Eğitim Kurumu   ( 2141 )   Kitaplarda   ( 1659 )   Yazarlarda   ( 4831 )  
Dergilerde   ( 786 )   Kütüphanelerde   ( 151 )   Şehirlerde   ( 182 )  
Makalelerde   ( 2196 )   Multi Media   ( 323 )   Fetvalar   ( 894 )  
Hit
9129104
Üye 1490
Online Üye 0
Yazar Arama
Uzmanlık Alanları
............
Ahilik Kültürü Uzmanı
Akaid
Antropoloji
Arap Dili ve Belağatı
Arapça
Araştırmacı-Yazar
Arkeoloji
Asker
Astroloji
Astronomi
Atatürk İlkeleri
Beste
Bestekâr
Bibliyografya
Bilgi ve Belge Yönetimi
Bilim Tarihi
Biyografi
Bürokrat
Coğrafya Bilgini
Cumhuriyet Tarihi
Çeviri
Çocuk Edebiyatçısı
Deneme Yazarı
Deniz, Harita
Devlet Adamı
Dil Araştırmacısı
din
Din Bilimleri
Din Eğitimi
Din Felsefesi
Din Musikisi
Din Psikolojisi
Din Sosyolojisi
Dini Gruplar
Dinler Tarihi
Divan şiiri
Dramaturg
Ebru Sanatı
Edebiyat
Edebiyat Araştırmacısı
Edebiyat Tarihi
Eğitimci, Yazar
Ejiptoloji
Ekonomist
Eskiçağ Tarihi
Fars Dili Edebiyatı
Felsefe
Felsefe Tarihi
Felsefe ve Din Bilimleri
Fen İlimleri
Feraiz
Fıkıh
Filoloji
Fizik
Folklor Araştırmaları
Fotoğraf Sanatçısı
Fütüroloji
Gazeteci, yazar
Grafiker
Haberci
Hadis
Halk Bilimi
Halk Ozanı
Halk Şairi
Halkla İlişkiler
Hat Sanatı
Hekim ve fikir adamı
Hikâye ve Roman Yazarı
Hikâye Yazarı
Hititoloji
Hukuk
Hükümdar
İktisat
İlahiyat
İslam Bilimleri
İslam Felsefesi
İslâm Hukuku
İslam İktisadı
İslam Mezhepleri Tarihi
İslam Sanatı
İslam Tarihi
İslam Tarihi ve Sanatları
İslâmi Bilimler Araştırmacısı
İslami İlimler
İslam-Türk Medeniyeti Tarihi
Kelam
Kelam araştırmacısı
Kıraat ilimleri
Kimya
Kuran-ı Kerim
Kültür Araştırmacısı
Kürdistan Ehli Sünnet Alimi
Kütüphanecilik
Latin Dili ve Edebiyatı
Mantık
Matematik
Mevlevi Şeyhi
Mevlidhan
Mezhepler Tarihçisi
Mezhepler Tarihi
Mimarlık
Mitoloji
Mûsîki
Mutasavvıf, İslâm Bilgini
Müftü
Müzik
Müzikoloji
Nakkaş
Nesih
Nestalik
Nümizmatik
Ortaçağ Tarihi
Oryantalist
Osmanlı İdari ve İktisadi Tarihi
Osmanlı Müellifi
Osmanlı Tarihi
Oyun ve Roman Yazarı
Öykü Yazarı
Papaz
Politika
Psikoloji
Reisu'l-Hattatin
Reisü'l-Kurra
Resim
Sanat Tarihi
Sanatçı
Saz Şairi
Senarist
Ses Sanatçısı
Sihirbaz
Siyaset
Siyaset Adamı
Siyaset Bilimi
Sosyal Bilimler
Sosyal Psikoloji
Sosyolog
Sosyoloji
Sözlük
Sümerolog
Süryani Dili ve Edebiyatı
Şarkı Sözü Yazarı
Şiir
Şiir
T. E.
Tarih
Tarih ve Halkbilimi Araştırmacısı
Tasavvuf
Tefsir
Temel İslam Bilimleri
Teoloji
Tezhip Sanatı
Tezkire Yazarı
Tıb
Tiyatro
Toplumbilim Araştırmacısı
Türk Dili ve Edebiyatı
Türk Din Musikisi
Türk İslam Edebiyatı
Türk İslam Sanatları Tarihi
Türk Lehçeleri Araştırmacısı
Türkçe
Türkoloji
Yakınçağ Tarihi
Yakınçağ Tarihi ve İktisat Tarihi Araştırmacısı
Yeni Çağ Tarihi
Yönetmen

Görevler
......
Akademisyen
Allame
Arap din bilgini
Araştırmacı
Arkeolog
Arkeoloji
Arşiv uzmanı
Asker-Komutan
Ateşe (Din Hizmetleri)
Atom mühendisi
Avukat
Bakan
Bankacı
Başbakan
Başdanışman
Belediye Başkanı
Bestekâr
Bilim adamı
Bürokrat
Cemaat Lideri
Çevirmen
Danışman
Defterdar
Dekan
Dekan Yrd.
Dersiam
Devlet Adamı
Devlet Başkanı
Din Hizmetleri Müşaviri
Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi
Din Psikolojisi
Dinî musiki
Diplomat
Divan Katibi
Divan Şairi
Diyanet İşleri Başkanı
Eczacı
Edebiyat Tarihçisi
Edebiyatçı
Editör
Ekonomist
el Ezher Şeyhi
Elçi/Sefir
Fakih
Filozof
Gazeteci
Halife
Hanende
Haremağası
Hatip
Hattat
Hekim
Hekimbaşı
Hoca
Hukukçu
Hükümdar
İlahiyatçı
İlim Adamı
İmam
İmar Müdürü
Jeolog
Kadı
Kadıasker
Kaptan-ı Derya
Karikatürist
Kâtip
Kaymakam
Kelâmcı
Kimya Müh.
Kur'an mütercimi
Kültür Bak. Dış İlişkiler Gnl Müd.Yard.
Kütüphaneci
Memur
Mesnevi Yorumcusu
Milletvekili
Milli Eğitim Müdürü
Mimar
Molla
Muallim
Muhabir
Muhaddis
Muhasebeci
Mutasarrıf
Mutasavvıf
Müctehid
Müderris
Müdür
Müezzin
Müfessir
Müftü
Müftü Yrd.
Mühendis
Mühürdar
Müşavir
Müzehhip
Müzikolog
Neyzen
Nümizmat
Okutman
Oryantalist
Osmanlı Müellifi
Öğretim Görevlisi
Öğretim Üyesi
Öğretmen
Padişah
Paşa
Pedagog
Pilot
Piskopos ( Hristiyan Din Adamı)
Psikolog
Redaktör
Reisu'l-Hattatin
Reisü'l-Kurra
Reisülküttab
Rektör
Ressam
Sadrazam
Sanat Tarihi
Seyyah (Gezgin)
Sinema
Siyasetçi
Sosyolog
Süryani Din Adamı
Şair
Şeyh
Şeyhülislam
Tabip/Doktor
Tarihçi
Tasavvuf Şeyhi
Tercüman
Teşrifatçı
Ulum-i Diniye
Vaiz
Vakanüvist
Vali
Veteriner
Veziriazam
Yargıç
Yazar


Nûman bin Ahmed bin Mahmud (Hacı Bayram Veli)

 Yazar Detayı Yazar No : Y- 774  
Künyesi/Titri Lakabı Tabakası E-mail
Hacı Bayram Veli 15.yy
Doğum Yeri Tarihi Ölüm Yeri Tarihi
Solfasol 1352 Ankara 1429
Görev Aldığı Eğitim Kurumu Mezun Olduğu Eğitim Kurumu
   
Görevi Uzmanlık Alanı
Şair, Mutasavvıf, Müderris, Fıkıh, Hadis, Tefsir, Tasavvuf,
Bildiği Diller Mezhebi
İtikadı: Ehli Sünnet, Ameli: Hanefi, Ahlaki: Bayramiye,
       
Yazar No: 774 Hit : 4846 Hata Bildirimi Tavsiye Et

   Yazara ait Kitaplar E-Kitaplar Makaleler Şiirler Hikayeler Fetvalar
   Yazar Hakkındaki Tanıtım Kitapları Tanıtım Makaleleri        

Yazarın Kitapları
# Kitap Adı

Yazarın E-Kitapları
# Kitap Adı

Yazarın Makaleleri
# Makaleler Adı

Yazarın Şiirleri

Yazarın Hikayeleri
Yazarın Fetvaları
# Fetva Başlık

Yazar Hakkındaki Tanıtım Kitapları
# Kitap Adı

Yazar Hakkındaki Tanıtım Makaleleri
# Makaleler Adı
1 Hacı Bayram Velide İnsanın Ontolojik Varlığı ve Olgunlaşması Süreci

Hayat Hikayesi

Nûman bin Ahmed bin Mahmud (Hacı Bayram Veli) ;

Mutasavvıf ve şairdir.
Tam adı Nûman bin Ahmed bin Mahmud, lakabı Hacı Bayram'dır.
Şeyhi ile ilk görüşmesi bayram gününe rastladığı ve şeyhi ona Bayram diye hitap ettiği için o günden sonra Bayram adıyla anıldı. 
Öğrenimine  küçük yaşlarda başladı.
Ankara ve Bursa'daki alimlerin derslerine katılarak; tefsir, hadis, fıkıh gibi din ilimlerinde ve o zamanın fen ilimleriyle yetişti.
Ankara'da Melike Hâtûn'un yaptırdığı Kara Medresede müderrislik yaparak öğrenci yetiştirmeye başladı.
Kısa zamanda halk arasında sevilip sayılan bir kişi oldu.
Gördüğü bir rüya üzerine müderrisliği terkedip Şeyh Hamid-i Veliye (Somuncu   Baba)   bağlanarak   tasavvuf yoluna yöneldi.
Şeyhi ile Kayseri'de bir kurban bayramında buluştu.
Hocasının katkılarıyla zamanının en büyük velilerinden oldu.
Hacı Bayram-ı Veli, hocası ile gittikleri hac dönüşü Aksaray'a  gittiler.  
Orada   hocasının 1412 (H. 815) yılında; "Halifem, vekilim sensin" emri üzerine, bu ağır görevi üzerine aldı.
Aynı yıl hocasının ölümünde, onun defin işleriyle meşgul oldu ve cenaze namazını kıldırdı.
Aksaray'da görevini bitirdikten sonra Ankara'ya döndü.Ankara'da dinin emir ve kurallarını insanlara anlatmaya, doğru yolu göstermeye, onları yetiştirmeye başladı.
Her gün pek çok kimse huzuruna gelir, hasta kalplerine şifa bularak giderlerdi, öğrencileri gün geçtikçe çoğalmaya, akın akın gelmeye başladılar. Kısa zamanda adı her tarafta duyuldu.
Sonra Ankara'da kurduğu Bayramiyye Tarikatı çizgisinde irşat faaliyetlerinde bulundu.
Rivayetlere göre İstanbul'un manevi fatihi olacak olan Akşemseddîn de Osmancık'ta müderris iken bir ara Ankara ya gelerek Hacı Bayram-ı Veli'nin sohbetlerine katılmış ve onun en iyi öğrencilerinden biri olmuştu.
Hacı   Bayram-ı Veli, Ankara'da hem öğrenci yetiştiriyor, hem de belli saatlerde camide vaaz verip nasihat ediyordu.
Etrafında pek çok kimsenin toplandığını gören kimi kıskanç kişiler, Padişah İkinci Murad'a; "Sultânım, Ankara'da Hacı Bayram isminde biri, bir yol tutturarak halkı başına toplamış. Aleyhinizde bazı sözler söyleyip saltanatınıza kastedermiş. Bir isyan çıkarmasından korkarız!" diyerek iftiralarda bulundular.
Bunun üzerine padişah tarafından Edirne'ye çağrıldı. Sarayda II. ikinci Murad, söylentilere göre devletin selametine kast eden ve tahtına göz diken bir eşkiya beklerken, karşısında; nur yüzlü, kâmil bir veli gördü.
Padişah, Hacı Bayram-ı Veliyi günlerce sarayında misafir etti, izzet ve ikramda bulundu. Başbaşâ sohbet ettiği günlerden birinde; konu İstanbul'un fethine gelmişti. "Sultânım, bu şehrin alınışını görmek ne size ne de bize nasîb olacak. İstanbul'u almak, şu beşikte yatan Muhammed'e (Fatih Sultan Mehmed) ve onun hocası, bizim Köse Akşemseddin'e nasîb olsa gerektir." müjdesini verdi.
Sonra geleceğin Fatih'ini kucağına aldı. Onun gözlerine bakarak, uzun uzun teveccühlerde bulundu. Bu müjdeye çok sevinen Sultan Murad Han, oğlu şehzade Muhammed'e ve Akşemseddin'e artık başka bir dikkat ile bakmaya başladı.
Hacı Bayram-ı Veli, Edirne'de bulunduğu süre içinde, camilerde vaaz vererek halka nasihatlerde bulundu. Padişah da onun Edirne'de kalmasını istedi; ancak Hacı Bayram-ı Veli, Ankaraya öğrencilerinin başına dönüp onları yetiştirmeye devam etmek istediğini bildirdi. Padişah, onun Ankaraya dönmesine izin verdiği gibi, müridlerinden vergi alınmamasını da emretti.
Hacı Bayramı-ı Veli'nin ölümünden sonra "Bayramiyye Yolu'nu, öğrencilerinden Akşemseddin ve Bıçakçı Ömer Efendi devam ettirdiler.
Hacı Bayram-ı Veli'nin, onlardan başka Göynüklü Uzun Selâhaddin, Yazıcızâde Muhammed, Ahmed Bican kardeşler, İnce Bedreddin, Hızır Dede, Akbıyık Sultan, Muhammed Üftâde, Eşrefoğlu Rûmî (Abdullah Efendi) gibi halifeleri de vardı.
Nakşibendilik ile Halvetiliğin birleşmesinden oluşan Bayramilik'in kurucusu Hacı Bayram Veli'nin, Yunus Emre'nin etkisindeki ilahilerinin ancak bir bölümü zamanımıza kadar ulaşabildi, bunlardan bir kısmı bestelendi. Hayatı Zeria Karadeniz'in Hacı Bayram Veli (1964) adlı romanına konu oldu.
Türbesi Ankara'da, adıyla anılan camidedir.       

Hacı Bayram Veli

Hiç kimse cekebilmez gûçdür feleğin yayı Derdine gönül virme bir gün götürür vayı
Oynayu gelür aldar çünki eli çâpükdür Bir buncılayın fitne kande bulıır arayı
Çün yüzini döndürdi bir lâhza karar itmez Nice seri pây ider döner ser ider payı
Bir fanı vefasızdur kavline inanma hiç Gâh bay ider yohsulu gâh yohsul ider bayı
Bayram kamu âlimler bu ma'nînün altında Kaftan Kaf'a hükmider bilmez bu muammayı
Vâhiddür ol vahdette kesrette kanı teftik Hızr irmedi bu sırra bildirmedi Musa'yı
Miskin Hacı Bayram sen dünyaya gönül virme Bir ulu imâretdür alma başa sevdayı
(Büyük Türk Klasikleri, c.3,2004)


Hacı Bayram Veli

Çalabım bir şâr yaratmış iki cihan âresinde Bakıcak dîdâr görinür ol şirin kenâresinde
Nâgehan bir şâra vardum ol şârı yapılur gördüm Ben dahi bile yapıldum taş u toprak âresinde
Şâgirtleri taş yonarlar yönup üstada sunarlar Çalabın ismin anarlar ol taşın her paresinde
Ol şârdan oklar atılur gelür ciğere batılur Arifler sözi satıl ur ol şânn bâzâresinde
Ol şâr dediğüm gönüldür ne delidür ne uslıdur Aşıklar kanı sebîldür ol şârın kenâresinde
Bu sözi arifler anlar câhiller bilmeyüp tanlar Hacı Bayram kendü banlar ol şânn menâresinde


Hacı Bayram Veli

Noldu bu gönlüm noldu bu gönlüm Derd-ü gamınla doldu bu gönlüm Yandı bu gönlüm yandı bu gönlüm Yanmada derman buldu bu gönlüm
Bayram'im imdi Bayram'im imdi Bayram ederler yar ile şimdi Hamd-ü senalar hamd-ü senalar Yar ile bayram kıldı bu gönlüm


Hacı Bayram Veli Hakkında :

Anadolu'da siyasî otorite boşluğunun yaşandığı ve halkın büyük sıkıntılar içinde bulunduğu Fetret döneminde Ankara'ya dönen Hacı Bayram'ın kaynaklarda bu yıllardaki faaliyetlerine ışık tutacak bilgi yoktur. Ancak mürşidi Somuncu Baba'nın yanından ayrılırken, "Sultanım, ne amel üzerine olalım, sanat bilmem ne işleyelim?" deyince, "Ekin ek. burçak ek" cevabını alması ve "Ankara'ya varıp burçak ekmesi" (Erünsal, Ekrem Hakkı Ayuerdi Hâtıra Kitabı, s 302), Ankara'ya dönünce tekke ve zaviye inşa etmeyip çiftçilikle meşgul olduğunu göstermektedir. Bu yıllarda manevî şahsiyetinin insanları giderek etkilemeye başladığı ve çevresinde bir derviş grubunun oluştuğu söylenebilir. Somuncu Baba'nın vefatı ve ertesi yıl Çelebi Mehmed'in Osmanlı tahtına geçişinin ardından bu etki daha da genişlemiş. II. Murad devrinde devleti rahatsız edecek kadar büyük boyutlara ulaşmış olmalıdır. XVII. yüzyıl müelliflerinden Sarı Abdullah Efendi Hacı Bayram'ın halkı dalâlete sevkettiği, saltanat davasına kalkışma ihtimali bulunduğu ileri sürülerek padişaha şikâyet edildiğini söyler (Semerâtü't-fuâd, s 235). Hacı
Bayram'ın, II. Murad'ın tahta geçişinden bir yıl önce aynı gerekçeyle idam edilen Şeyh Bedreddin Simâvî ile Konya'da buluşarak birlikte halvete giren Somuncu Baba'nın halifesi olması (Halil b. İsmail, s. 87) bu şikâyetin gerçek sebebi kabul edilebilir. Hacı Bayram'ın II.Murad tarafından o dönemde devletin merkezi olan Edirne'ye çağrılmasıyla sonuçlanan bu olayı menkıbevî tarzda geniş olarak anlatan Sarı Abdullah Efendi (Semerâtü'i-fuâd, s. 235-240) bunun hangi tarihte meydana geldiği konusunda bilgi vermez. Bir saray çavuşu Hacı Bayram'ı Edirne'ye getirmesi, muhalefet ederse tutuklanması tenbih edilerek Ankara'ya gönderilmiş, çavuş Ankara yakınlarına geldiğinde Hacı Bayram atına binerek çavuşu karşılamaya çıkmış, karşılaştıklarında ona nereye gittiğini sormuş, çavuş, 'Hacı Bayram derler bir müddeî varmış, bazı fe-sâdâtı sultana arzolunduğundan onu Edirne'ye götürmeye geldim" deyince Hacı Bayram çavuşa aradığı kişinin kendisi olduğunu söylemiş, bu sırada onun mübarek yüzünde "nûr-ı Muhammedi"yi temaşa eden çavuş yaptığının büyük bir küstahlık olduğunu anlayarak kendisinden Özür dilemiştir. Hacı Bayram çavuşla birlikte Edirne'ye giderken Gelibolu'da Muhammediyye müellifi Yazıcızâde Mehmed kendisine intisap etmiştir.
Nihat Azamat
(İslam Ansiklopedisi, c. 14, 1996)

<

Dipnotlar

Hocaları    

Öğrencileri    

H. Bilgi Kaynakları
Mehmet Tahir Bursalı/Hacı Bayram-ı Veli (1913),Zeria Karadeniz/Hacı Bayram Veli (1969),Veli (1964). Fuat Bayramoğlu / Hacı Bayram Veli (1981), Nihat Azamat / TDV İslâm Ansiklopedisi (c. 14, 1996), Behçet Necatigil / Edebiyatımızda İsimler Sözlüğü (18. bas. 1999), Ahmet özdemir / Hacı Bayram Veli ve Eşrefoğlu Rumi (2002)
open go how many guys cheat
read here read read

Yazara Ait Ses Dosyaları
# Media Adı

Yazara Ait Videolar
# Media Adı

Yazara Ait Görsel Eserler
# Media Adı
Kullanıcı Yorumları

! Yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.
Üyelik için lütfen sayfanın üst kısmında yer alan"Üye Giriş | üye ol" linkine tıklayınız.

Kayıt Ekleyen / Eklenme Tarihi
Serkan Boztilki / 26.1.2008



Eski Eserler


Eski Eserler Kütüphanesine Hoşgeldiniz!

Hesap İşlemleri

Üye değil misiniz? Üye olun!

Eski Eserlere üye olarak, kütüphanenimiz ve eserlerimiz hakkında paylaşımlardan hesabınız üzerinden faydalabilirsiniz...