Kitaplar  
  Yazarlar  
  Makaleler  
  E-Kitap Arşivi  
  Dergiler  
  Kütüphaneler  
  Eğitim Kurumları  
  Şehirler  
  Ürünler  
  Sepetim  
  FORUM  

TR - AR
  Ana Sayfa - Hakkımızda - Kadromuz - İletişim - Site Rehberi - Ziyaretçi Defteri   Üye Girişi - Üye Ol   
• FORUM a Girmek İçin Önce ÜYE GİRİŞİ Yapmanız Gerekmektedir • Yayınlamakta olduğumuz bilgiler sanal ya da matbu kaynaklardan derlenmiştir. Kaynakları dipnotlarla belirtilmiştir. Ticari amaç taşımamaktadır .
Site İçi Arama
Kitaplarda - 1038 Yazarlarda - 4431 Makalelerde - 2027 Şehirlerde - 136
Hit : 1485307 Üye: 751   Online : 0
Dergilerde - 621 Kütüphanelerde - 118 Eğitim Kurumlarında - 1910
 Makale Arama
 İlimler
 Konular
 Makale Türleri
Makaleler
Kitap Tanıtım Makaleleri
Yazar Tanıtım Makaleleri
Makale Eleştirisi Makaleleri
Çeviri Makaleleri
 Tümünü Listele
 Son Eklenen Kütüphaneler
» İzmir Ekonomi Üniversites ...
» İzmir Atatürk İl Halk Küt ...
» Türkiye Bankalar Birliği ...
» Bakırköy Rıfat Ilgaz İlçe ...
 Makale Detayı Makale No:M- 1664  
Makale Adı Matbaa
 
İlim Dalı Tarih
Yazar Adı Yağmur Atsız
Konusu
Dili Türkçe
Özelliği
Tercüme Eden
Hit 231


Hata Bildirimi
Makale Yazarına ait
Kitaplar
Makaleler
Hakkındaki Makaleler
 
Özeti Yayın Bilgileri Makale Metni

Makale Metni   [Yazdır/Print]

Matbaa

 

Johannes Gutenberg'in 1444'de kullanıma sokduğu müteharrik madeni harflerden oluşan matbaa aslında ilk kez Çin'de geliştirilmiştir. Çinliler 1041 yılında ilk olarak bu metodla kitab basmışlardır. Daha önce kullanılan klişe metoduyla basım ise taa 9. Yüzyıl'dan bu yana Uygur Türkleri, Çinliler ve Koreliler tarafından kullanılıyordu. Gutenberg tipi matbaa, daha ilk yıllarından itibaren Osmanlı imparatorluğu'nun bir çok şehrinde kullanılmaya başladı. En eskisi 1495'de, yani İspanya'dan sürülüp Türkler tarafından davet edilmelerinden hemen üç yıl sonra, Selanik'de kurulan Yahudi matbaasıdır. Yahudiler aynı yıl İstanbul'da da bir matbaa açmışlardır. ilk Ermeni matbaası 1567'de İstanbul'da, ilk Rum matbaası ise yine İstanbul'da ve 1627'de kurulmuşdur.

Ancak ilk Türk matbaası 1727'de Şeyhülislam Abdullah Efendi'nin fetvâsı ve Hakan-Halife III. Ahmed'in fermanı ile faaliyete başladı. Müesseseyi kuranlar İbrahim Müteferrika ve (daha sonraların Sadrazamı) Yirmisekizçelebizade Sâid Efendi idi.

O sıralar sayıları sadece DerSaadet'de 90.000'e yaklaşdığı yabancı gözlemciler tarafından öne sürülen müstensihlerin ekmek kapısı kapanmasın diye dini kitablar basımdan vareste tutuldu.

Gerçi bundan önce de Avrupa'da pek çok Türkçe kitab basılıp Osmanlı topraklarında satılıyordu ama bunlara pek de büyük bir ilgi duyulmuyordu. Ne var ki bu az ilginin sebebi, birtakım körleme Batı hayranı zihni yanaşmaların iddiası gibi Türklerin kitab düşmanlığı değil tam tersine Türkler arasındaki kitab bolluğu idi.

Türkleri kitab düşmanı bir millet olarak nitelemek, eğer tüyler ürpertici bir cehâletden kaynaklanmıyorsa, en az onun kadar feci hâinâne bir bühtandır. Gerek Fâtih Sultan Mehmed ve gerekse muâkıybleri Avrupa'da basılan kitabları her zaman incelemişlerdir. Üstelik mesela Floransalı Francesco Berlinghieri adlı bir coğrafyacı, eserini resmen ''Avrupa'nın En Büyük ilim Hamisi ve En Büyük Hükümdarı Sultan Mehmed''e, yani Fâtih'e, ithâf etmiş, ona sunmuşdur. Basımı 1480... Bu karakterde bir devlete ve topluma ''kitab düşmanı, bilimsel birikimi sıfır" gibi yaftalar yapıştırmak ve takıştırmak mantıkla bağdaşır mı? Her şeyden mühimmi ahlakla bağdaşır mı?

Hayır, Türklerin matbaaya fazla ilgi göstermeyişleri, ellerindeki müstensih (kopist) ordusunun üretim gücünden ileri geliyordu. Zaten 18. Yüzyıl başlarına kadar matbaa basımı kitab elyazması kitabdan pek de öyle kayda değer ölçüde ucuz değildi.

Neo­ Tanzimatistlerin bilmediği, yahut ezik egolarını tatmin için bilmezden geldikleri bir bilgiyi de bu vesileyle sunayım: 15., 16. ve kısmen 17. Yüzyıllar'da Avrupa ülkelerinin genel eğitim düzeyi, yukarıda işaret edildiği gibi Türkiye'dekine göre çok geriydi ama üstelik bunun neticesi olarak oralardaki kitab sayısı da -matbaaya rağmen­ düşükdü. Batı Avrupa'da mesela bir 16. Yüzyıl hükümdarının bin kitaba sahip olması, efsane gibi dilden dile dolaşırdı. Oysa o çağlarda Osmanlı İmparatorluğu'nda on bin üzerinde elyazması kitaba sahip pek çok özel şahıs bulunmaktaydı. Bana inanmayanlar Süleymaniye Kütübhanesi'ndeki ''Yazma Eserler Kataloğu''nu inceleyebilirler.



Copyright © 2006 Tüm hakları www.eskieserler.com tarafından saklıdır. Dizayn By Eskieserler.com