Eğitim Kurumu   ( 2141 )   في الكتب   ( 1659 )   في المؤلفين   ( 4831 )  
في المجلات   ( 786 )   في المكتبات   ( 151 )   في المدن   ( 182 )  
في المقالات   ( 2196 )   Multi Media   ( 323 )   Fetvalar   ( 894 )  
مجموع عدد الزوار
9129104
مجموع عدد الاعضاء 1490
Online Üye 0

Bir Dost Elinden M. Akifin Son Günleri

 تفاصيل حول الكتاب رقم الكتاب : K-  
اسم المؤلف العلم الموضوع لغتها
T. E. Biyografi Türkçe
ميزات الطبعة مترجم الكتاب
 
       
Makale No: 83 عدد الزيارة : 10876 الإبلاغ عن خطأ التوصية
   لمؤلف المقالة الكتب الكتب الألكترونية المقالات المقالات حوله    

الكتب للمؤلف
# اسم الكتاب
1 Word by Word Picture Dictionary
2 Winning the Future : A 21st Century Contract with America
3 The Koran Handbook: An Annotated Translation
4 The Jerusalem Tract ( er Risaletül Kudsiyye Tercümesi)
5 Şiir Mecmuası
6 Sufism A Beginners Guide
7 Shariah Law An Introduction
8 Risalei Usuli Tarikat ve Biati Hazreti Mevlana
9 Risalei Mevlevi
10 Reformation of Islamic Thought
11 Nuts and Volts Magazine
12 Müntehabat Mecmuası
13 Muslim Networks from Hajj to Hip Hop
14 Minhacül Fukara
15 Mevlevi Tarikatı Silsilesi
16 Mevlevi Şeyhleri Silsilesi
17 Mevlevi Notaları
18 Mevlevî Âyinleri, Mevlana ve Sultan Divaninin Gazeli
19 Mevlevi Ayinleri Notası
20 Mevlevi Ayinleri Mecmuası (II)
21 Mevlevi Ayinleri Mecmuası
22 Mevlevi Ayinleri
23 Mevlevi Ayin Ve Nota Mecmuası
24 Mevlana Kütüphanesi Defteri
25 Menakibi Sultan Divani
26 Mecmûa
27 Mecmua
28 Kelile ve Dimne (Karataka ve Damanaka)
29 Islamic Political Identity in Turkey
30 Islamic Finance: Law, Economics, and Practice
31 Islam: Religion, History, and Civilization
32 Hodaynamag
33 HelpYourself Reading QURAN
34 Hamparsan Ayini Şerif Notaları I-II
35 Fuel Cell Technology Handbook
36 First Thousand Words in Arabic
37 eş Şiatul İsnaaşeriyye ve Tahriful Kuran / الشيعة الإثنى عشرية وتحريف القرآن
38 English for Academic Purposes
39 el Mucem el Vasit / المعجم الوسيط
40 el islam ve el ilm (İslam ve İlim Afgani ve Renanın Münazaraları) / الإسلام والعلم مناظرة رينان والأفغاني
41 el Hulel el Mevşiyye - el Hulel el Mevşiyye fi Zikri el Ahbari el Merrakuşiyye / الحلل الموشية في ذكر الاخبار المراكشية
42 East of the Jordan (Ürdün'ün Doğusu)
43 Conversational Arabic in 7 Days
44 Bebek Bakımı
45 Ayinnamag
46 Around The World In 80 Days ( 80 Günde Devri Alem)
47 Al-Mawrid: A Modern Arabic-English Dictionary / Al Mawrid
48 Al Mutarjim Al Kafi
49 A Vocabulary: Persian, Arabic and English
50 Pocket Drug Reference 2008

الكتب الالكترونية للمؤلف
# اسم الكتاب
1 Word by Word Picture Dictionary
2 Winning the Future : A 21st Century Contract with America
3 The Koran Handbook: An Annotated Translation
4 The Jerusalem Tract ( er Risaletül Kudsiyye Tercümesi)
5 Sufism A Beginners Guide
6 Shariah Law An Introduction
7 Reformation of Islamic Thought
8 Nuts and Volts Magazine
9 Muslim Networks from Hajj to Hip Hop
10 Islamic Political Identity in Turkey
11 Islamic Finance: Law, Economics, and Practice
12 Islam: Religion, History, and Civilization
13 HelpYourself Reading QURAN
14 Fuel Cell Technology Handbook
15 First Thousand Words in Arabic
16 English for Academic Purposes
17 East of the Jordan (Ürdün'ün Doğusu)
18 Conversational Arabic in 7 Days
19 Bebek Bakımı
20 Around The World In 80 Days ( 80 Günde Devri Alem)
21 Al-Mawrid: A Modern Arabic-English Dictionary / Al Mawrid
22 Al Mutarjim Al Kafi
23 A Vocabulary: Persian, Arabic and English
24 Pocket Drug Reference 2008

المقالات للمؤلف
# اسم المقالة
1 Zaman Yolculuğu ile İlgili Problemler Üzerine Muhakeme Soruları Testi / TIME TRAVEL and Newly related problems
2 Yezidilik Ve Yezidiler
3 Velikovskye Göre Musa ve Firavunun Gerçek Hikayesi
4 Vaiz Ahmet Tomorun Firavunun İmanının Kabul Edilmemesiyle Alakalı Vaazı VİDEO İZLE
5 Türk Cihan Hakimiyeti Mefkuresi Hakimiyeti
6 Serçemeli Hattat Hacı Mustafa Necatiddin (K.S.)
7 Sabah Ezanı Okunurken Yemek İçmek Caiz Değildir / الشرب أثناء أذان الفجر
8 Prof.Dr. Ahmed Akgündüz Hocamızla Söyleşi
9 Osmanlıda Matbaa Niçin Gelişmedi?
10 Osmanlı Devleti ve Matbaa
11 Organ Naklinin Hükmü Konusunda Resmi kuruluş ve Dini Merkezlerin Yayınları
12 Müminler Allaha Tevekkül Etsin / وَعَلَى اللّهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُؤْمِنُونَ
13 Mevlevi Musikisi
14 Mevlana Celaleddin Rumi
15 Matbaa Osmanlıya neden geç geldi?..
16 Matbaa Neden Osmanlı Devletine Avrupadan 272 Yıl Sonra Gelebilmiştir?
17 Malik Aksel İle Mülakat
18 Kürtaj (Çocuk Aldırma) ve Kürtajın Dînî Hükmü
19 Kızıldeniz Selamet ve Felaket Deryası
20 Kavli Leyyin
21 Kameri Ayın Tesbitinde Hilalin Görülmesi / دخول الشهرالقمري بين رؤية الهلال والحساب الفلكي
22 Kabul Edilmeyen İman Firavun İmanı
23 İlk Matbaa ve İbrahim Müteferrika
24 İlk Kuran Tefsiri Olarak Hz Ali nin Mushafı
25 İki Dua Klasiği Yeniden Yayınlandı
26 İbrahim Müteferrikanın Matbaasında Basılan Eserler
27 İbn Hacer el Heyteminin İslamda Helaller ve Haramlar adlı Eserinde Firavunun İmanı Meselesi
28 Hz. Musanın Kızıldenizi Geçişinin Sırrı
29 Hulefa i Raşidin Dönemi Bibliyografyası
30 Hilal Gözlemlerinde Birliğin Sağlanması / توحيد رؤية الهلال
31 Hesaplama Yöntemi ve Kesinliği İle İlgili Mulahazalar / الحساب الفلكي بين القطعية والاضطراب
32 Hazreti Musa Firavunun Sarayında
33 Göktürk Tarihinin Meseleleri Kültigin mi ? Költigin mi ?
34 Firavunun Müslümanlığı
35 Firavunun İmanı...
36 Farabiye Göre Peygamberlik / النبوة عند الفارابي
37 Fahruddin er Raziye Göre Firavunun İmanı Neden Kabul Olunmadı
38 Eşariyye Mezhebi Literatürü
39 Eski Eserler Deneme
40 Eleştiri Yorum 1988 nolu Makalenin Eleştirisidir
41 Early Ottoman Printing the Müteferrika Press
42 Dr. Emel Esin ve Eserleri
43 Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları Bibliyografyası (1924-2009)
44 Çocuk Düşürme ( Kürtaj )
45 Cevşen Sahih Değildir
46 Büyük Türk Bestekarı Dede Efendi II
47 Büyük Türk Bestekarı Dede Efendi I
48 Bir Oryantalistin Hayatı Ignaz Goldziher
49 Bir Medeni Kanun Olarak Mecelle
50 Bir Macar Türkoloğu Dr. Ignaz Kunoş ve Dilimiz ve Halk Edebiyatımız Üzerine Çalışmaları
51 Bir Dost Elinden M. Akifin Son Günleri
52 Benim Babam Kafatasçı Değildi
53 Bediüzzaman ve Abdurrahim Zapsu
54 Bediüzzaman Said Nursinin Cevşen İle İlgili Görüşleri
55 Azerbaycanın Güzellikler Şairi Aşık Elesger
56 Asiye Validemizin Şehid Edilmesi
57 Ahilik Dergahları Ve İcra Ettikleri Fonksiyonlar
58 Ahi Evrenin Tercemei Hali / ترجمة حال اخي اورن
59 Ahi - Osmanlı İlişkisi / علاقات جماعة أخي مع العثمانيين
60 3000 Yıllık Firavunun Cesedi VİDEO İZLE
61 Muhayyelatı Aziz Efendi

المقالت للتعريف بالمؤلف
# اسم المقالة

ملخص
all wives cheat my boyfriend cheated on me quotes women who cheated
husbands who cheat website dating for married men
open women who cheated how many guys cheat
link why do women cheat why do wifes cheat
cheats the unfaithful husband married woman looking to cheat
free abortion pill questions about abortion pro life abortion
cialis coupon cialis coupon cialis coupon
cialis coupon cialis coupon cialis coupon

معلومات النشر
اين نشرت Türk Edebiyatı Dergisi, sayı:42, s. 14.
تاريخ النشر Nisan 1977
المجلة اتي نشرت فيها
المجلة الالكترونية
عنوان الموقع

نص المقالة   [Yazdır/Print]

Bir Dost Elinden, M. Akif’in Son Günleri

M. Uğur Derman

 

Akif merhum için, vefatından bu yana kırk yıldır neler yazılıp söylenmedi ki... Lâkin neş­riyatta bulunanlar arasında, onun pek yakın dostu olan Fuad Şemsi İnan (1886-1974)'ın adına hiç rastlanmaz. Fuad Şemsi Bey gibi kimseleri kolay beğenmeyen bir zâtın, mem­lekette «adam» olarak benimsediği üç beş ki­şiden biri de Akif merhum idi. Safahat'ın al­tıncı kitabı olan «Âsım»ı «Kardeşim Fuad Şemsi'ye» hitabı ile bu vefalı dosta ithaf eden Millî Şâirimiz de, bir mektubunda Fuad Şemsi'yi şöyle tanıtıyor: «Oğlanın sözü, özü, her şeyi doğrudur. İrfanı, dirayeti, malûmatı da caba...» (1)

Osmanlı  Devleti'nin  son  devirlerinde  Darüşşafaka Müdürlüğü, Maarif Nezâreti Tedrisât-ı Tâliye (orta öğretim) Umum Müdürlüğü gibi vazifelerde bulunan Fuad Şemsi Bey, ka­naatlerinin dışında hiç bir şeyi kabul etmedi­ği için devlet hizmetinden ayrılmış, pek bağlı olduğu Prens Abbas  Halim Paşa'nın umumî vekâletini   almıştır. Kendisinden  Eşref  Edip Bey'in  «Mehmed  Akif»  isimli  kitabında ve Mahir İz Bey'in «Yılların izi» adlı hatıratında tafsilâtlı olarak bahsedilen Fuad Şemsi Bey 15 Ağustos 1974'te 88 yaşında iken vefat etti. Metrûkâtı arasında Akif Bey'in nüfus kâ­ğıdı, maaş cüzdanı ve bizzat kaleme aldığı, Akif'in son günlerine dair bir yazı müsveddesi elime geçti. F. Şemsi Bey'in kalbî duygularını aksettiren bu müsveddeyi —iki değişik nüs­hadan— derleyip toparlayarak okuyucularımı­za sunmaya niyet ettim ve işte bu hâle getirebildim. Aslında, Akif ile 30 yıl hemhal ol­muş bir kimse için bu yazı pek cılız kalır. Lâkin Millî Şâirimizin ömrünün sona erişi­ni hisli bir şekilde anlatmak, yine de, ken­disini o günlerinde hiç yalnız bırakmayan bu vefakâr dostuna nâsib olmuştur, denilebi­lir. Artık sözün bundan sonrası Fuad Şemsi İnan'a aittir:

 

«Üstadın   Mısır'dan  avdetini   haber  alabilenler arasında idim. Prenses Emine Abbas Halim de haberdâr olmuş, karşılamaya o da gelmişti. Akif, İstanbul'da —aramızdaki karar veçhile— bende kalacaktı. Prenses Emine Halim —onu cidden minnettar eden ısrarıyle— kendisine misafir etti.

Hastalığı aşağı yukarı belli idi. Mamafih doktorlar yine bir kere hastanede taht-ı mü­şahedeye alınmasına lüzum gösterdiler. Bu suretle, oradan Şişli Sağlık Evine, yine Pren­ses Emine Halim'in misafiri olarak nakledildi. Orada yirmi gün kaldı. Hastalığı teşhis edil­mişti: Kanser. Nihayet bir buçuk ay yaşa­yabileceğini  söylediler.

Artık hastanede yatmasına lüzum kal­mamıştı. Buna ne gönül, ne hastahane, ne de sayılı günlerinden haberdâr olmayan Haz­ret razı idi. O da bizimle beraber: «Şöyle bir ağaç altında beş on gün sessiz uzan­sam —ah, bu sızı!— elbet başka olacak... Biliyorum canım!» diyordu.

Hastalığın ağır­lığını hissettirmemek için, elimden geldiği ve gelmediği kadar, eski âdetimi bozmaya­rak, kendisiyle çekişe çekişe konuşuyordum.

Hastahanede onu ziyarete, bini müteca­viz ehibbâsı gelmişti. Hastahane müdürü: «Bu kadar ziyaretçisi olan hasta, ne bu hastahaneye geldi, ne de başkasına gelmiştir!» diyordu. Bu ziyaretlerden, o merdüm-giriz. Akif ne kadar memnun oluyordu... Yoruluyor, fakat herkese ayrı ayrı, kardeşini, işini, annesini, tarlasını, hastasını soruyor, hâlleşiyordu. Bir gün, yarı ciddî yarı şaka: «Yahu, bir de kendini kimseye yüz vermez, selâm vermez diye âleme inandırmışsın. Ya selâm vereydin ne olacaktı, bilmem!» diyerek çı­kıştım ve güldürdümdü.

Akif'in vatana, vatanın Akif'e kavuşma­sında asıl sebep, hiç şüphesiz onların ara­sındaki ezelî alâkadır. Akif'in o:

Fışkıran   hâk-i   remîminden   bütün   nûr-i nigâh,

Nazeninler yâl-ü hâlinden nişan her bir giyâh,

Servler,   Mevlâ'ya   yükselmiş   birer berceste  âh,

Hufreler Ukbâ'dan inmiş en emin bir habgâh!

 

dediği toprağı da onu çekti, diyeceğim. On senedir  Mısır'dan  ayrılmayı  aklına  getirmeyen Akif, son on gün içinde artık bağlasalar duramaz bir hâle geldiğini, hele son bir saati bir asır kadar uzun bulduğunu kendi de   hayret  ederek  anlatırdı.

Akif, Mısır'da kaldığı müddet, vatan has­retini ancak iki üç yerde tâdil ederdi: Veli­nimeti merhum ve mağfur Prens Abbas Ha­lim'in sarayı ile; lâyık olduğu hürmeti, her arzusunu icraya vesîle arar bir nezâket ve necâbeti ile dâima ibzal ederken gördüğüm Prens  Halim  Said'in  «Zehebiye»sinde...

Akif'in, Prens Abbas    Halim'e    rabıtası Prens'in ona muhabbet ve hürmeti bir ayrı fasıldı.   Akif'in   gıyabında,   Prens'e   —sanki lüzum varmış gibi— Akif'in rabıtasını şerhe kalkıştığım olurdu.

On iki senede, bu bir ne­vi  gıybet —hatâ kabilinden— galiba iki  üç kere  tekerrür  etmişti.  Paşa  cennet-mekân, her defasında, kendisine mahsus îman dolu belâgatiyle:   «Bu,   onun   talihi   değil,   benim talihim!  Akif beni  elbet  bulurdu,  ama  ben Akif'i nasıl bulurdum?» demişti. Akif, Abbas Paşa'nın ölümünü duyduğu zaman bana yaz­dığı bir mektupta —bu cümleler onundur—: «Naim'in vefatını haber aldığım zaman, üze­rime bir duvarın yıkıldığını  zannettim.  Paşa merhumun gaybubeti ise, ondört yaşımda tattığım öksüzlük acısını bana ikinci defa tattırdı» diyordu. Paşa, son nefesinde, Kelime-i Şahadet'ten evvel Akif'in:

Değmesin mabedimin kalbine (2) nâmahrem eli

Ey şehîd oğlu şehîd!  İsteme benden makber,

Sana âgûşunu açını? duruyor Peygamber...

 

mısralarını okuyacak kadar, onun mânâsına âşıktı.

 

Abbas Halim Paşa'ya lâtife olarak yaz­dığı, henüz intişâr etmeyen bir mektubunu buraya nakletmeden geçemiyeceğim. (3)

 

Akif'in buradaki hamişi, cidden bir şâheser-i hakk u hakikattir. Bir medhiye, ender olarak bu kadar yerinde ve bu kadar hak olur. Fakat edebiyatımızda hiç bir hamiş bu kadar güzel olmamıştır.

 

Prens Halim Said, Âkif'in istanbul'a av­detini dâima teşvik etmiş idi. Bilhassa iki senedir, bu teşvîkatı, her türlü vaadlere terfîk ediyordu. Prens Üstâd'ı İstanbul'a avdete teşvik ederken, ben de Alemdağı'ndaki Baltacı'nın ormanlarını, sularını, sessizliğini, bir vatan timsâli gibi canlandırmaktan hâlî kal­mazdım.

Edebiyatta, felsefede, içtimaiyatta onbeş bin ciltlik kütüphanesinin cidden sahibi olan Prens Halim'e, Akif, bilhassa hastalığında bir dağ-ı derûn oldu. Bana kaç kereler: «İnsan bu kadar aza kanâat etsin de, o da olma­sın! İsyan edecek şey...» demişti. Bu derunî isyân-ı necâbetin verdiği acıyı, hastalığında bir defa daha ifâde eden Prens'e, Akif'in de böyle düşündüğüne emin olarak: Akif eğer bizim umduğumuz derecede ise, bu yokluk, bir eksik bir fazla demektir, ne kıy­meti var? Değilse eksik kendinde demektir, o düşünsün!» demiştim. Prens pek zeki, pek nâl-âşinâ gözlerle: «Evet, ancak böyle düşününce isyan durur» dediydi.

 

Hastahaneden ümitsiz çıkardığımız Akif'i doktorların yine her gün görmesi lâzımdı Prenses Emine Halim Heybeli'ye gitmişti. Ben İstinye'de oturuyordum. Derhal en merkezi bir nokta olan Mısır Apartmanı'nda bir daire ihzar ve oraya naklettik. Artık her gün be­raberdik.   Böylece   bir   hafta   kadar   geç-

ti. ölüm o kadar yakındı ki, tabîb-i müdavisi bu bir hafta içinde bir kerre bile uğramadı. ölüm muhakkaktı, fakat avunmak da lâ­zımdı. O sırada, aklımdan zaten çıkarmadığım aziz ve mükerrem dostum, memleketin cidden şâyân-ı hürmet genç üstadı Burhaneddin Osman Bey'e bir kere gelip muaye­ne, daha doğrusu tesellî etmesini rica ettim. Burhaneddin geldi; hastayı kemâl-i cid­diyetle muayene, kanını, idrarını bizzat tahlîl etti ve hastalığın «siroz» olduğunu; has­ta, vereceği ilâçları alabildikçe bir sene, hatta iki sene yaşayabileceğini kat'iyyetle söyledi.

Burhan, herkese telkin ettiği itimadı Üstâd'a da telkin etmişti. Akif, fazla olarak, onu pek de sevmişti. Burhaneddin tebdîl-i havanın da faide vereceğini söyledi. Baltacı Çiftliğinin tam vakti gelmişti. Prens Halim'e keyfiyeti açtım. Prens, kemâl-i memnuniyetle Baltacı Çiftliğinin Üstâd'ın emrine âmâde olduğunu bildirdi.

Hazret, bu suretle, Prens'in gönderdiği hususî otomobille Baltacı'ya kadar gitti, bir hafta orada kalarak tekrar apartımana geldi. Burhaneddin Bey muayene edip rejimi tâ­yin etti, tekrar aynı suretle Çiftliğe döndü. Bu gidiş gelişler üç ay kadar sürdü.

Akif'in çiftlikte geçirdiği günler, hayatı nın en asude günleriydi. Koca çiftlik onun malı, bütün müstahdemîn ona hizmetkâr idi. Ara sıra gülerek: «Ben, bizim kadına Allah bana sonunda bir gürlük verecek' derdim. İşte oldu, oldu!» derdi,

Nihayet kışa doğru, bu kadar metanete rağmen artık verilen ilâçları zorla alır oldu. O metîn adam —ancak hükm-i ecel diyece­ğim— pek tuzlu bulduğu için, o tek çâre-i hayâtı tehîre vesileler çıkarmaya başladı. Beş ay zoraki ömrü temdîd edilen o zinde pehlivan vücud, şimdi bir hasta bakıcının inâyet-i imdadına muhtaç olarak, kalkar otu­rur hâle gelmişti.

Havalar soğudu, ben de yazın oturdu­ğum İstinye'den indim. Mısır Apartımanı'nda bir dâire tuttum şimdi çiftlikden geldikçe ba­na misafir oluyordu.

ilâçları  alamadığı  için,  karnında biriken suyu ameliye ile çekmek icâb ediyordu. Bu, bir, iki, üç kere yapılabilecek ve hasta öleçekti. Zâfı vefatından bir ay evvel çok şid­detlenen Hazret, artık bir daha çiftliğe dönemiyecek hâle geldi. Ağırlığını duyurmamak için: «Havalar soğudu, doktor gitmeni mu­vafık görmüyor» dedim. Sözümü itirazsız ka­bul  etti.                

Artık odasından bile dışarı çıkamıyordu; yavaş yavaş eriyor, bütün hayatı gözlerinde toplanarak hergün biraz daha vücuddan düşüyordu. Bir iki defa en çok sevdiği beyti sordumdu. Her defasında:

«Ne bana yaradı cismim, ne yâre yâr oldu,

İlâhî, ben bu bir avuç türabı neyleyeyim?»

ilâhîsini okudu idi.

Hastalığında tekrar sor dum, yine bunu okudu. O, kendisinin kim­seye   yaramadığına   kaildi.      Fesübhanâllah!

 

Son güne geldik. Yağışlı, soğuk, kemik­lere işleyen bir kânunu evvel günü, sık sık yanına girip çıkıyor, her zamanki gibi yine latîfe etmeye çalışıyordum. Her çıkışımda gözlerini açarak: «Gidiyor musun?» diye soruyordu. Gözlerinde «Beni bugün yalnız bı­rakma!» mânâsı vardı. «Havaya baksana! Ne­reye gideceğim? Berbat... Biraz müsâid olsa, dediğini yapmak için inadına çıkacağım!» di­yordum.

Her saat Burhan Bey'le telefonla vazi­yeti anlatıyordum, artık ümidi yoktu. Bir aralık doktora ihtiyaç gördüm, rica ettim, geldi baktı; yapacak birşey kalmamıştı. Doktor git­tikten sonra krizler geldi, tekrar telefon ettim, «Hareket ederse ölüm muhakkak!» dedi. Biraz sonra  hastabakıcı  halecanla  geldi. Yerinden kalkmaya çalıştığını söyledi, «Aman geliniz!» dedi, gittim yalvardım, hatırımı yanımda kır­mayacak gibi durdu; gözlerini gözlerime dikti. Dayanamadım,  dışarı  fırladım...

Yanında şimdi Kur'an okuyorlardı. Ara­dan beş dakika geçmedi, O'nu besmele ile kaldırıp besmele ile yatıran, öldükten sonra yüzünü açıp açıp öpen ve daha sonra her pazar mezarına giderek rastgeldiği fakire Kur'an okutup para veren hastabakıcısı Rus kadını ağlaya ağlaya geldi...

 

«Rahmetullâhialeyhi Rahmeten Vâsia»

27 Kânunuevvel   1936 Pazar, Saat:  16.30

 

«Ne bana yaradı cismim, ne yâre yâr oldu İlâhî, ben bu bir avuç türabı neyleyeyim?»

 

Dipnotlar:

(1) Mehmed   Akif'den   Mektuplar,   M.   Uğur Derman — Kubbealtı AKADEMİ Mecmu ası. Nisan — 1976, s. 58.

(2) Bizim, «göğsüne» olarak bildiğimiz bu kelime, yazıda kalbine şeklinde kullanıl­mıştır.

(3) Bu mektubun —Yukardaki yazı müsved­desi arasında bulunmamakla beraber— Ey bâd-i sabâ, ahde vefa böyle mi sizde? Yelkenle koşarken hani kırlarda, denizde...

beytiyle   başlayan   ve   ancak   Safahat'ın 10. baskısı (1976)'nda yer alabilen (s. 561 563) manzum  latîfe olduğunu tahmin et­mekteyim.


مقالات حول مضمون هذه المقالة
# اسم المقالة
Kullanıcı Yorumları

! Yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.
Üyelik için lütfen sayfanın üst kısmında yer alan"Üye Giriş | üye ol" linkine tıklayınız.

Kayıt Ekleyen / Eklenme Tarihi
Nurgül Çepni / 12.7.2009



Eski Eserler


Eski Eserler Kütüphanesine Hoşgeldiniz!

Hesap İşlemleri

Üye değil misiniz? Üye olun!

Eski Eserlere üye olarak, kütüphanenimiz ve eserlerimiz hakkında paylaşımlardan hesabınız üzerinden faydalabilirsiniz...