Eğitim Kurumu   ( 2141 )   Kitaplarda   ( 1659 )   Yazarlarda   ( 4831 )  
Dergilerde   ( 786 )   Kütüphanelerde   ( 151 )   Şehirlerde   ( 182 )  
Makalelerde   ( 2196 )   Multi Media   ( 323 )   Fetvalar   ( 892 )  
Hit
9129104
Üye 1490
Online Üye 0
Yazar Arama
Uzmanlık Alanları
............
Ahilik Kültürü Uzmanı
Akaid
Antropoloji
Arap Dili ve Belağatı
Arapça
Araştırmacı-Yazar
Arkeoloji
Asker
Astroloji
Astronomi
Atatürk İlkeleri
Beste
Bestekâr
Bibliyografya
Bilgi ve Belge Yönetimi
Bilim Tarihi
Biyografi
Bürokrat
Coğrafya Bilgini
Cumhuriyet Tarihi
Çeviri
Çocuk Edebiyatçısı
Deneme Yazarı
Deniz, Harita
Devlet Adamı
Dil Araştırmacısı
din
Din Bilimleri
Din Eğitimi
Din Felsefesi
Din Musikisi
Din Psikolojisi
Din Sosyolojisi
Dini Gruplar
Dinler Tarihi
Divan şiiri
Dramaturg
Ebru Sanatı
Edebiyat
Edebiyat Araştırmacısı
Edebiyat Tarihi
Eğitimci, Yazar
Ejiptoloji
Ekonomist
Eskiçağ Tarihi
Fars Dili Edebiyatı
Felsefe
Felsefe Tarihi
Felsefe ve Din Bilimleri
Fen İlimleri
Feraiz
Fıkıh
Filoloji
Fizik
Folklor Araştırmaları
Fotoğraf Sanatçısı
Fütüroloji
Gazeteci, yazar
Grafiker
Haberci
Hadis
Halk Bilimi
Halk Ozanı
Halk Şairi
Halkla İlişkiler
Hat Sanatı
Hekim ve fikir adamı
Hikâye ve Roman Yazarı
Hikâye Yazarı
Hititoloji
Hukuk
Hükümdar
İktisat
İlahiyat
İslam Bilimleri
İslam Felsefesi
İslâm Hukuku
İslam İktisadı
İslam Mezhepleri Tarihi
İslam Sanatı
İslam Tarihi
İslam Tarihi ve Sanatları
İslâmi Bilimler Araştırmacısı
İslami İlimler
İslam-Türk Medeniyeti Tarihi
Kelam
Kelam araştırmacısı
Kıraat ilimleri
Kimya
Kuran-ı Kerim
Kültür Araştırmacısı
Kürdistan Ehli Sünnet Alimi
Kütüphanecilik
Latin Dili ve Edebiyatı
Mantık
Matematik
Mevlevi Şeyhi
Mevlidhan
Mezhepler Tarihçisi
Mezhepler Tarihi
Mimarlık
Mitoloji
Mûsîki
Mutasavvıf, İslâm Bilgini
Müftü
Müzik
Müzikoloji
Nakkaş
Nesih
Nestalik
Nümizmatik
Ortaçağ Tarihi
Oryantalist
Osmanlı İdari ve İktisadi Tarihi
Osmanlı Müellifi
Osmanlı Tarihi
Oyun ve Roman Yazarı
Öykü Yazarı
Papaz
Politika
Psikoloji
Reisu'l-Hattatin
Reisü'l-Kurra
Resim
Sanat Tarihi
Sanatçı
Saz Şairi
Senarist
Ses Sanatçısı
Sihirbaz
Siyaset
Siyaset Adamı
Siyaset Bilimi
Sosyal Bilimler
Sosyal Psikoloji
Sosyolog
Sosyoloji
Sözlük
Sümerolog
Süryani Dili ve Edebiyatı
Şarkı Sözü Yazarı
Şiir
Şiir
T. E.
Tarih
Tarih ve Halkbilimi Araştırmacısı
Tasavvuf
Tefsir
Temel İslam Bilimleri
Teoloji
Tezhip Sanatı
Tezkire Yazarı
Tıb
Tiyatro
Toplumbilim Araştırmacısı
Türk Dili ve Edebiyatı
Türk Din Musikisi
Türk İslam Edebiyatı
Türk İslam Sanatları Tarihi
Türk Lehçeleri Araştırmacısı
Türkçe
Türkoloji
Yakınçağ Tarihi
Yakınçağ Tarihi ve İktisat Tarihi Araştırmacısı
Yeni Çağ Tarihi
Yönetmen

Görevler
......
Akademisyen
Allame
Arap din bilgini
Araştırmacı
Arkeolog
Arkeoloji
Arşiv uzmanı
Asker-Komutan
Ateşe (Din Hizmetleri)
Atom mühendisi
Avukat
Bakan
Bankacı
Başbakan
Başdanışman
Belediye Başkanı
Bestekâr
Bilim adamı
Bürokrat
Cemaat Lideri
Çevirmen
Danışman
Defterdar
Dekan
Dekan Yrd.
Dersiam
Devlet Adamı
Devlet Başkanı
Din Hizmetleri Müşaviri
Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi
Din Psikolojisi
Dinî musiki
Diplomat
Divan Katibi
Divan Şairi
Diyanet İşleri Başkanı
Eczacı
Edebiyat Tarihçisi
Edebiyatçı
Editör
Ekonomist
el Ezher Şeyhi
Elçi/Sefir
Fakih
Filozof
Gazeteci
Halife
Hanende
Haremağası
Hatip
Hattat
Hekim
Hekimbaşı
Hoca
Hukukçu
Hükümdar
İlahiyatçı
İlim Adamı
İmam
İmar Müdürü
Jeolog
Kadı
Kadıasker
Kaptan-ı Derya
Karikatürist
Kâtip
Kaymakam
Kelâmcı
Kimya Müh.
Kur'an mütercimi
Kültür Bak. Dış İlişkiler Gnl Müd.Yard.
Kütüphaneci
Memur
Mesnevi Yorumcusu
Milletvekili
Milli Eğitim Müdürü
Mimar
Molla
Muallim
Muhabir
Muhaddis
Muhasebeci
Mutasarrıf
Mutasavvıf
Müctehid
Müderris
Müdür
Müezzin
Müfessir
Müftü
Müftü Yrd.
Mühendis
Mühürdar
Müşavir
Müzehhip
Müzikolog
Neyzen
Nümizmat
Okutman
Oryantalist
Osmanlı Müellifi
Öğretim Görevlisi
Öğretim Üyesi
Öğretmen
Padişah
Paşa
Pedagog
Pilot
Piskopos ( Hristiyan Din Adamı)
Psikolog
Redaktör
Reisu'l-Hattatin
Reisü'l-Kurra
Reisülküttab
Rektör
Ressam
Sadrazam
Sanat Tarihi
Seyyah (Gezgin)
Sinema
Siyasetçi
Sosyolog
Süryani Din Adamı
Şair
Şeyh
Şeyhülislam
Tabip/Doktor
Tarihçi
Tasavvuf Şeyhi
Tercüman
Teşrifatçı
Ulum-i Diniye
Vaiz
Vakanüvist
Vali
Veteriner
Veziriazam
Yargıç
Yazar


Hafız İbrahim Efendi (Demiralay)

 Yazar Detayı Yazar No : Y- 3278  
Künyesi/Titri Lakabı Tabakası E-mail
19.yy
Doğum Yeri Tarihi Ölüm Yeri Tarihi
Isparta 1883 Isparta 29.03.1939
Görev Aldığı Eğitim Kurumu Mezun Olduğu Eğitim Kurumu
   
Görevi Uzmanlık Alanı
Milletvekili, Müderris, Müftü, Siyaset, Müftü,
Bildiği Diller Mezhebi
Türkçe, Arabça, Osmanlıca, İtikadı: Ehli Sünnet,
       
Yazar No: 3278 Hit : 3779 Hata Bildirimi Tavsiye Et

   Yazara ait Kitaplar E-Kitaplar Makaleler Şiirler Hikayeler Fetvalar
   Yazar Hakkındaki Tanıtım Kitapları Tanıtım Makaleleri        

Yazarın Kitapları
# Kitap Adı

Yazarın E-Kitapları
# Kitap Adı

Yazarın Makaleleri
# Makaleler Adı

Yazarın Şiirleri

Yazarın Hikayeleri
Yazarın Fetvaları
# Fetva Başlık

Yazar Hakkındaki Tanıtım Kitapları
# Kitap Adı

Yazar Hakkındaki Tanıtım Makaleleri
# Makaleler Adı

Hayat Hikayesi

Hafız İbrahim Efendi (Demiralay)

(Isparta Mebusu Ulemadan Hafız İbrahim)

 

1883 (1299)'te Isparta'da doğdu.

Yılanlızâde Tahir Paşa'nın oğludur.

İlk ve orta öğrenimini Isparta'da tamamladı.

Sonra 1902'de İstanbul'a gelerek Fatih Medresesi'ne kaydoldu.

Yedi yıl öğrenim gördükten sonra, müderrislik icazeti aldı.

Öğrenimi sonrasında Isparta'ya dönerek babasından kalan arazide tarımla meşgul oldu.

Gülyağı ticareti yaptı.

Bu arada 1911–1912 yıllarında Isparta İdadisi'nde Din Bilgisi ve Ahlâk Dersleri okuttu.

Ayrıca bir ara Bidayet Mahkemesi Üyeliği'nde bulundu (1).

Milli Mücadele'nin başlamasıyla, Isparta ve çevresinde milli harekâtın önderi oldu.

Halkı "fisebilillah cihada" (Allah yolunda savaşa) davet etti (2).

İzmir'in Yunanlılar tarafından işgali üzerine mitingler düzenleyerek işgali protesto etti.

Bu arada Isparta'nın bütün köylerine varıncaya kadar "beyannameler" göndererek,

halkı milli harekât lehinde bilinçlendirmeye çalıştı.

Bu beyannamelerden 21 Haziran 1919 tarihli olanı, o zamanın düşüncesini,

halkın ruhsal durumunu yansıttığı için sunuyoruz:

"Ey Müslümanlar!

Sefil ve çıplak Yunanlıların mülevves ayakları altında ezilen muazzez topraklarımızın hayat ve namusları perişan edilen zavallı dindaşlarımızın imdadına koşmak ve atiyen her bir ihtimale karşı kendi Isparta’mızı da muhafaza ve müdafaa etmek üzere Allahını, Peygamberini, dinini, vatanını, bihakkın seven Müslümanlara hayatını, servetini fisebilillah feda etmek farz-ı ayn olmuştur.

Yoksa... Mahsus olan zillet ve meskenetle namus-ı vatan muhafaza edilemez.

Ecdadımız hayatlarını istihkar ederek parlak kılıçlarıyla kâinata boyun eğdirmişlerdir.

Biz onların evlâdı değil miyiz? Eski Yunan muharebesinde Dömeke Kalesi'ni altı günde süngülerine itaat ettiren Isparta gazileri değil midir?

Çanakkale'lerde, Anafartalar’da, arslanlar gibi çarpışarak düşmanın cehennem gibi ateşlerine göğüs geren ve milletin sine-i ihtiramında namını şerefle yâd ettiren otuz beşinci alayın efradı kimlerdir?

Evet, Isparta Kahramanlarıdır.

Ve bugün de Isparta namına cami avlusunda ve kütüphane önünde Cihad sancağı altında toplanacak olan mücahitlerimizin büyük bir fedakârlıkla namus-ı vatanı müdafaa ve İzmir vilâyetimizi istirdat edeceklerine şüphe etmem, esasen vatanım uğrunda hayatımı fedaya hazır olduğumu huzurunuzda yemin ile beyan ettim.

Siz de kabul ettiniz. Başınızda olduğum halde Cenab-ı Hakk'a olan ahdimi ve din ve vatana karşı vazifemi halisane ifa etmek istiyorum.

Buradaki ailenizin maişeti temin, harçlığınız ve silahınız ihzar edilmiştir.

Memleketimizin eşrafı, muteberanı her vechile fedakârlık ediyorlar.

Artık, eli silâh tutanları vazife-i vataniye ye davet ediyorum.

Nusrat-ı ilâhiye bizimledir. Esteûzübillah ve cahid-û fillâhi hakke cihadih"

21 Haziran 355 (1919)

Isparta Millî Müdafaa-i Vataniye Heyeti Namına Tahir Paşazade Hafız İbrahim" (3).

22 Haziran 1919 günü de Isparta mücahitleri namına İbrahim Efendi, Konya Valisi Cemal Bey'e ve II. Ordu Müfettişi "Küçük" Cemal Paşa'ya aşağıdaki telgrafı çekti:

"İnsani ve medeni vazifesini idrak eden ve aynı zamanda hiç bir milletin hukukuna tecavüz etmeyerek namus ve asayişine malik Isparta’mıza Yunanlıların ve İtalyanların muntazam ve seferi bir hareketle ilerlemeleri ne gibi siyasi bir maksada dayanmaktadır?

Hükümetimizden izahat istiyoruz.

Vatanımızın selameti vekâr ve itidalimizi muhafaza etmekte ise, kabul ediyoruz.

Yoksa zillet ve meskenetle yaşamaya, şahâdet saadetini tercih ederiz" (4).

Damat Ferit Paşa Hükümeti adına, bu ve benzer girişimlerin şiddetle aleyhinde bulunan Konya Valisi, bu telgrafı alır almaz Isparta Mutasarrıfı Talat Bey'e, "Uyanık olmasını, imza sahibinin sorguya çekilerek İstanbul Sıkıyönetimine gönderilmesi" talimatını verdi (5).

Ayrıca Isparta Hürriyet ve İtilaf Partisi mensupları da Hafız İbrahim Efendi'nin söz konusu çalışmalarına karşı çıkmışlardır (6).

Bu engelleme girişimlerine rağmen Hafız İbrahim Efendi, milli harekât lehindeki çalışmalarını arttırarak sürdürdü.

Bu cümleden olarak, 6–8 Ağustos 1919 tarihlerinde toplanan I. Nazilli Kongresi'ne Isparta delegesi sıfatıyla Eski Müftü Hacı Hüsnü (Özdamar) (7) ile Uçkurzâde Ali Efendi'yi gönderdi.

Böylece Ege'deki milli faaliyetlerle irtibata geçti (8).

Öte yandan başkanı bulunduğu ve Isparta'da Ulusal örgütlenmenin öncülüğünü yapan

Cemiyet-i İlmiye'yi Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti adı altında yeniden kurdu (9).

Isparta'nın merkez, ilçe ve köylerinden topladığı gönüllü kuvvetleri

"Isparta Mücahitleri" adı altında Nazilli Cephesi'ne gönderdi.

TBMM'nin I. Dönemi için yapılan seçimlerde Milletvekili Seçildi.

Meclisin 23 Nisan 1920'de açılışında Isparta Milletvekili olarak hazır bulundu (10).

1920 Temmuz'unun başlarında Yunan kuvvetleri Anadolu içlerine doğru durmadan ilerliyorlardı.

Alaşehir elden çıkmıştı.

Nazilli-Köşk cephesi çökmüş, düşman 5 Temmuz 1920 günü Denizli-Buldan'a girmiş, kuzeyde Bursa'ya yaklaşmıştı.

Kısaca Yunan işgalinin genişlediği bu günlerde konu TBMM'de gündeme getirilerek Mustafa Kemal ve Fevzi Paşaların da hazır bulundukları Meclis toplantısında hararetle tartışılmıştır (11).

Bu arada 3 Temmuz 1920 günü Hafız İbrahim Efendi de görüşlerini açıklamıştır.

O, Milli Mücadele'nin ilk günlerindeki hizmetlerini de özetle zikrettiği konuşmasında şöyle diyordu:

"Bugünkü vaziyetimizin vahameti, hakikaten teessüfe şayandır.

İslamiyette büyük bir esas vardır ki, hiçbir şeyden meyus olmamaktır.

Geçen sene bu sıralarda (Temmuz 1919) Yunan'ın aynı taarruzu bizim cephelerimize vaki olmuştu.

Öyle bir taarruz ki bütün İslamiyetin hayatını, mukadderatını, mukaddesatını ayaklar altında eziyordu.

Onların o suretle devam eden harekatı hunharâneleri (kan içen, kan dökücü, zalim) biz müslümanlar üzerinde hiç bir te'sirat yapamıyordu.

Isparta'da akdettiğim 18 bin kişilik bir miting yaptık.

Bir taraftan İtalyanlar Antalya'yı işgal ettiler, Burdur'a geliyorlardı.

O zaman, biz Cenab-ı Hakk'a iltica ederek, azametine dayanarak İslamiyet'in hiç bir vakit küffarın ayakları altında kalmasına razı olmayarak bütün salâbetimizle karşı istilâdan kurtardık.

İslamiyet'e has olan bir feyiz vardır ki, onu tetkik edelim.

Biz Isparta'da seferberlik ilân ettik, hem öyle bir seferberlik ki; ne vakit 39 kuramızla (köylerimizle) beraber Sarayköy'e Yunan geldi.

O zaman memleketi menatıka (mıntıkalara) taksim ederek ülemamızı, eşrafımızı topladık ve dedik ki, "Ey Müslümanlar, artık nifak ve şikaki (ayrılığı) kaldıralım.

Bundan sonra İslâmlar arasında nifak yoktur; saadetiniz bugün seyfi şahametinize (kılıcınıza) sarılmaktır" dedik Bir taraftan memleketteki sû-i ahlâkı (kötü ahlakı) yıktık.

Diğer taraftan bu tarzda ve her köyde teşkilat yaptık ve dindaşlarımızı düşmanın karşısına sevk ettik: 312–318 (1896–1902) tevellütlüler (doğumlular) hala cephededir efendiler.

Seferberlik ilânı tehlikeli imiş. Ne için tehlikeli olsun?

Seferberlik ilânını bir yapınca şubeler bizimle teşriki mesai etti.

Davet olunanlar hangi esnam (sınıf) erbabı ise muayene etti, muamelesini yaptı.

Kimsenin ırzına, izzet-i nefsine tecavüz ettirmeksizin bendeniz âcizane yedi defa Müdafaa-i Hukuk riyasetini (Başkanlığını) deruhte ediyordum.

Hergün ikiyüz nefer sevkiyat yapıyorduk.

Fakat yanlarına bir tane muhafız nefer vermedik.

Ne vakit Kuleli istasyonunda bunları trene bindirdik.

Cepheye gidinceye kadar, namusum hakkı için, yirmi tanesi de yolda iltihak etti (katıldı).

Bu ruhu söndürmeyelim. Kırk kişi ile bu İslamiyet neşir ve ilana başlanıldı.

İslamiyet’teki bu ruhu düşünelim.

Biz burada beyhude yere değil, vatan ve namus uğrunda şehit olmaya azmettik.

Bugün burada durmamız lazım değilse, hanelerimize avdet edelim; biz İslamiyeti tahrik edelim...

Emin olunuz ki, bu seyli havabinin önüne geçilir.

Burada çalışmaktan ise cephelere gidelim" (12).

Muhtemelen konuşmasının son cümlesindeki isteği de dikkate alınarak "milli teşkilat kurup cepheye gitmesi için Mustafa Kemal Paşa'nın tensibiyle Milli Müdafaa Vekili tarafından Isparta ve Havalisine gönderildi" (13).

Ona, sözü edilen görevin verilişinde; hiç şüphesiz daha önce "Isparta Mücahitleri" adıyla oluşturduğu kuvvetin cephede takdire şayan hizmetler vermesi, kendisinin de halk tarafından sevilip-sayılması ve teşkilatçı bir kişi olmasının da etkisi olmuştur.

Cephede görev yapması sebebiyle, 11 Temmuz 1920'de Meclis kararıyla izinli sayıldı.

Kısa zamanda topladığı yüz atlı ve ikiyüz piyade gönüllü erle bir birlik teşkil ederek Yunan kuvvetleriyle savaştı.

Ekim'de bu kuvvet üçü atlı, üçü piyade ve biri makineli tüfek takımından ibaret yedi bölüklü bir alay haline geldi ve "Demiralay" olarak anıldı (14).

"Demiralay, cepheye varır varmaz düşmanla temasa geçti.

28 Ağustos 1920 Kurban Bayramı'nın üçüncü günü Sarayköy yakınında Demirköprü mevkiinde şiddetli çarpışmalar oldu.

5–6 gün süren bu çarpışmalarda Hafız İbrahim'in komuta ettiği Demiralay karşısında düşman hiçbir ilerleme kaydedemedi.

Daha önce Tepeköy'ü işgal eden Yunan kuvvetlerine Demiralay tarafından 17 Eylül gecesi baskın yapıldı. Tepeköy düşman işgalinden kurtarıldı..." (15).

Demiralay, bu başarılarını daha sonraki günlerde de devam ettirdi (16).

Demiralay'ın bu başarılı hizmetleri, TBMM tarafından da yakınen takip edildi (17).

Hatta Meclis'in takdirleri, Başkan Mustafa Kemal Paşa vasıtasıyla Demiralay Komutanı Hafız İbrahim Bey'e bildirildi (18).

"Kuva-yı Milliye'nin düzenli ordu içinde yer alması çalışmalarında emrindeki "Demiralay", "Mürettep Alay" olarak 57. Tümen kuruluşu içinde yer aldı.

Ve Müdafaa-i Milliye Vekâleti’nin 2 Kasım 1920 tarihli emri ile adı "39. Alay" oldu.

Ocak 1921'de de "Menderes Grup Komutanlığı" emrine verildi" (19).

Demiralay'ın düzenli ordu içinde bu şekilde yer alması üzerine, Mart 1921'de Hafız İbrahim Efendi, Meclis'e döndü.

Sağlık ve Sosyal Yardım, Milli Eğitim ve Dilekçe komisyonlarında görev aldı.

I. Dönem içinde dördü gizli oturumlarda olmak üzere yedi konuşma yaptı.

Bir tane de Kanun önerisi verdi (20).

II. , III. IV. V. ve VI. Dönemlerde de yeniden Isparta Milletvekili seçildi.

Milletvekili iken, 29 Mart 1939'da vefat etti. Evli olup, dört çocuk babasıydı (21).

Çok az kısmından söz ettiğimiz fedakârca hizmetlerinden dolayı

Kırmızı-Yeşil Şeritli İstiklâl Madalyası ile ödüllendirildi (22).

Soyadı Kanunuyla "DEMİRALAY" soyadını aldı.

TBMM'de "Hafız İbrahim Efendi" olarak anılmıştır.

Bu arada Ankara Fetvası'nı "Isparta Mebusu, Ulemadan Hafız İbrahim" isim ve unvanıyla imzalamıştır (23).

click here dating for married men married affairs
open why women cheat on husbands how many guys cheat

Dipnotlar
(1) Fahri Çoker, Türk Parlamento Tarihi, TBMM Vakfı Yayını, C.III, s. 469. (2) Celal Bayar, Ben de Yazdım, İstanbul, 1969, C.7, s. 2126. (3) C. Bayar, a.g.e., C. 7, s. 2126-2127. (4) C. Bayar, a.g.e., C.7, s. 2128. (5) C. Bayar, a.g.e., C.7, s. 2128. (6) Mesela Uluborlu Hürriyet ve İtilaf Partisi mensupları Isparta'da Ezan zade Hacı Ahmet Efendi'nin evinde toplanarak "...tehdit edici bir lisan ile yazılmış bir protestonun mücahitler namına yayınlanan beyannamede imzası bulunan Hafız İbrahim Bey'e tebliğine karar vermişlerdir. Yazdıkları protesto namede: "Uluborlu'da halkı, telgrafla silahlı ayaklanmaya teşvik, hükümete isyan ve sükunu bozmak mahiyetinde bulunan bu hale, nereden yetki, kuvvet ve cesaret alınarak teşebbüs edildiği soruluyor ve tehdit" olunuyordu. Aynı zamanda Hürriyet ve İtilaf Partisi Başkanı Isparta'nın Şeyh Mahallesi'ndeki Camide, Cuma namazı kılındıktan sonra ayağa kalkarak: "Ey Cemaat, dağılmayınız. Bugün okunan hutbeyi Türkçe olarak size izah edeceğim" demiş, hutbenin başından bir kısmını tercümeden sonra cebindeki Hürriyet ve İtilâf Partisi'nin beyannamesini okumaya başlamış, özellikle çetelerin (silahlı milli mücadele teşkilatının) bu milleti izmihlâle, mahv ve yok olmağa sürüklediğini; bunlara: "Maddi ve manevi yardımın asla doğru olmadığını" söylemiştir (C.Bayar, Ben de Yazdım, C.7, s. 2130-2131). Ayrıca Vali Cemal Bey'in tutum ve davranışları ile ilgili daha fazla bilgi için bkz., Kamil Erdeha, Milli Mücadele'de Vilayetler ve Valiler, İstanbul, 1975, s. 267-277. (7) Müftü Hacı Hüsnü Efendi, II. Nazilli (19-20 ya da 23-24 Eylül 1919) ve III. Nazilli (6 Ekim) kongrelerine Isparta delegesi olarak da katılmıştır (Anadolu ve Rumeli'de Gerçekleştirilen Ulusal ve Yerel Kongreler ve Kongre Kentleri Bibliyografyası, C. 4, s. 30-35) (8) a.g.e., s. 26. (9) Eylül 1919'da Heyet-i Temsiliye'nin talimatı uyarınca yapılan örgütlenmede şu kişiler görev almışlardır: Başkan: Tahirpaşazâde Hafız İbrahim; Üyeler: Ask. Şb. Bşk. Nurullah, Eski Müftü Hüseyin Hüsnü, Müftü Şakir, Ciğerzâde Hacı Mustafa, Emir Alizâde Hacı Arif, Müderris Şerif (Günaydın), Mevlevî Ali Dede, Tahirpaşazâde Hüsnü, Bodurzâde Hacı Hasan, Jandarma Bölük Komutanı Yzb. Mustafa, Posta Müdürü Kahvecibaşının Mehmet Kaçınzâde Hacı Ahmet, Rüştü Çavuş, Bezirganzâde Hacı Hafız, Uçkurzâde Ali, Akkaşzâde Süleyman Turgut ve Süleyman Efendiler (Nuri Köstüklü, Milli Mücadele'de Denizli Isparta ve Burdur Sancakları, Kültür Bakanlığı Yayını, Ankara, 1990, s. 98). (10) F. Çoker, a.g.e., s. 469. Ayrıca, "Isparta Mücahitleri" hakkında bkz., N. Köstüklü, a.g.e., s. 133-134. (11) Bkz., TBMM Gizli Celse Zabıtları, C. I, Türkiye İş Bankası Yayını, Ankara, 1985, s. 38-74. (12) a.g.e., s. 62-63. (13) Nuri Köstüklü, "Milli Mücadele'de Bir Milli Kuvvet: Demiralay", XI. Türk Tarih Kongresi (Ankara, 5-9 Eylül 1990) Kongreye Sunulan Bildiriler, TTK Basımevi, Ankara, 1994, s. 2389. Ayrıca Isparta Milletvekili Hafız İbrahim'in gönüllü toplayıp cepheye sevk etmeye yetkili olduğuna dair Müdafaa-i Milli Vekili Ferik Fevzi (Çakmak) tarafından kendisine verilen belge için bkz., a.g.e., s. 464. (14) F. Çoker, a.g.e., s. 469-470. (15) N. Köstüklü, a.g.m., s. 2391. (16) N. Köstüklü, a.g.m., s. 2391-2393. (17) ATASE Arş., Kl: 558, D:14, Fh: 47. (18) "12. KOLORDU KUMANDANLIĞI VASITASIYLA ISPARTA MİLLİ DEMİRALAY KUMANDANI MEBUS İBRAHİM BEY'E Isparta livasının Müdafaa-i Vatan hususunda gösterdiği fedakarlık teşekküre şayandır. Bütün alay zevatı ve kendisine Büyük Millet Meclisinin takdirlerini ve teşekkürlerini takdim ederim. 14. 8. 1336/1920 Büyük Millet Meclisi Reisi, Mustafa Kemal" (ATASE Arş., Kl: 557, D: 27, Fh: 34) (19) F. Çoker, a.g.e. s. 470. Ayrıca bkz., N. Köstüklü, a.g.m., s. 2393-2394. (20)F. Çoker, a.g.e., gös. yer. (21) a.g.e., gös. yer. (22) Madalyası 23 Mart 1925'te TBMM Genel Kurulu'nda ilk kez yapılan törende takılmıştır (a.g.e. gös. yer). (23) Bkz. EK: III.

Hocaları    

Öğrencileri    

H. Bilgi Kaynakları

Yazara Ait Ses Dosyaları
# Media Adı

Yazara Ait Videolar
# Media Adı

Yazara Ait Görsel Eserler
# Media Adı
Kullanıcı Yorumları

! Yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.
Üyelik için lütfen sayfanın üst kısmında yer alan"Üye Giriş | üye ol" linkine tıklayınız.

Kayıt Ekleyen / Eklenme Tarihi
Furkan Şeker / 14.8.2008



Eski Eserler


Eski Eserler Kütüphanesine Hoşgeldiniz!

Hesap İşlemleri

Üye değil misiniz? Üye olun!

Eski Eserlere üye olarak, kütüphanenimiz ve eserlerimiz hakkında paylaşımlardan hesabınız üzerinden faydalabilirsiniz...