Eğitim Kurumu   ( 2141 )   Kitaplarda   ( 1659 )   Yazarlarda   ( 4831 )  
Dergilerde   ( 786 )   Kütüphanelerde   ( 151 )   Şehirlerde   ( 182 )  
Makalelerde   ( 2196 )   Multi Media   ( 323 )   Fetvalar   ( 894 )  
Hit
9129104
Üye 1490
Online Üye 0

Niyaz Ayini

 Kitap Detayı Kitap No : K-  
Yazar Adı İlim Dalı Konusu Dili
Erdoğan Ateş Mûsikî Türkçe
Özelliği Tercüme Eden
 
       
Makale No: 1846 Hit : 6563 Hata Bildirimi Tavsiye Et
   Makale Yazarına ait Kitaplar E-Kitaplar Makaleler Hakkındaki Makaleler    

Yazara ait kitaplar
# Kitap Adı

Yazara ait e-kitaplar
# Kitap Adı

Yazara ait makaleler
# Makaleler Adı
1 Türk Müzik Kültüründe Bağlamanın Serüveni ve Alevi Bektaşi Müziğindeki Yeri
2 Şarkılarda Gül
3 Niyaz Kavramı ve Mevlevilikte Niyaz İlahisine Güfte Beste Açısından Bakış
4 Niyaz Ayini
5 İslam Sonrası Türk Musikisinde Oluşan Formların İbadet Hayatında Oluşturduğu Estetik Değerler
6 İbadet Estetiği Genel Özellikleri İle Cami Musikisi
7 Geçmişten Günümüze Mevlit İcraları ve Önemli Mevlithanlar
8 Dedeyi Tanır mısınız?
9 Cumhuriyetin İlk Dönemlerinde Türk Musikisi ve Atatürkün Musiki Anlayışı
10 Alevi Bektaşi Musikisine Güfte Melodi ve Ritim Açısından Bir Bakış

Yazar Hakkındaki Tanıtım Makaleleri
# Makaleler Adı

Özeti
husbands who cheat open dating for married men
cheats women who cheat on husbands married woman looking to cheat
married men affairs why are women unfaithful my boyfriend cheated on me with a guy
treatment of aids hiv treatments aids pictures
bystolic coupon coupons for bystolic
cialis coupon cialis coupon cialis coupon
doxycycline doxycycline doxycycline

Yayın Bilgileri
Yayınlandığı Kaynaklar Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi
Yayınlandığı Tarih
Yayınlandığı Dergi
Sanal Dergi
Makalenin Linki http://erdoganates.net/niyazayini.html

Makale Metni   [Yazdır/Print]

Niyaz Âyini:
Mevlevi Mûsikîsi. Mevlevî Âyinlerinin sonunda istek üzerine okunan âyin. Niyaz İlâhisi olarak da geçer.

 

Dua, yalvarma, tevazu gösterme gibi anlamlara gelen niyaz kavramının lügat manasına uygun olarak Niyaz Âyini de bir istek ilahisidir. Mevlevi âyini icrası esnasında dinleyiciler üzerinde meydana gelen manevi zevklerden dolayı, sema meclisinin biraz daha uzatılması için semanın sonuna doğru istek üzerine yapılan âyine denir. Semahanede bulunanlardan biri bu hazzın bir müddet daha devam etmesini arzu edip istekte bulunabileceği gibi, şeyh efendi de doğrudan icra edilmekte olan âyinin uzatılmasını isteyebilir. Bu uzatma isteğinde Niyaz Âyini icra edilir.

Bazen şeyh, yahut canlardan, muhiblerden, veyahut mukabeleyi seyreden ve tarikat usulünü bilen ziyaretçilerden biri, canlara bir niyaz, yani para gönderir. Mevlevilerde niyaz sayısı dokuz ve dokuzun katlarından oluşur. (Dokuz, on sekiz, yirmi yedi...gibi) Gönderilen para semazenbaşıya verilir. Bu para son selam bitmeden mutrıba (saz heyetine) götürülerek kudümzenbaşının kudümünün üzerine bırakılır.

Mevlevi Ayininin bitiminde son peşrev çalınmadan önce neyzen başı icra edilen âyin-i şerifin makamından Segâh makamına kısa bir geçiş taksimi yapar ve Niyaz Âyini başlar. Niyaz Âyininin makamı Segâh, usulü ise Devri Revan ve Yürük Semai olarak değişmeli icra edilir. Eserin ilk bölümünü oluşturan ve Devr-i Revân usulü ile icra edilen kısmı gayet ağırca söylendikten sonra, ritim değişerek Yürük Semai'ye döner ve icra birden hızlanarak devam eder. Mukabele son Yürük Semai çalınarak bir taksimle sona erer.

Ayrıca;

 

İy âşikân iy âşikân men hâkrâ govher kunem

İy mutrıbân iy mutrıbân deff-i şumâ pur zem kunem.

 

Yani Ey âşıklar ey âşıklar, ben toprağı inci yaparım, ey sâzendeler ey sâzendeler, definizi altınla doldururum anlamındaki beyitle başlayan Hüseynî Makamındaki âyin okunduğu zaman şeyh, saz heyetine bir miktar para yollar. Bu da âyinin uzatılacağı anlamına gelir ve Hüseynî âyinin sonunda niyaz mukabelesi yapılır.

Günümüz icralarında ve matbu nota yayınlarında dört kıta olarak bilinen Niyaz Âyininin güftesini Abdülbâki Gölpınarlı altı kıta olarak vermektedir. Güfte şöyledir:

 

Şem'i ruhuna cismimi pervâne düşürdüm

Evrâk-ı dîli âteşi sûzâna düşürdüm

Bir katre iken kendimi ummâna düşürdüm

Mevlâ'yı seversen beni söyletme gâmım var.

Dinle sözümü sana direm özge edadır

Derviş olana lazım olan aşk-ı Huda'dır

Âşıkın nesi var ise mâşûka fedadır

Semâ safâ câna vefa rûha gıdadır.

İy sofu bizim sohbetimiz câna safâdır

Bir cur'amızı nûş edegör derde devadır

Hakk ile bizim etiğimiz ahde vefadır

Semâ safâ câna vefa rûha gıdadır.

Işk ile gelin tâlib-i cûyende olalım

Zevk ile safâlar sürelim zinde olalım

Hazret-i Mevlânâ'ya gelin bende olalım

Semâ safâ câna vefa rûha gıdadır.

Ben bilmez idim gizli iyan hep sen imişsin

Tenlerde vü canlarda nihan hep sen imişsin

Senden bu cihân içre nişân ister idim ben

Âhir bunu bildim ki cihan hep sen imişsin

İy ki hezâr-âferin bû nice sultan olur

Kulu olan kişiler husrev u hâkân olur

Her kim bu gün Velee inanuben yüz süre

Yoksul ise bây olur, bây ise sultan olur.

 

Günümüzde icra edilen şekli ile Niyaz Âyininin güfte ve bestekârının kim olduğu hususunda bazı tereddütler mevcuttur. Mûsikî çevrelerinde bu eserin Mevlânâ Celaleddin Ruminin oğlu Sultan Veled'e ait olduğu görüşü hakimdir. Matbu notalı eserlerin başında veya icradan önceki takdimlerde bestesi ve güftesi Sultan Velede ait olan diye ifade edilmekte, bazen de güftesi Sultan Veled'e ait olup bestekârı bilinmemektedir, şeklinde verilmektedir. Halbuki eserin bestelenme şekline, melodik akışına ve güfteye, biraz dikkatle bakıldığı zaman Sultan Veled'in yaşadığı dönemin üslubuna dolayısıyla da Sultan Veled'e ait olmadığı görülecektir. Bu güfte ve bestenin Sultan Veled'e aittir denilmesindeki en önemli sebep, şiirin son dörtlüğünün üçüncü satırında geçen Her kim bu gün Velede inanuben yüz süre beytindeki Velede kelimesidir. Bunun dışında eserin Sultan Velede ait olduğuna dair hiçbir bilgi mevcut değildir. Güfte, zaman içinde birkaç şairin şiirlerinin bir araya getirilerek oluşturulduğu intibaını vermektedir.

Bu konudaki en önemli bilgi ise, Niyaz Âyininin Devr-i Revan usulü ile bestelenmiş olan ilk mısralarının, XVI. Yüzyılda Afyonda yaşamış olan Sultan Dîvânî mahlaslı Mehmet Çelebiye ait olduğudur. Sultan Dîvâninin şiirleri arasında bulunan güftenin Devri Revan usulü ile icra edilen ilk bölümü küçük bir iki değişiklikle şu şekilde verilmiştir:

 

Şemi ruyina cismimi pervâne düşürdüm

Evrâk-ı dîli âteşi sûzâna düşürdüm

Bir katre iken kendimi ummâna düşürdüm

Eyvah yolumu vadi-i hüsrana düşürdüm

Takrîr edemem, derd-i derûnum elemim var

Mevlâyı seversen beni söyletme gâmım var.

 

Kuvvetle muhtemeldir ki, eserin güfte yazarı olan Sultan Dîvânî ismi zaman içerisinde Sultan kelimesi benzerliğinden dolayı Sultan Veled olarak değişmiştir. Ayrıca, günümüzde icra edilen Niyaz Âyininin güftesinde Eyvah yolumu vadi-i hüsrana düşürdüm ifadesi bulunmamaktadır. Güftenin yukarıda verilen şeklinin daha doğru olduğunu düşünülmektedir.

Eserin bestesinin kime ait olduğu hususunda bir kayıt mevcut değildir. Ancak XVI. Yüzyıldan sonra bestelendiği düşünülmektedir.

 

 

BİBLİYOGRAFYA
Abdülbâkî Gölpınarlı, Mevlânâdan Sonra Mevlevîlik, İstanbul 1983, s.379
Cinuçen Tanrıkorur, Osmanlı Dönemi Türk Mûsikîsi, İstanbul 2003, s.113-114
Erdoğan Ateş, "Niyaz Kavramı ve Mevlevilikte Niyaz İlâhisi" Uluslar arası Mevlânâ, Mesnevî Mevlevihaneler Sempozyumu, 19-20-21 Aralık 2005 Manisa (Basıma hazırlanıyor)
M.Nazmi Özalp, Türk Mûsikîsi Beste Formları, Ankara 1992, s. 50-51
Onur Akdoğu, Türk Müziğinde Türler ve Biçimler, İzmir 1996, s. 451 (Dipnot 589)
Sultan Baba, http://ehlitevhid.de/elemin/evliyalar/S/SULTAN BABA.html,erişim 12-12-2005


Bu Makaleye Ait Eleştiri Makaleleri
# Makaleler Adı
Kullanıcı Yorumları

! Yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.
Üyelik için lütfen sayfanın üst kısmında yer alan"Üye Giriş | üye ol" linkine tıklayınız.

Kayıt Ekleyen / Eklenme Tarihi
Nurgül Çepni / 13.1.2010



Eski Eserler


Eski Eserler Kütüphanesine Hoşgeldiniz!

Hesap İşlemleri

Üye değil misiniz? Üye olun!

Eski Eserlere üye olarak, kütüphanenimiz ve eserlerimiz hakkında paylaşımlardan hesabınız üzerinden faydalabilirsiniz...