Eğitim Kurumu   ( 2141 )   Kitaplarda   ( 1659 )   Yazarlarda   ( 4831 )  
Dergilerde   ( 786 )   Kütüphanelerde   ( 151 )   Şehirlerde   ( 182 )  
Makalelerde   ( 2196 )   Multi Media   ( 323 )   Fetvalar   ( 894 )  
Hit
9129104
Üye 1490
Online Üye 0
Yazar Arama
Uzmanlık Alanları
............
Ahilik Kültürü Uzmanı
Akaid
Antropoloji
Arap Dili ve Belağatı
Arapça
Araştırmacı-Yazar
Arkeoloji
Asker
Astroloji
Astronomi
Atatürk İlkeleri
Beste
Bestekâr
Bibliyografya
Bilgi ve Belge Yönetimi
Bilim Tarihi
Biyografi
Bürokrat
Coğrafya Bilgini
Cumhuriyet Tarihi
Çeviri
Çocuk Edebiyatçısı
Deneme Yazarı
Deniz, Harita
Devlet Adamı
Dil Araştırmacısı
din
Din Bilimleri
Din Eğitimi
Din Felsefesi
Din Musikisi
Din Psikolojisi
Din Sosyolojisi
Dini Gruplar
Dinler Tarihi
Divan şiiri
Dramaturg
Ebru Sanatı
Edebiyat
Edebiyat Araştırmacısı
Edebiyat Tarihi
Eğitimci, Yazar
Ejiptoloji
Ekonomist
Eskiçağ Tarihi
Fars Dili Edebiyatı
Felsefe
Felsefe Tarihi
Felsefe ve Din Bilimleri
Fen İlimleri
Feraiz
Fıkıh
Filoloji
Fizik
Folklor Araştırmaları
Fotoğraf Sanatçısı
Fütüroloji
Gazeteci, yazar
Grafiker
Haberci
Hadis
Halk Bilimi
Halk Ozanı
Halk Şairi
Halkla İlişkiler
Hat Sanatı
Hekim ve fikir adamı
Hikâye ve Roman Yazarı
Hikâye Yazarı
Hititoloji
Hukuk
Hükümdar
İktisat
İlahiyat
İslam Bilimleri
İslam Felsefesi
İslâm Hukuku
İslam İktisadı
İslam Mezhepleri Tarihi
İslam Sanatı
İslam Tarihi
İslam Tarihi ve Sanatları
İslâmi Bilimler Araştırmacısı
İslami İlimler
İslam-Türk Medeniyeti Tarihi
Kelam
Kelam araştırmacısı
Kıraat ilimleri
Kimya
Kuran-ı Kerim
Kültür Araştırmacısı
Kürdistan Ehli Sünnet Alimi
Kütüphanecilik
Latin Dili ve Edebiyatı
Mantık
Matematik
Mevlevi Şeyhi
Mevlidhan
Mezhepler Tarihçisi
Mezhepler Tarihi
Mimarlık
Mitoloji
Mûsîki
Mutasavvıf, İslâm Bilgini
Müftü
Müzik
Müzikoloji
Nakkaş
Nesih
Nestalik
Nümizmatik
Ortaçağ Tarihi
Oryantalist
Osmanlı İdari ve İktisadi Tarihi
Osmanlı Müellifi
Osmanlı Tarihi
Oyun ve Roman Yazarı
Öykü Yazarı
Papaz
Politika
Psikoloji
Reisu'l-Hattatin
Reisü'l-Kurra
Resim
Sanat Tarihi
Sanatçı
Saz Şairi
Senarist
Ses Sanatçısı
Sihirbaz
Siyaset
Siyaset Adamı
Siyaset Bilimi
Sosyal Bilimler
Sosyal Psikoloji
Sosyolog
Sosyoloji
Sözlük
Sümerolog
Süryani Dili ve Edebiyatı
Şarkı Sözü Yazarı
Şiir
Şiir
T. E.
Tarih
Tarih ve Halkbilimi Araştırmacısı
Tasavvuf
Tefsir
Temel İslam Bilimleri
Teoloji
Tezhip Sanatı
Tezkire Yazarı
Tıb
Tiyatro
Toplumbilim Araştırmacısı
Türk Dili ve Edebiyatı
Türk Din Musikisi
Türk İslam Edebiyatı
Türk İslam Sanatları Tarihi
Türk Lehçeleri Araştırmacısı
Türkçe
Türkoloji
Yakınçağ Tarihi
Yakınçağ Tarihi ve İktisat Tarihi Araştırmacısı
Yeni Çağ Tarihi
Yönetmen

Görevler
......
Akademisyen
Allame
Arap din bilgini
Araştırmacı
Arkeolog
Arkeoloji
Arşiv uzmanı
Asker-Komutan
Ateşe (Din Hizmetleri)
Atom mühendisi
Avukat
Bakan
Bankacı
Başbakan
Başdanışman
Belediye Başkanı
Bestekâr
Bilim adamı
Bürokrat
Cemaat Lideri
Çevirmen
Danışman
Defterdar
Dekan
Dekan Yrd.
Dersiam
Devlet Adamı
Devlet Başkanı
Din Hizmetleri Müşaviri
Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi
Din Psikolojisi
Dinî musiki
Diplomat
Divan Katibi
Divan Şairi
Diyanet İşleri Başkanı
Eczacı
Edebiyat Tarihçisi
Edebiyatçı
Editör
Ekonomist
el Ezher Şeyhi
Elçi/Sefir
Fakih
Filozof
Gazeteci
Halife
Hanende
Haremağası
Hatip
Hattat
Hekim
Hekimbaşı
Hoca
Hukukçu
Hükümdar
İlahiyatçı
İlim Adamı
İmam
İmar Müdürü
Jeolog
Kadı
Kadıasker
Kaptan-ı Derya
Karikatürist
Kâtip
Kaymakam
Kelâmcı
Kimya Müh.
Kur'an mütercimi
Kültür Bak. Dış İlişkiler Gnl Müd.Yard.
Kütüphaneci
Memur
Mesnevi Yorumcusu
Milletvekili
Milli Eğitim Müdürü
Mimar
Molla
Muallim
Muhabir
Muhaddis
Muhasebeci
Mutasarrıf
Mutasavvıf
Müctehid
Müderris
Müdür
Müezzin
Müfessir
Müftü
Müftü Yrd.
Mühendis
Mühürdar
Müşavir
Müzehhip
Müzikolog
Neyzen
Nümizmat
Okutman
Oryantalist
Osmanlı Müellifi
Öğretim Görevlisi
Öğretim Üyesi
Öğretmen
Padişah
Paşa
Pedagog
Pilot
Piskopos ( Hristiyan Din Adamı)
Psikolog
Redaktör
Reisu'l-Hattatin
Reisü'l-Kurra
Reisülküttab
Rektör
Ressam
Sadrazam
Sanat Tarihi
Seyyah (Gezgin)
Sinema
Siyasetçi
Sosyolog
Süryani Din Adamı
Şair
Şeyh
Şeyhülislam
Tabip/Doktor
Tarihçi
Tasavvuf Şeyhi
Tercüman
Teşrifatçı
Ulum-i Diniye
Vaiz
Vakanüvist
Vali
Veteriner
Veziriazam
Yargıç
Yazar


İbnul Cevzi, Abdurrahman b. Ali b. Muhammed el Hanbeli, Ebul Ferec

أبو الفرج ابن الجوزي الحنبلي

 Yazar Detayı Yazar No : Y- 2540  
Künyesi/Titri Lakabı Tabakası E-mail
Ebü’l-Ferec Cemâlüddîn
Doğum Yeri Tarihi Ölüm Yeri Tarihi
Bağdat 1116m Bağdat 597/1201
Görev Aldığı Eğitim Kurumu Mezun Olduğu Eğitim Kurumu
   
Görevi Uzmanlık Alanı
Bildiği Diller Mezhebi
Arabça,
       
Yazar No: 2540 Hit : 7554 Hata Bildirimi Tavsiye Et

   Yazara ait Kitaplar E-Kitaplar Makaleler Şiirler Hikayeler Fetvalar
   Yazar Hakkındaki Tanıtım Kitapları Tanıtım Makaleleri        

Yazarın Kitapları
# Kitap Adı
1 Zemmül Heva
2 Zadül Mesir fi İlmit Tefsir
3 Uyunül Hikayat
4 Tezkiretül Erib fi Tefsiril Garib
5 Tezkiretü Ülil Besair fi Marifetil Kebair
6 Tenvirül Gabeş fi Fazlis Sudan vel Habeş
7 Tenbihün Naimil Gumr Ala Mevasimil Umr / تنبيه النائم الغمر على مواسم العمر
8 Telkihu Fühumi Ehlil Eser Fi Uyunit Tarih Ves Siyer
9 Telbisu İblis / تبليس إبليس
10 Tefsirü Lugatil Kuran
11 TakrirülKavaid ve Tahrirül Fevaid fi Usuli Mezhebil İmam Ahmed b. Hanbel
12 Siretü ve Menakıbü Ömer b. Abdilaziz
13 Sıfatüs Safve
14 Saydül Hatır
15 Ruusül Kavarir
16 Nüzhetül Ayünin Nevazir fi İlmil Vücuh ven Nezair
17 Nasihul Kuran ve Mensuhuh
18 Müsirül Garamis Sakin ila Eşrefil Emakin
19 Muhtasaru Kitabil Mukad vel Mukim
20 Minhacül Kasıdin
21 Meşyehatü İbnil Cevzi
22 Menakıbül İmam Ahmed b. Hanbel
23 Menakıbü Ömer b. el Hattab
24 Menakıbü Maruf el Kerhi ve Ahbaruh
25 Menakıbu Bagdad
26 Mehasinül Asar ve Garaibül Ahbar
27 Manzume fil Hadis
28 Leftetül Kebed fi (ila) Nashatil Veled
29 Kitabül Ezkiya
30 Keşfün Nikab Anil Esma vel Elkab
31 İlamü Ehlil İlm bi Tahkiki Nasihil Hadis ve Mensuhih
32 İlamul Ahya bi Ağlatil İhya / اعلام الاحياء باغلاط الاحياء
33 Garibül Hadis
34 Fünunül Efnan fi Uyuni Ulumil Kuran
35 Fezailül Kuds
36 Fezailü (Menakıbü)l Hasan el Basri
37 et Tıbbür Ruhani
38 et Tebsıra / التبصرة
39 et Tahkik fi Ehadisit Talik / التحقيق في أحاديث التعليق
40 eş Şifa fi Mevaizil Müluk vel Hulefa
41 Esmaüd Duafa vel Vazzain (Vaziin) ve Zikrü men Cerehahüm Minel e İmmetil Kibaril Hafızin
42 es Sebat İndel Memat
43 el-İlelül-Mütenahiye fil ehadisi (Ahbâri)l Vahiye
44 el Vefa bi Ahvalil Mustafa
45 el Müselselat
46 el Müdhiş
47 el Mücteba fi Ulumil Kuran
48 el Musaffa bi Eküffi Ehlir Rusuh min İlmin Nasih vel Mensuh
49 el Muntazam Fi Tarihil Müluk Vel Ümem
50 el Muklik
51 el Misbahul Mudî Fi Hilafetil Müstazi
52 el Mevduat
53 el Mevaiz vel Mecalis
54 el Makamat
55 el Letaif fil Vaz
56 el Kussas vel Müzekkirun
57 el Keşf li müşkilis Sahihayn
58 el Karamita
59 el Has Ala Hıfzil İlm ve Zikru Kibaril Huffaz
60 el Hadaik fi İlmil Hadis vez Zühdiyyat
61 el Arus
62 Dürrül Eser fil Vazi ve Hadisi Seyyidil Beşer
63 Derül Levm ved Daym fi Savmi Yevmil Gaym
64 Defu Şübhetit Teşbih
65 Cüz fil Esanidil Münferide
66 Camiul Mesanid vel Elkab
67 Bustanül Vaizin ve Riyazüs Samiin / بستان الواعظين ورياض السامعين
68 Birrül Valideyn
69 Bahrüd Dümu
70 Amarül Ayan
71 Ahkamün Nisa
72 Ahbarüz Zıraf vel Mütemacinin
73 Ahbarül Hamka vel Mugaffelin
74 Ahbarü Ehlir Rüsuh fil Fıkh vet Tahdis bi Mikdari
75 Afetü Ashabil Hadis ver Red ala Abdil Mugis (Afetül Muhaddisin)

Yazarın E-Kitapları
# Kitap Adı
1 Telbisu İblis / تبليس إبليس

Yazarın Makaleleri
# Makaleler Adı

Yazarın Şiirleri
women cheat on their husbands husband cheated unfaithful wife

Yazarın Hikayeleri
Yazarın Fetvaları
# Fetva Başlık

Yazar Hakkındaki Tanıtım Kitapları
# Kitap Adı

Yazar Hakkındaki Tanıtım Makaleleri
# Makaleler Adı
1 İbnul Cevzinin Hadisçiliğine Genel Bir Bakış

Hayat Hikayesi

İbnü’l-Cevzî ,Abdurrahmân b. Alî b. Muhammed el-Bağdâdî,Ebü’l-Ferec Cemâlüddîn  (ö. 597/1201) 

İslâmî ilimlerin hemen her dalındaki çalışmalarıyla tanınan Hanbelî âlimi.

 

510 (1116) yılı civarında Bağdat’ta doğdu.
Soyu Hz. Ebû Bekir’e dayanır. Dedelerinden Ca‘fer b. Abdullah el-Cevzî’ye nisbetle İbnü’l-Cevzî diye tanındı. Üç yaşında iken babası vefat ettiğinden amcasının himayesinde büyüdü. Babasından kalan servet sayesinde kimseye muhtaç olmadan öğrenimini sürdürdü.
Amcası tarafından İbn Nâsır es-Selâmî’nin ders halkasına dahil edildi ve ondan tarih, hadis ve ahlâk ilimlerini okudu.
Ebü’l-Kasım Hibetullah b. Husayn eş-Şeybânî, Mevhûb b. Ahmed el-Cevâlîki, İbnü’t-Taber Ebü’l-Kasım Hibetullah b. Ahmed el-Harîrî, İbnü’z-Zâgunî ve Abdülvehhâb el-Enmâtî gibi ilim adamlarının da aralarında bulunduğu seksenden fazla âlimden ilim tahsil etti.
Hocası İbnü’z-Zâgunî’nin vefatından (527/1132) sonra onun yerine geçerek Mansûr Camii’nde vaaz etmeye ve daha sonra halife ile vezirlerin yanı sıra fakihlerin de katıldığı meclislerde ilmî konuşmalar yapmaya başladı.
553 (1158) yılındaki hac yolculuğu dışında Bağdat’tan pek ayrılmadı.
İbnü’l-Cevzî devlet ricâliyle iyi ilişkiler kurmaya önem verdi. Oğlu Ebü’l-Kasım Ali’yi Müstencid-Billâh’ın veziri Ebü’l-Muzaffer İbn Hübeyre’nin kızıyla evlendirdi. Ancak bu ilişkileri sebebiyle Bağdat’taki bazı Hanbelîler’in tenkitlerine mâruz kaldı. Halife Nâsır-Lidînillâh’ın, Şiî olan ve Hanbelîler’e karşı iyi düşünceler beslemeyen İbnü’l-Kassâb’ı vezir tayin etmesi üzerine yaşlılık döneminde devlet ricâliyle ilişkileri bozuldu. İbnü’l-Kassâb tarafından, Hz. Ebû Bekir’in soyundan gelen bir Nâsıbî olduğu iddiasıyla Şiî temayüller taşıyan halifeye şikâyet edilmesi üzerine medresenin vakfından zimmetine mal geçirmekle suçlanarak görevinden azledildi.
590’da (1194) Vâsıt’a sürgün edilerek beş yıl süreyle oradaki bir evde tek başına ikamete mecbur tutuldu, bazı kitapları da yakıldı. Oğlu Ebû Muhammed Yûsuf’un yaptığı vaazların Halife Nâsır-Lidînillâh’ın annesini etkilemesi sonucunda sürgün cezası kaldırıldı. Bağdat’a döndüğünde medrese erbabının yanı sıra bu olayı tasvip etmeyen sûfîlerin de katıldığı büyük bir kalabalık tarafından karşılandı. Hayatının geri kalan kısmını Bağdat’ta irşad faaliyetlerine devam ederek geçirdi. 12 Ramazan 597 (16 Haziran 1201) tarihinde vefat etti .
Bâbü Harb Kabristanı’nda bulunan Ahmed b. Hanbel’in mezarının yanına defnedildi.

 

İbnü’l-Cevzî tarih, biyografi, hadis, tefsir ve akaid alanlarında eser telif etmiş, aynı zamanda çok sayıda öğrenci yetiştirmiştir. Talha b. Muzaffer es-Sa‘lebî, kendi oğlu Yûsuf ve torunu Sıbt İbnü’l-Cevzî, İbnü’d-Dübeysî, İbnü’l-Katîî, İbnü’n-Neccâr el-Bağdâdî, Abdüllatîf el-Harrânî ve Muvaffakuddin İbn Kudâme onun meşhur öğrencilerindendir.
Eserlerinin incelenmesinden anlaşıldığına göre felsefe ve dinler tarihi konularında da eleştiri yapabilecek seviyede bir kültüre sahipti.
Usûl-i fıkıh âlimleri arasında da gösterilen İbnü’l-Cevzî’ye göre kıyas hiçbir zaman sahih hadisin önüne geçirilemez.
Fakih olabilmek için bütün İslâmî ilimleri bilmek, ayrıca İslâm ahlâkına da bağlı olmak gerekir. Fıkıhta Ahmed b. Hanbel’in mezhebini benimsemekle birlikte onu aynen taklit etmemiş, fıkhî hükümlerin delillerini araştırıp ona göre hareket etmeyi gerekli görmüştür (Menâkıbü’l-İmâm Ahmed b. Hanbel, s. 501). Nitekim bazı meselelerde Ahmed b. Hanbel’e muhalif görüşlere sahip olduğu bilinmektedir (Âmine M. Nusayr, s. 62). Bu sebeple İbnü’l-Cevzî’nin taassup derecesinde bir Hanbelî olduğu yolundaki iddia pek isabetli görünmemektedir (Mahmûd Ahmed Kaysiyye en-Nedvî, s. 138).

 

Onun ilmî şahsiyetinde dilciliği de önemli bir yer tutar. Devrinin dil âlimi Ebû Mansûr Mevhûb b. Ahmed el-Cevâlîki’den Arap dili ve edebiyatı öğrenimi gördükten sonra teorik eserler ve bir divan oluşturacak kadar şiir kaleme almıştır.
İbnü’l-Cevzî bir vâiz olarak da ün yapmıştır. Hem vaaz ve irşadın teorisiyle uğraşarak eserler yazmış hem de heyecanlı vaazlar vermiştir. Kendi ifadesine göre vaazları gayri müslimler üzerinde de etkili olmuş ve her zümreden insana hitap eden vaaz meclislerinde konuşmuştur (a.g.e., s. 183-211).

 

İbnü’l-Cevzî’nin ilmî şahsiyetinde ağır basan bir yönü de onun bir usûlü’d-dîn ve akaid âlimi olmasıdır. Kendi dönemine kadar teşekkül eden İslâmî telakki ve disiplinlere eleştirel yaklaşımlarda bulunması Kur’an, Sünnet ve beşerî ilimler açısından İslâm’a genel çerçevede bakışlar yaptığını göstermektedir.
İbnü’l-Cevzî’nin tenkidî bir tarzda incelediği disiplinlerin başında tasavvuf geleneği ve buna bağlı olarak bazı sûfîler gelir.
Ona göre Ebû Tâlib el-Mekkî’nin Kutü’l-kulûb’unda, Ebû Nuaym el-İsfahânî’nin Hilyetü’l-evliyâ’ adlı eserinde, Kuşeyrî’nin er-Risâle’sinde, Muhammed b. Tâhir el-Makdisî’nin Safvetü’t-tasavvuf’unda ve Serrâc’ın el-Lüma’ında İslâm’ın getirdiği hayat tarzıyla bağdaşmayan, vahye ve akla aykırı düşen sübjektif anlayışlar vardır. Tasavvuf kavramı çok sonra ortaya çıktığı halde tasavvuf mensuplarının Hz. Ebû Bekir, Ömer, Osman, Ali ve diğer ileri gelen sahâbîleri sûfiyye içinde göstermeleri, sûfîlerin bütün davranışlarını doğru kabul edip onları nasların ve Hz. Peygamber’in önüne geçirmeleri, nefis terbiyesi için insanın kendisine eziyet etmesini tavsiye etmeleri, zaruret miktarı dışında mal biriktirmeyi ve rızık endişesiyle çalışmayı tevekküle aykırı görmeleri, benimsedikleri hayat tarzıyla ruhbanlığa benzer bir yol takip etmeleri, naslarda yer almadığı halde “Allah sevgisi” yerine “Allah aşkı” kavramını icat etmeleri ve nihayet Kur’an’ı tefsir ederken ilmî dayanağı bulunmayan işârî yönteme başvurmaları, İbnü’l-Cevzî’nin eserlerinde sûfîlere yönelttiği eleştirilerden bazılarıdır.
Müellif, sûfîlerin hayat tarzının Hz. Peygamber’in gösterdiği çizgiye çekilmesi gerektiğini ısrarla belirtmiştir (Telbîsü İblîs, s. 60, 64, 152, 165-218, 287-288).

 

Kelâmcıları da eleştiren İbnü’l-Cevzî, onların haberî sıfatları te’vile tâbi tutmasını halk için zararlı ve peygamberlerin yöntemine aykırı bulmuştur. Zira ulûhiyyete dair bilgiler duyulara konu teşkil etmediğinden halkın zihninde, te’vilin getirdiği “nefiy” yoluyla değil ancak “isbât” yöntemiyle anlam kazanabilir. Peygamberler de ulûhiyyet konularını isbât yöntemine dayanarak insanlara telkin etmişlerdir. Kelâmcılar ise çoğunluğu oluşturan avamın zihninde sağlam bir ulûhiyyet akîdesi oluşturacak yerde onların akîdesini sarsmışlardır. Her ne kadar tenzihe ulaşmak için te’vil gerekliyse de bu sadece âlimler için söz konusudur. Kelâmcılar ayrıca cevher, araz, cüz’ lâ-yetecezzâ gibi gereksiz tartışmalara girişmişlerdir (Saydü’l-hâtır, s. 101-103, 183-185, 267-272; Telbîsü İblîs, s. 89).

 

İbnü’l-Cevzî’nin tarih alanındaki geniş bilgisi birçok müellif tarafından vurgulanmaktadır (meselâ bk. Zehebî, A’lâmü’n-nübelâ’, XXI, 367, 377; İbn Receb, I, 412). Onun el-Muntazam adlı eserine yazdığı mukaddime tarihe bakışı ve tarih yazıcılığına dair görüşleri hakkında fikir verecek niteliktedir. İnsanların çok yönlü merakını dikkate alarak el-Muntazam’ı telif ettiğini belirten (I, 115) İbnü’l-Cevzî’ye göre tarihin birçok faydası arasında iki nokta ön plana çıkmaktadır. Bunlardan biri ibret almak, diğeri tarih bilgisinin sağladığı psikolojik rahatlıktır. Kişi, tarihi incelemek suretiyle zaman içinde olup biten garip olaylar ve kaderin tecellileri hakkında bilgi edinerek teselli bulur (a.g.e., I, 117). Rivayetleri kaydederken seçici davranmak gerektiğini söyleyen İbnü’l-Cevzî’ye göre halkın bilmesinde yarar bulunan güzel olayların kaydedilmesi gerekir; bunun yanında sıhhatli olmayan ve faydası umulmayan rivayetlere itibar edilmemelidir. İbnü’l-Cevzî, Vehb b. Münebbih gibi tarihçileri hurafeleri ve akıl dışı rivayetleri nakletmeleri sebebiyle eleştirir.

 

Umumi tarih, siyer, tabakat ve menâkıb gibi alanlarda kaleme aldığı eserler İbnü’l-Cevzî’nin tarihçi olarak ilgi duyduğu konular hakkında fikir vermektedir. el-Muntazam’da sadece olayları veya sadece biyografileri değil her ikisini de yıllara göre ayrı başlıklar altında kaydetmek suretiyle iki metodu birleştirmiş ve böylece tarih yazıcılığına yenilik getirmiştir.

İbnü’l-Cevzî eserlerinde tarihî mirası geniş bir şekilde değerlendirdiği gibi kendi gözlemlerinden, belgelerden ve çağdaşı olan diğer şahıslardan da faydalanmıştır. Eserlerinde rivayetleri tenkide tâbi tutarak zayıf olduklarını belirtir veya bunları tamamen reddeder, bazan da çeşitli rivayetler arasında tercihler yapar. Kendisinden sonraki birçok tarihçiye kaynak oluşturan İbnü’l-Cevzî onları tarih yazım metodu bakımından etkilemiştir.

Onun, rivayetleri ve olaylarla şahıs biyografilerini birleştiren metodu torunu Sıbt İbnü’l-Cevzî’nin yanı sıra İbnü’s-Sâî, Zehebî, İbn Şâkir el-Kütübî, Yâfiî, Ebü’l-Fidâ İbn Kesîr, İbn Tağrîberdî ve İbnü’l-İmâd gibi tarihçiler tarafından uygulanmıştır. Yâkut el-Hamevî, İzzeddin İbnü’l-Esîr, İbn Hallikân, İbnü’l-Fuvatî, İbn Hacer el-Askalânî ve Süyûtî, İbnü’l-Cevzî’den iktibaslarda bulunmuşlardır. Tarihçi öğrencileri İbnü’d-Dübeysî ve İbnü’n-Neccâr el-Bağdâdî de kendisinden istifade eden müellifler arasında yer almaktadır. İbnü’l-Cevzî tabakat kitapları alanında da dikkat çeker. Ebû Nuaym el-İsfahânî’nin Hilyetü’l-evliyâ’ adlı eserini esas alıp Sıfatü’s-safve’yi telif ettiği gibi Telkihu fühûmi ehli’l-eser ve el-Müctebâ mine’l-müctenâ adlı eserlerinde de sahâbe, tâbiîn ve diğer meşhur râvi ve şahısları muhtelif başlıklar altında gruplandırmıştır.

 

Aynı zamanda bir siyer müellifi olan İbnü’l-Cevzî, el-Muntazam’da Hz. Peygamber dönemine yer verdiği gibi ona dair el-Vefâ bi-ahvâli’l-Mustafâ adlı müstakil bir eser de yazmıştır. İbnü’l-Cevzî’nin, haklarında eser telif etmek üzere İslâm tarihinde örnek kabul edilen meşhur şahsiyetleri tercih etmiş olması dikkat çekicidir. Hz. Ömer, Ömer b. Abdülazîz, Hasan-ı Basrî, Ma‘rûf-i Kerhî ve Ahmed b. Hanbel gibi şahsiyetlere dair eserleri burada zikredilebilir. İbnü’l-Cevzî aynı zamanda bir şehir tarihçisi de sayılabilir. el-Muntazam’da Bağdat’ta başka muhtelif şehirler hakkında bilgi vermiş, ayrıca Mekke ve Medine’yi konu edinen Müsîrü’l-garâmi’s-sâkin ilâ eşrefi’l-emâkin ile Fezâ’ilü’l-Kuds ve Menâkıbü Bagdâd adlı eserleri kaleme almıştır.

 

İbnü’l-Cevzî bazı rivayetleri dolayısıyla tenkit edilmiştir. Zehebî onun meşhur bir vâiz olduğunu belirttikten sonra vaazlarını 100.000 kişinin dinlediğine dair kendi rivayetlerini mübalağalı bularak sesin duyulması ve mekân açısından bunun mümkün olmadığını kaydeder (A’lâmü’n-nübelâ’, XXI, 370).

İzzeddin İbnü’l-Esîr, İbnü’l-Cevzî’nin özellikle diğer mezheplere mensup kişileri eleştirmesi sırasında aşırılığa kaçtığını belirtirken (el-Kâmil, XII, 171) Yâkut el-Hamevî, verdiği bazı bilgilerin doğru olmadığını veya bunları karıştırdığını ifade eder (Mu’cemü’l-üdebâ’, IV, 250; XVII, 13; ayrıca bk. Hasan Îsâ Ali el-Hakîm, Kitâbü’l-Muntazam, s. 558-559). İbnü’l-Cevzî’nin tarihçiliğine dair çalışmalar arasında Joseph de Somogyi’nin iki makalesiyle (JRAS [1932], s. 49-76; AO, VI/1-3 [1956], s. 207-214) Hasan Îsâ Ali el-Hakîm’in Kitâbü’l-Muntazam li’bni’l-Cevzî: Dirâse fî menhecihî ve mevâridihî ve ehemmiyetih adlı doktora tezi (Beyrut 1405/1985) zikredilebilir.

 

İbnü’l-Cevzî’nin itikadî görüşlerini şöylece özetlemek mümkündür: Akıl, tabiat kanunlarını bilme gücüne sahip bulunmakla birlikte bütün varlık ve olayların hikmetlerini kavramaktan, ayrıca kendi mahiyetini keşfetmekten âcizdir. Bu sebeple vahyin desteğine muhtaçtır; vahyin getirdiği bilgileri teslimiyetle karşılayıp benimsemesi gerekir. İlham naslara olan ihtiyacı ortadan kaldırmaz ve naslara aykırı olması halinde bir değer taşımaz. Allah’ın varlığını inkâr edenler onun duyularla idrak edilemeyişini delil olarak gösterirlerse de Allah maddî bir varlık olmadığından onların bu istidlâli isabetsizdir. Başta kendi bedeni olmak üzere bütün varlıkları yaratılış amacı ve gördükleri fonksiyonlar açısından inceleyen insan, bunların bilgi ve hikmet sahibi bir varlık tarafından yaratılmış olduğu sonucuna ulaşır (Saydü’l-hâtır, s. 76, 253; Telbîsü İblîs, s. 42).
Akıl yürütmek suretiyle Allah’ın varlığını bilmek mümkün olduğu halde zât-sıfat münasebetini ve ilâhî fiillerin mahiyetini kavramak imkân dahilinde değildir. Akaid alanında yapılan hataların çoğu bu hususu dikkate almayıp Allah’ı yaratıklara kıyas etmekten kaynaklanır. Naslarda yer alan vech, yed, istivâ, nüzûl, ruh vb. kavramların mecazi anlamlar taşıyabileceklerini kabul etmek gerekir. Nitekim ölümün cennetle cehennem arasında öldürüleceğini bildiren örneklerde olduğu gibi bazı nasların mecazi mânalar taşıdığını yine naslar göstermektedir. Bundan dolayı istivâ ve nüzûl Allah’ın yukarıda olduğu anlamına gelmez. Selef yöntemini benimseyerek teşbihi reddetmekle birlikte bu tür nasların yerine göre bazan te’vil edilmeden olduğu gibi benimsenmesi, bazan da sıfatın aslını ortadan kaldırmayan bir te’vile başvurulması bu konuda tercih edilmesi gereken en geçerli yoldur (Def’u şübheti’t-teşbîh, s. 101-107; Saydü’l-hâtır, s. 84-85, 324-325, 336-337; İbn Teymiyye, Der’ü te’âruzi’l-’akl ve’n-nakl, VII, 263).

 

Kur’an hakkında bilinmesi gereken şey, onun benzerini yapmaktan insanları âciz bırakan Allah kelâmı, Hz. Peygamber’in mûcizesi ve insanları hidayete sevkeden bir kitap olduğudur. Bunun ötesinde Kur’an’ın mahlûk olup olmadığını tartışmak fayda sağlamayan gereksiz sözlerden ibarettir. Bu sebepledir ki Kur’an hakkında tartışma yasaklanmış, Selef de buna uymuştur.

 

İman-küfür, hidayet-dalâlet, itaat-isyan vb. fiilleri yaratan Allah’tır; bu fiillerin oluşmasında beşerî iradenin rolü yoktur (Zâdü’l-mesîr, II, 107, 138). Bununla birlikte insanın sorumlu tutulması zulüm olarak nitelendirilemez; çünkü bazı âyetlerde, bâtıl inançlarını kadere sığınarak mâzur göstermeye çalışan müşriklerin tutarlı bir delili bulunmadığı, bazı âyetlerde ise Allah’ın kullarına rahmetiyle muamele ettiği ve fiillerini dilediği gibi işlediği açıklanmıştır (el-En‘âm 6/12, 54, 148). Kazâ ve kader, sırrı ve hikmeti insanlar tarafından anlaşılamayan ve teslimiyetle karşılanması gereken konulardır (Saydü’l-hâtır, s. 364-366).

 

Allah’ın insanlar içinden birini seçip üstün niteliklere sahip kılması ve vahiy almaya elverişli hale getirmesi mümkündür. Cenâb-ı Hak varlıkları değişik özellik ve kabiliyetlerde yaratmıştır. Fâni bedenlerin hastalıklarını iyileştirecek ilâçlar yarattığı gibi âhiret yurdunda devam edecek olan hayata hazırlık yapmak üzere yeryüzünde kötü davranışlarıyla fesat çıkaranları ıslah etmesi ve onları erdemli hale getirmesi için bazı insanları görevlendirmesi de imkân dahilindedir. Hz. Peygamber, getirdiği Kur’an ve onu açıklayıp uygulayan sünnetiyle insanların kalbini inceltmiş, onları kötülüklerden uzaklaştırıp iyiliklere sevketmiştir. Kur’an dışında Resûl-i Ekrem’in mütevâtir olan mûcizeleri yoktur. Ancak hissî mûcizeler konusunda nakledilen âhâd rivayetlerden onun Kur’an dışında da mûcizeler gösterdiği sonucu çıkar (el-Vefâ, I, 265, 339; Telbîsü İblîs, s. 66, 119).

 

Ölümden sonra ruh yok olmayıp nimet veya azap içinde varlığını sürdürür. Müminlerin ruhları kıyamete kadar cennette bulunur; kıyametin kopmasından sonra da diriltilen bedenlere iade edilir. Bedenlerin diriltilebileceğini gösteren çeşitli deliller mevcuttur. Bunlardan biri Hz. Mûsâ’nın elinde asânın canlı yılana dönüşmesi, bir diğeri de Hz. Sâlih’in mûcizesi olarak taştan devenin yaratılmasıdır. Bedenler ruhların haz veya elem duymasının vasıtalarıdır, bu vasıtalar olmadan ruhlar nimet veya azap içinde bulunamaz. Âhirette müminler için nimet, kâfirler için de azap ebedîdir (Saydü’l-hâtır, s. 35, 272-273, 275, 327; Telbîsü İblîs, s. 79). Allah’ın emrettikleri fazilet, yasakladıkları ise rezîlettir. Ahlâklı insan ilâhî emirlere uyan, ahlâksız insan da bunlara aykırı davranan kişidir. Ancak dinin bulunmadığı yerde ahlâk ilkelerini belirleyen akıldır.

 

Selefî-kelâmî bir çizgide yer alan İbnü’l-Cevzî aklı sınırlı bilgi kaynağı olarak görmüş, ilhamın nasların önüne geçirilemeyeceğini belirterek mutasavvıfenin fikirlerini eleştirmiş, Allah’ın varlığını gaye ve nizam deliline uygun şekilde kanıtla-maya çalışmış, ilâhî sıfatlar konusunda kısmen kelâmcıların görüşlerine meyledip teşbihi benimseyen bazı Hanbelîler’i reddetmiş, kaderin nihaî noktada akıl yoluyla çözümlenemeyeceğini kabul edip cebre yaklaşmış, nübüvvetin ise aklen temellendirilebileceğini savunmuştur. İtikadî meselelerde Ebü’l-Vefâ İbn Akil’in tesirinde kalmış, mutasavvıfeye bakışında da onun görüşlerinden etkilenmiştir. Yer yer eleştirilerine mâruz kaldığı İbn Teymiyye üzerinde etkili olmuş ve Selefî-Hanbelî çizginin kökleşmesine katkıda bulunmuştur (İbn Teymiyye, Mecmû’u fetâvâ, IV, 169). Âmine Muhammed Nusayr, Ebü’l-Ferec İbnü’l-Cevzî ârâ’ühü’l-kelâmiyye ve’l-ahlâkıyye adlı bir doktora çalışması yapmıştır (Kahire 1407/1987).

 

Eserleri:

A) Tarih.

1. el-Muntazam fî târîhi’l-mülûk ve’l-ümem
Kâinatın ve Hz. Âdem’in yaratılışından başlayıp 574 (1179) yılına kadar cereyan eden olayları hicretten itibaren kronolojik sırayla kaydeden, her yıla ait olayları anlattıktan sonra o yıl vefat eden önemli şahsiyetlerin hayat hikâyelerine de yer veren biyografi ağırlıklı bir umumi tarihtir. el-Muntazam’ın, 257-574 (871-1179) yıllarını içeren bölümü aralarında Fritz Salim Krenkow’un da bulunduğu bir heyet (V-X, Haydarâbâd-Dekken 1357-1359/1938-1940), tamamı ise Muhammed Abdülkadir Atâ ve Mustafa Abdülkadir Atâ (I-XVIII, Beyrut 1412/1992, 1415/1995) tarafından yayımlanmış, bu neşre İbrâhim Şemseddin’in hazırladığı indeks de eklenmiştir (Beyrut 1413/1993). Eserin diğer bir neşri Süheyl Zekkâr tarafından gerçekleştirilmiş (Beyrut 1415/1995), kitap için ayrıca üç ciltlik bir indeks hazırlanmıştır (Beyrut 1416/1996).

 

2. Sıfatü’s-safve
Ebû Nuaym el-İsfahânî’nin Hilyetü’l-evliyâ’ adlı eserindeki bir kısım bilgi ve rivayetlerin özetlenmesi veya çıkarılması, bunun yanında bazı şahısların eklenmesi suretiyle telif edilmiş olup Mahmûd Fâhûrî ve Muhammed Revvâs Kal‘acî tarafından yayımlanmıştır (Beyrut 1399/1979).

 

3. Telkihu fühûmi ehli’l-eser fî ‘uyûni’t-târîh ve’s-siyer
Tarih, tabakat, siyer ve hadis ilimleriyle ilgili olup sahâbe, tâbiîn, diğer meşhur râvi ve şahısların alfabetik olarak sıralanmasıyla meydana gelmiştir. Eserde geçmiş peygamberlere kısaca temas edildikten sonra Hz. Peygamber’in sîretinden bazı konulara yer verilir; ardından Hz. Ebû Bekir’den itibaren Abbâsî Halifesi Nâsır-Lidînillâh’a (1180-1225) kadar halifeler zikredilir. Erkek ve kadın sa-hâbîler, Hz. Peygamber’den 1000’den çok hadis rivayet edenlerden (müksirûn) başlamak üzere en az bir hadis nakletmiş olan sahâbîler, Habeşistan’a hicret eden, Akabe biatlarında bulunan, Bedir ve Uhud savaşlarına katılıp şehid olan, Cezîre ve Mısır gibi bölgelere yerleşen sahâbîler çeşitli başlıklar altında alfabetik olarak sıralanır. Eksik bir baskısı Carl Brockelmann tarafından gerçekleştirilen eser (‘Abderrahman Abulfarağ İbn al-Ğauzi’s Talkih fuhum ahl alatar fi Muhtasar assijar walahbar. Nach der Berliner Handschrift untersucht, Leiden 1892) Hindistan’da iki defa basılmış (Delhi 1869, 1927), daha sonra Ali Hasan tarafından neşredilmiştir (Kahire 1975).

 

4. el-Misbâhu’l-mudî’ fî hilâfeti’l-Müstazî
(el-Misbâhu’l-mudî’ bi-fezâ’ili [fî devleti]’l-Müstazî, el-Misbâhu’l-mudî’ li-da’veti’l-İmâmi’l-Müstazî)

Halife Müstazî-Biemrillâh’a ithaf edilip ona nasihat amacıyla kaleme alınan siyâsetnâme türünde bir eserdir. On yedi bölümden oluşan kitabın on birinci bölümünde Emevî halifelerine oldukça sınırlı bir yer ayrılmışken Hulefâ-yi Râşidîn ve Abbâsî halifelerinin hayatlarından örnekler verilir. Daha sonraki bölümlerde geçmiş ha-life ve emîrlerin yaptığı veya kendilerine yapılan nasihatler kaydedilip zühd ve takvâ sahibi idareciler anlatılır. Eseri Nâciye Abdullah İbrâhim yayımlamıştır (Bağdat 1396/1976).

 

5. el-Vefâ bi-ahvâli’l-Mustafâ
(el-Vefâ bi-[fî] fezâ’ili’l-Mustafâ, el-Vefâ bi’t-ta’rîf bi’l-Mustafâ)

Hz. Peygamber’in sîreti, şemâili ve mûcizelerine dairdir (nşr. Mustafa Abdülvâhid, Kahire 1386/1966). Mirzazâde Ahmed Neylî eseri el-Evfâ fî tercemeti’l-Vefâ adıyla Türkçe’ye çevirmiştir (Süleymaniye Ktp., Hâlet Efendi, nr. 66, Mihrişah Sultan, nr. 305; İÜ Ktp., TY, nr. 7378).

 

6. Menâkıbü ‘Ömer b. el-Hattâb
(Târîhu [Sîretü] ‘Ömer b. el-Hattâb)

 Muhammed Emîn el-Hancî tarafından Târîhu ‘Ömer İbni’l-Hattâb evvelü hâkim dîmukrâti fi’l-İslâm adıyla neşredilen eser (Kahire 1342/1924), Târîhu ‘Ömer b. el-Hattâb ismiyle Beyrut’ta (1402/1982, 1405/1985) ve Üsâme Abdülkerîm er-Rifâî’nin tahkikiyle Dımaşk’ta (ts., Dârü ihyâi ulûmi’d-dîn) yeniden basılmış, ayrıca Menâkıbu Emîri’l-mü’minîn ‘Ömer b. el-Hattâb adı altında Zeyneb İbrâhim el-Karût (Beyrut 1980, 1407/1987) ve Ali Muhammed Ömer (Kahire 1417/1997) tarafından yayımlanmıştır.

 

7. Sîretü ve Menâkıbü ‘Ömer b. ‘Abdil’azîz
Carl Heinrich Becker’in Almanca bir önsözle birlikte neşrettiği eseri (Ibn Gauzi’s Manaqib ‘Omar Ibn ‘Abd el-’Aziz besprochen und im Auszuge mitgeteilt, Leipzig 1899) Muhibbüddin el-Hatîb (Kahire 1331) ve Naîm Zerzûr da (Beyrut 1404/1984) yayımlamıştır. Müellifin Menâkıbu ‘Ömer b. el-Hattâb’ı ile birlikte bu iki esere Sîretü’l-’Ömereyn (Süleymaniye Ktp., Ayasofya, nr. 3240; Köprülü Ktp., nr. 1087) adı verilmektedir.

 

8. Fezâ’ilü (Menâkıbü)’l-Hasan el-Basrî
Hasan es-Sendûbî’nin mukaddimesiyle birlikte el-Hasan el-Basrî adıyla er-Resâ’ilü’n-nâdire içinde yayımlanmış (Kahire 1350), Mustafa Kaya tarafından Velîler Serdarı Hasan Basrî-kuddise sırruh başlığıyla Türkçe’ye çevrilmiştir (İstanbul 1412/1992).

 

9. Menâkıbü Ma’rûf el-Kerhî ve ahbâruh (Fezâ’ilü Ma’rûf el-Kerhî)
 Sâdık Mahmûd el-Cümeylî’nin tahkikiyle el-Mevrid dergisinde yayımlanan eseri (IX/4 [Bağdat 1401/1981], s. 609-680) Abdullah el-Cebûrî müstakil olarak neşretmiştir (Beyrut 1406/1985).

 

10. Menâkıbü’l-İmâm Ahmed b. Hanbel
Eserin Kahire (1349/1931) ve Beyrut (1393/1973, 1977) baskıları yanında Abdullah b. Abdülmuhsin et-Türkî ve Ali Muhammed Ömer tarafından gerçekleştirilen tahkikli bir neşri bulunmaktadır (Kahire 1399/1979).

 

11. el-’Arûs (Mevlidü’n-nebî)
(Kahire 1300, 1301; Beyrut 1330;
Bugyetü’l-’avâm fî şerhi Mevlidi seyyidi’l-enâm adıyla, Kahire 1927).

 

12. A’mârü’l-a’yân
Meşhur bazı şahsiyetlerin ne kadar yaşadığını anlatan eser Mahmûd Muhammed et-Tanâhî tarafından yayımlanmıştır (Kahire 1414/1994).

 

13. Fezâ’ilü’l-Kuds
(nşr. Cebrâîl Süleyman Cebbûr, Beyrut 1979).

 

14. Menâkıbu Bagdâd
(nşr. Muhammed Behcet el-Eserî, Bağdat 1342).

 

15. Tenvîrü’l-gabeş fî fazli’s-Sûdân ve’l-Habeş
Üstünlüğün renkte değil takvâda aranması gerektiği, Hz. Peygamber’in Habeşistan’la ilişkileri, bu ülkeye hicret eden sahâbîler, meşhur siyahî sahâbîler, ilim, şiir, ibadet ve zühd alanında meşhur olmuş siyahîler eserin konuları arasında yer alır. Çeşitli nüshaları bulunan eser (Süleymaniye Ktp., Şehid Ali Paşa, nr. 2803, vr. 88b-107b [muhtasar]; Cârullah Efendi, nr. 2108, vr. 42b-66b [muhtasar]) Osmanlı Türkçesi’ne çevrilmiştir (Süleymaniye Ktp., Hacı Mahmud Efendi, nr. 4958; İÜ Ktp., TY, nr. 2648). Kitap üzerinde bir doktora tezi hazırlayan I. H. Alawiye eseri tahkik etmiş, ayrıca İngilizce’ye tercüme etmiştir (Ibn al-Jawzi’s Apologia on Behalf of the Black People and their Status in Islam: A Critical Edition and Translation of Kitab Tanwir al-Ghabash fi Fadl al-Sudan wa’l-Habash, 1985-1986, PhD thesis, School of Oriental and African Studies).

 

B) Hadis.

 

1. el-Mevdû’ât
Yaklaşık 1850 haberi ihtiva eden ve fıkıh bablarına göre düzenlenen eseri Abdurrahman Muhammed Osman el-Mevzû’ât (Medine 1386/1966; Beyrut 1404/1983; Kahire 1407/1986),
Nureddin Boyacılar el-Mevzû’ât mine’l-ehâdîsi’l-merfû’ât (Riyad 1418/1997) adıyla yayımlamıştır.

 

2. Câmi’u’l-mesânîd ve’l-elkab
(Câmi’u’l-mesânîd bi-hasri’l-esânîd).

Bir ansiklopedi niteliğindeki eserde Ahmed b. Hanbel’in el-Müsned’i esas alınmakla birlikte sahâbenin Buhârî, Müslim ve Tirmizî’de bulunan rivayetleri de derlenerek her sahâbînin müsnedi daha geniş biçimde tesbit edilmeye çalışılmış ve bu kaynaklardaki âlî isnadlı hadislere işaret edilmiştir. Eserde sahâbîler alfabetik olarak sıralanmıştır.
İbnü’l-Cevzî ayrıca hadislerde anlaşılması zor kelimeleri, sened veya metinlerde mevcut illetleri açıklamış, zayıf rivayetleri de belirtmiştir. Ebû Muhammed Cemmâîlî el-Kemâl fî esmâ’i’r-ricâl’inde, Mizzî, Zehebî, İbn Hacer ve İbn Kesîr çeşitli eserlerinde Câmi’u’l-mesânîd’den faydalanmışlardır. Eserin Bursa Eski Yazma ve Basma Eserler Kütüphanesi ile (Hüseyin Çelebi, nr. 203) Dârü’l-kütübi’l-Mısriyye ve Dârü’l-kütübi’l-Hidîviyye’de nüshaları bulunmaktadır (Brockelmann, GAL, I, 662; Suppl., I, 917). Ukberî, İ’râbü’l-hadîsi’n-nebevî adlı eserini İbnü’l-Cevzî’nin Câmi’u’l-mesânîd’ini esas alarak hazırlamıştır.

 

3. et-Tahkik fî ehâdîsi’t-Ta’lîk (fî ehâdîsi’l-hilâf, fi’htilâfi’l-hadîs)
Müellif, Ebû Ya‘lâ el-Ferrâ’nın et-Ta’lîku’l-kebîr fi’l-mesâ’ili’l-hilâfiyye beyne’l-e’imme adlı eserini esas alıp 2072 rivayeti Hanbelî fıkhına uygun olarak konu başlıklarına göre tertip etmiş, önce kendi mezhebinin, ardından diğer mezheplerin delil ve görüşlerine yer vermiştir.
Bu arada hadisleri sıhhat derecelerine göre sıralayarak rivayetlerdeki ihtilâf noktalarını ve fıkhî açıdan sonuçlarını açıklamıştır.
Muhammed Hâmid el-Fıki eserin birinci kısmını tahkiksiz olarak et-Tahkik fi’htilâfi’l-hadîs adıyla yayımlamış (Kahire 1954; Küveyt 1402/1983), kitap ayrıca Mes‘ad Abdülhamîd es-Sa‘denî ve Muhammed Fâris tarafından neşredilmiştir (Beyrut 1415/1994). İbrâhim b. Abdullah b. Abdurrahman el-Lâhim et-Tahkik üzerine bir doktora tezi hazırlamıştır (1408, Câmiatü’l-İmâm Muhammed b. Suûd el-İslâmiyye külliyyetü usûli’d-dîn). Eser, Şemseddin İbn Abdülhâdî tarafından bir kısım senedleri hazfedilip bazı ilâveler yapılmak suretiyle Tenkihu’t-Tahkik fî ehâdîsi’t-ta’lîk adı altında özetlenmiş, bu çalışma aslı ile birlikte tahkiksiz olarak (Kahire 1954) ve Âmir Hasan Sabrî’nin tahkikiyle (Birleşik Arap Emirlikleri 1409/1989) yayımlanmıştır. et-Tahkik, ayrıca Burhâneddin İbn Abdülhak el-Vâsıtî (Keşfü’z-zunûn, I, 379) ve Zehebî (Tenkihu’t-Tahkik [fî ehâdîsi’t-ta’lîk] li’bni’l-Cevzî [Muhtasarü’t-Tahkik] [Millet Ktp., Feyzullah Efendi, nr. 296]) tarafından ihtisar edilmiştir.

 

4. Ahbârü ehli’r-rüsûh fi’l-fıkh ve’t-tahdîs bi-mikdâri(nâsihi ve)’l-mensûh mine’l-hadîs (en-Nâsih ve’l-mensûh mine’l-hadîs, er-Rüsûh fî ‘ilmi’n-nâsih ve’l-mensûh)
Bombay’da basılan eser (ts.), İbn Hacer el-Askalânî’nin Ta’rîfü ehli’t-takdîs bi-mikdâri’l-mevsûfîne bi’t-tedlîs’iyle (Kahire 1322), Tâhâ Abdürraûf Sa‘d’ın takdimiyle (Kahire 1399/1978), Ebü’l-Kasım Cemâleddin Abdurrahman el-Büzûrî’nin Kabzatü’l-beyân fî nâsih ve mensûhi’l-Kur’ân’ı ile birlikte M. Züheyr eş-Şâvîş ve Muhammed Ken‘ân’ın tahkikiyle (Beyrut-Dımaşk 1984), ayrıca Muhammed İbrâhim Hifnî (Mansûre 1405/1984), Ebû Abdurrahman Mahmûd el-Cezâirî (Mekke 1988), Fehmî Sa‘d (Beyrut 1412/1992), Muhammed Subhî Hasan Hallâk (Beyrut 1413/1993) ve Ali Rızâ Abdullah Ali Rızâ (Beyrut 1412/1992) tarafından neşredilmiştir.
Sıbt İbnü’l-Cevzî, müellifin bir cilt hacminde Nâsihu’l-hadîs ve mensûhuh adlı bir kitabının ve bu eserin bir cüzlük muhtasarının bulunduğunu belirtmiştir (Mir’âtü’z-zamân, VIII/2, s. 484).
İsmail Akyüz, Ahbârü ehli’r-rüsûh’u Türkçe’ye çevirmiş ve bazı fıkhî açıklamalar ekleyerek Hadiste Nesh adıyla yayımlamıştır (İstanbul 1997).

 

5. İ’lâmü ehli’l-’ilm bi-tahkiki nâsihi’l-hadîs ve mensûhih
Ahmed Abdullah ez-Zehrânî tarafından İ’lâmü’l-’âlim ba’de rüsûhih bi-haka’iki nâsihi’l-hadîs ve mensûhih adıyla yüksek lisans tezi olarak tahkik edilmiştir (1397-1398, Câmiatü Melik Abdilazîz külliyyetü’ş-şerîa ve’d-dirâsâti’l-İslâmiyye).

 

6. el-’İlelü’l-mütenâhiye fi’l-ehâdîsi (ahbâri)’l-vâhiye
Uydurma denecek kadar zayıf olan rivayetleri ele alan çalışmayı İrşâdülhak el-Eserî yayımlamış (Lahor 1399/1978; Faysalâbâd 1401/1981), bu neşri esas alarak kitabı ayrıca Halîl el-Meys neşretmiştir (Beyrut 1403/1983).
Zehebî eseri Telhîsü’l-’İleli’l-mütenâhiye fi’l-ehâdîsi’l-vâhiye adıyla özetlemiş, bu çalışma Mahfûzürrahmân Zeynullah tarafından yüksek lisans tezi olarak tahkik edilmiştir (I-III, 1400/1980, Medine el-Câmiatü’l-İslâmiyye Kısmü’d-dirâsâti’l-ulyâ).

 

7. Esmâ’ü’d-du’afâ’ ve’l-vazzâ’în (vâzi’în) ve zikrü men cerehahüm mine’l-e’immeti’l-kibâri’l-hâfızîn
Eserde şahıslar önce alfabetik olarak sıralanmış, ardından künyeleriyle meşhur olanlar eklenmiştir. Kitaba önce müellif, daha sonra Moğultay b. Kılıç birer zeyil yazmışlardır. Ebü’l-Fidâ Abdullah el-Kadî tarafından neşredilen eser üzerine (Beyrut 1406/1986) Abdülkadir Atâ Muhammed Ahmed Kitâbü’d-Du’afâ’ ve’l-metrûkîn li’bni’l-Cevzî tahkik ve dirâse adıyla bir doktora tezi hazırlamıştır. (Esmâ’ü’d-) du’afâ’ ve’l-metrûkîn ve el-Cerh ve’t-ta’dîl adlarıyla İbnü’l-Cevzî’ye nisbet edilen eserler de bu kitap olmalıdır.

 

8. el-Keşf li-müşkili’s-Sahîhayn (Keşfü müşkili hadîsi’s-Sahîhayn, el-Keşf ‘an me’âni’s-Sahîhayn, el-Keşf fî mestûri mâ fi’s-Sahîhayn, Müşkilü’s-Sıhâh)
İbnü’l-Cevzî, hadislerin anlaşılmasında güçlüklerle karşılaşan kimselere tavsiye ettiği bu eserinde (Leftetü’l-kebed, vr. 43b), Sahîhayn’da anlaşılması zor meseleleri ve rivayetlerden çıkarılabilecek hükümleri ele almıştır.
Sahâbî râvilere göre alfabetik olarak düzenlenen eserin başından Ömer b. Hattâb’ın müsnedine kadar olan kısmı Muhammed b. Ahmed el-Hârisî tarafından tahkik edilmiştir (1414/1993, Medine el-Câmiatü’l-İslâmiyye külliyyetü’l-hadîsi’ş-şerîf ve’d-dirâsâti’l-İslâmiyye; yazma nüshaları için bk. Brockelmann, GAL Suppl., I, 918).

 

9. el-Kussâs ve’l-müzekkirûn
Merlin L. Swartz tarafından birçok yanlışla birlikte tahkik edilerek İngilizce’ye çevrilen eseri (Beyrut 1971, 1982) Kasım es-Sâmerrâî (Riyad 1403/1983), Muhammed Lutfî es-Sabbâğ (Beyrut 1403/1983) ve Ebû Hâcer Muhammed Saîd Besyûnî (Beyrut 1986) yayımlamıştır.

 

10. Âfetü ashâbi’l-hadîs ve’r-red ‘alâ ‘Abdi’l-mugis (Âfetü’l-muhaddisîn)
Abdülmugis b. Züheyr el-Harbî’nin, Hz. Peygamber’in Ebû Bekir es-Sıddîk’ın arkasında namaz kıldığını ispat etmek üzere kaleme aldığı iki esere reddiye olarak yazılan kitap Ali Mîlânî’nin tahkikiyle neşredilmiştir (Tahran, ts.).

 

11. el-Has ‘alâ hıfzi’l-’ilm ve zikru kibâri’l-huffâz (el-Has ‘alâ talebi’l-’ilm, Kibârü’l-huffâz)
Ezberleme ve ezberlemeyi kolaylaştırmanın yolları gibi meselelerin ele alındığı eserde güçlü hâfızalarıyla tanınan yetmiş dokuz hadis hâfızının biyografisine de yer verilmiştir.
Eser, Hatîb el-Bağdâdî’nin el-Câmi’ li-ahlâkı’r-râvî adlı kitabının “el-Has ‘alâ hıfzi’l-hadîs” adlı bölümünün kaynak belirtilmeksizin aynen tekrarından ibaret olduğu ve yetmiş dokuz hâfız hakkındaki bilgilerin de yine Hatîb’in Târîhu Bagdâd’ından alındığı gerekçesiyle tenkit edilmiştir (neşredenin girişi, s. 232-234). Fuâd Abdülmün‘im Ahmed’in yayımladığı kitap (İskenderiye 1403/1983; Beyrut 1406/1986), Ebû Abdullah Mahmûd b. Muhammed el-Haddâd tarafından el-Câmi’ fi’l-has ‘alâ hıfzi’l-’ilm adı altında aynı konuya dair üç ayrı eserle birlikte neşredilmiştir (Kahire 1412/1992, s. 231-316). Zikru kibâri’l-huffâz adıyla kaydedilen eser de bu kitap olmalıdır.

 

12. Meşyehatü İbni’l-Cevzî
(nşr. Muhammed Mahfûz, Tunus 1397/1977; Beyrut 1400/1980).

 

13. el-Hadâ’ik fî ‘ilmi’l-hadîs ve’z-zühdiyyât
Altmış dört bölümden meydana gelen eserde rivayetler senedleriyle birlikte kaydedilmiştir (nşr. Mustafa es-Sekka, Beyrut 1408/1988).

 

14. Keşfü’n-nikab ‘ani’l-esmâ’ ve’l-elkab
Barbier de Meynard (JA [1907], IX, 173-244, 365-428; X, 55-118, 193-273) ve Muhammed Riyâz el-Mâlih (Dımaşk-Beyrut 1414/1993) tarafından yayımlanmıştır.

 

15. Garîbü’l-hadîs
Bu eserini Ahmed b. Muhammed el-Herevî’nin Kitâbü’l-Garîbeyn fi’l-Kur’ân ve’l-hadîs’i tarzında kaleme alan müellif bazı hususlarda eleştirilmiş, İbnü’l-Esîr de kendisini en-Nihâye fî garîbi’l-hadîs’in girişinde tenkit etmiştir. Eser Abdülmu‘tî Emîn Kal‘acî tarafından neşredilmiştir (Beyrut 1405/1985).

 

16. Cüz’ fi’l-esânîdi’l-münferide
Bir nüshası Haydarâbâd’da bulunmaktadır (el-Mektebetü’l-Âsafiyye, nr. 77).

 

17. Dürrü’l-eser fi’l-va’zi ve hadîsi seyyidi’l-beşer
(Süleymaniye Ktp., Fâtih, nr. 2614).


18. el-Müselselât
(Dârü’l-kütübi’z-Zâhiriyye, Mecmua, nr. 37, vr. 6-27; nr. 98).

 

19. Manzûme fi’l-hadîs
İbn Kutluboğa’nın eser üzerine iki cilt hacminde bir şerh yazdığı belirtilmektedir (Keşfü’z-zunûn, II, 1866).

 

C) Tefsir.

 

1. Zâdü’l-mesîr fî ‘ilmi’t-tefsîr
İbnü’l-Cevzî, önce el-Mugnî (fî tefsîri’l-Kur’ân) adıyla hacimli bir eser kaleme almış, daha sonra bunu ihtisar ederek Zâdü’l-mesîr’i meydana getirmiş, Zâdü’l-mesîr’den de Teysîrü’l-beyân fî tefsîri’l-Kur’ân adını verdiği muhtasar bir tefsir çıkarmıştır.
Rivayet ve dirayet usulünün kullanıldığı eserde kıraat farklılıklarına, esbâb-ı nüzûle ve nâsihmensuha da yer verilmiştir. Bu arada müfessir farkında olduğunu ihsas ederek İsrâîlî rivayetleri de nakletmiştir. Kitap M. Züheyr eş-Şâvîş, Şuayb el-Arnaût ve Abdülkadir el-Arnaût tarafından yayımlanmıştır (Dımaşk 1384-1388/1964-1968, 1404/1984, 1407/1987).

 

2. Tezkiretü’l-erîb fî tefsîri’l-garîb
Zâdü’l-mesîr ile Teysîrü’l-beyân’ın özeti olup ismi konusunda farklı rivayetler bulunmaktaysa da müellif eserini Zâdü’l-mesîr’in sonunda bu şekilde adlandırmıştır (IX, 280).
Kitapta yer yer âyetler tefsir edilmiş, i‘rab, kıraat, esbâb-ı nüzûl, ahkâm âyetlerinin yorumu ve nâsih-mensuh konularına yer verilmiştir. el-Erîb bimâ fi’l-Kur’ân mine’l-garîb adıyla neşredilen eseri (Medine 1400) Ali Hüseyin el-Bevvâb da yayımlamıştır (Riyad 1407/1986).

 

3. Fünûnü’l-efnân fî ‘uyûni ‘ulûmi’l-Kur’ân
Zâdü’l-mesîr’den sonra kaleme alınan ve ulûmü’l-Kur’ân’ın belli başlı eserlerinden biri sayılan kitapta müellifin diğer eserlerinde geniş olarak yer verilen konular özetlenmiştir. Otuza yakın ana konudan oluşan kitap Ahmed eş-Şerkavî ve İkbâl el-Merrâküşî (Dârülbeyzâ 1970), ayrıca Hasan Ziyâeddin Itr (Beyrut 1408/1987), Fünûnü’l-efnân fî ‘acâ’ibi ‘ulûmi’l-Kur’ân adıyla Reşîd Abdurrahman el-Ubeydî (Bağdat 1408/1988) tarafından neşredilmiştir. ‘Acâ’ibü ‘ulûmi’l-Kur’ân başlığıyla Abdülfettâh Saîd Âşûr’un yayımladığı kitap (Kahire 1407/1986) bazı küçük farklılıklar bir yana Fünûnü’l-efnân’ın aynısıdır (ayrıca bk. Fünûnü’l-efnân, neşredenin girişi, s. 40).

 

4. Nüzhetü’l-a’yüni’n-nevâzir fî ‘ilmi’l-vücûh ve’n-nezâ’ir
Zâdü’l-mesîr’den önce kaleme alınan eserde (Zâdü’l-mesîr, I, 388) 325 Kur’ânî kelime ve kavramın karşılığı gösterilmekte, bunlara Arap şiiri ve nesrinden örnekler verilmektedir.

İbn Receb’in bildirdiğine göre müellif eserini el-Vücûh ve’n-nevâzir fi’l-vücûh ve’n-nezâ’ir adıyla ihtisar etmiştir (ez-Zeyl ‘alâ Tabakati’l-Hanâbile, I, 416). Müntehabü kurreti ‘uyûni’n-nevâzir fi’l-vücûh ve’n-nezâ’ir fi’l-Kur’âni’l-Kerîm adı altında M. es-Seyyid es-Saftâvî ve Fuâd Abdülmün‘im Ahmed tarafından yayımlanan kitapla (İskenderiye 1399) Millet Kütüphanesi’nde bulunan (Murad Molla, nr. 1553/2) Muhtasaru Nüzheti’l-’uyûn ve’n-nevâzir fi’l-vücûh ve’n-nezâ’ir adlı nüsha bu eserle aynı olmalıdır. Kitap ilk defa bir heyet tarafından (Haydarâbâd-Dekken 1974), daha sonra da M. Abdülkerîm Kâzım er-Râdî’nin tahkikiyle (Beyrut 1404/1984, 1405/1985) yayımlanmıştır.

 

5. Nâsihu’l-Kur’ân ve mensûhuh
Müellifi tarafından ‘Umdetü’r-râsih fî ma’rifeti’l-mensûh ve’n-nâsih adıyla anılan eseri M. Eşref Ali el-Milbârî (Medine 1404/1984; Beyrut 1405/1985; Riyad 1405), Hüseyin Selîm Esed ed-Dârânî (Beyrut 1411/1990) ve Halîl İbrâhim (Beyrut 1992) neşretmiştir.

 

6. el-Musaffâ bi-eküffi ehli’r-rusûh min ‘ilmi’n-nâsih ve’l-mensûh
‘Umdetü’r-râsih’in özeti olup Hâtim Sâlih Zâmin tarafından yayımlanmıştır
(Beyrut 1405/1984, 1986, 1989).

 

7. Tefsîrü lugati’l-Kur’ân
(Süleymaniye Ktp., Şehid Ali Paşa, nr. 161).

 

8. Muhtasaru Kitâbi’l-Muk’ad ve’l-mukim
Tefsir usulüyle ilgili manzum bir eserdir
(Brockelmann, GAL Suppl., I, 918; Dârü’l-kütübi’l-Mısriyye, Teymûriyye, Tefsir, nr. 206).

 

9. el-Müctebâ fî ‘ulûmi’l-Kur’ân
(Keşfü’z-zunûn, II, 1592; Brockelmann, GAL, I, 663; Suppl., I, 918).
Bu kitabın muhtasarı olup Süleymaniye Kütüphanesi’nde bir nüshası bulunan (Ayasofya, nr. 3395) el-Müctebâ mine’l-müctenâ Ali Hüseyin el-Bevvâb tarafından neşredilmiştir. Aynı kütüphanede (Amcazâde Hüseyin Paşa, nr. 70) İbnü’l-Cevzî’ye nisbet edilen Havâssü’l-Kur’âni’l-’azîm adlı eserin girişinde müellifinin Abdurrahman b. Ali b. Ahmed el-Kureşî eş-Şâfiî olduğu ifade edilmektedir.
Brockelmann’ın İbnü’l-Cevzî’ye izâfe ettiği (GAL Suppl., I, 918) Tefsîrü’l-Fâtiha adlı eserin (Millet Ktp., Murad Molla, nr. 63) İbn Kayyim el-Cevziyye’ye ait olduğu anlaşılmıştır (Kahire 1375).

 

D) Akaid.

 

1. Def’u şübheti’t-teşbîh
(Dımaşk 1345/1927; Amman 1412/1992).

 

2. es-Sebât ‘inde’l-memât
Ölümü teslimiyetle karşılamak gerektiğini anlatan ve İslâm büyüklerinin ölüm anında söyledikleri sözleri nakleden eser Abdullah Leysî el-Ensârî tarafından yayımlanmıştır (Beyrut 1406/1986).

 

3. Tezkiretü üli’l-besâ’ir fî ma’rifeti’l-kebâ’ir
(Abdülhamîd el-Alûcî, s. 82-83).

 

4. Saydü’l-hâtır
Çeşitli dinî ve içtimaî konularda müellifin kalbine doğan hususları ve bazı itikadî konuları içeren eserde müslümanlar arasında yaygın olan bazı yanlış inançlar üzerinde de durulur (Beyrut, ts. [Dârü’l-kütübi’l-ilmiyye]).

 

5. Telbîsü İblîs (Nakdü’l-’ilm ve’l-’ulemâ’)
İbnü’l-Cevzî’nin, başta mutasavvife olmak üzere bazı İslâmî zümrelerin anlayışlarını usûlü’d-dîn açısından tenkit ettiği eser Muhammed Münîr ed-Dımaşki tarafından neşredilmiştir (Kahire 1368/1948).

 

6. el-Karâmita
(nşr. Muhammed es-Sabbâğ, Beyrut 1977).

 

E) Fıkıh.

 

1. Ahkâmü’n-nisâ’
Ali b. Muhammed Yûsuf el-Muhammedî’nin yayımladığı eser üzerinde (Beyrut 1985) Nedim Urhan tarafından Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde bir doktora çalışması yapılmıştır (İstanbul 1993). Kitabı Ebû Bekir el-Cerrâî ihtisar etmiştir.

 

2. Takrîrü’l-kavâ’id ve tahrîrü’l-fevâ’id fî usûli mezhebi’l-İmâm Ahmed b. Hanbel (Süleymaniye Ktp., Esad Efendi, nr. 305).

 

3. Minhâcü’l-kasıdîn
Çeşitli âdetler, nikâh, helâl-haram, mûsiki, haset, cömertlik, tövbe, sabır-şükür, havf-recâ, tevhid-tevekkül gibi konulardan oluşan eserin müellifin talebesi Muvaffakuddin İbn Kudâme tarafından yapılan ihtisarı yayımlanmıştır (Kahire 1991).

 

4. Der’ü’l-levm ve’d-daym fî savmi yevmi’l-gaym
Şâban ayının otuzuncu gününde oruç tutmanın câiz olmadığını ileri süren Hatîb el-Bağdâdî’nin bu görüşünü reddeden eseri Câsim b. Süleyman el-Füheyd ed-Devserî neşretmiştir (Beyrut 1994).

 

5. Müsîrü’l-garâmi’s-sâkin ilâ eşrefi’l-emâkin
Hac menâsiki, peygamberlerin yaptıkları hac, halifelerin haccı gibi konuları içerir. Mustafa Muhammed Hüseyin ez-Zehebî’nin tahkikiyle yayımlanan kitabı (Kahire 1995) ayrıca Merzûk Ali İbrâhim Müsîrü’l-’azmi’s-sâkin ilâ eşrefi’l-emâkin adıyla neşretmiştir (Riyad 1415/1995).

 

F) Diğer Eserleri.

 

1. Birrü’l-vâlideyn
Ebeveyne karşı olan görevlere dair riva-yetleri derleyen bir eser olup Muhammed Abdülkadir Ahmed Atâ ile (Beyrut 1408/1988) Âdil Abdülmevcûd ve Ali Muavvez tarafından yayımlanmıştır (Beyrut 1993).

 

2. Zemmü’l-hevâ
(nşr. Mustafa Abdülvâhid, Kahire 1962).
Kitap üzerinde Stefan Leder İbn Al-Gauzi und Seine Kompilation Wider die Leidenschaft adıyla (Beyrut 1984) tahlilî bir çalışma yapmış, eseri İbrâhim Muhammed Ramazan ihtisar ederek yayımlamıştır (Beyrut 1993).

 

3. et-Tıbbü’r-rûhanî
(nşr. Mustafa Âşûr, Kahire 1987).

 

4. el-Müdhiş
Vaaz ve irşada dair olan eserde birçok kaside ve şiir bulunmaktadır (nşr. Mervân Kabbânî, Beyrut, ts. [Dârü’l-kütübi’l-ilmiyye]).

 

5. el-Muklik
Berzah ve âhiret konularında yapılacak vaazlarda zikredilmesi gereken hadislerin derlendiği bir eserdir (nşr. Mecdî Fethî es-Seyyid, Tanta 1991).

 

6. Bahrü’d-dümû’
Vaazlardan ibarettir (nşr. İbrâhim Bâcis Abdülmecid, Riyad 1993).

 

7. el-Mevâ’iz ve’l-mecâlis
Otuz üç bölümden oluşan eser Muhammed İbrâhim Sünbül’ün tahkikiyle yayımlanmıştır (Tanta 1990).

 

8. et-Tebsıra
Dokuz bölüm halinde 100 vaaz ihtiva etmektedir (Beyrut 1986).

 

9. Ru’ûsü’l-kavârîr
Hutbeler, peygamber kıssaları ve varlıkların yaratılışı gibi konuları içeren bir irşad kitabıdır (nşr. Muhammed Nebîl Sünbül, Tanta 1990).

 

10. Makamât
(nşr. Muhammed Nagaş, Kahire 1400/1980).

 

11. Kitâbü’l-Ezkiyâ’
Genel anlamda akıl ve zekâ ile her zümreden zeki insanlardan bahsederek bunların bazı sözlerini nakleder (baskı yeri ve tarihi yok). Osmanlı âlimi Hacı İbrâhim Efendi eseri Tuhfetü’l-ezkiyâ fî tercemeti Kitâbi’l-Ezkiyâ adıyla Türkçe’ye çevirmiştir (İstanbul 1308).

 

12. Ahbârü’l-hamka’ ve’l-mugaffelîn
(Beyrut 1985)
Enver Günenç tarafından Ahmak ve Dalgınlar Kitabı başlığıyla tercüme edilmiştir (İstanbul 1998).

 

13. el-Letâ’if fi’l-va’z
(nşr. Muhammed İbrâhim Sünbül, Tanta 1990).

 

14. Ahbârü’z-zırâf ve’l-mütemâcinîn
Zekâ ürünü müstehcen nükteleri nakleden eseri Abdülemîr Ali Mühennâ yayımlamıştır (Beyrut 1990).

 

15. eş-Şifâ’ fî mevâ’izi’l-mülûk ve’l-hulefâ’
(nşr. Fuâd Abdülmün‘im Ahmed, Kahire 1987).

 

16. Tenbîhü’n-nâ’imi’l-gumr ‘alâ mevâsimi’l-’umr
Çocukluk, gençlik, olgunluk ve yaşlılık dönemlerinin değerini bilip ona göre davranılması gerektiğine ilişkin öğütleri içerir (nşr. Arefe Hilmi Abbas, Kahire, ts. [Dârü’l-hadîs]). Hersekli Mehmed Kâmil Bey eseri bazı ilâvelerle birlikte Îkazü’l-ihvân adıyla Türkçe’ye çevirmiştir (İstanbul 1302, 1304).

 

17. Bustânü’l-vâ’izîn ve riyâzü’s-sâmi’în
(nşr. es-Seyyid el-Cemîlî, Beyrut 1984).

 

18. ‘Uyûnü’l-hikâyât
Peygamberler, halifeler, zâhidler, sûfîler ve meşhur bazı şahsiyetlerle ilgili hikâyeleri ihtiva etmektedir (İÜ Ktp., AY, nr. 3353).

 

19. Mehâsinü’l-âsâr ve garâ’ibü’l-ahbâr
300 hadis, 300 hikâye ve 300 şiirden oluşmaktadır (İÜ Ktp., AY, nr. 2011).

 

20. Leftetü’l-kebed fî (ilâ) nasîhati’l-veled
(Vasıyyetü Ebi’l-Ferec İbni’l-Cevzî li-veledih)

Müellifin, oğlu Ebü’l-Kasım Ali’ye öğüt vermek ama-cıyla yazdığı bir risâle olup kendi hayatından bazı unsurlar ihtiva etmesi açısından önem taşımaktadır.
Muhammed Hâmid el-Fıki‘nin Defâ’inü’l-künûz adlı eser içinde yayımladığı risâlenin (Kahire 1349/1931) ayrıca Abdülgaffâr Süleyman el-Bündârî tarafından gerçekleştirilen bir neşri bulunmaktadır (Beyrut 1987).
Abdülhamîd Alûcî Mü’ellefâtü İbni’l-Cevzî adıyla bir çalışma yapmıştır (Bağdat 1385/1965; İbnü’l-Cevzî’nin diğer eserleri için bk. Sıbt İbnü’l-Cevzî, VIII/2, s. 483-488; Zehebî, A’lâmü’n-nübelâ’, XXI, 368-369, 374-375; İbn Receb, I, 416-420; Brockelmann, GAL, I, 502, 506; Suppl., I, 915, 917; Hediyyetü’l-’ârifîn, I, 521-523).

 

İbnü’l-Cevzî üzerinde çeşitli monografiler hazırlanmıştır.
Kâmil Muhammed Uveyde’nin ‘Abdurrahmân el-Cevzî şeyhu’z-zühhâd ve imâmü’l-vu’’âz (Beyrut 1993), Hasan Îsâ Ali el-Hakîm’in İbnü’l-Cevzî (Bağdat 1988), Ahmed Atıyye Abdurrahman’ın İbnü’l-Cevzî beyne’t-te’vîl ve’t-tefvîz (Mekke 1397), Ali Cemîl Ali Mühennâ’nın İbnü’l-Cevzî ve Makamâtühü’l-edebiyye (Kahire 1976), Abdurrahman Sâlih Abdullah’ın İbnü’l-Cevzî ve terbiyetü’l-’akl (Mekke 1986), Abdülbedî Abdülazîz el-Hûlî’nin et-Terbiye ve’t-ta’lîm ‘inde İbni’l-Cevzî (Kahire 1990) ve Mahmûd Ahmed Kaysiyye en-Nedvî’nin el-İmâm İbnü’l-Cevzî ve kitâbühû el-Mevzû’ât (Lahor 1403/1983) adlı eserleri bunlardan bazılarıdır.

click here women that cheat on their husbands married affairs

Dipnotlar
read here read read
click women cheat on men what makes husbands cheat

Hocaları    

Öğrencileri    

Eserleri    
1. et Tahkik fi Ehadisit Talik 2. İlamul Ahya bi Ağlatil İhya 3. Telbisu İblis
4. el Muntazam Fi Tarihil Müluk Vel Ümem 5. Sıfatüs Safve 6. Telkihu Fühumi Ehlil Eser Fi Uyunit Tarih Ves Siyer
7. el Misbahul Mudî Fi Hilafetil Müstazi 8. el Vefa bi Ahvalil Mustafa 9. Menakıbü Ömer b. el Hattab
10. Siretü ve Menakıbü Ömer b. Abdilaziz 11. Fezailü (Menakıbü)l Hasan el Basri 12. Menakıbü Maruf el Kerhi ve Ahbaruh
13. Menakıbül İmam Ahmed b. Hanbel 14. el Arus 15. Amarül Ayan
16. Fezailül Kuds 17. Menakıbu Bagdad 18. Tenvirül Gabeş fi Fazlis Sudan vel Habeş
19. el Mevduat 20. Camiul Mesanid vel Elkab 21. Ahbarü Ehlir Rüsuh fil Fıkh vet Tahdis bi Mikdari
22. İlamü Ehlil İlm bi Tahkiki Nasihil Hadis ve Mensuhih 23. el-İlelül-Mütenahiye fil ehadisi (Ahbâri)l Vahiye 24. Esmaüd Duafa vel Vazzain (Vaziin) ve Zikrü men Cerehahüm Minel e İmmetil Kibaril Hafızin
25. el Keşf li müşkilis Sahihayn 26. el Kussas vel Müzekkirun 27. Afetü Ashabil Hadis ver Red ala Abdil Mugis (Afetül Muhaddisin)
28. el Has Ala Hıfzil İlm ve Zikru Kibaril Huffaz 29. Meşyehatü İbnil Cevzi 30. el Hadaik fi İlmil Hadis vez Zühdiyyat
31. Keşfün Nikab Anil Esma vel Elkab 32. Garibül Hadis 33. Cüz fil Esanidil Münferide
34. Dürrül Eser fil Vazi ve Hadisi Seyyidil Beşer 35. el Müselselat 36. Manzume fil Hadis
37. Zadül Mesir fi İlmit Tefsir 38. Tezkiretül Erib fi Tefsiril Garib 39. Fünunül Efnan fi Uyuni Ulumil Kuran
40. Nüzhetül Ayünin Nevazir fi İlmil Vücuh ven Nezair 41. Nasihul Kuran ve Mensuhuh 42. el Musaffa bi Eküffi Ehlir Rusuh min İlmin Nasih vel Mensuh
43. Tefsirü Lugatil Kuran 44. Muhtasaru Kitabil Mukad vel Mukim 45. el Mücteba fi Ulumil Kuran
46. Defu Şübhetit Teşbih 47. es Sebat İndel Memat 48. Tezkiretü Ülil Besair fi Marifetil Kebair
49. Saydül Hatır 50. el Karamita 51. Ahkamün Nisa
52. TakrirülKavaid ve Tahrirül Fevaid fi Usuli Mezhebil İmam Ahmed b. Hanbel 53. Minhacül Kasıdin 54. Derül Levm ved Daym fi Savmi Yevmil Gaym
55. Müsirül Garamis Sakin ila Eşrefil Emakin 56. Birrül Valideyn 57. Zemmül Heva
58. et Tıbbür Ruhani 59. el Müdhiş 60. el Muklik
61. Bahrüd Dümu 62. el Mevaiz vel Mecalis 63. et Tebsıra
64. Ruusül Kavarir 65. el Makamat 66. Kitabül Ezkiya
67. Ahbarül Hamka vel Mugaffelin 68. el Letaif fil Vaz 69. Ahbarüz Zıraf vel Mütemacinin
70. eş Şifa fi Mevaizil Müluk vel Hulefa 71. Leftetül Kebed fi (ila) Nashatil Veled 72. Mehasinül Asar ve Garaibül Ahbar
73. Uyunül Hikayat 74. Bustanül Vaizin ve Riyazüs Samiin 75. Tenbihün Naimil Gumr Ala Mevasimil Umr

H. Bilgi Kaynakları

Yazara Ait Ses Dosyaları
# Media Adı

Yazara Ait Videolar
# Media Adı

Yazara Ait Görsel Eserler
# Media Adı
Kullanıcı Yorumları

! Yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.
Üyelik için lütfen sayfanın üst kısmında yer alan"Üye Giriş | üye ol" linkine tıklayınız.

Kayıt Ekleyen / Eklenme Tarihi
Sümeyye Abaci / 8.7.2015



Eski Eserler


Eski Eserler Kütüphanesine Hoşgeldiniz!

Hesap İşlemleri

Üye değil misiniz? Üye olun!

Eski Eserlere üye olarak, kütüphanenimiz ve eserlerimiz hakkında paylaşımlardan hesabınız üzerinden faydalabilirsiniz...