Eğitim Kurumu   ( 2141 )   Kitaplarda   ( 1659 )   Yazarlarda   ( 4831 )  
Dergilerde   ( 786 )   Kütüphanelerde   ( 151 )   Şehirlerde   ( 182 )  
Makalelerde   ( 2196 )   Multi Media   ( 323 )   Fetvalar   ( 894 )  
Hit
9129104
Üye 1490
Online Üye 0

Ehli Beyt Sevgisi Hakkında Bir Mektup Ve Cevabı

 Kitap Detayı Kitap No : F-845  
Soru: Aslında bu Kerbela mevzusunda yazdıklarınızın tamamında hem fikiriz -Lakin Ehl-i Sünnet ve Şia arasında önemli bir ayrışma noktasıdır bu olay. - Ehli sünnet âlimlerinin “elimizin karışmadığı şeye dilimiz de karışmasın” mantığıyla, yüksek sesle konuşmamayı ve içlerini yakan bu meş’um hadise hakkında sessizce ağlamayı tercih ettikleri bu hadise, Şii dünyada çok daha yüksek sesle tartışılmış ve ağıtı da o nispette olmuştur. Hal böyle olunca "ehl-i beyt" muhabbeti malum! bir kesimin tekelinde kalmıştır. Canlı bir misal İSTANBUL'DAKİ bir halveti sinani piri Sümbül Sinan tekkesini yıllardır Muharrem'de Aleviler işgal eder kimseyi sokmaz, kendi cem ayinlerini ve törenlerini icra ederler. Biz sahiplenmezsek boş buldukları mecrada akmaya devam edip giderler amacımız sadece bu konuda bir uyanıklık oluşturmaktır, gerisi heves...
all wives cheat women who cheated
open why women cheat on husbands how many guys cheat
abortion methods terminating pregnancy at 20 weeks articles on abortion
abortion pill abortion pill abortion pill
bystolic coupon 2013 site bystolic generic alternative


Özelliği İlim Dalı Konusu
Hanefi Fıkıh
Soru Soran Cevaplayan Hoca
Bir Katılımcının Sorusu Önder Nar  
       
Fetva No: F-845 Hit : 2413 Hata Bildirimi Tavsiye Et
   Makale Yazarına ait Kitaplar E-Kitaplar Makaleler Hakkındaki Makaleler    

Yazara ait kitaplar
# Kitap Adı
1 Şazeliyye Tarikatının Esasları / ترجمة النور الساطع والبرهان القاطع
2 Allah / الله

Yazara ait e-kitaplar
# Kitap Adı
1 Şazeliyye Tarikatının Esasları / ترجمة النور الساطع والبرهان القاطع

Yazara ait makaleler
# Makaleler Adı
1 Yezidilik Hak Dinlerden midir? Yezidilere Yardım Edilmesi Caiz midir?
2 Yeniçağ Dini ( Alexis Carrel’in Görüşleri Üzerine Değerlendirmeler II )
3 Vasıl b. Atanın Ra Hutbesi / خطبة الراء لواصل بن عطاء المعتزلي
4 Tefriciyye Salatı ve Şirk Olması İddiası
5 T.C Diyanet İşleri Başkanlığının Organ Naklinin Caiz Olduğuna Dair 3 Mart 1990-13 Sayılı Fetvası
6 Sosyalizm ve Din Üzerine
7 Sevginle Yanmadan Aldığım Bir Nefes Yoktur
8 Selef Selefiyye Kavramları ve Türkçe Akaid Kitaplarındaki İçeriği / مفهوم السلف و السلفية و استعمالاتها لدي الاساتذة الاتراك و المصادر التركية الاعتقادية
9 Rüya ve İstiharenin Dindeki yeri
10 Ölümden Sonra Hayat ( Yeni Bulgular )
11 Men Ente ( Sen Kimsin )
12 Kureyşilik Şartı Konusunda Mezheplerin İhtilaf Etme Sebepleri
13 Kurana Göre Sünnetin Korunmuşluğu ve Delilleri
14 Kuran Öğretimini Ücretle Yapmanın Cevazını Örfe Dayalı Hükümler Başlığı Altında İncelemesi Hakkında
15 Kadınların Sünneti Meselesi / حكم الختان عند أهل العلم
16 İnsan Bilinmezi ( Dr. Alexis Carrel’in Görüşleri Üzerine Değerlendirmeler I )
17 İmamlar Kureyşten Olacaktır Hadisiyle Alakalı Yüz Rivayet / مائة رواية حول قرشية الخليفة
18 İmam Suyutinin el İtkan fi Ulumil Kuran İsimli Eseri Hakkında / حول كتاب الاتقان في علوم القرأن للسيوطي
19 İmam Ebu Hanifenin Kelamcılığı
20 İmam Ebu Hanife’ye Göre Hz. Muhammed sas in Peygamberliğine İmanın Hükmü
21 İlhad Dini ( Tanrı Tanımazlık ) Ateizm
22 İbn Kudamenin Haberi Sıfatların Manalandırılmasıyla Alakalı Görüşleri
23 Haberi Sıfatlara İmanda Mananın Allahın İlmine Havale Edilmesi Metodu
24 Evrenin Mekanik Yorumu ( Sebeplilik-Sonuçluluk Kanununun Eleştirisi )
25 Ehli Kitabın Peygamberimize İman etmeden Cennete Girmesi İnancının Hükmü
26 Din ve Bilim
27 Dad Harfi İle Zı Arasındaki Fark Ve Türkiye De Yaygın Olan Zı Kullanımının Kökeni
28 Çağımız ve İslam
29 Bertrand Russellin Görüşleri Hakkında

Yazar Hakkındaki Tanıtım Makaleleri
# Makaleler Adı

Fetva Detayı   

Soru: Aslında bu Kerbela mevzusunda yazdıklarınızın tamamında hem fikiriz

-Lakin Ehl-i Sünnet ve Şia arasında önemli bir ayrışma noktasıdır bu olay.

- Ehli sünnet âlimlerinin “elimizin karışmadığı şeye dilimiz de karışmasın”

mantığıyla, yüksek sesle konuşmamayı ve içlerini yakan bu meş’um hadise hakkında sessizce ağlamayı tercih ettikleri bu hadise, Şii dünyada çok daha yüksek sesle tartışılmış ve ağıtı da o nispette olmuştur.

Hal böyle olunca "ehl-i beyt" muhabbeti malum! bir kesimin tekelinde kalmıştır. Canlı bir misal İSTANBUL'DAKİ bir halveti sinani piri Sümbül Sinan tekkesini yıllardır Muharrem'de Aleviler işgal eder kimseyi sokmaz, kendi cem ayinlerini ve törenlerini icra ederler.

Biz sahiplenmezsek boş buldukları mecrada akmaya devam edip giderler amacımız sadece bu konuda bir uyanıklık oluşturmaktır, gerisi heves...

 

el cevab:

Bu öldürülme (şehadet) Ehli sünnetin ya da müminlerin kabahati değildir.

Hz. Hüseyin'e Kerbela' da reva görülenler işi planlayanların fırsatını bulduklarında aldıkları intikamdır da ...

Hz. Hüseyin’i Ehli sünnet öldürmemiştir. Ve ehli sünnet onu öldürenlere lanet eder.

Ama Hz. Hüseyin'i onu desteklemeye yemin edipte savaş meydanında bırakıp kaçanların öldürdüğünü söylemek belki daha doğru olur. Dolayısıyla kerbela faciası yavuz hırsızlık hadisesidir. Şiilerin ihanetidir.

 

 

Ehli Beyt Sevgisi; Şia İle Sünnet Ehli Arasında Bir Ayrışma Noktasımıdır, Der Beyanındadır.

 

Mülahaza1: Sünnet ve Şia arasında önemli bir ayrışma noktasıdır bu olay, demişsiniz.

 

el Cevab: Bu olay ehli sünnetle –şianın ayrışma noktasıdır , ifadesi şianın koyduğu bir başlıktır. ve yanlıştır.

---Ehli sünnet Hz. Ebu bekir , Hz. Ömer, Hz. Osman ve Hz. Ali tarafından örneği görüldüğü üzere, ehli beyti dindeki yerlerine koymuştur.

Ve ehli beyt sevgisi dindendir ama din değildir.

 

Düşünsel ve cedel düşünülerek ayrışma konuları tesbit edildiğinde atılan başlıklar önemlidir. Sizin yazdığınız gibi bir başlık atılması , kerbela olayının suistimal edilmesini kolaylaştırır, özellikle avamla konuşurken. Hz. Hüseyin as' ın şehid edilmesi, facirlerle – hz Hüseyin ve ehli beyt arasında geçmiştir. Ehli sünnetle şia arasında değil.

 

Hz Hüseyin; Muaviye ve etrafında halkalanan haklı ve haksız davaları olan topluluğun hatalarına karşı çıkması için kışkırtılmış ve Müslümanların başına geçmesi için Irak'a davet edilmiştir.

 

Mekke ve Medine de bulunan çok sayıda sahabi ve arkadaşları onu bundan vazgeçirmeye çalışmışlar ama ikna edememişlerdir.

 

Sahabenin ve Irak’a gitmemesini söyleyenlerin temel dayanağı ıraktaki onu davet eden grupların; belirli bir dini dengelerinin olmaması ‘’gavgaun nas'' diye nitelenen oturmuş bir din yapıları olmayan insanlardan oluşmasıydı.

Aynı insanlar Hz. Ali'yi zorla ve tehdit ederek halife seçmişler sahabe de hilafete ehil olduğu için seçilme usulünü doğru bulmasalar da Hz. Ali ye biat etmişlerdi.

 

Sahabei kiramın önde gelenleri Hz. Ali ye Hz. Muaviye ile yaşanan anlaşmazlık konusunda çok tavsiyelerde bulunmuşlar ama etrafına toplanan bu Medine istilacılarının şerleri sebebiyle Hz. Ali sahabenin bu isteklerini yerine getirememişti. Ve bunu itiraf etmişti.

 

Hz. Muaviye ile Hz. Ali arasındaki yazışmalarda Hz. Muaviye’nin eline geçen en büyük siyasi koz, Hz. Ali’nin Hz. Osman’ın katillerini cezalandıramamasıdır.

Hz. Muaviye ‘’ Osman (ra)'ın katillerini cezalandırırsan sana itaat ederim demiş ‘’ ve Hz. Ali’yi siyaseten açık düşürmüştür.

 

Hz. Ali’nin cevabı en doğrusudur;

‘’Bana itaat edin meşruiyeti ve istikrarı sağlayayım sonra cezalandırma işini gündeme alayım‘’ demesine rağmen Hz. Muaviye ve etrafındakiler Hz. Ali'yi dinlememişler ve istiklal ilan etmişlerdir.

Hz. Ali istikrarı sağlamak adına ordusuyla Hz. Muaviye’nin üzerine gitmiş ve bilinen süreç yaşanmıştır.

 

Hz. Ali’yi Cemel ve Sıffın'de sıkıntılı durumlara düşürenler birinci derecede hep ordusundaki ‘’dini değerleri oturmamış bu elebaşılardır.’’

Sıffın de direnenler olmasa Cemel de iki orduyu birbirine düşürenler olmasa; ne Muaviye fitnesinden ne Kerbela'dan bahsedecektik bugün.

Dikkatinizi olayların oluş nedenlerine çekmek isterim. Hz. Hüseyinin şehid edilmesinin hükmü bellidir.

Ama Hz. Hüseyin Hz. Muaviye’ye karşı ıraklılara güvenmemesini söyleyenleri dinlemeyip siyasi hata işlemişitr.

 

İslam ümmeti için Hz. Hüseyi’nin ölümündeki ibretlerin en büyüğü budur. Ehli sünnet uleması gerçekleşen çok sayıda isyanın haklıların ezilmesi ve haksızların galip gelerek haklıymışlar şeklinde kendilerini lanse etmelerine sebebiyet verdiğini görünce ‘’ emri bil maruf mükellefiyetinin başarma şansının büyük bir yüzdeyle oluşması halinde silahlı isyan ile devlet yöneticilerinin düzeltilmesine cevaz vermişlerdir.

 

Ehli Sünnetin itikadı şudur:

Hz. Ali girdiği bütün savaşlarda haklı olan taraftır. Hz. Muaviye ve etrafındakiler de hatalı olan taraftır.

 

 

Mülahaza 2: Kerbela hadisesi ehli sünnetle şia arasında değil, Emevi komutanıyla Hz. Hüseyn ve yakınları arasında geçmiştir. Şiilerin ataları Hz. Hüseyin’e yanında iken bırakıp kaçarak ihanet etmişler, Hz. Hüseyine onların davetlerine icabet etmemesini söyleyenler emevilerin bu alçak tutumlarını olayın gerçekleşmesinden sonra öğrenmişlerdir.

 

el Cevab: Geri konumuzun birinci başlığına dönersek: Kerbela meselesi ehli sünnetle Şia arasında değil, Hz. Muaviyenin etrafında toplanan baği grupla ehli beytten Hz. Hüseyin ve yakınları arasında cerayan etmiştir.

O dönemde Ehli Sünnetin safları Hz. Ali'yle Hz. Muaviye arasında bölünmüştür. Ama Hz. Hüseyi’nin öldürülmesinde Ehli Sünnet’in değil Şiilerin onu meydan yerinde bırakıp kaçmalarının rolü vardır.

 

Şam'da Hz. Muaviyenin etrafında toplanan sahabenin orada bulunuş gayeleri farklı farklıdır. Kimisi meşru bir gayeyle ki o gaye “Hz. Osman'ın katillerinin cezalandırılmasıdır’’, orada bulunuyordu. Zamanla olayların boyutları değişince suskunlaştılar ve engel olamadıkları sıkıntılı olaylardan sonra köşelerine çekildiler.

Bir kısmı da değişik seviyelerde hatalar işlediler.

 

Sahabenin konumu genel olarak ise şöyleydi.

Hz. Osman’ın velayetinde iken bazı tasarruflardan rahatsız olanlar suskundular. Hz. Ali Medine’yi basan isyancılar tarafından halifeliği kabule zorlanınca sahabe suskun kaldı. Sonra bir kısmı kabul etti . Bir kısmı bu caiz değildir halife meşveretle seçilir dediler ve Hz. Aişe’nin de içinde bulunduğu gruplaşmalara katıldılar. Bu grup cemel savaşında yenildi ve köşelerine çekilmek zorunda kaldılar.

Sahabenin Hz. Ali'yi destekleyen ve onunla hareket eden büyük çoğunluğu Hz. Ali’nin şehid edilmesiyle sahipsiz kaldılar ve onlar da köşelerine çekilmek durumunda kaldılar.

Meydan ihtirasları olan sonrakilere ve Hz. Muaviye’nin etrafında halkalanan siyasi dehaların eline kaldı.

 

Ve o siyaset bilir ve halkın seviyesini çok iyi özümsemiş grup kendilerine karşı oluşabilecek raşid hilafet hareketini Hz. Hüseyin'in şehid edilmesini getiren süreçle bastırdılar.

Daha Medine'den çıkmadan Hz. Aliyi ‘’etrafındaki bu insanlarla savaş kazanılmaz. Sabret Muaviye'yi kendi haline bırak ve hükmünü ve otoriteni güçlendir, diyen hikmetli sahabenin tavrı Ehli Sünnetin tavrıdır. Hz. Ali’nin tavrı da ehli sünnetin imamının tavrıdır.

 

Meydan yerinde Hz. Ali'yi hakem olayına zorlayanların tavrı Hz. Muaviye'nin hatasının karşısında Hz. Ali’nin haklı ve doğru duruşunun yenilmesini beraberinde getirmiştir.

Hak müntesiplerinin dinlerinin değerlerini vela ve Bera' nın ölçülerini harfiyen uygulamamaları büyük sıkıntıdır. Ve o sıkıntı İslam ümmetinin başına büyük belalar getirmiştir.

Efendimizin emrini harfiyen yerine getirmeyen okçuların hataları ne ise raşid halifeye ‘’kendilerine hoş gelen bir sebeple itaat etmekten ayrılanların hataları ‘’ o dur.

 

 

Mülahaza 3:

Hz. Hüseyini Onu Seven Ve Cennet Gençlerinin Efendisi Olduğuna İnanan Ehli Sünnet Öldürmemiştir. Onun Katili, Savaş Meydanında Onu Yalnız Bırakan Şerefsiz Ve Mel'unlardır, Ve Bir Kısım Emevi Askerleridir.

 

el Cevab: Konunun başlığına bir daha dönerek şu hatırlatmayı yapacağım: Kerbela gelişi bir şekilde kestirilebilecek bir karise'dir.

Ama bu boyutta gerçekleşebileceği -bunu planlayanların dışında kimsenin aklına gelmemiştir. Hz. Ali’yi öldürenlerde de durum aynıdır. Duyumlar vardır ama öldürülme bunu planlayan haricilerin fiilidir. Ehli Sünnetin ya da müminlerin kabahati değildir.

 

Hz. Hüseyin'e Kerbela' da reva görülenler işi planlayanların fırsatını bulduklarında aldıkları intikamdır da aynı zamanda.

 

Hz. Hüseyin'i Ehli Sünnet öldürmemiştir. Ve Ehli Sünnet onu öldürenlere lanet eder. Ama Hz. Hüseyin'i onu desteklemeye yemin edipte savaş meydanında bırakıp kaçanların öldürdüğünü söylemek belki daha doğru olur.

Dolayısıyla Kerbela faciası yavuz hırsızlık hadisesidir. Şiilerin ihanetidir.

 

 

Ek 1-Kerbela Anmaları Ve Ehli Beyt Sevgisinin Alakası Yoktur

Kerbela anmaları ve ehli beyt sevgisinin alakası yoktur. Kerbela anmaları İslam değerlerine muhaliftir.

Aşağıdaki Linke Bakınız;

http://www.hhportal.com/.../483024-dogru-olan-bu-mudur...

 

 

Dinin inanç amel ve ahlak değerleri içinde şeair olarak nitelenecek alanlarda Asrı Saadette bilinmeyen ve var olmayan bir şey olamaz olmamalıdır.

Efendimizin oğulları İbrahim (as) vefat ettiğinde güneş tutulması olmuş sahabeden bazıları onu İbrahim (as)ın ölümüne bağlamışlar, ama efendimiz bu anlayışı düzeltmiştir. ‘’Güneş ve ay Allah’ın ayetlerinden iki ayettir. Bir insanın doğumuyla ya da ölümüyle tutulmazlar.’’

 

-Ehli beyt sevgisi emrolunduğumuz ve imandan olan bir sevgidir. Bununla alakalı içerik başka bir yazının konusudur.

-Ehli beytten Hz. Hüsyinin şehid edilmesi ile alakalı süreç, sahiplerine ve sorumlularına laneti caiz kılacak kadar yüzkarası bir süreçtir. Kendisini ısrarla başlarına geçmeye çağıran ve kendilerini ehli beytin havarileri ve bağlıları görenler, iş zora girince Hz. Hüseyin’i ve yanındaki ailesini yüzüstü bırakıp kaçmışlardır. Ehli beyte ihanetin en büyüğü onları çağıran ıraklılardan gelmiştir. Bu da uzun bir fasıladır. Başka bir yazının konusudur.

 

-Hz. Hüseyi’nin şehid edilmesi ve kerbela faciasının unutturulmamasıyla ehli beyt sevgisinin ilişkilendirilmesi ve İslam toplumlarının bu nu anma merasimlerinde ehli beyt sevgisi adına bir araya getirilmesi kitap ve sünnet değerleri açısından ‘’lüzumsuz’’ bir ameliyedir.

Hatta içeriğindeki şii propaganda unsurları sebebiyle de uyarı gerektiren dini değerlerimize çok sayıda muhalefet içermektedir.

 

-Hz. Hüseyin sevgisiyle ehli beyt sevgisi eş değer değildir. Ehli beyt sevgisiyle kerbela şehidlerinin bu şekilde anılmasının hiçbir alakası yoktur.

Subhanallah bir ümmet düşünün ehli beyti seviyoruz diye onların en şereflilerinden birinin öldürülmesini her sene abuk subuk törenlerle anıyorlar. Bir ümmet düşünün peygamberlerinin emirlerine rağmen ölülerinizi hayırla yad edin. Ağlanıp sızlanmayın, oranızı buranızı yırtıp dövünmeyin demesine rağmen bu basit cahiliye dövünmeleriyle ehli beyt sevgisini diri tuttuklarını zannediyorlar.

-Muharrem ayının ihya edilmesi ile ilgili değerleri kontrol edin. Aşure günüyle alakalı rivayetleri kontrolmedin. Çok sayıda amele efendimiz teşvik etmiştir. İslam toplumlarında onların ihya edilmesi gerekir.

Bugün mecliste 10 gün soğansız etsiz yemek çıkarma aptallığını – ya da yüzlerce binlerce insanın ellerinde zincirlerle birbirlerini ya da kendilerini dövmelerini İslam dininde nereye koyabilirsiniz.

 

 

Ek 2 -Ehli Beyt Doğruluk Ölçüsü Değildir. Müslümanların Baştacıdırlar. Efendimizin Hatırasıdırlar.

 

-Tasavvuf eri ve sufi demek; seyrusuluk insanı demektir.

-Seyrusuluk insanı da hal insanı değil hal insanıdır. Hal insanı tasavvuf eri; peygamberimizin tebliğ ettiği Allahın rızasını kazanma ölçülerinin bütününe uygun bir hayat sürerek Allahın rızasını kazanmaya çalışmanın adıdır.

-Ehli beytin mensuplarına olan sevgi efendimizin öğrettiği dinin bir parçasıdır. Edebidir.

 

-Ehli Beyt Doğruluk Ölçüsü Değildir.

-Ehli beyt de dahil olmak üzere, Allah rasulünden başka masum yoktur. Onlara vahiy inmez. Ehli beytin bir kısmı masum bir kısmı günahkardır da denmez.

- 12 imam nazariyesi; ''masum ehlibeyt imamları '' nazariyesidir.

Ve dini bir değer değildir. Ümmetine başkanlık edecek 12 imamı haber veren hadisler ğulatı şia tarafından masum imamlar nazariyesine dönüştürülmüştür.

-Hadis kaynaklarında ve tasavvuf büyüklerimizin haber verdiği ehli beyt imamları olan Allah dostlarının hakkında masumiyet inancı yoktur.

Ama Allah dostlarının korunması değeri, sünnet naslarıyla sabittir. Korunma ile masumiyet aynı şeyler değildir.

(Hiçbir veli nübüvvet makamı olan masumiyete ulaşamaz. Velayet makamının sonu nübüvvet makamının başlangıcında biter.) Peygamberlerin velayetleri nübüvvetlerinden yücedir sözü İbn Arabi’ye aittir. Ama açıklamasının yeri burası değildir.

 

-İslam Dininde Doğru Ve Yanlışın Ölçüsü ;

Allahın kitabı Kur’an, peygamberimizin sünneti ve efendimizin uygulamasını içeren sahabe anlatımlarıdır.

 

Seyru Suluk Kültürü Allaha Giden Yolun Hatıra Defteridir. Allaha Giden Yolun Kuralları Ve Ölçülerinin Alaınacağı Yer Değildir.

-Seyru suluk kültürü ile ilgili oluşan tasavvuf ilimleri kültürü asıl değil berekettir. Fuyuzattır. Mukaşafattır. Menakıbtır.

 

Allaha ulaşmanın adı olan seyru suluk peygamberimizin öğretileriyle yapılır. O öğretileri uygulayanların seyru suluk sürecinde yaşadıkları demek olan fuyuzat, mukasafat ve menakıbdan hareketle seyru suluka girilmez. Bu Sünni bir tasavvuf olmaz.

 

Umarım meramım anlaşılır.

 

 

Ek-3: Yüzü sakallı - eli tesbihli -başı külahlı -dili zikirli - kalbi keşfeden- her adam Allah dostu olmayabilir.

 

Ama Allah dostu; yüzüne baktığınızda Allah’ı hatırlatan, Ameline baktığınızda peygamber ölçüsüne sahip, itikadına baktığınızda kuran ona inmiş gibi hissettiğiniz, ahlakına baktığınızda yürüyen Kur’an gibi hayatta yürüyendir.

 

-Ney çalanlar, kemanla deme gelenler, semayla meşgul olanlar vardır.

Bunlar arasında da Allah dostları vardır ve ney çalanları, kemanla hava bulanları Sema'yla ancak kurtulanları islahla vazifelidirler.

Ama ney, keman, sema sonraki zamanların geçici davet metotlarıdır.

  • all wives cheat online women who cheated
  • website how to know if wife has cheated open
  • read here wifes that cheat unfaithful wives
  • bystolic coupon 2013 daliresp patient assistance bystolic coupon 2014
  • amoxicillin amoxicillin amoxicillin
  • cialis coupon cialis coupon cialis coupon
  • sumatriptan injection sumatriptan injection sumatriptan injection
  • bystolic generic name linzess patient assistance what is the generic for bystolic
  • Kullanıcı Yorumları

    ! Yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.
    Üyelik için lütfen sayfanın üst kısmında yer alan"Üye Giriş | üye ol" linkine tıklayınız.

    Kayıt Ekleyen / Eklenme Tarihi
    Sümeyye Abaci / 28.4.2015



    Eski Eserler


    Eski Eserler Kütüphanesine Hoşgeldiniz!

    Hesap İşlemleri

    Üye değil misiniz? Üye olun!

    Eski Eserlere üye olarak, kütüphanenimiz ve eserlerimiz hakkında paylaşımlardan hesabınız üzerinden faydalabilirsiniz...