Eğitim Kurumu   ( 2141 )   في الكتب   ( 1659 )   في المؤلفين   ( 4831 )  
في المجلات   ( 786 )   في المكتبات   ( 151 )   في المدن   ( 182 )  
في المقالات   ( 2196 )   Multi Media   ( 323 )   Fetvalar   ( 894 )  
مجموع عدد الزوار
9129104
مجموع عدد الاعضاء 1490
Online Üye 0

Kabristanın Yerinin Değiştirilmesinin Hükmü,Yol Geçirmek İçin Cami Yıkmanın Hükmü,Hanbeli Mezhebine Mensup İlim Adamlarının Fetvalarındaki Özensizlikler Hakkında Uyarılar

 تفاصيل حول الكتاب رقم الكتاب : F-380  
Soru: Yol yapmak için cami mezarlık yeri yıkılıp değiştirilir mi?
all wives cheat online women who cheated
why do people cheat women love to cheat redirect
read here redirect redirect
what are aids symptoms hiv early symptoms new hiv treatment
cialis coupon cialis coupon cialis coupon
abortion pill abortion pill abortion pill


ميزات الطبعة العلم الموضوع
Hanefi Fıkıh Mezarlık, Cami Edebleri,
Soru Soran Cevaplayan Hoca
Mustafa Dincer Önder Nar  
       
Fetva No: F-380 عدد الزيارة : 2994 الإبلاغ عن خطأ التوصية
   لمؤلف المقالة الكتب الكتب الألكترونية المقالات المقالات حوله    

الكتب للمؤلف
# اسم الكتاب
1 Şazeliyye Tarikatının Esasları / ترجمة النور الساطع والبرهان القاطع
2 Allah / الله

الكتب الالكترونية للمؤلف
# اسم الكتاب
1 Şazeliyye Tarikatının Esasları / ترجمة النور الساطع والبرهان القاطع

المقالات للمؤلف
# اسم المقالة
1 Yezidilik Hak Dinlerden midir? Yezidilere Yardım Edilmesi Caiz midir?
2 Yeniçağ Dini ( Alexis Carrel’in Görüşleri Üzerine Değerlendirmeler II )
3 Vasıl b. Atanın Ra Hutbesi / خطبة الراء لواصل بن عطاء المعتزلي
4 Tefriciyye Salatı ve Şirk Olması İddiası
5 T.C Diyanet İşleri Başkanlığının Organ Naklinin Caiz Olduğuna Dair 3 Mart 1990-13 Sayılı Fetvası
6 Sosyalizm ve Din Üzerine
7 Sevginle Yanmadan Aldığım Bir Nefes Yoktur
8 Selef Selefiyye Kavramları ve Türkçe Akaid Kitaplarındaki İçeriği / مفهوم السلف و السلفية و استعمالاتها لدي الاساتذة الاتراك و المصادر التركية الاعتقادية
9 Rüya ve İstiharenin Dindeki yeri
10 Ölümden Sonra Hayat ( Yeni Bulgular )
11 Men Ente ( Sen Kimsin )
12 Kureyşilik Şartı Konusunda Mezheplerin İhtilaf Etme Sebepleri
13 Kurana Göre Sünnetin Korunmuşluğu ve Delilleri
14 Kuran Öğretimini Ücretle Yapmanın Cevazını Örfe Dayalı Hükümler Başlığı Altında İncelemesi Hakkında
15 Kadınların Sünneti Meselesi / حكم الختان عند أهل العلم
16 İnsan Bilinmezi ( Dr. Alexis Carrel’in Görüşleri Üzerine Değerlendirmeler I )
17 İmamlar Kureyşten Olacaktır Hadisiyle Alakalı Yüz Rivayet / مائة رواية حول قرشية الخليفة
18 İmam Suyutinin el İtkan fi Ulumil Kuran İsimli Eseri Hakkında / حول كتاب الاتقان في علوم القرأن للسيوطي
19 İmam Ebu Hanifenin Kelamcılığı
20 İmam Ebu Hanife’ye Göre Hz. Muhammed sas in Peygamberliğine İmanın Hükmü
21 İlhad Dini ( Tanrı Tanımazlık ) Ateizm
22 İbn Kudamenin Haberi Sıfatların Manalandırılmasıyla Alakalı Görüşleri
23 Haberi Sıfatlara İmanda Mananın Allahın İlmine Havale Edilmesi Metodu
24 Evrenin Mekanik Yorumu ( Sebeplilik-Sonuçluluk Kanununun Eleştirisi )
25 Ehli Kitabın Peygamberimize İman etmeden Cennete Girmesi İnancının Hükmü
26 Din ve Bilim
27 Dad Harfi İle Zı Arasındaki Fark Ve Türkiye De Yaygın Olan Zı Kullanımının Kökeni
28 Çağımız ve İslam
29 Bertrand Russellin Görüşleri Hakkında

المقالت للتعريف بالمؤلف
# اسم المقالة

Fetva Detayı   

Soru: Yol yapmak için cami mezarlık yeri yıkılıp değiştirilir mi?

el Cevab: Şahıs mülkleri ve vakıf mülkleri olan yerlerde sahibi ya da sahiplerinin izinleri şarttır.
Bu varsa o zaman da mescid için tarihi değeri dikkate alınmalıdır.
Mezarlık için de ölülere eziyet edilmesi durumu sıkıntısı vardır.
-Mezarlıkların altından tünel açılması caizdir.
-Şu an İstanbul’un en değerli arazileri mezarlıklardır. Herkesin gözü mezarlıklar da. Mezarlıklar konusunda en laubali anlayış hanbelilerin anlayışıdır. Allah onları ıslah etsin.

Not: Hanbeli Mezhebine Mensup Bazı İlim Adamlarının Fetvaları Hakkındadır:
Hanbeli mezhebi hakkındaki kanaatimi daha önce belirtmiştim. Kısaca tekrar edeyim.

Ahmed b. Hanbel Bir Hadis Alimidir, Fakih Değildir :
Ahmed b. Hanbel bir hadis alimi ve ravisidir ve kendisi fetva sorulduğunda ictihad etmeyen ve fetva vermekten teverri eden bir ilim adamıdır.

Bu sebeple ''hadis sahih olursa mezhebim odur'' demiştir. Yani soru sorulan konuda hadis biliyorsa soruya hadisle cevap veririm. Hadis bilmiyorsam susarım...
Fetva konusunda bu yönelişe sahip olduğundan kendisine sorulan sorularda ve verdiği cevaplarda hep çok sayıda cevap nakledile gelmiştir kendisinden.

İbn Kudame’ye gelinceye kadar da Hanbeli mezhebi diye bir mezhep yoktur.
Hanbeli mezhebinin usullerini İbn Kudame Ravdatun nazır da diğer mezhepleri inceleyerek ve Ahmed b. Hanbel’den kendisine ulaşan nakilleri inceleyerek belirlemiştir.
Zamanla Ahmed b. Hanbel’in hadise dayalı fetvaları, fıkhi meselelere dair hadislerin çokluğundan dolayı bir fıkıh kitabında netice olarak nakledilecek kadar olmuş ve Hanbeli fıkhı böylece oluşmuştur.

Hanbeli fıkhında hadis fıkhı ağırlıklı olduğundan çoğu kere her kafadan bir ses çıkar. Sabah verdikleri fetvayı öğleden sonra daha güçlü bir hadis buldum diye değiştiren çok Hanbeli hoca arkadaşım vardır.

İtikadi, ameli ve ahlaki konularda çok sayıda ciddiyetsiz ve laubali fetvaları vardır. Özellikle zamanımızın Hanbelileri hakkındaki kanaatim budur.
Hanefi, Hanbeli, Maliki, Şafii dört hak mezhep vardır. Sözü ülkemizde ve İslam coğrafyasında yaygındır.
İmam Ahmed b. Hanbel büyük bir muhaddis ve örnek ilim adamıdır. Hanbeli mezhebi hak mezheplerdendir.
Zamanımızın Hanbelilerinin bazı fetvaları yenilir yutulur fetvalar değildir.
Fıkhın ana meselelerinde ise zaten deliller ve rical ortada olduğundan mezhepler arasında fıskı gerektirecek bir farklılık yoktur.

Zamanımızın laubali fetvalarına örnek olarak size mukimken namazları cem etmelerini, ayağa mesh etmenin caiz olduğunu söylemelerini, ince çoraba mesh etmek caizdir demelerini, baki mezarlığını yerle bir etmelerini, hala Müslümanları kabre tapmakla itham etmelerini, örnekleyebilirim.
Onların son dönem ricaliyle en çok oturup konuşan insanlardan biriyimdir.
İbn Temiyye’nin şaz fikirlerini utanıp arlanmadan tekrar seslendirmeye başlamaları ve Müslümanların kendilerinin itikadi ictihadlarına uygun düşünmeyenlerini tekfir etmelerini ''laubalilik'' olarak niteledim. Mesele hadise göre fetva vermesi değil.
Elbette birinci kaynak kuran, ikinci kaynak hadistir ve kuran gibi sünnetin de teşri yetkisi vardır.
Ahmed b. Hanbel fakih değildir, muhaddistir. Bir konuda bir kişinin fetva verebilmesi için 700.000 rivayeti bilmesini şart koşmuştur.
Sen ne kadar rivayet biliyorsun denildiğinde 800.000 civarında şeklinde cevap vermiştir.

Ahmed b. Hanbel ''keyfe ugulu ma lem yegul rasulullah'' diyerek , lafzi bil kurani mahluk fitnesine fıkıhla değil, fıkıhsızlıkla müdahale etmiştir.

Fakihe yakıştıramadığım fetvalarını ''laubalilikle'' itham ediyorum.
Size bir örnek vereyim;
Yıllardır Medine imamlığı yapan Huzeyfi isimli Mescidi Nebinin hocası hocalarımdandır. Ve ayaklara yıkama yerine mesh edilme ye cevaz verir. Onun bazen yalınayak ortalıkta gezdiğini de gözlemlemişimdir. Sonrada mescide gidip namaz kıldırır.
Bu şekilde davranan çok sayıda Hanbeli arkadaşım da vardır.
Ben namaz kıldıracağım zaman 4 mezhebin fetvalarına uygun olarak abdestli olurum ve namazı da fetvalara dikkat ederek kıldırırım. Onlara söylerim, cevap olarak ''ictihad ictihadı nakzetmez'' derler.
Bu tavır bana göre laubaliliktir. Ama onlara göre caizdir.

İmam Taberi Hanbeli mezhebini fıkhi mezhepler arasında saymaz ve Ahmed b. Hanbeli de fakih saymaz. İhtilaful fukaha ya bakabiliyorsanız bakın orada çok sayıda aynı görüşü paylaşan ilim adamının isimlerini görebilirsiniz.
Şöyle düşünün. İmam Taberi’de Ahmed b. Hanbel ayarında bir alimdir ve allamedir.

Yazdığım söz şudur;
(Şu an İstanbul’un en değerli arazileri mezarlıklardır. Herkesin gözü mezarlıklarda. Mezarlıklar konusunda en laubali anlayış Hanbelilerin anlayışıdır. Allah onları islah etsin.)
İstanbuldaki mezarlıkları Hanbelilere sorsanız kaldırın mezarları götürün uzak bir yere kemikleri gömün derler ve o arazileri de satarlar.

---Zamanımızın Hanbelilerinin çok laubali işleri vardır.
Haremeyn arazisinin tamamı vakıf arazisidir. Osmanlı eşrafı Haremeyn’de satın alıp vakfedilmedik yer bırakmamıştır.
Zamanımızın Hanbelileri vakfın alıp satılmasına dair fetva verip bütün vakıf arazilerini, yönetimin atadığı kayyumların gözetiminde satmışlardır.
La ilahe illallah muhammedun rasulullah
İslam tarihinde asla devlet idaresinde bulunamamış bir mezhep ahir zamanda verdikleri laubali fetvalarla Haremeyn’i talan ettirmişlerdir.
Buna başka şeyler demeyip ''laubalilik ''dedim.

Dip Not:
Hoca size hatanızı göstermek ve doğruyu da açıklamak için vardır.
Bu yazılanlar ve diyaloğun içeriği de derstir.
1-Ahmed b Hanbel fakih değil muhaddistir. Kendisi buna özellikle vurgu yapar.
2-Hanbeli mezhebi Ahmed b Hanbelin kendisine sorulan sorulara cevap olsun diye rivayet ettiği hadislerden verdiği cevapların diğer mezheplerdeki örnekleri dikkate alınarak bablar ve bölümlere ayrılmasından (zamanla ) oluşturulmuştur. Bu konuda en büyük pay İbn Kudame’ye aittir.
3-Hanbeli mezhebine mensup bütün ilim adamlarının bir meselede mezhebin (mezhep olmamasından dolayı ) çok sayıda birbiriyle çelişen fetvaları vardır. Bunun sebebi de ''iza sahhal hadisu fe huve mezhebi '' anlayışında olmalarıdır.
4-Hanbeli mezhebi çok sayıda tutarsız fetva ile eleştirilmişken, hadisin gereğine en uygun mezhep zannedilir.
5- Başlı başına aralarından İbn Teymiyye’nin çıkışı bile yeterlidir.
6-Rivayetlerin sakimini, sahihinden ayırt etme konusundaki tutumları sebebiyle bir konuda aykırılık yapacakları zaman zayıf sahabi nakillerini, geri dönülmüş düzeltilmiş sahabi fetvalarını delil getirip iddialarını isbata gayret ederler.
7- Size verdiğim örnekleri tekrar düşünün
-Vakıfların satılmasına cevaz vermeleri ve Haremeyn’in tamamı vakıf arazisiyken bu yolla vakıf mülklerine el koymaları
-Osmanlı hilafetine meşru bir sebep yokken silahlı isyan etmeleri ve etmeye cevaz vermeleri
-Namaz abdestinde ayağa ve ince çoraba meshe cevaz vermeleri, kabir ziyareti yapanlara bidatçi ve kabir tapıcıları ismini takmaları
-Peygamberimize hayattayken tevessül yapmaya iman vefatından sonra tevessül yapmaya şirk demeleri, efendimizin kabrinin üzerindeki kubbenin yıkılması gerektiğine dair verdikleri fetva
kanaatimce ''fetva nitelikleri eksik olan'' fetvalardır. Davranışlardaki ciddiyetsizlikleri itibarıyla ben ''laubali '' olarak niteledim.

Mülahaza : 1) Bu bahsedilen meseleler Hanbeli Mezhebinin görüşleri mi yoksa vehhabilerin görüşleri mi?
2) Benim merak ettiğim yukarıda saymış olduğunuz yanlış fikirlerin veya fetvaların kaynağı Ahmed b. Hanbel mi, yoksa onu takıp ettiğini iddaa eden insanlar mı?

el Cevab:
1)
Hanbeli mezhebi İbn Teymiyye sonrasında bir ayrışma yaşamıştır.
Kökleri Ahmed b. Hanbelin oğluna kadar varan bir ayrışmadır bu.

İbn el Cevzi, İbn Kudame, İbn Akil gibi Hanbeliler 4 mezhebin çizgisindedirler. Diğerlerinden farklılıkları ictihadi farklılıklardır.

İbn Teymiyye ve onu takip edenler ise itikadi konularda Allah’ın varlığı ve delilleri, Allah’ın sıfatları özellikle haberi sıfatlar konusunda, alem tasavvuru konusunda , fıkhi meselelerde diğer mezheplerden farklılıklarını gösterme gayreti ve özellikle de itikadi konulardaki muhalefetlerine paralel gelen fıkhi ve ahlaki konularda uçuk fikir ve ictihadlar yapmışlardır.
Vehhabilik ise tarihi daha yeni bir anlatıştır.

2) Hanbeli mezhebinin kökleri Ahmed b hanbelin fetvalarına dayanır.
Ama hadisi okuyarak verdiği fetvalarına. Hadisin fıkhını açıklamadan verilen bu fetvalar sonrakilere sıkıntı oluşturmuştur.

Şimdi meselenin halledilmeden bırakılması Ahmed b. Hanbeldendir diyeceğim ama İmam Ahmed mezhep kurmayı kastetmediği için ona hem haksızlık hem saygısızlık manasına gelecek ifadeler kullanmak durumunda kalacağım.
Ahmed b. Hanbelden değildir diyeceğim o da tam olarak doğru olmayacak.
Onun için meseleyi şöyle özetleyeyim.
Hanbeli mezhebi fıkıh yeteneği gelişmemiş olan muhaddislerin ve fıkıh yeteneği varsa da terbiye edilmemiş muhaddislerin mezhebidir.
Hadislerin sınırlarında duralım derken bunu sağlıklı uygulayamadıkları için sıkıntılı durumlar oluşturmuşlardır.

1- Bir mezhebe bağlı kalmak kalmamak konusunda ehli sünnet arasındaki tutarsızlık onlardan neşet etmektedir.
2-Namaz kılmayan kafir olur hadisinin zahirini alarak kim namaz kılmazsa kafir olur fetvasını, hadisin fıkhına dikkat etmeden seslendirmeleri sebebiyle hala Hanbeliler namaz kılmayanın hükmü sorulunca kafir olur demektedirler. Halbuki hadisin fıkhı açısından namazı kasten ve helal kabul ederek kılmayan kafir olur denilmeliydi.

Bu meseleleri onlarca örnekle çoğaltabilirim. Meselelerin netice itibarıyla ucu fıkhi manalandırması yapılmadan yapılan hadis nakilleriyle fetva vermek anlayışıdır. Bu anlayışın mimarı da İmam Ahmed b. Hanbeldir.
Sonrakilerin vardıkları yanlış neticeler de onun bir kusuru yoksa da hadis sahihse mezhebim odur söylemini sevenlerine iyice şerh etseydi belki de bu şekilde yanlış çıkarımlarda bulunmaktan uzak dururlardı demekten de kendimi alamıyorum.

 

  • married men affairs why are women unfaithful my boyfriend cheated on me with a guy
  • free abortion pill questions about abortion pro life abortion
  • cialis coupon cialis coupon cialis coupon
  • Kullanıcı Yorumları

    ! Yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.
    Üyelik için lütfen sayfanın üst kısmında yer alan"Üye Giriş | üye ol" linkine tıklayınız.

    Kayıt Ekleyen / Eklenme Tarihi
    Sümeyye Abaci / 15.11.2014



    Eski Eserler


    Eski Eserler Kütüphanesine Hoşgeldiniz!

    Hesap İşlemleri

    Üye değil misiniz? Üye olun!

    Eski Eserlere üye olarak, kütüphanenimiz ve eserlerimiz hakkında paylaşımlardan hesabınız üzerinden faydalabilirsiniz...