Eğitim Kurumu   ( 2141 )   Kitaplarda   ( 1659 )   Yazarlarda   ( 4831 )  
Dergilerde   ( 786 )   Kütüphanelerde   ( 151 )   Şehirlerde   ( 182 )  
Makalelerde   ( 2196 )   Multi Media   ( 323 )   Fetvalar   ( 894 )  
Hit
9129104
Üye 1490
Online Üye 0
Yazar Arama
Uzmanlık Alanları
............
Ahilik Kültürü Uzmanı
Akaid
Antropoloji
Arap Dili ve Belağatı
Arapça
Araştırmacı-Yazar
Arkeoloji
Asker
Astroloji
Astronomi
Atatürk İlkeleri
Beste
Bestekâr
Bibliyografya
Bilgi ve Belge Yönetimi
Bilim Tarihi
Biyografi
Bürokrat
Coğrafya Bilgini
Cumhuriyet Tarihi
Çeviri
Çocuk Edebiyatçısı
Deneme Yazarı
Deniz, Harita
Devlet Adamı
Dil Araştırmacısı
din
Din Bilimleri
Din Eğitimi
Din Felsefesi
Din Musikisi
Din Psikolojisi
Din Sosyolojisi
Dini Gruplar
Dinler Tarihi
Divan şiiri
Dramaturg
Ebru Sanatı
Edebiyat
Edebiyat Araştırmacısı
Edebiyat Tarihi
Eğitimci, Yazar
Ejiptoloji
Ekonomist
Eskiçağ Tarihi
Fars Dili Edebiyatı
Felsefe
Felsefe Tarihi
Felsefe ve Din Bilimleri
Fen İlimleri
Feraiz
Fıkıh
Filoloji
Fizik
Folklor Araştırmaları
Fotoğraf Sanatçısı
Fütüroloji
Gazeteci, yazar
Grafiker
Haberci
Hadis
Halk Bilimi
Halk Ozanı
Halk Şairi
Halkla İlişkiler
Hat Sanatı
Hekim ve fikir adamı
Hikâye ve Roman Yazarı
Hikâye Yazarı
Hititoloji
Hukuk
Hükümdar
İktisat
İlahiyat
İslam Bilimleri
İslam Felsefesi
İslâm Hukuku
İslam İktisadı
İslam Mezhepleri Tarihi
İslam Sanatı
İslam Tarihi
İslam Tarihi ve Sanatları
İslâmi Bilimler Araştırmacısı
İslami İlimler
İslam-Türk Medeniyeti Tarihi
Kelam
Kelam araştırmacısı
Kıraat ilimleri
Kimya
Kuran-ı Kerim
Kültür Araştırmacısı
Kürdistan Ehli Sünnet Alimi
Kütüphanecilik
Latin Dili ve Edebiyatı
Mantık
Matematik
Mevlevi Şeyhi
Mevlidhan
Mezhepler Tarihçisi
Mezhepler Tarihi
Mimarlık
Mitoloji
Mûsîki
Mutasavvıf, İslâm Bilgini
Müftü
Müzik
Müzikoloji
Nakkaş
Nesih
Nestalik
Nümizmatik
Ortaçağ Tarihi
Oryantalist
Osmanlı İdari ve İktisadi Tarihi
Osmanlı Müellifi
Osmanlı Tarihi
Oyun ve Roman Yazarı
Öykü Yazarı
Papaz
Politika
Psikoloji
Reisu'l-Hattatin
Reisü'l-Kurra
Resim
Sanat Tarihi
Sanatçı
Saz Şairi
Senarist
Ses Sanatçısı
Sihirbaz
Siyaset
Siyaset Adamı
Siyaset Bilimi
Sosyal Bilimler
Sosyal Psikoloji
Sosyolog
Sosyoloji
Sözlük
Sümerolog
Süryani Dili ve Edebiyatı
Şarkı Sözü Yazarı
Şiir
Şiir
T. E.
Tarih
Tarih ve Halkbilimi Araştırmacısı
Tasavvuf
Tefsir
Temel İslam Bilimleri
Teoloji
Tezhip Sanatı
Tezkire Yazarı
Tıb
Tiyatro
Toplumbilim Araştırmacısı
Türk Dili ve Edebiyatı
Türk Din Musikisi
Türk İslam Edebiyatı
Türk İslam Sanatları Tarihi
Türk Lehçeleri Araştırmacısı
Türkçe
Türkoloji
Yakınçağ Tarihi
Yakınçağ Tarihi ve İktisat Tarihi Araştırmacısı
Yeni Çağ Tarihi
Yönetmen

Görevler
......
Akademisyen
Allame
Arap din bilgini
Araştırmacı
Arkeolog
Arkeoloji
Arşiv uzmanı
Asker-Komutan
Ateşe (Din Hizmetleri)
Atom mühendisi
Avukat
Bakan
Bankacı
Başbakan
Başdanışman
Belediye Başkanı
Bestekâr
Bilim adamı
Bürokrat
Cemaat Lideri
Çevirmen
Danışman
Defterdar
Dekan
Dekan Yrd.
Dersiam
Devlet Adamı
Devlet Başkanı
Din Hizmetleri Müşaviri
Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi
Din Psikolojisi
Dinî musiki
Diplomat
Divan Katibi
Divan Şairi
Diyanet İşleri Başkanı
Eczacı
Edebiyat Tarihçisi
Edebiyatçı
Editör
Ekonomist
el Ezher Şeyhi
Elçi/Sefir
Fakih
Filozof
Gazeteci
Halife
Hanende
Haremağası
Hatip
Hattat
Hekim
Hekimbaşı
Hoca
Hukukçu
Hükümdar
İlahiyatçı
İlim Adamı
İmam
İmar Müdürü
Jeolog
Kadı
Kadıasker
Kaptan-ı Derya
Karikatürist
Kâtip
Kaymakam
Kelâmcı
Kimya Müh.
Kur'an mütercimi
Kültür Bak. Dış İlişkiler Gnl Müd.Yard.
Kütüphaneci
Memur
Mesnevi Yorumcusu
Milletvekili
Milli Eğitim Müdürü
Mimar
Molla
Muallim
Muhabir
Muhaddis
Muhasebeci
Mutasarrıf
Mutasavvıf
Müctehid
Müderris
Müdür
Müezzin
Müfessir
Müftü
Müftü Yrd.
Mühendis
Mühürdar
Müşavir
Müzehhip
Müzikolog
Neyzen
Nümizmat
Okutman
Oryantalist
Osmanlı Müellifi
Öğretim Görevlisi
Öğretim Üyesi
Öğretmen
Padişah
Paşa
Pedagog
Pilot
Piskopos ( Hristiyan Din Adamı)
Psikolog
Redaktör
Reisu'l-Hattatin
Reisü'l-Kurra
Reisülküttab
Rektör
Ressam
Sadrazam
Sanat Tarihi
Seyyah (Gezgin)
Sinema
Siyasetçi
Sosyolog
Süryani Din Adamı
Şair
Şeyh
Şeyhülislam
Tabip/Doktor
Tarihçi
Tasavvuf Şeyhi
Tercüman
Teşrifatçı
Ulum-i Diniye
Vaiz
Vakanüvist
Vali
Veteriner
Veziriazam
Yargıç
Yazar


Yunus Emre

 Yazar Detayı Yazar No : Y- 2232  
Künyesi/Titri Lakabı Tabakası E-mail
13,yy
Doğum Yeri Tarihi Ölüm Yeri Tarihi
Eskişehir 1240 / 1241' 1320 / 1321
Görev Aldığı Eğitim Kurumu Mezun Olduğu Eğitim Kurumu
   
Görevi Uzmanlık Alanı
Şair, Mutasavvıf, Şiir, Tasavvuf,
Bildiği Diller Mezhebi
Arabça, Farsça, İtikadı: Ehli Sünnet, Ameli: Hanefi,
       
Yazar No: 2232 Hit : 5891 Hata Bildirimi Tavsiye Et

   Yazara ait Kitaplar E-Kitaplar Makaleler Şiirler Hikayeler Fetvalar
   Yazar Hakkındaki Tanıtım Kitapları Tanıtım Makaleleri        

Yazarın Kitapları
# Kitap Adı

Yazarın E-Kitapları
# Kitap Adı

Yazarın Makaleleri
# Makaleler Adı

Yazarın Şiirleri

Biz kimseye kin tutmayız 
Ağyar dahi dosttur bize 
Kanda ıssızlık var ise 
Mahalle-vü şardır bize

Adımız miskindir bizim 
Düşmanımız kindir bizim 
Biz kimseye kin tutmayız 
Kamu alem birdir bize

Vatan bize cennetdürür 
Yoldaşımız Hak'dürür 
Haktan yana yönilecek 
Başka yollar dardır bize

Dünya bir avrattır karı 
Yoldan iltir niceleri 
Sürün gitsin öyleleri 
Onu sevmek ardır bize

Yunus aydur Allah deriz 
Allah ile kapılmışız 
Dergahına yüz tutuban 
Hemen bir ikrardır bize


2
Dağlar ile taşlar ile 
Çağırayım Mevlam seni 
Seherlerde kuşlar ile 
Çağırayım Mevlam seni

Su dibinde mahi ile 
Sahralarda ahü ile 
Abdal olup yahu ile 
Çağırayım Mevlam seni

Gökyüzünde İsa ile 
Tur dağında Musa ile 
Elimdeki asa ile
Derdi öküş eyyüb ile

Çağırayım Mevlam seni 
Gözü yaşlı Yakub ile
Ol Muhammed mahbub ile
Çağırayım Mevlam seni

Bilmişim dünya halini 
Terk ettim kıyl ü kalini 
Baş açık ayak yalını 
Çağırayım Mevlam seni

Yunus okur diller ile
Ol kumru bülbüller ile 
Hakkı seven kullar ile 
Çağırayım Mevlam seni


3
Bir kez gönül yıktınısa 
Bu kıldığın namaz değil 
Yetmiş iki millet dahi 
Elin yüzün yumaz değil

Bir gönülü yaptın ise 
Er eteğin tuttun ise 
Bir kez hayır ettin ise 
Binde bir ise az değil

Yol odur ki doğru vara 
Göz odur ki Hak'kı göre 
Er odur alçakta dura 
Yüceden bakan göz değil

Erden sana nazar ola
İçin dışın pür nur ola 
Beli kurtulmuştan ola 
Şol kişi kim gammaz değil

Yunus bu sözleri çatar
Sanki balı yağa katar
Halka matahların satar
Yükü gevherdir tuz değil


4
Dolap niçin inilersin 
Derdim vardır inilerim 
Ben Mevlaya aşık oldum 
Anın için inilerim

Benim adım dertli dolap 
Suyum akar yalap yalap 
Böyle emreylemiş Çalap 
Derdim vardır inilerim

Beni bir dağda buldular 
Kolum kanadım yoldular 
Dolaba ıayık gördüler 
Derdim var inilerim

Ben bir dağın ağacıyım 
Ne tatlıyım ne acıyım 
Ben mevlaya duacıyım 
Derdim vardır inilerim

Dağdan kestiler hezenim 
Bozuldu türlü düzenim 
Ben bir usanmaz ozanım 
Derdim var inilerim

Dülgerler her yanım yondu 
Her azam yerine kondu 
Bu iniltim Haktan geldi 
Derdim vardır inilerim

Suyum alçaktan çekerim 
Dönüp yükseğe dökerim 
Görün ben neler çekerim 
Derdim vardır inilerim

Yunus bunda gelen gülmez 
Kişi muradına ermez
Bu fanide kimse kalmaz 
Derdim var inilerim


5
İlim ilim bilmektir 
İlim kendin bilmektir 
Sen kendini bilmezsin 
Ya nice okumaktır

Okumaktan murat ne 
Kişi Hak'kı bilmektir 
Çün okudun bilmezsin 
Ha bir kuru emektir

Okudum bildim deme 
Çok taat kıldım deme 
Eğer Hak bilmez isen 
Abes yere yelmektir

Dört kitabın ma'nisi 
Bellidir bir elifte
Sen elifi bilmezsin 
Bu nice okumaktır

Yiğirmi dokuz hece 
Okursun uçtan uca 
Sen elif dersin hoca 
Ma'nisi ne demektir

Yunus Emre der hoca 
Gerekse bin var hacca 
Hepisinden iyice
Bir gönüle girmektir


6
Acep şu yerde var mola
Şöyle garip bencileyin
Bağrı başlı gözü yaşlı
Şöyle garip bencileyin

Gezerim Rum'ıla Şam'ı 
Yukarı illeri kamu
Çok istedim bulamadım 
Şöyle garip bencileyin

Kimseler garip olmasın 
Hasret oduna yanmasın 
Hocam kimseler kalmasın 
Şöyle garip bencileyin

Söyler dilim ağlar gözüm 
Gariplere göynür özüm 
Meğer ki gökte yıldızım 
Şöyle garip bencileyin

Nice bu derd ile yanam 
Ecel ere bir gün ölem 
Meğer ki sinimde bulam 
Şöyle garip bencileyin

Bir garip ölmüş diyeler 
Üç günden sonra duyalar 
Soğuk su ile yuyalar
Şöyle garip bencileyin 

Hey Emre'm Yunus biçare
Bulunmaz derdime çare
Var imdi gez şardan şara
Şöyle garip bencileyin

7
Bana namaz kılmaz diyen 
Ben kılarım namazımı 
Kılarısam kılmazısam 
Ol Hak bilir niyazımı

Hak'tan ayrı kimse bilmez 
Kafir müselman kimdürür 
Ben kılarım namazımı 
Hak geçirdiyse nazımı

Ol nazı dergahtan geçer 
Ma'ni şarabından içer 
Hicabsız can gözüm açar 
Kendisi siler gözümü

Gizli sözü şerheyleyip 
Türlü nükteler söyleyip 
Değme arif şerhetmeye 
Bu benim gizli razımı

Sözüm ma'nisine erin 
Bi-nişandan haber verin 
Dertli aşıklara sorun 
Bu benim dertli sözümü

Dost isteyen gelsin bana 
Göstereyim dostu ona 
Budur sözüm önden sona 
Ben bilirim kendözümü

Yunus şimdi söyle sözün
Münkir ister istemesin
Pişir kurtar kendi özün
Arifler tatsın tuzunu


8
Ben yürürüm yane yane 
Aşk boyadı beni kane 
Ne akılem ne divane 
Gel gör beni aşk neyledi

Gah eserim yeller gibi 
Gah tozarım yollar gibi 
Gah akanm seller gibi 
Gel gör beni aşk neyledi

Akar sulayın çağlarım
Dertli ciğerim dağlarım 
Şeyhim anuban ağlarım 
Gel gör beni aşk neyledi

Ya elim al kaldır beni 
Ya vaslına erdir beni 
Çok ağlattın güldür beni 
Gel gör beni aşk neyledi

Ben yürürüm ilden ile 
Şeyh anarım dilden dile 
Gurbette halim kim bile 
Gel gör beni aşk neyledi

Mecnun oluban yürürüm 
O yari düşte görürüm 
Uyanıp melfil olurum 
Gel gör beni aşk neyledi

Miskin Yunus biçareyim
Baştan ayağa yareyim
Dost ilinden avareyim
Gel gör beni aşk neyledi


9
Mansur idim ol zamanda 
Onun için geldim bunda 
Külümü göğe savurup 
Ben enel Hak oldum ahi

Ne ola yanam dağılam 
Ne dara çıkam boğulam 
İşim bitince yürüyem 
Teferrüçe geldim ahi

Mümin oldum yoksul iken 
Benim oldu kevn ü mekan 
Şarka vü garba ser-teser 
Yere göğe doldum ahi

Suret topraktır diyeni 
Gönlüm kabul etmez anı 
Bu toprağın cevherini 
Hazrete irdürdüm ahi

Nitekim ben beni buldum 
Bu oldu kim Hak'kı gördüm 
Korkum onu buluncaydı 
Korkudan kurtuldum ahi

Yunus kim öldürür seni 
Veren alır gene canı
Bu canlara hükmedeni
Kim idüğün bildim ahi


10
Aşkın aldı benden beni 
Bana seni gerek seni 
Ben yanarım dünü günü 
Bana seni gerek seni

Ne varlığa sevinirim 
Ne yokluğa yerinirim 
Aşkın ile avunurum
Bana seni gerek seni

Aşkın aşıklar öldürür 
Aşk denizine daldırır 
Tecelli ile doldurur
Bana seni gerek seni

Aşkın şarabından içem 
Mecnun olup dağa düşem 
Sensin gün be gün endişem 
Bana seni gerek seni

Sufilere sohbet gerek 
Ahilere ahret gerek 
Mecnunlara Leyla gerek 
Bana seni gerek senİ

Eğer beni öldüreler 
Külüm göğe savuralar 
Toprağım anda çağıra 
Bana seni gerek seni

Yunus'dürür benim adım
Gün geçtikçe artar odum
İki cihanda maksudum
Bana seni gerek seni


11
Şol Cennetin ırmakları 
Akar Allah deyu deyu 
Çıkmış İslam bülbülleri 
Öter Allah deyu deyu

Salınır Tüba dalları 
Kur'an okur hem dilleri 
Cennet bağının gülleri 
Kokar Allah deyu deyu

Kimi yiyip kimi içer 
Hep melekler rahmet saçar 
İdris nebi hulle biçer 
Diker Allah deyu deyu

Altındandır direkleri 
Gümüştendir yaprakları 
Uzandıkça budakları 
Biter Allah deyu deyu

Aydan arıdır yüzleri 
Misk-ü amberdir sözleri 
Cennet'te huri kızları 
Gezer Allah deyu deyu

Hakka aşık olan kişi 
Akar gözlerinin yaşı 
Pür nur olur içi dışı
Söyler Allah deyu deyu

Ne dilersen Hak'tan dile 
Kılavuzla gir bu yola
Bülbül aşık olmuş güle 
Öter Allah deyu deyu

Açıldı gökler kapısı 
Rahmetle dolu hepisi 
Sekiz Cennet'in kapısı 
Açar Allah deyu deyu

Rıdvan-dürür kapı açan 
İdris-dürür hulle biçen 
Kevser şarabını içen 
Kanar Allah deyu deyu

Miskin Yunus var dostuna 
Koma bu günü yarına
Yarın Hakk'ın divanına 
Varam Allah deyu deyu


12
Ali almış sancağını eline
Çekilip giderler mahşer yerine 
Hasan'ı Hüseyn'i almış yanına
Ah ümmetim deyu ağlar Muhammed

Kıyamet kopıcak canlar uyanır 
Kamil derviş mürşidine dayanır 
Yüzün yere koymuş Hak'ka yalvarır 
Ah ümmetim deyu ağlar Muhammed

Üryan olmuş yatar o zayıf tenler 
Sararmış benizler söylemez diller 
Mahşer yerine cem olmuş erenler 
Ah ümmetim deyu ağlar Muhammed

Yunus eder gelin kadrin bilelim 
Fırsat elde iken tevhid edelim
Ruhu için salavat getirelim
Ah ümmetim deyu ağlar Muhammed

link reasons why women cheat why do wifes cheat

Yazarın Hikayeleri
Yazarın Fetvaları
# Fetva Başlık

Yazar Hakkındaki Tanıtım Kitapları
# Kitap Adı

Yazar Hakkındaki Tanıtım Makaleleri
# Makaleler Adı

Hayat Hikayesi

Yunus Emre
Hayatı hakkında kesin bilgilere sahip olamadığımız Yunus Emre ile ilgili bildiklerimiz, din ve tasavvuf büyülerinin rivayetlerinden oluşan menkıbelere dayanır.
Risaletü'n-Nushiye adlı mesnevisini 1307 / 1308'de yazmış olmasından yola çıkarak XIV. yüzyılın başlarına kadar yaşadığı kabul edilir. Son araştırmalara göre 1240 / 1241'de, muhtemelen Eskişehir'de doğduğu, seksen iki yıl yaşayarak 1320 / 1321'de öldüğü tahmin ediliyor, iki defa evlendiği ve bu evliliklerden iki çocuğunun olduğu, Konya, Şam ve Azerbaycan'ı dolaştığı bilinmektedir. Âşık Çelebi, Rıza Tevfik, Bursalı Mehmet Tahir, Hüseyin Vassaf gibi araştırmacılar şairin okuma-yazma bilmediğini, medrese eğitiminden geçmediğini; İsmail Hakkı Bursevî, Abdülbaki Gölpınarlı, Faruk Kadri Timurtaş gibi araştırmacılar ise medrese eğitimi almış olduğunu ileri sürmüşlerdir. Yunus'un ümmiliğini Hz. Peygamber'den kinaye bir ümmilik kabul edenler de vardır. Aslında Yunus,   ümmi olmadığım düşündürecek kadar ilim sahibidir. Onun ilmi, ilahi aşk ve güzel ahlakla elde edilmiş ledünni (ilham yoluyla elde edilmiş) bir ilimdir.
Menkıbeleri ve şiirlerinden anlaşıldığına göre Yunus Emre, tasavvuf yoluna girmeden önce güçlü bir medrese öğrenimi görerek yetişti. Yunus Emrenin menkıbevî hayatı daha çok Hacı Bektaş-ı Veli ''Velâyetname”sine dayanır. Rivayetlerden birine göre, Yunus Emre, Hacı Bektaş-ı Veli'nin huzuruna çıkar ve "Ben bir fakir kişiyim, bu yıl ekinimden nasip alamadım. Ümittir ki bu yemişi alıp buğday verirsiniz" der. Birkaç gün bekledikten sonra ayrılacağı Hacı Bektaş’a haber verilir. O da, "Sorun bakalım buğday mı ister, nefes mi?" der. Yunus'un buğday cevabı bildirilince Hacı Bektaş-ı Veli, "Varın söyleyin alıcın her tanesi için bir (iki) nefes verelim'' buyurur. Cevaben Yunus Emre "Ehlim var,  nefes karın doyurmaz. Lütuf ederse buğday versinler, kifaf edelim" der.  Hacı Bektaş-ı Veli bu defa "Alıcın her çekirdeğine on nefes verelim" dese de o kabul etmez. Kendisine istediği kadar buğday verilir. Yunus Emre yolda buğdayıyla giderken Vilâyet eri bana nasip sundu, alıcın her çekirdeğine karşı on nefes verdi, ne olmayacak iş ettim. Buğday sayılı günde tükenir, nefes bir ömür yeter. Ola ki himmet eder, nasibi verir" diye düşünür. Dergâha varıp halini arz eder. Hacı Bektaş’a isteği haber verilince, "O şimdiden sonra olmaz, biz onun kilidini Tapduk Ernre'ye verdik" der. Yunus Emre bunun üzerine Tapduk Emre'e gider. Tapduk Emre, "Hoş geldin, halin bize arz olundu. Hizmet et, emek yetir, nasibini al" buyurur. Bunun üzerine Yunus Emre, Tapduk dergâhına kırk yıl odun taşır. Bu kırk yıl boyunca Yunus Emre'deki istidat, tasavvufî eğitim yoluyla işlenir; teslimiyeti, samimi hizmetleri sonucu olgunluk mertebesine erer. Daha sonra şiirleriyle halkı irşat etmek üzere yeniden gurbete çıktı.
Yunus Emre, Konya, Şam ve Azerbaycan dahil geniş sayılabilecek bir coğrafyayı dolaştı. Çağdaşı büyük mutasavvıf Mevlâna Celaleddinle görüştü. Yolculuğunu, doğduğu yer olan Porsuk çayının Sakarya'ya döküldüğü Sarıköy'e dönerek tamamladı. Eskişehir'in Mihalıççık ilçesine bağlı Sanköy'de, gömüldüğü yere, 1970 yılında, yeni bir anıt-mezar yapıldı. Anadolu'nun birçok bölgesinde ona ait mezarın bulunması şaire duyulan büyük sevginin göstergesidir.
Kendisinden sonra gelen binlerce düşünce ve sanat adamımı derinden etkileyen, şiirleri bugün de en az aydınlar kadar halk arasında da dillerden düşmeyen Yunus Emre'nin, Türkçe edebiyatın en büyük şairi olduğunu söylemek yanlış sayılmaz. Yunus Emre, şiirlerinde kullandığı süsten, gösterişten uzak temiz bir Türkçe ile şiirimizin en temiz ve berrak kaynaklarından birini oluşturdu. Allah ve insan sevgisini, dostluğu, kardeşliği, merhamet ve yardımlaşmayı öğütleyen İslâm tasavvufundan kaynaklanan ve güçlü bir lirizmle beslediği şiirleri yüzyılları aşıp geldi. Bazı şiirlerinde aruzu, büyük çoğunlukla hece ölçüsünü kullanan Yunus Emre'nin Divan'ında üç yüz altmış kadar ilahî ve nefes toplanmıştır. Şiirinin temel birimi beyit, biçimi ilâhidir. Müstezat ilâhiyi sever. Aruzla yazar, Türkçe hece ölçüsüne uygun olan "hezec" ve "recez" bahrlannı kullanır çoğunlukla. Dizelerini hece ölçüsünün (4+4) durağım tekrarlayarak kurar. Nadiren "remel" bahrini kullanır. Bir taraftan Türkçeye giren Farsça ad ve sıfat tamlamalarını Türkçe tamlamaya dönüştürürken, öte yandan Farsçadan yararlanarak Türkçe deyimler yaratır. Kusursuz bir kafiye yapısı vardır. Şiirleri lirik ve gizemcidir.
Türk tasavvuf edebiyatının ilk büyük şairi olan Yunus Emre, bir ozan yahut bir saz şairi değil, dinî-tasavvufî Türk edebiyatı alanında kendine özgü bir tarzın temsilcisidir. Kur'an ve Sünnet esaslarından hareketle bütün insanlığı Allah'ı zikre ve kardeşliğe davet eden şair, şiirlerinde ölüm, fânilik, gurbet ve dervişlik konularını işledi. Yine de onun şiirlerinde en çok işlediği konu ilahî aşktır. Ona göre "aşk makamı" yüce bir makamdır. "Vahdet-i Vücud" (varlığın birliği) düşüncesine sahip olan şair, evrendeki her zerrenin Allah'ın ad ve sıfatlarının birer tecellisi olduğuna ve O'nun adını kendi diliyle terennüm ettiğine inanır. Yine Yunus Emreye göre, "kalbi Rahman için atmayan kişi, mamur hale gelmemiş belde gibidir. Aşk, nefsin nice süfli isteğinin yerine, ruhun aslına, Rabbine olan meylidir. Aşk olgunlaştım*, insanı korkulardan kurtarır, nefsi etkisiz hale getirerek 'öteler âlemine* uçmayı sağlar." Yunus Emre, ne dünya ne de ahiret hesabındadır. O, hasret ile doludur. İlahî aşktan sonra, Yunus Emre'nin düşüncesinde, en köklü yere sahip olan fikir, ölüm fikridir. Şaire göre ölüm "sevgiliyle buluşmaktan" başka bir şey değildir. Ancak, Beylikler döneminin karışık Anadolu "unda yaşamış olan Yunus Emre, dünya ile tümüyle bağlarını koparmamıştır. Bu nedenle de gündelik olaylar şu dörtlüğünde olduğu gibi şiirlerine yansır:
"Bu dünyada bir nesneye Yanar içim göynür özüm Yiğit iken ölenlere Gök ekini biçmiş gibi"
Yunus Emre'nin dili ortak İslâm medeniyeti içinde öteden beri gelişmeye başlamış ve bu ortak medeniyet dillerinden Türkçeleştirilmiş kelimelerle zengin bir tslâmî Türk dilidir. İdeali gereği geniş halk topluluklarına sesini duyurmaya çalışan şairin dili sade, temiz ve içten bir halk Türkçesidir. Ayrıca Anadolu Türkçesine o çağlara kadar pek görülmemiş bir ahenk işlediği de söylenmektedir. Bugün bestelenen birçok ilahisi Türk halkının yaşayan dilinden derlenmiştir. Onda dil ve üslûp dışında nazım şekilleri, nakaratlı dörtlükler ve kafiyeler de ulusaldır.
Orta Asya'da Ahmed Yesevi ile başlayan tasavvuf şiirinin doruk noktasına Yunus Emre ile çıktığı, Anadolu erenlerinin en büyüğünün Yunus olduğu kabul edilir. Coşkun bir lirizm ile yazan Yunus Emre'nin sade söyleyişine rağmen doğru anlaşılmasının güç olabileceğini ortaya koyan şu rivayet çok İlginçtir: Yunus Emre'nin üç bin şiir söylediği, fakat bu şiirlerin Molla Kasım adlı bir zahid tarafından şeraite aykırı bulunduğu için tahrip edildiği söylenir. Molla Kasım onun şiirlerini ele geçirip bir su kenarına oturur. Bin tanesini yakar, bin tanesini de suya verir. Üçüncü bindeki şiirleri okumaya başlayınca şu dizelerle karşılaşır:

"Derviş Yunus bu sözü eğri büğrü Söyleme
Seni sığaya çeken bir Molla Kasım gelir'

Bu beyti okuyan Molla Kasım şaşırır, tövbeye gelir ve Yunus Emre'nin ermiş bir kişi olduğuna inanır. Ne var ki iş işten geçmiştir. Elde sadece bin tane şiir kalmıştır.
Yunus Emre'nin iki eseri vardır. Bunlardan Risaletü'n Nushiyye olarak bilineni 1307 yılında mesnevi şeklinde yazılmış, tasavvufi bir nasihatnamedir. Yunus Emre’nin bu eserinde ahenk ve âşıkanelik olmamakla birlikte, sembolizmi mükemmeldir. Eserde kavramlar soyut olup teşhis sanatıyla işlenmiştir. Didaktik bir eser olan bu risale, insanın kâmil olma yolunda yaşadığı manevî yolculuğu anlatır. Yunus*un öteki asıl eseri ise düşünce dünyasını da ortaya koyduğu divan’ıdır. "Yunus olduysa adım pes ne aceb / Okuyalar defter ü divanımı" beytinden anlaşıldığı kadarıyla, Yunus Emre hayattayken Divan\ biliniyordu. Divan'da son kısım hariç bütün ilahiler "gazel" şeklinde yazılmıştır.
Yunus Emre'yi ilim ve edebiyat dünyasına ciddi anlamda tanıtan ilk kişi Fuad Köprülü olmuştur. Türk Edebiyatında İlk Mutasavvıflar (1918) adlı eserinde Ahmed Yesevi ve Yunus Emre etrafında gelişen Türk tasavvuf edebiyatı tarihini geniş şekilde incelemiştir. Cumhuriyet döneminde Yunus Emre üzerine ilk ciddi araştırmayı ise Burhan Toprak yaptı ve Yunus'un şiirlerini Yunus Emre Divanı (1933–34) adıyla yayımladı.
"Yunus Emre bir bakıma Mevlâna ile adeta aynı inancı ve aynı dünya ve hayat görüsünü paylaşmıştır.
Mevlâna'nın Farsça terennüm ettiklerini, çok uzun ve geniş bir ufukta bize aydınlığı gösterdiklerini Yunus çok daha kısa, tesirli bir Türkçe ile şakımıştır. Konularının bu halkın malı olduğu kadar, bütün beşeriyetin kıyamete kadar sürecek en önemli ve hayati olanlardan seçilmiş olması, yurtdışında da sevilip tanınmasına yol açmıştır." (Abdulkadir Karahan)

all wives cheat women who cheated

Dipnotlar

Hocaları    

Öğrencileri    

H. Bilgi Kaynakları
Fuat Köprülü / Türk Edebiyatında ilk Mutasavvıflar (1919), Burhan Toprak ,/ Yunus Emre Divanı (1933-34, 5. bas., 1972), Müjgân Cunbur / Yunus Emre'de Namaz (1956), Müjgân Cunbur / Yunus Emre'nin Gönlü (1957), Abdülbaki Gölpınarlı / Yunus Emre ve Tasavvuf (Yunus Emre ve onu izleyen şairlerden seçmeler, 1961), Nezihe Araz / Dertli Dolap (roman, 1961, Recep Bilginer tar. aynı adla oyunlaştırıldı, 1974), Sezai Karakoç / Yunus Emre (inceleme, 1965), Türk Yurdu Dergisi Yunus Emre özel Sayısı (Ocak 1966), Abdülbaki Gölpınarlı / Yunus Emre (6. bas., 1968), Necip Fazıl Kısakürek / Yun.us Emre (oyun, 1969), Mehmet İsmet Binark / Yunus Emre Hakkında Bir Bibliyografya Denemesi (N. Sefercioğlu ile, 1970), Ahmet Kabaklı / Yunus Emre (1971), Cahit Öztelli / Yunus Emre, Yeni Belgeler, Bilgiler (1971), Bursalı Mehmed Tahir / Osmanlı Müellifleri 1 (1972), Türk Edebiyatı (Yunus Emre Bibliyografyası, sayı: 5, Mayıs 1972), Memet Fuat / Yunus Emre (1976), Abdullah Rıza Ergüven / Bütün Yönleriyle Yunus Emre (1982), Mustafa Özçelik / Yunus Emre (1984), Kul Sadi Yüksel / irfan ve Yunus Emre (1985), Metin Akar / Yunus Emre (1985), ihsan Işık / Kültürümüz ve Kadınlarımız (s. 104-113, 1987), Mustafa Tatçı / Yunus Emre Bibliyografyası (1988), Muzaffer Uyguner / Yunus Emre (1989), İlhan Başgöz / Yunus Emre, (1990), Mustafa Tatçı / Yunus Emre Divam-İnceleme-I (1990), Mustafa Tatçı / Yunus Emre Di-vanı-Tenkitli Metin-11 (1990), Mustafa Tatçı / Yunus Emre Divanı-Risâletü'n-Nus-hiyye (Tenkitli Metin, 1991), Mustafa Tatçı / Aşık Yûnus ve Diğer Yûnusların Şiirleri (1991), Mustafa Tatçı / Yûnus Emre İle İlgili Makalelerden Seçmeler (1991), Murat Yüksel / Yunus Emre'de İslâm Tasavvuf ve Ahlâkı (1991), Mustafa Tatçı / Yûnus Emre Divânı (1991), Vahap Kabahasanoğ-lu / Yunus Emre"nin Şiirine Çağdaş Bir Yaklaşım (1991), İsmail Ali Sarar / Yunus Emre / Seçme Şiirleri / Selected Poems (Türkçe-Ingilizce, 1991), Zeki Büyüktanir / Yunus Emre (oyun, 1991), Metin Akar / Doğumunun 750. Yılında Yunus Emre (1992), Faruk Yılmaz / Yunus Emre, Ha-yatı-Düşüncesi-Etkisi (1992), Abdülkadir Güler / Yerli ve Yabancı Gözü ile Yunus Emre (1993), Lütfi Kaleli / Mevlâna, Yunus ve Hacı Bektaş Gerçeği (1993), önder Göçgün / Dünden Bugüne Yunus Emre (1995), Mustafa Tatçı / Yunus Emre Diva-nı-Risâletü'n-Nushiyye - Tenkitli Metinli! (1997), Mustafa Tatçı / Yunus Emre Divanı- Aşık Yunus-IV (1997), Abdülkadir Karahan/ Türk Şiirinden Portreler içinde (Haz. Mehmet Nuri Yardım, 2001), Vehbi Vakkasoğlu/ Türk Şiirinden Portreler içinde (2001), Emine Işınsu / Bir Ben Vardır Benden İçeri (roman, 2003), Vecihi Timuroğlu / Yunus Emre'nin Şiiri Özerine Bir Deneme (Varlık, Kasım 2004), Adem Çalışkan / Yunus Emre'nin Bir İlahisi ve Dil Bilimsel Açıdan İncelenmesi (Tasavvuf dergisi, Haziran 2004).
open women who cheated how many guys cheat

Yazara Ait Ses Dosyaları
# Media Adı

Yazara Ait Videolar
# Media Adı

Yazara Ait Görsel Eserler
# Media Adı
1 Naat-Adı Güzel Kendi Güzel Muhammed
2 Naat - Ya Muhammed Canım Arzular Seni
3 Naat - Bir Yesil Bayraklı Sultan Göründü
4 Naat - Askına Muhammedin
Kullanıcı Yorumları

! Yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.
Üyelik için lütfen sayfanın üst kısmında yer alan"Üye Giriş | üye ol" linkine tıklayınız.

Kayıt Ekleyen / Eklenme Tarihi
Serkan Boztilki / 16.2.2008



Eski Eserler


Eski Eserler Kütüphanesine Hoşgeldiniz!

Hesap İşlemleri

Üye değil misiniz? Üye olun!

Eski Eserlere üye olarak, kütüphanenimiz ve eserlerimiz hakkında paylaşımlardan hesabınız üzerinden faydalabilirsiniz...