Eğitim Kurumu   ( 2141 )   Kitaplarda   ( 1659 )   Yazarlarda   ( 4831 )  
Dergilerde   ( 786 )   Kütüphanelerde   ( 151 )   Şehirlerde   ( 182 )  
Makalelerde   ( 2196 )   Multi Media   ( 323 )   Fetvalar   ( 892 )  
Hit
9129104
Üye 1490
Online Üye 0

Muhammed Esed Üzerine

 Kitap Detayı Kitap No : K-  
Yazar Adı İlim Dalı Konusu Dili
Ebubekir Sifil Teracim Türkçe
Özelliği Tercüme Eden
Ehli Sünnet Anlayışa Uygun  
       
Makale No: 60 Hit : 7130 Hata Bildirimi Tavsiye Et
Tanıtılan Yazarın Bilgileri
Yazar Adı Muhammed Esed
 
   Makale Yazarına ait Kitaplar E-Kitaplar Makaleler Hakkındaki Makaleler    

Yazara ait kitaplar
# Kitap Adı

Yazara ait e-kitaplar
# Kitap Adı

Yazara ait makaleler
# Makaleler Adı
1 Yusuf el Karadavi Nasıl Birisidir ?
2 Muhammed Esedin Meal Tefsiri Üzerine
3 Muhammed Esed Üzerine
4 Modern Çağda Tebliğ ve Davet
5 İçtihad Kapısı Kapatılmıştır!
6 Fikir ve İnanç Özgürlüğü Üzerine
7 Ebu Hanife ve Hadis İlmindeki Yeri

Yazar Hakkındaki Tanıtım Makaleleri
# Makaleler Adı

Özeti
Esed'in mealini okurken bir kısım notlar almıştım. O yazıda da sadece bir-iki noktaya temas etmiş ve ağırlıklı olarak (bir "köşe yazısı"nın teknik olarak izin verdiği ölçülerde) "nesh" konusu üzerinde durmuştum. Evet, Esed'in meali için ilk adımda söylenebilecek şeylerden birisi, "farklı" bir meal olduğu. Ancak bu ifade tek başına söz konusu çalışmayı olumlulama ya da olumsuzlama anlamına gelmiyor. Temel bir tesbit olarak öncelikle şunu söylemeliyim: Esed'de yoğun bir Muhammed Abduh etkisi görmemek mümkün değil. Bana göre Esed mealinin bütün "imajinatif ihtişamı"nın içini boşaltacak derecede baskın ve "sırıtkan" bir etki bu. Melekler, şeytan, mucizeler ve nesh konusundaki tutumu bu tesbiti en net şekilde doğrulamaktadır. Meleklerin ve şeytanın ontolojik varlığı hakkındaki "serbest yorumlar"ına örnek olarak Bakara, 14 (burada yaklaşımını er-Rağıb el-Isfehânî'ye dayandırmaktadır; oysa er-Râğıb tam aksini söylemektedir), Âl-i İmrân, 125 gibi ayetleri tefsir ediş tarzına bakılabilir.
click beautiful women cheat what makes husbands cheat
link how many women cheat on husbands why do wifes cheat
cialis coupon cialis coupon cialis coupon
bystolic coupon 2013 bystolic add on copay card bystolic generic alternative

Yayın Bilgileri
Yayınlandığı Kaynaklar
Yayınlandığı Tarih Ocak-Haziran 2000
Yayınlandığı Dergi Tarihi Osmani Encümeni Mecmuası
Sanal Dergi
Makalenin Linki

Makale Metni   [Yazdır/Print]

Muhammed Esed Üzerine

 

Uygar: "Biliyoruz ki siz Esed’e eleştirel açıdan yaklaşan birisiniz. Esed’i en çok hangi konularda eleştiriyorsunuz ? Bakış açınızı öğrenebilir miyiz ?"

 

EbuBekir Sifil:  Milli Gazete'deki yazım üzerine böyle bir kanaate varmış olmalısınız. Esed'in mealini okurken bir kısım notlar almıştım. O yazıda da sadece bir-iki noktaya temas etmiş ve ağırlıklı olarak (bir "köşe yazısı"nın teknik olarak izin verdiği ölçülerde) "nesh" konusu üzerinde durmuştum.

Evet, Esed'in meali için ilk adımda söylenebilecek şeylerden birisi, "farklı" bir meal olduğu. Ancak bu ifade tek başına söz konusu çalışmayı olumlulama ya da olumsuzlama anlamına gelmiyor. Temel bir tesbit olarak öncelikle şunu söylemeliyim: Esed'de yoğun bir Muhammed Abduh etkisi görmemek mümkün değil. Bana göre Esed mealinin bütün "imajinatif ihtişamı"nın içini boşaltacak derecede baskın ve "sırıtkan" bir etki bu. Melekler, şeytan, mucizeler ve nesh konusundaki tutumu bu tesbiti en net şekilde doğrulamaktadır.

Meleklerin ve şeytanın ontolojik varlığı hakkındaki "serbest yorumlar"ına örnek olarak Bakara, 14 (burada yaklaşımını er-Rağıb el-Isfehânî'ye dayandırmaktadır; oysa er-Râğıb tam aksini söylemektedir), Âl-i İmrân, 125 gibi ayetleri tefsir ediş tarzına bakılabilir.

Mucize (burada özel olarak Hz. Peygamber (s.a.v)'in mucizelerini kasdettiğimi belirtmeliyim) hakkındaki yorumları da böyledir. Örnek olarak İsrâ, 59 ile ilgili düştüğü açıklama notuna bakılabilir.

Esasında bu ayete düştüğü notta Hz. Peygamber'den önceki peygamberlerin (hepsine salât ve selam olsun) mucize gösterdiğini kabul eden bir yaklaşım sergilerken, Hz. İsa'nın gösterdiği bazı mucizeleri, ilgili ayetleri zorlama yorumlara başvurarak çevirmek suretiyle yok sayması da önemli bir çelişki olarak not edilmelidir. Örnek olarak Âl-i İmrân, 49. ayeti çeviriş tarzına ve aynı ayete düştüğü nota bakılabilir. (Hz. İsa'nın çamurdan kuş yapması hadisesi)

Esed'in, Hz. İsa'nın göğe kaldırılmasıyla ilgili olarak söyledikleri de tartışmaya değer. Nisa, 157. ayet ile ilgili olarak yaptığı açıklamada önceki müfessirlere ağır töhmetler yöneltir ve onları "şaşkın teşebbüsler"de bulunarak "hikâye üretmek"le itham eder. Esed'in nesh hakkındaki (zaman zaman önceki müfessirler hakkında istiskal içeren) tavrı ile ilgili olarak da Bakara, 106 ayeti ile ilgili nota bakılabilir.

Esed meali ile ilgili olarak burada zikredebileceğim bir diğer olumsuz eleştiri de, ayetlerin Kitab-ı Mukaddes'e dayanarak tefsir edilmesi noktasındaki olumsuz tavrı ile çelişen ifadeleridir. Bakara, 67 ve 73. ayetlere düştüğü notlarda bariz bir şekilde görülmektedir ki Esed merhum, bu ayetleri, tamamen Tevrat'ta yer alan (Tesniye, XXI, 1-9) ifadeleri esas alarak çevirmiş ve bunu yaparken de ayetin ifadelerini oldukça zorlamıştır.

Sözü fazla uzatmış olmamak için son bir örnekle bağlayalım: Âl-i İmrân, 184 ayetini "Ve seni yalanladıklarında, aynı zamanda, senden önce hakikatın tüm kanıtlarını, ilahî hikmet yüklü kitapları ve aydınlık saçan vahyi getiren [diğer] peygamberleri de yalanlamış olurlar" şeklinde çeviren Esed, Bakara, 62 ayetine düştüğü notta "kurtuluş fikri"nin sadece üç şarta bağlanmış olduğunu söylemesi (ki bu şartların içinde ne Hz. Peygamber'e, ne de diğer peygamberlere inanma yoktur), keza Bakara, 112 ve 113. ayetler ile ilgili olarak düştüğü notlarda bu tavrını daha da netleştirmesi son derece dikkat çekicidir. Bu notlarda şöyle der: "Böylece Kur'an'a göre kurtuluş, herhangi bir "özel" zümreye tahsis edilmiş olmayıp, Allah'ın birliğini kavrayan, kendini O'nun iradesine teslim eden ve dürüst şekilde yaşamak suretiyle bu ruhsal tercihe pratik bir anlam kazandıran herkese açıktır." "Bu ifade yalnız kendi zümrelerine mensup olanların öteki dünyada Allah'ın rahmetine mazhar olacaklarını iddia eden herkese işaret etmektedir."

Burada ortaya şöyle bir durum çıkıyor: Bir kimse Allah'ın birliğine ve ahirete inanır, bir de dürüst yaşarsa kurtuluşa erer ve öteki dünyada Allah'ın rahmetine mazhar olur; hangi dine ve felsefî kanaate bağlı olursa olsun, fark etmez. Oysa Kur'an, Allah'ın birliği yanında (başka bazı hususlarla birlikte) bütün peygamberlere ve bütün ilahî kitaplara imanı da kurtuluş için zorunlu kılmıştır. Mesela Nisa, 150-151. ayetlerde şöyle buyurulur: "Allah'ı ve peygamberlerini inkâr edenler ve Allah ile peygamberlerinin arasını ayırmak isteyip, "bir kısmına inanır, bir kısmını inkâr ederiz" diyenler ve bunlar arasında bir yol tutmak isteyenler yok mu! İşte gerçek kâfirler bunlardır ve biz, kâfirlere alçaltıcı bir azap hazırlamışızdır." Benzeri uyarılar başka ayetlerde de mevcuttur. Şu halde Esed'in, yukarıdaki kanaati nihai olarak benimseyip mealinde zikretmek suretiyle kalıcılaştırmadan önce konuyla ilgili bütün ayetleri göz önünde tutmamış olmasının altı çizilmelidir diye düşünüyorum.

Bunlar, dediğim gibi Esed meali ile ilgili aldığım notlardan sadece birkaç örnek. Kısmet olursa ileride geniş bir makale çerçevesinde (teknik ayrıntılara girmeyi de gerektiren) bütün bu hususları ele alacağım.

 

Uygar: "Esed’le ilgili olumlu fikirleriniz nelerdir ?"

EbuBekir Sifil : Pek çok müfessir ve meal yazarının, özellikle müteşabih ayetlerle ilgili olarak maruz kaldığı sürçmelere (hatta bazan "önemli hatalara") Esed'in düşmemiş olması önemle altı çizilmesi gereken bir husus. "Allah'ın eli, yüzü"... gibi "sıfâtullah" ile ilgili tavrının müsbet bir çizgiye oturmuş olmasında da sanıyorum yine Muhammed Abduh etkisini görmek mümkün. Bunun yanında bazı kavram ve tamlamaları "yeni" ve farklı biçimlerde ifade etmiş olması, meale orijinalite katan hususlar. Mesela "kâfirler"i "hakikati inkâra şartlanmış olanlar", "takva"yı "Allah'a karşı sorumlulukların bilincinde olmak", "Ehl-i Kitab"ı "geçmiş vahyin izleyicileri" gibi ifadelerle karşılamış olması, her ne kadar kavramlara müdahale sınırına girdiği için şahsen benim katılmadığım bir ifade biçimi ise de, okuyucuda farklı bir anlama çerçevesi oluşturmuştur diyebiliriz.

 

Uygar: "Diğer eserlerle karşılaştırdığınız takdirde Esed’le diğer müellifler arasında bir fark görüyor musunuz? Eğer varsa bunlar neler?"

EbuBekir Sifil: Ayetlerle ilgili olarak tercih ettiği bazı anlama biçimlerini hangi müfessirlere dayandırdığını söylemesi ilmî dürüstlüğün ve hassasiyetin gereği olarak işaretlenmeli.

Ayetleri çevirirken parantez kullanmanın önemine ve titiz bir meal çalışması için parantezin vazgeçilmezliğine değinmiş olmasını (her ne kadar Türkçe çeviride de anlam bütünlüğünü korumak için Esed'in parantezleri yanında köşeli parantezler kullanılmış olması okuyucuyu yoran ve yer yer metni parantezlere boğan bir manzara tevlit etmişse de) önemli bulduğumu belirtmeliyim.

Meal metnine tercih ettiği anlamı kaydetmekle birlikte, açıklama notlarında ayetlerin lafzî tercümelerini zikretmesi de meali farklı ve özgün kılan bir diğer özellik.

"Bilimsellik" adı altında sürdürülen "ideoloji"nin, egemenliğini küresel ölçekte sürdürdüğü bir dönemde (Bakara, 17. ayetinde geçen) "ateş yakanlar" temsilini "bazı insanların, hayatın ve inancın ölçüye ve tahmine gelmeyen yanlarını açıklamanın ve aydınlatmanın bir aracı olarak yalnızca "bilimsel yaklaşım" adı verilen şeye güvenmelerine ve sonuçta, insan aklının kavrayış alanı dışında herhangi bir şeyin bulunabileceğini küstahça reddetmelerine bir atıf..." diyerek devam eden nefis tesbitlerle açıklaması da doğrusu takdire şayan.

 

Uygar: "Esed’in kişiliği ve İslam dünyasına katkılarıyla ilgili neler düşünüyorsunuz?"

EbuBekir Sifil: Esed merhumun "kişiliği" ifadesinden, mealde ortaya koyduğu tavrı kasdettiğinizi düşünerek şunu söyleyebilirim ki, benim dikkatimi çeken en önemli husus, pek çok mühtedide göremediğimiz tevazu ve itidaldir. Mühtedilerin bir çoğunda (İslam'ı bireysel çaba ve arayışlar neticesinde benimsedikleri için) Müslüman otoritelere (ilmî otoriteleri kastediyorum) karşı da –en hafif tabiriyle– bir "kayıtsızlık" görülüyor. Bu tavır çoğu zaman onları hafife alma ve küçümseme olarak tebarüz ediyor ve uçlarda gezinmelerine yol açıyor. Garaudy örneği bu hususta oldukça dikkat çekicidir. Mühtedilerin hepsi böyledir demek istemiyorum tabii. İşte Esed merhumda bu yok.

Muhammed Esed'in, Arapça'yı Kur'an'ın nazil olduğu dönemdeki –dejenere olmamış– kullanılış biçimiyle öğrenmek için bedevî kabileler arasında yıllarca yaşaması takdire değer bir gayret doğrusu.

Bunun yanısıra geçmiş müfessirlerin çalışmalarına yaptığı atıf (bkz. Kur'an Mesajı, I, XXVII) onun bir "meal yazarı" olarak nasıl bir ilmî ve ahlakî sorumluluk idrakine sahip bulunduğunu gösterir.

Bu bağlamda onun, Kur'an'ın anlaşılmasında Sünnet'in önemine yaptığı vurgunun da altını çizmemiz gerekir.

Bütün bu hususlar Esed merhumun İslam dünyasına önemsenmesi gereken bir renk ve ses kattığını göstermekle birlikte, bence daha önemlisi, onun, bu duruşuyla İngilizce meal çalışması yapmış birisi olarak Batı'da ne tür etkiler yaptığının araştırılmasıdır. Meselenin bu yönünün araştırılması bence ilginç sonuçlar getirebilir.

 


Bu Makaleye Ait Eleştiri Makaleleri
# Makaleler Adı
Kullanıcı Yorumları

! Yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.
Üyelik için lütfen sayfanın üst kısmında yer alan"Üye Giriş | üye ol" linkine tıklayınız.

Kayıt Ekleyen / Eklenme Tarihi
Nurgül Çepni / 11.3.2009



Eski Eserler


Eski Eserler Kütüphanesine Hoşgeldiniz!

Hesap İşlemleri

Üye değil misiniz? Üye olun!

Eski Eserlere üye olarak, kütüphanenimiz ve eserlerimiz hakkında paylaşımlardan hesabınız üzerinden faydalabilirsiniz...