Eğitim Kurumu   ( 2141 )   في الكتب   ( 1659 )   في المؤلفين   ( 4831 )  
في المجلات   ( 786 )   في المكتبات   ( 151 )   في المدن   ( 182 )  
في المقالات   ( 2196 )   Multi Media   ( 323 )   Fetvalar   ( 894 )  
مجموع عدد الزوار
9129104
مجموع عدد الاعضاء 1490
Online Üye 0

Selami Ali Efendi Tekkesi

 تفاصيل حول المؤسسة التعليمية رقم الكتاب : E- 2029  
مؤسسها تاريخ التاسيس لغة الدراسة المدينة / البلد
Selâmi Ali Efendi 1685 İstanbul / Türkiye
تخصصات النوع
Tekke  Tekke ve Zaviyeler 
العنوان الموقع
,
       
Kurum No: 2029 عدد الزيارة : 4846 الإبلاغ عن خطأ التوصية

   Kuruma ait المجلات مكتباتها الكلية الجامعة/الكلية الفروع التابعة للمؤسسة الرسائل الجامعية


مجلاتها

مكتباتها

كلياتها

Universite 

ilgili kurumlar 

الرسائل الجامعية للمؤسسة

ملخص

معلومات عامة

Selâmi Ali Efendi Tekkesi

Selâmi Ali Efendi (ö. 1103/1691) tarafından Üsküdar’da yaptırılan üç tekke.
 
Fıstıkağacı. Osmanlı döneminde Acıbadem, günümüzde Fıstıkağacı olarak bilinen semtte Selâmi Ali mahallesinde bazı kaynaklara göre Selâmi Ali Efendi Camii’nin, bazılarına göre ise eski tramvay durağının yerinde bulunmaktaydı. Aslında Üsküdar Amerikan Kız Koleji’nin arsası dahil olmak üzere adı geçen camiden eski tramvay durağına kadar uzanan çok geniş bir arazinin Selâmi Ali Efendi’nin vakfına ait olduğu anlaşılmakta, tekkenin bu arazinin neresinde bulunduğu kesinlik kazanma- maktadır. Tekke, Celvetiyye’nin Selâmiyye kolunu kuran Selâmi Ali Efendi tarafından faaliyete geçirilmiş, vakfiyesi 1096-1099’da (1685-1688) tescil edilmiştir. Hiçbir iz kalmaksızın tarihe karışmış olan tekkenin arazisi üzerinde Cumhuriyet döneminde Selâmi Ali Efendi’nin adını taşıyan klasik üslûpta, merkezî kubbeli bir cami inşa edilmiştir. Kaynaklarda Acıbadem Tekkesi, Bülbülderesi Tekkesi ve Şücâbağı Tekkesi gibi adlarla da anılan tesisin yeri hususunda Acıbadem adının günümüzde farklı bir yere verilmiş olması da karışıklığa yol açmaktadır. Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün 1924'te yaptırmış olduğu tesbitte Acıbadem Tekkesi’nin Selâmi Ali Efendi mahallesinin sınırları içinde bulunduğu ve yerinin arsa durumunda olduğu belirtilmiştir. Aynı mahallede Şücâ Ahmed Paşa adında bir zatın bazı hayır eserleri yaptırdığı tes- bit edilmektedir. Söz konusu kişinin bu civarda bir bağı olduğu ve bu sebeple gerek çevresinin gerekse Selâmi Ali Efendi Tekkesi’nin Şücâbağı adıyla anıldığı tahmin edilebilir. Âyin günü cumartesi olan tekkenin ilk şeyhi, aynı yıllarda Celvetiyye Âsitânesi’nin de (Aziz Mahmûd Hüdâyî Tekkesi) postnişini bulunan Selâmi Ali Efendi’dir. Kendisini Ali Efendi izlemiş, daha sonra Bandırmalızâde Küçük Hâmid Efendi (ö. 1172/1758), Hâmid Efendi’nin oğlu Kemal Efendi, Göynüklü İbrâhim Efendi, Mevle- viyye’den İbrâhim Dede, aynı zamanda Aziz Mahmûd Hüdâyî Tekkesi’nin hatibi olan Hâfız Mehmed Emîn Efendi (ö. 1892) sırasıyla posta geçmiştir. II. Mahmud’un kızlarından Sâliha Sultan’ın 1834 yılındaki düğününe davetli Celvetî şeyhleri arasında Üsküdar'da Acıbadem Tekkesi şeyhi vekili Mehmed Hilmi Efendi de yer almaktaydı. Bandırmalızâde A. Münib Efendi’nin Mecmûa-i Tekûya smda da (1889) Ahmed Efendi'nin adı verilmektedir. Dahiliye Nezâreti'nin 1305 (1887-88) tarihli istatistik cetvelinde tekkede iki erkekle bir kadının ikamet ettiği, Maliye Nezâreti'nin 1325 r. (1910) tarihli Taâmiye ve Tahsisat Defterinde yılda 324 kuruş tahsisatı ve günde 2 okka et istihkakı bulunduğu belirtilmektedir. Bir mescid-tekke niteliğinde olduğu anlaşılan bu tesise ilişkin hiçbir görsel belgeye ulaşılamamıştır.
Selâmsız. Osmanlı kaynaklarında farklı adlarla (Selâmiye/ Selâmsız, Tekkekapısı, Kocaçınar, Toygartepesi) geçen semtte Selâmi Ali mahallesinde Kâtibim Aziz Bey sokağında bulunmaktaydı. Vakfiyesi 1092'- de (1681) tescil edilmiştir. Aynı mahallede Selâmi Ali Efendi’nin diğer bir tekkesi ve bazı su tesisleri de (su terazisi, kuyu ve çeşme) yer almaktaydı. Mahalleye adını vermiş olan ve cami-tekke niteliğinde olduğu anlaşılan tesis tamamen ortadan kalkmış, geriye ancak hazîrenin bir bölümü intikal etmiştir. Pazartesi günleri âyin icra edilen tekkenin ilk postnişini Selâmi Ali Efendi’nin halifelerinden, Celvetiyye’nin Fenâiyye kolunun kurucusu Kütahyalı Fenâî Ali Efendi’dir. Fenâî Ali Efendi 1126’da (1714) tekkenin meşihatından ayrılarak Üsküdar’ın Pazarbaşı mahallesinde inşa ettirdiği tekkenin şeyhliğini üstlenince yerine önce Mehmed b. Sun'ullah, daha sonra da Halvetiyye’nin Ramazâniyye kolundan Kösten- dilli Ali Alâeddin Efendi (ö. 1143/1730) şeyh olmuştur. Ali Alâeddin Efendi’nin ardından tekkenin meşihatı aynı tarikat koluna bağlı Pazarbaşı Ömer Efendi’ye (ö. 1175/1761) intikal etmiş, 1761'de babasına halef olan Sâlih Efendi ile (ö. 1194/1780) Selâmi Ali Efendi Tekkesi tekrar Celvetiyye'ye bağlanmış, Sâlih Efendi’yi yine Celvetiyye’den Hâfız Mehmed Efendi (ö. 1216/1801) izlemiş, bundan sonra posta Celvetiyye pîri Aziz Mahmud Hüdâyî'nin halifelerinden Filibeli İsmâil Efendi’nin neslinden İsmâil Efendi (1812) geçmiştir. 1812'de Celvetiy- ye’nin Hâşimiyye kolunu kuran Bandırma- lızâde Hâşim Baba'nın halifesi Mehmed Râşid Efendi'nin (ö. 1834) postnişin olmasıyla tekkenin kolu Hâşimiyye koluna intikal etmiş, M. Râşid Efendi’yi oğlu Abdullah Efendi (ö. 1858), torunu Ahmed Muhtar Efendi (ö. 1888) ve Mecmûa-i Tekâ- ya da adı geçen Aziz Efendi izlemiştir. Se- lâmi Ali Efendi Tekkesi’nden günümüze gelebilen ve son yıllarda yeniden düzenlenen hazîrede özellikle iki tarikat pîrinin (Şeyh Mehmed Nûreddin Cerrahî ile Şeyh A. Raûfî) mürşidi olan Köstendilli Şeyh Ali Alâeddin Efendi’nin kabri dikkati çeker. Yakın tarihte mescid-tevhidhâne temel kalıntıları üzerine kâgir duvarlı ve kırma çatılı olarak ihya edilmiştir.
Kısıklı. Kısıklı mahallesinde Selâmi Tekkesi sokağı ile Selâmi Türbesi sokağının kavşağında bulunmaktaydı. Selâmi Ali Efendi’nin Üsküdar’da inşa ettirdiği üç tekkenin sonuncusu olan bu tesis bânisinin son yıllarında tamamlanmış, Selâmi Ali Efendi vefat ettiğinde buraya gömülmüştür. Damad Mehmed Paşazade İzzet Ali Paşa (ö. 1147/1734) tekkenin mescid-tevhidhânesine minber ekletmiş ve vakfına gerekli katkıyı sağlamıştır. 1912-1917 yılları arasında tekkenin önemli bir kısmı ortadan kalkmış, ahşap meşruta binaları da Cumhuriyet döneminde uzun müddet harap durumda kaldıktan sonra tarihe karışmıştır. Günümüzde yalnızca Selâmi Ali Efendi'nin türbesini barındıran hazîre görülebilmektedir. Kaynaklarda tekkede çarşamba günleri âyin icra edildiği belirtilir. Ancak Cemâlettin Server Revnakoğlu arşivindeki ilgili dosyada çarşambadan başka pazartesi ve cuma geceleri de âyin yapıldığı kaydedilmektedir. Tekkenin ilk şeyhi Selâmi Ali Efendi’dir. Kendisinden sonra başhalifesi Kayserili Ahmed Efendi, diğer halifesi Niksarlı el-Hac Mehmed Efendi (ö. 1153/1740) Kayserili Ahmed Efendi’nin oğlu Halil Efendi (ö. 1213/1798-99), aynı zamanda Selâmsız'daki Selâmi Ali Efendi Tekkesi’nin meşihatında bulunan Mehmed Râşid Efendi posta geçmiştir. M. Râşid Efendi'nin şeyh olmasıyla tekkenin Cel- vetiyye’nin Hâşimiyye koluna intikal etmiş olması gerekir. Daha sonra meşihat görevi Mustafa Şerefeddin Efendi (ö. 1854), Ali Rızâ Efendi (ö. 1914), Hâfız Mehmed Nürullah Efendi (ö. 1917) ve Mustafa İzzeddin Efendi tarafından yürütülmüştür. Tekkenin oldukça bakımlı durumdaki ha- zîresinin merkezinde Selâmi Ali Efendi'nin kabri yer alır. Demir parmaklıklarla kuşatılarak bir açık türbe şeklinde düzenlenmiş olan kabir bugün İstanbul’da en çok ziyaret edilen makamlardandır.

 


الهيئة

الخريجون

Fihrist 
Kullanıcı Yorumları

! Yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.
Üyelik için lütfen sayfanın üst kısmında yer alan"Üye Giriş | üye ol" linkine tıklayınız.

Kayıt Ekleyen / Eklenme Tarihi
Sümeyye Abaci / 18.11.2014



Eski Eserler


Eski Eserler Kütüphanesine Hoşgeldiniz!

Hesap İşlemleri

Üye değil misiniz? Üye olun!

Eski Eserlere üye olarak, kütüphanenimiz ve eserlerimiz hakkında paylaşımlardan hesabınız üzerinden faydalabilirsiniz...