Eğitim Kurumu   ( 2141 )   Kitaplarda   ( 1659 )   Yazarlarda   ( 4831 )  
Dergilerde   ( 786 )   Kütüphanelerde   ( 151 )   Şehirlerde   ( 182 )  
Makalelerde   ( 2196 )   Multi Media   ( 323 )   Fetvalar   ( 894 )  
Hit
9129104
Üye 1490
Online Üye 0

Dedesini Linç Ettik Torunu Londra Belediye Başkanı Oldu

 Kitap Detayı Kitap No : K-  
Yazar Adı İlim Dalı Konusu Dili
Erhan Afyoncu Yazar Hakkında Türkçe
Özelliği Tercüme Eden
 
       
Makale No: 1911 Hit : 6849 Hata Bildirimi Tavsiye Et
Tanıtılan Yazarın Bilgileri
Yazar Adı Ali Kemal (Ali Rıza)
 
   Makale Yazarına ait Kitaplar E-Kitaplar Makaleler Hakkındaki Makaleler    

Yazara ait kitaplar
# Kitap Adı

Yazara ait e-kitaplar
# Kitap Adı

Yazara ait makaleler
# Makaleler Adı
1 Osmanlının İlk Matbaasının Sırları Çözüldü
2 Osmanlı Değil İnsanları Keçileri Bile Eksiksiz Sayardı
3 Matbaanın Gecikmesi Hattatlar Yüzünden mi?
4 Dedesini Linç Ettik Torunu Londra Belediye Başkanı Oldu

Yazar Hakkındaki Tanıtım Makaleleri
# Makaleler Adı

Özeti
open go how many guys cheat
link how many women cheat on husbands why do wifes cheat
lisinopril lisinopril lisinopril

Yayın Bilgileri
Yayınlandığı Kaynaklar Bugün Gazetesi
Yayınlandığı Tarih 04 Mayıs 2008 Pazar
Yayınlandığı Dergi
Sanal Dergi
Makalenin Linki http://www.bugun.com.tr/haber/yazdir.aspx?id=24462&type=1

Makale Metni   [Yazdır/Print]

Dedesini Linç Ettik, Torunu Londra Belediye Başkanı Oldu

 

Osmanlı'nın son döneminin en önemli gazetecilerinden biri olan Ali Kemal, milli mücadele aleyhinde yazdığı yazılarla mandacılığın ve ihanetin sembolü olmuştu. Milli Mücadele'nin kazanılmasından sonra yargılanmadan linç edildi. Torunu Boris Johnson...

 

Son dönem Osmanlı basınının en önemli gazetecilerinden biri olan Ali Kemal, Milli Mücadele aleyhinde yazdığı yazılarla mandacılığın ve ihanetin sembolü olmuştu. Milli Mücadele'nin kazanılmasından sonra yargılanmadan linç edildi. Ali Kemal'in İngiliz eşinden olan oğlu Osman Ali'nin torunu Boris Johnson ise İngiliz Muhafazakâr Parti milletvekilliği, "The Spectator" dergisinin genel yayın yönetmenliğini yaptıktan sonra, 1 Mayıs 2008'deki yerel seçimlerde Muhafazakâr Parti'nin adayı olarak Londra Belediye başkanlığı seçimini kazandı. Londra Belediye Başkanı'nın dedesi Ali Kemal'in hayatı ve eserleri hakkında Osman Özsoy'un geniş bir araştırmaya dayanan "Gazeteci'nin İnfazı" isimli önemli kitabı ve Mustafa Uzun'un Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi'ne yazdığı "Ali Kemal" maddelerinden teferruatlı bilgi edinilebilir.

BİR MUHALİF YETİŞİYOR
İstanbul Süleymaniye'de doğan Ali Kemal, Çankırılı Mumcular Kâhyası Balmumcu Ahmed Efendi'nin oğluydu. Mahalle mektebini bitirdikten sonra maceralı bir eğitim hayatı oldu. Askeri ortaokulda okurken haşarılığı yüzünden okuldan atıldı. 1882'de Mülkiye'ye girdi ve burada okurken şiirler yazıp, dergi çıkardı. Asıl ismi Ali Rıza iken yazdığı yazılar ve şiirlerinde Ali Kemal adını kullandığından bu isimle tanındı. Fransızcasını ilerletmek için 1887'de Fransa'ya gitti.

Fransa'dayken Paris'teki II. Abdülhamid'in muhalifleriyle temas kurdu. Daha sonra bir süre Cenevre'de bulunduktan sonra 1888 baharında İstanbul'a döndü. Avrupa'da gördüklerinden etkilenerek dönüşünde bir öğrenci derneği kurduysa da, toplantıları açığa çıktı ve dernek hayatı sona erdi. Ceza almadı, ancak bir süre sonra yine bir dernek kurma teşebbüsü yüzünden dokuz ay hapis yattı. Hapisten çıktıktan sonra 1889'da Halep'e memur olarak tayin edildi.

1895'te izinsiz İstanbul'a dönünce hakkında tekrar sürgün kararı çıktı. Bunun üzerine Paris'e kaçtı. Paris'te bir taraftan eğitimini tamamlarken, diğer taraftan İkdam Gazetesi'nin muhabirliğini yaptı. Paris'teyken Jön Türk hareketine katıldı. Mizancı Murad'ın bu hareketten ayrılması üzerine Ali Kemal de kendisini çok etkileyen hocasını takip ederek ayrıldı. Ekonomik olarak zor durumdayken Mısırlı bir prense ait çiftliği idare etmek için 1900'de Kahire'ye gitti ve burada oldukça rahat bir hayat sürdü.

LONDRA BELEDİYE BAŞKANI'NIN BÜYÜKANNESİYLE EVLENİYOR
Ali Kemal, yaz tatili için gittiği İsviçre'de tanıştığı şimdi Londra Belediye Başkanı olan Boris Johnson'un büyükannesiyle Londra'da 1903'te evlendi. Bu evlilikten çocuğu olmadığını iddia edenler bulunuyorsa da Osman Özsoy Ali Kemal ile ilgili kitabında Selma ve Osman Ali isimli iki çocuğu olduğunu açıkça belirtir. Osman Ali, İngiltere'ye döndükten sonra ismini Winfred Johnson olarak değiştirmiştir.

Winfred Johnson yazar ve çevreci oğlu Stanley Johnson ise yeni Londra Belediye Başkanı'nın babasıdır. Ali Kemal, Meşrutiyetin ilânından kısa bir süre önce 1908'de İstanbul'a döndü ve İkdam gazetesinin başyazarlığını yapmaya başladı. Mülkiye'de siyasi tarih, Darülfünun'da, yani üniversitede Osmanlı tarihi dersleri de verdi. Partilerin kurulmaya başlamasıyla ilk kurulan parti olan Ahrar Partisi'ne girdi. Ali Kemal, İkdam'da Meşrutiyet'i ilân ettiren ve yavaş yavaş her şeyi kontrol altına almaya başlayan İttihat ve Terakki Cemi≠yeti'ni tenkit eden ağır yazılar kaleme alıyordu.

Tanin gazetesinin başyazarı ve İttihatçılar'ın en ateşli destekleyicilerinden Hüseyin Cahit'le çatıştı. Serbesti Gazetesi başyazarı Hasan Fehmi Bey'i Galata Köprüsü üzerinde öldürülmesi üzerine İttihatçılar aleyhine ağır yazılar yazdı ve derslerinde yaptığı konuşmalarla üniversite öğrencilerini galeyana getirdi. Ancak bir süre sonra İttihatçılar'ın duruma hakim olmaları üzerine Ali Kemal Paris'e kaçtı. Daha sonra Londra'ya yerleşti. İttihatçılar'ın aleyhine dergi çıkardı, ancak dergisi Türkiye'de yasaklandı.

 Bu sırada İngiliz eşi öldü. 1912'de İttihatçılar iktidardan uzaklaşınca İstanbul'a dönüp, İkdam'da başyazar olarak yazmaya devam etti. Fakat altı ay sonra İttihatçılar'ın meşhur Babıâli Baskını'yla hükümet devrilince Ali Kemal Viyana'ya sürüldü. Üç ay sonra İstanbul'a döndü ve bir süre suskun kaldıktan sonra Peyam Gazetesi'ni çıkarıp, muhalefete başladı. Ancak gazetesi uzun ömürlü olmadı, baskılar sonucu Peyam'ı kapattı. Bu arada Tophane Müşiri Zeki Paşa'nın kızıyla evlendi.

Ali Kemal, İttihat ve Terakki yönetiminde gazetecilik yapamadığından öğretmenlik ve tüccarlık yaparak geçinmeye çalıştı. Mondros Ateşkes Antlaşması'nın imzalanmasından sonra İttihatçı yönetim sona erince Ali Kemal siyasete atıldı. İttihatçılar tarafından siyaset sahnesinden uzaklaştırılan Hürriyet ve İtilâf Partisi'nin tekrar aktif siyasete dönmesi üzerine bu partinin genel sekreteri oldu. Birinci Damad Ferit Paşa hükümetinde, Maarif Nazırı, yani Eeğitim Bakanı, ikinci Damad Ferit Paşa hükümetinde ise Dahiliye Nazırı, yani İçişleri Bakanı oldu.

DEVAMLI MİLLİ MÜCADELE ALEYHİNE YAZDI
Ali Kemal, İçişleri Bakanı iken Kuva-yı Milliye ve Mustafa Kemal Paşa'nın aleyhine emirler yayınladı. İngiliz mandasını isteyen İngiliz Muhipleri Cemiyeti'ne üye oldu. Ali Kemal, bu sırada hükümet içinde çıkan bir antlaşmazlık yüzünden bakanlıktan ayrılıp, Peyâm Gazetesi'ni yayınlamaya başladı. Milli Mücadele aleyhindeki yazıları yüzünden öğrencileri tarafından protesto edilince Darülfünun'daki hocalık görevini bıraktı.

Peyâm Gazetesi bir süre sonra Mihran Efendi'nin Sabah Gazetesi ile birleşerek Peyâm-ı Sabah adıyla çıkmaya başladı. Peyâm-ı Sabah'ın Millî Mücadele aleyhindeki yayınları yüzünden Ali Kemal'e Ali Kemal adı takıldı. Ali Kemal, Milli Mücadele'yi İttihatçı bir hareket olarak gördüğünden Milli Mücadele'nin sonuna kadar muhalefetini sürdürdü. Ancak Büyük Taarruz'un başarılı olup, İzmir'in kurtulmasından sonra 10 Eylül 1922'de "Gayelerimiz Bir İdi ve Birdir" başlıklı bir yazı yazarak yanıldığını söyledi. Ankara hükümetinin isteği üzerine Ali Kemal Ankara'ya getirilmek üzere İstanbul'- dan kaçırıldı. Trenle Ankara'ya gönderileceği sırada 6 Kasım 1922'de İzmit'te Sakallı Nureddin Paşa'nın emriyle linç edildi.

ALi KEMAL'E MEZAR BULUNAMADI
Ali Kemal linç edildikten sonra nereye gömüleceği de büyük bir mesele olmuştu. Osman Özsoy kitabında bu durumu şöyle anlatır: İzmit'te yayınlanan Yeni Gün gazetesi 8 Kasım 1922 tarihli nüshasında, "Halkın Ali Kemal'in cesedinin Yunanistan topraklarına atılmasını istediğine" dair bir mektup neşreder. İzmit halkı, vatan haini olarak kabul ettikleri Ali Kemal'in kendi mezarlıklarına gömülmesini istemedikleri için, Ali Kemal'in cenazesi ortada kalır ve gömülmesi de ayrıca sorun olur.

Neticede Ali Kemal'in cenazesi belediye görevlileri tarafından mezarlığa yakın bir yere kazılan çukura gömülür. İş sadece bununla da kalmaz. Ali Kemal'in mezarının başına bir mezar taşı konup konmaması bile günlerce tartışmalara sebep olur. Gelen tepkilerden dolayı Ali Kemal'in kabri başına bir mezar taşı ve işaret konulamaması yüzünden, gömüldüğü mezara ait izler de zamanla ortadan kaybolur. Ali Kemal'in mezar yeri uzun süren araştırmalar sonunda ancak 1950 yılında tespit edilebilmiştir.


Bu Makaleye Ait Eleştiri Makaleleri
# Makaleler Adı
Kullanıcı Yorumları

! Yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.
Üyelik için lütfen sayfanın üst kısmında yer alan"Üye Giriş | üye ol" linkine tıklayınız.

Kayıt Ekleyen / Eklenme Tarihi
Nurgül Çepni / 11.2.2010



Eski Eserler


Eski Eserler Kütüphanesine Hoşgeldiniz!

Hesap İşlemleri

Üye değil misiniz? Üye olun!

Eski Eserlere üye olarak, kütüphanenimiz ve eserlerimiz hakkında paylaşımlardan hesabınız üzerinden faydalabilirsiniz...