Eğitim Kurumu   ( 2141 )   Kitaplarda   ( 1659 )   Yazarlarda   ( 4831 )  
Dergilerde   ( 786 )   Kütüphanelerde   ( 151 )   Şehirlerde   ( 182 )  
Makalelerde   ( 2195 )   Multi Media   ( 323 )   Fetvalar   ( 891 )  
Hit
9129104
Üye 1490
Online Üye 0

Beykoz Kağıt Fabrikası

 Eğitim Kurumu Detayı No : E- 1901  
Kurucusu Kuruluş Tarihi Eğitim Dili Şehir / Ülke
İstanbul /
Özellik Türü
  Kağıthaneler 
Adres Web
,
       
Kurum No: 1901 Hit : 4588 Hata Bildirimi Tavsiye Et

   Kuruma ait Dergileri Kütüphaneleri Fakülteleri Üniversitesi İlgili Kurumlar Tezler


Eğitim Kurumuna ait Dergiler

Eğitim Kurumuna ait Kütüphaneler

Eğitim Kurumuna Ait Akademik Birimler

Universite 

ilgili kurumlar 

Eğitim Kurumuna ait Tezler

Özeti

Hakkında Bilgi

Beykoz Kağıt Fabrikası
XIX. yüzyılda yüzyıl da kurulan kağıt fabrikalarının ilki ve hakkında en fazla bilgiye sahip olduğumuz kağıt fabrikası, yüzyılın hemen başında kurulan ve yaklaşık otuz yıl etkin faaliyet gösteren Beykoz Kağıt Fabrikası'dır.

Bu fabrikanın öyküsünü arşiv belgelerine dayanarak ayrıntılı bir şekilde inceleyen Osman Ersoy'a göre, Beykoz Kağıt Fabrikası 14 Mart 1804'te kurulmuş ve Nisan 1832 tarihine kadar etkin bir şekilde çalışmıştır.

Ersoy'un saptamalarına göre, kağıt fabrikasının kurulması ve yerinin seçilmesi işi ciddiyetle ele alınmış, 14 Mart 1804'te Beykoz Hünkar İskelesindeki değirmen ocağı, fabrikanın kuruluş yeri olarak saptanmış, fabrikanın su ihtiyacını karşılamak üzere akbaba köyünde Hanife hanıma ait değirmen ve suyu satın alınmış ve baruthane ustabaşısı Arakil su yollarının yapımı için görevlendirilmiştir.

Nitekim İnciciyan "içinde bulunduğumuz 1804 senesinde maharetli ermeni ustaları tarafından çuha ve kağıt imalathaneleri kurulmuş bulunuyor. " derken büyük ihtimalle Beykoz fabrikasından söz ediliyordu.

1804 yılının sonlarıyla 1805 yılının başlarında fabrika inşaatının büyük kısmının bittiği dört silindirde kağıt imal edilmeye başlandığı ve esnafa ve basmahaneye kağıt verildiğini biliyoruz. Fabrikanın kuruluş yerinin Beykoz ve Yalıköy'e yani alış veriş merkezlerine uzakça olması nedeniyle işçilerin yiyeceklerini sağlamada güçlük çekmemeleri için fabrika yakınında bir fırınla bakkal dükkanının kurulması için ferman çıkarıldığını biliyoruz.

 
1805 yılının Ekim ayının sonlarına doğru fabrikanın yapımı hemen hemen tamamlanmıştı. Padişah III selim 28 ekim 1805 günü fabrikayı ziyaret etmiş her bölümde ayrı ayrı bilgi almış, fabrikanın kuruluşunda çalışan Karabet Kalfa Asker oğlu Artin kethüda Mustafa ve başamele Mehmet'i hassa-yı hasekileri zümresine ithal ederek ödüllendirmişti.

Kabakçı Mustafa ve arkadaşlarının 1807 mayısındaki ayaklanmaları sonunda III selim tahtan indirilmiş yeni yönetim pek çok şeyi yıkmış olmasına rağmen kağıt fabrikasına dokunmamış ve fabrika faaliyetini sürdürmüştür.


Beykoz kağıt fabrikasının yönetimi önce iradi cedid hazinesine verilmiş fakat beş gün sonra bu karardan vaz geçilerek fabrikanın yönetimi ile masraflarının görülmesi işi darphane-i amireye bırakılmıştır. Zaman zaman fabrika personel maaşları ve masraflarının padişahın özel hazinesinden ödendiği bile olmuştur.

 
Bu fabrikanın kuruluşunda ve ilk dönemlerdeki yönetiminde darphane nazırı Ahmet Şakir efendinin katkısı büyük olmuş daha sonraları devamlı değişen darphane nazırları kağıt fabrikasını yönetme işini kendilerine bağlı kağıt eminlerine bırakmışlardır.

Fabrikanın personelinden olan kağıt eminleri işlerin tümüyle yürümesinden sorumlu kişiler bugünkü deyişle "fabrika müdürleri" ydi. Gerçekten de 1824 yılı başından itibaren "kağıt eminliği" ünvanının değiştirilip "müdür" Unvanının kullanılmaya başlandığını görüyoruz.

Beykoz kağıt fabrikasının eminlerinin ilki Behiç Efendidir. Bu kişinin kağıthanedeki girişimi başarısızlıkla sonuçlanan Rusçuklu Behiç efendi fabrikanın kuruluş yıllarında başında bulunmuş ve ilk numune kağıtların imal edilmesine nezaret etmiştir. Belgelerden onun döneminde basmahaneye ve esnafa kağıt verildiği anlaşılmaktadır.


Behiç Efendiden sonra Mehmet Salih, Şemsi, Soğuk çeşmeli Ebubekir , Hacegandan Saib efendiler ve Ahmet ağa sırasıyla fabrikanın yönetimini üstlenmişlerdir.

Müdür ünvanını ilk taşıyan Ahmet ağadır ve fabrikanın faaliyeti ile ilgili kayıtlar onun döneminde çok düzenli tutulmuştur. Bu kayıtlardan Ahmet ağanın 1824 yılı başından 1832 yılı nisanına kadar fabrika müdürlüğünü yürüttüğü anlaşılmaktadır.

Osman Ersoy'un arşivlerdeki araştırmalarına göre fabrikanın 1832 yılından sonraki durumu karanlıktadır. Arşivlerimizdeki tasnif çalışmalarının ilerlemesi ile ilerde daha fazla bilgi sağlanması beklenebilir.
Fabrikada çalışanların kimi ihtiyaçlarının giderilmesi için önlemler alınmış olduğuna daha önce değinilmişti. Fabrikanın ilk kuruluş yıllarında nitelikli iş gücü yetiştirilmesi için gayretler sarf edildiği seçilen kabiliyetli kişilerin geceli gündüzlü fabrikada "talim ettirildiği" bununla da yetinilmeyerek Yahudi'den dönme Ahmet adında birinin daha iyi kağıtlar üretebilmek amacıyla 1808 yılında Avrupa'ya gönderildiğini biliyoruz. Adı geçen Ahmet Avrupa'dan döndükten sonra iyi kağıtlar yapmakla kalmamış fabrikanın bazı aletlerini de imal etmiştir. Geçimsizliği nedeniyle daha sonra fabrikadan ayrıldığı anlaşılan Ahmet'e 1819 yılında müracaatı üzerine 15 kuruş aylık bağlanmıştır.

 
Aylık hasılat ve masraf cetvellerine göre Beykoz kağıt fabrikasında yaklaşık yedi yıllık bir zaman boyutunda en az 5, en çok 41 kişi çalışmıştır. Ortalama olarak çalışan personel sayısı 28'dir. Çalışanlara ödenen aylık 15 ile 100 kuruş arasında değişmekte ve bir kişi için ortalama ödenen para ayda 45 kuruştan aşağı düşmemektedir. Zeytin yağının okkasının 50 para ile 2 kuruş arasında değiştiği kurbanlık koyunun 5 kuruşa satın alındığı günlerde personele fena para ödenmemiş olduğu hükmüne varılabilir. Fabrikanın işçilerine arka çıktığı en azından gelecekteki üretimi düşündüğü, onarımla geçen nisan 1817 ile ağustos 1820 tarihleri arasında görevi önemli olan işçi ve personelin yarım aylıkla istihdam edilmesinden de anlaşılmaktadır.


Beykoz kağıt fabrikasında çeşitli kağıtlar üretilmiş ve değişik fiyatlardan satılmıştır. Fabrika sadece İstanbul esnafının ve basmahanenin değil ordunun ihtiyacına da cevap vermeye çalışmıştır. Çok sağlıklı bir karşılaştırma yapılmasa da fabrikanın ürettiği kağıtların fiyat ve kalite yönünden piyasadaki ithal kağıtlarla baş edemediği anlaşılmaktadır. Yerli imalatın sürümü iyi olmakla birlikte tüccar tarafından dışardan ithal edilen yabancı kağıtlar rekabet etmesi zordu. Kaldı ki üretilen miktarlar sınırlı kaldığından devlet bile kendi ihtiyaçları için dışarıdan kağıt ithalini sürdürüyor, esnaf da yerli kağıda çok fazla itibar etmiyordu. Bu durumdan yakınan fabrika emini Ebubekir efendinin sözlerini aktarmak daha sonra benzer yakınma ve değerlendirmelerle sıkça karşılaşacağımız için yararlıdır.


"İmal ve idaresine memur olduğum miri kağıt karhanesinde imal olunan kağıdın füruhtu beherhal kağıtçı esnafına tevzi ile füruht etmeleri lazimeden olduğuna mebni eslafım kulları müddeti idarelerinde esnaf-ı mezkure kağıt tevzilerinde satılmamasını mucip hareket ile almaktan imtina ve aldıkları kağıdın bahası beş keseden ibaret olup iki senede cevr-i eza ile tediye etmeleriyle bu defa bendeleri dahi esnaf-ı merkumeye teklif eylediğimde yedlerinde efrenç kağıdının kesretinden bahisle guna gun azad ve izzet iderek imtina suretinde olduklarından ...."


Yukarıdaki satırlarda, esnafın ilgisizliğini yerli malın küçümsenişini ve satış koşullarının zorluğunu görmek mümkündür. Buna birde yerli üretimin yeterince artırılamayışı ve amansız bir yabancı rekabeti eklenirse yerli kağıt üretiminin ezeli sıkıntısı gözler önüne serilmiş olur.


Nitekim Beykoz kağıt fabrikası1832 de kapanmamış ama etkinliği giderek azalmıştır. Bir İngiliz gözlemci 1844 yılında kağıt fabrikasının varlığını sürdürdüğünü belirtmekle brlikte öteki fabrikalar gibi bununda teşvik görmediğini ve dışarıdan ithalat yapmanın daha ekonomik sayıldığını söylemektedir.

Bir Osmanlı gözlemci Abdurahman şeref ise ticaret ve sanayinin değerini takdir edemeyişimizden yakınmakta ve kağıt fabrikasının faaliyetini durdurmasını eleştirmektedir.

"Beykoz hünkar iskelesi civarındaki ebniye-i meşhurede her ne kadar kaba saba ise de mülkümüzün eseri olarak kağıt imaline teşebbüs ve gayret bir müddet devam olunmuş ise de ticaret ve sanaiyatın kadr-ü kıymetini takdirde ve bu misillu şeylerin husulunü mücerret hükümeti seniyyeden beklemekte olan hata ve taksir tesiriyle o güzel asar-ı nafia düçar-ı tatil olduğu misillü..."


Konuyu ayrıntılarıyla ve birinci el kaynaklara dayanarak araştırmış olan Osman Ersoy Beykoz kağıt fabrikasının gelişememesinin en büyük nedenini insan gücüne ihtiyaç gösteren bu gibi tesislerin makine gücüne dayanan bir başka ifade ile kağıt üretimine sanayi devriminin getirdiği ivme karşısındaki başarısızlıkla açıklamaktadır.


 


Kadrosu

Mezunları

Fihrist 
Kullanıcı Yorumları

! Yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.
Üyelik için lütfen sayfanın üst kısmında yer alan"Üye Giriş | üye ol" linkine tıklayınız.

Kayıt Ekleyen / Eklenme Tarihi
Muhammed Ender / 27.10.2009



Eski Eserler


Eski Eserler Kütüphanesine Hoşgeldiniz!

Hesap İşlemleri

Üye değil misiniz? Üye olun!

Eski Eserlere üye olarak, kütüphanenimiz ve eserlerimiz hakkında paylaşımlardan hesabınız üzerinden faydalabilirsiniz...