/862), di─čeri Buhara’da (252/866) olmak üzere hocas─▒ndan iki defa dinleyen Ebû Abdullah Muhammed b. Yûsuf b. Matar el-Firebrî gelir. Di─čerleri, eserin son k─▒sm─▒ndan bir bölümünü Buhârî’den dinleme imkân─▒ bulamayan Hammâd b. ┼×âkir en-Nesevî, “Kitâbü’l-Ahkâm”dan sonras─▒n─▒ bizzat duymad─▒─č─▒ için bu k─▒s─▒mlar─▒ Buhârî’den icâzet  yoluyla alan ─░brâhim b. Ma‘k─▒l en-Nesefî ve Buhârî’den el-Câmi’i en son rivayet eden Ebû Talha Mansûr b. Muhammed el-Bezdevî’dir. Hüseyin b. ─░smâil el-Mehâmilî’nin rivayeti ise eseri semâ  yoluyla almay─▒p Buhârî’nin Ba─čdat’taki imlâ  meclislerinde yazd─▒klar─▒yla çok hatal─▒ bir nüsha meydana getirdi─či için pek itibar görmemi┼čtir. Firebrî nüshas─▒ d─▒┼č─▒ndaki di─čer üç nüshan─▒n zamanla ┼čöhretlerini kaybetti─či ve yerlerini bugün elimizde bulunan Buhârî metninin yegâne rivayeti olan Firebrî nüshas─▒na b─▒rakt─▒─č─▒ anla┼č─▒lmaktad─▒r.

 

Buhârî’nin me┼čhur talebesi Firebrî’den el-Câmi’i rivayet edenlerin en tan─▒nm─▒┼č olanlar─▒ ┼čunlard─▒r: ─░bnü’s-Seken diye tan─▒nan Ebû Ali Saîd b. Osman el-M─▒srî, Ebû Zeyd Muhammed b. Ahmed el-Mervezî, Ebû Ahmed Muhammed b. Muhammed el-Cürcânî, Ebû ─░shak ─░brâhim b. Ahmed el-Müstemlî, Ebû Muhammed Abdullah b. Ahmed b. Hammûye el-Hamevî (es-Serahsî), Ebû Ali Muhammed b. Ömer b. ┼×ebbûye e┼č-┼×ebevî (e┼č-┼×ebbüvî), Ebü’l-Heysem Muhammed b. Mekkî el-Kü┼čmîhenî ve Firebrî’den el-Câmi’i en son dinleyen Ebû Ali ─░smâil b. Muhammed el-Kü┼čânî ile Ebû Nasr Ahmed b. Muhammed el-Ahsîkesî.

 

Firebrî nüshas─▒n─▒ üçüncü kademede devam ettirenler aras─▒nda yer alanlardan Ebû Zer el-Herevî ile hayat─▒n─▒ hadise adam─▒┼č olan kad─▒n muhaddis Kerîme bint Ahmed ö─čretim faaliyetlerini Mekke’de devam ettirdikleri için eserin ─░slâm dünyas─▒na yay─▒lmas─▒nda büyük hizmetleri olmu┼čtur. Ebû Zer nüshas─▒n─▒n büyük bir ┼čöhrete sahip olmas─▒n─▒n en önemli sebebi, Firebrî’nin üç tan─▒nm─▒┼č talebesi Müstemlî, Hamevî ve Kü┼čmîhenî’nin nüshalar─▒na dayanmas─▒d─▒r. Önemli üç rivayeti birle┼čtirmesi sebebiyle bu nüsha daha sonraki çal─▒┼čmalarda müstakil bir rivayet olarak ele al─▒nm─▒┼čt─▒r. Ebû Zer nüshas─▒na büyük de─čer veren ─░bn Hacer Fethu’l-bârî’yi, Kirmânî de el-Kevâkibü’d-derârî’yi bu rivayet üzerine kurmu┼člard─▒r. Ma─črib’de de en yayg─▒n olan rivayet budur. Bu kademeden sonra eseri rivayet edenlerin say─▒s─▒ giderek ço─čalm─▒┼č ve daha sonraki yüzy─▒llarda el-Câmi’u’s-sahîh’in birçok nüshas─▒ meydana gelmi┼čtir. Eldeki rivayetlerinin birço─ču, çe┼čitli nüshalardan sa─člam bir metin tesis etme zaruretini duyan Ali b. Muhammed el-Yûnînî’nin (ö. 701/1301) meydana getirdi─či nüshaya dayanmaktad─▒r. Kastallânî ─░r┼čâdü’s-sârî adl─▒ Buhârî ┼čerhinde bu nüshay─▒ esas alm─▒┼čt─▒r. Yûnînî, Firebrî’den sonra çe┼čitli kollara ayr─▒larak kendisine kadar gelen nüshalardan birkaç rivayeti birle┼čtirenleri öncelikle ele alm─▒┼čt─▒r. Bunlardan Ebû Zer nüshas─▒ için “he” (┘ç┘Ç), Asîlî için “sad” (ěÁ), Ebü’l-Kas─▒m ─░bn Asâkir ed-D─▒ma┼čk─▒ için “┼č─▒n” (ě┤) ve Ebü’l-Vakt için “z─▒” (ěŞ) rumuzlar─▒n─▒ kullanm─▒┼čt─▒r. Kendi nüshas─▒ndaki bir kelime bu dört nüshadan hangisinde bulunuyorsa kelimenin üzerine o nüshan─▒n rumuzunu, dördünde de bulunuyorsa “he, sad, ┼č─▒n, z─▒” harflerinin hepsini yazm─▒┼čt─▒r. Söz konusu kelimenin bulunmad─▒─č─▒ nüshan─▒n rumuzunun önüne “lâ” koymu┼čtur. Bunlar─▒n d─▒┼č─▒ndaki önemli baz─▒ rivayetler için de muhtelif rumuzlar ve farkl─▒ renkler kullanm─▒┼čt─▒r (Kastallânî, I, 40; ayr─▒ca bk. YÛNÎNÎ, Ali b. Muhammed). Çözemedi─či baz─▒ dil problemlerini devrin tan─▒nm─▒┼č sarf ve nahiv âlimi ─░bn Mâlik et-Tâî ile (ö. 672/1274) i┼č birli─či yaparak halletmi┼č, hatta ─░bn Mâlik onun derslerini takip ederek sa─člam bir Sahîh-i Buhârî nüshas─▒ meydana getirmesi için ciddi gayretler sarfetmi┼č, sonunda eserdeki önemli dil problemlerini ┼×evâhidü’t-tavzîh ve’t-tashîh limü┼čkilâti’l-Câmi’i’s-sahîh ad─▒yla bir araya getirmi┼čtir. Sonuçta esere gösterilen itina sebebiyle bu nüshalar aras─▒nda fazla bir fark do─čmam─▒┼čt─▒r. Sahîh-i Buhârî’nin rivayetleri üzerinde bir ara┼čt─▒rma yapm─▒┼č olan Johann Fück-Halle, bu nüshalarda çok büyük metin de─či┼čikli─či bulunmad─▒─č─▒n─▒ belirtmekte ve çe┼čitli nüshalardan tesbit edilen de─či┼čik okuyu┼č ┼čekillerinin mânaya çok az tesir etti─čini söylemektedir.

 

Firebrî’nin önde gelen on talebesiyle el-Câmi’u’s-sahîh’i bunlardan rivayet eden on iki me┼čhur râvi ve Yûnînî’nin rivayet zincirlerinden bir k─▒sm─▒ a┼ča─č─▒daki ┼čemada gösterilmi┼čtir:

 

─░slâm Dünyas─▒ndaki Yeri.

─░slâm dünyas─▒nda Kur’ân-─▒ Kerîm’den sonra en büyük ilgiyi Buhârî’nin el-Câmi’u’s-sahîh’i görmü┼čtür. Hadislerinin titizlikle seçilmesi, mükemmel bir tertibe sahip olmas─▒, muhtevas─▒n─▒n zenginli─či ona bu itibar─▒ kazand─▒rm─▒┼čt─▒r. el-Câmi’u’s-sahîh sevap kazanmak maksad─▒yla oldu─ču gibi maddî ve mânevî s─▒k─▒nt─▒lardan, hastal─▒k ve belâlardan kurtulmak ve her türlü murada nâil olmak arzusuyla da okunmu┼čtur. Kirmânî (ö. 786/1384), kendi devrinde ─░slâm ülkelerinden birinde sultan─▒n rahats─▒zland─▒─č─▒n─▒ ve ┼čifa bulma ümidiyle Sahîh-i Buhârî okunmas─▒n─▒ arzu etti─čini haber vermektedir (el-Kevâkibü’d-derârî, I, 5). Sahîh-i Buhârî’nin s─▒k─▒nt─▒l─▒ günlerde okundu─ču takdirde insanlar─▒ huzura kavu┼čturdu─čunu, deniz seyahatine ç─▒karken birlikte götürülmesi halinde geminin batmad─▒─č─▒n─▒ söyleyen ─░bn Ebû Cemre (ö. 699/1300), bütün bu meziyetleri duas─▒ makbul bir ki┼či olan Buhârî’nin okuyucular─▒na dua etmesiyle aç─▒klamaktad─▒r. 1281 y─▒l─▒nda Tatarlar Suriye’ye girdi─či zaman Melik Mansûr Kalavun, onlara kar┼č─▒ koymak üzere yola ç─▒kmadan önce Sahîh-i Buhârî okunmas─▒n─▒ emretmi┼č, âlimler de hatim günü cumaya gelecek ┼čekilde eseri muhtelif celseler halinde okumu┼člard─▒r. 1505 y─▒l─▒nda M─▒s─▒r sultan─▒n─▒n bahçesinde kurulan büyük bir çad─▒rda Sahîh-i Buhârî hatmi yap─▒ld─▒─č─▒n─▒ haber veren M─▒s─▒rl─▒ tarihçi ─░bn ─░yâs, daha önceki tarihlerde eserin sarayda okundu─čunu, hatim merasiminin büyük sarayda yap─▒ld─▒─č─▒n─▒, bu esnada kad─▒lara ve ileri gelen âlimlere hil‘atlar giydirilip keselerle bah┼či┼čler verildi─čini, fakat sonralar─▒ hatmin Kale Camii’nde okunup sultan─▒n huzurunda yap─▒lan k─▒sa bir merasimle bitirildi─čini söylemektedir (Bedâ’i’u’z-zühûr, IV, 88). 1581’de Osmanl─▒ ordusundan korkarak Merake┼č’teki taht─▒n─▒ b─▒rak─▒p Fas’a kaçan Sultan Ahmed el-Mansûr, III. Murad’─▒n kendisini ba─č─▒┼člamas─▒ üzerine tekrar taht─▒na dönerken Fasl─▒lar taraf─▒ndan -halifelere yap─▒ld─▒─č─▒ gibi- Sahîh-i Buhârî okunarak u─čurland─▒. O devirlerde Ma─črib’de dü┼čmana kar┼č─▒ zafer kazan─▒ld─▒─č─▒ zaman yap─▒lan merasimlerde Kur’ân-─▒ Kerîm ile birlikte Sahîh-i Buhârî hatimleri yap─▒ld─▒─č─▒, hatta yemin merasimlerinde Kur’ân-─▒ Kerîm üzerine oldu─ču kadar Sahîhayn üzerine de yemin edildi─či bilinmektedir (─░frenî, s. 72, 100). Fas Sultan─▒ ─░smâil b. ┼×erîf (1646-1727), zenci kölelerden olu┼čan “Abîdü’l-Buhârî” (Buhârî’nin hizmetkârlar─▒) ad─▒nda bir muhaf─▒z alay─▒ kurdu. Sahîh-i Buhârî üzerine yemin ettirerek onlardan sadakat sözü ald─▒ ve kendilerine bir Sahîh-i Buhârî nüshas─▒ teslim edip onu titizlikle korumalar─▒n─▒, ata bindikleri zaman yanlar─▒ndan ay─▒rmamalar─▒n─▒ ve ─░srâilo─čular─▒’n─▒n ahid sand─▒─č─▒ n─▒ ta┼č─▒d─▒klar─▒ gibi onu sava┼člarda en önde ta┼č─▒malar─▒n─▒ emretti. Fas’ta ya┼čamakta olan bir inan─▒┼ča göre bir velînin kabrini ziyaret ederken Sahîh-i Buhârî’nin herhangi bir sayfas─▒n─▒ aç─▒p gözüne ilk ili┼čen hadisi okuyan, sened zincirindeki râviler ve Hz. Peygamber vas─▒tas─▒yla Allah’tan murad─▒n─▒n hâs─▒l olmas─▒n─▒ isteyen bir kimsenin dile─či çok geçmeden yerine gelir (E. Lèvi-Provençal, s. 212-213; ─░A, V/2, s. 1112). 1798’de Ezher Camii’nde Napolyon Bonapart’─▒n ┼čehre girmemesi dile─čiyle, 12 Eylül 1902’de yine ayn─▒ yerde kolera tehlikesi sebebiyle Sahîh-i Buhârî hatmedildi (I. Goldziher, VI/2, s. 214). Balkan Sava┼č─▒’n─▒n ba┼člad─▒─č─▒ günlerde Ezher ┼čeyhi, Osmanl─▒ ordular─▒n─▒n zaferini niyaz etmek maksad─▒yla ileri gelen âlimlerden k─▒bleye yönelerek Sahîh-i Buhârî okumalar─▒n─▒ istemi┼čtir (el-Menâr, XVII/2, s. 112). Önemli i┼člere ba┼člarken de Sahîh-i Buhârî’yi hatmetme gelene─či vard─▒r. Ma─črib’de yap─▒lan büyük hatim merasimleri için receb ay─▒n─▒n ilk günü Sahîh-i Buhârî okunmaya ba┼član─▒r, ramazan─▒n 27. gecesi okuma i┼či sona ererdi. Eserin son hadisi olan “Sübhânallahi ve bi-hamdihî sübhânallahi’l-azîm”e gelince herkes aya─ča kalkar ve bu hadisi 101 defa tekrar ederdi. Daha sonra Bûsîrî’nin Kasîdetü’l-bürde ve el-Kasîdetü’l-hemziyye’sinden muhtelif beyitler toplu halde okunurdu. Bu merasim hükümdar─▒n saray─▒nda da tekrarland─▒─č─▒ gibi ramazan bayram─▒n─▒n 1. ve 7. günlerinde hükümdar─▒n bulundu─ču ┼čehir merkezlerinde tekrarlan─▒rd─▒. Türkiye’de Birinci Büyük Millet Meclisi aç─▒laca─č─▒ zaman ülkenin her yerinde Sahîh-i Buhârî hatimleri yap─▒lm─▒┼čt─▒r. 21 Nisan 1920’de Hey’et-i Temsîliyye ad─▒na Mustafa Kemal imzas─▒yla 61. f─▒rka kumandan─▒ Refet Bey’e çekilen telgrafta, “Bi-mennihi’l-kerîm Nisan’─▒n 23. Cuma günü cuma namaz─▒n─▒ müteakip Ankara’da Büyük Millet Meclisi kü┼čâd edilecektir” dendikten sonra, “yevm-i mezkûrun te’yîd-i kudsiyyeti için bugünden itibaren merkez-i vilâyette vali beyefendi hazretlerinin tertibiyle hatim ve Buhârî-i ┼×erîf tilâvetine bed’ olunaca─č─▒... mukaddes ve mecruh vatan─▒m─▒z─▒n her kö┼česinde ayn─▒ suretle bugünden itibaren Buhârî ve hatemât-i ┼čerîfe k─▒raatine ┼čürû edilece─či” bildirilmekteydi (Gazi Mustafa Kemal, s. 272-273). Eserin dua niyetiyle hatminin, Kur’ân-─▒ Kerîm cüzlerinin ayr─▒ ayr─▒ ┼čah─▒slar taraf─▒ndan okunmas─▒ gibi muhtelif celselerde tamamland─▒─č─▒ anla┼č─▒lmaktad─▒r.

 

Bask─▒lar─▒.

Sahîh-i Buhârî ─░stanbul, Kahire, Bulak, Hindistan ve Avrupa’da birçok defa bas─▒lm─▒┼čt─▒r. Bunlar─▒n içinde en mükemmeli, Yûnînî nüshas─▒ esas al─▒narak kenar─▒nda di─čer nüsha farklar─▒ gösterilmek suretiyle II. Abdülhamid’nin emriyle yap─▒lan ne┼čirdir (I-IX, Bulak 1313-1315). Bunu Hac─▒ Zihni Efendi’nin tashihiyle yap─▒lan bask─▒s─▒ takip eder (I-VIII, ─░stanbul 1315). L. Krehl’in (I-III, Leiden 1862-1868) ve Theodor W. Juynboll’un (I-IV, Leiden 1908) bask─▒lar─▒ iyi birer ne┼čir de─čildir. E. Lèvi-Provençal Sahîh-i Buhârî’yi Frans─▒zca tercümesiyle birlikte yay─▒mlam─▒┼čt─▒r (I-IV, Paris 1928). Octave Houdas ile W. Marçais’in Frans─▒zca tercümelerindeki (I-IV, Paris 1903-1914) hatalar─▒ göstermek üzere Muhammed Hamîdullah bu kitaplar─▒n dörtte biri hacminde bir çal─▒┼čma yapmak zorunda kalm─▒┼čt─▒r (el-Bokhari, Les tradition Islamiques [Tome-5] Introduction et notes correctives de la traduction française de Octave Houdas et William Marçais, Paris 1401/1981). Bu arada Muhammed Es‘ad Weis’in notlarla birlikte ─░ngilizce ne┼čri (Srinagar 1935), Reinfried’in k─▒smen yapt─▒─č─▒ Almanca tercümesi de (Um 1913) zikredilebilir. Baz─▒ müste┼črikler eserin muhtelif bölümlerini Bat─▒ dillerine tercüme ederek yay─▒mlam─▒┼člard─▒r (Brockelmann, GAL Suppl., I, 261). Serkîs eserin di─čer bask─▒lar─▒n─▒ da tesbit etmi┼čtir (Mu’cem, I, 535-536).

 

┼×erhleri.

el-Câmi’u’s-sahîh’i ┼čerhetmenin ─░slâm ümmetinin boynuna borç oldu─čunu söyleyen ─░bn Haldûn’un sözü gerçekle┼čmi┼č ve eser üzerinde en iyi ┼čekilde anla┼č─▒lmas─▒ ve bütün problemlerinin çözülmesi için çe┼čitli çal─▒┼čmalar yap─▒lm─▒┼čt─▒r. Kâtib Çelebi ço─ču ┼čerh olmak üzere Sahîh-i Buhârî etraf─▒nda yap─▒lan çal─▒┼čmalardan seksen ikisinin ad─▒n─▒ vermektedir. Daha sonra yaz─▒lan ┼čerhler ve benzeri çal─▒┼čmalar dikkate al─▒n─▒nca bu rakam─▒n çok artaca─č─▒ muhakkakt─▒r.

 

Eserin tan─▒nm─▒┼č ┼čerhleri ┼čunlard─▒r:

 

1. ─░’lâmü’s-sünen. ─░lk Sahîh-i Buhârî ┼čerhi olarak bilinen eser Hattâbî (ö. 388/998) taraf─▒ndan kaleme al─▒nm─▒┼čt─▒r. Müellif, Ebû Dâvûd’un es-Sünen’inin ┼čerhi olan Me’âlimü’s-Sünen’i tamamlad─▒ktan sonra yak─▒nlar─▒n─▒n iste─či üzerine bu kitab─▒ yazm─▒┼čt─▒r. Eserde, sahas─▒nda yaz─▒lan di─čer büyük kitaplarda oldu─ču gibi her mü┼čkülü çözmek yerine bilgi verilmesi zaruri görülen baz─▒ önemli hususlara k─▒saca temas edilmekle yetinilmi┼čtir. ┼×erhin Süleymaniye (Ayasofya, nr. 687), Millet (Feyzullah Efendi, nr. 261, 262, 437) ve Topkap─▒ Saray─▒ Müzesi (III. Ahmed, nr. 393) kütüphaneleriyle di─čer baz─▒ kütüphanelerde yazmalar─▒ mevcuttur.

2. ─░bn Battâl el-Kurtubî’nin (ö. 449/1057) ad─▒ bilinmeyen ┼čerhi daha sonraki ┼čârihlerin faydaland─▒─č─▒ önemli bir eserdir. Bu ┼čerh, hadis meselelerinden çok Mâlikî f─▒kh─▒na a─č─▒rl─▒k vermekle tenkit edilmi┼čtir. Topkap─▒ Saray─▒ Müzesi Kütüphanesi’ndeki nüshas─▒ (Medine, nr. 230) eksik olmakla beraber di─čer ─░slâm ülkeleri kütüphanelerinde tamam─▒ bulunmaktad─▒r (Sezgin, GAS, I, 118).

 

3. el-Bedrü’l-münîri’s-sârî fi’l-kelâm ‘ale’l-Buhârî. Kutbüddin el-Halebî diye tan─▒nan Abdülkerîm b. Abdünnûr’un (ö. 735/1334-35) bu eseri, Kâtib Çelebi’nin söyledi─čine göre on cilt olup el-Câmi’in ancak yar─▒s─▒n─▒n ┼čerhinden ibarettir (baz─▒ bölümleri için bk. Sezgin, GAS, I, 119).

 

4. et-Telvîh ┼čerhu’l-Câmi’i’s-sahîh. Türk âlimi Mo─čoltay b. K─▒l─▒ç’─▒n (ö. 762/1361) yirmi cilt oldu─ču söylenen (─░bn Hacer el-Askalânî, Lisânü’l-Mîzân, VI, 72) bu eserinin nerede bulundu─ču bilinmemektedir.

 

5. el-Kevâkibü’d-derârî. Eserin müellifi olan Türk âlimi ┼×emseddin Muhammed b. Yûsuf el-Kirmânî (ö. 786/1384), muhtelif ülkeleri dola┼čt─▒─č─▒ halde el-Câmi’u’s-sahîh’in bütün problemlerini çözecek tarzda muhteval─▒ bir ┼čerhine rastlamad─▒─č─▒n─▒ söylemekte, ─░bn Battâl’─▒n ┼čerhini Mâlikî f─▒kh─▒na a─č─▒rl─▒k verdi─či için, Hattâbî ile Mo─čoltay b. K─▒l─▒ç’─▒n ┼čerhlerini ise eserin tamam─▒n─▒ ele almad─▒klar─▒ için yeterli bulmad─▒─č─▒n─▒ belirtmektedir. Kendisi ise hadislerdeki mü┼čkil leri aç─▒klamakta, gramere, hadis usulüne, f─▒kha, râvilere ve onlar─▒n çe┼čitli durumlar─▒na dair bilgiler vermekte, birbirine z─▒t gibi görünen hadislerin aras─▒n─▒ telif etmektedir. Kirmânî, Sahîh-i Buhârî ┼čerhleri aras─▒nda önemli bir yere sahip olan orta büyüklükteki eserini 1373 y─▒l─▒nda Mekke’de tamamlam─▒┼čt─▒r. Bedreddin el-Aynî bu eserden faydalanm─▒┼č, ─░bn Hacer ise onu faydal─▒ bulmakla beraber daha çok tenkit etmek maksad─▒yla söz konusu etmi┼čtir. Yazma nüshalar─▒n─▒n ço─ču Türkiye kütüphanelerinde bulunan eser Kahire’de yirmi be┼č cilt halinde bas─▒lm─▒┼čt─▒r (1935-1945).

 

6. et-Tenk─▒h li-elfâzi’l-Câmi’i’s-sahîh. Zerke┼čî’nin (ö. 794/1392) bir ciltten ibaret olan bu eseri, el-Câmi’u’s-sahîh’teki garîb  kelimeleri, mü┼čkil i‘rablar─▒, yanl─▒┼č okunabilecek isim ve nisbeleri belirgin hale getirdi─či ve kolayca anla┼č─▒lmayan baz─▒ k─▒s─▒mlar─▒ aç─▒klad─▒─č─▒ için faydal─▒ ve yeterli bir ┼čerh olarak kabul edilmi┼čtir. Yazmalar─▒n─▒n büyük bir k─▒sm─▒ Türkiye kütüphanelerindedir (bk. Sezgin, GAS, I, 120).

 

7. et-Tavzîh li-┼čerhi’l-Câmi’i’s-sahîh. ─░bnü’l-Mülakk─▒n’a (ö. 804/1401-1402) ait bu eserden söz ederken Kâtib Çelebi ad─▒n─▒n ┼×evâhidü’t-tavzîh, oldu─čunu ve yirmi ciltten ibaret bulundu─čunu söylemektedir (Ke┼čfü’z-zunûn, I, 547). ┼×ârih, hocas─▒ Mo─čoltay b. K─▒l─▒ç ile Kutbüddin el-Halebî’nin eserlerinden büyük ölçüde faydalanm─▒┼čt─▒r. ─░bn Hacer eserin ilk yar─▒s─▒n─▒n daha faydal─▒ oldu─čunu söylemektedir. ┼×erhin on alt─▒ cildi Millet Kütüphanesi’nde (Feyzullah Efendi, nr. 377-392), X ve XI. ciltleri Topkap─▒ Saray─▒ Müzesi Kütüphanesi’nde (III. Ahmed, nr. 396/10, 396/11) bulunmaktad─▒r. Ayr─▒ca di─čer kütüphanelerde de nüshalar─▒ mevcuttur (bk. Sezgin, GAS, I, 120).

 

8. el-Lâmi’u’s-sabîh ‘ale’l-Câmi’i’s-sahîh. Muhammed b. Abdüddâim el-Birmâvî’nin (ö. 831/1428), Kirmânî ve Zerke┼čî ┼čerhleriyle ─░bn Hacer’in Hedyü’s-sârî’sinden faydalanarak yazd─▒─č─▒ dört cilt hacmindeki bu eserin hemen hemen bütün nüshalar─▒ ─░stanbul kütüphanelerinde bulunmaktad─▒r (bk. Sezgin, GAS, I, 121).

 

9. Mecma’u’l-bahreyn ve cevâhirü’l-habreyn. ─░bnü’l-Kirmânî diye tan─▒nan Yahyâ b. Muhammed b. Yûsuf’un (ö. 833/1430) bu eseri, babas─▒ Kirmânî ile ─░bnü’l-Mülakk─▒n’─▒n Sahîh-i Buhârî ┼čerhlerini birle┼čtirmektedir. Bilindi─či kadar─▒yla sekiz ciltlik müellif hatt─▒ yegâne nüshas─▒ Topkap─▒ Saray─▒ Müzesi Kütüphanesi’nde bulunmaktad─▒r (III. Ahmed, nr. 402/1-8).

 

10. et-Telk─▒h li-fehmi kari’i’s-Sahîh. S─▒bt ─░bnü’l-Acemî’ye (ö. 841/1438) ait olan bu ┼čerhin yazmalar─▒n─▒n I ve II. ciltleri Topkap─▒ Saray─▒ Müzesi Kütüphanesi’nde (III. Ahmed, nr. 392/1-2), bir cildi Millet Kütüphanesi’nde (Feyzullah Efendi, nr. 435), bir cildi de Süleymaniye Kütüphanesi’nde (Ayasofya, nr. 689) bulunmaktad─▒r.

 

11. Fethu’l-bârî bi-┼čerhi Sahîhi’l-Buhârî. ─░bn Hacer el-Askalânî’nin (ö. 852/1449) bu eseri, Sahîh-i Buhârî ┼čerhlerinin en mükemmeli olarak kabul edilmektedir. ─░bn Hacer Sahîh-i Buhârî üzerindeki çal─▒┼čmalar─▒na, önce bu eserdeki muallak hadisleri konu alan be┼č ciltlik Taglîku’t-ta’lî─Ě’i ile ba┼člam─▒┼č ve onu 1401’de tamamlam─▒┼čt─▒r. Daha sonra büyük ┼čerhinin mukaddimesi olan müstakil bir cilt halindeki Hedyü’s-sârî’yi kaleme alm─▒┼č ve bunu da 1410’da bitirmi┼čtir. Sahîh-i Buhârî hakk─▒nda bilinmesi zaruri bilgileri ihtiva eden Hedyü’s-sârî, daha ziyade el-Câmi’u’s-sahîh’te hadislerin neden bölünerek (taktî‘ ), ihtisar edilerek ve muhtelif bahislerde tekrarlanarak verildi─či, tercemelerdeki hadislerin neden senedsiz zikredildi─či (ta‘lik), eserdeki nâdir (garîb) kelimelerle yaz─▒l─▒┼č─▒ ayn─▒ okunu┼ču farkl─▒ isim, künye, lakap ve nisbelerin hangileri oldu─ču, ay─▒r─▒c─▒ bir vas─▒f söylemeden Buhârî’nin müphem bir ┼čekilde zikretti─či isimlerle kimleri kastetti─či, Dârekutnî ile di─čer münekkitlerin Buhârî’yi tenkit etmek maksad─▒yla ileri sürdükleri bütün görü┼člerin mahiyeti ve geçerlili─či, tenkit edilen Buhârî râvileri için söylenenler ile bunlar─▒n isabet derecesi hakk─▒nda on ayr─▒ bölümde geni┼č bilgiler vermekte, eserin sonunda Sahîh-i Buhârî’nin di─čer özelliklerini tan─▒tarak Buhârî’nin hayat─▒n─▒ da geni┼č bir ┼čekilde anlatmaktad─▒r. ─░bn Hacer Fethu’l-bârî’yi 1414 y─▒l─▒nda yazmaya ba┼člam─▒┼č, hadis metinlerinde büyük ölçüde el-Câmi’u’s-sahîh’in Ebû Zer nüshas─▒na ba─čl─▒ kalm─▒┼čt─▒r. Esere yeni ba┼člad─▒─č─▒ s─▒ralarda hadisleri oldukça geni┼č bir ┼čekilde ┼čerhetmi┼č, fakat daha sonra orta bir yol tutmay─▒ tercih etmi┼čtir. Kitab─▒n─▒ 1438’de bitirmekle beraber vefat─▒ndan bir müddet öncesine kadar çe┼čitli ilâveler yapmaya devam etmi┼čtir. Eserin muhtelif nüshalar─▒ aras─▒ndaki farklar─▒n en önemli sebebi budur. ─░bn Hacer, aç─▒klamaya gerek gördü─čü kelimelerin lugat mânas─▒n─▒, i‘rab─▒n─▒, hadisteki edebî incelikleri, f─▒khî hükümleri ve bu konularda âlimler aras─▒nda mevcut olan görü┼č farkl─▒l─▒klar─▒n─▒ ayr─▒nt─▒l─▒ bir ┼čekilde ortaya koymaktad─▒r. Özellikle ┼čerhetti─či hadisin di─čer rivayetlerini tesbit etmek ve bunlar─▒n sa─člaml─▒k derecesini belirtmek suretiyle hadis etraf─▒ndaki görü┼č ayr─▒l─▒klar─▒n─▒n kayna─č─▒na inmektedir.

 Mükerrer hadislerin her birini ┼čerhederken bulundu─ču konu ile ilgisi nisbetinde bilgi vermekte, ihtiva etti─či di─čer hususlar için rivayetin geçti─či di─čer konulara gönderme yapmaktad─▒r. Eserin en önemli özelli─či, rivayetleri hadis tekni─či aç─▒s─▒ndan de─čerlendirmeye tâbi tutmas─▒d─▒r. ┼×erhetti─či hadisin ve onu takviye eden di─čer rivayetlerin senedlerini ve metinleri aras─▒ndaki farklar─▒ çe┼čitli aç─▒lardan incelemesi, Sahîh-i Buhârî’nin en önemli özelliklerinden biri olan tercemelerdeki muallak rivayetlerin muttas─▒l senedlerini tesbite gayret etmesi ve esere yöneltilen çe┼čitli tenkidleri cevapland─▒rmas─▒ di─čer ┼čerhlerde görülmeyen meziyetleridir. Fethu’l-bârî daha sonra yaz─▒lan bütün ┼čerhlere kaynak olmu┼čtur. ┼×evkânî’den el-Câmi’u’s-sahîh’e bir ┼čerh yazmas─▒ istendi─či zaman “Lâ hicrete ba‘de’l-feth=Mekke fethinden sonra art─▒k hicret yoktur” hadisiyle tevriye yaparak ─░bn Hacer’in bu de─čerli eserinden sonra ba┼čka bir Sahîh-i Buhârî ┼čerhi yazmaya gerek olmad─▒─č─▒n─▒ anlatmak istemi┼čtir. Fethu’l-bârî’nin Ebü’l-Feth Muhammed b. Hüseyin el-Merâg─▒ (ö. 859/1455) taraf─▒ndan yap─▒lan bir muhtasar─▒ bulunmaktad─▒r (Kastallânî, I, 42). Fuat Sezgin, eserin bizzat ─░bn Hacer taraf─▒ndan en-Nüket ‘alâ Sahîhi’l-Buhârî ad─▒yla ihtisar edildi─čini söylüyorsa da (GAS, I, 121) bu do─čru de─čildir. Zira ─░bn Hacer en-Nüket’i Zerke┼čî’nin et-Tenk─▒h li-elfâzi’l-Câmi’i’s-sahîh adl─▒ eserini tenkit etmek maksad─▒yla yazmaya ba┼člam─▒┼č, ancak tamamlayamam─▒┼čt─▒r. ─░bn Hacer eserinde gereksiz bilgi bulunmad─▒─č─▒n─▒ söyledi─čine göre onu ihtisar etmeyi herhalde dü┼čünmemi┼čtir. Hedyü’s-sârî’nin çe┼čitli ─░slâm ülkelerinde gördü─čü kabul Fethu’l-bârî’ye duyulan ilgiyi artt─▒rm─▒┼č, Timurlenk’in dindar o─člu ┼×âhruh Mirza ülkesindeki âlimlerin iste─či üzerine, t─▒pk─▒ di─čer melikler gibi, kurdu─ču muhte┼čem kütüphane için ─░bn Hacer’den Fethu’l-bârî’nin bir nüshas─▒n─▒ getirtmi┼čtir. ─░bn Hacer, say─▒lan özelliklerinden ba┼čka, Hedyü’s-sârî gibi önemli ve hacimli bir eseri ┼čerhine mukaddime olarak yazmas─▒, eserinin ba┼čtan sona kadar mükemmel bir insicam içinde bulunmas─▒, her bölümün sonunda âdeta bir döküm yaparak orada ne kadar merfû, mevkuf, muallak ve mükerrer rivayet bulundu─čunu ve bu rivayetlerden hangilerinin Sahîh-i Müslim’de yer ald─▒─č─▒n─▒ söylemesi vb. hususlarla eserini di─čer ┼čerhlerden daha üstün hale getirmi┼čtir. Fethu’l-bârî 1890 y─▒l─▒nda Delhi’de ta┼č bask─▒s─▒ olarak yay─▒mlanm─▒┼čt─▒r. Hedyü’s-sârî’nin ayr─▒ bir cilt halinde bas─▒ld─▒─č─▒ on üç ciltlik Bulak bask─▒s─▒ (1300-1301) eserin en iyi ne┼čri kabul edilmekle beraber yine de bask─▒ hatalar─▒ bulunmaktad─▒r. Bu hatalar daha sonra Hindistan’da yap─▒lan ne┼črinde S─▒dd─▒k Hasan Han taraf─▒ndan gösterilmi┼čtir. Eser 1348’de de Muhibbüddin el-Hatîb, Muhammed Fuâd Abdülbâk─▒, Kusay Muhibbüddin el-Hatîb taraf─▒ndan hadislerin eserde geçti─či yerler gösterilmek suretiyle yay─▒mlanm─▒┼čt─▒r (I-XIII, Kahire 1407/1986-87). Hedyü’s-sârî bu bask─▒lar─▒n her birinde “Mukaddime” ad─▒yla müstakil olarak bas─▒lm─▒┼čt─▒r.

 

12. ‘Umdetü’l-karî fî ┼čerhi Sahîhi’l-Buhârî. Büyük Türk âlimi Aynî’nin (ö. 855/1451) bu eseri, Fethu’l-bârî ile birlikte Sahîh-i Buhârî ┼čerhleri içinde en fazla itibar görenidir. Aynî ┼čerhini 1418 y─▒l─▒nda yazmaya ba┼člam─▒┼č ve 1443’te tamamlam─▒┼čt─▒r. Firebrî’nin talebelerinden Kü┼čmîhenî, ┼×ebevî ve Hamevî nüshalar─▒na sahip oldu─ču bilinmekle beraber belli bir nüshay─▒ esas almad─▒─č─▒ anla┼č─▒lmaktad─▒r. Ebû Zer nüshas─▒ ile Yûnînî nüshas─▒ndan hiç bahsetmemesi ise dikkat çekicidir. Zaten Aynî, ─░bn Hacer ve Kastallânî’nin aksine nüsha farklar─▒ndan pek az söz etmektedir. ─░lk hadisin ┼čerhinde takip etti─či, hadisi otuz de─či┼čik aç─▒dan inceleme metodunu ikinci hadisten itibaren azaltarak terketmi┼č, daha sonra rivayetleri be┼č alt─▒ yönden ele almakla yetinmi┼čtir. Bablar─▒n birbiriyle ve hadislerin ait olduklar─▒ babla ilgisini belirterek ┼čerhe ba┼člayan Aynî, genellikle “Beyânü ricâlihî” ba┼čl─▒─č─▒ alt─▒nda hadisin senedinde bulunan râvileri ilk geçtikleri yerde haklar─▒nda yeterli bilgi vererek tan─▒t─▒r ve ne derece güvenilir olduklar─▒n─▒ belirtir. “Beyânü letâifi isnâdihî” ba┼čl─▒─č─▒ ile senedin özelliklerini söz konusu ederek isnad zincirinde kullan─▒lan sigalar─▒, râvilerin birbiriyle olan ilgisini, memleketlerini, hangi nesle mensup olduklar─▒n─▒ zikreder. “Beyânü ta‘addüdi mevz─▒‘ihî ve men ahrecehû gayrühû” k─▒sm─▒nda hadisin Sahîh-i Buhârî’de ba┼čka hangi bölümlerde nas─▒l bir isnadla tekrarland─▒─č─▒n─▒ ve Kütüb-i Sitte müelliflerinden kimlerin onu kitaplar─▒na ald─▒─č─▒n─▒ söyler. “Beyânü’l-lugat ve i‘râbihî” k─▒sm─▒nda hadiste geçen kelimeleri birer birer ele alarak onlar─▒n mânalar─▒n─▒ ve gramer aç─▒s─▒ndan durumlar─▒n─▒ aç─▒klar. “Beyânü istinbâti’l-ahkâm” ba┼čl─▒─č─▒ alt─▒nda ise hadisten elde edilen f─▒khî neticeleri sayar. Önemli gördü─čü baz─▒ bahislerin sonunda ve daha çok “el-Es’ile ve’l-ecvibe” ba┼čl─▒─č─▒ alt─▒nda hadisin ihtiva etti─či di─čer önemli konular─▒ ele al─▒r. Eserini böyle düzenlemekle Aynî okuyucular─▒n─▒n kar┼č─▒la┼čabilece─či çe┼čitli problemleri halletmi┼č, râvilerin hal tercümesi, metinde geçen kelimelerin izah─▒ ve edebî incelikleri gibi hususlarda doyurucu bilgiler vermi┼čtir. ─░bn Hacer el-Askalânî’ye, hadislerdeki edebî incelikleri ve benzeri hususlar─▒ ele almas─▒ sebebiyle ‘Umdetü’l-karî’yi kendi eserine tercih edenler bulundu─ču söylenmi┼č, o da Aynî’nin bu hususlar─▒ Hanefî âlimi Rükneddin Ahmed b. Muhammed b. Abdülmü’min el-K─▒rîmî’nin tamamlanmam─▒┼č Sahîh-i Buhârî ┼čerhinden iktibas etti─čini, kendisi ise eksik olmas─▒ sebebiyle bu eseri kaynaklar─▒ aras─▒na almad─▒─č─▒n─▒ söylemi┼čtir. Aynî’nin en çok faydaland─▒─č─▒ eserlerin ba┼č─▒nda Fethu’l-bârî gelmektedir. ┼×erhini yazmaya ara verdi─či zamanlarda bile ─░bn Hacer’in çal─▒┼čmalar─▒n─▒ -onun yak─▒n talebesi Burhâneddin b. H─▒z─▒r’─▒n yard─▒m─▒yla- devaml─▒ surette takip etmi┼č ve bazan bu eserin uzun bir bölümünü isim vermeden iktibas etmekte mahzur görmemi┼čtir. Bunun yan─▒nda ┼×âfiî olan ─░bn Hacer’in Hanefî mezhebinin görü┼člerine ters dü┼čen fikirlerini isim vermeksizin, “kale ba‘zuhum” diyerek a─č─▒r bir dille tenkit etmekten de geri durmam─▒┼čt─▒r. ─░bn Hacer, eserinin hükümdarlar taraf─▒ndan takdir edilmesinin Aynî’yi k─▒skand─▒rd─▒─č─▒n─▒ söyleyerek onun tenkitlerinin bir k─▒sm─▒n─▒ ─░ntikadü’l-i’tirâz adl─▒ risâlesinde cevapland─▒rmaya çal─▒┼čm─▒┼čsa da eserini tamamlamaya ömrü yetmemi┼čtir. Fuat Sezgin’in, bu eseri tan─▒t─▒rken tam tersine kitab─▒n Fethu’l-bârî’deki itirazlara Aynî’nin verdi─či cevaplardan meydana geldi─čini söylemesi (GAS, I, 121) bir zühul olmal─▒d─▒r. ‘Umdetü’l-karî on bir cilt halinde ─░stanbul’da (1308-1311), yirmi be┼č cilt olarak da Kahire’de (1348) yay─▒mlanm─▒┼čt─▒r.

 

13. el-Kevserü’l-cârî ilâ riyâzi’l-Buhârî. Molla Gürânî’nin (ö. 893/1488) Kirmânî ve ─░bn Hacer’e yer yer itirazlar yöneltti─či ve garîb kelimelerle mü┼čkil isimleri aç─▒klad─▒─č─▒ bu orta büyüklükteki ┼čerhinin nüshalar─▒, bilindi─či kadar─▒yla sadece Türkiye’de Süleymaniye (Ayasofya, nr. 686; Hamidiye, nr. 300), Râg─▒b Pa┼ča (nr. 297), Murad Molla (nr. 514) ve Topkap─▒ Saray─▒ Müzesi (III. Ahmed, nr. 390) kütüphanelerinde mevcuttur.

 

14. et-Tev┼čîh ‘ale’l-Câmi’i’s-sahîh. Süyûtî’nin (ö. 911/1505) bu k─▒sa ve özlü eserinin günümüze kadar gelmi┼č nüshalar─▒n─▒n ço─ču Türkiye kütüphanelerinde bulunmaktad─▒r. Topkap─▒ Saray─▒ Müzesi Kütüphanesi’ndeki nüshan─▒n (Medine, nr. 262) müellif hatt─▒yla oldu─ču tahmin edilmektedir. Eserin Ali b. Süleyman ed-Dimnâtî (ed-Dimentî) el-Bücum‘avî (ö. 1306/1888) taraf─▒ndan yap─▒lan muhtasar─▒ yay─▒mlanm─▒┼čt─▒r (Kahire 1298).

 

15. ─░r┼čâdü’s-sârî li-┼čerhi Sahîhi’l-Buhârî. Kastallânî’nin (ö. 923/1517) ölümünden yedi y─▒l önce tamamlad─▒─č─▒ bu eser, daha önceki ┼čerhlerin aksine her kelimeyi tekrardan kaç─▒nmadan k─▒sa ve özlü bir ┼čekilde aç─▒klamas─▒ sebebiyle her seviyedeki okuyucunun kolayca faydalanabilece─či mahiyette olup Fethu’l-bârî ve ‘Umdetü’l-karî’den sonra üçüncü s─▒rada an─▒lagelmi┼čtir. ┼×âfiî mezhebine mensup bir âlim olan Kastallânî eserini yazarken en çok Fethu’l-bârî’den faydalanm─▒┼č, hatta bir bak─▒ma onu özetlemi┼čtir. ─░r┼čâdü’s-sârî’nin k─▒rk be┼č sayfal─▒k mukaddimesi, hadisle me┼čgul olanlar─▒n faziletine, hadisleri ilk tedvin edenlere, önemli hadis ─▒st─▒lahlar─▒na, Buhârî ve el-Câmi’u’s-sahîh’ine dair de─čerli bilgiler ihtiva etmektedir. Bu mukaddime Abdülhâdî el-Ebyârî (ö. 1305/1888) taraf─▒ndan Neylü’l-emânî fî tavzîhi mukaddimeti’l-Kastallânî ad─▒yla ┼čerhedilmi┼čtir (Kahire 1325-1326). Kastallânî’nin hadis metinlerine esas ald─▒─č─▒ kendi nüshas─▒n─▒ Yûnînî nüshas─▒ ile kar┼č─▒la┼čt─▒rd─▒─č─▒ bilinmektedir. Bununla beraber Yûnînî nüshas─▒na da ba─čl─▒ kalmam─▒┼č, zikretti─či çe┼čitli nüshalar aras─▒nda kendine göre tercihler yapm─▒┼čt─▒r. Onun nüsha farklar─▒na dair verdi─či bilgiler ─░bn Hacer’in verdi─či bilgilerden daha çoktur. Bu husus eserin en önemli özelli─čini te┼čkil eder. Âzâd-─▒ Bilgrâmî (ö. 1200/1786), ─░r┼čâdü’s-sârî’yi “Kitâbü’z-Zekât”─▒n sonuna kadar ihtisar etmi┼č ve çal─▒┼čmas─▒na Dav’ü’d-derârî ad─▒n─▒ vermi┼čtir. ─░r┼čâdü’s-sârî, kenar─▒nda Nevevî’nin Sahîh-i Müslim ┼čerhiyle birlikte on cilt halinde Bulak’ta (1267, 1275, 1276, 1285, 1288, 1292, 1304-1306) ve Kahire’de (1276, 1306, 1307, 1325-26), Neylü’l-emânî ve Zekeriyâ el-Ensârî’nin Tuhfetü’l-bârî ‘alâ Sahîhi’l-Buhârî adl─▒ ┼čerhiyle birlikte on iki cilt halinde yine Kahire’de (1307), ayr─▒ca Leknev’de (1876) ve Nevalki┼čor’da (1284) yay─▒mlanm─▒┼čt─▒r.

 

16. Tuhfetü’l-bârî ‘alâ Sahîhi’l-Buhârî. Zekeriyâ el-Ensârî (ö. 926/1520) taraf─▒ndan kaleme al─▒nan ┼čerh, on iki cilt halinde yay─▒mlanan ─░r┼čâdü’s-sârî’nin kenar─▒nda Kahire’de bas─▒lm─▒┼čt─▒r (1307, 1326). Eser Muhammed b. Abdülhâdî es-Sindî (ö. 1138/1726) taraf─▒ndan ihtisar edilmi┼čtir (Kahire 1300).

 

17. Me’ûnetü’l-karî li-Sahîhi’l-Buhârî. Ali b. Muhammed el-Menûfî’nin (ö. 939/1532) 921 (1515) y─▒l─▒nda tamamlad─▒─č─▒ bu hayli hacimli tek ciltlik eserinden ba┼čka S─▒yânetü’l-karî ‘ani’l-hata’i ve’l-lahni fi’l-Buhârî adl─▒ bir ba┼čka kitab─▒ daha bulunmaktad─▒r (Ziriklî, V, 11).

 

18. ┼×erhu ‘iddeti ehâdîsi Sahîhi’l-Buhârî. Muhammed b. Ömer b. Ahmed es-Sefîrî’nin (ö. 956/1549) iki ciltlik eserinin dünya kütüphanelerinde muhtelif yazmalar─▒ vard─▒r (bk. Sezgin, GAS, I, 124).

 

19. Feyzü’l-bârî fî ┼čerhi garîbi Sahîhi’l-Buhârî. Abdürrahim b. Abdurrahman b. Ahmed el-Abbâsî’nin (ö. 963/1556) bu eserinin Ât─▒f Efendi Kütüphanesi ile (nr. 529) Topkap─▒ Saray─▒ Müzesi Kütüphanesi’ndeki (III. Ahmed, nr. 391) nüshalar─▒ müellif hatt─▒ylad─▒r. Eserin Râg─▒p Pa┼ča Kütüphanesi (nr. 298, 299) ve Süleymaniye Kütüphanesi’nde (Hamidiye, nr. 298) birer nüshas─▒ daha bulunmaktad─▒r.

 

20. Teysîrü’l-karî fî ┼čerhi Sahîhi’l-Buhârî. Nûrülhak b. Abdülhak el-Buhârî e┼č-┼×ahcihanâbâdî’nin (ö. 1073/1663) Farsça olan bu ┼čerhi bas─▒lm─▒┼čt─▒r (I-V, Leknev 1305).

 

21. ez-Ziyâ’ü’s-sârî ‘alâ Sahîhi’l-Buhârî. Abdullah b. Sâlim b. Muhammed el-Basrî’nin (ö. 1135/1722-23) üç ciltlik ┼čerhinin Nuruosmaniye nüshas─▒n─▒n (nr. 581-583) müellif hatt─▒ oldu─ču tahmin edilmektedir. Beyaz─▒t Devlet Kütüphanesi’nde de (Veliyyüddin Efendi, nr. 596-598) bir nüshas─▒ bulunmaktad─▒r.

 

22. el-Feyzü’l-cârî li-┼čerhi Sahîhi’l-Buhârî. Aclûnî ─░smâil b. Muhammed’in (ö. 1162/1749) yar─▒m kalm─▒┼č bu ┼čerhinin alt─▒ büyük cilt halindeki yazma nüshas─▒ Topkap─▒ Saray─▒ Müzesi Kütüphanesi’nde (Medine, nr. 220-225) ve Medine Mahmûdiyye Kütüphanesi’nde (nr. 140) bulunmaktad─▒r.

 

23. Necâhu’l-karî li-Sahîhi’l-Buhârî. Yûsufefendizâde Abdullah Hilmi’nin (ö. 1167/1754) daha önceki ┼čerhlerden derleyerek kaleme ald─▒─č─▒ otuz cilt hacmindeki bu ┼čerhinin Süleymaniye (Fâtih, nr. 844-873; Ayasofya, nr. 685 nüshalar─▒ müellif hatt─▒; Yahyâ Efendi, nr. 54-64; Hamidiye, nr. 267-275, 279-284; Hac─▒ Mahmud, nr. 456/1, 456/2; Hasan Hüsnü Pa┼ča, nr. 229), Nuruosmaniye (nr. 894-922, 923-932) ve Beyaz─▒t Devlet (Veliyyüddin Efendi, nr. 627, 628, 630-632) kütüphaneleriyle Topkap─▒ Saray─▒ Müzesi Kütüphanesi’nde (III. Ahmed, nr. 384) nüshalar─▒ bulunmaktad─▒r. MÜ ─░lâhiyat Fakültesi ö─čretim görevlisi Ahmet Tobay eser üzerinde “Yûsufefendizâde Abdullah Hilmi ve Hadis ┼×erhcili─čindeki Yeri” adl─▒ bir doktora çal─▒┼čmas─▒ yapm─▒┼čt─▒r (1991).

 

24. Zâdü’l-müciddi’s-sârî li-metâli’i’l-Buhârî. et-Tâvûdî diye de bilinen Mâlikî fakihi ─░bn Sûde el-Fâsî’nin (ö. 1209/1795) bu eseri Fas’─▒n Fes ┼čehrinde 1307’de ta┼čbask─▒ olarak, 1327-1330’da da el-Hâ┼čiye ‘alâ Sahîhi’l-Buhârî ad─▒yla dört cilt halinde bas─▒lm─▒┼čt─▒r.

 

25. en-Nûrü’s-sârî min feyzi Sahîhi’l-Buhârî. Idvî diye tan─▒nan M─▒s─▒rl─▒ Mâlikî âlim Hasan el-Hamzavî’nin (ö. 1303/1886) ┼čerhi el-Câmi’u’s-sahîh’in kenar─▒nda bas─▒lm─▒┼čt─▒r (I-V, Kahire 1279).

 

26. Feyzü’l-bârî ‘alâ Sahîhi’l-Buhârî. Ke┼čmîrî Muhammed Enver┼čah’─▒n (ö. 1352/1933) bu eseri dört cilt halinde Kahire’de yay─▒mlanm─▒┼čt─▒r (1357/1938). 27. Kevserü’l-me’âni’d-derârî fî ke┼čfi habâyâ Sahîhi’l-Buhârî. Muhammed H─▒d─▒r e┼č-┼×ink─▒tî (ö. 1354/1936) taraf─▒ndan kaleme al─▒nan eserin yay─▒mlanan ilk iki cildinde ba┼čtan itibaren elli bir hadisin ┼čerhi bulunmaktad─▒r (Amman 1408-1409/1988-1989).

 

el-Câmi’u’s-sahîh’e ┼čerh yazmaya ba┼člayan, fakat eserleri yar─▒m kalm─▒┼č olan Nevevî, ─░bn Kesîr, ─░bn Receb el-Hanbelî, Fîrûzâbâdî gibi önemli ki┼čiler vard─▒r. Fîrûzâbâdî k─▒rk cilt olarak dü┼čündü─čü çal─▒┼čmas─▒n─▒n yirmi cildini yazabilmi┼č, sahas─▒ hadis olmad─▒─č─▒ için de eseri fazla itibar görmemi┼čtir. Hindistanl─▒ âlimlerin de Sahîh-i Buhârî üzerinde ço─ču ┼čerh olmak üzere muhtelif çal─▒┼čmalar─▒ vard─▒r (bk. Abdülhay el-Hasenî, s. 150-151).

 

Muhtasarlar─▒:
 el-Câmi’u’s-sahîh’ten seçmeler yaparak meydana getirilen çal─▒┼čmalar aras─▒nda ┼ču eserler zikredilebilir:

1. Cem’u’n-nihâye . ─░bn Ebû Cemre’nin (ö. 699/1300) bu eseri (Kahire 1286), ba┼čta kendisi olmak üzere birçok âlim taraf─▒ndan ┼čerhedilmi┼čtir.

2. et-Tecrîdü’s-sarîh . Ahmed b. Ahmed ez-Zebîdî’nin (ö. 893/1488) bu me┼čhur eseri Bulak’ta (1287) ve Kahire’de (1312) bas─▒lm─▒┼č, üzerinde muhtelif çal─▒┼čmalar yap─▒lm─▒┼č, Babanzâde Ahmed Naim Bey (I-II. cilt 1346/1928, III. cilt 1984, 8. bask─▒) ile Kâmil Miras (IV-XII. cilt 1984, 8. bask─▒) taraf─▒ndan Türkçe’ye çevrilerek ┼čerhedilmi┼čtir.

3. Zübdetü’l-Buhârî. Ömer Ziyâeddin Dâ─č─▒stânî (ö. 1920) taraf─▒ndan Sahîh-i Buhârî’deki Peygamber buyruklar─▒n─▒n (kavlî hadislerin) tamam─▒n─▒ derlemek maksad─▒yla yap─▒lan bu çal─▒┼čma 1524 hadisi ihtiva etmektedir. Eser Kahire’de (1330), daha sonra yine Dâ─č─▒stânî’nin Türkçe tercümesiyle birlikte üç cilt halinde ─░stanbul’da (1341) yay─▒mlanm─▒┼čt─▒r.

4. Cevâhirü’l-Buhârî. Mustafa Muhammed Umâre taraf─▒ndan Sahîh-i Buhârî’den seçilerek k─▒saca ┼čerhedilen 850 hadisi ihtiva eden eser Kahire’de bas─▒lm─▒┼č (1341), Hasan Alio─člu taraf─▒ndan Türkçe’ye çevrilerek ayn─▒ adla ─░stanbul’da yay─▒mlanm─▒┼čt─▒r (1988) (el-Câmi’u’s-sahîh’in di─čer muhtasarlar─▒ için bk. Sezgin, GAS, I, 126-128).

 

Di─čer Çal─▒┼čmalar:

el-Câmi’u’s-sahîh’teki baz─▒ mü┼čkil kelimelere dair müstakil kitaplar kaleme al─▒nm─▒┼čt─▒r. el-Elfiyye yazar─▒ ─░bn Mâlik’in (ö. 672/1274) Yûnînî ile birlikte Sahîh-i Buhârî’deki yetmi┼č bir adet dil problemini halletti─či ┼×evâhidü’t-tavzîh ve’t-tashîh li-mü┼čkilâti’l-Câmi’i’s-sahîh adl─▒ eseri önce Hindistan’da (1319), daha sonra Muhammed Fuâd Abdülbâk─▒’nin yeniden tertibi ve tahkikiyle Kahire’de (1957) yay─▒mlanm─▒┼čt─▒r. Zerke┼čî’nin de (ö. 794/1392) bu konuda et-Tenk─▒h li-elfâzi’l-Câmi’i’s-sahîh adl─▒ bir çal─▒┼čmas─▒ bulunmaktad─▒r. ─░bn Hacer el-Askalânî’nin et-Tenk─▒h üzerine yazd─▒─č─▒ en-Nüket ‘alâ Tenk─▒hi’z-Zerke┼čî adl─▒ eseri yar─▒m kalm─▒┼čt─▒r. Bulk─▒nî’nin (ö. 824/1421) baz─▒ kaynaklarda ┼×erhu’l-Buhârî ad─▒yla zikredilen el-─░fhâm limâ fi’l-Buhârî mine’l-ibhâm adl─▒ eserinin bir nüshas─▒ Süleymaniye Kütüphanesi’nde bulunmaktad─▒r (Ayasofya, nr. 679).

 

el-Câmi’u’s-sahîh’te üç râvi ile rivayet edilen yirmi iki kadar hadis, muhtelif kimseler taraf─▒ndan “es-Sülâsiyyât” ad─▒yla bir araya getirilmi┼č ve ┼čerhedilmi┼čtir. Bu çal─▒┼čmalar─▒n yazmalar─▒ Sezgin taraf─▒ndan tesbit edilmi┼čtir (GAS, I, 128-129).

 

Buhârî’nin bab ba┼čl─▒klar─▒ da müstakil çal─▒┼čmalara konu olmu┼čtur. Bunlar─▒n en önemlileri ┼čunlard─▒r: 1. Kitâbü’l-Mütevârî ‘alâ terâcimi’l-Buhârî. Kâtib Çelebi’nin Sahîh-i Buhârî’yi on cilt halinde ┼čerhetti─čini söyledi─či ─░bnü’l-Müneyyir’in (ö. 683/1284) Beyaz─▒t Devlet Kütüphanesi’nde (nr. 1115) bir yazma nüshas─▒ bulunan bu eseri Selâhaddin Makbûl Ahmed taraf─▒ndan ne┼čredilmi┼čtir (Küveyt 1407/1987). 2. Taglîku’t-ta’lîk. ─░bn Hacer taraf─▒ndan kaleme al─▒nan sahas─▒n─▒n bu en önemli eseri el-Câmi’u’s-sahîh’in ta‘likleri k─▒sm─▒nda tan─▒t─▒lm─▒┼čt─▒r. 3. el-Fevâ’idü’l-müte’allika bi-Sahîhi’l-Buhârî. Muhammed b. Abdülhâdî es-Sindî (ö. 1138/1726) taraf─▒ndan yaz─▒lan eserin yazma nüshas─▒ Kahire’de bulunmaktad─▒r (bk. Sezgin, GAS, I, 129). 4. ┼×erhu terâcimi ebvâbi Sahîhi’l-Buhârî. ┼×ah Veliyyullah ed-Dihlevî’nin (ö. 1176/1762) bu eseri yay─▒mlanm─▒┼čt─▒r (Haydarâbâd 1321; n┼čr. ┼×erefeddin Osman, Haydarâbâd 1402/1982). 5. F─▒khü’l-─░mâmi’l-Buhârî. Bu çal─▒┼čmada Sahîh-i Buhârî’deki 1290 bab ba┼čl─▒─č─▒ Muhammed Abdülkadir Ebû Fâris taraf─▒ndan derlenerek iki cilt halinde yay─▒mlanm─▒┼čt─▒r (Amman 1409/1989).

 

el-Câmi’u’s-sahîh’i okumaya ba┼člarken, okuma s─▒ras─▒nda ve bitirirken riayet edilecek hususlara dair kitaplar yaz─▒lm─▒┼čt─▒r. Hatmü’l-Buhârî ad─▒yla yaz─▒lanlar─▒n ço─čunda ise eserin son hadisi ┼čerhedilmektedir. Bu nevi eserlerin ilki, Ebû Hâmid Muhammed el-Kudsî’nin (ö. 888/1483) Tuhfetü’l-karî’inde hatmi’l-Buhârî’si olup eserin bir nüshas─▒ Ankara Dil ve Tarih-Co─črafya Fakültesi Kütüphanesi’nde bulunmaktad─▒r (Saib Sencer, nr. 3732; di─čer nüshalar için bk. Sezgin, GAS, I, 129-130).

 

el-Câmi’u’s-sahîh’in râvilerine dair de muhtelif eserler kaleme al─▒nm─▒┼čt─▒r (bk. a.g.e., I, 130-132). Bu çal─▒┼čmalar─▒n ilk örneklerinden biri olan Ahmed b. Muhammed el-Kelâbâzî’nin (ö. 398/1007-1008) Ricâlü Sahîhi’l-Buhârî adl─▒ eseri Abdullah el-Leysî taraf─▒ndan bas─▒lm─▒┼čt─▒r (III, Beyrut 1407/1987). Ebü’l-Velîd el-Bâcî’nin (ö. 474/1081) et-Ta’dîl ve’t-tecrîh li-men harrece lehü’l-Buhârî fi’l-Câmi’i’s-sahîh’ini Ebû Lübâbe Hüseyin ne┼čretmi┼čtir (I-III, Riyad 1406/1986). el-Câmi’u’s-sahîh, Mehmet Sofuo─člu taraf─▒ndan Sahîh-i Buhâri ve Tercemesi ad─▒yla Türkçe’ye tercüme edilmi┼č ve yay─▒mlanm─▒┼čt─▒r (I-XVI, ─░stanbul 1987-1989; Buhârî ile Müslim’in el-Câmi’u’s-sahîh’leri üzerindeki ortak çal─▒┼čmalar için bk. el-Cem‘ Beyne’s-Sahîhayn; Sahîhayn).

 

el-Câmi’u’s-sahîh’le ilgili olarak yap─▒lan fihristler içinde zikre de─čer iki çal─▒┼čmadan biri Muhammed ┼×erif Tokadî’nin Miftâhu Sahîhi’l-Buhârî’sidir (─░stanbul 1313). Müellif önce Sahîh-i Buhârî’deki her bir kitâbda kaç bab ve kaç hadis bulundu─čunu, ayr─▒ca adlar─▒n─▒ alfabe s─▒ras─▒na koydu─ču sahâbîlerin eserde kaç rivayeti oldu─čunu tesbit etmi┼č ve daha sonra kavlî hadisleri alfabetik s─▒raya dizerek bunlar─▒n el-Câmi’u’s-sahîh’te (Kahire 1296) hangi kitâb, bab, cilt ve sayfada bulundu─čunu, ─░r┼čâdü’s-sârî (Kahire 1293), Fethu’l-bârî (Kahire 1301) ve ‘Umdetü’l-karî’de (─░stanbul 1309) hangi cilt ve sayfada yer ald─▒─č─▒n─▒ göstermi┼čtir. Di─čer çal─▒┼čma ise Abdullah b. Muhammed Guneyman taraf─▒ndan haz─▒rlanan Delîlü’l-karî ilâ mevâz─▒’i’l-hadîs fî Sahîhi’l-Buhârî’dir. Mektebetü’n-Nehza taraf─▒ndan yay─▒mlanan Sahîh-i Buhârî’yi esas alan müellif, eserdeki kitâb ve bablar─▒ numaralad─▒ktan sonra hadisin merfû veya mevkuf, kavlî veya fiilî oldu─čunu dikkate almaks─▒z─▒n bütün rivayetleri alfabetik olarak s─▒ralam─▒┼č, râvisini, hangi kitâb ve bablarda bulundu─čunu göstermi┼čtir. Eser el-Câmiatü’l-─░slâmiyye taraf─▒ndan yay─▒mlanm─▒┼čt─▒r (Medine, ts.). Bunlardan ba┼čka Muhammed ┼×ükrî el-Ankaravî’nin Miftâhu’l-Buhârî (─░stanbul 1313, ta┼čbask─▒), Hindistanl─▒ muhaddis Abdülazîz el-Fencâbî’nin Nibrâsü’s-sârî fî etrâfi’l-Buhârî (Lahor 1345), Mustafa b. Alî el-Beyyûmî’nin Delîlü fehârisi’l-Buhârî li’l-kütübi ve’l-ebvâbi’l-esâsiyye (Kahire 1352), R─▒dvân Muhammed R─▒dvân’─▒n Fehârisü’l-Buhârî (Kahire 1368) adl─▒ eserleri birbirinden farkl─▒ faydal─▒ çal─▒┼čmalard─▒r.

 

 

 


Bask─▒lar─▒

Yazmalar─▒

Tezler  

Kitaba ait Multi Medialar
# Media Ad─▒
Kullan─▒c─▒ Yorumlar─▒

! Yorum yazabilmeniz i├žin ├╝ye olmal─▒s─▒n─▒z.
├ťyelik i├žin l├╝tfen sayfan─▒n ├╝st k─▒sm─▒nda yer alan"├ťye Giri┼č | ├╝ye ol" linkine t─▒klay─▒n─▒z.

Kay─▒t Ekleyen / Eklenme Tarihi
S├╝meyye Abaci / 15.05.2015



Eski Eserler


Eski Eserler K├╝t├╝phanesine Ho┼čgeldiniz!

Hesap ─░┼člemleri

├ťye de─čil misiniz? ├ťye olun!

Eski Eserlere ├╝ye olarak, k├╝t├╝phanenimiz ve eserlerimiz hakk─▒nda payla┼č─▒mlardan hesab─▒n─▒z ├╝zerinden faydalabilirsiniz...