Eğitim Kurumu   ( 2141 )   Kitaplarda   ( 1659 )   Yazarlarda   ( 4831 )  
Dergilerde   ( 786 )   Kütüphanelerde   ( 151 )   Şehirlerde   ( 182 )  
Makalelerde   ( 2196 )   Multi Media   ( 323 )   Fetvalar   ( 892 )  
Hit
9129104
Üye 1490
Online Üye 0

Abdullah Öztemiz Hacıtahiroğlu

 Kitap Detayı Kitap No : K-  
Yazar Adı İlim Dalı Konusu Dili
Muhsin Macit Türk Dili ve Edebiyatı Türkçe
Özelliği Tercüme Eden
 
       
Makale No: 115 Hit : 8957 Hata Bildirimi Tavsiye Et
Tanıtılan Yazarın Bilgileri
Yazar Adı Abdullah Öztemiz Hacıtahiroğlu
 
   Makale Yazarına ait Kitaplar E-Kitaplar Makaleler Hakkındaki Makaleler    

Yazara ait kitaplar
# Kitap Adı

Yazara ait e-kitaplar
# Kitap Adı

Yazara ait makaleler
# Makaleler Adı
1 Abdullah Öztemiz Hacıtahiroğlu

Yazar Hakkındaki Tanıtım Makaleleri
# Makaleler Adı

Özeti
husbands who cheat open dating for married men
cheats the unfaithful husband married woman looking to cheat
married men affairs why are women unfaithful my boyfriend cheated on me with a guy
metformin metformin metformin
abortion pill abortion pill abortion pill

Yayın Bilgileri
Yayınlandığı Kaynaklar Gelenekten Geleceğe
Yayınlandığı Tarih 1996
Yayınlandığı Dergi Akis
Sanal Dergi
Makalenin Linki

Makale Metni   [Yazdır/Print]

Abdullah Öztemiz Hacıtahiroğlu

Aruz ölçüsünün Türk şiir geleneği içerisinde geçirdiği evreleri, hece-arûz tartışmalarını ve serbest şiirin günümüzde nasıl revaç bulduğuna dair malûmatı burada tekrar etmeye gerek yok.
Herhalde şiirde vezin zaruretinin ister aruz ister hece ölçüsü olsun savunuculuğunu yapan ve bu doğrultuda başarılı ürünler veren şairlerin eserleri üzerinde durmak daha yerinde olur.
Çünkü, kalıcı olan eserdir. Aslında şiir, kelime savurganlığım dizginleyerek dilin musikisini öne çıkarmaya yarayan kafiye, redif ve vezin gibi unsurların Üstünde, ne bunlarla kayıtlı ne de tamamen bağımsız, bir söz sanatıdır.
Klasik şiirimize bakıldığında kafiye, redif ve vezin gibi biçimsel unsurların, usta şairlere geniş imkânlar sağlamalarına karşın, müteşairleri de taklitçilik seviyesinden ileri geçilmeyen tuzaklar olduğu görülür. Bu balamdan "şiirde temel unsurun nağme veya 'derunî ahenk' olduğuna, nesirle sur yazdamayacağına inanan Yahya Kemal, şiirde yeniliği şekil ve vasıta değişikliğinde değil, şahsiyette ve nazım vasıtalarını başarılı bir şekilde kullanışta arar". İşte bu kullanış tarzı, şairin üslûbunu belirler.
Günümüzde divan şiiri geleneğinin ses ve söyleyiş imkânlarını, imaj dünyasını ve mazmunlarını, ifade biçimlerini yeniden yorumlayarak bir terkibe ulaşan şairlerin oluşturdukları "tâli" bir çizgi var.
Ayrıca, geçmişten gelen birikimi devr alarak "tarz-ı kadîm üzre" şiirler söyleyen, aruz ölçüsünü ustalıkla kullanan Talat S. Halman, Mehmet Çınarlı, Fuat Bayraraoğlu gibi şairlerin eserlerini görüyoruz.
Son devir Türk şiirinde, "eski şiirimizin ritmini hisseden" ve aruzu başarıyla kullanan şairlerden biri de Abdullah Öztemiz Hacıtahiroğlu'dur.
Hacıtahiroğlu'nun ilk ve şimdilik tek şiir kitabı Sessiz Gürültü'dür. Şair, bu eserinin yayınlandığı tarihten (1962) sonra yazdığı şiirlerini Diriliş, Hisar, Türk Yurdu, Millî Kültür ve Türk Edebiyatı gibi kültür-sanat dergilerinde yayınlamaya devam eder. Aynca Mesnevi'nin 2112 beytinin kendi veznıyle manzum tercümes'ni yapar (1972). Bunlardan başka şairin hiç bir yerde yayınlanmamış şiirleri vardır. Hâlen şiir yazmaya devam etmektedir.
Hacıtahiroğlu, şiirlerinin büyük bir kısmını aruz, kalanını ise hece ölçüsüyle yazmıştır. Aruzun divan şairleri tarafından çok yaygın olarak kullanılmayan kalıplarım da günümüz Türkçe'siyle buluşturma hususunda ustadır.
O, serbest şiir yazdamayacağına yahut yazılanın şiir olmayacağına inanır. Biçim mükemmelliğine önem verir ve belki de bu yüzden az yazar. İmâle ve zihaflardan uzak, zorlama hissi hiç uyandırmadan aruz ölçüsünü kullanması, dilin musikisini yakalamaya yönelik gayretlerinden dolayı ulaştığı rahat söyleyiş tarzı şiirinin belirleyici vasfıdır.
Bu bakımdan "Şiir Sanatı"nda dile getirdiği şu iddiasında oldukça haklıdır:
Dayanır mı ölçüye her ozan Biner ölçü sırtına yük gibi
Bileğimde bîr bilezik aruz Hece parmağımda yüzük gibi
Sessiz Gürültü'de, şairin ulaştığı şekil mükemmelliği dikkati çeker, Faruk K. Timurtaş, "Geçmişi Bilmek" başlıklı bir yazısında. Abdullah Öztemiz'in güzel şiirler yazabilmesini "eski dili ve eski, edebiyatı" tanımasına bağlar.
Nihat Sami Banarlı da onu, "millî hâtıralara bağlı bir şiir anlayışını yaşatmak yolundaki gayretlerinden" ötürü tebrik ve takdir eder. Şair, Sessiz Gürültü'de ulaştığı şekil mükemmelliğini ve söyleyiş rahatlığını Mesnevi Tercümesi'nde de devam ettirir. Bu tercüme daha Bugün Gazetesi'nde tefrika edilirken rahmetli  Banarlı'nın hüsn-i teveccühüne mazhar olur.
Üstâd Sezai Karakoç da bu tercümeyi "yalan dirilişimizin, ayni kerametten fışkıran sıcak bir muştusu" olarak değerlendirir. Şu hususu belirtelim ki Abdullah öztemiz'in aynı vezin ve lirik sesle" yaptığı Mesnevi Tercümelideki başarısı ve Mevlânâ'nın milletimizin gönlünde oluşuırduğu sevgi hâlesi bir ölçüde Sessiz Gürültü'yü perdelemiştir.
Aruz ve hece ölçüsüyle yazılmış toplam elli sekiz şiirin yer aldığı Sessiz Gürültü'de değişik konular işlenmiş olmasına rağmen belirginleşen temalar, karanlık, aşk, geçmişe özlem ve çocuk sevgisidır.
Gece ve karanlık imajı, Türk şiirinde Hacıtahiroğlu'ndan önce de pek çok şair tarafından işlenmiştir, özellikle Ahmet Hâşim ve Necip Fazıl'ın şiirlerinde görülen karanlık ve gece imajı, yaşanan hayattan kaçışı sembolize eder.
Fakat, Sessiz Gürültü'de bu anlamda psikolojik veya hakiki bir âmilden bahsetmek imkânsızdır. Bu eserde yer alan şiirlerde karanlık, doğal bir durum ve naif bir algılama biçimidir. Bir kaçış, sığınma vesilesi değildir. Şiirlerin başlıklarına kadar yansıyan karanlık imajı. "Karanlık Dünya" başlıklı şiirdeki şu mıs-ralarda klasik şiirimizde "saç" etrafında oluşan bütün birikimi, mecaz, istiare ve mazmunları çağrıştırmaktadır:
Bilirim saçlarının gölgesidir Bana dünyayı karanlık bırakan
Hacıtahiroğlu divan şiirinin dayandığı kültürel zemini değerlendirebilecek ve divanları aslından okuyabilecek bilgi ve birikime sahiptir.
Divan şairlerinden kimilerinin hâl tercümelerini ve başka yerde yayınlanmamış şiirlerini ilim âlemine tanıtan bir şairdir. Bu birikimi rubai ve gazel» lerine de yansımıştır. Sessiz Gürültü'de şairin üç rubaisi vardır.
Bilindiği gibi rubailerde bir düşünceyi, dünya görüşünü kısa ve özlü olarak işlemek esastır. Şairin, hayat maceramızı özetlediği, şu rubaisi yukarıdaki tanımın mazmununa uygun düşmektedir.
Bir gün bu ömür son yaşa davet edilir. Yıllar dikilen bir taşa davet edilir; Durgun görülen sular akar bozbulanık, Varlık sona, yokluk başa davet edilir.
Günümüzde de "şi'r-i kadîm" bir meş'ale gibi elden ele devredilmektedir. Abdullah Özlemiz, "tarz-ı kadim Özre" yazdığı gazelleri, Mesnevi Tercümesi ve bilhassa aruz ölçüsünü kullanmadaki ustalığıyla meş'aleyi elinde tutan şairlerdendir.

 

 


Bu Makaleye Ait Eleştiri Makaleleri
# Makaleler Adı
Kullanıcı Yorumları

! Yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.
Üyelik için lütfen sayfanın üst kısmında yer alan"Üye Giriş | üye ol" linkine tıklayınız.

Kayıt Ekleyen / Eklenme Tarihi
Nurgül Çepni / 8.7.2009



Eski Eserler


Eski Eserler Kütüphanesine Hoşgeldiniz!

Hesap İşlemleri

Üye değil misiniz? Üye olun!

Eski Eserlere üye olarak, kütüphanenimiz ve eserlerimiz hakkında paylaşımlardan hesabınız üzerinden faydalabilirsiniz...