Eğitim Kurumu   ( 2141 )   Kitaplarda   ( 1659 )   Yazarlarda   ( 4831 )  
Dergilerde   ( 786 )   Kütüphanelerde   ( 151 )   Şehirlerde   ( 182 )  
Makalelerde   ( 2196 )   Multi Media   ( 323 )   Fetvalar   ( 894 )  
Hit
9129104
Üye 1490
Online Üye 0

Organ Naklinin Haram Oluşunun Delilleri

 Kitap Detayı Kitap No : K-  
Yazar Adı İlim Dalı Konusu Dili
Muhammed Önder Fıkıh Türkçe
Özelliği Tercüme Eden
Hanefi  
       
Makale No: 2154 Hit : 9648 Hata Bildirimi Tavsiye Et
   Makale Yazarına ait Kitaplar E-Kitaplar Makaleler Hakkındaki Makaleler    

Yazara ait kitaplar
# Kitap Adı
1 Halifeler Kureyşten olacaktır Hadisi Şerifi ve Rivayet Senedleri / ترجمة جزء لذة العيش بجمع طرق حديث الأئمة من قريش

Yazara ait e-kitaplar
# Kitap Adı

Yazara ait makaleler
# Makaleler Adı
1 حول رسالة لذة العيش بجمع طرق حديث الأئمة من قريش
2 Vekaletle Kurban Kestirmenin Hükmü ve Mahiyeti Hakkında Bir Hatırlatma
3 Organ Naklinin Haram Oluşunun Delilleri
4 Organ Naklinin Cevazına Dair Öne Sürülen Deliller
5 İslamda İlk Siyasi Kavmiyetçilik Hilafetin Kureyşiliği / قرشية الخليفة في الاسلام
6 İmam Ebu Hanifenin Siyasi Mezhebi Üzerine Ebu Zehranın Tespitleri ve Bunların Değeri
7 İbn Hacer el Askalaninin Allahın İsim ve Sıfatlarının Tevkifiliği ve Manalandırılması
8 Hilafetin Kureyşiliği Makalesinde Öne Sürülen İddialar ve İlmi Değerleri
9 Halifede Aranan Şartlar / الشروط التي تجب توافرها في الخليفة
10 Ehli Sünnet vel Cemaat Mezhebinin Kureyşilik Şartının Sıhhatine Dair Delilleri
11 Cevşen Dua Mecmuası İle İlgili Mülahazalarım (YENİ)
12 Cemaleddin el Efgani nin Kuranın Tahrifiyle Alakalı Görüşlerinin Tesbiti
13 Bilimsel Delillendirme Metodları ve Din
14 Ay takvimine bağlı ibadetlerde ictihad; ya da ibadetlerde ictihad olmaz, ölçüsü der beyanındadır
15 Ahi Evren İsminin Kökeni ve Manası / منشئ التسمية ب اخي اورن و معني هذه التسمية

Yazar Hakkındaki Tanıtım Makaleleri
# Makaleler Adı

Özeti
Organ nakli haramdır diyen ulema ,esasta organların Allah’ ın mülkü olduğu tezine dayanmaktadırlar. Dolayısıyla da organlar üzerindeki tasarruf yetkisi yalnızca Allah’a aittir.Organ nakli Allah’ın haklarından bir hakta onun izni ya da emri olmaksızın tasarrufta bulunmak olduğundan haramdır. Kur'an ve Sünnet naslarındaki insan bedeni ve kullanımıyla alakalı hükümlere bakıldığında organ naklinin Şer'an haram olduğu görülecektir. Allah teala insana hayatına son verme hakkı vermemiştir.intihar etmek haramdır.Kendi bedeninden yada bir başkasının bedeninden bir parçayı(uzvu) koparma ,telef etme hakkı vermemiştir.İnsana hür bir insanın bedeninin satılması veya satınalınması hakkını vermemiştir.İnsana bedeni üzerinde değişiklik yapma hakkını vermemiştir.Dirinin yada ölünün bedenleri üzerinde (şer’i izinler dışnda) tasarruf hakkı vermemiştir. Hür bir insan alınıp satılan bir meta yapılamayacağına göre bu ,insanın bedeninin mülkiyetinin insanın kendisine ait olmadığını gösterir.Buna göre Allah insan bedenlerinin tamamı yada bir kısmının hibe edilmesi hakkını insanlara vermemiştir. Görüldüğü üzere Allah insanlara ;bedenlerinin mülkiyetini ;onların bir kısmından feragat etme , satma -zarar verme gibi hakları vermemiş üstelik bu fiilleri haram kılmıştır da… Organ nakli bu haram fiilleri ihtiva eden bir ameliyeler bütünüdür.Organ naklinde zaruri organlar verilse intihar fiili ile,hayat için zaruri olmayan diğer organlar verilirse vucudun bir parça ya da uzvuna zarar vermiş olma fiili ile haramlık fiili işlenilmiş olacaktır.Organlar satılırsa;organların satılması fiiliyle ,hibe edilirse ;satılmanın yasaklanmasının temel sebebi olan”sahibi olmadığı birşeyi bir başkasına verme “ fiiliyle haramlık hükmü sözkonusu olacaktır.Vucuttan sağlıklı bir organın kesilip koparılması verici içinde organı vucuttan koparacak yada ameliyatla alacak doktor için de ,onu vucuduna monte edilmesi için isteyen ve buna izin veren alıcı için de haramdır.Organ nakli bu boyutuyla da bir diğer haram fiili gerektirmektedir.Bunlara göre zarurete binaen işlenilemeyecek türden olan bunca haram fiili gerektiren organ naklinin haram oluşu şüphe kabul etmez bir hakikat olarak tecelli etmektedir
click here click married affairs
abortion methods abortion clinics in ny articles on abortion
metformin metformin metformin
lisinopril lisinopril lisinopril
cialis coupon cialis coupon cialis coupon
cialis coupon cialis coupon cialis coupon
cialis discount coupon cialis coupon coupons for prescription drugs

Yayın Bilgileri
Yayınlandığı Kaynaklar
Yayınlandığı Tarih
Yayınlandığı Dergi
Sanal Dergi
Makalenin Linki

Makale Metni   [Yazdır/Print]

Organ Naklinin Haram Oluşunun Delilleri

 

GİRİŞ:

         Organ nakli haramdır diyen ulema ,esasta organların Allah’ ın mülkü olduğu tezine  dayanmaktadırlar. Dolayısıyla da  organlar üzerindeki tasarruf yetkisi  yalnızca Allah’a aittir.Organ nakli  Allah’ın haklarından bir hakta  onun izni ya da emri olmaksızın tasarrufta bulunmak  olduğundan  haramdır.

         Kur'an ve Sünnet naslarındaki  insan bedeni ve kullanımıyla alakalı  hükümlere  bakıldığında  organ naklinin Şer'an haram olduğu görülecektir.

         Allah teala  insana hayatına son verme hakkı  vermemiştir.intihar etmek haramdır.Kendi bedeninden yada bir başkasının bedeninden bir parçayı(uzvu) koparma ,telef etme  hakkı  vermemiştir.İnsana  hür bir insanın  bedeninin satılması  veya satınalınması  hakkını vermemiştir.İnsana bedeni  üzerinde  değişiklik yapma hakkını vermemiştir.Dirinin yada  ölünün bedenleri üzerinde (şer’i izinler dışnda) tasarruf hakkı vermemiştir.

         Hür  bir insan  alınıp satılan bir meta yapılamayacağına göre  bu ,insanın bedeninin mülkiyetinin insanın  kendisine  ait olmadığını gösterir.Buna göre  Allah insan bedenlerinin tamamı yada bir kısmının  hibe edilmesi hakkını   insanlara vermemiştir.

         Görüldüğü  üzere  Allah insanlara ;bedenlerinin mülkiyetini ;onların bir kısmından feragat etme , satma -zarar verme  gibi  hakları vermemiş  üstelik bu fiilleri haram kılmıştır da…

         Organ nakli  bu haram fiilleri  ihtiva eden bir ameliyeler  bütünüdür.Organ naklinde zaruri organlar verilse  intihar fiili ile,hayat için  zaruri olmayan diğer organlar verilirse  vucudun bir parça ya da uzvuna zarar vermiş olma  fiili ile haramlık fiili işlenilmiş olacaktır.Organlar satılırsa;organların satılması  fiiliyle ,hibe edilirse ;satılmanın yasaklanmasının temel sebebi  olan”sahibi  olmadığı birşeyi bir başkasına  verme “ fiiliyle haramlık hükmü sözkonusu olacaktır.Vucuttan sağlıklı bir organın kesilip koparılması  verici içinde organı vucuttan koparacak yada ameliyatla alacak doktor için de ,onu vucuduna monte edilmesi  için isteyen ve buna izin veren alıcı için de haramdır.Organ nakli bu boyutuyla da  bir diğer haram fiili gerektirmektedir.Bunlara göre zarurete binaen işlenilemeyecek türden olan bunca haram fiili gerektiren organ naklinin haram oluşu şüphe  kabul etmez bir hakikat olarak  tecelli etmektedir.

 

         Diğer taraftan İslam hukukundaki Eşyada asıl olanın mübahlık oluşu, Zaruret ve Tedavinin gerekliliği, vb. kaideler Allah’ın haklarından  birisine  müdahale edilmesinde  bir sığınak ve dayanak  olamazlar.

         Eşyada  asıl olanın mübahlık olması  o  şeyin  hakkında direkt yada dolaylı olarak  bir hüküm yada hükümlerin bulunmaması ve o şeyin   mahiyeti itibarıyla faydalı bir şey olması durumunda  geçerlidir.  Organ nakli ise  bir  insan bedeninin   bir diğer insan için   asli yapısınının bozulmasını  gerektirmektedir. Buna göre bu kaidenin  organ naklinin cevazına delil olarak kullanılması  söz konusu  olamaz.

 

         Zaruretlerin mahzurlu şeyleri mübah kılacağı kaidesi  hayatın ya da organlardan birisinin telef olmasını  engellenmek için  meşru kılınmıştır. Zaruret halinde  bir kısım haramlar işlenebilirler.Ama Zaruret müessesi bir insanın hesabına bir diğer insanın hayatına son verilebilmesi  ya da uzuvlarından birisinin  alınıp  bir başka insana  monte edilmesine meşruiyet delili olamaz. Aksi durum  bu delilin ve müessesenin  , meşruiyet gayesinin  tam tersi bir gayeyle kullanılması demek olacaktır.Bir insanın  hayatını ya da uzuvlarından birisini telef olmaktan kurtarmak için  bir diğer insanın  hayatının yada uzuvlarından birisinin  alınması fiili  esas itibarıyla verici vucud için  hayatın ya da  alınan uzuvların telef olmasıyla eşdeğerdir.Alıcının hayat ihtiyacı  ve organ ihtiyacı ne  derece ise  vericinin  hayat ihtiyacı ve organ ihtiyacı   o derecedir. Alıcı için  o organ ne derece  zaruri ise  verici için de o derece  zaruridir.

 

         Tedavi  olmak  dinen matlub olmakla birlikte  haramla tedavi   olmak  haram kılınmıştır. Helal bir tedavi  vasıtası bulunamadığı durumlarda  haram olan bazı tedavi  vasıtaları  zarurete binaen  meşru  olabilirler.

 

         İnsan bedeninden  alınacak parça ya da uzuvlarla  tedavi ise   zarurete binaen dahi meşru olmaz.Az önce de  ifade edildiği gibi  zaruret deliline göre insanın hurmeti çiğnenemez.Birbaşka insanın  (hayatına son verilmesi demek olan) hayati bir organı  alınamaz.Hayati olmayan bir organı da alınamaz.Verici  gönül rızasıyla  verse  bile (verici için verme zarureti  hali oluşmadığından)organlarını bir başkasına hibe edemez ,satamaz.Hayatı ve  bedeninin bütün organları  onun için genel anlamda zaruri olduğundan zaruret delininin zorunlu bir gereği olarak hayatı ya da bazı organlarından vazgeçemez,onları satamaz,hibe edemez.

         Meşruiyet delili olarak öne sürülen bu kaideler   görüldüğü  gibi  organ naklinin cevazına    delil  olamazlar.

 

A-Organ Nakli  Aşağıda İfade Edilen Şer İ  Esas Ve  Hükümlere Göre  Haramdır:

 

İnsan Bedeni  Üzerinde  Tasarruf  Hakkı  Allah’ın Haklarındandır.

         Bütün Mahlukat Allah’ın mülküdür ve Allah mülkünün bir kısmında  insanlara  sınırlı bir çerçeve de tasarruf yetkisi  tanımıştır. Buna kul hakları diyebiliriz. Diğer bir kısmında da  tasarruf yetkisinin tamamını  kendisine özel kılmıştır. Bunlara da Allah’ın hakları diyoruz. İnsan  bedeni  ve üzerindeki her türlü tasarruf  Allah‘ın haklarındandır. Allah’ ın izin verdiği  sınırlı alanda  insanın bedeniyle  yapacağı bir takım faaliyetler de  kulun hak alanıdır.

         Kendisine teklifin sıhhati ve   dini emirleri yerine getirebilmesinde alet olarak verilen bedenin tahrib edilmesi  bir başkasının menfaatine  ona zarar verilmesi  yada bedenin hayatına son verilmesi  yada  uzuvlarından birisinin  bir başkasına hibe edilmesi    hakkı kula verilmemiştir.

         Normal şartlar altında iken kula   haram kılınan şeylerin   hayatının tehlikeye girmesi yada bir uzvunun telef olması   durumu söz konusu olduğunda  mübah kılınması   demek olan zaruret müessesesi  bile buna delildir. Allah  haram kıldığı şeyleri bile  bedeni korumak için helal kılmaktadır. Hal böyleyken  hiç   kullarına  bedenlerine  zarar verme,  onları başkalırının menfaatleri için   hibe etme  gibi bir   hak vermiş   olabilir mi?.

         Beden üzerinde  organ  bağışlama gibi bir tasarrufun   kulların  yetkilerine bırakılmadığının daha da   anlaşılır   bir şekilde  ifade edilebilmesi için  konunun biraz daha detaya inilerek ele alınmasında fayda vardır.

 

1 .  Allah’ın Hakkı , Kulun Hakkı  taksimi  ve kavramları   Kur ‘an ve Sünnet naslarından alınmıştır. 21

         Allah’ın  Hakkı ; akla uygun olsun  yada olmasın   Şeriatte  mükelleflere  seçme  izni verilmeyen  Şer’i hükümlerin bütünüdür.

         Kul Hakkı ; insanın dünyevi  menfaatleri  ile alakalı Şer’i hükümlerin  bütünüdür. 22

         Kul hakları  Şeriatın belirlemesi  ile  sabit olup   akli değildirler.Kulların kendilerine  verilen haklardaki  tasarruf yetkileri  Allah ın onlara  bahşettiği bir yetkidir.Dolayısıyla  Allah‘a özel haklarda  kulların tasarruf hak ve yetkileri yoktur. 23

 

2 . Hakların Türleri ;

         Haklar ;

         a-Allah a  özel haklar.

         b-Kullara  özel haklar.

         c-Allah ın  haklarının kulların haklarına  galip olduğu haklar.

         d-Kulların Haklarının  Allah ın haklarından öncelikli olduğu haklar olmak üzere  dört temel bölümde  mütalaa edilmiştir. 24

 

 

3 .Allah ın Haklarının  Türleri;

         Allah ın hakları ;

         a-Taabbudi olanlar . 25

         b-Zaruratı Diniyyenin  Korunmasıyla ilgili olanlar.  26

         c-Tabbudi olmayan diğer emir ve nehiyler . 27

         d-Esasen kul hakkı iken  Allah’ın hakları  bölümünde mütalaa edilen  haklar (Bir Kul hakkında  diğer kul hakları  Allah’ın hakları  bölümünde mütalaa edilir) 28  olmak üzere  çeşitlilik  arzederler.

4 . Allah ve Kul Hakları ile İlgili Kaideler ;

        a . Genel bir kaide olarak  Allah’ın hakları  herhalukarda  kulların haklarına  takdim edilirler. 29

         b . Allah’ın hakları  hangi açıdan olursa olsun kulların  haklarından  daha değerli ve büyüktürler. 30 Allah‘ın haklarının kulların haklarına  takdim edilişi  mükellefin kendisiyle  alakalı hükümlerde  böyledir. 31

         c . Allah’ın haklarının  arasındaki  öncelik  hakkın büyüklüğüne göredir.

         d .  Bir başkasının kul hakları , fert için  Allah’ın hakları hükmündedir. 32

          e . Allah’ın haklarının ve kulların haklarının  var olduğu  bir meselede  ,kulun hakkından vazgeçmesi  durumunda,  Allah’ın hakkının da  düşmesi  söz konusuysa ; kul ,haklarından fedakarlık edemez .33

         Kulun  hayatında ,bedeninde ,aklında  ,malında bir takım haklarının olduğu sabittir.Bu haklarının sınırları  yine Şer’i naslarla bellidir. Kul bu haklarına   dayanarak  Allah’ın haklarından olan  hayat,beden,mal ,akıl gibi korunması  Allah ın haklarına  giren ,Zarurat-ı  Diniyyeden  fedakarlıkta bulunamaz ve bir başkasının lehine  hayatından, bedeninden ya da bedeninin bir kısmından vazgeçemez.

 5 .Bedenlerin Üzerinde Tasarruf Hakkının Allah’ın Haklarından Olması;

         Bedenlerin, hayatlarının korunması ,aklın ve bedenlerin  muhafaza edilmeleri  kulların üzerindeki Allah ın haklarındandır. Kulların haklarından değil. 34

         Hayat ,beden  ve  akıl üzerindeki tasarrufların kulların tercihlerine bırakılmaması  bunun en büyük delilidir. 35 Allah bir insanın  hayatını,  bedenini,aklını kemal üzere yarattıktan sonra kullların sorumlu tutuldukları  şeyleri  yapma imkanına  sahip olmaları  onlarsız  sözkonusu olamayacağına göre  kulun bunlardan fedakarlık etmesi  yada bunları telef etmesi asla caiz olmaz.

 

6 .Netice ;

Bunlara göre Organlar; Allah’ın Mülküdürler. Organlar üzerindeki tasarruflar Allah’ın hakları kapsamındadırlar.Kullar  organlarından istifade etme haklarının varlığına rağmen onlara  zarar verme yada bağışlama  veya sağlıklarını bozma yetkisinesahip değildirler.

         Bu hüküm aşağıdaki gerekçelere dayanmaktadır;

         Organlar ve  beden Allah’ın mülküdür. Kulun mülkü değil.

         Organlar ve beden üzerinde  kullara tanınan haklar  organlardan istifade ederek  mükellef tutuldukları  Şer’i hükümleri yerine getirmek ve  inisiyatiflerine bırakılan dünyevi menfaatlerden faydalanmakla sınırlıdır.

         Kullar kendilerine tanınmış hakları kullanırlarken  Allah’ın haklarına  tecavuz edemezler. Kullar kendi haklarından fedakarlık edebilirlerse de   fedakarlıkları  Allah’ın haklarından birisinie tecavuz olacaksa  kendi haklarınından  bu durum sözkonusu olduğu müddetçe  fedakarlıkta bulunamazlar,yada kendi haklarını  kullanamazlar.

         İkinci şahısların hakları da  Allah’ın  hukukundan olduğundan  kul kendi haklarını kullanırken bir başkasının  hayat yada  bedenine  zarar verecek bir tasarrufta bulunma hakkına sahip değildir. Aksi durum  Allah’ın haklarına tecavüz demek olacaktır.

         Kulun bedeniyle alakalı  istifade hakkı  bedeninin üzerinde bir uzvu imha etme veya bir uzvu bağışlayabilme hakkı  değildir. Kullanım hakkı  kullandığı  bedene  zarar verme yada onu bir başkasına  verme hakkı değildir.

 

B-İnsanın Organlarının Genel Hey’eti Ve Konumları Üzerinde Değişiklik Yapılamaz

         Allah bu  tür fiilleri haram kıldığına göre bu tür fiiller insanların haklarından değildirler.

     

 1.İnsan Bedenindeki  Allah’ın Yarattığı  Hey'etin Değiştirilmesi  Haramdır.Organ nakli de Allah ın bir bedende yarattığı şeyi bir diğer bedenin hesabına değiştirmek olduğundan  haramdır.

         Kur'anı Kerim de  Allah'ın yarattığının değiştirilmesinden  Şeytanın dilinden şöylece bahsedilmektedir;

         "Onları sapıtacağım,emeller vereceğim,onlara  emredeceğim ve hayvanların kulaklarını delecekler.Onlara emredeceğim ve  Allah ın yarattığını  değiştirecekler. Kim Allah' ı terkedip   Şeytanı dost edinirse  elbette apaçık bir hüsrana uğramış  olur."36

         Her ne kadar  nuzul sebebi hayvanların gözlerinin oyulması  ve kulaklarının yarılması  üzerine ise de  ayeti kerime   bedenlerin üzerinde  Allah' ın yarattığı  hey 'et ve suretin  değiştirilmesinin  haram ve yasak olduğunu  ifade etmektedir.

         Usul -u fıkıhta da kabul edildiği  gibi  esas olan  söz konusu  ayetin ifade ettiği hükmün genelliğidir. Ve  burada  sebebin   hususiliğine  bakılmaz. 

 

 2-Bu Genel Hüküm  Allah Rasulu (sas)’ in  Sözleriyle de Te'yid Edilmiştir. Hadisi  Şerif te ;"Allah, vucutlarına dövme yaptıranlara ve  dövme yapanlara  kaş vb  tüylerini aldıranlara  güzellik  için dişlerinin arasını açtıranlara  ve Allah ın  yarattığı hey'eti  bozup değiştirenlere  lanet etmiştir" 37  buyurulmuştur.

          Beden üzerinde  yaratılışta   olanın dışında  bir ilave yada eksiltme kat i surette yasaklanmıştır. Bu tür bir tasarruf ancak Allah'ın  ve Rasulunun  izin  verdiği  çerçevede caiz olabilir. Bu sebeple  güzellik için saç  ekletenler ve tüylerini  aldıranlar  lanetlerinken  koltuk altı tüylerinin alınması sünnet kılınmıştır.38

          

3-İnsan Bedeninden Herhangi  Bir Şer'i Had Dışında  Bir Uzvun Kesilmesi  Ya da Koparılması  Haramdır.39

         Bu hüküm insan bedeninin üzerinde Şer’i bir izin ya da emir olmaksızın bir tasarrufta bulunamayacağını açıkça ifade etkemtedir.Organ nakli  suretiyle yapılacak tedavi  Şer’an haram olan  bir fiilin işlenmesi demek olacağından haramdır.

 

 

4- Hür Bir İnsanın  ve Organlarının Satılması Haramdır.40 Bu Hususta İcma Vardır.41

      Buna göre bir insanın satılması ya da bir insanın kendisini satması  haramdır.42 Satmanın haramlığı hükmü;insanın bedeninin tamamına ya da bir kısmına sahip olmadığını,ona böyle bir yetkinin Allah tarafından verilmediğini ifade etmektedir. Allah insana hür insan bedeninin satılması hakkını vermemişse aynı şekildee hür insan bedeninin hibe edilmesi (bir başkasının mülkiyetine  verilmesi) hakkını da vermemiştir

      Bu manayı "Satılması  caiz olanın  hibe edilmesi de caizdir,satılması caiz olmayanın hibe edilmesi de caiz değildir."43 usul  kaidesi de ifade ve isbat etmektedir.

 

5-Tenin Bir Kısmını Veşm (dövme) Gibi Bir Şeyle  Kaplamak Caiz Değilken  Kadınların  Kına Kullanmalarına İzin Verilmiştir.

         Bu hüküm beden üzerindeki tasarrufların Allah’ın emir ve iznine  tabi olduğunu  açıkça ifade etmektedir. Allah asli yapıyı bozacak basit bir tasarrufu yasaklarken, asli yapıyı tahrib edip vucut işleyişini etkileyecek  olan  organ hibesine hiç izin vermiş olabilir mi?

 

C) İnsan Bedeni  Üzerinde Tedavi Gayesiyle Gerçekleştirilen Bütün Tasarruflar Kayıt Altına Alınmıştır

         Bu  kayıtlamaların başlıcaları şunlardır;

1-Yaratılıştaki  Hey et ve Yapı Bozulmayacaktır.

         Bunun delilleri   birinci maddede geçtiğinden tekrarlamıyoruz.

 

2-Haram Bir Şeye  Sebebiyet Vermeyecek,ya da Haramla Olmayacaktır.

         Haramla tedavi olmak haramdır. Hadis-i şerif'te "Haramla tedavi olmayın"44 “Allah sizlerin şifalarınızı  sizlere haram kıldığı şeylere  koymamıştır” 45  buyurulmuştur.

         İnsan vucudu üzerinde tasarrufta bulunmak az önce de isbat edildiği gibi  Şer'i izin  dışında haramdır. Ve Şer'an organ naklinin  cevazını isbat eden  bir nas  yoktur. Sahibi  izin versede   insan uzuvlarının  alınıp tedavi için bile  olsa  bir başka bedene nakledilmesi  pek çok Şer’i ölçü ve hükümle  çelişmektedir.

 

3-Tedavi Lanetlenmiş  Bir Takım  Fiillerle  Olmamalıdır.

         Bir başkasının bedenin parçalarından olan saçın bir hastalığı örtmek için bile olsa  kullanılması  haram kılınmıştır.

          Esma b. Ebi Bekr (ra) dan;

         "Bir kadın  efendimize gelip  Ey Allah 'ın Rasulu ,benim gelinlik bir kızım var. Onun saçlarının bir kısmı  bir nedenle parçalanıp  yerinde saç bitmez hale geldi. Rahatsız olan yere saç  ilave edebilirmiyiz  diye sordu .Allah Rasulu sas : Allah saç ekleyenleri de saç ekletenleri de lanetledi  cevabını verdiler."46

         Kadın  Hz.Peygambere  kızının hastalığını  ifade edip  ondan saç   edinmek için   izin istemiş   ama Allah Rasulu ona  izin vermemiştir.

                

4-Güzellik İçin ya da Bir Bedensel Kusurun  Örtülmesi İçin  Olsa Bile Tedavide Bir Başkasının  Vucudundan Bir Parça  Kullanılmamalıdır.Esma b.Ebi Bekr (ra)’ ın hadisi buna delildir,

 

5-Bir  Hastalık Sebebiyle Bile Olsa Hasta ya da  Doktor  Sağlıklı Uzuvlara  Zarar Vermekten  Şiddetle Kaçınacaklardır. 47

 

6-Sağlığa Zararsız Fazlalıklar İzale Edilmeyecek  Ancak Sağlığa Zararlı Olduğu Doktorlar Tarafından  Doğrulanan   Uzuvlar Ameliyatla İzale Edilebilecektir.

         Ebu Rimse( ra)’ dan ;

         "Ey Allah' ın Rasulu  ben tabibim ,babamda tabipti.Bizler tıb ile meşgul ve meşhur bir aileyiz .Vucutta damar  yada kemik  her ne  olursa  olsun  hepsini n  hakkında  bilgimiz vardır. Şu  omuzundakini (mührü kasdediyor)  bana göster   eğer fazlalık bir et parçası ise  onu ameliyatla alıp  tedavi  edebilirim   dedim. Allah Rasulu  sas  ,hayır olmaz,Onun tabibi Allah 'tır, cevabını verdiler."48

 

         Görüldüğü gibi  Hz. Peygamber ona  mührün  peygamberlik  mührü olmasına binaen  olumsuz cevap vermemiş , bilakis insanın vucudunda  zaid olan  bir  uzvun  izale edilmesinin  caiz olmadığını "hayır olmaz , onun tabibi  Allah 'tır " demek suretiyle  ifade etmiştir.

 

 7-Tedavi  Şer’ an Haram  Olan  Bir Şeyle  Yapılmayacaktır.

“Haramla tedavi olmayın”  49 ” Allah teala sizlerin şifalarınızı  size haram kıldığı  şeylere koymadı” 50  “Allah iyidir,yalnızca iyi(temiz) şeyleri kabul eder “51 hadis-i şerifleri bunu isbat eder.

 

8-Dirinin ya da  Ölünün Üzerinde   Gerçekleştirilecek Tıbbi Müdahalelerde Bir Şer’i Mazeret ya da İzin Olmaksızın    Kemik Kırılmayacak, Uzuv Kesilmeyecektir.

           Aişe( ra) dan ;

         "Allah  Rasulu  (sas)   ölünün kemiğinin kırılması  günah itibarıyla  aynı dirinin kemiğinin kırılması  gibidir"  52  buyurmuşlardır.

         Hadis-i  şerif   ölünün kemiğinin kırılmasının aynı dirinin kemiğinin kırılması  hükmünde olduğuna  ve  vucuttan bir parça koparılmasının haramlığına  delalet etmektedir.

         İmam İbnu Hacer el-Askalani   bu hadisi şerifin, müminlerin  öldükten sonra da aynı hayatlarında  olduğu gibi  dokunulmazlıklarının  devam ettiğine  delalet ettiğini    ifade etmiştir. 53  Hadis-i şeriften anlaşıldığı  kadarıyla  bir zaruret olmaksızın insan bedeninden bir parça  koparmak günahtır.

 

9-Tedavi  Bir Başkasına  Zarar Verilerek Yapılmayacaktır.

İslam Şeriatında  başkalarına zarar verecek  bir davranışta  bulunmak ta ,zarar görse bile   bir başkasına  zarar vermek te yasaklanmıştır. Organ nakli  yapmak suretiyle tedavi  bir başkasının vucuduna  zarar vermektir.

 

          Ubade b. es-Samıt ve İbnu Abbas( ra) dan ;

         Allah Rasulu (sas); " Ne zarar vermek ,ne de zarar görmek vardır"  54   buyurmuşlardır.

         Bu hadis-i şerif ,zarar vermenin her türlüsünü yasaklamaktadır. Arapça'da olumsuzluk  kalıbıyla  kullanılan ifade ve cümlelerdeki nekira (belirsiz) kelime  genellik ifade eder. Buna göre , içeriğinde zarar olan şeyler ancak bir Şer'i delilin varlığı durumunda  bu yasağın  kapsamı dışında  kalabilirler.  55

         b. Canlıdan olsun,ölüden olsun bir uzvun yada uzuvların alınmasında  Şer'i açıdan  zarar vermek  ve zarar görmek söz konusudur . Meseleye  Şer' i açıdan  bakarsak; Hz.peygamber "Kanlarınız ve mallarınız birbirinize haramdır" 56 buyurmuşlardır. Bedensel açıdan bakarsak, organ naklinde  tam bir bedenin yapısının bozulması durumu kaçınılmazdır.

          c. İnsan bir böbrekle de hayatını sürdürebilir o halde böbreklerden birisini vermekte bir zarar söz konu değildir ,denemez.

         Zarar  o organın vucuda   sağlamakta olduğu faydanın ibtal edilmesiyle olabileceği gibi  o  uzvun vucuddan   alınması  ( örneğin  çalınması , çalındıktan sonra satılması , o uzvun beden üzerindeyken  o uvzun sağlığını bozacak bir  şey yapılması  kesici bir maddeyle  üzerinde  zararlı işlem yapılması )suretiyle de olabilecektir.

         Bu şekilde bir değerlendirme  her şeyden evvel Allah'ın iki böbrekten birisini insan bedenine boş yere  koyduğu gibi bir abes manaya  gelir ki, bunu da akıllı ve iman  sahibi bir kimsenin söylememesi gerekir .Boş yere koymamış yedek parça olarak koymuştur ,diyenlerin  bu uzvun o bedende yaratıldığını  akıldan çıkarmamaları gerekir.Eğer   ikinci böbreğin hiçbir faydası yoksa ve sadece  yedek parçaysa bu yedek böbrek   Allah tarafından sahibine  verilmiştir. Bir başkasına  verilmek üzere  verilmemiştir.İki böbreğinden birisini   yedek organ  anlayışıyla bir başkasına verip bir müddet sonra  böbreği hastalanan yada tahrip olan  bir kişi böbrek yokluğu sebebiyle öldüğü takdirde intihar etmiş olacaktır.

 

10-Tedavi İçin Bir  Ölünün Ya da Dirinin  Kudsiyeti Çiğnenmeyecektir.

         a. İnsanoğlu  Allah tarafından  aziz ve mükerrem  bir varlık kılınmıştır. Organ nakli ise bu izzet ve  ikramla çelişir.

          Allah teala ;   "Biz insanoğlunu  tekrim edip(yücelttik) üstün kıldık. Onu karada ve denizde  yürüttük. Helal rızıklar verdik. Ve  Yarattıklarımızın  çoğuna  üstün kıldık" 57   buyurmuştur. 

         Allah insana böyle bir değer verip yüceltirken, onun cesedini  parça parça edip,kemiklerini etinden ayırmaya ,karın bölgesini deşmeye ve insanın yüreğini sızlatan muamelelere tabi tutmaya  kim yeltenebilir,izin verebilir.

         "Biz insanoğlunu  tekrim edip yücelttik" ayeti kerimesi  bu yüceltmenin  hayat için de sonrasında da  geçerli  olduğunu ifade etmektedir. .

         b. Hz.Peygamber  (sas)’in ;"Bir kabrin üstüne basmaktansa  bir kızgın tuğlanın üzerine  basmayı yeğlerim"58   hadis-i  şerifi "Biz insanoğlunu tekrim edip yücelttik ..." 59  ayeti kerimesinde  ifade olunan yüceltmenin,hayatı da  sonrasını da  kapsadığını  ifade etmektedir.

          "Kabirlerin  üzerine oturmayın ve onlara yönelerek namaz kılmayın"  60

           Ve Amr b. Hazm el-Ensari  (ra)’ın naklettiği  "Allah Rasulu beni  kabre dayanıp otururken görünce ,kabir sahibine eziyet etme "61

            Ebu Hureyre (ra)’nın naklettiği;"Sizden birinizin  ateşin üzerine oturup derisine kadar elbisesinin yanması  konumunda olması ,bir kabrin üzerine  oturmasından daha iyidir.(daha az tehlikelidir)"62- 28 hadis-i şerifleri bu manayı  desteklemektedirler.

         Bu naslar  İslamın ölüye  gösterdiği büyük saygı ve hürmeti ifade ettikleri gibi ,kabrinin üzerine basarak ya da oturarak bile olsa  ona  eziyet etmenin yada ölüyü aşağılamanın haram olduğuna da  delalet etmektedirler.

         Durum böyleyken  azalarının vucudundan çıkarılması vb. müsle  türlerinin hükmü  artık takdir edilsin...

 

D-İnsan Bedeninin Tamamının Ya Da Bir Kısmının Tahrib Edilmesi Haramdır.

1-İntihar Etmek  Haramdır.

Buna  delil canına kıyıp  intihar edenlerin  şiddetli bir azaba çarptırılacaklarına dair varid olan naslardır. Hadis-i Şerif'te ;"Kim bir dağa çıkıp kendini oradan atarak intihar etse ebedi olarak cehenneme atılacaktır. Zehir alıp canına kıysa  ebediyen  zehir içer bir halde  bırakılarak  cehenneme atılacaktır. Bir demirle kendisini öldüren ebediyen demiri bedenine  batırır bir halde  kalacak ve azab olunacaktır"  63    buyurulmuştur.

 

   2-Mafsalların Kesilmesi  haramdır.

         Ve  böyle bir  günahı işleyenler Ahirette   tahrib ettikleri  uzuvlar  öylece bırakılmak  suretiyle cezalandırılacaklardır.Bu ise organların üzerinde zararlı  ya da izinsiz tasarrufta bulunmanın haramlığına delalet eder.

          Cabir (ra) dan ;

         "Tufeyl b. Amir ed-Devsi  beraberinde bir  arkadaşıyla  Medine' ye Allah Rasulu 'nun yanına hicret etmişlerdi. Arkadaşı Medine'nin havasına alışamayıp hastalandı .Hastalığın şiddetine dayanamayıp  eline bir  kesici alet alıp  damarlarını kesti ve kan  kaybından öldü .Tufeyl onu rüyasında gördü. Güzel bir sureti vardı. Ama ellerini örtüyordu .Arkadaşına  Allah sana nasıl davrandı ,diye sordu. Arkadaşı  ,Allah  beni  Rasulullah' a hicret ettiğimden dolayı  affetti, dedi .Ellerini  niçin  örttüğünü sorunca  "Senin ifsad edip (bozduğun) şeyi biz düzeltmeyeceğiz" denildi cevabını verdi. Tufeyl  rüyasını Allah Rasulu (sas)’e haber verince ,Hz.Peygamber,"Allah ım onu ellerinden dolayı da affet"diye dua ettiler."  64

 

         Hadis-i  şerif dikkatle okunduğunda gözden kaçmayacağı gibi  intihar etmek ile  bedene zarar vermek  ayrı ayrı  mütalaa edilmektedir. İntihar  hicretten dolayı affedilirken  bedene verilen zarar  hicret gibi  büyük bir amelin varlığına rağmen affedilmemektedir.

         Dolayısıyla bu hadis-i şerif  bedene zarar vermenin  aynen intihar etmek gibi büyük günahlardan olduğuna ;  bedene zarar vermekle , intihar etmenin  ayrı ayrı günahlar olduklarına delalet  etmektedir.

         Beden  üzerindeki  bir  organdan  feragat etme fiili kul haklarından  olmuş olsaydı  kul  bedeni üzerindeki bu tasarrufundan dolayı muahaze edilmezdi. Muahaze edildiğine  ve  günahı affedilmediğine göre; hakkı olmayan bir şeyi  yapmış demektir.Diriden  organ naklinin  en temel problemlerinden birisi  olan ,kulun organlarından birisini  hibe etme hakkının olup olmadığı  meselesi  bu hadis-i şerifle  aydınlanmaktadır.Hadis-i şerife göre bedenin hayatına son vermek haram olduğu gibi  bedenin sağlıklı organlarından birisinin  sağlığını bozmak ve ona zarar vermek te  haramdır.Organın vucuttan atılması  ise  hem vucuda hem o organa zarar vermektir.Bu hadis-i  şerif  insanın  hayatına  son verme hakkının olmadığına  delil olduğu giibi , sağlıklı organlarına zarar verme onları vucuttan attma gibi  bir hakkının olmadığına da delildir.

 

3-Kol ,Bacak, Burun ,Ayak  ve İç Organların Kesilip Deşilmeleri  Haramdır.

         a. Ölünün de dirinin de  organlarının Müsle (kesilip koparılması)  yapılması  haramdır.

         İmran b. Husayn  (ra) dan ;

         "Allah Rasulu (sas)  bizlere daima  sadaka   vermeyi emreder ve  müsleden menederdi.O şöyle buyurmuştu ,dikkat edin  bir insanın burnunu    yarmayı  adaması da müsledendir." 65

         Hadis-i  şerif 'te  burnunu yarmayı adayan  birisinin  müsle  yapmış sayılmasına dikkat edilmelidir. Hz.Peygamberin  burnuna  zarar vermeyi adamayı  müsle yapmak olarak nitelemesi  müsle kavramının savaşlarda    kafirlerin  dış organlarının biçilmesi manasından daha geniş bir manada kullanıldığına delildir.  Müsle    yapılması kafirler  için  söz konusu olabileceği gibi  mü’minler için de sözkonusu  olabilecektir. Bir uzva zarar verilmesinin adanması müsle olabileceği gibi  savaş esnasında   karşılaşılan kafirlerden intikam almak için onların vücutlarının parçalanması da müsle olacaktır.

          Allah Rasulu (sas)’in    müsle  kelimesini bu geniş manada kullanması  organlar üzerinde  yapılacak   vucuda zararlı    veya hayata son verecek tasarrufların müsle olacağını     ifade etmektedir. Bir insandan   sahibinin izniyle de  olsa   (hayati ya da ikincil derecede öneme sahip ) organlarının alınması  o insanın   bedenine bir zarar  teşkil edeceğinden   vucuda verilecek zarar boyutuyla müsle  kapsamına girecektir. Müslenin her türlüsü ise   Allah Rasulu tarafından yasaklanmıştır.

 

         b. Ruhu olan canlıların  organlarının  kesilip koparılması  müsledir ve böyle davrananlar ahirette cezalandırılacaktır.

          Hadis-i şerifte ;

         "Kim ruhu olan bir varlığa  müsle   yapar da  tevbe etmeden ölürse , kıyamet günü  Allah' ta ona müsle yapar" 66

         İbn-u  Ömer (ra) dan ;

         "Hayvanlara müsle yapanlara  Allah Rasulu lanet etti" 67 buyurulmuştur.         

         Buradaki Müsle'den kasıt  hayvanın  ayaklarını  kuyruk,kulak vs. uzuvlarını canlı  iken koparmaktır ya da kesmektir.

          İmam  İbn-u  Hacer  bu hadis-i şerifi   incelerken :" bir fiilin  işlenilmesinin lanetlenmesi  o fiilin  haramlığına delalet eder" ,demiştir. 68

          Zikrettiğimiz  bu  hadis-i şerifler hayvan yada insanların  bedenlerinden herhangi bir uzvun kesilmesi  yada koparılmasının,  şeriatın izin verdiği  haller dışında  haram olduğuna delil  teşkil eder.

 

4-Husyelerin   Kısırlaştırılması,Bir Başkasına Nakledilmesi  Haramdır.

Kısırlaştırma da   ulemanın  ifadelerine  göre  Müsle hükmündedir. İmam el-Kurtubi Husyelerin kısırlaştırılmasının müsle olduğunu  tefsirinde   ifade etmiştir.69  İbn-u  Abdilber, Hicaz ve Kufe  ulemasının da  aynı fetvaya iştirak ettiklerini   ifade etmiştir Kısırlaştırmanın bir şahsın kendi iradesiyle olması ,hayattayken ya da  öldükten sonra  olması  bir şey  değiştirmez. Müsle‘dir ve haramdır.Bir başkasına nakledilmesi de  neseb karışıklığına neden olacağından dolayı haramdır.

 

5-Güzellik İçin Dişlerin Aralarının Açılması,Çektirilmesi Yada Kaşların Alınması  Haramdır.

Hadis-i şerifte;“Allah ,güzellik için dişlerinin aralarını açtıranlara,Allah ın yarattığını değiştirenlere lanet etti” 70 buyurulmuştur.

 

6-Kemiklerin Kırılması  Haramdır.

        "Ölünün kemiğinin kırılması  günahı itibarıyla  aynı dirinin    kemiğinin kırılması gibidir", 71 hadis-i şerifi buna delildir.

  Hadis-i şerifte   kemik kırılması  ölüye yada diriye eziyet olmasından ziyade  ; günah olması itibarıyla konu edilmektedir.Ve  hadisin hükmü genel olduğundan   ölü yada dirinin  bedenlerinde  gerçekleştirilecek olan her türlü  kırma fiilini  kapsar.

   Aynı şekilde  kırma fiilinin gayesinin  eziyet etmek olmasını kapsayacağı gibi tedavi  için olmasını da kapsar.

    Organ kesilmesine tıbbi bir zaruret sebebiyle izin  verilmiş ise de  bu tıbbi zaruretin organın  sahibinin zarureti olması  sebebiyle bir başkasının zaruretiyle kıyaslanması  imkanı yoktur.

7-Vucuttaki  Zararsız  Fazlalıkların Alınması Caiz Değildir.

  Ebu Rimse (ra)’nın  naklettiği;” Ey  Allah’ın Rasulü ben tabibim,babamda tabipti. Bizler tıb ile   meşgul ve meşhur  bir aileyiz. Vucutta damar ya da kemik her ne  olursa olsun hepsinin  hakkında bilgimiz vardır. Şu omuzundakini (mührü kasdediyor) bana  göster, eğer  zararlı  bir  et parçasıysa onu ameliyatla  alıp tedavi edebilirim ,dedim. Allah Rasulu (sas) hayır  olmaz,  onun  tabibi Allah’tır , cevabını verdiler,” 72  hadis-i şerifi buna delildir.

 

8-Erkeklerin Sünnet Edilmeleri Şer’i Emir gereği   Olduğundandır. Aksi Durum Olsaydı  Haram Olurdu.73

 

E-Diriliş Şu Anki  Bedenlerimizin Aynılarına Hayat Verilmesi Suretiyle Olacaktır.

         Hesap  verme  bedenlerin nerede  nasıl  kullanıldığından  olacağı gibi bedenlere  verilen  zararlardan,hor kullanmaktan, bir başkasının  kullanımına  sunmaktan  dolayı da olacaktır.74

         Bunlardan dolayı ölen bir insanın bedeninin tamamı  gömülür. Yakılmaz, ilaç ta dahil olmak üzere  bir dünyevi  menfaat için hammadde olarak kullanılmaz.75

         İnsanın saçının yada uzuvlarından birisinin bir şeyde malzeme olarak kullanılması haramdır. Saçı ya da  bir şekilde  vucudundan ayrılan bir uzvu , yerine konulması  söz konusu değilse  gömülür.

         Organ nakli  insanın kullanımına verilen bedenin bir başkasının kullanımına verilmesi  boyutuyla  uhrevi cezalandırmayı gerektirir. Bir mal sahibi tarafından  bir şahsa mülkiyeti itibarıyla değil ama kullanım itibarıyla verilse  kullanıcı o malı ancak izin verilen çerçevede kullanabilme hakkına sahiptir. Beden herkesin ittifakıyla  insanın mülkü değil Allah’ın mülküdür ve Allah  bu mülkü   kendisi taksim etmiştir. İnsan sahip olmadığı bir mülkü  bir başkasına nasıl hibe edebilir yada bir başkasının kullanımına  verebilir veyahutta satabilir. Bu fiillerden hangisini işlerse işlesin  insan  ahirette  bunlardan dolayı hesaba çekilecek ve cezaya çarptırılacaktır.

 

H-Ölünün De Dirinin De  Organlarının Tahrib Edilmesi ,Kesilip Koparılması  Haramdır.

         Organların kesilmesine  verilen cevaz ,yalnızca o organın sahibine zarar verir  hale   gelmesi durumuyla  kayıtlıdır. Bunun dışında  herhangi bir  tıbbi gayeyle sağlıklı  bir organın kesilip  yerinden  ayrılması  haramdır. Zira  bu  insan  bedeninin ve organlarının tahrib edilmesi ve Allah‘ın yarattığı hey etin değiştirilmesi kapsamına  girer.76

 

G-Dirinin Vucudunda Tahripte  Bulunmak  Haram Olduğu Gibi  Ölünün Vucudunda  Tahripte Bulunmak Ta Haramdır.

         Ölünün yada dirinin sağlıklı bir organını  almak   ne gayeyle olursa olsun  onlara  zarar vermektir ve eziyettir. Dolayısıyla da  haramdır.

        Organlar üzerinde  gerçekleştirilecek  kesme kırma gibi tasarruflarda  ölü-diri  ayrımı olmadığına delil ;   “Ölünün kemiğinin kırılması  günah itibarıyla aynı  dirinin  kemiğinin  kırılması  gibidir”,  hadis-i şerifidir.

         Kırma fiili beden üzerindeki bir tasarruftur.Ve içeriğinde kırma fiili bulunduran  bütün  tahrib özelliği olan  fiilleri kapsar.Hatta  diriler için  tedavi maksatlı olarak kemiklerinin kesilip  koparılması Şer’i izne  bağlı olarak caiz  olduğundan bir istisna  olabilirken  ölüler için beden sağlığı gibi durum olmayacağından  (hiçbir suretle)  bu tür bir tasarruf  caiz olmaz.

 

 

  Ğ. Diğer  Deliller

1 .Diri bir insanın uzuvlarından birisinin kesilmesinde  asıl olan hüküm, bunun haram oluşudur. İslam fukahası  diri bir insanın  vucudundan  zarurete binaen bile olsa  bir uzvun  koparılmasının haram olduğunda ittifak etmişlerdir.

          Dört mezheb ulemasının  fetvaları  bu şekildedir.

         Hanefi Mezhebinin Görüşü;"Zaruret halinde olan birisi,bir diğer zaruret halindeki  insanın yemeğini de, onun bedeninden bir parçayı da yiyemez.77

         Maliki Mezhebinin Görüşü;"Yenilmesi haram olanlardan insan eti ile, içilmesi  haram olanlardan içki;Zaruret hali oluşsa bile   yenilip içilemez Zaruret halindeki  bir insan ölüm tehlikesi  ile karşı karşıya olsa ve yemediği takdirde ölecek olsa  bile,  diri yada ölü  bir insanı  yada ondan bir parçayı  yiyemez"   78      

        Şafii Mezhebinin Görüşü;"Bir insanın kendisinden bir parça koparıp zaruret halindeki diğer şahıslara vermesi  kesinlikle haramdır..."79      

        Hanbeli Mezhebinin Görüşü;"Zaruret halindeki bir insanın  bir diğer insandan  başka yiyecek bir şey bulamaması  halinde onu öldürerek yada ondan bir uzvu kopararak  yemesinin caiz olmadığında  icma vardır. Söz konusu şahsın mü'min ya da kafir olması  bu hükmü değiştirmez…."80

           Zahiri Mezhebinin Görüşü;"İnsan etinin yenilmesi ... ve süt dışında insan bedeninden çıkan bir şeyin içilmesi haramdır..."81

 

2 .Satılması Caiz Olan  Bir Şeyin  Hibe Edilmesi de Caizdir. Satılması Caiz Olmayan Bir Şeyin Hibe Edilmesi de Caiz Olmaz.  82

         Satmak; bir malın bir başka malla değiştirilmesine denilir. Bir şeyin satılmasının caiz olabilmesi için ,herşeyden evvel onun mülkiyetine sahip olunması gerekir. İnsan ise bir diğer insanın,ya da kendi kendisinin  bile maliki(sahibi) değildir. Allah’ın mülküdür.

         Bağış ;  bir malın karşılıksız olarak bir başkasının mülkiyetine verilmesidir.Bir şey mal değilse,o şeyin satılması  sözkonusu olamayacağı gibi  hibe edilmesi de söz konusu olamaz.

 

3 . Bir Şey Üzerinde Satma ya da Bağışlama Yetkisi  Olmayanın , O Şey Üzerinde Satma ya da  Bağışlama Şeklinde Bir Tasarrufa İzin Verme Yetkisi de Olamaz. İnsan  sahip olmadığı bir şeyi  bir başkasına veremez. Bir şey üzerinde    tasarruf yetkisi  olmayanın o şey üzerinde  bir başkasına  tasarruf izni  verme yetkisi  olamaz. İnsanın kendisi üzerinde de  şeriatın izin verdiği  alanlar dışında  tasarruf etme yetkisi  olmadığına göre  ;kendi vucudundan ,ya da  bir başkasının vucudundan bir uzvun bağışlanması ,ya da alınabilmesi için izin vermesi de  söz konusu olamaz.

 

4.Diri Bir İnsanın Uzuvlarından Birisinin Bir Başka İnsana  Nakledilmesine  Cevaz Vermek Organ Rantı Oluşmasına  ve İnsan Organlarının Alınıp Satılır Hale Gelmesine  Sebebiyet Vereceğinden "Sedden liz-Zeria (Mahzurlu olan bir şeyin engellenmesinin gerekliliği) Kaidesine  Göre Haramdır.

 

5 .İnsanın  Şer' i Bir Emir  Olmadan Bedenini ya da Uzuvlarından Birisini  veyahutta Canını  Feda Etmesi Haramdır.

 

6. Diriden Yapılacak Bir Organ Nakli  Organın Sahibine  Eziyet Olduğu Gibi  Ölüden Yapılacak Organ Nakli de Ölüye Eziyettir. Kabir azabı hem bedene hem ruhadır. Hadis-i şeriflerde ifade olunduğuna göre  ölüler  dirilerin ağlamalarından,kabirlerinin üzerlerine basılmasından eziyet duyarlar. Hz.Peygamber (sas)  kabre dayanmış olarak gördüğü birisine  “ölüye eziyet etme !” ikazında bulunmuş,” bir kabrin üzerine basmaktansa  ateşe basmayı yeğlerim  “ buyurmuşlardır.Yine  ölünün kemiğinin kırılmasının  günah itibarıyla aynı dirinin kemiğinin kırılması gibi olduğunu  ifade etmişlerdir.

      Bunlara göre ölülerin organları  tıbbi bir fayda ,müsle,üzerinde deney yapma,intikam alma veya hırsızlık için alınamaz .Bedeninden ayrılamaz. Çünkü bütün bunlar ölüye eziyet verir. Ölüye eziyet vermek te aynı diriye eziyet vermek gibi günahtır

 

 7.Bir başkasından  alınacak organ ;  ya  satınalınması suretiyle ;

         Ya bağışlanması suretiyle  ;

         Ya da  zorla alınması  suretiyle  olabilir.

         Organın satılması da satınalınması da haramdır.Satılması haram olanın bağışlanılabilmesi de sözkonusu olamaz ve haramdır.Zorla alınması zaten haramdır.


Bu Makaleye Ait Eleştiri Makaleleri
# Makaleler Adı
Kullanıcı Yorumları

! Yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.
Üyelik için lütfen sayfanın üst kısmında yer alan"Üye Giriş | üye ol" linkine tıklayınız.

Kayıt Ekleyen / Eklenme Tarihi
Sümeyye Abaci / 23.4.2015



Eski Eserler


Eski Eserler Kütüphanesine Hoşgeldiniz!

Hesap İşlemleri

Üye değil misiniz? Üye olun!

Eski Eserlere üye olarak, kütüphanenimiz ve eserlerimiz hakkında paylaşımlardan hesabınız üzerinden faydalabilirsiniz...