Eğitim Kurumu   ( 2141 )   Kitaplarda   ( 1659 )   Yazarlarda   ( 4831 )  
Dergilerde   ( 786 )   Kütüphanelerde   ( 151 )   Şehirlerde   ( 182 )  
Makalelerde   ( 2196 )   Multi Media   ( 323 )   Fetvalar   ( 891 )  
Hit
9129104
Üye 1490
Online Üye 0
Media Arama
Media Türleri
   Çizim    Fotograf
   Hat    Hikaye
   İlahi    Karikatür
   Levha    Minyatür
   Müzik    Naat
   Ses    Şiir
   Vaaz    Video
Konu Arama


Nadir Kitap
Riyadul Muhtar Miratül Mikat vel edvar maa Mecmuatil-eşkal
Gazi Ahmed Muhtar Paşa
 Detay
Lezzetul Ayş bi Cemi Turuk Hadisi el Eimme min Kureyş
İbn Hacer el Askalani
 Detay
Faslul Hıtab fi ispati Tahrifi Kitabi Rabbil Erbab
el Mirza Hüseyn en Nuri et Tabersi
 Detay
Gazalide Din Devlet İlişkisi
Nurullah Karakaş
 Detay
1 - 2 -

Naat - Açıldı Bir Demi Subhi Şerefde Diedei Can

Eser Sahibinin Adı Türü
T. E. Naat  
İlim Dalı Konu
Şiir   Peygamberimiz  
Link
   
Media No: MM-132 Hit : 4180
Hata Bildirimi Tavsiye Et

Hakkında Bilgi

NAAT-I RESÛL-İ EKREM SALLÂLLAHÜ ALEYH-İ VE SELLEM

Açıldı bir dem-i subh-i şerefde dîde-i cân
Misâl-i revzene-i kasr-ı bûstân-ı cenân
Ne subh-i bahr-i sefîd-i muhît-i arz ü hevâ
Nesîm-i feyz-i tecellâ olur o yemde vezân
Bakılsa safvet-i mir’ât-i mevcine görünür
Tamâm aksi ile arş-ı a’zam-ı Rahmân
Olur leâli-i maksûda dest-res herkes
Denilse şânma şâyeste kulzüm-i irfân
Zehî zamân-ı saâdet ki nûr-i feyzi ile
Riyâz-i hulde muâdil olur fezâ-yı cihân
Fürûğ-i pertevi âfak u enfüse sâri
Olur o demde cilâsâz dîde-i im’ân
Nice dem ol ki onun rişte-i beyâzma kim
Ederse sıdk ile pek âşıkaane bend-i miyân
Bu hâl-i feyz ile dil fâiz-i meserret iken
Göründü çeşm-i dile çirk-i cürm-i bî-pâyân
Ne cürm-i tire ki taksim olunsa âfaka
Olurdu pertev-i hurşîde hasret ehl-i cihân
Konulsa hisse-i âh-ı derûn-i ehl-i hukuk
Şikest olur sanırım hayl-i keffe-i mîzân
Hayâle düşmek ile mâcerâ-yı isyânım
Sirişk-i dîde o dem etti cûy-veş cereyân
Şarâb-ı hayret ile özge mest olup kaldım
Edince devr peyâpey piyâle-i hırmân
Der ân sahîfe-i hâtırda mürtesem gördüm
Bir iki beyt-i güzin tesliyet-dih-i dil ü cân
Der-i maânisi ol nâşinîde ebyâtm
Bu resme rişte-i satr-ı beyânda olmuş ayân
Kebâir ehli müyesser değil midir sersem
Nedir bu vâdi-i hayret nedir bu girye-künân
Seni halâs edemez gaafilâne âmâlin
Zamîme kılmış iken hem riyâ-i nâ-şâyân
Çeker cerîde-i isyân-ı ümmete bî-şek
Hat-ı huceste-i afvı peyember-i zişân
Cenâb-ı Ahmed-i Muhtar Muhammed ü Mahmûd
Habîb-i Hazret-i Rabb-i Kerîm-i zül-ihsân
Şefi’-i rûz-i cezâ sâye-güster-i dü serâ
Gubâr-ı hâk-i deri efser-i güzîn-i şehân
Şeh-i yegâne-i âlem hıdîv-i heft-evrenk
Müdîr-i kevn ü mekân mültecâ-yı ins ile cân
Emîn-i pâk-i Hudâ mazhar-ı hitâb-ı Kerîm
Şefî-i yevm-i nedem hâmi-i günahkâran
Kemine bende-i fermanberi mülûk-i izâm
Nigîn-i hükmüne tâbi’ cemî-i âlemiyân
Firâz-ı künküre-i arş ile olur hem-ser
Gubâr-ı pâyin eden tûtiyâ-yı dîde-i cân
Harîm-i dergeh-i iclâli arş-ı a’zamdır
Matâf-ı zümre-i kerr ü beyandır ol her ân
Dağılmış âleme kenz-i şeriati o şehin
Zehî gınâ-yı saâdet bu ümmete iymân
Hümâ-yı kadrine bâm-ı behişt olur lâne
Fezâ-yı menzileti bir görülmemiş meydân
O şehriyâr-ı risâlet ki fark-ı devletinin
Otâğ-ı muhteşemidir kubâb-ı sakf-ı cenân
Mesâha etme ne mümkin mühendis-i efkâr
Hudüd-i hıtta-i mülkü nihâyet-i imkân
Berât-ı hâs-ı nübüvvet yedinde hatm oldu
Bu hâle hâtem-i îcâz edâsı oldu nişân
Edince nûr-i kudûmu cihânı rûşensâz
Söyündü şûle-i nâr-ı mecûsiyân-ı derân
Kemâl-i satvet-i teşrifi ile kesr oldu
Yıkıldı yaptığı kisrânın ol bülend eyvân
Zamîme oldu hudûd-ı şerîâta ilhak
Hicâz ü Rûm ü Habeşle memâlik-i Irân
Cebîn-i mâhı dü-nîm eyledi zehî kudret
İşâretiyle olur mu’cize cihâna iyân
Şeh-i ferişte sipâha emîr-i kevneynâ
Eyâ vücûd-i şerifi medâr-ı kevn ü mekân
Bilir şerâfet-i mi’râcım havâs ü avâm
Ne an ki ede beyan hâme-i şikeste zebân
O kurb-i hâs-ı ülânın o kaab-ı kavseynin
Fezâ-yı vasfı değil anladıkları meydan
Garaz zerîa-i deryûzedir efendimden
înâyetinle bu sâil kuluna kıl ihsân
Cenâb-ı Kâ’b ile Hassan medîhe-hânın olup
Ne güne onların oldu semâya kâ’bı resân
Kulun o kullarının bir kemîne bendesiyim
Kapında sâilin ammâ gedâ-yı şâh-akran
Suâli reddede mi merhametli sultanım
Kebâir ehline nakd-i şefâatin şâyân
O dem ki deşt-i hevilnâk mahşer içre kopa
Gırîv-i dehşet-i âh ü figan-ı pir ü cevân
O dem ki kıymet-i seng ü güher müsâvi olup
Bilinmez ola gürûh-i sipehle âl-i keyân
O dem ki tâb-ı hicâb-ı zünûb ile Arasat
Görüne dîde-i nâsa nümûne-i nîrân
Himâye eyle bu deryûzeger günahkârı
O gün de sâye-i çetr-i şefâatinde âmân
Biter mi sûz-i güdâzın uzatma gel Sâmi
Eder mi gayriye muhtâc ibâdmı sultan
Nitekim ede naât-ı şerif ile âğaz
Kemâl-i şerm ü hicâb ile şâirân-ı zamân
Salât-ı bî-had-i ekmel selâm-ı bî-gaaye
Nisâr ravza-i pâki olan be-sıdk-ı lisân

Sâmi Ebûbekir Paşa (Ölm. 1814)


Kaynak

Bu Medyanın Diğer Türleri
# Media Adı
Kullanıcı Yorumları

! Yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.
Üyelik için lütfen sayfanın üst kısmında yer alan"Üye Giriş | üye ol" linkine tıklayınız.

Kayıt Ekleyen / Eklenme Tarihi
sumeyye Mekke / 10.4.2014



Eski Eserler


Eski Eserler Kütüphanesine Hoşgeldiniz!

Hesap İşlemleri

Üye değil misiniz? Üye olun!

Eski Eserlere üye olarak, kütüphanenimiz ve eserlerimiz hakkında paylaşımlardan hesabınız üzerinden faydalabilirsiniz...