Eğitim Kurumu   ( 2141 )   Kitaplarda   ( 1659 )   Yazarlarda   ( 4831 )  
Dergilerde   ( 786 )   Kütüphanelerde   ( 151 )   Şehirlerde   ( 182 )  
Makalelerde   ( 2196 )   Multi Media   ( 323 )   Fetvalar   ( 894 )  
Hit
9129104
Üye 1490
Online Üye 0

Mevlana Müzesinde Bulunan Mevlananın Elbiseleri Üzerine Bir Araştırma

 Kitap Detayı Kitap No : K-  
Yazar Adı İlim Dalı Konusu Dili
Mehmet Önder Tasavvuf Türkçe
Özelliği Tercüme Eden
 
       
Makale No: 108 Hit : 8242 Hata Bildirimi Tavsiye Et
Tanıtılan Yazarın Bilgileri
Yazar Adı Muhammed Celaleddin ( Mevlana Celaleddin er Rumi )
 
   Makale Yazarına ait Kitaplar E-Kitaplar Makaleler Hakkındaki Makaleler    

Yazara ait kitaplar
# Kitap Adı

Yazara ait e-kitaplar
# Kitap Adı

Yazara ait makaleler
# Makaleler Adı
1 Mevlana Müzesinde Bulunan Mevlananın Elbiseleri Üzerine Bir Araştırma

Yazar Hakkındaki Tanıtım Makaleleri
# Makaleler Adı

Özeti
Konya Mevlâna Müzesi dergâh eş­yaları arasında «Mevlâna Celâleddin Rûmi'ye aittir.» kaydıyla 15 adet elbise vardır. Bu elbiseler, Mevlâna Türbesi Ve Dergâhı, Mevlâna Müzesi olarak düzenlenirken, mevcut eşyayı ayıran ve envanter eden kurula, 9 Ekim 1926 ta­rihinde teslim edilmiş, Müze ziyarete açıldıktan sonra da sağlam durumda olanları vitrinlerde sergilenmiştir.
read here wifes that cheat unfaithful wives
click beautiful women cheat what makes husbands cheat
free abortion pill abortion pictures pro life abortion
doxycycline doxycycline doxycycline
amoxicillin amoxicillin amoxicillin
drug coupon cialis trial coupon

Yayın Bilgileri
Yayınlandığı Kaynaklar Türk Edebiyatı Dergisi, sayfa 15, sayı 28.
Yayınlandığı Tarih Şubat 1974
Yayınlandığı Dergi Asri Türkiye Mecmuası
Sanal Dergi
Makalenin Linki

Makale Metni   [Yazdır/Print]

Mevlana Müzesinde Bulunan Mevlana’nın Elbiseleri Üzerine Bir Araştırma

  

Konya Mevlâna Müzesi dergâh eş­yaları arasında «Mevlâna Celâleddin Rûmi'ye aittir.» kaydıyla 15 adet elbise vardır.

Bu elbiseler, Mevlâna Türbesi Ve Dergâhı, Mevlâna Müzesi olarak düzenlenirken, mevcut eşyayı ayıran ve envanter eden kurula, 9 Ekim 1926 ta­rihinde teslim edilmiş, Müze ziyarete açıldıktan sonra da sağlam durumda olanları vitrinlerde sergilenmiştir.

Gerek Mevlâna'ya ait oluşu, gerekse Selçuklu devri kumaş ve giyim şekli hakkında ör­nek nitelikte ünik malzemeler olması yönünden değer kazanan bu elbiseler üzerinde ilk araştırmayı biz yapmıştık.

Aradan geçen uzun yıllar ve elde edilen yeni bilgiler, bize bu konu üzerinde ye­niden  durmayı gerekli kıldı.

Mevlâna Müzesi'nde ondört yıl süren görevimiz sırasında, yaşıyan mevlevilerden ve Dergâhın muhafızlığını yapmış dervişlerden aldığımız bilgilere göre, Mevlâna'ya ait olduğu ifade edilen bu elbiseler, Mevlâna'nın ölümünden sonra, oğlu Sultan Veled tarafından titizlikle korunmuş, ondan sonra, Mevlâna'nın soyundan gelen «post-nişin»ler, çok önem verdikleri bu eşyalara «kutsal ema­net» gözüyle bakmışlar, Mevlâna'nın me­zarı başucundaki sandıklarda saklamışlardır. 

Mevlâna'nın ölüm yıldönümleri olan ve «5 Cemazi'ül-evvel»e rastlıyan, «Şeb-i Ârûs»larda, özel bir törenle bu sandıklar açılmış,    elbiseler bohçalarından çıkarılarak ileri gelen «mevlevî er­kânına ve muhibbana» ziyaret ettirilmiş, törenden sonra yine sandıklara yerleşti­rilmiştir. Yüzyıllar boyu süregelen bu gelenek, ayrıca elbiselerin bakımı ve ko­runmalarını da sağlamıştır.

 

Mevlâna'nın giyimi hakkında veri­len bilgileri, Sultan Veled'in verdiği di­ğer bilgilerle de tamamlayacak olursak su sonucu elde ederiz :

 

Mevlâna basma bal renginde keçe bir külah giymiş ve külahının üzerine duman renginde bir destar sarmıştır.

 Destarın tavlasını   omuzuna   düşmektedir.

Sırtında uzun etekli ve kollu, önü açık, renkleri çeşitli feraceler vardır.

Ferace­nin altına kısa etekli hırkalar giymekte­dir.

Aynı kaynaklar, Mevlâna'nın uzun­ca boylu, soluk benizli, zayıfça bedenli olduğunu bildirirler.  Mevlâna'nın gerek giyim şekli, gerekse vücud yapısı hak­kında verilen bu bilgilerle, Mevlâna Müzesi'ndeki elbiseleri karşılaştıracak olur­sak, büyük bir benzerlik bulmakta güç­lük çekmiyeceğiz.

 Mevlâna'ya ait fera­ce ve entariler, ortalama 1.40 m. oldu­ğuna göre, 20 cm. yerden eteklere, 20 cm. de omuzdan başın yüksekliği ekle­nirse, Mevlâna'nın yaklaşık olarak 1.80 m.  boyunda  olduğu  sonucu  çıkarılabi­lir.

 

Mevlâna'nın bugün elimizde bulu­nan minyatürlerindeki giyim şekilleri de yukarıdaki bilgilere uymaktadır.

Bu minyatürlerden biri, İstanbul Beyazıt Devlet Kütüphanesi yazmaları arasındaki yaz­ma bir mecmua (No: 5017) dadır.

Georg Rosen tarafından Almancaya çevrilen Mesnevî'nin ilk sayfasında da yayınla­nan bu minyatürde Mevlâna başında destarlı bir külah ve sırtında da uzun cübbesiyle tasvir edilmiştir.

Buna ben­zer Mevlâna minyatürleri Amerika'nın Boston şehrindeki Fine Arts Museum'daki XVI. Yüzyılda yapılmış bir minya­türle Bodleian' Library'deki yazma j bir eserde görülmektedir.

Çok tanınmış bir Mevlâna resmi de İstanbul Belediye Müzesi'ndedir.

Yenikapı Mevlevihanesi'nden buraya getirilen bu resmin üzerinde (Hazret-i Molla Hünkârın tasvir-i şerif­leridir) yazısı okunmaktadır.

Resimde, Mevlâna başına külah (sikke) ve destar, sırtında ferace ve hırkasıyla, çömelmiş durumda gösterilmektedir, Mevlâna'ya ait olduğu söylenen öteki resimlerde de aynı anlatım görülür.

 

Mevlâna Müzesi'ndeki Mevlâna'ya ait elbiseler, pamuklu, pamuk ve ipek karışık hareli gezi, atlas, alaca ve canfes gibi kumaşlardan dokunmuş, içine, ku­maşın rengine uygun astar konmuştur.

Bazı elbiselerinde, astarla kumaş arası­na pamuk yerleştirilmiş ve kaputone şek­linde yorgan dikişiyle dikilmiştir.

Kışlak olan bu biçim dikişlerin Asya'nın soğuk iklimli ülkelerinde çok yapıldığı bilin­mekte, hırka olarak giyilmektedir.

Fe­racelerde yalnız astar vardır. Bu kumaş­ların Anadolu'nun el tezgâhlarında do­kunduğuna ve şehirde oturan halkın giy­diğine şüphe yoktur.

Aslında Mevlâna gösterişsiz hayatı içinde bir halk adamı olarak, halktan ayrı giyinmiş değildir.

Mevlâna'nın   elbiseleri  arasında, 703 Envanter sayılı, mavi renk atlastan yapılmış pamuklu bir hırkanın sağ ön eteğinde bozulmuş olarak biri yıldızlı, öteki kırmızı yuvarlak iki kumaş dam­gası görülmüştür. Damgalardan birinde Selçuklu Kûfiyesiyle yalnız (Konya) ke­limesi okunabilmektedir.

Bu damga, ku­maşın Konya tezgâhlarında dokunduğu­nu belgelemektedir. Kumaşlara vurulan damgalarda bazan dokunduğu yerb adı, bazan da dokunduğu yer ile tarih yazıl­ması Selçuklulardan Osmanlılara geçen eski bir gelenektir.

Osmanlı kumaşların­da bu damgalara çok sık rastlanmakta­dır.

 

Sonuç olarak diyebiliriz ki, Mevlâ­na Müzesi'nde bulunan ve Mevlâna'ya ait olduğu ifade edilen elbiselerin, Sel­çuklu devri giyim şekillerine uymakta ol­duğu, o günden bugüne titizlikle korun­duğu, başka birisine de mal edilmediği göz önüne alınırsa, Mevlâna'ya aidiye­tinden şüphe etmemek gerekir.

Mevlâna'ya ait elbiseler, ayrıca, eli­mizde örnekleri bulunmayan Selçuklu devri kumaş işçiliği ve giyim şekilleri ko­nusunda da sanat tarihimize ölçüsüz de­ğerde malzeme vermektedir.


Bu Makaleye Ait Eleştiri Makaleleri
# Makaleler Adı
Kullanıcı Yorumları

! Yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.
Üyelik için lütfen sayfanın üst kısmında yer alan"Üye Giriş | üye ol" linkine tıklayınız.

Kayıt Ekleyen / Eklenme Tarihi
Nurgül Çepni / 9.7.2009



Eski Eserler


Eski Eserler Kütüphanesine Hoşgeldiniz!

Hesap İşlemleri

Üye değil misiniz? Üye olun!

Eski Eserlere üye olarak, kütüphanenimiz ve eserlerimiz hakkında paylaşımlardan hesabınız üzerinden faydalabilirsiniz...