Eğitim Kurumu   ( 2141 )   Kitaplarda   ( 1659 )   Yazarlarda   ( 4831 )  
Dergilerde   ( 786 )   Kütüphanelerde   ( 151 )   Şehirlerde   ( 182 )  
Makalelerde   ( 2196 )   Multi Media   ( 323 )   Fetvalar   ( 892 )  
Hit
9129104
Üye 1490
Online Üye 0

Mesnevi Terbiyecisi ve İnsanlık Alemi

 Kitap Detayı Kitap No : K-  
Yazar Adı İlim Dalı Konusu Dili
Samiha Ayverdi Tasavvuf Türkçe
Özelliği Tercüme Eden
 
       
Makale No: 86 Hit : 5776 Hata Bildirimi Tavsiye Et
   Makale Yazarına ait Kitaplar E-Kitaplar Makaleler Hakkındaki Makaleler    

Yazara ait kitaplar
# Kitap Adı

Yazara ait e-kitaplar
# Kitap Adı

Yazara ait makaleler
# Makaleler Adı
1 Mesnevi Terbiyecisi ve İnsanlık Alemi II
2 Mesnevi Terbiyecisi ve İnsanlık Alemi
3 13. Asır Anadolusunda Tasavvuf ve Hazreti Mevlana

Yazar Hakkındaki Tanıtım Makaleleri
# Makaleler Adı

Özeti
click here dating for married men married affairs
open go how many guys cheat
abortion pills over the counter how much do abortions cost when is it to late to get an abortion

Yayın Bilgileri
Yayınlandığı Kaynaklar Türk Edebiyatı Dergisi, sayı:26, s. 10.
Yayınlandığı Tarih Şubat 1974
Yayınlandığı Dergi
Sanal Dergi
Makalenin Linki

Makale Metni   [Yazdır/Print]

Mesnevi Terbiyecisi ve İnsanlık Alemi

 

İnsanlık âlemine Hakk'ın bir tebessümü olan Hazret-i Mevlânâ, terbiyecilik ve öğre­ticilik şevkini, aşk, şiir ve san'at hazîneleri­ni, çeşitli yollardan ve çeşitli eserler ile be­şeriyete sunmuş ilâhî bir rahmettir.

Didaktik kabul edilmiş olmasına rağmen bir fikir ve rûh lirizminin apaçık beyânı olan muhteşem Mesnevi’si ile felsefe ve îmanı ku­ru nazariyeler olmaktan çıkarıp hayâta mâl etmiş, böylece de yaratıcı ve aksiyoncu bir hüviyet bahşettiği tefekkürüne can vermiştir. Fakat insan psikolojisini çok iyi bilen Mev­lânâ, îmânı ve felsefesini hayatla aynîleştirirken, bu şâhâne zihin ve vicdan bereketinin başına güzel sanatların tacını giydirmesini de bilmiştir.

İşte o zaman ne olmuştur? Saz, söz ve raks el ele vererek, îman heyecanlan ve dolayısiyle ibâdeti bir extaze, bir ilâhî vecd ve istiğrak durağına yükselmiştir. Bu suretle de Âdemoğlunun muhtelif frekanstaki dağı­nık enerjisi, tek ve birleşik bir kudret kay­nağı hâlinde toplanıp kuvvetlenerek, insanla Allah arasındaki engelleri yıkan büyük ve ilâhî heyecanın tâ kendisi olmuştur.

Bu tevhidci şevk ve heyecanın cemiyete kazandırdığı Salâhaddîn Zerkûbî ve Hüsa­mettin Çelebi gibi kendi devrinin isimlerin­den başlayarak, gide gide Şeyh Gâlip'te şi­ir, Hammâmîzâde'de mûsikî olan da hep ay­nı toplu heyecan, aynı birleşik îmândır ki dalgalarını günümüze kadar uzatmaktan hâlî sayılamaz.

Raksı ibâdet kisvesi içine sokan Mevlâ­nâ Celâleddîn-i Rûmî, onu şiirin ve mûsi­kînin de katıldığı ve adına semâ dediği öyle bir olgunluğa yükseltmiştir ki, asırlar boyu mevlevîhâneler, bu söz, saz ve hareketin mu­cizeli işbirliği ile cemiyet ruhunun karanlık­larını yarıp insanoğluna tefekkür ve îmânın kapılarını açmıştır. Bu suretle de aşk ve şevk aşısı almış pasif, durgun ve battal topluluk­lardan, bu ham ve dağınık materyalden, uya­nık, cevval ve bilhassa müşterek gayeye bağlı idealist ve birleşik irfan merkezleri meydana gelmiştir. İşte bu zaferden ötürüdür ki, te'sir ve nüfuzu asırların üstünden aşan O veliye, bir mücâhid  kahraman  demek  yerinde olur.

Ama Mevlânâ'ya, yalnız bir mütefekkir terbiyeci, bir san'atkâr ve hattâ kahraman gö­zü ile bakmak da kâfi değildir. Zîrâ, aynı zamanda bir medeniyet kurucusudur, öyle ki topsuz tüfenksiz, kansız, kılıçsız giriştiği irfan savaşı ile gelecek zamanları fethederek, kurduğu medeniyeti bu gök kubbe altında abideleştirmiş  büyük  dehâdır.              

Bir rûh mîmârı, bir san'at ve fikir ya­pıcısı, bir medeniyet inşâcısı olan Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmi, XIII. asır Anadolu'su­nun huzursuz haritasını bir tarla sürer gibi kazmış, bellemiş, ekmiş, böylece de gelecek zamanların manevî ve medenî zahiresini ha­zırlamıştır. Öyle ki iktisadî krizler, askerî ve siyâsî hezimetlerle temelleri sallanan ce­miyeti, tıpkı bozuk ve çürümüş bir malzeme gibi ele alarak, ondan yepyeni, taze ve sağ­lam bir terkip meydâna getirmek hünerini göstermiştir. Ümîdi ve dayanağı kaybolmuş topluluklara ilâhî heyecanın, saf îmânın, rab­bani aşkın kapılarını açarak, onu bir rûh ij-yenine götürmek, değme kahramanın başa­racağı bir cihad  değildir.

Şu da dikkat edilecek bir keyfiyettir ki, büyük velî, kütleleri terbiye ve istikâmetlendirmekte asla zorlama ve sun'i bir metod kullanmamıştır. Bilâkis, onun, terbiyeciliği, tamamiyle insan tabiatına uygun bir anlayı­şın mahsûlüdür. Doğrudan doğruya insanoğ­lunun benliğine el uzatmış, azgın, mütecaviz ve yıkıcı enerjiyi alarak bunları aşk ve îman haddesinden geçirip hikmet, irfan ve fazilet hâline gelmesini sağlamıştır.

(Devamı Gelecek Sayıda)

 

 

 


Bu Makaleye Ait Eleştiri Makaleleri
# Makaleler Adı
Kullanıcı Yorumları

! Yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.
Üyelik için lütfen sayfanın üst kısmında yer alan"Üye Giriş | üye ol" linkine tıklayınız.

Kayıt Ekleyen / Eklenme Tarihi
Nurgül Çepni / 12.7.2009



Eski Eserler


Eski Eserler Kütüphanesine Hoşgeldiniz!

Hesap İşlemleri

Üye değil misiniz? Üye olun!

Eski Eserlere üye olarak, kütüphanenimiz ve eserlerimiz hakkında paylaşımlardan hesabınız üzerinden faydalabilirsiniz...