Eğitim Kurumu   ( 2141 )   في الكتب   ( 1659 )   في المؤلفين   ( 4831 )  
في المجلات   ( 786 )   في المكتبات   ( 151 )   في المدن   ( 182 )  
في المقالات   ( 2196 )   Multi Media   ( 323 )   Fetvalar   ( 894 )  
مجموع عدد الزوار
9129104
مجموع عدد الاعضاء 1490
Online Üye 0

Tefriciyye Salatı ve Şirk Olması İddiası

 تفاصيل حول الكتاب رقم الكتاب : K-  
اسم المؤلف العلم الموضوع لغتها
Önder Nar Tasavvuf Türkçe
ميزات الطبعة مترجم الكتاب
Ehli Sünnet Anlayışa Uygun  
       
Makale No: 2070 عدد الزيارة : 7259 الإبلاغ عن خطأ التوصية
   لمؤلف المقالة الكتب الكتب الألكترونية المقالات المقالات حوله    

الكتب للمؤلف
# اسم الكتاب
1 Şazeliyye Tarikatının Esasları / ترجمة النور الساطع والبرهان القاطع
2 Allah / الله

الكتب الالكترونية للمؤلف
# اسم الكتاب
1 Şazeliyye Tarikatının Esasları / ترجمة النور الساطع والبرهان القاطع

المقالات للمؤلف
# اسم المقالة
1 Yezidilik Hak Dinlerden midir? Yezidilere Yardım Edilmesi Caiz midir?
2 Yeniçağ Dini ( Alexis Carrel’in Görüşleri Üzerine Değerlendirmeler II )
3 Vasıl b. Atanın Ra Hutbesi / خطبة الراء لواصل بن عطاء المعتزلي
4 Tefriciyye Salatı ve Şirk Olması İddiası
5 T.C Diyanet İşleri Başkanlığının Organ Naklinin Caiz Olduğuna Dair 3 Mart 1990-13 Sayılı Fetvası
6 Sosyalizm ve Din Üzerine
7 Sevginle Yanmadan Aldığım Bir Nefes Yoktur
8 Selef Selefiyye Kavramları ve Türkçe Akaid Kitaplarındaki İçeriği / مفهوم السلف و السلفية و استعمالاتها لدي الاساتذة الاتراك و المصادر التركية الاعتقادية
9 Rüya ve İstiharenin Dindeki yeri
10 Ölümden Sonra Hayat ( Yeni Bulgular )
11 Men Ente ( Sen Kimsin )
12 Kureyşilik Şartı Konusunda Mezheplerin İhtilaf Etme Sebepleri
13 Kurana Göre Sünnetin Korunmuşluğu ve Delilleri
14 Kuran Öğretimini Ücretle Yapmanın Cevazını Örfe Dayalı Hükümler Başlığı Altında İncelemesi Hakkında
15 Kadınların Sünneti Meselesi / حكم الختان عند أهل العلم
16 İnsan Bilinmezi ( Dr. Alexis Carrel’in Görüşleri Üzerine Değerlendirmeler I )
17 İmamlar Kureyşten Olacaktır Hadisiyle Alakalı Yüz Rivayet / مائة رواية حول قرشية الخليفة
18 İmam Suyutinin el İtkan fi Ulumil Kuran İsimli Eseri Hakkında / حول كتاب الاتقان في علوم القرأن للسيوطي
19 İmam Ebu Hanifenin Kelamcılığı
20 İmam Ebu Hanife’ye Göre Hz. Muhammed sas in Peygamberliğine İmanın Hükmü
21 İlhad Dini ( Tanrı Tanımazlık ) Ateizm
22 İbn Kudamenin Haberi Sıfatların Manalandırılmasıyla Alakalı Görüşleri
23 Haberi Sıfatlara İmanda Mananın Allahın İlmine Havale Edilmesi Metodu
24 Evrenin Mekanik Yorumu ( Sebeplilik-Sonuçluluk Kanununun Eleştirisi )
25 Ehli Kitabın Peygamberimize İman etmeden Cennete Girmesi İnancının Hükmü
26 Din ve Bilim
27 Dad Harfi İle Zı Arasındaki Fark Ve Türkiye De Yaygın Olan Zı Kullanımının Kökeni
28 Çağımız ve İslam
29 Bertrand Russellin Görüşleri Hakkında

المقالت للتعريف بالمؤلف
# اسم المقالة

ملخص
Mustafa İslamoğlu'nun Tefriciyye metnindeki ifadeler şirk olur şeklindeki sözleri hakkında sorulan bir soruya verilen cevaptır.
abortion pills over the counter how much do abortions cost when is it to late to get an abortion
abortion pill abortion pill abortion pill
sumatriptan injection sumatriptan injection sumatriptan injection

معلومات النشر
اين نشرت
تاريخ النشر
المجلة اتي نشرت فيها
المجلة الالكترونية
عنوان الموقع

نص المقالة   [Yazdır/Print]

Tefriciyye  Salatı ve Şirk Olması İddiası

-Et Tefriciyye ya da en Nariyye diye meşhur salavat metni bildiğim kadarıyla meşhur sufi İbn Arabi’nin ilhamla öğrendiği ve öğrencilerine öğrettiği salavat ve dualardandır .
-Dua ve niyazlarımızda illa da asrı saadette bilinen ya da efendimizden nakledilen bir cümleyle dua ve niyazda bulunmak gibi bir dini zorunluluk yoktur.
Duada asıl olan müminin rabbinden ihtiyacı olanı istemesidir. Bu birinci tür duadır .
Rabbine dua ederken ona peygamber efendimizden nakledilen tarzda ve ifadelerle dua edilmesi de dini şeairdendir. Bu da ikinci tür duadır.
Duanın her iki boyutuyla amel edip salat ve selam getirirken efendimizi överek dua etmek ve Allahtan birşeyler istemek (yasaklayan bir nas olmadığı için ve bid’atle alakası olmadığı için …) caizdir.

Bu çerçevede sorunuza bakarsak peygamberimizden böyle bir dua nakledilmediği için caiz değildir ya da bidattır, bu sebepten caiz degildir, demek kanaatimce bir algılama zaafiyetidir.
-Allah teala , peygamberimize salat ve selam da bulunmamızı emretmiştir.
Peygamberimiz kendisi için için makamı mahmudu istememizi emretmek suretiyle bizi ona salat ve selama teşvik etmiştir. Her ezandan sonra bunu okuyoruz.

- Yalnızca şu metinle salatı selam getirin gibi bir kısıtlama ifade eden nas yoktur.
Ayet genel emir ifade etmektedir. peygamberimiz bir kısıtlayıcı ifade kullanmamıştır.
Salat ve selam adabıyla alakalı İslam ulemasının yazdıkları ,tasnif ettikleri çok sayıda risale vardır. Oralarda değisik metinlerle salatı selam örnekleri vardır.
Onları okumak bile bu bakış açısının zayıflığını ve tutarsızlığını anlamaya yeter .

-Peygamberimiz sahabiye kendisini vesile ederek Allah’a duada bulunmasını bizzat kendisi öğretmiştir. Ve ihtiyacın olunca gene böyle yap demiştir. Peygamberimizi medh ederek anmak Allaha şirk koşmak olmaz.
Yalnızca Allahtan yardım dilemek emri ile dünyevi ya da uhrevi işlerde birbirimizden yardım istememiz nasıl çelişmiyorsa : Allah rasulune övgüde bulunarak Allaha onu aracı kılmak da şirk değildir.
Bunu yapan insan, Allahın var ve bir olduğuna inanıyor noksanlıklardan onu tenzih ediyor ,kemal sıfatlarla muttasıf olduğuna itikad ediyor.
Böyle inanan birisinin bir peygambere sevgi ifadesi kullanması nasıl şirk olabilir.
Olsa olsa belki sevgi ifadesinde dini ölçüleri ihlal etmek durumuna düşmüş olabilir o kadar. O da bu metinde söz konusu degildir.

 

Tefriciyye Metni hakkında Mustafa İslamoğlu beyin eleştirisini nasıl değerlendirdiğimi sormuşsunuz . Yaptığı hatalı bir değerlendirmedir. Mustafa bey tercümeyi şöyle yapmaktadır. (Onun vasıtasıyla problemlerin çözüldüğü ,Sıkıntılardan vasıtasıyla kurtunulan ,İhtiyacların aracılığıyla giderildiği,Rağbet ettiklerimize vasıtasıyla ulaştığımız  peygamberimize sen salat ve selam et...) ve bu tercümeden sonra  çöyle diyor ; (Bu Allahtır burada bize Allah tarif ediliyor ama peygamber gösteriliyor. Bu peygamberimize hakarettir…Peygamberimiz bu sözleri duysa  Ömer’e götürür teslim ederdi….Allah rasulune kimsenin hakaret etmeye hakkı yoktur ….)

-Tefriciye’nin metni (tercemesi) şöyledir.

(Ey noksanlıklarda yuce ve kemal sıfatlarla muttasıf olan Allahım ( bu cümleyi terceme etmeyi unutmuş. Bu cümle olunca Allaha niyazda bulunulduğu ve bu cümleleri söyleyenin peygamber efendimizi Allah yerine koymadığı anlaşılır. )  Onun vasıtasıyla problemlerin çözüldüğü [1]  Sıkıntılardan vasıtasıyla kurtunulan [2] İhtiyacların aracılığıyla giderildiği
Rağbet ettiklerimize vasıtasıyla ulaştığımız [3] peygamberimize sen salat ve selam et.
 

Sübhanallah
Cümlenin başında ey Allahım … sonunda da peygamberine salat ve selam et deniliyor.
Ama: Allahın emri var diye yapılan bu salata ve peygambere övgüye; – bu tür bir övgü ancak Allaha yapılabilir bahanesiyle yanlıştır, değerlendirmesinde bulunuluyor.
-Konuşmacının işaret ettiği luğavi tevcihler de dikkate alınsa yine de sakındırdığı şeyler sözkonusu olmaz .
Şöyle ki ; Sıkıntıları gideren de denilse sıkıntıların aracılığıyla giderildiği de denilse bunda bir beis yoktur. Bir kul hidayet eden diye vasfedilebilir. Hidayete vesile olduğu kasdedilerek tabii…
Allah Teala ayette ‘şüphesiz sen en doğru ya hidayet edersin’ [4] buyurmuştur.
Allaha has manasıyla hidayet etmek ise yalnızca Allah hakkında itikad edilip kullanılır.
Bu manada Allah Teala ‘sen sevdiklerini hidayet edemezsin ama Allah dilediğini hidayet eder’[5] buyurmuştur.
Yani Salat – selam yardım- fayda – zarar vermek , hidayet etmek- sapıtmak gibi kavramlar Allah hakkında kullanılması caiz olan manalarıyla Allah hakkında, kullar hakkında kullanılması caiz olan manalarıyla kullar hakkında kullanılması caiz olan kavramlardır .

Tefriciye’de de bu çerçevede kullanımlar vardır. Ama en basit dini kültürle bunlar anlaşılabilir …
Hz. Ömerin peygamberimizin celladı gibi  bir imayla anılması nezaketsizliği  Mustafa bey ve paralel düşünce de arkadaşlarından sıklıkla duyabildiğimiz  bir terbiyesizliktir. Ama görüntü  Allah'ın dininin hurafelerden temizlenmesi görüntüsüdür ne hazindir ki...

 

________________________________________
[1] Onun vasıtasıyla problemlerin çözüldüğü doğrudur. Kulluk ederken de günlük hayatımızda da ahirette de çözülmeyen problemler Allah Rasulunun rehberliginde, aracılığıyla ve şefaatıyla çözüldü ,çözülecek .O bizim için istiğfar etse ; Allah onun istiğfarını reddetmeyeceğini va’d etmiştir.
Şu ayete bakın .

وَمَا أَرْسَلْنَا مِنْ رَسُولٍ إِلاَّ لِيُطَاعَ بِإِذْنِ اللَّهِ وَلَوْ أَنَّهُمْ إِذْ ظَلَمُوا أَنفُسَهُمْ جَاءُوكَ فَاسْتَغْفَرُوا اللَّهَ وَاسْتَغْفَرَ لَهُمْ الرَّسُولُ لَوَجَدُوا اللَّهَ تَوَّاباً رَحِيماً (64) فَلا وَرَبِّكَ لا يُؤْمِنُونَ حَتَّى يُحَكِّمُوكَ فِيمَا شَجَرَ بَيْنَهُمْ ثُمَّ لا يَجِدُوا فِي أَنفُسِهِمْ حَرَجاً مِمَّا قَضَيْتَ وَيُسَلِّمُوا تَسْلِيما 65
Nisa 64-65
(Onlar nefislerine zulmettiklerinde sana gelseler ve Allaha istiğfar etseler Allah rasulü de onlar için istiğfar etse Allahı tevbelerini kabul eder ve onlara çok merhametli bulurlardı.
Rabbine yemin olsun ki seni aralarındaki şeylerde hükmettirmedikleri ve hükmüne de en ufak bir rahatsızlık duymadan rıza göstermedikleri sürece iman etmiş olmazlar….)

Şimdi bir insan gitse, Allah rasulune bana istigfar et dese, anlamayan biri diyebilir ki Allaha git istiğfar ona yapılır bunun vechi vardır . Tevbeleri yalnız Allah kabul eder ve yalnız ona tevbe edilir. Bu konuşmadaki ifadeler buna benziyor.
Ama Allah rasulune giden, ayetteki mana ile gitse bu Allahın emrini yerine getirmektir. Allah Teala ayette Peygamberin aracılığını af isteyenler için günahları affetme vesilesi kılmıştır. Aynı şekilde Allahın kanunlarıyla hükmetmeyenler kafirlerdir şeklinde ayet var iken peygamberin hükmetmesine Allahın hükmünden başka her ne varsa ona başvurmak küfürdür dese bu değerlendirme zafiyeti olur. Peygamberin hükmü de Allahın hükmüdür çünkü… Diğer taraftan helali haram , haramı helal kabul ve itikad etmedikçe başka kanunlarla amel etmek insanı dinden çıkarmaz . Fiilin derecesine göre insan belki günahkar olur.

[2] Sıkıntılardan vasıtasıyla kurtunulan dünya da savaşlarda muzafferiyet , ahirette hesap günü bekleyişin son bulması vs. onun duasıyla oldu ve olacaktır. Bunun neresi şirk . O alemlere rahmet olarak gönderilmiştir.

[3] İhtiyacların aracılığıyla giderildiği rağbet ettiklerimize vasıtasıyla ulaştığımız diye nitelenen Allah’ın peygamberidir. Kulluk ihtiyacımızı onun öğrettiği gibi yapıyoruz , Allah’ı onun tanıttığı gibi tanıdık. Onun rehberliğiyle kavuşmayı arzuladığımız Allaha ve rızasına ulaşıyoruz. Peygamberden beklenilmesi inancımızla çelişmeyecek bir mana da bu duygular ona beslenilmektedir. Bu övgüler ona yapılmaktadır.
[4] Şura 52
[5] Kasas 56

 


مقالات حول مضمون هذه المقالة
# اسم المقالة
Kullanıcı Yorumları

! Yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.
Üyelik için lütfen sayfanın üst kısmında yer alan"Üye Giriş | üye ol" linkine tıklayınız.

Kayıt Ekleyen / Eklenme Tarihi
Muhammed Ender / 8.4.2016



Eski Eserler


Eski Eserler Kütüphanesine Hoşgeldiniz!

Hesap İşlemleri

Üye değil misiniz? Üye olun!

Eski Eserlere üye olarak, kütüphanenimiz ve eserlerimiz hakkında paylaşımlardan hesabınız üzerinden faydalabilirsiniz...