Eğitim Kurumu   ( 2141 )   Kitaplarda   ( 1659 )   Yazarlarda   ( 4831 )  
Dergilerde   ( 786 )   Kütüphanelerde   ( 151 )   Şehirlerde   ( 182 )  
Makalelerde   ( 2196 )   Multi Media   ( 323 )   Fetvalar   ( 894 )  
Hit
9129104
Üye 1490
Online Üye 0

İbn Kudamenin Haberi Sıfatların Manalandırılmasıyla Alakalı Görüşleri

 Kitap Detayı Kitap No : K-  
Yazar Adı İlim Dalı Konusu Dili
Önder Nar Kelam Selef/Selefilik, Türkçe
Özelliği Tercüme Eden
Ehli Sünnet Anlayışa Uygun  
       
Makale No: 23 Hit : 7707 Hata Bildirimi Tavsiye Et
   Makale Yazarına ait Kitaplar E-Kitaplar Makaleler Hakkındaki Makaleler    

Yazara ait kitaplar
# Kitap Adı
1 Şazeliyye Tarikatının Esasları / ترجمة النور الساطع والبرهان القاطع
2 Allah / الله

Yazara ait e-kitaplar
# Kitap Adı
1 Şazeliyye Tarikatının Esasları / ترجمة النور الساطع والبرهان القاطع

Yazara ait makaleler
# Makaleler Adı
1 Yezidilik Hak Dinlerden midir? Yezidilere Yardım Edilmesi Caiz midir?
2 Yeniçağ Dini ( Alexis Carrel’in Görüşleri Üzerine Değerlendirmeler II )
3 Vasıl b. Atanın Ra Hutbesi / خطبة الراء لواصل بن عطاء المعتزلي
4 Tefriciyye Salatı ve Şirk Olması İddiası
5 T.C Diyanet İşleri Başkanlığının Organ Naklinin Caiz Olduğuna Dair 3 Mart 1990-13 Sayılı Fetvası
6 Sosyalizm ve Din Üzerine
7 Sevginle Yanmadan Aldığım Bir Nefes Yoktur
8 Selef Selefiyye Kavramları ve Türkçe Akaid Kitaplarındaki İçeriği / مفهوم السلف و السلفية و استعمالاتها لدي الاساتذة الاتراك و المصادر التركية الاعتقادية
9 Rüya ve İstiharenin Dindeki yeri
10 Ölümden Sonra Hayat ( Yeni Bulgular )
11 Men Ente ( Sen Kimsin )
12 Kureyşilik Şartı Konusunda Mezheplerin İhtilaf Etme Sebepleri
13 Kurana Göre Sünnetin Korunmuşluğu ve Delilleri
14 Kuran Öğretimini Ücretle Yapmanın Cevazını Örfe Dayalı Hükümler Başlığı Altında İncelemesi Hakkında
15 Kadınların Sünneti Meselesi / حكم الختان عند أهل العلم
16 İnsan Bilinmezi ( Dr. Alexis Carrel’in Görüşleri Üzerine Değerlendirmeler I )
17 İmamlar Kureyşten Olacaktır Hadisiyle Alakalı Yüz Rivayet / مائة رواية حول قرشية الخليفة
18 İmam Suyutinin el İtkan fi Ulumil Kuran İsimli Eseri Hakkında / حول كتاب الاتقان في علوم القرأن للسيوطي
19 İmam Ebu Hanifenin Kelamcılığı
20 İmam Ebu Hanife’ye Göre Hz. Muhammed sas in Peygamberliğine İmanın Hükmü
21 İlhad Dini ( Tanrı Tanımazlık ) Ateizm
22 İbn Kudamenin Haberi Sıfatların Manalandırılmasıyla Alakalı Görüşleri
23 Haberi Sıfatlara İmanda Mananın Allahın İlmine Havale Edilmesi Metodu
24 Evrenin Mekanik Yorumu ( Sebeplilik-Sonuçluluk Kanununun Eleştirisi )
25 Ehli Kitabın Peygamberimize İman etmeden Cennete Girmesi İnancının Hükmü
26 Din ve Bilim
27 Dad Harfi İle Zı Arasındaki Fark Ve Türkiye De Yaygın Olan Zı Kullanımının Kökeni
28 Çağımız ve İslam
29 Bertrand Russellin Görüşleri Hakkında

Yazar Hakkındaki Tanıtım Makaleleri
# Makaleler Adı

Özeti
İbn Teymiyye ve onun görüşlerini benimseyenler, haberi sıfatların manalarının bilineceğianlayışının selefin mezhebi olduğu kanaatindedirler... İbn Kudame haberi sıfatların manalarının bilinemeyeceğini, bununla uğraşılmaması gerektiğini, bu tavrın kitap sünnet ve icma ile sabit olan selefin tavrı olduğunu söylemektedir. Eğer İbn Kudame Hanbelileri temsil yetki ve otoritesinde bir ilim adamıysa, onun bu tesbitleri; İbn Teymiyye ve öğrencilerinin selefi salihine nisbet ettikleri "haberi sıfatların manaları bilinir, selef te biliyordu" tezlerinin hatalı olduğunu göstermede önemli bir rol oynayacaktır .
website women affair open
free abortion pill abortion pictures pro life abortion
metformin metformin metformin

Yayın Bilgileri
Yayınlandığı Kaynaklar
Yayınlandığı Tarih
Yayınlandığı Dergi Eski Eserler Dergisi 1. Sayı
Sanal Dergi
Makalenin Linki

Makale Metni   [Yazdır/Print]

İbn Kudame'nin  Haberi  Sıfatların Manalandırılmasıyla Alakalı Görüşleri

 

İbn Kudame Hanbeli ulemasının önde gelenlerindendir.  [1] İbn Teymiyye tarafından ilmi övülmüştür. İbn Teymiyye’den önce  yaşamıştır. Büyük bir fakihtir. Selefin mezhebini  ve Hanbelilerin arasında kabul gören anlayışı nakletme  yetkisindedir.

Bütün bunlar müellifin  konu hakkındaki görüşünü daha bir önemli hale  getirmektedir.

Müellif  haberi sıfatların manalarının bilinemeyeceğini, bununla  uğraşılmaması  gerektiğini, bu tavrın kitap sünnet ve icma ile sabit  olan selefin tavrı olduğunu söylemektedir. Bu tesbit Maturidi ve Eşarilerin selefin mezhebi hakkındaki tesbitinin aynısıdır.

Eğer İbn Kudame Hanbelileri temsil yetki ve otoritesinde bir ilim adamıysa, söyledikleri İbn Teymiyye ve öğrencilerinin  selefi salihine nisbet ettikleri  haberi sıfatların  manaları bilinir, selefte biliyordu   ; tezlerinin hatalı olduğunu göstermede  önemli bir  rol oynayacaktır  .

Halbuki İbn Teymiyye ve onun görüşlerini  benimseyenler , haberi sıfatların  manalarının bilineceği  anlayışının selefin mezhebi olduğunu savuna gelmişlerdir.  [2]

 

İbn Kudame’nin Tahrimu’n Nazar’ ında ifade ettiği bu görüşleri, İbn Teymiyye ve öğrencilerinin   mezheblerinin selefin mezhebi olmadığının  bir Hanbeli aliminin diliyle isbat edilmesi  açısından   önemlidir. Ve bu makale  işte bunu  isbat edecektir.

 

 

İbn Kudame'nin  Haberi Sıfatlara İmanda  Tafvid mezhebi  Selefin Mezhebidir,  manasını  isbat eden görüş ve değerlendirmeleri: [3]

 

Haberi  sıfatların manalarının   tevil ya da tefsir edilmesinden sukut edilmesi  gereği ve  manalarının     yalnızca Allah teala tarafından bilinilebileceği olgusu, kitap sünnet ve  selefin ittifakıyla sabittir. [4]

Allah  şöyle buyurmuştur; “Çoğunluğunu muhkem ayetlerin   oluşturduğu  kitabı sana  indiren o’dur.   Onda bir takım müteşabih ayetler de vardır . Kalplerinde maraz olanlar onun müteşabihleriyle  fitne çıkarmak ve tevil etmek kasdıyla meşgul olurlar…”  [5]  

Buna göre Allah bu lafızların tevillerini zemmetmiş  ve fitne çıkarmak için onlarla meşgul olunmasıyla  tevili  için  uğraşılmasını  yan yana  zikretmiştir. Tevillerinin istenilmesini  zeyğ (maraz, hastalık, küfür)  alameti olarak nitelemiştir. ( Zeyğ kur’anda  şöyle  geçer.  “Ey Allahım bizi hidayet ettikten sora  kalplerimizi  zeyğ etme  (sapıklığa , dalalete düşürme)”   [6].

Bütün bu nitelemeler bu  ayet ve sıfatların  tevillerinin   caiz olmadığını göstermektedir. Ayetin devamında doğru davranışın ilimde mütemekkin ulemanın  davranışı   şeklinde nitelenerek anlatılması, ilimde mütemekkin olanlar  iman ettik  hepsi rabbimizin katındandır derler, denilmek suretiyle de nasıl davranılacağının gösterilmesi ve en son olarak ta  onların tevillerini  Allahtan başkası bilmez  [7]denilerek te konuya son noktanın konulması Allah'ın katındaki doğrunun ne olduğunu  göstermektedir.

Peygamberimiz bu  ayetlerin  manalarının bilinmesinin  vacib olduğunu söylememiştir. Kendisi de  açıklamamıştır.   [8]

Selef-i Salihin'den nakledilen sözler bu  sıfatlara imanın;  tevilsiz ve tatilsiz ikrar, imrar, rıza, teslim etmek  şeklinde olması  gerektiğini isbat etmektedir. Onların hidayet  üzere olmaları kur’anla sabit olduğuna  göre  doğru davranış budur. [9]

Bu konuda tevile girişmek Allahın zatı hakkında bilgisizce söz  söylemek  olacaktır. Luğavi  açıdan  bu lafızların manalarının binmesinden  o manaların Allahın muradı  olduğu  neticesine varılamaz. Çünkü luğat açısından  başka manalara  gelmesi de söz konusu  olduğu  gibi, Allahın muradının  o mana  olduğunun  iddiasının onayı da gerekir. Bu  onay peygamber sas in vefatıyla  imkan haricine çıkmıştır. Diğer taraftan Allah  kendisi hakkında  bilmediğimiz halde  konuşmamızı  haram kılmıştır. Bu sebeple bu  lafızların manalarına girilmemeli, Allahın muradı  üzerine  iman edilmelidir.  [10]

Sahabe-i kiram bu ayet ve lafızların manaları hakkında sukut etmişler konuşmamışlardır.  Peygamberimiz, “benim sünnetim  ve benden sonraki  Raşit halifelerimin sünneti  üzerine  olun,  böyle olmaya çok dikkat edin  sonradan ortaya çıkanlardan (bidatlerden)  uzak durun”  [11],   buyurmuştur.    [12]

Allahın sıfatlarının manalarının tevili  ile uğraşmak gereksiz bir uğraşı hatta netice vermeyecek olması  boyutuyla da akılsızlıktır.   [13]

Bunların bilinmesiyle uğraşılması,  bir salih amel işlenmesi için gerekli de değildir. Bu konudaki mükellefiyetimiz  onlara  iman etmenin ötesine  geçmez.  İman  etmek için de manalarının bilinmesine ihtiyacımız yoktur. Bazı şeylere  imanda  manalarını bilmeden  iman etmek caizdir, vakidir.  Meleklere, kitaplara, önceki peygamberlere onları  görmeden de  iman ediyoruz. Bu  iman isimlerine  imandan başka  manası olmayan bir imandır. Ayette; “Allaha iman ettik bize indirilene iman ettik   İbrahime indirilene iman ettik deyin”,   [14]  buyurulması buna açık delildir.  [15]

Allah’ın haberi  sıfatlarını tevil edenler Allahın kendisini   o şeyle  vasf etmediği manaları   Allah’a nisbet etmek durumundadırlar ya da Allahın kendisini  vasf ettiği bir sıfatı   Allah hakkında nefyetmek durumundadırlar.  [16]  İstiva  sıfatına örneğin istevla  denilse   Allah bu sıfatla kendisini  vasfetmediği halde onlar vasf etmiş durumuna  düşecekler  ya da  istiva sıfatını Allah kendisi hakkında  7 yerde  isbat etmişken, inkar durumunda kalacaklardır. Her iki şıkta da  hatalı bir  duruma  düşüleceğine   göre, doğru olan; Allah’ın kur’anda övdüğü, Allah  hakkında bilgisizce   ve delilsiz konuşmayı  yasaklayan  rivayetlerin doğrultusunda, sahabenin örnekliğinde  ve onlardan sonra  gelen  ulema

ve sulehanın nakilleri çerçevesinde hareket etmektir.[17]

Bu lafızlara  ve  ayetlere Allahın muradı  üzere  iman edilmeli  bunların manalandırılmasından sukut edilmelidir.  [18] Yine bu konularla  tevil için meşgul olunmamalı  güçlü Rasih ilim adamlarının  tavrı  gibi;  “iman ettik hepsi rabbimizdendir”, denilmelidir.  [19]  Bu davranış  en  güvenli davranıştır. Böyle yapan bir ayet ya da hadisle  çelişki durumunda kalmaz . Bir günah işleme  ya da  dinden çıkma   vartasına düşmez.   [20]

 

Netice itibarıyla  bu sözlerimizi yanlış bulanlar iki temel hatayla karşı karşıyadırlar.  Ya bizleri lafızların  doğruluğuna iman etmemiz sebebiyle ya bu  ayet ve sıfatların  manalarının hakkında  susmamız  sebebiyle ya da her ikisi sebebiyle  yanlış yapıyorlar şeklinde eleştirebilirler.   [21]

Lafızlara iman etmemiz Allah’ın ve Rasulunun emridir. Ve doğru bir davranıştır.  Bu davranışın Allah ve Rasulunun emri  olduğunu bile bile  inkar eden  din dışına  çıkacaktır.

Bu  lafızların tefsirleriyle uğraşmayıp sukut etmemizi eleştirenler de hata ederler . Çünkü biz  bunların tefsirlerini bilmiyoruz. Bilmeyenin susması  gerekir . Aksi durum   haramdır. Allah,   “bilmediğin şeyle meşgul olma  (onunla ilgili konuşma)… “, [22]  buyurmuştur. Bilgisizce Allah  hakkında konuşmanızı Allah haram kılmıştır .   [23]

Yaptığımız Allah ve Rasulunün emri üzere olmak ve haram kıldığından kaçınmak olduğuna göre bizim davranışımızı yanlış bulanın davranışı yanlıştır.[24]

Bu iki açıdan bizi eleştirenlerin aslında Allah  Rasulünün de  bu ayetleri tefsir etmediğini, manalarını  açıklamadığını da göz önünde bulundurmaları gerekir.   [25]

Bu davranışımızın eleştirilmesi aynı zamanda kur’anda övülen “Rasihlerin” davranışının da   eleştirilmesi manasına gelebilecekir. 

Bütün bunlar yanlış düşünen bu itirazcıların hatalı olduklarını gösterse gerektir.

 

Son olarak bizim bu tavrımızdan teşbih, tecsim, temsil gibi mahzurlu şeylerin gerekebileceği iddia  edilebilir.

Bizce, bu davranışımız bunları gerektirmez, gerektirdiği de iddia edilemez. Çünkü biz bunları açıkça   inkar ediyoruz.

Diğer taraftan, bizim susmamız ve manalarını Allahın bilgisine havale etmemiz  zaten bize  söz  nisbet edilmesini engeller mahiyettedir. Susana söz nisbet edilemez.  [26]

 

 

Dipnotlar: 

[1] İbn Kudame   Hanbeli  ulemasından büyük bir fakihtir.  Bütün  Hanbelilerce  ilmi ve  fazileti   itiraf  edilen   ilim adamlarındandır. 

541 h. de doğmuş  620 h.lerde  vefat  etmiştir.

İbn Neccar onun hakkında   Şam camisinde Hanbelilerin imamıydı, sika  (güvenilir) fazilet sahibi    abid ve müttaki  bir insandı.   Selef  çizgisi   üzerineydi. , demiştir.İzz b. Abdisselam   İbn Kudame’nin   el Muğni isimli  eserini  hazmedip   incelemeden   ictihada   cesaret edemediğini  söylemiş. Hanbelilerin  selefiyye   grubunun  kurucusu   İbn Teymiyye  onun hakkında  Şam’a  el Evzai’den sonra  İbn Kudame’den daha  fakihi   gelmedi  diyerek, onu   övmüştür. .(Bkz. Siyer A’lamin Nübela   XXII. 166 vd.)

[2] İbn  Teymiyye’yi  , Allah vardı  Allah’la birlikte hiçbir varlık yoktu , rivayetini   inkara  götüren , Allah’la  birlikte  ezelden beri  hadis varlıklar  vardı , dedirten  (havadis la  evvele leha)  , Allah arşa hakikaten istiva etmiştir , Allah ,kesintisiz yaratmanın  halk sıfatında  kemal  olması  boyutuyla  muhtar değildir , sürekli yaratmaktadır  , anlayışına   sürükleyen ,  Allahın  varlığının  isbatında   kullanılan  hudus delilini  inkar ettiren ,  Allahın muhalefetün lil havadis diye  bir  sıfatı  olamaz   noktasına  getiren   ve netice de  defalarca  küfürden tevbe ettirilmesine   ortam  oluşturup  müminlerin arasında  hak kasdıyla  olsa da   fitne  çıkarma  durumunda  bırakan  bu yanlışıdır.

[3] İbn Kudame Tahrimu’n Nazar  isimli  eserinde  haberi sıfatların  isbatında  selefin mezhebinin ne olduğu konusuna değinmiştir.  Manalarının  Allahın ilmine tafvidi (Manalarını hakkıyla Allah bilir ) görüşünü savunmuş ve bunu selefe nisbet etmiştir.

Makaledeki bütün delillendirme ve ifadeler  İbn Kudameye  aittir. Dipnotlarda   bu nakillerin eserdeki  yerlerine işaret edilmiştir. Onun bu görüşleri  ibn Teymiyye ve günümüdeki takipçilerinin  selefin mezhebi tafvid değildi , iddialarını  geçersiz kılan   delillerden  sadece biridir.

[4] Tahrimu’n Nazar, İbn Kudame  s. 47,48,49,50

[5] Ali İmran 7,8

[6] Maide 67

[7] Ali İmran 8 ; Tahrimu’n Nazar, İbn Kudame s. 50

[8] Age. s.50

[9] Age. s.50

[10] Age. s.51

[11] Es sünen, Ebu  Davud  4607 ;    es Sünen , et tirmizi , 2678  ;  el Müsned, Ahmed b. Hanbel  İV.126  ;  es Sünen , İbn Mace , 42

[12] Tahrimu’n Nazar, İbn Kudame s 51

[13] Age. s.51

[14] el Bakara  136

[15] Tahrimu’n Nazar, İbn Kudame s. 52

[16] Age. s.52

[17] Age. s.54

[18] Age. s.54

[19] Age. s.54

[20] Age. s.54

[21] Age. s.54

[22] İsra  36 

[23] el A’raf  33  ;  Bkz . Tahrimu’n Nazar , İbn Kudame s. 54

[24] Age. s.55

[25] Age. s.55

[26] Age. s.55


Bu Makaleye Ait Eleştiri Makaleleri
# Makaleler Adı
Kullanıcı Yorumları

! Yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.
Üyelik için lütfen sayfanın üst kısmında yer alan"Üye Giriş | üye ol" linkine tıklayınız.

Kayıt Ekleyen / Eklenme Tarihi
Nurgül Çepni / 17.3.2010



Eski Eserler


Eski Eserler Kütüphanesine Hoşgeldiniz!

Hesap İşlemleri

Üye değil misiniz? Üye olun!

Eski Eserlere üye olarak, kütüphanenimiz ve eserlerimiz hakkında paylaşımlardan hesabınız üzerinden faydalabilirsiniz...