Eğitim Kurumu   ( 2141 )   Kitaplarda   ( 1659 )   Yazarlarda   ( 4831 )  
Dergilerde   ( 786 )   Kütüphanelerde   ( 151 )   Şehirlerde   ( 182 )  
Makalelerde   ( 2196 )   Multi Media   ( 323 )   Fetvalar   ( 894 )  
Hit
9129104
Üye 1490
Online Üye 0

Darul Hadis el Urviyye

دار الحديث العروية

 Eğitim Kurumu Detayı No : E- 1870  
Kurucusu Kuruluş Tarihi Eğitim Dili Şehir / Ülke
Muhammed b. Urve Şerefuddin el Mavsıli Arabça Şam (Dımeşk) /
Özellik Türü
  Darul Hadis 
Adres Web
       
Kurum No: 1870 Hit : 3121 Hata Bildirimi Tavsiye Et

   Kuruma ait Dergileri Kütüphaneleri Fakülteleri Üniversitesi İlgili Kurumlar Tezler


Eğitim Kurumuna ait Dergiler

Eğitim Kurumuna ait Kütüphaneler

Eğitim Kurumuna Ait Akademik Birimler

Universite 

ilgili kurumlar 

Eğitim Kurumuna ait Tezler

Özeti

Hakkında Bilgi

Dâru'l-Hadis El-Urviyye (617/1220):

 

Muhammed b.Urve Şerefüddin el-Mevsılî'nin Emevî Camii'ndeki meşhedidir[1]. Kaynaklarda, yeri ile ilgili ihtilâf vâkî olmuştur.

Nuaymî onun, Emevî Camii'nin doğu tarafında, el-Halebiyye'nin karşısında, eskiden Ali Meşhedi olarak bilinen Urve Meşhedi'nde olduğunu söylerken[2], Tâciyye Medresesi için de"camiinin doğu tarafında, Dâru'l-hadîs el-Urviyye'nin batısında kalır" demektedir[3].

Ulmevî de Nuaymi'nin eserine yaptığı ihtisarda ona uyarak aynı bilgileri vermektedir[4].

Gazzî, el-Kevâkibu's-sâire 'de[5], Kürd Ali Hıtat'ta[6], Takıyyüddin Müntehabâtü't-tevârih'te[7], Ulmevî'den aynen nakil yaparlar. Oysa Nuaymî hata yapmıştır. Çünkü Nuaymî'den önceki kaynaklar, onun dediklerine tamamen muhalif bilgiler vermektedirler.

VIII.hicri asırda İbn Fazlullah el-Ömerî (Ö.749/1348), Emevî Camii'nin meşhedlerini zikrederken " Kıblenin batısı, meşhedü Ömer ismini taşır. Şimdi ise Meşhedü Urve olarak biliniyor. Orada hadis şeyhi ve ulemadan bir cemaat toplanıp hadis müzakere ederler. Müstakil vakfı vardır. Ona vakfedilmiş küktüphaneler mevcuttur" demektedir[8].

Dikkat edilecek olursa, Ömerî'nin sözü, Nuaymi'nin verdiği bilgiyi nakzetmektedir. Ömerî meşhedin ismini Ömer olarak verirken Nuaymî Ali olarak veriyor. Ömerî onun batıda olduğunu söylerken Nuaymî ,doğuda olduğunu söylüyor. Vll.hicrî asır kaynaklarına müracaat ettiğimizde Ebû Şâme'nin bu zaviyeyi caminin batısında zikrederken görürüz[9]. Bu iki kaynak, bu konudaki şüphemizi izâle etmektedir. Sonra Ebû Şâme burası yapılırken orada bulunuyordu.

Yine Zâhiriyye Kütüphanesinde mevcut olan, bu meşhedde yazılmış mesmûata baktığımızda yerini kesin bir biçimde belirleyebiliriz. Bunlardan birincisi, 622/1225 tarihli, İbn Urve'nin vefatından iki sene sonra burada, muhaddisin huzurunda okunmuş sema'dır[10].

Sema' kaydında "14 Rabîulâhır 622 (25 Nisan 1225 cuma) Dımaşk Camii batısında eş-Şeref b.Urve Zaviyesi'nde yazıldı" denmektedir.

İkinci sema'[11] ise 9 Rabîulâhır 686 (26 Mayıs 1287) cuma tarihini taşıyor. Sonunda ise "Dımaşk Camii'nin batısındaki Meşhed-i Urve'de yazıldı" kaydına rastlanmaktadır.

Bu iki sema' kaydından da Dâru'l-hadîs el-Urviyye'nin, Nuymî'nin dediği gibi caminin doğusunda değil bilâkis batısında olduğu anlaşılmaktadır51-.

Birbirine tamamen zıt yapılan bu iki gurup tariften, farklı mekânların anlatıldığı dikkat çekmektedir. Bunda da, Dâru'l-hadîs el-Urviyye'nin yerinin sonradan gelenlerce tam olarak anlaşılamadığının tesiri vardır denebilir.

Burası önceleri camiye ait âlet ve edevatın konulduğu depo olarak kullanılırken, İbn Urve orasını temizlemiş, bir havuz ili bir mihrap ve kütüphane için iki mahzen yaptırmış ve içini güzelce boyatarak hadis dersleri okutulmak üzere vakfetmişti[12]. Aynı zamanda büyük bir kütüphane olan husûsî kütüphanesini de oraya vakfettiğini öğreniyoruz[13].

Yapılış tarihi olarak kesin bir malûmat olmamakla beraber, İbn Urve'nin 617/1220'de Kudüs'ten Dımaşk'a gelişinden bir sene sonrasını almak yerinde olacaktır[14].  İbn Urve Kudüs'te otururken surların tahrip edilmesi üzerine Dımaşk'a gelmiş ve 620/1223 yılında vefatına kadar burada kalmıştı.  Bâbu'l-Musallâ Kabristanı'nda Tuğtekin Kubbeleri'nin yanma defnedilmişti[15].

Dâru'l-hadîs el-Urviyye günümüzde Nakşibendî tarikatine ait bir tekke olarak kullanılmaktadır[16].



[1] Safadî,Vâfî.rV,94; Yusuf b.AbdiIhâdî,SimâruT-mekâsıd,s.239; Nuaymî,Dâris,I.82; Ulmevî. Tenbihu't-Tâlib, s.15; Bedrân. Münâdeme, s.47; Edib el-Hısnî. Mentehabât, s.940; Muhattatu'l-Müneccid, nr. 21; Kürd Ali, Hıtat. V1.73; Ulebî, Hıtat,s.82.

[2] Nuaymî,a.g.e.,I,82.

[3] Nuaymî.a.g.e.,1.483.

[4] U1mevî.a.g.e..s.l5.

[5] 1.257.

[6] VI.73.

[7] s.940.

[8] Mesâlikü'l-ebsûr ,1.145.

[9] Zeylu'r-Ravzateyn.s.136.

[10] Cüz'ün mine'l-fevâidi'l-müntekât an Ebfl-Abbas Muhammed b.Ya'kub el-Esam, Zâhiriyye Kütüphanesi. Mecmu' 28.

[11] Fevâid müntekât.Zâhiriyye Kütüphanesi.Mecmu' 18.

[12] Safadî, a.g.e., IV.94; İbn Kesîr, Bidâye. XIII,109-110; Ulmevî. a.g.e.. s.15; Kürd Ali. a.g.e., VI.73; Ulebî. a.g.e.. s.82.

[13] Safadî.a.g.e.JV.94;   İbn Kesîr.a.g.e.,XIII,110; Emine Baytar,"et-Ta'lîm rî Dimaşk'Mbn Asakîr.s.293.

[14] Ulebî,Hıtat.,s.83.

[15] Safadî,Vâfî.,IV,94; İbn Kesîr,Bidaye..XIıU10; Bedrân,Münâdeme,s.48.

[16] Hısnî,Müntehabât,s.940.

 

(Dâru'l-Hadis Müessesesinin Ortaya Çıkışı   Ve İlk Dönem  Dımaşk Dâru'l Hadisleri    (Yüksek Lisans Tezi) Abdullah Hikmet Atan)isimli eserden alıntıdır.)


Kadrosu

Mezunları

Fihrist 
Kullanıcı Yorumları

! Yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.
Üyelik için lütfen sayfanın üst kısmında yer alan"Üye Giriş | üye ol" linkine tıklayınız.

Kayıt Ekleyen / Eklenme Tarihi
Muhammed Ender / 23.8.2009



Eski Eserler


Eski Eserler Kütüphanesine Hoşgeldiniz!

Hesap İşlemleri

Üye değil misiniz? Üye olun!

Eski Eserlere üye olarak, kütüphanenimiz ve eserlerimiz hakkında paylaşımlardan hesabınız üzerinden faydalabilirsiniz...