E─čitim Kurumu   ( 2141 )   ┘ü┘Ő ěž┘ä┘âě¬ěĘ   ( 1659 )   ┘ü┘Ő ěž┘ä┘ůěĄ┘ä┘ü┘Ő┘ć   ( 4831 )  
┘ü┘Ő ěž┘ä┘ůěČ┘äěžě¬   ( 786 )   ┘ü┘Ő ěž┘ä┘ů┘âě¬ěĘěžě¬   ( 151 )   ┘ü┘Ő ěž┘ä┘ůě»┘ć   ( 182 )  
┘ü┘Ő ěž┘ä┘ů┘éěž┘äěžě¬   ( 2196 )   Multi Media   ( 323 )   Fetvalar   ( 894 )  
┘ůěČ┘ů┘łě╣ ě╣ě»ě» ěž┘äě▓┘łěžě▒
9129104
┘ůěČ┘ů┘łě╣ ě╣ě»ě» ěž┘äěžě╣ěÂěžěí 1490
Online ├ťye 0

Bilimsel Delillendirme Metotlar─▒ Ve Din

 ě¬┘üěžěÁ┘Ő┘ä ěş┘ł┘ä ěž┘ä┘âě¬ěžěĘ ě▒┘é┘ů ěž┘ä┘âě¬ěžěĘ : F-1017  
Bilimsel Delillendirme Metotlar─▒ Ve Din
doxycycline doxycycline doxycycline
amoxicillin amoxicillin amoxicillin
gabapentin cost at walgreen gabapentin cost at walgreen gabapentin cost at walgreen
bystolic coupon 2013 site bystolic generic alternative


┘ů┘Őě▓ěžě¬ ěž┘äěĚěĘě╣ěę ěž┘äě╣┘ä┘ů ěž┘ä┘ů┘łěÂ┘łě╣
Soru Soran Cevaplayan Hoca
Bir Kat─▒l─▒mc─▒n─▒n Sorusu ├ľnder Nar  
       
Fetva No: F-1017 ě╣ě»ě» ěž┘äě▓┘Őěžě▒ěę : 1801 ěž┘äěąěĘ┘äěžě║ ě╣┘ć ě«ěĚěú ěž┘äě¬┘łěÁ┘Őěę
   ┘ä┘ůěĄ┘ä┘ü ěž┘ä┘ů┘éěž┘äěę ěž┘ä┘âě¬ěĘ ěž┘ä┘âě¬ěĘ ěž┘äěú┘ä┘âě¬ě▒┘ł┘ć┘Őěę ěž┘ä┘ů┘éěž┘äěžě¬ ěž┘ä┘ů┘éěž┘äěžě¬ ěş┘ł┘ä┘ç    

ěž┘ä┘âě¬ěĘ ┘ä┘ä┘ůěĄ┘ä┘ü
# ěžě│┘ů ěž┘ä┘âě¬ěžěĘ
1 ┼×azeliyye Tarikat─▒n─▒n Esaslar─▒ / ě¬ě▒ěČ┘ůěę ěž┘ä┘ć┘łě▒ ěž┘äě│ěžěĚě╣ ┘łěž┘äěĘě▒┘çěž┘ć ěž┘ä┘éěžěĚě╣
2 Allah / ěž┘ä┘ä┘ç

ěž┘ä┘âě¬ěĘ ěž┘äěž┘ä┘âě¬ě▒┘ł┘ć┘Őěę ┘ä┘ä┘ůěĄ┘ä┘ü
# ěžě│┘ů ěž┘ä┘âě¬ěžěĘ
1 ┼×azeliyye Tarikat─▒n─▒n Esaslar─▒ / ě¬ě▒ěČ┘ůěę ěž┘ä┘ć┘łě▒ ěž┘äě│ěžěĚě╣ ┘łěž┘äěĘě▒┘çěž┘ć ěž┘ä┘éěžěĚě╣

ěž┘ä┘ů┘éěž┘äěžě¬ ┘ä┘ä┘ůěĄ┘ä┘ü
# ěžě│┘ů ěž┘ä┘ů┘éěž┘äěę
1 Yezidilik Hak Dinlerden midir? Yezidilere Yard─▒m Edilmesi Caiz midir?
2 Yeni├ža─č Dini ( Alexis CarrelÔÇÖin G├Âr├╝┼čleri ├ťzerine De─čerlendirmeler II )
3 Vas─▒l b. Atan─▒n Ra Hutbesi / ě«ěĚěĘěę ěž┘äě▒ěžěí ┘ä┘łěžěÁ┘ä ěĘ┘ć ě╣ěĚěžěí ěž┘ä┘ůě╣ě¬ě▓┘ä┘Ő
4 Tefriciyye Salat─▒ ve ┼×irk Olmas─▒ ─░ddias─▒
5 T.C Diyanet ─░┼čleri Ba┼čkanl─▒─č─▒n─▒n Organ Naklinin Caiz Oldu─čuna Dair 3 Mart 1990-13 Say─▒l─▒ Fetvas─▒
6 Sosyalizm ve Din ├ťzerine
7 Sevginle Yanmadan Ald─▒─č─▒m Bir Nefes Yoktur
8 Selef Selefiyye Kavramlar─▒ ve T├╝rk├že Akaid Kitaplar─▒ndaki ─░├žeri─či / ┘ů┘ü┘ç┘ł┘ů ěž┘äě│┘ä┘ü ┘ł ěž┘äě│┘ä┘ü┘Őěę ┘ł ěžě│ě¬ě╣┘ůěž┘äěžě¬┘çěž ┘äě»┘Ő ěž┘äěžě│ěžě¬ě░ěę ěž┘äěžě¬ě▒ěž┘â ┘ł ěž┘ä┘ůěÁěžě»ě▒ ěž┘äě¬ě▒┘â┘Őěę ěž┘äěžě╣ě¬┘éěžě»┘Őěę
9 R├╝ya ve ─░stiharenin Dindeki yeri
10 ├ľl├╝mden Sonra Hayat ( Yeni Bulgular )
11 Men Ente ( Sen Kimsin )
12 Kurey┼čilik ┼×art─▒ Konusunda Mezheplerin ─░htilaf Etme Sebepleri
13 Kurana G├Âre S├╝nnetin Korunmu┼člu─ču ve Delilleri
14 Kuran ├ľ─čretimini ├ťcretle Yapman─▒n Cevaz─▒n─▒ ├ľrfe Dayal─▒ H├╝k├╝mler Ba┼čl─▒─č─▒ Alt─▒nda ─░ncelemesi Hakk─▒nda
15 Kad─▒nlar─▒n S├╝nneti Meselesi / ěş┘â┘ů ěž┘äě«ě¬ěž┘ć ě╣┘ćě» ěú┘ç┘ä ěž┘äě╣┘ä┘ů
16 ─░nsan Bilinmezi ( Dr. Alexis CarrelÔÇÖin G├Âr├╝┼čleri ├ťzerine De─čerlendirmeler I )
17 ─░mamlar Kurey┼čten Olacakt─▒r Hadisiyle Alakal─▒ Y├╝z Rivayet / ┘ůěžěŽěę ě▒┘łěž┘Őěę ěş┘ł┘ä ┘éě▒ě┤┘Őěę ěž┘äě«┘ä┘Ő┘üěę
18 ─░mam Suyutinin el ─░tkan fi Ulumil Kuran ─░simli Eseri Hakk─▒nda / ěş┘ł┘ä ┘âě¬ěžěĘ ěž┘äěžě¬┘éěž┘ć ┘ü┘Ő ě╣┘ä┘ł┘ů ěž┘ä┘éě▒ěú┘ć ┘ä┘äě│┘Ő┘łěĚ┘Ő
19 ─░mam Ebu Hanifenin Kelamc─▒l─▒─č─▒
20 ─░mam Ebu HanifeÔÇÖye G├Âre Hz. Muhammed sas in Peygamberli─čine ─░man─▒n H├╝km├╝
21 ─░lhad Dini ( Tanr─▒ Tan─▒mazl─▒k ) Ateizm
22 ─░bn Kudamenin Haberi S─▒fatlar─▒n Manaland─▒r─▒lmas─▒yla Alakal─▒ G├Âr├╝┼čleri
23 Haberi S─▒fatlara ─░manda Manan─▒n Allah─▒n ─░lmine Havale Edilmesi Metodu
24 Evrenin Mekanik Yorumu ( Sebeplilik-Sonu├žluluk Kanununun Ele┼čtirisi )
25 Ehli Kitab─▒n Peygamberimize ─░man etmeden Cennete Girmesi ─░nanc─▒n─▒n H├╝km├╝
26 Din ve Bilim
27 Dad Harfi ─░le Z─▒ Aras─▒ndaki Fark Ve T├╝rkiye De Yayg─▒n Olan Z─▒ Kullan─▒m─▒n─▒n K├Âkeni
28 ├ça─č─▒m─▒z ve ─░slam
29 Bertrand Russellin G├Âr├╝┼čleri Hakk─▒nda

ěž┘ä┘ů┘éěž┘äě¬ ┘ä┘äě¬ě╣ě▒┘Ő┘ü ěĘěž┘ä┘ůěĄ┘ä┘ü
# ěžě│┘ů ěž┘ä┘ů┘éěž┘äěę

Fetva Detay─▒   

Bilimsel Delillendirme Metotlar─▒ Ve Din

E─čer hakikat denilen ┼čey yaln─▒zca mü┼čahede ve bilimsel tecrübe suretiyle elde edilebiliyorsa, dine kar┼č─▒ olanlar─▒n din hurafedir, iddialar─▒ ancak mü┼čahede ve bilimsel tecrübelerle bunu ispatlad─▒klar─▒nda bir bilimsel de─čer ta┼č─▒yabilir.
“Geçmi┼čteki bilginlerin durumu, kar┼č─▒l─▒ks─▒z çek veren insanlar─▒n durumuna benzer. Pek çok ┼čey söylemelerine kar┼č─▒n, bu söyledikleri bilimsel gerçeklere dayanmamaktad─▒r. Örne─čin, yüce hakikat de─či┼čken de─čildir cümlesi, dil kurallar─▒ aç─▒s─▒ndan do─čru kabul edilebilirse de,bilimsel aç─▒dan kar┼č─▒l─▒ks─▒z bir çek gibi de─čersizdir.” 
Bu ve benzeri görü┼č sahipleri, dinin bir esasa dayanmad─▒─č─▒, sadece bir inanç olmaktan öteye geçmedi─či kanaatindedirler. Onlara göre bir inanc─▒n hakikat olabilmesi için, vicdandan ba┼čka d─▒┼č alemde de varl─▒─č─▒n─▒n bilimsel yollarla ispat edilmesi gerekir. Örne─čin; “Samanyolu ─▒┼č─▒k saçan bulutlar de─čil, pek çok y─▒ld─▒zdan olu┼čan y─▒ld─▒z kümeleridirler” dedi─čimizde, bu ancak sözün sahibini ba─člayan ki┼čisel bir kanaat ve inanç olur. Ama bir büyük gök dürbünü getirilip, etraftaki insanlar─▒n y─▒ld─▒zlar─▒ yerinde görmeleri sa─član─▒rsa, ki┼čisel boyuttaki bu inanç, herkesin mü┼čahede edebilece─či bir hakikat haline gelecektir. Dini hakikatler hakk─▒nda d─▒┼č dünyada tecrübe ve deney yap─▒lmas─▒ söz konusu de─čildir. Bu sebeple de din, bir iddia ve vicdani bir inanç olmaktan öteye geçemez.
Yukar─▒daki delillendirme sanki tek bir parçadan olu┼čuyormu┼č gibi gözüküyorsa da asl─▒nda birkaç parçadan olu┼čmaktad─▒r. 

Birincisi: Bir olay veya nesnenin gözlemlenebilir veya üzerinde deney yap─▒labilir nitelikte olmas─▒d─▒r.“Su içerisinde pek çok canl─▒ vard─▒r,” denildi─činde baz─▒lar─▒n─▒n bu sözden ┼ča┼čk─▒nl─▒─ča dü┼čmeleri mümkündür. Ama bir damla su bir mikroskopla incelense, suyun içinde çok say─▒da canl─▒n─▒n var oldu─ču anla┼č─▒lacakt─▒r.

─░kincisi: Do─črulu─ču iddia edilen olay ya da nesnenin bütününün de─čil, ancak bir k─▒sm─▒n─▒n gözlemlenebilir olmas─▒d─▒r. Yeryüzü küreseldir, önermesinde; insan yeryüzünün bütününü ayn─▒ anda mü┼čahede edemese de, onun belirli k─▒s─▒mlar─▒n─▒ mü┼čahede ettikten sonra, yeryüzünün küreselli─činin hakikat oldu─čunu kabul eder. Örne─čin yüksekten uçulup geli┼čmi┼č bir kamerayla gözlemlense; dünya’n─▒n ayn─▒ ay gibi küresel oldu─ču gözlemlenecektir. Ama bu gözlemlenen küreselli─činin bir k─▒sm─▒d─▒r, tamam─▒ de─čil.

Üçüncüsü: ikinci tür gözlemelerle idrak etti─čimiz hakikatler asl─▒nda bilgimiz dahilinde olan hakikatlerden basit birer parçad─▒rlar. Gerçek ┼ču ki, biz bu türden gözlemlerle “bir k─▒s─▒m çok de─čerli hakikatlere” ula┼čamay─▒z. Kainat hakk─▒ndaki gözlemlerimiz ise kainatta çok daha önemli hakikatlerin varl─▒─č─▒n─▒ bize tekid ederler. Bu ba─člamda ça─čda┼č ak─▒l bilimsel delillendirme için yeni bir ölçü getirerek ┼čöyle der; Delillendirme, bir tak─▒m tecrübelere dayanarak bir hakikati tekid ediyorsa – gözlem söz konusu hakikatin tamam─▒n─▒ kapsamasa bile – güvenilir bir bilimsel ölçü olarak kabul edilir. Örnekleyecek olursak, elektronlar çok küçük olduklar─▒ndan gözlemlenemez, ölçülüp tart─▒lamazlar. Ama bilim adamlar─▒ elektronun varl─▒─č─▒na bilimsel bir hakikat olarak inanmaktad─▒rlar. Bunun s─▒rr─▒ nedir? Elektronlar mü┼čahede edilemeseler de bizler onlar─▒n etkilerini Effects mü┼čahede etmekte, tekrar tekrar gözlemleme imkân─▒na sahip bulunmaktay─▒z. Gözlemledi─čimiz olay─▒n; elektronun varl─▒─č─▒ndan ve belli bir kanununun olmas─▒ndan ba┼čka bir izah─▒ da yoktur. Elektron esasen bir faraziye olmakla birlikte, dolayl─▒ da olsa bir tecrübeye dayanmaktad─▒r ve bilimsel olarak varl─▒─č─▒ kabul edilmektedir. Delillendirme ölçülerine katt─▒─č─▒m─▒z bu üçüncü ek bizlere oldukça önemli hakikatlerin bilgisine ula┼čma yollar─▒n─▒ açm─▒┼čt─▒r. Biz bu bilim dal─▒n─▒ Modern Fizik diye adland─▒r─▒yoruz. 

Dördüncüsü: Gözlemler, üçüncü delillendirme ölçüsünün son ölçü olmad─▒─č─▒n─▒ göstermektedir. Uçsuz bucaks─▒z evrenin yaln─▒zca teknik ve fenni hakikatlerden ibaret olamayaca─č─▒ gayet aç─▒kt─▒r. Bizim ilgi alam─▒za giren hakikatler ise teknik ve fenni hakikatlerin bittikleri yerde ba┼člamaktad─▒rlar. Örne─čin insan hayat─▒, bedeni ve bedenin uzuvlar─▒, bizlere pek çok önemli hakikatleri gösterecek niteliktedir. Bundan da önemlisi insan bedeninin ba┼člang─▒c─▒, ilk olu┼čumu ve sonudur. Ama ne biyoloji ne de uzuvlar bilimleri bizim bu merak─▒m─▒z─▒ giderebilmektedirler. Bilim adamlar─▒n─▒n; “bilinebilir nitelikteki hakikatlerin bizim için çok büyük bir önemi yoktur. Esasen önemli hakikatlerin bilgisine ula┼čman─▒n bir yolu yoktur,” cümlesiyle i┼čaret ettikleri incelik budur. ─░┼čte bu noktada ça─čda┼č ak─▒l, önceki delillendirme ölçülerine bir yenisini daha ekler. ┼×ayet gözlem ve tecrübeler salt teknik bilimin verileriyle alakal─▒ de─čillerse; elde bir teoriyi destekler mahiyette bir veri varsa ve söz konusu gözlemleri izah edebilecek daha kuvvetli bir yorum yoksa, bu takdirde bu veriyle do─črulu─ču iddia edilen teorinin desteklenmesi caiz olur. Bu veriyle teorinin do─črulu─čuna delil getirilmesi caiz ve kabul edilebilir nitelikte olur. 
Bu dördüncü ölçü de, ça─čda┼č ak─▒l taraf─▒ndan kabul görmekte ve öne sürülen izah, ifade edilen ┼čartlara uyuyorsa, kabul edilebilir nitelikte bir bilimsel nazariye olarak alg─▒lanmaktad─▒r. Bu ölçünün delillendirmede nas─▒l kullan─▒ld─▒─č─▒n─▒ göstermesi bak─▒m─▒ndan, biri olumlu kullan─▒l─▒m─▒na (ispatlamaya), biri olumsuz kullan─▒l─▒m─▒na (nefyetmeye)olmak üzere iki örnek verip bunlar─▒ de─čerlendirelim. 
Olumsuz kullan─▒ma örnek olarak din kar┼č─▒tlar─▒n─▒n nazariyelerini verebiliriz. Ça─čda┼č ak─▒l, sadece dinin anla┼č─▒lmaz oldu─čunu iddiayla yetinmeyip, bilim ad─▒na aç─▒klama yaparak dinin asl─▒-esas─▒n─▒n olmad─▒─č─▒n─▒, bat─▒l ve bo┼č bir ┼čey oldu─čunu ilan etmektedir. Dini bu ┼čekilde niteleyip bat─▒l oldu─čunu söylerken ,az önce ifade edilen dördüncü delillendirme ölçüsüne dayanmaktad─▒r. Yani söylemlerinin özü bir teorinin kendisiyle desteklenmesinin caiz oldu─ču delillendirme usulüne dayanmaktad─▒r. Bu ise ça─čda┼č akl─▒n bu ölçüyü dinin aleyhinde kullanmak için bilimselle┼čtirdi─či manas─▒na gelmektedir.
Ça─čda┼č ak─▒lc─▒lar, dinin aleyhine olacak ┼čekilde kulland─▒klar─▒ bu ölçüyü, din üzerinde tatbik etmekte iki aç─▒dan çeli┼čki içerisindedirler. Bir yandan dini inançlar─▒n bilimsel tecrübeye konu olamayacak ┼čeyler oldu─čunu söyleyip dini ki┼čisel inanç olarak nitelerlerken; di─čer yandan bu görü┼če mensup çok say─▒da dü┼čünür, yeni bilimsel ke┼čiflerin dini de─čerlerin geçersizli─čini ispat etti─čini iddia etmektedirler. Kanaatimizce her iki yöneli┼č de bir di─čeriyle çeli┼čki halindedir. Esas ald─▒klar─▒ ölçülerine göre, dinin konusu itibar─▒yla bilimsel tecrübeyle ispat─▒ imkans─▒zd─▒r. Yine ayn─▒ sebepten dolay─▒ bilime ters oldu─čunun ve yanl─▒┼čl─▒─č─▒n─▒n iddia edilmesi de imkans─▒z olmal─▒d─▒r. Bir ba┼čka deyi┼čle: Bizler dinin do─črulu─čunu ispata yeltensek ça─čda┼č ak─▒llar: “Bo┼čuna u─čra┼č─▒yorsunuz. Din, konusu itibariyle ça─čda┼č bilimin ölçülerine uymad─▒─č─▒ için bilimsel olarak ispat edilemez” demektedirler. Dinin konusu itibariyle bilimsel tecrübeye aç─▒k olmad─▒─č─▒n─▒ söylemelerine ra─čmen, bilimsel delillerin dinin bat─▒ll─▒─č─▒n─▒ ispat etti─čini iddia etmektedirler. 
Ça─čda┼č ak─▒llar─▒n içine dü┼čtükleri bu çeli┼čki dinin bilimsel delillendirmeye ve tecrübeye aç─▒k olmamas─▒ndan de─čil; inananlar─▒n bu bilimsel ölçüleri kendi inançlar─▒n─▒n ispat─▒nda kullanmalar─▒ endi┼česinden kaynaklanmaktad─▒r. Mü’minler bu bilimsel ölçüleri uygun bir ┼čekilde kullanmay─▒ ba┼čar─▒rlarsa, dinin en az─▒ndan makul oldu─čunu kabul durumunda kalacaklard─▒r. 
Yapt─▒klar─▒n─▒ mahkeme örne─či üzerinde ele alacak olursak; devletin resmi avukat─▒ ve hakimlerinin bulundu─ču bir mahkeme tasavvur edilsin . San─▒─ča ancak devletin görevlendirece─či resmi bir avukat taraf─▒ndan savunma yap─▒labilmesi izni verilmi┼č olsun. San─▒─ča bir avukat tutma ve bu suretle kendisini savunma izni verilmi┼č gibi görünüyorsa da, gerçekte devlet san─▒─ča istedi─či avukat─▒ seçerek savunmas─▒n─▒ yapma izninin verilmesinden korkmakta, bunun kendisinin aleyhine olaca─č─▒ndan endi┼če ederek san─▒─ča avukat─▒n─▒ seçme izni vermemektedir. 
Hakikat, yaln─▒zca gözlem ve tecrübenin bir neticesi ise, din kar┼č─▒tlar─▒n─▒n dinin bat─▒ll─▒─č─▒ iddialar─▒ tecrübe ve gözleme dayanmad─▒─č─▒ sürece havada kalacakt─▒r.
10 10’luk bir odadaki bir insan─▒n gözlerini odada gezdirip güvenle burada fil ya da aslan yok demesi gibi, gözlem ve tecrübeleri kainat─▒n her taraf─▒n─▒ kapsay─▒ncaya kadar ; “ arad─▒k, inceledik, gözlemledik ve tecrübe ettik ve nihayetinde varl─▒k aleminde bir ilah, melek, cin, ya da cehenneme rastlamad─▒k,” diyemezler. 
Din kar┼č─▒tlar─▒, örnekten de anla┼č─▒laca─č─▒ gibi 10 10’luk bir odadaki insan─▒n konumunda de─čillerdir. Dini de─čerleri gözlemleyemedikleri ve laboratuvarlar─▒nda da tecrübe edemediklerine göre, onlara bunca bilgiyi sa─člayan delillendirme ölçüleri nedir? Yap─▒lan; baz─▒ gözlemleri dini iptal eden hakikatlermi┼č gibi yorumlamaktan ba┼čka gir ┼čey de─čildir. Örne─čin yerçekimi kanunu bulunduktan hemen sonra bunu bir ─░lah’─▒n var olmad─▒─č─▒na delil kabul etmi┼čler, bir ─░lah’─▒n olmad─▒─č─▒n─▒, e┼čyan─▒n yerçekimi kanunu sebebiyle yerli yerinde durdu─čunu iddia etmi┼člerdir. Tek bir gözlemin yorumuna dayanan bu delilleri, Allah’─▒n yoklu─čunu ispat etmez. ┼×u ana kadar kainat─▒n her bir yan─▒n─▒n gözlemlenebilece─či bir alet ile ┼ču geni┼č alem gözlemlenememi┼čtir. Yap─▒lan baz─▒ bilim adamlar─▒n─▒n baz─▒ gözlemlerine dayanarak, bu güçlü kanunlar varken kainat─▒ dengede ve ahenk içinde tutan bir ilaha ihtiyaç kalmam─▒┼čt─▒r- yorumunda bulunmaktan ba┼čka bir ┼čey de─čildir. 
Bu gözlem ya da tecrübelerin, uzaktan yak─▒ndan Allah’─▒n yoklu─čunu ispat etmekle bir alakas─▒ yoktur. Söz konusu ettikleri gözlem ve tecrübeleri, ba┼čka ba┼čka alanlarla alakal─▒d─▒r. Bun ra─čmen, söz konusu gözlem ya da tecrübelerinden hareketle, “bir ilaha ihtiyaç kalmad─▒─č─▒” yorumunda bulunmaktad─▒rlar. Yani gözlem ve tecrübe ile de─čil, ilgisiz bir yorumla görü┼člerini delillendirmektedirler.
Asl─▒nda dinin bat─▒l oldu─čunu ispat için öne sürdükleri delilleri dinin hak oldu─čunu ispat etmektedir. Hata, delillendirme ölçüsünde de─čil; ölçüyü tatbik etme ┼čeklindedir. Bu delillendirme ölçüsü olaya do─čru bir ┼čekilde tatbik edilirse, netice onlar─▒nkinin tam aksi olacakt─▒r. Verilen örnekten anla┼č─▒laca─č─▒ üzere ça─čda┼č ak─▒l, az önce ifade edilen dördüncü delillendirme ölçüsünü delillendirme için do─čru ve uygun bir ölçü olarak kabul etmektedir.  
Bu delillendirme ölçüsünün bir ┼čeyin yoklu─čunu ispat için (olumsuz) kullan─▒m─▒n─▒ örnekleyip de─čerlendirdik. Organik Evrim Organic Evolution teorisini de olumlu kullan─▒ma örnek verelim. Bilindi─či gibi bu teori asr─▒m─▒zda büyük kabul görmü┼č, hatta bilim dallar─▒n─▒ etkilemi┼čtir.
Birinci, ikinci ve üçüncü delillendirme ölçüleri gayet kesin bir ┼čekilde reddederken yaln─▒zca dördüncü ölçü bu teoriyi isbata uygundur. Günümüz bilim adamlar─▒ Organik Evrimi bilimsel bir hakikat olarak kabul etmi┼člerdir. 
Science of Life Ansiklopedisi’nin yazarlar─▒ndan birisi gayet kesin bir üslupla: “Organik Evrimi, cahiller, mutaass─▒plar ya da evhaml─▒lar─▒n d─▒┼č─▒nda kimse kabul etmemezlik etmez” demektedir. 

Amerikan Modern Pocket Library yay─▒nevince yay─▒nlanan, ─░nsan ve Kainat Man and the Universe isimli seride “Darwin’in Türlerin As─▒llar─▒” adl─▒ kitab─▒n─▒n tarihin ak─▒┼č─▒n─▒ de─či┼čtirdi─či nitelemesinde bulunularak ┼čöyle denilmektedir; 
“─░nsan, uzun y─▒llardan bu yana kök a─čac─▒n─▒ ara┼čt─▒rmaktad─▒r. Bu ba─člamda Charles Darwin’in nazariyesi kadar dini muhalefetle kar┼č─▒la┼čan bir nazariye olmad─▒─č─▒ gibi bilim adamlar─▒ taraf─▒ndan bu derecede desteklenen bir ba┼čka nazariye de olmam─▒┼čt─▒r.”  

Evrim teorisinin en me┼čhur destekçilerinden Amerikal─▒ bilim adam─▒ C.G. Simpson ┼čöyle der:
“Darwin, tarihin dev ┼čahsiyetlerindendi. ─░nsanl─▒─č─▒n bilimsel geli┼čimine çok büyük katk─▒lar─▒ olmu┼čtur. Onu bu derece büyük k─▒lan, evrim nazariyesini bir bütün olarak ve nihai bir ┼čekilde ispat etmesidir. Getirdi─či bir görü┼če alternatif olabilecek bir ba┼čka bilimsel nazariye de yoktur.3 
Prof. A.E. Mander, “Darwin’in nazariyesinin do─črulu─ču ortaya ç─▒km─▒┼čt─▒r. O derece ki biz art─▒k onu hakikate en yak─▒n nazariye olarak görüyoruz” demi┼čtir. 

R. S. Lull ise “Organic Evolution” isimli eserinde; 
“Evrim teorisi Darwin’den bu yana giderek daha çok destek ve taraftar bulmaktad─▒r. Günümüz dü┼čünür ve bilim adamlar─▒, onun bu teorisinin yarat─▒l─▒┼č─▒ izah edebilecek tek mant─▒kl─▒ teori oldu─čunu dü┼čünmekte ve yarat─▒l─▒┼č─▒n ancak bu ┼čekilde anla┼č─▒l─▒r olabilece─či kanaatini ta┼č─▒maktad─▒rlar.” 
“Bilim adamlar─▒n─▒n tamam─▒ ve ayd─▒nlar─▒n ço─čunlu─ču evrim teorisinin do─črulu─čuna kanaat getirmi┼čler, cemadat ve hayvanlardaki evrimi kabul etmi┼člerdir... Yeryüzü, canl─▒lar─▒n ya┼čam─▒na uygun ko┼čullara kavu┼čunca, çok uzunca bir süreçte en basit canl─▒ türü ortaya ç─▒km─▒┼č, sonra gerek bitkilerde gerekse de hayvanlarda bu gün bizleri hayretlere dü┼čüren canl─▒ türleri olu┼čmu┼čtur.” demektedir.
R.S. Lull’un eserinin bir sayfas─▒n─▒ “Yoktan Yarat─▒l─▒┼ča” Special Creation ay─▒r─▒p, geri kalan yedi yüz küsur sayfas─▒n─▒ evrim teorisine ay─▒rmas─▒, bu teorinin bilim çevrelerinde ne derece kabul gördü─čünü göstermesi bak─▒m─▒ndan gayet manidard─▒r. ─░ngiltere hükümetinin haz─▒rlad─▒─č─▒ Bilgi Ansiklopedisi’nde durum yine ayn─▒d─▒r. Yarat─▒l─▒┼č Creationism nazariyesine neredeyse bir sayfan─▒n dörtte biri kadar yer verilirken evrim teorisine on dört tam sayfa ayr─▒lm─▒┼čt─▒r. Bilgi Ansiklopedisini haz─▒rlayan uzmanlar, evrim teorisini hakikat (fact) olarak nitelerken bu teorinin bilim çevrelerinde ve ayd─▒nlar aras─▒nda kabul gördü─čünü kaydetmi┼člerdir.
Ça─č─▒m─▒z bilim adamlar─▒n─▒ bu nazariyenin do─črulu─čuna inand─▒ran deliller nelerdir? Bunlar─▒ ele almakta fayda mülahaza ediyorum. 
Bu delillerin en önemlileri ┼čunlard─▒r: 
1 – Yap─▒lan ara┼čt─▒rmalar hayvanlar─▒n geli┼čmi┼č ve az geli┼čmi┼č türlerinin varl─▒─č─▒n─▒ ortaya koymu┼čtur. Tek hücreden olu┼čan hayvanlar oldu─ču gibi Single Cellular Animal milyonlarca hücreden olu┼čan hayvanlar da vard─▒r. Hayvanlar geli┼čim derecesi, kabiliyet ve meziyetlerde de birbirlerinden farkl─▒l─▒k arz etmektedirler. 
2 – Bu temel bilgilerle, kaz─▒lar s─▒ras─▒nda elde edilen hayvan fosillerinden fossils elde edilen bilgiler kar┼č─▒la┼čt─▒r─▒ld─▒─č─▒nda, milyonlarca y─▒l önce ya┼čayan hayvanlar─▒n kemik yap─▒lar─▒n─▒n daha basit, bedenlerinin daha iptidai oldu─ču; sonralar─▒ daha geli┼čmi┼č yap─▒da hayvanlar─▒n türedi─či anla┼č─▒lmaktad─▒r. Bu ise bütün hayvan türlerinin bir anda ortaya ç─▒kmad─▒─č─▒n─▒, önce basit türlerin sonra daha geli┼čmi┼č türlerin geli┼čti─čini göstermektedir. 
3 – Bir ba┼čka hakikat daha ortaya ç─▒km─▒┼čt─▒r: Hayvanlar─▒n bedenlerindeki nizam ve yap─▒ baz─▒ farkl─▒l─▒klara ra─čmen birbirlerine çok benzemektedir. Mesela: ku┼člarla bal─▒─č─▒n, at ile insan─▒n iskelet yap─▒lar─▒ birbirlerine çok benzemektedir. Eldeki bütün bu veriler, canl─▒lar─▒n tümünün tek bir ana aileye mensup olduklar─▒n─▒, hepsinin atalar─▒n─▒n tek bir varl─▒k oldu─čunu gösterir. 
4 – Bir tür, bir di─čer türden nas─▒l ayr─▒┼čm─▒┼č ya da ç─▒km─▒┼čt─▒r? Bunu bir annenin birbirleriyle benze┼čmeyen yavrular─▒na bakarak anlamak mümkündür. Yavrular─▒n aralar─▒nda gözle görünür derecede fark vard─▒r. Bu farkl─▒l─▒─č─▒n geçen milyonlarca sene içerisinde Tabii Seçim Kanunu do─črultusunda gerçekle┼čmi┼č olmas─▒ gayet ak─▒ll─▒cad─▒r. K─▒sa boyunlu bir koyunun zürafa gibi uzun boyunlu bir hayvana evrimi bile söz konusudur. 
Ara┼čt─▒rmac─▒lar taraf─▒ndan ola─čanüstü bir de─čer atfedilen bu nazariyeyi Haldane ve Julian Huxley , Animal Biology isimli eserlerinde, De─či┼čimlerin Seçimi Nazariyesi, Selection of Mutation olarak isimlendirmi┼člerdir. 
Evrim teorisini bilimsel olarak niteleyen bilim adamlar─▒n─▒n ald─▒klar─▒ ölçü, dördüncü delillendirme ölçüsüdür. Bu ölçünün özü ┼čudur: “Bir teorinin do─črulu─čuna dair gözlemlere dayanan mant─▒ki deliller bulunmas─▒ durumunda delillendirme için bu gözlemler yeterli olur... Tecrübe etme imkan─▒m─▒z olmasa da...” 
Evrim teorisinin destekçileri, ┼ču ana kadar bize evrimi ispat edecek bir gözlem ya da tecrübe gösterememi┼člerdir. Örne─čin bir laboratuarda cans─▒z bir maddenin bir canl─▒ haline dönü┼čebilece─čine dair görü┼člerini deneysel olarak ispata muvaffak olamam─▒┼člard─▒r. 
Bu konudaki iddialar─▒; tabiatta bulunan verilerin, hayat─▒n var olmas─▒ndan önce cans─▒z bir maddenin varl─▒─č─▒na i┼čaret etti─či ve evrende hayat─▒n sonralar─▒ ortaya ç─▒kt─▒─č─▒ varsay─▒m─▒na dayanmaktad─▒r. Bu varsay─▒mlar─▒ndan da hayat─▒n cans─▒z olan maddeden aynen çocu─čun annesinin rahminden ç─▒kt─▒─č─▒ gibi ç─▒kt─▒─č─▒n─▒ ç─▒karm─▒┼člard─▒r. Ama bu bahsettikleri tarzda; bir türden bir ba┼čka tür hayvan─▒n do─čmas─▒ herhangi bir gözlem ya da tecrübe ile gerçekle┼čmemi┼čtir. Örne─čin herhangi bir hayvanat bahçesinde ya da laboratuarda bir koyundan bir zürafa’n─▒n do─čdu─ču görülmemi┼čtir. Hayvan türlerinin birbirleriyle baz─▒ aç─▒lardan benze┼čmesinden ve ayn─▒ annenin birbirleriyle farkl─▒ çocuklar do─čurmas─▒ndan hareketle türlerin ayn─▒ anda çe┼čitlenmedi─čini her nesilde bir di─čer türün ortaya ç─▒kmas─▒ suretiyle ço─čald─▒klar─▒n─▒, çe┼čitlenenlerden neticede e┼čyay─▒ idrak edip kavrayabilen akl─▒n geli┼čti─čini söylemektedirler. Bir ba┼čka ifadeyle; insan türü, hayvanlar─▒n en geli┼čmi┼č türüdür, demektedirler. Ama ┼ču ana kadar yarat─▒l─▒┼č─▒nda ve f─▒trat─▒nda ak─▒l yokken ak─▒llan─▒p e┼čyay─▒ ayn─▒ insan gibi idrak edebilen bir ba┼čka örnek görülmemi┼č, böyle bir evrim gerçekle┼čmemi┼čtir.
Yapt─▒klar─▒ ┼čaz bir k─▒yaslamad─▒r. Delil olarak gösterebildikleri tek ┼čey, ak─▒ll─▒ hayvanlarla di─čer hayvanlar─▒n birbirlerine benzemeleridir. 
Ayr─▒ca bütün gösterdikleri deliller ile teorileri aras─▒ndaki ba─člant─▒ salt mant─▒ksal ba─člant─▒d─▒r. Tecrübeye ya da mü┼čahedeye dayanmamaktad─▒r. Öne sürdükleri bu delillere nazaran, evrim teorisi günümüzde sanki bilimsel bir hakikatmi┼č gibi alg─▒lan─▒lmaktad─▒r. 
Bu kabullenmeden, ça─čda┼č akl─▒n bilimi sadece tecrübe ile sabit olan hakikatlerle s─▒n─▒rlamad─▒─č─▒; tecrübeye dayanmasa da dolayl─▒ olarak yap─▒lan baz─▒ gözlem ve tecrübelere dayanan mant─▒ki delilleri de, delil olarak kabul etti─či anla┼č─▒lmaktad─▒r. Yine mant─▒ki delillerle sabit olan bir tak─▒m hakikatleri, ayn─▒ tecrübe ve gözlemlerle sabit hakikatler gibi bilimsel kabul etti─či görülmektedir. 
Ölçü ne olursa olsun, o ölçüye dayan─▒larak var─▒lan her hükmün do─čru ya da yanl─▒┼č olma ihtimali söz konusudur. Teoriler ise gün be gün de─či┼čebilmektedir. Bir ölçünün do─črulu─čunu kabul etmekten, o ölçüye dayand─▒r─▒lan her hükmü bilimsel bir hakikat olarak kabul etmek gerekmez. Ölçü do─čru olsa bile, ölçüyle var─▒lan neticenin do─čruluk ve yanl─▒┼čl─▒k ihtimali daima söz konusudur. 
Arthur Keith, Evrim’le alakal─▒ görü┼člerini ifade ederken bu teoriyi ça─čda┼č ak─▒lc─▒lar─▒n mezheplerinin en temel esaslar─▒ndan birisi olarak Basic Dogma of Rationalism niteleyip: “Yoruma dayanan ama herhangi bir delile dayanmayan bir teoridir” demektedir.  
Laboratuar incelemesine aç─▒k olan bir teori, deneysel olarak gözlemlenmeden nas─▒l bilimsel bir hakikat olarak kabul edilebilir ve bir mezhebin en temel esas─▒, olabilir? Prof. Mander, bu kabullenmenin sebeplerini ┼čöyle izah ediyor: 
1-Bu teori bütün bilimsel hakikatlere uygundur. 
2-Bilinmeyen pek çok olay─▒n tek mant─▒kl─▒ izah─▒n─▒ bu teori getirmi┼čtir.
3-Ortada, olaylar─▒ bu teorinin getirdi─či aç─▒klamalar kadar anla┼č─▒l─▒r ve bilimselli─če uygun olarak yorumlayan, bir ba┼čka teori yoktur. 
Bilimsel delillendirme ölçülerinin ─▒┼č─▒─č─▒nda bu öne sürülen delillerle Evrim Teorisi’nin do─črulu─ču ispatlanm─▒┼č oluyorsa, dinin do─črulu─ču üzerine benzer deliller, hatta daha güçlüleri vard─▒r. Onun da do─črulu─čunun ve bilimselli─činin itiraf edilmesi gerekecektir. 
─░┼čte bu noktada ça─čda┼č ak─▒l, evrim teorisini niçin bilimsel bir hakikatmi┼č gibi destekledi─čini; kabul ettikleri manada bilimsel ara┼čt─▒rmaya konu olamayaca─č─▒ halde ve din ile evrim nazariyelerinin bilimsel metodlar aç─▒s─▒ndan ayn─▒ konumda olmalar─▒na ra─čmen, niçin dine bu derece kar┼č─▒ oldu─čunu izah etmekten aciz kalmaktad─▒r.
Teori ile tecrübe aras─▒nda bir ortak payda bulunmad─▒─č─▒ gerekçesiyle dördüncü delillendirme ölçüsüyle yap─▒lacak delillendirmelerin asla kabul edilemeyece─či gibi bir iddia ortaya at─▒labilir. Do─črusu bu ikisi aras─▒ndaki ba─člant─▒y─▒ kuran istinbatt─▒r. ─░stinbat─▒n hatal─▒ olmas─▒ mümkün ise de bundan delillendirme ölçüsünün bat─▒ll─▒─č─▒ gerekmemektedir. Bu ┼čüphe sebebiyle dördüncü delillendirme ölçüsünün do─črulu─čunda ┼čüphe edecek olursak ayn─▒ sebepten dolay─▒ di─čer delillendirme ölçülerinden de ┼čüphe etmemiz gerekir. Bu ise ça─čda┼č bilimin üzerine bina edildi─či bütün temellerden dolay─▒s─▒yla da ça─čda┼č bilimden ┼čüphe etmek anlam─▒na gelecektir. 
Bugün bilim dünyas─▒nda geçerli kabul edilen bütün nazariyelerin istisnas─▒z olarak gözlemlenmeleri ya da tecrübe edilmeleri söz konusu de─čildir. Bütün bu nazariyeler d─▒┼č tecrübelere ve dolayl─▒ olarak yap─▒lan gözlemlere dayanmaktad─▒r. Ve tecrübe ile nazariye aras─▒ndaki alakay─▒ sa─člayan yine istinbat’t─▒r. Örne─čin bir bilim adam─▒; “Elektri─čin anlam─▒, elektronlar─▒n hareket -flow- etmeleridir” dedi─činde, bu onu elektronlar─▒ kablonun içerisinde hareket ederlerken gözlemledi─či manas─▒na gelmemektedir. Bu bir dü─čmeye bast─▒─č─▒m─▒zda gerçekle┼čen lamban─▒n faaliyete geçmesi olaylar─▒n─▒n bir tür yorumlanmas─▒, izah─▒d─▒r. Bizlerin bu eylemlerdeki tecrübemiz bir d─▒┼č görüntüden ibarettir. Ama bu tecrübe bize bir ba┼čka hakikati istinbat etme imkan─▒ vermektedir. 
Bu aç─▒dan bak─▒ld─▒─č─▒nda bütün bilimsel nazariyelerin k─▒yaslamalara (ölçülere) dayanan salt faraziyeler olduklar─▒ bir gerçek ise de; bu ithamlar ancak dördüncü delillendirme ölçüsüyle elde edilen nazariyelere yöneltilmektedir.
Üçüncü delillendirme ölçüsüyle dördüncü delillendirme ölçüsü aras─▒ndaki en belirgin fark; üçüncü delillendirme ölçüsünde iddia ile tecrübe ya da gözlemin direkt olarak alakal─▒ olmas─▒, dördüncü delillendirme ölçüsünde ise iddia ile tecrübe ya da gözlemin direkt bir alakas─▒n─▒n olmamas─▒d─▒r. 
Bu fark─▒n önemi, gerçek olaylarda kendisini göstermektedir. Zira tecrübe ya da gözlem ne derece direkt alakal─▒ olursa olsun, gerçek olay─▒n bir d─▒┼č görüntüsü olmaktan öteye geçmemektedir. Kald─▒ ki, tecrübe de zaten hakikatin kendisi de─čildir. Örnekleyecek olursak, telefon numaras─▒ sahibiyle alakal─▒d─▒r. Ama sahibinin kendisi de─čildir. Gerçek olayla gözlem ya da tecrübeyi alakaland─▒ran her olay insan zihninde bir ┼čeydir. Ve bu ┼čey’i biz istinbat diye isimlendiriyoruz. Görüldü─čü gibi bu ┼čey gözlemden farkl─▒ bir ┼čeydir. Bu sebeple bilim adamlar─▒ndan birisi nazariyeyi; “bilinen kanunlar─▒ aç─▒klayan zihinsel bir ┼čekil ya da surettir” ┼čeklinde tarif etmi┼čtir. Dü─čmeye dokunma ile lamban─▒n ayd─▒nlat─▒lmas─▒ aras─▒ndaki alaka, her iki eylem aras─▒nda direkt ve özel bir alakan─▒n varl─▒─č─▒n─▒ ispat etmektedir. Ama bu d─▒┼č görüntüye ra─čmen as─▒l alakalar─▒ görünmez kalmaya devam etmektedir. Bize ise gerçekle┼čen iki eylem aras─▒ndaki alakay─▒ izah edebilecek bir nazariye istinbat etmekten ba┼čka bir ┼čey kalmamaktad─▒r. Dü─čme ile lamba üzerinde gözlemledi─čimiz d─▒┼č görüntüyü kabul etmemize ra─čmen gerçekle┼čen her iki eylemin aras─▒ndaki alakay─▒ aç─▒klamak için geli┼čtirdi─čimiz bilimsel nazariyenin do─čru da olabilece─či yanl─▒┼č ta olabilece─či ihtimali devam etmektedir. 
Bütün bunlara ra─čmen (do─čru ve yanl─▒┼čl─▒k ihtimalinin sürmesine ra─čmen) bir bilim adam─▒n─▒n gözlemlerinin akabinde bir tak─▒m nazariyeler öne sürüp bunlar─▒n do─črulu─čunda ─▒srar etmesine mani olamay─▒z. Ayn─▒ sebepten dolay─▒ bir filozofun ya da din bilgininin de dördüncü delillendirme ölçüsüne dayanarak bir tak─▒m nazariyeler öne sürmesine ve bunlar─▒n do─črulu─čunda ─▒srar etmesine mani olamay─▒z.

  • bystolic coupon 2013 daliresp patient assistance bystolic coupon 2014
  • cialis coupon cialis coupon cialis coupon
  • abortion pill abortion pill abortion pill
  • gabapentin and alcohol addiction gabapentin and alcohol addiction gabapentin and alcohol addiction
  • bystolic free trial coupon open bystolic add on copay card
  • Kullan─▒c─▒ Yorumlar─▒

    ! Yorum yazabilmeniz i├žin ├╝ye olmal─▒s─▒n─▒z.
    ├ťyelik i├žin l├╝tfen sayfan─▒n ├╝st k─▒sm─▒nda yer alan"├ťye Giri┼č | ├╝ye ol" linkine t─▒klay─▒n─▒z.

    Kay─▒t Ekleyen / Eklenme Tarihi
    S├╝meyye Abaci / 27.11.2015



    Eski Eserler


    Eski Eserler K├╝t├╝phanesine Ho┼čgeldiniz!

    Hesap ─░┼člemleri

    ├ťye de─čil misiniz? ├ťye olun!

    Eski Eserlere ├╝ye olarak, k├╝t├╝phanenimiz ve eserlerimiz hakk─▒nda payla┼č─▒mlardan hesab─▒n─▒z ├╝zerinden faydalabilirsiniz...