Eğitim Kurumu   ( 2141 )   Kitaplarda   ( 1659 )   Yazarlarda   ( 4831 )  
Dergilerde   ( 786 )   Kütüphanelerde   ( 151 )   Şehirlerde   ( 182 )  
Makalelerde   ( 2195 )   Multi Media   ( 323 )   Fetvalar   ( 891 )  
Hit
9129104
Üye 1490
Online Üye 0

Maarifi Umumiyye Nezareti

 Eğitim Kurumu Detayı No : E- 1975  
Kurucusu Kuruluş Tarihi Eğitim Dili Şehir / Ülke
İstanbul /
Özellik Türü
   
Adres Web
,
       
Kurum No: 1975 Hit : 3534 Hata Bildirimi Tavsiye Et

   Kuruma ait Dergileri Kütüphaneleri Fakülteleri Üniversitesi İlgili Kurumlar Tezler


Eğitim Kurumuna ait Dergiler

Eğitim Kurumuna ait Kütüphaneler

Eğitim Kurumuna Ait Akademik Birimler

Universite 

ilgili kurumlar 

Eğitim Kurumuna ait Tezler

Özeti

Hakkında Bilgi
Maârifi Umûmiyye Nezâreti
Osmanlı Devleti'nde 1857'de kurulan ve Cumhuriyet döneminde Maarif Vekâleti adını alan teşkilât.

Nezâretin tarihî gelişimi II. Mahmud dönemine kadar iner. II. Mahmud, 1824 yılında ilköğretimi mecburi hale getirmişse de hemen ardından çıkan iç karışıklıklar yüzünden bu karar uygulanamadı.
1838'de konu daha etraflı bir şekilde ele alındı. Sıbyan, rüşdiye ve mekâtib-i âliye olmak üzere üç aşamalı olarak düzenlenmesi düşünülen eğitimin koordinasyonunu sağlamak için kurulan Mekâtib-i Rüşdiyye Nezâreti'ne İmamzâde Esad Efendi tayin edildi. Bu sırada herhangi bir rüşdiye mektebi mevcut değildi.
1839'da devlet memuru yetiştirmek amacıyla Mekteb-i Maârif-i Adliyye ve Mekteb-i Ulûm-i Edebiyye açılarak İmamzâde'nin yönetimine verildi.
Sultan Abdülmecid, 1845'te Babıâli'yi ziyaretinde askerî olanların dışında hiçbir reformun istenilen düzeyde olmadığını belirterek bu meselenin çözümü için okulların açılmasını istedi. Bunun üzerine Meclis-i Vâlâyı Ahkâm-ı Adliyye, mahalle mekteplerinin düzene konmasıyla ilgili ayrıntıları görüşmek amacıyla Meclis-i Muvakkat'in kurulmasını kararlaştırdı (1 Mart 1845).
Haftada iki gün toplanan meclisin çalışma yeri Babıâli'ydi. Meclis. biri eğitimin temelini oluşturan sıbyan mekteplerinin ıslahına, diğeri orta dereceli okulları oluşturmak üzere rüşdiye mekteplerine ve üçüncüsü yüksek ilimlerin tahsil edileceği bir darülfünun kurulmasına dair üç lâyiha hazırladı; ayrıca eğitim işleriyle ilgilenmek üzere Babıâli'de daimî bir meclisin kurulmasını Önerdi. Eğitimin ıslahı programının ana hatlarını bu şekilde belirledikten sonra yerini Meclis-i Maârif-i Umûmiyye'ye bıraktı.
Mühendis Emin Mehmed Paşa'nın başkanlığındaki yeni meclis Meclis-i Vâlâ ile Hariciye Nezâreti'nin ortak denetimi altındaydı. Meclis, ayda bir defa daha geniş bir katılımla Meclis-i Umûmî-i Maârif adıyla toplanmakta ve Meclis-i Maârifin bir ay zarfında görüştüğü konularla bir sonraki ay yapmayı düşündüğü faaliyetleri ele almaktaydı.
Bu düzenlemeyle kurulan Mekâtib-i Umûmiyye Nezâreti'ne Şeyhzâde Esad Efendi tayin edildi.
Eğitim konusunda yetkili kurum Meclis-i Maârifti. Nezâret ise meclisin bir icra organı niteliğinde olup meclise karşı sorumluydu. Harbiye ve Tıbbiye gibi askerî okullar özel durumları göz önünde bulundurularak seraskerlik bünyesinde bırakıldı. Nazırın maiyetine biri sıbyan. diğeri rüşdiye mekteplerini denetlemekle görevli iki yardımcı verildi. Emin Paşa'nin Rumeli ordusu müşirliğine tayini üzerine yerine Şeyhzâde Esad Efendi getirildi. Nezâret müdürlüğe dönüştürülerek muavin Kemal Efendi'ye tevcih edildi (27 Aralık 1847). Ancak Kemal Efendi yeni okullar kurarak buralarda başarılı çalışmalar yapınca müdürlük tekrar nezârete dönüştürüldü.
İmamzâde Esad Efendi, Meclis-i Vâlâ üyeliğine tayin edildiğinde uhdesinde bulunan Mekteb-i Maârif-i Adliyye ve Mekteb-i Ulûm-i Edebiyye de nezârete bağlandı.

Rüşdiyelerin yaygınlaşması üzerine buralarda yeni usule göre ders verebilecek öğretmenler yetiştirmek amacıyla 1848'de bir dârül-muallimîn açıldı.

1851de, kurulması düşünülen darül-fünun öğrencilerinin ve halkın ihtiyacı olan telif ve tercüme eserleri hazırlamak için Encümeni Dâniş adıyla bir ilim heyeti oluşturuldu ve 1862 yılına kadar faaliyetlerini sürdürdü.
Islahat Fermanı'nın ilânından sonra, eğitimi din ve mezhep farkı gözetmeksizin bütün halkın yararlanacağı bir konuma getirmek üzere yapılacak düzenlemeleri görüşmek amacıyla müslüman ve gayri müslim bütün tebaa temsilcilerinin katılacağı bir Meclis-i Muhtelifin tesisi kararlaştırıldı (19 Haziran 1856). Bu meclis başlangıçta müslüman. Rum, Ermeni, Katolik, Protestan ve yahudi temsilcilerinden olmak üzere toplam altı üyeden oluşurken daha sonra bu sayı artmıştır. Yeni düzenlemeyle birlikte eğitim işlerine bakan meclislerin sayısı ikiye çıktı: Meclis-i Maârif ve Meclis-i Muhtelit-i Maârif. Meclis-i Maârif daha ziyade dinî ilimlere, diğeri ise karma eğitime dair konulan görüşecekti.
Bu düzenlemeler yapılırken eğitim işlerinin yeniden yapılanmasını organize etmekle görevli bir Maârif-i Umûmiyye Nezâreti'nin kurulması, hem Meclis-İ Maârif hem de Meclis-i Tanzimat lâyihalarında söz konusu edilmişti.

Bu teklifler üzerine 18 Recebi273'te (15 Mart 1857) kurulan nezârete Abdurrahman Sami Paşa tayin edildi. Böylece maarif teşkilâtı, bir yanda şeyhülislâmlığa bağlı olan Mekâtib-i Umûmiyye Nezâreti, diğer yanda laik ve daha geniş bir katılımla mekteplerin nezâretini ele alan Maârif-i Umûmiyye Nezâreti'nin mevcudiyetiyle iki başlı bir görünüm kazandı. Ancak bu durum kısa sürdü; aradan bir ay bile geçmeden 20 Nisan 1857'-de Mekâtib-i Umûmiyye Nezâreti, Maârif-i Umûmiyye Nezâreti Müsteşarlığı'na dönüştürüldü. Nezâretin yazışmalarını yürütmek üzere Maârif Mektupçuluğu kurularak maiyetine gerektiği kadar memur verildi.Nezâretin çalışma yeri Takvimhâne Dairesi'ydi. Böylece II. Mahmud döneminde başlayan eğitimi merkezîleştirme çabaları, Meclis-i Maârif ve Maârif-i Umûmiyye Nezâreti'nin kurulmasıyla devam ederek bu alanda devletin kontrolü sağlandı.
Ayrıca modern devletlerde olduğu gibi eğitim artık hükümette nazır düzeyinde temsil edilmeye başlandı. Bu gelişmeyle birlikte gayri müslim okullarının maarif çatısı altına alınıp denetlemeye tâbi tutulması son derece önemlidir.
Meclis-i Maârifle Meclis-i Muhtelifin birlikte mevcudiyeti, eğitimde çift başlı bir görüntü yarattığı gibi Meclis-i Muhtelit gereği gibi toplanıp çalışma yapamıyordu.
Bunun üzerine 10 Şubat 1864'te ikisi de lağvedilerek İslâm'a dair kitapların incelenmesiyle ilgilenen Mekâtib-i Sıbyân-ı Müslime ve bütün tebaanın çocuklarının eğitimiyle ilgilenen Mekâtib-i Rüşdiyye ve İlmiyye adıyla iki komisyondan oluşan ve nazırın başkanlığında bulunan yeni bir maârif-i umûmiyye heyeti teşkil edildi.
Bir yıl sonra okulların ve halkın ihtiyacı olan kitapları tercüme etmekle görevli Tercüme Cemiyeti kuruldu.
1 Eylül 1869'da çıkarılan Maârif-i Umûmiyye Nizamnâmesi'nin nezâretin merkez teşkilâtı açısından da büyük önemi vardır. Nizâmnâmeyle, nazırın başkanlığında dâire-i ilmiyye ile dâire-i idareden oluşan Meclis-i Kebîr-i Maârif İhdas edildi. Dâire-i ilmiyye kitap telif ve tercüme işlerinin yanında ruûs imtihanlarıyla, müslüman ve gayri müslim üyelerden oluşan dâire-i idare ise okul, müze, kütüphane, matbaaların yönetimi, personel, muhakeme ve nizamlarla ilgili tasarılarla uğraşmaktaydı.
Yeni okullar yavaş yavaş taşraya yaygınlaştırıldığı için eğitimin bu kısmı da ele alinarak vilâyetlerde maarif meclisleri oluşturuldu.
1870"te Telif ve Tercüme Nizâmnâmesi yayımlandı.
1872'de daireler kaldırılarak Meclis-i Kebîr-i Maârif tek meclis haline getirildi ve üye sayısı azaltıldı.
Maârif Nezâreti, Temmuz 1879'da yapılan esaslı bir düzenlemeyle mekâtib-i âliye, mekâtib-i rüşdiyye, mekâtib-i sıbyâniyye, telif ve tercüme ve matbaalar olmak üzere beş ana daireye ayrıldı.
Dairelerin her birinin başına Meclis-i Kebîr üyelerinden biri tayin edildi.
Ayrıca Müze-i Osmânî ve rasathane de nezârete bağlandı.
1882'de Telif ve Tercüme Dairesi'nin yerine Encümen-i Teftiş ve Muayene adıyla bir nevi sansür vazifesi gören bir birim oluşturuldu; matbaalar dairesi kaldırıldı ve Mekâtib-i Sıbyâniyye Dairesi Mekâtib-i İbtidâiyye'ye dönüştürüldü.
Meclis-i Maârif bir ara bir encümen durumuna sokulduysa da işler gereği gibi yürümediğinden 15 Kasım 1884'te tekrar açıldı.
1886'da bütün yabancı okulları teftiş etmekle görevli Mekâtib-i Gayr-i Müslime ve Ecnebiyye Müfettişliği kuruldu.
Orta öğretim güçlendirilmeden yüksek öğretim için yapılacak çabaların boşa gideceği düşüncesinden hareketle 1892'de Mekâtib-i Âliye Dairesi kaldırılıp Mekâtib-i İdâdiyye Dairesi, iki yıl sonra da mektûbî kalemine bağlı olarak istatistik ve memurların özlük kayıtlarını tutmakla görevli sicill-i ahvâl şubeleri kuruldu.
1896'-da Encümen-i Teftiş ve Muayene'nin üzerinde ve nazırın maiyetinde yer alan ikinci bir sansür heyeti olarak Tedkîk Müellefât Komisyonu devreye sokuldu.
1898'de dava vekilliği, tercümanlık ve mimarlık, bir yıl sonra Mekâtib-i Mülkiyye Sıhhiye Müfettişliği birimleri oluşturuldu.
1903'te dinî kitapların incelenmesi işi Encümen-i Teftiş ve Muayene'den alınarak yeni kurulan Kütüb-i Dîniyye ve Şer'iyye Tedkik Heyeti'ne verildi.
II. Meşrutiyet'ten sonra yapılan genel düzenleme ve tensîkattan Maarif Nezâreti de nasibini aldı ve Meclis-i Kebîr-i Maârif dâimi bir encümene dönüştürüldü.
Nezâretin merkez birimleri tedrîsât-ı tâliyye, tedrîsât-ı ibtidâiyye, mekâtib-i husûsiyye, tahrirat, muhasebat, sicill-i ahvâl, istatistik, levazım ve evrak daireleriydi.

19lO'da bunlara Tedrîsât-ı Aliye Dairesi ilâve edildi; ayrıca müstakil bir kütüphaneler müfettişliği kuruldu.
9 Mart 1912'de yayımlanan bir nizâmnâmeyle nezâretin yapısı yeniden düzenlendi. Daimî Meclis-i Kebîr-i Maârif kurulduğu gibi öğretim daireleri de âliye, tâliye ve ibtidâiye olarak üçe indirildi.
Yine ilköğretim için Tedrîsâtı İbtidâiyye Encümeni ve okul yapım ve onarım işleri için Mebânî-i Tedrîsiyye Encümeni oluşturuldu.
Ayrıca belirli sayıda vilâyet maarif ve okul müdürleriyle öğretmenler ve dışarıdan sınırlı sayıda uzmanın katılımıyla Meclis-i Kebîr'in yılda bir kere toplanması kararlaştırıldı. Bu girişim bugünkü Millî Eğitim şûralarının temeli olarak kabul edilebilir.
Meclis-i Kebîr 1914'te lağvedildi. Ayrıca ihsâiyat kalemi, mimari şubesi, hıfzı-sıhha-i mekâtib dairesiyle levazım kalemi, bir süre sonra da Telif ve Tercüme Heyeti kuruldu. Yetim çocukları barındırmak ve eğitmek için ihdas edilen dârüleytamları yönetmek amacıyla Dârüleytamlar Müdüriyyet-i Umûmiyyesi tesis edildiyse de bu birim 1920'de Dahiliye Nezâreti'ne nakledildi. Mütareke döneminde Meclis-i Kebîr yeniden ihdas edildi, Telif ve Tercüme Heyeti ise kaldırıldı.
Maarif teşkilâtı. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılması ve 4 Mayıs 1920'de Ankara'da Maarif Vekâleti'nin kurulmasıyla iki başlı bir görünüme sahip oldu, bu durum 1 Kasım 1922'de saltanatın kaldırılmasına kadar devam etti.

Nezâret, kurulduğu tarihten 1922 yılına kadar altmış beş defa el değiştirmiş ve toplam otuz altı nâzır görev almıştır. Son maarif nâzırı Said Bey’dir.

Kadrosu

Mezunları

Fihrist 
Kullanıcı Yorumları

! Yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.
Üyelik için lütfen sayfanın üst kısmında yer alan"Üye Giriş | üye ol" linkine tıklayınız.

Kayıt Ekleyen / Eklenme Tarihi
Sümeyye Abaci / 26.9.2014



Eski Eserler


Eski Eserler Kütüphanesine Hoşgeldiniz!

Hesap İşlemleri

Üye değil misiniz? Üye olun!

Eski Eserlere üye olarak, kütüphanenimiz ve eserlerimiz hakkında paylaşımlardan hesabınız üzerinden faydalabilirsiniz...